SON DAKİKA
Hava Durumu

#Belediyecilik

Porsuk Haber Ajansı - Belediyecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediyecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ünlüce: "Eskişehir'de Umut ve Birlik Büyüyecek" Haber

Başkan Ünlüce: "Eskişehir'de Umut ve Birlik Büyüyecek"

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 70. Başkanlar Konseyi toplantısı kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gazeteciler Eskişehir’de bir araya geldi. Toplantı, hem mesleki dayanışmanın güçlendiği hem de kentin gelecek vizyonunun paylaşıldığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. “2026 Eskişehir Yılı” vizyonunun, kentte birlik ve heyecanı artırmayı hedeflediğini belirten Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, projelerin vatandaşların katılımıyla belirlendiğini ve 70’ten fazla projenin hayata geçirileceğini açıkladı. Haller Gençlik Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca başta olmak üzere çok sayıda basın temsilcisi katıldı. Konseyde, yerel ve ulusal basının karşı karşıya olduğu sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Gazeteciler, sahadan edindikleri deneyimleri paylaşarak çözüm önerilerini dile getirdi. İlk olarak söz alan Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca, “Bugün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, uzun yıllara dayanan meslek hayatımda edindiğim deneyimlerin önemli olduğuna inanıyorum. Önemli olan kaç yıl görev yaptığımız değil, bu görevleri ne kadar doğru ve başarılı şekilde yerine getirdiğimizdir. Zor dönemlerden geçtiğimiz bu süreçte, meslektaşlarımızın dayanışması her zamankinden daha kıymetli. Bu vesileyle başta Türkiye Gazeteciler Federasyonu olmak üzere tüm cemiyet başkanlarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Tüm zorluklara rağmen 70. Başkanlar Konseyi’ni Eskişehir’de gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Katılımınız için her birinize ayrıca teşekkür ediyorum. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılını bir kez daha kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi. Anadolu basınının zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Milletvekili Utku Çakırözer de şu ifadeleri kullandı: “Böylesine anlamlı bir günde aranızda olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Ben kendimi her zaman önce gazeteci, sonra siyasetçi olarak tanımlıyorum. Bu nedenle sizlerle birlikte olmak benim için ayrı bir değer taşıyor. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, Anadolu’nun dört bir yanından gelerek bizleri onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Gazetecilik, maddi karşılığı sınırlı olsa da manevi tatmini en yüksek mesleklerden biridir. Topluma katkı sunmak, yanlışları ortaya koymak ve kamu adına söz söylemek bizler için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir gururdur. Ancak bugün mesleğimiz zor bir dönemden geçiyor. Özellikle Anadolu basınının ayakta kalması her zamankinden daha önemli. Çünkü sizler, halkın sesi, gözü ve kulağısınız. Bu nedenle basının özgür, güçlü ve sürdürülebilir olması için hep birlikte dayanışma içinde olmalıyız. Gazetecilerin özgürce görev yapabildiği bir Türkiye için hep birlikte çalışacağımıza inanıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizlerin sesi olmaya devam edeceğiz.” Daha sonra ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” vizyonu katılımcılarla paylaşıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent için hazırlanan projeleri aktarırken, Eskişehir’in kültür, sanat ve turizm alanlarında daha da güçleneceğini vurguladı. 2026 Eskişehir Yılı hakkında paylaşımlarda bulunan Başkan Ayşe Ünlüce de, “Sizleri Eskişehir’de, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılında ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hoş geldiniz. Federasyonun 70. toplantısını gerçekleştiriyor olması, mesleki dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu birlikteliği sürdüren tüm başkanlarımızı kutluyorum. Bugün gazetecilik de dahil olmak üzere birçok meslek zor bir süreçten geçiyor. Ancak böylesi dönemlerde önemli olan, mesleklerimizin her zaman halktan yana durabilmesidir. Uzun yıllardır belediyeciliğin içindeyim. Değerli Yılmaz Büyükerşen ile birlikte yürüttüğümüz çalışmaların ardından, Eskişehir’in ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorum. Belediyecilik, sadece altyapı değil; insana dokunmak, kent aidiyetini güçlendirmektir. Bu anlayışla ‘2026 Eskişehir Yılı’ vizyonunu başlattık. Plakamız olan 26’dan ilham alarak, bu özel yılı bir fırsata dönüştürmek istedik. Amacımız; kentte umut, birlik ve heyecanı büyütmek. Projelerimizi katılımcı bir anlayışla belirledik. ‘Bir Fikir de Sen Ver Eskişehir’ çağrısıyla vatandaşlarımızdan öneriler aldık ve öncelikli projeleri yine halkımız seçti. Bu doğrultuda 2026 yılında hayata geçirilecek 70’ten fazla proje planladık. Sizlerin de katkılarıyla bu heyecanın Türkiye’ye yayılacağına inanıyorum. Eskişehir’de bulunduğunuz süre boyunca şehrimizin güzelliklerini keşfetmenizi diliyorum. Katılımınız için teşekkür ediyor, verimli toplantılar diliyorum.” Konuşmaların ardından Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu başkanlarından ve Aksaray Temsilcisi Abdülkadir Ay, Başkan Ünlüce’ye teşekkür ederek bayrak takdim etti.

Başkan Ünlüce: "Projelerimizi Vatandaşlarımızla Birlikte Belirliyoruz" Haber

Başkan Ünlüce: "Projelerimizi Vatandaşlarımızla Birlikte Belirliyoruz"

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Ankara’da düzenlenen “Ali Dinçer 1. Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri”nde konuşmacı olarak yer aldı. Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) ve Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) tarafından 18-19 Nisan tarihlerinde Ankara Etimesgut’ta düzenlenen programda, sosyal demokrat belediyeciliğin gelişimi ve güncel uygulamaları ele alındı. Programın ikinci gününde düzenlenen “Katılımcı Bütçe Uygulamaları” başlıklı oturumda konuşan Başkan Ünlüce, Eskişehir’de uygulanan katılımcı bütçe modeline ilişkin bilgi verdi. Ünlüce, 2026 yılı bütçesini hazırlarken vatandaşlardan proje önerileri aldıklarını belirterek, bu sürecin dijital ortamda yürütüldüğünü ve gelen projelerin teknik değerlendirmelerden geçirildiğini ifade etti. Değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan projelerin yeniden vatandaşların oylamasına sunulduğunu belirten Ünlüce, seçilen projelerin bütçeye dahil edilerek uygulamaya alındığını söyledi. Katılımcı bütçenin yalnızca proje öneri aşamasıyla sınırlı olmadığını ifade eden Ünlüce, projelerin uygulama sürecinde de vatandaşların sürece dahil edildiğini dile getirdi. Ünlüce, kent konseyleri ve ilgili çalışma gruplarıyla birlikte projelerin adım adım takip edildiğini belirtti. Katılımcı bütçenin toplumsal boyutuna da dikkat çeken Ünlüce, “Kimimiz beldede, kimimiz ilçede, kimimiz ilde, kimimiz büyükşehir belediyelerinde başkanlık yapıyoruz. Ve halkın ülkemizin içinde bulunduğu bu umutsuz durumda bizim en önemli görevimiz halka umut, neşe ve inanç verebilmek. İşte katılımcı bütçe de bunun en güzel yollarından bir tanesi. O yüzden bizler Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak, sosyal demokrat belediyeler olarak her zaman katılımcı bütçe önceliğimiz olacak. Ve durmaksızın yorulmadan çalışmaya devam ederken bir taraftan da yolumuzu hep halkımızla beraber çiziyor olacağız.” ifadelerini kullandı. Katılımcı bütçe uygulamalarıyla kentte güçlü bir katılım ve sahiplenme duygusu oluştuğunu belirten Ünlüce, 2026 yılı kapsamında hayata geçirilen uygulamalara da değindi. Ünlüce, “2026 yılında biz her ayın 26’sını da indirim günleri ilan ettik. Esnafımızın da katılımıyla kentte farklı bir hareketlilik oluştu. Biz de sevgili Ankaralıları her ayın 26’sında Eskişehir’e bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. İki gün süren programda, yerel yönetimlerin planlama süreçlerinden sosyal politikalara, dayanışma modellerinden katılım mekanizmalarına kadar pek çok başlık ele alındı. Türkiye’nin farklı kentlerinden belediye başkanları, akademisyenler ve uzmanlar deneyimlerini paylaştı.

Tarık Balyalı’dan Başkan Ataç’a Ziyaret Haber

Tarık Balyalı’dan Başkan Ataç’a Ziyaret

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Tarık Balyalı ile bir araya geldi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri Tarık Balyalı’yı makamında ağırladı. Makamda gerçekleşen ziyarette Başkan Ataç, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Balyalı’ya Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve Türkiye’ye örnek olan projeleri, alınan ödülleri anlattı. Başkan Ataç ayrıca Uluslararası Şiir Buluşması, Uluslararası Sanat Çalıştayı ile Pişmiş Toprak Sempozyumuyla ilgili bilgi verdi. Makam ziyaretinden ardından Başkan Ataç Balyalı ve beraberindekileri Tepebaşı Belediyesi hizmet binasında yer alan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu eserlerini ve Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi’ni gezdirdi. “Çöp toplamak artık belediyenin tek görevi değil” Belediye binasın içerisinde yer alan eserleri gezen ve Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi’ndeki çalışmalar hakkında bilgi alan Balyalı, “Belediyecilik kavramı başka bir yere evrildi. Evet, çöp toplamak, yol yapmak belediyenin asli görevi ancak tek görevi değil. Hayata geçirdiğiniz projelerden ve çalışmalardan dolayı sizleri tebrik ederim” diyerek misafirperverliklerinden dolayı Başkan Ataç’a teşekkür etti. “Her kesime dokunan projeler yürütüyoruz” Başkan Ataç ise, “Tepebaşı’nda sadece altyapı ve üstyapı hizmetleriyle değil, kültür ve sanatla da kenti zenginleştirmeye çalışıyoruz. Belediyemiz bünyesinde sergilenen sanat eserleri, bu anlayışın bir yansıması. Kentimizin estetik değerini artırırken, vatandaşlarımızın sanata daha yakın olmasını hedefliyoruz. Aynı zamanda hayata geçirdiğimiz projelerle sosyal belediyeciliği güçlendiriyor, her kesime dokunan çalışmalar yürütüyoruz. Eğitimden çevreye, enerjiden sosyal desteklere kadar geniş bir alanda hizmet üretmeye devam ediyoruz. Nazik ziyaretleri için Sayın Balyalı’ya teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu Haber

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi ile Sosyal Demokrasi Derneği (SSD) Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen söyleşi ve kitap tanıtım etkinlikleri, hem Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalara hem de kent yaşamının niteliğine dair dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Aynı gün içinde gerçekleştirilen iki ayrı etkinlikte, bir yandan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesaj yankı bulurken, diğer yandan uzman isimler kent hakkı, kamusal alan ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik başlıklarını farklı yönleriyle ele aldı. Etkinliğe; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu ile çok sayıda Eskişehirli katıldı. İMAMOĞLU’NDAN MEKTUP Program, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden Eskişehirlilere gönderdiği mektubun okunmasıyla başladı. İmamoğlu mektubunda, Eskişehirlileri Silivri’den selamlayarak tutukluluk sürecine ve yürütülen soruşturmalara değindi. Sürecin siyasi bir nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, “Bir yılı aşkın süredir ailemden, sevdiklerimden, sizlerden ayrıyım. Hiçbir somut delile dayanmayan gizli tanık delilleri, yalanlar ve iftiralarla tutsağım” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle hedef alındığını belirten İmamoğlu, ailesi ve yol arkadaşları üzerinden baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Devlet geleneğinde bu tür uygulamaların yeri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “millete hizmetten başka bir amaçlarının olmadığını” söyledi. İmamoğlu mektubunda “Bugün bu anlamlı buluşma vesilesiyle bir arada olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli yol arkadaşım ve dostum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, Sosyal Demokrasi Derneği’nin tüm yöneticilerine ve üyelerine, bu buluşmada emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum. Çok az kaldı yeniden buluşmamıza, yeniden türküler söyleyip horon vurmamıza! O güzel ve özgür günler gelinceye dek hepinizi hasretle kucaklıyorum” sözlerine yer verdi. İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy bir konuşma yaptı. “MESELE RAKAM DEĞİL, ZİHNİYET” Sosyal demokrat bir belediyeciliğin neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymak için bir araya geldiklerini belirten Aksoy, Eskişehir’in bu konuda Türkiye’nin kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Aksoy, “Ben Ankara’da doğmuş, 2016 yılında Eskişehir’e taşınmış bir dostunuz olarak şunu açıkça söyleyebilirim: 2016 yılının Ankara’sı ile Eskişehir’i kıyasladığımda gördüğüm fark yalnızca bir şehircilik farkı değildi. O dönemde Ankara’da hissedilen yönetilememe sancısı ile Eskişehir’in sunduğu sosyal demokrasiye yakışır yaşam arasında adeta bir medeniyet uçurumu vardı. Ben bu farkı görerek Eskişehirli olmayı seçtim. Bizim meselemiz rakamlar değil, zihniyettir. Çünkü bizim anlayışımızda bütçe yönetimi sadece finansal bir konu değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Harcanan her kuruşun hesabı, namus borcu gibi halka verilmelidir. Bu yapılmıyorsa orada demokrasiden söz edilemez. Bugün ele alacağımız mesele, aslında halkın gasp edilen hakkının geri alınma mücadelesidir. Meydanlar ve sokaklar yalnızca beton yığınları değildir. Kamusal alanlar, bir kentin özgürlük nefesidir. Eğer bir kentte insanlar kendi sokağında yabancı, kendi meydanında izleyici gibi hissediyorsa, orada gerçek bir kent hakkından söz edilemez. SSD olarak biz şeffaflığı bir lütuf değil, temel bir görev; kenti ise birilerinin mülkü değil, hepimizin ortak yaşam alanı olarak görüyoruz” dedi. “HESAP VERMEK KADAR HESAP SORMAK DA ÖNEMLİ” SSD ile birlikte düzenledikleri bu etkinliğin Türk belediyeciliği ve demokrasisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal demokratların en belirgin özelliklerinden birinin hesap verebilirlik olduğunu ifade etti. Kurt, “Hesap vermek kadar hesap sormak da çok önemlidir. Bu hesabın nasıl sorulacağına dair somut örnekleri şimdi dinleyeceğiz” diye konuştu. “BU DAVALAR SİYASİDİR” Konuşmaların ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri S. Tarık Balyalı’nın “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını anlattığı söyleşiye geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Balyalı, kitabında yer verdiği iddialar ve bulgular üzerinden yerel yönetimlerde şeffaflık, denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, yurttaşların bu süreçteki rolüne de dikkat çekildi. Geçmişte soruşturma konusu dahi yapılamayan meseleler nedeniyle bugün arkadaşlarının cezaevinde bulunduğunu dile getiren Balyalı, “Basın yeterince yer vermese de sosyal medya üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlarımızın nasıl hesap verdiğini hepimiz görüyoruz. Ben haftada bir gün mutlaka cezaevine gidiyorum ve duruşmalara katılıyorum. Diğer günlerde ise arkadaşlarımın savunmalarını okuyorum. Benim birlikte görev yaptığım arkadaşlarımın neler yaptığını çok iyi biliyorum ve anlattıkları her şeye şahidim. Hepsi tertemiz ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Her ifadeleri, bu davanın ne kadar siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi. “MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ” Türkiye’nin dört bir yanında yol arkadaşlarının haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alındığı ve tutuklandığı bir dönemde hiçbir Cumhuriyet Halk Partilinin sessiz kalma lüksünün olmadığını belirten Balyalı, herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu söyledi. “Ben de bu mücadeleye, arkadaşlarıma ve partime bu kitabı yazarak destek olmak istedim. Bu kitap benim tanıklıklarımdır. AKP döneminde yapılan yolsuzlukları anlatmak ve bu yolsuzlukları yapanların bugün serbestçe dolaşırken, bizim arkadaşlarımızın hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Zor ve sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Normal şartlarda bir kitap yazdığınızda tebrik edilirsiniz. Ancak bugün bana ‘Silivri soğuktur’, ‘Bu zamanda başka işin mi yok?’, ‘Arkadaşlarını özledin galiba’, ‘Başına gelecekleri düşündün mü?’ gibi sözler söyleniyor” ifadelerini kullandı. Tarık Balyalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Başıma gelebilecekleri düşündüm ve bunun hiçbir önemi yok. Evet, arkadaşlarımı özledim; ancak onlarla özgürlükte buluşmayı daha çok özledim. Bu kitabı kaleme alan kişi ben olsam da aslında yazarı ben değilim. Bu kitabın gerçek yazarı AKP’dir. Eğer AKP ve İstanbul’daki yöneticileri bu yolsuzluklara ve usulsüzlüklere neden olmasaydı, böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. Üstelik elimizde yalnızca bu kitap değil, benzer içerikte en az beş kitap daha yazılabilecek bir birikim bulunuyor.” KAMUSAL ALANLAR YAŞAMIN KENDİSİ Aynı gün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de kültür tarihçisi Mahir Polat’ın katılımıyla düzenlenen “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” başlıklı etkinlik oldu. Söyleşide, kentlerin yalnızca fiziksel mekânlardan ibaret olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, ortak yaşam kültürünü ve demokratik katılımı barındıran alanlar olduğu vurgulandı. Kamusal alanların giderek daraldığı bir dönemde kent hakkının korunmasının ve bu alanların herkes için erişilebilir kılınmasının önemine dikkat çeken Polat, kent yaşamının niteliğinin, bireylerin bu alanlarla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Polat, katılımcı bir şehir anlayışının gerekliliğini dile getirdi. “Bütün neşesini ve enerjisini kaybetmiş toplumlar için iyileşmenin kaynağı nereden gelebilir?” sorusunu yönelten Polat, kolektif hafıza ve kolektif mekân kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İBB Miras çalışmaları üzerinden örnekler veren Polat, kent içinde herkesin gözü önünde bulunan ancak terk edilmiş, metruk ve korkulan yapıların zamanla “tekinsiz alanlar”a dönüştüğünü ifade etti. İstanbul’da uzun yıllar kullanılmayan Bulgur Palas’ı ve kara surlarını örnek gösteren Polat, bu tür alanların toplumda korku ve uzaklaşma duygusu yarattığını belirtti. Pippa Bacca’nın İstanbul’da kara surlarında uğradığı saldırıyı hatırlatan Polat, bu tür mekânların yalnızca hayal ürünü değil, gerçek anlamda risk barındıran alanlar hâline geldiğini söyledi. Geçmişten gelen, “kadim” olarak nitelendirilen bu yapıların aslında yaşamla bağını tamamen koparmadığını vurgulayan Polat, “Tam yok olmak üzereyken restore edilen bu yapılar yeniden hayat bulur. İyileştikçe güzelleşir ve insanlar onlarla yeniden temas kurmaya başlar. Ölüm duygusu ile yaşam duygusu arasındaki fark, kamusal alan ve restorasyon süreçlerinde bu kadar hayati bir yerde durur” dedi. İBB Miras kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Polat, İstanbul’da yaklaşık 35 bin kültürel miras unsuru bulunduğunu ifade etti. Ancak tüm kurumların iş birliği yapmasına rağmen bu mirasın restorasyon ihtiyacını karşılayacak yeterli bütçenin bulunmadığını belirten Polat, kaynak kullanımına dikkat çekti. Polat, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Biz yoksul bir ülkeyiz. Daha gösterişli binalar yaparak, yalnızca görünüşümüzü değiştirerek bu yoksulluğu ortadan kaldıramayız. Kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız. Kamu, bu kaynakları verimli biçimde değerlendirmeli ve birbirini geliştiren süreçlerin önünü açmalıdır.” Söyleşilerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı S. Tarık Balyalı, katılımcılar için “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını imzaladı.

Tepebaşı’nda Sosyal Belediyecilik ve Sağlık Bir Arada Haber

Tepebaşı’nda Sosyal Belediyecilik ve Sağlık Bir Arada

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, 2026 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirdiği sağlık ve sosyal destek projeleriyle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Başkan Dt. Ahmet Ataç’ın “insan odaklı” vizyonuyla şekillenen hizmetler, çocuklardan yaşlılara, özel bireylerden kadınlara kadar toplumun her kesimine ulaşıyor. ​Sosyal Belediyecilikte Sağlık Devrimi ​Tepebaşı Belediyesi, klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçerek sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyor. Yılın ilk üç ayında gerçekleştirilen yoğun çalışmalar; evde bakım, ağız ve diş sağlığı, psikolojik danışmanlık ve Alzheimer hasta bakımı gibi geniş bir yelpazeye yayılıyor. ​Alzheimer Hastaları ve Aileleri İçin Güvenli Liman ​Melih Savaş Yaşam Köyü, Alzheimer hastaları için huzurlu ve profesyonel bir bakım merkezi olmaya devam ediyor. ​7/24 Takip: 340 yatılı hastaya doktor ve hemşire kontrolünde kesintisiz hizmet. ​Terapi Desteği: Hastalara yönelik 182 seans dil ve konuşma terapisi uygulandı. ​Çocuklara Sağlıklı Gülüşler: Ücretsiz Diş Taraması ​Tepebaşı’nın geleceği olan çocuklar için Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi seferber oldu. ​679 Çocuk ağız ve diş sağlığı taramasından geçirildi. ​297 Çocuk tedavi edilerek sağlıklı gülüşlerine kavuştu. ​Ayrıca çocuklara yönelik 156 psikolojik destek görüşmesi gerçekleştirildi. ​Evde Sağlık ve TEBEV: Yalnız Değilsiniz ​Yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlar için geliştirilen Evde Bakım ve Sağlık Hizmetleri ile TEBEV ekipleri sahada fark yaratıyor: ​Evde Bakım: 143 kişiye doğrudan sağlık hizmeti ulaştırıldı. ​Lojistik Destek: 146 kez hastaneye ulaşım, 188 kez ev temizliği hizmeti sağlandı. ​Ziyaret ve Gıda: TEBEV ekipleri 1054 ziyaret gerçekleştirerek 93 vatandaşa gıda desteği sundu. ​Kadınlara ve Özel Bireylere Tam Destek ​Tepebaşı Belediyesi, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek adına kadınların ve özel bireylerin her zaman yanında: ​Kadın Danışma Merkezi: Hukuki destek, beslenme danışmanlığı ve eğitimlerle yüzlerce kadına ulaşıldı. ​Özel Bireyler: 204 özel birey; Gökkuşağı Kafeler ve montaj atölyelerinde üretim sürecine dahil edilerek sosyal hayata kazandırıldı. ​Başkan Ahmet Ataç: "Sağlık Bir Haktır" ​Hizmetlerin odağında insan olduğunu vurgulayan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, belediyeciliğin sadece altyapı çalışmalarından ibaret olmadığını belirtti: ​"Belediyecilik sadece asfalt dökmek değildir. Bizim için asıl önemli olan her bir vatandaşımızın yaşam kalitesini yükseltmektir. Çocuklarımızın diş sağlığından deneyimli vatandaşlarımızın evde bakımına kadar her noktadayız. Tepebaşı'nda sağlık bir haktır ve biz bu hakkı herkesin ayağına götürüyoruz."

Ahmet Ataç’tan İsmet Süder’e Vefa Dolu Ziyaret Haber

Ahmet Ataç’tan İsmet Süder’e Vefa Dolu Ziyaret

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, CHP’nin Eskişehir’deki siyasal hafızasında önemli bir yere sahip olan, deneyimi ve partiye adanmışlığıyla iz bırakan geçmiş dönem CHP Eskişehir İl Başkanı İsmet Süder’i rahatsızlığı nedeniyle evinde ziyaret etti. Ziyarette CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ile Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Seyit Yıldızhan da yer aldı. Başkan Ataç, ziyarette yaptığı değerlendirmede İsmet Süder’in Eskişehir siyasetinde özel bir yere sahip olduğunu belirterek, “İsmet Süder, CHP içinde, deneyimli, örgüt terbiyesine önem veren, parti içi demokrasiye ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışına güçlü biçimde sahip çıkan çok kıymetli isimlerden biridir. Siyasi duruşunu kişilere bağlılık üzerinden değil, partinin ilkeleri, örgütün iradesi ve seçim kazanma kapasitesi üzerinden şekillendirebilen bir siyasi anlayışı temsil etmektedir. Eskişehir siyasetinde ve CHP’nin siyasal hafızasını taşıyan önemli değerlerden biridir” dedi. “Örnek bir siyasi duruş” İsmet Süder’in uzun yıllara yayılan siyasi birikimine dikkat çeken Ataç, “Futboldan sendikal yaşama ve CHP örgütüne uzanan siyasi yolculuğuyla Süder, önemli bir mücadele geçmişini ve birikimi temsil ediyor. Kendisinin siyasi kültürünün, partiye bağlılığının, örgüt terbiyesinin ve demokratik anlayışının bugünün genç siyasetçilerine de örnek olması gerektiğine inanıyorum. Kıymetli eşi Nahide Hanım ile birlikte gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ediyor, sağlık ve esenlik diliyorum” ifadelerini kullandı. “Ahmet Ataç sevgisi halkın kalbindedir” Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İsmet Süder ise Başkan Ataç’a teşekkür ederek, “Ahmet Ataç, Eskişehir için çok kıymetli işlere imza atmış çok değerli bir insandır. CHP’li olmasının yanında karakteriyle, duruşuyla her kesimin sevgisini kazanmış bir başkandır. Eskişehir için ortaya koyduğu eserler ortadadır. Eskişehir halkı nezdinde de büyük bir sevgi ve saygı görmektedir. Bu nazik ziyaretten dolayı çok memnun oldum” diye konuştu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, geçmişten bugüne Eskişehir siyaseti, CHP örgüt kültürü ve kente dair değerlendirmeler de paylaşıldı.

Yerel Yönetimler Şehri Bir Oyalama Merkezi Haline Getirmekten Vazgeçmelidir! Haber

Yerel Yönetimler Şehri Bir Oyalama Merkezi Haline Getirmekten Vazgeçmelidir!

AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. İl Danışma Meclisi Toplantısında konuşan İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; Sayın Genel Başkan Yardımcım, Kıymetli MKYK Üyelerimiz, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanlarımız, İlçe Başkanlarımız, Belediye Başkanlarımız, Meclis Üyelerimiz, geçmiş dönem il başkanlarımız, teşkilâtımızın her kademesinden emek vermiş, alın teri dökmüş çok kıymetli dava arkadaşlarım, kıymetli basın emekçilerimiz, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak düzenlemiş olduğumuz İl Danışma Meclisi Toplantımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bugün, Eskişehir’imizde partimizin hafızası ve siyasetin duayen ismi Sayın Hayati Yazıcı bakanımızı ağırlamanın onurunu yaşıyoruz. Sayın Bakanım, Yunus’un diyarına, Seyyid Battal Gazi’nin, Sücaeddin Veli hazretlerinin diyarına tekrar hoş geldiniz. AK Parti, milletin içinden doğmuş, milletin özlemlerini siyaset sahnesine taşımış bir medeniyet ve hizmet hareketidir. AK Parti, bir istişare ve gönül hareketidir. Biz gücümüzü kapalı kapılar ardındaki senaryolardan değil, ortak akıldan ve milletimizin dualarından alıyoruz. İl Danışma Meclislerimiz, birbirimize ayna olduğumuz, azmimizi tazelediğimiz en kıymetli duraklarımızdır. Kıymetli Hazirun, Değerli Basın Mensupları, Biz teşkilât olarak her gün sahada, vatandaşımızın yanındayız. Mübarek Ramazan ayında, bu birlikteliği çok daha özel bir boyuta taşıdık. “Soframız Seninle Eskişehir” sloganıyla çıktığımız yolda, Dede Korkut Parkı’nda her akşam binlerce hemşehrimizle aynı sofraya oturuyor, hem de hanelerinde misafir oluyoruz. Ramazan’ın bereketini ve kardeşliğini hep birlikte yaşıyoruz. Bizim için o sofralar sadece yemek yenilen yerler değil; Eskişehir’in her sokağından gelen vatandaşımızın derdini dinlediğimiz, taleplerini not ettiğimiz birer gönül köprüsüdür. Ancak biz sahada vatandaşın gerçek gündemiyle hemhal olurken, üzülerek görüyoruz ki; şehrimizi yönetenlerin gündemi ile vatandaşın gündemi arasında koca bir uçurum var. Eskişehir trafiği artık bir çile haline gelmiş, vatandaşımız yollarda ömür tüketir duruma düşürülmüştür. Peki CHP’li belediyeler ne yapıyor? Şehrin trafiğini, altyapısını, kronikleşmiş sorunlarını çözmek yerine; adına “Arabasız Pazar” dedikleri bir projeyle vatandaşın karşısına çıkıyorlar. Caddelere diktikleri yüzlerce duba yetmediği gibi üzerine bir de caddeleri trafiğe kapatma furyasını çıkarttılar. Vatandaşın trafik çilesinden sıtkı sıyrılmışken, çözüm üretmek yerine, "pazar günü araba kullanmayın" diyerek vizyonculuk oynamak Eskişehir’e haksızlıktır. Bu, sorunu çözmek değil, sorun yokmuş gibi yapmaktır! Diğer taraftan şehrin kıymetli noktalarında, katsız ve sadece 40 araçlık toprak zeminlere beton döküp tabela asarak otoparkçılık oynuyorlar! Kamu kaynağını plansız ve verimsiz işlerle çarçur ediyorlar. İşte bizim 'mış gibi belediyecilik' dediğimiz tam da budur: Sorunu çözmüyorlar, sadece çözüyormuş gibi görünüyorlar! Değerli Hemşehrilerim, Bu “mış gibi belediyecilik” örneklerini uzun zamandır anlatıyorum. Bakınız; mesafeye göre Türkiye’nin en pahalı ulaşımı Eskişehir’de, suya her ay otomatik zam geliyor. Daha da vahimi; sözde sosyal belediyecilik anlayışlarıyla, yardımlaşmanın ve dayanışmanın zirve yaptığı Ramazan ayında; ulaşımdan, suya, övündükleri Kent Lokantalarına kadar zam yaptılar. Sonra da çıkıp sanki büyük bir lütufmuş gibi, ayın 26’sında "incik boncuğa" indirim yaptık diyerek müjde veriyorlar. Akıl alır gibi değil. Vatandaşa suyu, ulaşımı pahalıya sunup, kent lokantalarındaki yemeğe Ramazan’ın hemen öncesi zam yapıp; ayın bir günü sembolik indirimlerle göz boyayamazsınız. Eskişehirli hemşehrilerimiz bu samimiyetsizliğini görmektedir. Biz AK Parti olarak, gerçek hizmetin reklamla değil, icraatla olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Gerçek hizmet, reklamla değil, somut icraatla olur. Algı belediyeciliği ile günü kurtarma derdinde olanlara inat, biz Eskişehir’imizin geleceğini inşa etmeye, şehrimize kalıcı eserler bırakmayı sürdüreceğiz. Kıymetli Kardeşlerim, Son 23 yılda Eskişehir’imize kazandırdığımız toplam yatırım tutarı 380,2 Milyar TL’yi aşmış durumdadır. Bu rakam, sadece bir istatistik değil; şehrimizin her bir köşesine dokunan, hemşehrilerimizin hayat standartlarını yükselten bir vizyonun sonucudur. Geçtiğimiz gün DSİ Genel Müdürümüz Mehmet Akif Balta’nın da duyurduğu üzere özellikle tarım ve su yönetimi alanında Eskişehir’in çehresini değiştirdik. 33,8 Milyar Lira değerindeki DSİ yatırımlarımızla, toprağımıza bereket, çiftçimize kazanç olduk. Tekrar hatırlatmakta fayda var: • 12 Adet Baraj ve 10 Adet Gölet ile suyun gücünü kontrol altına aldık. • 98 Adet Sulama Tesisi ile modern tarımı yaygınlaştırdık. • 4 Adet Yeraltı Depolaması ve 14 Adet Arazi Toplulaştırma Projesi ile verimliliği artırdık. • 1 Adet HES ve 33 Adet Taşkın Kontrol Tesisi ile hem enerji ürettik hem de şehrimizi doğa olaylarına karşı korunaklı hale getirdik. Bu tesisler sadece birer beton yapı değil; Eskişehir’in yarınları, soframızın bereketi ve çiftçimizin emeğinin teminatıdır. Değerli Yol Arkadaşlarım, Geçtiğimiz hafta bildiğiniz üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nu şehrimizde ağırladık ve Mihalgazi Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’i ziyaret ettik. Çok şükür Mihalgazi ilçemizden müjdelerle döndük. Bakanımızın söylediği gibi Mihalgazi yolumuz inşallah 2027 yılında bitiyor. Alpu ve Seyitgazi yollarında ise çalışmalar ivmelendi. Hızlıca o yollarımız da inşallah tamamlanacak. Geçtiğimiz yıl çalışmalara başlanan Eskişehir OSB – Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantı yolu da tamamlanmak üzere. Şehrimizi limanlara bağlama hususunda 50 yıllık bir hayaldi. Maşallah çalışmalar sıkıntısız ilerliyor. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var, Kuzey Çevreyolu’nda sona yaklaşmış durumdayız. Milletvekillerimizle birlikte Ulaştırma Bakanımızla defalarca bu konuyu görüştük. Şu an bir sıkıntı görünmüyor. İhaleye çıkılması eli kulağında diyebiliriz. İhale sürecinin ardından yaklaşık 2 buçuk yıl içinde çevre yolunun tamamlanması planlanıyor. Bunu da duyurmuş olalım. Öte yandan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın 24 yıllık süreçte Eskişehir’e sağladığı 124,9 Milyar TL’lik dev yatırımı kalem kalem inceleyecek olursak: • Karayolunda: 38,6 Milyar TL • Demiryolunda: 83 Milyar TL • Havayolunda: 1,1 Milyar TL • Haberleşmede ise : 1,4 Milyar TL yatırım yapıldı. Eskişehir’i demir ağlarla ören, karayollarında güvenliği ve konforu sağlayan bu yatırımlar, şehrimizin ekonomik hayatını diri tutmaktadır. Buradan tüm hemşehrilerime bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Çifteler Sakaryabaşı, iş bilmez yerel yönetim anlayışının ve CHP’li belediyeciliğin yaptığı yanlış hamleler sonucu maalesef eski ihtişamını kaybetmişti. Alanı gezdiğimizde içimizi acıtır bir haldeydi. Ancak biz duruma Sakaryabaşı siyaset üstü meseledir diyerek sessiz kalmadık. DSİ’nin müdahalesiyle Sakaryabaşı’nı bu atıl görüntüden kurtarıyoruz. Nasipse 1 aya kadar alanı ziyaret edecek ve Sakaryabaşı’nın eski hali kadar güzel ve halkımıza yakışır bir çehreye büründüğünü hep birlikte göreceğiz. Gördüğünüz gibi, bizim Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına, CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez! Biz bu şehrin 50 yılını, 100 yılını planlarken; karşımızda hâlâ belediyeciliği sadece 'reklam' ve 'algı yönetimi' sanan bir ciddiyetsizlik var. Buradan açıkça ifade ediyorum: CHP’li yerel yönetimler, bu şehri bir 'oyalama merkezi' haline getirmekten vazgeçmelidir. Şehri yönetmek; çiçekle, böcekle, ya da sosyal medyada PR çalışmalarıyla olmaz. Şehir yönetmek dertlenme ister, liyakat ister, en önemlisi de ciddiyet ister! Eskişehirli hemşehrilerimizin vaktini boş işlerle çalmayı, beceriksizliğinizi mazeretlerin arkasına gizlemeyi bırakın. Eskişehir’in kaybedecek tek bir dakikası bile yoktur. Vatandaşın aklıyla alay etmeyi bırakıp işinizi yapın. Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Bizler, hep birlikte Eskişehir’e olan sevdamızdan asla vazgeçmeyecek, şehrimiz için çalışmayı sürdüreceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi… Durmak yok, şehrimiz için üretmeye ve hizmet etmeye devam! Sayın Genel Başkan Yardımcım, Eskişehir teşkilatı olarak bizler; bir ve beraberiz. Sizin tecrübelerinizden aldığımız ilhamla, bu "mış gibi" yapanlara karşı gerçek belediyeciliği, AK Parti’nin hizmet vizyonunu anlatmaya devam edeceğiz. Bu akşam burada ortaya koyduğumuz ortak irade, Eskişehir’in geleceği için en büyük teminatımızdır. Konuşmama son verirken, bir heyecanımızı da paylaşmak istiyorum. Bugün günlerden 26 Şubat... Milletimizin umudu, mazlumların gür sesi, bu kutlu davanın mimarı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü. Rabbim, ömrünü bereketli, yolunu her daim açık eylesin. Bizler, onun çizdiği bu yolda, Eskişehir’den en güçlü desteği vermeye, gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz! Katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Danışma Meclisimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.