SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mustafa Kemal Atatürk

Porsuk Haber Ajansı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir Ülkenin Geleceği Kız Çocuklarına Nasıl Davrandığıyla Ölçülür Haber

Bir Ülkenin Geleceği Kız Çocuklarına Nasıl Davrandığıyla Ölçülür

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkan Başdanışmanı Bilge Doğan, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında kız çocuklarının yaşam, eğitim ve özgürlük haklarına dikkat çekti. Doğan, "Kız çocuklarını korumak kimsenin lütfu değil, devletin ve toplumun en temel sorumluluğudur" dedi. "Bir Ülkenin Geleceği Kız Çocuklarına Nasıl Davrandığıyla Ölçülür" 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü vesilesiyle açıklamada bulunan Zafer Partisi Eskişehir İl Başkan Başdanışmanı Bilge Doğan, bugünün sadece takvimdeki bir günü anmaktan ibaret olmadığını vurguladı. Kız çocuklarının yaşam hakkını, eğitim hakkını, özgürlüğünü ve geleceğini kararlılıkla savunmak için bir arada olduklarını belirten Doğan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü bizlere inkâr edilemez bir gerçeği hatırlatıyor: Bir ülkenin geleceği, o ülkenin kız çocuklarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Kız çocuklarının özgürce yaşayabildiği, korkmadan konuşabildiği ve eşit eğitim alabildiği bir ülke, ancak o zaman gerçekten güçlü ve demokratik bir ülke olabilir." "Çocuklarımızın Yeri Çağdaş Okul Sıralarıdır" Günümüz Türkiye'sinde kız çocuklarının karşı karşıya kaldığı zorluklara değinen Bilge Doğan, yetkililere ve kamuoyuna kritik sorular yöneltti. Çocukların şiddet, istismar ve korkunun gölgesinden uzak tutulması gerektiğini belirten Doğan, şöyle devam etti: "Peki, soruyoruz: Bugün kız çocuklarımız nasıl bir ülkede büyüyor? Eğitim hakkı elinden alınan, şiddete maruz bırakılan, hayalleri toplumun baskılarıyla sınırlandırılan kız çocuklarımızın arkasında kim duracak? Çocuklarımızın yeri, çağdaş okul sıraları ve özgür oyun alanlarıdır; şiddetin, istismarın ve korkunun gölgesi değil." "Hiçbir Gerekçe Bir Çocuğun Yaşama Hakkından Değerli Olamaz" Çocukların yaşadığı sorunların yalnızca ailevi bir mesele olarak görülemeyeceğinin altını çizen Bilge Doğan, çocuk haklarının koruma altına alınmasının kamusal bir görev olduğunu vurguladı:''Çocukları risklerle baş başa bırakmak değil; onları koruyacak güçlü, etkili ve denetlenebilir mekanizmaları derhal hayata geçirmektir. İhmallere göz yummak, eşitsizliği görmezden gelmek ve şiddet karşısında susmak, sorunların daha da büyümesine zemin hazırlamaktır. Hiçbir gelenek, hiçbir gerekçe ve hiçbir siyasi hesap, bir çocuğun yaşam hakkından daha değerli olamaz.'' "Atatürk'ün Çağdaşlık Anlayışı Kız Çocuklarının Güçlenmesini Emreder" Kız çocuklarının toplumun her alanında söz sahibi olması gerektiğine dikkat çeken Doğan, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerine vurgu yaptı: "Bizler, kız çocuklarımızın yalnızca hayatta kalmasını değil; özgürce yaşamasını, kendi kararlarını verebilmesini, bilimde, sanatta, siyasette, sporda ve yaşamın her alanında eşit biçimde yer almasını istiyoruz. Çünkü kız çocukları geleceğin güçlü kadınlarıdır. Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi daima eksiktir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlık ve eşit yurttaşlık anlayışı, kız çocuklarının eğitimle güçlenmesini ve kadınlarımızın toplumun her alanında söz sahibi olmasını emreder." Karar Alıcılara Açık Çağrı: "Amasız, Fakatsız Güvence Altına Alın" Zafer Partisi İl Başkan Başdanışmanı Bilge Doğan, açıklamasının sonunda tüm yetkililere ve karar alıcılara seslenerek taleplerini sıraladı: "Kız çocuklarımızın eğitim hakkını amasız, fakatsız güvence altına alın. Her türlü istismara karşı etkin ve tavizsiz bir mücadele yürütün. Şiddeti önleyen mekanizmaları güçlendirin ve hiçbir çocuğu yoksulluğun, ayrımcılığın ve ihmalin insafına terk etmeyin. Çünkü çocuk hakları politik bir tercih değil, tartışmasız bir insan hakları meselesidir." "Mücadelemize En Gür Sesimizle Devam Edeceğiz" Açıklamasını Zafer Partisi'nin kararlılık mesajıyla tamamlayan Doğan, sözlerini şu ifadelerle bitirdi: "Zafer Partisi olarak bizler, kız çocuklarımızın susturulmadığı, hayallerinin yarım bırakılmadığı, güvenle yaşadığı ve kendi geleceğini hür iradesiyle kurduğu bir Türkiye istiyoruz. 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde bir kez daha söz veriyoruz: Çocuklarımızın haklarını sonuna kadar savunmaya ve her çocuğun özgürce yaşayabildiği bir gelecek için en gür sesimizle mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşasın çocuk hakları! Yaşasın Cumhuriyetin aydınlık ve özgür geleceği!"

ADD Şube Başkanı Mehmet Avci: "Atatürk’ün Adı Reklam Değildir" Haber

ADD Şube Başkanı Mehmet Avci: "Atatürk’ün Adı Reklam Değildir"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Kaymaz Mahallesi'ndeki madencilik faaliyetleri ve bu süreçte yürütülen iletişim çalışmaları üzerine bir açıklama yaptı. Bir maden şirketinin halkı bilgilendirme toplantısında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinin reklam ve propaganda malzemesi olarak kullanılmasını kınayan Avci, bu duruma tepki gösterdi. ​"Atatürk’ün Sözlerini Pankarta Yazmak, Düşüncesini Anlamak Değildir" ​Açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1936 tarihli TBMM V. Dönem 2. Yasama Yılı açılış konuşmasında yer alan "Madenlerimiz bizim başlıca döviz kaynağımız olduğu için de yüksek dikkatinizi celbe değerlidir" sözünün hedef alındığını belirten Mehmet Avci, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Atatürk’ün bu sözünü anlamak için yalnızca bir cümleyi pankarta yazmak yetmez. O sözün arkasındaki millî ekonomi anlayışını, devletçilik ilkesini, sanayileşme hedefini ve doğal kaynakların milletin ekonomik bağımsızlığına hizmet etmesi gerektiği anlayışını da anlamak gerekir. Madenleri yalnızca yerin altından çıkarılıp ticari kazanca dönüştürülecek bir meta olarak görmemiştir." ​Kaymaz’da yaşayan yurttaşların su, toprak, tarım, hayvancılık ve çevre konularındaki kaygılarının Atatürk’ün bir sözüyle bastırılamayacağının altını çizen Avci, bir yurttaşın madencilik projesini sorgulamasının kalkınma karşıtlığı değil, aksine Cumhuriyet yurttaşlığının bir gereği olduğunu ifade etti. ​Şirkete Yöneltilen Kritik Sorular ​Proje kapsamında kapasite artışı, açık ocağın genişletilmesi ve ilave zenginleştirme faaliyetleri planlandığını hatırlatan ADD Eskişehir Şube Başkanı, tartışmaların sadece madenin varlığı üzerinden değil, kamu yararı ekseninde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Şirket yetkililerine şu kritik sorular yöneltildi: ​Suyun güvenliği nasıl sağlanacaktır? ​Toprağın ve tarımsal üretimin geleceği nasıl korunacaktır? ​Atık depolama alanlarının çevresel etkileri nasıl denetlenecektir? ​Kapasite artışının bölgenin yaşam alanlarına etkisi nedir? ​Kaymaz halkının kaygıları hangi bilimsel verilerle giderilecektir? ​Ortaya çıkacak ekonomik değerden bölge halkı şeffaf biçimde yararlanacak mıdır? ​"Atatürk'ün Adı Şirketlerin Meşruiyet Aracı Olamaz" ​Atatürk sevgisinin bu milletin en güçlü ortak değerlerinden biri olduğunu belirten Mehmet Avci, hiç kimsenin bu sevgiyi ticari veya kurumsal bir meşruiyet aracına dönüştürmeye hakkı olmadığını vurguladı. Açıklamasını şu kararlı sözlerle tamamladı: ​"Atatürk’ün adı bir şirketin faaliyetini sorgulanamaz hâle getiren bir kalkan değildir. Şirket yetkililerini ve bu propagandayı hazırlayanları, Atatürk’ün sözlerini bağlamından koparmak yerine Kaymaz halkının sorularına bilimsel, şeffaf ve ikna edici cevaplar vermeye çağırıyoruz. Atatürk’ün adı reklam değildir, sözü propaganda malzemesi değildir. Kamu yararını, hukuku, bilimi ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini savunmaya devam edeceğiz."

AHPADİ’den "Atatürk’ün Mirası" Konferansı Haber

AHPADİ’den "Atatürk’ün Mirası" Konferansı

AHPADİ tarafından düzenlenen "Atatürk'ün Mirası Ne, Mirasçısı Kim?" başlıklı konferans, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Rifat Meşih Aktaş ile Demokrat Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Prof. Dr. M. Serhan Yücel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikir dünyası, devrimleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Atatürk’ün Mirası Tüm Türk Milletine ve Gençliğe Emanettir" Konferansın açılış ve sunum bölümlerinde konuşmacılar, Atatürk’ün en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin akılcılık ve bilimcilik temelleri üzerine inşa edildiğini belirtti. Atatürk’ün tam bağımsız, çağdaş, halkına refah, adalet ve mutluluk veren bir devlet kurma idealinin bir "vasiyet" olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı. Atatürk’ün mirasının tek bir kişiye, partiye, derneğe veya örgütlü yapıya ait olamayacağına dikkat çekilen değerlendirmelerde şu ifadelere yer verildi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, mirasını tek bir yapıya değil; Türk Milletine ve Türk gençliğine emanet etmiştir. Bu mirası koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıma azim ve kararlılığında olan her kurum ve kişi, Atatürk’ün mirasçısıdır." Celal Bayar ve Demokrat Parti’nin Tarihsel Misyonu Konuşmacılar; Celal Bayar’ın Atatürk döneminde üstlendiği görevleri, Başbakanlık sürecini, Atatürk ile ilişkilerini ve Atatürk’ün 1937 yılında Hükümet Programı’nı sahiplenişini referans göstererek Celal Bayar ile Demokrat Parti’nin Atatürk’ün izindeki duruşunu aktardı. CHP’den ayrılarak kurulan Demokrat Parti’nin Kemalizmden kopmadığını vurgulayan Aktaş ve Yücel, partinin seçkin ve devlet bürokrasisine sıkışmış Kemalizm anlayışını yeniden milletle ve muhafazakar sağ seçmenle kucaklaştırdığını ifade etti. Bu çerçevede Celal Bayar’ın "Kemalistlerin en demokratı, demokratların en Kemalisti" unvanını hak ettiği belirtildi. "Tarihi İthamlar Belge ve Gerçeklerle Çürütüldü" Demokrat Parti’ye yönelik ezanın tekrar Arapçaya döndürülmesi, Köy Enstitülerinin kapatılması ve Cezayir konusu gibi yersiz ve mesnetsiz suçlamaların tarihsel gerçekler ve belgelerle reddedildiği konuşmalarda; Kıbrıs sorununun çözümü dahil bir çok dış politikanın tam da Atatürkçü bir yaklaşımla ele alındığı kaydetildi. "Çözüm, Samimi Cumhuriyetçilerin Birleşmesindedir" Programın sonunda mevcut siyasi konjonktür değerlendirilerek ülkenin AK Parti hükümetleri döneminde bir çok alanda gerilediği ifade edildi. Konuşmacılar, çözüm yolunun Atatürk’ün miras ve vasiyetine uygun bir programda tüm "samimi" cumhuriyetçilerin birleşmesinden geçtiğinin altını çizdi.

Madam Tadia Oteli Özelinde Eskişehir’de Turizm ve Otelcilik Konferansı Düzenlendi Haber

Madam Tadia Oteli Özelinde Eskişehir’de Turizm ve Otelcilik Konferansı Düzenlendi

Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda “Madam Tadia Oteli Özelinde Eskişehir’de Turizm ve Otelcilik” konferansı gerçekleştirildi. Turizm Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) Müdürü Doç. Dr. Aysel Kaya, Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün ve Araştırmacı/Yazar Tuncay Çırak’ın konuşmacı olarak yer aldığı konferansa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi öğrencileri ve çok sayıda kişi katılım gösterdi. Tuncay Çırak Madam Tadia araştırmasının hikâyesini anlattı Araştırmacı/Yazar Tuncay Çırak ise “Madam Tadia” kitabının ortaya çıkış sürecini ve araştırmaları sırasında ulaştığı bilgi ve belgeleri katılımcılarla paylaştığı konuşmasında şunları söyledi: "Araştırma sürecimde yerli ve yabancı arşivlerden, aile albümlerinden ve Madam Tadia’nın ağabeyi Josef Korenski’ye uzanan belgelerden faydalandım. Madam Tadia’nın otelinde Halide Edip Adıvar, İsmet İnönü, Goltz Paşa ve Çerkez Ethem gibi dönemin çok önemli isimleri konakladı. Araştırmalarımın en kıymetli bulgusu ise Mustafa Kemal Atatürk’ün Fransız diplomat Franklin Bouillon ile Madam Tadia Oteli’nde bir araya geldiğini belgeleyen fotoğraflar ve kayıtlar oldu. Bu tarihî anların fotoğraflarında Madam Tadia’nın bizzat yer alması kentin tarihi açısından son derece önemli bir belgedir." Çırak, Madam Tadia’nın otel işletmeciliğinde misafir memnuniyetine verdiği önemin yanı sıra otelde düzenlenen müzikli etkinlik ve baloların da dönemin Eskişehir sosyal hayatında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Doç. Dr. Aysel Kaya: "Madam Tadya ile biz 2013 yılında tanıştık" TÜDAM Müdürü Doç. Dr. Aysel Kaya Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen “Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Projesi” kapsamında başlayan Madam Tadia araştırmalarına ilişkin bilgiler paylaşarak şunları söyledi: "Madam Tadia ile biz 2013 yılında, yani 13 yıl önce tanıştık. 2013 yılında Profesör Doktor Nazmi Kozak yürütücülüğünde 'Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Projesi'ne başlamıştık. Eskişehir'deki saha görüşmelerimiz sırasında Madam Tadia adıyla karşılaştık ve konuyu araştırmaya başladık. 2013 yılında Tepebaşı Belediyesi tarafından 'Dünden Bugüne Eskişehir'deki 14 İşletmenin Öyküsü' kitabını çıkardık ve Madam Tadia'yı kaleme aldık. Fotoğrafı henüz elimizde yokken, seyahatnamelerdeki neşeli, renkli ve girişken betimlemelerinden ötürü kafamızda hep Neriman Köksal imgesi canlanıyordu. Tuncay Bey arşivlerden fotoğrafını getirince gerçekten ne kadar benzediğini gördük." Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün: "Madam Tadia Eskişehir’indeki sosyal yaşamın önemli figürlerindendi" Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Sözlü tarih görüşmelerimiz ve ardından yaptığımız arşiv taramalarında Madam Tadia’nın sadece bir otel işletmecisi değil, dönemin Eskişehir’indeki sosyal yaşamın en önemli figürlerinden biri olduğunu gördük. İngilizce ve farklı yabancı dillerdeki seyahatnameleri incelediğimizde, kenti ziyaret eden yabancı seyyahların, demiryolu mühendislerinin ve diplomatların konaklamak için öncelikle bu oteli tercih ettiğini saptadık. Madam Tadia'nın çok dilli yapısı ve misafirlerine sunduğu Avrupa standartlarındaki kişiselleştirilmiş hizmet, dönemin kaynaklarında belirgin biçimde öne çıkıyor." Konferans Tuncay Çırak'ın okuyucular için kitaplarını imzalamasının ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Başkan Ünlüce’den Eskişehir’in Hayat Kaynağına Yolculuk Haber

Başkan Ünlüce’den Eskişehir’in Hayat Kaynağına Yolculuk

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir’in asırlık su mirası Kalabak’ın doğduğu Türkmen Dağları’ndaki kaynak alanlarını yerinde inceleyerek, suyun kaynağından şehre uzanan yolculuğu hakkında bilgi aldı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir’in simge değerlerinden Kalabak Suyu’nun doğduğu Türkmen Dağları’ndaki kaynak ve tesislerde incelemelerde bulundu. ESKİ Genel Müdürü Niyazi Solak ile Genel Müdür Yardımcıları Soner Bostancı ve Erdem Uslu’nun eşlik ettiği ziyarette, Kalabak Suyu’nun kaynağından şehre ulaşana kadar geçtiği süreç ve kaynak alanlarının mevcut durumu değerlendirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Eskişehir’e kazandırılan ve yıllardır kentin en önemli simgelerinden biri olan Kalabak Suyu’nun doğduğu bölgeyi yerinde gören Başkan Ünlüce, ESKİ bürokratlarından tesisler ve kaynak alanları hakkında bilgi aldı. Kalabak’ın yalnızca bir su kaynağı değil, Eskişehir’in geçmişten geleceğe taşıdığı önemli bir miras olduğunu vurgulayan Başkan Ünlüce, su kaynaklarının korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. “KALABAK, KENTİMİZİN EN KIYMETLİ MİRASLARINDAN BİRİ” Kalabak’ın Eskişehir için taşıdığı anlamı anlatan Başkan Ünlüce, “Hayatın en kıymetli kaynağı su. Eskişehir için su denince de akla ilk gelen Kalabak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Eskişehir’e kazandırılan Kalabak Suyu, kentimizin en kıymetli miraslarından biri. Bu mirasa sahip çıkmak, kaynaklarımızı korumak ve gelecek kuşaklara taşımak en önemli sorumluluklarımızdan.” dedi. Kalabak Suyu’nun doğduğu tesisleri ESKİ Genel Müdürlüğü bürokratlarıyla birlikte gezdiklerini belirten Ünlüce, “Suyumuzun kaynağından şehrimize uzanan yolculuğunu yerinde görerek tesislerimizi ve kaynak alanlarımızı değerlendirdik.” ifadelerini kullandı. Türkmen Dağları’nın eşsiz doğasında gerçekleştirilen incelemeler sırasında Kalabak’ın doğduğu özel toprakların korunmasının, suyun geleceği açısından da büyük önem taşıdığı vurgulandı.

19 Eylül Gaziler Günü Törenle Kutlandı Haber

19 Eylül Gaziler Günü Törenle Kutlandı

19 Eylül Gaziler Günü Eskişehir Valilik Meydanı’nda düzenlenen resmi tören, protokolün ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. ​Törende, Eskişehir Valiliği, Muharip Hava Kuvveti ve Garnizon Komutanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Eskişehir Şube Başkanlığı tarafından Valilik önündeki Atatürk Anıtı’na sırasıyla çelenk sunulmasıyla başladı. Çelenk sunumunun ardından Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerin manevi huzurunda saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapılması ve şiirlerin okunmasıyla meydandaki program sona erdi. ​Tören kapsamında kürsüye gelen Türkiye Muharip Gaziler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Ekrem Dumlu, yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ​“19 Eylül sadece bir vatan toprağı değildir; 19 Eylül bu toprakları bize vatan kılan, aziz ve inancın çekiştirilmiş irade unvanının aldığı gün biridir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Sakarya Zaferi'nin ardından büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk'e mareşallik rütbesi ve gazi unvanının verildiği, bu anlamlı gün milletimizin gazilere duylduğu sevgi ve vefanın en büyük nişanesidir. ​Kıymetli gazilerimiz, şehitlik ne kadar ulu bir makamsa, gazilik de o kadar şerefli bir rütbedir. Sizler vatanın bağımsızlığı, bayrağın dalgalanması ve milletin huzur içinde gözünü kırpmadan öne atıldınız, gövdenizi siper ettiniz. Bu aziz vatanın görünmez bütünlüğü yaşayan tanıkları oldunuz.” dedi. ​Konuşmasının devamında gazilerin Türk milleti için taşıdığı hayati öneme değinen Ekrem Dumlu, genç nesillere bırakılacak en büyük emanetin bu kutsal bilincin ta kendisi olduğunu vurguladı: ​“Üzerinde taşıdığımız her bir iz bu milletin gurur ve madalyasıdır. Sizler tarihinizin destan yazan ebedi kahramanlarısınız. Değerli konuklar, bizler bugün bu meydanda bu bayrağın altında özgürce nefes alabiliyorsak, bunu şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz. Onların gösterdiği fedakarlık, geleceğimiz olan gençler, çocuklar bırakacağımız en büyük mirastır. Devletimiz ve milletimiz her zaman sizlerin yanındadır. ​En büyük sorumluluğumuz bu kutsal emaneti korumak ve birlik içinde yarınlara yürümektir. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere ebediyete intikal eden tüm şehitlerimize ve gazilerimize rahmet, minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Hayatta olan kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve uzun ömürler diliyorum. Tüm saygılarımı sunuyorum. Ne mutlu Türküm diyene!”

Başkan Ünlüce'den Gaziler Günü Mesajı Haber

Başkan Ünlüce'den Gaziler Günü Mesajı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ünlüce mesajında şu görüşlere yer verdi: “19 Eylül; Sakarya Meydan Savaşı sonrası 1921’de TBMM tarafından Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e mareşal rütbesi ile gazi unvanının verildiği gündür. 19 Eylül; bir milletin bağımsızlığını o zaferlerin bedelini ödeyen kahramanların fedakârlıklarıyla anlam kazandığı gündür. Bugün al bayrağımızın gölgesinde hür ve bağımsız yaşıyorsak, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizin sayesindedir. Bizlere düşen en büyük görev şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hayatlarını kolaylaştırmaktır. Elbette onlara olan minnet borcumuzu ödeyemeyiz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak Büyük Park içerisinde şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için oluşturduğumuz sosyal tesisi hizmete almanın onurunu yaşıyoruz. Bu tesisle Şehit Aileleri ve Gaziler Koordinasyon Birimimiz, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği aynı çatı altında bir araya geldi. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete irtihal eden gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; Hayatta olan gazilerimize sağlıklı ömürler, aileleri ile birlikte esenlikler diliyorum. Vatanımız için gösterdiğiniz eşsiz fedakârlık asla unutulmayacak. 19 Eylül Gaziler Gününüz kutlu olsun.”

Başkan Ataç’tan Gaziler Günü Mesajı Haber

Başkan Ataç’tan Gaziler Günü Mesajı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Gazilerimize ve şehit yakınlarımıza sahip çıkmak; toplumsal vicdanın ve kamu hizmetinin temel görevidir” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Ataç, bağımsızlık ve Cumhuriyet uğruna büyük fedakârlıklar gösteren gazilerin, milletin onurunun ve cesaretinin simgesi olduğunu ifade etti. 19 Eylül’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanı verilişinin yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Ataç, mesajında şu ifadelere yer verdi: “19 Eylül; vatanımızın bağımsızlığı, Cumhuriyetimizin geleceği ve milletimizin özgürlüğü için mücadele eden gazilerimize duyduğumuz sonsuz minnetin en güçlü ifadesidir. Gazilerimiz, gösterdikleri cesaret ve fedakârlıkla bu ülkenin ortak hafızasında daima yaşayacaktır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor; ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi saygıyla yâd ediyorum. Hayatta olan tüm gazilerimize sağlık, huzur ve uzun bir ömür diliyorum. Gazilerimize ve şehit yakınlarımıza sahip çıkmak; yalnızca bir kamu görevi değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir sorumluluktur. Tepebaşı’nda, onların hayatın her alanında yanında olmaya, dayanışmayı büyütmeye ve hiçbir yurttaşımızı yalnız bırakmamaya devam edeceğiz. Bu duygularla tüm gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü’nü kutluyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

Başkan Kurt'tan Gaziler Günü Mesajı Haber

Başkan Kurt'tan Gaziler Günü Mesajı

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Kurt mesajında şu ifadelere yer verdi; "Bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, ay yıldızlı bayrağımız gökyüzünde gururla dalgalanıyorsa, Cumhuriyetimizin çatısı altında başımız dik yaşayabiliyorsak, bunun ardında büyük bedeller, tarifsiz fedakarlıklar vardır. O bedelin adı kimi zaman şehitlik, kimi zaman gaziliktir. Gazilerimiz, vatan sevgisini sözle değil, gerektiğinde canını ortaya koyarak göstermiş kahramanlarımızdır. Onların bedenlerinde taşıdıkları her iz, bu ülkenin bağımsızlık mücadelesinin sessiz ama unutulmaz bir nişanesidir. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu, ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere; vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milletimizin huzuru ve bağımsızlığımız uğruna mücadele eden bütün gazilerimizi saygı ve minnetle selamlıyorum. Onları yalnızca özel günlerde hatırlamak değil, hak ettikleri saygıyı göstermek, yanlarında olmak ve emanetlerine sahip çıkmak hepimizin vicdani sorumluluğudur. Çünkü bu millet, kendisi için bedel ödeyenleri unutursa geçmişini, geçmişini unutursa geleceğini kaybeder. 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun. Hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur diliyor, ebediyete uğurladığımız gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.