SON DAKİKA
Hava Durumu

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Eskişehir’de iktidarı sert sözlerle eleştirdi.

Haber Giriş Tarihi: 21.06.2026 20:20
Haber Güncellenme Tarihi: 21.06.2026 20:25
Kaynak: Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Eskişehir’de iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Usta, hem ulusal hem de yerel gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak 27 Haziran’da Tandoğan’da gerçekleşecek büyük mitinge çağrıda bulundu.

​Hamamyolu Yediler Parkı’nda İYİ Parti GİK Üyesi Melih Aydın, İl Başkanı Serdar Ulucan, Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, İl ve İlçe Yöneticileri ile bir araya gelen Genel Başkan Yardımcısı Usta ülke ve şehir gündemlerini değerlendirdi. İYİ Parti heyeti düzenlenen basın toplantısının ardından ise esnaf ziyaretinde bulunarak esnaflara hayırlı işler diledi ve Hamamyolu üzerinde vatandaşlarla bir araya geldi.

Basın toplantısında konuşan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı; "Bugünkü programımızda, bizleri kırmayarak yoğun programı arasında Eskişehir'imize gelen kıymetli Genel Başkan Yardımcımız ve Samsun Milletvekilimiz Erhan Usta'ya da Eskişehir teşkilatımız adına hoş geldiniz diyorum.

​Malumunuz 27'sinde bir mitingimiz var. Bununla ilgili saha çalışmalarımız sürüyor. Gerekli değerlendirmeyi de Genel Başkan Yardımcımız Samsun Milletvekilimiz gerçekleştirecek. Ben sadece bugün buradan bütün Eskişehir'lilerin, bütün Türkiye'deki gerçekten emek veren, fedakarca mücadele eden babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş, şehadete ermiş, şehit olmuş tüm babalarımızı da rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

​İşte bugün ayrı bir gün. Türkiye'nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu, yani bizim gerçek atamız, babamızın da Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü. Bundan 106 yıl önce Eskişehir'i şereflendirmiş. İnşallah bizler de 106 yıl önce Atatürk'ün burada nasıl sevgi, saygıyla karşılandıysa da yarınki aydınlık günlerde de atamızın huzurunda, izinde, yürümeye, aydınlık günlere, Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceğiz diyorum." dedi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Anadolu'nun bağrından yükselen, tarihin kültürün ve medeniyetin asırlardır birbirine kavuştuğu, Kurtuluş Savaşı'nın kilit kavşaklarından biri olan Eskişehir'de sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek ve saygılarımı sunarak sözlerime başlıyorum.

​Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü tekrar kutlu olsun. Kendisini minnetle, rahmetle, saygıyla yad ediyoruz. Ayrıca başta şehit babaları olmak üzere bütün babaların da Babalar Günü'nü kutluyorum.

​Şimdi değerli arkadaşlar, 24 yıllık bir AK Parti hükümetleri var. AK Parti hükümetleri tarafından Türkiye yönetiliyor. Toplumun her kesimi aslında baktığınızda yarına ilişkin umudunu yitirmiş, bu günü nasıl devam ettirebiliriz, nasıl ayakta kalabilirim mücadelesi veriyor.

​Esnaf vergi ve SSK borcu altında eziliyor, siftahsız iş yerini kapatıyor, her gün rakamdan bir tane malı eksiliyor.

​Çiftçi, döktüğü alın terinin karşılığını alamıyor, artık arazilerimiz ekilemez hale gelmiş.

​Sanayici fabrikasını elden çıkarmak için çabalıyor, önünü göremiyor, belirsizliklerle boğuşuyor.

​12 milyona yakın geniş tanımlı işsizimiz var, bu Türkiye'nin istatistik kurum rakamıdır. Yani altın iş gücü oranı %30 olmuş bir Türkiye'yi yaşıyoruz.

​Gençler Türkiye'den umudunu yitirmiş, gençlerin %65'i eğer bir imkanım olsa kalıcı olarak yurt dışına giderim diyor. Bir ülkenin bitmesi demektir zaten bu. Bir ülkenin gençlerin %65'i kalıcı olarak yurt dışına gitmek istiyorsa, o ülke bitmiş demektir.

​Her gün bir kadına şiddet olayıyla, bir çevre katliamıyla, bir hayvan cinayetiyle maalesef uyanıyoruz. Adalet mekanizması çalışmıyor, artık adalet, hukuk siyasallaştırılmış. Sarayın yargısı oluşmuş, böyle bir Türkiye manzarası var. Kimse adalete güvenmiyor, kimse adaletten bir şey beklemiyor.

​Kayyum mekanizması, artık bir kayyum devleti oldu. Önce belediyelerle başlandı kayyum atanmaya. Sonra partilere kayyum atanıyor, şirketlere kayyum atanıyor, şimdi de en son Gazi Meclis'e, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kayyum atanmaya çalışılıyor. Böyle bir Türkiye manzarası var.

​Hatırlayın; ben milletvekili, aynı zamanda Meclis Başkanvekili Pervin Buldan'ın bir açıklaması oldu. Biz dedi, Abdullah Öcalan ile ilgili olarak, onun özgürlüğüyle ilgili olarak, onun statüsüyle ilgili olarak çalışmayı, kanun çalışmasını hep beraber yapacağız, kanun taslağını İmralı'ya götüreceğiz, Abdullah Öcalan bakacak, eğer o onaylarsa Meclis'e gelecektir, dedi.

​Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Gazi Meclis'e yapılmış en büyük saygısızlıktır ve oraya da kayyum atanması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bugün terörün ve teröristin kutsandığı, bebek katilinin kutsandığı bir Türkiye manzarası var. Düşmana korku salmayan, düşmanı, dosta da güven vermeyen bir Türk devleti maalesef bugün, ıı, bugün Türk devleti haline getirildi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AK Parti hükümetleri tarafından.

​Bakın Türkiye'nin bugün 5. nesil hava savunması yok değerli arkadaşlar. Etrafımızdaki Yunanistan'dan başlamak üzere bize düşman olabilecek, düşman gözle bakılacak her ülkenin 5. nesil savunma sistemi var. Türkiye'nin böyle bir şeyi yok.

​Dış politika zikzaklarla dolu. Kurumlar devre dışı kalmış, kişilerle bireysel ilişkilerle giden hatta bireysel menfaat üzerinden giden bir dış politika var. Ege adaları işgal edilmiş, işgal edilmekle kalmamış silahlandırılmış. Türkiye'nin sesi çıkmıyor, Türkiye'yi yönetenlerin sesi çıkmıyor. Bütün kurumları tahrip edilmiş bir Türkiye manzarası var.

​Uluslararası endekslere bakıyorsunuz. Türkiye yolsuzluk algı endeksinde 180 ülke içerisinde yolsuzluğun en fazla olduğu 124. ülke konumuna yükselmiş. Yağma talan almış başını devam ediyor. Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 143 ülke içerisinde 118. sıradayız, yani hukukun olmadığı ülkeler arasındayız. Bakın bu endeksleri bizim de uluslararası kuruluşların yaptığı endeksler. Buralarda bir adım ileri gidince hemen AK Parti hükümetleri, AK Parti yetkilileri referans buluyor, dolayısıyla bunlar gerçekten sağlam endeksler ancak maalesef burada her gün kötüleşiyor.

​Basın özgürlüğü endeksi sizi çok ilgilendiriyor. 180 ülke içerisinde 163. sıradayız. Basının hiçbir şekilde neredeyse özgür olmadığı bir ülkeyiz. Hükümetin denetlenmesi endeksinde, en berbat olanı da bu, 143 ülke içerisinde 136. sıradayız. İşte o yüzden tek, tek, ıı, tek adam yönetimi dediğimiz o, artık hiçbir şekilde denetlenmeyen, hiçbir gücün sınırlandırılmadığı bir yönetim tarzı maalesef Türkiye'ye hakim olmuş. Tabii böyle bir ortamda teşebbüs hürriyetinden, mülkiyet güvencesinden, fikir hürriyetinden, düşünce ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil.

​Tabii ulusalda böyle sorunlarımız varken, yerelde işler iyi mi gidiyor? Bugün madem Eskişehir'deyiz, Eskişehir'le ilgili birkaç örnek verelim. Yağma talan her yerde olduğu gibi Eskişehir'de de devam ettirilmek isteniyor. Devlet Hastanesi 44.000 m2 arazisiyle bugün satışa çıkartılmış durumda. Bununla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıktı. Ama yereldeki AK Parti yetkililerine bakarsanız böyle bir şeyin olmadığını söylüyorlar, fakat bir yandan da prosedür çalışıyor.

​Bu yetmezmiş gibi buna itirazlar devam ederken, Hava Hastanesi 66.000 m2'lik alan da satışa çıkartılıyor. Bununla ilgili de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartılıyor. Ama yerelde bakarsanız böyle bir şey yok deniliyor, fakat iş işlem devam ediyor. Bunların satıldığını maalesef hep beraber göreceğiz.

​Tıp Fakültesi Hizmet Binası'nın birçok kısmı depreme karşı dayanıklı değil. 2 milyon insana çevre illerle birlikte hizmet veren hastane bugün depreme karşı dayanıksız bir şekilde risk altında. Buraya yatırım yapılacak mı diye soruyorsunuz, her defasında evet diyorlar fakat yapılan bir yatırım yok.

​Eskişehir Alpu-Mihalıççık yolu, sadece 42 kilometrelik yol artık ölüm yolu olarak adlandırılıyor. 20 yıldır söz verilmesine rağmen bir tane bir şey yapılmış değil. Benzer şekilde Seyitgazi-Kırka-Afyon karayolu da aynı şekilde sözler veriliyor, yapacağız deniliyor ama hiçbir şey yapılmıyor.

​Güney-Kuzey çevre yolu 17 yıldır buraya ilişkin de sözler verilmiş durumda ama yine ıı yapılan bir işlemin olmadığını görüyoruz.

​Dolayısıyla hem yerelde hem ulusalda umutların tükendiği, ıı bir umutların söndüğü, umutların tükendiği bir ortamda biz Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek için bayrak açıyoruz İYİ Parti olarak. Sayın Genel Başkanımızın başlattığı ve 27 Haziran'da Tandoğan mitingiyle taçlandırılacak bu bayrak açma işte az önce bahsettiğimiz bu olumsuzlukların üzerinden bu olumsuzluklara karşı Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek içindir.

​Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı Tandoğan'da beraber olacağız. Üniter yapımıza, kardeşliğimize, milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize saldırına karşı Tandoğan'da hep birlikte olacağız. Milletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne savaş ilan edenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. Terörü, teröristleri, vatan hainlerini kutsamak isteyenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız.

​Şehit ailelerinin bitmeyen acıları ve dinmeyen gözyaşları için, intihar eden polislerimiz için, grev yapan, açlık grevi yapan öğretmenlerimiz için Tandoğan meydanında olacağız. Haber yaptığı için gözaltına alınan gazeteciler için, siyaset yaptığı için içeri atılan siyasi hakları ve hürriyetleri gasp edilenler için, eşitlik için, hürriyet için, demokrasi için Tandoğan meydanında olacağız.

​Okula aç giden çocuklar, geleceğinden umudunu yitirmiş gençler, tenceresini kaynatamayan emekliler, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş emekçiler, toprağa akıttığı terin karşılığını alamayan çiftçiler, siftahsız dükkan kapatan, hadiselerle, icralarla boğuşan esnaflar için Tandoğan meydanında olacağız.

​Enflasyona yanlış ölçerek hak, hak, hakkı gasp edilenler için Tandoğan meydanında olacağız. Özetle; adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı Cumhuriyet için, kayyumlara karşı demokrasi için, butlanlara karşı milli egemenlik için, çözülmeye karşı bütünlük için 27 Haziran'da Tandoğan meydanında olacağız.

​Parti ayrımı yapmadan, al bayrağı şerefi ve namusu bilen, Cumhuriyet ve devlet sevdalısı her vatandaşımızı da sizler aracılığıyla Tandoğan meydanına davet ediyoruz. Bu büyük buluşma inanıyorum ki Türk milletinin yeniden doğuşu olacaktır diyorum. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum."

.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.