SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şeffaflık

Porsuk Haber Ajansı - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehirspor Yönetim Kurulu'ndan Halil Ünal İddialarına Net Cevap Haber

Eskişehirspor Yönetim Kurulu'ndan Halil Ünal İddialarına Net Cevap

Eskişehirspor yönetimi, eski başkan Halil Ünal’ın borçları kapatacak bir projeyle yönetime talip olduğu yönündeki iddialara resmi açıklamayla yanıt verdi. Yönetim, somut projelerin 11 Haziran Perşembe gününe kadar sunulmasını aksi takdirde seçim gündeminin kapanacağını ilan etti. ​Eskişehirspor camiası, son günlerde yönetim tartışmalarıyla çalkalanıyor. Eski başkan Erkan Koca’nın mevcut yönetime yönelik tüzük ve kongre eleştirilerinin ardından, eski başkanlardan Halil Ünal’ın liste hazırlığı yaptığı iddialarına Eskişehirspor Yönetim Kurulu da yazılı bir açıklama yayınlayarak "şeffaflık ve somutluk" çağrısında bulundu. Eskişehirspor Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Değerli Eskişehirspor Camiası, ​Kulübümüze ilişkin son günlerde tarafımıza ulaşan gelişmeler hakkında, yönetim kurulumuz adına aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği doğmuştur. Play-off sürecinin ardından, kulübümüzün sürdürülebilir geleceğini şekillendirmek adına kollarımızı sıvadık ve mesaimize yeniden başladık. Tesislerimizin fiziki durumundan yeni sezon planlamasına, teknik kadro yapılanmasından forma ve sponsorluk anlaşmalarımıza kadar kulübümüzün geleceğine katkı sunacak tüm yol haritamız çok daha önceden planlanmış ve devreye alınmıştır. Kısacası bu kulübün geleceği; sorumluluğunun bilincinde olan, taraftarının güvenine layık olmaya çalışan ve halihazırda görevinin başında bulunan bir yönetim kurulu tarafından kararlılıkla çizilmektedir. ​Ancak, Eskişehirspor’un yıllardır en çok zarar gördüğü Mayıs ve Haziran aylarını, bir kez daha yönetim krizleri ve belirsizliklerle harcamaya tahammülü yoktur. Son günlerde basında ve kamuoyunda; eski başkanlarımızdan Sayın Halil Ünal’ın başında olduğu söylenen kulübün borcunu tamamen kapatacak çok büyük bütçelere ve güçlü projelere sahip bir yönetim listesi olduğu yönünde iddialar yer almaktadır. Eskişehirspor’un menfaatine olacak her türlü ciddi ve gerçekçi girişim, bizleri fazlasıyla memnun eder. Böyle bir senaryonun resmileşmesi durumunda, yeni yönetimin geçiş sürecinde ihtiyaç duyacağı her konuda tüm imkanlarımızla yanlarında olacağımızı camiamıza taahhüt ederiz. Ancak kulübümüzün geleceği, yazılı ve sosyal medya duyumları ve kulislerle değil, yalnızca resmi ve somut adımlarla şekillenmelidir. ​Bahsi geçen oluşumun; kulübün tüm borçlarını kapatacak, şehrin dinamiklerinin destek verdiği, ayakları yere basan ve kaynağı hazır olan somut projelerini 11 Haziran Perşembe gününe kadar resmi kanallarla kulübümüze sunması ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. Bu süre, yaklaşan Olağan Mali Genel Kurulumuzun yasal hazırlık süreçlerinin, resmi takviminin ve idari usullerinin aksamadan işlemesi adına kulübümüzün uymak zorunda olduğu yasal ve teknik bir sınırdır. ​Belirtilen bu süre içinde, tüm borçları tasfiye edecek bu denli güçlü ve somut bir plan resmi belgelerle masaya konursa, kulübümüzü derhal Olağanüstü Seçimli Genel Kurul'a götürecek ve görevi büyük bir memnuniyetle devredeceğiz. Eğer bu süre zarfında iddiaları destekleyen resmi ve somut bir proje ortaya konulamazsa, seçim gündemi kulübümüz için tamamen ve kesin olarak kapanacaktır. Bu senaryoda Eskişehirspor yalnızca Olağan Mali Genel Kurulu’nu gerçekleştirecek; yönetim kurulumuz ise bu süreçte zarar gören transfer, sponsorluk ve sportif çalışmalarına hiç vakit kaybetmeden, hız kesmeden ve çok daha kararlı bir şekilde devam edecektir. ​Eskişehirspor; kapalı kapılar ardında yürütülen şahsi hesaplarla veya popülist vaatlerle kaybedilecek tek bir günü dahi olmayan, bu şehrin en büyük ve en değerli markasıdır."

AK Parti İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne Sert Tepki Haber

AK Parti İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne Sert Tepki

Tepebaşı Belediye Meclisi’nde yaşanan gerginliğe ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, belediye yönetimini "şeffaflıktan uzaklaşmakla" suçladı. Albayrak, "Milletin oylarıyla seçilmiş üyelerin susturulması kabul edilemez" dedi. ​Tepebaşı Belediye Meclisi’nin son toplantısında yaşanan tartışmalar siyasetin gündemine oturdu. Meclis toplantısında yaşananları "demokrasi adına ciddi bir zafiyet" olarak nitelendiren AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, belediye yönetimine ve CHP grubuna yönelik sert eleştirilerde bulundu. ​"Kontrol Kaybedildi, Meclis Çalışmaları Durduruldu" ​Başkan Albayrak, belediye yönetiminin meclis kürsüsünü demokratik bir tartışma platformu olmaktan çıkardığını savundu. Albayrak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Başta Ahmet Ataç olmak üzere CHP grubu kontrolünü kaybetmiştir. Milletin oylarıyla seçilmiş meclis üyelerimizin konuşmasının engellenmesi, aşevindeki yemeklerin satıldığı iddiaları gibi skandallara cevap verilmemesi ve meclis çalışmalarının fiilen durdurulması kabul edilemez." ​"Sorular Cevapsız, Tavır Gerginlikten Yana" ​AK Parti meclis üyelerinin gündeme getirmek istediği iddialara dikkat çeken İl Başkanı Albayrak, belediye yönetiminin sorulara yanıt vermek yerine meclisi kapatmayı tercih ettiğini belirtti: ​"AK Parti Meclis Üyemiz Ali Semih Ünlü, kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddialara ilişkin sorularını yöneltmek istemiştir. Aynı şekilde Grup Başkan Vekilimiz Mehmet Şimşek’e de söz hakkı verilmemiştir. Sorulara cevap vermek yerine oturumun sağlıklı şekilde devam etmesi engellenmiş, meclis apar topar kapatılmıştır." ​"Suçluluk Psikolojisiyle Hareket Ediliyor" ​Meclis salonuna dışarıdan müdahale edildiğini ve ortamın gerildiğini öne süren Albayrak, yaşananların bir "suçluluk psikolojisi" göstergesi olduğunu iddia etti: ​"Daha da vahimi; CHP'lilerin meclis salonuna taşınarak ortamın gerilmesi, meclis üyelerimize yönelik hakaret ve taşkınlıklara zemin hazırlanması olmuştur. Bugün yaşananlar, sorumluluk makamında bulunanların şeffaflık ve hesap verebilirlik yerine suçluluk psikolojisiyle hareket ettiğini göstermiştir." ​"Sürecin Takipçisi Olacağız" ​Tepebaşı halkının haklarını savunmaya devam edeceklerini yineleyen Gürhan Albayrak, taleplerinin şeffaflık olduğunu vurguladı: ​"Bizim talebimiz çok nettir; şeffaflık, açıklık ve hesap verebilirlik. Tepebaşı halkı adına sorulan sorular cevapsız bırakılarak bu süreç yönetilemez. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır. Biz de sonuna kadar takipçisi olacağız."

Milletvekili Dönmez Kocaeli'de "Yapay Zeka Etki Çalıştayı"na Katıldı Haber

Milletvekili Dönmez Kocaeli'de "Yapay Zeka Etki Çalıştayı"na Katıldı

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde Kocaeli Sanayi Odası’nda düzenlenen “Yapay Zekâ Etki Çalıştayı”na katıldı. Kocaeli’ndeki üniversiteler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Dönmez, yapay zekânın artık yalnızca teknolojik bir gelişme değil; ekonomik, stratejik ve toplumsal dönüşümün temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin yapay zekâ alanında “teknolojiyi kullanan değil, geliştiren ve yön veren ülkeler arasında yer alması gerektiğini” vurgulayan Dönmez, TBMM’de kurulan Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu’nun yaklaşık bir yıllık çalışmasının ardından hazırlanan kapsamlı raporda; veri altyapısı, insan kaynağı, yerli yapay zekâ ekosistemi ve dijital egemenlik başlıklarında önemli önerilerin ortaya konulduğunu ifade etti. Yapay zekâ yarışında geri kalmanın ekonomik ve jeopolitik bağımlılık riskini artıracağına dikkat çeken Dönmez, “Türkiye’nin kendi algoritmalarını geliştiren, kendi verisini yöneten ve kendi dijital altyapısını kurabilen bir ülke olması stratejik bir zorunluluktur” dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Dönmez, Türkiye’nin güçlü ve dinamik insan kaynağıyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, gençlerin yalnızca teknoloji kullanan değil; kod yazan, model geliştiren ve geleceği şekillendiren bir nesil olduğunu söyledi. Dönmez ayrıca yapay zekâ alanında etik, veri güvenliği, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi risklerin önemine değinerek; insan odaklı, güvenilir ve denetlenebilir yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Çalıştay, öğleden sonra gerçekleştirilen disiplinler arası yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti.

Tepebaşı Belediyesi Soruşturmasında Son Durum: Başkan Ataç Konuştu Haber

Tepebaşı Belediyesi Soruşturmasında Son Durum: Başkan Ataç Konuştu

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından, Belediye Başkanı Ahmet Ataç bir açıklama yaptı. ​"Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik İlkelerimizden Taviz Vermedik" ​Başkan Ahmet Ataç, soruşturma sürecini yakından takip ettiklerini belirterek, belediyenin çalışma prensiplerine dikkat çekti. Ataç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin iddialar tarafımızca dikkatle takip edilmektedir. Tepebaşı Belediyesi’nin tüm faaliyetleri yürürlükteki mevzuat çerçevesinde şeffaflık, hesap verilebilirlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda sürdürülegelmiştir." ​İtibar Vurgusu: "Kesinleşmemiş İddialara Dikkat" ​Soruşturma sürecinde ortaya atılan iddiaların belediye çalışanlarını ve kurum itibarını hedef almaması gerektiğini hatırlatan Ataç, kamuoyunu sağduyuya davet etti. Kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan yapılan değerlendirmelerin zarar verici olduğunu belirten Başkan Ataç, açıklamasını şöyle sürdürdü: ​"Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, kesinleşmemiş iddialar üzerinden belediyemizin ve çalışanlarımızın itibarını zedelemeye yönelik değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini önemle hatırlatırız." ​"Hizmet Sorumluluğumuz Devam Ediyor" ​Yaşanan hukuki sürece rağmen belediye hizmetlerinin aksamadan devam edeceğinin altını çizen Ataç, Tepebaşı halkına şu sözlerle seslendi:​"Tepebaşı Belediyesi olarak Tepebaşı halkına hizmet etme sorumluluğumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Çatacık ve Kalburcu Ormanları Sermayeye Devredilemez! Haber

Çatacık ve Kalburcu Ormanları Sermayeye Devredilemez!

Cumhuriyet Halk Partisi Mihalıççık İlçe Başkanlığı, bölgenin en önemli doğal miraslarından olan Çatacık ve Kalburcu orman alanlarının kiraya verileceği iddialarına ilişkin sert bir açıklama yayınladı. İlçe Başkanı Nevcihan Öztürk, projenin bir "düzenleme" değil, kamusal alanın sermayeye devri olduğunu vurgulayarak, “Mihalıççık sahipsiz değildir” dedi. ​“Halk Kendi Toprağında Misafir mi Edilecek?” İlçe Başkanı Öztürk ​yaptığı açıklamada, Kalburcu Mesire Alanı’nın özelleştirilmesi durumunda halkın ücretsiz giriş haklarının elinden alınacağı ifade etti ve şu ifadeleri kullandı; "Mihalıççık Sahipsiz Değildir! Çatacık ve Kalburcu Ormanları’nın kiraya verilmesi; basit bir “düzenleme” değil, Mihalıççık halkına ait kamusal alanların sermayeye devredilmesidir. Kalburcu Mesire Alanı kiralandığında: Halk bu alana artık ücret ödeyerek mi girecek? Bugün serbest olan girişler yarın kısıtlanacak mı? Her yıl geleneksel olarak düzenlenen Kalburcular (Kiraz) Festivali’nin geleceği ne olacaktır? Halkın festivali, özel bir işletmenin kontrolüne mi bırakılacaktır? Bu ormanlardaki ağaçlar için açık ve bağlayıcı bir güvence var mıdır? Kesim yapılmayacağını kim garanti etmektedir? “Düzenleme” adı altında bir doğa tahribatının önü mü açılmaktadır? Sündiken Dağları’ndaki yaban hayatı için nasıl bir planlama yapılmaktadır? Bu bölgedeki canlıların yaşam alanlarını kim koruyacaktır? Ve en kritik soru: Bu karar alınırken Mihalıççık halkına tek bir soru sorulmuş mudur? Halka ait olan bir alan; kime, neden, hangi hakla devredilmektedir? Bu bir yönetim tercihi değil, kamusal hakkın daraltılmasıdır. Mihalıççık halkının nefes aldığı alanları kiraya verip buna “hizmet” demek, halkı kendi toprağında misafir haline getirmektir. Şeffaflık yok. Güvence yok. Açıklama yok. O halde biz soruyoruz: Mihalıççık sahipsiz mi sanılıyor? Cumhuriyet Halk Partisi Mihalıççık İlçe Örgütü olarak; Sürecin derhal ve şeffaf şekilde açıklanmasını, Ücretlendirme ve erişim modelinin netleştirilmesini, Doğaya zarar vermeyecek somut güvencelerin kamuoyuyla paylaşılmasını, Bu haliyle kabul edilemez olan ihalenin durdurulmasını talep ediyoruz. Aksi halde bu yalnızca bir mesire alanı meselesi değildir. Bu, halkın hakkına sahip çıkma meselesidir. Ve bizler, CHP Mihalıççık İlçe Başkanlığı olarak Mihalıççık halkının hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."

​AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç’tan Billboard Tepkisi Haber

​AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç’tan Billboard Tepkisi

Eskişehir'de son günlerde Teksan bölgesine dikilen ve ardından sökülmeye başlanan billboardlar, siyasetin gündemine oturdu. AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, konuyla ilgili sert bir açıklama yaparak Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne 5 kritik soru yöneltti. ​Teksan Bölgesinde Billboard Bilmecesi ​Serhat Tunç, şehrin birçok noktasına ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak kavşaklara yerleştirilen billboardların önce kurulup, reklam alındıktan sonra sökülmeye başlanmasını "kamu yönetimi açısından soru işareti" olarak nitelendirdi. ​Tunç yaptığı açıklamada, sürecin şeffaflıktan uzak olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: ​"Şehirde olup biten bu süreç, şeffaflık ve kamu yönetimi açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor. Yetkililerin bu konuda açık ve net bir bilgilendirme yapması artık bir zorunluluktur." ​Serhat Tunç’tan Belediyeye 5 Kritik Soru ​Başkan Tunç, kamu adına yanıt bekleyen sorularını şu şekilde sıraladı: ​Bu billboardlar hangi izin ve mevzuata dayanarak dikildi? Kanuna aykırıysa neden kurulum aşamasında engellenmedi? ​Bu alanlara alınan reklamların ücretleri kim tarafından tahsil edildi? Bu paralar hangi hesaba aktarıldı? ​Reklam veren firmaların uğradığı zararı kim, nasıl karşılayacak? ​Eğer bir uygunsuzluk varsa, neden reklamlar alındıktan sonra müdahale edildi? ​Sadece üst yapının sökülüp şaselerin bırakılması, sular durulunca billboardların yeniden kurulacağı anlamına mı geliyor? ​Trafik Güvenliği ve Şeffaflık Vurgusu ​Açıklamada özellikle billboardların trafikte görüş güvenliğini zorlayacak noktalara dikilmesi dikkat çekti. Kamuoyu, reklam gelirlerinin akıbeti ve söküm işleminin gerekçesi hakkında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nden gelecek resmi açıklamayı bekliyor.

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu Haber

Tarık Balyalı ve Mahir Polat Eskişehirlilerle buluştu

Odunpazarı’nda kent hakkından kamusal alanlara, yerel yönetimlerde şeffaflıktan hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi ile Sosyal Demokrasi Derneği (SSD) Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen söyleşi ve kitap tanıtım etkinlikleri, hem Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalara hem de kent yaşamının niteliğine dair dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Aynı gün içinde gerçekleştirilen iki ayrı etkinlikte, bir yandan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesaj yankı bulurken, diğer yandan uzman isimler kent hakkı, kamusal alan ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik başlıklarını farklı yönleriyle ele aldı. Etkinliğe; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu ile çok sayıda Eskişehirli katıldı. İMAMOĞLU’NDAN MEKTUP Program, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden Eskişehirlilere gönderdiği mektubun okunmasıyla başladı. İmamoğlu mektubunda, Eskişehirlileri Silivri’den selamlayarak tutukluluk sürecine ve yürütülen soruşturmalara değindi. Sürecin siyasi bir nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, “Bir yılı aşkın süredir ailemden, sevdiklerimden, sizlerden ayrıyım. Hiçbir somut delile dayanmayan gizli tanık delilleri, yalanlar ve iftiralarla tutsağım” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle hedef alındığını belirten İmamoğlu, ailesi ve yol arkadaşları üzerinden baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Devlet geleneğinde bu tür uygulamaların yeri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “millete hizmetten başka bir amaçlarının olmadığını” söyledi. İmamoğlu mektubunda “Bugün bu anlamlı buluşma vesilesiyle bir arada olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli yol arkadaşım ve dostum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, Sosyal Demokrasi Derneği’nin tüm yöneticilerine ve üyelerine, bu buluşmada emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum. Çok az kaldı yeniden buluşmamıza, yeniden türküler söyleyip horon vurmamıza! O güzel ve özgür günler gelinceye dek hepinizi hasretle kucaklıyorum” sözlerine yer verdi. İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından SSD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy bir konuşma yaptı. “MESELE RAKAM DEĞİL, ZİHNİYET” Sosyal demokrat bir belediyeciliğin neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymak için bir araya geldiklerini belirten Aksoy, Eskişehir’in bu konuda Türkiye’nin kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Aksoy, “Ben Ankara’da doğmuş, 2016 yılında Eskişehir’e taşınmış bir dostunuz olarak şunu açıkça söyleyebilirim: 2016 yılının Ankara’sı ile Eskişehir’i kıyasladığımda gördüğüm fark yalnızca bir şehircilik farkı değildi. O dönemde Ankara’da hissedilen yönetilememe sancısı ile Eskişehir’in sunduğu sosyal demokrasiye yakışır yaşam arasında adeta bir medeniyet uçurumu vardı. Ben bu farkı görerek Eskişehirli olmayı seçtim. Bizim meselemiz rakamlar değil, zihniyettir. Çünkü bizim anlayışımızda bütçe yönetimi sadece finansal bir konu değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Harcanan her kuruşun hesabı, namus borcu gibi halka verilmelidir. Bu yapılmıyorsa orada demokrasiden söz edilemez. Bugün ele alacağımız mesele, aslında halkın gasp edilen hakkının geri alınma mücadelesidir. Meydanlar ve sokaklar yalnızca beton yığınları değildir. Kamusal alanlar, bir kentin özgürlük nefesidir. Eğer bir kentte insanlar kendi sokağında yabancı, kendi meydanında izleyici gibi hissediyorsa, orada gerçek bir kent hakkından söz edilemez. SSD olarak biz şeffaflığı bir lütuf değil, temel bir görev; kenti ise birilerinin mülkü değil, hepimizin ortak yaşam alanı olarak görüyoruz” dedi. “HESAP VERMEK KADAR HESAP SORMAK DA ÖNEMLİ” SSD ile birlikte düzenledikleri bu etkinliğin Türk belediyeciliği ve demokrasisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal demokratların en belirgin özelliklerinden birinin hesap verebilirlik olduğunu ifade etti. Kurt, “Hesap vermek kadar hesap sormak da çok önemlidir. Bu hesabın nasıl sorulacağına dair somut örnekleri şimdi dinleyeceğiz” diye konuştu. “BU DAVALAR SİYASİDİR” Konuşmaların ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Genel Sekreteri S. Tarık Balyalı’nın “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını anlattığı söyleşiye geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Balyalı, kitabında yer verdiği iddialar ve bulgular üzerinden yerel yönetimlerde şeffaflık, denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, yurttaşların bu süreçteki rolüne de dikkat çekildi. Geçmişte soruşturma konusu dahi yapılamayan meseleler nedeniyle bugün arkadaşlarının cezaevinde bulunduğunu dile getiren Balyalı, “Basın yeterince yer vermese de sosyal medya üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlarımızın nasıl hesap verdiğini hepimiz görüyoruz. Ben haftada bir gün mutlaka cezaevine gidiyorum ve duruşmalara katılıyorum. Diğer günlerde ise arkadaşlarımın savunmalarını okuyorum. Benim birlikte görev yaptığım arkadaşlarımın neler yaptığını çok iyi biliyorum ve anlattıkları her şeye şahidim. Hepsi tertemiz ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Her ifadeleri, bu davanın ne kadar siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi. “MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ” Türkiye’nin dört bir yanında yol arkadaşlarının haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alındığı ve tutuklandığı bir dönemde hiçbir Cumhuriyet Halk Partilinin sessiz kalma lüksünün olmadığını belirten Balyalı, herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu söyledi. “Ben de bu mücadeleye, arkadaşlarıma ve partime bu kitabı yazarak destek olmak istedim. Bu kitap benim tanıklıklarımdır. AKP döneminde yapılan yolsuzlukları anlatmak ve bu yolsuzlukları yapanların bugün serbestçe dolaşırken, bizim arkadaşlarımızın hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Zor ve sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Normal şartlarda bir kitap yazdığınızda tebrik edilirsiniz. Ancak bugün bana ‘Silivri soğuktur’, ‘Bu zamanda başka işin mi yok?’, ‘Arkadaşlarını özledin galiba’, ‘Başına gelecekleri düşündün mü?’ gibi sözler söyleniyor” ifadelerini kullandı. Tarık Balyalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Başıma gelebilecekleri düşündüm ve bunun hiçbir önemi yok. Evet, arkadaşlarımı özledim; ancak onlarla özgürlükte buluşmayı daha çok özledim. Bu kitabı kaleme alan kişi ben olsam da aslında yazarı ben değilim. Bu kitabın gerçek yazarı AKP’dir. Eğer AKP ve İstanbul’daki yöneticileri bu yolsuzluklara ve usulsüzlüklere neden olmasaydı, böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. Üstelik elimizde yalnızca bu kitap değil, benzer içerikte en az beş kitap daha yazılabilecek bir birikim bulunuyor.” KAMUSAL ALANLAR YAŞAMIN KENDİSİ Aynı gün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de kültür tarihçisi Mahir Polat’ın katılımıyla düzenlenen “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” başlıklı etkinlik oldu. Söyleşide, kentlerin yalnızca fiziksel mekânlardan ibaret olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, ortak yaşam kültürünü ve demokratik katılımı barındıran alanlar olduğu vurgulandı. Kamusal alanların giderek daraldığı bir dönemde kent hakkının korunmasının ve bu alanların herkes için erişilebilir kılınmasının önemine dikkat çeken Polat, kent yaşamının niteliğinin, bireylerin bu alanlarla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Polat, katılımcı bir şehir anlayışının gerekliliğini dile getirdi. “Bütün neşesini ve enerjisini kaybetmiş toplumlar için iyileşmenin kaynağı nereden gelebilir?” sorusunu yönelten Polat, kolektif hafıza ve kolektif mekân kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İBB Miras çalışmaları üzerinden örnekler veren Polat, kent içinde herkesin gözü önünde bulunan ancak terk edilmiş, metruk ve korkulan yapıların zamanla “tekinsiz alanlar”a dönüştüğünü ifade etti. İstanbul’da uzun yıllar kullanılmayan Bulgur Palas’ı ve kara surlarını örnek gösteren Polat, bu tür alanların toplumda korku ve uzaklaşma duygusu yarattığını belirtti. Pippa Bacca’nın İstanbul’da kara surlarında uğradığı saldırıyı hatırlatan Polat, bu tür mekânların yalnızca hayal ürünü değil, gerçek anlamda risk barındıran alanlar hâline geldiğini söyledi. Geçmişten gelen, “kadim” olarak nitelendirilen bu yapıların aslında yaşamla bağını tamamen koparmadığını vurgulayan Polat, “Tam yok olmak üzereyken restore edilen bu yapılar yeniden hayat bulur. İyileştikçe güzelleşir ve insanlar onlarla yeniden temas kurmaya başlar. Ölüm duygusu ile yaşam duygusu arasındaki fark, kamusal alan ve restorasyon süreçlerinde bu kadar hayati bir yerde durur” dedi. İBB Miras kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Polat, İstanbul’da yaklaşık 35 bin kültürel miras unsuru bulunduğunu ifade etti. Ancak tüm kurumların iş birliği yapmasına rağmen bu mirasın restorasyon ihtiyacını karşılayacak yeterli bütçenin bulunmadığını belirten Polat, kaynak kullanımına dikkat çekti. Polat, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Biz yoksul bir ülkeyiz. Daha gösterişli binalar yaparak, yalnızca görünüşümüzü değiştirerek bu yoksulluğu ortadan kaldıramayız. Kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız. Kamu, bu kaynakları verimli biçimde değerlendirmeli ve birbirini geliştiren süreçlerin önünü açmalıdır.” Söyleşilerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Sekreter Yardımcısı S. Tarık Balyalı, katılımcılar için “Hesap Sorulmalı: AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adlı kitabını imzaladı.

Nebi Hatipoğlu’ndan Eskişehir’de ‘Balmumu Müzesi’ Çıkışı: "360 Milyon TL Nerede?" Haber

Nebi Hatipoğlu’ndan Eskişehir’de ‘Balmumu Müzesi’ Çıkışı: "360 Milyon TL Nerede?"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyet ve gelir yapısına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Hatipoğlu, "Müzenin geliri belediye kasasında mı, yoksa bir vakıfta mı?" diyerek şeffaflık çağrısı yaptı. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’in en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Balmumu Heykeller Müzesi hakkında gündemi sarsacak sorular sordu. Yazılı bir açıklama yapan Hatipoğlu, müzenin yönetim anlayışının şeffaflıktan uzak olduğunu iddia ederek, elde edilen devasa gelirin akıbetini sorguladı. "Müzenin Gerçek Sahibi Kim?" Hatipoğlu, müzenin mülkiyet yapısındaki belirsizliğe dikkat çekerek şu soruları yöneltti: "Eskişehir’in göbeğinde yükselen bu yapı bir 'sır' gibi saklanıyor. Bu müzenin gerçek sahibi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır? Eğer bir vakfa aitse, belediye personeli ve imkanları neden özel bir yapı için seferber ediliyor?" "360 Milyon TL’lik Dev Gelir Kamuoyundan Saklanıyor mu?" Müzenin ziyaretçi sayıları üzerinden çarpıcı bir hesaplama yapan Hatipoğlu, yaklaşık 360 Milyon TL’lik bir kaynağın belirsizliğini vurguladı: "Belediye verilerine göre müze bugüne kadar 3 milyon ziyaretçi ağırladı. Basit bir hesapla 360 Milyon TL’lik bir gelir söz konusu. Bu para belediye bütçesinde mi? Eğer değilse, bu parayı kim topluyor ve kim yönetiyor?" "Vakıf Maskesi Altında Yönetim İddiası" Eskişehir’de kamu kaynaklarının vakıflar üzerinden ailevi kazanca dönüştürüldüğüne dair ciddi iddialar olduğunu savunan Hatipoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Eski Büyükşehir Belediye Başkanı’nın vakıf kurma ve yönetme konusundaki maharetini tüm Türkiye biliyor. 'Burs veriliyor' denilerek bu paraların hesabı verilmekten kaçılamaz. Hangi öğrencilere, ne kadar burs verildiği belgeleriyle açıklanmalıdır." "Eskişehir Sahipsiz Değildir" Son dönemde Bursa ve Bolu gibi CHP’li belediyelerde yürütülen soruşturmaları hatırlatan Hatipoğlu, Eskişehir halkının hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti: "Şeffaflıktan kaçılan her nokta yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Bu soruların cevabı netleşene kadar konunun takipçisi olacağız."

Meclisin Onayladığı Rakamları Artırmak Nasıl Sehven Olabilir? Haber

Meclisin Onayladığı Rakamları Artırmak Nasıl Sehven Olabilir?

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Grup Başkanı Ahmet Dönmez tarafından, ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan tarifelerde fahiş ve usulsüz artış yapıldığı iddiasının ardından İl Başkanı Gürhan Albayrak iddialarla ilgili suç duyurusunda bulundu. Adliye Sarayı önünde bir basın açıklaması yapan İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Geçtiğimiz gün hepinizin bildiği üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi AK Parti Grubu olarak, ESKİ Genel Kurulu’nda alınan kararlar ile bu kararların sahadaki uygulanış biçimleri üzerine yaptığımız teknik incelemeleri sizlerle paylaşmıştık. Bu bağlamda, kamu yönetiminde şeffaflık ve hukuka uygunluk ilkelerini derinden sarsan bir tabloyu ifşa etmiştik. Yaptığımız incelemeler neticesinde, ESKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde 2026 yılı itibarıyla uygulanmaya başlanan "Hizmetler ve Teminatlar" ile "Yaptırımlar" tarifelerinde; Meclis ve komisyon aşamalarında kabul edilen içerikten farklı olarak, tüm kalemlerde yaklaşık %48,5 oranında fahiş bir artış yapıldığı ve bu usulsüz rakamların vatandaşa yansıtıldığı tespit edilmiştir. Örneğin, orijinal teklifte 305 TL olan "Keşif Ücreti" 450 TL’ye, 6.640 TL olan Sayaç Sökme - Degiştirme ücreti 9.865 TL'ye, 225 TL olan "Su Açma Ücreti" ise 332 TL’ye tahrif edilmiştir. Bu fahiş artışın sadece bir "hata" değil, bilinçli bir müdahale olduğu somut belgelerle ortadadır. Komisyon Kararı dosyasında, "Su ve Atıksu Tarifesi" gibi sayfalarda tüm üyelerin tam imzası bulunurken; fiyatların usulsüzce artırıldığı kritik sayfalarda paraf sayısının azaldığı ve imza düzeninin bozulduğu görülmektedir. Ayrıca, resmi evrak talebimize Büyükşehir Belediyesi tarafından ancak 2 günde cevap verilmesi, bu süreçte evrakların aslına uygun olmayan bir biçimde yeniden düzenlendiği (tahrif edildiği) kanaatimizi güçlendirmektedir. Sayın Ayşe Ünlüce tarafından yapılan; bazı tarifelerde "sehven hata olmuş olabileceği, incelenip iade edileceği" yönündeki açıklamalar, iddialarımız karşısında bir nevi itiraf niteliği taşımaktadır. Ancak şunu sormak gerekir: Meclisin onayladığı rakamları sistemde %48,5 oranında artırmak ve bu sayfalardaki parafları eksiltmek nasıl "sehven" olabilir? Bu durum, meclis iradesinin baypas edilmesi ve resmi belgede sahtecilik yapılmasıdır. Bizler, AK Parti olarak Eskişehir halkının tek bir kuruşunun dahi haksız yere alınmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu çerçevede; Bugün itibarıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak adli süreci başlatıyoruz. Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerindeki tüm log kayıtlarının ve geçmişe dönük işlem hareketlerinin bağımsız bir şekilde incelenmesini talep ediyoruz. Vatandaşlarımızdan meclis kararına aykırı şekilde tahsil edilen haksız bedellerin iadesi için net bir takvim açıklanana kadar konunun takipçisi olacağız. Şeffaf yönetim sözü verip evrak tahrif edenlerden, Eskişehir halkı adına hukuk önünde hesap sormaya kararlıyız." Saygılarımızla…"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.