SON DAKİKA
Hava Durumu

#Anadolu Üniversitesi

Porsuk Haber Ajansı - Anadolu Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu Haber

Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında, ETİ ana sponsorluğunda düzenlediği Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, üçüncü gününde de kentin dört bir yanında birbirinden renkli etkinliklerle devam etti. Festivalin önemli duraklarından Sümerpark, gün boyunca sanat, tasarım, müzik ve farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de festival alanını ziyaret ederek sanatçılar ve gençlerle bir araya geldi. Sümerpark’a gelen Başkan Ayşe Ünlüce, festival alanını gezerek stantları tek tek ziyaret etti. Sanatçılarla ve gençlerle sohbet eden Başkan Ünlüce, “Sanatın, müziğin, tiyatronun ve birbirinden renkli etkinliklerin Porsuk’un kıyısında buluştuğu bu güzel atmosferi her yaştan birlikte yaşadık. Her köşesinde başka bir etkinliğin, başka bir heyecanın olduğu festival alanımızda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjisi bizleri çok mutlu etti.” ifadelerini kullandı. GENÇLERİN YARATICILIĞI TASARIM PAZARI’NDA BULUŞTU Festival alanının dikkat çeken etkinliklerinden biri, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla oluşturulan Tasarım Pazarı oldu. Genç tasarımcıların kendi fikirleri ve emekleriyle hazırladıkları özgün ürünlerin yer aldığı stantlar, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Tasarım, yaratıcılık ve özgünlüğün ön plana çıktığı pazar, gençlerin üretimlerini sanatseverlerle buluştururken festival alanına da renk kattı. Tasarım Pazarı, festivalin cumartesi ve pazar günlerinde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. ATIK METALLER SANATA DÖNÜŞÜYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen sanat çalıştayları ise sanat ve çevre duyarlılığını aynı çatı altında buluşturdu. “Atıktan Sanata Heykel Atölyesi” ve “Baycan Dalga Atölyesi” kapsamında Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü mezunları Mücahit Diyar Ariz, Işıl Afacan, Niyazi Kerem Bengi, Üveys Kınay ve Mustafa Tuğrul, ilk günden eserlerini şekillendirmeye başladı. Eskişehir’in sokaklarından ve atık alanlarından toplanan hurda metallerin kullanıldığı çalıştayda sanatçılar, atık malzemeleri canlı performans eşliğinde özgün heykellere dönüştürüyor. Türkiye’de atık metal malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen heykel çalıştaylarının sayısının oldukça sınırlı olması, projeyi sanat ve çevre hareketi açısından dikkat çekici ve ilham verici bir çalışma haline getiriyor. “POPULOUS” SÜMERPARK’TA SANATLA HAYAT BULDU Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Populous” sergisi de Sümerpark’ın dikkat çeken çalışmalarından biri oldu. Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çimenci danışmanlığında Heykel Bölümü öğrencileri Selin Varol, Ergün Efe Günönü, Banu Tuğçe Öztopaç, Etem Aka Sözbilir, Deniz Aydın ve Erim Can’ın hazırladığı seçki, kentin simgesi Porsuk Nehri ile Porsuk kıyısındaki doğanın kent yaşamındaki yansımalarını çağdaş sanat aracılığıyla görünür kılıyor. Serginin adı da özel bir kelime oyunundan doğuyor. İngilizcede “kalabalık” ve “topluluk” anlamına gelen Populous, Porsuk kıyısında sosyalleşen kent halkını temsil ederken, kelimenin Latince kökeni Populus ise “kavak ağacı” anlamına geliyor. Genç heykeltıraşların Sümerpark’ın farklı noktalarına yerleştirdiği eserler, Porsuk kıyısındaki kavak ağaçlarını ve bu alanda bir araya gelen insan topluluklarını çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor. “NEHİR ŞÖVALELERİ” PORSUK KIYILARI TUVALE DÖNÜŞTÜ Uluslararası sanat çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Nehir Şövaleleri” etkinliğinde ise yerli ve yabancı sanatçılar, Porsuk Nehri kıyısında kurdukları şövalelerde eserlerini ortaya çıkarmaya başladı. Birleşik Krallık’tan Andrew Smith ve Simon J. Houlton, Rusya’dan Ekaterina Dunaeva, İtalya’dan Giulia Tosco, Mısır’dan Maha Sabry, Finlandiya’dan Petri Hilden, Romanya’dan Tudor Serbanescu, Hindistan’dan Ritu Aggarwal, Ritu Singh Panday, Sanju Jain, Shikha Gupta, Shilpa Kishore Patole, Shraddha Panday ve Sujata Vijay Achrekar’ın yanı sıra Türkiye’den Barış Özyurt, Bora Uluyol, Doğa Deniz Güler, Ece Zeber, Seyit Kurban ve Ülkü Usta çalıştaya katıldı. Farklı ülkelerden sanatçıların Porsuk’un doğal ve kent yaşamıyla iç içe atmosferini tuvallerine yansıttığı çalışma, festivalin uluslararası sanat boyutunu da güçlendirdi. SÜMERPARK’TA RED BULL HAREKETLİLİĞİ Sümerpark’taki festival deneyimine Red Bull aktivasyonları da renk kattı. Gün boyunca gerçekleştirilen dinamik etkinlikler, katılımcılara farklı deneyim ve etkileşim alanları sunarken festival alanındaki hareketliliği artırdı. GÜN BOYU MÜZİK KEYFİ Sümerpark’ta gün boyunca müzik de festival coşkusuna eşlik etti. Cengohaus DJ’leri Eren Coşan ve Furkan Boran, performanslarıyla katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. Ardından Efe Yılmaz ve Olgun Koçak mini konserleriyle festival alanını hareketlendirirken, Soup Opera da sahne alarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. İSKELE26’DA NEHİR SOHBETLERİ VE SİNEMA GECESİ Festivalin bir diğer önemli buluşma noktası olan İskele26 da gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaptı. Nehir Sohbetleri kapsamında oyuncu Tansu Biçer, Eskişehir ve kentle ilgili anılarını katılımcılarla paylaşarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir diğer söyleşide ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Çalışma Grubu’ndan Batuhan Bayram ve Merve Özkiremitçi, Porsuk Nehri’nin kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek iklim krizi ve çevresel sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. İskele26’da ayrıca “Suare” adlı doğaçlama tiyatro oyunu sahnelenirken, Nehir Sineması kapsamında “Bildiğin Gibi Değil” filmi izleyiciyle buluştu. Filmin ardından yönetmen Vuslat Saraçoğlu ile gerçekleştirilen söyleşiyle sinemaseverler keyifli bir akşam yaşadı. “NORA 2” OYUNU SAHNELENDİ Diğer yandan festival kapsamında Sanat ve Kültür Merkezi de (Opera) tiyatroseverleri ağırladı. Bahçe Galata’nın “Nora 2” adlı oyunu sanatseverle eşsiz anlar yaşattı.

Rektör Adıgüzel’den ESOGÜ Rektörü Gümüşsoy’a Hayırlı Olsun Ziyareti Haber

Rektör Adıgüzel’den ESOGÜ Rektörü Gümüşsoy’a Hayırlı Olsun Ziyareti

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi(ESOGÜ) Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç, ESOGÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir ve Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan da yer aldı. Rektör Adıgüzel ziyaret kapsamında Rektör Gümüşsoy’a yeni görevinin hayırlı olmasını dileyerek çalışmalarında başarılar temennisinde bulundu. Ziyarette ayrıca Eğitimi Destekleme Vakfı(EDEV) aracılığıyla gerçekleştirilen bağışa ilişkin hazırlanan bağış sertifikası, Rektör Adıgüzel tarafından Prof. Dr. Gümüşsoy’a takdim edildi. Görüşmede Anadolu Üniversitesi ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi arasındaki mevcut iş birliklerinin yanı sıra önümüzdeki dönemde eğitim, araştırma ve topluma katkı alanlarında gerçekleştirilebilecek ortak çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. İki üniversite arasında gerçekleştirilebilecek çalışmaların yanı sıra yükseköğretim alanında Eskişehir’e katkı sağlayacak ortak projeler de değerlendirildi. Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, nazik ziyaretinden ve bağış sertifikasının takdiminden dolayı Rektör Adıgüzel’e teşekkür ederek yeni görev döneminde gerçekleştirilecek çalışmalara ilişkin iyi dileklerini paylaştı. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Anadolu Üniversitesi İkinci Üniversite Başvuruları Başladı Haber

Anadolu Üniversitesi İkinci Üniversite Başvuruları Başladı

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İkinci Üniversite kapsamında 2026-2027 öğretim yılı başvuruları başladı. Farklı bir alanda eğitim almak, mevcut bilgi ve becerilerini geliştirmek veya ikinci bir diploma edinmek isteyen öğrenciler ve mezunlar, sınavsız olarak Açıköğretim Fakültesinin sunduğu programlara başvurabiliyor. Yükseköğretim kurumlarının örgün veya uzaktan eğitim programlarında öğrenim gören ya da mezun olan adaylar, İkinci Üniversite kapsamında herhangi bir sınava girmeden programlara kayıt yaptırabiliyor. Geleceğin alanlarına yönelik iki yeni program Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde teknoloji alanındaki gelişmelere yönelik eğitim fırsatları da İkinci Üniversitenin öne çıkan seçenekleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda 2026-2027 öğretim yılında İkinci Üniversite ile öğrenci kabul eden yeni programlardan Yapay Zekâ Destekli Kodlama Önlisans Programı ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı Önlisans Programı, farklı alanlarda eğitim alan veya kariyerini teknoloji ekseninde geliştirmek isteyen adaylara yeni fırsatlar sunuyor. Açıköğretim Fakültesi bünyesinde İkinci Üniversite kapsamında öğrenci kabul eden Yapay Zekâ Destekli Kodlama Önlisans Programı, yapay zekâ teknolojilerinin yazılım geliştirme süreçlerinde etkin kullanımına yönelik bilgi ve becerilerin kazandırılmasını amaçlıyor. Program, yapay zekâ araçlarından yararlanarak kodlama yapabilen ve dijital teknolojilere uyum sağlayabilen nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı Önlisans Programı ise veri analizi, bilgi tasarımı ve görsel iletişim alanlarını bir araya getiriyor. Program kapsamında öğrencilerin verileri analiz etme, anlamlandırma ve etkili biçimde görselleştirme becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Veri odaklı karar alma süreçlerinin önem kazandığı günümüzde program, farklı disiplinlerden gelen öğrencilerin yeni bir uzmanlık alanı edinmelerine imkân sağlıyor. Farklı alanlarda 49 program seçeneği İkinci Üniversite kapsamında öğrencilere ve mezunlara farklı alanlarda eğitim alma imkânı sunuluyor. Açıköğretim Fakültesinde 29 önlisans ve 20 lisans olmak üzere toplam 49 program bulunuyor. Teknoloji, iletişim, yönetim, sosyal bilimler, sağlık, turizm ve lojistik gibi farklı alanlarda sunulan programlar sayesinde adaylar ilgi ve kariyer hedeflerine uygun bir eğitim alanı seçebiliyor. İkinci Üniversitenin sunduğu esnek eğitim yapısıyla öğrenciler, seçmeli dersler ve mikro yeterlilikler sayesinde eğitimlerini kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirebiliyor. Farklı alanlardan dersler seçerek bilgi ve becerilerini geliştirebilen öğrenciler, mikro yeterliliklerle belirli alanlarda yetkinlik kazanma fırsatı buluyor. Bu yapı, öğrencilerin kendi ilgi alanlarına ve kariyer hedeflerine yön vermelerine katkı sağlıyor. Önlisans düzeyinde Acil Durum ve Afet Yönetimi, Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgisayar Programcılığı, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Dış Ticaret, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İnsan Kaynakları Yönetimi, İşletme Yönetimi, Kültürel Miras ve Turizm, Lojistik, Marka İletişimi, Medya ve İletişim, Sosyal Medya Yöneticiliği, Tarım Teknolojisi ve Web Tasarımı ve Kodlama gibi programlar yer alıyor. Lisans düzeyinde ise Görsel İletişim Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Sağlık Yönetimi, Yönetim Bilişim Sistemleri, İktisat, İşletme, Maliye, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik gibi program seçenekleri sunuluyor. İkinci Üniversite sayesinde hâlihazırda bir yükseköğretim programında eğitimine devam eden öğrenciler, mevcut eğitimlerinin yanında farklı bir alanda ikinci bir diploma hedefleyebilirken üniversite mezunları da ilgi duydukları veya mesleki gelişimlerine katkı sağlayacağını düşündükleri yeni bir alanda eğitim alma fırsatı bulabiliyor. Başvurular 19 Ekim’e kadar devam edecek Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İkinci Üniversite kapsamında çevrim içi başvuru ve kayıt işlemleri 17 Ağustos-19 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Adayların e-Devlet üzerinden başvuru işlemlerini yapabilmeleri için öğrenim bilgilerinin YÖKSİS sisteminde güncel olması gerekiyor. İkinci Üniversite kapsamında programlara ilişkin ayrıntılı bilgilere ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu İtalya'da Türkiye'yi Temsil Etti Haber

Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu İtalya'da Türkiye'yi Temsil Etti

Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Dansları Topluluğu, İtalya'nın Rimini kentinde düzenlenen "Cultural Dialogue on the Same Stage – 6th Edition" Uluslararası Halk Dansları ve Müzik Festivali'ne katılarak Türkiye'yi başarıyla temsil etti. Topluluk, sergilediği halk dansları gösterileriyle Anadolu'nun köklü kültürel mirasını uluslararası izleyicilerle buluştururken farklı kültürlerden katılımcılarla dostluk ve kültürel etkileşimin güçlenmesine katkı sundu. Anadolu'nun kültürel mirası uluslararası sahneye taşındı Festival kapsamında sahne alan Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu, Türkiye'nin farklı yörelerine ait halk oyunlarını başarıyla icra etti. Gösteriler aracılığıyla yalnızca geleneksel halk dansları sergilenmekle kalınmadı, aynı zamanda Anadolu'nun kültürel zenginliği, misafirperverliği ve ortak yaşam kültürü de uluslararası platformda tanıtıldı. Farklı ülkelerden gelen halk dansları topluluklarıyla bir araya gelen ekip, kültürler arası diyaloğun gelişmesine katkı sağlayan etkinliklerde yer aldı. Roma Büyükelçiliğine ziyaret gerçekleştirildi İtalya'daki kültürel temsil programı kapsamında Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi heyeti Roma'da Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğini ziyaret ederek Birinci Müsteşar Tuna Yücel Modrak ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette merkezin yürüttüğü kültürel ve akademik çalışmalar, uluslararası festivaller aracılığıyla sürdürülen kültür elçiliği faaliyetleri ve İtalya'daki temsil süreci hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret sırasında Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel'in selamları ile üniversitenin hediyeleri de Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Prof. Oytun Eren tarafından Birinci Müsteşar Tuna Yücel Modrak'a takdim edildi. Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, uluslararası etkinliklerde gerçekleştirdiği çalışmalarla Anadolu'nun somut olmayan kültürel mirasını dünya sahnesine taşımaya, farklı kültürler arasında dostluk ve iş birliğini güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Anadolu Üniversitesi'nde Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Bilimle Değer Kazanıyor Haber

Anadolu Üniversitesi'nde Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Bilimle Değer Kazanıyor

Anadolu Üniversitesi, bilimsel araştırmaları uygulamaya dönüştüren çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma ve Uygulama Alanını hayata geçirdi. Bitki, İlaç ve Bilimsel Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (AÜBİBAM) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında; tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesinden elde edilen ürünlerin işlenmesine, Ar-Ge faaliyetlerinden standardize ürün geliştirilmesine kadar uzanan bütüncül bir üretim modeli oluşturuluyor. Anadolu Üniversitesi bu modelle yalnızca bilimsel araştırmalara katkı sunmayı değil, katma değeri yüksek ürünler geliştirerek bölgesel kalkınmaya destek olmayı, öğrencilerine uygulamalı eğitim imkânı sağlamayı ve üniversite markasıyla yeni ürünler geliştirmeyi hedefliyor. Tarım Arazileri Bilimsel Araştırmalar İçin Değerlendiriliyor Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 2024 yılının aralık ayında Eskişehir'in Çukurhisar Yeni Mahallesi'nde bulunan üniversiteye ait tarım arazilerinin daha etkin değerlendirilmesi kararı alındı. Bu doğrultuda çalışmaların yürütülmesi görevi AÜBİBAM'a verildi. Üniversite bünyesinde Ziraat Fakültesi bulunmaması nedeniyle mevcut arazilerin klasik tarımsal üretim anlayışıyla değil, bilimsel araştırmaları destekleyecek bir yaklaşımla değerlendirilmesi planlandı. Böylece alan "Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma ve Uygulama Alanı" olarak yapılandırılarak AÜBİBAM'ın yürüttüğü araştırmalarla entegre bir şekilde kullanılmaya başlandı. Bu sürecin en önemli adımlarından biri ise Anadolu Üniversitesi ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi arasında gerçekleştirilen iş birliği oldu. İki üniversite arasında 2025 yılının nisan ayında imzalanan protokolle üniversite arazilerinde tıbbi ve aromatik bitki yetiştirilmesi, yetiştirilen ürünlerin işlenmesi ve değerlendirilmesi konusunda ortak çalışma zemini oluşturuldu. Yaklaşık 20 dönümlük alan araştırma ve uygulama faaliyetlerine ayrılırken ilk aşamada sulama, arazi düzenleme ve üretim altyapısına yönelik hazırlıklar tamamlandı. Deneme çalışmaları ve ön hazırlıkların ardından 2026 yılı itibarıyla ilk ekimler gerçekleştirildi. Bitki Seçiminde Bilimsel ve Ekonomik Kriterler Esas Alındı Araştırma ve uygulama alanında yetiştirilecek bitki türleri belirlenirken yalnızca tarımsal verim değil; bölgenin iklim koşulları, toprak yapısı ve ekonomik potansiyeli de dikkate alındı. Bu kapsamda Eskişehir'in ekolojik koşullarına uyum sağlayabilecek, aynı zamanda ülke ekonomisine katkı sunabilecek tıbbi ve aromatik bitki türleri tercih edildi. İlk etapta tek yıllık ve çok yıllık bitkilerden oluşan yaklaşık 20 bin fide üretim alanına dikildi. Çalışmalar ilerledikçe hem bitki çeşitliliğinin artırılması hem de farklı türlerin bölge koşullarındaki performanslarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi planlanıyor. Hedef Katma Değerli Ürün Geliştirmek Araştırma ve uygulama alanında yürütülen çalışmalar yalnızca bitki yetiştiriciliğiyle sınırlı tutulmuyor. Hasat edilen bitkisel materyallerin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik projeler de eş zamanlı olarak yürütülüyor. AÜBİBAM bünyesinde bulunan pilot üretim ve analiz altyapısı sayesinde bitkisel ham maddeler distilasyon, ekstraksiyon, ileri düzey ayrıştırma ve saflaştırma süreçlerinden geçirilerek farklı kullanım alanlarına uygun ürünlere dönüştürülebiliyor. Üretilen materyaller kalite analizlerinden geçirilirken standardizasyon ve sertifikasyon süreçleri de yine üniversite bünyesinde yürütülebiliyor. Bu sayede kimyasal ilaç kullanılmadan elde edilen bitkisel materyallerden, özellikle gıda ve sağlık alanlarında değerlendirilebilecek güvenilir ve kaliteli ürünlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece araştırma sonuçlarının yalnızca akademik yayın olarak kalmayıp ekonomik değere dönüşmesi de amaçlanıyor. Araştırma Alanı Öğrenciler İçin Uygulama Laboratuvarı Olacak Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma ve Uygulama Alanı yalnızca araştırmacılar için değil, öğrenciler için de önemli bir uygulama merkezi niteliği taşıyor. Alanın faaliyete geçmesiyle birlikte yetiştirilen bitkilerden yeni ürün geliştirilmesine yönelik bilimsel projeler oluşturulmaya başlanırken lisans ve lisansüstü öğrencilerinin bu projelerde görev alabilmesi planlanıyor. Öğrenciler; yetiştirme süreçlerinden hasada, bitkisel materyalin işlenmesinden ürün geliştirme çalışmalarına kadar birçok aşamada uygulamalı deneyim kazanma fırsatı bulacak. Bunun yanı sıra uygulama alanında staj faaliyetleri yürütülmesi ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin ortak araştırmalar gerçekleştirmesi de hedefleniyor. Böylece alanın, üniversite bünyesinde disiplinler arası araştırmaları destekleyen önemli bir merkez hâline gelmesi amaçlanıyor. Bölge Üreticileri İçin Örnek Uygulamalar Geliştirilecek Tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını belirten yetkililer; yeterli bilgiye sahip olmadan yapılan üretim girişimlerinin hem ekonomik kayıplara hem de yanlış uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına neden olabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle araştırma ve uygulama alanında elde edilecek bilgi birikiminin yalnızca üniversite bünyesinde kalmaması, bölge üreticileriyle de paylaşılması hedefleniyor. Üreticilere yönelik bilgilendirme faaliyetleri düzenlenmesi, doğru üretim modellerinin tanıtılması ve ekonomik değeri yüksek yeni bitki türlerine ilişkin farkındalık oluşturulması planlanıyor. Bu yönüyle araştırma alanının hem bilimsel bilgi üreten hem de bölgesel kalkınmayı destekleyen örnek bir uygulama merkezi olması amaçlanıyor. Üniversite Markasıyla Geliştirilen Ürünler Hedefleniyor Araştırma ve uygulama alanında yürütülen çalışmaların bundan sonraki aşamasını; hasat edilen ürünlerin işlenmesi, Ar-Ge süreçlerinin yürütülmesi, paketlenmesi ve ticarileştirilmesi oluşturacak. Anadolu Üniversitesi, standardize ürün formatı oluşturarak sürdürülebilir kalite anlayışıyla üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilecek ürünlerin hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Uzun vadede ise Anadolu Üniversitesi markasını taşıyan tıbbi ve aromatik bitki ürünlerinin üniversite bünyesinde satışa sunularak öğrencilere, akademik ve idari personele doğrudan ulaştırılması hedefleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların ekonomik değere dönüşmesini sağlayan örnek bir üniversite modeli oluşturulması amaçlanıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet Haber

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet

Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinasyon Birimi tarafından, Eskişehir’in tarihsel, kültürel, toplumsal ve ekonomik mirasının bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınmasını hedefleyen “Eskişehir Belleği” Çağrılı Araştırma Projesi başvuruları başladı. Üniversitenin bilimsel birikimini kentin hafızasıyla buluşturmayı amaçlayan çağrı kapsamında, Eskişehir’e ilişkin özgün araştırmaların desteklenmesi ve elde edilen bilimsel verilerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bilimin ışığında bir kent hafızası Anadolu Üniversitesi kurulduğu günden bu yana sadece öğrencilerini değil içinde büyüdüğü şehri de geleceğe taşıma gayesini sürdürüyor. Eskişehir plakasından ötürü anlam taşıyan 2026 yılı boyunca 222 bilimsel çalışmanın çağrılı projeye başvuru yapması ve desteklenmesi öngörülüyor. Bu bağlamda makaleler, sempozyumlar, sözlü tarih çalışmaları, dijital arşiv projeleri ve kitaplar aracılığıyla Eskişehir’in hak ettiği bilimsel envanterin çıkarılması hedefleniyor. Proje kapsamında, çok geniş bir yelpazede araştırmalar yürütecek olan Anadolu Üniversitesi’nin güçlü akademik kadrosu ve genç araştırmacıları, adeta bir hafıza işçisi gibi çalışarak Eskişehir’in DNA’sını kâğıda dökmeyi ve dijital dünyaya aktarmayı hedefliyor. Eskişehir, sahip olduğu köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, sanayi geçmişi, spor kültürü, sanat ortamı ve toplumsal yapısıyla Türkiye'nin en özgün kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından başlatılan bu çağrı Eskişehir’in hafızasını bilimsel araştırmalar yoluyla sistematik biçimde belgeleyerek kalıcı bir bilgi birikimine dönüştürmeyi amaçlıyor. Çağrı kapsamında desteklenecek araştırmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasına katkı sağlayacak dijital içerikler üretmesi de hedefleniyor. Böylece araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgi, belge, görsel materyal ve sözlü tarih kayıtlarının “Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu” aracılığıyla erişilebilir hale getirilmesi ve “Eskişehir Kent Belleği Müzesi” koleksiyonlarının geliştirilmesine katkı sunması planlanıyor. Eskişehir'in çok katmanlı belleği bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınacak "Eskişehir Belleği" çağrısı, kentin farklı yönlerini ele alan disiplinlerarası araştırmaları desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda araştırmacılar; Eskişehir'in iktisat tarihi, spor tarihi, sanat tarihi, etnik grupların göç tarihi ve kültürü ile turizmin toplumsal ve kültürel belleğine ilişkin proje önerileri hazırlayabilecek. Projelerde yalnızca yazılı kaynaklardan yararlanılması değil arşiv belgeleri, yerel gazete koleksiyonları, fotoğraf ve görsel materyaller, kurum kayıtları, saha araştırmaları ve sözlü tarih görüşmelerinin bir arada değerlendirilmesi bekleniyor. Böylece Eskişehir'in geçmişine ilişkin bilgi birikiminin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve dijital ortamda korunması hedefleniyor. Kent ekonomisinden emek tarihine uzanan araştırmalar desteklenecek Çağrının ilk araştırma alanını oluşturan iktisat tarihi başlığında, Eskişehir'in sanayileşme süreci, demiryolu kültürü, işçi hareketleri, zanaat gelenekleri, madencilik faaliyetleri, tarımsal üretim ve ticaret hayatına ilişkin çalışmalar desteklenecek. Anadolu–Bağdat Demiryolu'nun kent üzerindeki etkisinden TÜRASAŞ'a uzanan demiryolu sanayi geleneğine, Şeker Fabrikası'nın Cumhuriyet dönemi sanayileşmesindeki rolünden lületaşı üretimine kadar pek çok konu bilimsel araştırmalarla yeniden ele alınabilecek. Bunun yanı sıra Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişimi, girişimcilik ekosistemi, yerel markaların oluşumu, esnaf kültürü ve kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ekonomik geçmişi gibi başlıklar da araştırmaların önemli çalışma alanları arasında yer alıyor. Sanat, spor ve kültürel yaşamın izleri gelecek kuşaklara aktarılacak Çağrı kapsamında Eskişehir'in sanat tarihi de geniş bir perspektifle ele alınacak. Frig uygarlığından günümüze uzanan mimari miras, Odunpazarı evleri, lületaşı ve cam sanatı, müzeler, tiyatro, müzik, sinema ve üniversitenin sanat yaşamına katkıları bilimsel araştırmaların konusu olacak. Spor tarihi başlığında ise Eskişehirspor'un kent kimliğindeki yeri, taraftar kültürü, fabrika spor kulüpleri, amatör spor hareketleri, üniversite sporları, havacılık sporları ve Eskişehir'den yetişen milli sporcuların başarı öykülerinin belgelenmesi amaçlanıyor. Kentin spor kültürünü oluşturan mekânlar, kulüpler ve toplumsal hafıza unsurlarının kayıt altına alınmasıyla spor tarihine önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Göçlerle şekillenen toplumsal hafıza araştırılacak Eskişehir'in tarih boyunca farklı coğrafyalardan aldığı göçlerle oluşan zengin toplumsal yapısı da çağrının önemli araştırma alanlarından birini oluşturuyor. Kırım Tatarları başta olmak üzere Çerkes, Abhaz, Gürcü, Boşnak, Arnavut, Pomak ve diğer toplulukların göç süreçleri, kültürel mirasları, gündelik yaşam pratikleri ve kent yaşamına katkıları bilimsel yöntemlerle incelenecek. Sözlü tarih çalışmalarıyla ilk kuşak göç tanıklarının anlatılarının kayıt altına alınması, aile arşivleri ve kültürel miras unsurlarının belgelenmesi sayesinde Eskişehir'in çok kültürlü yapısının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Turizm ve kent belleği dijital içeriklerle zenginleşecek Çağrının bir diğer önemli başlığını ise Eskişehir'in turizm ve gastronomi belleği oluşturuyor. Frig Vadisi'nden Odunpazarı'na, Sivrihisar'dan Seyitgazi'ne uzanan kültürel mirasın yanı sıra kentin mutfak kültürü, yöresel ürünleri, turizm rotaları, ziyaretçi deneyimleri ve kültürel anlatılar bilimsel araştırmalarla kayıt altına alınacak. Bu kapsamda hazırlanacak projelerin yalnızca akademik bilgi üretmesi değil aynı zamanda dijital veri tabanları, envanterler, kültür rotaları ve uygulamaya dönük içeriklerle Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu'nun zenginleşmesine katkı sağlaması bekleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların toplumla buluşması ve kent belleğinin dijital ortamda sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor. Disiplinlerarası araştırmalar teşvik edilecek Çağrı, tarih, sosyoloji, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık, iktisat, işletme, spor bilimleri, turizm, gastronomi, halkbilim, iletişim ve ilgili diğer alanlardan araştırmacıların disiplinlerarası ekipler oluşturarak ortak çalışmalar yürütmesini teşvik ediyor. Farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini bir araya getirecek projeler sayesinde Eskişehir'in tarihsel ve kültürel mirasının çok yönlü biçimde incelenmesi ve bilimsel literatüre özgün katkılar sunulması amaçlanıyor. Son başvuru 31 Aralık 2026 Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen bu çağrıyla birlikte, kentin geçmişini belgeleyen çalışmaların yalnızca akademik yayınlara dönüşmesi değil; aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasının korunmasına, dijital kent belleğinin güçlendirilmesine ve geleceğe aktarılmasına katkı sağlayacak kalıcı bilimsel kaynaklara dönüşmesi hedefleniyor. 21 Temmuz Salı günü başlayan "Eskişehir Belleği" çağrısı kapsamında proje başvuruları 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Desteklenecek projeler ek süreler dâhil en fazla 18 ayda tamamlanacak, proje bütçesi ise ek bütçe talepleri dâhil en fazla 750 bin TL olacak. Projelerden elde edilen bilimsel çıktıların, proje bitiminden itibaren iki yıl içinde uluslararası indekslerde taranan nitelikli akademik yayınlara dönüştürülmesi bekleniyor. Proje başvurusu ile ilgili ayrıntılı bilgiye bapkoordinasyon.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilir. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Vali Yılmaz, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslararası Öğrencilerle Buluştu Haber

Vali Yılmaz, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslararası Öğrencilerle Buluştu

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi ile Anadolu Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (Anadolu TÖMER) iş birliğinde düzenlenen Türkçe ve Türk Kültürü Yaz Okulu programları kapsamında Eskişehir'de bulunan uluslararası Türkoloji bölümü öğrencileri ile Anadolu Üniversitesinde eğitim gören Sırbistanlı öğrenciler, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ile bir araya geldi. Programa Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'ın yanı sıra Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt, TÖMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Samir Türker, Yaz Okulu Programı Koordinatörü Öğr. Gör. Salih Gümüş ve öğrenciler katıldı. Öğrencilere hitap eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Türkçenin dünyanın en zengin ve köklü dillerinden biri olduğunu belirterek dili öğrendikçe daha çok seveceklerine inandığını ifade etti. Türkçenin güçlü anlatım imkânlarına sahip canlı bir dil olduğunu vurgulayan Vali Yılmaz bu dili öğrenmenin öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Konuşmasında Eskişehir'in eğitim kenti kimliğine de değinen Vali Yılmaz, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile şehrin Türkiye'nin önemli yükseköğretim merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Eskişehir'in tarihî ve kültürel zenginlikleriyle öne çıktığını ifade eden Vali Yılmaz öğrencilerin şehirde bulundukları süre boyunca bu birikimi yakından tanıma fırsatı bulacaklarını dile getirdi. Türk kültürünün köklü bir medeniyet anlayışına sahip olduğunu vurgulayan Vali Yılmaz, Türkiye'nin misafirperverlik geleneğine dikkat çekerek öğrencilerin ülkelerine güzel anılarla döneceklerine ve Türkiye ile güçlü bağlar kuracaklarına inandığını söyledi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise Türkçe ve Türk Kültürü Yaz Okulu'n farklı ülkelerden gelen öğrencilerin Türkçe öğrenmelerinin yanı sıra Türkiye'yi ve Türk kültürünü yakından tanımalarına da önemli katkı sunduğunu belirtti. Anadolu Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda bu tür programları sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Rektör Adıgüzel, programa katılan öğrencilere başarılar dileyerek Eskişehir'den güzel anılarla ayrılmalarını temenni etti.

Anadolu Üniversitesi Türk Kültürünü İspanya'ya Taşıdı Haber

Anadolu Üniversitesi Türk Kültürünü İspanya'ya Taşıdı

Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Dansları Öğrenci Topluluğu, İspanya'nın Burgos kentinde gerçekleştirilen 48. Uluslararası Burgos Halk Dansları Festivali'ne (Festival Internacional de Folclore Ciudad de Burgos) katılarak Türkiye'yi ve Anadolu Üniversitesini uluslararası alanda başarıyla temsil etti. 14-18 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak, dans eğitmeni Dr. Mustafa Uluyol ve Türk Halk Müziği Orkestra Şefi Hasan Uğur Önlü yönetiminde canlı müzik eşliğinde halk dansları gösterileri sundu. Anadolu'nun zengin kültürel mirasını yansıtan gösteriler festival izleyicileri tarafından ilgiyle takip edilirken topluluk performansıyla büyük beğeni kazandı. Festival süresince gerçekleştirilen sahne gösterilerinin yanı sıra kortej yürüyüşleri ve kültürel etkinliklerde de yer alan Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu, Türk kültürünün özgün örneklerini uluslararası katılımcılarla buluşturdu. Topluluk geleneksel dansları, kostümleri ve sahne performansıyla Türkiye'nin kültürel zenginliğini başarıyla tanıttı. Festival dünyanın farklı ülkelerinden halk dansları topluluklarını bir araya getirerek kültürler arası etkileşime ve geleneksel değerlerin yaşatılmasına katkı sağlıyor. Uluslararası kültürel iş birliklerine katkı sunan organizasyonda Anadolu Üniversitesi yalnızca sanatsal bir performans sergilemekle kalmayıp kültürler arasında dostluk ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesine de katkı sağladı. Topluluğun festivaldeki başarılı temsili Anadolu Üniversitesinin kültürel mirasın korunması ve dünyaya tanıtılması yönündeki çalışmalarının önemli örneklerinden biri olarak öne çıktı. Kaynak: AnaHaber

Gökkuşağı Kafe 15 Yıldır Hayatlara Dokunuyor Haber

Gökkuşağı Kafe 15 Yıldır Hayatlara Dokunuyor

Tepebaşı Belediyesi tarafından 13 Temmuz 2011’de hayata geçirilen Gökkuşağı Kafe; özel gereksinimli bireylerin eğitimden üretime, sosyalleşmeden istihdama uzanan yolculuklarına 15 yıldır eşlik ediyor. Kuruluşundan bu yana 78 özel bireyin yararlandığı merkezde eğitim alan 24 kursiyer çalışma yaşamına katılırken, 16 genç de geleceğe hazırlanmayı sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesinin insan odaklı sosyal belediyecilik anlayışının örnek projelerinden olan Gökkuşağı Kafe, 15’inci yaşını kutluyor. Özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşamda aktif, üretken ve bağımsız bireyler olarak yer almalarını desteklemek amacıyla kurulan merkez, geçen 15 yılda pek çok başarı hikâyesine ev sahipliği yaptı. Özel gereksinimli bireyler; merkezde servis hizmetleri, müşteri iletişimi, ekip çalışması, iş disiplini ve çalışma yaşamının gerektirdiği mesleki becerileri deneyimleyerek öğreniyor. Eğitimler sayesinde kursiyerlerin kişisel gelişimleri desteklenirken sosyal yaşama ve istihdama katılımlarının da önü açılıyor. 24 Kursiyer Çalışma Yaşamına Katıldı Gökkuşağı Kafe’den, kuruluşundan bu yana 78 özel gereksinimli birey yararlandı. Merkezde eğitimlerini tamamlayan 24 kursiyer çalışma hayatına kazandırılırken bu gençlerden 2’si, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) aracılığıyla kamu kurumlarında istihdam edildi. Merkezde bugün 16 genç, mesleki ve kişisel gelişimlerine yönelik eğitimlerini sürdürerek çalışma yaşamına hazırlanıyor. Elde edilen her istihdam başarısı; yalnızca bir işe yerleşmeyi değil fırsat eşitliğinin, emeğin ve kararlılığın somut bir kazanıma dönüşmesini de temsil ediyor. Eğitimden İstihdama Güçlü İş Birlikleri İŞKUR ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Servis Elemanlığı ve Aşçı Yardımcılığı projeleri, kursiyerlerin mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine önemli katkılar sundu. Uygulamalı eğitimlerle iş yaşamının gerektirdiği sorumlulukları deneyimleyen kursiyerler, istihdama giden yolda önemli kazanımlar elde etti. Gökkuşağı Kafe, 15 yıldır yalnızca kursiyerlerin değil, ailelerinin de yanında yer aldı. Özel gereksinimli bireylerin üretkenliklerini ortaya koyabilecekleri fırsatlar sunan merkez, toplumsal farkındalığın gelişmesine ve engellerin birlikte aşılabileceğinin gösterilmesine katkı sağladı. Başkan Ataç: “Fırsat Verildiğinde Neleri Başarabileceklerini Gördük” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Gökkuşağı Kafe’nin 15’inci yılı dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Gökkuşağı Kafe’yi 15 yıl önce kurarken amacımız, özel gereksinimli bireylerin yaşamın kıyısında değil, tam merkezinde yer almalarını sağlamaktı. Onların eğitim almalarını, üretmelerini, kendi ayakları üzerinde durmalarını ve çalışma hayatına güvenle katılmalarını istedik. Geçen yıllar bize bir kez daha gösterdi ki gençlerimize doğru eğitim, güven ve fırsat sunulduğunda başaramayacakları hiçbir şey yok.” Başkan Ataç, Gökkuşağı Kafe’de elde edilen sonuçların sosyal belediyeciliğin insan yaşamında oluşturduğu değişimi ortaya koyduğunu belirtek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar 78 özel gereksinimli bireyimizin yaşamına dokunduk. Eğitimlerini tamamlayan 24 kursiyerimizin çalışma hayatına katılması, 2 gencimizin EKPSS aracılığıyla kamu kurumlarında istihdam edilmesi bizim için çok kıymetli. Bugün de 16 gencimiz burada eğitimlerini sürdürüyor. Bu rakamların her birinin ardında emek, umut, sabır ve büyük bir mücadele var. Elde edilen her başarı, yalnızca gençlerimizin değil, ailelerinin ve hepimizin ortak mutluluğudur.” “Engelsiz Bir Yaşamı Birlikte Kuracağız” Özel gereksinimli bireylerin yaşamın her alanına eşit biçimde katılmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Ataç, sözlerini şöyle tamamladı: “Burada edinilen her beceri, kurulan her dostluk ve çalışma yaşamına atılan her adım, geleceğe duyduğumuz umudu büyütüyor. Tepebaşı’nda daha eşit, kapsayıcı ve engelsiz bir yaşamı hep birlikte kurmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.