SON DAKİKA
Hava Durumu

#Chp

Porsuk Haber Ajansı - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Süllü: "Deprem Değil İhmaller Öldürdü" Haber

CHP'li Süllü: "Deprem Değil İhmaller Öldürdü"

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Yıldıztepe Kooperatifi’nin çağrısıyla Ulus Heykeli önünde düzenlenen anma törenine katıldı. Süllü, “Deprem gerçeğine karşı gerekli önlemler alınmadığı için, arama kurtarma zamanında yapılamadığı için, yardımlar geç ulaştığı için bu kadar büyük kayıplar verdik. 6 Şubat, geride kalan milyonlar için bitmiş bir gün değil; her gün yeniden yaşanan derin acıdır” dedi. Saat 04.17: Hayatın Durduğu An Ulus Anıtı önünde saat 04.17’de konuşan Süllü, üç yıl önce ilki tam bu saatte ve 13:24’te yaşanan ikinci depremle Türkiye’nin 11 ilinde hayatın durduğunu hatırlattı. Resmî rakamlara göre 53 bin 537 yurttaşın enkaz altından kurtarılamadığını belirten Süllü, “O gece yalnızca binalar değil; anneler, babalar, çocuklar ve hayaller yıkıldı” dedi. “Bu Bir Kader Değildi” Yaşananların kader olmadığını vurgulayan Süllü, deprem gerçeğine rağmen gerekli önlemlerin alınmamasının, arama kurtarma çalışmalarının zamanında ve yeterli şekilde yapılmamasının ve yardımların geç ulaşmasının can kayıplarını artırdığını ifade etti. “Hatay’da O Acıyı Yaşadım” Depremin hemen ardından Hatay’da görev yaptığını anımsatan Süllü, enkaz başlarında depremzedelerin yanında olduğunu belirterek, “Bu yüzden biliyorum ki 6 Şubat, geride kalan milyonlar için bitmiş bir gün değil; her gün yeniden yaşanan bir acıdır” diye konuştu. Eskişehir Yıldıztepe Kooperatifi’nin çağrısıyla düzenlenen anmada, deprem sonrası Eskişehir’e yerleşen depremzede yurttaşlarla bir araya geldiklerini söyleyen Süllü, iyileşmenin yolunun unutmak değil, hatırlamak ve dayanışmadan geçtiğini vurguladı. Verilen Sözler Tutulmadı Aradan geçen üç yıla rağmen konutların tamamlanmadığını ifade eden Süllü, 360 binden fazla depremzedenin hâlâ konteynerlerde yaşadığını, sorumluların hesap vermediğini ve adaletin yerini bulmadığını dile getirdi. “Mücadeleden Vazgeçmeyeceğiz” Süllü, depreme dirençli kentler için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, 6 Şubat’ta yaşamını yitiren tüm yurttaşları saygıyla andıklarını ve acı yaşayan milyonların sesi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Kayıt Dışı Borçlanma Büyür, Sosyal Çöküş Derinleşir Haber

Kayıt Dışı Borçlanma Büyür, Sosyal Çöküş Derinleşir

İktidarın kredi kartı limitlerini azaltmaya yönelik aldığı kararı eleştiren CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, “İktidar, borcu borçla çeviren vatandaşlarımızı risk olarak görüyor. Risk olan yurttaş değil; yoksulluğu yöneten, geliri artırmak yerine harcama hakkını kısan iktidar ve politikalarıdır. Vatandaşlar sağlık gibi zaruri durumlar için bu kart limitlerine ihtiyaç duyuyor, bir güvence olarak görüyor. Bu karar, borcu azaltmaz, aksine borcu daha pahalı, daha güvencesiz alanlara iter. İcra dosyaları daha da kabarır, kayıt dışı borçlanma büyür, sosyal çöküş derinleşir. Bu karardan derhal dönülmelidir” dedi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) toplam kredi kartı limiti 400 bin TL’nin üzerinde olan ve kullanılmayan limiti bulunan kart sahiplerine yönelik “limit azaltımı” kararını eleştiren CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “BATIK BİREYSEL KREDİ VE KREDİ KARTI BORÇLARI 359 MİLYAR LİRAYI BULDU” Vatandaşların, bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını hatırlatan Başevirgen, “Borçlar 16 - 23 Ocak haftasında 66,5 milyar lira artarak 5 trilyon 973 milyar liraya kadar yükseldi. Söz konusu haftada 29,2 milyar lira artan bireysel kredi borçları 3 trilyon 93 milyar liraya yükseldi. Kredi kartı borç bakiyesi ise 37,3 milyar lira artarak 2 trilyon 880 milyar liraya çıktı” dedi. İcra takibine alınan bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise bir haftada 2,8 milyar lira daha artarak 23 Ocak itibariyle 257,6 milyar liraya çıktığına dikkat çeken Başevirgen, “Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçların tümümün de bankalar tarafından satılan batık krediler olduğu dikkate alındığında sistemdeki batık bireysel kredi ve kredi kartı borçları 359 milyar lirayı buldu” diye konuştu. “BU KARAR, BORCU AZALTMAZ, AKSİNE BORCU DAHA PAHALI, DAHA GÜVENCESİZ ALANLARA İTER” TÜİK’in enflasyon rakamlarına göre 1 şubatta ceplere giren asgari ücretin bin 358, emekli maaşının 970 lirasının daha ilk günden eridiğini de belirten Başevirgen, “Dar gelirlinin geliri giderini karşılamaya yetmiyor. Milyonlarca insan borcunu borçla çevirerek ayakta kalmaya çalışıyor. Milyonlarca vatandaşın artık yaşayabilmek için en büyük güvencesi kredi ve kredi kartları oldu. Durum böyleyken kredi kartlarında limitlerin düşürülmesi, krizin faturasının bir kez daha iktidar tarafından dar gelirliye kesildiğini açıkça gösteriyor” dedi. Borcu borçla çeviren vatandaşlarımızın iktidar tarafından “risk” olarak görüldüğünü ifade eden Başevirgen, “Bu yaklaşım, gerçeği inkâr ediyor. Risk olan yurttaş değil; yoksulluğu yöneten, geliri artırmak yerine harcama hakkını kısan iktidar ve politikalarıdır. Vatandaşlar sağlık gibi zaruri durumlar için bu kart limitlerine ihtiyaç duyuyor, bir güvence olarak görüyor. Bu karar, borcu azaltmaz, aksine borcu daha pahalı, daha güvencesiz alanlara iter. İcra dosyaları daha da kabarır, kayıt dışı borçlanma büyür, sosyal çöküş derinleşir. Bu karardan derhal dönülmelidir” açıklamasını yaptı.

Kara Lahana Tarlada Kaldı, Markette Fiyatı Katladı! Haber

Kara Lahana Tarlada Kaldı, Markette Fiyatı Katladı!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde ili Bor İlçesinde Sinandı Bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan karalahananın çürüdüğünü söyledi. Gürer kara lahana tarlasında yaptığı incelemede, tarımda yaşanan derin soruna dikkat çekti. 25 dönümlük alana ekilen kara lahanaların tek bir tanesinin bile sökülmediği tarlada anlatan üretici Hasan Aydın ürettik ama satamadık” dedi. Karalahana tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün maliyetini karşılamadığı için tarlada bırakıldığını, bunun ise hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurguladı. Gürer, “Kara lahana tarlasındayız. Bu tarlada yaklaşık 25 dönümlük bir alanda kara lahana ekilmiş ama üreticimiz bir tanesini bile sökmedi. Çünkü maliyetini karşılamadı. İşçilik giderini de kattığı zaman üretici zarar edeceğini düşündüğü için bu lahanaya sökmediğini anlattı. Görüldüğü gibi kara lahana tarlada kaldı” dedi. TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi ,Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazarda bugün tanesi 25 liraya satılan ürünün döneminde alan olmadığından sökülmediği için artık çürümek üzere olduğunu belirterek, “Bu tarlaya yaklaşık 500 bin liralık tohum ve işçilik masrafı yapıldı ve üretici büyük zarara erdi,” dedi. “SATILMADI, TARLADA KALDI; BORCU NASIL ÖDEYECEĞİZ BİLMİYORUM” Üretici Hasan Aydın ise yaşadığı tabloyu çaresizlikle anlattı. “Burası 25 dönüm. Buraya 500 bin lira masraf ettik. Satılmadı, tarlada kaldı. Tanesi 5 lira verdiler ama nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı” diyen Aydın, banka kredisi çiftçinin genelinin kullandığını ancak satılan ürün olmadığında ödeme güçlüğü yaşadığını söyledi. “Banka kredi kullandık ama ürün yok tarlada. Nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum.” sözleriyle içinde bulunduğu çıkmazı dile getirdi. Aydın, ürünün neden tarlada kaldığını ise maliyet kalemlerini tek tek sıralayarak anlattı: “Bunu 5 liraya kesmek, buradan yüklemek, Adana’ya, Mersin’e göndermek; işçiliğiyle, masrafıyla hiçbirini kurtarmıyor. Fidesi zaten 5-6 lira. Gübre var, su var. Bunların hepsi gider.” Aydın, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde fiyatların yüksek olmasına rağmen kendilerinin ürünü satamadığını da vurguladı. “ÜRÜN GİTMEYİNCE ORADA FİYAT ARTIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretim zincirindeki kopuşun sonuçlarına işaret ederek, “Buradan ürün gitmeyince orada fiyat artıyor, vatandaş alamıyor. Sizde de binlerce dönüm ürün tarlada kalıyor,” dedi. “Bir üretici olarak ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise Hasan Aydın’ın yanıtı net oldu: “Bırakacağız. Yapmayacağız. Zarar ettikten sonra ne yapalım? Emeğimizi karşılamadık. Çapası, gübresi, ilacı… Çoluk çocuk tırnaklarımız burada kaldı.” Aydın, daha önce de kara lahana ektiğini ancak aynı sonucun yaşandığını belirterek, “Binlerce dönüm ürün ne yazık ki çöp oldu. Bir liralık bile satış olmadı. Soğuklar başladı, dondu” dedi. “DESTEK YOK, KÖSTEK VAR” Tarladaki çürümüş ürünleri gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yaşananların somut bir kanıt olduğunu ifade ederek, “Bu, lahananın tarlada kaldığının somut göstergesi. Bu kara lahanadan bir tane bile satılmadı. Hava soğuyunca da dondu, yok oldu” dedi. Üreticinin zararını tespit eden bir mekanizma olmadığını da vurgulayan Gürer, “Destek deniyor ama ortada destek yok, köstek var. Konuşursa başı ağrıyor, konuşmazsa ürün tarlada kalıyor ve üretimden uzaklaşıyor” sözleriyle AKP iktidarının tarım politikalarını eleştirdi. Ömer Fethi Gürer, üretimden uzaklaşan çiftçinin sonucunun gelecek yıl raflarda daha pahalı ürün olarak yurttaşa döndüğünü belirterek, bu kısır döngünün kırılmadığı sürece sorunun büyüyerek devam edeceğini söyledi. “SENEYE EKİLİR Mİ? HAYIR” “Seneye buraya kara lahana eker misiniz?” sorusuna Hasan Aydın’ın yanıtı kısa ve kesin oldu: “Ekilmez. Bir de bunu yarın sürüp kaldıracaksın. Hayvan yemi bile olmadı. Zaten çürümüş.” Bu yanıtın, tarımın geleceği açısından son derece çarpıcı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Binlerce dönüm kara lahana tarlada kalıyor, Ankara’da, İstanbul’da vatandaş markette alamıyor. Emekli alamıyor, asgari ücretli alamıyor. Ülkenin tarım politikasının en acı tablolarından biri bu” dedi. “BU TARLA İSRAFIN EN SOMUT GÖSTERGESİ” Üreticinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, “Ürün tarlada kalıyor, üretici mağdur. ‘Borcumu nasıl ödeyeceğim?’ diyor ama borç yapılandırması yok. Bankaya gidince BAĞ-KUR prim borcun var deniyor, kredi verilmiyor. Çiftçi kredi alamadan üretimi nasıl yapacak?” diye sordu. Açıklamasının sonunda ülkeyi yönetenlere seslenen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Bu kara lahana tarlası israfın en somut göstergesidir. Bu çiftçiye sahip çıkın. Böyle giderse bir gün bu tarlada kara lahana da, başka ürün de olmayacak. Geriye sadece boz bir toprak kalacak” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin Alın Teri Siyasi Hesaplara Alet Edilemez Haber

Çiftçinin Alın Teri Siyasi Hesaplara Alet Edilemez

CHP Seyitgazi İlçe Başkanı Selma Sara, Seyitgazi Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Seyitgazi Belediyesi'ne yönelik yapılan eleştirilere cevap verdi. CHP İlçe Başkanı Sara yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Seyitgazi Ziraat Odası Başkanlığı tarafından belediyemize yönelik yapılan sosyal medya paylaşımını üzüntü ve şaşkınlıkla takip ediyoruz. İlçemizde yaşanan ağır ekonomik tablo ve üreticinin her geçen gün derinleşen sorunları ortadayken, Ziraat Odası’nın asli görev alanı dışında, siyasi nitelik taşıyan açıklamalar yapması hem kurumsal sorumlulukla hem de çiftçimizin beklentileriyle bağdaşmamaktadır. Yaklaşan Ziraat Odası seçimleri öncesinde kongre sürecine ilişkin kamuoyuna açık, şeffaf ve net bir bilgilendirme yapılmaması; buna karşın tek taraflı açıklamalarla sürecin fiilen uzatılması ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu tutum, seçim sürecinde başka adayların önünü kesmeye yönelik bir yaklaşım mıdır? Bu sorunun sorulması son derece haklı ve meşrudur. Bugün Seyitgazi’de çiftçi zor durumdadır. Süt fiyatları maliyetlerin çok altında kalmış, yem fiyatları kontrolsüz biçimde artmıştır. Buğday ve arpa taban fiyata mahkûm edilmiş, üretici emeğinin karşılığını alamaz hâle gelmiştir. Mazot ve gübre destekleri enflasyon karşısında etkisini yitirmiş, üstelik birçok üretici bu destekleri hâlâ alamamıştır. Bağ-Kur ve SGK borçları nedeniyle çiftçilerimiz devletten hak ettikleri alacakları dahi tahsil edememektedir. Böylesine ağır bir tablo ortadayken, Ziraat Odası’ndan bu temel sorunlara ilişkin güçlü ve net bir duruş sergilenmemesi, üreticinin sesinin bilinçli biçimde görmezden gelindiğini göstermektedir. Çiftçinin hakkını savunmakla yükümlü bir kurumun, asıl muhatabı olan üreticiyi yok sayarak belediyeleri hedef alan açıklamalar yapması kabul edilemez. Ziraat Odaları siyaset üstü kurumlardır. Çiftçinin alın teri, kişisel ya da siyasi hesaplara alet edilemez. Kurumsal itibar, bireysel hırslar uğruna zedelenmemelidir. Eğer Ziraat Odası Başkanlığı makamı üzerinden siyaset yapılma niyeti varsa, bunun yolu ve yöntemi açıktır. Kurumsal sorumluluk gereği bu makamlar, siyasi kariyer planlarının aracı hâline getirilemez. Bizler Seyitgazi’de üreticinin, çiftçinin ve emekçinin gerçek sorunlarını konuşmaya, çözüm üretmeye ve çiftçimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Çiftçinin sesi her geçen gün kısılırken, o sesi yükseltmesi gerekenlerin suskunluğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz."

Fatura Yine Halka Kesildi, Kredi Kartı Limitleri Düşürülüyor Haber

Fatura Yine Halka Kesildi, Kredi Kartı Limitleri Düşürülüyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, iktidarın enflasyonla mücadele politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yüksek faiz uygulamasına rağmen enflasyonun düşmemesinin, ortada gerçek bir ekonomi programı olmadığını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. FAİZ VE ENFLASYON HALA ARTIYOR Karabat, yaklaşık 2,5 yıldır uygulanan yüksek faiz politikasına rağmen aylık enflasyon oranlarının hâlâ yüzde 4–5 bandında seyrettiğine dikkat çekerek, bu tablonun ekonomi yönetiminin başarısızlığının göstergesi olduğunu ifade etti. Enflasyonla mücadelenin yalnızca faiz artışıyla yürütülemeyeceğini belirten Karabat, yapısal adımların atılmadığını dile getirdi. RANT DÜZENİ SÜRÜYOR Açıklamasında kamuda gerçek anlamda bir tasarruf yapılmadığını vurgulayan Karabat, kamu harcamalarının kısılmadığını ve kamu ihale sisteminin rant üretmeye devam ettiğini söyledi. Bu koşullarda enflasyonun bedelinin yine vatandaşın sırtına yüklendiğini belirten Karabat, ekonomik yükün adaletsiz biçimde paylaştırıldığını ifade etti. İTHALAT VE TÜKETİME DAYALI MODEL Karabat, mevcut ekonomik yapının üretimden uzaklaştığını, ithalat ve tüketime dayalı bir modelin bilinçli olarak sürdürüldüğünü belirtti. Sanayi ve tarımın stratejik öncelik olmaktan çıkarıldığını vurgulayan Karabat, yandaş sermaye düzeninin korunmasının ekonomik kırılganlığı daha da artırdığını kaydetti. “KREDİ KARTI LİMİTLERİNİ KISMAK ÇÖZÜM DEĞİL” Ekonomik sorunların kaynağına inilmediğini ifade eden Karabat, çözüm olarak kredi kartı limitlerinin kısılmasının gündeme getirilmesini sert sözlerle eleştirdi. Bu yaklaşımın, enflasyonun faturasını çalışana, emekliye ve orta sınıfa kesmek anlamına geldiğini söyledi. “BU TABLO EKONOMİK İFLASIN İTİRAFIDIR” Karabat, enflasyonu yapısal reformlar yerine vatandaşın harcamalarını zorla baskılayarak kontrol etmeye çalışmanın, sosyal refahı daha da çökerttiğini belirtti. Bu anlayışın, ekonomik yönetimin iflas ettiğinin açık bir itirafı olduğunu ifade etti. ÇÖZÜM: ŞEFFAF KAMU MALİYESİ, ÜRETİM VE GELİR ADALETİ Açıklamasında çözümün adresini de net biçimde ortaya koyan Karabat; şeffaf bir kamu maliyesi, rant düzeninin sona erdirilmesi, üretim ve verimlilik odaklı sanayi politikaları, kapsamlı tarım reformu ve gelir adaletinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Aksi halde faizlerin artacağını ancak enflasyonun düşmeyeceğini ifade etti.

CHP’li Gülcan Kış: "Rakamlar Küçülüyor, Sofradaki Yangın Büyüyor" Haber

CHP’li Gülcan Kış: "Rakamlar Küçülüyor, Sofradaki Yangın Büyüyor"

Ocak ayı enflasyon verileri, Türkiye’de artık tek bir ekonomik gerçek değil, üç ayrı tablo olduğunu bir kez daha ortaya koydu. TÜİK, ENAG ve İTO’nun açıkladığı farklı enflasyon oranları, kâğıt üzerindeki rakamlarla vatandaşın mutfağındaki gerçek arasındaki derin uçurumu gözler önüne serdi. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre Ocak ayında enflasyon aylık %4,84, yıllık %30,65 oldu. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), aynı ay için aylık %6,32, yıllık %53,42 enflasyon hesapladı. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre ise tüketici fiyatları aylık %4,56, yıllık %36,5 arttı. Aynı ay, aynı ülke, aynı ekonomi. Ama üç farklı enflasyon. TÜİK sepetinde yok ama sofrada var: Ramazan pidesi Enflasyon tartışmalarının gölgesinde açıklanan Ramazan pidesi fiyatları, hayat pahalılığının en sade ve en çarpıcı göstergelerinden biri oldu. 2025 yılında 20 TL olan 250 gram Ramazan pidesi, 2026 itibarıyla 25 TL’ye yükseldi. Bu artış, yüzde 25 zam anlamına geliyor. Enflasyonun düştüğü yönündeki resmî açıklamalara rağmen, temel bir gıda ürününde yaşanan bu artış, vatandaşın hissettiği gerçek enflasyonun rakamlardan çok daha yüksek olduğunu bir kez daha gösterdi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, bu tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “TÜİK’in sepetinde Ramazan pidesi olmayabilir ama vatandaşın sofrasında var. Enflasyon kâğıt üzerinde düşüyor deniyor ama pide her yıl biraz daha pahalılaşıyor. Ekonomi yönetilmiyor, algı yönetiliyor.” Üç endeks, üç ayrı Türkiye Gülcan Kış, TÜİK, ENAG ve İTO verilerinin yan yana konulduğunda yıllık enflasyon oranları arasında 20 puanı aşan farklar oluştuğunu vurgulayarak, bunun teknik bir hesaplama farkı değil, yaşam farkı olduğunu söyledi. “Yoksulluk büyürken rakamlar küçültülüyor. Gerçek gizleniyor, fatura halka kesiliyor. Bu ekonomi modeli halkı değil, iktidarı koruyor.” Enflasyon düşüyorsa bu borçlar neden büyüyor? Ocak ayı ekonomi verilerini hatırlatan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, enflasyonun düştüğü iddia edilirken vatandaşın borç ve faiz yükünün rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Buna göre: Vatandaşların bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6,1 trilyon liraya çıktı,Yurttaşlar 2025 yılında bankalara 1 trilyon 222 milyar lira faiz ödedi,Sadece Ocak ayında icra dairelerine 866 bin yeni dosya geldi. Kazanan bankalar, kaybeden halk Aynı dönemde bankacılık sektörünün 1,2 trilyon lira brüt kâr açıkladığını hatırlatan CHP’li Kış, uygulanan ekonomi politikalarının enflasyonla mücadele değil, halktan bankalara kaynak transferi anlamına geldiğini ifade etti. “Gerçek mutfakta, rakamlar kâğıtta” Açıklamasının sonunda iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştiren Gülcan Kış, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu ülkede enflasyon düşmüyor; sadece rakamlar aşağı çekiliyor. Mutfakta yangın büyürken, kâğıt üzerinde pembe bir tablo çiziliyor. Gerçek mutfakta, rakamlar kâğıtta.”

Çakırözer, İlçelerdeki İmam Taleplerini İletti Haber

Çakırözer, İlçelerdeki İmam Taleplerini İletti

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül’ü makamında ziyaret etti. Ramazan ayı öncesi müftülüğün il merkezi ve ilçelerdeki hizmetleri hakkında bilgi alan Çakırözer, ilçe ziyaretlerinde kendisine iletilen din görevlisi talebini iletti. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül’ü makamında ziyaret etti. Ramazan ayı öncesinde müftülüğün şehirdeki çalışmalarına ilişkin bilgi alan Çakırözer, saha ziyaretlerinde kendisine iletilen talepleri de İl Müftüsü Gül’e aktardı. Çakırözer, başka bir program için Eskişehir’de bulunan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Burhan İşliyen ile de Diyanet İşleri Başkanlığı faaliyetlerini değerlendirdi. TEŞEKKÜR ETTİ, CAMİLERDEKİ İMAM EKSİKLİĞİ TALEBİNİ İLETTİ Çakırözer, Eskişehir merkez ve kırsal ilçelerinde müftülük görevlilerinin çalışmalarına ilişkin bilgi aldı. Ziyarette vekil imamların özlük haklarında yaşanan mağduriyetlerin nasıl giderileceği de gündeme geldi. Çakırözer, “İl Müftülüğü ziyaretimizde müftülük çalışanlarımızın Berat Kandilini kutlayarak, hemşehrilerimize hizmetleri için teşekkürlerimizi ilettim. İlçelerdeki ziyaretlerimizde hemşehrilerimizin din görevlisi taleplerini aktardım. Şehrimizdeki müftülük görevlileri hemşehrilerimizin dini görevlerini yerine getirebilmesi için özveriyle çalışıyor. Din görevlilerimizin şehrimiz ve ilçelerimizde hemşehrilerimize hizmetleri ve özverili çalışmaları için teşekkür ederim” diye konuştu.

Limana Açılıyoruz Dediler, Yatırım Programında Liman Yok! Haber

Limana Açılıyoruz Dediler, Yatırım Programında Liman Yok!

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı verilerini analiz ederek Eskişehir’in demiryolu projelerindeki çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Arslan, “Limana açılıyoruz” söylemlerinin resmî belgelerde karşılığı olmadığını ve Hasanbey-OSB hattındaki maliyet hesaplarının 1 yıl içinde 1,5 milyar TL’den 321 milyon TL’ye düşerek büyük bir çelişkiye imza attığını belirtti. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, kentin lojistik geleceği için kritik öneme sahip olan Gemlik Limanı bağlantısı ve Hasanbey Lojistik Merkezi – OSB iltisak hattı projelerine dair yatırım programlarını sert bir dille eleştirdi. Arslan, "Sözler uçuyor ama resmî belgeler gerçekleri tüm çıplaklığıyla söylüyor," dedi. ​"Gemlik Limanı Yatırım Programında Hiç Yok!" ​Hükümetin "Eskişehir sanayisini denize açacağız" vaatlerini hatırlatan Arslan, 2026 yılı Kamu Yatırım Programı’nda Gemlik Limanı demiryolu bağlantısına dair tek bir kalem dahi bulunmadığını vurguladı. Arslan, “Yıllardır süren ‘Limana açılıyoruz’ söylemi, resmî belgelerle tamamen yalanlanmıştır. Ortada ne bir bütçe ne de somut bir plan var,” ifadelerini kullandı. ​7,5 Kilometrelik Hat 5 Yıldır Kâğıt Üzerinde ​Eskişehir OSB ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasındaki 7,5 kilometrelik iltisak hattının hikayesini "bir beceriksizlik belgesi" olarak nitelendiren Arslan, projenin 2021-2024 yılları arasında sadece "iz bedeli" (bin TL) ödeneklerle geçiştirildiğini hatırlattı. Projenin 5 yıl gecikmeyle ancak 2025 yılında fiiliyata dökülebildiğini belirtti. Hasanbey Lojistik Merkezi – OSB 7,5 km Demiryolu İltisak Hattı Proje ilk kez 2021 yılında kamu yatırım programına alınmıştır. Ancak 2021–2024 yılları arasında sahada fiili ve kayda değer bir ilerleme sağlanamamıştır. Yıllara göre tablo; 2021 yılı kamu yatırım programı Proje tutarı: 103 milyon 131 bin TL Ayrılan ödenek: Sadece Bin TL (iz bedeli) 2022 yılı kamu yatırım programı Proje tutarı: 116 milyon 415 bin TL Harcama: 0 (SIFIR) TL Ayrılan ödenek: Sadece Bin TL (iz bedeli) 2023 yılı kamu yatırım programı Proje tutarı: 209 milyon 548 bin TL Harcama: 0 (SIFIR) TL Ayrılan ödenek: Sadece Bin TL (iz bedeli) 2024 yılı kamu yatırım programı Proje tutarı: 293 milyon 367 bin TL Harcama: 0 (SIFIR) TL Ayrılan ödenek: 24 bin TL Dört yıl boyunca proje kâğıt üzerinde kalmış, yatırım fiilen hayata geçirilmemiştir. 2025 yılı kamu yatırım programında Maliyet 1,5 Milyar TL’ye Neden Çıktı? 2025 yılında aynı projenin maliyeti bir anda 1 milyar 465 milyon 688 bin TL olarak belirlenmiştir. ​Bir Yılda 1,2 Milyar TL'lik "Buharlaşan" Maliyet ​Arslan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici nokta ise projenin maliyetindeki devasa tutarsızlık oldu. 2025 yılında Ulaştırma Bakanlığı tarafından 1,5 milyar TL olarak savunulan proje bedelinin, 2026 programında aniden 321 milyon TL’ye indirilmesine tepki gösteren Arslan, şu soruları yöneltti: ​“2025 yılında 1,5 milyar TL olarak gerekçelendirilen aynı proje, aynı hat ve aynı idare tarafından nasıl oluyor da 2026’da 321 milyon TL’ye düşürülüyor? Hangi teknik kriter değişti? Bu durum, kamu yatırım süreçlerinde planlama ve ciddiyetin kalmadığının açık göstergesidir.” "Eskişehir’in Hafızasından Silinmeyecek" ​Milletvekili İbrahim Arslan, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Ortada liman yok, 5 yıllık gecikme var ve birbiriyle çelişen rakamlar var. Eskişehir sanayicisi ve halkı bu aldatmacayı hak etmiyor. Bu rakamlar ve bu tutarsızlıklar Eskişehir’in hafızasında yerini alacaktır."

Gazeteciler 2026’ya Soruşturma, Gözaltı ve Engellemelerle Başladı Haber

Gazeteciler 2026’ya Soruşturma, Gözaltı ve Engellemelerle Başladı

Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü alanındaki ihlallere her geçen gün yenileri eklenirken, gazeteciler 2026’ya da gözaltı, tutuklama ve engellemelerle başladı. Ocak ayında gazeteciler mahkemelerde 60 kez haber, yazı ve sosyal medya paylaşımlarını savunmak zorunda kalırken, gözaltına alınan 11 gazeteciden Nedim Oruç tutuklandı. Gazetecilerin adliyelerde haber takibi engellenirken, Suriye’de merkezi hükümet ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sırasında gazeteciler, siyasetçiler ve haber ajanslarının da bulunduğu çok sayıda X hesabı ile haber içeriği erişime engellendi. GAZETECİLER 6O KEZ HAKİM KARŞISINDA CHP’nin gazeteci kökenli milletvekillerinden Utku Çakırözer, 2026 yılının ilk ayını kapsayan Ocak ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre, ocak ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Ocak ayında aralarında Zafer Arapkirli, Timur Soykan, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Can Uğur, İsmail Arı ve Can Öztürk’ün de bulunduğu gazeteciler en az 60 kez hakim karşısında haberlerini savunmak zorunda bırakıldı. Barış Terkoğlu bir yazısı nedeniyle 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Perihan Kaya da yeniden yargılandığı davada 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Zafer Arapkirli yorumları nedeniyle hem ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ hem de ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamalarından hakim karşısına çıktı. 11 GAZATECİYE GÖZALTI Haber ve yorumları nedeniyle gözaltına alınan 11 gazeteciden Furkan Karabay ev hapsiyle; Sedef Kabaş ve Fatih Ergin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bursa Muhalif Haber Müdürü Uğur Ökdemir, “Milli Eğitim Bakanlığı'na iftira” iddiasıyla gözaltına alındı. Eskişehir’de Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam katıldığı bir televizyon programı çıkışında iki kişinin yumruklu saldırısına uğradı. SURİYE PROTESTOLARINDA GAZETECİLER HEDEFTE Suriye’de hükümet ile SDG arasındaki çatışmalar sırasında Türkiye’deki eylem ve protestoları takip eden gazeteciler gözaltına alınarak haber yapmaları engellendi. Cizre’de Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç’un polisler tarafından zorla zırhlı araca konularak gözaltına alınmasına ilişkin görüntüler büyük tepki çekerken, Nedim Oruç tutuklandı. Nusaybin’deki protestoları takip eden Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Kesira Önel ve 4 gazeteci gözaltına alındı. İstanbul Sancaktepe’de DEM Parti’nin protesto eylemini takip eden Fransız gazeteci Raphaël Boukandoura gözaltına alındı. Urfa Suruç’ta ANKA muhabiri Ahmet Ün’e gaz fişeği isabet ederken, gazeteci Metin Yoksu başına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı. RTÜK’TEN SIFIRLI KARNEYE CEZA RTÜK SZC TV sunucusu Ekrem Açıkel’in, “Hükümete bir karne verelim mi?” başlığı altında bakanların performansını değerlendirdiği yayın için idari para cezası kesti. DURUŞMALAR KAMUYA AÇIK AMA GAZETECİYE YASAK Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Nurettin Yıldız protestosu nedeniyle 14 öğrenci ile T24 muhabiri Can Öztürk’ün yargılandığı davada gazeteciler, sanık yakınları ve gözlemciler ‘yer yok’ gerekçesiyle salona alınmadı. Başta Çağlayan olmak üzere İstanbul adliyelerinde son dönemde yapılan birçok yargılamada basın kartı olmayan gazetecilerin duruşmaları izlemesi engellendi. SANSÜR ve ERİŞİM ENGELLERİ TAM GAZ Haber ve sosyal medya paylaşımları ile X hesaplarına getirilen erişim engelleri de ocak ayına damgasını vurdu. Suriye’deki gelişmelerin protesto edildiği dönemde aralarında gazeteciler, eski milletvekili ve haber ajanslarının da bulunduğu çok sayıda X hesabı “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle Türkiye’den erişime kapatıldı. Sadece ocak ayının son haftasında BTK, 32 yayıncı tarafından kullanılan ve toplam takipçisi 640 bin olan 39 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Basın meslek örgütleri, gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik artan sansür ve sosyal medya engellemelerine ortak açıklama ile tepki gösterdi. Ocak ayında erişim engeli getirilen hesaplar ve haber içerikleri şunlar oldu : “Eğitim-İş, Arşiv Unutmaz, Jin News, Mezopotamya Haber Ajansı, Alınteri Gazetesi, Çark Dergisi, Halkevleri, ajans muhbir X hesabı; Mersin’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sevgi Evlerinde kimsesiz çocuklara yönelik darp ve kötü muamele haberleri, Bursa’da konut projelerinde mağduriyet yaşayanların eylemi hakkındaki haberler, İstanbul Üniversitesi Rektörü hakkındaki soruşturma haberleri, terör gazisinin kumar borcu nedeniyle yaşamına son vermesi ile ilgili haberler, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in Ekol TV soruşturması hakkında hakkındaki açıklama ve paylaşımları, CHP milletvekillerinin Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bir bölümünün AKP’nin eski sağlık bakanı Fahrettin Koca’nın vakfına verildiğine ilişkin açıklamalarıyla ilgili haberler ile Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in kızının istisnai kadrodan memur olması hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.