SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yolsuzluk

Porsuk Haber Ajansı - Yolsuzluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yolsuzluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partili Ünal’dan Kamu Alımlarında "Şeffaflık" Çağrısı Haber

Saadet Partili Ünal’dan Kamu Alımlarında "Şeffaflık" Çağrısı

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, Türkiye’deki kamu alımları sistemini eleştirerek, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. ​Kamu alımlarında rekabetin azalması ve denetim mekanizmalarının zayıflamasının kamu kaynaklarını riske attığını belirten Şevket Ünal, yaptığı yazılı açıklamada çarpıcı ifadeler kullandı. Kamu malını “milletin emaneti” olarak tanımlayan Ünal, devlet bütçesinin korunması adına acil reform çağrısında bulundu. ​"Kamu Kaynakları 86 Milyonun Ortak Hakkıdır" ​Kamu alımlarında son yıllarda artan "pazarlık usulü" uygulamalarına ve istisnalara dikkat çeken Ünal, şunları kaydetti: ​"Bugün kamu alımlarında rekabetin azalması ve istisnai yöntemlerin olağan uygulamalar haline gelmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Kamu kaynakları belirli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Devletin harcadığı her kuruşun hesabını millete vermek ahlaki bir sorumluluktur." ​"Açık İhale Usulü Esas Olmalı" ​Güçlü bir kamu yönetiminin ancak şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleriyle mümkün olabileceğini ifade eden Saadet Partili Ünal, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı: "Kamu alımlarında açık ihale usulü esas alınmalı, istisnalar gerçekten istisna olarak kalmalıdır. Tüm süreçler şeffaf bir şekilde denetlenmeli; yolsuzluk riskleri minimize edilmelidir. İsraf eden değil, tasarrufu esas alan ve adaleti gözeten bir yönetim anlayışına geçilmelidir." ​"Emanete Sahip Çıkan Bir Anlayış Şart" ​Açıklamasının sonunda Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya da değinen Şevket Ünal, "Milletimizin alın teriyle oluşan kaynakların korunması, yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Kamu malına emanet gözüyle bakan bir yönetim anlayışıyla, daha adil, daha şeffaf ve daha güçlü bir Türkiye mümkündür," dedi.

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez" Haber

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Eskişehir’de iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Usta, hem ulusal hem de yerel gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak 27 Haziran’da Tandoğan’da gerçekleşecek büyük mitinge çağrıda bulundu. ​Hamamyolu Yediler Parkı’nda İYİ Parti GİK Üyesi Melih Aydın, İl Başkanı Serdar Ulucan, Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, İl ve İlçe Yöneticileri ile bir araya gelen Genel Başkan Yardımcısı Usta ülke ve şehir gündemlerini değerlendirdi. İYİ Parti heyeti düzenlenen basın toplantısının ardından ise esnaf ziyaretinde bulunarak esnaflara hayırlı işler diledi ve Hamamyolu üzerinde vatandaşlarla bir araya geldi. Basın toplantısında konuşan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı; "Bugünkü programımızda, bizleri kırmayarak yoğun programı arasında Eskişehir'imize gelen kıymetli Genel Başkan Yardımcımız ve Samsun Milletvekilimiz Erhan Usta'ya da Eskişehir teşkilatımız adına hoş geldiniz diyorum. ​Malumunuz 27'sinde bir mitingimiz var. Bununla ilgili saha çalışmalarımız sürüyor. Gerekli değerlendirmeyi de Genel Başkan Yardımcımız Samsun Milletvekilimiz gerçekleştirecek. Ben sadece bugün buradan bütün Eskişehir'lilerin, bütün Türkiye'deki gerçekten emek veren, fedakarca mücadele eden babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş, şehadete ermiş, şehit olmuş tüm babalarımızı da rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. ​İşte bugün ayrı bir gün. Türkiye'nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu, yani bizim gerçek atamız, babamızın da Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü. Bundan 106 yıl önce Eskişehir'i şereflendirmiş. İnşallah bizler de 106 yıl önce Atatürk'ün burada nasıl sevgi, saygıyla karşılandıysa da yarınki aydınlık günlerde de atamızın huzurunda, izinde, yürümeye, aydınlık günlere, Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceğiz diyorum." dedi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Anadolu'nun bağrından yükselen, tarihin kültürün ve medeniyetin asırlardır birbirine kavuştuğu, Kurtuluş Savaşı'nın kilit kavşaklarından biri olan Eskişehir'de sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek ve saygılarımı sunarak sözlerime başlıyorum. ​Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü tekrar kutlu olsun. Kendisini minnetle, rahmetle, saygıyla yad ediyoruz. Ayrıca başta şehit babaları olmak üzere bütün babaların da Babalar Günü'nü kutluyorum. ​Şimdi değerli arkadaşlar, 24 yıllık bir AK Parti hükümetleri var. AK Parti hükümetleri tarafından Türkiye yönetiliyor. Toplumun her kesimi aslında baktığınızda yarına ilişkin umudunu yitirmiş, bu günü nasıl devam ettirebiliriz, nasıl ayakta kalabilirim mücadelesi veriyor. ​Esnaf vergi ve SSK borcu altında eziliyor, siftahsız iş yerini kapatıyor, her gün rakamdan bir tane malı eksiliyor. ​Çiftçi, döktüğü alın terinin karşılığını alamıyor, artık arazilerimiz ekilemez hale gelmiş. ​Sanayici fabrikasını elden çıkarmak için çabalıyor, önünü göremiyor, belirsizliklerle boğuşuyor. ​12 milyona yakın geniş tanımlı işsizimiz var, bu Türkiye'nin istatistik kurum rakamıdır. Yani altın iş gücü oranı %30 olmuş bir Türkiye'yi yaşıyoruz. ​Gençler Türkiye'den umudunu yitirmiş, gençlerin %65'i eğer bir imkanım olsa kalıcı olarak yurt dışına giderim diyor. Bir ülkenin bitmesi demektir zaten bu. Bir ülkenin gençlerin %65'i kalıcı olarak yurt dışına gitmek istiyorsa, o ülke bitmiş demektir. ​Her gün bir kadına şiddet olayıyla, bir çevre katliamıyla, bir hayvan cinayetiyle maalesef uyanıyoruz. Adalet mekanizması çalışmıyor, artık adalet, hukuk siyasallaştırılmış. Sarayın yargısı oluşmuş, böyle bir Türkiye manzarası var. Kimse adalete güvenmiyor, kimse adaletten bir şey beklemiyor. ​Kayyum mekanizması, artık bir kayyum devleti oldu. Önce belediyelerle başlandı kayyum atanmaya. Sonra partilere kayyum atanıyor, şirketlere kayyum atanıyor, şimdi de en son Gazi Meclis'e, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kayyum atanmaya çalışılıyor. Böyle bir Türkiye manzarası var. ​Hatırlayın; ben milletvekili, aynı zamanda Meclis Başkanvekili Pervin Buldan'ın bir açıklaması oldu. Biz dedi, Abdullah Öcalan ile ilgili olarak, onun özgürlüğüyle ilgili olarak, onun statüsüyle ilgili olarak çalışmayı, kanun çalışmasını hep beraber yapacağız, kanun taslağını İmralı'ya götüreceğiz, Abdullah Öcalan bakacak, eğer o onaylarsa Meclis'e gelecektir, dedi. ​Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Gazi Meclis'e yapılmış en büyük saygısızlıktır ve oraya da kayyum atanması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bugün terörün ve teröristin kutsandığı, bebek katilinin kutsandığı bir Türkiye manzarası var. Düşmana korku salmayan, düşmanı, dosta da güven vermeyen bir Türk devleti maalesef bugün, ıı, bugün Türk devleti haline getirildi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AK Parti hükümetleri tarafından. ​Bakın Türkiye'nin bugün 5. nesil hava savunması yok değerli arkadaşlar. Etrafımızdaki Yunanistan'dan başlamak üzere bize düşman olabilecek, düşman gözle bakılacak her ülkenin 5. nesil savunma sistemi var. Türkiye'nin böyle bir şeyi yok. ​Dış politika zikzaklarla dolu. Kurumlar devre dışı kalmış, kişilerle bireysel ilişkilerle giden hatta bireysel menfaat üzerinden giden bir dış politika var. Ege adaları işgal edilmiş, işgal edilmekle kalmamış silahlandırılmış. Türkiye'nin sesi çıkmıyor, Türkiye'yi yönetenlerin sesi çıkmıyor. Bütün kurumları tahrip edilmiş bir Türkiye manzarası var. ​Uluslararası endekslere bakıyorsunuz. Türkiye yolsuzluk algı endeksinde 180 ülke içerisinde yolsuzluğun en fazla olduğu 124. ülke konumuna yükselmiş. Yağma talan almış başını devam ediyor. Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 143 ülke içerisinde 118. sıradayız, yani hukukun olmadığı ülkeler arasındayız. Bakın bu endeksleri bizim de uluslararası kuruluşların yaptığı endeksler. Buralarda bir adım ileri gidince hemen AK Parti hükümetleri, AK Parti yetkilileri referans buluyor, dolayısıyla bunlar gerçekten sağlam endeksler ancak maalesef burada her gün kötüleşiyor. ​Basın özgürlüğü endeksi sizi çok ilgilendiriyor. 180 ülke içerisinde 163. sıradayız. Basının hiçbir şekilde neredeyse özgür olmadığı bir ülkeyiz. Hükümetin denetlenmesi endeksinde, en berbat olanı da bu, 143 ülke içerisinde 136. sıradayız. İşte o yüzden tek, tek, ıı, tek adam yönetimi dediğimiz o, artık hiçbir şekilde denetlenmeyen, hiçbir gücün sınırlandırılmadığı bir yönetim tarzı maalesef Türkiye'ye hakim olmuş. Tabii böyle bir ortamda teşebbüs hürriyetinden, mülkiyet güvencesinden, fikir hürriyetinden, düşünce ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. ​Tabii ulusalda böyle sorunlarımız varken, yerelde işler iyi mi gidiyor? Bugün madem Eskişehir'deyiz, Eskişehir'le ilgili birkaç örnek verelim. Yağma talan her yerde olduğu gibi Eskişehir'de de devam ettirilmek isteniyor. Devlet Hastanesi 44.000 m2 arazisiyle bugün satışa çıkartılmış durumda. Bununla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıktı. Ama yereldeki AK Parti yetkililerine bakarsanız böyle bir şeyin olmadığını söylüyorlar, fakat bir yandan da prosedür çalışıyor. ​Bu yetmezmiş gibi buna itirazlar devam ederken, Hava Hastanesi 66.000 m2'lik alan da satışa çıkartılıyor. Bununla ilgili de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartılıyor. Ama yerelde bakarsanız böyle bir şey yok deniliyor, fakat iş işlem devam ediyor. Bunların satıldığını maalesef hep beraber göreceğiz. ​Tıp Fakültesi Hizmet Binası'nın birçok kısmı depreme karşı dayanıklı değil. 2 milyon insana çevre illerle birlikte hizmet veren hastane bugün depreme karşı dayanıksız bir şekilde risk altında. Buraya yatırım yapılacak mı diye soruyorsunuz, her defasında evet diyorlar fakat yapılan bir yatırım yok. ​Eskişehir Alpu-Mihalıççık yolu, sadece 42 kilometrelik yol artık ölüm yolu olarak adlandırılıyor. 20 yıldır söz verilmesine rağmen bir tane bir şey yapılmış değil. Benzer şekilde Seyitgazi-Kırka-Afyon karayolu da aynı şekilde sözler veriliyor, yapacağız deniliyor ama hiçbir şey yapılmıyor. ​Güney-Kuzey çevre yolu 17 yıldır buraya ilişkin de sözler verilmiş durumda ama yine ıı yapılan bir işlemin olmadığını görüyoruz. ​Dolayısıyla hem yerelde hem ulusalda umutların tükendiği, ıı bir umutların söndüğü, umutların tükendiği bir ortamda biz Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek için bayrak açıyoruz İYİ Parti olarak. Sayın Genel Başkanımızın başlattığı ve 27 Haziran'da Tandoğan mitingiyle taçlandırılacak bu bayrak açma işte az önce bahsettiğimiz bu olumsuzlukların üzerinden bu olumsuzluklara karşı Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek içindir. ​Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı Tandoğan'da beraber olacağız. Üniter yapımıza, kardeşliğimize, milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize saldırına karşı Tandoğan'da hep birlikte olacağız. Milletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne savaş ilan edenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. Terörü, teröristleri, vatan hainlerini kutsamak isteyenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. ​Şehit ailelerinin bitmeyen acıları ve dinmeyen gözyaşları için, intihar eden polislerimiz için, grev yapan, açlık grevi yapan öğretmenlerimiz için Tandoğan meydanında olacağız. Haber yaptığı için gözaltına alınan gazeteciler için, siyaset yaptığı için içeri atılan siyasi hakları ve hürriyetleri gasp edilenler için, eşitlik için, hürriyet için, demokrasi için Tandoğan meydanında olacağız. ​Okula aç giden çocuklar, geleceğinden umudunu yitirmiş gençler, tenceresini kaynatamayan emekliler, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş emekçiler, toprağa akıttığı terin karşılığını alamayan çiftçiler, siftahsız dükkan kapatan, hadiselerle, icralarla boğuşan esnaflar için Tandoğan meydanında olacağız. ​Enflasyona yanlış ölçerek hak, hak, hakkı gasp edilenler için Tandoğan meydanında olacağız. Özetle; adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı Cumhuriyet için, kayyumlara karşı demokrasi için, butlanlara karşı milli egemenlik için, çözülmeye karşı bütünlük için 27 Haziran'da Tandoğan meydanında olacağız. ​Parti ayrımı yapmadan, al bayrağı şerefi ve namusu bilen, Cumhuriyet ve devlet sevdalısı her vatandaşımızı da sizler aracılığıyla Tandoğan meydanına davet ediyoruz. Bu büyük buluşma inanıyorum ki Türk milletinin yeniden doğuşu olacaktır diyorum. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum." .

İl Başkanı Albayrak:"​Eskişehir’i Enerji ve Madenciliğin Merkez Üssü Yapıyoruz" Haber

İl Başkanı Albayrak:"​Eskişehir’i Enerji ve Madenciliğin Merkez Üssü Yapıyoruz"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Mayıs ayı değerlendirme toplantısında Eskişehir’e kazandırılan dev yatırımları ve devam eden projeleri açıklarken, Tepebaşı Belediyesi hakkındaki iddialara sert tepki gösterdi. ​Eskişehir’in enerjiden sağlığa, sanayiden şehir estetiğine kadar her alanda büyümesi için çalıştıklarını vurgulayan İl Başkanı Gürhan Albayrak, "AK Parti ailesi olarak; yatırımı, kalkınmayı, üretimi ve milletimizin emanetini korumayı önceleyen anlayışımızla Eskişehir için çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. ​“Eskişehir’i Enerji ve Madenciliğin Merkez Üssü Yapıyoruz” ​Mayıs ayını yoğun bir çalışma temposuyla geçirdiklerini belirten Albayrak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ziyaretiyle şehrin enerji ve madencilik sektöründe "merkez üssü" olma yolunda önemli adımlar atıldığını hatırlattı. ​2026 yılını Eskişehir için bir "yatırım yılı" olarak tanımlayan Albayrak, yarım milyar dolarlık endüstriyel tesis yatırımı ve Penta 6 tesisiyle yaklaşık 300 hemşehrisine yeni istihdam kapısı açtıklarını duyurdu. ​Sağlık Tesislerinde “Satış” İddialarına Nokta ​Sağlık yatırımları konusunda kamuoyunun hassasiyetini dikkate aldıklarını belirten Gürhan Albayrak, şu müjdeyi paylaştı: "Milletvekillerimizin desteğiyle yaptığımız girişimler sonucu Hava Hastanesi, Eski Devlet Hastanesi ile Sivrihisar ve Mihalıççık’taki sağlık alanlarını özelleştirme kapsamından çıkardık. Bu alanlar katiyen satışa konu edilmeyecektir." ​Hatboyu’na 100 Milyon TL’lik Dev Proje ​Şehrin marka değerini artıracak projelerden bahseden İl Başkanı, 4 Haziran tarihinde TCDD öncülüğünde Hatboyu için ihaleye çıkılacağını duyurdu. 18 dönümlük alanın, 100 milyon TL’yi aşan bir yatırımla estetik ve sosyal bir yaşam merkezine dönüştürüleceği ifade edildi. ​“Aşevi Üzerinden Yapılan İddialar Vicdanları Yaraladı” ​Açıklamalarının ikinci bölümünde Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmaya değinen Albayrak, 15 kişinin tutuklandığı süreci sert sözlerle eleştirdi: ​"Yolsuzluk, zimmet, sahte evrak ve kara para aklama iddiaları Eskişehir kamuoyunda büyük bir infiale neden olmuştur. Özellikle 'Aşevi Vurgunu' iddiaları, yetimin hakkını, vatandaşın vergisini ve ihtiyaç sahibinin lokmasını düşünen herkesi derinden sarsmıştır." ​Yardım kurumlarıyla değil, o kurumlara zarar veren zihniyetle mücadele ettiklerini vurgulayan Albayrak, Kurban Bayramı öncesinde aşevine destek çağrısında bulunduklarını da hatırlattı. ​“Eskişehir’e Taş Üstüne Taş Koymaya Devam Edeceğiz” ​Teşkilatıyla birlikte saha çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten AK Parti Eskişehir İl Başkanı, “Birileri gündemi yolsuzluklarla meşgul ederken, biz Eskişehir’in geleceği için projeler üretmeye ve halkımızın her kuruş emanetinin takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İl Başkanı Albayrak: "Mücadelemiz Aşevine Değil, Haram Katan Zihniyete" Haber

İl Başkanı Albayrak: "Mücadelemiz Aşevine Değil, Haram Katan Zihniyete"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç ve belediye meclis üyeleriyle birlikte Tepebaşı Belediyesi Nihal İsmail Akçura Aşevi önünde bir araya geldi. Aşevinde yaşandığı iddia edilen yolsuzluklara ilişkin açıklamalarda bulunan Albayrak, "Aşevi vurgunu" olarak bilinen süreci gündeme taşıyarak, kamu kaynaklarının yağmalanmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı. ​"Garibanın Rızkına Göz Diktiler" ​Basın açıklamasında, dosyaya yansıyan belgelere ve itirafçı beyanlarına dikkat çeken Gürhan Albayrak, belediye eliyle yürütülen sistemin vicdanları yaraladığını ifade etti. Albayrak, şunları kaydetti: ​"Hayırsever hemşehrilerimizin bağışlarıyla pişen aşevi yemeklerine göz dikmişler. Paravan şirketler üzerinden, şişirilmiş faturalarla kamu kaynaklarını yağmalamışlar. Garibanın kursağından geçecek rızkı, milyonlarca liralık nakit trafiğiyle yönetici yakınlarına dağıtan bu zihniyet, insanlığın bittiği yerdir." ​"Mücadelemiz Aşevine Değil, Haram Katan Zihniyete" ​Yapılan açıklamalarda, söz konusu mücadelenin aşevi kurumuna değil, kurumu kendi çıkarları için kullanan kirli bir yapıya karşı olduğu özellikle vurgulandı. Albayrak, Eskişehir halkının asil vicdanının bu tür olaylarla lekelenmemesi gerektiğini belirterek, "Bu 3-5 kişinin organize ettiği rezilliğin bedelini yoksul vatandaşlarımız ödememeli" dedi. ​"Kurban Bağışlarımızı Aşevine Yapacağız" ​Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi vatandaşların bağış yapma konusunda yaşadığı tereddütlere de değinen AK Parti İl Başkanı, kurumun sahipsiz olmadığını kanıtlamak adına önemli bir adım attıklarını duyurdu: "Vatandaşlarımızın zihnindeki tereddütlerin ihtiyaç sahiplerini mağdur etmesine izin vermeyeceğiz. Eskişehir'in evlatları olarak bu bayram kurban bağışımızı bu aşevine yapacağız. Bu girişimin, aşevine ve ihtiyaç sahiplerine sahip çıkma iradesi olduğunu belirten Albayrak, "Kurumlar sahipsiz değildir, hemşehrilerimizin hakkını kimseye yedirmeyiz" mesajını verdi. ​"Hukuk Önünde Hesap Sorulacak" ​Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Albayrak, belediye içerisindeki yolsuzluk iddialarının hukuk önünde mutlaka sonuçlandırılacağını ifade etti. "Milyonluk villalarda sefa sürenlerden, yetim lokmasına çökenlerden tek tek hesap sorulacaktır" diyen AK Parti heyeti, Eskişehir’in vicdanını savunmaya kararlı olduklarını yineledi.

​Yolsuzluk Yapan 'Akmatik' ile Temizleniyor! Haber

​Yolsuzluk Yapan 'Akmatik' ile Temizleniyor!

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlene haftalık basın toplantısında, ülke gündemine ve yerel sorunlara dair açıklamalarda bulunuldu. Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir, "AK Parti'nin bu ülkeye bir daha iktidar olması demek, ülkenin felakete sürüklenmesi demektir" dedi. İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir; yaklaşık 48 ilde düzenlenen çalıştayların sonuçlarını paylaşarak engelli vatandaşların sorunlarını, madenci yürüyüşlerini ve son dönemde yaşanan belediye başkanı transferlerini sert bir dille eleştirdi. ​İktidarın politikalarını "Akmatik deterjanı" benzetmesiyle eleştiren Gözegir, siyasi geçişlerin iktidarın çöküşünü engelleyemeyeceğini savundu. ​"Engelli Meselesi Yardım Değil, Eşit Vatandaşlık Meselesidir" ​Saadet Partisi olarak Türkiye genelinde geniş kapsamlı çalıştaylar düzenlediklerini belirten Sercan Gözegir, engelli vatandaşların sorunlarının görmezden gelindiğini ifade etti. İktidarın konuya yanlış bir açıdan yaklaştığını vurgulayan Gözegir, şu ifadeleri kullandı: ​"Bu mesele yardım, maaş, bakım, fotoğraf meselesi değildir. Bu mesele eşit vatandaşlık meselesidir, sürdürülebilirlik meselesidir. Genel merkezimizdeki çalıştayda milli bir sporcu kardeşimiz, engelli aracını yürütmek için aldığı scooter için devlete %80 ÖTV ödediğini söyledi. Tabii ki bu pırlanta olsaydı, yat olmamış olsaydı elbette bu %80 ÖTV olmayacaktı. İşte bu yüzden engelliler değil, engel olanlar konuşulmalı." ​Maden İşçilerinin ve MESEM Öğrencilerinin Sorunları Gündemde ​Konuşmasında Soma maden faciasının yıl dönümünü de hatırlatan Gözegir; İliç ve Kartalkaya’da yaşanan facialara değinerek işçi haklarının ve iş güvenliğinin yetersizliğine dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçilerinin hak arayışlarına değinen Gözegir, staj yaparken hayatını kaybeden MESEM öğrencisini de unutmadı: ​"Soma'da 301 vatandaşımız hayatını kaybetti ama geldiğimiz noktada madenci işçi kardeşlerimizin sorunları hala devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüşler yaptılar. Defalarca itelendiler, ötelendiler ama hala alın terlerinin karşılığını bulamadılar. Hatta 1 Mayıs'ta MESEM öğrencisi bir kardeşimiz staj gördüğü iş yerinde hayatını kaybetti." ​"Yolsuzluk Yapan 'Akmatik' ile Temizleniyor" ​İktidarın belediye başkanlarını kendi safına katmasını "futbol takımı transferlerine" benzeten Saadet Partili Gözegir, bu durumun milli iradeyi zedelediğini belirtti. "Ülkenin yaklaşık %60'ı, seçildiği partiden değil, transfer olduğu partiden ülkeyi yönetmeye devam ediyor" diyen Gözegir, iktidara "Akmatik deterjanı" göndermesi yaptı: ​"İktidarın milli ve yerli, kendi ürettiği bir deterjan var; Akmatik deterjanı. Şimdi siyasi bir yolsuzluk mu yaptınız, Akmatik deterjanıyla kurtuluyorsunuz. İhaleye fesat mı karıştırdınız, Akmatik deterjanıyla kurtuluyorsunuz. Bir rozet takarak hapisten kurtulup belediye başkanlığınıza AK Parti saflarında devam edebiliyorsunuz." ​"Bu Transferler Sizin Çöküşünüzü Durduramayacak" ​Ekonomik krizin, işçi ve emekçilerin geçim dertlerinin sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: ​"Biz buradan defalarca söyledik; AK Parti'nin bu ülkeye bir daha iktidar olması demek, ülkenin felakete sürükleneceğini defalarca söyledik. Bu transferler sizin çöküşünüzü durduramayacaktır. Saadet Partisi olarak biz çalışmalarımıza devam edeceğiz, ülkemizi ferah günlere ulaştıracağız."

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Vahim Tablolar Ortada" Haber

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Vahim Tablolar Ortada"

​AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk, nitelikli zimmet ve kara para aklama soruşturmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Albayrak, "Ortaya çıkan vahim tablolar karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına konuşma zamanı gelmiştir" dedi. ​AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak Tepebaşı Belediyesi hakkındaki iddialara yönelik yazılı bir açıklama yaptı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmayı ilk günden bu yana sükunetle takip ettiklerini belirten Albayrak; MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporlarında utanç verici detayların yer aldığını ileri sürdü. ​"Lüks Villalar, Kripto Odaları ve Şişirme Faturalar" ​Soruşturmanın selayeti açısından bugüne kadar adli makamlara saygı göstererek açıklama yapmadıklarını ifade eden Gürhan Albayrak, gelinen noktada iddiaların yenilir yutulur cinsten olmadığını söyledi. Albayrak’ın açıklamasında şu iddialar öne çıktı: ​"Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir." ​En Ağır Suçlama: "Aşevi Üzerinden Usulsüzlük İddiası" ​Açıklamasının devamında durumun can yakıcı boyutlara ulaştığını vurgulayan AK Parti İl Başkanı, aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığına dair iddiaları gündeme taşıdı. İhtiyaç sahiplerinin rızkına göz dikildiğini belirten Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: ​Dışarıdan Alınmış Gibi Gösterilen Faturalar: İhtiyaç sahibi vatandaşların, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin, sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edildiği iddia ediliyor. ​Milyonlarca Liralık Elden Nakit Paylaşımı: Milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. ​"Son Kuruşuna Kadar Takipçisi Olacağız" ​Eskişehir halkının hakkını ve hukukunu kimseye yedirtmeyeceklerinin altını çizen AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, adalete olan inançlarının tam olduğunu belirterek açıklamasını şu cümlelerle noktaladı: ​"Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

CHP’den TBMM’de Tutuklu Gazeteciler İçin Özgürlük Çağrısı! Haber

CHP’den TBMM’de Tutuklu Gazeteciler İçin Özgürlük Çağrısı!

TBMM’de Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ile haberi, yazısı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, gazeteciler için özgürlük ve adalet çağrısı yaptı. Çakırözer, “Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında. Gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. Sansür yasası gerekçe gösterilerek hapse atılıyor. Bu mesleğin yüz akı Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardan ve daha nice gazeteci hukuksuzca zindanda. 3 yıl önce ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz’ diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek” dedi. Çakırözer, geçtiğimiz hafta törenle ilan edilen 5G’ye geçiş sürecinde dağıtılan ilanlardaki ayrımcılığa da gündeme getirerek, kamu operatörlerinin ilanlarının iktidara yakın gazete ve televizyonlara dağıtılmasını eleştirdi. Çakırözer, “ ‘81 ilde herkes için 5G’ dediler. İlanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti” diye konuştu. GAZETECİLİK KUŞATMA ALTINDA Haberi, yazısı ve sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezaevinde tutulan gazeteciler ile basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller TBMM gündemine taşındı. Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin giderek arttığına dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ve haberi, paylaşımı nedeniyle tutuklu gazetecilere özgürlük çağrısı yaptı. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında. Gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. 2025 yılında gazeteciler tam 610 kez hakim karşısına çıktı, 39 gazeteci tutuklandı. Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül, Yıldız Tar, Fatih Altaylı, Suat Toktaş, Enver Aysever aylarca zindanda tutuldu. Kara tablo bu yıl da aynı, İktidarı eleştiren Tele1'e çökmek için casusluk sucu uydurup Merdan Yanardağ'ı tutukladınız, 162 gündür zindanda. ‘Terörsüz Türkiye olacak, Kürt sorununu çözeceğiz’ diyorsunuz da gazeteciler Pınar Gayıp, Nedim Oruç ve niceleri aylardır, yıllardır tutukluyken nasıl olacak bu iş?” “ALİCAN, İSMAİL ÇIKACAK; YİNE YAZACAK” Son dönemde tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ ile İsmail Arı’nın durumunu gündeme getiren Çakırözer, “TCK'ye 217/A maddesiyle eklenen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ diye suç icat edip gazetecileri hedefe koyan da yine bu iktidar. Üç yıl önce yasa Meclis’ten geçerken o dönem grup başkanımız olan Genel Başkanımız Özgür Özel, biz milletvekilleri ve gazetecilik örgütleri ‘Yapmayın, bu maddeyle gazetecileri hapse atacaksınız’ dedik, dinletemedik! Soruşturmaların yüzde 70'i gazetecilere açıldı, şafak baskınları, itibar suikastlarıyla gözaltına alınıp tutuklandılar. Bu mesleğin yüz akı 2 gazeteci Alican Uludağ 46 gündür, İsmail Arı 16 gündür işte bu yüzden tutuklu. Yaptıkları gazetecilik, yazdıkları haber ama üç yıl önce ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz’ diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek” diye konuştu. “ABLUKA ALTINDAKİ GAZETECİLİK TÜRKİYE’NİN FOTOĞRAFI” İstanbul Kadıköy'de tutuklu meslektaşları için bir araya gelen gazetecilerin yürüyüşüne polis ablukasını da gündeme getiren Çakırözer, “Gazeteciler, haberi nedeniyle zindanda ama bakın bu fotoğrafa, gazetecilerin hakkını savunmak için meydanlara inen meslektaşları da yine, maalesef polis ablukasında. İşte, Türkiye fotoğrafı bu maalesef!” dedi. “Gazeteci haber yapıyor, iktidarın bakanı, vekili, müdürü aynı gün erişimi engellettiriyor.” diyen Çakırözer, haberlere ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin de basın özgürlüğü alanındaki en büyük ihlallerden biri olduğunu belirterek, “Vatandaş habere tıklıyor, erişim yok; hesaba tıklıyor, yasaklı! Kanalı açıyor, karartılmış ya da kayyumda. En fazla erişim engeli kararı aldıranlar bu iktidar sahipleri ve yakınları. Haklarındaki yolsuzluk, rüşvet, torpil haberlerini engelletmede zirvedeler. İkinci sırada engellenenler ise 19 Mart darbesinin kumpaslarını açığa çıkaran haberler. Sadece o günkü protestoları haberleştiren 21 gazete, 12 gazeteci ve 3 derginin sosyal medya hesabı erişimi engellendi. Yapay zekâ tabanlı Grok'a bile bu sansürcü zihniyet soruşturma açıp erişimi engelledi” diye eleştirdi. 5G’DE KAPSAM HERKES İÇİN, İLANLAR İKTİDARA YAKIN KURULUŞLARA Çakırözer, geçtiğimiz hafta törenle ilan edilen 5G’ye geçiş sürecinde dağıtılan ilanlardaki ayrımcılığa da dikkat çekerek, kamu ilanlarının iktidara yakın gazete ve televizyonlara dağıtılmasını eleştirdi. “Basın ilan ambargoları, para cezaları, kayyum uygulamalarıyla bağımsız medya ayakta duramaz hale getiriliyor” diyen Çakırözer, şunları söyledi: “Geçen hafta Türkiye'nin 5G teknolojisine geçiş süreci törenlerle duyuruldu. Sloganı neydi: ‘81 ilde herkes için 5G.’ İyi ama bu verilen ilanlar ne herkesi ne de 81 ili kapsadı; ikisi de kamu iştiraki konumundaki Turkcell ve Türk Telekom’un verdikleri ilanlar herkesi kapsamadı. ‘Herkes için’ dediler, ilanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti, Halk TV dışlandı, Sözcü TV dışlandı; Sözcü, Karar, Birgün ve daha nice gazete ve onların yüz binlerce, milyonlarca okuru, seyircisi kapsama dışında bırakıldı.” “ESKİŞEHİRLİ’NİN TELEFONUNDA 5G VAR, GAZETESİNDE İLAN YOK!” “Ayrıca, biz burada 81 ilin vekilleriyiz! Soruyorum: Anadolu'nun sesi dediğimiz yerel gazete ve televizyonlarımız bu milyarlarca liralık ilan pastasından pay alabildi mi? Hayır! 900 bin Eskişehirli, telefonunda, bilgisayarında 5G'yi kullanacak, para ödeyecek ama Eskişehir'in zaten kıt kaynaklara sahip televizyonlarına, gazetelerine 1 liralık ilan verilmeyecek. Kamu bankalarının, KİT'lerin devasa reklam harcamaları iktidarın propaganda aracı değildir. ‘AKP'yi översen ilanı kaparsın; eleştirirsen yok olmaya mahkumsun’ anlayışınız yüzünden bugün gazeteler ve televizyonlar büyük ambargolar altında! Bu bir reklam politikası değildir! Bu, özgür basını susturma ve tek sesli bir medya düzeni kurma çabasıdır. Biz bu anlayışı yıkacağız; hem ifade ve basın özgürlüğünün en geniş biçimde kullanıldığı hukuk devletini yaratacağız hem de basın kuruluşlarına ekonomik ambargoları kaldıracağız. İnanıyoruz ki basın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz ve bir kez daha haykırıyoruz ki gazetecilik suç değildir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.