SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çanakkale Siperlerinde Doğan Ruh Türkiye Cumhuriyeti’nin Ruhudur Haber

Çanakkale Siperlerinde Doğan Ruh Türkiye Cumhuriyeti’nin Ruhudur

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türk milletinin bağımsızlık ve onur mücadelesinin en büyük destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde, başta Anafartalar kahramanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve bağlılıkla anıyoruz. Çanakkale’de verilen mücadele, yalnızca bir askeri savunma değil; emperyalizmin Anadolu’yu parçalama ve Türk milletini tarih sahnesinden silme girişimine karşı verilen varoluş mücadelesidir. Dünyanın en güçlü donanmaları ve emperyalist güçleri, Anadolu’nun yoksul fakat onurlu evlatlarının vatan sevgisi, kararlılığı ve fedakârlığı karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştır. Çanakkale’de kazanılan zafer, Türk milletinin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu zafer aynı zamanda birkaç yıl sonra başlayacak olan Kurtuluş Savaşı’nın ve onun sonucunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel ve ideolojik temelini oluşturmuştur. Çanakkale’nin siperlerinde doğan ruh; ulusal egemenliğe dayanan, laik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin ruhudur. Bu ruhun adı Kemalizm’dir. Bugün Çanakkale’yi anmak; yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferi hatırlamak değildir. Çanakkale’yi anmak; Cumhuriyet’e, laikliğe, ulusal egemenliğe ve tam bağımsız Türkiye idealine yönelen her türlü tehdide karşı uyanık olmak ve mücadele etmektir. Türk milleti bilmelidir ki; emperyalizmin yöntemleri değişse de hedefi değişmemiştir. Bu nedenle Çanakkale ruhu, bugün de Cumhuriyetimizi, laik devlet yapımızı ve Kemalizm devrimlerini koruma kararlılığımızın en güçlü ilham kaynağıdır. Bizler, Cumhuriyet’in yılmaz savunucuları olarak biliyoruz ki; Çanakkale’de yakılan bağımsızlık ateşi, Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, ardından Cumhuriyet devrimleriyle çağdaş ve laik Türkiye’yi yaratmıştır. Bu nedenle Çanakkale yalnızca bir zafer değildir; Çanakkale anti-emperyalist bir direnişin, ulusal egemenliğin ve Kemalist devrimin tarihsel manifestosudur. Başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanlarımızı Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yılında saygı ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet’e ve Atatürk devrimlerine sahip çıkmak, Çanakkale’ye sahip çıkmaktır. Ne emperyalizme boyun eğeceğiz, Ne de Cumhuriyet’ten vazgeçeceğiz." Dünde bugünde Çanakkale Geçilmez!

HABEV Başkanı Uysal'dan 18 Mart Mesajı Haber

HABEV Başkanı Uysal'dan 18 Mart Mesajı

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. HABEV Başkanı Uysal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün, Anadolu topraklarının her renginin, her inancının ve her canının omuz omuza vererek yazdığı destansı bir zaferin; 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü idrak ediyoruz. Bizler, Hacı Bektaş Veli’nin "Gelin canlar bir olalım" felsefesini şiar edinmiş bir vakıf olarak, Çanakkale’yi sadece askeri bir başarı değil; birliğin, beraberliğin ve "insan olma" onurunun en büyük meydanı olarak görüyoruz. Çanakkale; dili, dini, mezhebi ne olursa olsun, vatanın bağımsızlığı söz konusu olduğunda bir araya gelen gönüllerin zaferidir. O gün orada yatan her can, bugün bizlerin bu topraklarda barış ve kardeşlik içinde yaşamasının teminatıdır. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak vurgulamak isteriz ki: Ayrımcılığa Yer Yoktur: Çanakkale siperlerinde yan yana düşen şehitler, bizlere "ötekileştirmenin" bu topraklara ait olmadığını kanıtlamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzinde: "Yurtta sulh, cihanda sulh" diyen ve Çanakkale’nin büyük komutanı olan Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak asli görevimizdir. İnsan Sevgisi Temelimizdir: Savaşın en çetin anında bile yaralı düşman askerine su veren o yüce gönül, bizim inancımızın ve kültürümüzün bir yansımasıdır.Şehit ve Gazilerimize Minnetle Bu anlamlı günde; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın birliği ve bütünlüğü uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Hak katında verdikleri lokmaların, döktükleri kanların ve ettikleri duaların kabul olmasını diliyoruz. Onların mirası olan kardeşlik ve barış iklimini Eskişehir’imizde ve tüm ülkemizde yaşatmaya kararlıyız. "Gönül kalsın, yol kalmasın" düsturuyla, vatan yolunda canını verenlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz." Av. Ufuk UYSAL ESKİŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ANAD

Başkan Subaşı: ''8 Mart Emeğin, Adaletin ve Eşitliğin Günüdür'' Haber

Başkan Subaşı: ''8 Mart Emeğin, Adaletin ve Eşitliğin Günüdür''

Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Atatürk Parkı’nda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Kadın Kolları Başkanı Dilek Gacal, parti üyeleri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı programda günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. BELEDİYE BAŞKANI SUBAŞI:‘’8 MART, SADECE KADINLARIN GÜNÜ DEĞİLDİR; 8 MART; EMEĞİN, ADALETİN VE EŞİTLİĞİN GÜNÜDÜR’’ Burada konuşan Başkan Subaşı, ‘’8 Mart, sadece kadınların günü değildir; 8 Mart; emeğin, adaletin ve eşitliğin günüdür.’’ İfadelerini kullanarak, ‘’Bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil, tarihin içinden gelen bir mücadeleyi hatırlamak ve o mücadeleyi büyütmek için bir aradayız. 8 Mart, sadece kadınların günü değildir; 8 Mart; emeğin, adaletin ve eşitliğin günüdür. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir ülkenin gerçek ilerlemesinin kadınların hayatın her alanında var olmasıyla mümkün olacağını çok erken görmüş bir liderdi. Onun, “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözü ise yalnızca bir övgü değil, aynı zamanda bir toplumsal programdı. Cumhuriyet devrimi içerisinde yer alan bu program; kadınların seçme ve seçilme hakkından eğitime, çalışma hayatından kamusal yaşama kadar uzanan büyük bir eşitlik yürüyüşüdür.’’ Dedi. ‘’8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NÜ; EMEĞİN, EŞİTLİĞİN VE DAYANIŞMANIN BÜYÜDÜĞÜ BİR GELECEK UMUDUYLA YÜREKTEN KUTLUYORUM’’ Konuşmasının devamında; ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü; emeğin, eşitliğin ve dayanışmanın büyüdüğü bir gelecek umuduyla yürekten kutluyorum.’’ İfadelerini kullanan Başkan Subaşı, ‘’Ancak bugün biliyoruz ki eşitlik yalnızca yasalarla değil, hayatın içinde gerçek anlamını bulur. Bir kadının emeğinin görünür olduğu, hiçbir kadının yoksullukla ya da şiddetle baş başa bırakılmadığı bir toplum kurmadan gerçek demokrasiden söz edemeyiz. Cinsiyet eşitliği; yalnızca kadınların meselesi değildir. Çalışma hayatında eşitlik, ekonomide adalet, sosyal yaşamda fırsat eşitliği; bir ülkenin refahının ve demokrasisinin temelidir. Kadınların potansiyelini sınırlayan her engel, aslında toplumun geleceğini sınırlayan bir engeldir. Bu nedenle bizler, Atatürk’ün açtığı o aydınlık yolda eşitliği yalnızca savunan değil, hayata geçiren bir anlayışla çalışıyoruz. Kadınların üretime katıldığı kooperatifleri destekliyor, kadın emeğini görünür kılan projeler geliştiriyor, sosyal yaşamın her alanında kadınların daha güçlü var olabilmesi için dayanışmayı büyütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir şehirde kadın güçlüyse, umut filizlenir, toplum güçlenir ve yaşam değişir.’’ Şeklinde konuştu.

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu Haber

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kadınlar Buluşması” programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. 8 Mart etkinlikleri kapsamında Eskişehir’de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de programda Eskişehirli kadınlarla bir araya geldi. Programda konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadınların tarihsel mücadelesine dikkat çekerek 1857 yılında hakları için direnirken yaşamını yitiren kadınların mirasının bugün de kadınların eşitlik mücadelesine yol gösterdiğini söyledi. Kadınların evde, tarlada, fabrikada, okulda ve hayatın her alanında büyük emek verdiğini belirten Ünlüce, daha eşit, daha adil ve daha özgür bir Türkiye için mücadele ettiklerini ifade etti. Kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesi için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak çeşitli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Ünlüce, kadın danışma ve dayanışma merkezlerinden mesleki eğitim kurslarına, kreşlerden sosyal destek projelerine kadar birçok alanda kadınların yanında olduklarını söyledi. Konuşmasının sonunda kadınların mücadelesine vurgu yapan Ünlüce, “Bir adım geri atmayacağız, boyun eğmeyeceğiz, itaat etmeyeceğiz, susmayacağız. Kadınların emeğini ve alın terini yok sayanlara karşı bir sözümüz var: Katlanmak zorunda değilsiniz. Çare eşitlikte, çare cesarette, çare değişimde. Yaşasın kadın emeği, yaşasın kadın dayanışması.” dedi. Programda farklı kesimlerden kadınlar da söz aldı. Öğrenci Hazal Ünlü, işçi Hülya Yılmaz, şiddet mağduru Öznur Gülbaş ve çiftçi Ayşe Kepenek sahneye çıkarak yaşam deneyimlerini paylaştı ve kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise konuşmasında Eskişehir’in Cumhuriyet değerlerine bağlı bir kent olduğunu vurgulayarak, “Eskişehir, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayalindeki çağdaş Cumhuriyet kentidir. Cumhuriyet bir kadın devrimidir ve Eskişehir’i yöneten Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce de bunun en güzel örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da konuşmasında kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesine vurgu yaparak, “Kadınların eşit ve özgür bir yaşam hakkı için yürütülen mücadeleye yerelde güçlü destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum.” dedi. Genç kadınlara Eskişehir’den seslenen Kaya, kadınların yaşam biçimine müdahale edilmesine karşı güçlü bir duruş sergilediklerini belirterek, genç kadınların hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini ve fırsat eşitliğinin sağlandığı bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Eskişehir’de geçirmek istediğini belirterek, Eskişehir’in kadınların gücüyle örnek bir kent olduğunu ifade etti. Özel, Ayşe Ünlüce’nin göreve geldiği günden bu yana hem Eskişehir’de hem de uluslararası platformlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Ayşe Ünlüce’ye çok inanıyoruz, çok güveniyoruz demiştik. Eskişehir de ona güçlü bir destek verdi. Kendisine duyduğumuz güveni boşa çıkarmayan güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir’e teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda kadın haklarına yönelik politikalarına da değinen Özel, kadınların korkusuzca yaşayabildiği bir Türkiye hedeflediklerini belirterek, kadına yönelik şiddetin cezasız kalmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüleceğini ifade etti.

8 Mart Eşitliğe Giden Yolda Bir İsyan ve İnşa Günüdür! Haber

8 Mart Eşitliğe Giden Yolda Bir İsyan ve İnşa Günüdür!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Kadınlar, Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz! Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların “doğal görevi” gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz! Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir! Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün "Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü, bizim siyasi pusulamızdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kağıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz. Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır. Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır! Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz! Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz! Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz! Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz! Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz. Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz. Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. 8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir!"

Başkan Ataç'ın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Mesajı Haber

Başkan Ataç'ın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Mesajı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Ataç mesajında şunlara değindi: 8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil; kadınların eşitlik, özgürlük ve emek mücadelesinin tarihsel simgesidir. Dünyanın dört bir yanında kadınlar; daha adil, daha eşit ve daha özgür bir yaşam için yüzyıllardır büyük bir kararlılıkla mücadele etmektedir. Bu mücadele, insanlığın ortak vicdanını ve demokratik gelişimini ileriye taşıyan en önemli toplumsal hareketlerden biridir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Dünyada her şey kadının eseridir” sözü, kadınların toplum yaşamındaki yerini en güçlü şekilde ifade eder. Cumhuriyet devrimleriyle birlikte kadınlarımız; eğitimden siyasete, üretimden sanata kadar hayatın her alanında hak ettiği yeri almaya başlamış, Türkiye bu konuda birçok ülkeye örnek olmuştur. Bugün bizlere düşen görev; kadınların elde ettiği kazanımları korumak ve daha ileriye taşımaktır. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayata eşit katılımını sağlamak; şiddetin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin olmadığı bir toplumsal düzen kurmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Tepebaşı Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden bu yana kadınların hayatın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için çalışıyoruz. Belde Evlerimiz, kadın üretici destek programlarımız, Hanımeli Sokak, eğitim ve sosyal dayanışma projelerimiz ile kadınların hem ekonomik hem de sosyal hayata katılımını güçlendirmeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadınların güçlendiği bir toplum, geleceğe daha güvenle bakar. Bu duygu ve düşüncelerle; emeğiyle, bilgisiyle, üretimiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor; eşitliğin, adaletin ve dayanışmanın egemen olduğu bir gelecek diliyorum.

Kemalist Türk Devrimi Sonsuza Kadar Var Olsun! Haber

Kemalist Türk Devrimi Sonsuza Kadar Var Olsun!

AHPADİ Derneği tarafından 3 Mart Devrim Yasalarının kabulünün 102'inci yılı dolayısıyla bir açıklama yapıldı. AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Saygıdeğer basın çalışanlarımız; "Laik Hukuk Devrimini Korumak, Cumhuriyeti Korumaktır" ana düşüncesiyle kurulan, Kemalist Türk Devriminin sonsyza kadar yaşaması için mücadeleyi kendine görev ve sorumluluk bilen Derneğimiz, bugün Devrimimizin en önemli köşe başlarından olan "Devrşm Yasaları"nın yıldönümünü kutlamanın eşsşz onurunu yaşıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen üç devrim yasası, laik hukuk devletimizin temeli ve Cumhuriyet’in yol haritası niteliğindedir. Bu üç yasa, Kemalist Türk Devriminin taşıyıcı kolonlarıdır. Bu üç yasa ile ikili hukuk ve ikili eğitim sistemi ile hilafet kaldırılarak demokratik, laik hukuk devleti yolunda en büyük adım atılmıştır. Kabul edilen ilk kanunla, dinin ve ordunun siyaset aracı olarak kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Şeriye ve Evkaf Bakanlığı kaldırılmış; Şeyhülislamlık, şeri mahkemeler ve fetva usulü tarihe karışmıştır. İkinci olarak kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (öğretim Birliği Yasası) ile kız çocuklarına erkek çocuklarıyla eşit eğitim imkanı sağlanmış ve bilimsel düşüncenin önü açılmıştır. Üçüncü kanun ile de hilafet kaldırılarak, laiklik ilkesinin temeli atılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, karşı devrimci hareketin, ele geçirdiği iktidar gücü ile bu üç temel yasayı etkisizleştirdiğini üzüntü ve esefle takip ediyoruz. Milli Eğitimde, Diyanet Akademisi, Kız Okulları, Abadolu İmam Hatip Lise ve Teknik Okulları ve daha bir çok uygulama ile öğretim birliği ağır yara aldı. Ordu, siyasileştirildi. Meydanlarda, izin verilen mitinglerde atılan "Hilafet isteriz" slogankarı ile hilafet için zemin oluşturulmaya başlanıldı. Farkındayız. Yılmadan mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyet’in eşsiz hukuk devriminin sacayağını oluşturan ve TÜRKİYE’nin çağdaş dünyanın onurlu bir üyesi olmasının önünü açan 3 Mart Devrim Yasalarının kabul edilmesinin 102. yılı kutlu olsun! Kemalist Türk Devrimi sonsuza kadar var olsun!"

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda Haber

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda

Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu, Şubat 2026 itibarıyla okurlarla buluştu. Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan ve 248 sayfadan oluşan eser, gazeteci-yazar Arif Anbar imzası taşıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türündeki kitap, siyasetçi Kazım Kurt’un yaşam öyküsü üzerinden Türkiye’nin çok partili dönemden bugüne uzanan siyasal ve toplumsal panoramasını gözler önüne seriyor. CUMHURİYET’İN İMKANLARIYLA SÖZ SAHİBİ OLDU 1950’li yıllarda yoksul bir köy çocuğu olarak dünyaya gelen Kazım Kurt’un Cumhuriyet’in sağladığı imkânlarla eğitim alarak siyaset sahnesine uzanan yolculuğu, kitapta tüm açıklığıyla anlatılıyor. Kurt’un kendi kaleminden yazdığı önsözde yer alan şu ifadeler, eserin temel ruhunu ortaya koyuyor: “Türkiye hepimizin! Bu topraklar üzerinde yaşayan halkımız, her şeyin en iyisine layık. Her ne zorluk altında olursak olalım, birlik içerisinde çağdaşlık mücadelesi verdiğimiz sürece umut hep var olacak. Ve her yurttaşımız, buna yürekten inanıyorum ki, çok yakın gelecekte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıyla beraber insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşacak. Bütün mücadelem, bütün mücadelemiz, bunun içindir ve bu mücadele, en şerefli mücadeledir.” Kitap; aynı zamanda “doğru siyaset nasıl yapılır?” sorusuna verilen kapsamlı bir yanıt niteliği taşıyor. TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ SERÜVENİNE TANIKLIK Arif Anbar, sunuş yazısında Türkiye’de demokrasinin tarihsel kırılma noktalarına dikkat çekiyor ve özellikle son yıllarda yaşanan siyasal gelişmeleri ele alıyor. Kitap, Kazım Kurt’un kişisel hikâyesi üzerinden Türkiye’nin demokrasi mücadelesini, yerel ve genel siyasetin dinamiklerini, bedel ödenen mücadele yıllarını ve halk odaklı siyaset anlayışını mercek altına alıyor. Eser; siyaset bilimi meraklılarına, yakın dönem Türkiye tarihini anlamak isteyenlere, yerel yönetim deneyimlerine ilgi duyanlara ve toplumsal mücadele hikâyelerine değer veren okurlara hitap ediyor. Kitap, 1950’lerden bugüne Türkiye’nin dönüşümünü bireysel bir hikâye üzerinden aktarıyor. Böylece yerel tarih ile ulusal siyaset iç içe geçiyor; Eskişehir’in sokaklarıyla Türkiye’nin büyük kırılmaları aynı anlatı zemininde buluşuyor. NEREDEN TEMİN EDİLEBİLİR? Arif Anbar tarafından kaleme alınan “Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu” başta Cumhuriyet Kitapları olmak üzere birçok kitapçıda, yayınevinde ve online satış platformlarında yerini aldı. Eskişehir’de kitabı edinmek isteyen okurlar, İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi’ni ziyaret edebilecek. ARİF ANBAR KİMDİR? Arif Anbar, 12 Eylül 1987’de Tokat’ın Zile ilçesinin Yaylakent köyünde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Muğla’nın Ortaca ilçesinde tamamladı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünden mezun oldu. Pek çok sivil toplum örgütünde yönetici olarak görev aldı. Sakarya, Anadolu, Sonhaber ve Milli İrade gazeteleri ile ES TV ve Kanal 26’da görev yaptı. Okyanus dergisi ile Sağlı Sollu Haber internet haber portalının kuruculuğunu üstlendi. Bir dönem Sözcü ile Yurt gazetelerinin Eskişehir Temsilcisi ve Cumhuriyet gazetesinin Eskişehir muhabiri olarak çalıştı. 2013 yılında Tabipler Odası’nın vermiş olduğu basın sağlık ödülünü almaya hak kazandı. 2014 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından haber dalında ödüle layık görüldü. 2019 yılında Eskişehir Başarı Ödülleri organizasyonu kapsamında verilen yılın televizyon programcısı ve köşe yazarı ödülünün sahibidir. Anbar, evli ve bir çocuk babasıdır.

ESGİAD ve TEV’den Eskişehirli Gençler İçin Dev İyilik Hareketi Haber

ESGİAD ve TEV’den Eskişehirli Gençler İçin Dev İyilik Hareketi

Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD), Türk Eğitim Vakfı (TEV) güvencesi ve iş birliğiyle Eskişehirli gençlerin eğitim hayatına omuz vermek amacıyla ESGİAD Gençlik Fonu’nu hayata geçirdiğini duyurdu. Şehir dışında üniversite eğitimi görecek gençlere maddi destek sağlamayı hedefleyen fon, 18 Mayıs’ta düzenlenecek olan ESGİAD Gençlik Balosu’nda büyük bir bağış gecesiyle taçlanacak. Eskişehir iş dünyasının dinamik gücü ESGİAD, sosyal sorumluluk vizyonu doğrultusunda şehrin gençleri için tarihi bir adıma imza attı. Türkiye'nin en köklü ve güvenilir kurumlarından Türk Eğitim Vakfı (TEV) ile ortaklaşa kurulan ESGİAD Gençlik Fonu, Eskişehir'de yetişen ve üniversite eğitimi için farklı şehirlere gidecek olan gençlere can suyu olmayı hedefliyor. Kampanyanın startını sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden veren ESGİAD yönetimi, eğitimde fırsat eşitliği yaratmak adına tüm Eskişehir halkını ve iş dünyasını bu iyilik hareketine davet ediyor. Fonun en büyük adımı ise, 18 Mayıs tarihinde düzenlenecek olan ihtişamlı ESGİAD Gençlik Balosu’nda atılacak. Başkan Batuhan Eldem: “Geleceğe Yapılan En Büyük Yatırım, Gençlerimize Yapılandır” Projenin hayata geçirilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan ESGİAD Başkanı Batuhan Eldem, sivil toplum kuruluşlarının sadece ekonomiye değil, şehrin geleceğine de yön vermesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Eskişehir, aydınlık yüzlü ve vizyoner gençlerin yetiştiği bir cumhuriyet şehridir. Bizler ESGİAD olarak, bu şehirde büyüyen pırıl pırıl gençlerimizin üniversite kazanıp farklı şehirlere gittiklerinde, ekonomik kaygılarla değil, sadece dersleriyle ve başarılarıyla meşgul olmalarını istiyoruz. TEV gibi ülkemizin en saygın kurumlarından birinin güvencesiyle hayata geçirdiğimiz bu fon, basit bir yardım kampanyası değil; Eskişehirli gençlerin geleceğine, ülkemizin aydınlık yarınlarına koyduğumuz güçlü bir tuğladır. 18 Mayıs'ta gerçekleştireceğimiz ESGİAD Gençlik Balosu'nda bu ateşi çok daha büyüteceğiz.Her destek, yeni bir başarı hikayesinin başlangıcıdır. Tüm hemşehrilerimizi ve iş dünyamızı, gençlerimizin elinden tutmaya davet ediyorum." Bağışlar Başladı! Eskişehirli gençlerin eğitim yolculuğuna şimdiden omuz vermek isteyen bağışçılar, TEV sistemine entegre edilen özel bağış ekranına https://tinyurl.com/esgiad-genclik-fonu adresi üzerinden veya kampanya görsellerindeki karekodu okutarak güvenle katkıda bulunabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.