SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çiftçi

Porsuk Haber Ajansı - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki! Haber

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki!

Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklanmasına tepki gösterdi. Geçen yılki fiyatın yüzde 20 artırıldığını, ancak bu artışın enflasyonun ve üretim maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını belirten Arslan, pancar alım fiyatının yeniden belirlenmesini istedi. Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerini karşılamadığını ve çiftçinin artan maliyetler karşısında zor durumda bırakıldığını savundu. Eskişehirli pancar üreticilerinin ton başına en az 4 bin 500 TL fiyat talep ettiğini hatırlatan Arslan, açıklanan 3 bin 720 TL’lik fiyatın üreticinin beklentisinin 780 TL altında kaldığına dikkat çekti. 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatını değerlendiren Arslan, geçen yıl kota tamamlama primi dahil 3 bin 100 TL olan fiyatın bu yıl 3 bin 720 TL’ye yükseltildiğini belirtti. Fiyat artışının yüzde 20 ile sınırlı kaldığını ifade eden Arslan, aynı dönemde enflasyonun ve tarımsal üretim maliyetlerinin çok daha yüksek oranlarda arttığını dile getirdi. Arslan, açıklanan fiyat artışının çiftçinin ekonomik koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, “Üretici en az 4 bin 500 TL istedi. Geçen yıla göre artış ise yalnızca yüzde 20. Kendi açıkladıkları enflasyon kadar artışı bile çiftçiye çok gördüler” ifadelerini kullandı. “Pancar Alım Fiyatındaki Artış Enflasyonun Gerisinde Kaldı” Şeker pancarı üretiminde kullanılan temel girdilerdeki fiyat artışlarına dikkat çeken İbrahim Arslan, mazot, gübre ve elektrik maliyetlerinin üreticinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını söyledi. Arslan'ın açıklamasına göre, TÜİK'in yıllık enflasyon oranı yüzde 29,73 seviyesindeyken şeker pancarı alım fiyatındaki artış yüzde 20'de kaldı. Son bir yılda mazot fiyatlarının yüzde 70'in üzerinde, birçok gübre çeşidinin yüzde 35 ila 69 arasında, elektrik fiyatlarının ise yüzde 25'in üzerinde arttığını belirten Arslan, üreticinin gelirindeki artışın giderlerindeki yükselişi karşılamadığını savundu. Üretim maliyetlerindeki artış ile açıklanan alım fiyatı arasındaki farkın çiftçinin kazancını erittiğini ifade eden Arslan, fiyat artışının gerçek anlamda bir iyileştirme sağlamadığını belirterek, “Bunun adı zam değil, reel fiyat indirimidir” dedi. Pancar üreticisinin yalnızca tarladaki emeğinin karşılığını almak istediğini vurgulayan Arslan, üretim sürecinde kullanılan mazot, gübre, elektrik, sulama, tohum ve işçilik giderlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eskişehirli Çiftçinin Talebi Ton Başına 4 Bin 500 TL Eskişehir'deki pancar üreticilerinin maliyetlerinin ton başına 4 bin TL'yi aştığını belirten Arslan, çiftçilerin en az 4 bin 500 TL alım fiyatı talep ettiğini hatırlattı. Üreticilerin fiyat beklentisinin gerçek maliyet hesaplarına dayandığını ifade eden Arslan, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentisinin ton başına 780 TL altında kalmasının üretim faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiftçinin her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Arslan, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üreticilerin pancar ekiminden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu. Arslan, “Çiftçi hayalî bir rakam istemedi; mazotu, gübreyi, elektriği, sulamayı, tohumu ve işçiliği hesapladı. Açıklanan fiyat üreticinin talebinin ton başına 780 TL altında. Bu fiyat çiftçiyi üretimden uzaklaştırır” diye konuştu. Pancar Fiyatı 25 Gün Sonra Açıklandı Şeker pancarı alım fiyatının açıklanma zamanlamasını da eleştiren İbrahim Arslan, Eskişehir'de pancar alım kampanyasının 18 Eylül'de başladığını, alım fiyatının ise 13 Ekim'de duyurulduğunu belirtti. Üreticilerin pancar sökümüne başladığı ve ürünlerini fabrikaya teslim ettiği bir dönemde fiyatın açıklanmasının belirsizliğe neden olduğunu savunan Arslan, çiftçilerin ürettikleri ürünün hangi bedel üzerinden alınacağını ancak 25 gün sonra öğrenebildiğine dikkat çekti. Tarımda planlama ve öngörülebilirliğin önemini vurgulayan Arslan, üreticilerin ekim döneminden hasat dönemine kadar maliyetlerini ve gelirlerini hesaplayabilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, fiyatların üretim sürecinin başında ve zamanında açıklanmasının çiftçinin ekonomik planlaması açısından önemli olduğunu belirterek, “Çiftçi pancarını söktü, fabrikaya teslim etmeye başladı; ürününün kaça alınacağını ancak 25 gün sonra öğrendi. Tarım böyle yönetilmez” ifadelerini kullandı. Nakliyecilerin Artan Maliyetleri de Gündemde Şeker pancarı üretiminde yalnızca çiftçilerin değil, ürünü fabrikaya taşıyan nakliyecilerin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arslan, Eskişehir Şeker Fabrikası'na pancar taşıyan nakliyecilerin artan giderler nedeniyle kontak kapattığını hatırlattı. Mazot fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra araç bakım ve işletme giderlerinin de nakliyecilerin maliyetlerini artırdığını kaydeden Arslan, taşımacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için nakliye maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Nakliye giderlerinden kaynaklanan maliyet açığının çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, pancar üretiminden fabrikaya teslimata kadar uzanan sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını istedi. Üretici ile nakliyecinin aynı ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Arslan, hem tarımsal üretimin hem de pancar taşımacılığının devamlılığı için kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan: “Bu Düzende Kim Kazanıyor?” Açıklamasının sonunda tarım sektöründeki ekonomik sorunlara dikkat çeken İbrahim Arslan, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, nakliyecinin artan giderler nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı ve tüketicinin de geçim sıkıntısı yaşadığı bir tablo ortaya çıktığını savundu. Arslan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ortada çok açık bir tablo var: Üreten kazanamıyor. Taşıyan kazanamıyor. Tüketen geçinemiyor. O halde soruyoruz: Bu düzende kim kazanıyor?” Açıklanan ton başına 3 bin 720 TL'lik şeker pancarı alım fiyatının kabul edilebilir olmadığını belirten Arslan, fiyatın üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği gözetilerek yeniden belirlenmesini istedi. Nakliye sorununun da üreticinin sırtına yüklenmeden çözülmesi gerektiğini vurguladı. Üreticinin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gelir ve gider dengesinin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, pancar fiyatlarının maliyetler karşısında yetersiz kalmasının uzun vadede üretimi ve kırsal ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi toprağa küstüren, taşıyanı kontak kapatmaya mecbur bırakan, tüketicinin sofrasını küçülten bu düzen sürdürülemez.”

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce: “Çiftçi Üretimden Vazgeçmemeli” Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce: “Çiftçi Üretimden Vazgeçmemeli”

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerini karşılamadığını belirterek fiyatların yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Ölce, artan tarımsal girdi maliyetlerinin çiftçileri zor durumda bıraktığını ve üretimin sürdürülebilirliği için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, şeker pancarı alım fiyatları ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan fiyatların çiftçilerin beklentilerini karşılamadığını ifade eden Ölce, mevcut koşulların üreticilerin gelecek yıllara yönelik kaygılarını artırdığını dile getirdi. Gübre, mazot, tohum, sulama ve işçilik başta olmak üzere tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Ölce, çiftçilerin emeklerinin karşılığını almakta zorlandığını belirtti. Üreticilerin her geçen yıl tarımdan uzaklaşmasının önemli bir sorun hâline geldiğini vurgulayan Ölce, gerekli önlemler alınmadığı takdirde üretici sayısındaki azalmanın devam edebileceğini kaydetti. “Çiftçinin Pancar Ekme İsteğini Kaybetmesi Ciddi Bir Sorun” Eskişehirli çiftçilerin açıklanan pancar alım fiyatlarının ardından pancar ekmeyi düşünmediklerine ilişkin haberlerin kendilerini üzdüğünü belirten Çağlar Ölce, çiftçinin üretimden vazgeçmesinin yalnızca tarım sektörünü değil, ekonominin farklı alanlarını da olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Ölce, üretimin azalmasının tarıma bağlı sanayiyi ve kırsal ekonomiyi de zayıflatacağına dikkat çekerek gıda üretiminde yaşanabilecek sorunların önüne geçilmesi için üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir’de Şeker Pancarı Üretimi İçin Fiyat Çağrısı Eskişehir’in tarımsal üretim açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Ölce, şeker pancarının hem çiftçilerin geçim kaynağı hem de şeker sanayisinin temel ham maddelerinden biri olduğunu hatırlattı. Pancar alım fiyatları belirlenirken yalnızca açıklanan rakamın değil, üretim için yapılan harcamaların, çiftçinin emeğinin ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Ölce, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Ölce, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini ve üreticilerin maliyetleriyle beklentileri dikkate alınarak revize edilmesini istedi. “Çiftçi Emeğinin Karşılığını Almalı” Tarım politikalarında kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini belirten Çağlar Ölce, çiftçilerin üretim planlamasını güvenle yapabilmesinin önemine değindi. Pancar alım fiyatları belirlenirken üretici temsilcilerinin görüşlerinin alınması, gerçek üretim maliyetlerinin şeffaf biçimde ortaya konulması ve çiftçiye makul kazanç sağlayacak bir fiyat politikasının uygulanması gerektiğini ifade eden Ölce, tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması çağrısında bulundu. Anahtar Parti’den Tarımsal Üretimin Sürdürülmesi Çağrısı Çiftçilerin üretimden çekilmesinin önlenmesi gerektiğini vurgulayan Ölce, hedeflerinin üreticilerin gelecek yıllarda daha fazla üretim yapabilecek ekonomik koşullara kavuşması olduğunu belirtti. Üretimin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Çağlar Ölce, Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak çiftçilerin sorunlarını gündeme getirmeye, taleplerini dile getirmeye ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini savunmaya devam edeceklerini ifade etti. Ölce, şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi ve çiftçilerin üretimden uzaklaşmasını önleyecek somut adımların gecikmeden atılması gerektiğini kaydetti.

3.Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali Sona Erdi Haber

3.Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali Sona Erdi

Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Yörükkırka Mahallesi’nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Geleneksel Balkabağı Festivali, iki gün boyunca yaklaşık 8 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kırsal kalkınmayı desteklemek, yerel üretimi güçlendirmek ve Yörükkırka’nın yöresel değerlerini tanıtmak amacıyla düzenlenen festival; konserler, halk oyunları, gastronomi atölyeleri, yöresel ürün stantları ve çeşitli etkinliklerle renkli görüntülere sahne oldu. Odunpazarı Kent Konseyi öncülüğünde, Yörükkırka Mahalle Meclisi ve mahalle sakinlerinin katkılarıyla düzenlenen festival, protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle başladı. KIRSAL KALKINMA VE YEREL ÜRETİME VURGU Festivalin açılışında konuşan Yörükkırka Muhtarı İlhami Yolcular, festivalin mahalleye ve yöre ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çekerek, organizasyona destek veren herkese teşekkür etti. Yolcular, “Köyümüzü kalkındırmak ve yöresel ürünlerimizi tanıtmak için çıktığımız bu yolda bizleri yalnız bırakmayan ve destekleyen Odunpazarı Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt’a, Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ve ekibine, Mahalle Meclisimize ve tüm köylülerimize teşekkür ediyorum” dedi. Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ise kırsal bölgelerin sahip olduğu kültürel, tarihi ve doğal değerlerin görünür hale getirilmesinin önemine dikkat çekti. Kumru, “Amacımız gittiğimiz her yere dokunmak; oranın kültürünü, tarihini ve toprağını ön plana çıkarmaktır. Kırsalın Türk ekonomisini kurtaracağını düşünüyoruz. Yörükkırka sadece kabağıyla değil; Cüneyt Arkın’ın beş filminin çekildiği volkanik kayalıkları, nesli tükenmekte olan arı kuşları ve tarihi zenginlikleriyle de özel bir bölgedir” ifadelerini kullandı. BAŞKAN KAZIM KURT: “KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR” Festivalin ikinci gününde Yörükkırka’yı ziyaret eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festival alanını gezerek yerel üreticiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Stantları ziyaret eden Kurt, üreticilerin sorunlarını dinleyerek yerel üretimin ve köylünün desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Başkan Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Maalesef çiftçi buğday ve tarım ürünlerini ucuza verirken , mazot ve benzini pahalıya almaktadır .Ekonominin zor olduğu şartlarla kırsalda tarım yapanlar bu ülkede kalkınmaya katkı sağlayamazlar. Bizler istiyoruz ki köylü milletin efendisidir , felsefesinin karşılığı olan değeri vermeye ve sorunlarını her zaman katkı vererek sizleri yaşadığınız kırsalda güçlendirmeye çalışarak destek vermeye devam edeceğiz. Biz Yörükkırka’da mahalle meclisimizle ve halkımızla birlikte küçük dokunuşlarla büyük bir dayanışma sağladık. Türk köylüsü çalışkan, sabırlı ve üreticidir. Üretimi teşvik eden adımlarla Yörükkırka bu köylerin merkezi haline geldi. Emeği geçen muhtarımızı, mahalle meclisimizi, özellikle Yörükkırkalı kadınlarımızı ve festivalimize katılan şeflerimizi kutluyorum.” YÖRÜKKIRKA’DA KÜLTÜR, SANAT VE GASTRONOMİ BULUŞTU İki gün boyunca devam eden festival, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinlikleriyle ziyaretçilere dolu dolu bir program sundu. Festivalin ilk gününde Semah Açıkel ve Arzu Elmacı sahne alırken, ikinci gün Murat Şan konseriyle festival coşkusu doruğa ulaştı. Eskişehir Dünya Gastronomi Aşçılar Pastacılar Derneği (ESDAP) tarafından gerçekleştirilen gastronomi workshoplarında ise balkabağı kullanılarak hazırlanan özel lezzetler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında Yörükkırka Efeleri halk oyunları gösterisi gerçekleştirirken, Yörükkırkalı kadınların hazırladığı geleneksel “Şalvar Gecesi” de büyük ilgi gördü. Yaklaşık 50 stantta Yörükkırkalı üreticilerin el emeği ürünleri, yöresel lezzetleri ve birbirinden farklı balkabağı çeşitleri ziyaretçilerle buluştu. YÖRÜKKIRKA, KIRSAL TURİZMİN ÖNEMLİ DURAKLARINDAN BİRİ OLUYOR Yaklaşık 8 bin kişinin ziyaret ettiği festival, Yörükkırka’nın yalnızca tarımsal üretimiyle değil; kültürel, tarihi ve doğal zenginlikleriyle de tanınmasına katkı sağladı. Yerel üreticilerin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturduğu festival, bölge ekonomisine katkı sunarken Yörükkırka’nın kırsal turizm potansiyelinin de daha geniş kitlelere tanıtılmasına olanak sağladı. 3. Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali, üreticisiyle, kadınlarıyla, gençleriyle, çocuklarıyla ve ziyaretçileriyle dayanışmanın, yerel üretimin ve köy kültürünün buluştuğu iki günlük büyük bir şölene dönüşerek sona erdi.

Pancar Üreticileri ve Nakliyecilerinden Ortak Eylem Haber

Pancar Üreticileri ve Nakliyecilerinden Ortak Eylem

Eskişehir'de tarım ve lojistik sektörünün kilit taşları olan pancar üreticileri ile nakliyeciler, yaşadıkları ekonomik çıkmazı gözler önüne sermek amacıyla fabrika önünde bir araya geldi. Eskişehir'de şeker pancarı üreticileri ve nakliyeciler, artan maliyetler, belirsiz taban fiyatlar ve yetersiz nakliye ücretleri nedeniyle Kazım Taşkent Şeker Fabrikası önünde ortak bir basın açıklaması düzenleyerek ses yükseltti. ​Eskişehir'de tarım ve lojistik sektörünün kilit taşları olan pancar üreticileri ile nakliyeciler, yaşadıkları ekonomik çıkmazı gözler önüne sermek amacıyla fabrika önünde bir araya geldi. Sezon başlamasına rağmen pancar alım fiyatlarının hâlâ açıklanmamış olması, gübre desteklerinin kesilmesi ve mazot fiyatlarının 100 liraya dayanması protestoların odak noktasını oluşturdu. Yapılan protestoya; YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda çiftçi ve nakliyeci katıldı. ​Açılış konuşmasını gerçekleştiren Alpulu çiftçi, üretici ve nakliyeci Süleyman Yıldız, Türk Şeker ve fabrika yönetiminin politikalarını sert bir dille eleştirdi. Yıllardır emeklerinin çalındığını belirten Yıldız, "Sezon gelmiş, ektiğim pancarın kaç para olduğundan haberim yok. Dünyada böyle bir örnek var mı? Bu sistem kölelik düzenidir, hiçbir söz hakkımız yok" diyerek isyan etti. Gübre paralarının ve küspe avanslarının %20'den %12-15 seviyelerine düşürüldüğünü vurgulayan Yıldız, mazotun 100 liraya dayandığı bir dönemde nakliyeye yalnızca %20'lik komik bir fark verildiğini ifade etti. Fabrika müdürü ve ziraat müdürlerinin sorunlarla ilgilenmediğini, yöneticilerin 3 ay boyunca lokalde bile görünmediğini söyleyen Yıldız, ropacı fiyatlarının yandaşlarla birlikte 5 dakikada belirlendiğini ancak nakliyeciye verilen 12 liralık farkın bir tabak yemek bile alamayacak düzeyde olduğunu belirtti. "Ya bugün burada öleceğiz ya da istediğimizi alacağız" diyen Yıldız, bu iş çözülene kadar sonuna kadar birlikte direneceklerini vurguladı. ​Yıldız'ın ardından söz alan Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, üretici ve nakliyecinin birbirinin düşmanı değil, birbirine kopmaz bağlarla bağlı iki zincir halkası olduğunu kaydetti. Mazot, lastik ve personel giderlerinin %100 oranında artmasına karşın nakliyeciye verilen %30'luk farkın yetersiz kaldığını belirten Kuşan, üreticinin cebinde de bu ek farkı verecek para bulunmadığına dikkat çekti. Kuşan, üretici ile nakliyecinin karşı karşıya getirilmek istendiğini, oysa asıl amaçlarının ortak bir çözüm yolu bularak talepleri yukarıdaki mercilere sunmak olduğunu dile getirdi. ​Eyleme destek veren YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de yaşanan krizin temel sebebinin iktidarın üreticiyi ve nakliyeciyi yok sayan politikaları olduğunu belirtti. Mazot litresinin 100 liraya ulaştığı noktada nakliyecinin de üreticinin de çaresiz kaldığını vurgulayan Çakırözer, "İktidar beceremeyince işte böyle nakliyeciye 'sen git üreticiden al' deniyor. Bir de üstüne üstlük bunları birbirine kırdıran bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. Tarımın ve esnafın bitme noktasına geldiğini ifade eden Çakırözer, çözümün tarafları birbirine düşürmek değil, her iki kesimin de alın terinin karşılığını vermek olduğunu belirterek haklı mücadelenin sonuna kadar yanında olduklarını sözlerine ekledi. ​Fabrika önünde birleşen üretici ve nakliyeciler, haklı talepleri karşılanana ve adil bir fiyatlandırma yapılana kadar eylemlerini sürdirmekte kararlı olduklarını tüm kamuoyuna duyurdu.

Pancar Üreticisi Fiyat Bekliyor! Haber

Pancar Üreticisi Fiyat Bekliyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticileriyle bir araya gelerek pancar alım kampanya öncesinde çiftçinin beklentilerini dinledi. Üreticiler, artan gübre, tohum, ilaç, sulama suyu, kira, mazot ve elektrik maliyetlerine dikkat çekerek pancar alım fiyatının en az 4 bin lira olmasını istedi. Bazı üreticiler ise çiftçi refahı düşünülüyorsa 4 bin 500 lira olmalı” dedi. Üreticiler gelecek yıl pancar ekimini artıracak seviyede fiyat beklentisi içinde olduklarını ifade ettiler. Gürer, Bor Pancar Ekicileri Kooperatif Başkanı ve Bor Ziraat Oda Başkanlarını da ziyaret etti. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi ve CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarlada üreticilerle buluştu. Gürer “şeker pancarının yalnızca üreticiyi değil, üretimden işleme ve pazarlamaya kadar geniş bir kesimi ilgilendiren stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, “Pancar stratejik bir ürün. Tohumunu, gübresini, ilacını satan, tarlada çapalayan, bakımını yapan, nakliyesini gerçekleştiren, fabrikada işleyen ve işlendikten sonra satışını yapan geniş bir kesimi ilgilendiriyor” dedi. Eylül ayında pancar kampanyasının başlayacağını belirten Gürer, pancar üreticisinin şu anda açıklanacak fiyatı beklediğini söyledi. Türkiye’de bu yıl yaklaşık 22 milyon ton pancar yetişmesinin beklendiğini ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yıllık şeker üretiminin de 2,8-3 milyon ton aralığında olduğunu belirtti. Gürer, Türkiye’nin şeker pancarında kendi kendine yeterli olabilecek ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Türkiye bu bağlamda kendi kendine yetebilecek noktada olduğu ürünlerden biri pancar. Ancak son yıllarda pancar ekimlerinde alanın, üretimin ve rekoltenin varlığına rağmen çiftçi bu işten de çok mutlu değil. Çünkü girdi maliyetleri artıyor, aynı oranda gelir sağlayamıyor” diye konuştu. “GİRDİLER YÜZDE 100 ARTTI” Pancar üreticisi Kemal Çörekçi ise artan maliyetler nedeniyle üreticinin zor durumda olduğunu belirterek pancar için beklentisinin ton fiyatının 4 bin lira ile 4 bin 500 lira arasında olduğunu söyledi. Çörekçi, “Ben pancar alım fiyatının 4,5 lira olsun isterim. Çünkü girdiler çok pahalı” dedi. Geçen yıl desteklerle birlikte yaklaşık 3 bin 200 liralık fiyat açıklandığını hatırlatan Çörekçi, “Bu sene de 4 lira olmasını temenni ederiz çünkü girdilerimiz yüksek. Yani en az 4 bin olsun. 4 bin olsun ki çiftçiyi mutlu edecek rakam olsun, yüzü gülecek ki biz de seneye bir daha bu işi yapacağız” ifadelerini kullandı. Üretici, özellikle tohum fiyatındaki artışa dikkat çekerek, “Şimdi girdi maliyetleri önemli ölçüde arttı. Yüzde 100 arttı. 22 liraya aldığımız tohumu 38 liraya aldık. Akıllı tohum dediklerini, yani yüzde 100 zam geldi ona” diye konuştu. Çörekçi, “dekar maliyetimiz 25-27 bin lira. Dekarda verim 6'dan başlar, 8-9'a kadar çıkar. Yani bakımına göre, gübresine göre, sulamasına göre, şartlarına göre değişiyor” dedi. “SULAMA SUYU YÜZDE 100 ARTTI” Pancar üreticisinin maliyetlerinin yalnızca gübre ve tohumla sınırlı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, sulama fiyatlarında da artış olup olmadığını sordu. Çörekçi, “Yüzde 100 artış var. 450 lira saat şu anda bizim burada suyun kooperatif...” diyerek sulama maliyetlerindeki artışı dile getirdi. Gürer ise üreticinin yaşadığı maliyet baskısını belirterek, “Yani sulama suyunuz arttı, gübre arttı, mazot arttı, elektrik gideri arttı.” dedi. Üretici de “Yüzde 100 arttı girdiler. Çok pahalı şu anda” diyerek artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Çörekçi, pancarın en az 4 bin liralık alım fiyatına ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, 4 bin 500 liranın ise gelecek yıl üretici sayısını artırabileceğini ifade ederek, “Yani en düşük 4.000 liralık fiyat ama diyor ki 4.500 lira olursa gelecek yıl ekim yapanın sayısında artış olur. Yani böyle fiyat vermedikçe millet pancardan dikmekten vazgeçmeye başladı. Çünkü adam masraf ediyor, ediyor, ediyor. 6-7 aldığımız zaman zarar ediyor. Yani 6-7 aldık mı zarar şu anda” diyen üretici, mevcut maliyetlerle üretimin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. “ÖZELLEŞTİRME PANCARIN PAZARINDA DA SORUN YARATTI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin pancar üreticisi açısından ortaya çıkardığı sorunlara da dikkat çekerek, “Şimdi özelleştirme yapılması da şeker pancarının pazarında sorun yarattı. Niye? Özel sektör kâr etmeden bir işi yapmıyor” diyen Gürer, özellikle pancarın yan ürünü olan küspe konusunda yaşanan değişime dikkat çekti. Gürer, “Küspeyi daha önce fabrikaya pancarı veren çiftçiye ücretsiz verilirdi. Şimdi küspeyi fabrika parayla satıyor” dedi. Küspe fiyatının da 2,5 lirayı bulduğu söyleniyor şu anda paketi” ifadesini kullandı. Üretici de, “Pancar alım fiyatı ile nerede ise hemen hemen aynı yani. Bunun melası var, şekeri var. Bunları geç artık. Posasını yani o şekilde satıyorlar ama bize geldi mi fiyat niye korkuyorlar?” diye konuştu. GÜRER: “ŞEKER PANCARI MUTLAKA KORUNMALI” Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunun yalnızca pancarın tarladaki maliyetiyle sınırlı olmadığını, pancarın hayvancılık açısından da önemli bir ürün olduğunu belirtti. Gürer, “ Çiftçi diyor ki ben bir yıl emekle bunu üretiyorum, çabalıyorum. Ondan sonra götürüp teslim ediyorum fabrikaya. Küspeden alırken neredeyse pancarı sattığım fiyatla küspeyi alıyorum. Hayvancılarımız alıyor yani” sözleriyle küspe maliyetinin hayvancılık yapan üreticiler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Şeker pancarının stratejik niteliği nedeniyle üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Bu anlamda şeker pancarı üreticisinin desteklenmesi de gerekiyor. Çünkü şeker pancarı stratejik bir ürün olduğu için mutlak surette korunması gereken bir alan” dedi. Gürer ayrıca pancar şekerinin, nişasta bazlı şuruba karşı doğal ve önemli bir alternatif olduğunu belirterek, üretim maliyetlerindeki artışın pancarın pazardaki konumunu da etkilediğini belirterek, “Nişasta bazlı şurubun karşısında da doğal olarak şeker pancarının giderlerinin artması ona pazar yaratıyor. Bunun da önüne geçmek çiftçiye verilecek destekle ilgili.üreticinin sürdürülebilir biçimde üretim yapabilmesi için desteklerin artırılması gerekir” dedi. “ÇİFTÇİNİN TALEBİ NET: EN AZ 4 BİN LİRA” Pancar üreticisinin beklentisinin açık olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin mevcut maliyetler karşısında pancar alım fiyatının en az 4 bin lira olmasını istediğini söyledi. Gürer, “Çiftçi alım fiyatı olarak en düşük 4.000 lira olsun istiyor” diyerek pancar üreticisinin beklentisini kamuoyuna taşıdı. Üreticiler ise yalnızca bu yılın fiyatının değil, gelecek yıl pancar ekiminin devam edip etmeyeceğinin de açıklanacak alım fiyatına bağlı olduğunu belirterek, maliyetleri karşılayacak ve üreticiyi yeniden tarlaya teşvik edecek bir fiyat açıklanması çağrısında bulundu. EYLÜL AYINDA SÖKÜM BAŞLIYOR CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 20 Eylül’de genelde pancar alım kampanyası başlar. Çiftçi, üretici bu süreçte alım fiyatı açıklanmasını bekler. 6 dekara 40 bin TL ilaçlı tohum ekiliyor. 1 dekara en az 13 kez su veriliyor. Dekar su gideri de 25 bin lirayı buluyor. Geçen yıl destekle tonu 3100 TL’ dan çiftçi pancarın 16 polarını fabrikaya verdi. Bu yıl sulama suyu için elektrik, tarla kira gideri, gübre, mazot, tohum geçen yıla göre enflasyon üzerinde artış gösterdi. Girdilerde artışa müdahale etmeyen iktidar alım fiyatında çiftçiyi başabaş noktasında bırakıyor ve çiftçi refahını sağlayacak bir gelir olmayınca çiftçi borcunu ödemekte zorlanıyor. Çok çiftçi bankalarda borç ödemekte zorlanıyor. İcralık çiftçi sayısı artıyor” dedi. GÜRER, SORUNLARI DİNLEDİ CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Fatih Eriç ve yönetim kurulu üyeleri ile Bor Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı ve Bor Ziraat Odası Başkanı Nurettin Eriç ile bir araya gelerek bölgedeki çiftçi ve üreticilerin sorunlarını görüştü. Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin bölge çiftçisi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Gürer, üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinlemenin önemine dikkat çekti. Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Fatih Eriç, Niğde, Nevşehir, Aksaray ve Ereğli bölgelerini kapsayan 27 bin ortaklı kooperatif olarak üreticilerin tohumdan gübreye, ilaçtan makine ve ekipmana kadar birçok ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını belirterek Gürer’e ziyareti için teşekkür etti. Bor Ziraat Odası Başkanı Nurettin Eriç de tarım sektörünün mevcut durumunun sahada ve üreticiyle doğrudan görüşülerek değerlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, çiftçi ve üreticilerin sorunlarına gösterdiği duyarlılık nedeniyle Gürer’e teşekkürlerini iletti.

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Bu, Yönetilemeyen Bir Ekonomik Krizdir" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Bu, Yönetilemeyen Bir Ekonomik Krizdir"

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, akaryakıt piyasasındaki ani fiyat değişimleri ve derinleşen ekonomik kriz hakkında bir basın açıklaması yaptı. Günü kurtaran politikalara tepki gösteren Ulucan, ekonomik belirsizliklerin faturasının vatandaşa kesildiğini belirtti. İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Akaryakıt piyasasında yaşanan son gelişmeler, Türkiye ekonomisinin hangi noktaya sürüklendiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Motorinin litre başına 7,74 TL’lik ÖTV’sinin sıfırlanmasıyla pompa fiyatlarında yaklaşık 9,25 TL’lik düşüş yaşanırken, daha bu indirimin üzerinden saatler geçmeden 7-8 TL civarında yeni bir zam beklentisinin ortaya çıkması, vatandaşın aklıyla doğrudan alay etmektir. Milletimiz artık şunu sormaktadır: Bir gecede indirim, ertesi gece zam… Bu ülkenin ekonomisi hangi akılla, hangi planla yönetiliyor? Daha önce döviz ve altında da benzer bir anlayışa şahit olduk. Dolar, Euro ve altın üzerinden yapılan ekonomik müdahaleler ve alınan kararlarla piyasalarda büyük dalgalanmalar yaşanırken, ortaya çıkan belirsizliğin ve maliyetin yükünü yine milyonlarca vatandaş taşıdı. Birileri servetini büyütürken, vatandaşın alım gücü her geçen gün eridi. Bugün akaryakıtta yaşanan tablo da bu durumun devamıdır. İndirim mi var, zam mı geliyor, ÖTV mi sıfırlandı, gece yarısı hangi fiyat değişecek? Vatandaş artık markete, akaryakıt istasyonuna veya pazara giderken neyle karşılaşacağını bilmiyor. Çünkü ekonomi yönetimi güven vermiyor. Akaryakıt yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir konu değildir. Mazot zamlandığında çiftçinin maliyeti artar, nakliye pahalanır, market rafındaki ürün zamlanır, üretim maliyeti yükselir. Yani akaryakıttaki her artış, doğrudan iğneden ipliğe hayat pahalılığı olarak vatandaşın sofrasına yansır. Bugün emekli geçinemiyorsa, asgari ücretli ay sonunu getiremiyorsa, çiftçi ürettiğinden para kazanamıyorsa, esnaf siftah yapmadan kepenk kapatıyorsa bunun adı artık geçici ekonomik sıkıntı değildir. Bu, yönetilemeyen bir ekonomi krizidir. İYİ Parti olarak açıkça söylüyoruz: Vatandaşın cebinden alınan vergilerle günü kurtaran, bir gün indirim açıklayıp ertesi gün zam haberleriyle milleti şaşkına çeviren ekonomi anlayışından vazgeçilmelidir. Milletin ihtiyacı algı yönetimi değil, doğru ekonomi yönetimidir. İhtiyacımız olan; öngörülebilir, şeffaf, üretimi destekleyen, Türk lirasına güveni yeniden tesis eden ve vatandaşın alın terini koruyan bir ekonomik düzendir. Buradan hükümete soruyoruz: Millet daha ne kadar bu ekonomik belirsizliğin bedelini ödeyecek? Artık günü kurtarma politikalarını bırakın. Milletin cebini, üreticiyi, emekliyi, emekçiyi ve esnafı düşünün. Çünkü Türkiye’nin ekonomisi rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi, vatandaşın mutfağıdır. Ekonomi, çiftçinin tarlasıdır. Ekonomi, esnafın kepengidir. Ekonomi, emeklinin aldığı maaştır. Ve bugün bu alanların tamamında vatandaşımız ağır bir geçim mücadelesi vermektedir. Artık bıçak kemiğe dayanmış, tuz kokmuştur. Milletin sabrı tükenmiştir. Türkiye’nin daha fazla belirsizliğe, günü kurtaran politikalara ve vatandaşın sırtına yüklenen yeni maliyetlere tahammülü yoktur."

CHP'li Gürer’den Çağrı: "Tarım Kesimindeki İcraları Durdurun" Haber

CHP'li Gürer’den Çağrı: "Tarım Kesimindeki İcraları Durdurun"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik çıkmazın tarladan depoya kadar uzandığını belirterek, geçen ay dalındaki domateslere uygulanan hacizlerin ardından bu kez soğuk hava deposunda elmaların icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya yükseldiğini, üreticinin emeğinin, alın terinin ve aylar süren mücadelesinin icra dosyalarına konu olmasının tarımın içine sürüklendiği ödeme güçlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanına göre, bir soğuk hava deposunda bulunan borçlu üretici V.Y.’ye ait 65 bin kilogram Arjantin, Golden, Starking ve Pikleydi cinsi elma, yaklaşık 4 milyon 424 bin 264 lira muhammen bedelle icra yoluyla satışa çıkarıldı. TARLADAN DEPOYA KADAR HACİZ CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek, “Geçtiğimiz ay üreticinin dalındaki domatese haciz uygulanıyordu. Bugün ise aylarca emek verilerek üretilen ve değer bulması için soğuk hava deposunda depolanan elmalar icra yoluyla satışa çıkarılıyor. Bu tablo, üreticinin borç ödeme konusunda içinde bulunduğu ekonomik darboğazın göstergesidir. Çiftçi, üretici, besici artık ürettiği ürünü satamıyor, borcunu çeviremiyor ve sonunda emeği icra masasında satışa çıkarılıyor.” dedi. ÜRETİCİ BORÇLA ÜRETİM YAPIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek, “Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, elektriği krediyle alıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürün değerine para etmiyor. Borçlarını ödeyemeyen üreticinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü, şimdi de depodaki elması haczediliyor. İktidar bu süreci durduracak önlemler almalıdır. İcralar durdurulup ek kredi desteği sağlanmalıdır.” diye konuştu. TARIMDA İCRA DOSYALARI DURUMUN FOTOĞRAFIDIR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 65 ton elmanın icra yoluyla satışa çıkarılmasının yalnızca bir hukuki işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün satışa çıkarılan sadece 65 ton elma değildir. Satışa çıkarılan, çiftçinin umudu, emeği ve geleceğidir. Bir üreticinin ürününün icra yoluyla satılması, üreticinin ürününün değeri altında işlem görmesine de neden olabilecektir. Her ay farklı bir ilde, farklı ürünler için haciz haberleri geliyor. Çiftçi üretirken değil, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticiyi rahatlatacak acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, “Üreticinin borçları yapılandırılmalı, borç faizleri silinmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve ürününü değerinde satabileceği planlı bir üretim modeli oluşturulmalıdır. Aksi hâlde bugün depodaki elmaya uygulanan icra, yarın başka bir ilde başka bir ürüne uygulanacak. Çiftçi, üretici, besici her ay yeni bir icra ile karşı karşıya kalıyor. Tarla, traktör, ev, dalda ve depoda ürün, inek, Malta keçisine kadar yaygınlaşan icralar, tarımda sorunların hangi boyuta geldiğini gösteriyor.” dedi.

Gürer: “Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7’den Yüzde 5,23’e Geriledi” Haber

Gürer: “Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7’den Yüzde 5,23’e Geriledi”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfusun ve sigortalı çiftçi sayısının hızla düştüğünü vurgulayarak girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları ve ithalata dayalı politikaların üreticiyi tarladan uzaklaştırdığını belirtti. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulunda yaptığı değerlendirmelerle Türkiye tarımındaki çöküşü ve gıda krizinin arka planını gözler önüne serdi. Türkiye nüfusu artarken tarımda üretim yapan ve çalışan sayısının belirgin biçimde azaldığına dikkat çeken Gürer, “Veriler gösteriyor ki tarımda hem çalışanda hem de üretende ciddi bir gerileme var” dedi. Sigortalı Çiftçi Sayısı 17 Yılda Yarı Yarıya Düştü Tarımda sigortalı çalışan çiftçilerin sayısındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer, özellikle son 17 yıldaki değişimin dikkat çekici olduğunu belirtti. Gürer, “Sigortalı işçi ve çiftçi sayısı da on yedi yılda önemli ölçüde gerilemiş. 2009 yılında 1 milyon 14 bin olan sigortalı çiftçi sayımız şu anda 562 bin 120’ye düşmüş durumda” dedi. Bu rakamların tarım sektöründeki sorunların boyutunu açık biçimde gösterdiğini ifade eden Gürer, “Bu durumda veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanda, üretende bir gerileme var” diye konuştu. “ÇİFTÇİ KAZANIRSA İŞİNİ SÜRDÜRÜYOR” Çiftçiliğin sürdürülebilmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Gürer, çiftçinin para kazanamadığında üretimden koparak büyük kentlere yöneldiğini söyledi. Gürer, bu durumu şöyle anlattı: “Bunlar neden oluyor? Çiftçilik kişi başı yapılan bir iş. Üretici, çiftçi kazanırsa işini sürdürüyor, kazanamazsa büyük kentlere gelip orada daha zor koşullarda maaşla çalışmak için iş arıyor.” Çiftçinin karşı karşıya kaldığı temel sorunların başında yüksek girdi maliyetlerinin geldiğini belirten Gürer, üreticinin ürününü pazarlamakta da ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi. Gürer, “Girdi maliyetleri yüksek, ürettiği ürünü pazarlamada sorunu var, kendisine sağlanan destekler yetersiz” dedi. “BEN ÜRETİYORUM, BENDEN ALIP GİDEN PARA KAZANIYOR” Üreticinin kendi ürettiği üründen yeterli geliri elde edememesinin tarımdan kopuşu hızlandırdığını belirten Gürer, çiftçinin yaşadığı kırgınlığı şu sözlerle ifade etti: “Ürettiği üründen kendisi para kazanamazken aracının, ithalatçının para kazandığını görünce doğal olarak kırgınlıklar da yaşıyor.” Çiftçinin yaşadığı sorunu kendi sözleriyle dile getiren Gürer, “Diyor ki: ‘Ben bir yılda ürünü üretiyorum, benden alıp giden para kazanıyor, ben kazanamıyorum.’” ifadelerini kullandı. Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasının yalnızca çiftçinin ekonomik durumunu değil, Türkiye’nin tarımsal üretim geleceğini de tehdit ettiğini vurguladı. “DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRIYOR” Tarım ürünlerinde açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını ifade eden Gürer, fındık, çay ve buğday üzerinden örnek verdi. Gürer, “Bugün fındığın fiyatı açıklandı, alım fiyatı düşük, çayda fiyat düşük, buğdayda fiyat düşük” dedi. Düşük alım fiyatı politikasının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Gürer, “Düşük alım fiyat politikasıyla oluşturulan sonuç da o üretimi yapanların o işten uzaklaşmasını getiriyor” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE İTHALATÇI BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLİYOR” Türkiye’nin tarım politikasında ithalata dayalı yaklaşımın hâkim olduğunu savunan Gürer, üreticinin desteklenmesi yerine çözümün dışarıdan ürün getirmekte arandığını söyledi. Gürer, “Türkiye bir de ithalatçı bir anlayışla yönetiliyor. Tarım politikalarıyla üreticiyi, çiftçiyi, besiciyi desteklemek yerine çözüm ithalatta aranıyor” diye konuştu. İthalatın kısa vadede raflardaki ürün miktarını artırıyor gibi görünse de vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle toplum açısından farklı bir tablo ortaya çıktığını belirten Gürer, “Görünürde rafta ürün var; gerçi vatandaşın alım gücü düşük olduğu için de istediği her ürünü alamıyor” dedi. Gürer, “Cepteki para raftaki ürünü almaya yetmediği için dolaylı bir kıtlık da gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ ETİ, SÜTÜ, MEYVEYİ ALMAYA YETMİYOR” Vatandaşın temel gıda ürünlerine erişiminde yaşanan sorunlara da dikkat çeken Gürer, etten süte, meyveden sebzeye kadar geniş bir alanda alım gücünün gerilediğini söyledi. Gürer, “Ette, sütte, meyvede, sebzede vatandaşın alım gücü bunu almaya yetmiyor” dedi. Üreticinin de ürününü satamadığında gelecek yıl üretim tercihlerini değiştirdiğini belirten Gürer, bunun tarımsal üretimde yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti. Gürer, “Üreten de ürettiği ürün tarlada kaldığı için ikinci yıl desen değiştiriyor. Ürün deseni değiştirince ürün az oluyor. Bu kere de raftaki ürünün fiyatı farklılaşıyor” diye konuştu. “DOĞRU TARIM POLİTİKASININ TEMELİ ÜRETİM PLANLAMASIDIR” Türkiye’nin tarımda yaşadığı sorunların çözümü için üretimden vazgeçmek yerine üreticiyi merkeze alan politikaların uygulanması gerektiğini vurgulayan Gürer, doğru tarım politikasının temel unsurlarını da sıraladı. Gürer, “Doğru bir tarım politikasının temeli; üretim planlaması, üreticinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, sübvanse desteklerinin verilmesi, mazotta ÖTV’nin, KDV’nin kaldırılması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi” dedi. Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçinin üretimde kalmasının zorunlu olduğunu belirten Gürer, üreticinin desteklenmediği, girdi maliyetlerinin düşürülmediği ve emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemin uzun vadede hem çiftçiyi hem de tüketiciyi daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağını ifade etti. Gürer’in TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmeler, Türkiye’de tarımda çalışan nüfusun azalması, sigortalı çiftçi sayısındaki gerileme, yüksek girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları, ithalata dayalı politikalar ve vatandaşın düşen alım gücünün birbirini tetikleyen sorunlar haline geldiğine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.