SON DAKİKA
Hava Durumu

''Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme'' Sempozyumu Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği iş birliği ile “Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme” başlıklı sempozyum düzenlendi.

Haber Giriş Tarihi: 29.03.2026 14:16
Haber Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 14:17
Kaynak: Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
''Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme'' Sempozyumu Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği iş birliği ile
“Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme” başlıklı sempozyum düzenlendi. Sempozyumda
akademik sunumlar ve atölye çalışmaları gerçekleştirildi.

Tepebaşı Belediyesi ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) iş birliği ile
Vecihi Hürkuş Havacılık ve Parkı'nda “Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme” başlıklı bir
sempozyum düzenlendi. Gerçekleştirilen sempozyum ile yerel yönetimlerin toplumsal
cinsiyet eşitliği politikalarındaki rolünü güçlendirmeyi, farklı toplumsal kesimlerin
deneyimlerini görünür kılmayı ve yerel düzeyde kurumsal iş birliğini artırmak
amaçlandı. İki oturumdan oluşan sempozyumda akademik sunumların yanı sıra atölye
çalışmaları da gerçekleştirildi. Sempozyuma Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı
Suat Yalnızoğlu, Meclis Üyesi Nazan Erşahin ve çok sayıda ilgili katıldı.
Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, sempozyumun açılış
konuşmasında emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.

Kadın hareketlerinin özgül konumu konuşuldu

Sempozyumun ilk oturumunda; Derya Gezer moderatörlüğünde “Toplumsal
Cinsiyet ve Kimlikler” konusu konuşuldu. Konuşmacı olarak katılan Alev Özkazanç
“Çoklu Krizler Çağında Feminizm, Direniş ve Gelecek Sorunu” başlığında sunum
gerçekleştirdi. Özkazanç sunumunda, kadın hareketlerinin özgül konumu, karşılaştığı
zorluklar ve engeller ile duruma müdahale ederek bir gelecek vizyonu yaratmak için
taşıdığı potansiyelleri aktardı.
Toplumsal cinsiyet eşitliğinde erkeklerin rolü ele alındı
Konuşmacılardan Atilla Barutçu ise “Eleştirel Erkeklik Çalışmaları ve Cinsiyet
Eşitliği Mücadelesinde Erkekler” konusunu, cinsiyet eşitliği mücadelesinde
erkek(lik)lerin rolü ve etkisi hem tarihsel olarak teorik/metodolojik tartışmalar hem de
son dönem saha deneyimleri üzerinden özdüşümsel bir yaklaşımla ele aldı.
Örgütlenme ve dayanışma pratikleri tartışıldı
“Toplumsal Cinsiyet Çeşitliliğinde Yerelleşme: Örgütlenme ve Dayanışma
Pratikleri” konusunda konuşan Buruç Parlak ise son yıllarda Türkiye’de toplumsal
cinsiyet, aile politikaları ve cinsiyet kimliği/cinsel yönelim çeşitliliği etrafında yürütülen
tartışmaların kamusal alanda giderek görünür hale geldiğini belirtti.

Çocukluk dönemi konuşuldu

Sempozyumun ikinci oturumu ise Hande Çevik moderatörlüğünde “Kesişimsel
Farklılıklar ve Güçlenme” konusu ele alındı. Konuşmacılardan Ceren Suntekin,
“Çocukluk ve Toplumsal Cinsiyet: Şiddetle Erken Mücadele İçin kapsayıcı Bir Hak
Perspektifi” konusunda sunumunu gerçekleştirdi. Suntekin, antik çağdan bugüne olan
çocukluk dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suntekin, aydınlanma çağında
okuryazarlığın artmasının, çekirdek ailenin ve anne çocuk ilişkisinin önem kazandığını
ancak çocukluğu cinsiyetlendirilmiş bir deneyim olmaktan bütünüyle kurtulamadığını
belirtti. Suntekin, günümüzde çocukluğun hala toplumsal cinsiyet normlarıyla iç içe
geçmiş bir biçimde yaşadığına değindi.

Medya kamuoyu algısını şekillendiriyor

Konuşmacılardan Dilek İçten ise “Toplumsal Cinsiyet, Göç ve Medya” konulu
sunumunda medyanın kamuoyunun algısını şekillendirmede önemli bir rol oynadığını
söyledi. Konuşmacılardan Gülçin Con Wright ise “Toplumsal Cinsiyet ve Yaşlılık
Ekseninde Yoksulluk, Bakım ve Şiddet” konusuna değindi. Wright, yaşlı nüfusun
büyük çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu belirterek kadınların yaşamları boyunca
biriken dezavantajları sebebiyle yaşlılık dönemini yalnızlık, yoksulluk, hastalık ve
engellilikle geçirmelerinin daha yüksek bir ihtimal olduğuna dikkat çekti.
“Ataerki İle Kapitalizmin Etkileşiminde Sınıf ve Toplumsal Cinsiyet
Konumları” sunumuyla katılımcıların karşısına çıkan Melda Yaman da kadınların
özgürleşmesi yalnızca ilişkilerinin dönüşümünü değil; yeniden üretim rejimlerinin, aile
yapısının ve toplumsal cinsiyet temelli iş bölümünün radikal biçimde yeniden
örgütlenmesini gerektirdiğini kaydetti.
Sunumların ardından ise Hatice Kapusuz tarafından “Feminist Ütopya” başlıklı
bir atölye düzenlendi.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.