SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Porsuk Haber Ajansı - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Partili İbrahim Arslan: "Kimse Kimsenin Örgütünü Çalmadı!" Haber

Yeni Partili İbrahim Arslan: "Kimse Kimsenin Örgütünü Çalmadı!"

Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP cephesinden yöneltilen eleştirilere ve Jale Nur Süllü'nün açıklamalarına yanıt verdi. Milletvekili Arslan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ayrışma sürecinden bugüne kadar CHP Eskişehir Milletvekili Sayın Jale Nur Süllü’nün şahsımız, yol arkadaşlarımız ve Yeni Parti hakkında yaptığı pek çok değerlendirmeye cevap vermedim. Çünkü siyasette yollar ayrılabilir, tercihler değişebilir. Dün aynı çatı altında mücadele eden insanlar bugün farklı siyasi tercihlerde bulunabilir. Bunu kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürmeyi doğru bulmadım. Ancak son günlerde kullanılan “maceraya atıldılar”, “örgütlerimizi çaldılar”, “tam bir siyasi hırsızlıkla gittiler”, “arınarak devam ediyoruz” ifadeleri artık siyasi eleştirinin ötesindedir. DÜN KARŞI ÇIKTIĞIMIZ DİLİ BUGÜN KULLANAMAYIZ Yıllardır iktidarın ve onunla aynı zeminde buluşan butlancı anlayışın; demokratik muhalefeti itibarsızlaştırmak, seçilmişleri kriminalize etmek ve siyasi tercihleri şaibeli göstermek için kullandığı dile hep birlikte karşı çıktık. Dün karşı çıktığımız dili bugün eski yol arkadaşlarımıza karşı kullanmak ciddi bir siyasi savrulmadır. Kimse kimsenin örgütünü “çalmadı”. İnsanlar eşya değildir; siyasi partilerin mülkü hiç değildir. Belediye başkanları, ilçe başkanları, yöneticiler, meclis üyeleri ve yurttaşlar yaşananları görmüş, değerlendirmiş ve özgür iradeleriyle siyasi tercihte bulunmuştur. Bu tercihleri eleştirebilirsiniz; ancak insanların iradesini yok sayamazsınız. HUKUK DA DEMOKRASİ DE SİYASİ POZİSYONA GÖRE DEĞİŞMEZ Genel Başkanımız Özgür Özel hakkında hazırlanan fezlekelerdeki suçlamaları öne çıkaran bir dil kullanılması da düşündürücüdür. Fezleke hüküm değildir. İddia suçun kanıtı değildir. Masumiyet karinesi siyasi konjonktüre göre değiştirilebilecek bir ilke hiç değildir. Aynı tutarlılık Cumhurbaşkanı adayımız ve İBB başkanımız Ekrem İmamoğlu konusunda da gösterilmelidir. Daha düne kadar uğradığı hukuksuzluklara karşı çıktığınız, Silivri’de ziyaret ettiğiniz ve “Cumhurbaşkanı adayımız” dediğiniz Ekrem İmamoğlu hakkında bugün iktidarın uzun süredir üretmeye çalıştığı şüphe ve itham diline yaklaşmadan önce, geçmişte söylediklerinize ve paylaşımlarınıza bakmak gerekir. Siyasi tutarlılık, dün savunduğunuz ilkeleri şartlar değiştiğinde de savunabilmektir. YENİ PARTİ BİR “MACERA” DEĞİLDİR Butlan sürecinde biz nerede durduğumuzu gösterdik. Siyasi partilerin iradesinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesine, demokratik siyasetin yargı eliyle şekillendirilmesine karşı çıktık. Yol ayrımına geldiğimizde de tercihimizden tereddüt etmedik. Yeni Parti’yi birkaç kişinin tercihi ya da bir “macera” olarak göstermek ise ortaya çıkan toplumsal gerçeği görmezden gelmektir. Bu partiyi millet kurdu, adını millet koydu, bütçesini millet sağladı. Kuruluşunun hemen ardından yüz binlerce yurttaşımız üyelik için başvurdu; iki hafta gibi kısa bir sürede Türkiye’nin neredeyse bütün il ve ilçelerinde kurucu örgütlenmeler oluşturuldu. Bugünün ana muhalefet partisi, yarının iktidar iddiasını taşıyan Yeni Parti’nin gücü; “çalınmış” örgütlerden değil, kendi iradesiyle yan yana gelen milyonlarca yurttaşımızdan doğmaktadır. O nedenle bugün sorulması gereken asıl soru şudur: BUNCA İNSAN NEDEN AYNI SİYASİ TERCİHTE BULUŞTU? Bu sorunun cevabı ithamda, hakarette ya da geçmişi yeniden yazmakta değil; yaşanan siyasi süreçtedir. Biz dün hukuksuzluğa karşı nerede durduysak bugün de oradayız. Dün millet iradesini nasıl savunduysak bugün de aynı kararlılıkla savunuyoruz. Çünkü siyasette asıl mesele hangi çatının altında olduğunuz değil; yol ayrımına geldiğinizde hangi değerlerin yanında durduğunuzdur. Kimin rüzgâra göre yön değiştirdiğine, kimin şartlar değişse de sözünün ve değerlerinin arkasında durduğuna millet karar verir. Tarih de kaydını buna göre düşer."

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin Haber

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Meclis’te partisinin ilk önergesini gazeteciler için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin araştırılması ve gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163’üncü sırada. 7 ayda gazeteciler en az 350 kez hakim karşısına çıktı. 50 gazeteci gözaltına alındı. 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. İfade ve basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Gelin Meclis’te bir komisyon kuralım, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesinin, halkın haber alma hakkının önünü açalım” dedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilirken, Çakırözer, “Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” diye konuştu. 7 AYLIK İHLAL BİLANÇOSU: GAZETECİLER 350 KEZ YARGILANDI Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer partisinin TBMM’deki ilk önergesini gazeteciler ve basın özgürlüğü için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alında yaşanan ihlallerin ortadan kaldırılması ile halkın haber alma hakkının korunması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer’in önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis’teki konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlal bilançosunu açıklayan Çakırözer, Türkiye’nin dünyadaki basın özgürlüğü sıralamasına dikkat çekerek şunları söyledi: “AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Temmuz ayının üçte biri adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı! 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hakim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay tweet attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar.” “GAZETECİLER ZİNDANDAYKEN TARİHİ SÜRECİ KİM YAZACAK” “Bir yandan terörü bitireceğiz, toplumsal barışı sağlayacağız diyoruz! Peki ama bu tarihi süreci kim yazacak, kim anlatacak?” diye soran Çakırözer, “Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteler, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor.” “1,5 MİLYON WEB SİTESİ VE ALAN ADI ERİŞİME ENGELLİ” Haber, sosyal medya ve sitelere getirilen erişim engellerine de dikkat çeken Çakırözer, ülkenin toplumsal hafızasının erişim engelleriyle sistematik bir biçimde silindiğini, karartıldığını söyledi. Çakırözer şöyle konuştu: “Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda.” “BUGÜNÜN TARİHİNİ YAZACAK ARŞİVLER YOK EDİLİYOR” “Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu. Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine ‘millî güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor, hepsine anında karartma, anında sansür. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir.” “KOMİSYON KURULSUN, TAHRİBAT ORTAYA ÇIKARILSIN!” Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve erişim engelleri için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Biz bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın. Bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” dedi.

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: ''Önce Kurultay, Sonra İktidar!'' Haber

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: ''Önce Kurultay, Sonra İktidar!''

Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri, partiye yönelik yargı müdahalelerine ve "mutlak butlan" kararına karşı tarihi bir duruş sergiledi. 81 il başkanı adına açıklama yapan CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, 1003 kurultay delegesinin iradesini yansıtan imzaların genel merkeze teslim edildiğini duyurdu. Yalaz, partinin seçime girme yeterliliğini kaybetme riskine dikkat çekerek, "Önce Kurultay, sonra iktidar!" mesajı verdi. "Hedef Sandık, Hedef Milli İradedir" Açıklamasında 21 Mayıs tarihinde verilen "mutlak butlan" kararını sert sözlerle eleştiren Talat Yalaz, bu kararın anayasal düzeni ve çok partili demokrasiyi hedef alan siyasi bir müdahale olduğunu belirtti. Yaşananların sadece parti içi bir mesele olmadığını vurgulayan Yalaz, şu ifadeleri kullandı: ''21 Mayıs tarihinde siyasi bir talimat sonucunda verilen “mutlak butlan” kararı, ülkemizin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Butlan kararı partimizin iktidar yürüyüşünü durdurmayı hedefleyen siyasi bir müdahale olduğu gibi aynı zamanda tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkını hedef almış, çok partili demokrasinin ve anayasal düzenin temellerini sarsmıştır. Hedef sandıktır, Hedef milli iradedir, Hedef demokrasi kazanımlarıdır Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü ve üyelerini temsil eden İl Başkanları olarak, bu kara lekeyi ortadan kaldırmak için, sarsılmaz bir bütünlük içerisinde, ülkemize ve milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bizim hikayemiz, saray odalarında ya da kapalı kapılar ardında ya da mahkeme koridorlarında yazılmamıştır. Bu partinin temelinde, ilk kurultayımız kabul ettiğimiz Sivas Kongresi’nin bağımsızlık ateşi, ulusal onuru ve işgale boyun eğmeyen iradesi vardır. Saray tarafından kurgulanmış bu karanlık oyunu bozmanın yegane yolu zaman kaybetmeksizin Kurultayımızın bir an önce toplanmasıdır. Bu bağlamda bugün 81 ilden gelen il başkanlarımız ve temsilcilerimizle birlikte topladığımız imzaları muhataplarına teslim etmiş bulunuyoruz. 830 kurultay delegemizin noter beyanlı imzalarını, 170 İstanbul kurultay delegemizin kurultay isteyen imzalı irade beyanlarıyla birlikte 1003 ’ün kurultay iradesini net bir şekilde ortaya koymuştur. 2023 Kasım kurultayının ilk turunda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e 682 oy verildiğini özellikle vurgulamak isteriz. Bu imzaları yalnızca Kurultay delegelerimiz, örgütlerimiz ve üyelerimiz adına değil; hangi görüşten olursa olsun partimize yönelik bu siyasi müdahalenin karşısında duran on milyonlarca yurttaşımız adına teslim ediyoruz. Birileri tarafından; mahkeme kararının ve tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olduğuna ilişkin iddialar hukuken gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye’nin 32 kamu hukuku hocasının imzası ile yayınlanan mütaala elimde, birer suret yukarıya teslim edilmiş durumda. Türkiye’nin bütün hukukçuları ve bu metinler açıkça tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olmadığını hatta ve hatta tedbirin kurultay yapılmasını ivedi ve zorunlu kıldığını göstermektedir. Buna ilişkin yargı kararı ve anayasa mahkemesi kararları da açıktır ve bu olağanüstü kurultayın yapılmasının önünde hukuki hiçbir engel yoktur. Yaşananlar parti içi bir mesele değildir. Mesele Erdoğan ve millet arasındadır. Saray iktidarı siyasi yargı yoluyla partimize hukuk dışı bir müdahalede bulunmuştur. Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim alınmasıdır. Amaç CHP’yi majestelerin muhalefeti yapmaktır. Partimiz tarihi boyunca askeri ve siyasi darbelerle hedef alınmış, mal varlıklarına el konulmuş ve hatta kapatılmıştır. Cumhuriyet Halk Partimiz, örgütünden ve milletten aldığı güçle her türlü anti-demokratik müdahaleyi püskürtmeyi dün başarmıştır. Bugün de partimiz ve milletimiz darbeye teslim olmayacaktır. Bugün itibariyle yapılması gereken hızlı bir şekilde Olağanüstü Kurultay sürecinin başlatılmasıdır. Kurultayımızın 25 Temmuz 2026 tarihine kadar toplanmaması durumunda, 103 yaşına yaklaşan partimizin tarihinde ilk kez, seçime girme yeterliliğini kaybetme riski söz konusudur. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığımız şiar bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye’yi kimin yöneteceğine millet karar verir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine üyeleri ve örgütü karar verir. Bizler 2 milyon Cumhuriyet Halk Partiliyi ve demokrasiden taraf on milyonlarca yurttaşı temsilen irademizi burada bir kez daha ilan ediyoruz. Genel Başkanımız, Kurultayımız tarafından 4 kez seçilen Sayın Özgür Özel’dir. Cumhurbaşkanı Adayımız, 15.5 milyon yurttaşın oyuyla aday olan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Partimiz, baba ocağımız, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Pusulamız millettir. Milletin sözü bellidir: Önce Kurultay, sonra iktidar!''

İl Kadın Kolları Başkanı Yeşildal:"Kadın Örgütümüzün Genel Başkanı Asu Kaya’dır" Haber

İl Kadın Kolları Başkanı Yeşildal:"Kadın Örgütümüzün Genel Başkanı Asu Kaya’dır"

CHP Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya’nın görevden alınmasına sert tepki gösterdi. Yeşildal, "Örgüt iradesi masa başında yok sayılamaz" diyerek kararı kabul etmediklerini açıkladı. ​CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya’nın görevden alınmasına yönelik gelişmelere ilk tepki CHP Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal’dan geldi. ​"Demokratik Teamülleri Hiçe Sayan Bir Anlayış" ​Görevden alma kararına sert bir dille karşı çıkan Sibel Yeşildal, yaptığı açıklamada CHP’nin örgüt yapısına ve demokrasi vurgusuna dikkat çekti. Yeşildal, şu ifadeleri kullandı: ​"CHP Kadın Kolları’nın iradesi masa başında alınan kararlarla yok sayılamaz. Kadın örgütümüzün seçilmiş Genel Başkanı Sayın Asu Kaya’dır ve öyle kalacaktır. Demokratik teamülleri, örgüt iradesini ve kadınların mücadelesini hiçe sayan bu anlayışı kabul etmiyoruz." ​"Örgütü Dizayn Etme Girişimlerini Reddediyoruz" ​CHP'nin gücünün üyelerin ve sandık iradesinden geldiğini belirten Yeşildal, "Seçilmiş yöneticileri görevden alarak örgütü dizayn etmeye çalışmak ne parti kültürümüzle ne de demokrasi anlayışımızla bağdaşır" dedi. ​Yeşildal’dan Net Duruş: "Genel Başkanımız Özgür Özel'dir" ​Açıklamasında parti hiyerarşisine ve iradeye olan bağlılıklarını yineleyen Sibel Yeşildal, CHP'deki yönetim anlayışına dair sınırlarını net bir şekilde çizdi: ​"Bizim Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’dir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Kadın Kolları Genel Başkanımız ise Sayın Asu Kaya’dır. Partimizin ve örgütlerimizin iradesini yok sayan hiçbir girişimi kabul etmiyor; demokrasiye, örgüt iradesine ve seçilmiş yöneticilerimize sonuna kadar sahip çıkıyoruz."

CHP’de Kadın Kolları’ndan Ortak Çağrı: "Kurultay Hemen İlan Edilmeli" Haber

CHP’de Kadın Kolları’ndan Ortak Çağrı: "Kurultay Hemen İlan Edilmeli"

​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları İl Başkanları, partinin geleceğine dair kritik bir ortak açıklamaya imza attı. Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal ın destek verdiği ve 77 il başkanının katılımıyla yayınlanan bildiride, kurultay sürecinin 25 Temmuz 2026 tarihinden önce başlatılması talep edildi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları İl Başkanları, bir araya gelerek partinin izleyeceği yol haritasına dair güçlü bir mesaj verdi. "Eşitlik, Adalet ve Demokrasi" vurgusuyla yayınlanan ortak açıklamada, partinin birlik ve beraberliği ile iktidar hedefi öne çıkarıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Eşitlik, Adalet ve Demokrasi İnancımızla: Kadınlar Kurultaya, CHP İktidara Hazır! ​Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyen ceberrut iktidara karşı en güçlü mücadele hattını örenler; sokaklarda, meydanlarda ve hayatın her alanında direnen Cumhuriyet kadınlarıdır. ​Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği partimizi ve demokrasimizi felç etme girişimlerine karşı, CHP Kadın Kolları örgütü olarak tarihi bir sorumlulukla sesimizi yükseltiyoruz. ​Bizler, kurulduğu günden bu yana gücünü halktan ve parti içi demokrasiden alan asırlık çınarın kadın neferleriyiz. ​Siyaseti mahkeme salonlarına sıkıştırarak örgütümüzün iradesini ipotek altına almaya çalışan tüm oyunları bozacak iradeye sahibiz. Çözüm, yaratılmak istenen kaosta değil; partimizin en demokratik ve meşru alanı olan kurultayımızda halkın ve örgütün sesine kulak vermektir. ​Bu doğrultuda, partimizin geleceğini şekillendirecek büyük kurultay tarihinin 25 Temmuz 2026’dan önce olacak şekilde vakit kaybetmeksizin ilan edilmesi, örgütümüzün en net ve ortak talebidir. ​Açıkça ve Kararlılıkla İlan Ediyoruz: ​Bizim yürüyüşümüz, örgütün egemenliğini ve halkın değişim arzusunu iktidara taşıma yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün öncüleri; seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’dur. ​Partimiz içinde hiçbir ayrışmaya ikiliğe ya da motivasyon kaybına tahammülümüz yoktur. Meselemiz geçim derdiyle boğuşan milyonların, yaşam hakkını savunan kadınların ve geleceğe umutla bakmak isteyen çocukların memleket meselesidir. 81 ilde, milyonlarca üyemizin ve değişim isteyen kadınların gücüyle, dayatılan bu cendereden güçlenerek çıkacağız. ​Türkiye’nin kaybedecek tek bir günü bile yoktur. Biz kadınlar, inancımız ve emeğimizle Cumhuriyet Halk Partimizi önce kurultaya, sonra da iktidara taşımaya kararlıyız. ​İrademiz Örgüt, Gücümüz Millet, Yolumuz İktidardır!''

CHP İl Başkanlarından Çağrı: "Kurultayımız İktidara Giden Yolun Anahtarıdır" Haber

CHP İl Başkanlarından Çağrı: "Kurultayımız İktidara Giden Yolun Anahtarıdır"

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanları, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında düzenlenen Meclis Grup Toplantısı’nın ardından kritik bir deklarasyona imza attı. Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz’ın da aralarında bulunduğu 74 il başkanı, yaptıkları ortak açıklamada "Türkiye’nin kaybedecek vakti yok" vurgusu yaparak, partinin iktidar yürüyüşü için acil kurultay çağrısında bulundu. ​"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Örgütündür" ​Ortak metinde, iktidarın siyasi çıkarları uğruna demokrasiye müdahale etmeye çalıştığı belirtilerek, CHP’nin kurumsal hafızasıyla bu zorlu süreçleri aşacağı ifade edildi. Açıklamada, "CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir" denilerek, meşru rekabet zemini olarak kurultay işaret edildi. ​İl başkanlarının ortak açıklamasında; Kurultayın 25 Temmuz 2026 tarihinden önce yapılması ve takvimin bir an önce ilan edilmesi talep edildi. "Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur" denilerek parti içi birlik mesajı verildi. Meselelerin iç çekişmelerden ziyade memleket meselesi olduğu vurgulanarak, tüm örgütlerin iktidar yürüyüşüne hazır olduğu belirtildi. ​"Oyunları Bozmak İçin Örgütün İradesine Dönüyoruz" ​CHP İl Başkanları, partide herhangi bir ikilik veya kavga olmadığını, hedefin iktidar olduğunu yineledi. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür" ifadeleriyle, 2 milyon üyenin iradesine sahip çıkacaklarının altı çizildi. ​"81 İl Kurultaya ve İktidara Hazır" ​Açıklamanın sonunda, halkın partiden beklentisinin iktidar yürüyüşünü sürdürmek olduğu belirtildi. 81 il teşkilatının hem kurultaya hem de yaklaşan seçimlere tam bir kararlılıkla hazır olduğu mesajı verildi.

CHP Odunpazarı’ndan Özgür Özel’e Tam Destek Haber

CHP Odunpazarı’ndan Özgür Özel’e Tam Destek

​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Yönetimi, gerçekleştirdiği aylık olağan toplantısında Genel Başkan Özgür Özel ve seçilmiş parti yönetimine olan güvenini tazeledi. İlçe Başkanı Rahmi Çınar, partiye yönelik müdahalelere tepki göstererek, “Son yapılan kurultayda seçilen Genel Başkanımız Özgür Özel'in yanındayız ve arkasındayız” mesajını verdi. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı, İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın başkanlığında düzenlediği aylık olağan yönetim kurulu toplantısında gündemi belirleyen önemli kararlara imza attı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, parti içi demokrasiye vurgu yapılırken, Genel Başkan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na tam destek mesajı verildi. ​"Partimizi Birinci Parti Yaptık, İktidara Yürüyoruz" ​İlçe Başkanı Rahmi Çınar, toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında son dönemde partiye yönelik hukuki müdahalelere dikkat çekti. Çınar, şu ifadeleri kullandı: ​"CHP Odunpazarı İlçe Yönetimi olarak, son kurultayda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde ortaya çıkan değişimle birlikte partimizi birinci parti konumuna yükselttik ve hızla iktidara yürüyoruz. Ancak iktidara emin adımlarla yürüyen partimiz, bir takım mahkeme kararlarıyla engellenmeye çalışılmaktadır. Odunpazarı İlçe Örgütü olarak her türlü hukuksuzluğun karşısında, değişimin yanındayız." ​"Çağrımız Net: Partimizi Kurultaya Götürün" ​Parti üzerindeki dış müdahalelere ve atanan yönetimlere tepki gösteren Rahmi Çınar, "Mahkeme kararı ile partimize atanan 'butlan' yönetimine çağrımız; en kısa sürede partimizi kurultaya götürmeleridir. Her geciken karar, partimiz için daha vahim sonuçlara yol açabilecektir. Bizler Genel Başkanımız Özgür Özel’in ve seçilmiş parti yöneticilerimizin yanındayız, onlarla birlikte iktidara yürüyoruz ve alacakları her kararı destekliyoruz" dedi. ​Odunpazarı İlçe Yönetimi Tek Ses Oldu ​İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın öncülüğünde alınan karar metninde imzası bulunan isimler ise şu şekilde: Safiye Gürdoğan, Tülay Açıkgöz, Kasım Aktaş, Ali Efe Altıparmak, Ali Eren Doğan, Muharrem Elibüyük, Eren Ersoy, Münür Gül, Havva Melike Karalar, Cem Mansız, Sabri Ok, Nermin Özgen, Çiğdem Pekkal Çetin, Tolga Savaş, Güler Ünlü, Beyhan Yüksel.

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Türkiye'yi Kuruluş İlkelerine Taşıyacağız" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Türkiye'yi Kuruluş İlkelerine Taşıyacağız"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ülke ve şehir gündemlerini değerlendirerek, partilerinin "ilk milli iktidar" hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni kuruluş ilkelerine döndüreceğini vurguladı. İl Başkanı Hasan Demir, Türkiye'nin ciddi bir demokrasi sınavından geçtiğini belirtti. Demokrasinin sadece belirli kişi veya gruplar için değil, tüm vatandaşlar için elzem olduğunu vurgulayan Hasan Demir, "Zafer Partisi, milli, üniter ve laik cumhuriyetin ilelebet payidar kalması için mücadelenin merkezindedir," ifadelerini kullandı. Demir yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı: "Malumunuz sıkıntılı süreçlerden geçen ülke ve 20 yıldır uğradığımız garabet düzen. Gerçekten kelime tam anlamıyla budur: Garabet düzen ve bu düzenin başlangıcının ilk noktaları ve bugüne geliş macerası, hikayesi. Evet, 2007 yılında başlayan Ergenekon davaları hepimiz hatırlıyoruz. 2009 yılının sonunda gerçekleşen kozmik oda rezaleti, yani haremiismetimize girilmesi, devlet sırlarının ifşası. 2010 yılında başlayan Balyoz davaları. 2010 yılı CHP kaset operasyonu. 2011 yılı MHP kaset operasyonları. 2013 yılında yaşanılan Gezi olayları. Yine 2013 yılında 17-25 Aralık operasyonları ve rezillikleri. 2013-2015 yılları arasında sözde analar ağlamasın, özünde 1. ihanet süreci olarak değerlendirdiğimiz, 793 vatan evladını toprağa verdiğimiz, şehit verdiğimiz, binlerce gazinin gazi olduğu, mahallelerimizi terör örgütünden almak için mücadele ettiğimiz o kötü süreç. 7 Haziran 2015 seçimleri ve Bahçeli'nin AKP'yi yeniden iktidar yapmak salvoları sonrası patlayan bombalar, ölen canlar, güvenlik zafiyetleri varmışçasına halkı korkutan yapılar ve 1 Kasım seçimleri, seçimlerin sonuçları. Evet, 2016 15 Mayıs'ında ve 19 Haziran'ında Milliyetçi Hareket Partisi'nin engellenen kongreleri. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi, beslenen, büyütülen vatan hainlerinin darbe girişimi. Evet, ne istediniz de vermedik diyenlerin memleketin başına ördüğü çorapların 15 Temmuz 2016 günü ülkeye açtığı yaralar. 2017 16 Nisan'da yapılan kirli referandum ve yaklaşık 2,5 milyon mühürsüz oyun, 2,5 milyon mühürsüz oyun YSK tarafından geçerli sayılması ve sonrasında halihazırda yaşadığımız rejim değişikliği, başkanlık sistemine geçiş. 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçiminin ilkinin iptal edilmesi, zarfa giren 4 tane oyun 3'ünün geçerli, 1'inin geçersiz sayılması ve seçimlerin tekrarlanması. 14.000 olan farkın Türk milletinin hassasiyetiyle 800.000'e çıkması. Ve hızlı devam etmek istiyorum. 2024 Ekim'de başlayan ve hala devam eden sözde barış ve demokrasi, özünde 2. ihanet süreci. Halihazırda yaşıyoruz. Mecliste alkışlanan önder, terörist başı önder tayin edilen terörist başı ve avanesinin şu an statü arayışı. Birileri tarafından statü aranması. 21 Ocak 2025'te Sayın Genel Başkanımız Profesör Doktor Ümit Özdağ'ın haksız, hukuksuz bir vaziyette düşman ceza hukukuyla tutuklanması, 5 ay Silivri Cezaevi'nde rehin tutulması. 2025 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu operasyonu, akabinde gerçekleştirilen CHP'li belediyelere yapılan operasyonlar ve tutuklamalar. Son haftaya baktığımızda, 22 Mayıs 2026 tarihinde YSK'nın tanıdığı fakat Ankara'da, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından iptal edilen Cumhuriyet Halk Partisi Kongresi ve tayin edilen mutlak butlan. Ve dün yaşanan rezil tablo. 24 Mayıs 2026 tarihinde CHP Genel Merkezi'sine polis müdahalesi ve yaşanan onlarca rezillik. Evet, 20 seneyi 20 başlıkla hemen hızlı bir şekilde anlatmak istedim. Hafızalarımızı tekrar canlandırmak istedim. Evet, Türk milleti ciddi bir demokrasi sınavından geçiyor. Bu demokrasi sadece Hasan'a, Hüseyin'e, sadece Zafer Partisi'ne, Ümit Özdağ'a, sadece herhangi birisine lazım değil. Bu demokrasi hepimize lazım. Bu inançla Zafer Partisi'ni 2021 26 Ağustos'ta Zafer Haftası'nda kurduk ve o gün bugündür demokrasi için, milli, üniter, laik cumhuriyetin yaşaması ve yaşatılması için ilelebet payidar kalması için mücadelenin içerisindeyiz. Bu hadiseler bürokraside ve siyasette yaşanırken Türk toplumu ne gibi sorunlarla karşı karşıya hepiniz biliyorsunuz. Emekli, asgari ücretli, çalışan, çiftçi, herhangi sektörde faaliyet gösteren kim varsa bırakın geleceğe yatırım yapmayı günü kurtarmakta zorlanıyor. Dün gerçekleşen, bir önceki gün gerçekleşen operasyonlarda milyarlarca dolarımız maalesef tekrar borsa vasıtasıyla elimizden uçtu gitti. Evet, ülke çok ciddi karanlıklara sevk olunuyor ama ve lakin birileri sadece makamını muhafaza etmek için, birileri birilerinin söylemlerini tekrar hayata geçirmek için, yani ülkeye monarşiyi tekrar getirmek için, demokrasiden uzaklaşmak için her imkanı kullanıyor ve tabiri caizse bütün tuşlara basıyor. Ve bizler, Zafer Partisi teşkilatları başta genel merkezimiz olmak üzere bu yapıların net olarak farkındayız ve yapılanların net olarak farkındayız ve bunlara alternatif doğru stratejiyle ülkeyi gerçekten doğru ellere teslim etmenin, doğru ellerle yönetmenin hesabını yapıyoruz. Bu minvalde çalışmalarımız hızla devam ediyor ve Zafer Partisi, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, oluşturulacak ilk milli iktidarda, tekrar üzerine basarak söylüyor, oluşturulacak ilk milli iktidarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tekrar kuruluş ilkelerine taşıyacak ve cumhuriyeti olması gereken düzeye sevk edecek ciddi oluşumların olduğu yegane partidir ve bu parti, Zafer Partisi yarınlar için umut, gençlik için umut, yaşayan her Türk vatandaşı için umut olmak zorundadır. Biz bu süreçlerde hiçbir zaman avucumuzu sıvazlayıp bize ne düşer diye bakmadık. Biz ülkenin geleceğini, milli, üniter, laik yapısını tekrar tesis etmek için tüm mücadeleyi sahada sarf ettik, sarf etmeye devam ediyoruz. Bu haykırışlarımızı Türk milleti dinliyor, kulak veriyor ve bize destek veriyor. Bu minvalde Eskişehir teşkilatımız olarak 1,5 senedir üzerine yüklendiğimiz vazifeyi de en iyi şekilde ifa etmek adına mücadelenin içerisindeyiz ve bu mücadeleye peyderpey alanlarda hakimiyeti doğru tesis eden ciddi insanlar dahil oluyor. Bugün de Zafer Partisi Eskişehir Teşkilatı'na bizimle beraber olmak kaidesiyle geçmiş dönemde ciddi faaliyetlerde bulunmuş, gerek siyasette gerek bürokraside birçok belediyede belediye başkan yardımcılığı ve kuruculuk yapmış, birçok siyasi partide, özellikle merkez sağda çok önemli alan kapatmış Tekin Emre Öztürk Beyefendi'yi aramıza katmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kendisi, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği kavramına dört elle sarılan ve bu şekilde siyaseti Zafer Partisi'nde, ülkenin geleceğini Zafer Partisi'nde gören kıymetli bir büyüğümüz. Aynı şekilde geçmiş dönemde Emre Bey'le de birçok siyasi ortamda faaliyet gösteren Berrin Ayas Hanımefendi'yi partimize katmakla mutluluk duyuyoruz. Zafer Partisi salonlarda, sokaklarda, her alanda Türk milletini temsil kabiliyetine her dakika ulaşma noktasında ciddi adımlar atıyor. Ve bu minvalde çalışmalar yapıyor. Birçok projemizi halkımızla buluşturarak gerçekten yaşanılabilir bir Türkiye'nin tesisinin imkansız olmadığını ve bunu birlikte başaracağımızı tekrar beyan ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.