SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gelecek Vizyonu

Porsuk Haber Ajansı - Gelecek Vizyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelecek Vizyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok: "Tek Yürek Olma Vakti" Haber

Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok: "Tek Yürek Olma Vakti"

Eskişehirspor Kulübü Başkanı Ulaş Entok, kulübün geleceği ve yeni sezon planlaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Belirsizliklerin geride bırakılması gerektiğini vurgulayan Entok, "Eskişehirspor’un gerçek kurtuluşu ayrışmada değil, kenetlenmededir" dedi. ​Eskişehirspor’un içerisinde bulunduğu süreç ve gelecek vizyonu hakkında Yönetim Kurulu adına açıklamalarda bulunan Başkan Ulaş Entok, kulübün önünü açmak adına yaptıkları çağrılara somut bir yanıt alamadıklarını belirtti. Entok, bundan sonraki süreçte tüm enerjilerini yeni sezon planlamasına ve saha içine odaklayacaklarını açıkladı. ​"Tüm Mesaimizi Yeni Sezona Adadık" ​Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yaptıkları çağrının karşılıksız kalmasına değinen Başkan Ulaş Entok, artık hedeflerinin tamamen sportif başarı olduğunu vurguladı. Entok, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Değerli Eskişehirspor Camiası, Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna bir çağrıda bulunmuş, belirli bir süre içinde adım atılmasını ummuştuk. Camiamızda bir süredir süregelen belirsizliği gidermek ve kulübümüzün önünü açmak amacıyla yaptığımız bu resmî davete somut bir yanıt verilmedi. Kulübümüzün başkanı olarak, Yönetim Kurulum adına bugünden itibaren tüm mesaimizi, enerjimizi ve inancımızı yalnızca yeni sezon planlamamıza ve sahadaki mücadelemize adadığımızı belirtmek isterim. Bu noktada öncelikle, en zorlu günlerde sorumluluktan kaçmayan, kulübümüzü omuzlayan tüm Yönetim Kurulu arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca bu armaya duydukları bağlılıkla gece gündüz emek veren bu ekiple çalışmak benim için bir onurdur. Şehrimizin kulübümüzü titizlikle tartışması ve beklenti çıtasını bu denli yükseltmesi, aslında kat ettiğimiz mesafenin en net kanıtıdır. Yok olmanın eşiğinden dönen bir kulübün kısa süre içinde yeniden ayağa kalkması ve bu umut iklimini yeniden kazanması, her Eskişehirsporlu gibi benim de en büyük gurur kaynağımdır. Eskişehirspor’a katkı sunma iradesine ve finansal güce sahip tüm paydaşlarımıza, tüm iş insanlarımıza kulübümüzün kapıları sonuna kadar açıktır. Ancak unutmamalıyız ki gerçek ve kalıcı bir büyüme, ayrışmayla değil ancak kurumsal bir ciddiyetle ve omuz omuza verilerek inşa edilir. Bu yüzden, en sıkıntılı dönemde elini taşın altına koyan destekçilerimizi yıpratmak yerine onların sayısını çoğaltmaya bakmalıyız. Benim tek önceliğim Eskişehirspor’un geleceğidir; bu yolda hiçbir şahsi beklentim yoktur. Adı sıkça anılan o kaynakların somut yatırımlara dönüşmesi için kapımız da defterimiz de herkese açıktır; gelin bir olalım, birlik olalım. Yeni sezon hazırlıklarımız kapsamında taraftarımız ve şehrimizle buluşturacağımız localarımız, kombinelerimiz, formalarımız ve reklam seçeneklerimizle sunulacak her katkı, bu haklı yürüyüşü daha da güçlendirecektir. Çünkü Eskişehirspor’un gerçek kurtuluşu ayrışmada değil; armaya duyulan o karşılıksız bağlılıkta ve kenetlenmede saklıdır. Bu süreçte camiamızdan gelen her destek mesajı için, bize duyduğunuz bu güven için minnettarım. O mesajların her biri sorumluluğumuzu artırıyor ve bizi daha güçlü kılıyor. Sokaklarında Siyah-Kırmızı formayla koşan çocukların çoğaldığı, gücünü bu kentten alan ve marka değerini gururla yaşatan bir Eskişehirspor’u yarınlara miras bırakmak; bu şehrin geleceğine karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Eskişehir'in en güçlü markası olan kulübümüz ancak ortak iradeyle hedefe koşabilir. Bunun için hepimiz hazırsak, şimdi tüm belirsizlikleri geride bırakma ve tek yürek olma vakti."

''Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme'' Sempozyumu Düzenlendi Haber

''Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme'' Sempozyumu Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği iş birliği ile “Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme” başlıklı sempozyum düzenlendi. Sempozyumda akademik sunumlar ve atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Tepebaşı Belediyesi ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) iş birliği ile Vecihi Hürkuş Havacılık ve Parkı'nda “Toplumsal Cinsiyet ve Güçlenme” başlıklı bir sempozyum düzenlendi. Gerçekleştirilen sempozyum ile yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarındaki rolünü güçlendirmeyi, farklı toplumsal kesimlerin deneyimlerini görünür kılmayı ve yerel düzeyde kurumsal iş birliğini artırmak amaçlandı. İki oturumdan oluşan sempozyumda akademik sunumların yanı sıra atölye çalışmaları da gerçekleştirildi. Sempozyuma Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, Meclis Üyesi Nazan Erşahin ve çok sayıda ilgili katıldı. Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, sempozyumun açılış konuşmasında emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Kadın hareketlerinin özgül konumu konuşuldu Sempozyumun ilk oturumunda; Derya Gezer moderatörlüğünde “Toplumsal Cinsiyet ve Kimlikler” konusu konuşuldu. Konuşmacı olarak katılan Alev Özkazanç “Çoklu Krizler Çağında Feminizm, Direniş ve Gelecek Sorunu” başlığında sunum gerçekleştirdi. Özkazanç sunumunda, kadın hareketlerinin özgül konumu, karşılaştığı zorluklar ve engeller ile duruma müdahale ederek bir gelecek vizyonu yaratmak için taşıdığı potansiyelleri aktardı. Toplumsal cinsiyet eşitliğinde erkeklerin rolü ele alındı Konuşmacılardan Atilla Barutçu ise “Eleştirel Erkeklik Çalışmaları ve Cinsiyet Eşitliği Mücadelesinde Erkekler” konusunu, cinsiyet eşitliği mücadelesinde erkek(lik)lerin rolü ve etkisi hem tarihsel olarak teorik/metodolojik tartışmalar hem de son dönem saha deneyimleri üzerinden özdüşümsel bir yaklaşımla ele aldı. Örgütlenme ve dayanışma pratikleri tartışıldı “Toplumsal Cinsiyet Çeşitliliğinde Yerelleşme: Örgütlenme ve Dayanışma Pratikleri” konusunda konuşan Buruç Parlak ise son yıllarda Türkiye’de toplumsal cinsiyet, aile politikaları ve cinsiyet kimliği/cinsel yönelim çeşitliliği etrafında yürütülen tartışmaların kamusal alanda giderek görünür hale geldiğini belirtti. Çocukluk dönemi konuşuldu Sempozyumun ikinci oturumu ise Hande Çevik moderatörlüğünde “Kesişimsel Farklılıklar ve Güçlenme” konusu ele alındı. Konuşmacılardan Ceren Suntekin, “Çocukluk ve Toplumsal Cinsiyet: Şiddetle Erken Mücadele İçin kapsayıcı Bir Hak Perspektifi” konusunda sunumunu gerçekleştirdi. Suntekin, antik çağdan bugüne olan çocukluk dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suntekin, aydınlanma çağında okuryazarlığın artmasının, çekirdek ailenin ve anne çocuk ilişkisinin önem kazandığını ancak çocukluğu cinsiyetlendirilmiş bir deneyim olmaktan bütünüyle kurtulamadığını belirtti. Suntekin, günümüzde çocukluğun hala toplumsal cinsiyet normlarıyla iç içe geçmiş bir biçimde yaşadığına değindi. Medya kamuoyu algısını şekillendiriyor Konuşmacılardan Dilek İçten ise “Toplumsal Cinsiyet, Göç ve Medya” konulu sunumunda medyanın kamuoyunun algısını şekillendirmede önemli bir rol oynadığını söyledi. Konuşmacılardan Gülçin Con Wright ise “Toplumsal Cinsiyet ve Yaşlılık Ekseninde Yoksulluk, Bakım ve Şiddet” konusuna değindi. Wright, yaşlı nüfusun büyük çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu belirterek kadınların yaşamları boyunca biriken dezavantajları sebebiyle yaşlılık dönemini yalnızlık, yoksulluk, hastalık ve engellilikle geçirmelerinin daha yüksek bir ihtimal olduğuna dikkat çekti. “Ataerki İle Kapitalizmin Etkileşiminde Sınıf ve Toplumsal Cinsiyet Konumları” sunumuyla katılımcıların karşısına çıkan Melda Yaman da kadınların özgürleşmesi yalnızca ilişkilerinin dönüşümünü değil; yeniden üretim rejimlerinin, aile yapısının ve toplumsal cinsiyet temelli iş bölümünün radikal biçimde yeniden örgütlenmesini gerektirdiğini kaydetti. Sunumların ardından ise Hatice Kapusuz tarafından “Feminist Ütopya” başlıklı bir atölye düzenlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.