SON DAKİKA
Hava Durumu

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi.

Haber Giriş Tarihi: 17.04.2026 07:59
Haber Güncellenme Tarihi: 17.04.2026 08:01
Kaynak: Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap
verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Odunpazarı
Belediyesi ile Sosyal Demokrasi Derneği (SSD) Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen
söyleşi ve kitap tanıtım etkinlikleri, hem Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalara hem de kent
yaşamının niteliğine dair dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Aynı gün içinde gerçekleştirilen
iki ayrı etkinlikte, bir yandan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den
gönderdiği mesaj yankı bulurken, diğer yandan uzman isimler kent hakkı, kamusal alan ve
kamu yönetiminde hesap verebilirlik başlıklarını farklı yönleriyle ele aldı.

Etkinliğe; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy,
CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat
Yalnızoğlu ile çok sayıda Eskişehirli katıldı.

İMAMOĞLU’NDAN MEKTUP

Program, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu
belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden Eskişehirlilere gönderdiği
mektubun okunmasıyla başladı. İmamoğlu mektubunda, Eskişehirlileri Silivri’den
selamlayarak tutukluluk sürecine ve yürütülen soruşturmalara değindi. Sürecin siyasi bir
nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, “Bir yılı aşkın süredir ailemden, sevdiklerimden,
sizlerden ayrıyım. Hiçbir somut delile dayanmayan gizli tanık delilleri, yalanlar ve iftiralarla
tutsağım” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle hedef alındığını belirten İmamoğlu,
ailesi ve yol arkadaşları üzerinden baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Devlet geleneğinde bu
tür uygulamaların yeri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “millete hizmetten başka bir
amaçlarının olmadığını” söyledi. İmamoğlu mektubunda “Bugün bu anlamlı buluşma
vesilesiyle bir arada olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli yol arkadaşım ve
dostum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, Sosyal Demokrasi Derneği’nin tüm

yöneticilerine ve üyelerine, bu buluşmada emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor,
selamlarımı iletiyorum. Çok az kaldı yeniden buluşmamıza, yeniden türküler söyleyip horon
vurmamıza! O güzel ve özgür günler gelinceye dek hepinizi hasretle kucaklıyorum” sözlerine
yer verdi. İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali
Şen Aksoy bir konuşma yaptı.

“MESELE RAKAM DEĞİL, ZİHNİYET”

Sosyal demokrat bir belediyeciliğin neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu tüm
açıklığıyla ortaya koymak için bir araya geldiklerini belirten Aksoy, Eskişehir’in bu konuda
Türkiye’nin kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Aksoy, “Ben Ankara’da doğmuş, 2016 yılında
Eskişehir’e taşınmış bir dostunuz olarak şunu açıkça söyleyebilirim: 2016 yılının Ankara’sı ile
Eskişehir’i kıyasladığımda gördüğüm fark yalnızca bir şehircilik farkı değildi. O dönemde
Ankara’da hissedilen yönetilememe sancısı ile Eskişehir’in sunduğu sosyal demokrasiye
yakışır yaşam arasında adeta bir medeniyet uçurumu vardı. Ben bu farkı görerek Eskişehirli
olmayı seçtim. Bizim meselemiz rakamlar değil, zihniyettir. Çünkü bizim anlayışımızda bütçe
yönetimi sadece finansal bir konu değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Harcanan her
kuruşun hesabı, namus borcu gibi halka verilmelidir. Bu yapılmıyorsa orada demokrasiden
söz edilemez. Bugün ele alacağımız mesele, aslında halkın gasp edilen hakkının geri alınma
mücadelesidir. Meydanlar ve sokaklar yalnızca beton yığınları değildir. Kamusal alanlar, bir
kentin özgürlük nefesidir. Eğer bir kentte insanlar kendi sokağında yabancı, kendi
meydanında izleyici gibi hissediyorsa, orada gerçek bir kent hakkından söz edilemez. SSD
olarak biz şeffaflığı bir lütuf değil, temel bir görev; kenti ise birilerinin mülkü değil, hepimizin
ortak yaşam alanı olarak görüyoruz” dedi.

“HESAP VERMEK KADAR HESAP SORMAK DA ÖNEMLİ”

SSD ile birlikte düzenledikleri bu etkinliğin Türk belediyeciliği ve demokrasisi açısından büyük
önem taşıdığını vurgulayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal demokratların en
belirgin özelliklerinden birinin hesap verebilirlik olduğunu ifade etti. Kurt, “Hesap vermek
kadar hesap sormak da çok önemlidir. Bu hesabın nasıl sorulacağına dair somut örnekleri
şimdi dinleyeceğiz” diye konuştu.

“BU DAVALAR SİYASİDİR”

Konuşmaların ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik
Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri S. Tarık Balyalı’nın “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB
Yolsuzlukları” adlı kitabını anlattığı söyleşiye geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte

Balyalı, kitabında yer verdiği iddialar ve bulgular üzerinden yerel yönetimlerde şeffaflık,
denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide,
kamu yönetiminde hesap verebilirliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğu
vurgulanırken, yurttaşların bu süreçteki rolüne de dikkat çekildi. Geçmişte soruşturma
konusu dahi yapılamayan meseleler nedeniyle bugün arkadaşlarının cezaevinde
bulunduğunu dile getiren Balyalı, “Basın yeterince yer vermese de sosyal medya üzerinden
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlarımızın nasıl hesap verdiğini hepimiz
görüyoruz. Ben haftada bir gün mutlaka cezaevine gidiyorum ve duruşmalara katılıyorum.
Diğer günlerde ise arkadaşlarımın savunmalarını okuyorum. Benim birlikte görev yaptığım
arkadaşlarımın neler yaptığını çok iyi biliyorum ve anlattıkları her şeye şahidim. Hepsi
tertemiz ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Her ifadeleri, bu davanın ne kadar siyasi
olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi.

“MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ”

Türkiye’nin dört bir yanında yol arkadaşlarının haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alındığı
ve tutuklandığı bir dönemde hiçbir Cumhuriyet Halk Partilinin sessiz kalma lüksünün
olmadığını belirten Balyalı, herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu söyledi. “Ben de bu
mücadeleye, arkadaşlarıma ve partime bu kitabı yazarak destek olmak istedim. Bu kitap
benim tanıklıklarımdır. AKP döneminde yapılan yolsuzlukları anlatmak ve bu yolsuzlukları
yapanların bugün serbestçe dolaşırken, bizim arkadaşlarımızın hangi suçlamalarla karşı
karşıya kaldığını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Zor ve sıra dışı bir dönemden
geçiyoruz. Normal şartlarda bir kitap yazdığınızda tebrik edilirsiniz. Ancak bugün bana ‘Silivri
soğuktur’, ‘Bu zamanda başka işin mi yok?’, ‘Arkadaşlarını özledin galiba’, ‘Başına gelecekleri
düşündün mü?’ gibi sözler söyleniyor” ifadelerini kullandı. Tarık Balyalı konuşmasını şu
sözlerle tamamladı: “Başıma gelebilecekleri düşündüm ve bunun hiçbir önemi yok. Evet,
arkadaşlarımı özledim; ancak onlarla özgürlükte buluşmayı daha çok özledim. Bu kitabı
kaleme alan kişi ben olsam da aslında yazarı ben değilim. Bu kitabın gerçek yazarı AKP’dir.
Eğer AKP ve İstanbul’daki yöneticileri bu yolsuzluklara ve usulsüzlüklere neden olmasaydı,
böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. Üstelik elimizde yalnızca bu kitap değil, benzer içerikte en az
beş kitap daha yazılabilecek bir birikim bulunuyor.”

KAMUSAL ALANLAR YAŞAMIN KENDİSİ

Aynı gün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de kültür tarihçisi Mahir Polat’ın katılımıyla
düzenlenen “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” başlıklı etkinlik oldu. Söyleşide, kentlerin
yalnızca fiziksel mekânlardan ibaret olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, ortak yaşam

kültürünü ve demokratik katılımı barındıran alanlar olduğu vurgulandı. Kamusal alanların
giderek daraldığı bir dönemde kent hakkının korunmasının ve bu alanların herkes için
erişilebilir kılınmasının önemine dikkat çeken Polat, kent yaşamının niteliğinin, bireylerin bu
alanlarla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Polat, katılımcı bir şehir
anlayışının gerekliliğini dile getirdi. “Bütün neşesini ve enerjisini kaybetmiş toplumlar için
iyileşmenin kaynağı nereden gelebilir?” sorusunu yönelten Polat, kolektif hafıza ve kolektif
mekân kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İBB Miras çalışmaları üzerinden
örnekler veren Polat, kent içinde herkesin gözü önünde bulunan ancak terk edilmiş, metruk
ve korkulan yapıların zamanla “tekinsiz alanlar”a dönüştüğünü ifade etti. İstanbul’da uzun
yıllar kullanılmayan Bulgur Palas’ı ve kara surlarını örnek gösteren Polat, bu tür alanların
toplumda korku ve uzaklaşma duygusu yarattığını belirtti. Pippa Bacca’nın İstanbul’da kara
surlarında uğradığı saldırıyı hatırlatan Polat, bu tür mekânların yalnızca hayal ürünü değil,
gerçek anlamda risk barındıran alanlar hâline geldiğini söyledi. Geçmişten gelen, “kadim”
olarak nitelendirilen bu yapıların aslında yaşamla bağını tamamen koparmadığını vurgulayan
Polat, “Tam yok olmak üzereyken restore edilen bu yapılar yeniden hayat bulur. İyileştikçe
güzelleşir ve insanlar onlarla yeniden temas kurmaya başlar. Ölüm duygusu ile yaşam
duygusu arasındaki fark, kamusal alan ve restorasyon süreçlerinde bu kadar hayati bir yerde
durur” dedi. İBB Miras kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Polat, İstanbul’da
yaklaşık 35 bin kültürel miras unsuru bulunduğunu ifade etti. Ancak tüm kurumların iş birliği
yapmasına rağmen bu mirasın restorasyon ihtiyacını karşılayacak yeterli bütçenin
bulunmadığını belirten Polat, kaynak kullanımına dikkat çekti. Polat, konuşmasını şu sözlerle
sürdürdü: “Biz yoksul bir ülkeyiz. Daha gösterişli binalar yaparak, yalnızca görünüşümüzü
değiştirerek bu yoksulluğu ortadan kaldıramayız. Kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız.
Kamu, bu kaynakları verimli biçimde değerlendirmeli ve birbirini geliştiren süreçlerin önünü
açmalıdır.”

Söyleşilerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı S. Tarık Balyalı,
katılımcılar için “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını imzaladı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.