SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mustafa Kemal Atatürk

Porsuk Haber Ajansı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!" Haber

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!"

AHPADİ Başkanı Av. Mehmet Ektaş, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü’ye yönelik sarf edilen sözlere tepki gösterdi. Av. Mehmet Ektaş, yaptığı basın açıklamasında, devlet adamlarının siyasi olarak eleştirilebileceğini ancak ailelerine ve özellikle Cumhuriyetin öncü kadınlarından Mevhibe İnönü’ye yönelik hakaretlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ektaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Cumhuriyeti, sadece Türk Tarihinin değil İnsanlık tarihinin parmakla gösterilen en başarılı devletlerindendir. Altı okla ifade edilen Kemalist ilkeler üzerine inşa edilmiş bu devler, emperyalizmin işgal planlarını alt etmekle kalmamış, çağdaş, modern, ve halk egemenliğine dayanan bir düzen kurarak kısa zamanda ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel devrimlerle Türk Milletine refah ve ümran sağlamıştır. Bu nedenledir ki; Kurtuluş Savaşının kahramanları ve Türk Devlerinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak ve diğerleri, sivil dava arkadaşları Ali Yusuf Akçura, Falih Rıfkı Atay Mahmut Esat Bozkurt ve diğerleri Türk Milletinin kalbinde eşsiz bir yer edinmişler, aziz hatıraları her zaman saygıyla anılmıştır. Ama, yine bu nedenledir ki, bu müstesna şahsiyetler, her zaman emperyalistlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin, dini siyasete alet edenlerin, bölücülerin hedef tahtasında olmuşlardır. Milli Eğitim Seyredeni Yusuf Tekin’in en son Kurtuluş Savaşının ismini Milli Mücadele olarak değiştirme girişimini tartıştığım günlerde, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü için sarf ettiği sözler gündeme düşmüştür. İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşında meydan muharebeleri kazanmış, Cumhuriyetin Kuurluşundan sonra Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış büyük devlet adamıdır. Devlet adamlarını siyaseten eleştirmek politikadır ama ailelerine, namuslarına dil uzatmak alçaklıktır, ahlaksızlıktır, suçtur. Latife Uşaki, Reşide Bayar gibi dönemin devlet başkanları, başbakanları, bakanlarının eşleri gibi Sayın Mevhide İnönü’de modern ve çağdaş Türk Kadını kimliğini temsil ederek toplumsal öncüllerimizden olmuşlardır. AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın, çirkin sözleriyle sadece kendi çirkinliğini ortaya dökmemiş Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu ile Kişinin Hatırasına hakaret suçunu işlemiştir. Ancak, Ahmet Alperen Aydın’ın suçlarından daha üzücü olanı ise Cumhuriyet Savcılarınınve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumudur. Vahdettin'in İngilizlerin korumasını kabul edip İngiliz Gemisiyle Ülkeyi terk ettiği tespitini, Şeyh Saitin İstiklal Mahkemelerinde Vatana ihanetten yargılanıp mahkum edildiği gerçeğini dile getirenler hakkında hemen soruşturma açıp iddianame düzenleyen Savcılar şu ana kadar Ahmet Alperen Aydın’ın suçları için hiçbir işlem yapmamışlardır. Tüm Millletin Cumhurbaşkanı olması sıfatıyla herkesin ar ve namusunu da korunmakla görevli olan Recep Tayyip Erdoğan’da anılan kişinin partiden ihracı için hiçbir işlem başlatmamıştır. Rahmetli Mevhide İnönü üzerinden Cumhuriyet kadınlarına, Cumhuriyetin temsil ettiği kültürümüze yapılan bu iğrenç saldırıyı kabul etmiyor, şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyet Savcılarına ve Sayın Recep Tayyip Erdoğman’ı göreve davet ediyoruz."

Kurtuluş Savaşı’nı Müfredattan Çıkarmak Kabul Edilemez! Haber

Kurtuluş Savaşı’nı Müfredattan Çıkarmak Kabul Edilemez!

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat düzenlemelerine ve "Kurtuluş Savaşı" kavramına yönelik açıklamalara tepki gösterdi. Akmen, "Kurtuluş Savaşı’nı 'bilişsel yük' olarak gören anlayışı reddediyoruz" dedi. ​Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat çalışmaları kapsamında "Kurtuluş Savaşı" kavramının çıkarılacağına dair açıklamalar kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, bu değişikliğin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine yönelik bir saldırı olduğunu belirtti. ​"Kurtuluş Savaşı Şanlı Tarihimizin En Değerli Sayfasıdır" ​Bakanın, düzenlemeyi "bilişsel yükün azaltılması" gerekçesiyle savunmasına ve Osmanlı İmparatorluğu vurgusuna tepki gösteren Akmen, şunları kaydetti: ​"Kurtuluş Savaşı, ülkemizi paylaşmak isteyen emperyalist güçlere karşı şehitlerimizin kanı ve canıyla verdiği mücadelenin adıdır. Saltanatın ve saray rejiminin sonunu getiren bu destan, tarihimizin en değerli sayfalarından biridir. Bunu müfredattan çıkarmaya çalışmak, yeni bir tarih yazımı çabasıdır." ​"Cumhuriyetin Temel Değerleri Aşındırılıyor" ​Akmen, müfredat değişikliklerinin "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı altında ideolojik bir amaç taşıdığını iddia etti. Kurtuluş Savaşı’nın yok sayılmasının laik ve demokratik Cumhuriyet değerlerine zarar vereceğini vurgulayan Akmen, şu ifadeleri kullandı: ​"Kurtuluş Savaşı’nı 'bilişsel yük' olarak nitelendiren anlayış asla kabul edilemez. Bu yaklaşım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini reddeden, laik ve demokratik değerlerimizi aşındırmaya çalışan bir zihniyetin ürünüdür." ​İstiklal Marşı ve Madalyalar Vurgusu ​Açıklamasında İstiklal Marşı ve İstiklal Madalyaları'nın önemine de değinen ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı, bu sembollerin Kurtuluş Savaşı’nın birer parçası olduğunu hatırlattı. Sevgi Akmen, şehitlere yapılan bu yaklaşımın kamuoyu vicdanında karşılık bulacağını belirterek, Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitleri saygıyla andıklarını sözlerine ekledi.

Büyükşehir’den Emeklilere Nostalji Gecesi Haber

Büyükşehir’den Emeklilere Nostalji Gecesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 30 Haziran Emekliler Günü’nde yıllarını çalışarak, üreterek ve ülkesine hizmet ederek geçiren emeklileri açık hava sinemasında buluşturdu. Aktif Yaşam Parkı’nda gerçekleşen nostalji gecesinde Yeşilçam’ın unutulmaz filmi Neşeli Günler izlenirken, kuşaklar bir araya geldi, yüzlerde tebessüm eksik olmadı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla emekliler için anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Yaşlı Hizmetleri Birimi tarafından Aktif Yaşam Parkı’nda düzenlenen açık hava sineması etkinliğinde, emekliler aileleriyle birlikte keyifli ve nostalji dolu bir akşam yaşadı. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 yılında askerlik görevinden emekliye ayrıldığı tarih olan 30 Haziran dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Yeşilçam’ın unutulmaz klasiklerinden Neşeli Günler filmi gösterildi. Açık hava sinemasına yoğun ilgi gösteren emekliler, çocukları ve torunlarıyla birlikte aynı ekrana bakmanın mutluluğunu yaşadı. Etkinlikte konuşan Sosyal Hizmet Uzmanı Merve Kas, Emekliler Günü’nün anlam ve önemine değinerek, “Şehrimizdeki emekli dernekleri, bu özel günün anlamına uygun olarak bir araya gelmek amacıyla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’den bir etkinlik talebinde bulundu. Belediyemiz de bu talep doğrultusunda ömrünü ülkesine ve şehrine hizmet ederek geçirmiş büyüklerimizi buluşturmayı amaçladı. Yıllarca üreten emeklilerimize duyduğumuz saygıyı göstermek, hayatın bu özel döneminde onlara keyifli bir nostalji gecesi sunmak ve Eskişehir’de bir arada olmanın neşesini paylaşmak istedik.” dedi. Kuşaklar arası iletişimi güçlendiren Aktif Yaşam Parkı’nda gerçekleşen etkinlikte, sinema keyfi öncesinde katılımcılara biletleri takdim edildi. Patlamış mısır ve gazoz ikramıyla eski yazlık sinema günlerinin atmosferi yeniden yaşatıldı. Etkinliğe katılan emekliler ise organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Gerçekten çok güzel ve çok anlamlı bir etkinlik. Ayşe Başkanımız kimseyi unutmadığı gibi bizi de unutmadı. Burada sosyalleşiyor, keyifli vakit geçiriyoruz. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vali Yılmaz’dan 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı Mesajı Haber

Vali Yılmaz’dan 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Türk denizlerindeki egemenlik haklarının tescili olan bu anlamlı günün önemine vurgu yapan Vali Yılmaz, milli bağımsızlık vurgusuyla tüm vatandaşların bayramını tebrik etti. ​1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk denizlerinde egemenlik haklarının yeniden kazanıldığını ve denizlerdeki tam bağımsızlığın tüm dünyaya ilan edildiğini belirten Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, bu adımın sadece denizcilik sektörü için değil, aynı zamanda milli ekonominin güçlenmesi adına da bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. ​Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Denizciliği Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız" sözünü hatırlatan Dr. Erdinç Yılmaz, bu vizyonun Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Eskişehir’de de büyük bir karşılık bulduğunu dile getirdi. Vali Yılmaz, "Bizler de bu şuurla, 'Mavi Vatan'ımıza daima aynı kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. ​Vali Yılmaz, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, denizlerimizde hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, ülkemizin gelişimine katkı sağlayan tüm denizcilerimizin ve kıymetli hemşehrilerimin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum."

Eskişehir’de 10 Günlük Eylem Yasağına Tepki Haber

Eskişehir’de 10 Günlük Eylem Yasağına Tepki

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Eskişehir Valiliği tarafından alınan 10 günlük yasak kararı, kentteki sivil toplum kuruluşlarını ayağa kaldırdı. ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bu karara karşı ortak bir açıklama yayımladı. ​Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, Eskişehir’den yükselen yasak kararı tepki çekti. Eskişehir Valiliği, kamu düzenini koruma gerekçesiyle 1-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında kent genelinde her türlü toplantı, gösteri, yürüyüş, miting, basın açıklaması ve imza kampanyasını yasakladı. ​“Yasak Kararı Kabul Edilemez” ​Yasak kararına tepki gösteren Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Eskişehir Şubeleri, ortak bir basın açıklaması ile karara itiraz etti. ​ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı tarafından kamuoyuna duyurulan açıklamada, Türkiye genelinde sadece belirli illerde uygulanan bu tür kapsamlı yasakların düşündürücü olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanlarının katılacağı zirve nedeniyle güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılmış durumda. Gelinen noktada özellikle başkent Ankara’da yaşamın normal akışını etkileyen ve ulaşımdan sağlığa temel kamu hizmetlerini aksatacak seviyede uygulanan güvenlik önlemleri adeta olağanüstü hal koşullarını yaşatıyor. Diğer yandan NATO toplantısı Ankara’da yapılacak olmasına karşın Eskişehir Valiliği’nin kamu düzeninin korunması gerekçesiyle kent genelinde yapılacak etkinliklerle ilgili yasak kararı alması duyarlı kesimlerde büyük bir tepkiye neden oldu. Eskişehir Valiliği’nin aldığı karara göre 1-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında kentimizde her türlü toplantı, gösteri, yürüyüş, miting, basın açıklaması, imza kampanyası gibi eylem ve etkinliklere yasak getirildi. Türkiye genelinde Eskişehir’in de dahil olduğu çok az sayıda ilde böylesine kapsamlı yasak kararlarının alınması çok düşündürücüdür. Anayasal bir hak olan ifade ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyen bu kararı kabul etmiyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir Şubeleri olarak NATO toplantısı gerekçesiyle kent genelinde uygulanacak olan eylem yasağı kararına itiraz ediyoruz. Bu vesileyle ifade ediyoruz ki, ülkemizi emperyalist güçlerin parçası haline getiren NATO’ya karşıyız! NATO’ya Hayır! Yasaklara Hayır! Diyoruz. Bizler “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” diyen büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürümeye devam edeceğiz. Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatmak için mücadelemizi sürdüreceğiz."

Cumhuriyetin Işığında, Atatürk'ün İzinde Yürümeye Devam Edeceğiz Haber

Cumhuriyetin Işığında, Atatürk'ün İzinde Yürümeye Devam Edeceğiz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim-İş Eskişehir Şubesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümünü anlamlı bir törenle kutladı. Valilik Meydanı’nda bir araya gelen Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir Şubeleri, Cumhuriyet değerlerine olan bağlılıklarını vurguladı. Valilik Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından şubeler adına yapılan ortak basın açıklamasıyla devam etti. Şubeler adına ortak açıklamayı yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, şunları söyledi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümünü gurur, özlem ve kararlılıkla anıyoruz. 21 Haziran 1920'de Eskişehir'e gelen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, işgal altındaki bir vatanın yeniden ayağa kalkması için milletimizin azim ve kararlılığını örgütlemekteydi. O gün verilen mücadele yalnızca topraklarımızı kurtarma mücadelesi değil; aynı zamanda bağımsızlığın, halk egemenliğinin, laikliğin ve çağdaşlaşmanın mücadelesiydi. Aradan geçen 106 yıla rağmen Atatürk'ün fikirleri ve Cumhuriyetin temel ilkeleri hâlâ ülkemizin en büyük güvencesidir. Bugün ekonomik sıkıntıların derinleştiği, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin tartışıldığı, eğitimden adalete kadar birçok alanda Cumhuriyet kazanımlarının aşındırılmaya çalışıldığı bir dönemde; Atatürk'ün akıl ve bilim temelli çağrısı her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet; kişilere, zümrelere veya ayrıcalıklı çevrelere değil, doğrudan millete dayanır. Atatürk'ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine sahip çıkmaktan geçmektedir. Tarih göstermiştir ki milletimizin birliğini sağlayan ortak payda Cumhuriyet değerleri ve ulusal egemenliktir. Eskişehir, Milli Mücadele'nin en önemli merkezlerinden biri olarak dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetin aydınlık yüzünü temsil etmektedir. Bizler de Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden, laik eğitimden, bilimden, kadın-erkek eşitliğinden ve tam bağımsız Türkiye idealinden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, şehit ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Ayrıca, evlatlarına Cumhuriyet sevgisini, vatan sevgisini ve çağdaş değerleri miras bırakan başta şehit ve gazi babaları olmak üzere tüm babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk diliyoruz. Cumhuriyetin ışığında, Atatürk'ün izinde yürümeye devam edeceğiz."

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez" Haber

​İYİ Partili Usta’dan İktidara Sert Eleştiri: "Kayyum Düzeniyle Devlet Yönetilemez"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Eskişehir’de iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Usta, hem ulusal hem de yerel gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak 27 Haziran’da Tandoğan’da gerçekleşecek büyük mitinge çağrıda bulundu. ​Hamamyolu Yediler Parkı’nda İYİ Parti GİK Üyesi Melih Aydın, İl Başkanı Serdar Ulucan, Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, İl ve İlçe Yöneticileri ile bir araya gelen Genel Başkan Yardımcısı Usta ülke ve şehir gündemlerini değerlendirdi. İYİ Parti heyeti düzenlenen basın toplantısının ardından ise esnaf ziyaretinde bulunarak esnaflara hayırlı işler diledi ve Hamamyolu üzerinde vatandaşlarla bir araya geldi. Basın toplantısında konuşan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı; "Bugünkü programımızda, bizleri kırmayarak yoğun programı arasında Eskişehir'imize gelen kıymetli Genel Başkan Yardımcımız ve Samsun Milletvekilimiz Erhan Usta'ya da Eskişehir teşkilatımız adına hoş geldiniz diyorum. ​Malumunuz 27'sinde bir mitingimiz var. Bununla ilgili saha çalışmalarımız sürüyor. Gerekli değerlendirmeyi de Genel Başkan Yardımcımız Samsun Milletvekilimiz gerçekleştirecek. Ben sadece bugün buradan bütün Eskişehir'lilerin, bütün Türkiye'deki gerçekten emek veren, fedakarca mücadele eden babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş, şehadete ermiş, şehit olmuş tüm babalarımızı da rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. ​İşte bugün ayrı bir gün. Türkiye'nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu, yani bizim gerçek atamız, babamızın da Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü. Bundan 106 yıl önce Eskişehir'i şereflendirmiş. İnşallah bizler de 106 yıl önce Atatürk'ün burada nasıl sevgi, saygıyla karşılandıysa da yarınki aydınlık günlerde de atamızın huzurunda, izinde, yürümeye, aydınlık günlere, Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceğiz diyorum." dedi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Anadolu'nun bağrından yükselen, tarihin kültürün ve medeniyetin asırlardır birbirine kavuştuğu, Kurtuluş Savaşı'nın kilit kavşaklarından biri olan Eskişehir'de sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek ve saygılarımı sunarak sözlerime başlıyorum. ​Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümü tekrar kutlu olsun. Kendisini minnetle, rahmetle, saygıyla yad ediyoruz. Ayrıca başta şehit babaları olmak üzere bütün babaların da Babalar Günü'nü kutluyorum. ​Şimdi değerli arkadaşlar, 24 yıllık bir AK Parti hükümetleri var. AK Parti hükümetleri tarafından Türkiye yönetiliyor. Toplumun her kesimi aslında baktığınızda yarına ilişkin umudunu yitirmiş, bu günü nasıl devam ettirebiliriz, nasıl ayakta kalabilirim mücadelesi veriyor. ​Esnaf vergi ve SSK borcu altında eziliyor, siftahsız iş yerini kapatıyor, her gün rakamdan bir tane malı eksiliyor. ​Çiftçi, döktüğü alın terinin karşılığını alamıyor, artık arazilerimiz ekilemez hale gelmiş. ​Sanayici fabrikasını elden çıkarmak için çabalıyor, önünü göremiyor, belirsizliklerle boğuşuyor. ​12 milyona yakın geniş tanımlı işsizimiz var, bu Türkiye'nin istatistik kurum rakamıdır. Yani altın iş gücü oranı %30 olmuş bir Türkiye'yi yaşıyoruz. ​Gençler Türkiye'den umudunu yitirmiş, gençlerin %65'i eğer bir imkanım olsa kalıcı olarak yurt dışına giderim diyor. Bir ülkenin bitmesi demektir zaten bu. Bir ülkenin gençlerin %65'i kalıcı olarak yurt dışına gitmek istiyorsa, o ülke bitmiş demektir. ​Her gün bir kadına şiddet olayıyla, bir çevre katliamıyla, bir hayvan cinayetiyle maalesef uyanıyoruz. Adalet mekanizması çalışmıyor, artık adalet, hukuk siyasallaştırılmış. Sarayın yargısı oluşmuş, böyle bir Türkiye manzarası var. Kimse adalete güvenmiyor, kimse adaletten bir şey beklemiyor. ​Kayyum mekanizması, artık bir kayyum devleti oldu. Önce belediyelerle başlandı kayyum atanmaya. Sonra partilere kayyum atanıyor, şirketlere kayyum atanıyor, şimdi de en son Gazi Meclis'e, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kayyum atanmaya çalışılıyor. Böyle bir Türkiye manzarası var. ​Hatırlayın; ben milletvekili, aynı zamanda Meclis Başkanvekili Pervin Buldan'ın bir açıklaması oldu. Biz dedi, Abdullah Öcalan ile ilgili olarak, onun özgürlüğüyle ilgili olarak, onun statüsüyle ilgili olarak çalışmayı, kanun çalışmasını hep beraber yapacağız, kanun taslağını İmralı'ya götüreceğiz, Abdullah Öcalan bakacak, eğer o onaylarsa Meclis'e gelecektir, dedi. ​Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Gazi Meclis'e yapılmış en büyük saygısızlıktır ve oraya da kayyum atanması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bugün terörün ve teröristin kutsandığı, bebek katilinin kutsandığı bir Türkiye manzarası var. Düşmana korku salmayan, düşmanı, dosta da güven vermeyen bir Türk devleti maalesef bugün, ıı, bugün Türk devleti haline getirildi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AK Parti hükümetleri tarafından. ​Bakın Türkiye'nin bugün 5. nesil hava savunması yok değerli arkadaşlar. Etrafımızdaki Yunanistan'dan başlamak üzere bize düşman olabilecek, düşman gözle bakılacak her ülkenin 5. nesil savunma sistemi var. Türkiye'nin böyle bir şeyi yok. ​Dış politika zikzaklarla dolu. Kurumlar devre dışı kalmış, kişilerle bireysel ilişkilerle giden hatta bireysel menfaat üzerinden giden bir dış politika var. Ege adaları işgal edilmiş, işgal edilmekle kalmamış silahlandırılmış. Türkiye'nin sesi çıkmıyor, Türkiye'yi yönetenlerin sesi çıkmıyor. Bütün kurumları tahrip edilmiş bir Türkiye manzarası var. ​Uluslararası endekslere bakıyorsunuz. Türkiye yolsuzluk algı endeksinde 180 ülke içerisinde yolsuzluğun en fazla olduğu 124. ülke konumuna yükselmiş. Yağma talan almış başını devam ediyor. Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 143 ülke içerisinde 118. sıradayız, yani hukukun olmadığı ülkeler arasındayız. Bakın bu endeksleri bizim de uluslararası kuruluşların yaptığı endeksler. Buralarda bir adım ileri gidince hemen AK Parti hükümetleri, AK Parti yetkilileri referans buluyor, dolayısıyla bunlar gerçekten sağlam endeksler ancak maalesef burada her gün kötüleşiyor. ​Basın özgürlüğü endeksi sizi çok ilgilendiriyor. 180 ülke içerisinde 163. sıradayız. Basının hiçbir şekilde neredeyse özgür olmadığı bir ülkeyiz. Hükümetin denetlenmesi endeksinde, en berbat olanı da bu, 143 ülke içerisinde 136. sıradayız. İşte o yüzden tek, tek, ıı, tek adam yönetimi dediğimiz o, artık hiçbir şekilde denetlenmeyen, hiçbir gücün sınırlandırılmadığı bir yönetim tarzı maalesef Türkiye'ye hakim olmuş. Tabii böyle bir ortamda teşebbüs hürriyetinden, mülkiyet güvencesinden, fikir hürriyetinden, düşünce ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. ​Tabii ulusalda böyle sorunlarımız varken, yerelde işler iyi mi gidiyor? Bugün madem Eskişehir'deyiz, Eskişehir'le ilgili birkaç örnek verelim. Yağma talan her yerde olduğu gibi Eskişehir'de de devam ettirilmek isteniyor. Devlet Hastanesi 44.000 m2 arazisiyle bugün satışa çıkartılmış durumda. Bununla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıktı. Ama yereldeki AK Parti yetkililerine bakarsanız böyle bir şeyin olmadığını söylüyorlar, fakat bir yandan da prosedür çalışıyor. ​Bu yetmezmiş gibi buna itirazlar devam ederken, Hava Hastanesi 66.000 m2'lik alan da satışa çıkartılıyor. Bununla ilgili de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartılıyor. Ama yerelde bakarsanız böyle bir şey yok deniliyor, fakat iş işlem devam ediyor. Bunların satıldığını maalesef hep beraber göreceğiz. ​Tıp Fakültesi Hizmet Binası'nın birçok kısmı depreme karşı dayanıklı değil. 2 milyon insana çevre illerle birlikte hizmet veren hastane bugün depreme karşı dayanıksız bir şekilde risk altında. Buraya yatırım yapılacak mı diye soruyorsunuz, her defasında evet diyorlar fakat yapılan bir yatırım yok. ​Eskişehir Alpu-Mihalıççık yolu, sadece 42 kilometrelik yol artık ölüm yolu olarak adlandırılıyor. 20 yıldır söz verilmesine rağmen bir tane bir şey yapılmış değil. Benzer şekilde Seyitgazi-Kırka-Afyon karayolu da aynı şekilde sözler veriliyor, yapacağız deniliyor ama hiçbir şey yapılmıyor. ​Güney-Kuzey çevre yolu 17 yıldır buraya ilişkin de sözler verilmiş durumda ama yine ıı yapılan bir işlemin olmadığını görüyoruz. ​Dolayısıyla hem yerelde hem ulusalda umutların tükendiği, ıı bir umutların söndüğü, umutların tükendiği bir ortamda biz Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek için bayrak açıyoruz İYİ Parti olarak. Sayın Genel Başkanımızın başlattığı ve 27 Haziran'da Tandoğan mitingiyle taçlandırılacak bu bayrak açma işte az önce bahsettiğimiz bu olumsuzlukların üzerinden bu olumsuzluklara karşı Türkiye'nin sahipsiz olmadığını göstermek içindir. ​Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı Tandoğan'da beraber olacağız. Üniter yapımıza, kardeşliğimize, milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize saldırına karşı Tandoğan'da hep birlikte olacağız. Milletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne savaş ilan edenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. Terörü, teröristleri, vatan hainlerini kutsamak isteyenlere karşı Tandoğan meydanında olacağız. ​Şehit ailelerinin bitmeyen acıları ve dinmeyen gözyaşları için, intihar eden polislerimiz için, grev yapan, açlık grevi yapan öğretmenlerimiz için Tandoğan meydanında olacağız. Haber yaptığı için gözaltına alınan gazeteciler için, siyaset yaptığı için içeri atılan siyasi hakları ve hürriyetleri gasp edilenler için, eşitlik için, hürriyet için, demokrasi için Tandoğan meydanında olacağız. ​Okula aç giden çocuklar, geleceğinden umudunu yitirmiş gençler, tenceresini kaynatamayan emekliler, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş emekçiler, toprağa akıttığı terin karşılığını alamayan çiftçiler, siftahsız dükkan kapatan, hadiselerle, icralarla boğuşan esnaflar için Tandoğan meydanında olacağız. ​Enflasyona yanlış ölçerek hak, hak, hakkı gasp edilenler için Tandoğan meydanında olacağız. Özetle; adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı Cumhuriyet için, kayyumlara karşı demokrasi için, butlanlara karşı milli egemenlik için, çözülmeye karşı bütünlük için 27 Haziran'da Tandoğan meydanında olacağız. ​Parti ayrımı yapmadan, al bayrağı şerefi ve namusu bilen, Cumhuriyet ve devlet sevdalısı her vatandaşımızı da sizler aracılığıyla Tandoğan meydanına davet ediyoruz. Bu büyük buluşma inanıyorum ki Türk milletinin yeniden doğuşu olacaktır diyorum. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum." .

Atatürk’ün Eskişehir’e İlk Gelişinin 106. Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı Haber

Atatürk’ün Eskişehir’e İlk Gelişinin 106. Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele’nin en kritik dönemlerinde, 21 Haziran 1920’de Eskişehir’e gerçekleştirdiği tarihi ilk ziyaretin 106. yıl dönümü, şehirde düzenlenen resmi törenle gururla kutlandı. Vilayet Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri, gaziler ve vatandaşlar, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı bu özel günü coşkuyla andı. Protokol ve Vatandaşlar Vilayet Meydanı’nda Buluştu Eskişehir Vilayet Meydanı’nda düzenlenen anlamlı törene; Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Muharip Hava Kuvveti ve Garnizon Komutan Vekili Tümgeneral Ali Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent protokolü, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda Eskişehirli katıldı. Program, Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreniyle başladı. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Tümgeneral Ali Özmen ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin anıta çelenk bırakmasının ardından, askeri bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte Türk bayrağı göklere çekildi. Öğrencilerden Şiirler, Uzmanlardan Tarihi Konuşma Törende, Eskişehirli gençler Atatürk’e ve Cumhuriyet mirasına olan bağlılıklarını okudukları şiirlerle dile getirdi. Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu öğrencisi Yasemin Özdemir ile Gazi Mustafa Kemal Anadolu Lisesi öğrencisi Kübra Gönüldür, günün anlam ve önemine hitaben yazdıkları duygusal şiirleri meydandakilerle paylaştı. Ziyaretin tarihsel arka planını ve Eskişehir’in Kurtuluş Savaşı’ndaki lojistik önemini aktarmak üzere kürsüye çıkan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Burcu Çalıkuşu, günün anlam ve önemini belirten derinlikli bir konuşma gerçekleştirdi. Çalıkuşu, 21 Haziran 1920 tarihinin düzenli orduya geçiş sürecinde ve Batı Cephesi kararlarında nasıl bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Halk Oyunları Gösterisiyle Görkemli Kapanış Vilayet Meydanı’ndaki anma programı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından titizlikle hazırlanan halk oyunları gösterisiyle sona erdi. Renkli görüntülere sahne olan ve geleneksel motifleri barındıran dans gösterisi, meydandaki katılımcılardan büyük alkış topladı. 106 yıl önce yakılan bağımsızlık meşalesinin şehri olan Eskişehir, Atatürk’ün mirasına sahip çıkmaya devam ediyor.

Atatürk’ün Eskişehir Ziyareti: Cumhuriyet Yolunda Tarihi Dönüm Noktası Haber

Atatürk’ün Eskişehir Ziyareti: Cumhuriyet Yolunda Tarihi Dönüm Noktası

Millî Mücadele'nin en kritik günlerinde stratejik konumu ve demiryolu ağıyla küllerinden doğan Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın kaderini tayin eden şehirlere öncülük etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 21 Haziran 1920’de Eskişehir’e gerçekleştirdiği ilk ziyaret, düzenli ordunun kurulmasından Cumhuriyet’in ilanına uzanan sürecin en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Atatürk’ün Eskişehir’e gelişinin 106. yıl dönümünde, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Elemanı ve Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, kentin Millî Mücadele’deki stratejik rolünü ve bu köklü mirasın müzede nasıl yaşatıldığını anlattı. 21 Haziran 1920: Milne Hattı Yarılırken Eskişehir Garı'nda Alınan Kritik Kararlar Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu'nun işgale açık hale gelmesi ve Yunan kuvvetlerinin Milne Hattı’nı aşarak Bursa, Uşak ve Nazilli yönünde ilerlemesi, Ankara hükûmetini harekete geçirdi. İşte tam bu kritik süreçte, 21 Haziran 1920'de Mustafa Kemal Paşa Eskişehir’e geldi. Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bu tarihi ziyarette Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak Paşa ve Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey (İnönü) eşlik etti. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy ile Eskişehir Garı’ndaki mektep binasında bir araya gelen heyet, harita üzerinde hayati kararlar aldı. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, bu görüşmenin önemini şu sözlerle aktarıyor: "Mustafa Kemal Paşa, bu tarihi görüşmede ordunun artık düzenli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Nitekim bu karardan kısa süre sonra düzenli orduya geçildi; 1921 zaferleri ve 1922 Büyük Taarruz ile Anadolu işgalden kurtarılarak Cumhuriyet’e giden yol açıldı." Kurtuluş Savaşı'nın Lojistik Üssü: Eskişehir Demiryolu Fabrikası Eskişehir, yalnızca cephedeki askerlerin kararlılığıyla değil, endüstriyel ve lojistik gücüyle de savaşa yön verdi. İstanbul ile Ankara’yı bağlayan demiryolu hattının kontrolü Mart 1920’de millî kuvvetlere geçince, Eskişehir adeta savaşın kalbi haline geldi. Top Kaması ve Silah Onarımı: Mondros sonrası İtilaf Devletleri tarafından kullanılmaz hale getirilen topların eksik parçaları (top kamaları) ve nişangâhları Eskişehir Demiryolu Fabrikası'nda eski raylar eritilerek yeniden üretildi. Halkın Büyük Fedakarlığı: Eskişehir halkı kurduğu millî müfrezelerle cepheye koşarken, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne de tam destek vererek ordunun iaşe ve asker sevkiyatını sırtladı. Atatürk Eskişehir’i 22 Kez Ziyaret Etti Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca Eskişehir’i toplamda 22 kez ziyaret ederek şehre verdiği önemi her fırsatta gösterdi. Bu ziyaretlerin en coşkulularından biri, zaferin ardından çıktığı Batı Anadolu gezisinin ilk durağı olan 15 Ocak 1923 tarihiydi. İstasyon caddelerinin bayraklarla süslendiği o gün Atatürk, Eskişehir halkının vatanseverliğini ve kahramanlığını meydanlarda gururla ilan etti. Büyük önder, şehre son ziyaretini ise vefatından kısa süre önce, soğuk bir kış akşamına denk gelen 20 Ocak 1938 tarihinde gerçekleştirdi. Cumhuriyet Mirası 32 Yıldır Bu Müzede Yaşıyor: Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi Atatürk’ün Eskişehir’deki izleri ve Millî Mücadele dönemi, Anadolu Üniversitesi’nin ilk özel müzesi olan Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde kronolojik bir düzenle geleceğe aktarılıyor. 1994 yılında kapılarını açan ve bu yıl 32. faaliyet yılını kutlayan müze; Türk Tarihi, Millî Mücadele, Cumhuriyet Dönemi ve Eskişehir Tarihi olmak üzere 4 ana salondan oluşuyor. Müzede Öne Çıkan Eserler: 15 Ocak 1923 Panosu: Atatürk’ün tarihi Eskişehir ziyaretini ve yaptığı konuşmanın metnini içeren devasa illüstrasyon pano. Özel Portre ve Eşyalar: Ressam Yaşar Çallı tarafından yapılan ve Bandırma Vapuru ile Savarona Yatı görselleri arasında sergilenen Mustafa Kemal Atatürk portresi ile Atatürk’e ait kişisel eşyalar. Haftanın 6 günü ziyarete açık olan müze, özellikle millî bayramlarda ziyaretçi akınına uğruyor. Okullar müfredat derslerini müze ortamında işleyerek öğrencilere tarihi yerinde deneyimleme fırsatı sunuyor. Tarihe tanıklık etmek isteyen herkes, Eskişehir'deki bu eşsiz yapıyı hafta içi ve hafta sonu ziyaret edebilir. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.