SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sivil Toplum

Porsuk Haber Ajansı - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tepebaşı Kent Konseyi’nde İlk Genel Kurul Yapıldı Haber

Tepebaşı Kent Konseyi’nde İlk Genel Kurul Yapıldı

Tepebaşı Kent Konseyi’nin ilk genel kurulu gerçekleştirildi. Hatice Canan Adlım’ın başkanlığa seçildiği genel kurulda, Danışma Kurulu ve Yürütme Kurulu da oluşturuldu. Tepebaşı Kent Konseyi’nin ilk genel kurulu, kentte katılımcı yönetim anlayışını güçlendirecek önemli bir adımla gerçekleştirildi. Genel kurulda yapılan seçim sonucunda Hatice Canan Adlım, Tepebaşı Kent Konseyi Başkanlığına seçildi. Genel kurulda konseyin çalışma organları da belirlenerek Danışma Kurulu ve Yürütme Kurulu oluşturuldu. Tepebaşı Belediyesi Özdilek Kültür Merkezinde gerçekleştirilen Tepebaşı Kent Konseyi’nin ilk genel kuruluna çok sayıda sivil toplum temsilcisi ve vatandaş ilgi gösterdi. Genel kurulda değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Kent Konseyi Başkanı Hatice Canan Adlım, yerinden yönetim anlayışının kentlilerin karar süreçlerinde söz sahibi olmasıyla güç kazandığını ifade etti. Adlım, “Demokrasi, yalnızca seçim dönemlerinde değil; kent yaşamına ilişkin her kararın ortak akılla şekillendiği süreçlerde anlam kazanır. Tepebaşı Kent Konseyi’ni; kentimizin tüm kesimlerini bir araya getiren, herkesin sözünü değerli gören, dinleyen, üreten ve çözüm öneren güçlü bir demokratik platform olarak büyüteceğiz. Kadınların, gençlerin, sivil toplumun, meslek odalarının, akademinin ve tüm hemşehrilerimizin kentimizin geleceğinde etkin söz sahibi olmasını önemsiyoruz” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın program yoğunluğu nedeniyle katılamadığı genel kurula, Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu katıldı. Tepebaşı Kent Konseyi’nin ilk genel kurulu yeni dönemin başlangıcı oldu. Tepebaşı Belediyesi’nin 1999 yılında başlayan sağlıklı kent anlayışı; kent sağlığını, çevresel sürdürülebilirliği, yaşam kalitesini ve toplumsal katılımı birlikte ele alan güçlü bir yerel yönetim birikimi oluşturdu. Tepebaşı Belediyesi, 2004 yılında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 10 kurucu üyesinden biri olurken, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı Kentler Ağı’nın farklı dönemlerinde de çalışmalarını sürdürdü. Danışma Kurulu oluşturuldu Tepebaşı Kent Konseyi Danışma Kurulu; Prof. Dr. İlknur Maviş, Prof. Dr. Cengiz Türe, Mehmet Baturay Özkan, Gözde Küpeli ve Mehmet Kahya’dan oluştu. Yürütme Kurulu belirlendi Tepebaşı Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nda ise Canan Geçit, Gamze Ayva, Dilek Soysal Atısoy, Cem Ergölen, Dr. Yıldız Ökten, Uzm. Dr. Gönül Baylan, Dr. Melis Danışman Sonkurt, Serpil Üstsoy, Sülbiye Bilen, Gürsel Gür, Dr. Hakan Uysal, Pınar Barış, Ece Saramacı, Ferziye Küçük, Umuthan Aslan, Melda Güner, Zeynep Çetin, Melek Kesikbaş, Nefise Kılınçkale, Hatice Yeşildağ, Gamze Oval Başar Angil, Mert Erman Özen ve Selin Yenova yer aldı.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Pehlivanoğlu Eskişehir’de Gündemi Değerlendirdi Haber

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Pehlivanoğlu Eskişehir’de Gündemi Değerlendirdi

Zafer Partisi Sivil Toplum ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Eskişehir’de düzenlediği basın toplantısında fon skandalı, hukuk sistemi, terörle mücadele, güvenlik sorunları, Beylikova’daki nadir toprak elementleri ve Türkiye’nin dış politikası hakkında açıklamalarda bulundu. Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin önümüzdeki seçimlerde önemli bir başarı elde edeceğini savunarak vatandaşlara sandık çağrısı yaptı. Zafer Partisi Sivil Toplum ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Özcan Pehlivanoğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve bir konferansa katılmak üzere Eskişehir’e geldi. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Pehlivanoğlu, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eskişehir’de sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edeceklerini, vatandaşlarla bir araya geleceklerini ve parti teşkilatlarıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştireceklerini belirten Pehlivanoğlu, basının halkın haber alma hakkı açısından önemli bir görev üstlendiğini ifade etti. “Halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlandığını düşünüyoruz” Basın mensuplarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten Özcan Pehlivanoğlu, Türkiye’de basın özgürlüğüne ilişkin yaşanan gelişmelerden endişe duyduklarını söyledi. Gazetecilerin tutuklanması, cezaevine gönderilmesi ve haklarında soruşturmalar yürütülmesini eleştiren Pehlivanoğlu, bu gelişmelerin halkın haber alma özgürlüğünü kısıtladığını savundu. Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulların kendilerini üzdüğünü dile getiren Pehlivanoğlu, daha özgür, güvenli ve huzurlu bir ortamda değerlendirmelerini yapmak istediklerini ancak mevcut durumun buna imkân vermediğini ifade etti. Zafer Partisi olarak Türkiye genelinde vatandaşlarla buluşmaya devam ettiklerini belirten Pehlivanoğlu, Genel Başkan Ümit Özdağ başta olmak üzere parti yönetiminin ve teşkilatların sahada çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Vatandaşların sorunlarını dinlediklerini ve partinin bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini anlattıklarını kaydetti. “Zafer Partisi seçimlerde sürpriz yapacak” Önümüzdeki seçimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin seçimlerde önemli bir başarı elde edeceğine inandığını belirtti. Partinin oy oranı ve seçim barajına ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldığını hatırlatan Pehlivanoğlu, gençlerden, kadınlardan ve toplumun farklı kesimlerinden aldıkları tepkilerin kendilerine umut verdiğini söyledi. Zafer Partisi’nin önümüzdeki dönemde iktidarda veya yürütmenin bir parçası olabilecek bir konuma ulaşabileceğini savunan Pehlivanoğlu, partinin çalışmalarını halkla buluşarak sürdürmeye devam edeceğini ifade etti. Fon skandalı ve yatırımcıların mağduriyeti gündemde Türkiye’nin gündemindeki önemli konulardan birinin fon meselesi olduğunu belirten Pehlivanoğlu, fon mağdurlarının yaşadığı hak kayıplarının giderilmesi gerektiğini söyledi. Küçük yatırımcıların mağduriyetlerinin unutulmaması gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, konunun kamuoyunun gündeminde tutulması, sorumluların ortaya çıkarılması ve yargılanması gerektiğini savundu. Fon skandalına ilişkin iddiaların yeterince araştırılmadığını düşündüklerini belirten Pehlivanoğlu, Türkiye’de bazı olayların zaman içerisinde kamuoyunun gündeminden düşürüldüğünü ileri sürdü. Yaşananların yalnızca yatırımcıları değil, ülke ekonomisini de etkileyebileceğini dile getiren Pehlivanoğlu, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. Pehlivanoğlu, böylesine büyük bir olayın ardından siyasi sorumluların istifa etmesinin bekleneceğini ifade ederek, Türkiye’de bu yönde bir gelişme yaşanmadığını savundu. Zafer Partisi olarak fon meselesini gündemde tutacaklarını belirten Pehlivanoğlu, “Zafer Partisi iktidarında mutlaka bu işin üzerine gidip bu fon skandalının sorumlularının ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını sağlayacağız” dedi. “Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri hukuksuzluk” Basın toplantısında hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pehlivanoğlu, Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında hukuksuzluğun ve adaletsizliğin geldiğini ileri sürdü. Yargı organlarının muhalefet üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını savunan Pehlivanoğlu, belediyelere yönelik operasyonlar, belediye başkanları ve bürokratlar hakkında yürütülen işlemler üzerinden eleştirilerde bulundu. Hukukun herkes için gerekli olduğunu ve yargının tarafsız, bağımsız ve objektif biçimde işlemesi gerektiğini vurgulayan Pehlivanoğlu, iktidara muhalif olan siyasi partilerin ve isimlerin farklı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını iddia etti. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın gündeme getirdiği “düşman ceza hukuku” kavramına da değinen Pehlivanoğlu, Türkiye’nin adaletin eşit biçimde uygulandığı bir hukuk devleti olması gerektiğini ifade etti. Çerçeve yasaya ve çözüm sürecine tepki gösterdi Pehlivanoğlu, Türkiye’deki hukuk tartışmalarıyla bağlantılı olarak gündeme gelen çerçeve yasa ve çözüm süreci konusunda da açıklamalarda bulundu. Söz konusu yasanın hukuka, yasalara ve Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Pehlivanoğlu, terör örgütü PKK’ya yönelik olası düzenlemeler ve temaslarla ilgili eleştirilerini dile getirdi. İmralı’daki koşullar ve PKK yöneticilerinin Abdullah Öcalan ile görüştürüldüğüne ilişkin iddialara değinen Pehlivanoğlu, bu konularda kamuoyuna açıklama yapılması gerektiğini savundu. Anayasa’nın eşitlik ilkesine dikkat çeken Pehlivanoğlu, belirli kişi veya gruplara yönelik olası af düzenlemelerinin başka suç grupları tarafından da talep edilebileceğini ileri sürdü. Bu tür düzenlemelerin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin terörle mücadele geçmişine ve şehitlerin hatırasına dikkat çeken Pehlivanoğlu, terörle müzakere yerine terörle mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.Zafer Partisi’nin bu konudaki tutumunun terör örgütlerinin tamamen etkisiz hâle getirilmesi yönünde olduğunu belirten Pehlivanoğlu, Türkiye’nin güvenliği ve geleceği açısından bu yaklaşımın önemli olduğunu söyledi. PKK’nın uyuşturucu ve yasa dışı bahis gelirlerine ilişkin iddialar PKK’nın uyuşturucu ticareti ve yasa dışı bahis faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savunan Pehlivanoğlu, Türkiye’de uyuşturucu bağımlılığı ve yasa dışı ekonomik faaliyetlerin önemli bir sorun oluşturduğunu dile getirdi. Uyuşturucu bağımlılığının yalnızca bağımlı bireyleri değil, ailelerini ve toplumun geniş kesimlerini etkilediğini belirten Pehlivanoğlu, bu sorunla mücadelede kararlı adımlar atılması gerektiğini söyledi. Çerçeve yasaya ilişkin eleştirilerini sürdüren Pehlivanoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer muhalefet partilerinin tutumunu da eleştirdi. Söz konusu düzenlemenin terör örgütünün meşruiyet kazanmasına yol açabileceğini öne süren Pehlivanoğlu, muhalefet partilerine Cumhuriyet’in temel ilkeleri doğrultusunda hareket etme çağrısında bulundu. Pehlivanoğlu, CHP’nin çerçeve yasaya karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasını beklediklerini ancak bu yönde bir adım atılmadığını savundu. Çerçeve yasaya oy veren 467 milletvekilinin, vatandaşlara neden bu yönde oy kullandıklarını açıklaması gerektiğini belirten Pehlivanoğlu, yasanın Türkiye’nin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü. Kadına yönelik şiddet ve asayiş sorunlarına dikkat çekti Türkiye’deki güvenlik sorunlarına da değinen Pehlivanoğlu, kadın cinayetleri, çocuklara yönelik şiddet ve silahlı saldırılar konusunda endişelerini dile getirdi. İzmir’in Menemen ilçesinde bir avukatın polis nişanlısı tarafından öldürüldüğünü belirten Pehlivanoğlu, yaşanan olayın toplumdaki güvenlik sorunlarını yeniden gündeme getirdiğini söyledi. Kadınların şiddete, darp ve tacize maruz kalmasını kabul etmediklerini ifade eden Pehlivanoğlu, insanların birbirlerine yönelik şiddetinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı. Devletin vatandaşların güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunduğunu belirten Pehlivanoğlu, İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunarak güvenlik konusunda daha etkili önlemler alınmasını istedi. Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakatı değerlendirmesi Pehlivanoğlu, Türkiye’nin dış politikası ve bölgesel gelişmeler kapsamında Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakatı olarak adlandırdığı anlaşma ve mutabakatlara ilişkin görüşlerini de paylaştı. Mekke ve Bedir isimlerinin İslam tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Pehlivanoğlu, bu isimlerin söz konusu anlaşmalarda kullanılmasını eleştirdi. Bu tercihin kamuoyunun algısını etkilemeye yönelik olduğunu düşündüklerini belirtti. Söz konusu anlaşma ve mutabakatların Türkiye’ye fayda sağlamayacağını savunan Pehlivanoğlu, bunların arkasında ABD ve İsrail’in çıkarlarının bulunduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin bölgesel gelişmeler nedeniyle askerî bir çatışmanın parçası hâline getirilmesine karşı olduklarını ifade eden Pehlivanoğlu, Türk askerinin Yemen’e veya Türkiye dışındaki başka bölgelere gönderilmesini kabul etmediklerini söyledi. İran ile Türkiye arasındaki tarihsel komşuluk ilişkilerine de değinen Pehlivanoğlu, iki ülke halkının dost ve kardeş olduğunu belirterek Türk askerinin İran’a karşı yürütülecek bir savaşta kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi. Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri için koruma çağrısı Basın toplantısının Eskişehir açısından öne çıkan başlıklarından biri de Beylikova’daki nadir toprak elementleri ve doğal kaynaklar oldu. Türkiye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin korunması gerektiğini belirten Pehlivanoğlu, usulsüz maden arama ruhsatları nedeniyle doğal kaynakların ve çevrenin zarar gördüğünü savundu. Akbelen, Artvin, Rize, Eskişehir, Erzincan İliç, Kazdağları, Bayramiç, Giresun ve Tirebolu gibi bölgelerde çevrenin korunmasına yönelik çalışmalara destek verdiklerini belirten Pehlivanoğlu, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi. Beylikova’da bulunan nadir toprak elementlerinin önemine özel olarak dikkat çeken Pehlivanoğlu, Türkiye’nin doğal kaynakları hakkında geçmişten bu yana çeşitli araştırmalar yapıldığını ve yabancı ülkelerin bu kaynaklara ilgi gösterdiğini ileri sürdü. 1960’lı yıllarda Türkiye’ye gelen barış gönüllülerinin ülkenin doğal, kültürel ve sosyolojik özelliklerini kayıt altına aldığını iddia eden Pehlivanoğlu, bu çalışmaların Türkiye üzerindeki planlarla bağlantılı olduğunu savundu. Beylikova’daki nadir toprak elementlerinin başta Eskişehirliler olmak üzere Türk milletinin ortak zenginliği olduğunu ifade eden Pehlivanoğlu, bölgedeki kaynakların korunması için vatandaşları ve sivil toplum kuruluşlarını duyarlı olmaya çağırdı. Zafer Partisi’nin de doğal kaynakların korunması yönünde yürütülecek çalışmalara destek vereceğini belirten Pehlivanoğlu, Eskişehir halkının bu konudaki mücadelesine katkı sağlayacaklarını söyledi. “Sandıkta bu iktidarı hep birlikte gönderelim” Türkiye’nin yoğun ve sürekli değişen bir gündemle karşı karşıya olduğunu belirten Pehlivanoğlu, vatandaşların yaşanan gelişmelere rağmen dirençlerini koruduğunu ifade etti. Toplumun ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlar karşısında zorlandığını savunan Pehlivanoğlu, vatandaşlara birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. Önümüzdeki seçimlere işaret eden Pehlivanoğlu, iktidarın demokratik yollarla değişmesi gerektiğini belirterek vatandaşları sandıkta tercihlerini ortaya koymaya davet etti. Türkiye’nin daha huzurlu, mutlu ve refah içerisinde yaşayan bir ülke hâline gelmesi gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, konuşmasının sonunda sığınmacı politikası ve yurt dışındaki Türk gençlerinin ülkeye dönüşü konusundaki görüşlerini de paylaştı. Türkiye’de sığınma koşullarının ortadan kalktığını düşündükleri kişilerin ülkelerine gönderilmesi gerektiğini savunan Pehlivanoğlu, dünyanın farklı ülkelerine giden yetişmiş ve nitelikli Türk gençlerinin ise Türkiye’ye geri kazandırılması gerektiğini söyledi. Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin hedefinin Türkiye’nin geleceğine ilişkin sorunların çözülmesi, ülkenin güvenliğinin sağlanması ve vatandaşların daha huzurlu bir yaşam sürmesi olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.

Kadınların Siyasette Daha Güçlü Temsili İçin Güç Birliği Haber

Kadınların Siyasette Daha Güçlü Temsili İçin Güç Birliği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 1984 Derneği (D84) ve İstanbul İsveç Başkonsolosluğu iş birliğiyle hayata geçirilen “AllyGround – Kadınların Siyasi Yolculuğunu Destekleme Projesi” kapsamında düzenlenen iki günlük eğitim programı, Eskişehir’de gerçekleştirildi. Kadınların yerel siyasette daha güçlü temsil edilmesini, toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesini ve farklı siyasi görüşler arasında dayanışmanın artırılmasını amaçlayan program, siyaset ve sivil toplum dünyasından çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi. Kadınların siyasi yaşama katılımını artırmak, karar alma mekanizmalarında daha etkin rol üstlenmelerini sağlamak ve eşit temsil anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen eğitimler, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirildi. İki gün süren programda kadınların siyasette karşılaştıkları güçlükler, liderlik becerilerinin geliştirilmesi ve farklı kesimler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nergiz Abacı’nın açılış konuşmasını yaptığı programa; belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, kadın siyasetçiler, siyasi partilerin kadın ve gençlik kollarında görev alanlar ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. “GELECEĞE DAHA GÜÇLÜ YÜRÜMELİYİZ” Programın açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nergiz Abacı, kadınların siyasette güçlü biçimde temsil edilmesinin demokratik bir toplumun temel koşullarından biri olduğunu vurguladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin kentin ilk kadın büyükşehir belediye başkanı olduğuna dikkat çeken Abacı, kadınların siyasette ve tüm karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının önemini belirterek şöyle konuştu: “Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız da Eskişehir’in ilk kadın belediye başkanı. Kadınların siyasette güçlü temsili, demokrasinin vazgeçilmez koşullarından biri. Tüm karar alma mekanizmalarında kadınların yer alması bizim için de çok önemli. Bunun için hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Bu proje kapsamında kadın, erkek, siyasi ya da sivil ayrımı yapmadan, yapmamız gerekenleri bir kez daha hatırlıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki güçlü kadınların olduğu bir toplum, geleceğe daha güçlü yürür. Bu anlamlı projeye katkı sunan 1984 Derneği’ne ve İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’na teşekkür ediyorum. İki gün sürecek eğitim atölyelerinin yeni iş birliklerine, dayanışmaya ve kalıcı kazanımlara vesile olmasını diliyorum.” KADINLARIN SİYASETTEKİ YOLCULUĞU Uzmanlar Dr. Ayşe Kaşıkırık, Tarık Beyhan, Psikolog Elif Avcı ve Rojbin Bor’un katkılarıyla gerçekleştirilen eğitimlerde, kadınların siyasi alanda karşılaştıkları engellerin aşılması, liderlik ve dayanışma becerilerinin geliştirilmesi ile siyasi katılımın güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

Eskişehir’de Basın Meslek Örgütlerinden Ortak Eylem Çağrısı Haber

Eskişehir’de Basın Meslek Örgütlerinden Ortak Eylem Çağrısı

Eskişehir’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına dikkat çekmek amacıyla 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Köprübaşı’nda ortak eylem düzenlenecek. Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik baskılara ve sansür uygulamalarına karşı tüm yurttaşları eyleme katılmaya çağırdı. Eskişehir’de basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik baskılara, medya kuruluşlarına uygulanan yaptırımlara ve sansür politikalarına karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. “Sansüre Hayır! Habere Özgürlük!” sloganıyla yapılacak eylemde, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için bir araya gelinecek. Eskişehir’de basın özgürlüğü için buluşma 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Köprübaşı’nda gerçekleştirilecek eylemde, gazetecilerin haberleri, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması veya ev hapsiyle karşı karşıya kalmasına tepki gösterilecek. Açıklamada, televizyon kanallarının ve haber sitelerinin susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesine karşı ses yükseltileceği belirtildi. “Basın özgürlüğü tüm toplumun hakkıdır” Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri ilgilendiren bir mesele olmadığına dikkat çeken meslek örgütleri, halkın doğru ve özgür bilgiye erişiminin demokratik toplum açısından önem taşıdığını vurguladı. Gerçeğin üzerindeki sansürün kaldırılması ve gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi amacıyla düzenlenecek ortak eyleme siyasi partiler, sendikalar, barolar, insan hakları kuruluşları, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve tüm yurttaşlar davet edildi. HALK TV ve TELE 1’e yönelik uygulamalara tepki Ortak eylem çağrısında, HALK TV’ye el konulması, internet sitelerinin kapatılması ve TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılı dolayısıyla basına yönelik baskılara karşı ülke genelinde düzenlenecek eylemlere de dikkat çekildi. Eskişehir’de gerçekleştirilecek buluşmada, basın özgürlüğünün korunması, sansür uygulamalarına son verilmesi ve halkın haber alma hakkının güvence altına alınması talepleri dile getirilecek. Eskişehir’de eylem ne zaman, nerede yapılacak? Eskişehir’deki ortak basın özgürlüğü eyleminin adresi ve saati şöyle: - Tarih: 24 Ekim 2026 Cumartesi - Saat: 14.00 - Yer: Köprübaşı, Eskişehir - Slogan: Sansüre Hayır! Habere Özgürlük! Eylem çağrısında, “Gazetecilik suç değildir”, “Halkın haber alma hakkı engellenemez” ve “Basın hürdür, sansür edilemez” mesajları öne çıkarıldı. Basın meslek örgütleri, halkın haber alma hakkını savunan herkesi ortak mücadeleye katılmaya davet etti.

Kazım Kurt: "Emek Mahallesi’nde Birinci Parti Olacağız" Haber

Kazım Kurt: "Emek Mahallesi’nde Birinci Parti Olacağız"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz ve Odunpazarı İlçe Başkanı Emine Cevahir Çalıkuşu ile birlikte Emek Mahallesi’nde üyeler ve mahalle esnafıyla bir araya geldi. Emek Mahallesi iletişim ofisinde partililerle buluşan Başkan Kurt, ardından esnaf ziyaretleri gerçekleştirerek mahalle sakinlerinin görüş ve taleplerini dinledi. Başkan Kurt, buluşmada yaptığı konuşmada örgütlü mücadelenin, dayanışmanın ve halkla doğrudan iletişimin önemine dikkat çekti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz ve Odunpazarı İlçe Başkanı Emine Cevahir Çalıkuşu ile birlikte Emek Mahallesi’ni ziyaret etti. Mahalledeki iletişim ofisinde yol arkadaşlarıyla buluşan Başkan Kurt, ziyaret kapsamında esnafla da bir araya gelerek hemşehrileriyle sohbet etti. Mahalle buluşmasında partililere seslenen Başkan Kurt, siyasi mücadelenin temel hedefinin iktidar olmak olduğunu vurgulayarak örgütlü çalışmanın ve dayanışmanın önemine işaret etti. “ESAS OLAN PARTİNİN İKTİDARI” Konuşmasında parti içindeki görevlerin bir hizmet yarışı olduğunu belirten Başkan Kazım Kurt, önceliklerinin ortak hedef doğrultusunda mücadeleyi büyütmek olduğunu söyledi. Parti örgütünün yeniden yapılanma sürecine değinen Kurt, “Esas olan partinin iktidarı. Burada görev, hizmet yarışı. Herkes katılır. Yeni bir örgütlenme ve yeni bir anlayışla iktidar mücadelesine devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşullara dikkat çeken Kurt, toplumun geleceğe umutla bakabilmesi için demokratik bir ülkeye, hukuka saygılı bir yönetime ve adaletli bir yargı sistemine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Konuşmasında Halk TV’ye kayyum atanmasına da değinen Başkan Kurt, halkın haber alma özgürlüğü ve basın üzerindeki baskılar konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kurt, demokratik hak ve özgürlüklerin korunmasının önemini vurguladı. “EMEK MAHALLESİ’NDE BİRİNCİ PARTİ OLACAĞIZ” Emek Mahallesi’ndeki örgütlenme çalışmalarına özel bir parantez açan Başkan Kurt, mahalledeki siyasi hedeflerinin birinci parti olmak olduğunu belirtti. Bu hedefe ancak mahalle sakinleriyle birlikte yürütülecek kapsamlı bir saha çalışmasıyla ulaşılabileceğini söyleyen Başkan Kurt, kapı kapı, sokak sokak çalışma çağrısında bulundu. Başkan Kurt, “Emek’te biz birinci parti olacağız. Bu da sizin sayenizde olacak. Siz bu işin ana gövdesisiniz. Kapı kapı gezeceğiz, sokak sokak gezeceğiz. Mahallemizi, komşularımızı, hemşehrilerimizi dinleyeceğiz. Birlikte örgütlenecek, birlikte güç olacağız” diye konuştu. Siyasetin yalnızca toplantılarda yapılan konuşmalarla değil, insanlarla doğrudan temas kurarak ve onların sorunlarına kulak vererek güçleneceğini belirten Başkan Kurt, parti üyelerinin çevreleriyle iletişim kurmasının ve toplumsal dayanışmayı büyütmesinin önemine dikkat çekti. “EMEK’İN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ” Emek Mahallesi’nin nüfusu ve ihtiyaçları üzerinden değerlendirmelerde bulunan Başkan Kurt, özellikle eğitim olanakları, ulaşım maliyetleri ve ekonomik eşitsizlikler üzerinde durdu. Mahallede yaşayan yurttaşların temel hizmetlere erişimde sorun yaşamaması gerektiğini belirten Başkan Kurt, eğitim olanaklarının geliştirilmesinin ve çocukların eşit koşullarda eğitim alabilmesinin önemini vurguladı. Türkiye’deki ekonomik tabloya da değinen Başkan Kurt, ücretler, gıda fiyatları, geçim sıkıntısı ve üreticilerin yaşadığı sorunların yurttaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi. Vatandaşların kendi yaşam koşullarını esas alarak ülkenin ekonomik durumunu değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Başkan Kurt, ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için iktidar değişikliğinin gerekli olduğunu savundu. Başkan Kurt, “Herkes cebine baksın, aldığı maaşa, elde ettiği gelire ve yaptığı harcamaya baksın. İnsanların yaşadığı sıkıntıları göreceğiz ve komşumuzu ikna edeceğiz. Büyük laflar etmeye gerek yok. İnsanların gerçek sorunlarını konuşacağız” dedi. “BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ” Konuşmasının sonunda dayanışma ve ortak mücadele çağrısını yineleyen Başkan Kazım Kurt, hiçbir siyasi başarının kalıcı bir örgütlü mücadele olmadan mümkün olamayacağını belirtti. Mahalledeki derneklerin, sivil toplum yapılarının ve yurttaşların sürece katılımının önemine değinen Başkan Kurt, hedeflerine ancak birlikte çalışarak ulaşabileceklerini söyledi. Başkan Kurt, “Siz olmazsanız biz bir işe yaramayız. Siz olmazsanız buralara gelemeyiz. Birlikte yapacağız, birlikte güç olacağız. Emek Mahallesi’nde birinci parti olmak için hep birlikte çalışacağız” şeklinde konuştu.

Eskişehir’in Dostluk Eli Adıyaman’da Haber

Eskişehir’in Dostluk Eli Adıyaman’da

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin armağanı olarak Adıyaman Yeni Mahalle’de hayata geçirilen 15 bin 200 metrekarelik “Eskişehir Parkı”, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Çocukların ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği açılış, iki kent arasındaki dostluk ve dayanışmanın güçlü bir simgesi oldu. 6 Şubat depremlerinin ardından dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirmek amacıyla Adıyaman’da hayata geçirilen Eskişehir Parkı, vatandaşların yoğun katılımıyla kapılarını açtı. Yeni Mahalle’de yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulan park, Adıyamanlılara nefes alabilecekleri yeni bir yaşam alanı sunarken, Eskişehir ile Adıyaman arasındaki gönül bağını da kalıcı hale getirdi. Açılış törenine Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili M. Recai Erdir, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Serap Aylin Şener, Eskişehir Adıyamanlılar Kültür Tanıtım Derneği Başkanı Mehmet Sait Göksu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. ADIYAMAN İÇİN YENİ BİR YAŞAM ALANI Kültürel ögelerin de ön plana çıktığı açılış töreni renkli görüntülere sahne oldu. Davetlilere Adıyaman’ın yöresel lezzetlerinden çiğ köfte ikram edilirken, Harfane grubunun seslendirdiği türküler ve gerçekleştirilen halk oyunları gösterileri törene ayrı bir renk kattı. Özellikle çocukların ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği parkın açılışında vatandaşlar keyifli anlar yaşadı. Yeni Mahalle’ye kazandırılan park, yeşil alanları ve sosyal kullanım imkânlarıyla bölge sakinlerinin önemli buluşma noktalarından biri olmaya aday oldu. “BU PARK DOSTLUĞUMUZUN BİR NİŞANIDIR” Açılış töreninde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehirlilerin selamlarını Adıyaman’a getirdiğini belirterek, deprem sonrasında iki kent arasında oluşan dayanışmanın önemine dikkat çekti. Ünlüce konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “6 Şubat 2023'te yaşadığımız acı felaketin ardından Adıyaman’da hem Eskişehir’in adını yaşatacak hem de dayanışmamızı simgeleyecek bir park yapmak istedik. Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Tutdere, yaklaşık 15 dönümlük bu güzel alanı bizlere tahsis etti. Umuyoruz ki bu park, Adıyaman ile Eskişehir arasındaki dostluğun kalıcı bir nişanı olur.” Depremde hayatını kaybeden vatandaşları da rahmetle anan Başkan Ünlüce, dayanışmanın önemine vurgu yaparak, “Acılar paylaşıldıkça azalır. Kalbinizde bizlere yer açarsanız çok mutlu oluruz.” dedi. “ADIYAMAN’IMIZA 26. PARKIMIZI KAZANDIRDIK” Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise, göreve gelişlerinden bu yana kente kazandırılan 26. park olduğunu belirterek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür etti. Tutdere, Eskişehir’den Adıyaman’a uzanan dayanışma elinin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce bu bereketli günde aramızda. Eskişehir’deki yoğun programını bırakıp Adıyaman’ımıza geldi. Tüm Adıyaman halkı adına kendisine teşekkür ediyorum. Şehirler arası dostluğun sembolü olan bu güzel parkı çocuklarımız ve kadınlarımız için şehrimize kazandırdığınız için minnettarız.” Tutdere, parkın yalnızca fiziksel bir yatırım olmadığını, aynı zamanda iki şehir arasındaki kardeşliğin ve dayanışmanın önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. DOSTLUĞUN ADI ARTIK BİR PARKTA YAŞAYACAK Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla açılış kurdelesi kesildi. Ardından parkı gezen davetliler, yeni yaşam alanını yakından inceledi. Mahalle sakinleri ve çocuklar, Adıyaman’a kazandırılan park nedeniyle iki belediye başkanına teşekkürlerini iletti.

Eskişehir Aile Zirvesi Düzenlendi Haber

Eskişehir Aile Zirvesi Düzenlendi

Eskişehir Aile Zirvesi Kapılarını Açtı: "Güçlü Aile, Güçlü Toplum İçin Önce İnsanı ve Fıtratı Korumalıyız" ​Eskişehir’de düzenlenen ve geniş katılımla gerçekleştirilen Eskişehir Aile Zirvesi, bireyselleşme, aile yapısı ve nüfus artış hızındaki düşüş gibi konulara ev sahipliği yaptı. Kentteki akademisyenler, sivil toplum liderleri ve yerel yöneticilerin bir araya geldiği zirvede, Türk aile yapısının korunması için atılması gereken adımlar tüm yönleriyle masaya yatırıldı. ​Gürhan Albayrak: "Modern Dünyanın Araçlarıyla Aile Kurtarılamaz" ​Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, küresel ölçekte yaşanan toplumsal çözülmelerin temelinde aile kurumunun zedelenmesinin yattığını belirtti. 80'li ve 90'lı yıllardaki toplum mühendisliği girişimlerine rağmen Türk aile yapısının özünü koruduğunu ifade eden Albayrak, şunları kaydetti: ​"Modern dünya düzeninin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu sorunu, modern dünyanın araçlarına başvurarak çözmek mümkün değildir. İnsanı koruyamazsanız aileyi de koruyamazsınız. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ilan edilen Aile 10 Yılı vizyonu doğrultusunda, kötüyü dillendirmek yerine iyi ve güzel olanı çoğaltarak şehrimizde çalıştaylarımızı sürdüreceğiz." ​Prof. Dr. Emine Gümüşsoy: "Nüfus Artış Hızı Bir Beka Meselesidir" ​Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ise konuşmasında doğurganlık oranındaki düşüşün Türkiye için kritik bir eşik olduğuna dikkat çekti. Aile bağlarının bireyleri krizlere, bağımlılıklara ve depresyona karşı koruyan en büyük kalkan olduğunu belirten Gümüşsoy, gençlere seslenerek şu ifadeleri kullandı: ​"Nüfus artış hızı ve doğurganlık oranının ülkeyi yenileyememesi artık bir beka meselesi hâline gelmiştir. Aile, kişisel gelişime ve kariyere asla engel değildir. Gençlerimiz önlerindeki aşağılık kompleksini atarak milli teknoloji hamlemizle ve güçlü aile bağlarıyla Türkiye Yüzyılı'na yön verecektir." ​Necmeddin Bilal Erdoğan: "Kapitalizmin Bireyci Paradigmasını Sorgulamalıyız" ​İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, kapitalizmin endüstri devriminden bu yana insanı topluluktan koparıp yalnızlaştırarak daha çok tüketen bir birey haline getirdiğini vurguladı. Geniş aile yapısının ve toplumsal bağların bu manipülasyonlara karşı en büyük direnç noktası olduğunu dile getiren Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarına ve iş dünyasına önemli çağrılarda bulundu: ​"Kapitalist sistem, insanı tüketmeye ve biriktirmeye odaklı bir yapıya sürüklüyor. Aileyi korumak istiyorsak bu sistemi ve algoritmik kuşatmayı sorgulamak zorundayız. Biz İlim Yayma Vakfı ve İbn Haldun Üniversitesi olarak burslarımızı aile dostu bir yaklaşımla yeniden şekillendirdik; evli ve çocuklu doktora öğrencilerimize ilave destekler sağlıyoruz. İş dünyamız da devletimizin teşviklerine omuz vererek aile dostu iş yerleri modelini yaygınlaştırmalıdır." ​Prof. Dr. İrfan Gündüz: "Asıl Problem Akran Zorbalığı Değil, Ekran Zorbalığıdır" ​İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, konuşmasında fıtrata uygun yaşamanın ve ölçekli tüketimin önemine değindi. Toplumsal değişimin bireysel dönüşümle başlayacağını belirten Gündüz, günümüzdeki dijital ve kültürel tehlikelere dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Allah insana kocaman bir vücut, ufacık bir ağız vermiştir; yani vücudumuz kadar üretip ağzımız kadar tüketmemiz gerekir. Bugün 'akran zorbalığı' diye tartışılan meselelerin kökeninde aslında ekran zorbalığı yatmaktadır. Dizilerde, filmlerde şiddetin ve kural tanımazlığın pompalanması aile huzurunu sarsmaktadır. Önce kendimizi, fıtratımıza ve değerlerimize uygun olarak yeniden inşa etmeliyiz."

​"Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana" Forumu Gerçekleştirildi Haber

​"Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana" Forumu Gerçekleştirildi

Eskişehir’deki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Forumu”, siyasetin, medyanın ve toplumun önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. YENİ Parti Meclis Grup Başkanvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu ve Gazeteci İsmail Arı’nın konuşmacı olarak yer aldığı forumda, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik kriz, otoriter rejim tartışmaları, basın özgürlüğüne yönelik baskılar ve bu tablodan çıkış yolu olarak birleşik muhalefetin inşa edilmesi gerektiği masaya yatırıldı. ​Forumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu, Türkiye’nin varoluşsal bir süreçten geçtiğini belirterek söze başladı. Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülen emek ve demokrasi mücadelesine katılanların ortak bir siyasi geleceği kurmak üzere bir araya geldiğini ifade eden Erdoğdu, başkanlık rejimi adı altında devlet kurumlarının tek kişinin siyasi iradesine ve çıkar gruplarının soygun düzenine bağlandığını vurguladı. Son dönemde gündeme gelen fon krizinin, küresel kapitalizmin "hiper finansallaşma" ve "gazino kapitalizmi" eğilimlerinden bağımsız olmadığını dile getiren Erdoğdu, Amerika Birleşik Devletleri’nde şirketlerin kendi hisselerini geri alarak (buyback) değerlerini şişirme operasyonlarının 1 trilyon dolara ulaştığını hatırlattı. Türkiye’deki fon krizinin bundan farklı olarak organize bir suç örgütlenmesi olduğunu savunan Erdoğdu, "Temel mekanizma 'bul karayı, al parayı' değil, 'bul sarayı, al parayı' mekanizmasıdır; arkasında mafyanın gücü, kara para aklama ve devlet içi yapılar vardır" dedi. Günter Reimann’ın "Vampir Ekonomisi" kavramına atıfta bulunan Erdoğdu, ihale kayırmacılığı ve kamu kaynaklarının şeffaf olmayan kullanımıyla modern bir vampir sistemi kurulduğunu, bu düzenin sürdürülebilmesi için sendikaların zayıflatıldığını, basının denetim işlevinin daraltıldığını ve yargı bağımsızlığının aşındırıldığını ifade etti. Mücadelenin sadece geçim koşullarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Erdoğdu, Eskişehir’deki emek ve demokrasi birikiminin önemine dikkat çekerek kitlesellikten siyasi sonuca geçişin örgütlenmesi gerektiğini vurguladı. Laiklik, demokratik ve sosyal hukuk devleti, eşit yurttaşlık ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri etrafında geniş bir demokratik uzlaşma çağrısı yapan Erdoğdu, seçim hazırlıklarının bugünden halkın örgütlü gücünü büyütmek anlamına geldiğini sözlerine ekledi. ​Toplantıda söz alan Gazeteci İsmail Arı ise Türkiye’de yargı eliyle bir korku imparatorluğu yaratılırken bağımsız medyanın yok edilmek istendiğini söyledi. Medya için çok kritik bir eşiğin aşıldığını belirten Arı, Halk TV ve Sözcü TV gibi en fazla izlenen kanalların iktidar ortakları tarafından hedef gösterildiğini, T24 haber sitesinin savunma hakkı bile verilmeden Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kapatıldığını, Cumhuriyet, Evrensel ve Sol Haber gibi köklü mecraların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini hatırlattı. Son bir ayda 7 gazetecinin tutuklandığını, Fatih Ergin, Barış Terkoğlu, Oya Lale Özanar, Furkan Karabay ve Suat Toktaş gibi isimlerin yanı sıra sosyal medyada video çeken 23 gençlerin dahi uydurma gerekçelerle cezaevine konulduğunu ifade eden Arı, sadece geçen ay 1200 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini vurguladı. Toplumun yargıya olan güveninin tükendiğini belirten Arı, bu baskılara karşı boyun eğmemek ve omuz omuza direnmek gerektiğini dile getirdi. ​Forumun kapanış konuşmasını gerçekleştiren YENİ Parti Meclis Grup Başkanvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın, konuşmasına tahliye edilen mizahisyen Deniz Göktaş’ı selamlayarak başladı. Derdinin şahıslar değil, dünyada ve Türkiye’de kurulan rejim olduğunun altını çizen Günaydın, dünyada küreselleşmenin yerini alan tekno-oligarşi, bölgeselleşme ve hegemonya krizine dikkat çekti. ABD’nin dünyadaki maliyetli askeri varlığından çekilerek yerini vekil devletlere ve "hayırsever monarşi" tasarımlarına bıraktığını belirten Günaydın, Türkiye siyasetinde geçmişten bugüne aktörlerin nasıl konum değiştirdiğini örneklerle anlattı. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması sürecinde Saraçhane’deki barikatları yıkan İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin ve sokaktaki gençlerin mücadelesine vurgu yapan Günaydın, yeni bir dünyanın ancak kadınların, gençlerin ve emekçilerin dışarıdan siyasete yön vermesiyle kurulabileceğini ifade etti. ​Son dönemde artan sosyal medya yasaklarına ve Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yetkilerine değinen Günaydın, muhalif seslerin susturulmak istendiğini belirtti. Meclis’te ikinci parti grubu olarak Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruları hatırlatan Günaydın, basın özgürlüğü, haber alma hakkı ve hakları gasbedilen tüm kesimlerle birlikte 7 Ekim Çarşamba günü saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi önünde buluşma çağrısı yaptı. "Sokağa sahip çıkmak, mahalleye, fabrikaya, tarlaya sahip çıkmaktır" diyen Günaydın, doğrudan demokrasiyi yeniden inşa etmek zorunda olduklarını belirtti. Konuşmasının sonunda erken seçim ve anayasa tartışmalarına değinen Günaydın, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için gereken hamlelere karşı YENİ Parti olarak sapasağlam duracaklarını ve diğer siyasi partilerin de bu konuda taviz vermemesi gerektiğini vurgulayarak katılımcılara teşekkür etti. Forumda siyasi parti, sivil toplum kuruluşları, odalar ve sendikaların temsilcileri de söz alarak gündeme ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Başkan Ataç: “Birlikte Düşünüp Birlikte Üretiyoruz” Haber

Başkan Ataç: “Birlikte Düşünüp Birlikte Üretiyoruz”

Sivrihisar Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Arslan ve yönetim kurulu üyeleri, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ı ziyaret etti. Buluşmada, Sivrihisar’ın gündemi ve bölgenin sosyal-kültürel gelişimine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Sivrihisar Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Arslan ile dernek yönetimini makamında konuk etti. Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, güncel gelişmelerin yanı sıra Sivrihisar’a ilişkin görüş, öneri ve beklentiler ele alındı. Ziyarette; derneklerin toplumsal dayanışmayı güçlendiren, hemşerilik bağlarını canlı tutan ve kentlerin geleceğine katkı sunan önemli yapılar olduğu vurgulandı. Sivrihisar’ın tarihî, kültürel ve sosyal birikimi üzerine fikir alışverişinde bulunulurken, yerel değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekildi. Başkan Ataç, “Birlikte düşünüp birlikte üretmeliyiz” Başkan Ataç, kentlerin ancak birlikte düşünerek ve birlikte üreterek güç kazanacağını ifade ederek, “Biz, her fırsatta hemşerilerimizle, derneklerimizle ve kentin tüm dinamikleriyle bir araya gelmeye büyük önem veriyoruz. Çünkü toplumun her kesiminin sözüne kulak veren, ortak akla inanan bir anlayış; kentlere de ülkemize de güç katar. Nazik ziyaretleri için Sayın İsmail Arslan’a ve değerli yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Başkan Ataç “Sivil toplum kentlerin vicdanıdır” Başkan Ataç, sivil toplum kuruluşlarının kent yaşamında üstlendiği sorumluluğun büyük olduğunu belirterek, “Sivil toplum örgütleri kentlerin vicdanıdır, hafızasıdır, sesidir. İnsanların taleplerini, sorunlarını ve umutlarını ortak bir zeminde buluştururlar. Sivrihisar, Eskişehir’in yalnızca tarihî ve kültürel zenginliği değildir; emeğiyle, üretimiyle, dayanışmasıyla kentimizin hayatına güç veren çok kıymetli bir değerdir. Sivrihisarlı hemşerilerimiz, Eskişehir’in sosyal yaşamından ticaretine, kültüründen çalışma hayatına kadar her alanda alın terleriyle, birikimleriyle ve memleket sevgileriyle varlık gösteriyor. Sivrihisar’ın taşıdığı köklü kültür, Eskişehir’in ortak hafızasını ve zenginliğini büyütüyor. Bizim için önemli olan; bu güçlü bağı korumak, hemşerilerimizin sesine kulak vermek ve kentimizin bütün değerlerini ortak akılla geleceğe taşımaktır. Çünkü Eskişehir, farklılıklarını zenginlik olarak gören; dayanışmayla büyüyen, birlikte güçlü olan bir kenttir.” dedi. Dernek Başkanı İsmail Arslan ise Başkan Ataç’a misafirperverliği ve Sivrihisar’a ilişkin değerlendirmeleri için teşekkür etti. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılmasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.