SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda

Porsuk Haber Ajansı - Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Savaşın Bedelini Çiftçi Ödüyor!" Haber

CHP'li Gürer: "Savaşın Bedelini Çiftçi Ödüyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansıyan etkilerini, gübre ve yem fiyatlarındaki sert artışı ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları kapsamlı verilerle değerlendirdi. Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması durumunda hem üreticinin hem de tüketicinin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı. “GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektörüne doğrudan etki ettiğini belirterek, “Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda,” dedi. Üre gübrenin üretimde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, “Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı,” diye konuştu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de üretilen DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını ifade ederek, “DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda” dedi. “STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR” AKP İktidarının stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi. Gürer, “Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda,” dedi. İRAN’DAN YEM VE GÜBRE İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin İran ile olan tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında İran’dan iki farklı yem grubunda ithalat yapıldığını belirten Gürer, “Hayvan gıdası olarak kullanılan diğer bitkisel maddeler, bitkisel döküntü, artık ve yan ürünler kapsamında 2 bin 883 ton ürün ithal edildi ve bunun karşılığında 223 bin 667 dolar ödeme yapıldı. Aynı yıl 6 bin 876 ton farklı yem ürünü ithal edildi ve bunun için 12 milyon 415 bin 151 dolar İran’a ödeme yapıldı,” şeklinde konuştu. Gübre ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında İran’dan 6 milyon 114 bin 98 dolar değerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı yapıldı. 2026 yılında ise ilk dönemde 428 bin 255 dolar tutarında ithalat gerçekleştirildi. Bu veriler İran’ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor,” dedi. “TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarımda dışa bağımlılığın risklerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı,” diye konuştu. Gürer sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.” “YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR” Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 2002 yılının da altında hububat ve bakliyat üreten bir ülke konumuna geldi,” dedi. Girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer, “Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak,” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirterek “2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025’ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir,” dedi. “ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yükünün de üretimi zorlaştırdığını ve temel girdi kalemi olan yem ve gübre girdilerinde sübvansiyon sağlanması gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Çiftçilere bu anlamda destek verilmelidir. Ayrıca borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemleri durdurulmalı, üretimi sürdürebilmeleri için ek kredi destekleri verilmelidir. Borçlar ötelenmelidir,” diye konuştu. “TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR” Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir,” dedi. Ömer Fethi Gürer “ Çiftçiler borçlarını ödemekte sorun yaşıyor. Mutlak surette icralar durdurulmalıdır ve üretim yapmasını sağlayacak hem kredi desteği verilmeli hem de borçlar ötelenmelidir. Bu süreç devam ettiğinde stokta ürünün varlığı fiyatının düşmesine vesile olmuyor, fiyatın daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda 'stoklar yeterli' diye açıklama yapan bakanların niye fiyatların arttığını da açıklaması gerekiyor. Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'nin yakın iş insanları. Bunların da eğer bakanın sözü yetmiyorsa Cumhurbaşkanı tarafından uyarılması gerekir. Türkiye üretmek zorundadır. Üretimdeki her düşme Türkiye'nin sorunlarını katlar. Onun için hem çiftçiye destek verilmeli hem besiciye destek verilmeli hem üretimi sürdürülebilecek oranda ek kredi desteklerinin yolu açılmalıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir. Aksi takdirde savaşın bitmesine rağmen Türkiye'de fiyatlar geriye gelmediği için maliyetler artacaktır. Bunun üstüne düşük alım fiyatı uygulanırsa çiftçi oldukça zor bir noktaya gelecektir."” dedi. LİMONDA İTHALAT ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, limon üretimine rağmen ithalatın sürmesini de eleştirerek, “Limonla ilgili olarak ithalat vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldüğü görülüyor. Oysa şu anda limon hasadı sona ermiş durumda ve üreticilerin elinde ciddi miktarda ürün bulunuyor. Yanlış politikalar nedeniyle tüccarın piyasaya girmemesi sonucunda limon fiyatı 5 liraya kadar düşmüştü. Doğru bir planlama yapılmış olsaydı limonlar bahçede kalmazdı,” ifadelerini kullandı Limon ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında limon ithalatı 2 bin 130 ton oldu ve bunun için 2 milyon 376 bin 276 dolar ödendi. 2024 yılında ise 2 bin 54 ton ithalat yapıldı ve 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Sadece bir ayda 705 ton limon ithal edildi ve bunun için 549 bin 344 dolar ödeme yapıldı,” dedi. “ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALAR GEREKİYOR” Türkiye’nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen üreticinin yeterince korunmadığını belirten Gürer şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye önemli bir narenciye ülkesi olmasına rağmen üreticinin yaşadığı sorunlara yeterince sahip çıkılmıyor. Stokta ürün varken ithalatın yolu açılıyor. Dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir politika izlenmediği için limon da sorunlu ürünlerden biri hâline geldi. Bu sorunun çözümü doğru planlama ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesidir.”

Şirintepe'de Sokak İftarında 5 Bin Kişi Buluştu Haber

Şirintepe'de Sokak İftarında 5 Bin Kişi Buluştu

Tepebaşı Belediyesi’nin Ramazan ayı dolayısıyla Şirintepe Mahallesi’nde düzenlediği geleneksel sokak iftarında, 5 bin vatandaş bir araya gelerek kardeşlik sofrasına oturdu. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Şirintepe Mahallesi’nde gerçekleştirilen iftar programında mahalle sakinleri ile bir araya geldi. Örme Sokak’ta kurulan kardeşlik sofrası yaklaşık 5 bin kişiyi buluşturdu. Düzenlenen sokak iftarında birçok vatandaş paylaşmanın ve bir arada oruç açmanın mutluluğunu yaşadı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da iftar programına katılan vatandaşlar ile selamlaşarak sohbet etti. İftar sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Ataç, “Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve aynı sofrada buluşmanın en güzel zamanlarından biridir. Tepebaşı Belediyesi olarak 10 yıldır düzenlediğimiz sokak iftarlarıyla 850 bin vatandaşımızı aynı sofrada buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Bizim için önemli olan komşuluğu, dayanışmayı ve birlikte olma duygusunu güçlendirmek. Şirintepe’de hemşehrilerimizle aynı sofrada orucumuzu açmak bizim için büyük bir mutluluk.” Dedi. “İnsanlar artık ‘açız’ diyor” Başkan Ataç, ülkedeki ekonomik sıkıntılara da dikkat çekerek, “Yoksulluğu çok iyi biliyoruz. Her gün televizyonda emeklilerin, asgari ücretlilerin serzenişleri var. İnsanlar artık ‘geçinemiyoruz’ demiyorlar da ‘açız’ diyorlar. Dünyada kendine yeten 7 ülkeden biriydik ama maalesef bugün gıda yönüyle baktığımızda Türkiye çökmüş durumda. İnsanların ne kadar mağdur olduğunu, açlık sınırının altında oldukları çok net görülüyor. Biz de Tepebaşı’nda dayanışmayı büyütmeye ve vatandaşlarımızla bir arada olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. İftar programına CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ile yönetimi ve meclis üyeleri de katıldı.

Odunpazarı Halk Market’e 500 Çift Ayakkabı Bağışı Haber

Odunpazarı Halk Market’e 500 Çift Ayakkabı Bağışı

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ile FLO iş birliğinde, Odunpazarı Halk Market’e 500 çift ayakkabı bağışı yapıldı. Bağışlanan ayakkabılar, Odunpazarı Halk Market aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Dayanışma ve sosyal belediyecilik anlayışının güçlü bir örneği olan destek, dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarına katkı sunmayı amaçlıyor. Ekonomik koşulların her geçen gün zorlaştığı bir dönemde yapılan bu anlamlı bağış, hem kurumlar arası iş birliğinin hem de toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. BAŞKAN KAZIM KURT’TAN TEŞEKKÜR VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI TİDER ve FLO’ya desteklerinden dolayı teşekkür eden Başkan Kurt, sosyal ve halkçı belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Başkan Kurt, yaptığı açıklamada şu mesajı verdi: “Odunpazarı’nda kimseyi yalnız bırakmıyoruz. Halk Market aracılığıyla dayanışmayı büyütüyor, ihtiyaç sahiplerimizin yanında oluyoruz. TİDER ve FLO’ya duyarlılıkları için teşekkür ediyorum. Tüm hayırsever iş insanlarımızı ve esnafımızı da bu dayanışma zincirine katkı sunmaya davet ediyorum.” SOSYAL VE HALKÇI BELEDİYECİLİK ÖRNEĞİ Odunpazarı Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hizmet veren Halk Market, ihtiyaç sahiplerine temel gıda ve yaşam malzemelerini ulaştırmaya devam ediyor. Yapılan 500 çift ayakkabı bağışı da bu destek ağını güçlendirdi.

Kıyafette İkinci El Dönemi! Haber

Kıyafette İkinci El Dönemi!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomide yaşanan sorunların dar gelirli yurttaşların harcama alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti. Gürer, artan hayat pahalılığı karşısında emekli, asgari ücretli ve sabit gelirlilerin tüm kısıtlamalara rağmen gıdayı öncelikli harcama kalemi olarak gördüğünü belirtti. Giysi ve ayakkabı gibi temel ihtiyaçlarda ise yurttaşların artık yeni ürün almak yerine tamir ve yamaya yöneldiğini vurgulayan Gürer, ikinci el kıyafetlere olan talebin hızla arttığını söyledi. “İkinci el satış uygulamaları ve mağazalar, pek çok yurttaş için adeta ana alışveriş noktası haline geldi” dedi. "GIDA ALMAK ZOR, GİYİM İKİNCİ EL" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada yaşam pahalılığının insanları en temel ihtiyaçları daralttığını belirterek, "Bugün gelinen noktada asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaşımız için 'sıfır' bir mont, bir ayakkabı almak artık zorlaştı. Vatandaşımız cebindeki alım gücü sınırlı para ile sadece yaşamda kalabilmek için gıdayı öncelikliyorlar. Cepteki para her ihtiyaca yetmeyince giyim ihtiyacını karşılamak için ya eskiyi tamir ettiriyor ya da ikinci el platformlarına yöneliyor,” dedi. Ürün Grubu Mağaza (Sıfır) Fiyatı İkinci El Platform Fiyatı Tasarruf / Fark Oranı Kışlık Şişme Mont 2.500 TL - 5.500 TL 600 TL - 1.200 TL ~%75 - %80 Deri/Spor Ayakkabı 1.800 TL - 4.000 TL 450 TL - 900 TL ~%70 - %75 Yünlü Kazak 850 TL - 1.500 TL 200 TL - 450 TL ~%70 Jean / Kumaş Pantolon 950 TL - 1.800 TL 250 TL - 500 TL ~%70 İKİNCİ EL PLATFORMLARINDA ARTIŞ İkinci el alışveriş sitelerinin ve uygulamalarının işlem hacmindeki artış dikkat çekici diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu durum ekonomik sorunların hangi boyuta evrildiğinin de farklı bir göstergesidir. Sektör verilerine ve pazar yeri analizlerine baktığımızda, ikinci el platformlarındaki işlem hacminin son bir yılda katlanarak arttığını görüyoruz. Ancak bu bir refah göstergesi değildir! Bu, orta sınıfında nasıl daraldığının göstergesidir. Yeni, hiç kullanılmamış ürün alamayan ikinci ele yöneliyor. Bu süreç doğal olarak yeni üretim satan esnafı da, mağaza için üretim yapan fabrikayı da etkiliyor. Tekstil fabrikaları yapısal ve girdi ile oluşan sorunları yanında tüketici alışkanlıkları değişmesinden de etkilendikleri bir gerçek. Mağazadan yeni ürün alamayan 2. El alışverişi tercih ediyor,” dedi. "ESKİDEN İHTİYACI OLANA VERİLEN GİYSİLER, ŞİMDİ SATILIYOR" Ömer Fethi Gürer, "Eskiden ihtiyacı olana yardımcı olunurdu, dayanışma kültürü yerini mecburiyete bıraktı. Eskiden komşunun çocuğuna verilen kıyafetler artık 100-200 liraya internette satışa çıkıyor. İktidar ise 'ekonomi büyüyor' diye konuşmaya devam ediyor. Halkın büyüyen tek şeyi borcu ve çaresizliğidir." VATANDAŞIN GELİRİ GIDA VE BARINMAYA Vatandaşların eline geçen gelirin büyük çoğunluğunun gıdaya ve konaklamaya gittiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, "Vatandaşın bütçesinin tamamı gıda ve barınmaya gidiyor. Geriye kalanla nasıl giysi alabilir? Çocuğuna nasıl yeni bir üst baş alabilir?” diye soran Gürer, yönetenlerin pazar yerlerinden ve sokaktaki vatandaşın gerçek durumundan haberdar olmadığını ifade etti. Halkı ikinci el ürüne mahkûm eden anlayışın, yaşanan ekonomik tabloyu görünmez kılmaya çalıştığını belirterek eleştirilerini dile getirdi.

Gürer: "Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır" Haber

Gürer: "Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunun girdi maliyetleri artış ve aracılık sistemi ile ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciye etkidiğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem fiyatı artıyor, gübre fiyatı artıyor, tohum fiyatı artıyor, mazot artıyor, işçilik artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri artıyor. Elektrik ve su parası katlıyor.Ürün daha toprağa ekilirken fiyatlar tırmanıyor ” dedi. “MALİYET ARTIŞI ÜRÜNE, ÜRÜN ARTIŞI RAFA KATLANARAK YANSIYOR” Artan girdi maliyetlerinin doğrudan ürün maliyetine yansıdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını vurguladı. Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor” diye konuştu. Bu tablonun siyasi iktidarın sorumluluğunda olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Bununla ilgili düzenleme yapması siyasi iktidarın görevidir” dedi. “YEM VE GÜBRE MUTLAKA SÜBVANSE EDİLMELİ, TABAN FİYATA DÖNÜLMELİ” Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, yem ve gübrede sübvansiyon uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, çiftçiler için yeniden taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. “GÜBRE FİYATLARI BİR YILDA UÇTU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 Tl fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 Tl iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 Tl çıktı.DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat” dedi. “TOHUM, İLAÇ, MAZOT… HEPSİ ARTTI” Sadece gübrede değil, tohumda ve ilaçta da ciddi fiyat artışları yaşandığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, mazotun litresinin 50 lirayı aştığını belirterek, “Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor” diye konuştu. “HALDE FİYATLAR EL YAKIYOR, EMEKLİ BU ÜRÜNÜ NASIL ALACAK?” Gürer, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki hal fiyatlarını örnek göstererek gelinen noktaya dikkat çekti. Gürer, “Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarli biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” dedi. Bu fiyatların hal çıkış fiyatları olduğunu vurgulayan Gürer, “Bu ürünler Ankara’ya, İstanbul’a gelinceye kadar nakliye de ekleniyor. Rafa girdiğinde emekli, asgari ücretli bu ürünleri nasıl alacak?” diye sordu. “ÇÖZÜM İŞİN BAŞINDA: GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ” Sorunun çözümünün üretimin başında olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur” dedi. Gürer, yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon uygulanması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin ürettiği ürünün israf olmadan alım garantisiyle satın alınmasının sağlanması çağrısında bulundu. “MAZOTTA ÖTV VE KDV ÇİFTÇİ İÇİN KALDIRILMALI” Mazot fiyatlarının çiftçi için artık karşılanamaz hale geldiğini söyleyen TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor” dedi. “İCRALAR ÇİFTÇİNİN BELİNİ KIRIYOR” Geçtiğimiz yılın çiftçiler için “kara bir yıl” olduğunu ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yeterli kazanç elde edemediğini ve desteklerin de yetersiz kaldığını belirtti. Gürer, “Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor” dedi. Bu icraların durdurulması gerektiğini vurgulayan Gürer, konuyla ilgili kanun teklifleri verdiklerini hatırlatarak, “Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli” çağrısında bulundu. “HAYVANCILIK ALARM VERİYOR” Hayvancılıktaki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunarak, “Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “GIDA YOKSA BAĞIMSIZLIK DA YOK” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, siyasi iktidarın çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır.” Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer rafta gıda fiyatları artarken emekli ve asgari ücretlinin düşük ücretleri ile her istediği gıda ürünü alamadığını, yoksulluğun gıdaya raf fiyatları artış nedeni sağlıklı beslenemediğini de belirtti. Gıda fiyat artışının engellenmesi girdi maliyetleri düşürmekle başlar” dedi. Vatandaş et ve süt ile mamul ürünleri alamadığı gibi sebze ve meyvede de önemli kısıntıya gittiğine de dikkat çekti. “Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” dedi. Ürün Grubu Ürün Adı Başlangıç Fiyatı (TL) Bitiş Fiyatı (TL) Net Artış (TL) Yüzdesel Artış (%) Domatesler Domates 24 48 24 100 Domatesler Yuvarlak Domates 30 60 30 100 Domatesler Oval Domates 33 60 27 82 Salatalıklar Salatalık 14 50 36 257 Salatalıklar Silor 16 75 59 369 Salatalıklar Dikenli Salatalık 12 50 38 317 Biberler Çarli Biber 15 50 35 233 Biberler Sivri Biber 13 35 22 169 Biberler Kıl Sivri Biber 35 80 45 129 Biberler Kılçık Sivri Biber 45 110 65 144 Biberler Üçburun (Köy) Biberi 24 62 38 158 Biberler Dolma Biber 22 62 40 182 Biberler Kapya Biber 50 60 10 20 Biberler Şili (Kırmızı) Biber 45 70 25 56 Biberler Şili (Yeşil) Biber 50 75 25 50 Biberler Jalapeno Biber 35 85 50 143 Biberler Yeşil Kapya Biber 40 70 30 75 Biberler Çin Biberi 80 110 30 38 Patlıcanlar Patlıcan 15 55 40 267 Patlıcanlar Oval Patlıcan 35 80 45 129 Kabaklar Kabak 17 65 48 282

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor Haber

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor

Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal, Yöresel Ürün Festivalleri adı altında düzenlenen etkinliklerin hijyen, sağlık ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Yöresel Ürünler Gıda Festivallerini değerlendiren Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal “festival alanlarındaki hijyen yoksunluğu,tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir.” dedi. Genel Başkan Bakal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Gastronomi Gıda Festivalleri son yıllarda daha sık ve daha uzun süreli düzenlenmektedir. Gastronomi gıda festivallerindeki amaçlar;şehirleri,kültürleri birbirleriyle tanıştırmak ve sosyal bağları güçlendirmek olsa da ticari faaliyetler baskın durumdadır. Festival düzenleme izni alınırken spor kulüplerine yardım yapılacağı, şehrin değerlerinin tanıtılacağı vurgulansa da bu hedefler çoğu zaman gerçekleşmemektedir. Ruhsatlı işyerlerinde ki ,hijyen meydanlarda/boş alanlarda sağlanamaz.. Meydanlarda/boş alanlarda düzenlenen Gastronomi/Gıda Festivallerinde gıda hijyeninin sağlanması mümkün değildir. Bu alan ve meydanlarda düzenlenen festivallerde, satıcılar ve tüketiciler en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun kalmaktadır. Gastronomi/Gıda festivallerindeki hijyen yoksunluğu; tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir. Satıcıların iş yerlerinden katıldığı yöresel ürünler gıda festivalleri düzenlenebilir... Yöresel lezzetleri; şehirde doyan, şehirde yerleşik işletmeleri bulunan esnaf ve tüccarlarımız kendi işletmelerinde sunabilirler. Şehre göç etmiş, şehirde doymuş, şehrin damak tadına lezzet katmış esnaf ve tüccar hemşerilerimiz bu çeşitliliğe sahiptir. Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının öncülüğünde lezzet festivalleri... Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının iş birliğiyle/koordinasyonuyla şehrin tamamında düzenlenecek festivalleri tüketici örgütleri de destekleyecektir. Tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin hijyen yoksunluğundan,tehlikeye girmediği, tüketicilerin bilgilendiği/bilinçlendiği, şehirde doyanların kazandığı, lezzet festivalleri gerçekçi projelerdir. Yapılması gereken un,yağ ve şekerden helva yapmaktır."

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!" Haber

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak 2025’te fiyatlarını not aldığı zincir markette satılan aynı ürünün, bir yıl içinde fiyatının katlandığını söyledi. Gürer, Cumhurbaşkanı’nın altın hesabını tercih etmediğini belirterek, “Biz makarna üzerinden baktık. Asgari ücretlinin kaybını incelediğimizde, bir yılda asgari ücretle alınabilen 500 gramlık makarnadaki fiyat artışı nedeniyle sofrasından 474 paket makarna uçmuş durumda,” dedi. Buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı hasat döneminde alım fiyatını kilogram başına 13 lira olarak açıkladığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, buna karşın tüccarın buğday için 11 lira fiyat uyguladığını belirtti. Gürer, makarnadaki fiyat artışının çiftçinin buğday satış fiyatını sollayıp geçtiğini söyledi. Üretenin de tüketenin de mağdur edildiği bu düzende, emekli ve asgari ücretlinin cebine giren paranın alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Gürer, makarna fiyatlarındaki artışın asgari ücretli ve emekli gelir düzeyi açısından bu ürünü adeta lüks tüketime dönüştürdüğünü vurguladı. YÜZDE 68 İLE YÜZDE 93’E VARAN ARTIŞ YAŞANDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına girilirken makarna fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Ocak 2025 ile Ocak 2026 dönemindeki fiyat değişkenliğini değerlendiren Gürer, aynı markette satılan, aynı kalite ve markadaki makarnaların etiket fiyatlarının bir yıl içinde önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Gürer’in paylaştığı verilere göre, makarnadaki artış oranları bir yıl içinde genel enflasyon verilerinin üzerinde seyretti. Ürün Kategorisi Ocak 2025 Fiyatı Ocak 2026 Fiyatı Artış Oranı (%) A Kalite Ürün 1 (Üst Segment) 28,75 TL 52,95 TL %84 A Kalite Ürün 2 (Popüler Segment) 16,00 TL 30,95 TL %93 Ekonomik Ürün (En Ucuz Segment) 11,00 TL 18,50 TL %68 BUĞDAYIN ANAVATANINDA MAKARNA FİYATI Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek artan makarna fiyatlarına dikkat çekti. Gürer, “Bir yıl önce 16 liraya aldığınız makarnanın bugün 31 liraya dayandığını görüyoruz. En ucuz, ‘garibanın yemeği’ dediğimiz makarna bile bir yılda yüzde 93 zamlanmışsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda çiftçimiz maliyetler altında ezilirken, vatandaşın tenceresinde de zam kaynıyor. Buğdayı çiftçiden tüccar kilosu 11 liradan aldı,” dedi. “MAKARNAYA BİLE HASRET KALINABİLİR” Gürer, asgari ücretlinin alım gücünün bir yıl içinde hızla eridiğini söyledi. Ocak 2025’te sepetine alabildiği makarnayı, Ocak 2026 itibarıyla 28.075 TL olan yeni asgari ücretle alamaz duruma geldiğini belirtti. Gürer, aynı markette, aynı marka ve kalitedeki ürünlerin bir yıllık fiyat değişimine dikkat çekti. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in vatandaşın en temel gıdası olan makarnada bir yıl içinde yaşanan değişimi şu şekilde gerçekleşti: Ürün Kategorisi Ocak 2025 Alım Gücü (22.104 TL ile) Ocak 2026 Alım Gücü (28.075 TL ile) Kaybolan Ürün Miktarı (Paket) A Kalite (Üst Segment) 768 Paket 530 Paket 238 Paket KAYIP Popüler Marka (A Kalite) 1.381 Paket 907 Paket 474 Paket KAYIP Ekonomik Ürün 2.009 Paket 1.517 Paket 492 Paket KAYIP CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla bir markadan 1.381 paket makarna alabiliyorken, bugün maaşı yüzde 27 artmasına rağmen alabildiği ürün sayısı 907’ye düşmüş durumda. Tek kalemde 474 paket makarna alamaz hâle gelmiş,” ifadelerini kullandı. TENCEREYE GİREN ÜRÜN AZALIYOR Ömer Fethi Gürer, market raflarındaki gerçeklerin TÜİK verilerinden çok farklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar. Geçen yıl 11 lira olan en ucuz makarnanın 18,50 liraya, 28 lira olan kaliteli makarnanın ise 53 liraya çıktığını görsünler. Vatandaşın cebine giren para artmış gibi görünüyor ama tencereye giren ürün azalıyor.”

Büyükşehir Zabıtası Gıda İşletmelerinde Denetimde Haber

Büyükşehir Zabıtası Gıda İşletmelerinde Denetimde

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki restoran ve gıda işletmelerine yönelik denetimlerine devam ediyor. Zabıta ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimlere belediyemizin gıda mühendisi de eşlik ederek işletmelerdeki teknik kontrolleri sağlıyor. Çalışmalar kapsamında hijyen koşulları, ruhsat durumları, fiyat listeleri ve gıda güvenliğiyle ilgili başlıklar inceleniyor. Denetimlerle ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Zabıta Komiseri Aslı Şekerci Tosun, “Vatandaşlarımızın güvenli ve sağlıklı hizmet alması için işletmelerde hijyen, fiyat listeleri, etiketlemeler ve ruhsat gibi pek çok konuda kontroller yapıyoruz. Amacımız işletmelerin yasalara uygun ve kaliteli hizmet sunması. Ancak olumsuz bir durumla karşılaşırsak vatandaşlarımızın sağlığı için gerekli işlemleri uyguluyoruz.” dedi. Denetime teknik açıdan destek veren Büyükşehir Belediyesi Gıda Mühendisi Pelin Eser, “Saklama koşulları, ürün sıcaklıkları, personel hijyeni, son kullanma tarihleri ve üretim alanlarının temizliği dikkatle kontrol ettiğimiz konular arasında. Hedefimiz vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya ulaşması ve işletmelerde hijyen standartlarının sürdürülebilir şekilde korunması.” diye konuştu. Denetim sırasında görüş bildiren bazı işletme sahipleri de yapılan çalışmalardan memnun olduklarını belirterek denetimlerin hem işletmelere hem de vatandaşlara güven verdiğini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin kent genelinde düzenli olarak sürdürüleceğini açıkladı.

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı" Haber

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının çiftçi, üretici ve besici açısından “kara bir yıl” olarak geride kaldığını belirterek, iklim krizinden tarım politikalarına, borç yükünden ithalata kadar yaşanan sorunları rakamlar ve sahadan örneklerle değerlendirdi. Gürer, doğru destek verilmemesi halinde 2026 yılının gıda açısından daha da zor geçeceği uyarısında bulundu. Gürer , 2025 yılı Üretici kazanmadığı ,Tüketici pahalı ürün nedeni gıdaya erişmekte zorlandığı aracı ve ithalatçıların kazandığı bir yıl oldu” dedi. “ÜRETİCİ BORÇLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım sektörü açısından son derece ağır geçtiğini belirterek, “2025 yılı üretici, çiftçi, besici için çok zor bir yıl oldu” diye konuştu. Yıl boyunca yaşanan ani hava değişimleri, zirai don ve kuraklığın bitkisel üretimi ciddi biçimde etkilediğini vurgulayan Gürer, bu tabloya yanlış tarım politikalarının da eklendiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçla üretim yapmaya zorlandığını belirterek, “1 trilyon 120 milyarın üzerinde çiftçi yalnızca bankalara borcu var. Borçla çiftçiliği sürdürmeye çalıştı. Bu dönemde icralar arttı. Araziler, traktörler, hayvanlar icra yoluyla üreticinin, besicinin elinden alındı” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER YETERSİZ, ALIM FİYATLARI DÜŞÜK” Yetersiz desteklerin, düşük alım fiyatlarının ve artan girdi maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını belirten CHP Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte yetersiz desteklerin yanı sıra düşük alım fiyatları, artan girdi maliyetleri üretici açısından yılın daha da sorunlu olmasına neden oldu” dedi. Bu tablonun yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi de etkilediğini vurgulayan Gürer, “Olumsuz yansıma ise vatandaşın rafta gidip ürünün fiyatına bakıp dönmesine neden oldu. Çünkü sürekli artan fiyatlarla vatandaş da çok gıda ürününe erişemedi” diye konuştu. “BU YIL KİRAZI YEMEDEN SEZONU KAPATANLAR OLDU” Meyve üretiminde yaşanan büyük kayba dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zirai donun etkilerini şu sözlerle anlattı: “Bu yıl kirazı yemeden sezonu geçirenler var. Çünkü meyvede meydana gelen zirai don ülkemizde neredeyse 8 milyon tonun üzerinde kayba neden oldu.” Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve üretiminin 2025’te 19 milyon 600 bin tona düştüğünü belirterek, “Böyle olunca kirazda, elmada, kayısıda, fındıkta ,üzümde hatta zeytinde, şeftalide sorunlar oluştu. Küresel iklim değişikliği ile ilgili yeterli önleyici tedbirlerin alınmaması da bunda bir neden” dedi. TAHILDA DÜŞÜŞ, BAKLİYATTA 2002’NİN ALTI Tahıl üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tahılda bir yıl öncesine göre düşme 7 milyon 400 bin tonu buldu. 2002 yılında 19 milyon 600 bin ton buğday yetişen ülkemizde bu yıl buğday 17 milyon 900 bin tona geriledi” dedi. Mercimek, fasulye ve nohutta da üretimin 2002 yılının altına düştüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Sorunlu bir yıl yaşandı” değerlendirmesinde bulundu. “PATATES DEPODA, FİYAT RAFTA UÇTU” Çiftçilerin ürününü satamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, patates üreticisinin yaşadığı sorunlara özel olarak değindi. “Çiftçiler sattıkları üründe para kazanamamanın yanında bazı ürünler tarlada kaldı. Patates, hububattan sonra en çok üretilen gıda ürünümüz ama orta ve küçük boy tarlada kaldı” dedi. Niğde’nin patates üretiminde başı çektiğini belirten Gürer, “Niğde, 1 milyon ton kayıt dışıyla beraber en çok patates üretilen illerimizin başında geliyor. Bu yıl Niğde’de şu anda 500 bin yakın patates depoda bekliyor” diye konuştu. Gürer, üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumuna dikkat çekerek, “Markete gidiyorsunuz, patates kilosu 20 liradan satılıyor. Üreticiye gidiyorsunuz, ürününü satamadığı için dert yanıyor. Şu anda depo gideriyle birlikte 8 lira civarında bir maliyeti var ama bu ürün depoda duruyor. Eğer ilk iki ay ürün satışı gerçekleşmezse o ürün de çöp olacak” dedi. “İTHALAT ARTTI, ET FİYATI YİNE DÜŞMEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılık politikalarını da eleştirerek, “Tarımı tüccara ve ithalatçıya bırakan bir anlayışla sürdürülebilirliği olamaz” dedi. İlk 10 ayda 585 bin 855 baş hayvan ithal edildiğini, 52 bin ton et getirildiğini belirten Gürer, “Et fiyatları da durdurulamadı. Çünkü yerli besici ve üreticinin desteklenmediği dönemde et fiyatlarının da düşmesi olası değil” ifadelerini kullandı.Mera hayvanclığa dönülmesi,Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenmesi ve yem fiyatları sübvanse edilerek destek verilmesi,ahır giderleri düşürülmesi gerekli” dedi. “MAZOT PAHALIYSA RAFTAKİ ÜRÜN DE PAHALI OLUR” Girdi maliyetlerine dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Mazotu, gübreyi, tohumu, ilacı , yemi; eğer girdi fiyatları düşmezse raftaki ürünün fiyatı düşmez” dedi. Sürekli gelen akaryakıt zamlarının hem üretimi hem de nakliyeyi etkilediğini vurgulayan Gürer, bunun doğrudan raf fiyatlarına yansıdığını ifade etti. “TMO FİYAT AÇIKLIYOR, ÜRÜNÜ ALMIYOR” Piyasanın tüccara bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’ni de eleştirerek, “Toprak Mahsulleri Ofisi fiyat açıklıyor, açıkladığı fiyattan ürünü almıyor. Şartlar sıralıyor .Üreticiyi tüccara mahkûm ediyor. Tüccar dilediği fiyattan ürün alıyor. Çünkü çiftçi borçlu” dedi. “2025 TARIM İÇİN AÇIK BİR UYARIDIR” Gürer, 2025 yılının tarım açısından bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, “2025 yılı tarım için kara bir yıl oldu. Çiftçi, besici, üretici yeterli oranda desteklenmedi. Sorunlarına çözüm getirilmedi” dedi. Kuraklık, rekolte düşüşü, sulama sorunları ve tamamlanmayan projelerin tabloyu ağırlaştırdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Toplulaştırmayla ilgili yapılması gerekenler hızlandırılmadı.GAP bitirilmedi” ifadelerini kullandı. “2025’TEN DERS ÇIKARILMAZSA SORUN BÜYÜR” “2025 yılı ciddi anlamda bir sinyal verdi” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Destekleri doğru vermezseniz, çiftçiyi üretimin içinde tutmazsanız, girdi maliyetlerini düşürmezseniz, alım fiyatlarını düşük tutarsanız önümüzdeki süreçte sorunlar daha da artacak.” Diye konuştu. “DESTEKLER HERKESİ KAPSAMALI” Çözüm önerilerini de sıralayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım kanununa göre verilmesi gereken desteklerin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirterek, “Üretici, besici, çiftçi desteklenmeli. Borçlar ötelenmeli. Uğradıkları felaketlerde yanlarında olunmalı” dedi. Desteklerin yalnızca ÇKS veya TARSİM’e bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Gürer, “ÇKS’si olsun olmasın tüm çiftçilerin zararları karşılanmalı. Sonuçta orada da bir üretim var” ifadelerini kullandı. “BİR YILDA 20 MİLYON TON ÜRÜN KAYBI VAR” Son bir yıllık süreçte yaşanan kaybın büyüklüğüne dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bitkisel üretimde, tahılda, meyvede kayıp 20 milyon tonu buluyor. Bu çok önemli bir rakam” dedi. Gürer, ihracatın azaldığını, ithalatın arttığını belirterek bu yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “KAMUCU PLANLAMA VE KOOPERATİFÇİLİK ŞART” Tarımda kamucu bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Kooperatifçilik geliştirilerek üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrası doğru planlanmalı. İsrafın önüne geçilmeli. Çiftçiye yeterli ve doğru destek zamanında verilmeli” dedi. Ziraat Bankası’nın rolüne de değinen Gürer, “Ziraat Bankası bir çiftçi kuruluşu olmalı; çiftçilerin sorunlarına eğilen, onları dinleyen, anlayan, çözüm üreten bir yaklaşımla hareket etmeli” ifadelerini kullandı. “ÖNLEM ALINMAZSA 2026 DAHA ZOR OLACAK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026’da zor bir yıl olacak. Şu anda stoktaki ürün sınırlı. İthalatla bazı ürünlerde süreç yönetilecek. Ama 2026’da eğer rekolte ve verim isteniyorsa mutlak surette üretici, besici ve çiftçi desteklenmeli. Hayvancılıkta yerli ve yerel olana destekler sağlanmalı. Yerli ırk geliştirilmeli. Ortaya çıkan olumsuzlukları ortadan kaldırmanın tek yolu, gerçekçi çözümleri o işi yapanlarla birlikte, ortak akılla bulmaktır.”dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.