Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Leyla Usta’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde alevilerle ilgili sözleri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 09.01.2026 16:28
Haber Güncellenme Tarihi: 09.01.2026 16:38
Kaynak:
Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Leyla Usta’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde alevilerle ilgili sözleri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Eskişehir HABEV Başkanı Avukat Ufuk Uysal tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;
"Meclis çatısı altında sarf edilen ayrıştırıcı ifadeler, toplumsal barışın en büyük güvencesi olan kardeşlik hukukuna vurulmuş ağır bir darbedir. AK Parti Milletvekili Sayın Leyla Usta’nın Suriye’deki iç savaş ve trajediler üzerinden kurduğu kıyaslama ve Alevi toplumunu hedef alan söylemleri, sadece bir siyasi gaf değil, aynı zamanda bu toprakların kadim kültürüne yönelik derin bir hürmetsizliktir.
İnançlar yarıştırılamaz, Acılar Kıyaslanamaz. İnançlar Üzerinden Hiyerarşi Kurulamaz. Ayrıştırıcı dilin, toplumsal birlikteliğe ve barışa zarar vereceği bilincine sahip olunarak cümleler kurulması gerekir.
Aleviler bu ülkenin asli unsurudur. Aleviler, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin “Aslanla ceylanın kardeşliği felsefesini ve öğretisini benimsemiştir. bunu da yaşatma ve sağlama çabasındadırlar.”
Bu felsefe; Aleviliğin temel düsturu olan "İncinsen de incitme" ilkesinin somutlaşmış halidir. Güçlü olanın zayıf olanı ezmediği, sömürünün, her türlü şiddetin ve katliamların son bulduğu bir dünya idealini anlatır.
Aleviler, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin tüm varlıkların bir arada, sevgi ve hoşgörü bağlamında yaşayabileceğini savunur.
Aleviler, tüm müslümanlar dahil, dil, din, ırk ayırımı gözetmeksizin, tüm insanlığın uğradığı haksızlıklara ve katliamlarına karşıdır. Bunun aksini hiç kimse ispat edemez ve hiç kimse iddia da edemez.
Alevi toplumu; inançları, kültürleri ve bin yıllık birikimleriyle bu toprakların ayrılmaz bir parçasıdır. Onların güvenliği ve hakları üzerinden yapılan her tartışma, aslında ortak yaşam irademize yöneltilmiş bir tehdittir.
Siyaset sorumluluk ve dikkat gerektirir. Vekillerin görevi, vatandaşlar arasında "biz ve onlar" ayrımı yapmak değil, her bir bireyin kendisini bu ülkede eşit ve güvende hissetmesini sağlamaktır. İnançları birer siyasi koz veya eleştiri malzemesi haline getirmek, toplumsal dokuyu zedeler.
Hangi inançtan olursa olsun, bir insanın yaşam hakkı üzerinden "neden ses çıkarıyorsunuz?" sorusunu sormak, vicdani ve ahlaki bir tutum değildir. Mezhepçi bir perspektifle yapılan bu açıklamalar, toplumsal barışın harcı olan hoşgörü ve kardeşlik iklimine zarar vermektedir. Kabul edilmesi mümkün olmayan bu dilin terk edilmesi; birleştirici, kucaklayıcı ve eşit yurttaşlık temelinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü ile örtüşen bir siyasi üslubun benimsenmesi Türkiye’nin geleceği için bir zorunluluktur.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Aleviler Bu Ülkenin Asli Unsurudur!
Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Leyla Usta’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde alevilerle ilgili sözleri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Leyla Usta’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde alevilerle ilgili sözleri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Eskişehir HABEV Başkanı Avukat Ufuk Uysal tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;
"Meclis çatısı altında sarf edilen ayrıştırıcı ifadeler, toplumsal barışın en büyük güvencesi olan kardeşlik hukukuna vurulmuş ağır bir darbedir. AK Parti Milletvekili Sayın Leyla Usta’nın Suriye’deki iç savaş ve trajediler üzerinden kurduğu kıyaslama ve Alevi toplumunu hedef alan söylemleri, sadece bir siyasi gaf değil, aynı zamanda bu toprakların kadim kültürüne yönelik derin bir hürmetsizliktir.
İnançlar yarıştırılamaz, Acılar Kıyaslanamaz. İnançlar Üzerinden Hiyerarşi Kurulamaz. Ayrıştırıcı dilin, toplumsal birlikteliğe ve barışa zarar vereceği bilincine sahip olunarak cümleler kurulması gerekir.
Aleviler bu ülkenin asli unsurudur. Aleviler, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin “Aslanla ceylanın kardeşliği felsefesini ve öğretisini benimsemiştir. bunu da yaşatma ve sağlama çabasındadırlar.”
Bu felsefe; Aleviliğin temel düsturu olan "İncinsen de incitme" ilkesinin somutlaşmış halidir. Güçlü olanın zayıf olanı ezmediği, sömürünün, her türlü şiddetin ve katliamların son bulduğu bir dünya idealini anlatır.
Aleviler, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin tüm varlıkların bir arada, sevgi ve hoşgörü bağlamında yaşayabileceğini savunur.
Aleviler, tüm müslümanlar dahil, dil, din, ırk ayırımı gözetmeksizin, tüm insanlığın uğradığı haksızlıklara ve katliamlarına karşıdır. Bunun aksini hiç kimse ispat edemez ve hiç kimse iddia da edemez.
Alevi toplumu; inançları, kültürleri ve bin yıllık birikimleriyle bu toprakların ayrılmaz bir parçasıdır. Onların güvenliği ve hakları üzerinden yapılan her tartışma, aslında ortak yaşam irademize yöneltilmiş bir tehdittir.
Siyaset sorumluluk ve dikkat gerektirir. Vekillerin görevi, vatandaşlar arasında "biz ve onlar" ayrımı yapmak değil, her bir bireyin kendisini bu ülkede eşit ve güvende hissetmesini sağlamaktır. İnançları birer siyasi koz veya eleştiri malzemesi haline getirmek, toplumsal dokuyu zedeler.
Hangi inançtan olursa olsun, bir insanın yaşam hakkı üzerinden "neden ses çıkarıyorsunuz?" sorusunu sormak, vicdani ve ahlaki bir tutum değildir. Mezhepçi bir perspektifle yapılan bu açıklamalar, toplumsal barışın harcı olan hoşgörü ve kardeşlik iklimine zarar vermektedir. Kabul edilmesi mümkün olmayan bu dilin terk edilmesi; birleştirici, kucaklayıcı ve eşit yurttaşlık temelinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü ile örtüşen bir siyasi üslubun benimsenmesi Türkiye’nin geleceği için bir zorunluluktur.
Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz."
En Çok Okunan Haberler