SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hesap Verebilirlik

Porsuk Haber Ajansı - Hesap Verebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hesap Verebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu Haber

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi ile Sosyal Demokrasi Derneği (SSD) Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen söyleşi ve kitap tanıtım etkinlikleri, hem Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalara hem de kent yaşamının niteliğine dair dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Aynı gün içinde gerçekleştirilen iki ayrı etkinlikte, bir yandan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesaj yankı bulurken, diğer yandan uzman isimler kent hakkı, kamusal alan ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik başlıklarını farklı yönleriyle ele aldı. Etkinliğe; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu ile çok sayıda Eskişehirli katıldı. İMAMOĞLU’NDAN MEKTUP Program, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden Eskişehirlilere gönderdiği mektubun okunmasıyla başladı. İmamoğlu mektubunda, Eskişehirlileri Silivri’den selamlayarak tutukluluk sürecine ve yürütülen soruşturmalara değindi. Sürecin siyasi bir nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, “Bir yılı aşkın süredir ailemden, sevdiklerimden, sizlerden ayrıyım. Hiçbir somut delile dayanmayan gizli tanık delilleri, yalanlar ve iftiralarla tutsağım” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle hedef alındığını belirten İmamoğlu, ailesi ve yol arkadaşları üzerinden baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Devlet geleneğinde bu tür uygulamaların yeri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “millete hizmetten başka bir amaçlarının olmadığını” söyledi. İmamoğlu mektubunda “Bugün bu anlamlı buluşma vesilesiyle bir arada olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli yol arkadaşım ve dostum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, Sosyal Demokrasi Derneği’nin tüm yöneticilerine ve üyelerine, bu buluşmada emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum. Çok az kaldı yeniden buluşmamıza, yeniden türküler söyleyip horon vurmamıza! O güzel ve özgür günler gelinceye dek hepinizi hasretle kucaklıyorum” sözlerine yer verdi. İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy bir konuşma yaptı. “MESELE RAKAM DEĞİL, ZİHNİYET” Sosyal demokrat bir belediyeciliğin neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymak için bir araya geldiklerini belirten Aksoy, Eskişehir’in bu konuda Türkiye’nin kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Aksoy, “Ben Ankara’da doğmuş, 2016 yılında Eskişehir’e taşınmış bir dostunuz olarak şunu açıkça söyleyebilirim: 2016 yılının Ankara’sı ile Eskişehir’i kıyasladığımda gördüğüm fark yalnızca bir şehircilik farkı değildi. O dönemde Ankara’da hissedilen yönetilememe sancısı ile Eskişehir’in sunduğu sosyal demokrasiye yakışır yaşam arasında adeta bir medeniyet uçurumu vardı. Ben bu farkı görerek Eskişehirli olmayı seçtim. Bizim meselemiz rakamlar değil, zihniyettir. Çünkü bizim anlayışımızda bütçe yönetimi sadece finansal bir konu değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Harcanan her kuruşun hesabı, namus borcu gibi halka verilmelidir. Bu yapılmıyorsa orada demokrasiden söz edilemez. Bugün ele alacağımız mesele, aslında halkın gasp edilen hakkının geri alınma mücadelesidir. Meydanlar ve sokaklar yalnızca beton yığınları değildir. Kamusal alanlar, bir kentin özgürlük nefesidir. Eğer bir kentte insanlar kendi sokağında yabancı, kendi meydanında izleyici gibi hissediyorsa, orada gerçek bir kent hakkından söz edilemez. SSD olarak biz şeffaflığı bir lütuf değil, temel bir görev; kenti ise birilerinin mülkü değil, hepimizin ortak yaşam alanı olarak görüyoruz” dedi. “HESAP VERMEK KADAR HESAP SORMAK DA ÖNEMLİ” SSD ile birlikte düzenledikleri bu etkinliğin Türk belediyeciliği ve demokrasisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal demokratların en belirgin özelliklerinden birinin hesap verebilirlik olduğunu ifade etti. Kurt, “Hesap vermek kadar hesap sormak da çok önemlidir. Bu hesabın nasıl sorulacağına dair somut örnekleri şimdi dinleyeceğiz” diye konuştu. “BU DAVALAR SİYASİDİR” Konuşmaların ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri S. Tarık Balyalı’nın “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını anlattığı söyleşiye geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Balyalı, kitabında yer verdiği iddialar ve bulgular üzerinden yerel yönetimlerde şeffaflık, denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, yurttaşların bu süreçteki rolüne de dikkat çekildi. Geçmişte soruşturma konusu dahi yapılamayan meseleler nedeniyle bugün arkadaşlarının cezaevinde bulunduğunu dile getiren Balyalı, “Basın yeterince yer vermese de sosyal medya üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlarımızın nasıl hesap verdiğini hepimiz görüyoruz. Ben haftada bir gün mutlaka cezaevine gidiyorum ve duruşmalara katılıyorum. Diğer günlerde ise arkadaşlarımın savunmalarını okuyorum. Benim birlikte görev yaptığım arkadaşlarımın neler yaptığını çok iyi biliyorum ve anlattıkları her şeye şahidim. Hepsi tertemiz ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Her ifadeleri, bu davanın ne kadar siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi. “MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ” Türkiye’nin dört bir yanında yol arkadaşlarının haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alındığı ve tutuklandığı bir dönemde hiçbir Cumhuriyet Halk Partilinin sessiz kalma lüksünün olmadığını belirten Balyalı, herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu söyledi. “Ben de bu mücadeleye, arkadaşlarıma ve partime bu kitabı yazarak destek olmak istedim. Bu kitap benim tanıklıklarımdır. AKP döneminde yapılan yolsuzlukları anlatmak ve bu yolsuzlukları yapanların bugün serbestçe dolaşırken, bizim arkadaşlarımızın hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Zor ve sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Normal şartlarda bir kitap yazdığınızda tebrik edilirsiniz. Ancak bugün bana ‘Silivri soğuktur’, ‘Bu zamanda başka işin mi yok?’, ‘Arkadaşlarını özledin galiba’, ‘Başına gelecekleri düşündün mü?’ gibi sözler söyleniyor” ifadelerini kullandı. Tarık Balyalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Başıma gelebilecekleri düşündüm ve bunun hiçbir önemi yok. Evet, arkadaşlarımı özledim; ancak onlarla özgürlükte buluşmayı daha çok özledim. Bu kitabı kaleme alan kişi ben olsam da aslında yazarı ben değilim. Bu kitabın gerçek yazarı AKP’dir. Eğer AKP ve İstanbul’daki yöneticileri bu yolsuzluklara ve usulsüzlüklere neden olmasaydı, böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. Üstelik elimizde yalnızca bu kitap değil, benzer içerikte en az beş kitap daha yazılabilecek bir birikim bulunuyor.” KAMUSAL ALANLAR YAŞAMIN KENDİSİ Aynı gün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de kültür tarihçisi Mahir Polat’ın katılımıyla düzenlenen “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” başlıklı etkinlik oldu. Söyleşide, kentlerin yalnızca fiziksel mekânlardan ibaret olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, ortak yaşam kültürünü ve demokratik katılımı barındıran alanlar olduğu vurgulandı. Kamusal alanların giderek daraldığı bir dönemde kent hakkının korunmasının ve bu alanların herkes için erişilebilir kılınmasının önemine dikkat çeken Polat, kent yaşamının niteliğinin, bireylerin bu alanlarla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Polat, katılımcı bir şehir anlayışının gerekliliğini dile getirdi. “Bütün neşesini ve enerjisini kaybetmiş toplumlar için iyileşmenin kaynağı nereden gelebilir?” sorusunu yönelten Polat, kolektif hafıza ve kolektif mekân kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İBB Miras çalışmaları üzerinden örnekler veren Polat, kent içinde herkesin gözü önünde bulunan ancak terk edilmiş, metruk ve korkulan yapıların zamanla “tekinsiz alanlar”a dönüştüğünü ifade etti. İstanbul’da uzun yıllar kullanılmayan Bulgur Palas’ı ve kara surlarını örnek gösteren Polat, bu tür alanların toplumda korku ve uzaklaşma duygusu yarattığını belirtti. Pippa Bacca’nın İstanbul’da kara surlarında uğradığı saldırıyı hatırlatan Polat, bu tür mekânların yalnızca hayal ürünü değil, gerçek anlamda risk barındıran alanlar hâline geldiğini söyledi. Geçmişten gelen, “kadim” olarak nitelendirilen bu yapıların aslında yaşamla bağını tamamen koparmadığını vurgulayan Polat, “Tam yok olmak üzereyken restore edilen bu yapılar yeniden hayat bulur. İyileştikçe güzelleşir ve insanlar onlarla yeniden temas kurmaya başlar. Ölüm duygusu ile yaşam duygusu arasındaki fark, kamusal alan ve restorasyon süreçlerinde bu kadar hayati bir yerde durur” dedi. İBB Miras kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Polat, İstanbul’da yaklaşık 35 bin kültürel miras unsuru bulunduğunu ifade etti. Ancak tüm kurumların iş birliği yapmasına rağmen bu mirasın restorasyon ihtiyacını karşılayacak yeterli bütçenin bulunmadığını belirten Polat, kaynak kullanımına dikkat çekti. Polat, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Biz yoksul bir ülkeyiz. Daha gösterişli binalar yaparak, yalnızca görünüşümüzü değiştirerek bu yoksulluğu ortadan kaldıramayız. Kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız. Kamu, bu kaynakları verimli biçimde değerlendirmeli ve birbirini geliştiren süreçlerin önünü açmalıdır.” Söyleşilerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı S. Tarık Balyalı, katılımcılar için “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını imzaladı.

ELOGE Ödülü Başkan Ataç'a Takdim Edildi Haber

ELOGE Ödülü Başkan Ataç'a Takdim Edildi

Tepebaşı Belediyesi’nin almış olduğu Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülü, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız tarafından Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’a takdim edildi. Avrupa Konseyi tarafından; şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi iyi yönetişimin temel ilkelerini benimseyen ve bu anlayışı kurumsal yapısına yerleştirmeyi taahhüt eden yerel yönetimlere verilen ELoGE, deneyimli bürokratlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız bir jüri tarafından değerlendiriliyor. Tepebaşı Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen ve yerel yönetimlerde iyi yönetişim anlayışının en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülüne layık görüldü. Makamda takdim edildi Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, Özel Kalem Müdürü Nurdan Türeci Akova ve Basın Yayın Müdürü Nida Yılmaz Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ı makamında ziyaret ederek Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülünü takdim etti. “Kriterlerin çoğunu zaten yerine getiriyorduk” Ödül ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Ataç, “Nezaketiniz için öncelikle teşekkür ediyorum. Biz ELoGE ödülünü için belirlenen kriterlerin birçoğunu zaten yerine getiriyorduk. Şimdi amacımız bu ödülün her yıl belediyemize gelmesi. Bunun için arkadaşlarımızla beraber çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Size ve ekibinize tekrar teşekkürlerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı. “Tepebaşı Belediyesi’ne gönül rahatlığıyla takdim ediyoruz” Yıldız, “Belediyelerimizin çalışmalarıyla ilgili bir mükemmelliyetçi ve yönetişim ödülü. Çok detaylı kıstasları ve kriterleri var. Belediyelerimizin bu kriterlerin tamamını başarmış olması gerekiyor. Ciddi bir değerlendirmeden geçiyor. Biz bütün belediyelerin bu standartlara ulaşması için çalışıyoruz. Tepebaşı Belediyesi bu standartları sağladı ve biz de gönül rahatlığıyla ve çok mutlu bir şekilde kendisine ve çalışanlara takdim ettik. Umarım bu ödülü her sene Tepebaşı Belediyesine getiririz. Her mükemmelliği sağladıkları için kendilerine teşekkür ediyorum ve çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi. Ödül takdiminin ardından ise Başkan Ataç Genel Sekreter Yıldız ve beraberindeki heyeti, pişmiş toprak sempozyumu eserlerini ve Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesini gezdirdi. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan eserlere ve atölyeye hayran kaldıklarını belirten heyet, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a çalışmalarında başarılar diledi.

ELOGE Ödülü Başkan Ünlüce'ye Takdim Edildi Haber

ELOGE Ödülü Başkan Ünlüce'ye Takdim Edildi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Şubat ayında yerel yönetimlerde iyi yönetişim ilkelerini esas alan çalışmalarıyla uluslararası alanda bir kez daha takdir görmüştü. Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülü, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız tarafından Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye makamında takdim edildi. Şubat ayında ödülü almaya hak kazanan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bu başarıyı üç yıl üst üste elde ederek ödülü almaya hak kazanan büyükşehir belediyelerinden biri oldu. Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız, Genel Sekreter Yrd. Dr. Şengül Altan Arslan, Özel Kalem Müdürü Nurdan Türeci Akova ve Basın Yayın Müdürü Nida Yılmaz Eskişehir’e gelerek Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülünü Başkan Ayşe Ünlüce’ye makamında takdim etti. Ziyarette yerel yönetimlerde iyi yönetişim uygulamaları ve belediyelerin hizmet anlayışı üzerine görüş alışverişinde de bulunuldu. Başkan Ayşe Ünlüce, ELoGE ödülünün belediyenin yönetim anlayışının uluslararası düzeyde tescili niteliğinde olduğunu belirterek, “ELoGE; şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve iyi yönetişim alanındaki çalışmalarımızın uluslararası düzeyde tescili niteliğinde. Bu anlayışla Eskişehir’i birlikte yönettiğimiz hemşehrilerimizle şehrimizi daha da ileriye taşımaya kararlıyız. Nazik ziyaretleri için Sayın Yıldız ve beraberindeki bürokratlara teşekkür ediyorum.” dedi.

Büyükşehir Belediyesine Üst Üste Üçüncü Kez Yönetişim Ödülü Haber

Büyükşehir Belediyesine Üst Üste Üçüncü Kez Yönetişim Ödülü

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen ve yerel yönetimlerde iyi yönetişim ilkelerini esas alan “Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası” (ELoGE) ödülünü bu yıl da almaya hak kazandı. Böylece Eskişehir, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile birlikte ödülü üç yıl üst üste alan iki büyükşehirden biri oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, iyi yönetişim alanındaki kararlı çalışmalarıyla hem ulusal hem de uluslararası düzeyde örnek gösterilen belediyeler arasındaki yerini güçlendirmeye devam ediyor. ELoGE 2025 Ödül Töreni, Ankara’da Türkiye Belediyeler Birliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törende, Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası’nı bir yıl süreyle kullanma hakkı kazanan belediyelere ödülleri takdim edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni törende Genel Sekreter Yardımcısı Avukat Nergiz Abacı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Sıla Senem Bükülmez ve daire başkanlığı personeli temsil etti. Bu yıl başvuru yapan 40 belediyeden 16’sı marka kullanım hakkı elde etti. Avrupa Konseyi’nin iyi yönetişim ilkelerini benimseyen ve bu alandaki kararlılığını sürdüren belediyeler arasından; 6 büyükşehir ve 10 ilçe belediyesi olmak üzere toplam 16 belediye ödüle layık görüldü. ELoGE sürecinde Eskişehir ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri, Türkiye’de marka kullanma hakkı elde eden ilk büyükşehir belediyeleri olmuştu. 2023 ve 2024 yıllarında da ödüle layık görülen iki belediye, 2025 sonuçlarıyla birlikte başarılarını üçüncü kez taçlandırdı. 2026 yılı için Marka’yı kullanma hakkını Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Adana, Ankara, Gaziantep, Manisa ve Balıkesir Büyükşehir Belediyeleri ile Avcılar, Bağcılar, Bakırköy, Bornova, Etimesgut, Fatih, Odunpazarı, Sultanbeyli, Tepebaşı ve Kadıköy belediyeleri elde etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ödüle ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Avrupa Konseyi tarafından verilen Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülünü bu yıl da alarak, büyükşehirler arasında 3 yıl üst üste bu başarıyı sürdüren 2 belediyeden biri olduk. Bu ödül; şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve iyi yönetişim alanındaki çalışmalarımızın uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına geliyor. Kentimizi birlikte yönettiğimiz hemşehrilerimizle, kurumsal yapımızla ve sürekli gelişim anlayışımızla Eskişehir’i örnek bir yerel yönetim modeli haline getirmeye devam ediyoruz. Bu gurur hepimizin.”

Odunpazarı Belediyesi’ne Avrupa’dan Yönetişim Mükemmelliği Markası Haber

Odunpazarı Belediyesi’ne Avrupa’dan Yönetişim Mükemmelliği Markası

Avrupa Konseyi tarafından, iyi yönetişim kültürünü benimseyen yerel yönetimlere verilen Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) 2025 yılı sonuçları açıklandı. Bu kapsamda Odunpazarı Belediyesi, şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ortaya koyduğu başarılı uygulamalarla prestijli marka kullanım hakkını almaya hak kazandı. Avrupa Konseyi’nin yetkilendirdiği Argüden Yönetişim Akademisi koordinatörlüğünde; Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ev sahipliğinde ve Avrupa Yerel Demokrasi Derneği (ALDA) ile Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen ELoGE sürecinde, başvurular deneyimli bürokratlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildi. Odunpazarı Belediyesi, yönetişim kapasitesini sistematik biçimde geliştirmeye yönelik kararlı yaklaşımıyla jüri tarafından ödüle layık görüldü. ELoGE 2025 Ödül Töreni, Ankara’da Türkiye Belediyeler Birliği ev sahipliğinde düzenlendi. Törende, Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası’nı bir yıl süreyle kullanma hakkı kazanan belediyelere ödülleri takdim edildi. Odunpazarı Belediyesi adına törene Başkan Yardımcısı Uğur Haluk Durdağ katıldı. ŞEFFAF VE KATILIMCI YÖNETİMİN BAŞARISI Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, iyi yönetişim anlayışını yerel yönetim çalışmalarının merkezine koyduklarını vurguladı. “Odunpazarı’nda yönetim anlayışımızın temelinde şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirlik yer alıyor. Hemşehrilerimizin karar süreçlerine katılımını önemseyen, ortak akılla hareket eden bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. Avrupa Konseyi tarafından verilen bu prestijli markaya layık görülmek, doğru yolda ilerlediğimizin önemli bir göstergesidir” diyen Başkan Kurt, bu başarının ekip çalışmasının sonucu olduğunu belirtti. Odunpazarı’nda hayata geçirdikleri her projede sürdürülebilirliği ve toplumsal faydayı gözettiklerinin altını çizen Başkan Kurt, “Belediyeciliği sadece hizmet üretmek olarak değil, aynı zamanda demokratik katılımı güçlendiren bir süreç olarak görüyoruz. ELoGE markası, bu anlayışımızın uluslararası düzeyde takdir edilmesinden dolayı bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır” ifadelerini kullandı. Türkiye genelinde bu yıl 6 büyükşehir ve 10 ilçe belediyesi olmak üzere toplam 16 belediye ELoGE marka kullanım hakkı elde ederken, Odunpazarı Belediyesi iyi yönetişim alanındaki istikrarlı çalışmalarıyla öne çıkan ilçe belediyeleri arasında yer aldı. Marka, yerel yönetimlerde iyi yönetişim kültürünün Avrupa düzeyindeki en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Odunpazarı Belediyesi’nin ELoGE ile taçlandırılan bu başarısı, vatandaş odaklı, katılımcı ve sürdürülebilir yerel yönetim uygulamalarının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası Tepebaşı’nın Haber

Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası Tepebaşı’nın

Tepebaşı Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen ve yerel yönetimlerde iyi yönetişim anlayışının en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) ödülüne layık görüldü. Avrupa Konseyi tarafından; şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi iyi yönetişimin temel ilkelerini benimseyen ve bu anlayışı kurumsal yapısına yerleştirmeyi taahhüt eden yerel yönetimlere verilen ELoGE, deneyimli bürokratlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız bir jüri tarafından değerlendiriliyor. 40 belediye arasından seçildi Tepebaşı Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından belirlenen yönetişim standartlarını karşılayarak başvuruda bulunan 40 belediye arasından ödüle layık görülen yerel yönetimler arasında yer aldı. Bu başarıyla birlikte Tepebaşı Belediyesi; 2014 yılında Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Remourban – Akıllı Kentsel Dönüşümün Hızlandırılması Projesi ile elde edilen büyük hibe başarısının, 2019 yılında kazanılan Küresel Model Ödülü’nün, 2021 yılında Energy Globe Vakfı tarafından verilen ve “Çevre Oscar’ı” olarak anılan Ulusal Enerji Küresi Ödülü’nün yanına bir uluslararası marka daha eklemiş oldu. Ödül töreni Ankara’da gerçekleştirildi Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) 2025 Ödül Töreni, Türkiye Belediyeler Birliği’nin ev sahipliğinde Ankara’da düzenlendi. Törene; Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcısı Cecilia Dalman Eek, Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız, Avrupa Konseyi İyi Yönetişim Uzmanlık Merkezi Başkan Yardımcısı Niall Sheerin, belediye başkanları, belediye bürokratları ve çok sayıda davetli katıldı. Ödülü Başkan Ataç aldı Açılış konuşmalarının ardından, ELoGE markasını 1 yıl süreyle kullanmaya hak kazanan belediyelere ödülleri takdim edildi. Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası’nı Tepebaşı Belediyesi adına Başkan Ahmet Ataç’a sundu. “Yerel yönetimler büyük baskı altında” Törende konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, şunları söyledi: “Bugün burada meslektaşlarımla ve yol arkadaşlarımla birlikte olmaktan büyük gurur duydum. Bugün Türkiye’de yerel yönetimlerin nasıl bir baskı altında olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bazı ülke gerçeklerini söylemeye de çekiniyoruz. Ama en büyük örnek bugün burada Ekrem İmamoğlu’nun olmamasıdır. Bir gün hukuk doğru karar verecek, başkanımızı yine yerinde göreceğiz. Uzun zamandır belediye başkanlığı yapıyorum. 2019’de Etiyopya’da yılında Küresel Model ödülünü, 2021’de Energy Globe Vakfı tarafından düzenlenen 180’den fazla ülkeden 2 bin 500 proje başvurusunun yapıldığı ve Çevre Oscar’ı olarak bilinen Ulusal Enerji Küresi Ödülünü aldık. Ayrıca 2014 yılında Avrupa komisyonunun düzenlediği ve birçok ülkenin başvuruda bulunduğu Remourban-Akıllı Kentsel Dönüşüm Hızlandırılması projesini Türkiye’de kazanan belediye olduk. Bugün de böyle bir markayı Eskişehir’e götüreceğiz. Bugün demokrasi, hukuk, insan hakları ve özgürlükler de konuşuldu. Biz Türkiye’de bunu güç de olsa yerine getireceğiz.” 12 ilke, 36 hedef, 72 gösterge Tepebaşı Belediyesi, Avrupa Konseyi’nin belirlediği 12 ilke, 36 hedef ve 72 gösterge doğrultusunda yapılan kapsamlı değerlendirme sonucunda ELoGE markasını almaya hak kazandı. Değerlendirme sürecinde esas alınan yönetişim ilkeleri şunlar oldu: Demokratik Katılım İnsan Hakları Hukukun Üstünlüğü Kamu Etiği Hesap Verebilirlik Açıklık ve Şeffaflık Verimli, Etkili ve Sağlam Yönetim Liderlik, Yetkinlik ve Kapasite Duyarlılık Sağlam Mali ve Ekonomik Yönetim Sürdürülebilirlik ve Uzun Vadeli Yönelim Değişime ve Yeniliğe Açıklık ELoGE markasını alabilmek için her ilke başlığında 0,33 ile 0,65 arasında bir ortalama yakalanması gerekirken, Tepebaşı Belediyesi 0,75 ortalama ile bu eşiğin üzerine çıkarak önemli bir başarıya imza attı. ELoGE Nedir? Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE – European Label of Governance Excellence), yerel yönetimlerin iyi yönetişimde 12 temel ilkeye uygun hareket ettiğini ve bu ilkeleri sürekli geliştirmeyi taahhüt ettiğini belgeleyen prestijli bir Avrupa markasıdır. ELoGE; şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik, etkinlik ve kapsayıcılık gibi unsurları merkeze alarak, yerel yönetimlerin hem uluslararası tanınırlığını artırmayı hem de vatandaşlarla güçlü bir güven ilişkisi kurmasını hedefler. Türkiye’de ELoGE süreci; Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi tarafından yetkilendirilen Argüden Yönetişim Akademisi koordinasyonunda, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Avrupa Yerel Demokrasi Derneği (ALDA) ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor. Bu kapsamda başvuru yapan 40 belediyeden 16’sı, bağımsız jürinin değerlendirmesi sonucunda ELoGE markasını 1 yıl süreyle kullanma hakkı elde etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.