SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri İçin Başvurular Başladı Haber

5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri İçin Başvurular Başladı

Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi iş birliğiyle bu yıl 5’incisi düzenlenecek Doğan Avcıoğlu Ödülleri için başvurular başladı. Tarih, ekonomi, politika, kalkınma ve sosyoloji alanlarında bilimsel araştırma ölçütlerine uygun olarak hazırlanan eserlerin değerlendirileceği ödüllerde, üç çalışma ödüle değer bulunacak. Türkiye’nin düşünce ve aydınlanma tarihinde önemli bir yere sahip olan Doğan Avcıoğlu’nun adını, eserlerini ve dünya görüşünü yaşatmak amacıyla düzenlenen Doğan Avcıoğlu Ödülleri, beşinci yılında da bilimsel üretimi desteklemeyi sürdürüyor. Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi iş birliğiyle gerçekleştirilen ödül programı, Avcıoğlu’nun düşünsel mirasını genç kuşaklarla buluşturmayı ve bu doğrultuda yeni bilimsel çalışmaların geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kitapları ile kurucusu ve yazarı olduğu Yön ve Devrim dergilerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin tarihsel, siyasal ve ekonomik meselelerine ilişkin önemli değerlendirmeler ortaya koyan Doğan Avcıoğlu, bağımsızlık, kalkınma ve toplumsal dönüşüm üzerine düşünceleriyle Türkiye’nin aydın hareketinin önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Ödüller de bu düşünsel mirasın yeni çalışmalarla yaşatılmasını hedefliyor. BEŞ FARKLI ALANDA ESERLER DEĞERLENDİRİLECEK Doğan Avcıoğlu Ödülleri’ne yayımlanmış veya yayımlanmamış eserlerle başvuru yapılabilecek. Yayımlanmış eserler için, eserin ilk baskısının 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılmış olması şartı aranacak. Ödüle; tarih, ekonomi, politika, kalkınma veya sosyoloji alanlarından birinde hazırlanmış, araştırma-inceleme niteliği taşıyan ve bilimsel araştırma ölçütlerine uygun eserler katılabilecek. Ödül dallarında herhangi bir alt konu sınırlaması bulunmayacak. Eserlerin Türkiye Türkçesiyle kaleme alınmış olması gerekecek. Daha önce herhangi bir yarışmada ödül almış eserlerle başvuru yapılamayacak. Bir eser, yazarı dışında başka kişi veya kurumlar tarafından da aday gösterilebilecek. Ancak başkasının aday göstereceği eserlerin yayımlanmış ve bandrollü olması zorunlu olacak. HER ESER İÇİN AYRI BAŞVURU YAPILACAK Ödüle başvuracak veya aday gösterilecek eserin 7 kopyasının, yazarın özgeçmişi ve iletişim bilgileriyle birlikte hazırlanması gerekiyor. Gönderilecek zarf ya da paketin üzerine eserin hangi dala ait olduğunun mutlaka yazılması gerekiyor. Kendi eseriyle yarışmaya katılan adayların, eserin bütünüyle kendilerine ait olduğunu, daha önce herhangi bir ödül almadığını ve Doğan Avcıoğlu Ödülleri şartnamesini eksiksiz kabul ettiklerini belirten EK-1 belgesini yazılı ve imzalı olarak sunmaları gerekiyor. Birden fazla eserle başvuran adayların ise her eser için ayrı EK-1 belgesi hazırlaması gerekiyor. Başvuru sırasında adayların gerçek ad, adres ve telefon bilgilerini belirtmesi zorunlu olacak. Bununla birlikte yazarın talep etmesi halinde ad ve adres bilgileri kamuoyundan gizli tutulabilecek. Başvuru için gönderilen eserler adaylara iade edilmeyecek. Odunpazarı Belediyesi’nin resmi web sitesinde yayınlanan şartname koşullarından herhangi birine aykırılığı tespit edilen eserler ise değerlendirme dışı bırakılacak. Seçici Kurul üyeleri de ödüle başvuramayacak. DOKTORA TEZLERİ ELEKTRONİK ORTAMDA GÖNDERİLEBİLECEK Ödüle katılacak dosyaların adayların kendileri veya yakınları tarafından elden ya da taahhütlü posta yoluyla Tekin Yayın Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti., Mimar Sinan Mahallesi Atlas Çıkmazı Sok. No: 7, 34672 Üsküdar/İstanbul adresine ulaştırılması gerekiyor. Yalnızca onaylanmış doktora tezleri, info@tekinyayinevi.com.tr e-posta adresi üzerinden elektronik olarak gönderilebilecek. Başvuruların 15 Eylül 2026 Salı günü mesai bitimine, yani saat 17.00’ye kadar belirtilen adrese ulaştırılması gerekiyor. Bu tarihten sonra ulaşan eserler değerlendirmeye alınmayacak. Gerekli görülmesi halinde Seçici Kurul kararıyla başvuru süresi, son başvuru tarihinden en az 15 gün önce kamuoyuna duyurulmak koşuluyla uzatılabilecek. ÜÇ ESERE 10 BİN TL ÖDÜL Doğan Avcıoğlu Ödülleri, Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi’nin davetiyle oluşturulan bağımsız Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek. Kurulda Gökhan Atılgan, Gamze Yücesan, Mustafa Kemal Bayırbağ, Çağdaş Sümer, Tülay Gencer, Fatma Eda Çelik ve Elif Akkaya yer alıyor. Seçici Kurul tarafından başarılı bulunan 3 eserin yazarlarına Ödül Belgesi, Ödül Plaketi ve 10 bin TL para ödülü verilecek. Ödüle değer görülen eser yayımlanmamış bir dosya ise ve yazarının talebi bulunuyorsa, eserin kitap olarak yayımlanması konusunda Tekin Yayınevi tarafından destek sağlanacak. Kazanan eserler, ödül töreninden 15 gün önce kamuoyuna açıklanacak. 5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri’nin ödül töreni ise 4 Kasım 2026 tarihinde Odunpazarı Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek. DOĞAN AVCIOĞLU KİMDİR? Avcıoğlu bugün iki açıdan ülke ve aydın hareketi için önemlidir: Birincisi, ülke üzerine düşünmek, analiz yapmak isteyen herkesin yolu mutlaka Doğan Avcıoğlu ile kesişir. Türkiye’nin Düzeni’ni veya Milli Kurtuluş Savaşı Tarihi’ni okumadan bu süreci ilerletmek neredeyse imkânsızdır. İkincisi, Avcıoğlu’nun bu uçsuz bucaksız araştırmaları ile oluşturduğu “devrim teorisi” bugün hâlâ günceldir. Avcıoğlu, Cumhuriyet’in ilerici birikimlerinin bir temsilcisiydi. Sosyalistti. Kapitalizme ve emperyalizme karşı ekonomik bağımsızlığı savunuyordu. Gericiliğin Türkiye’deki egemen sınıfların temel tercihlerinden biri olduğunu her fırsatta söylüyor, yazıyordu. Şöyle diyordu: “Atatürk devrimleri hızını kaybettiğinden beri, Türkiye’yi, başta bulunanlar kim olursa olsun, toplumun en muhafazakâr kuvvetleri idare etmektedir. İsmine ister kasaba eşrafı deyin, ister toprak ve sermaye ağası deyin, mutlu azınlık deyin, bu kuvvet siyasi hayatımıza hâkim.” Yarının Türkiye’si, işte bu bilinçten çıkacak. Avcıoğlu düne olduğu kadar yarına da ışık tutmaya devam edecek.

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’deki açıklamalarına ve gündemdeki yeni süreç tartışmalarına sert tepki gösterdi. Özgür Özel’i ve parti yönetimini eleştiren Demir, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerinin siyasi süreçlere alet edildiğini savunarak Kuvâ-yi Milliye ruhuna sahip tüm yurttaşları Zafer Partisi çatısı altında mücadeleye davet etti. "Atatürk ve Cumhuriyet Değerleri Tezgahlatılamaz" Açıklamasında Özgür Özel’in tutumunu eleştiren Hasan Demir, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün tehlikede olduğunu iddia etti. Gazi Meclis kürsüsünden yapılan açıklamaları hedef alan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 'Yetmez ama evet' furyasının son maşası olduğunu, Gazi Meclis'ten, üstelik bir kez daha Atatürk ve Cumhuriyet'i alet ederek resmen ilan etmiştir. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne; milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne ilan edilen bu süreçte cephesini tayin etmiş, partisini de bu tezgâha alet etmiştir. Bu yapı Türk milletinin değil; emperyalizmin ve onun yerli işbirlikçilerinin umudu haline gelmiştir." "Türk Milletinden Yana Olan Herkesi Mücadeleye Çağırıyoruz" Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın vizyonu doğrultusunda çağrıda bulunan İl Başkanı Demir, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlı yurttaşlara seslendi: ''İç baskılara rağmen milli duruşunu koruyan tüm teşkilat mensupları ve gönüllüler vatan mücadelesinde birleşmelidir. Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi değerleriyle sorunu olmayan herkes vatanı ve ailemizi savunmak üzere davetlidir. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden bu yana üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olmaya devam edecektir. "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!" Cumhuriyetin temel nitelikleriyle sorunu olanlara karşı tavırlarının net olduğunu belirten Hasan Demir, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı: "Bizim ilkelerimizle sorunu olanlara ve onlarla bir arada duranlara açıkça tekrarlıyoruz: Biz sizinle ancak mücadele ederiz! Zafer Partisi olarak vatanımızı, geleceğimizi ve ailemizi sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Türkiye Cumhuriyeti Pazarlık Konusu Yapılamaz!" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Türkiye Cumhuriyeti Pazarlık Konusu Yapılamaz!"

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" söylemleriyle gündeme gelen süreç ve TBMM’ye sunulan sözde "Çerçeve Yasa" taslağına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Ulucan, terör örgütleriyle müzakere edilemeyeceğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği İmralı'dan gönderilen mesajlarla belirlenemez" dedi. "Terörle Pazarlık Yapılamaz, Devlet Taleplere Göre Şekillendirilemez" Sürecin başından bu yana duruşlarını bozmadıklarını ifade eden Serdar Ulucan, kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelere ve milletten saklanan hazırlıklara tepki gösterdi. Meseleyi bir devlet ve egemenlik sorunu olarak niteleyen Ulucan, şu ifadeleri kullandı: "İYİ Parti olarak ilk günden beri açıkça söyledik: Terörle pazarlık yapılmaz, teröristle müzakere edilmez. Mesele, silahla ve kanla elde edilemeyenlerin siyaset masasında elde edilmesine kapı açmaktır. Şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin onurunu ve Türk milletinin adalet duygusunu hiçe saymaktır. Biz buna asla izin vermeyeceğiz." "Kimse Bize 'Barış' Diyerek Tavizi Kabul Ettiremez" Milli egemenliğin ve üniter devlet yapısının tartışmaya açılamayacağını vurgulayan Ulucan, İYİ Parti'nin durduğu yeri şu sözlerle özetledi: ''Türk milletinin geleceği terör örgütlerinin taleplerine göre şekillendirilemez. Kimse "barış" ya da "Terörsüz Türkiye" sloganları altında Cumhuriyetimizin temel değerlerinden taviz verilmesini kabul ettiremez. Terörist teröristtir, devlet de devlettir. Gerçeğin adı ambalajlarla değiştirilemez.'' "İYİ Parti Cumhuriyet'in Nöbetindedir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun liderliğinde mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Serdar Ulucan, açıklamasını şu mesajla tamamladı: "Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun liderliğinde İYİ Parti olarak nerede durduysak bugün de oradayız. Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir. İYİ Parti milletinin yanında, Cumhuriyet'in nöbetindedir. Ne Cumhuriyetimizi pazarlık masasına bırakacağız ne de Türkiye’nin geleceğini teslim edeceğiz. Herkes şunu bilsin ki: İhanetin zaman aşımı yoktur!"

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Teröristle Müzakere Edilmez, Mücadele Edilir" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Teröristle Müzakere Edilmez, Mücadele Edilir"

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, TBMM gündemine getirilen "çerçeve yasa" tartışmaları ve terörle müzakere süreçlerine yönelik bir basın açıklaması yaptı. Açıklamasında "Teröristle müzakere edilmez, teröristle mücadele edilir" vurgusu yapan Ulucan, millet iradesinin hiçbir siyasi hesabın perdesi yapılamayacağını belirtti. ​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak adlandırılan düzenlemelere ilişkin sert bir açıklama yaptı. Mesele yalnızca bir kanun teklifi olarak görmediklerini belirten Ulucan, durumun Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, milli egemenliğini, hukuk devletini ve Gazi Meclis’in itibarını ilgilendiren tarihi bir kırılma noktası olduğunu ifade etti. Ulucan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan düzenleme ile ardından yapılan açıklamalar, milletimizin vicdanında derin bir yara açmıştır. İYİ Parti olarak ilk günden beri ifade ettiğimiz gibi; mesele yalnızca bir kanun teklifi değildir. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, milli egemenliğini, hukuk devletini ve Gazi Meclis’in itibarını doğrudan ilgilendiren tarihi bir kırılma noktasıdır. Terörle mücadelede on binlerce şehit vermiş, binlerce gazisinin fedakârlığıyla ayakta kalmış bu devletin geleceği; İmralı’nın beklentilerine göre değil, Büyük Türk Milleti’nin iradesi doğrultusunda şekillenmelidir. Sayın Devlet Bahçeli’nin “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmelidir.” sözleri ve çerçeve yasaya attığı imzayı “bin yıllık kardeşliğin tescili” olarak nitelendirmesi, milletimizin hafızasında derin bir sorgulamayı da beraberinde getirmiştir. Biz açık ve net söylüyoruz: Teröristle müzakere edilmez, teröristle mücadele edilir. Bebek katiline bugün “umut hakkı” tanımaya kalkanlar, terör örgütü mensuplarının serbest bırakılmasını isteyenler; önce vicdanlarına, sonra da akıllarını kimlere teslim ettiklerini sorgulamalıdır. Kardeşliğin teminatı; terör örgütleriyle pazarlık yapmak değil, hukukun üstünlüğünü tesis etmek, adaleti sağlamak ve devlet otoritesini tavizsiz şekilde korumaktır. Daha vahimi ise, milletvekillerine içeriğini dahi görmedikleri metinlerin imzalatılmasıdır. Milletin emaneti olan irade, hiçbir kişi ya da yapının talimatıyla teslim alınamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet adına karar verir; başka odakların onay makamı değildir. Bir tarafta yıllardır haklarını arayan gazilerimiz, diğer tarafta terör örgütü mensuplarına yönelik hazırlanan düzenlemeler… Gazilerimizin haklarının aynı takvim içerisinde gündeme getirilmesi, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin vicdanını yaralamaktadır. Şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin fedakârlığı hiçbir siyasi hesabın vicdan perdesi yapılamaz. Bugün çocuklarımızı uyuşturucuya, çetelere ve umutsuzluğa mahkûm eden anlayış; ekonomiyi, adaleti ve devlet kurumlarını zayıflatan anlayışın ta kendisidir. Türkiye’nin gerçek gündemi; terör örgütleriyle pazarlık değil, milletimizin geçim derdi, gençlerimizin geleceği ve adaletin yeniden tesis edilmesidir. Bizler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında; üniter devlet yapımızdan, Lozan’ın kazanımlarından, milli egemenliğimizden ve şehitlerimizin emanetinden asla taviz vermeyeceğiz. Eskişehir’den bir kez daha haykırıyoruz: Cumhuriyet pazarlık konusu değildir. Terör meşrulaştırılamaz. Millet iradesi kiraya verilemez. Teröriste umut hakkı değil, hukuk önünde hesap vermek düşer. Bizim ittifakımız; makamların, koltukların ve siyasi hesapların değil, büyük Türk milletinin vicdanındadır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da; devletimizin birliği, milletimizin bütünlüğü, Cumhuriyetimizin haysiyeti ve evlatlarımızın geleceği için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki; Oy çoğunluğun olabilir, ancak hüküm tarihin, son söz ise büyük Türk milletinindir."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti binasında düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisinden anayasa tartışmalarına, iç politika gelişmelerinden yerel ve ulusal gündeme kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışıyla ciddi bir ekonomik ve siyasi buhran yaşadığını belirten Demir, iktidara ve muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. ​Enflasyon Verileri ve Halkın Yaşadığı Gerçekler ​Basın açıklamasının ekonomi bölümünde Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendiren İl Başkanı Hasan Demir, TÜİK ile ENAG rakamları arasındaki uçuruma dikkat çekti. TÜİK'e göre aylık enflasyonun yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75; ENAG verilerine göre ise aylık yüzde 3,07, yıllık yüzde 50,49 olduğunu hatırlatan Demir, iki kurum arasındaki bu farkın halkın yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı. ​Hasan Demir, "Halkın içerisine girdiğiniz zaman bu verileri çok daha rahat, hatta iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çünkü dün 5 liraya aldığınız bir ürünü bugün 5 liraya alamıyorsunuz. Bunlar gerçek ve bu gerçeklerle yüzleşmek istemeyen hükümet, sürekli para politikalarıyla ülkeyi yönetme telaşında, üretimden uzaklaşmış durumda. Ülke fiili olarak ekonomik bir ambargonun içerisinde" ifadelerini kullandı. ​Alım Gücü ve Küresel Sıralamalar Geriliyor ​Türkiye'nin uluslararası alandaki ekonomik konumunu 2002, 2015 ve günümüz kıyaslamalarıyla aktaran Demir, ülkenin her geçen yıl geriye gittiğini şu verilerle paylaştı: ​Alım Gücü: 2002 yılında dünyada 78. sırada olan Türkiye, 2015'te 68. sıraya yükselmişken; 2017 Başkanlık Referandumu sonrasında 90. sıraya geriledi. ​Gıda ve Beslenme: 2002'de 75. sıradayken, 2015'te 62. sıraya çıkıldı; günümüzde ise 95. sıraya düşüldü. ​Barınma: 72. sıradan 110. sıraya gerileme yaşandı. ​Akaryakıt: 2002'de 82. sırada yer alan Türkiye, mazot fiyatlarının 84 TL'yi bulduğu günümüzde 87. sıraya geriledi. Brüt asgari ücretle sadece 446 litre dizel yakıta ulaşılabildiğini belirten Demir, iktidarın "Türkiye uçuyor" söylemlerinin gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi. ​Sektörel bazda esnafın maliye baskısı ve fahiş kiralarla, çalışanların gıda enflasyonuyla, tarımsal üreticilerin girdi maliyetleriyle, sanayicilerin ise enerji ve rekabet sorunlarıyla boğuştuğunu belirten Demir, ekonomik yozlaşmanın aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir çöküşü tetiklediğini söyledi. ​"Sözde Terörsüz Türkiye" ve Anayasa Tartışmaları ​Konuşmasının ikinci bölümünde "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürütülen süreçleri eleştiren Hasan Demir, Ekim 2024'ten bu yana gündeme getirilen anayasa değişikliklerini ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirdi. İmralı ile yürütülen temaslara ve yeni paradigmalar üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Demir, anayasanın ilk dört maddesi ile özellikle üniter yapıyı koruyan kritik maddelerin hedef alındığını vurguladı: ​Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirten bu maddenin, son yıllarda muhalif kadrolara karşı araçsalize edildiğini ifade etti. ​Madde 42 (Eğitim ve Öğretim Hakkı): Türkçeden başka hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak okutulamayacağını, dilin en büyük birleştirici unsur olduğunu hatırlattı. ​Madde 66 (Vatandaşlık Hukuku): "Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlığı olan herkes Türktür" ilkesinin ve milli üniter yapının hedef alındığını dile getirdi. ​Türk milletinin ferasetiyle bu oyunları boşa çıkaracağını belirten Demir, geçen hafta Şanlıurfa'da bir aşiret düğününde takıların tamamının gazi, şehit ve korucu ailelerine bağışlanmasını örnek göstererek Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu her daim koruyacağını ifade etti. ​Siyasette Güven Krizi ve Yeni Siyasi Gelişmeler ​Siyaset kurumuna olan güvenin son yıllarda ciddi bir erozyona uğradığını belirten Hasan Demir, bireysel menfaatler uğruna yapılan siyasi transferleri ve ilkesiz ittifakları eleştirdi. Eskişehir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatanların açıklamalarına da değinen Demir, Zafer Partisi olarak Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi çizgisinden taviz vermediklerini vurguladı. ​Hasan Demir sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Biz istiyoruz ki bu ülke gerçekten kuruluş felsefesine tekrar dönsün. Biz, bu felsefeyle ülkenin ne gibi ivmeler kazanacağını bilen yegane siyasi parti olarak başta Genel Başkanımız Ümit Özdağ olmak üzere tüm kadrolarımızla Cumhuriyete ve milli üretim yapısına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hep birlikte Türk milletini tekrar müreffeh seviyeye ulaştıracağız."

Yeni Parti Eskişehir İl Başkanlığı Resmen Kuruldu Haber

Yeni Parti Eskişehir İl Başkanlığı Resmen Kuruldu

Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti'de kurucu İl Başkanlığına atanan Talat Yalaz yapılan görevlendirmenin ardından İl Yönetim Kurulu için gerekli başvuruyu yaptı ve evrakları teslim etti. Evrakların tesliminin ardından bir açıklama yapan kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, Türkiye demokrasisinin ve milyonlarca vatandaşın umudunun geçtiğimiz aylarda ciddi bir saldırıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yeni Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, birçok yurttaşın umudunu kaybettiğini ve Türkiye'deki demokrasinin geleceği konusunda kaygı duyduğunu ifade etti. ​Halkın iktidarının kurulması yönündeki taleplerin dile getirildiği bu süreçte, yeni bir umut, yeni bir iktidar aşkı ve yürüme motivasyonuyla Yeni Parti'nin Eskişehir teşkilatını kurduklarını duyuran Talat Yalaz, ülkeye, hemşehrilerine, Eskişehir'e ve tüm Türkiye'ye hayırlı uğurlu olmasını diledi. ​Yetki Belgesi Alındı, 11 İlçede Kuruluş Tamamlanıyor ​Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giderek yetki belgesini Eskişehir Kurucu İl Başkanı olarak aldığını belirten Talat Yalaz, Genel Başkan ile yapılan görüşmenin ardından Eskişehir'e geldiklerini ve yönetim listesiyle birlikte bugün itibarıyla 11 ilçenin kuruluş işlemlerini tamamlamak üzere olduklarını açıkladı. Yalaz, yarın kuruluş işlemleri tamamlandıktan sonra Mihalgazi, Sivrihisar ve Günyüzü ilçelerindeki kuruluş süreçleriyle ilgili ayrıntılı bilgi vereceklerini, mevcut başkanlardan değişenler olması durumunda resmi makamlara verilecek dilekçelerle birkaç gün içinde netleşeceğini ve yönetim listesini 1-2 gün içinde paylaşacaklarını belirtti. ​"Eskişehir, Yeni Parti'nin Kalesi Olacak" ​Eskişehir'in tarihi boyunca hem Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı mücadelesine verdiği destekle hem de Cumhuriyet sonrasındaki aydınlanmacı duruşuyla her zaman parmakla gösterilen bir il olduğunu vurgulayan Talat Yalaz, şu mesajları verdi: "Yeni Parti, halkın sokakta, caddede, çarşıda ve pazarda gösterdiği büyük ilgiyle bertaraf edilmek istenen umudu yeniden diriltmek için kuruldu. Atatürk'le ve Cumhuriyet'le derdi olmayan herkes yeni parti saflarında politika yapmaya, halkın iktidar yürüyüşüne katkı sunmaya davetlidir." dedi. ​Geçmişten gelen bütün kırgınlıklara hem Talat Yalaz olarak hem de Yeni Parti İl Örgütü olarak bir sünger çektiklerini belirten Yalaz, geçmişteki kavgaların ve tartışmaların gölgesinde kalmadan, bu büyük halkın umuduyla iktidara yürüme çağrısı yaptı. ​Yalaz, Yeni Parti il örgütü olarak yarından itibaren sahada, çarşıda, pazarda, halkın arasında ve halkla birlikte olmaya devam edeceklerini belirterek, Eskişehir kurucu il başkanı olarak bu onurlu görevi hayatı boyunca taşıyacağını ve partinin en büyük katkı sunanlarından biri olacağını vurguladı.

Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ve Meclis Üyeleri CHP'den İstifa Etti Haber

Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ve Meclis Üyeleri CHP'den İstifa Etti

Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, belediye meclis üyeleriyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiklerini duyurdu. Yapılan açıklamada, yerel yönetimlerdeki tecrübeyi daha güçlü bir vizyonla buluşturmak amacıyla yeni bir siyasi yolda devam etme kararı alındığı belirtildi. ​"Mücadelemizi Yeni Parti Çatısı Altında Sürdüreceğiz" ​3 dönemdir Mahmudiye Belediye Başkanlığı görevini yürüten İshak Gündoğan, 24 yıldır mensubu olduğu CHP'den ayrıldıklarını şu sözlerle açıkladı: ​"Bugün 24 yıldır mensubu olduğum Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden; benimle birlikte mücadele eden Mahmudiye Belediyesi CHP’li meclis üyelerimizle birlikte istifa ettiğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz." ​Açıklamada, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal darboğazdan çıkış süreci ile yerel yönetim başarılarının iktidar yürüyüşüne taşınması hedefi vurgulandı. Gündoğan ve meclis üyeleri, yola Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti çatısı altında devam edeceklerini ifade ettiler. ​"Karar Siyasi Tercih Değil, Sorumluluğun Neticesidir" ​İstifa kararının ardındaki motivasyonu anlatan Başkan Gündoğan, bu hamlenin sadece siyasi bir tercih olmadığını, aksine ülkeye, geleceğe, Cumhuriyet'e, laikliğe, demokrasiye ve adalete duyulan bağlılığın bir sonucu olduğunu vurguladı. ​Mahmudiye ve Eskişehir İçin Çalışmalar Sürecek ​Mahmudiye ve Eskişehir halkına hizmet etme sorumluluğunu aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Gündoğan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Cumhuriyet Mirası Yeniden Hayat Buluyor Haber

Cumhuriyet Mirası Yeniden Hayat Buluyor

“2026 Eskişehir Yılı” vizyon projeleri kapsamında kentin geleceğine değer katacak yatırımları birer birer hayata geçiren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet tarihinin simge yapılarından Halkevi’ni yeniden Eskişehir’e kazandırıyor. Yaklaşık 100 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilecek Halkevi Projesi’nin Yapım İşi Başlama Töreni gerçekleştirildi. Sivrihisar 1 Caddesi’nde gerçekleştirilen Halkevi Projesi Yapım İşi Başlama Töreni’ne Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra, önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan, oda temsilcileri, muhtarlar, belediye bürokratları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Halkevlerinin Cumhuriyet’in önemli aydınlanma projelerinden biri olduğunu belirterek, yapının yeniden hayata geçirilmesinin Cumhuriyet’in aydınlanma mirasının ve dayanışma kültürünün geleceğe taşınması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kentlerin yalnızca yollar, köprüler ve binalarla değil; kültürleri, hafızaları ve ortak değerleriyle geliştiğini vurgulayan Yörükçü, tarihi yapının aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmesini geçmişe duyulan saygının ve geleceğe duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan da Halkevi’nin Eskişehirliler için çok kıymetli bir yapı olduğunu vurgulayarak, kent belleği ve kent hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Projenin mimari koruma ilkeleri ile çağdaş yapım tekniklerini bir araya getirmesinin önemine dikkat çeken İlhan, yapım sürecinde emeği geçenlere teşekkür etti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise Halkevi binasının yeniden hatırlanması, projelendirilmesi ve hayata geçirilmesinin Eskişehir adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Halkevlerinin Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkat çeken BaşkanAtaç, projenin hayata geçirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da geçmişte Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığı yaptığını hatırlatarak, “Halkevi binasının yeniden topluma kazandırılması çok önemli işlerden birisidir. O nedenle Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Eski bir Halkevci olarak, 3. kuruluş döneminde Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığını yapan birisi olarak teşekkürlerimi arz ediyorum. Umarım, dilerim Halk Evi binasının içi de yepyeni duygularla, yepyeni bir anlayışla topluma hizmet eder. Bu nedenle hepimizin özlemle beklediği inşaat bir an önce biter.” diye konuştu. Başkan Ayşe Ünlüce de konuşmasında Halkevi’nin Eskişehir’in Cumhuriyet tarihi ve kent hafızasındaki yerine dikkat çekti. Halkevi’nin Eskişehir’deki yolculuğunun 1932 yılında, eski Süleyman Çakır Lisesi’nin bulunduğu yerde başladığını belirten Ünlüce, 1936 yılında bugünkü yerine taşındığını ifade etti. Yapının hayata geçirilmesi talimatının Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini söyleyen Ünlüce, projenin dönemin Eskişehir Belediyesi Fen İşleri Şefi Mimar İzzet Baysal tarafından hazırlandığını anlattı. Başkan Ünlüce, “Açıldığı günden itibaren Eskişehir’in sosyal, eğitim ve kültür hayatını burada büyük bir kalp atışıyla, tam da Eskişehir’in merkezinde, kalbinde canlandırıyor. Ve bu önemli atılım ne yazık ki 1951 yılında kapatılarak ve sonrasında da 10 parçaya bölünerek satılmasıyla o güzel dönem sona eriyor.” dedi. Halkevi’nin yeniden kente kazandırılma sürecini de anlatan Başkan Ünlüce, “Daha sonra Yılmaz Büyükerşen Hocamın Belediye Başkanı seçilmesinden sonraki süreçte 2003 yılında mahkeme kararıyla burası tescil altına alınıyor. Daha sonra hatırlarsanız bu bölgede 8 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm projesi vardı. O projenin içinde aslında burası çok daha erken hayata geçecekti. Fakat mahkeme kararlarıyla iptal edilince büyük bir talihsizliğe uğradı.” diye konuştu. Bölgedeki dönüşüm çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Ünlüce, “Biz de 2019 yılında mahkeme kararlarından sonra 8 mahalle heba edilmiş olsa da en azından Porsuk 1, şu an gördüğünüz Çukur Çarşı ve devamı ve sonrası Porsuk 2, Salhane Köprüsü, eski otogarın olduğu yeri bilirsiniz, oradan başlayarak Kentpark’a doğru uzanan alanda kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Eski otogarın olduğu bölgede geçen sene dönüşüm başladı biliyorsunuz. Biz de bugün büyük bir gururla Çukur Çarşı’nın olduğu bölgede Eskişehir’in kalbinde bu dönüşümün ilk temelini atıyoruz buradan.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce sözlerini, “Bu bizim için büyük bir gurur, büyük bir onur. Eskişehir’in hafızasına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’e bir saygı duruşu. Bugün bizim temelini attığımız proje Cumhuriyet aydınlanmasının tekrar Eskişehir’e ve Türkiye’ye hatırlatılmasıdır.” diyerek tamamladı. Önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise Halkevlerinin Cumhuriyet’in kültür ve aydınlanma hamlesindeki önemine dikkat çekerek, “Halk Evi nedir? Halkın hayatının, yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği bir aile ocağıdır. Halkevleri, halkın sahip çıkacağı bütün kültür hareketleri, sanat hareketleri ve eğitim hareketlerinin yapıldığı bir doğuş ocağıdır.” dedi. Eskişehir’in tarih boyunca yaşadığı değişim ve dönüşüme de değinen Büyükerşen, “Her yıkıldığının sonunda o yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam alanı, kültür alanı doğmuştur. Eskişehir’in adı eskidir ama kendisi yenidir. Bu yeniliğe devam eden arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Eskişehir’i de tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı. Törende bir de anlamlı duyuru yapan Başkan Ünlüce, proje tamamlandığında yapının adının yine “Eskişehir Halk Evi” olacağını açıkladı. Ünlüce, “Halk Evi tamamlandıktan sonra adını da yine Halk Evi olarak koyacağız. Buranın adı Eskişehir Halk Evi olacak. Açılışta da sevgili eşim Aydın Ünlüce’nin kitapları başta olmak üzere tüm kitaplığını ve aynı zamanda kendi kitaplığımı da buraya bağışlayacağım.” dedi. Başkan Ünlüce’nin açıklamasının ardından Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de akademik hayatı boyunca kendisine hediye edilen imzalı kitaplardan oluşan koleksiyonunu Eskişehir Halk Evi’ne armağan edeceğini açıkladı. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve protokol üyeleri hep birlikte butona basarak Halkevi Projesi’nin yapım çalışmalarını başlattı. CUMHURİYET MİRASININ 90 YILLIK HİKÂYESİ Atatürk’ün emriyle Mimar İzzet Baysal tarafından 1936 yılında tasarlanan Eskişehir Halkevi; çok amaçlı salonu ve dükkânlarıyla kültürel ve sosyal bir kompleks olarak kente kazandırıldı. Halkevi, uzun yıllar boyunca konferanslara, gençlik ve halk toplantılarına, sergilere, temsillere, gösterilere ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yaparak Eskişehir’in sosyal ve kültürel yaşamının önemli merkezlerinden biri oldu. 1951 yılında ülke genelinde Halkevlerinin faaliyetlerinin sonlandırılmasının ardından bina 10 parçaya bölünerek satıldı. Zaman içerisinde yapılan müdahaleler nedeniyle özgün kimliğini büyük ölçüde kaybeden yapı, 2003 yılında mahkeme kararına istinaden Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Halkevi’ni de kapsayan alan 2019 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilirken, hazırlanan proje Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi ve Koruma Kurulu tarafından onaylandı. 2020 yılında Halkevi Binası Rekonstrüksiyon Mimari Avan Projesi hazırlanırken, 2024 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında tüm hak sahipleriyle yüzde 100 uzlaşma sağlanarak tapu tescil işlemleri tamamlandı. Kullanım ömrünü tamamlayan ve özgünlüğünü büyük ölçüde yitiren mevcut yapı, 2025 yılında özgün mimarisi doğrultusunda yeniden inşa edilmek üzere kontrollü olarak kaldırıldı. 2026 yılında ise yapım işi ihalesinin tamamlanmasıyla tarihi Halkevi’nin yeniden hayat bulacağı rekonstrüksiyon süreci başladı. HALKEVİ YENİDEN KENT YAŞAMININ PARÇASI OLACAK Toplam 1.650 metrekare inşaat alanına sahip olacak Halkevi’nin tescilli bölümünde, yapının özgün fonksiyonları ve mimari dokusu korunarak çağdaş kent yaşamının ihtiyaçlarına uygun yeni kullanım alanları oluşturulacak. Yapının zemin katında hak sahiplerine teslim edilecek 8 ticari birim yer alırken, üst katları çok amaçlı salonları da bünyesinde barındıran 140 kişilik modern bir sosyal kütüphane olarak işlevlendirilecek. Projede ayrıca atölye alanları, amfi ve seminer alanları da yer alacak. İki parselden oluşan Halkevi yapısının tescilsiz olan diğer parseli ise Türkiye İş Bankası tarafından aslına uygun olarak tamamlanacak. 100 milyon TL’lik yatırımla yeniden Eskişehir’e kazandırılacak Halkevi’nin, geçmişte olduğu gibi kültürün, eğitimin ve sosyal yaşamın buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor. Cumhuriyet mirası tarihi yapı, özgün kimliği korunarak yeniden hayat bulurken geçmişten aldığı güçle geleceğe ışık tutacak.

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı Haber

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir şubeleri, Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü dolayısıyla Hicri Sezen Meydanı'nda bulunan Lozan Anıtı önünde ortak bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesi ve ulusal egemenliğin hukuki güvencesi olduğu vurgulanarak, 24 Temmuz'un "Lozan Bağımsızlık Bayramı" olarak yasal güvence altına alınması istendi. ​"Lozan, Emperyalizmin Hesaplarını Bozan Büyük Türk Zaferidir" ​Eskişehir’deki sivil toplum kuruluşları ve sendika şubelerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği açıklamada, 24 Temmuz 1923 tarihinin sadece bir antlaşma günü olmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı: ​"Bu tarih; Türk milletinin diz çökmeyeceğini bütün dünyaya ilan ettiği, Sevr'i tarihin çöplüğüne gömdüğü, bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası hukuk önünde tescil ettirdiği gündür. ​Lozan, emperyalizmin Anadolu üzerindeki hesaplarını bozan büyük Türk zaferidir. Lozan, işgal ordularının silahla yenildiği kadar, diplomasi masasında da dize getirildiği tarihî dönüm noktasıdır. ​Bu büyük destanın başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardır. Lozan masasındaki sarsılmaz iradenin adı ise İsmet İnönü'dür." ​"Türk Milleti Esir Edilemez" ​İsmet Paşa’nın dünyanın en güçlü devletlerinin temsilcileri karşısında "Türk milleti esir edilemez" gerçeğini savunduğunu belirten açıklamada, "Aylar süren zorlu görüşmeler boyunca hiçbir tehdide, hiçbir baskıya, hiçbir dayatmaya boyun eğmemiş; Kurtuluş Savaşı'nın cephede kazanılan zaferini diplomasi masasında ölümsüzleştirmiştir" denildi. ​"Lozan'a Sahip Çıkmak; Cumhuriyet'e ve Laikliğe Sahip Çıkmaktır" ​Açıklamada, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını ve Lozan'ı hedef alan çevrelerin söylemlerine de şu sözlerle tepki gösterildi: ​"Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesidir. Lozan, ulusal egemenliğimizin hukuki güvencesidir. Lozan, tam bağımsızlığımızın dünyaya kabul ettirilmiş adıdır. Lozan, Türk Milletinin namusudur. ​İşte tam da bu nedenle, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını tartışmaya açan çevrelerin hedefinde yıllardır Lozan vardır. Lozan'ı küçümseyenler ya da değersiz göstermeye çalışanlar, eleştirilerini farklı gerekçelerle dile getirebilir; ancak bu tartışmaların Cumhuriyet'in kuruluş süreciyle ilgili daha geniş değerlendirmelerin parçası olduğu açıktır. ​Biz biliyoruz ki; Lozan varsa Cumhuriyet vardır. Lozan varsa ulusal egemenlik vardır. Lozan varsa tam bağımsız Türkiye vardır." ​Ortak Çağrı: "24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı İlan Edilsin" ​Lozan'a sahip çıkmanın vatanın bölünmez bütünlüğüne, üniter devlet yapısına, sosyal hukuk devletine ve laikliğe sahip çıkmak anlamına geldiğinin altı çizilen bildiride, şu somut talep dile getirildi: ​"Bu nedenle çağrımız açık ve nettir: 24 Temmuz, Türk milletinin bağımsızlığının uluslararası hukukta tescil edildiği gündür. ​Bu tarih artık yalnızca anma günü olarak değil; '24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı' olarak yasal güvence altına alınmalı ve her yıl bütün yurtta resmî törenlerle kutlanmalıdır. ​Çünkü milletler, yalnızca savaş meydanlarında kazandıkları zaferlerle değil; o zaferleri hukuk önünde kabul ettirdikleri günlerle de tarih yazarlar. 24 Temmuz işte böyle bir gündür." ​"Hiçbir Güç Bizleri Lozan'dan Koparamayacak" ​Bildirinin sonunda, Atatürk'ün emanetlerine ve tam bağımsızlık idealine olan bağlılık şu kararlı vurguyla yinelendi: ​"Bugün bize düşen görev; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine, İsmet İnönü'nün kararlılığına, Lozan Heyetinin dirayetine, Millî Mücadele kahramanlarının ve Kurtuluş Savaşımızda şehit düşen ve gazi olan atalarımızın fedakârlığına layık olmaktır. ​Cumhuriyetimizi, laik ve demokratik hukuk devletini, ulusal egemenliği ve tam bağımsız Türkiye idealini sonsuza kadar savunacağız. ​Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir şubeleri olarak sesleniyoruz; ​Hiçbir güç bizleri Lozan'dan, Cumhuriyet'ten ve Atatürk devrimlerinden koparamayacaktır. ​Yaşasın Lozan! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! ​24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü kutlu olsun! ​24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı ilan edilsin!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.