SON DAKİKA
Hava Durumu

#Demokrasi

Porsuk Haber Ajansı - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlar Sistemli Bir Yoksulluk ve Şiddet Sarmalında Haber

Kadınlar Sistemli Bir Yoksulluk ve Şiddet Sarmalında

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Türkiye’deki kadınların durumunu gözler önüne seren kapsamlı bir rapor yayınladı. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığı “Eşitlik Yoksa Adalet de Yok” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, özellikle son yıllarda kadınların hayat ve emek mücadelesiyle ilgili başlıklarıyla öne çıkıyor. CİNAYETLER 17 YILDA 6 KAT ARTTI! Raporda yer alan verilere göre, 2008 yılında çift haneli rakamlarda olan kadın cinayetleri, 2025 yılına gelindiğinde 450’nin üzerine çıkarak yaklaşık 6 katlık bir artış gösterdi. Dinçer, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve 6284 Sayılı Kanun’un esnetilmesinin failleri cesaretlendirdiğini vurgulayarak; “Bu tablo bir doğa olayı değil, bir politika tercihinin sonucudur. Yasayı uygulamamak, cinayete ortak olmaktır” dedi. İSTİHDAMDA DEV UÇURUM Ekonomik şiddet ve yoksulluk başlığında güncel verilere dikkat çeken Dinçer, TÜİK’in “İstatistiklerle Kadın 2025” verilerine göre geçtiğimiz yıl itibarıyla kadınların iş gücüne katılımındaki adaletsizliği şu sözlerle özetledi: “Bir önceki yıl erkeklerin istihdam oranı %66,9 iken kadınlarda bu oran %32,5’te kalmıştır. Yani Türkiye’de her 3 kadından sadece 1’i iş hayatında yer bulabilmektedir. Kadınlar sadece işsizlikle değil, aynı zamanda ev içi ‘görünmeyen emek’ ve düşük ücretli güvencesiz işlerle sömürülmektedir.” SİYASETTE KADIN YOKSA DEMOKRASİ DE YOK Raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türkiye’deki karar alma mekanizmalarındaki "eril tahakküm" oluşturdu. Dinçer, kadınların siyasette birer "istisna" veya "kota tamamlayıcı" olarak görülmesine tepki göstererek; kadınların Meclis’te yaklaşık %20 oranında temsil edildiğini vurguladı. Yerel yönetimlerdeki tablonun genel siyasetten daha karamsar olduğu vurgulanan raporda; 81 ilin yalnızca 11’inde, 922 ilçenin ise yalnızca 61’inde kadın belediye başkanı seçilebildiği belirtildi.

CHP Odunpazarı Emek Mahallesi’nde Yeni Katılımlarla Güçleniyor! Haber

CHP Odunpazarı Emek Mahallesi’nde Yeni Katılımlarla Güçleniyor!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Emek İletişim Ofisi’nde gerçekleştirdiği anlamlı törenle, partiye yeni katılan üyelerine rozetlerini taktı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen törende, demokrasi ve adalet mücadelesine güç katan yeni üyeler heyecanla karşılandı. ​Eskişehir'in en büyük mahallesi olan Emek Mahallesi’nde düzenlenen ​törenle Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılan yeni üyelerin rozetleri takıldı. Törende yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin aydınlık geleceği için yerelde başlayan bu birlikteliğin genel iktidara giden yolda en büyük güç kaynağı olduğu vurgulanırken yapılacak ilk seçimde Emek Mahallesi’nde birinci parti olunacağı vurgulandı. ​​CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen ve ev sahipliğini İlçe Başkanı Rahmi Çınar'ın yaptığı programa; CHP İl Başkanı ​Talat Yalaz, Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ayhan Sülük, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Odunpazarı Belediye Meclis Üyeleri, Alpu İlçe Başkanı Cihan Üngör, İl Disiplin Kurulu Başkanı Murat Cancırık, Emek Mahalle Sorumlusu Mehmet Can Ekşi ve çok sayıda partili katılım sağladı. ​CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​"Demokrasiye ve adalete olan inancıyla partimize katılan tüm yeni üyelerimize 'hoş geldiniz' diyoruz. Bu anlamlı programın hazırlanmasında büyük emeği olan Emek Mahallesi sorumlumuz Mehmet Can Ekşi ve ekibine teşekkür ediyoruz. CHP örgütü olarak halkımızla iç içe büyümeye, güçlenmeye ve ülkemizin geleceği için yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Programda partiye hani üye olan 35 kişiye rozetleri takıldı ve başarı dileklerinde bulunuldu.

Kadınların Olmadığı Bir Demokrasi Eksik, Kalkınma İse Yarımdır Haber

Kadınların Olmadığı Bir Demokrasi Eksik, Kalkınma İse Yarımdır

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. İlçe Başkanı Rahmi Çınar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin simgesi olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yalnızca bir anma günü değil; aynı zamanda hak, adalet ve eşitlik mücadelesinin güçlü bir hatırlatıcısıdır. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak; kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit haklara sahip olduğu, şiddetten uzak, özgür ve adil bir ülkede yaşaması için verilen mücadelenin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, daha birçok ülkede kadınların temel hakları dahi yokken Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını tanımış, kadınların toplumdaki yerini güçlendiren devrimlere imza atmıştır. Bu miras bizlere, kadın haklarını koruma ve geliştirme sorumluluğunu yüklemektedir. Bugün ne yazık ki ülkemizde kadınlar hâlâ şiddet, eşitsizlik, ayrımcılık ve ekonomik güvencesizlik gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Kadın cinayetlerinin son bulduğu, kadınların yaşam hakkının korunduğu, eşit temsilin ve eşit fırsatların sağlandığı bir Türkiye için mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir. Kadınların emeği, cesareti ve kararlılığı; toplumun ilerlemesinin en önemli gücüdür. Kadınların olmadığı bir demokrasi eksik, kadınların olmadığı bir kalkınma yarım kalacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan, emeğiyle, mücadelesiyle hayatın her alanında var olan kadınlarımız olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, eşit ve özgür bir gelecek için mücadele eden tüm kadınları saygı ve dayanışma duygularıyla selamlıyorum."

8 Mart Kadınların Eşitlik, Özgürlük ve Adalet Mücadelesinin Simgesi Haber

8 Mart Kadınların Eşitlik, Özgürlük ve Adalet Mücadelesinin Simgesi

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajında 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığına dikkat çeken Başkan Kurt, 8 Mart’ın kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin simgesi olduğunun altını çizdi. 8 Mart’ın aynı zamanda kadın emeğinin görünür olması, kadınların alın terinin hak ettiği değeri görmesi ve yaşamın her alanında eşit haklara sahip olması için verilen uzun ve kararlı mücadelenin tarihi olduğunun altını çizen Başkan Kurt, mesajına şu sözlerle devam etti: “Evde, tarlada, fabrikada, atölyede, ofiste ve hayatın her alanında üreten kadınların emeği, toplumun gerçek gücünü oluşturur. Ne yazık ki bugün hâlâ kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Kadınlar bir yandan emekleriyle yaşamı var ederken, diğer yandan şiddet ve eşitsizlikle mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Her gün yeni bir kadın cinayeti haberiyle sarsılıyor, her gün bir kadının hayatının yarım bırakıldığına tanıklık ediyoruz. Bu acı gerçek, 8 Mart’ın neden hâlâ bir mücadele günü olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. Henüz birkaç gün önce İstanbul Zeytinburnu sahilinde hayatını kaybetmiş halde bulunan ve “Başıma bir şey gelirse intihar etti demeyin” diyerek kamuoyuna seslenen Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümü, toplum vicdanında derin bir yara açmıştır. Yine dün Eskişehir’de evinde evli olduğu erkek tarafından boğularak öldürülen Sevim Özdemir’in acı haberi, kadınların ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu ölümler sıradan birer adli vaka değildir; kadınların yaşam hakkını hedef alan sistematik şiddetin sonucudur. Kadına yönelik şiddetle mücadele, yalnızca bireysel bir mesele değil; kamusal sorumluluk gerektiren siyasal bir konudur. Kadınları koruyan yasaların etkin uygulanması, cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamın her alanında güçlendirilmesi bir tercih değil, zorunluluktur. Aynı zamanda kadın emeğinin güvenceli hale getirilmesi, kadınların ekonomik hayatta eşit koşullarda yer alabilmesi ve emeklerinin karşılığını alabilmesi de bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Kadınların yaşam hakkını ve emeğini savunmak, demokrasiye ve insan haklarına sahip çıkmaktır. Odunpazarı Belediyesi olarak bizler, kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda güçlenmesi için çalışmalar yürütmeye; kadın emeğini destekleyen projeleri hayata geçirmeye ve kadınların yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın emeğinin değersizleştirildiği, kadınların özgür olmadığı bir toplumda gerçek bir demokrasi de mümkün değildir. Bu duygu ve düşüncelerle, yaşamı emeğiyle var eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü selamlıyor; şiddet sonucu aramızdan koparılan tüm kadınları saygı ve rahmetle anıyorum. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, emeğinin değer gördüğü, eşit ve adil bir ülke umuduyla mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Bu Hukuksuzluk Son Bulsun" Haber

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Bu Hukuksuzluk Son Bulsun"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 9 Mart tarihinde başlayacak olan davası ile ilgili bir açıklama yapıldı. CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, İl ve İlçe Yöneticilerinin katıldığı basın açıklamasında konuşan İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı; “Kıymetli aileler, sevgili Eskişehirliler Tam 26 hafta oldu. Aile Dayanışma Ağı çatısı altında, haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her cuma Saraçhane’de bir araya geliyor, yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri… Adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor. Yaşanan bu büyük haksızlığa, yalnızca Saraçhane’den değil Türkiye’nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulsun. Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu, memleket meselesidir. “Her şey çok güzel olacak” diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir. Şimdi sizlere Silivri Zindanı’nda milletin refahı için, hukuk, demokrasi ve adalet için mücadele eden, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okuyoruz.” "Ekrem İmamoğlu Mektubu Değerli yol arkadaşlarım, Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim… Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum. Bizlere karşı, eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan, iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi. Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü, kıymetli başkanım, Bolu’nun değerli insanı Tanju Özcan’ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan Bolu’nun gururudur. İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla, anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsameri sergileyecekler. Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk partililer böyledir. Dürüsttürler, çalışkandırlar. Onların; şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun. Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz Hakk’ın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor. Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek. Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var. Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri ele ele, kol kola omuz omuza aşacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız. İnandık ve başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu Silivri Zindanı"

Başkan Ünlüce, "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" Buluşmasına Katıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin çalışmalarını tanıttığı “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde” başlıklı buluşmaya katıldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) tarafından organize edilen toplantıda, partinin hazırladığı somut vaatler ve çözüm önerileri kamuoyuyla paylaşıldı. CHP genel merkez binasında gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan yaptı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları içeren tanıtım filmi izletildi. Film gösteriminin ardından CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke kürsüye çıkarak adalet ve eşitlik temelinde, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir yönetim anlayışı hedeflediklerini vurguladı. Toplantıya mesaj gönderen Ekrem İmamoğlu ise “Türkiye gerçek bir yol ayrımında” ifadeleriyle değişim çağrısında bulundu. Programın son bölümünde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, demokrasi, ekonomi, dış politika, savunma sanayi, tarım, sosyal devlet, eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alanda partinin kapsamlı vizyonunu anlattı. Özel, kadınlar ve gençlere yönelik politikaların da öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti. Toplantı sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Başkan Ayşe Ünlüce, “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde buluşmamızı büyük bir inanç ve kararlılıkla gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun ortaya koyduğu değişim iradesiyle; halkın söz sahibi olduğu bir Türkiye için güçlü bir başlangıca imza attık. Milletin umudunu büyüten, yarınlara güvenle bakan bir yürüyüşü hep birlikte başlatıyoruz. Çünkü biz gücümüzü milletten alıyor, yolumuzu milletle birlikte yürüyoruz.” ifadelerini kullandı. 8 MART HAZIRLIKLARI MASAYA YATIRILDI Programın ardından Başkan Ünlüce; CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü ile birlikte CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kayayı ziyaret etti. Görüşmede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Eskişehir’de düzenlenecek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programları ele alındı. Başkan Ünlüce, “8 Mart’ta Eskişehir’den güçlü bir dayanışma mesajı verecek, kadınların emeğini ve eşitlik mücadelesini daha da yükselteceğiz.” dedi. ÇAKIRÖZER VE ARSLAN’A ÖNEMLİ GÖREV Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Dışişleri Politika Kurulu’nda, İbrahim Arslan ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu’nda görev alacak.

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda Haber

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda

Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu, Şubat 2026 itibarıyla okurlarla buluştu. Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan ve 248 sayfadan oluşan eser, gazeteci-yazar Arif Anbar imzası taşıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türündeki kitap, siyasetçi Kazım Kurt’un yaşam öyküsü üzerinden Türkiye’nin çok partili dönemden bugüne uzanan siyasal ve toplumsal panoramasını gözler önüne seriyor. CUMHURİYET’İN İMKANLARIYLA SÖZ SAHİBİ OLDU 1950’li yıllarda yoksul bir köy çocuğu olarak dünyaya gelen Kazım Kurt’un Cumhuriyet’in sağladığı imkânlarla eğitim alarak siyaset sahnesine uzanan yolculuğu, kitapta tüm açıklığıyla anlatılıyor. Kurt’un kendi kaleminden yazdığı önsözde yer alan şu ifadeler, eserin temel ruhunu ortaya koyuyor: “Türkiye hepimizin! Bu topraklar üzerinde yaşayan halkımız, her şeyin en iyisine layık. Her ne zorluk altında olursak olalım, birlik içerisinde çağdaşlık mücadelesi verdiğimiz sürece umut hep var olacak. Ve her yurttaşımız, buna yürekten inanıyorum ki, çok yakın gelecekte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıyla beraber insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşacak. Bütün mücadelem, bütün mücadelemiz, bunun içindir ve bu mücadele, en şerefli mücadeledir.” Kitap; aynı zamanda “doğru siyaset nasıl yapılır?” sorusuna verilen kapsamlı bir yanıt niteliği taşıyor. TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ SERÜVENİNE TANIKLIK Arif Anbar, sunuş yazısında Türkiye’de demokrasinin tarihsel kırılma noktalarına dikkat çekiyor ve özellikle son yıllarda yaşanan siyasal gelişmeleri ele alıyor. Kitap, Kazım Kurt’un kişisel hikâyesi üzerinden Türkiye’nin demokrasi mücadelesini, yerel ve genel siyasetin dinamiklerini, bedel ödenen mücadele yıllarını ve halk odaklı siyaset anlayışını mercek altına alıyor. Eser; siyaset bilimi meraklılarına, yakın dönem Türkiye tarihini anlamak isteyenlere, yerel yönetim deneyimlerine ilgi duyanlara ve toplumsal mücadele hikâyelerine değer veren okurlara hitap ediyor. Kitap, 1950’lerden bugüne Türkiye’nin dönüşümünü bireysel bir hikâye üzerinden aktarıyor. Böylece yerel tarih ile ulusal siyaset iç içe geçiyor; Eskişehir’in sokaklarıyla Türkiye’nin büyük kırılmaları aynı anlatı zemininde buluşuyor. NEREDEN TEMİN EDİLEBİLİR? Arif Anbar tarafından kaleme alınan “Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu” başta Cumhuriyet Kitapları olmak üzere birçok kitapçıda, yayınevinde ve online satış platformlarında yerini aldı. Eskişehir’de kitabı edinmek isteyen okurlar, İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi’ni ziyaret edebilecek. ARİF ANBAR KİMDİR? Arif Anbar, 12 Eylül 1987’de Tokat’ın Zile ilçesinin Yaylakent köyünde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Muğla’nın Ortaca ilçesinde tamamladı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünden mezun oldu. Pek çok sivil toplum örgütünde yönetici olarak görev aldı. Sakarya, Anadolu, Sonhaber ve Milli İrade gazeteleri ile ES TV ve Kanal 26’da görev yaptı. Okyanus dergisi ile Sağlı Sollu Haber internet haber portalının kuruculuğunu üstlendi. Bir dönem Sözcü ile Yurt gazetelerinin Eskişehir Temsilcisi ve Cumhuriyet gazetesinin Eskişehir muhabiri olarak çalıştı. 2013 yılında Tabipler Odası’nın vermiş olduğu basın sağlık ödülünü almaya hak kazandı. 2014 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından haber dalında ödüle layık görüldü. 2019 yılında Eskişehir Başarı Ödülleri organizasyonu kapsamında verilen yılın televizyon programcısı ve köşe yazarı ödülünün sahibidir. Anbar, evli ve bir çocuk babasıdır.

Milli İrade Anlayışını Diri Tutmaya Devam Edeceğiz Haber

Milli İrade Anlayışını Diri Tutmaya Devam Edeceğiz

AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, 28 Şubat darbesinin yıl dönümü dolayısıyla 81 İlde eş zamanlı olarak bir basın açıklaması yapıldı. AK Parti Eskişehir İnsan Hakları Başkanı Işın Mediha Haskol Şahin, birim başkanlarıyla birlikte 28 Şubat darbesinin yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Türkiye genelinde eş zamanlı açıklamada AK Parti Eskişehir İnsan Hakları Başkanı Işın Mediha Haskol Şahin şu ifadeleri kullandı: “28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bugün bir araya geldik. Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.”

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi Haber

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Vahap Seçer ile TBB Encümen üyeleri, Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri ile bir araya geldi. Görüşmede, uluslararası iş birliği ve dayanışma vurgusu yapılırken TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının tutukluluk süreçlerine ilişkin görüş ve değerlendirmeler yapıldı. Eurocities ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Birlik Encümen üyelerini ziyaret etti. Konuk heyette, B40 Ağı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ve Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya yer aldı. Ziyarette, TBB Başkan Vekili Vahap Seçer’in yanı sıra, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi hazır bulundu. Seçer: “Türkiye köklü geçmişi ile güçlü bir ülke” TBB Başkanvekili Vahap Seçer konuşmasında, konuk heyetle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, ziyaretin önemli bir boyutunun Türkiye’de demokrasiye ilişkin değerlendirmeler olduğunu hatırlattı. Tutuklu bulunan belediye başkanları, bürokratlar, siyasetçiler ve ülke sorunlarına katkı sunabilecek aydınların cezaevinde olmasının düşündürücü olduğunu belirten Seçer, Avrupa demokrasilerinin tarihsel süreç bakımından daha deneyimli olabileceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin ise görece daha genç bir demokrasi tecrübesine sahip olduğunu belirtti. Seçer, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu, köklü geçmişi ve güçlü devlet geleneğiyle büyük ve mükemmel bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) giriş sürecinin uzun ve zaman zaman yıpratıcı bir hal aldığını ifade eden Seçer, “Avrupa’nın bazı talepleri olsa da biz, tek taraflı düşünmüyoruz. Her iki tarafın da bakış açısı incelenmeli. Bize karşı AB’nin samimiyetsiz olduğuna dair düşüncelerimiz de var. Biz elbette AB sürecini bir ‘medeniyet projesi’ olarak gördük ama bugün geldiğimiz noktada süreç, çeyrek asırdan fazladır ülkeyi yöneten siyasi iktidar ile AB görüşlerinin örtüşmemesi ya da verimli bir çalışma sürecinin yaşanmamasından dolayı kesintiye uğradı. Umut ediyorum yaralar tekrar sarılır, iyileşir, tahribatlar ortadan kalkar ve böylece süreci de başlatabiliriz.” dedi. Seçer ayrıca, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi temennisinde bulundu. Seçer: “Başkanlarımız tutuksuz yargılansın istiyoruz” Tutuklu belediye başkanları konusunda da Başkan Seçer şu ifadeleri kullandı: “Belediye başkanlarımızın yargılanmasına karşı değiliz; ancak evrensel hukuk ilkeleri gereği tutuksuz yargılama esastır. Milyonlarca yurttaşın oyuyla seçilmiş başta Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve diğer belediye başkanlarımız tutuklandı. İstanbul, Antalya ve Adana gibi büyükşehirlerin belediye başkanları yalnızca birer siyasi figür değil, aynı zamanda halkın iradesinin temsilcileridir. Bu nedenle yürütülen süreçlerin hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde, adalet ve hakkaniyet duygusunu güçlendirecek şekilde yürütülmesi hepimiz için büyük önem taşımaktadır. Hem ülkeler düzeyinde hem de kurumsal düzeyde bu demokratik hukuk mücadelesine destek olmanızı bekliyoruz. Dayanışmanın, özellikle böylesi dönemlerde, büyük bir anlamı ve değeri vardır.” Türkiye’de daha güçlü bir hukuk devleti ve demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandığı bir yaşam talebinin olduğunu anlatan Seçer, insanların inancı, etnik kökeni ya da düşünceleri nedeniyle farklı kategorilerde değerlendirilmediği bir düzenin herkesin ortak arzusu olduğunu ifade etti. Seçer: “Eurocities ile ilişkileri güçlendireceğiz” Yerel yönetimlerin yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde benzer küresel sorunlarla karşı karşıya olduğuna da dikkati çeken Seçer, TBB ile Eurocities arasında yeni başlayan ilişkileri geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti. İklim değişikliği, atık yönetimi, kuraklık ve doğal afetler gibi meselelerin tüm insanlığı etkilediğini belirten Seçer, bu sorunların çözümü için şehirler arasında güçlü ağların kurulması, deneyim paylaşımının artırılması ve daha etkin iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Seçer, önümüzdeki dönemde şehirlerin yararına olacak kıymetli çalışmalara birlikte imza atma temennisini de dile getirdi. Solberg: “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz” Başkan Seçer’den sonra söz alan Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Türkiye ile Avrupa şehirleri arasındaki ortak değerlere ve demokrasi vurgusuna dikkat çekti. İstanbul’da ve Ankara’da temaslarda bulunduklarını ifade eden Solberg, “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu için buradayız.” dedi. Tomašević: “Tutuklamalar endişe verici” B40 Balkan Şehirleri Ağı Başkanı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin endişeler taşıdıklarını ifade etti. Bazı belediye başkanlarının tutuklanmasına ilişkin konuşan Tomašević, yerel liderlerin karşı karşıya kaldığı durumların genel anlamda demokrasi açısından bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Sobczak: “Amacımız daha iyi hizmet sunulmasını sağlamak” Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Eurocities ağı olarak amaçlarının belediye başkanlarını güçlendirmek ve mevcut kaynakları harekete geçirerek vatandaşlara daha iyi hizmet sunulmasına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi. Avrupa genelinde belediye başkanlarının bazı ülkelerde yetki ve kaynak bakımından sınırlandırılabildiğine işaret eden Sobczak, yerel yöneticilerin çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabildiğini anımsattı. Sobczak, tüm bu koşullara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Ghinelli: “Dayanışmamızı göstermek istiyoruz” Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli de tüm farklılıklara rağmen demokrasi için bir araya geldiklerini dile getirdi. Dayanışma göstermek istediklerini belirten Ghinelli, TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutukluluğuna dikkati çekerek, bu tür dönemlerde gönüllü bir tepki ortaya koymak amacıyla burada bulunduklarını ifade etti. Romero: “İmamoğlu için buradayız” Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ise tutuklu olan TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nu desteklemekten büyük bir onur duyduğunu ifade etti. Antonaya: “Yerel idarelerde bulunan kişilerin haklarının korunması önemli” Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya ise başkanların tutuklanmasının ailelerini ve çocuklarını da etkilediğini ve yerel idarelerde görev yapan kişilerin haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Belediye başkanları Türkiye’de hukukun üstünlüğüne dikkati çekti TBB heyetinde yer alan belediye başkanları değerlendirmelerinde; Türkiye’de yerel demokrasinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların korunması konularına dikkati çekti. Heyet, son dönemlerde yaşanan uygulamaların halkın demokrasiye katılımını zedelediğini anlattı. Belediye başkanları, yerelde demokrasiyi güçlendirecek somut adımların ve iş birliklerinin daha güçlü ve net biçimde ortaya konmasının önemine değinirken, Türkiye’de özellikle muhalif belediye başkanlarının uzun tutukluluk süreçleriyle karşı karşıya kalmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Tutuklu yargılamanın hukuki karşılığının bulunmadığı ve adalet sağlanamadığında, ülkedeki diğer sorunların da çözülemeyeceğini ifade eden Başkanlar, dünyada da bir dönüşüm süreci yaşandığını hatırlattı. Savaşların artışı, teknolojik kırılmalar ve iklim krizinin yoğunlaşmasının ortak politikalar geliştirme ihtiyacını doğurduğunu belirten bazı belediye başkanları, sorunların çözümünde yerel ve uluslararası dayanışmanın önemine işaret etti. Başkanlar, özellikle muhalefet belediye başkanlarının haksız tutuklanmaları ve siyasi baskılara maruz kaldığını dile getirirken, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının tutuklu olmasının, milyonlarca vatandaşın iradesinin fiilen engellenmesi anlamına geldiğini kaydetti. Temel insan haklarına bağlı ortak değerlerin hem Türkiye hem de Avrupa’da eşit biçimde uygulanmasının ve ortak çabayla desteklenmesinin önemine dikkati çeken belediye başkanları, yerel demokrasiyi güçlendirmek ve tutuksuz yargılanma ilkelerinin uygulanmasını sağlamak için gerekli adımların atılmaya devam edileceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.