SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mehmet Avcı

Porsuk Haber Ajansı - Mehmet Avcı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Avcı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADD Cumhuriyet Korosu, 8. Konseriyle Eskişehir’i Büyüledi! Haber

ADD Cumhuriyet Korosu, 8. Konseriyle Eskişehir’i Büyüledi!

​Eskişehir kültür-sanat dünyasının önemli parçalarından biri haline gelen Atatürkçü Düşünce Derneği Cumhuriyet Korosu, gerçekleştirdiği 8’inci konseriyle izleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı. Cumhuriyetin 100. yılı anısına kurulan ve şef Ziya Coşkun yönetiminde çalışmalarını başarıyla sürdüren koro, bu kez de Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde adeta fırtınalar estirdi. ​103 Kişilik Dev Kadroyla 4 Aylık Hazırlık ​Cumhuriyetin 103. yılına özel olarak 103 kişiden oluşan dev bir kadroyla sahne alan ADD Cumhuriyet Korosu, yaklaşık 4 aylık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından sanatseverlerin karşısına çıktı. Binlerce Müziksever Ayakta Alkışladı Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen muhteşem konsere ADD Şube Başkanı Mehmet Avci, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir, ERİAD Başkanı Rüştü Şentuna, CHP Kadın Kolları MKYK Üyesi Figen Kahya, Eskişehir Kent Konseyi Genel Sekreteri Nurhan Ergen, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, şehirde bulunan koroların şefleri ile bine yakın müziksever katılım sağladı. ADD Şube Başkanı Mehmet Avci’den "Birlik" Çağrısı Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konserin açılış konuşmasını yapan Şube Başkanı Mehmet Avci, Yeniden Atatürk Cumhuriyeti etrafında birleşme çağrısı yaparken; "Ülke olarak zor günler geçirdiğimiz bu günlerde, Cumhuriyetimizin 103. yılına adım adım ilerlerken, bizler burada sanatın birleştirici gücüyle yeniden Atatürk Cumhuriyeti etrafında birleşmek için bir aradayız." dedi. Başkan Avci, Cumhuriyet'in 103.Yılı dolayısıyla 103 kişi ile 4 aylık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından gerçekleştirilen konserde emeği geçen Koro Şefi Ziya Coşkun, Koristler, Sazendeler ve Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür etti. AKSM’de Müzik Ziyafeti Konser, iki bölüm halinde icra edilen 26 seçkin eserden oluştu. Şef Ziya Coşkun, daha önceki yedi konserde izleyicilerin gönlünde taht kuran ve en çok beğenilen parçaları bir araya getirerek, adeta bir "best-of" konseri hazırladı. Türk müziğinin nadide eserlerinin yer aldığı programda; hüzünlü melodilerle duygulanan izleyiciler, neşeli marşlarla büyük bir coşkuya ortak oldu. Finalde Coşku Zirveye Çıktı Konserin kapanışı, izleyicileri de içine katan marşlar eşliğinde gerçekleşti. Telefon ışıkları ve bayraklarla sahnedeki coşkunun salona yansımasıyla birlikte, ADD Cumhuriyet Korosu dinleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.

ADD Şube Başkanı Mehmet Avci:"Butlan Adıyla Demokrasi Kurban Edilmiştir" Haber

ADD Şube Başkanı Mehmet Avci:"Butlan Adıyla Demokrasi Kurban Edilmiştir"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı vesilesiyle gerçekleştirdiği bayramlaşma programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Şube Başkanı Mehmet Avci, "Demokrasi kurban edilmiştir" diyerek, çözümün Atatürk ilkelerinde birleşmekten geçtiğini vurguladı. ​Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurban Bayramı’nın ardından üyeleriyle dernek binasında bir araya gelerek geleneksel bayramlaşma programını gerçekleştirdi. Yoğun katılımın yaşandığı etkinlikte konuşan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, ülke gündemini sarsan tartışmalara ve hukukun üstünlüğü vurgusuna dikkat çekti. ​​Konuşmasında son dönemde kamuoyunu meşgul eden "mutlak butlan" tartışmalarına değinen Avci şu ifadelere yer verdi; "Kurban Bayramı geride kaldı... Tüm yurttaşlarımızın kurban bayramı kutluyoruz. Ancak bayram öncesinde ülkemizin gündemine taşınan ve kamu vicdanında derin rahatsızlık yaratan "mutlak butlan" olayı, bayram boyunca da milletimizin zihnini meşgul etmeye devam etti. Türk Milleti bir kez daha gördü ki mesele herhangi bir siyasi parti meselesi değildir. Mesele, doğrudan doğruya hukuk devletinin geleceği, demokrasinin saygınlığı ve millet iradesinin dokunulmazlığı meselesidir. Bayram öncesinde ortaya çıkan tablo karşısında söylediğimiz sözü bugün daha yüksek sesle tekrarlıyoruz: "BUTLAN ADIYLA DEMOKRASİ KURBAN EDİLMİŞTİR!" Çünkü demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millet iradesidir. Çünkü Cumhuriyetin temeli millet egemenliğidir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi, hiçbir gücün millet iradesinin üstüne çıkamayacağı gerçeği üzerine inşa edilmiştir. Bugün yaşananlar yalnızca siyasi bir tartışma değildir. Bugün yaşananlar, Cumhuriyetin temel değerlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Tam da bu nedenle, bayram sonrasında milletimizin dikkatle üzerinde düşünmesi gereken konu şudur: Türkiye'nin yaşadığı her kriz döneminde olduğu gibi bugün de çözüm kişilerin etrafında değil, ilkelerin etrafında birleşmektir. Son günlerde Anıtkabir'e yapılan yürüyüşlerin ve verilen mesajların taşıdığı anlam da budur. Anıtkabir'e yürümek yalnızca geçmişe saygı değildir. Anıtkabir'e yürümek, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme çağrısıdır. Anıtkabir'e yürümek, hukukun üstünlüğünü savunmaktır. Anıtkabir'e yürümek, milli egemenliğe sahip çıkmaktır. Anıtkabir'e yürümek, "çare Atatürk'tedir" demektir. Bizler Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak çok iyi biliyoruz ki; 1919'da Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri nasıl milletin bağımsızlık iradesinin örgütlü sesi olduysa, Atatürkçü Düşünce Derneği de bugün Cumhuriyetin, laikliğin, hukukun ve milli egemenliğin örgütlü savunucusudur. Atatürkçü Düşünce Derneği, yalnızca bir dernek değildir. Atatürkçü Düşünce Derneği; Müdafaa-i Hukuk'un günümüzdeki vicdanıdır. Kuvayı Milliye'nin günümüzdeki kararlılığıdır. Cumhuriyetin yılmaz bekçisidir. Bugün Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla gerilim değil, daha fazla hukuk; daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla demokrasi; daha fazla kişiselleşme değil, daha fazla Cumhuriyettir. Buradan tüm yurttaşlarımıza sesleniyoruz: Cumhuriyeti savunmak bir siyasi tercih değil, bir yurttaşlık görevidir. Milli egemenliği savunmak bir siyasi tutum değil, Cumhuriyet nesillerinin tarihsel sorumluluğudur. Ve unutulmamalıdır ki; Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilkenin istisnası yoktur. Bu ilkenin alternatifi yoktur. Bu ilkenin pazarlığı yoktur. Bir çift mavi gözün ışığında; hukuka, demokrasiye, Cumhuriyete, ve tam bağımsız Türkiye idealine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Milli Egemenlik! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!"

ADD Eskişehir Şubesi Kuruluş Yıl Dönümü İçin Anıtkabir’de Haber

ADD Eskişehir Şubesi Kuruluş Yıl Dönümü İçin Anıtkabir’de

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kuruluşunun 37. yıl dönümü kapsamında Ankara’da düzenlenen resmi törene katıldı. ADD Eskişehir Şubesi, 19 Mayıs’ın coşkusunu ve derneğin kuruluş yıl dönümünü Anıtkabir’de kutladı. Ankara'da gerçekleştirilen resmi törene katılan Eskişehir Şubesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün huzuruna çıktı. ​Eskişehir Heyetinden Anıtkabir’e Yoğun Katılım Anıtkabir'deki resmi törende ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Şube Yönetim Kurulu üyeleri, Gençlik Kolları Başkanı Arda Can Karaca, Gençlik Kolları Yönetimi ve çok sayıda dernek üyesi hazır bulundu. Genel Başkan Vekili Safa Yenice Şeref Defteri’ni İmzaladı ​ADD Genel Başkan Vekili B. Safa Yenice başkanlığında; Genel Yönetim Kurulu üyeleri, şube başkanları ve dernek üyelerinden oluşan heyet, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duruşunda bulundu. ​Tören kapsamında Genel Başkan Vekili Safa Yenice, Anıtkabir Şeref Defteri’ni imzalayarak ADD'nin kararlılık mesajını aktardı. ADD Heyeti, Anıtkabir ziyaretinin ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün de kabrini ziyaret ederek anısına saygılarını sundu. ​"Kemalizm Pusulasıyla 37 Yıldır Aynı Kararlılıkla Yürüyoruz" ​ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada; "Atatürkçü yurttaşlarımızın örgütlü mücadeleye duyduğu ihtiyaç doğrultusunda kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği, 37. yaşında aynı bilinç, sorumluluk ve Kemalizm pusulasıyla Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni muhafaza ve müdafaa görevini sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi Kemalizm’in yılmaz savunucularıyız! Atatürkçü Düşünce Derneği'mizin kuruluşunun 37. yılı kutlu olsun!"

ADD'den "Cumhuriyet'e Kurulan Kumpas ve Yeni Anayasa" Paneli Haber

ADD'den "Cumhuriyet'e Kurulan Kumpas ve Yeni Anayasa" Paneli

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi tarafından düzenlenen panelde, anayasa tartışmaları ve kumpas davaları masaya yatırıldı. Prof. Dr. Süheyl Batum ve Çağdaş Bayraktar, Türkiye’nin içinden geçtiği süreci çarpıcı analizlerle değerlendirdi. ​Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, kentin kültür hayatına damga vuran bir etkinliğe daha imza attı. Özdilek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen "Cumhuriyeti Kurulan Kumpas ve Yeni Anayasa" konulu panel, Eskişehirlilerin yoğun katılımıyla yapıldı. ​Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan panelin açılışını ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptı. Avci, konuşmasında "Atatürk’te birleşmenin ve yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ni kurmanın vaktidir" vurgusu yaptı. Mehmet Avci: "Cumhuriyeti Kimseye Teslim Etmeyeceğiz" ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Zor zamanlardan geçiyoruz. Cumhuriyetimiz hiç olmadığı kadar büyük saldırılar altında ve gerçekten şunu biliyoruz ki Atatürk’te birleşmenin, yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ni kurmanın gerektiğini anlıyoruz. Bugün burada Cumhuriyet tarihimizle ilgili yaşadığımız kumpaslar ve saldırıları tartışacağız ve bunların en iyi, en önemli örneklerinden biri olan Cemal Aziz Çakmak paşamızın yaşadığı süreçten kesitler göreceğiz. ​Bir anayasa profesörü, Türkiye’de sayılı anayasa profesörü... Bir anayasa profesörünün elinden, dilinden anayasaya neler yapılmış onları dinleyeceğiz. Ve her geçen gün dibe doğru savrulan bir Cumhuriyet var ama böyle bir süreç varsa biz de varız. Bizler Atatürkçüler ve Kemalistler olarak şunu net bir şekilde söylüyoruz: Biz İstiklal Marşı’nda "göğsünü siper eden" dediği tam kişiyiz. Hiçbir şeyden de korkmuyoruz, korkmayacağız. Bu Cumhuriyeti kimseye yem ettirmeyeceğiz, kimseye de teslim etmeyeceğiz. ​O yüzden bu toplantılar bilinçlenmek, ideolojik olarak donanımlaşmak için çok kıymetli toplantılar. Sizlerin de fazla zamanını almayacağım, o yüzden toplantıya geçmek istiyorum. Size tek bir şey söyleyeceğim arkadaşlar: Umudumuzu yitirmeyeceğiz. Çünkü bizim Gazi Mustafa Kemal’e bir sözümüz var; Cumhuriyeti ilelebet payidar kılacağız." dedi. Prof. Dr. Süheyl Batum: "15 Yılda 4. Anayasa Kabul Edilemez" Panelde konuşan 24. Dönem Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Süheyl Batum şu ifadeleri kullandı; "Hepimizin gördüğü ilginç günler yaşıyoruz. Tekrardan o Ergenekon, Balyoz gibi dönemlerdeki davalar tekrar başladı. Bugünlerde hepimizin bu davaların neden olduğunu, Türkiye'nin neden bu durumda olduğunu, burnumuzun dibinde Irak, Suriye ortadan kalkmış iken neden bu olayların olduğunu bir kez daha tartışmak için buradayım. 2007 yılında bu ülkede kim yaptı anayasa? Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidar partisi. 2010'da kim yaptı? Adalet ve Kalkınma Partisi. 2017'de kim yaptı? Herkes elini vicdanına koysun, Adalet ve Kalkınma Partisi. Şimdi diyor ki "Yeni bir anayasa daha." 15 yılda ben 3 tane anayasa yapacağım tek başıma ve "Yanlış yaptık, bir 4.'yü yapalım." diyeceğim. Bu süreç maalesef Irak'ı da parçalayan, Suriye'yi de parçalayan bir süreçtir. AKP bugüne kadar bilmiyordu anayasa yapmayı, ilk defa şimdi öğrendi. İnsaf, insaf. 2010'da siz yaptınız, 2017'de siz yaptınız, şimdi diyorsunuz ki "Bir tane daha yapalım çok güzel olacak." Biz de bunun Türkiye'yi maalesef Irak ve Suriye'ye dönüştürmeye yönelik bir sürecin bir parçası olarak düşündüklerini düşünüyoruz. O yüzden bunu kabul etmiyoruz." dedi. Çağdaş Bayraktar’dan "Deniz Üstü Köpürür" Mesajı Panelin diğer konuşmacısı Gazeteci ve yazar Çağdaş Bayraktar da şu ifadeleri kullandı; "Cumhuriyet gazetesinde muhabirlik yapıyorum. Aynı zamanda televizyon programları yapıyorum ve aynı zamanda da Kırmızı Kedi'den en son Deniz Üstü Köpürür kitabını yazan birisiyim. Türkiye aslında, bunu biz etkinlikte de anlatacağız ama Türkiye normalde birçok yapılamayacak şeyin yapıldığı, konuşulamayamaz şeyin konuşulduğu olumsuz anlamda söylüyorum bir yerden geçiyor ve bugünlere kolay gelinmedi. Bugünlere gelinebilmesi için eşyanın tabiatına aykırı birçok olayın olması gerekiyordu ve bunların başında da Ergenekon, Balyoz kumpas davaları geliyordu. Ve bugün aslında biz hala bu süreçlerin, bu döngülerin bir sonucunu yaşıyoruz. Ve ben bu kitapla bu kumpas davalarda hedef alınan ve yaşamını yitiren bir kişinin hayatı üzerinden aslında 25 yılın bir yakın tarih belgesel kitabını hazırlamaya çalıştım. Çünkü her gün çok yoğun bir bilgi bombardımanı altındayız. Bu yüzden de neleri yaşadığımızı, nelere maruz kaldığımızın çok farkında olmuyoruz. O yüzden de kitap yazmanın en büyük espirilerinden birisi de şudur: Olaylar arasındaki bağlantının ne kadar kuvvetli olduğunu ortaya çıkarmaya yardımcı olur. Bu kapsamda da hani ben bir kişinin yaşamı üzerinden aslında, yani kitap Deniz Üstü Köpürür, emperyalizmin hedefindeki amiral diyor ama aslında emperyalizmin hedefinde Türkiye'nin olduğunu ve bugün aslında konuşulabilen yeni anayasa, çözüm süreci gibi konuların bu tam olarak bu omurganın saldırıya uğramasından kaynaklı olarak bu kadar rahat konuşulduğunu düşünüyorum. Elimizdeki veriler ve belgeler de bunu gösteriyor ve şimdi de işte bunu anlatmaya çalışıyoruz ki bu kumpaslar sürmeye devam etmesin. Yani Ergenekon ve Balyoz nasıl bir kumpassa aslında birileri bunun içinde iyi niyetli olabilir ama çözüm süreci masasından tutun da yeni anayasa tartışmalarına kadar hepsi de Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, kurucu felsefesine, birlik ve bütünlüğüne yönelik bir kumpas girişimi. Kitabın hedef kitlesi olarak sadece politize olan değil, Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşayan ve doğal olarak her saldırıda hedef alan herkese ulaşmasını istedim. Bu yüzden de öncelikle hedefim okunduğu anda politik anlamı olmayan bir kitap oluşmasıydı. Öte yandan da okuyanlar da fark edeceklerdir, kitabın türküsünün bazı sözlerinin aslında bazı bölümlerle örtüştüğü bir yer var. Yani hikâyenin merkezinde olan Cem Aziz Çakmak o türküde dendiği gibi 'Bu dünyaya gelişini bir güzelle karşılaşarak' hayatını başka boyuta taşıyor ve öte yandan da memleket sevdasından ödediği bedelle aramızdan bedenen ayrılıyor. Böyle bir uyumu da söz konusu." Panelin ardından Çağdaş Bayraktar'ın “Deniz Üstü Köpürür” adlı kitabı için imza etkinliği düzenlendi.

ADD Şube Başkanı Avci: "1 Mayıs Dayanışmayı Büyütme Günüdür" Haber

ADD Şube Başkanı Avci: "1 Mayıs Dayanışmayı Büyütme Günüdür"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci mesajında şu ifadelere yer verdi; "1 Mayıs, dünya emekçilerinin insanca yaşam, adil ücret ve güvenli çalışma koşulları için verdikleri mücadelenin simgesidir. Kökeni 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları direnişe dayanan bu anlamlı gün, zamanla uluslararası bir dayanışma ve hak arama günü haline gelmiştir. Ülkemizde de emek mücadelesi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle doğrudan ilişkilidir. Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle yalnızca siyasal bağımsızlığı değil, ekonomik bağımsızlığı ve emekçinin onurlu yaşam hakkını da esas almıştır. Atatürkçü düşünce sistemi; üretimi, emeği ve alın terini yücelten, halkçılığı temel alan bir anlayışı temsil eder. Bu anlayışta emek en yüce değerdir. Devletin görevi, çalışanların haklarını korumak, sosyal adaleti sağlamak ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri gidermektir. Bugün, emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar; güvencesiz çalışma, düşük ücretler, sendikal hakların zayıflatılması ve sosyal adaletin aşınması gibi başlıklar altında derinleşmektedir. Bu nedenle 1 Mayıs yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda hak arama ve dayanışmayı büyütme günüdür. Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bireyler olarak; Emekçinin hakkını savunmayı, Üretimi ve alın terini yüceltmeyi, Sosyal adaletin tesis edilmesi için mücadele etmeyi, Laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti anlayışını korumayı tarihsel bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu duygu ve düşüncelerle; Başta ülkemizin emekçileri olmak üzere tüm dünya işçilerinin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor, emeğin sömürülmediği, adaletin egemen olduğu bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Yaşasın emek, dayanışma ve Cumhuriyet!"

ADD Eskişehir Şubesi’nden Coşkulu 23 Nisan Kutlaması Haber

ADD Eskişehir Şubesi’nden Coşkulu 23 Nisan Kutlaması

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Ulus Meydanı’nda coşkulu bir kutlama programı düzenlendi. ADD Eskişehir Şubesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklarla birlikte coşkuyla kutladı. Ulus Meydanı’nda stant kuran ADD Eskişehir Şubesi çocuklara yönelik olarak yüz boyama, resim boyama ve farklı oyun etkinlikleri düzenledi. Çocuklara balon, bayrak, şeker ve çeşitli hediyeler dağıtan şube yöneticileri, gençlik kolları ve üyeler palyaço ve müzik eşliğinde çocuklarla oyunlar oynadı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci stantta yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılı ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olan 23 Nisan’ın tarihsel anlamı; millet iradesinin hiçbir dış müdahaleye boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmesidir. Bu anlamlı gün vesilesiyle, ülkemizin egemenlik haklarına yönelik her türlü girişime karşı duruşumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade ediyoruz. Son dönemde "müstemleke valisi" Tom Barrack tarafından yapılan açıklamalar ve sergilenen tutum, diplomatik teamüllerle bağdaşmayan, Türkiye Cumhuriyeti’nin iç işlerine müdahale niteliği taşıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Hiçbir ülkenin temsilcisi, milletimizin iradesi üzerinde yönlendirici veya baskı kurucu bir pozisyon alamaz. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve bu ilke, 23 Nisan 1920’den bu yana tartışmasız bir şekilde korunmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu büyükelçinin “persona non grata” (istenmeyen adam) ilan edilmesi yönündeki talebimiz; yalnızca bir diplomatik tepki değil, aynı zamanda milli egemenliğe sahip çıkmanın açık bir ifadesidir. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak, 23 Nisan’ın ruhuna uygun olarak; çocuklarımıza tam bağımsız, onurlu ve güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bu nedenle, ülkemizin iç işlerine yönelik her türlü müdahaleyi reddediyor, devletimizin gerekli adımları atmasını beklediğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 23 Nisan ruhu, ilelebet yaşayacaktır. Yüce Türk Milletine saygılarımızla duyururuz." dedi.

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Köy Enstitüleri Geleceğin Pusulasıdır" Haber

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Köy Enstitüleri Geleceğin Pusulasıdır"

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Köy Enstitülerinin 86. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, bilimsel ve laik eğitim vurgusu yaptı. ​Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim projelerinden biri olan Köy Enstitülerinin kuruluşunun 86. yılı nedeniyle bir basın açıklaması yayımladı. Avci, Köy Enstitüleri ruhunun günümüz eğitim sistemindeki sorunlara çözüm olabileceğini belirtti. ​"Cehalete Karşı Bilim, Karanlığa Karşı Aydınlık" ​Köy Enstitülerinin yalnızca bir okul değil, aynı zamanda bir kalkınma modeli olduğunu ifade eden Avci, "Köy Enstitüleri; cehalete karşı bilimi, karanlığa karşı aydınlığı, teslimiyete karşı üretimi ve özgür düşünceyi esas alan bir eğitim modeliydi. Bu kurumlar; düşünen, sorgulayan ve ülkesine karşı sorumluluk duyan kuşaklar yetiştirdi" dedi. ​Eğitim Sistemindeki İdeolojik Dönüşüme Eleştiri ​Güncel eğitim politikalarını eleştiren Avci, Milli Eğitim sisteminin aydınlanmacı mirastan uzaklaştırıldığını savundu. Açıklamasında liyakat ve bilimsel eğitim vurgusu yapan Avci, şu ifadeleri kullandı: ​"Bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışının yerini; ideolojik yönlendirmeler, liyakatsiz kadrolaşmalar ve çağın gerisinde kalan uygulamalar almaktadır. Bugün eğitim sistemi, ezberci ve sorgulamayan bireyler yetiştirme tehlikesiyle karşı karşıyadır." ​"Cumhuriyet Değerleri Rehber Edinilmeli" ​Mehmet Avci, Türkiye'nin kalkınması için Köy Enstitülerinin temsil ettiği değerlere dönülmesi gerektiğini belirterek, eğitim politikalarının ideolojik dayatmalardan arındırılması çağrısında bulundu. Avci, "Köy Enstitülerinin mirası, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; geleceğin inşasında yol gösterici bir pusuladır" diyerek sözlerini noktaladı.

Cumhuriyet Asla Sahipsiz Değildir! Haber

Cumhuriyet Asla Sahipsiz Değildir!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın Cumhuriyet ile ilgili sarf ettiği sözlere tepki gösterdi. ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye Cumhuriyeti’ni “100 yıllık narkoz” olarak nitelendirmek; bu aziz milletin kanıyla, canıyla yazdığı Kurtuluş Savaşı’na, şehitlerimizin hatırasına ve Cumhuriyetimizin kurucu iradesine yöneltilmiş ağır bir hakarettir. Bu ifadeyi kullananlar bilmelidir ki; Cumhuriyet, bir “narkoz” değil, milletimizin esarete karşı ayağa kalktığı, zincirlerini kırdığı büyük bir uyanıştır! Cumhuriyet; saltanatın kullarından özgür yurttaşlar yaratan, karanlığı yırtıp aklı ve bilimi yol gösterici kılan bir devrimdir. Cumhuriyet’i hedef alan bu dil; cehaletin, nankörlüğün ve tarih bilmezliğin açık bir göstergesidir. Çünkü bu Cumhuriyet sayesinde bu ülkenin insanları eşit yurttaş olmuş, kadınlar seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş, eğitim ve hukuk laik temeller üzerine inşa edilmiştir. Bugün bu kazanımları yok saymak, doğrudan doğruya milletin iradesini yok saymaktır. Soruyoruz: Eğer Cumhuriyet bir “narkoz” ise, bu millet hangi bilinçle emperyalizme karşı zafer kazanmıştır? Hangi iradeyle bağımsızlığını ilan etmiştir? Bu sözler, yalnızca bir gaf değil; toplumsal vicdanda derin yaralar açan, birlik ve beraberliğimizi hedef alan sorumsuz bir söylemdir. Hiç kimse, bu ülkenin temelini oluşturan Cumhuriyet değerlerini aşağılayarak kendine alan açamaz! Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’e dil uzatanlar şunu iyi bilmelidir: Bu millet, o eseri canı pahasına kurmuş ve yine aynı kararlılıkla sonsuza kadar yaşatacaktır! Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak açıkça ilan ediyoruz: Cumhuriyet’e ve onun temel ilkelerine yönelen her türlü saldırının karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Bu hadsiz söylemleri ne kabul ederiz ne de sineye çekeriz! Cumhuriyet, bizim namusumuzdur. Cumhuriyet, bizim geleceğimizdir. Cumhuriyet, asla sahipsiz değildir! Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz! Haber

Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz!

3 Mart Devrim Yasalarının kabul edilmesinin yıl dönümü dolayısıyla ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından ortak bir basın açıklaması yapıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubesi ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından 3 Mart Devrim Yasalarının 102'inci yıl dönümü dolayısıyla Valilik Meydanında bulunan Atatürk Anıtına çelenk sunumu ve ortak bir basın açıklaması yapıldı. Ortak açıklamayı yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci şu ifadelere yer verdi; "3 Mart Devrim Yasalarının kabulünün 102. Yıl Dönümünü kutluyoruz. Ülkemizin çağdaşlaşma yolunda dönüm noktası olan Devrim yasalarıyla Cumhuriyetimiz laik temeller üzerinde kurulmuş ve eğitim bilimsel ilkelere dayandırılmıştır. Aradan geçen 102 yılın sonunda eğitim sisteminde yaşanan, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren yaklaşımlara karşı laik, bilimsel ve demokratik eğitim hakkını savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz. Laik, bilimsel ve eşitlikçi eğitim, demokratik laik hukuk devletinde toplumun temelidir. Eğitim sisteminin; inanç, kimlik, yaşam tarzı ve düşünce farklılıkları karşısında tarafsız olması gerekir. Bu ilke, yalnız anayasal bir düzenleme değil, aynı zamanda çocuk haklarının ve insan onurunun gereğidir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda Ramazan ayına ilişkin getirilen uygulamalar, pedagojik ilke ve laik eğitim anlayışı ile bağdaşmayacak biçimde yaygınlaştırılmaktadır. Okullar, bilginin, bilimin esas alındığı yerlerdir. Okullar, herhangi bir inancın, hatta sadece belli bir inancın teşvik edildiği ya da dayatıldığı yerler değildir. Laiklik ilkesi, inanç özgürlüğünün güvencesidir. Laiklik ilkesinin zedelenmesi yalnız belirli bir kesimi değil toplumun tümünü etkiler. Çocukların özgür düşünme hakkını ve eleştirel akıl geliştirme bilincini zayıflatır. Eğitim politikalarının, bilimsel esaslara, pedagojik ilkelere dayandırılması gerekir. Bizler eğitimin dinselleştirilmesine ve ideolojik yönlendirmelere karşı duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. 3 Mart Devrim yasalarının kabulünün 102. yıldönümünde Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkmaya, onları koruyup güçlendirmeye ve sağlam temeller üzerinde yükseltmeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.