SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sivil Toplum

Porsuk Haber Ajansı - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Kurt: “Daha Az Kirleten, Daha Temiz Bir Çevre İçin Hepimize Görev Düşüyor” Haber

Başkan Kurt: “Daha Az Kirleten, Daha Temiz Bir Çevre İçin Hepimize Görev Düşüyor”

Odunpazarı Belediyesi, Odunpazarı Kent Konseyi Kurtuluş Mahalle Meclisi işbirliği ile çevre duyarlılığını artırmak ve kent estetiğini güçlendirmek amacıyla Kurtuluş Mahallesi’nde “Örnek Cadde” hareketini başlattı. Çalışmaların merkezinde yer alan Vatan Caddesi’nde düzenlenen temizlik ve çevre düzenleme etkinliğine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru da katılarak vatandaşlarla birlikte sahaya indi. Başkan Kurt’un çocuklar ve mahalle sakinleriyle birlikte cadde boyunca çöp toplaması etkinliğe damga vururken, ortaya çıkan görüntüler yerel yönetim ile vatandaşın ortak hareket ettiğinde neler başarabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sahada açıklamalarda bulunan Başkan Kurt, çevre temizliğinin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Yaşadığımız çevrenin düzenlenmesi, temizlenmesi ve yaşanabilir hale getirilmesi hepimizin görevi. Yeter ki daha az kirleten ve daha temiz bir çevre yaratalım. Burada hepimize görev düşüyor. Bu sorumlulukla hareket eden Ataçağ Koleji öğrencilerine özel olarak teşekkür ediyorum. Eskişehir’i yaşanabilir bir kent haline getirebilmek için yapılması gereken her türlü çalışmada varız. Sivil toplum örgütlerinin katılımı önemli. Ben başarılar diliyorum, başarılı olacağına da inanıyorum.” Odunpazarı Belediyesi’nin öncülüğünde, Kent Konseyi, mahalle meclisi ve diğer paydaşların katkısıyla yürütülen proje; katılımcı yönetim anlayışı ve ortak akıl vurgusuyla dikkat çekiyor. Daha önce Akarbaşı Mahallesi’nde hayata geçirilen “model sokak” uygulamasından ilham alınarak başlatılan çalışma ile Vatan Caddesi’nin örnek bir yaşam alanına dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje kapsamında esnafın iş yerlerinin önünü düzenlemesi, çiçeklendirme çalışmalarıyla caddenin estetik görünümünün güçlendirilmesi ve vatandaşların çevre temizliği konusunda daha duyarlı hale gelmesi amaçlanıyor. Ayrıca çöp bırakma saatlerine uyulması ve ortak yaşam bilincinin artırılması da öncelikler arasında yer alıyor.

İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı Gerçekleştirildi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği iklim politikası çalıştayında, kentin geleceği için enerji, ulaşım, su, atık yönetimi ve yeşil alanların, kültürel –doğal varlıkların korunması alanlarında ortak yol haritası oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı”, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Çalıştayda, Eskişehir’in iklim değişikliğine karşı mücadele ve uyum kapasitesini artırmaya yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştaya; üniversiteler, kamu kurumları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ile belediye birimleri ve iklim çalışma grubu katılım sağladı. Çok paydaşlı yapı sayesinde kapsamlı ve uygulanabilir politika önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. İki gün süren çalıştay kapsamında beş ana başlıkta odak grup toplantıları düzenlendi. “Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi” oturumunda kentin enerji riskleri ve fırsatları ele alınırken, “Sürdürülebilir Ulaşım” başlığında düşük karbonlu ulaşım sistemleri, yaya önceliği, bisiklet ve mikro-mobilite çözümleri değerlendirildi. “Atıksız Kent ve Atık Yönetimi” oturumunda döngüsel ekonomi yaklaşımı ve atık yönetimi kapasitesi tartışılırken, “Su Güvenliği” başlığında iklim değişikliğine dayanıklı su yönetimi konuları gündeme geldi. “Yeşil Alanların, Kültürel ve Doğal Varlıkların Korunması” oturumunda ise doğa temelli çözümler ve kentsel yeşil altyapının rolü ön plana çıktı. Belediye birimleri ve kamu – özel iş birliği oluşumu olan İklim Çalışma Grubu ile üniversitelerden kamuya, sivil toplumdan özel sektöre kadar geniş bir katılımla tekil çözümler yerine ortak bir yön duygusu oluşturmaya odaklanılan çalıştaydan elde edilen sonuçların, Eskişehir’in iklim politikalarına yön vermesi ve kentin daha dirençli, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir geleceğe hazırlanmasına katkı sunması bekleniyor.

CHP Odunpazarı’ndan Meslek Odalarına Çıkarma: Esnafın Nabzı Tutuldu Haber

CHP Odunpazarı’ndan Meslek Odalarına Çıkarma: Esnafın Nabzı Tutuldu

CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ve yönetim kurulu üyeleri, Eskişehir’de güven tazeleyen ve yeni seçilen meslek odası başkanlarını ziyaret ederek esnafın sorunlarını yerinde dinledi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı, şehirdeki sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarına yönelik ziyaret trafiğini hız kesmeden sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde Olağan Genel Kurullarını tamamlayan Eskişehir Şoförler ve Otomobilciler Odası, Eskişehir Servisçiler Odası ile Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası’nı ziyaret eden CHP heyeti, yeni dönem için "hayırlı olsun" temennisinde bulundu. ​Şoför Esnafının Gündemi Masada ​Ziyaret turuna Eskişehir Şoförler ve Otomobilciler Odası ile başlayan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Başkan Kadir Ağır ile bir araya geldi. Görüşmede ana gündem maddesi ekonomide yaşanan gelişmeler ve artan akaryakıt fiyatları oldu. Taksici, nakliyeci ve şoför esnafının yaşadığı maliyet artışlarına dikkat çekilen toplantıda, sektörün çözüm bekleyen sorunları masaya yatırıldı. ​Servis İşletmecileriyle Gelecek Planlaması ​Heyetin bir sonraki durağı Eskişehir Servisçiler Odası oldu. Başkanlığa yeni seçilen Cem Ünal’ı tebrik eden CHP yöneticileri, Eskişehir’deki okul, iş yeri ve kurum servis taşımacılığının mevcut durumunu değerlendirdi. Servis işletmecilerinin yaşadığı zorlukları ve şehir içi ulaşım ağındaki rolleri üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. ​Gıda Sektöründeki Gelişmeler Değerlendirildi ​Ziyaretler kapsamında Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik’i de makamında ziyaret eden Rahmi Çınar ve ekibi, yiyecek-içecek sektörünün şehir ekonomisindeki yerine değindi. Esnafın alım gücü ve sektördeki genel değişimler üzerine değerlendirmeler yapıldı. ​Rahmi Çınar: "Esnafımızın Yanındayız" ​Ziyaretlerin ardından kısa bir açıklama yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, şunları söyledi: ​"Genel kurullarını tamamlayarak göreve gelen tüm başkanlarımıza başarılar diliyorum. Esnafımızın derdi bizim derdimizdir. Misafirperverlikleri için oda başkanlarımıza teşekkür ediyor, Eskişehir ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum." dedi.

Meclis Üyesi Yıldız: "Bu Rapor İktidar Yolundaki Yönetim Modelimizdir" Haber

Meclis Üyesi Yıldız: "Bu Rapor İktidar Yolundaki Yönetim Modelimizdir"

Odunpazarı Belediyesi’nin 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu üzerine söz alan Meclis Üyesi Uğur Yıldız, belediyenin zorlu ekonomik ve siyasi şartlara rağmen halkçı belediyecilikten ödün vermediğini vurguladı. ​Odunpazarı Belediyesi meclis toplantısında 2025 yılı faaliyet raporu görüşüldü. Rapor üzerine değerlendirmelerde bulunan Meclis Üyesi Uğur Yıldız, Odunpazarı’nın sadece fiziki belediyecilikte değil; kültür, sanat, eğitim ve sosyal adaleti sağlama noktasında Türkiye’ye örnek bir model sunduğunu belirtti. ​"Vatandaşın Yanında, Halkla İç İçe Bir Başkan" ​Konuşmasına Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt’un yönetim anlayışına değinerek başlayan Yıldız, "Sayın Başkanımız gerek makamında gerek sahada sivil toplum örgütleri, odalar ve derneklerle tam bir eş güdüm içerisinde çalışmış; ulaşılabilir bir başkan profiliyle halkla iç içe olmuştur," dedi. ​Yıldız, İdari Faaliyet Raporu ile ilgili olarak yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Sayın başkanım, değerli meclis üyeleri, kıymetli basın mensupları Odunpazarı Belediyesi’nin 2025 İdare Faaliyet Raporu üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum. 2025 yılı performans programı kapsamında yürütülen faaliyetlerimizde; Sosyal demokrat ve halkçı belediyecilik anlayışından ödün vermeden, sadece üst yapı hizmetleriyle değil, kültür, sanat ve çevreye dair birçok alanda yapılan yatırımları, etkinlikleri ve hizmetleri görmekteyiz. Belediyemizin idari birimleri; kaynaklarını etkin kullanarak, hesabını veren ve katılımcı yönetim ilkelerinden taviz vermeden idari faaliyetlerini yerine getirmiştir. Başkanımız Sn. Av. Kazım Kurt gerek makamına gelen ziyaretçilerle gerek de kendi yaptığı ziyaretlerle hem sahada hem de vatandaşların yanında olmuş, sivil toplum örgütleri, odalar ve derneklerle düzenlenen ortak etkinliklerde yer almış ve ulaşılabilir bir başkan olma noktasında eksiksiz bir şekilde halka iç içe olmuştur. Kurum içi eğitimlerle ve sosyal faaliyetlerle belediye çalışanları için etkinlikler gerçekleştirilmiş, tanıtım, duyuru ve haberlerle belediyenin tanıtımı yapılmış ve ilçemizin tanınırlığının artmasına yönelik faaliyetlerde bulunulmuştur. Belediyemiz insan odaklı ve insan hayatına değer katan faaliyetlerle gençlere, kadınlara ve çocuklara yönelik spor faaliyetleri yaparak ve kurslarda eğitim vermiş, Milli bayramlar ve diğer özel günler yapılan etkinliklerle coşkuyla kutlanmıştır. Yaz tatili ve kış zamanlarını verimli geçirmeleri, sağlıklı ve güçlü olabilmeleri, sporu sevmeleri ve kendilerini geliştirmeleri amacıyla yaz ve kış spor okullarında çeşitli branşlarda 876 çocuk eğitim görmüştür. Kadına şiddetin son bulmadığı, geçim sıkıntısıyla baş başa bırakıldıkları bir ortamda, kadınlar için yapılan spor etkinlikleriyle sağlıklı yaşam, sosyalleşme ve kaliteli zaman geçirmeleri adına birçok spor branşında faaliyetler düzenlenmiştir Hanım evlerinden; gün, doğum günü ve özel günler için 5683 kadın yararlanmış, imece fırınlarından 1624 kişi hizmet almıştır. Halk merkezleri atölye ve kurslarında 220 şubede, 615 grupta toplam 9794 kişi yararlanmıştır. OKEP çadırlarında 497 kadın ürettikleri el ürünlerini satmış ve toplamda 1.234.190 lira ciro yapmışlardır. Kendi el emekleriyle geçinen kadınlar bu çadırlar aracılığıyla üretimin içinde kalmış ve hane gelirlerine katkıda bulunmuşlardır. Belediyemiz, geri dönüşüme gidecek malzemeleri sadece geri dönüşüm poşetlerine sığdırmamış, 6 adet kulağına küpe olsun atölyesi düzenlemiş ve bu atölyelerde toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, eşit miras hakkı gibi birçok konuda kadınlar için farkındalık seminerleri düzenlemiş, sağlık kuruluşları, avukatlar ve psikologlarla iş birliği içerisinde sağlık, kadın hakları ve kadına şiddet konularında farkındalık etkinlikleri gerçekleştirmiştir. Yine geri dönüşüme örnek olan bir projeyle yoksulluk yaşayan çocuklara dokunulmuş ‘’Oyuncağını benimle paylaşır mısın’’ kampanyasıyla kullanılmayan oyuncaklar toplanmış, atölyelerde onarımı gerçekleştirilmiş, yıkanıp temizlenmiş, atık kumaşlardan kıyafetler dikilmiş, eskimiş ama başkaları için yeni olan bu oyuncaklar ihtiyaç sahipleri çocuklara ulaştırılarak onların elinde yenilenmiştir. Böylelikle tasarruf ve umut belediyemizin elinin ulaştığı her yerde anlam kazanmıştır. ‘’Kaliteli eğitim her çocuğun hakkı’’ ilkesiyle açılmış olan 18 tam ve yarı zamanlı kreşle çocukların rahat ve mutlu bir ortamda okul hayatına emin adımlarla hazırlanması sağlanmış, ailelerin gözü arkada kalmadan her çocuk eşit eğitim hizmeti almıştır. Engelli ve bakıma ihtiyaç duran hemşerilerimize ev temizliği, kişisel bakım ve sağlık kontrolleri gibi hizmetler aralıksız devam etmiştir. Engelsiz kültür ve sanat hizmetleriyle; engelli bireylerin sosyalleşmesi, kaynaşması, becerilerinin gelişmesi ve gelişmeleri için geziler, atölye çalışmaları gibi faaliyetler düzenlenmiş ve merkezden 488 kişi faydalanmıştır. Yine bununla beraber Koca Çınar yaşlı yaşam merkezleri, 65 yaş üstü vatandaşlar için çeşitli etkinlikler ve geziler gerçekleştirmiştir. Kültürden sanata yaptığı birçok faaliyetle ilçemizi ve şehrimizi sanatın yaşadığı çağdaş bir yer haline döndürmüştür. Neredeyse her gün bir etkinliğin bulunduğu ilçemizde, 4 uluslararası festival, 200’ün üzerinde konser, sergi, söyleşi, tiyatro gösterimi yapılmış, 1430 kişi tiyatro akademisinden, 1109 kişi de sanat müziği, halk müziği ve çeşitli müzik enstrümanlarının kurslarından yararlanmıştır. Belediyemizin ahşap, lületaşı, fotoğraf ve daktilo gibi 13 adet galerisini yıl içerisinde 359 bin 69 kişi ziyaret etmiştir. Derman belediyecilik ve Odunpazarı’nda kimse yalnız değildir anlayışıyla sosyal yardımlar yapılmış, sosyal dengenin korunmasıyla birlikte dezavantajlı grupların imkanları artırılmıştır. Halk market; gıda bankacılığı patenti alarak tescil edilmiş, insan onuruna yakışan sistemiyle çalışmalarına devam etmiş, 1133 farklı aile halk market hizmetinden yararlanmış, 1500 haneye ramazan kolisi, 800 öğrenciye okul çantası ve kırtasiye malzemesi, 850 aileye giyecek ve 200 ailenin ilkokula giden öğrencilerine beslenme paketi yardımında bulunulmuştur. Aşevinde her gün 290 haneye ortalama 1938 kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılmıştır. Doğumdan ölüme kadar vatandaşının her zaman yanında olan belediyemiz, yakınlarını kaybeden cenaze sahiplerini kötü günlerinde yalnız bırakmayarak, kefen ve defin işlemlerini ücretsiz yerine getirmekte ve daha sonra yaptığı ev ziyaretleriyle de acılarına ortak olmaktadır. Gençlerin gelişimine, toplum içinde seslerinin duyulmasına önem vererek Gençlik merkezlerinde toplamda 76 branşta 2069 kişi sosyal, kültürel ve eğitim olanaklarından yararlanmıştır. Yine gençler ve toplumun bütün kesimleri için demokratik yönetim ilkelerinin hakim olduğu, doğrudan muhataplarla iletişim kurulduğu ve her türlü konunun özgürce konuşulduğu Odunpazarı 3D (DİNLEME-DİYALOG-DAYANIŞMA) Gençlik Festivali; gençleri ilgilendiren ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel sorunların çözümüne katkı sağlayan bir platform olmuştur. 3D Gençlik Festivali; gençlerin ülke sorunlarıyla ilgilenmelerinin, düşüncelerini, eleştirilerini ilgililere bildirmelerinin, görüşlerini uygulamaya ve uygulatmaya çalıştıkları son derece özgür bir ortam sağlamıştır. Çevre denetim, atık toplama, süpürme, Pazar yeri temizliği, ambalaj atıklarının toplanması, pil, batarya, ampul, ilaç, bitkisel yağ, elektrikli ve elektronik eşyalar ve tekstil atıklarının toplanması yapılmış, 35 merkez ve 50 kırsal mahallede günlük, çarşı merkezinde ise 24 saat esası ile temizlik işleri yerine getirilmiştir. Sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanında, üst yapı faaliyetleriyle de başarılı çalışmalar yapan belediyemiz, yoğun mesai harcayarak 106 bin m2 ham yol açmış, 46 bin m2 kilitli beton parke taşı kullanarak yol tamiri ve yeni yol yapmıştır. 90 bin m2 asfalt yol yapımı da 17 bin ton asfalt kullanarak tamamlanmıştır. Ayrıca 20 bin ton asfalt kullanılarak 104 bin m2’lik alanda tamir ve yama işlemi yapılmıştır. Bunun yanında kendi binalarının ve muhtarlık binalarının tamir, bakım ve onarım işlerini kendi bünyesinde yaparak iyileştirmeler yapmış ve hizmet kalitesi artırılmıştır. Yeşilden vazgeçilmemiş ve 75 bin m2 yeşil alan üretilmiştir. Islahı yapılan alanlarda fidan dikimleri yapılarak orman alanları oluşturulmuş, elektrik tasarrufu amacıyla led aydınlatma dönüşümleri ve su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacıyla kurakçıl peyzaj dönüşüm çalışmaları artırılmıştır. Bank, kamelya, piknik masası, çöp kutusu ve konteyner imalatı yaparak ihtiyaç duyulan yerlere konulmuştur. Masa, stant, tabure, dolap, kapı vb. imalatlarla kendi yaptığı etkinliklere kendi lojistik desteğini sağlamıştır. Şeffaf, hesabını veren ve saydam yönetim anlayışıyla yönetilen belediyemiz, zorlu ekonomik ve siyasal şartlar altında adaletli yönetim tarzını yaptığı her hizmette en önde tutarak faaliyetlerini sürdürmüştür. Belediyemiz ilçe halkının refahı ve mutluluğu için çalışmakta, Odunpazarlılara, ilçemize ve şehrimize hizmet ederken, milletle beraber ve milletin içinde çalışmaktan başka bir yol olmadığına inanarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Birtakım özel ve saklı amaçlarla çıkarılmış, önüne set çekmiş genelgeleri açık yüreklilikle konuşmuş, yapılacak ve yapılamayacak şeyler neyse olduğu gibi ifade etmiştir. Herkese gerçek durumu ve yapabileceklerini anlatmış ve söz verdiklerini yerine getirmiştir. Tasarruf etmiş, kaynaklarını israf etmemiş, ranta fırsat vermemiş ve hakkaniyetli bir yönetim dönemi geçirmiştir. Elbette ki eksik kalan, tam anlamıyla yapılamayan hizmetler olabilir. Bunlarda muhakkak iyi niyet çerçevesinde ele alınmalıdır. CHP’li belediyelerin düşman gibi görüldüğü, engellendiği ve her yönden köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı bu dönemde yapılan haksızlıklara ses çıkarmayanların, bütçeden gerekli payı alamadığı halde belediyelerden dünyanın hizmetini bekleyenlerin, belediyelerin de kamu kurumu olduğunu unutanların, halkın iradesiyle seçilmiş başkanları haksız hukuksuz ispat edilemeyen suçlarla göz altına alınırken halkın iradesinin hiçe sayılmasına susanların ve hatta boşalan koltuklara çökenlerin, silkelemeyin, köşeye sıkıştırmayın, borçlarına hiç olmazsa bir yapılandırma getirerek ödeme kolaylığı sağlayalım bir yol gösterelim diyemeyenlerin, adaletsizlikleri görmezden gelenlerin bu faaliyet raporunu baştan sona okuyup tahlili vicdanlarında yapmaları gerekmektedir. Ölümde, yoksullukta, felaketlerde hatırlanıp milletimiz denilen ama bayramda, seyranda, iyi günde görmezden gelinen yüce milletimize, hakkaniyetle yapılan bu hizmetler değerli başkanımızın da çok sık dediği gibi iktidar olduğumuzda nasıl bir yönetim uygulayacağımızın örneğidir. Odunpazarı’na hizmet ederken üstlerine aldıkları görevlerin önemini ve kutsallığı bilerek görevlerini icra eden, faaliyet raporunun oluşumuna katkı veren; Odunpazarı Belediyesi’nin tüm bölüm çalışanlarına, müdürlerimize ve kıymetli başkanımıza bir kez daha teşekkür ediyor, değerli meclis üyelerimize ve hemşerilerimize de güzel günler diliyorum."

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Yönetimi toplantısına ev sahipliği yaptı. Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurul, şehrin su rezervlerini, baraj doluluk oranlarını ve önümüzdeki döneme ait tarımsal stratejileri değerlendirdi. Kuraklıkla Mücadelede Stratejik Adımlar Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş’in yanı sıra kamu kurum amirleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından kapsamlı sunumlar yapıldı. Şube Müdürü Tuncay Burhan ve Mühendis Kemal Pekdoğan, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejileri ve modern su yönetimi teknikleri üzerine detayları paylaştı. Toplantı, 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımlarının takibi amacıyla gerçekleştirildi. Yağışlar Uzun Yıllar Ortalamasının Üzerinde Toplantıda paylaşılan meteorolojik veriler, Eskişehirli üreticiler için sevindirici bir tablo ortaya koydu. 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki "su yılı" verilerine göre: Gerçekleşen Yağış Miktarı: 224,2 mm Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm Yağış miktarının normalin üzerinde seyretmesi sayesinde, hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında bitki çıkışı ve gelişimi konusunda bir problem yaşanmadığı belirtildi. Hububatta Kritik Dönem: Kardeşlenme Tamamlandı Eskişehir genelinde hububat ekili alanlarda bitkilerin kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı vurgulandı. Ancak uzmanlar, verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların "belirleyici" olacağı konusunda uyarılarda bulundu. Barajların Durumu ve Su Tasarrufu Çağrısı Eskişehir’deki içme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarının güncel durumu, baraj doluluk oranları ile birlikte analiz edildi. Toplantının odak noktalarından biri de suyun tasarruflu kullanımı oldu. Kurul üyeleri, yağışlar ortalamanın üzerinde olsa dahi su tasarrufunun sürdürülebilir tarım için hayati önem taşıdığını hatırlattı.

Narkoz Diyerek Kimlerin Nasırına Bastık? Haber

Narkoz Diyerek Kimlerin Nasırına Bastık?

Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın "Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor" sözlerine gelen eleştirilere sert bir basın açıklamasıyla yanıt verdi. Akar, bu ifadelerin bir kesim tarafından çarpıtıldığını belirterek, "Narkoz tabiri, milletin iradesine vurulan darbelerin ve zerk edilen aşağılık kompleksinin adıdır" dedi. ​"Narkoz Diyerek Kimlerin Nasırına Bastık?" ​Açıklamasında Türkiye siyasi tarihinden örneklere yer veren İbrahim Akar, "narkoz" ifadesinin hedef aldığı karanlık dönemleri şu sözlerle hatırlattı: ​"Her on yılda bir yapılan darbelerle milli iradenin askıya alınması, 28 Şubat’ta kız çocuklarımızın üniversite kapılarında turnikelere sıkıştırılması, seçilmiş başbakan ve bakanların idam sehpasına gönderilmesi bir narkoz değil miydi? Gençlerin idam sehpalarında sallandırılması ve milletin kaynaklarının hortumlanması en ağır narkozdur." ​"Cumhuriyet’in Teminatı Biziz, İstismarcısı Sizsiniz" ​Akar, Memur-Sen'in kurucu değerler ve Cumhuriyet ile hiçbir sorunu olmadığını vurgulayarak, "Atatürkçülük maskesi altında milletin değerlerine saldıranlarla sorunumuz var" dedi. Kendilerini laiklik ombudsmanı sanan çevrelerin provokasyon peşinde olduğunu ifade eden Akar, Memur-Sen’in Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olduğunu dile getirdi. ​Türkiye Yüzyılı ve Tam Bağımsızlık Vurgusu ​Türkiye’nin yerli otomobil, yerli uçak ve savunma sanayii hamleleriyle özgüven kazandığını belirten Akar, açıklamasını şöyle sürdürdü: ​"Bugün Türkiye 'Dünya 5’ten büyüktür' diyerek emperyalizme bayrak açıyorsa, bu tam da 'Bağımsızlık karakterimdir' diyen ruhun hayata geçmesidir. Eski Türkiye’deki imtiyazlarını kaybedenlerin öfkesi bundandır. Atalet bitiyor, millet narkozdan uyanıyor!" ​"1 Milyon 78 Bin Üyemizle Türkiye’nin Yanındayız" ​Memur-Sen’in 1 milyon 78 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan Akar, kutuplaşma malzemesi üretenlere prim vermeyeceklerini ve Türkiye Yüzyılı vizyonu için çalışmaya devam edeceklerini belirterek sözlerini noktaladı.

Anadolu Üniversitesi, Down Sendromu Farkındalık Günü’nde Eğitime Dikkat Çekti Haber

Anadolu Üniversitesi, Down Sendromu Farkındalık Günü’nde Eğitime Dikkat Çekti

21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, toplumda farkındalık yaratmak ve özel gereksinimli bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir gün olarak kabul ediliyor. Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanındaki akademik birikimi, kapsayıcı öğretmen yetiştirme politikaları ve topluma yönelik projeleri ile bu alanda öncü bir rol üstleniyor. Eğitim Fakültesi, öğretmen adaylarını kapsayıcı eğitim anlayışıyla yetiştirirken, Down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama etkin katılımını destekleyen projeler geliştirmeye devam ediyor. Bu özel gün kapsamında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken; özel eğitim, kapsayıcı öğretmen yetiştirme ve Down sendromlu bireylerin eğitimine yönelik yürütülen çalışmaları anlattı. “Üniversitede gerçekleştirilen çalışmalar kuramsal bilgi üretmekle kalmayıp, uygulamaya dönük çözümler geliştirmeye odaklanıyor” Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanında önemli akademik çalışmalara sahip bir kurum. Üniversitenin bu alandaki akademik birikimini ve yürütülen çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanında Türkiye’de öncü kurumlardan biri olarak güçlü ve köklü bir akademik birikime sahip. Uzun yıllara dayanan araştırma geleneği, nitelikli akademik kadrosu ve ulusal–uluslararası düzeyde yürütülen projeleriyle bu alanda önemli bir referans noktası oluşturuyor. Üniversitede gerçekleştirilen çalışmalar yalnızca kuramsal bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda uygulamaya dönük çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Bu yönüyle Anadolu Üniversitesi’nin özel eğitim alanındaki katkıları, hem bilimsel literatüre hem de eğitim uygulamalarına doğrudan yansıyor. “Öğretmen adaylarının saha deneyimi kazanmalarını sağlayan uygulama temelli eğitim süreçleri önemli bir yer tutuyor” Eğitim Fakültesi bünyesinde özel gereksinimli bireylerin eğitimine yönelik yürütülen araştırmalar, projeler veya uygulamalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde özel gereksinimli bireylerin eğitimine yönelik çok boyutlu çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalar arasında erken müdahale programları, bireyselleştirilmiş öğretim uygulamaları, aile eğitim programları ve teknoloji destekli öğretim projeleri yer alıyor. Ayrıca öğretmen adaylarının saha deneyimi kazanmalarını sağlayan uygulama temelli eğitim süreçleri de önemli bir yer tutuyor. Bu projeler, bilimsel bilgi ile uygulamayı bütünleştirerek özel gereksinimli bireylerin eğitim kalitesini artırmayı hedefliyor. “Özel gereksinimli bireylerin özelliklerini tanıma, kapsayıcı sınıf ortamları oluşturma, farklılaştırılmış öğretim stratejileri geliştirme ve eğitimde eşitlik ilkesini uygulama konularında donanım kazanıyor” Anadolu Üniversitesi’nin öğretmen adaylarını kapsayıcı eğitim anlayışıyla yetiştirme konusunda nasıl bir yaklaşımı bulunuyor? Anadolu Üniversitesi’nde öğretmen yetiştirme sürecinde kapsayıcı eğitim temel bir yaklaşım olarak benimseniyor. Öğretmen adayları, farklı gelişim özelliklerine sahip öğrencilerin ihtiyaçlarını anlayabilecek ve bu ihtiyaçlara uygun öğretim stratejileri geliştirebilecek şekilde yetiştiriliyor. Bu süreçte teorik derslerin yanı sıra uygulama ağırlıklı eğitimler, okul deneyimleri ve saha çalışmaları önemli bir yer tutuyor. Böylece öğretmen adaylarının mezun olduklarında kapsayıcı ve eşitlikçi öğrenme ortamları oluşturabilecek yeterliklere sahip olmaları hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi’nde öğretmen yetiştirme politikalarının kapsayıcı eğitim anlayışını esas aldığının en önemli kanıtı, tüm öğretmenlik programlarında zorunlu olarak yer alan “ÖMB221 Kapsayıcı Eğitim ve Özel Gereksinimli Bireyler” dersidir. Bu ders öğretmen adaylarının bu alandaki bilgi ve farkındalıklarını geliştirmede önemli bir rol oynuyor. Ders kapsamında öğretmen adayları; özel gereksinimli bireylerin özelliklerini tanıma, kapsayıcı sınıf ortamları oluşturma, farklılaştırılmış öğretim stratejileri geliştirme ve eğitimde eşitlik ilkesini uygulama konularında donanım kazanıyor. Bunun yanı sıra teorik bilgilerin uygulama ile desteklendiği süreçler, öğretmen adaylarının gerçek sınıf ortamlarına daha hazırlıklı olmalarını sağlıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Anadolu Üniversitesi, öğretmen adaylarını yalnızca akademik açıdan değil, aynı zamanda kapsayıcı ve duyarlı bir eğitim anlayışıyla yetiştirmeyi hedefliyor. “Üniversiteler, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra toplumsal dönüşümün de önemli aktörleri arasında yer alıyor” Üniversitelerin özel eğitim alanındaki bilimsel üretimi, toplumda farkındalık oluşturma ve eğitim politikalarına katkı sağlama açısından nasıl bir rol oynuyor? Üniversiteler, özel eğitim alanında ürettikleri bilimsel bilgi aracılığıyla hem toplumsal farkındalığın artmasına hem de eğitim politikalarının şekillenmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırmalar yoluyla elde edilen bulgular, karar vericilere veri temelli öneriler sunarken, aynı zamanda toplumun özel gereksinimli bireylere yönelik bakış açısını da dönüştürüyor. Bu bağlamda üniversiteler, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra toplumsal dönüşümün de önemli aktörleri arasında yer alıyor. “Programın ebeveynlerin çocuklarıyla olan etkileşimlerini güçlendirmeyi ebeveynlere kendi doğal ortamlarında ortaya çıkan fırsatları anlamlı öğrenme fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olmayı amaçlıyor” Down sendromlu bireylerin eğitimine yönelik olarak üniversite–toplum iş birliği kapsamında yürütülen ya da planlanan çalışmalar bulunuyor mu? Üniversite–toplum iş birliği kapsamında Down sendromlu bireylerin eğitsel desteklenmesine yönelik önemli çalışmalar bulunuyor. Bu bağlamda, Sabancı Vakfı Hibe programları desteğiyle, Down Sendromu Derneği ve Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Zihin Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı ve öğretim görevlilerinin iş birliğiyle gerçekleştirilen “Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum” projesi, Down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını, bağımsızlık becerilerinin gelişimini ve istihdam odaklı destek süreçlerini güçlendirmesi bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Bunun yanı sıra, ben ve Doç. Dr. Gözde Tomris tarafından hazırlanmış ve tüm içeriğinin Down Türkiye’ye hibe edildiği “DÖDEM (Doğal Öğretime Dayalı Erken Müdahale) Programı” da aile temelli erken müdahale yaklaşımı açısından oldukça değerli bir örnek. DÖDEM, çocuğu Down sendromlu olan ebeveynlere yönelik hazırlanmış, aile merkezli ya da aile uygulamalı bir erken müdahale programı sunuyor. Programın temel amacı; ebeveynlerin çocuklarıyla olan etkileşimlerini güçlendirmek, ebeveynlere kendi doğal ortamlarında ortaya çıkan fırsatları anlamlı öğrenme fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olacak strateji ve teknikleri öğretmek ve bu yolla çocukların gelişimlerini desteklemek. Bu tür örnekler, üniversitelerin bilimsel uzmanlığını toplumsal gereksinimlerle bir araya getirerek Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesine doğrudan katkı sunuyor. “Bu özel gün, toplumun farklı kesimlerinde farkındalık oluşturmak ve Down sendromlu bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor” 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nün eğitim alanında farkındalık oluşturma açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz? 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, eğitimde kapsayıcılık ve eşitlik ilkelerinin vurgulanması açısından son derece önemli bir gün. Bu özel gün, toplumun farklı kesimlerinde farkındalık oluşturmak, önyargıları azaltmak ve Down sendromlu bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda eğitim kurumlarının bu konudaki sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine de katkı sağlıyor. “Öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor” Down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerine etkin katılımı için okullarda ve öğretmen eğitiminde hangi yaklaşımlar ön plana çıkmalı? Down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerine etkin katılımı için bireyselleştirilmiş eğitim programları, farklılaştırılmış öğretim yöntemleri ve destekleyici öğrenme ortamları büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Öğretmen eğitiminde uygulama temelli yaklaşımların artırılması ve sürekli mesleki gelişim olanaklarının sunulması, bu sürecin başarısı açısından kritik bir rol oynuyor. “Medya, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülecek projeler, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor” Toplumda Down sendromlu bireylere yönelik farkındalığın artırılması için üniversiteler ve eğitim kurumları sizce hangi sorumlulukları üstlenmeli? Üniversiteler ve eğitim kurumları, Down sendromlu bireylere yönelik farkındalığın artırılmasında aktif rol üstleniyor. Bu kapsamda bilimsel araştırmaların yaygınlaştırılması, topluma yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılması ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının desteklenmesi önem taşıyor. Ayrıca medya, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülecek projeler, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Kaynak: AnaHaber

ESGİAD İftarında Eskişehir'in Zirvesi Buluştu Haber

ESGİAD İftarında Eskişehir'in Zirvesi Buluştu

Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD) tarafından düzenlenen iftar programı; şehrin yerel yönetim, siyaset, bürokrasi, sivil toplum ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği gece, Eskişehir’in dayanışma gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Geniş katılımlı buluşmaya; Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Emre Genç, Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve siyasi partilerin il yöneticileri ile temsilcileri katılım sağladı. Şehrin ortak aklını temsil eden organizasyonda ayrıca; Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli, oda temsilcileri, Eskişehirspor Kulübü Başkanı Ulaş Entok ve kent konseyi başkanları da yer aldı. ESGİAD Yönetim Kurulu, Yüksek İstişare Kurulu, kurucu üyeler, geçmiş dönem başkanları ve dernek üyelerinin eşli katılımlarıyla gerçekleşen iftar yemeğinin ardından program, kürsü konuşmalarıyla devam etti. Başkan Eldem'den Geceye Dair Değerlendirme: "Bu Tablo Eskişehir'in En Büyük Zenginliğidir" İftar programının ardından gecenin önemine dair genel bir değerlendirmede bulunan ESGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, Eskişehir'in birleştirici ruhuna ve ortak akla vurgu yaptı. Eldem, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "ESGİAD olarak sadece iş dünyasının değil, şehrimizin tüm dinamiklerinin ortak paydası olmaktan, bu büyük aileyi aynı sofrada buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bugün bu salonda; yerel yönetimlerimizden siyasi parti temsilcilerimize, sanayicimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar Eskişehir'in bütün renkleri, bütün güçleri omuz omuza bir arada duruyor. Şehrimizin ortak aklı ve vizyonu işte tam olarak bu masalardadır. Bu tablo, Eskişehir'in sahip olduğu en büyük zenginlik ve en güçlü dayanışma örneğidir. Davetimize icabet eden tüm misafirlerimize bir kez daha teşekkür ediyor; tüm hemşehrilerimizin yaklaşan Ramazan Bayramı'nı kutluyor, şehrimize ve ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.