SON DAKİKA
Hava Durumu

Çocukların Suça Sürüklenmesi Güvenlik Sorunu Değil Sosyal Devlet Krizi!

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a son günlerde yaşanan çocuk suçluluğu ve mağdur çocuk sayısını sordu.

Haber Giriş Tarihi: 23.01.2026 07:00
Haber Güncellenme Tarihi: 23.01.2026 07:11
Kaynak: Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
Çocukların Suça Sürüklenmesi Güvenlik Sorunu Değil Sosyal Devlet Krizi!

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma
Komisyonu toplantısında sunum yapan Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir
Göktaş’a son günlerde yaşanan çocuk suçluluğu ve mağdur çocuk sayısı soruldu.

Toplantıda uyuşturucu kullanımındaki ve çeteleşme hızındaki artışı hatırlatan Bankoğlu,
Bakan Göktaş’a Ankara’da eğlence mekanlarında kız çocuklarına yönelik istismar iddialarını
da sordu.

Bankoğlu’nun Ankara’da bazı eğlence mekanlarında 15 kız çocuğunun zorla uyuşturucu
kullanımı ve fuhşa zorlandığı iddialarını hatırlatmasının ardından çıkan tartışmalar nedeniyle
komisyon çalışmalarına kısa süreli ara verildi.

SADECE SON GÜNLERDE ÇIKAN HABERLER BİLE SİSTEMİN ÇÖKTÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR

Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi:
''Çocuklar suça sürükleniyorsa, çocuklar korunamıyorsa, çocuklar cezaevlerinde büyüyorsa,
burada en ağır sorumluluk Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nındır. Ancak biz burada
kapsamlı, etki analizlerini, istatistikleri içeren bir sunum beklerken sadece Bakanlığın
görevlerini hatırlatan bir sunum izledik. Şimdi Sayın Bakan’a sadece son birkaç günde ne
haberler çıktı, hatırlatmak isterim. Bir, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşında bir çocuk
tarafından bıçakla öldürüldü. Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla gözaltına alınan
zanlı tutuklandı. İki, Mersin Davultepe Çocuk Esirgeme Kurumu'nda çocukları tekmeleyen bir
eğitimcinin göreve iade edildiği haberleşti, Bakanlık bunu yalanladı. Üç, Ankara’da iki kız
çocuğunun polise başvurmasıyla başlatılan soruşturma kapsamında eğlence mekanlarına
operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında tam 15 kız çocuğunun pavyonlarda
çalıştırıldığı ve 5 bin lira karşılığında fuhşa zorlandığı belirtildi. Dört, kamuoyunda ''Casperlar''
adıyla bilinen suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında 68 kişi hakkında dava açıldı. Bu
kişilerden en az 57'sinin çocuk olduğu ortaya çıktı. Beş, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin
raporuna göre 2025’te 94 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Altı, TBMM lokantasında
stajyer olarak çalışan kız çocuklarının istismara edilmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması
görüldü. Bu ve benzeri çok sayıda haber neyi ifade ediyor?

SAYIN BAKAN, SİZİN ÖNLEYİCİ SOSYAL HİZMET SİSTEMİNİZ NE YAPIYOR?

Sayın Bakan, biz bu komisyonda 7 toplantıdır çeşitli sunumlar dinledik. TÜİK geldi, “2024
yılında suça sürüklenme nedeniyle güvenlik birimlerine gelen çocukların karıştığı olay sayısı
202 bin 785’e çıktı. 2020’ye göre %80’in üzerinde artış var” dedi. Yine aynı yıl mağdur olarak
güvenlik birimlerine gelen çocukların karıştığı olay sayısı ise 279 bin 620’ye ulaştı.” dedi.
Adalet Bakanlığı geldi. “2025 yılında çocuklara yönelik soruşturma sayısı 186 bini aştı. 2020
yılından bu yana mağdur çocuk sayısı %56 artış var” dedi. Tüm bunlar bize önleme
mekanizmalarının çöktüğünü gösteriyor. O halde en başta soruyorum: Sayın Bakan, sizin
sosyal hizmet sisteminiz ne yapıyor? Bu Aile izleme mekanizmaları, okul temelli sosyal
destekler, mahalle düzeyinde erken uyarı sistemleri gibi burada bahsettiğiniz onlarca şey
neden çalışmadı?

ÇOCUKLARIN PAVYONDA NE İŞİ VAR DİYE MERAK ETTİNİZ Mİ?

Ankara’da eğlence merkezlerine düzenlenen operasyonda baştan aşağı skandallarla dolu. Bu
habere ilişkin hangi tarihlerde hangi işlemleri yaptınız? Mağdur çocukların Bakanlığınızca
koruma altına alındığı ve dinlendiği tarihler nedir? Çocukların annelerinin de bu mekanlarda
çalıştırıldığı iddiası var. Sizin görev alanınız değil mi kadınlar? Bahsi geçen eğlence
mekanlarında kaç kadın çalıştırılmaktadır? Bu mekanlar onlarca yıldır faaliyet gösteriyor.
Buralarda kadın bedeni sömürüsünden uyuşturucuya birçok suçun işlendiğini tüm Ankaralılar
da biliyor. Belgeselleri dahi çekildi. Yine Ankara’nın göbeğinde bu olaylar olurken Bakan
olarak ne yaptınız? Ya merak edip Ulus’ta bu pavyonlarda ne oluyor, bu kadınlar ne için
buralara düştü, çocukların burada ne işi var diye merak etmediniz mi hiç?

MESELE BİRKAÇ İSTATİSTİK DEĞİL, ÇOCUKLARIN HAYATIDIR!

Bakanlığınıza bağlı çocuk destek merkezleri, çocuk izlem merkezleri, sosyal hizmet merkezleri
bugün gerçekten önleyici mi, yoksa yalnızca hasar tespiti yapan birimlere mi dönüşmüş
durumda? Ankara’daki olayda çocuğun şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı yazıyor.
Çocuk şikayet etmeseydi bu olaydan haberimiz olmayacaktı. Çocuklar suçla karşı karşıya
gelmeden önce neden bu mekanizmalara ulaşamıyor? Bakın, burada mesele birkaç istatistik
değildir. Mesele, çocukların hayatıdır. Çocuklar hayattan koparılırken, biz hala “kurumlar
arası koordinasyon” cümleleri kuramayız. O çocuklar öldükten sonra yapılan hiçbir
toplantının, yazılan hiçbir raporun vicdani karşılığı yoktur. Sayın Bakan, siz bu ülkede
çocukların en son sığınağı olması gereken kurumun başındasınız. Ama çocuklar bugün o
sığınağa ulaşamadan sokakta, suç örgütlerinin, uyuşturucu tacirlerinin, şiddet ağlarının içine
düşüyor. Bu çocukların çoğu yoksul, dezavantajlı, korunmasız. Yani sizin doğrudan
sorumluluk alanınızda olan çocuklar.

“AİLE YAPISINI KORUYORUZ” DEMEKLE OLMUYOR

Bugün çocukların suça sürüklenmesi bir güvenlik sorunu değil, bir sosyal devlet krizidir. Bu
krizin merkezinde de Bakanlığınız var. Burada kamusal sorumluluk vardır. Bu komisyonda biz
süslü sunumlar istemiyoruz. Bakanlığınız döneminde kaç çocuk korundu, kaç çocuk
kaybedildi? Kaç çocuk suçtan uzak tutuldu, kaç çocuk sistemin dışına itildi? Kaç aile
desteklendi, kaç aile yalnız bırakıldı? Sayın Bakan, bir diğer konu, 2025 yılında çocuklara
yönelik soruşturma sayısı 186 bini aşmış. 10 yıl öncesine göre korkunç bir artış var. Yine 2024
yılında tam 279 bin 620 çocuk mağdur olarak güvenlik birimlerine sığınmış. Bu ne demek
biliyor musunuz? Bu devlet, çocuklarını istismardan, şiddetten, sömürüden koruyamıyor
demektir. “Aile yapısını koruyoruz” demekle olmuyor.

MESEM’LERDE İSTİSMARA UĞRAYAN KAÇ ÇOCUK VAR, AÇIKLAYIN

Eğitim konusunda da yıllardır dile getiriyoruz. Binlerce çocuk MESEM adı altında sanayiye,
açık öğretime, yani denetimsizliğe mahkum edildi. Milli Eğitimle protokolünüz var.
MESEM’lerde kaç çocuk cinayeti işlendi, bu çocuklar neden eğitimden kopuyor, MESEM’lerde
şiddet ve istismara uğrayan çocuk sayısı kaç, bunları açıklayın. Sizden beklentimiz niyetlerden
değil, çocukların hayatında neyi değiştirdiğinizden konuşun.''

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.