Özbağ Dokumacılığı Anadolu Üniversitesi’nde Anlatıldı
Özbağ Dokumacılığı Anadolu Üniversitesi’nde Anlatıldı
Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Fatma Bacı’dan Miras: Özbağ Kirkitli Halı Minder-Yastık Dokumacılığı” söyleşisi gerçekleştirildi.
Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 14:25
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 14:27
Kaynak:
Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) tarafından düzenlenen “Fatma Bacı’dan Miras: Özbağ Kirkitli Halı Minder-Yastık Dokumacılığı” başlıklı söyleşi, Halkbilim ve Araştırmaları Merkezi Faris Akarsu Konser Salonunda gerçekleştirildi. Söyleşiye TÜDAM Müdürü Doç. Dr. Aysel Kaya, Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nur Manolya Şen Çatalkaya katılım gösterdi.
Söyleşi, Meral Gülçiçek’in hayata geçirdiği projeler hakkında katılımcılara bilgi vermesiyle başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” ünvanı verilen Özbağ halısı dokuma zanaatçısı Meral Gülçiçek, ahilik geleneğinin piri Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı’dan miras kalan, Kırşehir’in Özbağ beldesine özgü kirkitli halı, minder ve yastık dokumacılığının tarihsel serüvenini ve teknik inceliklerini katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasında, Özbağ’da geçmişte neredeyse her evde bir halı tezgâhı bulunduğunu belirten Gülçiçek; yörede “ıstar” olarak adlandırılan tezgâhlarda kadınlara dokuma öğretilerek meslek kazandırıldığını ve bunun bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı oluşturduğunu ifade etti.
Özbağ dokumalarının seccade, minder, halı, yastık olmak üzere belli başlı temel modellerden oluştuğunu aktaran Gülçiçek; dokumalarda 12 ila 16 arasında değişen geleneksel renk skalasının kullanıldığını söyledi. Meral Gülçiçek ayrıca ceviz ve soğan kabuğu gibi doğal malzemelerden elde edilen kökboyaların halılara özgün bir kimlik kazandırdığını vurguladı. Dokumalarda kullanılan Türk düğümünün teknik önemine de değinen Gülçiçek, her motifin ve rengin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Meral Gülçiçek son olarak Anadolu kadınının sevinç, hüzün ve umutlarının ilmek ilmek halılara işlendiğini belirtti.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özbağ Dokumacılığı Anadolu Üniversitesi’nde Anlatıldı
Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Fatma Bacı’dan Miras: Özbağ Kirkitli Halı Minder-Yastık Dokumacılığı” söyleşisi gerçekleştirildi.
Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) tarafından düzenlenen “Fatma Bacı’dan Miras: Özbağ Kirkitli Halı Minder-Yastık Dokumacılığı” başlıklı söyleşi, Halkbilim ve Araştırmaları Merkezi Faris Akarsu Konser Salonunda gerçekleştirildi. Söyleşiye TÜDAM Müdürü Doç. Dr. Aysel Kaya, Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nur Manolya Şen Çatalkaya katılım gösterdi.
Söyleşi, Meral Gülçiçek’in hayata geçirdiği projeler hakkında katılımcılara bilgi vermesiyle başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” ünvanı verilen Özbağ halısı dokuma zanaatçısı Meral Gülçiçek, ahilik geleneğinin piri Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı’dan miras kalan, Kırşehir’in Özbağ beldesine özgü kirkitli halı, minder ve yastık dokumacılığının tarihsel serüvenini ve teknik inceliklerini katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasında, Özbağ’da geçmişte neredeyse her evde bir halı tezgâhı bulunduğunu belirten Gülçiçek; yörede “ıstar” olarak adlandırılan tezgâhlarda kadınlara dokuma öğretilerek meslek kazandırıldığını ve bunun bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı oluşturduğunu ifade etti.
Gülçiçek: “Anadolu kadınının sevinç, hüzün ve umutları ilmek ilmek halılara işleniyor”
Özbağ dokumalarının seccade, minder, halı, yastık olmak üzere belli başlı temel modellerden oluştuğunu aktaran Gülçiçek; dokumalarda 12 ila 16 arasında değişen geleneksel renk skalasının kullanıldığını söyledi. Meral Gülçiçek ayrıca ceviz ve soğan kabuğu gibi doğal malzemelerden elde edilen kökboyaların halılara özgün bir kimlik kazandırdığını vurguladı. Dokumalarda kullanılan Türk düğümünün teknik önemine de değinen Gülçiçek, her motifin ve rengin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Meral Gülçiçek son olarak Anadolu kadınının sevinç, hüzün ve umutlarının ilmek ilmek halılara işlendiğini belirtti.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Kaynak: AnaHaber
En Çok Okunan Haberler