SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mustafa Kemal Atatürk

Porsuk Haber Ajansı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz Haber

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz

Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları tarafından her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı 81 İlde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı; ''Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütleri olarak 19 Mart’tan sonra her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı bugün ülkemizin dört bir yanında sokaklardayız. Geçtiğimiz hafta Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın’a, Genel Başkanımız Özgür Özel’in sözlerinin yer aldığı bir videoyu sosyal medyada paylaştığı için hapis cezası verildi. Adalar Gençlik Kolları Başkanımız Ramazan Yıldız bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek Adalar mitingimizin hemen öncesinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız olaylar değildir. Biliyoruz ki mesele Cem Aydın ya da Ramazan Yıldız meselesi değildir. Mesele bütünüyle bir gençlik meselesidir Yargılanan ve cezalandırılan yalnızca Genel Başkanımız Cem Aydın’ın şahsı değil CHP Gençlik Örgütleri başta olmak üzere Türk gençliğidir. Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle tutuklanarak sindirilmek istenen Ramazan Yıldız’ın şahsı değildir. Sosyal medya kullanan her gençte korku ve tedirginlik yaratabilmektedir. Biz gençler bütün mesajlarınızı aldık ve cevap veriyoruz: Biz 24 yaşında istibdat zindanlarına atılan Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadelesini miras aldık. Boynunda idam fermanıyla milli mücadeleyi başlatan cesaretin izinde yürüyoruz. Kuvayi Milliye’den bu yana; tarihin hiçbir döneminde baskılara boyun eğmedik, bugün de eğmeyiz. İşte buradayız, sokaklardayız. Yaratmak istediğiniz korku iklimine teslim olmuyor, bir araya gelmeye, umudu büyütmeye devam ediyoruz. Hoşunuza gitmeyen her sesi susturmaya çalışıyorsunuz ama nafile. Biz gençler konuşmaya devam edeceğiz. Gençlerin sesi her gün daha da gür çıkacak. Çünkü gençler anlattığınız toz pembe masallara inanmıyor. Acı gerçeği yaşıyor gençler. Sizin anlatmaya çalıştığınız hikaye başka. Hakikat başka. Gençler için hakikat daha lise çağlarında MESEM’lerde emeğinin sömürülmesidir. Gençler için hakikat günlük 133-TL KYK bursudur. Aç kalmak, arkadaşlarıyla bir kahve bile içememektir hakikat. 8 kişilik yurt odalarıdır hakikat. Güvenliksiz, bakımsız yurtlarda yaşamak zorunda bırakılmaktır. Yıllarca verilen emeğin ardından işsiz kalmaktır. Güvencesiz koşullarda üç kuruşa çalışıp iş kazalarına kurban gitmektir hakikat. Sınavlarda en yüksek puanları alıp mülakatta elenmektir hakikat. Bir gencin yaşı 30’a dayandığında hala ailesinin eline bakmasıdır hakikat. Biliyoruz bu gerçeklerin hiçbirisi sizin fildişi kulelerinizden görünmez. Ama biz sokakta her bir genç arkadaşımızın gözünün içine baktığımız anlarız ortak acılarımızı. İşte bu şartlar altında biz CHP’li gençlerin susması isteniyor. Siyaset yapmamamız isteniyor. Nasıl susalım? Bizler kendimiz için siyaset yapmıyoruz ki. Meselemiz topyekûn bir gençlik ve gelecek meselesidir. İnandığımız gelecek güzel günler için mücadele etmekten asla geri durmayacağız. Biz gençler; Sorunlarımıza çözümler üretmesi gerekirken, her gün baskılarla yasaklarla bizi sindirmeye çalışan bu iktidara katlanmak zorunda değiliz. Yoksulluğa, güvencesizliğe katlanmak zorunda değiliz. İşsizliğe, geleceksizliğe katlanmak zorunda değiliz. Biz bu kara düzene razı olmayanlarız. Geleceğin belirsizliğine katlanmayanlarız. Mücadelemiz dün başlamadı, bugün bitmeyecek. Daha iyi bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Seslenişimiz aynı havayı soluduğumuz tüm genç arkadaşlarımızadır: Hayallerini erteleyen, gençliğini yaşayamayan arkadaşım; bu düzen senin kaderin değil. Geleceğin belirsizliğine katlanmak zorunda değilsin, değiliz. Bu zulmü birlikte yeneceğiz. Bu kötü düzenden birlikte kurtulacağız. Bir asır Cumhuriyeti kuran iradenin altında birleşeceğiz, Kendi ellerimizle yeni bir düzen kuracağız! Adil, özgür ve hak ettiğimiz gibi yaşadığımız yepyeni bir düzen kuracağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Gün Atatürk'te Birleşme Zamanıdır" Haber

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Gün Atatürk'te Birleşme Zamanıdır"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, son günlerde yaşanan siyasal gelişmelerle ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ülkede yaşanan siyasal gelişmeler, bu düzenin artık kendini inkâr edecek noktaya geldiğini açıkça göstermektedir. İlkesizlik sıradanlaşmış, parti değiştirmek erdem gibi sunulmuş, siyaset kişisel kariyerlerin ve geçici çıkarların omurgasız aracı hâline getirilmiştir. Dün söylenenler bugün yok sayılmakta, toplumun ortak vicdanı sistemli biçimde görmezden gelinmektedir. Halkın en temel hassasiyetleri yok sayılmaktadır. Emekçinin alın teri, gencin geleceği, kadının yaşam hakkı, yurttaşın onuru; iktidar hesaplarının gölgesinde bırakılmaktadır. Çünkü bu anlayışta siyaset, halka hizmet değil; iktidarı her ne pahasına olursa olsun elde tutma pratiğidir. İşte bu karanlık tabloda artık şunu yüksek sesle söylemek bir tercih değil, bir tarihsel sorumluluktur: Bu yangını söndürecek tek güç Kemalizm’dir. Kemalizm; teslimiyete karşı bağımsızlıktır, tarikatlaşmaya karşı laikliktir, keyfiliğe karşı hukuktur, cehalete karşı bilimdir. Kemalizm; siyaseti ahlaki bir zemine oturtan, devleti kişisel hırsların değil halkın hizmetine veren tek tutarlı yol haritasıdır. Bugün savrulan siyasetin, çöken kurumların, dağılan toplumsal güvenin karşısında dimdik duran yegâne ilkedir. Ve artık bekleme lüksümüz yoktur. Umut bir yerlerden gelmeyecek. Umut bir kurtarıcıda değil. Umut biziz. Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkanlar, laikliği yaşam biçimi olarak savunanlar, bağımsızlığı vazgeçilmez görenler, aklı ve bilimi pusula edinenler… Bu ülkenin gerçek gücü bizleriz. Kemalizm’i bir geçmiş anlatısı değil, bugünün ve yarının mücadele programı olarak görenleriz. Şimdi çağrımız açıktır: Susmayacağız. Alışmayacağız. Boyun eğmeyeceğiz. Cumhuriyeti geriletenlere karşı, siyaseti ilkesizliğe mahkûm edenlere karşı, toplumu ayrıştıranlara karşı yan yana duracağız. Çünkü bu ülke, karanlıktan ancak örgütlü bir Kemalist iradeyle çıkabilir. Bu yangını birlikte söndüreceğiz. Çünkü biz varız. Çünkü umut biziz. Çünkü Kemalizm, bizlerin ortak iradesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığında Yeniden Atatürk Cumhuriyetini kuracağız. Gün Atatürk'te Birleşme Zamanıdır. Yüce Türk Milletine saygılarımızla."

Türkiye Hentbol Federasyonu’nun 50. Yılı Gala Gecesi Düzenlendi Haber

Türkiye Hentbol Federasyonu’nun 50. Yılı Gala Gecesi Düzenlendi

Türkiye Hentbol Federasyonu’nun (THF) 50. kuruluş yıl dönümü, düzenlenen görkemli gala gecesiyle kutlandı. Hentbol camiasının önde gelen isimlerini, spor yöneticilerini, ulusal ve uluslararası federasyon temsilcilerini bir araya getiren gece; duygu dolu anlara, vefa vurgusuna ve geleceğe dair güçlü mesajlara sahne oldu. Program, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden A Milli Takımımızın unutulmaz kaptanı Cemal Kütahya ve ailesi ile hentbol camiasının kıymetli emektarlarının anılmasıyla başladı. Ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, tüm şehitlerimiz ve depremde yaşamını yitiren vatandaşlarımız için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. 50. Yıl Galası’na Özel Hazırlıklar Türkiye Hentbol Federasyonu’nun 50. Yıl Gala Gecesi için Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu özel olarak hazırlandı. Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Mesut Çebi ve yönetim kurulu üyeleri davetlileri burada karşılayarak geceye samimi bir atmosfer kazandırdı. Katılımcılar, Türk hentbolunun yarım asırlık tarihini yansıtan özel tasarım görsel alanı gezerek geçmişten bugüne uzanan kareleri inceledi ve ardından salona geçerek HDI Sigorta ana sponsorluğundaki Türkiye Hentbol Federasyonu’nun 50. Yıl Belgeseli’ni izledi. “Türk Hentbolunun Yarınları Daha Aydınlık” Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Mesut Çebi, açılış konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı. Çebi sonrasında ise şunları söyledi: “Bu akşam burada, bir emeğin, inancın ve ortak mücadelenin yarım asırlık yolculuğunda bir aradayız. Başta federasyonumuzun kurucusu Prof. Dr. Yaşar Sevim olmak üzere, 50 yıl boyunca Türk hentboluna katkı sunmuş, bu branşa gönül vermiş, sahada ve saha dışında emek harcamış herkese, şükranlarımı sunuyorum. Bu akşam geçmişimizden aldığımız güçle, geleceğin Türk hentbolunu inşa etme irade ve kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyacağız.” “Kıymetli hentbol ailemiz… Hentbol, bizim için yalnızca bir spor dalı değil; salonlarda kurulan hayaller, verilen emek, öğrenilen disiplin, kazanılan özgüven ve ömür boyu sürecek dostluklardır. Hentbol; birliktir, beraberliktir, ay yıldızlı bayrağımızın altında tek yürek olmaktır. En büyük motivasyonumuz bayrağımız, en büyük gücümüz ise istikbalimiz olan yeni nesillerdir. Bu doğrultuda çocuklara dokunan her çalışmanın; yalnızca sporcu değil, iyi bireyler yetiştirdiğini biliyoruz. Bu yüzden altyapıyı bir seçenek değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Ülkemizin potansiyeline inanıyoruz. Bu inançla; her zaman desteğini hissettiğimiz Gençlik ve Spor Bakanlığımızın himayesinde 7 bölgede, 81 ilde keşfedilmemiş yetenek kalmayana dek; hentbolun, yaşadığı şehirden, imkânlardan ya da koşullardan bağımsız olarak herkes için daha ulaşılabilir, daha erişilebilir ve daha kapsayıcı bir spor dalı haline gelmesi temel önceliğimizdir. Altyapıdan eğitime, yetenek taramalarından gelişim programlarına kadar uzanan kapsamlı bir yol haritasıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Uluslararası organizasyonlarda bayrağımızı gururla dalgalandırmak, İstiklal Marşımızı dünyanın dört bir yanında okutmak, Türk hentbolunun gücünü ve potansiyelini tüm dünyaya göstermek istiyor ve bunun için gece gündüz demeden çalışıyoruz.” “Eğitimden organizasyon kabiliyetine, insan kaynağından kurumsal yapıya, ulusal ve uluslararası temsiliyete kadar birçok alanda yenilikler ve atılımlar yapıyoruz. Güçlü bir sistem kurmadan, kalıcı başarının mümkün olmayacağını biliyor ve kısa vadeli beklentilerle değil, istikrarlı bir şekilde gelişerek sürdürülebilir başarı anlayışıyla hareket ediyoruz.” “Değerli hentbol paydaşlarımız… Az sonra izleyeceğimiz belgesel, yarım asırlık geçmişimizde sadece neler yaptığımızı değil aynı zamanda neden büyük bir azim ve gayretle en iyisini yapmak zorunda olduğumuzu da hatırlatacak. O görüntülerde ter, emek, gözyaşı, sevinç ve birliktelik var. Bu duygulardan ilham alarak Türk hentbolunu, tüm camiamızın el ele vermesiyle, milletimizin gönlünde layık olduğu yere taşıyacağımıza, dünya arenasında hak ettiği saygınlığa kavuşturacağımıza tüm kalbimizle inanıyoruz.” “Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Hentbol Federasyonu’nun 50. yılında bizlerle olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, geçmişimize saygıyla, geleceğimize ise büyük bir inançla baktığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Türk hentbolunun yarınları dününden daha aydınlık. Çünkü temelleri sağlam, hedefleri net. Ay yıldızlı bayrağımız için, daha büyük başarılara hep birlikte yürümek dileğiyle nice 50 senelere... Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” 50. Yıl Onur ve Özel Ödülleri Takdim Edildi Belgesel gösteriminin ardından 50. Yıl Onur ve Özel Ödülleri sahiplerini buldu. 50. Yıl Onur Ödülü, federasyonun kurucu başkanı merhum Yaşar Sevim’in eşi ve Kadın Milli Takımımızın ilk antrenörü Mahire Sevim’e takdim edildi. 50. Yıl Özel Ödülleri ise; Gençlik ve Spor Bakanlığı adına Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Uysal’a, Spor Toto Teşkilatı adına Spor Toto Teşkilat Başkan Yardımcısı Metin Ayvazoğlu’na, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu adına TRT Spor Kanal Koordinatör Yardımcısı Serkan Saydam’a, HDI Sigorta adına HDI Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Halil Bay’a, Akdeniz Hentbol Konfederasyonu adına Akdeniz Hentbol Konfederasyonu Onursal Başkanı Günal Ensari’ye, Avrupa Hentbol Federasyonu adına Avrupa Hentbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Predrag Bošković’e, Uluslararası Hentbol Federasyonu adına Uluslararası Hentbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Francisco Blázquez García’ya takdim edildi. Ödül töreninde emeğe ve kurumsal iş birliklerine vurgu yapılırken, Türk hentbolunun uluslararası alandaki temsiliyet gücü de bir kez daha ortaya kondu. Onur Ödülü ve Özel Ödül alan katılımcılar, kısa bir konuşma gerçekleştirdi. 2026 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Heyecanı Gecede ayrıca 2026 Kadınlar Avrupa Hentbol Şampiyonası tanıtım filmi gösterildi. Türkiye’nin; Polonya, Slovakya, Romanya ve Çekya ile birlikte ev sahipliği yapacağı şampiyona hakkında bilgilendirme yapıldı. Organizasyon kapsamında ev sahibi ülkelerin federasyon temsilcileri sahneye davet edilerek aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi. Türkiye, tarihinde ilk kez bir Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak olmanın gururunu yaşarken, Kadın Milli Takımımız da Avrupa Şampiyonası’nda ikinci kez mücadele edecek. “Nice 50 Yıllara” Gecenin kapanışında yeniden söz alan Başkan Mesut Çebi, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, katılımcılara şükranlarını sundu. Çebi, “Burada bugün 50 yılı anlattık. Burada çok büyük emek var. Bu yolda harcanan birçok hayat var, vefakarlık var. Gösterilmiş olan özveri var. Biz yeni nesil olarak, genç jenerasyon olarak bu bayrağı büyüklerimizden devraldık. İnşallah bu bayrağı, bu aileyle birlikte, hep beraber, birbirimize destek olarak, sporumuza sahip çıkarak, başarıyı taktir ederek, başarısızlıktan beslenmeyerek, Türk hentbolunu spor sahnesinin önüne alacağız ve bunu hep birlikte yapacağız. Ayağınıza sağlık, iyi ki varsınız, iyi ki geldiniz” ifadelerini kullandı. Türkiye Hentbol Federasyonu’nun 50. Yıl Gala Gecesi, toplu hatıra fotoğrafı çekimi ve davetlilerin tebrikleriyle sona erdi. Gala Gecesi’ne Katılanlar Gala gecesine; Uluslararası Hentbol Federasyonu (IHF) Yönetim Kurulu Üyesi Francisco V. Blázquez García, Avrupa Hentbol Federasyonu (EHF) Başkan Vekili Predrag Bošković, Akdeniz Hentbol Konfederasyonu Onursal Başkanı ve THF Eski Başkanı Günal Ensari, Romanya Hentbol Federasyonu Genel Sekreteri Nicolae Luca, Çek Cumhuriyeti Hentbol Federasyonu Başkanı Ondřej Zdráhala, Slovakya Hentbol Federasyonu Başkan Vekili Erno Kelecseny, Polonya Hentbol Federasyonu Başkan Vekili Adam Wiśniewski, Polonya Hentbol Federasyonu Dış İlişkiler Direktörü Monika Listkiewicz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Uysal, Spor Toto Teşkilat Başkan Yardımcısı Metin Ayvazoğlu, KKTC Hentbol Federasyonu Başkanı Ediz Arıcak, HDİ Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Halil Bay, Türkiye Voleybol Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Judo Federasyonu Başkanı Sezer Uysuz, Gençlik ve Spor Bakanlığı daire başkanları, il müdürleri, şube müdürleri, önceki dönem bakanlarımızdan Murat Başesgioğlu, önceki dönem milletvekilleri, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, hentbol camiasının paydaşları katıldı. Ayrıca Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Mesut Çebi ve yönetim kurulu üyeleri, hentbol ailesinin kıymetli emektarları ve paydaşları, basın mensupları ile yurt dışından ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen çok sayıda davetli geceye iştirak ederek 50. yıl coşkusunu birlikte yaşadı.

Her Şeyi Bitirdikleri Gibi Gülümsememizi de Bitirdiler Haber

Her Şeyi Bitirdikleri Gibi Gülümsememizi de Bitirdiler

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından emekli maaş zamları ile emeklilerin yaşadığı sıkıntılarla ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Gülemiyoruz diye etiketlediğimiz, bir feryadın bir haykırışın bunun yanında bir aldatılmışlığın, dalga geçmenin, hiç saymanın yaşandığı süreç olan emekli maaş zam oranları ve yapılan sadaka nitelikli artış ile bu süreçte reva görülen sözler davranışlar ve tavırları eleştireceğimiz açıklamamıza hoş geldiniz. 16.859.000 Milyon Emekli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı içinde yaklaşık 6 milyona yakın emeklimiz asgari ücretten az açlık sınırının çok çok altında bir ücrete mahkumdur. Son durum ile bu mahkumiyet iyice derinleşti ve artık bu süreçten sonra Emeklilerimiz için Allah Rahmet Eylesin demekten başka söz kalmadı. Cumhur ittifakının bileşenlerince emeklilerimiz ile alay edilmiş, dalga geçilmiştir. Sefalet ücreti denilerek tanımlanan emekli maaşları iş mecliste irade ortaya koymaya gelince bize ne denilmiştir. Soruyorum size bu dalga geçmek, yok saymak, bu dikkate almamak değil midir? Şükür’süz dediler, Ölmediler dediler, Gariban bunlar dediler, Hakkını yediler, Hukukunu çiğnediler ve üzerine idam fermanını gecenin bir yarısı oyladılar ve imzaladılar. Gelinen noktada. Yüce Milletin Asil insanlarının haklarını gasp ederek 3 kuruşa yokluğa çaresizliğe açlığa soğuğa ve karanlığa mahkum ettiler. Değerli Katılımcılar bu siyasi iktidar tarafından 16.859.000 emeklinin idam fermanı olan 2008 kanun değişikliği yapılmamış olsaydı bugün biz lütuf olarak onlara göre biz garibanlara verilen kollarında milyonluk saatlerin oylamasıyla 1060 TL eklenerek 20.000 TL değil, 01.01.2026 günü taban aylık olarak 46.000 TL yani bizden çalınan, bizim cebimizden yasa ile alınanı hesaplarımızda görecek en azından açlık sınırının üzerinde hak ettiğimiz parayı alıyor olacaktık. Değerli katılımcılar inanın herkes her şeyi biliyor, her bir birey olanın bitenin çok farkında ve inanın herkes o bir günü bekliyor. İnsanlar haykırıyor, insanlar feryat ediyor. Zordayız dardayız diyor. Türkiye’de sistemden beslenen mutlu azınlık ve altın borsa faiz getirisinden çok güzel paralar kazananlar dışında kimse mutlu kimse memnun değil ve kimsenin yüzü gülmüyor gülemiyor güldürülmüyor. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak bir derlemeyle son süreçte emekliye yaşatılanları normal şartlarda bizi güldürmesi, bize en azından tebessüm ettirmesi gerektiren sanatın hiciv çizgisi karikatürlerden bir derleme yaptık. Ancak ortaya ne çıktı biliyor musunuz. Bizler sizler emekliler öğrenciler çocuklar kadınlar aile reisleri yaşlılar gençler artık ve maalesef gülemiyoruz. İnsanlarımızın gülme, gülümseme yetisini bize bu günleri yaşatanlar çaldılar. Her şeyi bitirdikleri gibi gülümsememizi bitirdiler, sonlandırdılar. Biz İYİ Parti olarak diyoruz ki, Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Umutsuz zamanlar yok umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim” diye söylemişti. Bizde umudumuzu yitirmeyeceğiz, mücadele edeceğiz, doğruyu, olması gerekeni söyleyeceğiz Büyük Türk Milletinin hiçbir Asil ferdini yalnız bırakmayacağız… Kendilerine çok güzel lale devri sistemi kuranlar elbet bir gün Aziz Milletin önüne o kantara çıkacaklar. İnsanlarımızın vicdanıyla muhatap olacaklardır. Seçim sandığı denilen o kudretli güçten, irade göstergesinden gereken cevabı Yüce Milletten alacaklardır. Yaşanılanlar, yaşatılanlar ve yaşatanlar unutulmayacak unutturulmayacaktır diyoruz. Beklenen güzel günlere atıfla. “Varlığımız Türk Varlığına armağan olsun.” Diyerek sözlerimi bitiriyor ve Sergimizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ediyoruz.”

Uğur Mumcu'yu Özlemle Anıyoruz Haber

Uğur Mumcu'yu Özlemle Anıyoruz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun katledilişinin yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubesi ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından Valilik Meydanı'nda Uğur Mumcu’yu anma töreni düzenlendi. Törene Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Siyasi Parti temsilcileri, Sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi adına ortak yapılan açıklamayı yapan ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen konuşmasında şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyetin kazanımlarına ve toplumsal aydınlanmaya yönelik sistemli saldırıların yoğunlaştığı 1990’lı yıllarda Atatürk ilke ve devrimlerini rehber edinen ve araştırmacı kimlikleri ile topluma önderlik eden Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve çok sayıda aydınımız peş peşe aramızdan koparıldı. Bu süreçte “özgür basın” üzerinde kurulan baskı ile demokratik değerlere açıkça saldırıldı. Büyük Atatürk'ün çağdaş ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti hedefi aydınlara yönelik cinayetler ile gölgelenmeye çalışıldı. Uğur Mumcu da bu karanlık dönemde katledilen aydınlarımızdandı. Adalet ve Demokrasi Haftasında aramızdan koparılan tüm aydınlarımızı ve Uğur Mumcu’yu saygıyla, sevgiyle, özlemle anıyoruz. Unutulmamalıdır ki, aydınlarımızı yaşamdan koparan cinayetler, demokrasiye karşı yapılan en ağır darbelerdir. Aydınları katlederek toplumu sindirmeyi amaçlayan karanlık zihniyet ise ‘demokrasinin ve bilimin ışığında’ kaybolmaya mahkumdur. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e olan bağlılıklarını koruyan, adalet ve demokrasiyi savunurken canlarını kaybeden aydınlarımıza minnet borçluyuz. Onların mücadelelerini sürdürmek görevimizdir. Bu bağlamda laik Cumhuriyetimize karşı olan sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Büyük bir inançla ifade ediyoruz ki, katledilen her aydınımız bir fikir abidesidir. Toplumun örnek aldığı aydınlanma önderidir. Uğur MUMCU, hayali ihracat, gerici örgütlenme, kontrgerilla, İpekçi cinayeti, Ağca- Papa suikastı daha birçok konuyu inceleyen araştırmacı gazeteciliğin öncülerinden biriydi. Uğur MUMCU, araştırmaları ve kitaplarıyla hukuk devletini, insan haklarını ve Atatürkçülüğü en güzel şekilde anlattı. Uğur MUMCU, toplumun örnek aldığı katıksız bir Atatürkçüydü. Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, kalpaksız kuvayi milliyeci Uğur MUMCU'nun karanlık güçler tarafından katledilmesini bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Uğur Mumcu’yu kaybetmemizden bu yana geçen otuz üç yılın sonunda, o günlerde ortaya koyduğu ilişkilerin ortaya çıkardığı sonuçlar bakımından Uğur MUMCU hep haklı çıktı. Ne yazık ki siyaset-mafya-tarikat ilişkileri daha da güçlendi. Çok sayıda yolsuzluk, kamu vicdanını yaralamaya devam etti. Bizler Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri olarak, Adalet ve Demokrasi haftasında, tüm demokrasi şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Ülkemizde yaşanan faili meçhul cinayetler, haksızlıklar, yolsuzluklar karşısında suskun kalmayan ve bu uğurda yaşamını yitiren başta Uğur MUMCU olmak üzere tüm gazetecileri ve aydınlarımızı unutmayacağız, unutturmayacağız. “Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi. Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi…”

Türk Bayrağı, Bu Milletin Onuru, Birliği ve Bağımsızlığının Simgesidir Haber

Türk Bayrağı, Bu Milletin Onuru, Birliği ve Bağımsızlığının Simgesidir

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı, Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşanan Türk Bayrağı’nın indirilmesi olayına sert tepki gösterdi. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın açıklamasında konuşan İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Muhterem dava arkadaşlarım, değerli hemşerilerim ve demokrasimizin teminatı basınımızın kıymetli emekçileri, Şanlı bayrağımıza uzanan her el; yalnızca bir kumaşa değil, binlerce yıllık Türk tarihine, Türk milletinin iradesine ve istiklal onuruna uzanmıştır. Nusaybin sınır hattında, Kamışlı’dan gelen PKK terör örgütü sempatizanlarının alçakça bayrağımıza saldırması; Türk milletine duyulan kin ve hazımsızlığın açık bir tezahürüdür. Türk bayrağı; Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar kanla, canla, imanla yükselmiş bir şerefin adıdır. O bayrak; Alparslan’ın duası, Ulubatlı Hasan’ın Şahadeti, Kurucu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Ona uzanan el, karşısında Türk’ün bileğini bulur. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vakur, soğukkanlı ve kararlı duruşuyla bu hain provokasyonun anında bertaraf edilmesi; Türk devlet aklının diri, sınırlarımızın namusumuz olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu topraklarda sınır çizgisi, aynı zamanda Türk’ün haysiyet çizgisidir. Kimse bu milletin sabrını sınayamaz, bayrağımız üzerinden had bildirmeye kalkamaz. Bugün “şımartılan bayraksızlar” çok iyi bilmelidir ki; Türk milleti tarih boyunca bayrağına uzanan her ihaneti ezmiş, her alçağın hevesini kursağında bırakmıştır. Terörle, terör sevicilerle ve onların dışarıdan yazılmış senaryolarıyla mücadelemiz; Türk’ün töresi gereği dün neyse bugün de odur: kararlı, tavizsiz ve sonuna kadar. Bayrak düşmez, vatan bölünmez, Türk milleti diz çökmez. Bu söz bir slogan değil, Türk’ün bin yıllık devlet hafızasıdır. İhanet sürecinin tüm ortaklarına açık ve net sesleniyorum: Teröristten medet ummak, şereften vazgeçmektir. Ancak sizler; ne Türk milletinin iradesini teslim alabilirsiniz, ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin onuruna gölge düşürebilirsiniz. Bayrağa el uzatanın akıbeti tarihte yazılmıştır. O tarih; Türk’ün sabrının sınandığı, öfkesinin ise devlet kurduğu tarihtir. Ve herkes çok iyi bilir ki: “Bir kere kalkan Bayrak, bir daha yere inmez!” “Aziz hemşehrilerimizi; başta Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm ilçe belediyelerimizi, şehrimizin dört bir yanını al bayrağımızla donatmaya davet ediyorum. Türk bayrağı, bu milletin onuru, birliği ve bağımsızlığının simgesidir. Eskişehir’imizde her sokakta, her meydanda şanlı bayrağımız dalgalansın.” Ne mutlu Türk’üm diyene!"

AHPADİ Ektaş: "Atatürk’ü Yenemezsiniz!" Haber

AHPADİ Ektaş: "Atatürk’ü Yenemezsiniz!"

AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş, İlkokul 1 ve 2'inci sınıf öğrencilerine verilen Gelişim Raporları'nda Mustafa Kemal Atatürk'ün yer almamasına tepki gösterdi. AHPADİ Başkanı Ektaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın mensupları, karşılaştırmalı eğitim ve öğretim verileri, Ülkemizde ki Milli Eğitim Sisteminin öğrenme çıktılarının beklenen performansı sağlamadığını, özellikle de eğitim ve kültürlemeş yoluyla sorumlu, bilinçli yurttaş yetiştirme, Cumhuriyetin değerlerini benimseyen Atatürk’ün yolunda yeni nesillerin yetiştirilmesi hedefinden uzun yıllardır vaz geçildiğini görüyoruz. Aatürk’ten ve ilkelerinden uzaklaştıkça bilimden, teknolojiden, sanattan, kültürden uzaklaşıyoruz. Atatürk’ten ve ilkelerinden uzaklaştıkça üretemiyoruz, fakirleşiyoruz, yoksulluk ve yolsuzluklar artıyor, suç oranları zirve yapıyor. Bizler, Hükümetlerden Laik Hukuk Devriminin en önemli direği olan eğitimin sorunlarına odaklanmasını beklerken, ne yazık ki iş başına gelen hükümetler ve Milli Eğitim Bakanlığı Laik ve bilimsel eğitimi ve Atatürk’ü hedef almaya devam ediyorlar. Hatırlayalım; İlkokullarda okunan çocuklarımızın “Atatürk’e söz verdiği ve Ne Mutlu Türküm Diyerek sonlandırdıkları andımızı kaldırdılar. İmamları, gerici tarikatların yancısı dernek ve vakıfları ders vermek amacıyla okullara soktular. Müfredatlarda yapılan değişikliklerle bilimsel eğitim sürelerinin azaltılarak doğmaya dayalı derslerin sürelerini arttırdılar. Seçmeli din ve kültürü derslerinizorunlu seçmeli hale getirilerek dayattılar. Kız liselerinin sayılarını arttırdılar. Kamuoyuna yansıyan bir çok okulda, kız ve erkek öğrencilerin sınıflarda aynı sıralara oturmalarının engellediler. Kamuoyuna yansıyan bir çok okulda erkek ve kız öğrencilerinin kantin ve ortak kullanım alanlarını ayrıştırdılar. Meslek Lisesi niteliğinde olan İmam Hatip Liselerini Anadolu İmam Hatip Liselerine dönüştürdüler. Puanı nedeniyle seçme yapmak istemeyen öğrencileriİmam Hatip Liselerine zorunlu kayıt yaptırdılar. Ana dilde eğitim hakkı safsatısıyla Milletin birliğini hedef alan ve çocuklarımızı önce ayrıştırmayı ve ardından birbirine yabancılaştırmayı hedef alan çalışmalar yaptılar. Özellikle Güneydoğuda bir çok Belediye tarafından açılan ve Türkçe dışında eğitim veren kreşlere göz yumdular. Açık öğretim Liseleri yoluyla çocuklarımızı okuldan uzaklaştırdılar. 12 Yıllık zorunlu eğitim süresinin kısaltılması, 3 Yılda Üniversiteden mezuniyet gibi bir çok adımı ise tek tek atmaya gayret gösteriyorlar. Kamuoyunu alıştırmaya çalışıyorlar. AKP Eğitim Politikalarını uygulayan Milli Eğitim Bakanlığı yıllardır 2 ileri bir geri adım atarak Atatürk’e, laik, çağdaş ve bilimsel eğitime darbe vurmaya devam ediyor. Eğitimin içi boşaltılıyor. Şimdi de ilkokul 1. ve 2. sınıf karnelerinden Atatürk’ün resmini ve Gençliğe hitabesini kaldırarak yeni bir hamle daha yaptılar. Bizler, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ilk öğretimin ilk basamağında önce karnelerimizde tanıdık, karnelerimiz üzerindeki Gençliğe Hitabeden Cumhuriyete, Türk Milletine ve İnsanlığa ödevlerimizi öğrendik. Okuduğumuz okulların adları; Atatürk,, Cumhuriyet, Adalet, Devrim, Turan, Milli İrade, Kurtuluş’tu. Bu nedenle bizim eğitimimiz egemenlik kokar, tam bağımsızlık yolu çizer, Mustafa Kemal söylerdi. Bizler böyle bilinçlendik, Çocuklarımız öyle yetişti, Torunlarımız da böyle yeşeriyor. Attığı her adımla, Atatürk’ü ve Cumhuriyetin ilkelerini hedaf alan Bakan Tekin’i şiddetle kınıyoruz. Tekin ve benzerlerinin karanlık emellerine ulaşamayacaklarını, Atatürk’ü yenemeyeceklerini, Türk Milletinin damarlarında akan kan, ruhunda fışkıran heyecan olan Atatürk’e karşı her zaman kaybedeceklerini bir kez daha ilan ediyoruz. Cumhuriyeti korumanın, Laik Hukuk Devrimini korumak olduğu bilinciyle bu adımlara karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyor, kamuoyunu saygıyla selamlıyoruz."

Atatürk’ün Düşünsel Mirası Eğitim Hayatından Ayrıştırılamaz Haber

Atatürk’ün Düşünsel Mirası Eğitim Hayatından Ayrıştırılamaz

CHP Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, 2025 - 2026 eğitim öğretim yılının ara tatilinde ilkokul öğrencilerine verilen Gelişim Raporları'nda Mustafa Kemal Atatürk'e yer verilmemesine tepki gösterdi. İl Kadın Kolları Başkanı Yeşildal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2025–2026 eğitim öğretim yılında 1. ve 2. sınıf öğrencilerine verilen karnelerin “Öğrenci Gelişim Raporu” adı altında yeniden düzenlenmesi ve bu düzenleme kapsamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe’nin karne içeriğinden çıkarılması, kamuoyunda haklı bir endişe yaratmıştır. Söz konusu uygulama, teknik bir güncelleme olarak değerlendirilemez. Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle bütünleşmiş bu sembollerin eğitim sisteminden çıkarılması; laik, bilimsel ve çağdaş eğitim anlayışından bilinçli bir uzaklaşmanın göstergesidir. Eğitim politikaları, günübirlik siyasi tercihlerle değil; Anayasa’nın tanımladığı Cumhuriyet değerleri doğrultusunda şekillenmek zorundadır. Atatürk’ün düşünsel mirası ve Cumhuriyet’in temel ilkeleri, çocukların eğitim hayatından ayrıştırılamaz. Bu yaklaşım, yalnızca pedagojik açıdan değil, toplumsal hafıza ve ortak değerler açısından da ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Eğitim sistemi, ülkenin kurucu felsefesini yok sayarak değil, onu güçlendirerek geleceği inşa edebilir. Bu kararın siyasi ve idari sorumluluğu Millî Eğitim Bakanlığı’na aittir. Cumhuriyet’in kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü eğitim sisteminden dışlamaya yönelik her adım, açık bir siyasi tercihtir ve kamu vicdanında karşılık bulmamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; Atatürk ilke ve devrimlerini, laik ve bilimsel eğitimi, çocuklarımızın Cumhuriyet bilinciyle yetişme hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Eğitim politikalarının ideolojik yönlendirmelerden arındırılması ve Cumhuriyet değerleriyle uyumlu hale getirilmesi yönündeki mücadelemiz sürecektir."

Bu Durum Pedagojik Değil, Tamamen İdeolojiktir! Haber

Bu Durum Pedagojik Değil, Tamamen İdeolojiktir!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, ara tatilin başlaması ile birlikte ilkokul öğrencilerine karne yerine verilen Gelişim Raporları'nda Mustafa Kemal Atatürk'e yer verilmemesini eleştirdi. Yazılı bir açıklama yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ün, İlkokul 1 ve 2'inci sınıf öğrencilerine verilen Gelişim Raporları'nda yer almaması; eğitim sistemimizin içine sürüklendiği ideolojik ve tarihsel kopuşun açık bir göstergesidir. Atatürk, bu ülkenin yalnızca geçmişi değil; aynı zamanda bugününü ve yarınını şekillendiren en temel değerdir. Eğitimin amacı; bilimsel, laik ve çağdaş bireyler yetiştirmekken, Cumhuriyetimizin kurucu iradesini yok saymak asla masum bir “tercih” değildir. Bu yaklaşım, çocuklarımızın tarihsel hafızasını silmeye, Cumhuriyet değerlerini görünmez kılmaya yönelik bilinçli bir tutumdur. Karneler sadece notların değil, aynı zamanda verilen değerlerin ve aktarılmak istenen anlayışın belgesidir. Atatürk’ün İlkokul Öğrencilerine verilen Gelişim Raporlarından çıkarılması, Cumhuriyetle, laiklikle ve çağdaş eğitim anlayışıyla hesaplaşma çabasının bir parçasıdır. Bu durum, pedagojik değil; tamamen ideolojiktir. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak açıkça ifade ediyoruz: Atatürk’süz bir eğitim anlayışını da, Atatürk’süz bir gelecek tasavvurunu da kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın Cumhuriyet değerleriyle, tarih bilinciyle ve Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle yetişmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Eğitimi siyasi hesaplara alet eden bu anlayıştan derhal vazgeçilmelidir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.