SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk Devleti

Porsuk Haber Ajansı - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Kurt: “Bağımsızlık Ruhumuz, Cumhuriyet’e ve Demokrasiye Olan İnancımızdır” Haber

Başkan Kurt: “Bağımsızlık Ruhumuz, Cumhuriyet’e ve Demokrasiye Olan İnancımızdır”

Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü kutlanıyor. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, yayımladığı mesajda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu büyük zaferin, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurguladı. “Eskişehir’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yılını, büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. 2 Eylül 1922, yalnızca Eskişehir’in işgalden kurtarıldığı tarih değildir. 2 Eylül; bağımsızlığın, halkın kendi geleceğine sahip çıkmasının ve hiçbir gücün millet iradesinin üzerinde olamayacağının simgesidir” diyen Başkan Kurt, mesajına şu sözlerle devam etti: “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde verilen Kurtuluş Savaşı, bizlere bağımsız bir ülke ve Cumhuriyet’i armağan etti. Bugün bize düşen görev ise bu büyük mirasa sahip çıkmak; Cumhuriyetimizi demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve sosyal adalet temelinde daha da güçlendirmektir. Eskişehir, kurtuluş gününden bugüne özgürlükten, çağdaşlıktan ve Cumhuriyet değerlerinden yana tavrıyla Türkiye’nin aydınlık kentlerinden biri olmuştur. Bizler de Eskişehir’in bu güçlü birikimini geleceğe taşımak için çalışmaya, halkımızın iradesini ve kentimizin ortak değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Aradan 104 yıl geçmesine rağmen biliyoruz ki bağımsızlık yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer değil, her gün savunulması gereken bir değerdir. Cumhuriyet’i demokrasiyle buluşturmak, hukukun üstünlüğünü yeniden egemen kılmak, emeğin hakkını korumak ve halkın söz ve karar sahibi olduğu bir Türkiye’yi kurmak hepimizin sorumluluğudur. Bu duygu ve düşüncelerle Eskişehir’imizin kurtuluşunun 104’üncü yılını kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Yaşasın bağımsızlık, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Eskişehir!”

Başkan Kurt: “Daha Özgür, Daha Eşit ve Daha Güzel Bir Türkiye İçin Çalışacağız” Haber

Başkan Kurt: “Daha Özgür, Daha Eşit ve Daha Güzel Bir Türkiye İçin Çalışacağız”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. 30 Ağustos 1922’nin bir milletin bağımsızlık ve özgürlük uğruna verdiği büyük mücadelenin zaferle taçlandığı gün olduğunu vurgulayan Başkan Kurt mesajında şu sözlere yer verdi; “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Büyük Zafer, yalnızca askeri bir başarı değil; milletimizin kendi geleceğini kendi elleriyle belirleme kararlılığının da en güçlü göstergesidir. 30 Ağustos; vatanımıza, bağımsızlığımıza ve Cumhuriyetimize sahip çıkma irademizi yeniden hatırladığımız, başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu toprakları bize vatan yapan tüm kahramanlarımızı minnet ve saygıyla andığımız anlamlı bir gündür. Bizlere düşen görev, Büyük Zafer’in ardından kurulan Cumhuriyetimizi çağdaş, demokratik ve sosyal hukuk devleti anlayışıyla geleceğe taşımak; hukukun üstünlüğünü, adaleti ve hukuk devleti ilkesini her koşulda savunmak, Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda daha özgür, daha eşit ve daha güzel bir Türkiye için çalışmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Yaşasın bağımsızlık! Yaşasın Cumhuriyet!”

Milletvekili İbrahim Arslan'dan Çerçeve Yasa'ya Hayır Haber

Milletvekili İbrahim Arslan'dan Çerçeve Yasa'ya Hayır

Yeni Parti Parti Meclisi üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelen ve çerçeve yasa olarak adlandırılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne hayır oyu vereceğini açıkladı. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada, mevcut iktidarın politikalarını eleştirilerek sorunun yeni yasa metinleri eksikliği değil, mevcut Anayasa ve hukukun uygulanmaması olduğu vurguladı. ​"Hedef Değil, Yöntem Tartışılmalı" ​Ortak hedefin silahların susması, terörün sona ermesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması olduğunu belirten İbrahim Arslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır. Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum. ÖNCE ANAYASA, ÖNCE HUKUK Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile AYM ve AİHM kararlarına uyulması vurgulanıyor. Bunların hiçbiri yeni değildir. Hepsi zaten Anayasanın ve demokratik Cumhuriyetin gereğidir. Oysa iki yıldır bunun tam tersini yaşıyoruz. Anayasa ve bağlayıcı yargı kararları yok sayılıyor; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı aşındırılıyor. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyımlar ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme-seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli irade baskı altına alınıyor. Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır. TOPLUMSAL BARIŞ, SİYASAL HESAPLARIN ARACI OLAMAZ İktidar, önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalışıyor. Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğu bu hesabın önemli parçalarıdır. Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez. Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz. ÖLÇÜ NETTİR Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz. Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer. Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya HAYIR diyorum."

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç CHP’den İstifa Etti Haber

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç CHP’den İstifa Etti

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, uzun yıllardır bünyesinde yer aldığı Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini ve siyasi hayatına yeni bir siyasi teşekkül olan YENİ Parti çatısı altında devam edeceğini açıkladı. ​Başkan Ahmet Ataç, yaptığı yazılı açıklamayla istifa kararını ve gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı. ​Başkan Ahmet Ataç'ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ​"1972 yılından bu yana üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etme kararı almış bulunuyorum. ​Bugüne kadar sürdürdüğüm siyasi yaşamımda kişilerin, makamların ve dönemsel siyasi hesapların değil; ilkelerin belirleyici olması gerektiğine inandım. ​Cumhuriyetin temel değerlerine bağlılık, demokrasi, hukuk devleti, laiklik, adalet ve insan hakları benim için siyasi koşullara göre değişebilecek tercihler değil; vazgeçilmez ilkelerdir. Mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan gelişmeler Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılmamın en büyük sebebidir. ​Bugün bir siyasi partideki üyeliğimi sonlandırırken, siyasi mücadelemi sonlandırmıyorum. Aksine, bugüne kadar savunduğum ilkeleri, birikimimi ve halka hizmet anlayışımı yeni bir siyasal zeminde sürdürme iradesini ortaya koyuyorum. ​Bu doğrultuda siyasi yoluma Sayın Özgür Özel liderliğinde YENİ Parti çatısı altında devam edeceğim. ​YENİ Parti’de sürdüreceğim siyasi mücadelemin temelinde aynı ilkeler bulunacaktır. Dün olduğu gibi bugün de pusulam Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş ve demokratik Türkiye idealine bağlılıktır. Bu ilkelere bağlılığım dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam edecektir. ​Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım. ​Yolumuz açık, umudumuz büyük olsun."

Baro Başkanı Barış Günaydın 12. Yargı Paketini Değerlendirdi Haber

Baro Başkanı Barış Günaydın 12. Yargı Paketini Değerlendirdi

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, kamuoyunda merakla beklenen 12. Yargı Paketi ve hukuki gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yargıda hız ve etkililiği artırmayı hedefleyen yeni düzenlemelerin detaylarını paylaşan Günaydın; miras davalarından IBAN dolandırıcılığına, yargı bağımsızlığından torba yasa eleştirilerine kadar birçok önemli konuya değindi. Baro Başkanı Günaydın, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "12. yargı paketlerine alıştık ama son dönemde kısaca onlardan bahsedeyim. Özellikle Sayın Adalet Bakanı'nın açıklamasıyla yargıda etkililik ve hızlanma dedi. Yansıyan maddelere baktığımızda 2 duruşma arasında verilen sürenin arasının 3 ayı geçmeyeceği hükme bağlandı. Özellikle hakim ve savcıların hukuki bilgi ile çözecekleri davada bilirkişiye başvurmamaları, başvurmaları halinde birtakım yaptırımlar olacak. Hukuki bilgi ile çözecek bir konu için bilirkişiye artık gidilemeyecek. Bu yasada da böyleydi ama onun için birtakım yaptırımlar öngörüldü. Yine hızlanmaya yönelik olarak maddelere baktığımızda idare ve vergi mahkemelerinde belli başlı, özellikle miktarı 486 bin liranın altında kalan bazı davalar, tam yargı davaları ve özellikle memur davaları gibi idare mahkemesinde çok sıklıkla karşılaşılan davaların tek hakimle, heyetle değil de tek hakimle karara bağlanması hükme kavuşturuldu. Usul hükümleri açısından keşif ve bilirkişi gibi bazı eksiklikler varsa da bunların istinaf aşamasında tamamlanması, yani yargıya bir hız ve etkililik kazandırma anlamında adımlar atıldı. Belki kamuoyunun yakından beklediği bir konu vardı, o da miras yoluyla taşınmazların satış ihalesine sadece mirasçıların girmesidir. Bu durum biraz kötüye kullanılmıştı. İzale-i şuyu, yani ortaklığın giderilmesi davasında bu tür ihalelere ihaleye fesat karıştırmak gibi konularda ilk ihaleye sadece mirasçıların girmesi düzenlemesi getirildi. Bu önemli bir konudur. Aile yadigarı yerlerin kalmasını mirasçılar satın almak istiyorlar. Dolayısıyla ilk ihaleye sadece mirasçıların girmesi sağlandı. Belirsiz alacak davaları vardı, bunlar kaldırıldı. Bu ne demek? Daha önce açılan kısmi dava artık açılabilecek ve 1 kez ıslah yoluyla bu dava arttırılabilecek. Bir önemli konu daha var. Bunu çok sıklıkla dile getirmiştik. Özellikle dolandırıcılık konusunda da sık sık sizler aracılığıyla uyardık. Kişilerin IBAN'larını, banka kartlarını ve kredi kartlarını birilerine kullandırtmaları nedeniyle açılan davalarda, sadece bununla sınırlı kalınıyorsa 1/2 oranında ceza indirimi söz konusudur. Bu konu tekrar önemlidir. Gerçekten "Bir şey olmaz." deyip banka kartının ve IBAN'ın paylaşılması çok büyük riskleri beraberinde getiriyor. Genel olarak bunu değerlendirmem gerekirse hız ve etkililik dedik ama önemli olan yargının hızlanması ve etkinliği midir, yoksa gerçekten adil bir karar verilebilmesi midir? Adaletin hızlanması ve etkinliği güzeldir ama gerçekten adil kararlar verilebiliyor mu? Son yaşadığımız olaylar bence bunu gösteriyor. Yargı bağımsızlığının güçlenmesi, tarafsızlığının, hukuk devleti ilkesinin ve hukukun üstünlüğünün gerçekleşmesi için vatandaşın adalete olan güveninin artması gerekiyor. Dolayısıyla hukukun üstünlüğünün gerçek anlamda hissedilmesi gerekiyor. Hızlanma olduğu kadar adil yargılanma hakkının da korunması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum." Çerçeve yasa dediğimiz bu tür paketler için kullanılan bir durumdur. Dolayısıyla her yasanın kendi içindeki değişiklikleri ilgili kurullarla, paydaşlarıyla, barolarla yahut o konunun ilgilileriyle yapılması gerekir. Çerçeve bir düzenleme kişiye özgü düzenlemeleri beraberinde getirmemelidir. Dolayısıyla Avukatlık Kanunu'nda bir değişiklik yapılacaksa veya Ceza Kanunu'nda yapılacaksa bunu mutlaka ilgililerinin yapıp o kanunda bir değişiklik yapılması gerekir. Ya da topyekün bir değişiklik olacaksa tüm tarafların ve paydaşların görüşlerinin alınması gerekiyor. Şimdi bu konu çok fazla gündeme getirildi. Terörsüz Türkiye ile ilgili biliyorsunuz daha önce meclis yapılarıyla da ilgili oldu. Bir af gibi de düşünülüyor ama bütün bunlar bir yana, siyasal yaklaşımla hukukun ayrılması gerekir. Bu son zamanlarda çok sıklıkla görüyoruz. Siyasetin artık elini hukuktan çekmesi lazımdır. Hukuki düzenlemelerle sadece siyasal saiklerle bir sonuç doğuracak yapının artık bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili Barolar ve Barolar Birliği görüşünü dile getirdi. Bazı barolar ve Barolar Birliği bu konudaki hassasiyetini dile getirdi. Yeniden bir çalışma olduğunda böyle bir durum şu an gündemimizde yoktur. Bu daha önceki süreçte Türkiye Barolar Birliği tarafından hem yazılı olarak hem de sözlü olarak katılarak dile getirilmişti"

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan: "Milli İradenin Üzerinde Güç Tanımıyoruz" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan: "Milli İradenin Üzerinde Güç Tanımıyoruz"

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, devletin bekasına ve milletin iradesine yönelik her türlü girişime karşı kararlı duruşlarını vurguladı. ​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişiminin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türk milletinin tarihin her döneminde olduğu gibi o karanlık gecede de vatanına, bayrağına ve devletine sahip çıktığını belirtti. ​"Millet İradesinin Üzerinde Güç Tanımıyoruz" ​Açıklamasında egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu hatırlatan Başkan Ulucan, İYİ Parti olarak demokratik değerlere olan bağlılıklarını şu sözlerle ifade etti: ​"İYİ Parti olarak, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğuna inanıyor; millet iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımıyor, tanımayacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Devlet içinde çeteleşmeye de, devlet içinde devlet kurma girişimlerine de dün olduğu gibi bugün de yarın da tavizsiz şekilde karşı duracağız." ​"Terör Örgütlerini Lanetliyoruz" ​Hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden cumhuriyeti hedef alan vesayet anlayışlarına karşı durmaya devam edeceklerinin altını çizen Ulucan, başta FETÖ olmak üzere Türk devletinin varlığına kasteden tüm terör örgütlerini lanetlediklerini belirtti. 15 Temmuz benzeri ihanetlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Ulucan, demokrasinin bu tür sarsıntılarla bir daha sınanmamasını diledi. ​Şehit ve Gazilere Vefa ​Mesajının sonunda 15 Temmuz gecesinin kahramanlarını anan Başkan Serdar Ulucan, şu ifadelere yer verdi: ​"Başta kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir olmak üzere, 15 Temmuz gecesi vatanı uğruna can veren 251 şehidimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Güvenlik ile Özgürlük Arasındaki Denge Gözetilmeli" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Güvenlik ile Özgürlük Arasındaki Denge Gözetilmeli"

Eskişehir Valiliği tarafından NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek il genelinde 1-10 Temmuz tarihleri arasında uygulanan etkinlik yasağına İYİ Parti’den tepki geldi. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, güvenlik tedbirlerinin temel hak ve özgürlükleri kısıtlamaması gerektiğini vurgulayarak, “Ankara’daki zirve için Eskişehir’de 10 gün boyunca hayatı durdurmak ölçülü değildir” dedi. ​Eskişehir Valiliği'nin, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni gerekçe göstererek 1-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında il genelinde toplantı, gösteri yürüyüşü, miting ve basın açıklaması gibi etkinlikleri yasaklaması tartışmalara yol açtı. ​Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, güvenlik ihtiyacının demokratik hakların önüne geçmemesi gerektiğini savundu. ​“Vatandaşa Yabancı Muamelesi Yapılmamalı” ​Devletin uluslararası organizasyonlarda güvenlik sağlama sorumluluğunun bilincinde olduklarını belirten Ulucan, buna karşın alınan tedbirlerin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti. Ankara’da yapılacak bir zirvenin Eskişehir’de temel hakları 10 gün boyunca kısıtlamasına anlam veremediklerini kaydeden İYİ Parti İl Başkanı Ulucan, şu ifadeleri kullandı: ​“Türkiye, NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak mecburiyetinde değildir. Anayasa ile güvence altına alınan ifade ve toplantı özgürlüğüne getirilen sınırlamaların, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun, zorunlu ve ölçülü olması esastır.” ​“Eskişehir Örnek Bir Şehir” ​Eskişehir’in bugüne kadar birçok uluslararası organizasyonu toplumsal huzuru bozmadan başarıyla yürüttüğünü hatırlatan Serdar Ulucan, yasak kararının “hayatın olağan akışını tamamen durdurduğunu” vurguladı. Ulucan, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: ​“Güçlü devlet anlayışı; vatandaşının hak ve özgürlüklerini gereksiz yere kısıtlayan değil, güvenliği sağlarken demokratik yaşamı da koruyabilen bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Kamu otoritelerini, güvenlik ile özgürlük arasındaki hassas dengeyi gözetmeye ve alınan kararların gerekçelerini şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyoruz.” ​Şeffaflık Çağrısı ​İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan, çağrısını demokratik hukuk devletinin gerekliliklerine vurgu yaparak noktaladı. Ulucan, “Demokratik hukuk devletinin gücü, vatandaşına güvenen, temel hak ve özgürlükleri koruyan ve kamu düzenini özgürlüklerle birlikte sağlayabilen bir yönetim anlayışıyla ortaya çıkar” diyerek, kararın gözden geçirilmesi mesajını verdi.

CHP'li Arslan: ''NATO Zirvesi Bahane Edilerek Demokrasi Askıya Alınamaz'' Haber

CHP'li Arslan: ''NATO Zirvesi Bahane Edilerek Demokrasi Askıya Alınamaz''

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Valiliği’nin, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi gerekçesiyle 1-10 Temmuz tarihleri arasında il genelinde toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması ve benzeri demokratik etkinlikleri yasaklayan kararına tepki gösterdi. Kararın Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere ölçüsüz bir müdahale olduğunu belirten Arslan, güvenlik gerekçesinin demokratik hakların askıya alınmasının bahanesi olamayacağını söyledi. Arslan açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Hiç kimse kamu düzeninin ve güvenliğin sağlanmasına karşı değildir. Devletin görevi, uluslararası organizasyonların güvenliğini sağlamaktır. Ancak hukuk devletinde güvenlik, özgürlüğün alternatifi değil, onun güvencesidir. Ankara’da yapılacak bir zirve gerekçe gösterilerek Eskişehir’de on gün boyunca her türlü demokratik etkinliğin peşinen yasaklanması; ölçülülük ilkesine, hukuk devleti anlayışına ve Anayasa’nın güvence altına aldığı toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına aykırıdır. Son dönemde ülkemizde gözaltılar, tutuklamalar, toplantı ve gösteri yasakları giderek olağanlaştırılmaktadır. Demokratik toplumlarda esas olan yasaklamak değil, temel hak ve özgürlüklerin güvenlik içinde kullanılmasını sağlamaktır. İdarenin görevi, yurttaşın sesini kısmak değil; hukuk içinde bu hakkın kullanılmasını güvence altına almaktır. Eskişehir, demokratik kültürü, sağduyusu ve toplumsal barışıyla örnek bir kenttir. Bu kentin insanlarını potansiyel güvenlik tehdidi gibi gören anlayışı kabul etmiyoruz. Eskişehir Valiliği’ni, Anayasa’nın güvence altına aldığı temel hak ve özgürlüklere aykırı bu hukuksuz ve ölçüsüz yasak kararını derhal kaldırmaya çağırıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz. Çünkü demokrasiyi yasaklayarak güvenlik sağlanamaz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.