SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ufuk Uysal

Porsuk Haber Ajansı - Ufuk Uysal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ufuk Uysal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Unutursak Kül Oluruz" Etkinliğine Yoğun Katılım Haber

"Unutursak Kül Oluruz" Etkinliğine Yoğun Katılım

Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve iki otel çalışanı, katliamın 33. yıl dönümünde Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen programla anıldı. "Unutursak Kül Oluruz" başlığıyla gerçekleştirilen anma etkinliği, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi'nde yoğun katılımla düzenlendi. Odunpazarı Belediyesi'nin, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ile Eskişehir Hacı Bektaş Veli Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde düzenlediği programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Duygusal anların yaşandığı programda, Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenlerin anıları müzik dinletileri ve görsel sunumlarla yaşatıldı. Katılımcılar, katliamda yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunurken salonda hüzün hâkim oldu. Anma programında sahne alan Manidar Grubu, seslendirdiği deyiş ve türkülerle Madımak'ta yitirilen canları andı. Eserlere salondakiler de zaman zaman eşlik ederken, birçok katılımcı gözyaşlarını tutamadı. Duygusal atmosferin hâkim olduğu gecede, "Unutursak Kül Oluruz" mesajı sık sık alkışlarla desteklendi. Programın sonunda protokol üyeleri katılımcılara hitap etti. "SİVAS'IN HESABI SORULMADAN YENİ ACILARIN ÖNÜNE GEÇEMEYİZ" Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivas Katliamı'nın yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olay olmadığını, Türkiye'nin demokrasi, laiklik ve birlikte yaşama kültürü açısından hâlâ yüzleşmesi gereken derin bir yara olduğunu söyledi. Aradan 33 yıl geçmesine rağmen acının ilk günkü kadar taze olduğunu belirten Başkan Kurt, "33 yıl önce insanları yakanlar bugün çok rahat bir biçimde halkın içinde geziyor. 33 yıl önce bu katliamı önleyemeyenler, belki de huzur içinde televizyonlardan olup biteni seyrediyor. Ancak insanlık suçlarında zaman aşımı olmayacağını bir kez daha özellikle vurgulamak istiyorum. Hiç kimse bu işin hesabını vermeden ölemez, ölmemelidir" dedi. Sivas Katliamı'nın hesabının hâlâ sorulamadığını ifade eden Başkan Kurt, şunları söyledi: "Türkiye'de ne yazık ki Sivas'ın hesabı henüz görülemedi. Önümüzdeki süreçte neler yapılacağına bakmak gerekiyor. Öncelikle dik durmak gerekiyor. Hukukun, adaletin ve demokrasinin tüm Türkiye'ye yerleşebilmesi için birlikteliğimizi bozmamalıyız. Şu anda iktidar olmaya en yakın olduğumuz dönemde, partimiz üzerinde de hain tuzaklar ve tezgâhlar kuruluyor. Bu tezgâhları bozarak iktidar olmalı ve Sivas'ın hesabını sormalıyız. Başka türlü yeni Sivasların önünü kesemeyiz. Maraş'ın, Çorum'un ve Sivas'ın hesabını sormadığımız sürece yenileri gelir. Çünkü karşımızda gerçekten yobaz, tutucu ve gerici bir zihniyet var. Bunu aşmak zorundayız. Bunun yolu aydınlanmadan geçiyor. İşte o aydınlarımızı yaktılar. Yeni aydınlarımızı yetiştirmek ve onlarla aynı yolda yürümek zorundayız. Bu noktada Eskişehir'in örnek olması, Eskişehir'deki insanlarımızın Türkiye'nin geleceğine damga vurması gerekiyor. Sivas'ta hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet diliyor, katillerden hesap soracağımız günlerin yakın olduğunu vurgulamak istiyorum." CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar da yaptıkları konuşmalarda, Madımak Katliamı'nın insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek toplumsal barışın, laikliğin, hukukun ve demokrasinin korunmasının önemine dikkat çekti. Konuşmacılar, katliamda yaşamını yitirenleri saygı ve özlemle anarken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumsal hafızanın canlı tutulması ve adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Eskişehir’de Madımak Katliamı Anması: “Unutmadık, Unutturmayacağız!” Haber

Eskişehir’de Madımak Katliamı Anması: “Unutmadık, Unutturmayacağız!”

Sivas Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993 tarihinde katledilen 33 sanatçı, aydın ve 2 otel çalışanının anısına Eskişehir’de düzenlenen anma töreni, geniş bir katılımla gerçekleşti. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, katılımcılar sessiz bir yürüyüşle Vilayet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na ulaştı. ​2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan katliamın 33. yıl dönümünde Eskişehir; demokrasi, adalet ve laiklik vurgusuyla bir kez daha bir araya geldi. Anma törenine CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vakıf Başkanı Ufuk Uysal: “Yaramız Adaletsizlikle Büyüyor” ​Anma töreninde konuşan Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Madımak Katliamı’nın sadece geçmişte kalmış bir olay değil, günümüz toplumsal vicdanını her an kanatan bir yara olduğunu vurguladı. Uysal; ​"2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde, 33 aydın sanatçı ve 2 emekçi otel çalışanı canımız diri diri yakılmıştır. Bu bir katliamdır. Bu saldırı; bağnaz, gerici, laiklik ve Cumhuriyet düşmanları tarafından kardeşliğe, insanlığa ve düşünce özgürlüğüne yapılmış karanlık bir saldırıdır. O gün Madımak Oteli’nde sadece ozanlarımız, şairlerimiz, sanatçılarımız ve aydınlık gençlerimiz değil; bu toprakların hoşgörü kültürü, kardeşliği ve bir arada yaşama iradesi de yakılmak istendi. Devleti yönetenler acziyet içerisinde buna engel olmamışlardır ya da olamamışlardır. Sonrasında ise adalet yerini bulmamıştır." Uysal, inanç değerlerine ve Anadolu’nun kadim mirasına dikkat çekerek; ​"Bizim inancımızda 'İnsan kutsaldır.' Yolumuzda 'Eline, beline, diline sahip çıkmak' esastır. Bizler, 'Gelin canlar bir olalım' diyen Pir Sultan’ın, 'Sevelim sevilelim' diyen Yunus Emre’nin evlatlarıyız. Sivas’ta hedef alınan tam da Anadolu’nun bu aydınlık ruhuydu. Ateş sadece düştüğü yeri yakmadı, hepimizin yüreğini yaktı. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, o ateşin dumanı adaletin üzerinde tüttüğü sürece bu yara kapanmayacaktır. Bizim yasımız sadece kaybettiklerimize değil, aynı zamanda eksik kalan adaletedir." ​Uysal, anmanın bir direniş günü olduğunu belirterek; "Bizler bu anmayı sadece bir yas günü olarak değil; karanlığa karşı aydınlığı, nefrete karşı sevgiyi, zulme karşı adaleti haykırdığımız bir direnç günü olarak görüyoruz. Nesimi Çimen’in sazı susmadı. Hasret Gültekin’in deyişleri hala dillerimizde, Metin Altıok’un şiirleri hala rehberimizdir. Toplumsal hafızamızı diri tutmak, bu acıların bir daha yaşanmaması için en büyük güvencemizdir," diyerek sözlerini noktaladı. Milletvekili İbrahim Arslan: “Toplumun Aklı ve Vicdanı Yakıldı” ​CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, konuşmasında katliamın hukuksal boyutuna ve toplumsal tahribatına dikkat çekti: ​"33 yıl önce 33 canımız yandı, ancak bununla birlikte bu toplumun aklı, vicdanı, düşünce ve inanç özgürlüğü, Cumhuriyetin aydınlanma birikimleri yakıldı. Aradan geçen yıllarda firariler, affedilen sanıklar ve zaman aşımına uğratılan davalar acımızı katladı. Madımak Oteli bir utanç müzesine dönüştürülmelidir. Madımak’ın karanlığı ne yazık ki nefret diliyle, ötekileştirmeyle hâlâ hâkim kılınmaya çalışılıyor. Biz Alevi-Bektaşi toplumu olarak anayasal eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Cemevlerimiz ibadethanemizdir. Tüm bunların güvencesi ise laik, demokratik Cumhuriyettir." dedi. ​Başkan Ayşe Ünlüce: “Barış Dilini Haykırıyoruz” ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, toplumsal uzlaşı ve tahammül kültürünün önemine vurgu yaparak şunları ifade etti: ​"Bugün 33 yıl önce Sivas’ta büyük bir nefret ve tahammülsüzlükle katledilen aydınlarımızı anmak için buradayız. Biz bugün sadece bir anma için değil; bu topraklarda bir daha aynı acılar yaşanmasın, hep barış dili konuşulsun diye bir aradayız. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin 'İncinsen de incitme' düsturu hayatımızın rehberi olmalı. Kadim uygarlıklara ev sahipliği yapmış, barış içinde yaşamayı bilen Eskişehir'den bir kez daha haykırıyoruz: 2 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız." ​Başkan Kazım Kurt: “İnsanlık Suçunda Zaman Aşımı Olmaz” ​Odunpazoni Belediye Başkanı Kazım Kurt, davanın hukuki sürecindeki aksaklıkları eleştirerek hesap sorma kararlılığını yineledi: ​"33 yıl geçti, yargılamalar yapıldı ancak Sivas’ın gerçek nedeni maalesef aydınlatılamadı. Bugün o dönemin sorumlularının birçoğu devletin kademelerinde görev alabiliyor. Bu bir insanlık suçudur ve insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Bunu herkes böyle bilmelidir. Biz 'unutmadık, unutturmayacağız' derken, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağına olan inancımızı yineliyoruz. Bu katliamın hesabı mutlaka sorulmalıdır." Sessiz Yürüyüş ve Çelenk Sunumu ​Konuşmaların ardından katılımcılar, ellerinde "Sivas’ı Unutma, Unutturma" yazılı dövizler ve pankartla sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünden Vilayet Meydanı'na kadar süren yürüyüş, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması ve saygı duruşu ile nihayete erdi. Anma törenine destek veren ADD, ÇYDD, EĞİTİM-İŞ, Kent Konseyleri, Köy Dernekleri ve HABED temsilcilerine, Vakıf Başkanı Ufuk Uysal tarafından teşekkür edildi.

Eskişehir’de “Sevgi Seli”: 4 Bin Kişi Aşure Lokmasında Bir Araya Geldi Haber

Eskişehir’de “Sevgi Seli”: 4 Bin Kişi Aşure Lokmasında Bir Araya Geldi

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Muharrem Ayı dolayısıyla düzenlediği "Geleneksel Sevgi Seli Aşure ve Lokma Hizmeti" programında binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturdu. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği etkinlik, Prof. Dr. Kamil Sarıtaş’ın katılımıyla gerçekleşen anlamlı bir konferansa da ev sahipliği yaptı. ​Muharrem Ayı’nın manevi ikliminde gerçekleştirilen etkinlik, vakıf binasındaki çok amaçlı salonda geniş bir katılımla düzenlendi. Dede duası ve İstiklal Marşı ile başlayan program, deyişlerin okunmasıyla devam etti. ​“Kerbela, Sevgiyi ve Birliği Hatırlatır” ​Etkinliğin onur konuğu Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, “Hz. Hüseyin ve Kerbela Öğretisi” başlıklı konferansında Kerbela’nın tarihsel ve felsefi önemine değindi. Konferansın ardından, Muharrem ayı boyunca hizmet sunan dedelere plaketleri takdim edildi. ​Programda bir konuşma yapan Vakıf Başkanı Av. Ufuk Uysal, Muharrem Ayı’nın adalet ve haksızlığa karşı duruşun simgesi olduğunu belirtti. Uysal, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ​“Kerbela’dan bugüne süzülen en büyük ders; nefreti değil sevgiyi, ayrışmayı değil, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin ‘Gelin canlar bir olalım’ çağrısındaki gibi kenetlenmeyi büyütmektir. 12 gün boyunca cemevimizde süren oruç açma lokmalarımızı ve Muharrem sohbetlerimizi bu büyük buluşma ile taçlandırdık.” ​4 Bin Kişilik Sofrada Kardeşlik Vurgusu ​Konferansın sona ermesiyle birlikte saat 18.30’da başlayan aşure ve lokma dağıtımına yaklaşık 4 bin vatandaş katıldı. Eskişehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, farklı kesimlerden insanları aynı sofra etrafında buluşturarak şehrin kültürel zenginliğini ve kardeşlik bağlarını bir kez daha gözler önüne serdi. ​Emeği Geçenlere Teşekkür ​Vakıf Başkanı Av. Ufuk Uysal, organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük özveri gösteren vakıf yönetimine, katkı sunan yol arkadaşlarına ve salonu hınca hınç doldurarak destek veren Eskişehir halkına teşekkürlerini iletti. ​Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Muharrem Ayı boyunca sürdürdüğü manevi faaliyetlerle, Kerbela’nın mesajını günümüze taşıyarak toplumsal barışa katkı sunmaya devam ediyor.

HABEV Başkanı Uysal: "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Kutluyoruz" Haber

HABEV Başkanı Uysal: "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Kutluyoruz"

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. HABEV Başkanı Uysal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün, alnının teriyle hayatı var edenlerin, emeğiyle dünyayı güzelleştirenlerin ve insanca bir yaşam mücadelesi veren tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü cani gönülden kutluyoruz; Veli’nin "Eline, beline, diline sahip ol" düsturu, sadece bireysel bir ahlak öğretisi değil; aynı zamanda başkasının hakkına el uzatmamayı, emeği sömürmemeyi ve adaleti gözetmeyi emreden toplumsal bir dayanışma ilkesidir. Bizler, "Çalışmadan geçinenler, bizden değildir" diyen bir inancın ve kültürün temsilcileri olarak; emeğin en yüce değer olduğuna inanıyoruz. Bugün gelinen noktada; Alın terinin karşılığının tam ve zamanında alındığı, İş kazalarının ve güvencesiz çalışmanın son bulduğu, Liyakatin ve adaletin çalışma hayatının merkezine yerleştiği, Hiç kimsenin ötekileştirilmediği bir Türkiye özlemimizi yineliyoruz. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak, her türlü sömürünün karşısında, mazlumun ve emekçinin yanındayız. Sevgiyle, hoşgörüyle ve paylaşarak büyüyeceğimiz bir gelecek ancak dayanışma ile mümkündür. Unutulmamalıdır ki; barışın ve kardeşliğin temeli, emeğe duyulan saygıdır. Bu vesileyle, Türkiye’mizin çeşitli bölgelerindeki tüm emekçilerin ve şehrimizin bağrında, yerin yüzlerce metre altında hak mücadelesi veren kardeşlerimizin sesine de ses katmak istiyoruz; Mihalıççık’ta, Doruk Maden’de alın terlerinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına kavuşmak için direnen maden işçilerinin mücadelesinin ve haklı taleplerinin yanında olduğumuzu da belirtmek istiyoruz. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi noktasında Devlet yetkililerini de sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; tarlada, fabrikada, ofiste ve hayatın her alanında değer üreten tüm emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz. "72 millete bir nazarla bakan" bir anlayışla; tüm insanlığa barış, huzur ve adalet dolu bir dünya diliyoruz."

HABEV Başkanı Uysal'dan 18 Mart Mesajı Haber

HABEV Başkanı Uysal'dan 18 Mart Mesajı

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. HABEV Başkanı Uysal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün, Anadolu topraklarının her renginin, her inancının ve her canının omuz omuza vererek yazdığı destansı bir zaferin; 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü idrak ediyoruz. Bizler, Hacı Bektaş Veli’nin "Gelin canlar bir olalım" felsefesini şiar edinmiş bir vakıf olarak, Çanakkale’yi sadece askeri bir başarı değil; birliğin, beraberliğin ve "insan olma" onurunun en büyük meydanı olarak görüyoruz. Çanakkale; dili, dini, mezhebi ne olursa olsun, vatanın bağımsızlığı söz konusu olduğunda bir araya gelen gönüllerin zaferidir. O gün orada yatan her can, bugün bizlerin bu topraklarda barış ve kardeşlik içinde yaşamasının teminatıdır. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak vurgulamak isteriz ki: Ayrımcılığa Yer Yoktur: Çanakkale siperlerinde yan yana düşen şehitler, bizlere "ötekileştirmenin" bu topraklara ait olmadığını kanıtlamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzinde: "Yurtta sulh, cihanda sulh" diyen ve Çanakkale’nin büyük komutanı olan Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak asli görevimizdir. İnsan Sevgisi Temelimizdir: Savaşın en çetin anında bile yaralı düşman askerine su veren o yüce gönül, bizim inancımızın ve kültürümüzün bir yansımasıdır.Şehit ve Gazilerimize Minnetle Bu anlamlı günde; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın birliği ve bütünlüğü uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Hak katında verdikleri lokmaların, döktükleri kanların ve ettikleri duaların kabul olmasını diliyoruz. Onların mirası olan kardeşlik ve barış iklimini Eskişehir’imizde ve tüm ülkemizde yaşatmaya kararlıyız. "Gönül kalsın, yol kalmasın" düsturuyla, vatan yolunda canını verenlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz." Av. Ufuk UYSAL ESKİŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ANAD

Eğitim, Siyasi ve Dini İdeolojilerin Uygulama Alanı Olmaktan Çıkarılsın! Haber

Eğitim, Siyasi ve Dini İdeolojilerin Uygulama Alanı Olmaktan Çıkarılsın!

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı "Ramazan Ayı Etkinlikleri" genelgesi hakkında bir basın açıklaması yapıldı. HABEV Başkanı Ufuk Uysal tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" konulu genelge, anayasal güvence altındaki laiklik ilkesine, eğitimin bilimselliğine ve çocuk psikolojisinin temel prensiplerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak, bu uygulamaya dair endişelerimizi ve itirazlarımızı kamuoyuyla paylaşmayı bir borç biliriz. 1. Anayasal ve Hukuki Aykırılık Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde belirtilen "Laiklik" ilkesi ve 24. maddesinde düzenlenen "Din ve Vicdan Hürriyeti", devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede durmasını emreder. Okullarımız, her türlü inanç veya inançsızlık grubundan gelen çocukların ortak alanıdır. Belirli bir dini pratiğin eğitim kurumları eliyle teşvik edilmesi, devletin tarafsızlık ilkesini zedelemekte ve hukuk devletinin temellerini sarsmaktadır. 2. Pedagojik Riskler ve Çocuk Gelişimi Eğitim, çocukların bilişsel ve duygusal gelişim düzeyine uygun, bilimsel veriler ışığında yürütülmelidir. • Soyut Kavram Karmaşası: Küçük yaştaki çocukların henüz soyut düşünme yetisi gelişmeden dini ritüellere okul ortamında maruz bırakılması, pedagojik açıdan telafisi güç kaygılara yol açabilir. • Ayrıştırma Riski: Bu tür etkinlikler, farklı inançlara sahip veya oruç tutmayan ailelerin çocukları üzerinde "ötekileştirme" ve "mahalle baskısı" hissi yaratma potansiyeline sahiptir. Okullar, çocukları birleştiren mekanlar olmalıdır, inanç pratikleri üzerinden ayrıştıran yerler değil. 3. Çoğulcu Toplum Yapısı ve İnanç Özgürlüğü Hacı Bektaş Veli felsefesi; "72 millete bir nazarla bakmayı" öğütler. Maarif Modeli adı altında tek tipleştirici bir eğitim anlayışının dayatılması, Anadolu’nun kadim kültürel zenginliğine ve inanç çeşitliliğine aykırıdır. İnanç, kişinin vicdanı ile Yaradan arasındadır; okul sıraları ise bilimin, sanatın ve evrensel değerlerin mekanıdır. Sonuç Olarak; Bizler, çocuklarımızın düşünen, sorgulayan ve tüm inançlara saygı duyan özgür bireyler olarak yetişmesini savunuyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nı, anayasaya ve evrensel çocuk haklarına aykırı olan bu genelgeyi geri çekmeye; eğitimi, siyasi ve dini ideolojilerin uygulama alanı olmaktan çıkarmaya davet ediyoruz. "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır." düsturuyla, laik ve bilimsel eğitim mücadelemizi sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.