SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yazar

Porsuk Haber Ajansı - Yazar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yazar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yılın Barış İnsanı Ödülü Yazar Akif Manaf'ın Haber

Yılın Barış İnsanı Ödülü Yazar Akif Manaf'ın

International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti, dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, küresel barışın sağlanmasına yönelik çok yönlü ve ilham verici çalışmaları nedeniyle Dünya Azerbaycanlı Yazarlar ve Medya Derneği tarafından “Yılın Barış İnsanı” Ödülüne layık görüldü. Ödül, yazar ve Dünya Azerbaycanlı Yazarlar ve Medya Derneği Başkanı Kebuter Hakverdi tarafından takdim edildi. Hakverdi, Manaf’ın küresel barış çalışmalarının merkezinde yer alan Barış Psikolojisi kitabının birçok dilde yayımlanmasının ve bireysel barıştan küresel barışa uzanan yolu gösteren temel bir kılavuz niteliği taşımasının, bu ödülün verilmesinde önemli bir rol oynadığının altını çizdi. Ulusal ve Uluslararası Alandan Üst Üste Barış Ödülleri Akif Manaf, yakın dönemde Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından verilen ve uluslararası alanda büyük yankı uyandıran 2025 International Peace Prize ödülüne layık görülmüştü. Bunun yanı sıra Manaf, 2026 yılının başında Türkiye’de verilen Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü ve Küresel Barış Ödüllerinin de sahibi oldu. Akif Manaf: “Amacımız Yaklaşan Üçüncü Dünya Savaşını Engellemektir” Ödülün takdiminde konuşan Akif Manaf şu ifadeleri kullandı: “Bugün dünyanın birçok yerinden savaş sesleri yükseliyor. Maalesef insanlık Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğinde bulunuyor. Bu nedenle hepimizin küresel barış için el ele vermesi büyük önem taşıyor. Amacımız yaklaşan Üçüncü Dünya Savaşı’nı engellemektir. Barış Psikolojisi kitabı hem içsel hem de dışsal tüm savaşların durdurulması için gerçek bir barış kılavuzudur. Bu nedenle kitabın tüm dünya dillerinde yayımlanması ve diğer barış faaliyetlerinin yaygınlaşması için çalışmalarımızı 7/24 aralıksız olarak sürdürüyoruz.” 20’ye Yakın Dilde Yayınlanan Bir Barış Kılavuzu: Barış Psikolojisi Akif Manaf’ın barış çalışmalarının odağında yer alan Barış Psikolojisi kitabı, dünya çapında geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmış önemli bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap bugüne kadar İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Norveççe, Arapça, Türkçe, Hollandaca, Yunanca, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Kürtçe, İsveççe ve Rusça olmak üzere yaklaşık 20’ye yakın dilde yayımlandı. Birçok okuyucu tarafından bir barış manifestosu ve kılavuzu olarak kabul edilen eser, bireysel barıştan başlayarak kalıcı küresel barışın inşa edilmesine yönelik bir yol haritası sunuyor. Kitabın tüm dünya dillerine çevrilerek yayımlanması hedefleniyor. Bu çalışmalarla dünya genelinde barış bilincinin ve farkındalığının artırılması amaçlanıyor. Öte yandan Akif Manaf’ın farklı başlıklarda barış temelli 100’ün üzerinde kitabı da bulunuyor. Dünyayı Dolaşarak Barışı Anlatıyor Akif Manaf yılın büyük bir bölümünü kitaplarının yayımlandığı ülkeleri ziyaret ederek geçiriyor. Yazar, farklı ülkelerde düzenlenen kitap fuarları, barış konulu söyleşiler, seminerler ve birebir buluşmalar aracılığıyla insanlarla doğrudan temas kuruyor. Bireylere tek tek barışı anlatmayı hedefleyen bu yaklaşım, dünyadaki barış çalışmaları alanında benzersiz ve sıra dışı bir çaba olarak değerlendiriliyor. Küresel Barış Alanında Çok Yönlü Çalışmalar Manaf’ın küresel barış alanında aralıksız olarak devam eden çalışmaları yalnızca Barış Psikolojisi kitabının dünya dillerinde yayımlanmasıyla sınırlı kalmayıp sınırların da ötesine geçiyor. Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi’nden Barış Sanatı Programı’na, her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminden dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirilen barış temalı seminer, söyleşi ve buluşmalara kadar oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Akif Manaf’ın öncülük ettiği projeler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı olarak yürüttüğü “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi” olarak öne çıkıyor. Söz konusu proje, doğayla uyum içinde, kendi kendine yetebilen, sürdürülebilir ve barış temelli bir yaşam modelini temsil ediyor. Projede enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreye duyarlı bir altyapının kurulması gibi unsurlar alıyor. Bunun yanı sıra kütük evler, ekolojik tarım uygulamaları, biyolojik çeşitliliğin korunması, sağlıklı gıda üretiminin desteklenmesi, sürdürülebilir atık yönetimi ve arıcılık faaliyetleri projenin temel unsurları arasında bulunuyor. Barış Sanatı Programı Manaf’ın kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde öncülük ettiği Barış Sanatı Programı ve 200’ü aşkın barış temelli değişim programı aracılığıyla bireylerde barış bilincinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Program, bireylerin hem içsel barışı geliştirmelerine hem de barışçıl bir yaşam anlayışını hayata geçirmelerine katkı sunuyor. Akif Manaf’ın öncülüğünde geliştirilen bu program, bireylerin bilinç düzeyini yükseltmeyi ve içsel barıştan küresel barışa uzanan süreci desteklemeyi hedefliyor. World Change Day for Sustainable Peace (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) Akif Manaf, aynı zamanda 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminin de öncüsü olarak öne çıkıyor. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getiriyor. Bu girişim tüm dünyada küresel barış alanında kolektif bir farkındalık oluşturuyor. Dünya Genelinde Gerçekleşen Barış Konulu Söyleşi, Seminer ve Buluşmalar Manaf, dünyanın birçok ülkesini ziyaret ederek geniş kitlelerle barış temalı söyleşi, seminer ve toplantılarda bir araya geliyor. Bu etkinliklerde katılımcılarla buluşarak içsel barıştan küresel barışa uzanan yol haritasını anlatıyor. Çeşitli Ülkelerdeki Medya Organlarına Verilen Barış Konulu Demeçler Manaf, ziyaret ettiği ülkelerde o ülkenin medya organlarına barış konulu çok sayıda demeç veriyor. Bu çalışmalar, küresel barış bilincinin dünya genelinde dalga dalga yayılmasına katkı sunan önemli çabalar arasında değerlendiriliyor. Dünyaca ünlü yazarın kalıcı küresel barışın sağlanmasına yönelik çalışmalarının önümüzdeki süreçte de hız kesmeden devam edeceği belirtiliyor. Alınan bilgilere göre Akif Manaf, Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı yeni ülkeler başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesini ziyaret ederek okurlar ve barış gönüllüleriyle bir araya gelmeyi sürdürecek.

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek'' Haber

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek''

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Tepebaşı- Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği başladı. Açılış töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Bu hafta sonu sanat dolu geçecek” dedi. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Sanat ve Kitap Şenliği Özdilek Sanat Merkezi’nde başladı. Sergi, imza günü ve söyleşilerin yer aldığı etkinlik, iki gün boyunca Eskişehirlileri sanat ve edebiyatla buluşturuyor. Etkinliğin açılış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, yazarlar Mehmet Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Güven Baykan, Celal Binzet, ressam Nilüfer Atalay ve Eskişehirli sanatseverler katıldı “14 yazarımız Eskişehirlilerle buluşacak” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Cumhuriyet Kitapları ile iş birliği yapmak son derece keyifli. Sevgili Işık Kansu’nun teklifiyle bu etkinliği kararlaştırdık. Etkinlikle, çok değerli 14 yazarımızı Eskişehirlilerle buluşturacağız. Tepebaşı, Odunpazarı ve Büyükşehir belediyelerimiz yaklaşık son 25 yılda Eskişehir’de çok önemli sanat etkinlikleri yapıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak yılda uluslararası ölçekte 3 tane önemli etkinlik yapıyoruz. Bunlardan birincisi Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ilk 2001 yılında başlamıştık. Bu yıl 17’ncisini yaptık. Yaklaşık 250 civarında envanterimizde heykel var. İkincisi ise Sanat Çalıştayı. 2010 yılında başladık ve elimizde yaklaşık 450 tane resim var. Üçüncüsü ise Şiir Buluşmaları. Onu da 2011 yılında düzenlemeye başladık. Hakikatten son derece güzel etkinlikler oluyor. Bu hafta sonu da sanat dolu geçecek. Biliyorsunuz Cumhuriyet Gazetesi farklı bir gazete. Gazete 1924’te kuruldu ve bu yıl 101’nci yılını kutluyor. Atatürk Cumhuriyeti ilan ediyor, CHP yine bu savaşlar eşiğinde kuruluyor üçüncüsü de Cumhuriyet Gazetesi o yıllardan bugüne kadar gelen gazete. Yıllarca birtakım sıkıntılar yaşandı. Ama milletin sevgisiyle bugünlere kadar geldi. Bugünlerden de diğer hem CHP’nin hem laik Cumhuriyetimizin hem de Cumhuriyet Gazetesinin yaşamasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir” Etkinlikte konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da, “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir. Her alanda her mahallede bir sanat etkinliği sürdürüyoruz. Bugün de Tepebaşı Belediyemiz ile Cumhuriyet Kitaplarının birlikte düzenlediği bu etkinliği kutluyorum. Başarılar diliyorum ve bugün ve yarın yazarlarımızı dinleyeceğiz. Çok iyi bir hafta sonu olacağını düşünüyorum” dedi. “Resim ve edebiyat birbirini besliyor” Açılışın ardından ise ressam Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” adlı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Atalay, hazırladığı sergi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Atalay, “Bu portreleri 10 yıl önce yapmaya başladım. Edebiyat tarihine damgasını vurmuş çok değerli şair ve yazarların portrelerini yaparken çok büyük heyecan duydum. Onlar bizim için çok değerliler. Benim için resim ve edebiyat birbirini besleyen şeyler. Ben bu sanatçıların unutmasını istemiyorum. O nedenle portrelerini yaptım ve sizlerin beğenisine sunuyorum” diye konuştu. “Toplumca edebiyatın iyice bittiği yılları yaşıyoruz” Serginin incelenmesinden sonra söyleşi ve imza etkinliklerine geçildi. İlk olarak Mehmet S. Aman ve Hürriyet Yaşar tarafından “Öykü Dünyası” isimli söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Mehmet S. Aman, “Tepebaşı Belediyesi’ne hem kendi adıma hem gazetem adına hem de kıymetli yol arkadaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Pandemiden sonra hepimizin hayatı çok değişti. Okuma alışkanlıklarımız değişti, izleme alışkanlıklarımız değişti, yazma alışkanlıklarımız değişti. Herkes bir şeyler yazmaya başladı. Şunu çok açık bir şekilde gördük ki pandemi döneminde yayınevlerinin en çok yöneldikleri kitaplar öykü oldu. Çünkü herkes öykü yazmaya başladı. Bu biraz içinde bulunduğumuz edebiyat dünyasında hem çok sert bir şekilde nereye gidildikleri belli olmayan bir kavram olarak önüne çıktı. Bazı kesimler de insanlar ne güzel öykü yazıyor. Bırakın yazsınlar. Cümlelerini duymamıza neden oldu. Fakat o kadar ürünle haşır neşir olmaya başladık ki öykünün temel niteliklerinin olmadığı öyküleri okumaya başladık. Anı formunda yazılan metinlere öykü dendiğini ve bu kitaplara ödül verildiğini gördük. Bizim bir edebiyat kalıbımız var. Bu sınırları belli olmayan yazı türlerinin iyi bir metin olduğunu söyleyegeldiler. Pandemide de bunu çok gördük. Toplumca edebiyatın iyice bittiği son 5 yılı yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Pandemiden sonra süre gelen öykü yazma ve öykü okuma alışkanlıklarımızın aslında belirsiz bir hal aldığını gözlemlemek mümkün. Neye öykü diyoruz, neye öykü demeliyiz. Bu sorular eleştirmenler arasında sorulan sorular” diye konuştu. “Öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmedi” Hürriyet Yaşar ise şöyle konuştu: 1980’leirn ortalarında hatta 1990’ların sonuna kadar emperyalizm kaynaklı, iş birlikçi kapitalizm kaynaklı bir yönlendirmenin içinde bulduk kendimizi. O duman altı yıllarında geçti benim yazmayı öğrenme yıllarım. Bu duman altı ortamı kırılmamış olarak hala sürüyor. 12 Eylül siyasal kırılmasının ardından sanatta yaşatılanlar, sanatta siyasal, toplumsal güncel konunun sanatlaştırılmasının unutturulması oldu. Öykücü güncel, sanatsal, toplumsal konuyu nasıl öyküleştireceğini unuttu. Hatta 12 Eylülden önce bunu çok iyi bilen sanatçı bile unuttu. Onlar da kötü yazmaya başladılar. Bu durumda biz yeni yazıyorduk. Biz o günlerden 1990’ların ortalarına kadar bir kötüleme, gözden düşürme ve parlatma gibi bir duman altı ortamında yaşadık. Ben öykü yazmayı son 15 yılda öğrendim. Benim iç direncim hiçbir zaman duman altı ortamına inanmamı sağlamadı. 1980 öncesinde öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmemişti. Söyleşinin ardından ise Yazarlar Aman ve Yaşar, kitaplarını okuyucuları için imzaladı. “Tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız” İmza töreninin ardından ise Yıldırım Koç’un konuşmacı olduğu “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi” konulu söyleşiye geçildi. Burada konuşan Koç, “Türkiye tarihinde işçi sınıfı hareketi açısından çok ilginç bir sürecin henüz başındayız. Türkiye’de yüzde 80 oranında işgücünü satarak gelirini sağlayan insanlar var. Türkiye tarihinde ilk kez böyle oluyor. Türkiye tarihinde de ilk kez, Türkiye’de emeği ile geçinen insanların çok hızlı bir şekilde yoksullaştığı koşullarda iktidarda Cumhuriyete ve Atatürk’e dostça bakmayan bir kesim var. Laikliğe karşı olan bir kesim var. Bu tarihimizde ilk kez oluyor. Bizim insanımız bu konularda son derece duyarlıdır. Türkiye tarihinde işçiler lehine en fazla kanunun ve yönetmeliğin çıkarıldığı, işçi ücretlerinin arttığı en iyi dönem 1950-60 arasıdır ve herkes Demokrat Parti’yi desteklemiştir. Demirel döneminde yeni iş yerleri açıldı, iş imkanları çoğaldı, gelirler arttı, kıdem tazminatları konusunda emeklilik konusunda başka ülkelerde olmayan haklar verildi. İşçiler o zaman Adalet Partisini destekledi. Özal döneminde hak kayıpları var. Sonra geri alındı. Adalet ve Kalkınma Parti’sinin iktidarlığında da belli dönemlerde haklar aldı. Ama şimdi tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız. Bu yaşadığımız süreç tarihte ilk defa başımıza geliyor. İşçi hareketinin tarihini bilmeden bugünü anlamak mümkün değil” diyerek öngörülerini anlattı. Koç, söyleşinin ardından okuyucuları için kitaplarını imzaladı. Sanat ve sanatçılar konuşuldu Güven Baykan ve A. Celal Binzet’in konuşmacı olarak yer aldığı “Sanat ve Sanatçılar” konulu söyleşi ile etkinliğin ilk günü tamamlandı. Söyleşinin ardından Baykan ve Binzet kitaplarını okuyucuları için imzaladı. Etkinliğin ikinci günü olan 20 Aralık Cumartesi günü ise saat 13.00’te başlayacak söyleşi programıyla devam edecek. Gün boyunca Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, Halil Özcan, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Eren Aysan, Güven Baykan ve Zeynep Oral çeşitli başlıklarda söyleşiler gerçekleştirecek. Atatürk’ün kültür politikalarından günümüzün düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içeriğin yer aldığı etkinlik ücretsiz olarak düzenleniyor.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde Layıkhan Özder Okurlarıyla Buluştu Haber

3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde Layıkhan Özder Okurlarıyla Buluştu

Eskişehir Kent Konseyinin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla geniş katılımla düzenlediği imza gününde Yazar Layıkhan Özder okurlarıyla buluştu. Eskişehir Kent Konseyi Kültür ve Sanat Çalışma Grubu ile düzenlenen etkinliğin açılışında Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Engellilerin yalnızca desteklerle ayakta tutulan bir kesim olmaması getirdiğini belirterek, “Varlıklarıyla ülkemize ve şehrimize değer katan, azim ve kararlılıklarıyla hepimize örnek olan engelli vatandaşlarımıza yönelik doğru politikaların belirlenmesi ve hizmet çeşitliliğinin artırılması, her kurumun önceliği olmalıdır. Ayrıca sorunlarının çözümü konusunda yeni yaklaşım ve modellere olan ihtiyacımız var. Engellilere yönelik hizmetleri sadece maddi imkânlarla sınırlı görmek, onlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Engelli vatandaşlarımız artık kabiliyetlerini, birikimlerini, gayretlerini sergileyerek iş hayatında yerlerini alabilmekte, oldukça iyi konumlara gelebilmektedir. Asıl olan, etkinliklerini ve üretkenliklerini koruyarak, sosyal çevreleriyle birlikte yaşamlarını geçirebilmelerini temin etmektir. Hiçbir engelli vatandaşımızın dört duvar arasına hapsedilmesine tahammül gösteremeyiz.” diye konuştu. Yazar Layıkhan Özder ise yaptığı konuşmada, “Eskişehir gibi “engelli dostu” bir şehirde olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kırılgan grupların dışlanmadığı, bilakis öncelik hâline getirildiği bu insani yaklaşımın, kent yönetiminde tüm şehirler için bir ders niteliğinde olduğuna inanıyorum.Tüm kentlerimiz engelli dostu olmalı, mimari planlamalarda mutlaka yaşlılar hesaba katılmalıdır.” diye konuştu. Etkinlik Yazar Layıkhan Özder ‘in kitaplarını imzalaması ve Damla Özgereksinimliler Derneğine Akülü Engelli Arabasının bağışlanmasının ardından sona erdi.

Yazar Yaver Zeytinoğlu’ndan Kitap İmza Günü Ve Söyleşi Haber

Yazar Yaver Zeytinoğlu’ndan Kitap İmza Günü Ve Söyleşi

Yazar Yaver Zeytinoğlu’nun kitaplarının imza töreni ve okurlarının katıldığı bir söyleşi, Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Gerçekleşen söyleşide Yazar Yaver Zeytinoğlu kitaplarından bahsederken, lise hayatından, o dönemdeki arkadaşlıklarından ve sonrasında hayatındaki 601 kişiyi anlattı. Anılarını kitaba dönüştüren Zeytinoğlu’nun söyleşisine katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Zeytinoğlu’nu tebrik ederek; “Sevgili dostum Yaver Zeytinoğlu, kitaplarında okuyucuları çok güzel bir yolculuğa çıkarıyor. 1957’de Galatasaray Lisesi’ne kayıt oluşundan başlayarak, 1966’ya kadar aynı sıraları paylaştığı arkadaşlarını anlatıyor. Daha sonraki yıllarda yolu kesiştiği mezun dostlarını, tanıdıklarını, üst sınıftan büyüklerini de unutmuyor. Böylece hem geçmişten bugüne uzanan anılarını paylaşıyor, hem de geleceğe değerli bir iz bırakıyor. Pilava Kaşık Sallayanlar kitabında 601 kişiyle ilgili olan anılar mevcut. Bu da kitabın yalnızca Yaver Zeytinoğlu’nun kişisel hatıralarından ibaret olmadığını, aynı zamanda 601 kişiyi ve onların dostluklarını, hatıralarını, paylaşımlarını da içine alan büyük bir hafıza eseri. Anıların kitaplaştırılması, insanların yaşama ait izlerini kalıcı hale getirmesinin en güzel yollarından biridir. Sevgili Yaver’i gönülden kutluyorum. Böyle güzel ve anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor olmak bizim için de ayrı bir mutluluk.” şeklinde konuştu. Zeytinoğlu ise Başkan Ataç’a teşekkür ederken, söyleşisinin sonunda, kendisinin de ziyaret ettiği Tepebaşı Belediyesi Melih Savaş Yaşam Köyü’nde bulunan Alzheimer konukevlerine destek olunması konusunda okurlarından ricada bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.