ADD Şube Başkanı Mehmet Avci:"Butlan Adıyla Demokrasi Kurban Edilmiştir"
ADD Şube Başkanı Mehmet Avci:"Butlan Adıyla Demokrasi Kurban Edilmiştir"
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı’nın ardından üyeleriyle dernek binasında bir araya gelerek geleneksel hale gelen bayramlaşma programını gerçekleştirdi.
Haber Giriş Tarihi: 31.05.2026 22:36
Haber Güncellenme Tarihi: 31.05.2026 22:43
Kaynak:
Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı vesilesiyle gerçekleştirdiği bayramlaşma programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Şube Başkanı Mehmet Avci, "Demokrasi kurban edilmiştir" diyerek, çözümün Atatürk ilkelerinde birleşmekten geçtiğini vurguladı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı’nın ardından üyeleriyle dernek binasında bir araya gelerek geleneksel bayramlaşma programını gerçekleştirdi. Yoğun katılımın yaşandığı etkinlikte konuşan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, ülke gündemini sarsan tartışmalara ve hukukun üstünlüğü vurgusuna dikkat çekti.
Konuşmasında son dönemde kamuoyunu meşgul eden "mutlak butlan" tartışmalarına değinen Avci şu ifadelere yer verdi;
"Kurban Bayramı geride kaldı...
Tüm yurttaşlarımızın kurban bayramı kutluyoruz.
Ancak bayram öncesinde ülkemizin gündemine taşınan ve kamu vicdanında derin rahatsızlık yaratan "mutlak butlan" olayı, bayram boyunca da milletimizin zihnini meşgul etmeye devam etti.
Türk Milleti bir kez daha gördü ki mesele herhangi bir siyasi parti meselesi değildir.
Mesele, doğrudan doğruya hukuk devletinin geleceği, demokrasinin saygınlığı ve millet iradesinin dokunulmazlığı meselesidir.
Bayram öncesinde ortaya çıkan tablo karşısında söylediğimiz sözü bugün daha yüksek sesle tekrarlıyoruz:
"BUTLAN ADIYLA DEMOKRASİ KURBAN EDİLMİŞTİR!"
Çünkü demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millet iradesidir.
Çünkü Cumhuriyetin temeli millet egemenliğidir.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi, hiçbir gücün millet iradesinin üstüne çıkamayacağı gerçeği üzerine inşa edilmiştir.
Bugün yaşananlar yalnızca siyasi bir tartışma değildir.
Bugün yaşananlar, Cumhuriyetin temel değerlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Tam da bu nedenle, bayram sonrasında milletimizin dikkatle üzerinde düşünmesi gereken konu şudur:
Türkiye'nin yaşadığı her kriz döneminde olduğu gibi bugün de çözüm kişilerin etrafında değil, ilkelerin etrafında birleşmektir.
Son günlerde Anıtkabir'e yapılan yürüyüşlerin ve verilen mesajların taşıdığı anlam da budur.
Anıtkabir'e yürümek yalnızca geçmişe saygı değildir.
Anıtkabir'e yürümek, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme çağrısıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ADD Şube Başkanı Mehmet Avci:"Butlan Adıyla Demokrasi Kurban Edilmiştir"
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı’nın ardından üyeleriyle dernek binasında bir araya gelerek geleneksel hale gelen bayramlaşma programını gerçekleştirdi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı vesilesiyle gerçekleştirdiği bayramlaşma programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Şube Başkanı Mehmet Avci, "Demokrasi kurban edilmiştir" diyerek, çözümün Atatürk ilkelerinde birleşmekten geçtiğini vurguladı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı’nın ardından üyeleriyle dernek binasında bir araya gelerek geleneksel bayramlaşma programını gerçekleştirdi. Yoğun katılımın yaşandığı etkinlikte konuşan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, ülke gündemini sarsan tartışmalara ve hukukun üstünlüğü vurgusuna dikkat çekti.
Konuşmasında son dönemde kamuoyunu meşgul eden "mutlak butlan" tartışmalarına değinen Avci şu ifadelere yer verdi;
"Kurban Bayramı geride kaldı...
Tüm yurttaşlarımızın kurban bayramı kutluyoruz.
Ancak bayram öncesinde ülkemizin gündemine taşınan ve kamu vicdanında derin rahatsızlık yaratan "mutlak butlan" olayı, bayram boyunca da milletimizin zihnini meşgul etmeye devam etti.
Türk Milleti bir kez daha gördü ki mesele herhangi bir siyasi parti meselesi değildir.
Mesele, doğrudan doğruya hukuk devletinin geleceği, demokrasinin saygınlığı ve millet iradesinin dokunulmazlığı meselesidir.
Bayram öncesinde ortaya çıkan tablo karşısında söylediğimiz sözü bugün daha yüksek sesle tekrarlıyoruz:
"BUTLAN ADIYLA DEMOKRASİ KURBAN EDİLMİŞTİR!"
Çünkü demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millet iradesidir.
Çünkü Cumhuriyetin temeli millet egemenliğidir.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi, hiçbir gücün millet iradesinin üstüne çıkamayacağı gerçeği üzerine inşa edilmiştir.
Bugün yaşananlar yalnızca siyasi bir tartışma değildir.
Bugün yaşananlar, Cumhuriyetin temel değerlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Tam da bu nedenle, bayram sonrasında milletimizin dikkatle üzerinde düşünmesi gereken konu şudur:
Türkiye'nin yaşadığı her kriz döneminde olduğu gibi bugün de çözüm kişilerin etrafında değil, ilkelerin etrafında birleşmektir.
Son günlerde Anıtkabir'e yapılan yürüyüşlerin ve verilen mesajların taşıdığı anlam da budur.
Anıtkabir'e yürümek yalnızca geçmişe saygı değildir.
Anıtkabir'e yürümek, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme çağrısıdır.
Anıtkabir'e yürümek, hukukun üstünlüğünü savunmaktır.
Anıtkabir'e yürümek, milli egemenliğe sahip çıkmaktır.
Anıtkabir'e yürümek, "çare Atatürk'tedir" demektir.
Bizler Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak çok iyi biliyoruz ki;
1919'da Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri nasıl milletin bağımsızlık iradesinin örgütlü sesi olduysa,
Atatürkçü Düşünce Derneği de bugün Cumhuriyetin, laikliğin, hukukun ve milli egemenliğin örgütlü savunucusudur.
Atatürkçü Düşünce Derneği, yalnızca bir dernek değildir.
Atatürkçü Düşünce Derneği;
Müdafaa-i Hukuk'un günümüzdeki vicdanıdır.
Kuvayı Milliye'nin günümüzdeki kararlılığıdır.
Cumhuriyetin yılmaz bekçisidir.
Bugün Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla gerilim değil, daha fazla hukuk;
daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla demokrasi;
daha fazla kişiselleşme değil, daha fazla Cumhuriyettir.
Buradan tüm yurttaşlarımıza sesleniyoruz:
Cumhuriyeti savunmak bir siyasi tercih değil, bir yurttaşlık görevidir.
Milli egemenliği savunmak bir siyasi tutum değil, Cumhuriyet nesillerinin tarihsel sorumluluğudur.
Ve unutulmamalıdır ki;
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Bu ilkenin istisnası yoktur.
Bu ilkenin alternatifi yoktur.
Bu ilkenin pazarlığı yoktur.
Bir çift mavi gözün ışığında;
hukuka,
demokrasiye,
Cumhuriyete,
ve tam bağımsız Türkiye idealine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Milli Egemenlik!
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!"
En Çok Okunan Haberler