SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eğitim

Porsuk Haber Ajansı - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstiklal Marşı Türk Milletinindir ve Dili Türkçedir! Haber

İstiklal Marşı Türk Milletinindir ve Dili Türkçedir!

Eğitim - İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan Karaman'da düzenlenen İstiklal Marşı’nın Kabulü ile ilgili törende İstiklal Marşı’nın Arapça olarak okunmasına tepki gösterdi. Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Karaman’da İstiklal Marşı’nın Arapça okunduğuna dair görüntüler kamuoyuna yansımış ve toplumda haklı bir rahatsızlık yaratmıştır. İstiklal Marşı, Türk milletinin kurtuluş mücadelesinin, bağımsızlık iradesinin ve ortak vicdanının ifadesidir. Bu marş, bu topraklarda verilen büyük mücadelenin, fedakârlığın ve özgür yaşama kararlılığının sembolüdür. İstiklal Marşı yalnızca bir şiir değil; bir milletin tarihinin, onurunun ve bağımsızlık iradesinin sesidir. Böylesine büyük bir anlam taşıyan marşın dili Türkçedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin marşı başka bir dilde okunamaz, okunmamalıdır. Dil, bir milletin kimliğidir. Dil, bir milletin hafızasıdır. İstiklal Marşı da bu milletin diliyle Türkçe ile anlam kazanmış ve kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Bu nedenle Marş’ımıza ve dilimize sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Eğitim İş olarak bu sorumsuzluğu kabul etmiyor, yetkilileri göreve çağırıyoruz. Sorumluluğunu yerine getirmeyenler hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır. Diline, kimliğine, Marş’ına sahip çıkmayanlar derhal cezalandırılmalıdır. Bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşı, Türk milletinindir ve dili Türkçedir. Buna herkes saygı duymak zorundadır.”

ETO Girişimcilik Akademisi Yapılan Toplantıyla Başladı Haber

ETO Girişimcilik Akademisi Yapılan Toplantıyla Başladı

ETO, iş fikri olan üniversiteli gençlerin projelerini hayata geçirmek, yeni markalar yaratmak ve girişimciliğe destek olmak amacıyla başlattığı Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ’nün kulüp başkanlarına tanıttı. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) şehrin geleceğine değer katacak bir projeye daha başladı. ETO, üniversitelerde öğrenim gören gençlerin iş fikirlerini gerçeğe dönüştürmek, şehre yeni markalar kazandırmak ve girişimciliği cesaretlendirmek amacıyla başlattığı Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini tanıttı. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencilerinin dahil olacağı projenin ön bilgilendirme toplantısı ETO Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ öğrenci kulübü başkanlarının, TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak ve ETO meclis üyelerinin katıldığı toplantıda, projenin detaylarını anlatan sunum ve film gösterimi de gerçekleştirildi. Üniversiteli gençler proje ile hayallerine kavuşacak Tanıtım toplantısında konuşan Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Emre Demir, Eskişehir’in en büyük zenginliğinin nitelikli yetişmiş gençleri olduğunu belirterek, geleceğin şirketlerini ortaya çıkarmak, iş fikri olan gençleri şirket hayallerine kavuşturmak ve şehre yeni markalar kazandırmak için Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini başlattıklarını kaydetti. Eskişehir’deki üniversitelerde öğrenim gören ve iş fikri olan gençlerin Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvuru yapacağını belirten Demir, bu kapsamda başvuru yapan tüm gençlere girişimcilik eğitimi verileceğini kaydetti. İlk üçe girenlere sermaye, ofis ve mentorluk desteği Girişimcilik akademisi için iş fikriyle seçilen gençlere eğitim verileceğini belirten ETO Yönetim Kurulu Üyesi Emre Demir, tüm bu aşamaların ardından yapılacak değerlendirmede ilk üçe giren gençlere para ödülü, ofis imkanı, mentörlük eğitimi sağlanacağını kaydetti. Birinci olan projeye 400 bin TL, ikinci olan projeye 250 bin TL, üçüncüye ise 150 bin TL sermaye sağlanacağını ve ETO hizmet binasında bir yıl boyunca ofis hizmeti verileceğini belirten Demir, ayrıca gençlerin şirketlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için mentörlük ve danışmanlık desteği de verileceğini kaydetti. Üniversite yönetimlerine iş birliği teşekkürü İş fikri olan Eskişehir’deki tüm üniversite öğrencilerinin Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvuru yapmasını beklediklerini belirten Demir, Eskişehir’e yeni markalar kazandırmak, gençleri iş hayatına hazırlamak ve girişimci gençleri motive etmek için her türlü alt yapı ve desteği Eskişehir Ticaret Odası’nın sağlayacağını kaydetti. Demir ayrıca projeye destek veren Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi yönetimlerine iş birliği için teşekkür etti. Toplantının ardından soru ve cevap kısmına geçilerek, öğrenci kulübü başkanlarına detaylı olarak bilgi verildi. Başvurular 10 Nisan’da sona erecek Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvurular, 10 Nisan 2026 tarihine kadar https://forms.gle/4Gs6ELYktDhjd2cP6 adresinden yapılabilecek. Başvurular neticesinde projesi seçilen adaylara eğitim verilecek. Eğitim ve fizibilite sürecinin ardından, eğitimini tamamlayan girişimci adayları iş planlarını sunacak. Eylül 2026’da gerçekleştirilecek büyük final ve ödül töreni ile ilk üçe giren adaylar belirlenecek.

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan Eskişehir OSB'ye Ziyaret Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan Eskişehir OSB'ye Ziyaret

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, bölgenin güçlü üretim yapısı, gelişmiş sanayi altyapısı ve sosyal donatı alanlarıyla Türkiye’de örnek organize sanayi bölgelerinden biri olduğunu ifade etti. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir OSB Yaşam Park’ta faaliyet gösteren EOSB Özel Frigya Çocukları Anaokulu ile Kavi Wellness Club’ı ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ile birlikte tesisleri gezen Vali Yılmaz, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyarette Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Yavuz Ayva, Erol Öz, Mustafa Gönenli, Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar, Hamit Alper Çelebi ve Bölge Müdürü Erhan Tatar da hazır bulundu. Ziyaretlerin ardından heyet, Eskişehir OSB Bölge Müdürlüğü’ne geçti. Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen görüşmede, Eskişehir OSB’nin mevcut yapısı, yürütülen çalışmalar ve devam eden projeler hakkında Vali Yılmaz’a kapsamlı bilgi verildi. Yılmaz: Bu tesisler sanayi bölgeleri için örnek nitelikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin üretim gücü, sanayi altyapısı ve sosyal donatı alanlarıyla Türkiye’de örnek organize sanayi bölgelerinden biri olduğunu ifade etti. Bölgede yürütülen çalışmaların sanayiye ve şehir ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirten Vali Yılmaz, yapılan yatırımların Eskişehir’in kalkınma sürecine değer kattığını vurguladı. Vali Yılmaz, “Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, güçlü üretim altyapısı ve sanayiye sunduğu imkânlarla şehrimizin ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Burada yürütülen çalışmaların hem sanayicilerimize hem de Eskişehir’in kalkınmasına değer kattığını görmekten memnuniyet duydum. Bölgede yalnızca üretim ve yatırım odaklı bir yapı değil, aynı zamanda çalışanların ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal ve eğitim yatırımlarının da hayata geçirildiğini görmek son derece kıymetli. Eğitimden sosyal donatı alanlarına, spor ve yaşam alanlarından çocuklarımıza yönelik eğitim kurumlarına kadar oluşturulan bu bütüncül yapı, organize sanayi bölgelerinin yalnızca üretim yapılan alanlar değil, aynı zamanda güçlü birer yaşam ve gelişim merkezi olduğunun da güzel bir örneğini oluşturuyor. Eskişehir OSB’nin güçlü altyapısı ve vizyoner yönetim anlayışıyla önümüzdeki dönemde de hem şehrimizin hem de ülkemizin üretim gücüne önemli katkılar sunmaya devam edeceğine inanıyorum” dedi. Küpeli: Sanayimizi ve yaşam alanlarını birlikte geliştiriyoruz Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Küpeli, “Sayın Valimizin bölgemizi ziyaret etmesi bizler için büyük bir memnuniyet. Eskişehir OSB olarak sanayicilerimizin ihtiyaçlarına en hızlı ve en etkin şekilde cevap verebilmek amacıyla altyapı yatırımlarından mesleki eğitime, sosyal yaşam alanlarından teknoloji ve inovasyon odaklı projelere kadar pek çok alanda kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi için güçlü bir üretim altyapısının yanı sıra nitelikli insan kaynağının yetişmesi ve çalışanlarımızın yaşam kalitesinin artırılması da büyük önem taşıyor. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Yaşam Park projesi içerisinde eğitim kurumları, spor ve sosyal tesisler gibi pek çok imkânı bir araya getirerek bölgemizi yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda çalışanlarımız ve aileleri için modern bir yaşam alanı haline getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak yatırımları hayata geçirmeye, bölgemizin üretim kapasitesini ve cazibesini daha da güçlendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Milletvekili Gürcan'dan Kadınlar Günü Ziyaretleri Haber

Milletvekili Gürcan'dan Kadınlar Günü Ziyaretleri

AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında şehrimizde gerçekleştirilen çeşitli etkinliklere katıldı. Halis Toprak Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ile Eskişehir Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’ni ziyaret eden Milletvekili Gürcan, kadınlar ve büyüklerle bir araya gelerek sohbet etti, tecrübelerini dinledi ve bu özel günü birlikte paylaştı. Aynı gün, teşkilatın emektar kadınlarıyla Dede Korkut Parkı’nda düzenlenen iftar programına katılan Milletvekili Gürcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadınlara verdiği önemi bir kez daha vurguladı. Etkinlikler kapsamında, Afrin’de şehit düşen P.Uzm.Çvş. Serdar Ege’nin kıymetli annesi Gülten Ege’ye de ziyarette bulunan Gurcan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamları iletti. Milletvekili Gürcan, yaptığı açıklamada, “Hayatımıza değer katan, sabır, sevgi ve fedakârlıklarıyla toplumumuza ışık tutan tüm kadınlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Başta kızlarımız, gelinlerimiz, annelerimiz ve eşlerimiz olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı. Dede Korkut Parkı’nda düzenlenen iftar programında konuşan Milletvekili Gürcan şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli hanımefendiler, Değerli dava arkadaşlarım, Saygıdeğer hemşehrilerim, Ramazan ayının bereketini ve kardeşliğini paylaştığımız bu müstesna akşamda sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Mübarek Ramazan ayının gönüllerimize huzur, ülkemize birlik ve beraberlik getirmesini temenni ediyorum. Bu güzel buluşmada sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, başta AK Parti Eskişehir teşkilatımızın fedakâr hanım kardeşleri olmak üzere, bu salonda bulunan tüm misafirlerimizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak hayatımıza değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Siz kardeşlerimin yanı sıra evladını vatan uğruna şehit vermiş, metanetiyle bu milletin hafızasında yer eden şehit analarımızı, şehit eşlerimizi ve şehit kızlarımızı da hürmetle selamlıyorum. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde acının yükünü omuzlayan anneleri, eşleri ve kız çocuklarını selamlıyorum. Bağırlarına basarak okula gönderdikleri kızlarının bugün mezarına sarılan yüreği yanık İranlı annelere şehrimizde ki kadınlar adına taziyelerimizi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımızı ifade ediyorum. Afrika’nın yoksul ve cefakâr kadınlarını, Afganistan’ın, Arakan’ın, Somali’nin mazlum kadınlarını, Lübnan’da kendi topraklarında huzura hasret bırakılan kadınları, dünyanın farklı coğrafyalarında hayatın ağır yükünü taşıyan tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. Elini vicdanına koyan herkes şu tabloyu açık şekilde görebiliyor. Bugün dünyanın pek çok yerinde çatışmalar yaşanıyor; bu çatışmaların en ağır yükünü kadınlar taşıyor. Bugün dünyada derin bir gelir dağılımı adaletsizliği var; bu eşitsizlikten en çok kadınlar etkileniyor. Bugün batıl inançlardan, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var; bu ayrımcılık en fazla kadınların hayatını zorlaştırıyor. Bir başka gerçek daha var. Dünyayı devasa bir tüketim pazarına dönüştüren küresel sistem, kadını çoğu zaman bir meta olarak görmeye çalışıyor. Kadının emeği ucuz iş gücü olarak görülüyor, kadın onuru tüketim kültürünün parçası hâline getirilmeye çalışılıyor. İşte tam da bu noktada bizim medeniyet tasavvurumuz ile modern dünyanın çarpık anlayışı arasındaki fark açık şekilde ortaya çıkıyor. Bizler kadını ve erkeği bir bütünün iki asli unsuru olarak gören bir medeniyetin mirasçılarıyız. Bizim inanç dünyamızda her insan Allah’ın yarattığı bir değerdir. Bizim medeniyetimizde insan, yaratılışı itibarıyla saygıya layık bir varlıktır. Bir üstünlük aranacaksa bu üstünlük ancak takva ile, liyakat ile, emek ile ve üretkenlikle ölçülür. İnsanların kişisel tercihleri, hayat tarzları ve yaratılıştan gelen özellikleri saygı görür. Farklılıklar toplum için bir zenginlik olarak görülür. Aynı şekilde kadının emeğinin sömürülmesine, kadının bir vitrin nesnesine indirgenmesine karşı durmak da bu medeniyet anlayışının doğal sonucudur. Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin değerlerine zarar veriyor demektir. Kadına ve çocuğa şiddet uygulayan bir zihniyet insanlık onurunu ayaklar altına alır. Kadını ve erkeği keskin ideolojik kalıpların içine hapsetmeye çalışan anlayışlar toplumun huzurunu zedeler. Bizim bakışımız çok nettir. Kadın toplumun vicdanıdır, merhametidir, üretim gücüdür ve geleceğinin mimarıdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da yıllardır her fırsatta bu gerçeği güçlü şekilde dile getiriyor. Kadının toplum hayatındaki yerinin güçlenmesini Türkiye’nin kalkınma hedeflerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. AK Parti’nin siyasi yolculuğuna baktığımızda kadınların bu hareketin merkezinde yer aldığını açık şekilde görüyoruz. Mahallelerden şehir meydanlarına kadar her yerde fedakârca çalışan hanım kardeşlerimiz bu davanın omurgasını oluşturuyor. Bugün Türkiye’de kadınların eğitimden siyasete, ekonomiden sosyal hayata kadar pek çok alanda daha güçlü şekilde yer alması bu kararlı yürüyüşün sonucudur. Üniversitelerde okuyan genç kızlarımızın sayısı her geçen yıl artıyor. Kadın girişimcilerimiz üretim hayatında daha görünür hale geliyor. Kadınlarımız siyasette ve karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde temsil ediliyor. Kadınların çalışma hayatına katılımını destekleyen politikalar, sosyal destek programları ve eğitim imkânları son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. Kadın kooperatifleri, girişimcilik destekleri, aileyi güçlendiren sosyal politikalar bu yaklaşımın somut örnekleridir. Bu çalışmalar yalnızca bir kalkınma politikası olarak görülmüyor. Bu çalışmalar aynı zamanda toplumsal adaletin gereği olarak değerlendiriliyor. Çünkü güçlü kadın, güçlü aile demektir. Güçlü aile ise güçlü toplum demektir. Toplumun huzuru ve geleceği kadınların emeğiyle, sabrıyla ve ferasetiyle şekillenir. Bugün burada bulunan hanım kardeşlerimizin her biri hayatın farklı alanlarında büyük sorumluluklar taşıyor. Kimisi bir anne olarak evlat yetiştiriyor. Kimisi iş hayatında üretime katkı sağlıyor. Kimisi sivil toplumda, eğitimde, sosyal çalışmalarda topluma hizmet ediyor. Bu emek ve fedakârlık Türkiye’nin yarınlarını inşa eden en büyük güçlerden biridir. Kıymetli kardeşlerim, Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve merhametin ayıdır. Bu ay bize bir hakikati tekrar hatırlatır: İnsanların kalplerine dokunan her davranış toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır. Kadınların hayatını kolaylaştıran her adım toplumun huzurunu büyütür. Kadınların emeğini görünür kılan her çalışma ülkenin kalkınmasına katkı sağlar. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yürürken kadınların gücü bu yürüyüşün en önemli dinamiklerinden biri olacaktır. Ahlaklı, üretken, özgüvenli ve güçlü kadınların yetiştiği bir toplum geleceğe daha sağlam adımlarla ilerler. Bu nedenle kadınların hayatın her alanında daha etkin yer almasını destekleyen çalışmalar kararlılıkla devam edecektir. Sözlerimin sonunda bir kez daha ifade etmek isterim: Bu salondaki hanım kardeşlerim başta olmak üzere hayatımıza anlam katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum. Şehit analarımıza, şehit eşlerimize ve şehit kızlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Gönül coğrafyamızdaki mazlum kadınlara selamlarımızı gönderiyoruz. Ramazan ayının rahmetinin ve bereketinin hepimizin üzerine olmasını diliyorum. Bu güzel iftar sofrasında bizleri bir araya getiren teşkilatımıza teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Allah birliğimizi, kardeşliğimizi ve muhabbetimizi daim eylesin. Afiyet olsun, hayırlı Ramazanlar diliyorum."

Kadın İçin Adalet Sağlanmadan, Toplum İçin Huzur Sağlanamaz Haber

Kadın İçin Adalet Sağlanmadan, Toplum İçin Huzur Sağlanamaz

Saadet Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. İl Kadın Kolları Başkanı Kuz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün 8 Mart. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak tam da bugün bir kez daha ifade ediyoruz: Kadın için adalet sağlanmadan, toplum için huzur sağlanamaz. Kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar münferit değil, yapısal ve çok boyutludur. Kadına yönelik şiddet, güvencesiz çalışma koşulları, eğitimden kopuş, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler ve karar mekanizmalarındaki yetersiz temsil; yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının geleceğini doğrudan etkilemektedir. Henüz çok taze bir acıyı yaşıyoruz. Daha önceki gün bir kadın öğretmenimiz hayatını kaybetti. Bu elim hadise, kadına yönelik şiddetin ve güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı ve ertelenemez bir mesele olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bir öğretmenin, bir kadının, bir insanın hayatının böylesine kolay kaybedilebildiği bir ortamda hiçbirimiz gerçek anlamda huzurlu olamayız. Türkiye’de kadınların önemli bir bölümü hayatlarının farklı dönemlerinde psikolojik, ekonomik ya da fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Koruma kararlarının etkin uygulanmaması ve cezasızlık algısı, bu sorunu daha da derinleştirmektedir. Kadının güvenliği sağlanmadan toplumsal huzurun tesis edilmesi mümkün değildir. Çalışma hayatında ise kadınlar büyük ölçüde düşük ücretli ve güvencesiz alanlarda yoğunlaşmaktadır. Ücretsiz bakım yükünün neredeyse tamamen kadınların omuzlarında olması, ekonomik bağımsızlığı sınırlayan temel yapısal sorunlardan biridir. Kadın emeğinin korunmadığı bir düzende sosyal adaletten söz edilemez. Eğitim alanında kız çocuklarının özellikle ergenlik döneminde eğitimden kopması, erken yaşta evlilikler ve ekonomik yetersizlikler önemli bir risk alanı oluşturmaktadır. Eğitimdeki eşitsizlik, istihdamdan sağlığa kadar birçok alanda dezavantaj üretmektedir. Sağlık hizmetlerine erişimde ise bölgesel ve sosyoekonomik farklılıklar devam etmektedir. Kadınların koruyucu sağlık hizmetlerine düzenli ve eşit biçimde ulaşabilmesi, kamusal bir sorumluluktur. Siyasal ve kamusal alanda kadın temsili hâlen arzu edilen seviyede değildir. Nüfusun yarısını oluşturan kadınların karar alma mekanizmalarında daha etkin yer alması, demokratik meşruiyetin ve sosyal adaletin gereğidir. Öte yandan bütçe politikalarında kadının güçlenmesine ayrılan payın sınırlı kalması, sosyal politikanın telafi edici bir anlayışla yürütüldüğünü göstermektedir. Oysa kadınların güçlenmesi; aile yapısının, çocukların refahının ve toplumsal istikrarın temel şartıdır. Saadet Partisi olarak biz; kadına yönelik şiddetle etkin ve caydırıcı biçimde mücadele edilmesini, koruma kararlarının eksiksiz uygulanmasını, kadın emeğinin güvenceli hâle getirilmesini, eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesini, kız çocuklarının eğitimde kalıcılığını sağlayacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesini, kadın sağlığına yönelik koruyucu hizmetlerin yaygınlaştırılmasını ve kadınların siyasal temsiline yönelik yapısal adımlar atılmasını savunuyoruz. Kadını korunması gereken bir nesne değil; hak sahibi, irade sahibi ve toplumsal hayatın asli öznesi olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; Kadın için adalet sağlandığında, toplum için huzur inşa edilir. Bu vesileyle hayatını kaybeden öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyor; şiddetin her türlüsüne karşı kararlı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz."

Başkan Ataç: "Sizler Ülkemizin ve Kentimizin Geleceğisiniz" Haber

Başkan Ataç: "Sizler Ülkemizin ve Kentimizin Geleceğisiniz"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Birey Okulları’nı ziyaret ederek öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldi. Başkan Ataç, öğrencilerle gelecek planları ve yerel yönetimlerin toplum yaşamındaki rolü üzerine sohbet etti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, eğitim kurumlarına yönelik ziyaretleri kapsamında Birey Okulları’nı ziyaret etti. Başkan Ataç, ziyaret kapsamında kurucu ortak İsmail Koçak, Erman Çolak, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Başkan Ataç ilk olarak öğretmenlerle bir araya gelerek son günlerde kamuoyunda gündeme gelen öğretmenlere yönelik şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ataç, eğitimin temel taşı olan öğretmenlerin her koşulda korunması ve saygı görmesi gerektiğini vurguladı. “Gençlerin fikirlerine her zaman ihtiyacımız var” Daha sonra öğrencilerle buluşarak gelecek hedefleri, kent yaşamı ve yerel yönetimlerin toplum üzerindeki etkisi üzerine konuşan Ataç, öğrencilerin görüş ve düşüncelerini dinledi. Öğrenciler de merak ettikleri konular hakkında sorular yönelterek yerel yönetimlerin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ataç, “Gençlerimizin düşüncelerini ve hayallerini dinlemek bizim için çok kıymetli. Yerel yönetimler sadece şehirlerin altyapısını geliştirmekle kalmaz; aynı zamanda gençlerin eğitimine, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlayacak çalışmalar da yürütür. Sizler bu kentin ve ülkemizin geleceğisiniz. Daha yaşanabilir kentler için gençlerin fikirlerine her zaman ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı. Ataç, öğrencilerin kent yönetimi ve yerel hizmetler konusundaki merakının kendisini mutlu ettiğini belirterek gençlerin her alanda aktif bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti.

Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz! Haber

Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz!

3 Mart Devrim Yasalarının kabul edilmesinin yıl dönümü dolayısıyla ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından ortak bir basın açıklaması yapıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubesi ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından 3 Mart Devrim Yasalarının 102'inci yıl dönümü dolayısıyla Valilik Meydanında bulunan Atatürk Anıtına çelenk sunumu ve ortak bir basın açıklaması yapıldı. Ortak açıklamayı yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci şu ifadelere yer verdi; "3 Mart Devrim Yasalarının kabulünün 102. Yıl Dönümünü kutluyoruz. Ülkemizin çağdaşlaşma yolunda dönüm noktası olan Devrim yasalarıyla Cumhuriyetimiz laik temeller üzerinde kurulmuş ve eğitim bilimsel ilkelere dayandırılmıştır. Aradan geçen 102 yılın sonunda eğitim sisteminde yaşanan, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren yaklaşımlara karşı laik, bilimsel ve demokratik eğitim hakkını savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz. Laik, bilimsel ve eşitlikçi eğitim, demokratik laik hukuk devletinde toplumun temelidir. Eğitim sisteminin; inanç, kimlik, yaşam tarzı ve düşünce farklılıkları karşısında tarafsız olması gerekir. Bu ilke, yalnız anayasal bir düzenleme değil, aynı zamanda çocuk haklarının ve insan onurunun gereğidir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda Ramazan ayına ilişkin getirilen uygulamalar, pedagojik ilke ve laik eğitim anlayışı ile bağdaşmayacak biçimde yaygınlaştırılmaktadır. Okullar, bilginin, bilimin esas alındığı yerlerdir. Okullar, herhangi bir inancın, hatta sadece belli bir inancın teşvik edildiği ya da dayatıldığı yerler değildir. Laiklik ilkesi, inanç özgürlüğünün güvencesidir. Laiklik ilkesinin zedelenmesi yalnız belirli bir kesimi değil toplumun tümünü etkiler. Çocukların özgür düşünme hakkını ve eleştirel akıl geliştirme bilincini zayıflatır. Eğitim politikalarının, bilimsel esaslara, pedagojik ilkelere dayandırılması gerekir. Bizler eğitimin dinselleştirilmesine ve ideolojik yönlendirmelere karşı duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. 3 Mart Devrim yasalarının kabulünün 102. yıldönümünde Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkmaya, onları koruyup güçlendirmeye ve sağlam temeller üzerinde yükseltmeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.