SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çocuk Işçi

Porsuk Haber Ajansı - Çocuk Işçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Işçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocukların Suça Sürüklenmesi Güvenlik Sorunu Değil Sosyal Devlet Krizi! Haber

Çocukların Suça Sürüklenmesi Güvenlik Sorunu Değil Sosyal Devlet Krizi!

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplantısında sunum yapan Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a son günlerde yaşanan çocuk suçluluğu ve mağdur çocuk sayısı soruldu. Toplantıda uyuşturucu kullanımındaki ve çeteleşme hızındaki artışı hatırlatan Bankoğlu, Bakan Göktaş’a Ankara’da eğlence mekanlarında kız çocuklarına yönelik istismar iddialarını da sordu. Bankoğlu’nun Ankara’da bazı eğlence mekanlarında 15 kız çocuğunun zorla uyuşturucu kullanımı ve fuhşa zorlandığı iddialarını hatırlatmasının ardından çıkan tartışmalar nedeniyle komisyon çalışmalarına kısa süreli ara verildi. SADECE SON GÜNLERDE ÇIKAN HABERLER BİLE SİSTEMİN ÇÖKTÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi: ''Çocuklar suça sürükleniyorsa, çocuklar korunamıyorsa, çocuklar cezaevlerinde büyüyorsa, burada en ağır sorumluluk Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nındır. Ancak biz burada kapsamlı, etki analizlerini, istatistikleri içeren bir sunum beklerken sadece Bakanlığın görevlerini hatırlatan bir sunum izledik. Şimdi Sayın Bakan’a sadece son birkaç günde ne haberler çıktı, hatırlatmak isterim. Bir, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşında bir çocuk tarafından bıçakla öldürüldü. Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla gözaltına alınan zanlı tutuklandı. İki, Mersin Davultepe Çocuk Esirgeme Kurumu'nda çocukları tekmeleyen bir eğitimcinin göreve iade edildiği haberleşti, Bakanlık bunu yalanladı. Üç, Ankara’da iki kız çocuğunun polise başvurmasıyla başlatılan soruşturma kapsamında eğlence mekanlarına operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında tam 15 kız çocuğunun pavyonlarda çalıştırıldığı ve 5 bin lira karşılığında fuhşa zorlandığı belirtildi. Dört, kamuoyunda ''Casperlar'' adıyla bilinen suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında 68 kişi hakkında dava açıldı. Bu kişilerden en az 57'sinin çocuk olduğu ortaya çıktı. Beş, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre 2025’te 94 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Altı, TBMM lokantasında stajyer olarak çalışan kız çocuklarının istismara edilmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Bu ve benzeri çok sayıda haber neyi ifade ediyor? SAYIN BAKAN, SİZİN ÖNLEYİCİ SOSYAL HİZMET SİSTEMİNİZ NE YAPIYOR? Sayın Bakan, biz bu komisyonda 7 toplantıdır çeşitli sunumlar dinledik. TÜİK geldi, “2024 yılında suça sürüklenme nedeniyle güvenlik birimlerine gelen çocukların karıştığı olay sayısı 202 bin 785’e çıktı. 2020’ye göre %80’in üzerinde artış var” dedi. Yine aynı yıl mağdur olarak güvenlik birimlerine gelen çocukların karıştığı olay sayısı ise 279 bin 620’ye ulaştı.” dedi. Adalet Bakanlığı geldi. “2025 yılında çocuklara yönelik soruşturma sayısı 186 bini aştı. 2020 yılından bu yana mağdur çocuk sayısı %56 artış var” dedi. Tüm bunlar bize önleme mekanizmalarının çöktüğünü gösteriyor. O halde en başta soruyorum: Sayın Bakan, sizin sosyal hizmet sisteminiz ne yapıyor? Bu Aile izleme mekanizmaları, okul temelli sosyal destekler, mahalle düzeyinde erken uyarı sistemleri gibi burada bahsettiğiniz onlarca şey neden çalışmadı? ÇOCUKLARIN PAVYONDA NE İŞİ VAR DİYE MERAK ETTİNİZ Mİ? Ankara’da eğlence merkezlerine düzenlenen operasyonda baştan aşağı skandallarla dolu. Bu habere ilişkin hangi tarihlerde hangi işlemleri yaptınız? Mağdur çocukların Bakanlığınızca koruma altına alındığı ve dinlendiği tarihler nedir? Çocukların annelerinin de bu mekanlarda çalıştırıldığı iddiası var. Sizin görev alanınız değil mi kadınlar? Bahsi geçen eğlence mekanlarında kaç kadın çalıştırılmaktadır? Bu mekanlar onlarca yıldır faaliyet gösteriyor. Buralarda kadın bedeni sömürüsünden uyuşturucuya birçok suçun işlendiğini tüm Ankaralılar da biliyor. Belgeselleri dahi çekildi. Yine Ankara’nın göbeğinde bu olaylar olurken Bakan olarak ne yaptınız? Ya merak edip Ulus’ta bu pavyonlarda ne oluyor, bu kadınlar ne için buralara düştü, çocukların burada ne işi var diye merak etmediniz mi hiç? MESELE BİRKAÇ İSTATİSTİK DEĞİL, ÇOCUKLARIN HAYATIDIR! Bakanlığınıza bağlı çocuk destek merkezleri, çocuk izlem merkezleri, sosyal hizmet merkezleri bugün gerçekten önleyici mi, yoksa yalnızca hasar tespiti yapan birimlere mi dönüşmüş durumda? Ankara’daki olayda çocuğun şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı yazıyor. Çocuk şikayet etmeseydi bu olaydan haberimiz olmayacaktı. Çocuklar suçla karşı karşıya gelmeden önce neden bu mekanizmalara ulaşamıyor? Bakın, burada mesele birkaç istatistik değildir. Mesele, çocukların hayatıdır. Çocuklar hayattan koparılırken, biz hala “kurumlar arası koordinasyon” cümleleri kuramayız. O çocuklar öldükten sonra yapılan hiçbir toplantının, yazılan hiçbir raporun vicdani karşılığı yoktur. Sayın Bakan, siz bu ülkede çocukların en son sığınağı olması gereken kurumun başındasınız. Ama çocuklar bugün o sığınağa ulaşamadan sokakta, suç örgütlerinin, uyuşturucu tacirlerinin, şiddet ağlarının içine düşüyor. Bu çocukların çoğu yoksul, dezavantajlı, korunmasız. Yani sizin doğrudan sorumluluk alanınızda olan çocuklar. “AİLE YAPISINI KORUYORUZ” DEMEKLE OLMUYOR Bugün çocukların suça sürüklenmesi bir güvenlik sorunu değil, bir sosyal devlet krizidir. Bu krizin merkezinde de Bakanlığınız var. Burada kamusal sorumluluk vardır. Bu komisyonda biz süslü sunumlar istemiyoruz. Bakanlığınız döneminde kaç çocuk korundu, kaç çocuk kaybedildi? Kaç çocuk suçtan uzak tutuldu, kaç çocuk sistemin dışına itildi? Kaç aile desteklendi, kaç aile yalnız bırakıldı? Sayın Bakan, bir diğer konu, 2025 yılında çocuklara yönelik soruşturma sayısı 186 bini aşmış. 10 yıl öncesine göre korkunç bir artış var. Yine 2024 yılında tam 279 bin 620 çocuk mağdur olarak güvenlik birimlerine sığınmış. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu devlet, çocuklarını istismardan, şiddetten, sömürüden koruyamıyor demektir. “Aile yapısını koruyoruz” demekle olmuyor. MESEM’LERDE İSTİSMARA UĞRAYAN KAÇ ÇOCUK VAR, AÇIKLAYIN Eğitim konusunda da yıllardır dile getiriyoruz. Binlerce çocuk MESEM adı altında sanayiye, açık öğretime, yani denetimsizliğe mahkum edildi. Milli Eğitimle protokolünüz var. MESEM’lerde kaç çocuk cinayeti işlendi, bu çocuklar neden eğitimden kopuyor, MESEM’lerde şiddet ve istismara uğrayan çocuk sayısı kaç, bunları açıklayın. Sizden beklentimiz niyetlerden değil, çocukların hayatında neyi değiştirdiğinizden konuşun.''

Gerici ve Piyasacı Eğitim Anlayışınızı Kabul Etmiyoruz Haber

Gerici ve Piyasacı Eğitim Anlayışınızı Kabul Etmiyoruz

Eğitim - İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, 2025 - 2026 Eğitim Öğretim yılının ilk yarısını değerlendirdi. Eğitim İş Eskişehir Şubesi Başkanı Fadime Arslan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Eğitimin kamusal niteliğinin yok edildiği, eşitsizliğin derinleştiği ve aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın çok yönlü bir kuşatma altında olduğu bir eğitim dönemini daha geride bıraktık. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi kamusal bir hizmet olarak değil; ideolojik, gerici ve piyasa odaklı bir alan olarak yönetmeye devam ettikçe bu sorunlar her dönem üstüne koyarak devam edecektir. Daha kayıt döneminde bağış adı altında toplanan paralarla okul maliyetleri artmış, servis ücreti, kırtasiye parası, kantin harcamaları velileri zor duruma düşürmüştür. Zorunlu eğitime rağmen %100 okullaşma sağlanamaması, okulda olmayan çocuk sayısının artması, taşımalı eğitim mağduriyetleri, okul servisi sorunları, ikili eğitim sorunu bu dönem de devam etmiştir. MESEM’lerde onlarca çocuk işçi mağduriyet yaşamış, çocuklar hayatını kaybetmiştir. Okullardaki temizlik ve hijyen , beslenme ve temiz içilebilir su sorunu, denetimsiz okul yemekleri, güvenlik personeli sorunu, okullarda artan şiddet olayları, deprem bölgesindeki eğitim sorunları devam etmektedir. ÇEDES projesi, Maarif müfredatı, Atatürk ve ulusal günlerin görünmez kılınması, imam hatip okulları dayatması devam etmektedir. MEB yatırım bütçesi sistematik olarak azaltılmış, eğitim piyasalaştırılmıştır. Ücretli öğretmenlik güvencesiz istihdama neden olmuş, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin alım gücü azalmış, öğretmenlere yüklenen angarya görevler artmış, norm fazlası öğretmen atamaları mağduriyetlere sebep olmuş, okullarda baskı mekanizmasına dönüşen CİMER İhbar Hattı ile öğretmenler haksız ve hukuksuz yere suçlanmış, öğretmen yetiştirme, akademi ve eğitim politikaları öğretmen üzerinde baskıcı ve öğretmeni değersizleştiren bir anlayışa dönüşmüştür. Ülkenin eğitim sorunlarını çözmekle yükümlü olan Milli Eğitim Bakanlığı bu sorunların çözümü için çalışmadığı gibi öğretmenlerin iş yükünü artırmış, piyasacı anlayışı sonucu velileri de ekonomik yönden zora sokmuştur. Eğitim İş olarak uyarıyoruz! Gerici ve piyasacı eğitim anlayışınızı da Atatürksüz müfredatınızı da öğretmenlerin itibarını zedeleyici, iş yükünü artırıcı, onları mağdur edici keyfi uygulamalarınızı da kabul etmiyoruz! Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptığınız her türlü hukuksuz ve haksız uygulamaların takipçisi olacağız. Eğitim İş olarak öğrencilerimizin, velilerimizin ve eğitim emekçilerimizin hakkını savunup mücadeleyi devam ettireceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.