SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adalet

Porsuk Haber Ajansı - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ayşe Ünlüce TBB Encümen Üyeliğine Yeniden Seçildi Haber

Başkan Ayşe Ünlüce TBB Encümen Üyeliğine Yeniden Seçildi

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümen Üyeliği görevine yeniden seçilerek güven tazeledi. Seçim sonrası açıklama yapan Ünlüce, "Şehirlerimiz için dayanışma içinde çalışmaya devam edeceğiz" dedi. ​Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Ankara’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Belediye başkanları ve delegelerin katılımıyla yapılan seçimlerde, TBB’nin yeni yönetimi ve encümen üyeleri belirlendi. ​Vahap Seçer Güven Tazeledi ​TBB Başkanlık seçimi sonuçlarına göre, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 446 delegenin oyunu alarak yeniden Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı seçildi. Seçim sonuçlarının ardından bir tebrik mesajı yayımlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Seçer’i kutlayarak yeni dönemde başarılar diledi. ​Ayşe Ünlüce Yeniden Encümen Üyesi ​Eskişehir’i ulusal platformlarda başarıyla temsil eden Ayşe Ünlüce, TBB delegelerinin desteğiyle yeniden TBB Encümen Üyeliği görevine getirildi. Yerel yönetimler arasındaki koordinasyon ve strateji belirleme süreçlerinde kritik öneme sahip olan bu görev için delegelere teşekkür eden Ünlüce, şu ifadeleri kullandı: ​"Şahsımı yeniden Türkiye Belediyeler Birliği Encümen Üyeliği görevine layık gören tüm delegelerimize teşekkür ediyorum. Şehirlerimiz için dayanışma ile daha güçlü, daha adil ve daha yaşanabilir bir gelecek için birbirinden başarılı başkanlarımızla birlikte TBB çatısı altında çalışmaya devam edeceğiz." ​Dayanışma ve Güçlü Gelecek Vurgusu ​Başkan Ünlüce, açıklamasında TBB çatısı altında yürütülecek çalışmaların "adalet" ve "yaşanabilir şehirler" vizyonuna odaklanacağını belirtti. Eskişehir'in yerel yönetim tecrübesini Türkiye geneline yayma hedefiyle hareket eden Ünlüce, birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!'' Haber

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!''

1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz! Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak” dedi. “YAŞASIN EMEKÇİNİN ONURLU MÜCADELESİ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde TBMM’de yaptığı konuşmada işçiler, emekçiler için enflasyon oranında zam verilmesi çağrısı yaptı. Çakırözer, TBMM’de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Yarın 1 Mayıs, buradan gasp edilen hakları için Eskişehir'den Ankara'ya 200 kilometre yürüyen, barikata, gaza, gözaltlarına rağmen ölümü göze alarak direnen ve alın terinin karşılığı haklarını söke söke alan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik emekçilerine selam olsun! Ama AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. 13 milyon işsiz yarattılar, milyonlarca emekçi de açlık sınırının altında asgari ücrete mahkum, o asgari ücretin alım gücü de dört ayda eridi. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz ama ülkeyi açlığa mahkum eden, emek düşmanı bu AKP bunu yapamaz, biz yapacağız. Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emekçinin onurlu mücadelesi.”

Başkan Ataç “10 Canın Hesabı Vicdanlarda Kapanmadı” Haber

Başkan Ataç “10 Canın Hesabı Vicdanlarda Kapanmadı”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesini eleştirdi. Ataç, "Bu karar kamu vicdanını derinden yaralamış, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını hafifletmemiş; aksine adalet beklentisini daha da büyütmüştür." dedi. Başkan Ataç açıklamasında şöyle konuştu: Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bu karar, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını hafifletmemiş; aksine adalet beklentisini daha da büyütmüştür. Seyitgazi’de yaşanan orman yangınında 5 orman işçimizi ve 5 AKUT gönüllümüzü kaybetmenin acısını hâlâ yüreğimizde taşıyoruz. O gün yalnızca 10 insanımızı değil; evlatları, babaları, kardeşleri, yol arkadaşlarını, bu ülkenin fedakâr emekçilerini toprağa verdik. Yangının ardından acılı ailelerin, kamuoyunun ve hepimizin beklediği şey çok açıktı: Gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, varsa ihmalin belirlenmesi ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi. Çünkü insan hayatı söz konusu olduğunda hiçbir gerekçe, hiçbir makam, hiçbir bürokratik karar vicdanların önüne geçemez. Bizim talebimiz adalettir. Bizim talebimiz kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değil, gerçeğin bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasıdır. Çünkü adalet duygusu yara aldığında, toplumun devlete ve kamu yönetimine duyduğu güven de yara alır. Seyitgazi’de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız. Onların hatırasına sahip çıkmak, yalnızca anmakla değil; bu acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmekle mümkündür. Acılı ailelerimizin yanında olmaya, kamu vicdanının sesi olmaya ve bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz.

Başkan Ünlüce: "Bizim Yürüyüşümüz İktidar Yürüyüşüdür" Haber

Başkan Ünlüce: "Bizim Yürüyüşümüz İktidar Yürüyüşüdür"

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında Ankara’da düzenlenen “Belediye Başkanları Toplantısı”na katıldı. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Türkiye’nin dört bir yanından büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarını bir araya getiren toplantıda başkanlara seslenen Ayşe Ünlüce, “Bizim yürüyüşümüz sıradan bir yürüyüş değildir. Bu iktidar yürüyüşüdür. Ancak bu iktidar öfkenin değil adaletin iktidarı olacak. Korkunun değil özgürlüğün iktidarı olacak. Biz bu ülkenin yarınlarına inanıyoruz. Biz bu ülkenin insanına inanıyoruz. Biz bu ülkenin zengin kaynaklarına inanıyoruz.” dedi. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Türkiye’nin dört bir yanından büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarını bir araya getiren toplantı, beş ayrı oturum halinde yapıldı. Toplantıya Eskişehir’den Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak ve Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci de katılım sağladı. Programın açılışında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okudu. Ardından Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın söz alarak bir konuşma gerçekleştirdi. Toplantıda daha sonra söz alan Ayşe Ünlüce, birlik ve dayanışma vurgusu yaptığı konuşmasında, 31 Mart seçimlerinin ardından halkın CHP’yi Türkiye’nin birinci partisi konumuna taşıdığını hatırlattı. Ünlüce, yerel yönetimlerin halkla kurduğu güçlü bağa dikkat çekerek sosyal belediyecilik anlayışının önemini vurguladı. “Bugün sıradan bir toplantı yapmıyoruz. Milletimizin helal oylarıyla seçilen belediye başkanları olarak dayanışmayı büyütmek, umudu diri tutmak için bir aradayız.” diyen Ünlüce, konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye'nin geleceğini sırtlayacak kadrolar olarak baba ocağında dimdik ayakta durduğumuzu söylemek için bir aradayız. Milletimiz 31 Mart'ta bizi tarihi bir göreve çağırdı. Çok çalıştık, çok mücadele ettik. Genel başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Her birimiz halkımızın emanetine büyük bir sorumlulukla omuzladık. Gece gündüz, yaz, kış, soğuk, sıcak demeden çalıştık. Halkçı sosyal belediyecilikle milletimizle kucaklaştık. Halkın belediyeleri olarak hizmeti siyasetten de üstün gördük. Neler yaşamadık ki? Ekonomik zorluklar, siyasi baskılar, soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar. Bizlerin de birer aileleri olduğunu, çocukları olduğunu unutarak sayısız iftiralar attılar. Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay başkanlarımızla bazı hikâyelerimiz yarım kaldı. Bir sözümüz de buradan onlara olsun. Bu karanlık bitecek, bu millet gülecek. Değerli yol arkadaşlarım, seçimlerin üzerinden iki yıl aşkın bir zaman geçti. Memleketin dört bir köşesinde çocuklar, kadınlar, gençler, emekçilerle hep kol kolayız. Sosyal belediyecilikle; belediyecilik anlayışında yeni bir çığır açtık. Belediyeciliği yalnız yol yapmak, altyapı yapmak olarak görmedik. İnsana dokunduk, hayatı kolaylaştırdık, adaleti ve eşitliği her mahalleye, her sokağa, her caddeye yaydık. Her projemizi halkımızla birlikte oluşturduk. Bir çocuğun mutluluğu, bir gencin umudu, bir kadının özgürlüğü, bir çiftçinin emeği, bir emeklinin tebessümü olduk. Bizim yürüyüşümüz sıradan bir yürüyüş değildir. Bu iktidar yürüyüşüdür. Ancak bu iktidar öfkenin değil adaletin iktidarı olacak. Korkunun değil özgürlüğün iktidarı olacak. Biz bu ülkenin yarınlarına inanıyoruz. Biz bu ülkenin insanına inanıyoruz. Biz bu ülkenin zengin kaynaklarına inanıyoruz. Kıymetli yol arkadaşlarım. Partimiz bu toprakların en köklü, en kapsayıcı siyasi geleneğidir. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin de millet egemenliğinin de yegâne temsilcisidir. Genel Başkanımız Özgür Özel'in siyasette kadın temsiliyetini artırma çabası çok önemlidir. Parti yönetiminde, Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde, yerel yönetimlerde, kısacası kadınlar her yerde. Tüzük kurultayımızın ardından yüzde otuz üç olan kota kademeli olarak önce yüzde kırka sonra da yüzde elliye yükselecek. Kadınların söz sahibi olması demek daha adil, daha şeffaf ve daha kapsayıcı bir yönetim demek. Şehirlerimiz kadınlarla yükselecek. Ülkemiz kadınlarla refaha ulaşacak. Demokrasi ve adalet kadınlarla inşa edilecek. Kıymetli yol arkadaşlarım. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında milletimizin umuda, güvene, adil bir yönetime ihtiyacı var. Bu ülkenin artık kutuplaşmaya değil kardeşliğe, birliğe ihtiyacı var. Yoksullaştıran politikalara değil adil paylaşıma ihtiyacı var. Kamuda eğitim, sağlık, sosyal politikalara ihtiyacı var. Karanlığa değil aydınlığa ihtiyacı var. Hava gibi, su gibi adalete ihtiyacı var. İşte bu umudu büyütecek olan halkçı başkanlar olarak bizleriz karşınızdayız, huzurunuzdayız. Şehirlerimizde uyguladığımız sosyal, halkçı ve ilerici yönetim anlayışı halkımızdan büyük teveccüh görüyor. Her projemizde şehirlerimize umut olmaya devam edeceğiz. Dirençli siyaset, dirençli demokrasi, dirençli şehirler inşa etmeye devam edeceğiz. Biliyoruz yolumuz uzun, yolumuz meşakkatli. Yolumuz hiç kolay değil, dikensiz gül bahçesi hiç değil. Ancak arkamızda anaların duası, babaların desteği, gençlerin azmi milletimizin kendisi var. Zor olacak ama olacak. Yaşasın demokrasi mücadelemiz, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Hep birlikte başaracağız. En içten dileklerimle hepinizi selamlıyorum.” Toplantıda ayrıca Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da birer konuşma yaptı. Programda belediye başkanları, sosyal belediyecilik, yerel yönetim deneyimleri ve gelecek dönem hedefleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Toplantının sonunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel gündeme ve toplantıya dair bir konuşma gerçekleştirdi.

CHP Eskişehir Kadın Örgütü Sahaya İndi: “Katlanmak Zorunda Değilsiniz!” Haber

CHP Eskişehir Kadın Örgütü Sahaya İndi: “Katlanmak Zorunda Değilsiniz!”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından başlatılan “Katlanmak Zorunda Değilsiniz” üye kampanyası Eskişehir’de başladı.CHP Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, kadınları siyasetin merkezine davet ederek, "Değişimi birlikte büyüteceğiz" dedi. ​Taşbaşı Mevkiinde Bir Ay Sürecek Kampanya ​Eskişehir’in en işlek noktalarından biri olan İki Eylül Caddesi Taşbaşı mevkii, CHP’nin yeni üye kayıt ve imza kampanyasına ev sahipliği yapıyor. 17 Nisan 2026 tarihinde kurulan stant, bir ay boyunca her gün 11.00 ile 19.00 saatleri arasında Eskişehirlilere hizmet verecek. ​Sibel Yeşildal: "Kadınların Siyasete Katılımı Demokratik Bir Zorunluluktur" ​Kampanyanın detaylarını paylaşan CHP Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik ve sosyal süreçte örgütlü mücadelenin önemine değindi. Yeşildal, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlar, daha güçlü bir örgütlenmeyi zorunlu kılmaktadır. En önemli önceliğimiz, kadınların siyasete katılımını artırmak ve karar alma mekanizmalarında eşit temsili sağlamaktır. Kadınların olduğu yerde değişim, umut ve adalet büyür." ​"Halkın Gücüyle Yarının Türkiye'sini Kuracağız" ​Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücünü üyelerinden, gençlerinden ve kadınlarından aldığını vurgulayan Yeşildal, Eskişehir halkına çağrıda bulundu. "Umut örgütlemek ve yarının Türkiye'sini birlikte inşa etmek için sahadayız" diyen Yeşildal, tüm hemşehrilerini standa davet etti. Üye Kayıtları Devam Ediyor ​Eskişehir’de değişimin parçası olmak isteyen vatandaşlar, stant alanında hem imza kampanyasına destek verebilecek hem de CHP üyelik işlemlerini gerçekleştirebilecek. Sibel Yeşildal, tüm Eskişehirlileri örgütlü mücadelenin bir parçası olmaya ve halkın partisine güç vermeye çağırdı.

Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz CHP'nin Yargı Reformu Paketini Açıkladı Haber

Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz CHP'nin Yargı Reformu Paketini Açıkladı

​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olan adalet sistemine mercek tutan bir panele ev sahipliği yaptı. “CHP’nin Yargı Reformu Önerileri” başlıklı panelde, yargının siyasetten arındırılması ve liyakatin yeniden tesisi için hazırlanan kapsamlı yol haritası kamuoyuyla paylaşıldı. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü CHP Odunpazarı İlçe Başkan Yardımcısı Safiye Gürdoğan’ın üstlendiği panele; CHP Parti Meclisi Üyesi ve CAO Adalet Politikaları Başkanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İl Disiplin Kurulu Başkanı Murat Can Cırık, İl ve İlçe Yöneticileri, Kadın ve Gençlik Kolları Başkan ve üyeleri ile çok sayıda oda, sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi yoğun ilgi gösterdi. ​"Adalet Toplumun Vicdanıdır" Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında tecelli etmesi gerektiğini vurguladı. Çınar, "Hukuk sistemi sadece normlar bütünü değil, ahlaki bir sorumluluk alanıdır. Gerçek adalet, ancak kanunla vicdanın birleştiği yerde hayat bulur" dedi. İlçe Başkanı Çınar; "Adalet sistemi, sadece hukukçuların meselesi değildir. Bu, aynı zamanda toplumun tamamını ilgilendiren bir demokrasi meselesidir.Bağımsız ve tarafsız bir yargı;Vatandaşın hak arama özgürlüğünün güvencesidir.Ekonomik güvenin temelidir. Toplumsal barışın en güçlü sigortasıdır. Eğer bir ülkede insanlar adaletin varlığına inanıyorsa, o ülkede umut vardır. Ama adalet duygusu zedelenmişse, hiçbir reform tek başına yeterli olmaz. İşte bu nedenle bugün konuştuğumuz yargı reformu; sadece teknik düzenlemeler değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünü de içermek zorundadır. Hukuku, sadece yazılı metinlerden ibaret görmeyen; insanı merkeze alan, hakkaniyeti esas alan, vicdanı dışlamayan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bizler inanıyoruz ki; Gerçek adalet, yalnızca kanunla değil, vicdanla tamamlanır. Güçlü bir hukuk devleti, ancak bu ikisini birlikte yaşatabildiği ölçüde mümkündür." dedi. İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada adalet ve hukuk anlamında yaşanan son gelişmelere dikkat çekti. Yalaz, yargıyı bir baskı aracı değil, adaletin güvencesi olarak gördüklerini ifade ederken yargı reformunun bir demokrasi, özgürlük ve gelecek meselesi olduğunu ifade etti. Yalaz, hukukun üstünlüğünün ancak öngörülebilir, tarafsız ve güven veren bir yargı sistemiyle hayat bulacağının altını çizdi. ​Panelin konuşmacısı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, yargıdaki siyasallaşmanın temel aracı haline gelen mevcut yapının tamamen değiştirileceğini müjdeledi. Mevcut Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) lağvedilerek yerine, siyasetten tam bağımsız Adalet Yüksek Kurulu (AYK) kurulacağını ifade eden Boyunsuz, kurulun kendi başkanını kendisi seçeceğini, üyelerin son 3 yıl içinde aktif siyaset yapmamış olması şartı aranacağını, kurulun tüm kararları yargı denetimine açık hale getirileceğini ifade etti. ​Yargıya girişteki "sadakat" esaslı sistemin yerini liyakate bırakacağını belirten Boyunsuz, yeni sınav sisteminde, mülakatlar kura usulü sorularla yapılacağını ve kamera kaydı altına alınacağını ve notlama kriterleri önceden ilan edilelere ve keyfiliğe son verileceğini ifade etti. ​Yargı mensuplarının "sürgün" korkusuyla karar vermesinin önüne geçileceğini belirten Boyunsuz; hakimlerin disiplin cezası veya kendi istekleri dışında görev yerleri değiştirilemeyeceğini ve her kademede yasal koruma altına alınacağını söyledi. ​Reform paketinin sadece yapısal değişiklikleri değil, vatandaşın adalete erişimini de kolaylaştırmayı hedeflediğini belirten Boyunsuz, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularda hak ihlaline neden olan mahkeme kararını veya idari işlemi doğrudan iptal edebileceğini, Yoksul vatandaşlar için ücretsiz hukuki bilgi sunan "hukuk klinikleri" ve "hukuki yardım ofisleri" açılacağını ve tıbbi davalar ve askeri konular gibi alanlarda uzmanlaşmış yargıçların görev yapacağı ihtisas mahkemelerinin çoğaltılacağının altını çizdi. ​Prof. Dr. Boyunsuz, hukuk eğitimindeki nitelik kaybına da dikkat çekerek; yeterli kadrosu olmayan fakültelere öğrenci alımının durdurulacağını ve kontenjanların daraltılacağını ifade etti. Özellikle vakıf üniversitelerindeki ticari kaygının önüne geçilmesi için ek koşullar getirileceği belirtildi.

Saadet Partisi'nden İktidara "Hobi Bahçesi" Tepkisi Haber

Saadet Partisi'nden İktidara "Hobi Bahçesi" Tepkisi

Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı Muhasebe ve Mali İşler Başkanı Hikmet Çakır, yaptığı basın açıklamasında ülke ve Eskişehir gündemlerine dair açıklamalarda bulundu. İktidarın hobi bahçelerine yönelik kısıtlama hamlelerini eleştiren Çakır; Giresun, Muğla ve Kaz Dağları’ndaki maden sahalarını hatırlatarak, "Toprağı bu kadar önemsiyorsanız buraları neden maden sahası ilan ettiniz?" diye sordu. ​"Ankara’nın Masası ile Anadolu’nun Sofrası Uyuşmuyor" ​Siyasetçilere "tebdil-i siyaset" yapma çağrısında bulunan Hikmet Çakır, vatandaşın arasına girilmesi gerektiğini vurguladı. Ankara’da alınan kararların Eskişehir’in köylerindeki sofraları küçülttüğünü belirten Çakır, şu ifadeleri kullandı: ​"Anadolu'nun gündemiyle iktidarın gündemi hiç ama hiç uyuşmuyor. Anadolu'nun gündeminde gübre var, iktidarın gündeminde pırlanta fiyatları; Anadolu'da mazot derdi var, Ankara'da ise gündem değiştirme çabası var." ​Maden Sahaları ve ÇED Raporu Eleştirisi ​Hobi bahçelerinin tarım arazilerini yok ettiği gerekçesiyle hedef alınmasına değinen Çakır, iktidarın çevre politikalarındaki çelişkilere dikkat çekti: ​Giresun: Dünyanın fındık merkezi olan şehrin %85’i maden sahası ilan edildi. ​Kaz Dağları: Türkiye’nin oksijen deposunun %79’u maden sahası yapıldı. ​Muğla: Doğa harikası şehrin %59’u taş ocaklarına ayrıldı. ​Eskişehir: Şehirde yapılması planlanan bir maden projesine daha ÇED olumlu raporu verildi. ​"En Büyük Tehdit CHP Değil, ABD’dir" ​Cumhurbaşkanı’nın Meclis’teki grup toplantısını analiz eden Saadet Partili Çakır, konuşmadaki kelime tercihlerini eleştirdi. Konuşmada 47 kez "CHP" denilirken, bölgedeki kritik gelişmelere rağmen "Amerika" kelimesinin hiç geçmediğini belirten Çakır, "Tehdidi yanlış okuyan bir anlayışla ne ekonomi düzelir ne de adalet sağlanır. Bu coğrafya için en büyük tehdit ABD'dir," dedi. ​"Sorunun Kaynağı Olanlar Çözüm Adresi Olamaz" ​Türkiye’nin sadece ekonomik değil, toplumsal ve ahlaki bir krizden geçtiğini savunan Hikmet Çakır, umudun iktidar eliyle bitirildiğini söyledi. İnsanların kredi kartlarına mahkum edildiğini belirten Çakır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ​"Herkes bilmelidir ki sorunun kaynağı olanlar, çözüm adresi olamazlar. Zihniyeti kriz olanın, çözümü huzur olamaz. Biz, bu enkazı kaldırmaya da bozulan bu teraziyi yeniden kurmaya da kararlıyız."

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor Haber

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşu ve Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında polislerin ve emniyet mensuplarının sorunları dile getirildi. İl binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk şu ifadeleri kullandı; “Polisimizin ciddi ve büyüyen sorunları var. Sorunları görmezden gelen, geçiştiren anlayış bu yükün daha da ağırlaşmasına neden olmakta. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, yani PVSK, 1934 yılında yürürlüğe girmişti. Üzerinden 92 yıl geçti. Evet zaman içinde belki bazı değişiklikler yapıldı. Ama gerçek şu ki bu kanun bugünün Türkiye’si için yeterli değil. Suç yapısı değişti. Teknoloji değişti. Toplum değişti. Tehditler değişti. Ama polisimizin eline verilen yetki ve sorumluluk çerçevesi hala geride kalmış bir mantıkla uygulanıyor. Bu sorun acilen çözülmeli. Sahada görev yapan bir polis, hangi durumda ne yapabileceğini net olarak bilemiyor. Çünkü Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında ciddi uyumsuzluklar var. Bu ne demek. Bu polisin her adımda risk alması demek. Bir adım atsa sorun, atmasa sorun. Müdahale etse başka sıkıntı, etmezse başka sıkıntı. Bu sistem polisi yalnız bırakıyor. Polis hata yapmıyor, sistem polisi hataya zorluyor. Bir diğer yakıcı sıkıntı çalışma şartları meselesi. Polislerimiz günlerce dinlenmeden çalışıyor. Gece, gündüz, bayram, tatil fark etmiyor. Sürekli görev, sürekli stres, sürekli baskı. Bu şartlar altında kim sağlıklı kalabilir. Kim doğru karar verebilir. Yorgun, uykusuz, baskı altında çalışan bir insanın hata yapması kaçınılmazdır. Ama kimse dönüp “Bu insan neden bu halde?” diye sormuyor. Maaş meselesi de ortada. Polislerimiz canını ortaya koyuyor. Ailesinden uzak kalıyor. Hayatını riske atıyor. Ama aldığı maaş, taşıdığı yükün karşılığı değil. Bu adaletsizlik. Bu açık bir haksızlıktır. Aynı risk seviyesinde olmayan birçok meslek grubunun çok daha iyi şartlara sahip olması, polislerimizin motivasyonunu kırmakta. Tayin sistemi zaten ayrı bir sorun. İnsanlar yıllarca ailesinden ayrı kalıyor. Çocuklarını göremiyor. Düzen kuramıyor. Sürekli belirsizlik içinde yaşıyor. Bu bir meslek düzeni değil, bu bizce bir sabır sınavıdır. Ve en ağır tablo… Artık konuşmaktan kaçınılan ama herkesin bildiği gerçek. Polislerimiz hayatına son veriyor. 2025 yılında 82 emniyet mensubu canına kıydı. 2026 yılının daha Nisan ayındayız ve 23 polisimiz hayatına son verdi. Bu ne demek biliyor musunuz. Neredeyse her beş günde bir bu ülkenin bir evladı sessizce hayattan kopuyor. Bu tesadüf olarak yorumlanamaz. Maalesef bu acı tabloyu bile ciddiye almayan bir yaklaşım var. “Ailevi sorun”, “kişisel mesele”, “kumar borcu varmış” denilerek geçiştiriliyor. Bu kadar büyük bir sorunu bu kadar basit açıklamalarla örtmeye çalışmak, gerçeği inkâr etmektir. Bu sorumluluktan kaçmaktır. Bu vicdani bir iflastır. Anahtar Parti olarak çok net bir şekilde söylüyoruz. Çözüm belli ve geciktirilemez. PVSK derhal güncellenmeli. CMK ile tam uyum sağlanmalı. Polisin görev ve yetki sınırları açık, net ve tartışmasız hale getirilmeli. Çalışma saatleri insani seviyeye çekilmeli. Fazla mesai sistemi kurulmalı ve yasal güvence altına alınmalı. İnsan gibi çalışmak, insan gibi dinlenmek herkesin hakkı. Maaş ve özlük haklarında adalet sağlanmalıdır. Polislerimizin emeği, riski ve sorumluluğu görmezden gelinemez. İntihar vakaları yüzeysel açıklamalarla geçiştirilmemeli. Bu mesele tüm boyutlarıyla, uzmanlar tarafından, ciddiyetle araştırılmalı. Gerekli tüm önlemler vakit kaybetmeden alınmalı. Ayrıca bir önerimiz de var; Her yıl 10 Nisan Polis Günü’nde, toplumun huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan emniyet mensuplarına, emeklerinin karşılığı ve motivasyonlarının artırılması amacıyla en az bir maaş tutarında ikramiye verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Parti olarak biz sahadaki gerçeklerin farkındayız. Polislerimizin bize olan ilgisini, güvenini de biliyoruz. Çünkü biz onların ne yaşadığını görüyoruz ve gündeme getirmeye çalışıyoruz. Polisimizin yanındayız. Sorunları hiçbir zaman görmezden gelmeyeceğiz. Susmayacağız. Geri adım atmayacağız. Bu meselelerin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü güçlü bir toplum, ancak huzurlu, güçlü ve adaletli şartlarda çalışan bir emniyet teşkilatıyla mümkündür.”

"26 Cümlede Adalet" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu Haber

"26 Cümlede Adalet" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu

2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında, Eskişehir Barosu tarafından düzenlenen ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği “26 Cümlede Adalet” sergisi, sanatseverlerle buluştu. Adalet kavramını farklı yaşam deneyimleri üzerinden ele alan sergi, toplumsal hafızayı güçlendirmeyi ve farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Eskişehir Barosu tarafından ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliği ile hayata geçirilen sergi, Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Merkezi (Opera)’da açıldı. Açılışa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, meclis üyeleri, avukatlar ile çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan Baro Başkanı Barış Günaydın, serginin yalnızca bir açılış değil, adalet kavramı etrafında toplumsal bir buluşma olduğunu belirtti. 5 Nisan Avukatlar Günü’nü bir farkındalık alanına dönüştürmek istediklerini ifade eden Günaydın, “Adalet sadece mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir; bir çocuğun eğitiminde, bir kadının güvenliğinde, bir işçinin emeğinde hayat bulur.” mesajını verdi. Serginin tek bir tanım sunmadığını ancak adaletin birlikte anlam kazandığını vurgulayan Günaydın, savunmanın ve avukatların bu sürecin en önemli güvencesi olduğunu dile getirerek, “Biz Baro olarak Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce'nin 2026 yılını Eskişehir Yılı ilan etmesiyle birçok etkinliklerle sizleri buluşturduk. Biz de şehrimizin ruhuna yakışan bir katkı sunmak istedik. Destekleri için Sayın Başkanımıza ve ekiplerine çok teşekkür ederiz.” dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise konuşmasında adaletin toplumun en temel ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’de son dönemde yaşanan hukuki tartışmalara değindi. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına yönelik sorunlara işaret eden Sağkan, ifade özgürlüğü ve kişi güvenliği konularında yaşanan sıkıntıların adalet ihtiyacını daha da görünür kıldığını söyledi. Bu süreçte avukatların ve savunma makamının kritik bir rol üstlendiğini belirten Sağkan, Eskişehir Barosu’nun bu alandaki mücadelesine de özel olarak vurgu yaparak, “Bu ortamda sizlerle birlikte bulunmamıza vesile oldukları için hem Büyükşehir Belediye Başkanımıza hem de Baro Başkanımıza şükranlarımı sunarak başlamak istiyorum. 2026 yılının Eskişehir yılı olarak ilanı simgesel olarak çok anlamlı olmakla birlikte; 5 meydan muharebesinin 3'ünün gerçekleştiği bu topraklar aslında hepimiz açısından her yıl, her yılın şehri olarak kabul edilen bu şehrin kadim topraklarında bulunmaktan da çok büyük onur duyduğumu ifade etmek istiyorum.” diye konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de 2026 yılını “Eskişehir Yılı” ilan ederek kentin ekonomik, kültürel ve sosyal hayatına katkı sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Sergi fikrinin Eskişehir Barosu tarafından ortaya konduğunu ve büyük bir heyecanla desteklediklerini belirten Ünlüce, adalet kavramının yalnızca yargı ile sınırlı olmadığını, yerel yönetimlerden günlük yaşama kadar her alanda hissedilmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir Barosu ile iş birliğinin artarak devam edeceğini dile getiren Başkan Ünlüce, “Aslında benim Büyükşehir Belediyesi ile ilk temasım Eskişehir Barosu'nun yönetim kurulu üyesiyken ve Kadın Hakları Komisyonu Başkanı iken oldu. O dönemde baro olarak Kadın Danışma ve Dayanışma merkezini kurmak için harekete geçtiğimizde, ilk kapısını çaldığımız Eskişehir Büyükşehir Belediyesiydi. O nedenle Eskişehir Barosu ve Büyükşehir Belediyesi birlikte çalıştığı, ürettiği, daha adil, daha eşit, daha özgür bir dünyaya, bir şehre inancıyla birlikte pek çok faaliyeti harekete geçirdi. Bu da bunlardan bir tanesi ve artarak, çoğalarak devam edecek.” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından projeye özel hazırlanan video gösterimi izlenirken, etkinlik serginin gezilmesiyle sona erdi. Adalet temalı sergi, 8 Mayıs 2026 yılına kadar gezilebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.