SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muammer Aksoy’un Mirası Yere Düşmedi! Haber

Muammer Aksoy’un Mirası Yere Düşmedi!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurucu Genel Başkanı ve Devrim Şehidi Prof. Dr. Muammer Aksoy’u katledilişinin 36. Yılında törenle andı. Valilik Meydanı'nda düzenlenen tören Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada, bir anma töreni yapmak için değil; Cumhuriyet’e pusu kuranlara karşı açık bir duruş sergilemek için toplandık. Kurucu Genel Başkanımız Ak Saçlı Bilgemiz Prof. Dr. Muammer Aksoy, bu ülkenin bağımsızlığına, laikliğine ve hukuk düzenine sahip çıktığı için gericiler tarafından katledildi. Bu bir “faili meçhul” değildir. Bu bir “tesadüf” hiç değildir. Bu, Cumhuriyet düşmanlığının planlı ve kanlı bir sonucudur. Muammer Aksoy’u vuran kurşunlar, yalnızca bir bedene değil; Anayasa’ya, laikliğe, Atatürk devrimlerine ve halk egemenliğine sıkılmıştır. Ve bugün görüyoruz ki o zihniyet hâlâ ayaktadır. Aynı karanlık; farklı maskelerle, farklı yöntemlerle, aynı kinle ilerlemektedir. Buradan açık ve net söylüyoruz: Cumhuriyetle hesaplaşmaya çalışanlara, Atatürk’ün adını silmeye cüret edenlere, Laikliği “tartışma konusu” yapanlara, Hukuku bir talimat rejimine dönüştürenlere Karşı bizler buradayız. Sessiz kalmamızı bekleyenler yanılıyor. Boyun eğmemizi umanlar yanılıyor. Unutmamızı isteyenler yanılıyor. Biz unutmayız, affetmeyiz ve teslim olmayız. Atatürkçü Düşünce Derneği, bu ülkenin vicdanıdır. Muammer Aksoy, bu vicdanın susturulamayan sesidir. O ses bugün Eskişehir’de, Vilayet Meydanı’nda haykırmaktadır. Buradan ilan ediyoruz: Cumhuriyet düşmanlarıyla uzlaşmayacağız. Laikliğin pazarlık konusu yapılmasına izin vermeyeceğiz. Hukuksuzluğa alışmayacağız. Ve Karanlığa razı olmayacağız. Bu meydan şahit olsun: Muammer Aksoy’un mirası yere düşmedi. Atatürk’ün Cumhuriyeti sahipsiz değildir. Bu mücadele bitmedi, ve bitmeyecek. Ak saçlı bilgemiz Muammer Aksoy’u katledilişinin 36. Yılında o kör kurşunları vucüdumuzda hissederek saygıyla anıyoruz. Onu katleden zihniyeti ise öfkeyle, kararlılıkla ve örgütlü mücadelemizle mahkûm ediyoruz. Yaşasın laik Cumhuriyet! Yaşasın Atatürk devrimleri! Yaşasın Muammer Aksoy’un onurlu mücadelesi!"

Bu Ülkenin Çocukları Atatürk’süz Bırakılmayacaktır Haber

Bu Ülkenin Çocukları Atatürk’süz Bırakılmayacaktır

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından, 2025 - 2026 eğitim öğretim birinci yarı yılının bugün tamamlanması ile okullarda öğrencilere verilen karnelere yönelik bir açıklama yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci basın toplantısında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Bugün karne günü. Bugün cumhuriyet tarihi boyunca öğrenciler için özel ve onurlu bir gündür. Bu güne kimse gölge düşüremez. Karnesini alan bütün öğrencilerimize başarılar dileriz. Lakin; Milli Eğitim Bakanı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı son kararlar, artık pedagojik tartışmaların çok ötesine geçmiş; Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle açık bir hesaplaşmaya dönüşmüştür. Karne uygulamasının kaldırılarak yerine getirilen sözde “değerlendirme raporu”ndan Mustafa Kemal Atatürk’ün, İstiklal Marşı’nın, Türk Bayrağı’nın ve Gençliğe Hitabe’nin çıkarılması; tesadüf değil, bilinçli ve ideolojik bir tercihtir. Bu tercih;,Cumhuriyet’i eğitimden silme, Ulusal kimliği çocuklarımızın hafızasından koparma, Laik ve bilimsel eğitimi tasfiye etme girişimidir. Milli Eğitim Bakanı’na soruyoruz: Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in bakanı mısınız, yoksa Cumhuriyet’le kavga eden bir anlayışın temsilcisi mi? Şunu açıkça ifade ediyoruz: Atatürk’süz bir eğitim sistemi gayrimeşrudur. Bayraksız, marşsız, Gençliğe Hitabe’siz bir okul; milli değildir, bilimsel değildir, kabul edilemez. Gençliğe Hitabe, bu ülkenin gençlerine bırakılmış bir vasiyetname, bir direniş çağrısıdır. Onu eğitimden çıkarmak, doğrudan Türk gençliğinin bilincine müdahaledir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi; iktidarların ideolojik ajandasını çocuklara dayatmak değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucu değerlerine sadakatle hizmet etmektir. Buradan açıkça uyarıyoruz: Cumhuriyet’in simgelerini eğitimden söküp atan bu anlayışı reddediyoruz. Bu kararlar derhal geri çekilmelidir. Bizler; Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet’in tarafında, Laik, bilimsel ve ulusal eğitimin savunucusuyuz. Milli Eğitim Bakanlığı’nı, Cumhuriyet’e karşı değil, Cumhuriyet’in emrinde olmaya davet ediyoruz. Bu ülkenin çocukları Atatürk’süz bırakılmayacaktır. Diğer taraftan Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan tartışmalar artık bu milletin sinir uçları ile oynamaktan öteye geçmiştir. Terörsüz Türkiye diye anlatılan masaldan cesaret bulan bazı isimler kantarın topuzunu kaçırdılar. Geçen günlerde dem partili milletvekili sırrı sakık ın konuşmasını öfkeyle izledik. Kimse Türkiye Cumhuriyetine Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu denli açıkça meydan okuyamaz. Türkiye Cumhuriyeti, etnik, mezhepsel ya da bölgesel temeller üzerine değil; ortak tarih, ortak kader ve ortak yurttaşlık bilinci üzerine kurulmuş üniter bir ulus devlettir. Bu gerçek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet devrimlerinin tartışmasız sonucudur. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu devletin kurucu iradesinin temsil edildiği yüce organdır. Bu çatı altında yapılacak her siyasi faaliyet, Anayasa’ya, üniter yapıya ve ulusal egemenlik ilkesine bağlı olmak zorundadır. Üniter devlet yapısını zayıflatmaya, ulusal kimliği parçalamaya ya da Türkiye’yi federatif veya etnik temelli bir yapıya sürüklemeye yönelik her söylem ve girişim, doğrudan Cumhuriyet’in temelini hedef almaktadır. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözü, dışlayıcı değil; birleştirici ve kapsayıcı bir yurttaşlık tanımıdır. Bu anlayış, kimlikler üzerinden ayrıştırmayı değil, yurttaşların eşitliği temelinde birlikteliği esas alır. Meclis’te görev yapan herkesin sorumluluğu; toplumu germek, ayrıştırmak ya da dış etkilere açık hale getirmek değil, Cumhuriyet’in kazanımlarını korumak ve geleceğe taşımaktır. Türkiye’nin birliği, bütünlüğü ve bağımsızlığı pazarlık konusu yapılamaz. Bizler, Atatürkçü düşünceye bağlı yurttaşlar olarak; Üniter ulus devletten, Laik ve demokratik Cumhuriyet’ten, Ulusal egemenlik ilkesinden asla taviz verilmeyeceğini bir kez daha açıkça ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Parolamız Tektir ve Değişmez, Ya İstiklal, Ya Ölüm…"

Cumhuriyet Biat Edenlerin Değil Direnenlerin Eseridir! Haber

Cumhuriyet Biat Edenlerin Değil Direnenlerin Eseridir!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in 102’nci yılı etkinlikleri ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Cumhuriyetimizin 102. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürüyen biz Eskişehirliler; özgürlüğümüze, laikliğimize, bağımsızlığımıza ve insan onuruna dayalı bir yaşama sahip çıkmak için bir kez daha alanlardayız. Bu kent, Kurtuluş Savaşı’nda ilk direnişin ateşini yakan, Kuvayı Milliye’nin yüreğini taşıyan kenttir. Ve bugün o ateşi yeniden yakıyoruz! Bugün ülkemizde;adalet terazisini şaşırtan kararlar, halkın sırtına yüklenen ekonomik krizler, bilim ve sanatın yerine dogmaların, liyakatin yerine sadakatin getirildiği bir düzen dayatılmaktadır. Gençler ülkesine değil umutsuzluğa sürüklenmekte, kadınlar her gün şiddete, baskıya, eşitsizliğe karşı yaşam mücadelesi vermektedir. Cumhuriyet’in en temel direği olan laiklik aşındırılmakta, devletin kurumları şahısların keyfine bırakılmaktadır. Ama biz susmayacağız! Çünkü bu ülkenin harcında, Kuvayı Milliye’nin kanı, alın teri ve inancı vardır. Ve biz, o mirasın onurlu sahipleriyiz. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, biat edenlerin değil; direnenlerin eseridir! Direne direne, omuz omuza kuruldu, yine öyle korunacaktır! Bugün görevimiz açıktır: Cumhuriyet’in ışığını yeniden sokaklara taşımak, karanlığa karşı birlikte yürümektir! Bu nedenle 29 Ekim 2025 Çarşamba günü, saat 15.00’te Adalar Atatürk Caddesi girişinde buluşuyoruz. Kadınıyla, genciyle, emeklisiyle, işçisiyle, öğrencisiyle; her yaştan her yurttaşımızı büyük halk yürüyüşümüze davet ediyoruz. Gelin, Eskişehir’in kalbinden tüm Türkiye’ye haykıralım: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” “Yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!” Tüm yurttaşlarımızı evlerini, işyerlerini, balkonlarını şanlı Türk Bayrağımızla donatmaya çağırıyoruz. Kırmızı-beyaz bir deniz olsun Eskişehir! Her pencereden umut, her yürekten kararlılık taşsın! Biz, bu ülkenin aydınlık yüzleriyiz. Biz, öğretmenlerin, emekçilerin, öğrencilerin, kadınların, sanatçıların Cumhuriyetiyiz. Biz, korkmayan, yılmayan, Atatürk’ün devrimlerine sahip çıkan milyonlarız! Ve buradan bir kez daha, tüm yurda ilan ediyoruz: “Ne pahasına olursa olsun, bu Cumhuriyet yaşayacak! Bu ülke yeniden Atatürk’ün aydınlığında yükselecek!” Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın halkın egemenliği, eşitliği ve özgürlüğü! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yeniden Atatürk Cumhuriyetini inşa etmek için tüm yurttaşlarımızı 29 Ekim 2025 Çarşamba günü saat 15:00 de Türk Bayrağımız ve Atatürk Posterlerimiz ile Adalar Atatürk Caddesi girişinde bekliyoruz. Artık vakit tamamdır. Atatürk’te birleşme zamanı gelmiştir. Yüce Türk Milletine saygılarımızla."

Çağdaş, Laik Türkiye Cumhuriyeti'ni Korumaya Devam Edeceğiz! Haber

Çağdaş, Laik Türkiye Cumhuriyeti'ni Korumaya Devam Edeceğiz!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından, "Devrim, Karşıdevrim ve Laiklik" konulu bir panel düzenlendi. Panele Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Zülal Kalkandelen ve Atatürkçü Düşün Dergisi Editörü, Gazeteci Yazar Tevfik Kızgınkaya konuşmacı olarak katılım sağladı. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından ülke gündemine gelen ve kamuoyunda tartışılan konularla ilgili olarak düzenlenen seminer, panel ve konferanslar devam ediyor. Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salonda gerçekleşen  "Devrim, Karşıdevrim ve Laiklik" paneline konuşmacı olarak Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Zülal Kalkandelen ve Atatürkçü Düşün Dergisi Editörü, Gazeteci Yazar Tevfik Kızgınkaya katıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar, ADD Eskişehir Şube Yönetimi, Siyasi Parti ve Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri ile çok sayıda vatandaşın katılım sağladığı panel saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Tek Kurtuluş Yolu Yeniden Atatürk Cumhuriyeti! Panelin açılış konuşmasını yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar yaptığı konuşmada ülke gündemine gelen ve kamuoyunda tartışılan konularla ilgili olarak düzenledikleri panellerin devam edeceğini ifade ederek şu ifadelere yer verdi; ''Cumhuriyet ve laiklik konusunda kamuoyunun kafası çok karışık. 22 yıldır bir karşı devrim süreci var. Bu karşı devrim sürecinde hedeflenen yok edilmek istenen çağdaş, demokratik ve laik Cumhuriyettir. Bizler bu Cumhuriyet'e ve Atatürk'ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmak zorundayız çünkü başka şansımız yok. Etrafımızda yer alan komşu ülkelerin başına gelenleri görüyoruz. Geçmişten bu yana bazı çevreler Cumhuriyet'e ve laikliğe burun kıvırdılar. Bugün geldiğimiz noktada Cumhuriyet'in ve laikliğin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Bizler Kemalistler, tam bağımsız Türkiye'den yana olan yurttaşlar, çağdaş, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni korumaya devam edeceğiz. Tek kurtuluş yolunun yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğunun farkındayız ve bu yolda mücadelemizi sürdüreceğiz.'' dedi. Türkiye Laik Devlet Olma Özelliğini Yitirmiştir' Panel konuşmacısı olan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Zülal Kalkandelen yaptığı konuşmada laiklik konusunda aslında kafaların hiç karışık olmaması gerektiğini ifade etti. Laikliğin artık okullarda öğretilmediğini söyleyen Kalkandelen, laikliğin tarihsel gelişimine dikkat çekerken, laikliğin toplumda ki farklı inançtan olanların ve inanmayanların, toplum baskısından kurtarılması için ortaya çıktığını söyledi. Türkiye'de laikliğin özellikle son 22 yıllık AKP döneminde rafa kaldırılmış durumda olduğunu söyleyen Kalkandelen, Cumhuriyet'i kuran en önemli sac ayaklarından biri olan laikliğin dört koldan saldırı altında olduğunu söyledi. Laikliğe yönelik en ağır saldırının ise eğitimde görüldüğünü söyleyen Kalkandelen, henüz soyut düşünme yeteneği gelişmemiş çocuklara tek bir ve din tek bir mezhebin dayatıldığını, eğitimin tamamen bilimsel niteliğini kaybetmiş durumda olduğunu ifade etti. Eğitim müfredatından evrim teorisinin, integralin, Atatürk'ün bile çıkarıldığını söyleyen Kalkandelen, Türkiye'nin şuanda Anayasa'nın 2.maddesinde belirtildiği gibi ne bir sosyal devlet, ne bir hukuk devleti, ne de laik bir devlet olduğunu söyledi. Kalkandelen, AKP'nin son 22 yılda 1919'da başlayan büyük mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı ile kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti'ni yerle bir ettiğini ifade etti. Laikliğin yok edilmesi ile ilgili son aşamanın ise Anayasa değişikliğinin olduğunu ifade eden Kalkandelen, komşu ülkelerde ki gelişmelerin de Türkiye'yi tehdit ettiğini söyledi. Devletin dine dayanmayan, kaynağını dinden almayan, insan aklının yaptığı yasalarla yönetilmesi gerektiğini söyleyen Kalkandelen, ''Devlet laik değilse teokratik bir devlettir, teokratik bir devlette yurttaşlık olmadığından laiklikte yoktur, sorgulama yoktur, biat kültürü vardır. Yasaların kaynağı insan aklı değildir. Türkiye laik devlet olma özelliğini yitirmiştir.'' dedi. Laikliğin gençlere ve vatandaşlara doğru anlatılması gerektiğinin altını çizen Kalkandelen bu konuda herkese büyük görev düştüğünü ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk Evrenseldir! Panel konuşmacısı olan Atatürkçü Düşün Dergisi Editörü, Gazeteci, Yazar Tevfik Kızgınkaya, Cumhuriyet'in ne anlama geldiğinin tam olarak bilinmediğini ve bu yüzden sahip çıkılamadığını söyleyerek başladığı konuşmasında dünya genelinde pek çok ülkenin adında Cumhuriyet geçmesine rağmen her ülkenin yönetim şeklinin farklı olduğunu söyledi. Cumhuriyet'in bir yönetim şekli olduğunu söyleyen Kızgınkaya nasıl bir Cumhuriyet yönetimi olacağının o ülkenin niteliklerine ve ilkelerine bağlı olduğunu söyledi. 101.yılına giren Türkiye Cumhuriyeti'nin ilkelerini ve temellerini ifade eden Kızgınkaya diğer ülkelerle olan farkları da açıkladı. Cumhuriyet'in ilanı ile gelişen tarihsel süreci anlatan Kızgınkaya, yeni kurulan Cumhuriyet'in sefalet, cehalet ve salgın hastalıklarla mücade ettiğini söylerken günümüzde de aynı sorunlarla mücadele edildiğinin altını çizdi. Kızgınkaya, Kurtuluş Savaşı'nın ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin kimliğini kazanmasının ise Lozan Anlaşması ile olduğunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir yol ayrımında olduğunu söyleyen Kızgınkaya, ''Ya batılı çağdaş ülke olacağız yada bir ortadoğu ülkesi olacağız'' dedi. 105 yıl önceki Amasya Genelgesi'ne atıfta bulunan Kızgınkaya, Mustafa Kemal Atatürk'ün bugünleri gördüğünü ve bu yüzden evrensel olduğunu ifade etti. Çıkışa giden yolun belli olduğunu söyleyen Kızgınkaya, akla ve bilime dayalı çağdaş bir eğitimle, ülkenin kendi kaynaklarına dayalı bir üretimle, tarlada, madende kendi hammadde üretimiyle, üniversitede teknoloji üretimiyle, fabrikada tüketim maddelerinin üretimiyle, üretilenlerin ise hakça paylaşımı ile çıkışın gerçekleşeceğini söyledi. Türkiye'nin gerçeğinin demokratik, laik cumhuriyet olduğunu belirten Kızgınkaya, Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkılarak düşünceleriyle, ilkeleriyle ve eserleriyle Cumhuriyet'in sonsuza dek var olacağını söyledi. Panel, ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar'ın Zülal Kalkandelen ve Tevfik Kızgınkaya' ya plaket takdimi ve yazarların kitaplarını imzalamaları ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.