SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Porsuk Haber Ajansı - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’de Kadın Kolları’ndan Ortak Çağrı: "Kurultay Hemen İlan Edilmeli" Haber

CHP’de Kadın Kolları’ndan Ortak Çağrı: "Kurultay Hemen İlan Edilmeli"

​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları İl Başkanları, partinin geleceğine dair kritik bir ortak açıklamaya imza attı. Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal ın destek verdiği ve 77 il başkanının katılımıyla yayınlanan bildiride, kurultay sürecinin 25 Temmuz 2026 tarihinden önce başlatılması talep edildi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları İl Başkanları, bir araya gelerek partinin izleyeceği yol haritasına dair güçlü bir mesaj verdi. "Eşitlik, Adalet ve Demokrasi" vurgusuyla yayınlanan ortak açıklamada, partinin birlik ve beraberliği ile iktidar hedefi öne çıkarıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Eşitlik, Adalet ve Demokrasi İnancımızla: Kadınlar Kurultaya, CHP İktidara Hazır! ​Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyen ceberrut iktidara karşı en güçlü mücadele hattını örenler; sokaklarda, meydanlarda ve hayatın her alanında direnen Cumhuriyet kadınlarıdır. ​Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği partimizi ve demokrasimizi felç etme girişimlerine karşı, CHP Kadın Kolları örgütü olarak tarihi bir sorumlulukla sesimizi yükseltiyoruz. ​Bizler, kurulduğu günden bu yana gücünü halktan ve parti içi demokrasiden alan asırlık çınarın kadın neferleriyiz. ​Siyaseti mahkeme salonlarına sıkıştırarak örgütümüzün iradesini ipotek altına almaya çalışan tüm oyunları bozacak iradeye sahibiz. Çözüm, yaratılmak istenen kaosta değil; partimizin en demokratik ve meşru alanı olan kurultayımızda halkın ve örgütün sesine kulak vermektir. ​Bu doğrultuda, partimizin geleceğini şekillendirecek büyük kurultay tarihinin 25 Temmuz 2026’dan önce olacak şekilde vakit kaybetmeksizin ilan edilmesi, örgütümüzün en net ve ortak talebidir. ​Açıkça ve Kararlılıkla İlan Ediyoruz: ​Bizim yürüyüşümüz, örgütün egemenliğini ve halkın değişim arzusunu iktidara taşıma yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün öncüleri; seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’dur. ​Partimiz içinde hiçbir ayrışmaya ikiliğe ya da motivasyon kaybına tahammülümüz yoktur. Meselemiz geçim derdiyle boğuşan milyonların, yaşam hakkını savunan kadınların ve geleceğe umutla bakmak isteyen çocukların memleket meselesidir. 81 ilde, milyonlarca üyemizin ve değişim isteyen kadınların gücüyle, dayatılan bu cendereden güçlenerek çıkacağız. ​Türkiye’nin kaybedecek tek bir günü bile yoktur. Biz kadınlar, inancımız ve emeğimizle Cumhuriyet Halk Partimizi önce kurultaya, sonra da iktidara taşımaya kararlıyız. ​İrademiz Örgüt, Gücümüz Millet, Yolumuz İktidardır!''

CHP İl Başkanlarından Çağrı: "Kurultayımız İktidara Giden Yolun Anahtarıdır" Haber

CHP İl Başkanlarından Çağrı: "Kurultayımız İktidara Giden Yolun Anahtarıdır"

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanları, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında düzenlenen Meclis Grup Toplantısı’nın ardından kritik bir deklarasyona imza attı. Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz’ın da aralarında bulunduğu 74 il başkanı, yaptıkları ortak açıklamada "Türkiye’nin kaybedecek vakti yok" vurgusu yaparak, partinin iktidar yürüyüşü için acil kurultay çağrısında bulundu. ​"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Örgütündür" ​Ortak metinde, iktidarın siyasi çıkarları uğruna demokrasiye müdahale etmeye çalıştığı belirtilerek, CHP’nin kurumsal hafızasıyla bu zorlu süreçleri aşacağı ifade edildi. Açıklamada, "CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir" denilerek, meşru rekabet zemini olarak kurultay işaret edildi. ​İl başkanlarının ortak açıklamasında; Kurultayın 25 Temmuz 2026 tarihinden önce yapılması ve takvimin bir an önce ilan edilmesi talep edildi. "Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur" denilerek parti içi birlik mesajı verildi. Meselelerin iç çekişmelerden ziyade memleket meselesi olduğu vurgulanarak, tüm örgütlerin iktidar yürüyüşüne hazır olduğu belirtildi. ​"Oyunları Bozmak İçin Örgütün İradesine Dönüyoruz" ​CHP İl Başkanları, partide herhangi bir ikilik veya kavga olmadığını, hedefin iktidar olduğunu yineledi. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür" ifadeleriyle, 2 milyon üyenin iradesine sahip çıkacaklarının altı çizildi. ​"81 İl Kurultaya ve İktidara Hazır" ​Açıklamanın sonunda, halkın partiden beklentisinin iktidar yürüyüşünü sürdürmek olduğu belirtildi. 81 il teşkilatının hem kurultaya hem de yaklaşan seçimlere tam bir kararlılıkla hazır olduğu mesajı verildi.

CHP Odunpazarı’ndan Özgür Özel’e Tam Destek Haber

CHP Odunpazarı’ndan Özgür Özel’e Tam Destek

​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Yönetimi, gerçekleştirdiği aylık olağan toplantısında Genel Başkan Özgür Özel ve seçilmiş parti yönetimine olan güvenini tazeledi. İlçe Başkanı Rahmi Çınar, partiye yönelik müdahalelere tepki göstererek, “Son yapılan kurultayda seçilen Genel Başkanımız Özgür Özel'in yanındayız ve arkasındayız” mesajını verdi. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı, İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın başkanlığında düzenlediği aylık olağan yönetim kurulu toplantısında gündemi belirleyen önemli kararlara imza attı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, parti içi demokrasiye vurgu yapılırken, Genel Başkan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na tam destek mesajı verildi. ​"Partimizi Birinci Parti Yaptık, İktidara Yürüyoruz" ​İlçe Başkanı Rahmi Çınar, toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında son dönemde partiye yönelik hukuki müdahalelere dikkat çekti. Çınar, şu ifadeleri kullandı: ​"CHP Odunpazarı İlçe Yönetimi olarak, son kurultayda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde ortaya çıkan değişimle birlikte partimizi birinci parti konumuna yükselttik ve hızla iktidara yürüyoruz. Ancak iktidara emin adımlarla yürüyen partimiz, bir takım mahkeme kararlarıyla engellenmeye çalışılmaktadır. Odunpazarı İlçe Örgütü olarak her türlü hukuksuzluğun karşısında, değişimin yanındayız." ​"Çağrımız Net: Partimizi Kurultaya Götürün" ​Parti üzerindeki dış müdahalelere ve atanan yönetimlere tepki gösteren Rahmi Çınar, "Mahkeme kararı ile partimize atanan 'butlan' yönetimine çağrımız; en kısa sürede partimizi kurultaya götürmeleridir. Her geciken karar, partimiz için daha vahim sonuçlara yol açabilecektir. Bizler Genel Başkanımız Özgür Özel’in ve seçilmiş parti yöneticilerimizin yanındayız, onlarla birlikte iktidara yürüyoruz ve alacakları her kararı destekliyoruz" dedi. ​Odunpazarı İlçe Yönetimi Tek Ses Oldu ​İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın öncülüğünde alınan karar metninde imzası bulunan isimler ise şu şekilde: Safiye Gürdoğan, Tülay Açıkgöz, Kasım Aktaş, Ali Efe Altıparmak, Ali Eren Doğan, Muharrem Elibüyük, Eren Ersoy, Münür Gül, Havva Melike Karalar, Cem Mansız, Sabri Ok, Nermin Özgen, Çiğdem Pekkal Çetin, Tolga Savaş, Güler Ünlü, Beyhan Yüksel.

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Türkiye'yi Kuruluş İlkelerine Taşıyacağız" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Türkiye'yi Kuruluş İlkelerine Taşıyacağız"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ülke ve şehir gündemlerini değerlendirerek, partilerinin "ilk milli iktidar" hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni kuruluş ilkelerine döndüreceğini vurguladı. İl Başkanı Hasan Demir, Türkiye'nin ciddi bir demokrasi sınavından geçtiğini belirtti. Demokrasinin sadece belirli kişi veya gruplar için değil, tüm vatandaşlar için elzem olduğunu vurgulayan Hasan Demir, "Zafer Partisi, milli, üniter ve laik cumhuriyetin ilelebet payidar kalması için mücadelenin merkezindedir," ifadelerini kullandı. Demir yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı: "Malumunuz sıkıntılı süreçlerden geçen ülke ve 20 yıldır uğradığımız garabet düzen. Gerçekten kelime tam anlamıyla budur: Garabet düzen ve bu düzenin başlangıcının ilk noktaları ve bugüne geliş macerası, hikayesi. Evet, 2007 yılında başlayan Ergenekon davaları hepimiz hatırlıyoruz. 2009 yılının sonunda gerçekleşen kozmik oda rezaleti, yani haremiismetimize girilmesi, devlet sırlarının ifşası. 2010 yılında başlayan Balyoz davaları. 2010 yılı CHP kaset operasyonu. 2011 yılı MHP kaset operasyonları. 2013 yılında yaşanılan Gezi olayları. Yine 2013 yılında 17-25 Aralık operasyonları ve rezillikleri. 2013-2015 yılları arasında sözde analar ağlamasın, özünde 1. ihanet süreci olarak değerlendirdiğimiz, 793 vatan evladını toprağa verdiğimiz, şehit verdiğimiz, binlerce gazinin gazi olduğu, mahallelerimizi terör örgütünden almak için mücadele ettiğimiz o kötü süreç. 7 Haziran 2015 seçimleri ve Bahçeli'nin AKP'yi yeniden iktidar yapmak salvoları sonrası patlayan bombalar, ölen canlar, güvenlik zafiyetleri varmışçasına halkı korkutan yapılar ve 1 Kasım seçimleri, seçimlerin sonuçları. Evet, 2016 15 Mayıs'ında ve 19 Haziran'ında Milliyetçi Hareket Partisi'nin engellenen kongreleri. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi, beslenen, büyütülen vatan hainlerinin darbe girişimi. Evet, ne istediniz de vermedik diyenlerin memleketin başına ördüğü çorapların 15 Temmuz 2016 günü ülkeye açtığı yaralar. 2017 16 Nisan'da yapılan kirli referandum ve yaklaşık 2,5 milyon mühürsüz oyun, 2,5 milyon mühürsüz oyun YSK tarafından geçerli sayılması ve sonrasında halihazırda yaşadığımız rejim değişikliği, başkanlık sistemine geçiş. 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçiminin ilkinin iptal edilmesi, zarfa giren 4 tane oyun 3'ünün geçerli, 1'inin geçersiz sayılması ve seçimlerin tekrarlanması. 14.000 olan farkın Türk milletinin hassasiyetiyle 800.000'e çıkması. Ve hızlı devam etmek istiyorum. 2024 Ekim'de başlayan ve hala devam eden sözde barış ve demokrasi, özünde 2. ihanet süreci. Halihazırda yaşıyoruz. Mecliste alkışlanan önder, terörist başı önder tayin edilen terörist başı ve avanesinin şu an statü arayışı. Birileri tarafından statü aranması. 21 Ocak 2025'te Sayın Genel Başkanımız Profesör Doktor Ümit Özdağ'ın haksız, hukuksuz bir vaziyette düşman ceza hukukuyla tutuklanması, 5 ay Silivri Cezaevi'nde rehin tutulması. 2025 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu operasyonu, akabinde gerçekleştirilen CHP'li belediyelere yapılan operasyonlar ve tutuklamalar. Son haftaya baktığımızda, 22 Mayıs 2026 tarihinde YSK'nın tanıdığı fakat Ankara'da, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından iptal edilen Cumhuriyet Halk Partisi Kongresi ve tayin edilen mutlak butlan. Ve dün yaşanan rezil tablo. 24 Mayıs 2026 tarihinde CHP Genel Merkezi'sine polis müdahalesi ve yaşanan onlarca rezillik. Evet, 20 seneyi 20 başlıkla hemen hızlı bir şekilde anlatmak istedim. Hafızalarımızı tekrar canlandırmak istedim. Evet, Türk milleti ciddi bir demokrasi sınavından geçiyor. Bu demokrasi sadece Hasan'a, Hüseyin'e, sadece Zafer Partisi'ne, Ümit Özdağ'a, sadece herhangi birisine lazım değil. Bu demokrasi hepimize lazım. Bu inançla Zafer Partisi'ni 2021 26 Ağustos'ta Zafer Haftası'nda kurduk ve o gün bugündür demokrasi için, milli, üniter, laik cumhuriyetin yaşaması ve yaşatılması için ilelebet payidar kalması için mücadelenin içerisindeyiz. Bu hadiseler bürokraside ve siyasette yaşanırken Türk toplumu ne gibi sorunlarla karşı karşıya hepiniz biliyorsunuz. Emekli, asgari ücretli, çalışan, çiftçi, herhangi sektörde faaliyet gösteren kim varsa bırakın geleceğe yatırım yapmayı günü kurtarmakta zorlanıyor. Dün gerçekleşen, bir önceki gün gerçekleşen operasyonlarda milyarlarca dolarımız maalesef tekrar borsa vasıtasıyla elimizden uçtu gitti. Evet, ülke çok ciddi karanlıklara sevk olunuyor ama ve lakin birileri sadece makamını muhafaza etmek için, birileri birilerinin söylemlerini tekrar hayata geçirmek için, yani ülkeye monarşiyi tekrar getirmek için, demokrasiden uzaklaşmak için her imkanı kullanıyor ve tabiri caizse bütün tuşlara basıyor. Ve bizler, Zafer Partisi teşkilatları başta genel merkezimiz olmak üzere bu yapıların net olarak farkındayız ve yapılanların net olarak farkındayız ve bunlara alternatif doğru stratejiyle ülkeyi gerçekten doğru ellere teslim etmenin, doğru ellerle yönetmenin hesabını yapıyoruz. Bu minvalde çalışmalarımız hızla devam ediyor ve Zafer Partisi, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, oluşturulacak ilk milli iktidarda, tekrar üzerine basarak söylüyor, oluşturulacak ilk milli iktidarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tekrar kuruluş ilkelerine taşıyacak ve cumhuriyeti olması gereken düzeye sevk edecek ciddi oluşumların olduğu yegane partidir ve bu parti, Zafer Partisi yarınlar için umut, gençlik için umut, yaşayan her Türk vatandaşı için umut olmak zorundadır. Biz bu süreçlerde hiçbir zaman avucumuzu sıvazlayıp bize ne düşer diye bakmadık. Biz ülkenin geleceğini, milli, üniter, laik yapısını tekrar tesis etmek için tüm mücadeleyi sahada sarf ettik, sarf etmeye devam ediyoruz. Bu haykırışlarımızı Türk milleti dinliyor, kulak veriyor ve bize destek veriyor. Bu minvalde Eskişehir teşkilatımız olarak 1,5 senedir üzerine yüklendiğimiz vazifeyi de en iyi şekilde ifa etmek adına mücadelenin içerisindeyiz ve bu mücadeleye peyderpey alanlarda hakimiyeti doğru tesis eden ciddi insanlar dahil oluyor. Bugün de Zafer Partisi Eskişehir Teşkilatı'na bizimle beraber olmak kaidesiyle geçmiş dönemde ciddi faaliyetlerde bulunmuş, gerek siyasette gerek bürokraside birçok belediyede belediye başkan yardımcılığı ve kuruculuk yapmış, birçok siyasi partide, özellikle merkez sağda çok önemli alan kapatmış Tekin Emre Öztürk Beyefendi'yi aramıza katmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kendisi, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği kavramına dört elle sarılan ve bu şekilde siyaseti Zafer Partisi'nde, ülkenin geleceğini Zafer Partisi'nde gören kıymetli bir büyüğümüz. Aynı şekilde geçmiş dönemde Emre Bey'le de birçok siyasi ortamda faaliyet gösteren Berrin Ayas Hanımefendi'yi partimize katmakla mutluluk duyuyoruz. Zafer Partisi salonlarda, sokaklarda, her alanda Türk milletini temsil kabiliyetine her dakika ulaşma noktasında ciddi adımlar atıyor. Ve bu minvalde çalışmalar yapıyor. Birçok projemizi halkımızla buluşturarak gerçekten yaşanılabilir bir Türkiye'nin tesisinin imkansız olmadığını ve bunu birlikte başaracağımızı tekrar beyan ediyorum."

Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yapılan Müdahaleye Eskişehir'den Tepki Haber

Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yapılan Müdahaleye Eskişehir'den Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin tahliye edilmesi ve partiye yönelik "mutlak butlan" kararı, Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde düzenlenen kitlesel bir yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edildi. ​Köprübaşı’ndan başlayarak CHP Eskişehir İl Binası önüne kadar süren yürüyüşe çok sayıda partili, belediye başkanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Yapılan açıklamada, alınan kararların hukuki değil siyasi olduğu vurgulanarak, demokratik hakların savunulacağına dair güçlü mesajlar verildi. Rahmi Çınar: "Sizleri Sandıkta Yendik, Yine Yeneceğiz" ​CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasına parti örgütlerini selamlayarak başladı. Mutlak butlan kararının İstanbul seçimlerindeki yenilginin rövanşı olduğunu belirten Çınar, şunları kaydetti: ​"Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu siyasi bir kararla mahpushaneye gönderdiler. Bugün genel merkezimizde direnç gösteren başta Genel Başkanımız Özgür Özel olmak üzere tüm yöneticilerimizi ve partililerimizi kutluyorum. Biz sizleri İstanbul'da yendik, yerel seçimlerde yendik, yarın yine yeneceğiz. O Babaocağı'nı, büyük seçimi kazanarak geri alacağız. Asla geri adım atmayacağız." ​Anıl Yüksel: "CHP Tarihinde Baskılara Boyun Eğmedi" ​CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, milli irade vurgusu yaparak başladığı konuşmasında, İl Başkanı Talat Yalaz'ın Ankara'daki mücadeleye bizzat katıldığını hatırlattı: ​"Cumhuriyet Halk Partisi bugün siyasi tarihimizin en ağır saldırılarından biriyle karşı karşıyadır. Ancak herkes şunu bilsin ki, bu parti geçmişte de kapatıldı ama boyun eğmedi, genel başkanları siyasi yasaklı kılındı ama teslim olmadı. Bugün de aynı kararlılıkla dimdik ayaktayız. Eskişehir'de gösterdiğiniz bu dayanışma, sadece bir partiye değil, Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmaktır." ​Tevfik Yıldırım: "Seçilmişler Olarak Geri Döneceğiz" ​Ankara'dan yeni geldiğini belirten Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, genel merkez çevresindeki durumu bizzat gözlemlediğini aktardı: ​"Ankara'da halkın önüne set kurdular, genel merkezi anti-demokratik yollarla zapt ettiler. Özgür Başkanımızın açıkladığı üzere, genel merkezimizi geçici olarak terk etmiş olsak da elbet bir gün oraya geri döneceğiz. Hem de seçilmişler olarak geri döneceğiz." ​Kazım Kurt: "Halk İradesini Hiçbir Yargı Kararı Engelleyemez" ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, müdahaleyi "çok partili demokratik yaşama yapılan bir darbe" olarak tanımladı: "Bu darbe sadece CHP'ye değil, emekçinin, emeklinin ve ezilenlerin iradesine yapılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara yürüdüğü için bu saldırıyla karşılaştı. Hiç kimse, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yargı kolları kararıyla CHP koltuğunda oturamaz. Oturursa da oradan indirmesini biliriz. Mücadeleyi binalarda yaptırmazlarsa sokaklarda yapacağız." ​Ayşe Ünlüce: "Demokrasi Geleneğimize Yapılan Bir Zulüm" ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yaşananları "kadim demokrasi geleneğimize yapılan bir zulüm" olarak nitelendirdi ve erken seçim çağrısını yineledi: ​"Vicdanı sızlayan her vatandaşımız, sadece partililerimiz değil, bu zulmü gözyaşlarıyla izledi. Eğer bugün ses çıkarmazsak, yapılan bu uygulama yarın başka partilere de yapılacaktır. İlk talebimiz kurultayın bir an önce toplanması, ardından erken seçimin yapılmasıdır. 2024 seçimlerinde umudunu bize bağlayan halkımızla beraber bu mücadeleyi büyüteceğiz. Çaresi yok, biz kazanacağız." ​Miting, "Ya hep beraber, ya hiçbirimiz" sloganları ve demokrasi vurgusuyla sona erdi.

Alınca'da Hıdırellez Coşkusu Haber

Alınca'da Hıdırellez Coşkusu

Tepebaşı Belediyesi’nin destekleriyle Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi ve Alınca Mahalle Meclisi tarafından düzenlenen Hıdırellez Şenliği, Alınca Mahallesi’nde renkli görüntülere sahne oldu. Baharın, bereketin ve dayanışmanın coşkuyla kutlandığı şenlikte konuşan Başkan Ahmet Ataç, Hıdırellez dileğini “adalet, özgürlük, demokrasi ve güzel günler” sözleriyle paylaştı. Tepebaşı Belediyesi’nin destekleriyle Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi ve Alınca Mahalle Meclisi tarafından Alınca Mahallesi’nde düzenlenen Hıdırellez Şenliği, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi, komşuluk ilişkilerini ve kültürel dayanışmayı simgeleyen şenlikte mahalle sakinleri bir araya geldi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, vatandaşlar tarafından sıcak ve samimi bir şekilde karşılandı. Şenliğe Başkan Ataç’ın yanı sıra Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Alınca Mahalle Muhtarı İsmail Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan ve Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri katıldı. “Bu kültürü çocuklarımıza aktaracağız” Başkan Ataç, Hıdırellez’in yalnızca bir bahar kutlaması değil, aynı zamanda kültürel hafızayı, dayanışmayı ve kuşaklar arası aktarımı yaşatan önemli bir gelenek olduğunu vurguladı. Ataç, “Hıdırellez nedir denilince etrafa bakın, ne olduğunu anlarsınız. Bu yıl kadınlarımız özel şalvarlar diktirdi. O kadar özel ki dışarıdan görenler merak edip soruyor, biz de kültürümüzü anlatıyoruz. Aramızda Zonguldak milletvekilimiz de var. Bu şenlik devam edecek, her yıl yapacağız. Biz oldukça sürdüreceğiz, sonra çocuklarımız devam ettirecek. Burada insanların çok önemli etkinlikleri var, köy kültürü burada yaşatılıyor. Biz de belediye olarak bunları kayıt altına alıyoruz. Sağlıklı, mutlu nice yıllara” dedi. Başkan Ataç’ın İmamoğlu vurgulu Hıdırellez dileği Başkan Ahmet Ataç, bu özel günde dileğini adalet, özgürlük ve demokrasi olduğunu ifade ederek Hıdırellez dileğinin başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere; halkın oylarıyla seçilmiş, bugün özgürlüğünden ayrı bırakılmış tüm belediye başkanları ve haksızlığa uğradığını düşünen herkes için adalet olduğunu açıkladı. Ataç, Hıdırellez dileğini şu sözlerle paylaştı: “Benim de bu güzel günde yürekten bir dileğim var. Güzel ülkemizde adaletin, hukukun, demokrasinin ve vicdanın yeniden filizlenmesini diliyorum. Başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere; halkın oylarıyla seçilmiş, bugün özgürlüğünden ayrı bırakılmış tüm belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız ve haksızlığa uğradığını düşünen herkes için adalet diliyorum. Benim Hıdırellez dileğim; kimsenin evladından, ailesinden, sevdiklerinden haksız yere ayrı kalmadığı; seçilmişlerin görevlerinin başında olduğu; adaletin insanların yüreğinde de karşılık bulduğu bir Türkiye’dir. Diliyorum ki bu bahar; güzel ülkemize barış, kardeşlik, özgürlük ve demokrasi getirsin, umut yeniden yeşersin, güzel ülkemizin bütün çocukları, anneleri ve aileleri yarına güvenle bakabilsin. Hıdırellez’in bereketiyle, dileğimiz adalet olsun. Dileğimiz özgürlük olsun. Dileğimiz güzel günler olsun.” “Her günümüz Hıdırellez gibi olsun” CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul da Alınca’daki Hıdırellez Şenliği’nde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Ertuğrul, “Bu güzel ortamda sizinle birlikte olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Yemyeşil bir coğrafyada çok sıcak insanlarla bir aradayız. Sanat eseri gibi yemekler hazırlanmış. Ben de bu güzel ortama ortak olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. İnşallah her günümüz Hıdırellez gibi neşe, birlik ve beraberlik içinde geçer” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım ise Hıdırellez’in bolluk, bereket ve dayanışma anlamına geldiğini belirterek, “Desteklerinden dolayı Başkanımız Ahmet Ataç’a ve siz değerli hemşerilerimize teşekkür ediyoruz. Hıdırellez’in ülkemize sağlık, bereket ve her şeyden önce huzur getirmesini diliyorum” dedi. Alınca Mahallesi’nde düzenlenen şenlik, müzik, halk oyunları, çocuk etkinlikleri ve mahalle sakinlerinin dayanışmasıyla baharın gelişini coşkulu bir buluşmaya dönüştürdü. Dayanışma ve bahar coşkusu bir arada Tepebaşı Belediyesi temizlik emekçilerinden oluşan Eko Şov Ritim Grubu sahne alarak şenliğe renk kattı. Mahalle sakinlerinin sergilediği yöresel halk oyunları da büyük beğeni topladı. Tepebaşı Belediyesi Kâğıt Geri Dönüşüm Atölyesi tarafından çocuklara yönelik atölye çalışmaları düzenlenirken, yüz boyama etkinlikleriyle minikler Hıdırellez coşkusunu doyasıya yaşadı. Kadınların hazırladığı yöresel lezzetler, özel kıyafetler ve mahalle sakinlerinin katılımıyla Alınca’da güçlü bir birlik ve beraberlik atmosferi oluştu.

Başkan Ünlüce: "Bizim Yürüyüşümüz İktidar Yürüyüşüdür" Haber

Başkan Ünlüce: "Bizim Yürüyüşümüz İktidar Yürüyüşüdür"

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında Ankara’da düzenlenen “Belediye Başkanları Toplantısı”na katıldı. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Türkiye’nin dört bir yanından büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarını bir araya getiren toplantıda başkanlara seslenen Ayşe Ünlüce, “Bizim yürüyüşümüz sıradan bir yürüyüş değildir. Bu iktidar yürüyüşüdür. Ancak bu iktidar öfkenin değil adaletin iktidarı olacak. Korkunun değil özgürlüğün iktidarı olacak. Biz bu ülkenin yarınlarına inanıyoruz. Biz bu ülkenin insanına inanıyoruz. Biz bu ülkenin zengin kaynaklarına inanıyoruz.” dedi. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Türkiye’nin dört bir yanından büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarını bir araya getiren toplantı, beş ayrı oturum halinde yapıldı. Toplantıya Eskişehir’den Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak ve Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci de katılım sağladı. Programın açılışında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okudu. Ardından Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın söz alarak bir konuşma gerçekleştirdi. Toplantıda daha sonra söz alan Ayşe Ünlüce, birlik ve dayanışma vurgusu yaptığı konuşmasında, 31 Mart seçimlerinin ardından halkın CHP’yi Türkiye’nin birinci partisi konumuna taşıdığını hatırlattı. Ünlüce, yerel yönetimlerin halkla kurduğu güçlü bağa dikkat çekerek sosyal belediyecilik anlayışının önemini vurguladı. “Bugün sıradan bir toplantı yapmıyoruz. Milletimizin helal oylarıyla seçilen belediye başkanları olarak dayanışmayı büyütmek, umudu diri tutmak için bir aradayız.” diyen Ünlüce, konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye'nin geleceğini sırtlayacak kadrolar olarak baba ocağında dimdik ayakta durduğumuzu söylemek için bir aradayız. Milletimiz 31 Mart'ta bizi tarihi bir göreve çağırdı. Çok çalıştık, çok mücadele ettik. Genel başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Her birimiz halkımızın emanetine büyük bir sorumlulukla omuzladık. Gece gündüz, yaz, kış, soğuk, sıcak demeden çalıştık. Halkçı sosyal belediyecilikle milletimizle kucaklaştık. Halkın belediyeleri olarak hizmeti siyasetten de üstün gördük. Neler yaşamadık ki? Ekonomik zorluklar, siyasi baskılar, soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar. Bizlerin de birer aileleri olduğunu, çocukları olduğunu unutarak sayısız iftiralar attılar. Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay başkanlarımızla bazı hikâyelerimiz yarım kaldı. Bir sözümüz de buradan onlara olsun. Bu karanlık bitecek, bu millet gülecek. Değerli yol arkadaşlarım, seçimlerin üzerinden iki yıl aşkın bir zaman geçti. Memleketin dört bir köşesinde çocuklar, kadınlar, gençler, emekçilerle hep kol kolayız. Sosyal belediyecilikle; belediyecilik anlayışında yeni bir çığır açtık. Belediyeciliği yalnız yol yapmak, altyapı yapmak olarak görmedik. İnsana dokunduk, hayatı kolaylaştırdık, adaleti ve eşitliği her mahalleye, her sokağa, her caddeye yaydık. Her projemizi halkımızla birlikte oluşturduk. Bir çocuğun mutluluğu, bir gencin umudu, bir kadının özgürlüğü, bir çiftçinin emeği, bir emeklinin tebessümü olduk. Bizim yürüyüşümüz sıradan bir yürüyüş değildir. Bu iktidar yürüyüşüdür. Ancak bu iktidar öfkenin değil adaletin iktidarı olacak. Korkunun değil özgürlüğün iktidarı olacak. Biz bu ülkenin yarınlarına inanıyoruz. Biz bu ülkenin insanına inanıyoruz. Biz bu ülkenin zengin kaynaklarına inanıyoruz. Kıymetli yol arkadaşlarım. Partimiz bu toprakların en köklü, en kapsayıcı siyasi geleneğidir. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin de millet egemenliğinin de yegâne temsilcisidir. Genel Başkanımız Özgür Özel'in siyasette kadın temsiliyetini artırma çabası çok önemlidir. Parti yönetiminde, Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde, yerel yönetimlerde, kısacası kadınlar her yerde. Tüzük kurultayımızın ardından yüzde otuz üç olan kota kademeli olarak önce yüzde kırka sonra da yüzde elliye yükselecek. Kadınların söz sahibi olması demek daha adil, daha şeffaf ve daha kapsayıcı bir yönetim demek. Şehirlerimiz kadınlarla yükselecek. Ülkemiz kadınlarla refaha ulaşacak. Demokrasi ve adalet kadınlarla inşa edilecek. Kıymetli yol arkadaşlarım. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında milletimizin umuda, güvene, adil bir yönetime ihtiyacı var. Bu ülkenin artık kutuplaşmaya değil kardeşliğe, birliğe ihtiyacı var. Yoksullaştıran politikalara değil adil paylaşıma ihtiyacı var. Kamuda eğitim, sağlık, sosyal politikalara ihtiyacı var. Karanlığa değil aydınlığa ihtiyacı var. Hava gibi, su gibi adalete ihtiyacı var. İşte bu umudu büyütecek olan halkçı başkanlar olarak bizleriz karşınızdayız, huzurunuzdayız. Şehirlerimizde uyguladığımız sosyal, halkçı ve ilerici yönetim anlayışı halkımızdan büyük teveccüh görüyor. Her projemizde şehirlerimize umut olmaya devam edeceğiz. Dirençli siyaset, dirençli demokrasi, dirençli şehirler inşa etmeye devam edeceğiz. Biliyoruz yolumuz uzun, yolumuz meşakkatli. Yolumuz hiç kolay değil, dikensiz gül bahçesi hiç değil. Ancak arkamızda anaların duası, babaların desteği, gençlerin azmi milletimizin kendisi var. Zor olacak ama olacak. Yaşasın demokrasi mücadelemiz, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Hep birlikte başaracağız. En içten dileklerimle hepinizi selamlıyorum.” Toplantıda ayrıca Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da birer konuşma yaptı. Programda belediye başkanları, sosyal belediyecilik, yerel yönetim deneyimleri ve gelecek dönem hedefleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Toplantının sonunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel gündeme ve toplantıya dair bir konuşma gerçekleştirdi.

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu Haber

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi ile Sosyal Demokrasi Derneği (SSD) Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen söyleşi ve kitap tanıtım etkinlikleri, hem Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalara hem de kent yaşamının niteliğine dair dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Aynı gün içinde gerçekleştirilen iki ayrı etkinlikte, bir yandan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesaj yankı bulurken, diğer yandan uzman isimler kent hakkı, kamusal alan ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik başlıklarını farklı yönleriyle ele aldı. Etkinliğe; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu ile çok sayıda Eskişehirli katıldı. İMAMOĞLU’NDAN MEKTUP Program, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden Eskişehirlilere gönderdiği mektubun okunmasıyla başladı. İmamoğlu mektubunda, Eskişehirlileri Silivri’den selamlayarak tutukluluk sürecine ve yürütülen soruşturmalara değindi. Sürecin siyasi bir nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, “Bir yılı aşkın süredir ailemden, sevdiklerimden, sizlerden ayrıyım. Hiçbir somut delile dayanmayan gizli tanık delilleri, yalanlar ve iftiralarla tutsağım” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle hedef alındığını belirten İmamoğlu, ailesi ve yol arkadaşları üzerinden baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Devlet geleneğinde bu tür uygulamaların yeri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “millete hizmetten başka bir amaçlarının olmadığını” söyledi. İmamoğlu mektubunda “Bugün bu anlamlı buluşma vesilesiyle bir arada olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli yol arkadaşım ve dostum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, Sosyal Demokrasi Derneği’nin tüm yöneticilerine ve üyelerine, bu buluşmada emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum. Çok az kaldı yeniden buluşmamıza, yeniden türküler söyleyip horon vurmamıza! O güzel ve özgür günler gelinceye dek hepinizi hasretle kucaklıyorum” sözlerine yer verdi. İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy bir konuşma yaptı. “MESELE RAKAM DEĞİL, ZİHNİYET” Sosyal demokrat bir belediyeciliğin neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymak için bir araya geldiklerini belirten Aksoy, Eskişehir’in bu konuda Türkiye’nin kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Aksoy, “Ben Ankara’da doğmuş, 2016 yılında Eskişehir’e taşınmış bir dostunuz olarak şunu açıkça söyleyebilirim: 2016 yılının Ankara’sı ile Eskişehir’i kıyasladığımda gördüğüm fark yalnızca bir şehircilik farkı değildi. O dönemde Ankara’da hissedilen yönetilememe sancısı ile Eskişehir’in sunduğu sosyal demokrasiye yakışır yaşam arasında adeta bir medeniyet uçurumu vardı. Ben bu farkı görerek Eskişehirli olmayı seçtim. Bizim meselemiz rakamlar değil, zihniyettir. Çünkü bizim anlayışımızda bütçe yönetimi sadece finansal bir konu değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Harcanan her kuruşun hesabı, namus borcu gibi halka verilmelidir. Bu yapılmıyorsa orada demokrasiden söz edilemez. Bugün ele alacağımız mesele, aslında halkın gasp edilen hakkının geri alınma mücadelesidir. Meydanlar ve sokaklar yalnızca beton yığınları değildir. Kamusal alanlar, bir kentin özgürlük nefesidir. Eğer bir kentte insanlar kendi sokağında yabancı, kendi meydanında izleyici gibi hissediyorsa, orada gerçek bir kent hakkından söz edilemez. SSD olarak biz şeffaflığı bir lütuf değil, temel bir görev; kenti ise birilerinin mülkü değil, hepimizin ortak yaşam alanı olarak görüyoruz” dedi. “HESAP VERMEK KADAR HESAP SORMAK DA ÖNEMLİ” SSD ile birlikte düzenledikleri bu etkinliğin Türk belediyeciliği ve demokrasisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal demokratların en belirgin özelliklerinden birinin hesap verebilirlik olduğunu ifade etti. Kurt, “Hesap vermek kadar hesap sormak da çok önemlidir. Bu hesabın nasıl sorulacağına dair somut örnekleri şimdi dinleyeceğiz” diye konuştu. “BU DAVALAR SİYASİDİR” Konuşmaların ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri S. Tarık Balyalı’nın “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını anlattığı söyleşiye geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Balyalı, kitabında yer verdiği iddialar ve bulgular üzerinden yerel yönetimlerde şeffaflık, denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, yurttaşların bu süreçteki rolüne de dikkat çekildi. Geçmişte soruşturma konusu dahi yapılamayan meseleler nedeniyle bugün arkadaşlarının cezaevinde bulunduğunu dile getiren Balyalı, “Basın yeterince yer vermese de sosyal medya üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlarımızın nasıl hesap verdiğini hepimiz görüyoruz. Ben haftada bir gün mutlaka cezaevine gidiyorum ve duruşmalara katılıyorum. Diğer günlerde ise arkadaşlarımın savunmalarını okuyorum. Benim birlikte görev yaptığım arkadaşlarımın neler yaptığını çok iyi biliyorum ve anlattıkları her şeye şahidim. Hepsi tertemiz ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Her ifadeleri, bu davanın ne kadar siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi. “MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ” Türkiye’nin dört bir yanında yol arkadaşlarının haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alındığı ve tutuklandığı bir dönemde hiçbir Cumhuriyet Halk Partilinin sessiz kalma lüksünün olmadığını belirten Balyalı, herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu söyledi. “Ben de bu mücadeleye, arkadaşlarıma ve partime bu kitabı yazarak destek olmak istedim. Bu kitap benim tanıklıklarımdır. AKP döneminde yapılan yolsuzlukları anlatmak ve bu yolsuzlukları yapanların bugün serbestçe dolaşırken, bizim arkadaşlarımızın hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Zor ve sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Normal şartlarda bir kitap yazdığınızda tebrik edilirsiniz. Ancak bugün bana ‘Silivri soğuktur’, ‘Bu zamanda başka işin mi yok?’, ‘Arkadaşlarını özledin galiba’, ‘Başına gelecekleri düşündün mü?’ gibi sözler söyleniyor” ifadelerini kullandı. Tarık Balyalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Başıma gelebilecekleri düşündüm ve bunun hiçbir önemi yok. Evet, arkadaşlarımı özledim; ancak onlarla özgürlükte buluşmayı daha çok özledim. Bu kitabı kaleme alan kişi ben olsam da aslında yazarı ben değilim. Bu kitabın gerçek yazarı AKP’dir. Eğer AKP ve İstanbul’daki yöneticileri bu yolsuzluklara ve usulsüzlüklere neden olmasaydı, böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. Üstelik elimizde yalnızca bu kitap değil, benzer içerikte en az beş kitap daha yazılabilecek bir birikim bulunuyor.” KAMUSAL ALANLAR YAŞAMIN KENDİSİ Aynı gün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de kültür tarihçisi Mahir Polat’ın katılımıyla düzenlenen “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” başlıklı etkinlik oldu. Söyleşide, kentlerin yalnızca fiziksel mekânlardan ibaret olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, ortak yaşam kültürünü ve demokratik katılımı barındıran alanlar olduğu vurgulandı. Kamusal alanların giderek daraldığı bir dönemde kent hakkının korunmasının ve bu alanların herkes için erişilebilir kılınmasının önemine dikkat çeken Polat, kent yaşamının niteliğinin, bireylerin bu alanlarla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Polat, katılımcı bir şehir anlayışının gerekliliğini dile getirdi. “Bütün neşesini ve enerjisini kaybetmiş toplumlar için iyileşmenin kaynağı nereden gelebilir?” sorusunu yönelten Polat, kolektif hafıza ve kolektif mekân kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İBB Miras çalışmaları üzerinden örnekler veren Polat, kent içinde herkesin gözü önünde bulunan ancak terk edilmiş, metruk ve korkulan yapıların zamanla “tekinsiz alanlar”a dönüştüğünü ifade etti. İstanbul’da uzun yıllar kullanılmayan Bulgur Palas’ı ve kara surlarını örnek gösteren Polat, bu tür alanların toplumda korku ve uzaklaşma duygusu yarattığını belirtti. Pippa Bacca’nın İstanbul’da kara surlarında uğradığı saldırıyı hatırlatan Polat, bu tür mekânların yalnızca hayal ürünü değil, gerçek anlamda risk barındıran alanlar hâline geldiğini söyledi. Geçmişten gelen, “kadim” olarak nitelendirilen bu yapıların aslında yaşamla bağını tamamen koparmadığını vurgulayan Polat, “Tam yok olmak üzereyken restore edilen bu yapılar yeniden hayat bulur. İyileştikçe güzelleşir ve insanlar onlarla yeniden temas kurmaya başlar. Ölüm duygusu ile yaşam duygusu arasındaki fark, kamusal alan ve restorasyon süreçlerinde bu kadar hayati bir yerde durur” dedi. İBB Miras kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Polat, İstanbul’da yaklaşık 35 bin kültürel miras unsuru bulunduğunu ifade etti. Ancak tüm kurumların iş birliği yapmasına rağmen bu mirasın restorasyon ihtiyacını karşılayacak yeterli bütçenin bulunmadığını belirten Polat, kaynak kullanımına dikkat çekti. Polat, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Biz yoksul bir ülkeyiz. Daha gösterişli binalar yaparak, yalnızca görünüşümüzü değiştirerek bu yoksulluğu ortadan kaldıramayız. Kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız. Kamu, bu kaynakları verimli biçimde değerlendirmeli ve birbirini geliştiren süreçlerin önünü açmalıdır.” Söyleşilerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı S. Tarık Balyalı, katılımcılar için “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını imzaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.