SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk Devleti

Porsuk Haber Ajansı - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kemalist Türk Devrimi Sonsuza Kadar Var Olsun! Haber

Kemalist Türk Devrimi Sonsuza Kadar Var Olsun!

AHPADİ Derneği tarafından 3 Mart Devrim Yasalarının kabulünün 102'inci yılı dolayısıyla bir açıklama yapıldı. AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Saygıdeğer basın çalışanlarımız; "Laik Hukuk Devrimini Korumak, Cumhuriyeti Korumaktır" ana düşüncesiyle kurulan, Kemalist Türk Devriminin sonsyza kadar yaşaması için mücadeleyi kendine görev ve sorumluluk bilen Derneğimiz, bugün Devrimimizin en önemli köşe başlarından olan "Devrşm Yasaları"nın yıldönümünü kutlamanın eşsşz onurunu yaşıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen üç devrim yasası, laik hukuk devletimizin temeli ve Cumhuriyet’in yol haritası niteliğindedir. Bu üç yasa, Kemalist Türk Devriminin taşıyıcı kolonlarıdır. Bu üç yasa ile ikili hukuk ve ikili eğitim sistemi ile hilafet kaldırılarak demokratik, laik hukuk devleti yolunda en büyük adım atılmıştır. Kabul edilen ilk kanunla, dinin ve ordunun siyaset aracı olarak kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Şeriye ve Evkaf Bakanlığı kaldırılmış; Şeyhülislamlık, şeri mahkemeler ve fetva usulü tarihe karışmıştır. İkinci olarak kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (öğretim Birliği Yasası) ile kız çocuklarına erkek çocuklarıyla eşit eğitim imkanı sağlanmış ve bilimsel düşüncenin önü açılmıştır. Üçüncü kanun ile de hilafet kaldırılarak, laiklik ilkesinin temeli atılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, karşı devrimci hareketin, ele geçirdiği iktidar gücü ile bu üç temel yasayı etkisizleştirdiğini üzüntü ve esefle takip ediyoruz. Milli Eğitimde, Diyanet Akademisi, Kız Okulları, Abadolu İmam Hatip Lise ve Teknik Okulları ve daha bir çok uygulama ile öğretim birliği ağır yara aldı. Ordu, siyasileştirildi. Meydanlarda, izin verilen mitinglerde atılan "Hilafet isteriz" slogankarı ile hilafet için zemin oluşturulmaya başlanıldı. Farkındayız. Yılmadan mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyet’in eşsiz hukuk devriminin sacayağını oluşturan ve TÜRKİYE’nin çağdaş dünyanın onurlu bir üyesi olmasının önünü açan 3 Mart Devrim Yasalarının kabul edilmesinin 102. yılı kutlu olsun! Kemalist Türk Devrimi sonsuza kadar var olsun!"

Savunma Makamının Susturulduğu Bir Düzende Adalet Duygusu Zedelenir Haber

Savunma Makamının Susturulduğu Bir Düzende Adalet Duygusu Zedelenir

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tutuklu görüşmelerine yönelik mevzuat değişikliği sinyali veren açıklamalarına tepki gösterdi. Günaydın, "Savunma makamının susturulduğu bir düzende adalet duygusu zedelenir," dedi. ​Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, yargının gündemindeki "avukat-müvekkil görüşmelerine kısıtlama" tartışmaları ve baro tarafından hayata geçirilecek yeni projeler hakkında açıklamalarda bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, tutukluların avukatları aracılığıyla dışarıya not çıkardığı yönündeki tespitlerini ve bu konuda yasal düzenleme yapılacağı beyanını eleştiren Günaydın, savunma hakkının demokratik bir toplumun "sigortası" olduğunu vurguladı. ​"Avukat, Özgürlüğü Sınırlanan Bireyin Yegane Dayanağıdır" ​Baro Başkanı Günaydın, avukatlık mesleğinin sadece bir meslek değil, bireyin hak arama hürriyetinin en temel parçası olduğunu ifade etti. Bakanlığın gündeme getirdiği mevzuat değişikliği hazırlığının "bağımsız savunmaya zarar vereceğini" belirten Günaydın şunları söyledi: ​"Soruşturma anından itibaren kişilerin özgürlüğüne kavuştuğu ana kadar her türlü sınırlamaya karşı bireylerin yegane dayanağı avukattır. Özgürlüğü kısıtlanan insanlar köle değil, birer bireydir. Avukatları adeta hedef alan açıklamaları kabul etmiyoruz. Hukuk devleti, eleştiriyi tehdit değil, bir katkı olarak görür." ​Yargıya Güven ve Bağımsızlık Vurgusu ​Günaydın, yargı makamlarının yürütme erki ile ilişkisinin anayasal sınırlarda kalması gerektiğinin altını çizerek, toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin sarsılmaması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin asıl ihtiyacının kısıtlamalar değil; bağımsız yargı, şeffaf süreçler ve güçlü savunma olduğunu dile getirdi. ​Eskişehir’den Dev Proje: "26 Cümlede Adalet" ​Açıklamasında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce’nin meslek örgütlerine yaptığı çağrıya da değinen Barış Günaydın, bu kapsamda hayata geçirecekleri "26 Cümlede Adalet" projesini açıkladı. Projeyle; ​"Herkes için Adalet, Adalet için Avukat" sloganıyla 26 Cümlede Adalet sergisinin ve hazırlığı içinde olduklarını ifade eden Baro Başkanı Günaydın, 5 Nisan Avukatlar Günü ve o haftada detaylı duyurusunun yapılacağını söyledi. ​Günaydın, projenin çıkış noktasını şu sözlerle özetledi: "Adalete o kadar ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz ki, bu projeyle adaletin herkes için gerekli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istedik.".dedi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Olarak Saldırıyı En Güçlü Şekilde Kınıyoruz. Haber

Çağdaş Gazeteciler Derneği Olarak Saldırıyı En Güçlü Şekilde Kınıyoruz.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi tarafından Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam’a yönelik saldırıyı kınayan bir basın açıklaması yapıldı. ÇGD Eskişehir Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam’ın kimliği belirsiz iki kişi tarafından motosikletle takip edilerek aracına çarptıktan sonra yumrukla saldırıya uğramasından derin bir kaygı ve üzüntü duyuyoruz. Bir gazetecinin mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınması, hukuk devleti ilkesini ve demokratik toplum düzenini yakından ilgilendiren vahim bir durumdur. Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Gazetecilik mesleğini icra eden bir meslektaşımıza yönelik bu tür fiziksel saldırılar, sadece bir bireye değil; toplumun haber alma hakkına, ifade özgürlüğüne ve demokrasimizin temel taşlarına ağır bir darbedir. Basın özgürlüğü, halkın bilgi edinme hakkının korunması ve demokratik işleyişin sürdürülmesi açısından vazgeçilmez bir değerdir. Gazetecilere yönelik saldırıların artması; meslektaşlarımızın korku ve baskı altında bırakılması, haber takibini, sorgulamayı ve kamu yararına bilgiyi toplumla buluşturmayı zorlaştırmaktadır. Ne fiziksel saldırılar ne de tehditler, gazetecilerin görevlerini özgürce yapma iradesini zayıflatmamalıdır. Bu bağlamda; Gazeteci Hakkı Sağlam’a yönelik saldırının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmasını, Saldırıyı gerçekleştirenlerin ve varsa azmettiricilerin derhal tespit edilerek kamuoyuna açıklanmasını, Yargı sürecinin etkin, hızlı ve caydırıcı biçimde yürütülmesini, talep ediyoruz. Ülke genelinde gazetecilere yönelik saldırı ve tehditlerin ciddi ve sürdürülebilir bir biçimde önlenmesi, medya çalışanlarının emniyetinin ve çalışma özgürlüğünün garanti altına alınması için yetkili tüm kurum ve kuruluşları göreve çağırıyoruz. Gazetecilik, bir meslekten öte kamusal bir hizmettir. Bu hizmeti ifa edenlerin can güvenliğinin sağlanması, sadece medya dünyası için değil; toplumun tüm kesimleri için temel bir haktır. Gazetecilerin güvenliğinin sağlanması, bir ayrıcalık değil; hukukun ve demokrasinin zorunlu bir gereğidir. Basın özgürlüğünün fiilen korunmadığı bir ortamda, toplumsal barıştan ve sağlıklı bir demokratik işleyişten söz etmek mümkün değildir. Bu karanlık saldırı karşısında dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha belirtiyor, meslektaşımız Hakkı Sağlam’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor'' Haber

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor''

CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, komisyonda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Kış, konut, çevre, mülkiyet, denetim ve yerel yönetimlere ilişkin birçok başlığın aynı torba içinde düzenlenmesini “merkeziyetçi, sorumluluktan kaçan ve seçilmiş iradeyi zayıflatan bir siyasi tercih”olarak niteledi. Komisyondaki konuşmasında torba yasa pratiğinin artık bir istisna değil, kalıcı bir yönetim yöntemi haline geldiğini vurgulayan Kış, “Her torba yasada yetki Ankara’da toplanıyor, sorumluluk belirsizleştiriliyor. Yerel yönetimlerin, yurttaşın ve seçilmiş iradenin alanı sistematik biçimde daraltılıyor” dedi. Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor Teklifte sosyal konut ve yeni yerleşim alanları gerekçesiyle acele kamulaştırmanın olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğüne dikkat çeken Kış, acele kamulaştırmanın ancak savaş, afet ve zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu hatırlattı. “500 bin konut vaadine yetişmek için olağanüstü yetkileri olağan hale getiriyorsunuz” diyen Kış, mülkiyet hakkının idari takvimlere ve siyasi hedeflere göre askıya alınamayacağını vurguladı. TOKİ’ye miras yetkisi: Hukuk değil tahsilat esas alınıyor Teklifte TOKİ’ye verilen yetkilerin de ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Kış, mirasçılık gibi yargısal güvence gerektiren bir alanda idarenin tek taraflı yetkilendirilmesini eleştirdi. TOKİ’nin doğrudan alacaklı konumda olduğuna işaret eden Kış, “Yargı denetimi zayıflatılıyor; hukuk devleti ilkesi yerine tahsilat öncelikli bir anlayış getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu. Kartalkaya uyarısı: Yetki var, sorumluluk yok Yangın güvenliği ve denetim başlıklarında getirilen düzenlemelere de değinen Kış, Kartalkaya’daki yangın faciasını hatırlatarak, “Yetkinin parçalandığı, sorumluluğun belirsizleştiği bir sistemde herkes yetkili oluyor ama kimse hesap vermiyor” dedi. Kış, can güvenliği gibi hayati bir konuda hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Deprem gerçeği ve jeoloji mühendisleri Teklifin deprem gerçeğiyle bağdaşmadığını da belirten Kış, zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin jeoloji mühendislerini ve mevcut bilimsel denetim sistemini dışladığını söyledi. “Depremlerde binlerce can kaybetmiş bir ülkede yapılması gereken bilimi ve mühendisliği güçlendirmektir; bu düzenleme ise meslek alanlarını tasfiye ediyor” diyen Kış, bu yaklaşımın yapı güvenliğini ve kamu yararını riske attığını ifade etti. “Asıl niyet 17’nci maddede açıkça görülüyor” Teklifin geneline ilişkin değerlendirmelerinin ardından 17’nci maddeye özel vurgu yapan Kış, bu maddenin teknik değil, doğrudan siyasi bir düzenleme olduğunu söyledi. 17’nci maddeyle belediyelerin ve belediye şirketlerinin şirket kurma, ortak olma, kooperatif kurma ve hisse edinme faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını hatırlatan Kış, “Bu bir denetim düzenlemesi değildir; açık bir izin rejimidir” dedi. Mevcut mevzuatta belediyelerin şirket kurma yetkisinin açıkça tanımlı olduğunu belirten Kış, daha önce yargı tarafından reddedilen bir uygulamanın bu kez kanun yoluyla geri getirilmeye çalışıldığını ifade etti. “Kriteri olmayan, sınırı olmayan bu yetki keyfiliğe ve siyasallaşmaya açıktır” diye konuştu. “Bu düzenleme CHP’li belediyeleri hedef alıyor” 17’nci maddenin fiiliyatta hangi sonuçları doğuracağına da dikkat çeken Kış, “Hangi belediyeye izin verilecek, hangisine verilmeyecek? Bunun ölçütü kanunda yok” diyerek düzenlemenin sınırsız takdir yetkisi yarattığını vurguladı. CHP’li belediyelerin kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve sosyal projelerle yurttaşın hayatına doğrudan dokunduğunu hatırlatan Kış, “Bu madde, sandıkta kaybedilen belediyeleri masada Saray iznine bağlama girişimidir” dedi. “Torba yasayla ülke yönetilmez” Konuşmasının sonunda teklifin bütününe karşı olduklarını net bir dille ifade eden Kış, “Biz denetime karşı değiliz; ancak sınırı, kriteri ve hukuki güvencesi olmayan bir izin rejimine karşıyız. Yerel yönetimleri adım adım işlevsizleştiren bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak mülkiyet hakkını, can güvenliğini, meslek alanlarını ve seçilmiş iradeyisavunmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu torba yasa bu haliyle geçemez” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.