SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda

Porsuk Haber Ajansı - Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır" Haber

Gürer: "Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunun girdi maliyetleri artış ve aracılık sistemi ile ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciye etkidiğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem fiyatı artıyor, gübre fiyatı artıyor, tohum fiyatı artıyor, mazot artıyor, işçilik artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri artıyor. Elektrik ve su parası katlıyor.Ürün daha toprağa ekilirken fiyatlar tırmanıyor ” dedi. “MALİYET ARTIŞI ÜRÜNE, ÜRÜN ARTIŞI RAFA KATLANARAK YANSIYOR” Artan girdi maliyetlerinin doğrudan ürün maliyetine yansıdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını vurguladı. Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor” diye konuştu. Bu tablonun siyasi iktidarın sorumluluğunda olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Bununla ilgili düzenleme yapması siyasi iktidarın görevidir” dedi. “YEM VE GÜBRE MUTLAKA SÜBVANSE EDİLMELİ, TABAN FİYATA DÖNÜLMELİ” Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, yem ve gübrede sübvansiyon uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, çiftçiler için yeniden taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. “GÜBRE FİYATLARI BİR YILDA UÇTU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 Tl fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 Tl iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 Tl çıktı.DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat” dedi. “TOHUM, İLAÇ, MAZOT… HEPSİ ARTTI” Sadece gübrede değil, tohumda ve ilaçta da ciddi fiyat artışları yaşandığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, mazotun litresinin 50 lirayı aştığını belirterek, “Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor” diye konuştu. “HALDE FİYATLAR EL YAKIYOR, EMEKLİ BU ÜRÜNÜ NASIL ALACAK?” Gürer, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki hal fiyatlarını örnek göstererek gelinen noktaya dikkat çekti. Gürer, “Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarli biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” dedi. Bu fiyatların hal çıkış fiyatları olduğunu vurgulayan Gürer, “Bu ürünler Ankara’ya, İstanbul’a gelinceye kadar nakliye de ekleniyor. Rafa girdiğinde emekli, asgari ücretli bu ürünleri nasıl alacak?” diye sordu. “ÇÖZÜM İŞİN BAŞINDA: GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ” Sorunun çözümünün üretimin başında olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur” dedi. Gürer, yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon uygulanması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin ürettiği ürünün israf olmadan alım garantisiyle satın alınmasının sağlanması çağrısında bulundu. “MAZOTTA ÖTV VE KDV ÇİFTÇİ İÇİN KALDIRILMALI” Mazot fiyatlarının çiftçi için artık karşılanamaz hale geldiğini söyleyen TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor” dedi. “İCRALAR ÇİFTÇİNİN BELİNİ KIRIYOR” Geçtiğimiz yılın çiftçiler için “kara bir yıl” olduğunu ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yeterli kazanç elde edemediğini ve desteklerin de yetersiz kaldığını belirtti. Gürer, “Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor” dedi. Bu icraların durdurulması gerektiğini vurgulayan Gürer, konuyla ilgili kanun teklifleri verdiklerini hatırlatarak, “Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli” çağrısında bulundu. “HAYVANCILIK ALARM VERİYOR” Hayvancılıktaki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunarak, “Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “GIDA YOKSA BAĞIMSIZLIK DA YOK” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, siyasi iktidarın çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır.” Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer rafta gıda fiyatları artarken emekli ve asgari ücretlinin düşük ücretleri ile her istediği gıda ürünü alamadığını, yoksulluğun gıdaya raf fiyatları artış nedeni sağlıklı beslenemediğini de belirtti. Gıda fiyat artışının engellenmesi girdi maliyetleri düşürmekle başlar” dedi. Vatandaş et ve süt ile mamul ürünleri alamadığı gibi sebze ve meyvede de önemli kısıntıya gittiğine de dikkat çekti. “Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” dedi. Ürün Grubu Ürün Adı Başlangıç Fiyatı (TL) Bitiş Fiyatı (TL) Net Artış (TL) Yüzdesel Artış (%) Domatesler Domates 24 48 24 100 Domatesler Yuvarlak Domates 30 60 30 100 Domatesler Oval Domates 33 60 27 82 Salatalıklar Salatalık 14 50 36 257 Salatalıklar Silor 16 75 59 369 Salatalıklar Dikenli Salatalık 12 50 38 317 Biberler Çarli Biber 15 50 35 233 Biberler Sivri Biber 13 35 22 169 Biberler Kıl Sivri Biber 35 80 45 129 Biberler Kılçık Sivri Biber 45 110 65 144 Biberler Üçburun (Köy) Biberi 24 62 38 158 Biberler Dolma Biber 22 62 40 182 Biberler Kapya Biber 50 60 10 20 Biberler Şili (Kırmızı) Biber 45 70 25 56 Biberler Şili (Yeşil) Biber 50 75 25 50 Biberler Jalapeno Biber 35 85 50 143 Biberler Yeşil Kapya Biber 40 70 30 75 Biberler Çin Biberi 80 110 30 38 Patlıcanlar Patlıcan 15 55 40 267 Patlıcanlar Oval Patlıcan 35 80 45 129 Kabaklar Kabak 17 65 48 282

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor Haber

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor

Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal, Yöresel Ürün Festivalleri adı altında düzenlenen etkinliklerin hijyen, sağlık ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Yöresel Ürünler Gıda Festivallerini değerlendiren Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal “festival alanlarındaki hijyen yoksunluğu,tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir.” dedi. Genel Başkan Bakal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Gastronomi Gıda Festivalleri son yıllarda daha sık ve daha uzun süreli düzenlenmektedir. Gastronomi gıda festivallerindeki amaçlar;şehirleri,kültürleri birbirleriyle tanıştırmak ve sosyal bağları güçlendirmek olsa da ticari faaliyetler baskın durumdadır. Festival düzenleme izni alınırken spor kulüplerine yardım yapılacağı, şehrin değerlerinin tanıtılacağı vurgulansa da bu hedefler çoğu zaman gerçekleşmemektedir. Ruhsatlı işyerlerinde ki ,hijyen meydanlarda/boş alanlarda sağlanamaz.. Meydanlarda/boş alanlarda düzenlenen Gastronomi/Gıda Festivallerinde gıda hijyeninin sağlanması mümkün değildir. Bu alan ve meydanlarda düzenlenen festivallerde, satıcılar ve tüketiciler en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun kalmaktadır. Gastronomi/Gıda festivallerindeki hijyen yoksunluğu; tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir. Satıcıların iş yerlerinden katıldığı yöresel ürünler gıda festivalleri düzenlenebilir... Yöresel lezzetleri; şehirde doyan, şehirde yerleşik işletmeleri bulunan esnaf ve tüccarlarımız kendi işletmelerinde sunabilirler. Şehre göç etmiş, şehirde doymuş, şehrin damak tadına lezzet katmış esnaf ve tüccar hemşerilerimiz bu çeşitliliğe sahiptir. Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının öncülüğünde lezzet festivalleri... Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının iş birliğiyle/koordinasyonuyla şehrin tamamında düzenlenecek festivalleri tüketici örgütleri de destekleyecektir. Tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin hijyen yoksunluğundan,tehlikeye girmediği, tüketicilerin bilgilendiği/bilinçlendiği, şehirde doyanların kazandığı, lezzet festivalleri gerçekçi projelerdir. Yapılması gereken un,yağ ve şekerden helva yapmaktır."

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!" Haber

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak 2025’te fiyatlarını not aldığı zincir markette satılan aynı ürünün, bir yıl içinde fiyatının katlandığını söyledi. Gürer, Cumhurbaşkanı’nın altın hesabını tercih etmediğini belirterek, “Biz makarna üzerinden baktık. Asgari ücretlinin kaybını incelediğimizde, bir yılda asgari ücretle alınabilen 500 gramlık makarnadaki fiyat artışı nedeniyle sofrasından 474 paket makarna uçmuş durumda,” dedi. Buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı hasat döneminde alım fiyatını kilogram başına 13 lira olarak açıkladığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, buna karşın tüccarın buğday için 11 lira fiyat uyguladığını belirtti. Gürer, makarnadaki fiyat artışının çiftçinin buğday satış fiyatını sollayıp geçtiğini söyledi. Üretenin de tüketenin de mağdur edildiği bu düzende, emekli ve asgari ücretlinin cebine giren paranın alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Gürer, makarna fiyatlarındaki artışın asgari ücretli ve emekli gelir düzeyi açısından bu ürünü adeta lüks tüketime dönüştürdüğünü vurguladı. YÜZDE 68 İLE YÜZDE 93’E VARAN ARTIŞ YAŞANDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına girilirken makarna fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Ocak 2025 ile Ocak 2026 dönemindeki fiyat değişkenliğini değerlendiren Gürer, aynı markette satılan, aynı kalite ve markadaki makarnaların etiket fiyatlarının bir yıl içinde önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Gürer’in paylaştığı verilere göre, makarnadaki artış oranları bir yıl içinde genel enflasyon verilerinin üzerinde seyretti. Ürün Kategorisi Ocak 2025 Fiyatı Ocak 2026 Fiyatı Artış Oranı (%) A Kalite Ürün 1 (Üst Segment) 28,75 TL 52,95 TL %84 A Kalite Ürün 2 (Popüler Segment) 16,00 TL 30,95 TL %93 Ekonomik Ürün (En Ucuz Segment) 11,00 TL 18,50 TL %68 BUĞDAYIN ANAVATANINDA MAKARNA FİYATI Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek artan makarna fiyatlarına dikkat çekti. Gürer, “Bir yıl önce 16 liraya aldığınız makarnanın bugün 31 liraya dayandığını görüyoruz. En ucuz, ‘garibanın yemeği’ dediğimiz makarna bile bir yılda yüzde 93 zamlanmışsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda çiftçimiz maliyetler altında ezilirken, vatandaşın tenceresinde de zam kaynıyor. Buğdayı çiftçiden tüccar kilosu 11 liradan aldı,” dedi. “MAKARNAYA BİLE HASRET KALINABİLİR” Gürer, asgari ücretlinin alım gücünün bir yıl içinde hızla eridiğini söyledi. Ocak 2025’te sepetine alabildiği makarnayı, Ocak 2026 itibarıyla 28.075 TL olan yeni asgari ücretle alamaz duruma geldiğini belirtti. Gürer, aynı markette, aynı marka ve kalitedeki ürünlerin bir yıllık fiyat değişimine dikkat çekti. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in vatandaşın en temel gıdası olan makarnada bir yıl içinde yaşanan değişimi şu şekilde gerçekleşti: Ürün Kategorisi Ocak 2025 Alım Gücü (22.104 TL ile) Ocak 2026 Alım Gücü (28.075 TL ile) Kaybolan Ürün Miktarı (Paket) A Kalite (Üst Segment) 768 Paket 530 Paket 238 Paket KAYIP Popüler Marka (A Kalite) 1.381 Paket 907 Paket 474 Paket KAYIP Ekonomik Ürün 2.009 Paket 1.517 Paket 492 Paket KAYIP CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla bir markadan 1.381 paket makarna alabiliyorken, bugün maaşı yüzde 27 artmasına rağmen alabildiği ürün sayısı 907’ye düşmüş durumda. Tek kalemde 474 paket makarna alamaz hâle gelmiş,” ifadelerini kullandı. TENCEREYE GİREN ÜRÜN AZALIYOR Ömer Fethi Gürer, market raflarındaki gerçeklerin TÜİK verilerinden çok farklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar. Geçen yıl 11 lira olan en ucuz makarnanın 18,50 liraya, 28 lira olan kaliteli makarnanın ise 53 liraya çıktığını görsünler. Vatandaşın cebine giren para artmış gibi görünüyor ama tencereye giren ürün azalıyor.”

Büyükşehir Zabıtası Gıda İşletmelerinde Denetimde Haber

Büyükşehir Zabıtası Gıda İşletmelerinde Denetimde

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki restoran ve gıda işletmelerine yönelik denetimlerine devam ediyor. Zabıta ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimlere belediyemizin gıda mühendisi de eşlik ederek işletmelerdeki teknik kontrolleri sağlıyor. Çalışmalar kapsamında hijyen koşulları, ruhsat durumları, fiyat listeleri ve gıda güvenliğiyle ilgili başlıklar inceleniyor. Denetimlerle ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Zabıta Komiseri Aslı Şekerci Tosun, “Vatandaşlarımızın güvenli ve sağlıklı hizmet alması için işletmelerde hijyen, fiyat listeleri, etiketlemeler ve ruhsat gibi pek çok konuda kontroller yapıyoruz. Amacımız işletmelerin yasalara uygun ve kaliteli hizmet sunması. Ancak olumsuz bir durumla karşılaşırsak vatandaşlarımızın sağlığı için gerekli işlemleri uyguluyoruz.” dedi. Denetime teknik açıdan destek veren Büyükşehir Belediyesi Gıda Mühendisi Pelin Eser, “Saklama koşulları, ürün sıcaklıkları, personel hijyeni, son kullanma tarihleri ve üretim alanlarının temizliği dikkatle kontrol ettiğimiz konular arasında. Hedefimiz vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya ulaşması ve işletmelerde hijyen standartlarının sürdürülebilir şekilde korunması.” diye konuştu. Denetim sırasında görüş bildiren bazı işletme sahipleri de yapılan çalışmalardan memnun olduklarını belirterek denetimlerin hem işletmelere hem de vatandaşlara güven verdiğini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin kent genelinde düzenli olarak sürdürüleceğini açıkladı.

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı" Haber

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının çiftçi, üretici ve besici açısından “kara bir yıl” olarak geride kaldığını belirterek, iklim krizinden tarım politikalarına, borç yükünden ithalata kadar yaşanan sorunları rakamlar ve sahadan örneklerle değerlendirdi. Gürer, doğru destek verilmemesi halinde 2026 yılının gıda açısından daha da zor geçeceği uyarısında bulundu. Gürer , 2025 yılı Üretici kazanmadığı ,Tüketici pahalı ürün nedeni gıdaya erişmekte zorlandığı aracı ve ithalatçıların kazandığı bir yıl oldu” dedi. “ÜRETİCİ BORÇLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım sektörü açısından son derece ağır geçtiğini belirterek, “2025 yılı üretici, çiftçi, besici için çok zor bir yıl oldu” diye konuştu. Yıl boyunca yaşanan ani hava değişimleri, zirai don ve kuraklığın bitkisel üretimi ciddi biçimde etkilediğini vurgulayan Gürer, bu tabloya yanlış tarım politikalarının da eklendiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçla üretim yapmaya zorlandığını belirterek, “1 trilyon 120 milyarın üzerinde çiftçi yalnızca bankalara borcu var. Borçla çiftçiliği sürdürmeye çalıştı. Bu dönemde icralar arttı. Araziler, traktörler, hayvanlar icra yoluyla üreticinin, besicinin elinden alındı” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER YETERSİZ, ALIM FİYATLARI DÜŞÜK” Yetersiz desteklerin, düşük alım fiyatlarının ve artan girdi maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını belirten CHP Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte yetersiz desteklerin yanı sıra düşük alım fiyatları, artan girdi maliyetleri üretici açısından yılın daha da sorunlu olmasına neden oldu” dedi. Bu tablonun yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi de etkilediğini vurgulayan Gürer, “Olumsuz yansıma ise vatandaşın rafta gidip ürünün fiyatına bakıp dönmesine neden oldu. Çünkü sürekli artan fiyatlarla vatandaş da çok gıda ürününe erişemedi” diye konuştu. “BU YIL KİRAZI YEMEDEN SEZONU KAPATANLAR OLDU” Meyve üretiminde yaşanan büyük kayba dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zirai donun etkilerini şu sözlerle anlattı: “Bu yıl kirazı yemeden sezonu geçirenler var. Çünkü meyvede meydana gelen zirai don ülkemizde neredeyse 8 milyon tonun üzerinde kayba neden oldu.” Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve üretiminin 2025’te 19 milyon 600 bin tona düştüğünü belirterek, “Böyle olunca kirazda, elmada, kayısıda, fındıkta ,üzümde hatta zeytinde, şeftalide sorunlar oluştu. Küresel iklim değişikliği ile ilgili yeterli önleyici tedbirlerin alınmaması da bunda bir neden” dedi. TAHILDA DÜŞÜŞ, BAKLİYATTA 2002’NİN ALTI Tahıl üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tahılda bir yıl öncesine göre düşme 7 milyon 400 bin tonu buldu. 2002 yılında 19 milyon 600 bin ton buğday yetişen ülkemizde bu yıl buğday 17 milyon 900 bin tona geriledi” dedi. Mercimek, fasulye ve nohutta da üretimin 2002 yılının altına düştüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Sorunlu bir yıl yaşandı” değerlendirmesinde bulundu. “PATATES DEPODA, FİYAT RAFTA UÇTU” Çiftçilerin ürününü satamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, patates üreticisinin yaşadığı sorunlara özel olarak değindi. “Çiftçiler sattıkları üründe para kazanamamanın yanında bazı ürünler tarlada kaldı. Patates, hububattan sonra en çok üretilen gıda ürünümüz ama orta ve küçük boy tarlada kaldı” dedi. Niğde’nin patates üretiminde başı çektiğini belirten Gürer, “Niğde, 1 milyon ton kayıt dışıyla beraber en çok patates üretilen illerimizin başında geliyor. Bu yıl Niğde’de şu anda 500 bin yakın patates depoda bekliyor” diye konuştu. Gürer, üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumuna dikkat çekerek, “Markete gidiyorsunuz, patates kilosu 20 liradan satılıyor. Üreticiye gidiyorsunuz, ürününü satamadığı için dert yanıyor. Şu anda depo gideriyle birlikte 8 lira civarında bir maliyeti var ama bu ürün depoda duruyor. Eğer ilk iki ay ürün satışı gerçekleşmezse o ürün de çöp olacak” dedi. “İTHALAT ARTTI, ET FİYATI YİNE DÜŞMEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılık politikalarını da eleştirerek, “Tarımı tüccara ve ithalatçıya bırakan bir anlayışla sürdürülebilirliği olamaz” dedi. İlk 10 ayda 585 bin 855 baş hayvan ithal edildiğini, 52 bin ton et getirildiğini belirten Gürer, “Et fiyatları da durdurulamadı. Çünkü yerli besici ve üreticinin desteklenmediği dönemde et fiyatlarının da düşmesi olası değil” ifadelerini kullandı.Mera hayvanclığa dönülmesi,Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenmesi ve yem fiyatları sübvanse edilerek destek verilmesi,ahır giderleri düşürülmesi gerekli” dedi. “MAZOT PAHALIYSA RAFTAKİ ÜRÜN DE PAHALI OLUR” Girdi maliyetlerine dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Mazotu, gübreyi, tohumu, ilacı , yemi; eğer girdi fiyatları düşmezse raftaki ürünün fiyatı düşmez” dedi. Sürekli gelen akaryakıt zamlarının hem üretimi hem de nakliyeyi etkilediğini vurgulayan Gürer, bunun doğrudan raf fiyatlarına yansıdığını ifade etti. “TMO FİYAT AÇIKLIYOR, ÜRÜNÜ ALMIYOR” Piyasanın tüccara bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’ni de eleştirerek, “Toprak Mahsulleri Ofisi fiyat açıklıyor, açıkladığı fiyattan ürünü almıyor. Şartlar sıralıyor .Üreticiyi tüccara mahkûm ediyor. Tüccar dilediği fiyattan ürün alıyor. Çünkü çiftçi borçlu” dedi. “2025 TARIM İÇİN AÇIK BİR UYARIDIR” Gürer, 2025 yılının tarım açısından bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, “2025 yılı tarım için kara bir yıl oldu. Çiftçi, besici, üretici yeterli oranda desteklenmedi. Sorunlarına çözüm getirilmedi” dedi. Kuraklık, rekolte düşüşü, sulama sorunları ve tamamlanmayan projelerin tabloyu ağırlaştırdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Toplulaştırmayla ilgili yapılması gerekenler hızlandırılmadı.GAP bitirilmedi” ifadelerini kullandı. “2025’TEN DERS ÇIKARILMAZSA SORUN BÜYÜR” “2025 yılı ciddi anlamda bir sinyal verdi” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Destekleri doğru vermezseniz, çiftçiyi üretimin içinde tutmazsanız, girdi maliyetlerini düşürmezseniz, alım fiyatlarını düşük tutarsanız önümüzdeki süreçte sorunlar daha da artacak.” Diye konuştu. “DESTEKLER HERKESİ KAPSAMALI” Çözüm önerilerini de sıralayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım kanununa göre verilmesi gereken desteklerin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirterek, “Üretici, besici, çiftçi desteklenmeli. Borçlar ötelenmeli. Uğradıkları felaketlerde yanlarında olunmalı” dedi. Desteklerin yalnızca ÇKS veya TARSİM’e bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Gürer, “ÇKS’si olsun olmasın tüm çiftçilerin zararları karşılanmalı. Sonuçta orada da bir üretim var” ifadelerini kullandı. “BİR YILDA 20 MİLYON TON ÜRÜN KAYBI VAR” Son bir yıllık süreçte yaşanan kaybın büyüklüğüne dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bitkisel üretimde, tahılda, meyvede kayıp 20 milyon tonu buluyor. Bu çok önemli bir rakam” dedi. Gürer, ihracatın azaldığını, ithalatın arttığını belirterek bu yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “KAMUCU PLANLAMA VE KOOPERATİFÇİLİK ŞART” Tarımda kamucu bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Kooperatifçilik geliştirilerek üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrası doğru planlanmalı. İsrafın önüne geçilmeli. Çiftçiye yeterli ve doğru destek zamanında verilmeli” dedi. Ziraat Bankası’nın rolüne de değinen Gürer, “Ziraat Bankası bir çiftçi kuruluşu olmalı; çiftçilerin sorunlarına eğilen, onları dinleyen, anlayan, çözüm üreten bir yaklaşımla hareket etmeli” ifadelerini kullandı. “ÖNLEM ALINMAZSA 2026 DAHA ZOR OLACAK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026’da zor bir yıl olacak. Şu anda stoktaki ürün sınırlı. İthalatla bazı ürünlerde süreç yönetilecek. Ama 2026’da eğer rekolte ve verim isteniyorsa mutlak surette üretici, besici ve çiftçi desteklenmeli. Hayvancılıkta yerli ve yerel olana destekler sağlanmalı. Yerli ırk geliştirilmeli. Ortaya çıkan olumsuzlukları ortadan kaldırmanın tek yolu, gerçekçi çözümleri o işi yapanlarla birlikte, ortak akılla bulmaktır.”dedi.

2025'te Fiyatı En Fazla Artan Limon Oldu Haber

2025'te Fiyatı En Fazla Artan Limon Oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair bir açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi. “Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir” “Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz. TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır. TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor. Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.” Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı: “Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu. 2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu. Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi. Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti. 2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi. Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.” Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi “Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti. Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı. Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.” Market Fiyatları “Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü. Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.” “Üretici Fiyatları Aralık ayında üreticide 33 ürününün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı. Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu. Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.” Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı. Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı. Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı. Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”

Eskişehir'de Zeytin Geleceğe Kök Salıyor Haber

Eskişehir'de Zeytin Geleceğe Kök Salıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, zeytinciliğin gelişmesi için yaptığı çalışmalara aralıksız devam ediyor. Eskişehir Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında, Alpu ve Mihalıççık ilçelerinde üreticilere mavi sertifikalı zeytin fidanları dağıtıldı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Eskişehir Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinde üreticilere bizzat ulaştırdığı fidanların ardından, belediye tarımsal üretimi desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda ekipler, iklim koşullarının uygun olduğu Alpu ve Mihalıççık ilçelerinde üreticilere zeytin fidanı dağıttı. Toprakla buluşan her bir fidan, bölgenin tarımsal geleceğine umut olurken; yüksek verim ve kaliteyi temsil eden mavi sertifikalı zeytin fidanları, Sakarya Vadisi’nde zeytinciliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak. Proje sayesinde hem üreticilerin gelir düzeyinin artırılması hem de bölgenin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesi hedefleniyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, ilçe ilçe gezerek zeytin fidanlarını vatandaşlara tek tek teslim etti. Üreticiler, verilen destekten duydukları memnuniyeti dile getirirken, bu tür projelerin kırsalda üretimi teşvik ettiğini vurguladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma ve üreticiye verdiği destekle, Sakarya Vadisi’nde zeytin fidanları geleceğe kök salarken; sürdürülebilir tarım anlayışıyla bölge ekonomisine de uzun vadeli katkı sağlanması amaçlanıyor.

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı'' Haber

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin açıklandığı hafta kırmızı et fiyatlarında değişim yaşandığını ve enflasyonu son ay düşürmek adına ertelenen fiyat artışlarının gerçekleştiğini söyledi. Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle besicinin zarar noktasına erdiğini, artan girdi maliyetleriyle hayvancılık yapanların sıkıntılarının katlandığını belirtti. Buna rağmen fiyat artışlarının enflasyonu düşük göstermek adına son iki ay baskılandığını, yıl bitmeden fiyat artışlarının yeniden ortaya çıktığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşürülmeden, yem fiyatlarındaki artış önlenmeden raftaki fiyatlar durmaz. Hayvancılık yapan ‘zarardayız’ diyor, vatandaş ise ‘cepteki gelirle et alacak hâlimiz kalmadı’ diyor. Süreci yönetmesi gereken iktidar seyrediyor. Yeme yüzde 50 sübvansiyon verilmeli ki maliyet düşsün. 50 kilogram süt yemi 900 lira olmuş, besici zor durumda. Emekli ve asgari ücretli ise açlık sınırı altında kalan gelirle et için bütçe ayıramıyor. Gramla alırsa şükür ediyor. Fiyat arttıkça ete bakıp geçiyor,” diye konuştu. Gürer, “İktidar ithalatla fiyatları düşüreceğini sanıyor ama veriler tam tersini söylüyor. 1,3 milyar dolardan fazla parayı yabancı besiciye yedirdiler. Bizim vatandaşımız ise hâlâ pahalı et yiyor ve görünen o ki daha da pahalıya yemek zorunda kalacak,” dedi. ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ, ET FİYATLARI DA ARTMAYA BAŞLADI 24 Aralık 2025 tarihinde belirlenen yeni asgari ücret, açlık sınırının altında açıklandı. Sanki asgari ücreti bekler gibi, ertesi gün kesimhane, kasap ve marketlerde et fiyatlarında artış başladı. Enflasyon verileri için baskılanan fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Ömer Fethi Gürer, • 11 Aralık’ta 528 TL olan dana bıçak yağsız etin kilogram fiyatının, • 25 Aralık’ta, yani asgari ücretin açıklandığı günün ertesi günü, 569 TL’ye çıktığını söyledi. Gürer, sadece 14 günde dana etindeki artışa dikkat çekerek, “Asgari ücretlinin cebine henüz tek kuruş girmeden, sofrasındaki etin kilosu 41 lira birden arttı. Kuzu etinde de benzer bir hareketlilik var. 18 Aralık’ta 528 TL olan fiyat, bir haftada 536 TL’ye yükseldi,” dedi. İTHALAT LOBİLERİ KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ilk 10 ayına ait dış ticaret verilerine göre şu bilgileri paylaştı: 2025 Yılı (İlk 10 Ay): Canlı sığır: 585.855 baş – 927.064.286 dolarKırmızı et (kemikli/kemiksiz): 52.811 ton – 410.637.908 dolar Toplamda 1.337.702.194 dolar ödendi. “1,3 MİLYAR DOLARI YABANCI ÇİFTÇİYE VERDİLER!” Gürer, “2025’in ilk 10 ayında toplamda 1,33 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 56 milyar TL’den fazla para canlı hayvan ve et ithalatı için yurt dışına gönderildi. Bu kaynak yerli üreticiye destek olarak verilse, yem fiyatları sübvanse edilseydi bugün et fiyatlarını konuşuyor olmazdık. İktidar ithalat politikasında ısrar ettikçe, hayvancılıktaki sorunlar devam ediyor,” diye konuştu. “YERLİ HAYVANCILIK BİTİRİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalatın sadece fiyatları düşürmemekle kalmadığını, yerli besiciyi de üretimden kopardığını belirterek şunları söyledi: “52 bin tonun üzerinde et ithal etmişiz, yarım milyondan fazla canlı hayvan getirmişiz ama hâlâ raflarda sorun var. Bu tablo gösteriyor ki ithalat çözüm değil, aksine bir bağımlılık yaratıyor. İthalat lobileri bayram ederken, ülkemiz besicisi ahırını boşaltıyor. Karkas etin maliyeti artarken, yem fiyatları kontrol altına alınmadan et fiyatlarının düşmesi zor.” GÜRER’İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Siyasi iktidara çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, şu önerileri sıraladı: “Besicinin en büyük gideri olan yem fiyatları sübvanse edilmeli. İthal değil, yerli yem üretimi sağlanmalı. On iki ay kapalı beslenmek zorunda kalan hayvanlar için mera hayvancılığının yolu açılmalı. Yerli ırklar için daha fazla destek verilmeli. Ahır giderlerini düşürecek önlemler artırılmalı. Küçük aile tipi işletmeler korunmalı. Bir litre süt, en az bir buçuk kilo yem alabilir hâle getirilmelidir. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyat taban fiyat olmalıdır. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleriyle mücadele güçlendirilmelidir. Hayvancılığın temeli olan meralar ranta değil, ıslah edilerek kaliteli yem alanları olarak açılmalıdır. Marka ürünler üretilerek katma değerli ürünlerle yurt dışına ihracat yapılmalıdır. Yerli aşı geliştirilmeli, veteriner hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Hayvan bakımı zordur, meşakkatlidir. Hayvancılık yapanın zarar etmemesi, vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşması doğru tarım politikalarıyla mümkündür. Et fiyatlarındaki artış maliyettendir. Asıl sorun, bu ete ulaşamayanlara hak ettikleri ücretin verilmemesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.