SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hürriyet

Porsuk Haber Ajansı - Hürriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ülüğ: "Milli Mücadele Ruhu Geleceğimize Yol Gösteriyor" Haber

Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ülüğ: "Milli Mücadele Ruhu Geleceğimize Yol Gösteriyor"

Eskişehir Kent Konseyi tarafından 2 Eylül Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla Valilik Meydanı'nda bir tören düzenlendi. 2 Eylül 1922 tarihinin sadece bir kentin kurtuluşu değil, bir milletin bağımsızlık haykırışı olduğunu vurgulayan Eskişehir Kent Konseyi Başkanı İnci Ülüğ, Eskişehir'in geçmişinden aldığı güçle geleceğe kararlılıkla yürüdüğünü belirtti. "2 Eylül Bağımsızlık İradesinin Tüm Dünyaya İlanıdır" Eskişehir’in Milli Mücadele dönemindeki stratejik ve tarihi rolüne dikkat çeken Kent Konseyi Başkanı İnci Ülüğ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “2 Eylül 1922; yalnızca Eskişehir’in düşman işgalinden kurtulduğu bir tarih değil, bir milletin bağımsızlık ve hürriyet iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Kurtuluşun ve dayanışmanın kenti Eskişehir; Milli Mücadele’nin her aşamasında büyük bedeller ödemiş, halkının cesareti, birlik ve beraberliğiyle bağımsızlık mücadelemizin en önemli merkezlerinden biri olmuştur.” "Ayrıştırmadan, Ortak Akılla Eskişehir İçin Çalışıyoruz" Cumhuriyet mirasına sahip çıkmanın tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ülüğ, Eskişehir Kent Konseyi olarak izledikleri vizyonu şu sözlerle aktardı: “Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin bıraktığı mirasa sahip çıkmak ve bu kutsal emaneti gelecek kuşaklara taşımaktır. Eskişehir Kent Konseyi olarak bizler de şehrimizin tarihinden aldığımız güçle; ayrıştırmadan, ortak akılla, dayanışmayla ve bu kente karşı sorumluluk hisseden tüm hemşehrilerimizle birlikte Eskişehir’in geleceği için çalışıyoruz. Biliyoruz ki Eskişehir’in Milli Mücadele yıllarında gösterdiği direnç, birlik olma iradesi ve dayanışma ruhu bugün de bizlere yol göstermektedir. Bizlere düşen; bu ruhu yaşatmak, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmak ve Eskişehir’i hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaktır.” "Milli Mücadele Kahramanlarımızı Saygı ve Minnetle Anıyorum" Başkan İnci Ülüğ, mesajını kentin kurtuluş gününü kutlayarak ve kahramanları anarak tamamladı: “Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Eskişehir’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını kutluyor; tüm hemşehrilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan 2 Eylül Mesajı Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan 2 Eylül Mesajı

Millî Mücadele’nin dönüm noktalarından biri olan Eskişehir’in kurtuluş günü, kent genelinde gururla kutlanıyor. 2 Eylül 1922’de Seyitgazi hattından başlayıp şehre uzanan harekatla kazanılan hürriyetin yıl dönümü nedeniyle bir mesaj paylaşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kentin tarihsel mirasına ve gelecekteki stratejik rolüne dikkat çekti. Mustafa Kemal Atatürk’ün en sık ziyaret ettiği kentlerin başında Eskişehir’in geldiğini hatırlatan Vali Dr. Erdinç Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; ''İlklerin şehri aziz Eskişehir'imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü büyük bir gurur, onur ve coşkuyla kutluyoruz. 2 Eylül 1922, esareti asla kabul etmeyen, ölümü göze alarak hürriyetini haykıran bir milletin yeniden doğuşunun, tarihe altın harflerle yazılan bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin en şanlı zaferlerinden biridir. Büyük Taarruz'un top sesleriyle başlayan bu kutlu yürüyüş, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından Seyitgazi'den şehrimize uzanarak Eskişehir'i ebediyen hür kılmıştır. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, yurt gezileri boyunca en çok ziyaret ettiği şehirlerin başında gelen Eskişehir'imiz, bu vesileyle Cumhuriyet'in kurucusuyla kurduğu o eşsiz ve sarsılmaz bağın da her daim onurunu taşımaktadır. Küllerinden yeniden doğmayı bilen Eskişehir'imiz, kalkınmanın ve üretimin öncüsü vizyonuyla Cumhuriyet tarihimizin en büyük sanayi, üretim ve medeniyet hamlelerine imza atmıştır. Ülkemizin mühendislik gururu ilk yerli buharlı lokomotif Karakurt'tan, yüksek teknoloji ürünü ilk yerli elektrikli lokomotif E5000'e uzanan bu kutlu yolculuk, bugün göklere de taşınmaktadır. Şehrimizde faaliyet gösteren TUSAŞ Motor Sanayii (TEI), Türkiye'nin ilk millî turbofan uçak motoru TF6000'i geliştirerek Eskişehir'i raylı sistemlerin ardından havacılık ve motor teknolojilerinde de bağımsızlığımızın öncü şehri hâline getirmiştir. Millî muharip uçağımız KAAN'ın motorundan helikopterlerimizin güç ünitelerine, İHA ve SİHA'larımızın yerli ve millî motorlarına kadar savunma sanayiimizin en kritik teknolojilerini üreten TEI, Eskişehir'i yerli ve milli teknolojinin merkezi haline getirmiştir. Bugün bizlere düşen en büyük ve en kutsal görev; atalarımızın kanıyla, canıyla ve alın teriyle suladığı bu aziz vatanı gözümüz gibi korumak, üretken ruhumuzdan zerre kadar ödün vermeden ülkemizi Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha ileriye taşımaktır. Bağrında barındırdığı zengin nadir toprak element rezervleriyle de dünyanın dikkatini üzerine çeken Eskişehir'imiz, yarının teknolojisini, yarının savunma sanayiini ve yarının bağımsız Türkiye'sini inşa edecek stratejik hazinelere sahip bir şehir olarak, geleceğe umutla bakmaktadır. Bilimde, sanayide ve teknolojide öncü olan Eskişehir'imiz, geçmişinden aldığı ilhamla yarınlara daha kararlı ve daha güçlü yürümektedir. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin banisi Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, Eskişehir'imizin Düşman İşgalinden Kurtuluşu'nun 104. yıl dönümünü tüm kalbimle kutluyorum. Eskişehirli hemşerilerimi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.''

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez" Haber

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Eskişehir’de iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Usta, hem ulusal hem de yerel gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak 27 Haziran’da Tandoğan’da gerçekleşecek büyük mitinge çağrıda bulundu. ​Hamamyolu Yediler Parkı’nda İYİ Parti GİK Üyesi Melih Aydın, İl Başkanı Serdar Ulucan, Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, İl ve İlçe Yöneticileri ile bir araya gelen Genel Başkan Yardımcısı Usta ülke ve şehir gündemlerini değerlendirdi. İYİ Parti heyeti düzenlenen basın toplantısının ardından ise esnaf ziyaretinde bulunarak esnaflara hayırlı işler diledi ve Hamamyolu üzerinde vatandaşlarla bir araya geldi. Basın toplantısında konuşan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı; "Bugünkü programımızda, bizleri kırmayarak yoğun programı arasında Eskişehir'imize gelen kıymetli Genel Başkan Yardımcımız ve Samsun Milletvekilimiz Erhan Usta'ya da Eskişehir teşkilatımız adına hoş geldiniz diyorum. ​Malumunuz 27'sinde bir mitingimiz var. Bununla ilgili saha çalışmalarımız sürüyor. Gerekli değerlendirmeyi de Genel Başkan Yardımcımız Samsun Milletvekilimiz gerçekleştirecek. Ben sadece bugün buradan bütün Eskişehir'lilerin, bütün Türkiye'deki gerçekten emek veren, fedakarca mücadele eden babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş, şehadete ermiş, şehit olmuş tüm babalarımızı da rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. ​İşte bugün ayrı bir gün. Türkiye'nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu, yani bizim gerçek atamız, babamızın da Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü. Bundan 106 yıl önce Eskişehir'i şereflendirmiş. İnşallah bizler de 106 yıl önce Atatürk'ün burada nasıl sevgi, saygıyla karşılandıysa da yarınki aydınlık günlerde de atamızın huzurunda, izinde, yürümeye, aydınlık günlere, Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceğiz diyorum." dedi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Anadolu'nun bağrından yükselen, tarihin kültürün ve medeniyetin asırlardır birbirine kavuştuğu, Kurtuluş Savaşı'nın kilit kavşaklarından biri olan Eskişehir'de sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek ve saygılarımı sunarak sözlerime başlıyorum. ​Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü tekrar kutlu olsun. Kendisini minnetle, rahmetle, saygıyla yad ediyoruz. Ayrıca başta şehit babaları olmak üzere bütün babaların da Babalar Günü'nü kutluyorum. ​Şimdi değerli arkadaşlar, 24 yıllık bir AK Parti hükümetleri var. AK Parti hükümetleri tarafından Türkiye yönetiliyor. Toplumun her kesimi aslında baktığınızda yarına ilişkin umudunu yitirmiş, bu günü nasıl devam ettirebiliriz, nasıl ayakta kalabilirim mücadelesi veriyor. ​Esnaf vergi ve SSK borcu altında eziliyor, siftahsız iş yerini kapatıyor, her gün rakamdan bir tane malı eksiliyor. ​Çiftçi, döktüğü alın terinin karşılığını alamıyor, artık arazilerimiz ekilemez hale gelmiş. ​Sanayici fabrikasını elden çıkarmak için çabalıyor, önünü göremiyor, belirsizliklerle boğuşuyor. ​12 milyona yakın geniş tanımlı işsizimiz var, bu Türkiye'nin istatistik kurum rakamıdır. Yani altın iş gücü oranı %30 olmuş bir Türkiye'yi yaşıyoruz. ​Gençler Türkiye'den umudunu yitirmiş, gençlerin %65'i eğer bir imkanım olsa kalıcı olarak yurt dışına giderim diyor. Bir ülkenin bitmesi demektir zaten bu. Bir ülkenin gençlerin %65'i kalıcı olarak yurt dışına gitmek istiyorsa, o ülke bitmiş demektir. ​Her gün bir kadına şiddet olayıyla, bir çevre katliamıyla, bir hayvan cinayetiyle maalesef uyanıyoruz. Adalet mekanizması çalışmıyor, artık adalet, hukuk siyasallaştırılmış. Sarayın yargısı oluşmuş, böyle bir Türkiye manzarası var. Kimse adalete güvenmiyor, kimse adaletten bir şey beklemiyor. ​Kayyum mekanizması, artık bir kayyum devleti oldu. Önce belediyelerle başlandı kayyum atanmaya. Sonra partilere kayyum atanıyor, şirketlere kayyum atanıyor, şimdi de en son Gazi Meclis'e, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kayyum atanmaya çalışılıyor. Böyle bir Türkiye manzarası var. ​Hatırlayın; ben milletvekili, aynı zamanda Meclis Başkanvekili Pervin Buldan'ın bir açıklaması oldu. Biz dedi, Abdullah Öcalan ile ilgili olarak, onun özgürlüğüyle ilgili olarak, onun statüsüyle ilgili olarak çalışmayı, kanun çalışmasını hep beraber yapacağız, kanun taslağını İmralı'ya götüreceğiz, Abdullah Öcalan bakacak, eğer o onaylarsa Meclis'e gelecektir, dedi. ​Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Gazi Meclis'e yapılmış en büyük saygısızlıktır ve oraya da kayyum atanması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bugün terörün ve teröristin kutsandığı, bebek katilinin kutsandığı bir Türkiye manzarası var. Düşmana korku salmayan, düşmanı, dosta da güven vermeyen bir Türk devleti maalesef bugün, ıı, bugün Türk devleti haline getirildi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AK Parti hükümetleri tarafından. ​Bakın Türkiye'nin bugün 5. nesil hava savunması yok değerli arkadaşlar. Etrafımızdaki Yunanistan'dan başlamak üzere bize düşman olabilecek, düşman gözle bakılacak her ülkenin 5. nesil savunma sistemi var. Türkiye'nin böyle bir şeyi yok. ​Dış politika zikzaklarla dolu. Kurumlar devre dışı kalmış, kişilerle bireysel ilişkilerle giden hatta bireysel menfaat üzerinden giden bir dış politika var. Ege adaları işgal edilmiş, işgal edilmekle kalmamış silahlandırılmış. Türkiye'nin sesi çıkmıyor, Türkiye'yi yönetenlerin sesi çıkmıyor. Bütün kurumları tahrip edilmiş bir Türkiye manzarası var. ​Uluslararası endekslere bakıyorsunuz. Türkiye yolsuzluk algı endeksinde 180 ülke içerisinde yolsuzluğun en fazla olduğu 124. ülke konumuna yükselmiş. Yağma talan almış başını devam ediyor. Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 143 ülke içerisinde 118. sıradayız, yani hukukun olmadığı ülkeler arasındayız. Bakın bu endeksleri bizim de uluslararası kuruluşların yaptığı endeksler. Buralarda bir adım ileri gidince hemen AK Parti hükümetleri, AK Parti yetkilileri referans buluyor, dolayısıyla bunlar gerçekten sağlam endeksler ancak maalesef burada her gün kötüleşiyor. ​Basın özgürlüğü endeksi sizi çok ilgilendiriyor. 180 ülke içerisinde 163. sıradayız. Basının hiçbir şekilde neredeyse özgür olmadığı bir ülkeyiz. Hükümetin denetlenmesi endeksinde, en berbat olanı da bu, 143 ülke içerisinde 136. sıradayız. İşte o yüzden tek, tek, ıı, tek adam yönetimi dediğimiz o, artık hiçbir şekilde denetlenmeyen, hiçbir gücün sınırlandırılmadığı bir yönetim tarzı maalesef Türkiye'ye hakim olmuş. Tabii böyle bir ortamda teşebbüs hürriyetinden, mülkiyet güvencesinden, fikir hürriyetinden, düşünce ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. ​Tabii ulusalda böyle sorunlarımız varken, yerelde işler iyi mi gidiyor? Bugün madem Eskişehir'deyiz, Eskişehir'le ilgili birkaç örnek verelim. Yağma talan her yerde olduğu gibi Eskişehir'de de devam ettirilmek isteniyor. Devlet Hastanesi 44.000 m2 arazisiyle bugün satışa çıkartılmış durumda. Bununla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıktı. Ama yereldeki AK Parti yetkililerine bakarsanız böyle bir şeyin olmadığını söylüyorlar, fakat bir yandan da prosedür çalışıyor. ​Bu yetmezmiş gibi buna itirazlar devam ederken, Hava Hastanesi 66.000 m2'lik alan da satışa çıkartılıyor. Bununla ilgili de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartılıyor. Ama yerelde bakarsanız böyle bir şey yok deniliyor, fakat iş işlem devam ediyor. Bunların satıldığını maalesef hep beraber göreceğiz. ​Tıp Fakültesi Hizmet Binası'nın birçok kısmı depreme karşı dayanıklı değil. 2 milyon insana çevre illerle birlikte hizmet veren hastane bugün depreme karşı dayanıksız bir şekilde risk altında. Buraya yatırım yapılacak mı diye soruyorsunuz, her defasında evet diyorlar fakat yapılan bir yatırım yok. ​Eskişehir Alpu-Mihalıççık yolu, sadece 42 kilometrelik yol artık ölüm yolu olarak adlandırılıyor. 20 yıldır söz verilmesine rağmen bir tane bir şey yapılmış değil. Benzer şekilde Seyitgazi-Kırka-Afyon karayolu da aynı şekilde sözler veriliyor, yapacağız deniliyor ama hiçbir şey yapılmıyor. ​Güney-Kuzey çevre yolu 17 yıldır buraya ilişkin de sözler verilmiş durumda ama yine ıı yapılan bir işlemin olmadığını görüyoruz. ​Dolayısıyla hem yerelde hem ulusalda umutların tükendiği, ıı bir umutların söndüğü, umutların tükendiği bir ortamda biz Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek için bayrak açıyoruz İYİ Parti olarak. Sayın Genel Başkanımızın başlattığı ve 27 Haziran'da Tandoğan mitingiyle taçlandırılacak bu bayrak açma işte az önce bahsettiğimiz bu olumsuzlukların üzerinden bu olumsuzluklara karşı Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek içindir. ​Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı Tandoğan'da beraber olacağız. Üniter yapımıza, kardeşliğimize, milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize saldırına karşı Tandoğan'da hep birlikte olacağız. Milletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne savaş ilan edenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. Terörü, teröristleri, vatan hainlerini kutsamak isteyenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. ​Şehit ailelerinin bitmeyen acıları ve dinmeyen gözyaşları için, intihar eden polislerimiz için, grev yapan, açlık grevi yapan öğretmenlerimiz için Tandoğan meydanında olacağız. Haber yaptığı için gözaltına alınan gazeteciler için, siyaset yaptığı için içeri atılan siyasi hakları ve hürriyetleri gasp edilenler için, eşitlik için, hürriyet için, demokrasi için Tandoğan meydanında olacağız. ​Okula aç giden çocuklar, geleceğinden umudunu yitirmiş gençler, tenceresini kaynatamayan emekliler, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş emekçiler, toprağa akıttığı terin karşılığını alamayan çiftçiler, siftahsız dükkan kapatan, hadiselerle, icralarla boğuşan esnaflar için Tandoğan meydanında olacağız. ​Enflasyona yanlış ölçerek hak, hak, hakkı gasp edilenler için Tandoğan meydanında olacağız. Özetle; adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı Cumhuriyet için, kayyumlara karşı demokrasi için, butlanlara karşı milli egemenlik için, çözülmeye karşı bütünlük için 27 Haziran'da Tandoğan meydanında olacağız. ​Parti ayrımı yapmadan, al bayrağı şerefi ve namusu bilen, Cumhuriyet ve devlet sevdalısı her vatandaşımızı da sizler aracılığıyla Tandoğan meydanına davet ediyoruz. Bu büyük buluşma inanıyorum ki Türk milletinin yeniden doğuşu olacaktır diyorum. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum." .

Vali Yılmaz'dan İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105'inci Yılı Mesajı Haber

Vali Yılmaz'dan İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105'inci Yılı Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü ile ilgili bir mesaj yayınladı. Vali Yılmaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Hemşehrilerim, Bugün, Aziz Milletimizin hürriyet aşkını, sarsılmaz imanını ve esarete asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümünü kutlamanın derin gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. İstiklal Marşı; sadece bir metin değil, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun mührü, milli mutabakatımızın en güçlü belgesidir. Merhum Mehmet Akif Ersoy’un “Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!” dizeleri, bağımsızlığımızın rotasını ve karakterimizi ebediyete kadar belirlemiştir. Millî Mücadele’nin kalbi olan, lojistik ve stratejik önemiyle istiklal yolunda kilit rol oynayan Eskişehir, İstiklal Marşı’mızda vücut bulan o sarsılmaz iradenin en canlı şahitlerinden biridir. Bizler bugün, o zor günlerin emanetini omuzlarımızda taşıyor; ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesinde, Akif’in "Asım’ın Nesli" diye tarif ettiği şuurlu ve vatansever nesiller yetiştirme azmiyle çalışıyoruz. Bu anlamlı gün vesilesiyle; başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu eşsiz eseri milletimize armağan eden vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve vatanın her bir karışı için canını feda eden aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Büyük şairin de duasıyla; "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın."

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Bu Hukuksuzluk Son Bulsun" Haber

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Bu Hukuksuzluk Son Bulsun"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 9 Mart tarihinde başlayacak olan davası ile ilgili bir açıklama yapıldı. CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, İl ve İlçe Yöneticilerinin katıldığı basın açıklamasında konuşan İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı; “Kıymetli aileler, sevgili Eskişehirliler Tam 26 hafta oldu. Aile Dayanışma Ağı çatısı altında, haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her cuma Saraçhane’de bir araya geliyor, yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri… Adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor. Yaşanan bu büyük haksızlığa, yalnızca Saraçhane’den değil Türkiye’nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulsun. Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu, memleket meselesidir. “Her şey çok güzel olacak” diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir. Şimdi sizlere Silivri Zindanı’nda milletin refahı için, hukuk, demokrasi ve adalet için mücadele eden, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okuyoruz.” "Ekrem İmamoğlu Mektubu Değerli yol arkadaşlarım, Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim… Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum. Bizlere karşı, eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan, iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi. Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü, kıymetli başkanım, Bolu’nun değerli insanı Tanju Özcan’ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan Bolu’nun gururudur. İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla, anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsameri sergileyecekler. Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk partililer böyledir. Dürüsttürler, çalışkandırlar. Onların; şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun. Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz Hakk’ın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor. Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek. Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var. Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri ele ele, kol kola omuz omuza aşacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız. İnandık ve başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu Silivri Zindanı"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.