SON DAKİKA
Hava Durumu

#Restorasyon

Porsuk Haber Ajansı - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Günyüzü'ne Yapılacak Spor Yatırımları İçin İmzalar Atıldı Haber

Günyüzü'ne Yapılacak Spor Yatırımları İçin İmzalar Atıldı

Günyüzü ilçesinde gençleri ve sporseverleri heyecanlandıran büyük bir adım atıldı. Günyüzü Belediye Başkanı Hidayet Özmen, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan iş birliği protokolünün imzalandığını müjdeleyerek ilçeye kazandırılacak yeni tesislerin detaylarını paylaştı. ​Kavuncu ve Ayvalı Mahallelerine Yeni Futbol Sahaları ​Proje kapsamında ilçenin sosyal imkanlarını artırmak hedefleniyor. Yapılan protokolle birlikte: ​Kavuncu Mahallesi ve Ayvalı Mahallesi’ne modern, FİFA standartlarına uygun 2 adet sentetik çim yüzeyli futbol sahası inşa edilecek. ​İlçe merkezinde bulunan mevcut Kapalı Spor Salonu, kapsamlı bir restorasyon sürecine girecek. Salonun çatı onarımı ve ışıklandırma sistemleri tamamen yenilenerek modern bir görünüme kavuşturulacak. ​Başkan Hidayet Özmen: "Gençlerimiz İçin Çalışıyoruz" ​İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Hidayet Özmen, yatırımın ilçe gençliği için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Özmen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile belediyemiz iş birliğinde çalışmalarımıza başladık. Gençlerimiz ve çocuklarımıza yeni spor alanları oluşturmak, onlara daha sağlıklı bir gelecek sunmak en büyük önceliğimiz. Spor tesislerimizin Kavuncu ve Ayvalı mahallelerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum." ​Devletin Zirvesine Teşekkür ​Başkan Özmen, projelerin hayata geçmesinde emeği olan isimlere teşekkürlerini ileterek; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Spor Toto Teşkilat Başkanı Dr. Mehmet Ata Öztürk'e şükranlarını sundu.

Eskişehir’de Tarihi Akcami’de Ağaç Kıyımı! Haber

Eskişehir’de Tarihi Akcami’de Ağaç Kıyımı!

Eskişehir’in en eski yapılarından biri olan tarihi Akcami bahçesindeki ağaçların kesilmesi büyük tepki çekti. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, cami önünde yaptığı basın açıklamasında, "Bu şehrin yeşiliyle derdiniz ne?" diyerek yetkililere seslendi. ​708 Yıllık Tarih, Nedensiz Ağaç Kesimiyle Gündemde ​Eskişehir Alanönü Mahallesi’nde bulunan ve Anadolu’da hamamdan camiye çevrilen ilk yapı olma özelliğini taşıyan 708 yıllık Akcami, bu kez restorasyon sorunlarıyla değil, bahçesindeki ağaç kıyımıyla gündeme geldi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, caminin kuzey ve batı cephesinde bulunan yaklaşık 25 ağacın iki gün önce hızla kesildiğini duyurdu. ​"Muhtarın Haberi Yok, Dernek Başkanı Cevap Vermiyor" ​Kesim süreciyle ilgili belirsizliğe dikkat çeken Gürol Yer, mahalle muhtarının durumdan haberdar olmadığını, cami dernek başkanına ise ulaşamadıklarını belirtti. Yer, kesim yapan personelin tepki gösteren vatandaşlara karşı "Size ne camiden?" şeklinde galiz ifadeler kullandığını iddia etti. ​İYİ Parti’den Orman Bölge Müdürlüğü’ne Çağrı ​Gürol Yer, Eskişehir genelinde artan ağaç kesimlerine değinerek, Orman Bölge Müdürlüğü’nün tutumunu eleştirdi. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Her ağaç kesiminde 'Orman Müdürlüğü onayı var' sözünü duymaktan bıktık. Doğayı koruması gereken kurum, kesim söz konusu olduğunda oldukça bonkör davranıyor. Bu ağaçların kesilme nedenine dair teknik izah bekliyoruz ve resmi başvurumuzu yapacağız." ​Eskişehir’de "Yeşil" Operasyonu mu Var? ​Başkan Yer, sadece Akcami’de değil, şehrin farklı noktalarında da benzer kıyımların yaşandığını hatırlattı: ​Alanönü: Yeni Sağlık Ocağı bahçesindeki onlarca ağaç kesildi. ​Şarhöyük: Aile Sağlığı Merkezi bahçesindeki devasa ağaçlar yok edildi. ​Bademlik: Yüzlerce ağaç kurutuldu veya kesildi. ​"Bu şehirden yeşili kaldırmak için yemin mi ettiniz?" sorusunu soran Yer, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı. ​"Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk’ün Emanetine Sahip Çıkacağız" ​Konuşmasını tarihi referanslarla tamamlayan Gürol Yer, ağaca ve doğaya verilen önemin altını çizdi: "Ormanlarından dal kesenin başını keserim diyen Fatih Sultan Mehmet Han’ın ve bir ağaç için köşkün yerini değiştiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan bu topraklar sahipsiz değildir." ​Eskişehir kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet eden İYİ Parti Odunpazarı teşkilatı, vakıf arazisi statüsündeki bu alanın ranta veya bakımsızlığa kurban edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu Haber

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi ile Sosyal Demokrasi Derneği (SSD) Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen söyleşi ve kitap tanıtım etkinlikleri, hem Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalara hem de kent yaşamının niteliğine dair dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Aynı gün içinde gerçekleştirilen iki ayrı etkinlikte, bir yandan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesaj yankı bulurken, diğer yandan uzman isimler kent hakkı, kamusal alan ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik başlıklarını farklı yönleriyle ele aldı. Etkinliğe; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu ile çok sayıda Eskişehirli katıldı. İMAMOĞLU’NDAN MEKTUP Program, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden Eskişehirlilere gönderdiği mektubun okunmasıyla başladı. İmamoğlu mektubunda, Eskişehirlileri Silivri’den selamlayarak tutukluluk sürecine ve yürütülen soruşturmalara değindi. Sürecin siyasi bir nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, “Bir yılı aşkın süredir ailemden, sevdiklerimden, sizlerden ayrıyım. Hiçbir somut delile dayanmayan gizli tanık delilleri, yalanlar ve iftiralarla tutsağım” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle hedef alındığını belirten İmamoğlu, ailesi ve yol arkadaşları üzerinden baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Devlet geleneğinde bu tür uygulamaların yeri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “millete hizmetten başka bir amaçlarının olmadığını” söyledi. İmamoğlu mektubunda “Bugün bu anlamlı buluşma vesilesiyle bir arada olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli yol arkadaşım ve dostum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, Sosyal Demokrasi Derneği’nin tüm yöneticilerine ve üyelerine, bu buluşmada emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum. Çok az kaldı yeniden buluşmamıza, yeniden türküler söyleyip horon vurmamıza! O güzel ve özgür günler gelinceye dek hepinizi hasretle kucaklıyorum” sözlerine yer verdi. İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy bir konuşma yaptı. “MESELE RAKAM DEĞİL, ZİHNİYET” Sosyal demokrat bir belediyeciliğin neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymak için bir araya geldiklerini belirten Aksoy, Eskişehir’in bu konuda Türkiye’nin kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Aksoy, “Ben Ankara’da doğmuş, 2016 yılında Eskişehir’e taşınmış bir dostunuz olarak şunu açıkça söyleyebilirim: 2016 yılının Ankara’sı ile Eskişehir’i kıyasladığımda gördüğüm fark yalnızca bir şehircilik farkı değildi. O dönemde Ankara’da hissedilen yönetilememe sancısı ile Eskişehir’in sunduğu sosyal demokrasiye yakışır yaşam arasında adeta bir medeniyet uçurumu vardı. Ben bu farkı görerek Eskişehirli olmayı seçtim. Bizim meselemiz rakamlar değil, zihniyettir. Çünkü bizim anlayışımızda bütçe yönetimi sadece finansal bir konu değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Harcanan her kuruşun hesabı, namus borcu gibi halka verilmelidir. Bu yapılmıyorsa orada demokrasiden söz edilemez. Bugün ele alacağımız mesele, aslında halkın gasp edilen hakkının geri alınma mücadelesidir. Meydanlar ve sokaklar yalnızca beton yığınları değildir. Kamusal alanlar, bir kentin özgürlük nefesidir. Eğer bir kentte insanlar kendi sokağında yabancı, kendi meydanında izleyici gibi hissediyorsa, orada gerçek bir kent hakkından söz edilemez. SSD olarak biz şeffaflığı bir lütuf değil, temel bir görev; kenti ise birilerinin mülkü değil, hepimizin ortak yaşam alanı olarak görüyoruz” dedi. “HESAP VERMEK KADAR HESAP SORMAK DA ÖNEMLİ” SSD ile birlikte düzenledikleri bu etkinliğin Türk belediyeciliği ve demokrasisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal demokratların en belirgin özelliklerinden birinin hesap verebilirlik olduğunu ifade etti. Kurt, “Hesap vermek kadar hesap sormak da çok önemlidir. Bu hesabın nasıl sorulacağına dair somut örnekleri şimdi dinleyeceğiz” diye konuştu. “BU DAVALAR SİYASİDİR” Konuşmaların ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri S. Tarık Balyalı’nın “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını anlattığı söyleşiye geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Balyalı, kitabında yer verdiği iddialar ve bulgular üzerinden yerel yönetimlerde şeffaflık, denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, yurttaşların bu süreçteki rolüne de dikkat çekildi. Geçmişte soruşturma konusu dahi yapılamayan meseleler nedeniyle bugün arkadaşlarının cezaevinde bulunduğunu dile getiren Balyalı, “Basın yeterince yer vermese de sosyal medya üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlarımızın nasıl hesap verdiğini hepimiz görüyoruz. Ben haftada bir gün mutlaka cezaevine gidiyorum ve duruşmalara katılıyorum. Diğer günlerde ise arkadaşlarımın savunmalarını okuyorum. Benim birlikte görev yaptığım arkadaşlarımın neler yaptığını çok iyi biliyorum ve anlattıkları her şeye şahidim. Hepsi tertemiz ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Her ifadeleri, bu davanın ne kadar siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi. “MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ” Türkiye’nin dört bir yanında yol arkadaşlarının haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alındığı ve tutuklandığı bir dönemde hiçbir Cumhuriyet Halk Partilinin sessiz kalma lüksünün olmadığını belirten Balyalı, herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu söyledi. “Ben de bu mücadeleye, arkadaşlarıma ve partime bu kitabı yazarak destek olmak istedim. Bu kitap benim tanıklıklarımdır. AKP döneminde yapılan yolsuzlukları anlatmak ve bu yolsuzlukları yapanların bugün serbestçe dolaşırken, bizim arkadaşlarımızın hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Zor ve sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Normal şartlarda bir kitap yazdığınızda tebrik edilirsiniz. Ancak bugün bana ‘Silivri soğuktur’, ‘Bu zamanda başka işin mi yok?’, ‘Arkadaşlarını özledin galiba’, ‘Başına gelecekleri düşündün mü?’ gibi sözler söyleniyor” ifadelerini kullandı. Tarık Balyalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Başıma gelebilecekleri düşündüm ve bunun hiçbir önemi yok. Evet, arkadaşlarımı özledim; ancak onlarla özgürlükte buluşmayı daha çok özledim. Bu kitabı kaleme alan kişi ben olsam da aslında yazarı ben değilim. Bu kitabın gerçek yazarı AKP’dir. Eğer AKP ve İstanbul’daki yöneticileri bu yolsuzluklara ve usulsüzlüklere neden olmasaydı, böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. Üstelik elimizde yalnızca bu kitap değil, benzer içerikte en az beş kitap daha yazılabilecek bir birikim bulunuyor.” KAMUSAL ALANLAR YAŞAMIN KENDİSİ Aynı gün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de kültür tarihçisi Mahir Polat’ın katılımıyla düzenlenen “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” başlıklı etkinlik oldu. Söyleşide, kentlerin yalnızca fiziksel mekânlardan ibaret olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, ortak yaşam kültürünü ve demokratik katılımı barındıran alanlar olduğu vurgulandı. Kamusal alanların giderek daraldığı bir dönemde kent hakkının korunmasının ve bu alanların herkes için erişilebilir kılınmasının önemine dikkat çeken Polat, kent yaşamının niteliğinin, bireylerin bu alanlarla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Polat, katılımcı bir şehir anlayışının gerekliliğini dile getirdi. “Bütün neşesini ve enerjisini kaybetmiş toplumlar için iyileşmenin kaynağı nereden gelebilir?” sorusunu yönelten Polat, kolektif hafıza ve kolektif mekân kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İBB Miras çalışmaları üzerinden örnekler veren Polat, kent içinde herkesin gözü önünde bulunan ancak terk edilmiş, metruk ve korkulan yapıların zamanla “tekinsiz alanlar”a dönüştüğünü ifade etti. İstanbul’da uzun yıllar kullanılmayan Bulgur Palas’ı ve kara surlarını örnek gösteren Polat, bu tür alanların toplumda korku ve uzaklaşma duygusu yarattığını belirtti. Pippa Bacca’nın İstanbul’da kara surlarında uğradığı saldırıyı hatırlatan Polat, bu tür mekânların yalnızca hayal ürünü değil, gerçek anlamda risk barındıran alanlar hâline geldiğini söyledi. Geçmişten gelen, “kadim” olarak nitelendirilen bu yapıların aslında yaşamla bağını tamamen koparmadığını vurgulayan Polat, “Tam yok olmak üzereyken restore edilen bu yapılar yeniden hayat bulur. İyileştikçe güzelleşir ve insanlar onlarla yeniden temas kurmaya başlar. Ölüm duygusu ile yaşam duygusu arasındaki fark, kamusal alan ve restorasyon süreçlerinde bu kadar hayati bir yerde durur” dedi. İBB Miras kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Polat, İstanbul’da yaklaşık 35 bin kültürel miras unsuru bulunduğunu ifade etti. Ancak tüm kurumların iş birliği yapmasına rağmen bu mirasın restorasyon ihtiyacını karşılayacak yeterli bütçenin bulunmadığını belirten Polat, kaynak kullanımına dikkat çekti. Polat, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Biz yoksul bir ülkeyiz. Daha gösterişli binalar yaparak, yalnızca görünüşümüzü değiştirerek bu yoksulluğu ortadan kaldıramayız. Kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız. Kamu, bu kaynakları verimli biçimde değerlendirmeli ve birbirini geliştiren süreçlerin önünü açmalıdır.” Söyleşilerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı S. Tarık Balyalı, katılımcılar için “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını imzaladı.

Hepimizin Yüzünün Güleceği Günlerde Görüşeceğiz Haber

Hepimizin Yüzünün Güleceği Günlerde Görüşeceğiz

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programı dolayısıyla yapacağı Eskişehir ziyareti öncesinde Sivrihisar Belediyesini ziyaret etti. Sivrihisar Belediyesi’ni ziyaretinde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Sivrihisar’ın güzel insanları, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Bugün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Biz bugün 8 Mart’ı tamamen Eskişehir’de geçireceğiz. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’nin konuğu olarak, Kadın Kolları Genel Başkanımızla birlikte bir dizi programda Eskişehir’de olacağız” dedi. Genel Başkan Özel, Sivrihisar’da yaptığı konuşmada şunları söyledi: “GAZİ’NİN ANKARA DIŞINDA BAKANLAR KURULU TOPLADIĞI TEK YER” “Sivrihisar benim Grup Başkanvekili iken de geldiğim, çok sevdiğim, Manisa’yla Ankara arasında karayoluyla gittiğimizde geçmişte çok sık gelip geçtiğim ve hep böyle baktığımda ‘Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Ankara dışında Bakanlar Kurulu’nu bir tek Sivrihisar’da toplamış. Burası nasıl CHP’de olmaz?’ diye iç geçirdiğim bir ilçeydi. Tam 74 yıl sonra kazandık. Habil Başkan’la birlikte. Çok büyük bir başarı gösterdi seçimlerde ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin 1950 yılından sonra ilk kez Sivrihisar Belediyesi’ni yönetme onuruna eriştik. Hepinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. İki yıldır sayısız kez konuştuk. Hatta bir çarşamba günü gelip pazar olan, köyden Sivrihisarlıların da geldiği bir günde burada olmayı. Ama bugün Eskişehir’e Ankara üzerinden gelirken Sivrihisar’a uğramadan etmedik. Nasrettin Hocamız var. Davet etti. Temmuz ayının ilk haftasında şenlikler var. Allah nasip eder, bir aksilik olmazsa Nasrettin Hoca Uluslararası Festivali’nde de sizlerle birlikte olacağız, buraya yine geleceğiz.” “HABİL BAŞKAN’A YAPILAN ÇİRKİNLİĞİ KENDİME SAYARIM” “Sivrihisar çok kıymetli bir yer. Ama uzun yıllardır ihmal edilmiş bir yerdi. Biliyorsunuz Sivrihisar’ı kazandığımız günden itibaren Sivrihisar Belediyesi’nin malını, mülkünü; Sivrihisarlının menfaatini kendi menfaati, kendi ailesinin malı gibi koruyan bir başkanınız var. Geçmişte yapılmış ve artık kanun önünde de öyle olduğu ortaya çıkan usulsüz dünya kadar ihaleyle, sizin malınız, mülkünüz birilerine verilmiş. Başkan bunlara sessiz kalmadığı için de tehditler, birtakım çirkinlikler olmuş. Buradan Sayın Başkan’ı tehdit edenlere diyoruz ki ‘Habil Bey öğle herhangi biri değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin belediye başkanıdır. Ona yan bakanın alnını karışlarız.’ Habil Bey’e dünya kadar tehdit var. Her yerde AK Partililer önden üç koruma, arkada beş koruma gezer. Habil Bey’e koruma verilmemiş. Bu meseleyi yarından itibaren bizzat takip edeceğim. Nerede tıkanıyorsa orada bakacağız. Yeni İçişleri Bakanı var. İçişleri Bakanlığı’nda bir aksilik varsa… Önceki husumetliydi, Atatürk’ün partisine husumet duyuyordu. Kendince çirkinlikler yapıyordu, layık olduğu gibi de kurtuldu memleket ondan. Ümit ediyoruz ki bu sorunu da en kısa sürede çözeceğiz. Habil Başkan; Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanı, Sivrihisar’ın belediye başkanı. Ona yapılan en ufak çirkinliği kendime yapılmış sayıyorum. Bu kadar söylüyorum. Bundan sonrasına hep birlikte bakarız.” “ŞEHİT AİLESİNE, GAZİSİNE, EMEKLİSİNE SAHİP ÇIKIYOR” “8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili Eskişehir’de önemli bir programımız var. Ama bugün burada seçildiği günden itibaren halkın arasında dolaşan, Habil Başkan ne yapmış diye şöyle bir döndüm geldim. Şöyle bir baktım. Gerçekten bunu burada, televizyonların önünde, gazetecilerin önünde tekrar etmeyi hem Habil Başkanın yaptıklarına karşı marifet, iltifata tabiidir önemli görüyorum. Hem de ihmal edilmiş, unutulmuş, hizmeti aksamış bir ilçe. Bırakıp her şeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı belediyeciliğini tercih edince, bu kadar borç varken, bu kadar zorluk varken neler olabiliyormuş Türkiye duysun diye söylüyorum. İki yıl içinde kırsal mahallelere, yani eskiden büyükşehir olmadan önce köy olan şimdi kırsal mahalle olan yerlere 90 bin metrekare parke taşı döşemiş, atıl haldeki köy konaklarını, muhtarlıkları yenilemiş. Kırsal mahalle sakinlerine haftada iki gün ücretsiz ulaşım, bütün köylerden, haftada iki gün ilçe merkezlerine ücretsiz ulaşım yapmış. Bu sayede hem esnafın yüzü gülüyor, başka yere gitmiyorlar. Hem de herkes para ödemeden ilçesine gelip gidebiliyor. Haftada iki kez bedavaya. 65 kırsal mahalleden tarla yollarına yapmış. Ankara Büyükşehir’den aldığı destekle 720 bin fide dağıtmış. Yöresel lezzetler lokantasını hizmeti açmış. Sivrihisar’da yüzde 50 indirimle bunlardan yararlanma imkanı vermiş. Şehit ailelerine, gazilerde tamamen bedava yapmış. Başkanım alnından öpüyoruz. Gazisine, şehidine sahip çıkan kim varsa alnından öpüyoruz. Bir ülkeyi ülke yapan, milleti millet yapan başta şehidine, onun evlatlarına, ailesine, gazilerine sahip çıkmaktır. Sonra da emeklilerden başlayarak bütün vatandaşlarına sahip çıkmaktır. Helal olsun başkanıma. Yine çay bahçesi açılmış, ucuza çay ve kahve içiliyor. Şehit yakınları ve gaziler ücretsiz yararlanıyor. Tarihi Ulu Cami ve Seydiler Hamamı’nda restorasyon yapılmış. Hizmete girmiş. Yarı olimpik havuz yapılmış, engelliler ücretsiz yararlanıyor. Bir kere daha alnından öpüyoruz alkışlarınızla. İhtiyaç sahibi ailelere ayni ve nakdi yardım yapılıyor. Bebek doğarsa, evine, ‘hoş geldin bebek’ paketi gidiyor, şimdiye kadar 300 Sivrihisarlı bebeğe hoş geldin denmiş. Hoşgeldin bebek paketi ulaşmış. Eskişehir Belediye Başkanının desteğiyle öğrencilere kırtasiye yardımı. Kapalı pazaryeri sözü vardı. Sivrihisar’da 50 yıldır konuşup yapılmayan kapalı pazar yerinin yerini Ayşe Başkan vermiş. Bütçesini de Sivrihisar Belediyesi ayarlamış. İnşallah kapalı pazar yerinin temelini atıyoruz. Açılışına ben geleceğim arkadaşlar. Bu Temmuz’un ilk haftası kapalı pazar yerini açmaya geliyoruz. Ayrıca buranın bir şehirler arası terminal sorunu var. Pazar yeri daha öncelikli diye pazar yerinin yerini verdi Büyükşehir Belediye Başkanımız. Temeli atılacak ve hızla yapılacak. Ama bu sefer de terminal işi kalacak. Onu da biraz önce konuştular, duydum. Ayşe Ünlüce Başkanım Büyükşehir olarak terminalinizi yapacak. Doğru mu başkanım? Bu da 8 Mart Kadınlar Günü hediyesi, kadın başkanda Sivrihisarlı bütün kadınlara hediye.” “HEPİMİZİN YÜZÜNÜN GÜLECEĞİ GÜNLERDE GÖRÜŞECEĞİZ” “İşte bir şehre efendim hizmet yapılmıyor, iktidar partisinden seçiyorsun, olmuyor ve aksıyor. Ama ne yapıldı? CHP’li bir belediye başkanı seçildi, bu kadar borca rağmen saymakla bitmeyen bu işlerin hepsini yaptı. Yapmaya da devam ediyor. Şimdi Sivrihisar ilçe bizde, Büyükşehir CHP’de, bu kadar oldu. Allah’ın izniyle iktidar CHP olsun, Sivrihisar’ın yüzü nasıl gülecek göreceksiniz. Hepinize bu pazar gününde, ben geçerken bir yere uğramak, hatır sormak, tebrik etmek için uğradım ama buraya kadar geldiniz, karşıladınız. Sevgi gösterdiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bundan sonra emeklisi çok olan bu Sivrihisar’da 20 bin liraya geçindirilmeye muhtaç bırakılan emeklilere, eskiden 1,5 asgari ücret aldıklarını, bu hükümetten önceki hükümette, beğenmedikleri rahmetli Ecevit‘in hükümetinde 1,5 asgari ücretin en düşük emekli maaşı olduğunu, bugünkü hesapla 42 bin lira olması gereken emekli maaşının 20 bin liraya düşürüldüğünü, eskiden en düşük emekli maaşının 8 çeyrek altın aldığını, şimdi 2 çeyrek bile alamadığını, 1,5 çeyrek aldığını, yani emeklinin dört kat fakirleştiğini, asgari ücretin eskiden 7 çeyrek altın alırken, şimdi 2,5 çeyrek altın aldığını hatırlatıyorum. Bu iktidar emeklinin, çalışanın canını çıkarmıştır. Bundan sonra emekliden ve emekçiden yana olan bir iktidar gelecek, bu sıkıntıların tamamı kalkacaktır. Nasıl Habil Başkan sayıyoruz, 10 iş yaptıysa altı tanesi kırsal mahallelere yapılmış, çiftçiye yapılmış. Çiftçinin yüzünü güldürecek bir iktidar gelecektir. Esnaf hiç merak etmesin. Emeklinin, emekçinin yüzü gülerse, çalışanın cebi para görürse, çiftçide para olursa esnafın hiçbir derdi kalmayacaktır. İnşallah hepinizin birden yüzünün güleceği, çok daha güzel günlerin yaşanacağı bir Sivrihisar’da görüşeceğiz. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

Donanımlı Filomuz ve Uzman Ekiplerimizle Afetlere Hazırız Haber

Donanımlı Filomuz ve Uzman Ekiplerimizle Afetlere Hazırız

1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla afetlere hazırlık konusuna dikkat çeken Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, envanterinde bulunan tam donanımlı araçları ve uzman ekipleriyle olası kriz durumlarına karşı teyakkuzda olduğunu vurguladı. Müdürlük bünyesinde aktif olarak görev yapan "Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi" tırı ile UMKE araçları, afet yönetimindeki operasyonel gücün simgesi olarak öne çıkıyor. Afet yönetiminin en kritik unsurlarından olan hızlı müdahale ve kesintisiz iletişim altyapısı, İl Sağlık Müdürlüğünün filosundaki tam donanımlı araçlarla güvence altına alınıyor. Daha önce Valilik nezdinde tanıtımı gerçekleştirilen ve kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yenilenerek sahaya inen Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırı, olası bir afet anında kriz yönetiminin kalbi konumunda. Uydu bağlantısı ve gelişmiş haberleşme sistemleriyle donatılan bu merkez, tüm sağlık operasyonlarının doğrudan olay yerinden yönetilmesini sağlarken; engebeli ve zorlu arazi koşullarında hayat kurtaran UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) araçları da sağlık ekiplerinin hareket kabiliyetini maksimize ediyor. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Kriz Anında Kesintisiz İletişim ve Koordinasyon Hayat Kurtarır" "Ülkemizin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi ve her an hazırlıklı olması hayati bir zorunluluktur. 1-7 Mart Deprem Haftası, bu bilinci tazelediğimiz, eksiklerimizi gözden geçirip kapasitemizi test ettiğimiz çok önemli bir zaman dilimidir. Bizler İl Sağlık Müdürlüğü olarak, hem insan kaynağımızla hem de teknolojik altyapımızla olası afet senaryolarına karşı hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz. Bildiğiniz üzere, restorasyonunu tamamlayarak Müdürlüğümüz envanterine kattığımız Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırımız ve tam donanımlı UMKE araçlarımız sahamızda aktif olarak görev yapmaktadır. Afet anında en büyük ihtiyacımız olan kesintisiz iletişimi, 112 acil istasyonlarımız ve hastanelerimizle olan koordinasyonu doğrudan olay yerinden sağlayacak güce ve teknolojiye sahibiz. Temennimiz, bu devasa araçlara ve ekiplerimize hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasıdır. Ancak olası bir kriz anında; devletimizin tüm imkanlarıyla, araçlarımızla ve sağlık çalışanlarımızın üstün gayretiyle vatandaşımızın hemen yanı başında olacağımızı herkesin bilmesini isterim. Bu vesileyle geçmiş depremlerde yitirdiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyor, ülkemize afetsiz yarınlar diliyorum." Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, sağlık ekiplerinin afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarına aralıksız devam edileceği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.