SON DAKİKA
Hava Durumu

#Demokrasi

Porsuk Haber Ajansı - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır" Haber

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır"

AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla Dede Korkut Parkı'nda bir program düzenlendi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, partinin çeyrek asırlık siyasi yolculuğunu değerlendirerek Eskişehirlileri 25. yıl coşkusunu paylaşmaya davet etti. ​Dede Korkut Parkı’nda Coşkulu Kutlama ​AK Parti’nin 25. Kuruluş Yıl Dönümleri kapsamında Dede Korkut Parkı'nda düzenlenen programda konuşan İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadelere yer verdi; "Bundan tam 25 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de, bir millet hareketi olan AK Parti, “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” diyerek Türkiye’nin yarınlarına açılan yeni bir yolun ilk adımını attı. Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil, aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı oldu. Milletimiz, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra AK Parti’yi tek başına iktidara taşıyarak ülkemizin kaderini değiştirecek büyük yürüyüşün önünü açtı. 3 Kasım 2002’den itibaren Türkiye, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihinin en kapsamlı kalkınma, demokratikleşme ve atılım dönemlerinden birine girdi. AK Parti olarak 25 yıldır yalnızca iktidarda bulunmadık. Milletimizin emanetini taşıdık, ülkemizin yükünü omuzladık, Türkiye’yi her alanda büyütmenin ve güçlendirmenin mücadelesini verdik. Bu yolculuk boyunca kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından 17-25 Aralık kumpasına, terör saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar demokrasimizi, millî iradeyi ve Türkiye’nin istiklalini hedef alan sayısız saldırıyla karşılaştık. Küresel ekonomik krizlerle, salgınlarla, savaşlarla ve asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı büyük yıkımla mücadele ettik. Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan engeller karşısında geri adım atmadık, Türkiye’nin istikametinin değiştirilmesine müsaade etmedik. Terörsüz Türkiye idealimiz doğrultusunda devletimizin kararlı iradesi, kahraman güvenlik güçlerimizin fedakâr mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği sayesinde ülkemizi 40 yıldır canımızdan, kaynağımızdan ve geleceğimizden çalan terör belasından kurtardık. Bu tarihî kazanımı, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkarak birlik, kardeşlik ve huzur içinde geleceğe taşıyacağız. Vesayetin siyaset üzerindeki gölgesini kaldırdık, millî iradeyi devlet yönetiminin gerçek merkezi hâline getirdik. Demokrasimizin standartlarını yükselttik, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. İnancı, düşüncesi, kökeni veya hayat tarzı nedeniyle vatandaşlarımızın ötekileştirildiği dönemlere son verdik. Başörtülü kadınlarımızın eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına neden olan yasakları ortadan kaldırdık. Gençlerimizin geleceğinin önüne konulan katsayı adaletsizliğini giderdik. Devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapattık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiç kimsenin bu ülkenin misafiri, kiracısı veya üvey evladı olmadığını gösterdik. Milletimizin on yıllardır yüreğinde taşıdığı büyük bir hasreti sona erdirdik. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin zincirlerini kırarak 86 yılın ardından yeniden ibadete açılmasını sağladık. Böylece yalnızca tarihî bir emanete sahip çıkmadık, Türkiye’nin kendi değerleri ve kararları üzerinde söz sahibi, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu bütün dünyaya ilan ettik. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” anlayışıyla sosyal devletin imkânlarını toplumun bütün kesimleriyle buluşturduk. Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümle hastaneleri, şehir hastanelerini ve modern sağlık merkezlerini milletimizin hizmetine sunduk. Eğitimde dersliklerden üniversitelere, yurtlardan teknoloji altyapısına kadar büyük bir seferberlik başlattık. 81 ilimizin tamamını üniversiteyle buluşturduk. TOKİ eliyle milyonlarca vatandaşımızı güvenli ve modern konutlara kavuşturduk. Yaşlılarımızdan engelli vatandaşlarımıza, ihtiyaç sahibi ailelerimizden şehit yakınları ve gazilerimize kadar toplumun her kesimini kuşatan sosyal destek mekanizmaları kurduk. 6 Şubat depremlerinin ardından şehirlerimizi yalnızca yeniden inşa etmekle kalmadık, daha dirençli ve daha güvenli bir geleceğin temellerini attık. Türkiye’yi ulaşım ve altyapıda çağ atlattık. Bölünmüş yollarla şehirlerimizi birbirine bağladık, yüksek hızlı tren ağlarını ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve daha nice eserle milletimizin yıllarca hayalini kurduğu projeleri gerçeğe dönüştürdük. Türkiye’yi teknoloji üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke hâline getirdik. Yarım asrı aşan yerli otomobil hayalimizi Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi otomobilini, insansız hava araçlarını, savaş gemilerini, helikopterlerini ve uçaklarını üretebilen güçlü bir Türkiye inşa ettik. İHA’larımız, SİHA’larımız, Bayraktar TB2, Akıncı, Anka, Kızılelma, HÜRJET, KAAN, ATAK, Gökbey, TCG Anadolu ve ALTAY tankı gibi yerli ve millî projelerimizle savunma sanayiinde Türkiye’nin adını dünyanın önde gelen ülkeleri arasına yazdırdık. Bir dönem savunma ihtiyaçları için başkalarının kapısında bekletilen Türkiye’yi, bugün kendi ihtiyaçlarını karşılayan ve dost ülkelerin güvenliğine katkı sağlayan bir konuma ulaştırdık. Cumhuriyet tarihimizin ilk astronotunu uzaya gönderdik. İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı uzayla buluşturduk. Millî Uzay Programı’mızla Türkiye’nin iddiasını gökyüzünün ötesine taşıdık. Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazı milletimizin hizmetine sunduk. Gabar’daki petrol üretimiyle yer altı kaynaklarımızı ekonomimize kazandırdık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yenilenebilir enerji yatırımları ve yeni keşiflerle enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlılıkla ilerledik. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı 270 milyar doların üzerine taşıdık. Üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan ve küresel rekabette söz sahibi olan bir Türkiye ekonomisinin temellerini attık. Sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve girişimcimizin önünü açtık. Türkiye’nin gücünü ve imkânlarını belirli merkezlerle sınırlı bırakmadık, yatırımı ve kalkınmayı 81 ilimize yaydık. Dış politikada kendi kararlarını kendisi alan, sahada ve masada güçlü, bölgesindeki gelişmelere yön veren bir Türkiye inşa ettik. Ülkemizi yalnızca kendi vatandaşlarının değil, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumların da umudu hâline getirdik. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğiyle uluslararası meselelerde görüşü aranan, sözü dinlenen ve attığı adımlar yakından takip edilen bir ülke konumuna ulaştı. Bugün AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıkladığı resmî verilere göre 11 milyon 709 bin 913 üyesiyle Türkiye’nin açık ara en büyük siyasi partisidir. Bu sayı, milletimizin hareketimize duyduğu güvenin, teşkilatlarımızın fedakâr çalışmasının ve Türkiye sevdamızın en somut göstergelerinden biridir. Ancak bizim için her üyemiz yalnızca bir rakam değil, aynı ideale inanmış bir yol ve dava arkadaşıdır. AK Parti’nin asıl gücü binalardan, makamlardan veya unvanlardan değil, milletimizle kurduğu sarsılmaz gönül bağından gelmektedir. 25 yıllık hikâyemizde elde ettiğimiz bütün başarıların gerçek sahibi aziz milletimizdir. Sandıklara sahip çıkan teşkilat mensuplarımızdan mahalle mahalle, sokak sokak çalışan kadın ve gençlik kollarımıza, kuruluşumuzdan bugüne kadar farklı kademelerde sorumluluk üstlenen bütün yol arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu kutlu davaya ömrünü adamış ve bugün aramızda bulunmayan kardeşlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yâd ediyoruz. Çeyrek asırlık birikimimizi geçmişin hatırası olarak değil, geleceğin güçlü temeli olarak görüyoruz. Önümüzde şimdi daha büyük hedefler, daha büyük sorumluluklar ve Türkiye Yüzyılı idealimiz bulunmaktadır. Terörsüz Türkiye kazanımını kalıcı hâle getiren, sivil ve özgürlükçü anayasasıyla demokrasisini güçlendirmiş, yüksek teknolojide öncü, ekonomide daha güçlü, enerjide ve savunmada tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı milletimizle birlikte inşa edeceğiz. 25. kuruluş yıl dönümümüzün coşkusunu 81 ilimizde düzenleyeceğimiz çeşitli programlarla yaşayacağız. Kutlamalarımızı, 14 Ağustos 2026 Cuma günü Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştireceğimiz büyük ve coşkulu buluşmayla taçlandıracağız. Aziz milletimizi, 25 yıllık eser, hizmet ve mücadele yolculuğumuzun gururunu paylaşmaya, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde saflarımızı daha da sıklaştırmaya davet ediyoruz. İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır."

Milletvekili İbrahim Arslan'dan Çerçeve Yasa'ya Hayır Haber

Milletvekili İbrahim Arslan'dan Çerçeve Yasa'ya Hayır

Yeni Parti Parti Meclisi üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelen ve çerçeve yasa olarak adlandırılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne hayır oyu vereceğini açıkladı. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada, mevcut iktidarın politikalarını eleştirilerek sorunun yeni yasa metinleri eksikliği değil, mevcut Anayasa ve hukukun uygulanmaması olduğu vurguladı. ​"Hedef Değil, Yöntem Tartışılmalı" ​Ortak hedefin silahların susması, terörün sona ermesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması olduğunu belirten İbrahim Arslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır. Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum. ÖNCE ANAYASA, ÖNCE HUKUK Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile AYM ve AİHM kararlarına uyulması vurgulanıyor. Bunların hiçbiri yeni değildir. Hepsi zaten Anayasanın ve demokratik Cumhuriyetin gereğidir. Oysa iki yıldır bunun tam tersini yaşıyoruz. Anayasa ve bağlayıcı yargı kararları yok sayılıyor; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı aşındırılıyor. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyımlar ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme-seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli irade baskı altına alınıyor. Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır. TOPLUMSAL BARIŞ, SİYASAL HESAPLARIN ARACI OLAMAZ İktidar, önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalışıyor. Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğu bu hesabın önemli parçalarıdır. Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez. Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz. ÖLÇÜ NETTİR Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz. Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer. Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya HAYIR diyorum."

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin Haber

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Meclis’te partisinin ilk önergesini gazeteciler için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin araştırılması ve gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163’üncü sırada. 7 ayda gazeteciler en az 350 kez hakim karşısına çıktı. 50 gazeteci gözaltına alındı. 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. İfade ve basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Gelin Meclis’te bir komisyon kuralım, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesinin, halkın haber alma hakkının önünü açalım” dedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilirken, Çakırözer, “Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” diye konuştu. 7 AYLIK İHLAL BİLANÇOSU: GAZETECİLER 350 KEZ YARGILANDI Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer partisinin TBMM’deki ilk önergesini gazeteciler ve basın özgürlüğü için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alında yaşanan ihlallerin ortadan kaldırılması ile halkın haber alma hakkının korunması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer’in önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis’teki konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlal bilançosunu açıklayan Çakırözer, Türkiye’nin dünyadaki basın özgürlüğü sıralamasına dikkat çekerek şunları söyledi: “AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Temmuz ayının üçte biri adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı! 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hakim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay tweet attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar.” “GAZETECİLER ZİNDANDAYKEN TARİHİ SÜRECİ KİM YAZACAK” “Bir yandan terörü bitireceğiz, toplumsal barışı sağlayacağız diyoruz! Peki ama bu tarihi süreci kim yazacak, kim anlatacak?” diye soran Çakırözer, “Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteler, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor.” “1,5 MİLYON WEB SİTESİ VE ALAN ADI ERİŞİME ENGELLİ” Haber, sosyal medya ve sitelere getirilen erişim engellerine de dikkat çeken Çakırözer, ülkenin toplumsal hafızasının erişim engelleriyle sistematik bir biçimde silindiğini, karartıldığını söyledi. Çakırözer şöyle konuştu: “Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda.” “BUGÜNÜN TARİHİNİ YAZACAK ARŞİVLER YOK EDİLİYOR” “Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu. Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine ‘millî güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor, hepsine anında karartma, anında sansür. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir.” “KOMİSYON KURULSUN, TAHRİBAT ORTAYA ÇIKARILSIN!” Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve erişim engelleri için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Biz bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın. Bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” dedi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç CHP’den İstifa Etti Haber

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç CHP’den İstifa Etti

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, uzun yıllardır bünyesinde yer aldığı Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini ve siyasi hayatına yeni bir siyasi teşekkül olan YENİ Parti çatısı altında devam edeceğini açıkladı. ​Başkan Ahmet Ataç, yaptığı yazılı açıklamayla istifa kararını ve gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı. ​Başkan Ahmet Ataç'ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ​"1972 yılından bu yana üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etme kararı almış bulunuyorum. ​Bugüne kadar sürdürdüğüm siyasi yaşamımda kişilerin, makamların ve dönemsel siyasi hesapların değil; ilkelerin belirleyici olması gerektiğine inandım. ​Cumhuriyetin temel değerlerine bağlılık, demokrasi, hukuk devleti, laiklik, adalet ve insan hakları benim için siyasi koşullara göre değişebilecek tercihler değil; vazgeçilmez ilkelerdir. Mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan gelişmeler Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılmamın en büyük sebebidir. ​Bugün bir siyasi partideki üyeliğimi sonlandırırken, siyasi mücadelemi sonlandırmıyorum. Aksine, bugüne kadar savunduğum ilkeleri, birikimimi ve halka hizmet anlayışımı yeni bir siyasal zeminde sürdürme iradesini ortaya koyuyorum. ​Bu doğrultuda siyasi yoluma Sayın Özgür Özel liderliğinde YENİ Parti çatısı altında devam edeceğim. ​YENİ Parti’de sürdüreceğim siyasi mücadelemin temelinde aynı ilkeler bulunacaktır. Dün olduğu gibi bugün de pusulam Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş ve demokratik Türkiye idealine bağlılıktır. Bu ilkelere bağlılığım dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam edecektir. ​Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım. ​Yolumuz açık, umudumuz büyük olsun."

Genel Başkan Yardımcısı Çakırözer: "Hep Birlikte İktidara Yürüyeceğiz" Haber

Genel Başkan Yardımcısı Çakırözer: "Hep Birlikte İktidara Yürüyeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, partisinin Eskişehir İrtibat Bürosu’nu ziyaret etti. İl Başkanı Talat Yalaz ve YENİ Partili Eskişehirlilerle bir araya gelen Çakırözer, “YENİ Partimizin Eskişehir İrtibat Bürosu’nda İl Başkanımız Talat Yalaz ve yol arkadaşlarımızla buluştuk. Milletimiz akın akın partimize geliyor. Umudumuz, heyecanımız, inancımız tam! YENİ’yi, güzeli hep birlikte büyüteceğiz! Kuruluşunu, ismini, iktidar yolunu milletimizin belirlediği YENİ Partimizin yolu açık olsun” dedi. “PARTİMİZİN YOLUNU MİLLET AÇTI, MİLLET BÜYÜTÜYOR” YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, partisinin Eskişehir İrtibat Bürosu’nu ziyaret ederek, İl Başkanı Talat Yalaz ve partililerle bir araya geldi. Çakırözer, İl Başkanı Yalaz’a YENİ Parti rozetini takarken, ziyarette yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: “YENİ Partimizin yolunu millet açtı. Milletle birlikte yürüyoruz, milletle birlikte büyüyoruz. Ülke tarihinde görülmemiş şekilde on binlerce yurttaşımız karınca kararınca kendi bütçelerinden, imkanı dahilinde bağış yaparak bu partiyi büyütüyor. Biz hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Çünkü milletimiz artık bu basiretsiz, bu beceriksiz AKP iktidarından kurtulmak istiyor. Açlıktan, yoksulluktan, demokrasi yoksunluğundan, hukuksuzluktan, adaletsizlikten kurtulmak istiyor. Ülkemiz hak ettiği yere, hak ettiği seviyeye Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yere, Cumhuriyet değerlerinin gösterdiği yere gelsin istiyor. Huzur istiyor, refah istiyor! Bunu da hep birlikte yapacağız. Ben burada bu güzel karşılama için, verdikleri emek, özverili çabalar için tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Kuruluşunu, ismini, iktidar yolunu milletimizin belirlediği YENİ Partimizin yolu açık olsun.” “OFİSİMİZ ESKİŞEHİR SİYASİ HAYATININ KALBİ OLDU” YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz da yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bugün burası Eskişehir'de siyasi hayatın kalbi olmuş durumda. Bütün Eskişehirli hemşehrilerimizin ilgisi ve alakası burada hiç eksik olmuyor. YENİ Parti’nin yeni bir umutla insanların umudunun filizlenmesini tekrar sağladığını, iktidar yolundaki halkın yürüyüşüne öncülük edeceğini çok net Eskişehir'de de görüyoruz. Bu anlamda Sayın Genel Başkan Yardımcımıza tekrar hoş geldiniz diyoruz. Eskişehir üzerine düştüğü üzere çağdaşlığın, demokrasinin, Cumhuriyet değerlerinin merkezi olmaya; bu hususta öncülük eden YENİ Partinin de kalesi olmaya devam edecek. Hep birlikte başaracağız. Eskişehir'de de YENİ Partinin Türkiye'de damga vurduğu seçim sonucunda en başta ipi göğüsleyenlerden birisi olacağız.”

CHP Eskişehir İlçe Başkanlarından "YENİ Parti" Kararı Haber

CHP Eskişehir İlçe Başkanlarından "YENİ Parti" Kararı

​Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir ilçe başkanları, ortak bir deklarasyon yayımlayarak Genel Başkan Özgür Özel ve Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz ile birlikte hareket edeceklerini ve mücadelelerini YENİ Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladılar. ​Örgüt İradesi ve Demokrasi Vurgusu ​CHP’nin seçilmiş Eskişehir İlçe Başkanları, ülke ve parti içerisindeki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla İl Başkanı Av. Talat Yalaz'ın başkanlığında bir araya geldi. Yapılan toplantının ardından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, örgüt iradesine ve sosyal demokrat değerlere olan bağlılığın altı çizildi. ​Deklarasyonda şu ifadelere yer verildi: ​"Örgüt iradesine, demokrasiye ve sosyal demokrat değerlere bağlılığımız tamdır. Bu anlayışla, seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve seçilmiş İl Başkanımız Av. Talat Yalaz ile birlikte hareket etmeyi sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz." ​"Yenilikçi Mücadele YENİ Parti Çatısı Altında Sürecek" ​Toplantının en dikkat çekici maddesi ise liderlik vurgusu ve yeni çatı altındaki ortak hareket iradesi oldu. İlçe başkanları, Genel Başkan Özgür Özel’in yapacağı çağrıyı beklediklerini belirterek şu kararlılığı vurguladılar. İlçe Başkanları Özgür Özel'in yapacağı resmi çağrı yakından takip edecek ve çağrının ardından, Özgür Özel ve İl Başkanı Av. Talat Yalaz ile birlikte YENİ Parti çatısı altında siyasi mücadelenin sürdürüleceği netleştirildi. Açıklamada, kişisel hesapların bir kenara bırakılarak; hukukun üstünlüğü, adalet, demokrasi ve halkın haklı mücadelesinin savunulmaya devam edileceği ifade edildi.

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Basının demokrasinin vazgeçilmez temel taşlarından biri olduğuna dikkat çeken Vali Yılmaz, Eskişehir yerel basınının köklü geçmişine ve şehir gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaptı. ​"Basın, Devlet-Millet Bütünleşmesinin En Güçlü Köprüsüdür" ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz mesajında, Türk basınında sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz 1908 tarihinin demokrasi ve basın özgürlüğü adına büyük bir dönüm noktası olduğunu belirtti. ​Eskişehir’in sadece sanayisi ve şehircilik vizyonuyla değil, aynı zamanda ülkenin en köklü basın geleneklerinden birine sahip olduğunun altını çizen Vali Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: ​"Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren şehrimizin hafızasını tutan, sevinçlerimize ve dertlerimize ortak olan, Eskişehir'in gelişimine omuz veren yerel basınımız; bu köklü kültürün en kıymetli taşıyıcılarıdır. Mesai mefhumu gözetmeksizin hakikatin peşinden koşan gazetecilerimiz, şehrimizdeki devlet-millet bütünleşmesinin de en güçlü köprüsüdür." ​Ebediyete İrtihal Eden Gazeteciler Anıldı ​Şehrin kalkınması, tanıtılması ve sorunların yapıcı bir dille kamuoyuna aktarılması sürecinde basın mensuplarıyla omuz omuza çalıştıklarını belirten Dr. Erdinç Yılmaz, tüm gazetecilerin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutladı. ​Mesajının sonunda, görevi başında hayatını kaybeden basın mensuplarını ve Eskişehir basın camiasına hizmet etmiş ebediyete intikal eden değerli kalemleri rahmetle anan Vali Yılmaz; ülkenin ve şehrin dört bir yanında ilkeli yayıncılık anlayışıyla görev yapan tüm basın çalışanlarına sağlık, mutluluk ve başarı dileklerini iletti.

İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer İstifa Ederek Yeni Parti'ye Katıldı Haber

İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer İstifa Ederek Yeni Parti'ye Katıldı

Özgür Özel liderliğinde kurulacak olan Yeni Parti’nin Kurucular Kurulu’nda yer alacaklarını duyuran Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer, CHP'den istifa ettiklerini açıkladılar. ​İki ismin de kamuoyuyla paylaştığı gerekçeli istifa metinleri, siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. ​İbrahim Arslan’ın İstifa Açıklaması ​CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki yeni hareketin kurucuları arasında yer alan Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, yaptığı uzun ve kapsamlı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​"Hayatım boyunca siyaseti hiçbir zaman makam, mevki ya da kişisel gelecek hesabıyla yapmadım. ​12 Eylül karanlığının ardından başlayan siyasi yaşamımda; SODEP’te, SHP’de ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nde, Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukuk devletine ve sosyal demokrasiye bağlılıkla mücadele ettim. Emeğin hak arayışının, sendikal örgütlenmenin, kooperatifçiliğin, dayanışmanın ve halkçı belediyeciliğin savunucusu oldum. ​Gençlik örgütlerinden il örgütüne, belediye meclis üyeliğinden Parti Meclisi üyeliğine, Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar üstlendiğim her görevi; bir makam değil, halkımıza karşı taşıdığım sorumluluğun gereği olarak gördüm. ​31 Mart 2024 seçimlerinde milletimiz, yalnızca belediye başkanlarını seçmedi; Türkiye’nin demokratik geleceğine ilişkin güçlü bir irade ortaya koydu. ​Ancak bu irade, uzun süredir ağır bir kuşatma altındadır. İktidarın demokratik siyaseti yargı ve idari müdahalelerle daraltma çabaları, son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’ni hukuki tartışmaların, butlan sürecinin ve örgütsel meşruiyeti tartışmalı hâle getiren gelişmelerin içine sürükledi. ​Bugün yaşananlar, yalnızca bir parti içi mesele değildir. Mesele; milletin iradesine sahip çıkılıp çıkılmayacağı meselesidir. ​Bu nedenle aldığım karar, bir kırgınlığın ya da kişisel bir tercihin değil; ülkemize ve demokrasi mücadelemize duyduğum sorumluluğun sonucudur. ​2023 Genel Seçimlerinde Eskişehirli hemşehrilerim beni Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderirken, yalnızca bir milletvekilini değil; birlikte savunduğumuz değerlere olan inançlarını ve değişim umutlarını da emanet ettiler. ​Eskişehirli hemşehrilerimin bilmesini isterim ki bugün attığım adım, o güvene ve o emanete bağlılığımın sonucudur. Bu karar; kişisel bir gelecek arayışı değil, içinde bulunduğumuz tarihsel koşulların kaçınılmaz kıldığı siyasi bir sorumluluktur. ​Çünkü bazen aynı hedefe yürüyebilmek için yeni bir yol açmak gerekir. ​Bu anlayışla, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde kurulacak yeni partinin Kurucular Kurulu Üyesi olarak bu büyük demokrasi yürüyüşünde yer alıyorum. ​Bu karar, geçmişi reddetmek değildir. ​Tam tersine; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’i, sosyal demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, laikliği, sosyal adaleti ve halkın değişim iradesini daha güçlü bir geleceğe taşıma kararlılığıdır. ​Benim için değişen ilkelerimiz değil; mücadelemizi sürdüreceğimiz siyasi zemindir. ​Biz bu yola yalnızca yeni bir parti kurmak için çıkmıyoruz. Halkın iradesini kuşatmaya çalışan anlayışa karşı yeni bir umut, güçlü bir demokratik alternatif ve iktidar yürüyüşü başlatıyoruz. ​İnanıyorum ki Türkiye’nin en güçlü siyasi hareketini yine halkımızla birlikte kuracağız. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, milletten alıyoruz. ​Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Eskişehir’imize ve aziz milletimize aynı inançla hizmet etmeye, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, sosyal adaleti ve halkın iradesini kararlılıkla savunmaya devam edeceğim. ​Yolumuz demokrasi, hedefimiz iktidar, gücümüz halktır." ​Utku Çakırözer’den İstifa ve Yeni Dönem Mesajı ​Özgür Özel’in yeni hareketine katılan bir diğer Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise istifasını şu sözlerle duyurdu: ​"Sevgili Hemşehrilerim, ​Gazi Meclisimizde, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında Eskişehir Milletvekili olarak büyük onurla yurttaşlarımızın sesi ve hakkının savunucusu olma gayreti içinde oldum. ​Ancak geldiğimiz noktada, ülkemizin içinden geçtiği tarihsel süreç bizlere sadece muhalefet etme değil, milletin iktidarını kurma sorumluluğunu yüklemektedir. ​Milyonlarca yurttaşımızın adalet, refah, demokrasi ve özgürlük mücadelesini iktidara ulaştırmak için Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti kadrolarında görev alma kararı aldım. Bu bir yol ayrımı değil, milletimizin iktidar yürüyüşünü büyütme kararlılığıdır. ​Türkiye’nin aydınlık geleceğini, milletin iktidarını hep birlikte kuracağımıza olan inancımızla yeni bir dönemi başlatıyoruz. ​Milletimizin iktidar yolu hayırlı olsun, yolumuz açık olsun."

Başkan Kurt: “24 Temmuz, Kutlama Değil Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günüdür” Haber

Başkan Kurt: “24 Temmuz, Kutlama Değil Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günüdür”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Türk basınında sansürün kaldırılışının 118’inci yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Kurt, 24 Temmuz 1908’in gazetelerin ilk kez sansür memurlarının denetimi olmadan yayımlandığı ve halkın haber alma hakkı adına atılmış tarihi bir adım olduğunu belirtti. Sansürün resmî olarak kaldırılmasının üzerinden 118 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün gelinen noktada gerçek anlamda basın özgürlüğüne ulaşılamadığını vurgulayan Başkan Kurt, mesajında şu ifadelere yer verdi: “24 Temmuz, Türk basın tarihinde sansürün kaldırıldığı gün olarak anılsa da bugün ne yazık ki bir bayram değil, basın özgürlüğü mücadelesinin simgesidir. Aradan geçen yıllara rağmen gazeteciler hâlâ baskılarla, sansürle, soruşturmalarla, davalarla ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakılıyor. Gerçeğin peşinde koşan kalemler susturulmak isteniyor. Demokrasinin temel taşı özgür basındır. Basının susturulduğu, gazetecilerin baskı altına alındığı bir ülkede hukuk devletinden, ifade özgürlüğünden ve halkın iradesinin sağlıklı biçimde tecelli etmesinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü özgür basın yalnızca gazetecilerin değil, toplumun nefesidir; halkın haber alma hakkının en önemli güvencesidir. Bugün ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri; hukukun üstünlüğünü esas alan, düşünce ve ifade özgürlüğünü güvence altına alan gerçek bir demokrasi iklimidir. Gazetecilerin mesleklerini korkmadan yapabildiği, eleştirinin suç sayılmadığı, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir Türkiye, hepimizin ortak özlemidir. Yerel yönetimler olarak şeffaflığı, hesap verebilirliği ve katılımcılığı demokrasinin vazgeçilmez ilkeleri olarak görüyoruz. Halk adına denetim görevini yerine getiren, kamuoyunu doğru bilgilendiren bağımsız basının yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki basının susturulduğu yerde yalnızca gazeteciler değil, toplum da kaybeder. 24 Temmuz’u bir kutlama günü olarak değil; demokrasiye, hukuk devletine ve basın özgürlüğüne sahip çıkma günü olarak görüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, her türlü baskıya rağmen halkın haber alma hakkını savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçilerinin 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü kutluyor; özgür basının, bağımsız yargının ve güçlü demokrasinin egemen olduğu aydınlık bir Türkiye umuduyla tüm gazetecilere dayanışma duygularımı iletiyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.