SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç’tan Gaziler Günü Mesajı Haber

Başkan Ataç’tan Gaziler Günü Mesajı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Gazilerimize ve şehit yakınlarımıza sahip çıkmak; toplumsal vicdanın ve kamu hizmetinin temel görevidir” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Ataç, bağımsızlık ve Cumhuriyet uğruna büyük fedakârlıklar gösteren gazilerin, milletin onurunun ve cesaretinin simgesi olduğunu ifade etti. 19 Eylül’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanı verilişinin yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Ataç, mesajında şu ifadelere yer verdi: “19 Eylül; vatanımızın bağımsızlığı, Cumhuriyetimizin geleceği ve milletimizin özgürlüğü için mücadele eden gazilerimize duyduğumuz sonsuz minnetin en güçlü ifadesidir. Gazilerimiz, gösterdikleri cesaret ve fedakârlıkla bu ülkenin ortak hafızasında daima yaşayacaktır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor; ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi saygıyla yâd ediyorum. Hayatta olan tüm gazilerimize sağlık, huzur ve uzun bir ömür diliyorum. Gazilerimize ve şehit yakınlarımıza sahip çıkmak; yalnızca bir kamu görevi değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir sorumluluktur. Tepebaşı’nda, onların hayatın her alanında yanında olmaya, dayanışmayı büyütmeye ve hiçbir yurttaşımızı yalnız bırakmamaya devam edeceğiz. Bu duygularla tüm gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü’nü kutluyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

Atatürk Ve Çocuklar Anıtında Sona Doğru Haber

Atatürk Ve Çocuklar Anıtında Sona Doğru

Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda sanatçılar ve çocukların ortak emeğiyle hazırlanan “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eser son aşamaya geldi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, eseri sempozyumun konuğu Prof. Bilgehan Uzuner ile birlikte yerinde inceledi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında üretilen kolektif eseri, sempozyumun konuğu Prof. Bilgehan Uzuner ile birlikte yerinde inceledi. Çalışmaların son aşamasına geldiği eserde; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, çocuklar ve çiçeklerle birlikte anlatılıyor. Sempozyum sanatçılarının ortak emeğiyle hazırlanan eser, yalnızca sanatsal niteliğiyle değil, taşıdığı toplumsal anlamla da Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Farklı ülkelerden ve Türkiye’den sanatçıların ortak üretimiyle şekillenen anıt, çocukların da katkısıyla kent belleğinde kalıcı bir yer edinecek. Kolektif eserin üretiminde; Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy Japonya’dan Mariko Okubo, ve Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang ortak emek verdi. Çocuklar da anıtın üretimine katıldı “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserde, sempozyum sanatçılarıyla birlikte çocukların ürettiği çiçekler de yer alıyor. Çocukların hayal gücü ve emeğiyle şekillenen çiçekler, anıtın önemli parçalarından biri olacak. Böylece eser; sanatçıların, çocukların ve Eskişehirlilerin ortak hafızasını buluşturan bir Cumhuriyet anıtına dönüşecek. Başkan Ahmet Ataç, inceleme sırasında yaptığı değerlendirmede, “Bu eser yalnızca pişmiş topraktan yapılmış bir anıt değil; Cumhuriyetin çocuklara duyduğu güvenin, sanatın birleştirici gücünün ve ortak emeğin simgesidir. Atatürk’ü çocuklarla, çiçeklerle ve umutla anlatan bu eser, Tepebaşı’nın sanat kentine yakışan çok güçlü bir iz bırakacak. Türkiye’de ilk kez böylesine kapsamlı bir kolektif eser üretiliyor. Sanatçılarımızın emeği, çocuklarımızın heyecanı ve halkımızın sahiplenmesiyle bu eser kentimizin olduğu kadar ülkemizin de önemli değerlerinden biri olacak.” ifadelerini kullandı. Anıtın adını halk belirleyecek Tepebaşı Belediyesi, kolektif eserin adını da Eskişehirlilerin görüş ve önerileriyle belirlemeye hazırlanıyor. Anıt için öne çıkan isimler arasında “Atatürk’ün Çocuk Bahçesi”, “Atatürk Bahçesi”, “Atatürk Çocukları”, “Atatürk Çiçek Bahçesi” ve “Atatürk’ün Çiçekleri” bulunuyor. Başkan Ataç, eserin adının halkın katılımıyla belirlenmesinin taşıdığı anlamı vurgulayarak, “Bu eser halkın eseri olacak. Bu nedenle adını da hemşerilerimizle birlikte koymak istiyoruz. Çocuklarımızın, ailelerimizin ve tüm Eskişehirlilerin bu anıtta kendi duygusunu, kendi hafızasını bulmasını arzuluyoruz” diye konuştu.

Sanatçılar, Tepebaşı’nın Geçmişten Geleceğe Uzanan Hikâyesini İnceledi Haber

Sanatçılar, Tepebaşı’nın Geçmişten Geleceğe Uzanan Hikâyesini İnceledi

Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında Eskişehir’de bulunan yerli ve yabancı sanatçılar, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ı ziyaret etti. Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 18’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun sanatçıları, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ile bir araya geldi. Sempozyumda eser üreten Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy, Japon sanatçı Mariko Okubo ve Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang, Tepebaşı Belediyesi hizmet binasını ziyaret ederek belediyenin kültür, sanat ve çevre alanında gerçekleştirdiği çalışmaları inceledi. Geçmiş sempozyumların eserlerini incelediler Samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen ziyarette sanatçılar, belediye hizmet binasında önceki yıllarda düzenlenen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumlarında ortaya çıkarılan eserleri de yakından inceledi. Başkan Ataç, geçmiş yıllardan bugüne taşınan eserlerin, sempozyumun sürekliliğini ve uluslararası niteliğini ortaya koyan önemli bir kültürel miras olduğunu vurguladı. Başkan Ataç: “Sanat kentin belleğidir” Başkan Ataç, sempozyumun en önemli özelliklerinden birinin toplumla sanat arasındaki mesafeyi ortadan kaldırması olduğunu belirterek, “Sanatın kapalı kapılar ardında değil, halkın içinde üretilmesini istiyoruz. Çocuklarımız sanatçıların nasıl çalıştığını görüyor, toprağa dokunuyor ve üretimin bir parçası oluyor. Bizim için asıl değer de burada ortaya çıkıyor. Bir çocuğun sanata dokunmasını sağlamak; geleceğin daha duyarlı, daha yaratıcı ve daha özgür bireylerinin yetişmesine katkı sunmaktır.” dedi. Kurtuluş Sergisi sanatçıları etkiledi Başkan Ataç, ziyaretin devamında sanatçılara Tepebaşı Belediyesi Sergi Salonu’nda yer alan Kurtuluş Sergisi’ni de gezdirdi. Kurtuluş Mücadelesi dönemine ilişkin tarihi belgeler, fotoğraflar ve materyaller üzerinden sanatçılara bilgi veren Ataç; Cumhuriyet’in hangi koşullar altında kurulduğunu ve Eskişehir’in Milli Mücadele dönemindeki önemini anlattı. Sergiyi ilgiyle inceleyen yerli ve yabancı sanatçılar, tarihi belgeler ve anlatımlardan oldukça etkilendiklerini ifade etti. Geri Dönüşüm Atölyesine ziyaret Program kapsamında sanatçılar, Tepebaşı Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Geri Dönüşüm Atölyesi’ni de ziyaret etti. Atölyede geri dönüştürülebilir malzemelerin yeniden değerlendirilmesiyle gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alan sanatçılar, çevre bilincinin yaratıcılık ve sanatla bir araya getirilmesini ilgiyle karşıladı. Başkan Ataç, geri dönüşüm çalışmalarının yalnızca atıkların yeniden değerlendirilmesinden ibaret olmadığını belirterek sürdürülebilir bir kent kültürünün oluşmasında çevre bilincinin önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

ADD Şube Başkanı Avci: "Tam Bağımsız Türkiye İdealinden Vazgeçmeyeceğiz" Haber

ADD Şube Başkanı Avci: "Tam Bağımsız Türkiye İdealinden Vazgeçmeyeceğiz"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, 12 Eylül darbesinin yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "12 Eylül 1980… Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasinin susturulduğu, Meclisin kapatıldığı, siyasi partilerin dağıtıldığı, insanların işkencelerden geçirildiği, gençlerin darağaçlarına gönderildiği; korkunun, baskının ve yasakların devlet düzeni haline getirildiği kara bir tarih. 12 Eylül yalnızca bir tarih değildir. 12 Eylül; demokrasiye indirilen darbenin, millet iradesine vurulan zincirin ve Cumhuriyetin üzerine düşürülen karanlığın adıdır. Aradan yıllar geçti. Ancak bugün hâlâ şu soruyu sormak zorundayız. 12 Eylül gerçekten geride mi kaldı? Bir ülkede sandık varsa ama hukuk tartışılıyorsa. Seçim varsa ama milli iradenin itibarı tartışmaya açılıyorsa. Cumhuriyet varsa ama laiklik hedef haline getiriliyorsa. Demokrasi varsa ama eleştirenin, sorgulayanın ve itiraz edenin sesi kısılmaya çalışılıyorsa. 12 Eylül’ün baskıcı zihniyetinden geriye kalanlarla yüzleşmek zorundayız. Bizim için 12 Eylül’ü anlamak, yalnızca geçmişin acılarını anmak değildir. 12 Eylül’ü anlamak; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir daha hiçbir gücün “bizim çocukları” olmayacağını ilan etmektir. Tarihte “bizim çocuklar” sözü, milletimizin hafızasında dış müdahale ve vesayet tartışmalarının simgelerinden biri olarak yer etmiştir. Bugün isimler, makamlar ve temsilciler değişse de Türkiye’ye yön verme hevesi değişmemektedir. Bugün, Tom Barrack gibi Amerika Birleşik Devletleri adına bölgemizde ve ülkemizde görev yapan temsilcilerin, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren açıklamalarını ve yaklaşımlarını dikkatle değerlendirmek zorundayız. Çünkü tarih bize şunu öğretmiştir. Dostluk başka şeydir, bağımlılık başka şeydir. İttifak başka şeydir, teslimiyet başka şeydir. Diplomasi başka şeydir, Türkiye’nin geleceği hakkında başkalarının hesap yapmasına sessiz kalmak başka şeydir. Türkiye Cumhuriyeti. Hiçbir yabancı gücün siyasi laboratuvarı, hiçbir bölgesel projenin taşeronu, hiçbir küresel planın uygulama alanı değildir. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Ve bu devletin tapusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı ile alınmıştır. Bu nedenle bugün siyaset yapan herkese açık ve net bir çağrımız vardır. Cumhuriyeti savunmak günübirlik siyasetin konusu değildir. Atatürk’ü yalnızca seçim meydanlarında hatırlayıp Cumhuriyetin temel değerlerini gündelik siyasi hesaplara kurban edemezsiniz. Demokrasiyi yalnızca işinize geldiğinde savunamazsınız. Milli iradeyi yalnızca kendi iradenizle aynı sonuç çıktığında kutsayamazsınız. Hukuku yalnızca kendiniz için isteyemezsiniz. Laikliği yok sayıp çağdaş Türkiye’den söz edemezsiniz. Ve en önemlisi. 12 Eylül’e lanet okuyup, 12 Eylül’ün baskıcı zihniyetine bugün göz yumamazsınız. Bizim duruşumuz nettir. Darbeye karşıyız. Vesayete karşıyız. Her türlü antidemokratik müdahaleye karşıyız. Türkiye’nin iç işlerine yönelik emperyal hesaplara karşıyız. Cumhuriyetimizi ve laikliği hedef alan gerici anlayışlara karşıyız. Kimden gelirse gelsin, millet egemenliğini zayıflatan her türlü anlayışın karşısındayız. Çünkü bizim hayat felsefemiz. Atatürk’ün aklı. Cumhuriyetin özgürlüğü. Laikliğin güvencesi. Demokrasinin namusu. Ve Tam Bağımsız Türkiye idealidir. 12 Eylül’ün yıldönümünde bir kez daha haykırıyoruz. Bu millet darbelerden çok çekti. Bu ülke vesayetlerden çok çekti. Bu Cumhuriyet, kendi evlatlarının birbirine düşman edilmesinden çok çekti. Artık yeter. Türkiye’nin geleceğini ne darbeler, ne vesayet odakları ne de yabancı güçlerin Türkiye üzerine kurduğu hesaplar belirleyecektir. Bu ülkenin geleceğini yalnızca ve yalnızca Türk Milleti belirleyecektir. Ve herkes bilmelidir ki. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet; geçici siyasi hesaplardan, makam hırslarından, dış baskılardan, emperyal projelerden ve demokrasi dışı heveslerden çok daha büyüktür. Bugün görevde olanlar da, yarın görevde olacaklar da, siyaset yapan herkes de şu gerçeği bilmek zorundadır. Cumhuriyet kimsenin makamı değil, milletin namusudur. Demokrasi kimsenin lütfu değil, milletin hakkıdır. Atatürk ilke ve devrimleri geçmişin değil, Türkiye’nin geleceğinin teminatıdır. 12 Eylül’ü unutmadık. Darbeleri unutmadık. İşkenceleri unutmadık. Darağaçlarını unutmadık. Kaybedilen gençliği unutmadık. Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı üzerinde hesap yapanları da unutmadık. Bugün de aynı yerdeyiz. Cumhuriyetin yanındayız. Demokrasinin yanındayız. Laikliğin yanındayız. Tam Bağımsız Türkiye’nin yanındayız. Ve buradan açıkça ilan ediyoruz. Bu ülkede artık kimsenin “bizim çocukları” yoktur. Bu ülkenin sahibi, Türk Milletidir. Ne darbe. Ne vesayet. Ne teslimiyet. Yaşasın Tam Bağımsız, Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti."

Atatürk’ün Çiçekleri Tepebaşı’nda Açıyor Haber

Atatürk’ün Çiçekleri Tepebaşı’nda Açıyor

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında üretilen “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif anıtta sona yaklaşıldı. Sanatçıların çocuk figürleri ile çocukların pişmiş topraktan hazırladığı çiçekler, anıttaki yerlerini almaya başladı. Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında hazırlanan “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserde sona yaklaşıldı. Sempozyum sanatçılarının ürettiği çocuk figürleri, Atatürk’ün manevi kızı ve çocuk sevgisinin simgesi Ülkü başta olmak üzere anıttaki yerlerine yerleştirilmeye başlandı. Eskişehir’in ve Türkiye’nin belleğine kalıcı biçimde kazınacak ve kent mirası olarak gelecek kuşaklara bırakılacak olan kolektif eser, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü çocuklarla birlikte anlatıyor. Anıtın adının “Atatürk’ün Çocuk Bahçesi”, “Atatürk Bahçesi”, “Atatürk Çocukları”, “Atatürk Çiçek Bahçesi” ya da “Atatürk’ün Çiçekleri” olarak belirlenmesi planlanıyor. Sempozyum boyunca çocuklar da pişmiş topraktan çiçekler hazırlayarak eserin üretim sürecine aktif biçimde katıldı. Çocukların hazırladığı çiçekler, anıta yerleştirilerek Atatürk figürü ve sanatçıların eserleriyle bütünleştirilecek. Böylece çocukların renkleri, umutları ve hayalleri, kolektif anıtın ayrılmaz bir parçasına dönüşecek. Topraktan doğan eser; Cumhuriyet’e duyulan bağlılığı, çocuklara olan inancı ve geleceğe dair umudu simgeleyecek. Çocukların elleriyle çoğalan her çiçek ise bu toprakların Cumhuriyet’le kurduğu bağı ve geleceğe bırakılan sözü görünür kılacak. “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif anıtın açılışı, önümüzdeki hafta düzenlenecek törenle gerçekleştirilecek.

Başkan Ataç Pişmiş Toprak Sanatçıları İle Buluştu Haber

Başkan Ataç Pişmiş Toprak Sanatçıları İle Buluştu

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında çalışmalarını sürdüren sanatçıları ziyaret etti. Sanatçılarla sohbet eden, eserleri yakından inceleyen Başkan Ataç, Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang ile birlikte bir çocuk heykeli üzerinde de çalıştı. Ülkemizin en istikrarlı ve sürdürülebilir sanat organizasyonlarından biri haline gelen, uluslararası toplantıları ve yabancı sanatçıların katılımıyla Eskişehir’in sanatsal, bilimsel ve sektörel anlamda dünyaya açılan kapılarından biri olan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun 18’incisi, 2-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da sempozyum çalışma alanını ziyaret ederek eserlerini şekillendirmeye devam eden sanatçılarla bir araya geldi. Atölyeleri gezen Başkan Ataç, sanatçıların çalışmalarını yakından inceledi ve eserlerin yapım süreçleri hakkında bilgi aldı. Yin Chang ile birlikte çalıştı Başkan Ataç, sempozyuma Fransa’dan katılan Çinli sanatçı Yin Chang’ın çalışma alanını da ziyaret etti. Chang’ın hazırladığı çocuk heykelini inceleyen Ataç, sanatçıyla birlikte çamura şekil vererek eserin yapımına eşlik etti. Farklı ülkelerden sanatçıların Eskişehir’in toprağını kendi sanat anlayışlarıyla yorumlamalarının sempozyumun en önemli özelliklerinden biri olduğunu belirten Ataç, uluslararası sanatçı buluşmalarının Eskişehir’in dünya ile kurduğu kültürel bağa önemli katkı sunduğunu ifade etti. Bilgehan Uzuner’den bilgi aldı Başkan Ataç, sempozyumun önemli isimlerinden Prof. Bilgehan Uzuner ile de bir araya gelerek çalışmaların geldiği aşama ve eserlerin teknik süreçleri hakkında bilgi aldı. Sempozyumda üretim sürecinin başarılı biçimde devam ettiğini belirten Başkan Ataç, eserlerin önemli bölümünün şekillenmeye başladığını ancak bundan sonraki kurutma ve pişirme aşamalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Eserlerin yaklaşık 1200 derecede pişirildiğine dikkat çeken Ataç, pişirme sırasında oluşabilecek risklerin önüne geçebilmek için heykellerin içlerinin boşaltıldığını ve daha ince yüzeyler halinde fırınlandığını ifade etti. Ataç, “Çalışmalarımız son derece başarılı biçimde devam ediyor. Eserlerin önemli bir bölümü ortaya çıkmaya başladı. Bundan sonra kurutma ve ardından pişirme süreci var. Pişmiş toprak eserlerde en hassas aşamalardan biri de fırınlama. Sanatçılarımız bu süreci büyük bir titizlikle yürütüyor” dedi. Türkiye’de yine bir ilk kolektif eser: “Atatürk ve çocuklar” Bu yıl sempozyum kapsamında hazırlanan kolektif eserde “Atatürk ve Çocuklar” teması işleniyor. Yaklaşık 4 metre yüksekliğindeki Atatürk heykelinin çevresinde farklı çocuk figürlerinin yer aldığı eser, Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri ve Cumhuriyet’in geleceğini genç kuşaklara emanet eden anlayışını sanat aracılığıyla anlatacak. Çalışma alanında ağırlıklı olarak çocuk figürlerinin şekillendirildiğine dikkat çeken Başkan Ataç, çocukların kolektif eserin merkezinde yer almasının özel bir anlam taşıdığını belirtti. Ataç, “Atatürk’ün çocuklara ne kadar düşkün olduğunu, onların eğitimini ve geleceklerini ne kadar önemsediğini hepimiz biliyoruz. Bu projede çocukların yer almasının temelinde de bu anlayış var. Çocukların geleceğe nasıl hazırlanması gerektiğini, onların umutlarını ve Cumhuriyet’in geleceğini bu eser üzerinden anlatmaya çalışıyoruz. Zor ve çok emek isteyen bir çalışma ancak sanatçılarımız olağanüstü bir özveriyle çalışıyor” diye konuştu. Başkan Ataç; “Kalıcı olan halkın kararıdır” Ataç, “Bu eser tamamlandığında anlatmak istediğimiz düşünce bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkacak. Elbette bu anıtın bir adı da olacak. Daha önce Sonsuz Cumhuriyet Anıtı’nda olduğu gibi burada da halkımızın fikri bizim için çok önemli. Çünkü kalıcı olan halkın kararıdır. Bu eserin adını da halkımız belirleyecek” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda bu yıl 6’sı Türkiye’den, 2’si yurt dışından olmak üzere 8 sanatçı Eskişehir toprağını sanatla buluşturuyor. Sanatsal üretimin yanı sıra bilimsel ve sektörel buluşmaların da gerçekleştirildiği sempozyum, 2001 yılından bu yana oluşan birikimiyle Eskişehir’in önemli marka değerlerinden biri olmayı ve kentin dünyaya açılan sanat, bilim ve sektör platformlarından biri olarak yoluna devam etmeyi sürdürüyor.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Eskişehir Atatürk’e Sevdalı Bir Kenttir" Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Eskişehir Atatürk’e Sevdalı Bir Kenttir"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünde Hamamyolu’nda vatandaşlara Türk bayrağı seti dağıttı. Etkinlikte konuşan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, kentin kurtuluş mücadelesine ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yaptı. "Kurtuluş Mahallesi’nin Adı O Günlerden Gelmektedir" Eskişehir’in işgal günlerinde yaşadığı acıları ve Türk ordusunun kente giriş anını hatırlatan Gürol Yer, şunları kaydetti: “Bundan 104 yıl önce Çatakbayırı’ndan bir süvari, elinde bayrakla hızlı bir şekilde geliyor ve Yukarı Mahalle’de ‘Milli ordu geliyor, Mustafa Kemal’in askerleri geliyor’ diyor. Ahali, bir gün önceki ağır Yunan mezaliminden evlerine kapanmış; her taraftan dumanlar yükseliyor, ayakta kalan binalar hasar görmüş, Çarşı Camisi yakılmıştı. O gün akşamüzeri Bademlik eteklerinden Gazi Mustafa Kemal’in askerleri hızla inerek Karapınar’da, eski mahallenin eteklerinde toplandı. Bugünkü Kurtuluş Mahallesi’nin adı işte oradan gelmektedir. Bizler bugün, 2 Eylül 2026’da aynı ruh ve inançla, o gün milli orduyu bekleyen Eskişehirlilerin hissiyatıyla şehrimizin kurtuluşunu kutluyoruz.” "Binlerce Bayrak Setini Hemşehrilerimizle Buluşturuyoruz" Milli bayramlarda geleneksel hale getirdikleri bayrak dağıtımına devam ettiklerini belirten Yer, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Kadın kollarımızın kendi elleriyle hazırladığı bayrak setlerimizi 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve bugün 2 Eylül’de olduğu gibi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Önümüzdeki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda da binlerce bayrağı Eskişehirlilere dağıtacağız. Bugün Hamamyolu’nda hemşehrilerimize bayraklarımızı sunarken ‘Eskişehir bir Cumhuriyet kentidir, Eskişehir Atatürk’e sevdalı bir kenttir’ diyoruz. Bu duyguyu ve hafızayı insanlarımıza hatırlatmayı bir borç biliyoruz.” "Milli Günlerde İYİ Parti Saha Olmaya Devam Edecek" Çocukların ve gençlerin kurtuluş ruhunu idrak etmesi gerektiğini vurgulayan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, "Hissiyatımız, inancımız ve imanımız tamdır. Dün olduğu gibi bundan sonraki tüm milli günlerde de İYİ Parti sahada var olacak ve bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir. Bu vesileyle Eskişehir’imizin 104. kurtuluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ülüğ: "Milli Mücadele Ruhu Geleceğimize Yol Gösteriyor" Haber

Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ülüğ: "Milli Mücadele Ruhu Geleceğimize Yol Gösteriyor"

Eskişehir Kent Konseyi tarafından 2 Eylül Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla Valilik Meydanı'nda bir tören düzenlendi. 2 Eylül 1922 tarihinin sadece bir kentin kurtuluşu değil, bir milletin bağımsızlık haykırışı olduğunu vurgulayan Eskişehir Kent Konseyi Başkanı İnci Ülüğ, Eskişehir'in geçmişinden aldığı güçle geleceğe kararlılıkla yürüdüğünü belirtti. "2 Eylül Bağımsızlık İradesinin Tüm Dünyaya İlanıdır" Eskişehir’in Milli Mücadele dönemindeki stratejik ve tarihi rolüne dikkat çeken Kent Konseyi Başkanı İnci Ülüğ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “2 Eylül 1922; yalnızca Eskişehir’in düşman işgalinden kurtulduğu bir tarih değil, bir milletin bağımsızlık ve hürriyet iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Kurtuluşun ve dayanışmanın kenti Eskişehir; Milli Mücadele’nin her aşamasında büyük bedeller ödemiş, halkının cesareti, birlik ve beraberliğiyle bağımsızlık mücadelemizin en önemli merkezlerinden biri olmuştur.” "Ayrıştırmadan, Ortak Akılla Eskişehir İçin Çalışıyoruz" Cumhuriyet mirasına sahip çıkmanın tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ülüğ, Eskişehir Kent Konseyi olarak izledikleri vizyonu şu sözlerle aktardı: “Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin bıraktığı mirasa sahip çıkmak ve bu kutsal emaneti gelecek kuşaklara taşımaktır. Eskişehir Kent Konseyi olarak bizler de şehrimizin tarihinden aldığımız güçle; ayrıştırmadan, ortak akılla, dayanışmayla ve bu kente karşı sorumluluk hisseden tüm hemşehrilerimizle birlikte Eskişehir’in geleceği için çalışıyoruz. Biliyoruz ki Eskişehir’in Milli Mücadele yıllarında gösterdiği direnç, birlik olma iradesi ve dayanışma ruhu bugün de bizlere yol göstermektedir. Bizlere düşen; bu ruhu yaşatmak, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmak ve Eskişehir’i hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaktır.” "Milli Mücadele Kahramanlarımızı Saygı ve Minnetle Anıyorum" Başkan İnci Ülüğ, mesajını kentin kurtuluş gününü kutlayarak ve kahramanları anarak tamamladı: “Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Eskişehir’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını kutluyor; tüm hemşehrilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nde Coşku, Porsuk’ta Devam Etti Haber

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nde Coşku, Porsuk’ta Devam Etti

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında, ETİ ana sponsorluğunda düzenlediği Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali'nde coşku kara kortejinin Köprübaşı’nda sona ermesinin ardından Porsuk Çayı’na taşındı. Festivalin ilk günü muhteşem anlara ve renkli görüntülere sahne oldu. Kara kortejinin Köprübaşı’nda sona ermesinin ardından festival coşkusu bu kez Porsuk Çayı’na taşındı. Gerçekleştirilen nehir kortejinde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce tekneye binerek Porsuk boyunca ilerledi ve kıyıyı hıncahınç dolduran Eskişehirlileri selamladı. Porsuk üzerinde ilerleyen birbirinden özel tematik gondollar ise büyük beğeni topladı. Eskişehir’in kültürel ve kent kimliğinin önemli simgeleri olan Odunpazarı Evleri, Porsuk Ruhu, Şehir Tiyatroları, lületaşı ve Frig temalarıyla hazırlanan gondollar, Porsuk’un üzerinde görsel bir şölen oluşturdu. Ayrıca Atatürk’e ve Cumhuriyet’e saygı duruşu niteliği taşıyan "Atatürk ve Cumhuriyet Gondolu" geçiş sırasında vatandaşlardan büyük alkış aldı. Eskişehirspor futbol takımı da tekneyle geçiş yaparak “Es-Es Ki-Ki-Ki!” tezahüratlarıyla festival coşkusuna ortak oldu. PORSUK’TA IŞIKLAR, GÖKYÜZÜNDE GÖSTERİ Nehir kortejinin ardından festival alanında flyboard ve lazer gösterisi gerçekleştirildi. Porsuk üzerinde ve gökyüzünde sergilenen performanslar izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Porsuk Konukevi önünde yer alan ve üzerinde "2026 Eskişehir Yılı" logosunun bulunduğu Işık Kulesi de geceye ayrı bir renk kattı. Işık gösterileriyle aydınlanan kule, festival atmosferinin en dikkat çekici noktalarından biri oldu. DJ KEMAL KAYA BATMAZ’DAN UNUTULMAZ FESTİVAL GECESİ Gecenin ilerleyen saatlerinde DJ Kemal Kaya Batmaz, tempolu müzik ve eğlence dolu programıyla sahne aldı. Eskişehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği alanda müzik ve dans, gecenin geç saatlerine kadar sürdü. Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin ilk gününde yaşanan coşku, kentin kültür-sanat kimliğini bir kez daha ortaya koyarken hem Eskişehirlilere hem de yurt dışından gelen konuk sanatçılara keyifli anlar yaşattı. “Porsuk akıyor, dünya Eskişehir’de buluşuyor” sloganıyla başlayan festival coşkusu, renkli etkinliklerle devam edecek. Eskişehir; 6 Eylül’e kadar Porsuk Bulvarı Adalar mevkii, Kentpark, Sümerpark ve İskele26 alanlarında konserlerden gösterilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine kadar pek çok programa ev sahipliği yapacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.