SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tbmm

Porsuk Haber Ajansı - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’in Sağlık Gündemi Ankara’ya Taşındı Haber

Eskişehir’in Sağlık Gündemi Ankara’ya Taşındı

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz ile birlikte Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmenin odak noktasında Eskişehir’deki sağlık projeleri ve özelleştirme süreçleri vardı. ​Eskişehir’in Sağlık Gündemi Ankara’ya Taşındı ​AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan ve Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Ankara’da gerçekleştirdikleri üst düzey temaslar kapsamında Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile bir araya geldi. Makamda gerçekleşen görüşmede, Eskişehir genelinde yürütülen sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve planlanan yatırımlar detaylıca ele alındı. ​Özelleştirme Planları İçin "Yeniden Değerlendirme" Talebi ​Son günlerde Eskişehir kamuoyunu yakından ilgilendiren bazı sağlık alanlarının özelleştirilmesi konusuna değinen Prof. Dr. Ayşen Gürcan, halkın taleplerini doğrudan Bakan Memişoğlu’na iletti. Gürcan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda görüşmenin en önemli maddesini şu sözlerle duyurdu: ​"Özelleştirilmesi planlanan yerlerin yeniden değerlendirilmesi talebimizi Sayın Bakanımıza ilettik." ​Bu hamle, şehirdeki hastane ve sağlık tesislerinin kamu niteliğinin korunması yönündeki beklentiler açısından stratejik bir adım olarak yorumlandı. ​"Projeleri Yakından Takip Ediyoruz" ​Ziyaret kapsamında Eskişehir’de devam eden ve planlanan sağlık projelerinin hızlandırılması konusunda fikir birliğine varıldı. Ayşen Gürcan, nazik ev sahipliği için Bakan Memişoğlu’na teşekkür ederken, Eskişehir’in sağlık altyapısını güçlendirecek her projenin yakın takipçisi olacaklarını vurguladı.

Eskişehir Hava Hastanesi ve Sağlık Alanları TBMM Gündeminde Haber

Eskişehir Hava Hastanesi ve Sağlık Alanları TBMM Gündeminde

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, daha önce Eskişehir eski Devlet Hastanesi alanının özelleştirme kapsamına alınmasını TBMM gündemine taşıdığını hatırlatarak, 24 Nisan 2026 tarihli yeni kararın ardından sürecin genişlemesi üzerine konuyu bir kez daha Meclis’e taşıdı. Arslan, başta Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası (Hava Hastanesi) olmak üzere Eskişehir’deki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Sağlık Bakanı ve Hazine ve Maliye Bakanı’na ayrı ayrı soru önergeleri verdiğini açıkladı. ESKİŞEHİR’İN HAFIZASI: HAVA HASTANESİ Eskişehir’de uzun yıllar askeri ve sivil sağlık hizmeti veren, özellikle uçucu personelin sağlık kontrolleri ve havacılık tıbbı uygulamalarıyla öne çıkan Hava Hastanesi, bugün Yunusemre Devlet Hastanesi bünyesinde aktif sağlık hizmeti sunmayı sürdürüyor. Arslan, bu alanın önemine dikkat çekerek: “Bu alan sıradan bir arsa değil; Eskişehir’in hafızası, Türkiye’nin havacılık tıbbı birikimidir.” dedi. “SÜREÇ GENİŞLETİLDİ” Arslan, 24 Nisan tarihli kararla birlikte yalnızca eski Devlet Hastanesi alanının değil; * Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası (Hava Hastanesi) * Mihalıççık Gün Sazak Devlet Hastanesi * Sivrihisar Aile Sağlığı Merkezi bulunan alanların da özelleştirme kapsamına alındığını belirtti. “Bu karar, artık tek bir alanla sınırlı değildir. İl merkezi ve ilçelerde aktif sağlık hizmeti sunulan alanları da kapsayan bir sürece dönüşmüştür.” KONU YARGIYA DA TAŞINDI Arslan, sürecin yalnızca Meclis’te değil, yargı nezdinde de takip edildiğini vurguladı: “CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu Başkanlığı tarafından, 17 Mart tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’a dava açılmıştır. Ayrıca 24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararın iptali için de hazırlıklar sürmekte olup, önümüzdeki günlerde Danıştay’a başvuru yapılacaktır.” MECLİS’E TAŞINAN KRİTİK SORULAR Arslan, TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde şu başlıkların yanıtlanmasını talep etti: * Hava Hastanesi başta olmak üzere bu tesislerde sağlık hizmetinin devam edip etmeyeceği * Bu alanların neden özelleştirme kapsamına alındığı * Özel sektörle herhangi bir görüşme yapılıp yapılmadığı * 2026 bütçesindeki özelleştirme hedefi ile bu kararların ilişkisi * Sağlık alanlarının imar planlarının değiştirilip değiştirilmeyeceği “SAĞLIK ALANLARI ELDEN ÇIKARILIYOR” Türkiye genelinde 126 taşınmaz ve yaklaşık 2 milyon 330 bin metrekarelik alanın özelleştirme kapsamına alındığını hatırlatan Arslan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Sağlık hizmeti sunulan alanları özelleştirip, elde edilen gelirle sağlık yatırımı yapılacağını söylemek; planlama değil, açık bir çelişkidir.” “HEM MECLİS’TE HEM YARGIDA TAKİPTEYİZ” Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu artık tekil bir karar değil. Sağlık alanlarının sistematik biçimde özelleştirme kapsamına alınmasıdır. Biz bu sürecin hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem de yargı nezdinde sonuna kadar takipçisi olacağız." dedi

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek" Haber

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek"

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve sosyal ağ sağlayıcılarına ‘e-Devlet ’ zorunluluğu getiren kanun teklifi muhalefetin ‘fişleme ve sansür’ tepkilerine rağmen Meclis’ten geçti. TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “İfade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız! Biz bu filmi daha önce de gördük. 2022'de gördük. ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız! Sansür yasasından 83 gazeteci 114 kez yargılanmış. Son 10 yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış! AKP sansürde dünya rekoru kırmışken şimdi bu yasayla her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “BİR BÜYÜK DİJİTAL TECRİT VE FİŞLEME” Sosyal medya platformlarına e-Devlet’le giriş dayatması da getiren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi dün Meclis’ten geçti. Teklif ile 5651 sayılı kanunda değişikliğe gidilirken, düzenlemenin 86 milyona büyük dijital tecrit ve fişleme getirdiğini söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Açıkça görüyoruz ki ifade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız” dedi. “AKP’NİN DÜNYA REKORU: SON 10 YILDA 1,5 ALAN ADI ENGELLENMİŞ” AKP’nin Meclis’e getirdiği düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği erişim engeli yetkisinin genişletildiğini ve yeni sansürlerin önünün açıldığını belirten Çakırözer, son 10 yılda erişim engeli getirilen haber ve içeriklere dikkat çekti. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de zaten gerçekler karartılmış durumda. Aralarında Cumhurbaşkanı, ailesi, bakanları, vekilleri, valileri, kaymakamları, bürokratlarının da olduğu çok sayıda iktidar mensubu rahatsız diye her yıl on binlerce haber ve içerik erişime engelleniyor. Bakıyorsunuz, hepsi görevi kötüye kullanma, yolsuzluk, rüşvet, istismar gibi kamunun bilmesinde yarar olan haberler. İfade Özgürlüğü Derneği hesaplamış; son on yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış durumda. Bu bir dünya rekorudur!” “KARARTMALAR OTOMATİK HALE GELECEK” Sansürlenen, erişim engeli getirilen haberlerin içeriklerine de dikkat çeken Çakırözer, “Liyakatsiz atamalar, tarikat yurdunda intihara sürüklenen gençler, akademik ünvan sahtekarlıkları, kadın cinayetleri, istismarlar, deprem sonrası sorumluluklar, kamu görevlilerinin organize suç bağlantıları gibi vahim haberler; 19 Mart darbe sürecindeki kumpaslarınızı, hukuksuzluklarınızı açığa çıkaran haberler… Hepsi sansürleniyor, arşivden kaldırılıyor. Öyle ki bu sansürleri duyuran haberlere dahi erişim yasağı var. Şimdi, bu yasayla engellemeler, karartmalar otomatik hale geliyor, daha da yaygınlaşıyor” dedi. “BİZ BU FİLMİ 2022’DE DE GÖRDÜK” 2022 yılında ‘dezenformasyonu önleme’ gerekçesiyle Meclis’ten geçen ve Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi görüşmelerinde verilen sözleri gündeme getiren Çakırözer, “Biz bu filmi daha önce de gördük. Ne zaman gördük? 2022'de gördük; ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız, TCK 217/A maddesi. ‘Gazeteciyle, habercilikle hiç ilgisi yok’ dediniz. ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmayacak’ dediniz ama üç yılda gördük, ülkeyi tam bir sansür ablukasını aldınız” açıklamasını yaptı. “MAĞDUR OLMAYACAK DEDİĞİNİZ GAZETECİLER 114 KEZ SUÇLANDI” Çakırözer yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne sansür yasasından 83 gazeteciye 114 kez suçlama yöneltildiğini açıklarken, “Gazeteciler Evrim Kepenek, Yüsra Batuhan, Sinan Aygül, Furkan Karabay, Tolga Şardan, Merdan Yanardağ, Timur Soykan, Barış Pehlivan, İsmail Arı, Alican Uludağ; hepsi bu yasanın mağduru. Gazeteci Ali Sefa Korkut bıkmadan takibini yapmış, 83 gazeteciye 114 kez bu suçlama yöneltilmiş; gözaltılar, tutukluluklar hep bu yüzden” diye konuştu. “KEYFİ YETKİYLE SANSÜRÜ GENİŞLETİYORSUNUZ” Çakırözer “Dezenformasyonla mücadele deyip üç yıldır nasıl gazetecileri hedef aldıysanız bugün de biliyoruz ki amacınız belli. Hukuki denetimden uzak, ucu açık ve keyfî yetkilerle hak ve özgürlüklerimizi daraltmak, vatandaşı fişlemek, sosyal medyayı karartmak istiyorsunuz; her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “AB YOLU VE YATIRIMLAR İÇİN DEMOKRASİ ŞART” Ortadoğu’da ve dünyada yaşanmakta olan gelişmelerin Türkiye’nin önüne frsatlar sunduğunu belirten Çakırözer, fırsatlardan yararlanmanın yolunun demokratikleşmeden geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Bir yanda Avrupa Birliği yeniden genişlemeyi konuşuyor, bir yanda Körfez'deki yatırımcılar güvenli adres arıyor. Başta savunma, güvenlik, enerji, lojistik bağlantıları olmak üzere pek çok alanda Avrupa'yla stratejik iş birlikleri geliştirilebilir, bölgemizde öncü rol oynanabilir ama bu fırsatlardan yararlanmanın yolu demokrasiden, herkese adalet ve hukuk güvencesi sağlamaktan, özgürlüklerden geçer. Bu kadar basit, bu kadar kolay aslında. Ama siz baskıda, sansürde, otoriter düzende inat ettikçe kaybeden ülkemiz, kaybeden 86 milyon, hepimiz oluyor. Biz ise kararlıyız, ilk sandıkta AKP’nin bu kara düzenini milletimizle birlikte değiştireceğiz; sansürü bitirecek, özgürlükleri getireceğiz”

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Bandırma’dan 23 Nisan Mesajı Haber

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Bandırma’dan 23 Nisan Mesajı

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Gazi Meclisimiz, vesayet odaklarına ve darbe girişimlerine karşı milli iradenin tecelligâhı olmaya devam edecektir" dedi. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Eskişehir’de AK Parti camiası tarafından büyük bir coşkuyla selamlandı. AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma, yayımladığı kutlama mesajında bağımsızlık mücadelesinin kurumsal zemini olan TBMM’nin tarihi önemine ve çocukların Türkiye Yüzyılı’ndaki rolüne değindi. ​"23 Nisan 1920 Bir Dönüm Noktasıdır" ​Başkan Bandırma, mesajında 23 Nisan 1920 tarihinin Türk milletinin kendi kaderini tayin ettiği kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Bandırma, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur, coşku ve heyecanla idrak ediyoruz. 23 Nisan 1920, Aziz Milletimizin kendi kaderini tayin ettiği, Milli iradenin Devlet yönetimine hâkim kılındığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte, bağımsızlık mücadelemiz kurumsal bir zemin kazanmış; Millet egemenliği ilkesi, Cumhuriyetimizin en güçlü temellerinden biri haline gelmiştir. Gazi Meclisimiz, kuruluşundan bu yana Milli iradenin tecelligâhı olmuş; vesayet odaklarına, darbe girişimlerine ve Milli iradeyi hedef alan tüm tehditlere karşı dimdik durmuştur. Bugün de aynı kararlılık ve sorumluluk bilinciyle, demokrasimizin ve devletimizin en güçlü teminatı olmaya devam etmektedir. Çocuklarımız ise bu Aziz Milletin en kıymetli hazinesi, yarınlarımızın teminatıdır. Güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda attığımız her adım, onların daha müreffeh, daha güvenli ve daha umut dolu bir geleceğe ulaşması içindir. Milli ve Manevi değerlerine bağlı, özgüveni yüksek nesiller yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu vesileyle, Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, gözlerinden öpüyorum."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Okullar En Kutsal ve Güvenli Alanlar Olmalı" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Okullar En Kutsal ve Güvenli Alanlar Olmalı"

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda hem milli egemenlik vurgusu yaptı hem de okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kuruluşunun 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Eskişehir’de de çeşitli mesajlarla kutlanıyor. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, yayımladığı yazılı açıklamada milli egemenliğin önemine değinirken, son dönemde eğitim camiasını yasa boğan olaylara karşı kararlılık mesajı verdi. ​"23 Nisan Geleceğe Duyulan Güvenin Simgesidir" ​Başkan Ulucan, 23 Nisan’ın tarihi önemine değinerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu günü çocuklara armağan etmesinin dünyada eşi benzeri olmayan bir vizyon olduğunu belirtti. Ulucan, mesajında şu ifadeleri kullandı: ​"Millet egemenliğinin en güçlü ifadesi olan bu anlamlı gün, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyduğumuz güvenin simgesidir. Büyük bir gurur ve sorumlulukla 106. yılı idrak ediyoruz." ​Eğitimdeki Güvenlik Zafiyetine Sert Tepki ​Mesajında bayram coşkusunun yanı sıra Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan menfur hadiselere de değinen Ulucan, eğitim yuvalarının güvenliğinin devletin temel sorumluluğu olduğunu hatırlattı. Ulucan, okulların "kutsal alanlar" olduğuna vurgu yaparak şunları kaydetti: "Okullar sadece eğitim verilen yerler değil, geleceğimizin inşa edildiği kutsal alanlardır. Bu alanların güvenliğini sağlamak devletin en temel görevidir. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin hayatını tehdit eden bu tür olaylar asla kabul edilemez. Yüreğimizi sızlatan bu hadiseler hepimizi derin düşüncelere sevk etmektedir." dedi. ​"Korkusuzca Gülen Bir Türkiye İçin Mücadele Edeceğiz" ​Serdar Ulucan, mesajını cumhuriyetin kurucusu Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak noktaladı. Hayatını kaybeden öğrencilere rahmet, yaralılara şifalar dileyen Ulucan, "Çocuklarımızın korkusuzca gülebildiği, umutla yarınlara baktığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.

ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş El Ele: 23 Nisan Ruhuyla Geleceği Savunuyoruz Haber

ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş El Ele: 23 Nisan Ruhuyla Geleceği Savunuyoruz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim-İş Eskişehir Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Valilik Meydanı’ndan ortak ses yükseltti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106’ncı yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Eskişehir’de anlamlı bir törenle kutlandı. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) tarafından düzenlenen çelenk sunma töreninde, çocuk hakları ve laik eğitim vurgusu yapıldı. ​Eskişehir Valilik Meydanı’nda Milli Egemenlik Vurgusu ​Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, kurumlar adına ortak açıklamayı Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan gerçekleştirdi. Arslan, 23 Nisan’ın sadece bir kutlama değil, egemenliğin saraydan alınıp millete devredildiği bir halk devrimi olduğunu hatırlattı. ​"Çocuklarımız Sistematik Hak İhlalleriyle Karşı Karşıya" Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı ​Fadime Arslan tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenlik saraydan alınarak koşulsuz şartsız millete devredilmiştir. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, cumhuriyetimizin temelini oluşturan bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi asla bir tesadüf değildir. Başöğretmenimiz, “Ey yükselen nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.” sözleriyle bu ülkenin ve cumhuriyetimizin asıl sahiplerinin çocuklar olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak bugün, ulusal egemenliğimizi ve çocuk bayramımızı kutlarken cumhuriyetin asıl sahipleri olan çocuklarımızın yaşam, sağlık, eğitim, barınma ve beslenme gibi en temel hakları dahi sistematik şekilde ihlal ediliyor. Biliyoruz ki gerçek bir egemenlikten söz edebilmenin en temel koşulu, her çocuğumuzun özgür doğduğu, kamusal haklara erişebildiği ve güvenle büyüyebildiği bir ülkeyi inşa etmektir. Ülkesinin kurucusu tarafından kendilerine armağan edilen bir günde milyonlarca çocuğumuz derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, laik ve bilimsel niteliği aşındırılan eğitim sistemiyle karşı karşıyadır. Ailelerin beslenme çantası maliyeti altında ezildiği, okullarında açlıktan bayılan çocukların olduğu bir ülkede, “en az bir öğün ücretsiz yemek” talebinin görmezden gelinmesi asla kabul edilemez. Çocuklarımızın en temel ihtiyaçlarını dahi ‘maliyet kalemi’ olarak gören bu zihniyet aydınlanma yuvası olan okulları sermayenin arka bahçesine dönüştürme gayretindedir. Eğitim sistemi kamusal bir hak olmaktan çıkarılmış, MESEM gibi uygulamalar eliyle sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlayan bir yapıya dönüştürülmüştür. Yüz binlerce çocuğumuz örgün eğitimden koparılmakta, “mesleki eğitim ve staj” kılıfı altında çocuk işçiliği devlet eliyle meşrulaştırılmaktadır. 2025 yılında sadece MESEM’e kayıtlı en az 85 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Gencecik bedenler iş cinayetlerine kurban giderken çocuk yoksulluğu sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Bedenleri sömürülen çocuklarımızın zihinleri de dogmalarla kuşatılmak istenmektedir. Eleştirel düşünceden uzak, biat eden nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda, ideolojik tahakküm aracı olarak kullanılan tarikat ve cemaat uzantılı yapılar türlü protokollerle okullara sokuluyor. Eğitimin laik ve bilimsel niteliği gerici ve piyasacı kuşatmalarla aşındırılırken çocuklarımız aydınlanmadan ve pedagojik ilkelerden uzak müfredatlarla geleceksizliğe mahkûm ediliyor. Tüm bu tablonun çıktısı ise yapısal bir şiddet sarmalıdır. Güvencesizlik, geleceksizlik, yoksulluk ve öğretmenin değersizleştirilmesinin birleşimiyle çocuklarımız; fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak bu yapısal şiddetin en savunmasız hedefi ve doğrudan mağduru haline gelmektedir. Verdiğimiz laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesi, yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocuklarımızın geleceğini aydınlatma kavgasıdır. Başta aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünü çocuklarımız için gerçek anlamıyla bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz."

CHP Eskişehir’den 23 Nisan Mesajı: "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" Haber

CHP Eskişehir’den 23 Nisan Mesajı: "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir"

CHP Eskişehir İl Örgütü, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Valilik Meydanı’nda düzenlenen bir törenle kutladı. Eskişehir Valilik Meydanı’nda bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi İl Örgütü ve vatandaşlar, 23 Nisan ruhunu büyük bir kararlılıkla selamladı. Atatürk Anıtına çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan törene; CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. ​"23 Nisan Bir Halk Devrimidir" ​CHP İl Başkanı Talat Yalaz’a vekaleten İl Başkan Yardımcısı Halil Sarıgöz tarafından yapılan açıklamada, 23 Nisan 1920 tarihinin sadece bir meclis açılışı değil, halkın saraydan iradesini geri aldığı bir devrim olduğu vurgulandı. Sarıgöz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ​"Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir sözü, sadece tarihsel bir ilke değil; bugün de demokrasimizin ve cumhuriyetimizin temelini oluşturmaktadır. 23 Nisan, halkın kendi kaderine sahip çıktığı büyük bir dönüm noktasıdır." ​Milli İrade ve Demokrasi Vurgusu ​Konuşmasında güncel siyasi gelişmelere ve demokrasi sınavına değinen Sarıgöz, millet iradesinin her koşulda korunması gerektiğini belirtti. Belediye başkanlarına ve siyasilere yönelik tutuklamalara tepki gösteren Sarıgöz, "Demokrasi sadece sandık değildir; sandıktan çıkan iradeye saygıdır. Halk iradesini zayıflatmaya çalışan her anlayış, cumhuriyetin özüne bir meydan okumadır" dedi. ​Eğitim Sistemi ve Çocukların Güvenliği Gündemdeydi ​Bayramın çocuklara armağan edilmesinin geleceğe dair bir emanet olduğunu hatırlatan Halil Sarıgöz, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve eğitim politikalarına da dikkat çekti: "Yanlış eğitim politikalarının çocuklarımızı ve öğretmenlerimizi güvensiz bıraktığı belirtildi. Eğitimin ideolojik yaklaşımlardan uzak, bilimsel ve eşitlikçi bir temele oturması gerektiği ifade edildi. ​"Halk Egemenliğini Savunmaya Devam Edeceğiz" ​Törenin sonunda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları rahmet ve minnetle anıldı. CHP Eskişehir örgütü, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve tam demokrasi yolunda mücadeleden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha kararlılıkla ilan etti.

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer’den 23 Nisan Mesajı Haber

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer’den 23 Nisan Mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılış yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj paylaştı. Sezer, mesajında milli birlik, beraberlik ve gelecek nesillere duyulan güvene dikkat çekti. İl Başkanı Ayhan Sezer, 23 Nisan tarihinin Türk milleti için taşıdığı manevi değere vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı; "Büyük Türk milletimizin sarsılmaz iradesinin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümünü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ediyoruz. 23 Nisan; milli birlik ve beraberliğimizin, bağımsızlık ruhumuzun ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun en güçlü nişanesidir. Ecdadımızdan bizlere emanet edilen bu kutlu miras, milli ve manevi değerlerimizle yoğrularak güçlü bir geleceğin temelini oluşturmaktadır. Yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın; vatanını, bayrağını ve milletini seven, tarihine, kültürüne ve manevi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi en büyük temennimizdir. Onların gözlerindeki umut ve yüreklerindeki inanç, ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacaktır. Bu anlamlı gün vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, tüm çocuklarımızın ve aziz Türk milletinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.