SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sivil Toplum

Porsuk Haber Ajansı - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Vakfı Yerel Basınla Bir Araya Geldi Haber

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Vakfı Yerel Basınla Bir Araya Geldi

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Av. Ufuk Uysal, Yönetim kurulu ile birlikte 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Eskişehir basını ile kahvaltı organizasyonunda bir araya geldi. Gazetecilerin gününü kutlayan Başkan Uysal, geçtiğimiz günlerde göreve gelen yönetim kurulu ile birlikte bundan sonraki süreçte ortaya koyulacak proje, etkinlik ve çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Programda konuşan Vakıf Başkanı Av. Ufuk Uysal, sivil toplum geçmişine ve vakıf anlayışına da değinerek şu ifadeleri kullandı; “Bu dönemde çekirdek bir ekiple yola çıktık. Vakfımız hak ve hizmet yeri. Bu dönemde biz hizmet edelim, bizden önceki başkanlarımızın hizmet tuğlalarının üzerine biz de ilave yapmak için çabalayalım. Eğer başarılı olursak da hem kendi toplumumuza, hem de şehrimize, ülkemize hizmet edelim düşüncesiyle yola çıktık. Bizim vakfımızın çok özel ve güzel bir tüzüğü var. Tüzüğümüzün 3. maddesinde vakfımızın ana amacı Hacı Bektaş Veli'nin düşünceleri, felsefeleri, öğretileri, insan sevgisi üzerine bunları yaşatmak, tanıtmaktır. Hacı Bektaş Veli büyük bir bilim insanıdır. Düşünceleri ve felsefeleri hala bugün dünyanın her yerinde araştırma konusudur, yaşatılmaktadır. Biz de bunu kentimizde yaşatmak için çaba sarf edeceğiz. Biz vakfımızı çoğulcu anlayışla yöneteceğiz. Vakfımızın 295 üyesi var ama bunun ötesinde Eskişehir'de Alevi Bektaşi toplumu çok geniş nüfuslara ulaşıyor. Şu anda Eskişehir'de 39 tane Alevi Bektaşi köyümüz var ve 40’a yakın Alevi Bektaşi köy derneklerimiz var. Buralarda da ciddi nüfuslarımız var. Bu köy derneklerimizle iki gün önce bir toplantı gerçekleştirdik ve oradaki dernek başkanlarımız ve yönetimlerimizle bir araya geldik. Eskişehir’e birlikte hizmet etme niyetini, arzusunu ortaya koyduk. Ayrıca çeşitli ihtisas komisyonları kurduk. İhtisas komisyonları çeşitli projeleri ortaya koyacaklar. Bu bağlamda Bilim Komisyonu şu anda şu çalışmayı yapıyor: Biz bazen kendimizi belki doğru ifade etmekte zorlandık. Bazen de kentimizdeki ya da ülkemizdeki bazı insanlar bizi tanımakta zorlandılar ve şu tip algılar oluştu. Alevi-Bektaşi toplumu Müslüman mı değil mi? Alevi-Bektaşi toplumu acaba cenaze namazı kılar mı kılmaz mı? Bizler Elhamdülillah Müslümanız bir farklılığımız yok insanlarımızdan ama bizim bazı ritüellerimiz var. Hacı Bektaş Veli'nin ortaya koyduğu felsefeler var. O kadar üzücü söylentiler kulaklarımıza geliyor ki bu algıyı ortadan kaldırmak ve doğruları ortaya koyabilmek için kendimizi de doğru ifade etmeye gayret edeceğiz. Bu bağlamda da profesyonel bir sosyal medya ekibiyle çalışmaya başladık. Yaptığımız faaliyetleri oradan duyuracağız. Alevi-Bektaşi kültürüyle, inancımızla ilgili doğru bilgilendirmeler yapacağız. Şu anda Bilim Kurulumuzun önündeki ilk konu; Alevi ve Bektaşiliği doğru şekilde tanımlayan akademik bir dil olmaksızın her çocuğumuzun, gencimizin, insanımızın anlayabileceği şekilde bir kitapçık hazırlığı yapmak. Akabinde bunu kentimizdeki STK'larımızla, kendi Alevi-Bektaşi derneklerimizle ve sizlerle paylaşacağız. “ dedi. Basın toplantısında vakıf tarafından düzenlenecek önemli bir etkinliğin de duyurusunu yapan Başkan Uysal, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin desteğiyle 23 Ocak Cuma günü saat 15.00’te Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Opera Sahnesi’nde, usta sanatçı ve yazar Zülfü Livaneli’nin katılımıyla “Anadolu Hümanizmi” konulu söyleşi gerçekleştirileceğini açıkladı. Etkinliğin tamamen ücretsiz olacağını belirten Uysal, bu organizasyonun yalnızca vakfın değil, Eskişehir’in ortak etkinliği olarak görülmesini istediklerini ifade etti. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Sivil Toplum Destekleme Merkezi'ne Başvurular Başladı Haber

Sivil Toplum Destekleme Merkezi'ne Başvurular Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki sivil toplum kuruluşlarının (STK) güçlendirilmesi, kurumsal kapasitelerinin artırılması ve yerel yönetişim süreçlerine aktif katılımlarının teşvik edilmesi amacıyla kurulan Sivil Toplum Destekleme Merkezi (STDM)’ne kayıtlar başladı. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan merkezin temel hedefi yalnızca STK’lara fiziksel bir alan sunmak değil; aynı zamanda sivil toplum ile belediye arasında sürdürülebilir iş birlikleri geliştiren, ortak öğrenme ve birlikte üretme süreçlerini destekleyen bir kamusal alan oluşturmak. HAK TEMELLİ VE KATILIMCI BİR YAKLAŞIM STDM, Eskişehir’de hak temelli, sosyal ve kültürel alanlarda faaliyet gösteren derneklerin kurumsal gelişimlerini desteklemeyi, görünürlüklerini artırmayı ve belediye ile sivil toplum arasındaki iletişimi güçlendirmeyi amaçlıyor. Üyelik sistemiyle faaliyet gösterecek merkez, 5253 sayılı Dernekler Kanunu kapsamında kurulmuş, DERBİS’e kayıtlı ve Eskişehir il sınırları içinde faaliyet gösteren derneklerin başvurularını kabul edecek. ÜYE KURULUŞLARA ÜCRETSİZ HİZMET VE İMKÂNLAR Üyelik başvurusu “Değerlendirme Kurulu” tarafından onaylanan STK’lara, çeşitli olanaklar ücretsiz olarak sunulacak. Bu kapsamda; Ergin Orbey Sahnesi/Sosyal Sahne (167 kişilik) eğitim, panel ve söyleşi gibi etkinlikler için; toplantı salonu (25 kişilik) derneklerin toplantıları için kullanılabilecek. Ayrıca STK’lara posta ve sekretarya hizmetleri gibi kurumsal destekler sağlanacak. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Selim Öztop, “STDM, proje hazırlama, kaynak geliştirme, savunuculuk, gönüllü yönetimi ve benzeri konularda düzenlenecek eğitim, seminer ve mentorluk programlarıyla da üye kuruluşların kapasite gelişimine katkı sunacak. Sivil Toplum Destekleme Merkezi, Eskişehir’de katılımcı yerel yönetim anlayışını güçlendirecek, sivil toplumun sesi olmayı hedefleyen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu merkezde Belediye-STK işbirliğinin yanında sivil toplum kuruluşlarının birbirleri ile de diyalog kurmaları, ortak hizmet üretmeleri amaçlanıyor” ifadelerini kullandı. Kayıtlar 20 Kasım’a kadar devam edecek. Kayıt yaptırmak isteyen dernekler siviltoplum.eskisehir.bel.tr adresinden kayıt yaptırabilecek.

Sivil Toplumun Misyonu Yalnızca ‘İyilik’ Yapmak Değildir Haber

Sivil Toplumun Misyonu Yalnızca ‘İyilik’ Yapmak Değildir

Anadolu Üniversitesi Kariyer Planlama Dersi kapsamında düzenlenen “Gönüllü Olmak Kendini Bilmek” başlıklı seminer İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Salonunda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in konuşmacı olduğu seminere İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülend Aydın Ertekin, Uluslararası İlişkiler Birimi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Zekiye Doğan, Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Taşcı ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. UİB Müdürü Doğan: “Gönüllülüğün kitabını yazmış bir isim: Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel” Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Zekiye Doğan “Gönüllü Olmak Kendini Bilmek” seminerin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Bugün burada, Kariyer Planlama dersi kapsamında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu ders, aslında neredeyse bütün fakültelerimizin ve bölümlerimizin ders programında yer almakta. Dersin temel amacı ise, öğrencilerimizin mezun olduklarında ‘Peki, ben şimdi ne olacağım?’ ya da ‘Büyüyünce ne olacağım?’ gibi sorularına cevap aramalarına yardımcı olmaktır. Bu ders yaklaşık 4-5 yıldır uygulanmakta ve her yıl farklı konulara değinilmektedir. Bu kapsamda ele aldığımız önemli başlıklardan biri de sivil toplum kuruluşlarıdır. STK’ların hayatımızdaki yeri, gönüllülüğün ne olduğu, gönüllü olmanın bireysel yaşamlarımızda ne gibi değişimlere yol açtığı, bizi nasıl dönüştürdüğü gibi konuları bu ders aracılığıyla tartışıyoruz. Ben de kendi adıma, bu ders kapsamında her zaman konunun uzmanı birini öğrencilerimizle buluşturmak istiyorum. Bu yıl kimi davet etsem diye düşündüğümde, aklıma ülkemizde bu alandaki en önemli uzmanlardan biri olan Sayın Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel geldi. Kendisine davetimizi kabul ederek aramızda bulunduğu için teşekkür ediyorum. Peki, Rektör Hocamızı neden davet ettik? Çalışma alanlarına baktığımızda; iletişim, göç, yurtdışındaki Türkler, kent, sivil toplum ve gönüllülük gibi konular öne çıkmaktadır. Dolayısıyla, bugün kendisini buraya davet etmemiz bir tesadüf değildir.” Rektör Adıgüzel: "Gönüllülük sistematik olmalı, bir yapıyla birlikte yapılmalı" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel “Gönüllü Olmak Kendini Bilmek” seminerinde şunlardan bahsetti: “Sivil toplum kuruluşları, ticari amaç gütmeyen, devlete bağlı olmayan ve toplumsal yarar amacıyla hareket eden yapılardır. Bu nedenle, bu kurumlar halkın sesi, kimsesizlerin sözcüsü olmalıdır. Dolayısıyla, bu anlayışla hareket edeceksek, daha çok çalışmamız, daha çok yol kat etmemiz gerekiyor. Ne var ki Türkiye'de sivil toplumun gelişiminde bir direnç alanı var: Devleti bir baba figürü gibi görmemiz. Çünkü bizler, devlete karşı olmayı yakıştıramadığımız sürece onun dışındaki yapıları geliştirmekte zorlanıyoruz. Oysa sivil toplum, devlete karşı olmak değil, toplum yararına onun yanında, hatta kimi zaman onun eksik kaldığı yerlerde tamamlayıcı bir güç olmaktır. Bu noktada ise gönüllülük kavramı ön plana çıkıyor. Gönüllülük, başka dillerde tam karşılığı olmayan, bize özgü bir kavram. ‘Gönül’ dediğimiz şey; kalpten, beyinden, akıldan farklı bir şeydir. Ne bir kalıba sığar ne de matematiksel bir tanıma. Gönüllülük; hiçbir maddi ya da manevi karşılık beklemeden, sadece başkaları için bir şey yapma arzusudur. Ancak, şunu da ayırt etmek gerekir: Komşumuza yardım etmek, yaşlıya alışveriş yapmak ya da birine maddi destek vermek güzel birer iyiliktir, fakat gönüllülük değildir. Çünkü gönüllülük; bir yapı içerisinde, sistemli, sürekli ve organize bir şekilde gerçekleşir. İşte bu nedenle, bu yapılar da sivil toplum kuruluşlarıdır. Gönüllülük, bir dernekle, bir vakıfla, bir platformla birlikte hareket edildiğinde anlam kazanır ve daha büyük bir etki yaratır. Zira, gönüllülük, başkalarının acısını duyabilmekle başlar. Eğer bunu hissedebiliyorsak, insanız demektir. Bu hisle birlikte, attığımız her adım, bizi diğerlerinden farklı ve zengin kılar. Eğer paylaşacak bir bilgimiz, tecrübemiz, zamanımız varsa ve bunu başka insanlar için kullanıyorsak, işte o zaman gerçek anlamda gönüllü oluyoruz. Sivil toplumun misyonu yalnızca ‘iyilik’ yapmak değildir.” “Sivil toplum daha büyük sorumluluk üstlenir” Kimsenin iyiliğe muhtaç olmadığı bir dünya yaratmanın asıl amaç olduğuna değinen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel sözlerine şöyle devan etti: “Balık vermek de balık tutmayı öğretmek de yetmez; önemli olan, kimsenin balığa ihtiyacı kalmayacak bir ortam inşa etmektir. Bu da yoksulluğun, çaresizliğin, dışlanmışlığın sistematik olarak ortadan kaldırılmasıyla mümkün olur. Örneğin, bazı mahallelerde uygulanan mikro kredi modeliyle insanlar yardıma ihtiyaç duymadan ayakta kalabilmektedir. Bu tür uygulamalar, sivil toplumun yaratıcı gücünü gösterir. Sivil toplum, sadece bireysel yardımın ötesinde, daha büyük bir sorumluluğu da üstlenir. Eğer bir konuda toplumsal bir sorun olduğunu düşünüyorsak, yapmamız gereken şey o konuda farkındalık yaratmak, bilgi edinmek, sesimizi duyurmaktır. Ancak, bu savunma kendi çıkarımız için değil, başkalarının hakları için olmalıdır. Eğer hayvan haklarını savunuyorsak, bu konuda bilgi sahibi olmalı, verilerle konuşmalı, uzmanlık geliştirmeliyiz. Savunuculuk; dezavantajlı grupların, çocukların, kadınların, doğanın ya da sesini duyuramayan herhangi bir canlının adına konuşabilmektir. Bu yüzden, evrensel değerleri benimsemek ve neyi savunduğumuzun farkında olmak gerekir. Peki, bu süreçte neler yapılabilir? Sosyal sorumluluk yönetimiyle örnek uygulamalar geliştirilebilir. Bunun yanı sıra, lobicilik faaliyetleriyle kamu otoritesi etkilenebilir. Ayrıca, kamuoyu oluşturularak karar vericiler harekete geçirilebilir. “Gönüllülük, sevgi işidir” Medyaya büyük görev düştüğünün altını çizen Rektör Adıgüzel, medyanın sivil toplum kuruluşları ile gönüllüler arasında köprü görevi görebileceğine dikkat çekti. Rektör Adıgüzel: “Ne yazık ki bugün medya, sivil toplum haberlerine yeterince yer vermiyor. Bu nedenle, STK’ların kendilerini daha iyi anlatması, güven oluşturması ve şeffaf bir biçimde çalışmaları gerekiyor. Gençlerin gönüllülüğe ilgisinin düşük olması da üzerinde durulması gereken bir konu. Üniversite öğrencileri ne yazık ki gönüllülüğün ne olduğunu, nasıl yapılacağını, hangi kuruma başvuracaklarını bilmiyorlar. Bu bağlamda, STK’lar gençleri tanıtım ve oryantasyon süreçleriyle gönüllülüğe teşvik etmeli, onlara alan açmalı. Topluma katkı dersi ya da gönüllülük dersi gibi uygulamalar da bu farkındalığı artırmak için önemlidir. Unutulmaması gereken en temel şey şudur: Gönüllülük, sevgi işidir. Karşılık beklemeden yapılan bir iştir. Sessizlik sarmalını kıracak olan, sessizce atılmış samimi adımlardır. Bu nedenle, bizim daha fazla çalışmaya, daha fazla dayanışmaya ve daha fazla gönüllüye ihtiyacımız var. Sonuç olarak, birlikte ne yapabileceğimizi düşünerek hareket etmeliyiz. Her bireyin hayatında bir sivil toplum hedefi olmalı. Ancak o zaman, gerçekten güçlü ve adil bir toplum inşa edebiliriz.” ifadelerini kullandı. Seminer soru cevap kısmının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.