Trafik Cezaları Güvenlik İçin Değil, Tahsilat İçin Artırılıyor
Trafik Cezaları Güvenlik İçin Değil, Tahsilat İçin Artırılıyor
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 09.01.2026 17:12
Haber Güncellenme Tarihi: 09.01.2026 17:15
Kaynak:
Haber Merkezi
www.porsukhaberajansi.com
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın trafik güvenliğini sağlamak yerine vatandaşı ağır para cezalarıyla ekonomik olarak kıskaca aldığını söyledi. Teklifte yer alan yüksek ceza tutarlarının sosyal adaletle bağdaşmadığını vurgulayan Kış, “Bu düzenleme caydırıcılık değil, yoksulluğu cezalandırma anlayışıdır” dedi.
Konuşmasına trafik meselesinin yalnızca radarlar ve ceza makbuzları üzerinden ele alınamayacağını belirterek başlayan Kış, “Trafik doğrudan insan hayatıdır. Bir annenin evladına kavuşabilmesidir, bir işçinin direksiyon başından sağ salim eve dönebilmesidir, bir emeklinin yolda kalmama endişesidir” ifadelerini kullandı. Kuralların ve disiplinin elbette gerekli olduğunu söyleyen Kış, caydırıcılığın ölçüsüz cezalarla sağlanamayacağının altını çizdi.
“Bu cezalar vatandaşı hayattan men etmektir”
Türkiye’deki ekonomik tabloyu hatırlatan Kış, asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 18 bin 938 lira olduğunu anımsattı. Buna karşın kanun teklifinde 90 bin liradan başlayıp 200 bin liraya kadar çıkan trafik cezalarının öngörüldüğünü belirten Kış, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir asgari ücretli üç aylık maaşını tek bir trafik cezasına nasıl versin? Bir emekli neredeyse bir yıllık gelirini bir anlık ihlalle kaybedecek durumda. Bu mudur caydırıcılık, yoksa bu vatandaşı ekonomik olarak hayattan men etmek midir?”
“Ceza gelirle orantılı değilse adil değildir”
Konuşmasında cezaların gelirle orantılı olması gerektiğini vurgulayan Kış, aksi durumda bunun hukuk değil, sınıfsal bir ceza düzeni olacağını söyledi. “Zengin için rahatsız edici olan bir yaptırım, dar gelirli için yıkıcı bir sonuca dönüşüyorsa burada adaletten söz edemeyiz” diyen Kış, bu tablonun tesadüf olmadığını savundu.
AKP iktidarının yıllardır geçinemeyen vatandaşa destek olmak yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih ettiğini dile getiren Kış, “Üretimle, istihdamla, adil paylaşımla değil; vergiyle, harçla, zamla ve şimdi de trafik cezalarıyla bütçe açığını kapatmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız” dedi.
Trafik cezası gelirleri bakanlık bütçelerini aştı
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın, trafik cezası gelirlerinin bazı bakanlık bütçelerinden fazla olduğuna yönelik sözlerine atıfta bulunan Kış, “Maaş artışına gelince ‘bütçe yok’, emekliye gelince ‘imkânlar sınırlı’ deniyor. Ama cezaya gelince imkân sınırsız. Demek ki mesele trafik güvenliği değil, mesele tahsilat” ifadelerini kullandı.
Radar uygulamalarının artırılmasını ve ceza yazmanın kolaycılık olduğunu belirten Kış, asıl yapılması gerekenlerin eğitim, güvenli yol altyapısı ve adil denetim olduğunu vurguladı. “Radar koymak kolay, ceza yazmak kolay. Zor olan; yolu güvenli hâle getirmek, vatandaşı kurala uymaya ikna etmektir ama siz zor olanı değil, kolay olanı seçiyorsunuz” dedi.
“Bu psikoloji güvenlik değil, panik üretir”
Vatandaşın artık kural ihlalinden çok cezayı ödeyememekten korkar hale geldiğini söyleyen Kış, ağır cezaların toplumda güvenlik değil panik duygusu yarattığını ifade etti. “Bir anlık hata aylarca sürecek borca dönüşüyor, ehliyet kaybı iş kaybına, ceza aile bütçesinin çökmesine yol açıyor. Bu psikoloji adalete olan güveni zedeliyor” diye konuştu.
Meclisin yalnızca yasa yapan değil, aynı zamanda vicdanın kürsüsü olduğunu vurgulayan Kış, “Trafik cezası yüzünden bir ailenin hayatını kilitlemek mi güvenlik? Ehliyetine el koyup bir insanı işsiz bırakmak mı düzen?” sorularını yöneltti.
“Vatandaş gelir kapısı değildir”
Konuşmasının sonunda CHP’nin tutumunun açık olduğunu belirten Gülcan Kış, “Önce insan, önce can, önce yaşam hakkı diyoruz. Ceza en son gelir; ölçülü, orantılı ve ödenebilir olur. Direksiyon başındaki yurttaş ekonomik krizin faturasını ödeyecek bir tahsilat kalemi değildir” dedi.
Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu gerekçelerle Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’ne “hayır” dediklerini ifade ederek, “Trafik güvenliği ceza sopasıyla değil; adaletle, eğitimle ve hakkaniyetle sağlanır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Trafik Cezaları Güvenlik İçin Değil, Tahsilat İçin Artırılıyor
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın trafik güvenliğini sağlamak yerine vatandaşı ağır para cezalarıyla ekonomik olarak kıskaca aldığını söyledi. Teklifte yer alan yüksek ceza tutarlarının sosyal adaletle bağdaşmadığını vurgulayan Kış, “Bu düzenleme caydırıcılık değil, yoksulluğu cezalandırma anlayışıdır” dedi.
Konuşmasına trafik meselesinin yalnızca radarlar ve ceza makbuzları üzerinden ele alınamayacağını belirterek başlayan Kış, “Trafik doğrudan insan hayatıdır. Bir annenin evladına kavuşabilmesidir, bir işçinin direksiyon başından sağ salim eve dönebilmesidir, bir emeklinin yolda kalmama endişesidir” ifadelerini kullandı. Kuralların ve disiplinin elbette gerekli olduğunu söyleyen Kış, caydırıcılığın ölçüsüz cezalarla sağlanamayacağının altını çizdi.
“Bu cezalar vatandaşı hayattan men etmektir”
Türkiye’deki ekonomik tabloyu hatırlatan Kış, asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 18 bin 938 lira olduğunu anımsattı. Buna karşın kanun teklifinde 90 bin liradan başlayıp 200 bin liraya kadar çıkan trafik cezalarının öngörüldüğünü belirten Kış, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir asgari ücretli üç aylık maaşını tek bir trafik cezasına nasıl versin? Bir emekli neredeyse bir yıllık gelirini bir anlık ihlalle kaybedecek durumda. Bu mudur caydırıcılık, yoksa bu vatandaşı ekonomik olarak hayattan men etmek midir?”
“Ceza gelirle orantılı değilse adil değildir”
Konuşmasında cezaların gelirle orantılı olması gerektiğini vurgulayan Kış, aksi durumda bunun hukuk değil, sınıfsal bir ceza düzeni olacağını söyledi. “Zengin için rahatsız edici olan bir yaptırım, dar gelirli için yıkıcı bir sonuca dönüşüyorsa burada adaletten söz edemeyiz” diyen Kış, bu tablonun tesadüf olmadığını savundu.
AKP iktidarının yıllardır geçinemeyen vatandaşa destek olmak yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih ettiğini dile getiren Kış, “Üretimle, istihdamla, adil paylaşımla değil; vergiyle, harçla, zamla ve şimdi de trafik cezalarıyla bütçe açığını kapatmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız” dedi.
Trafik cezası gelirleri bakanlık bütçelerini aştı
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın, trafik cezası gelirlerinin bazı bakanlık bütçelerinden fazla olduğuna yönelik sözlerine atıfta bulunan Kış, “Maaş artışına gelince ‘bütçe yok’, emekliye gelince ‘imkânlar sınırlı’ deniyor. Ama cezaya gelince imkân sınırsız. Demek ki mesele trafik güvenliği değil, mesele tahsilat” ifadelerini kullandı.
Radar uygulamalarının artırılmasını ve ceza yazmanın kolaycılık olduğunu belirten Kış, asıl yapılması gerekenlerin eğitim, güvenli yol altyapısı ve adil denetim olduğunu vurguladı. “Radar koymak kolay, ceza yazmak kolay. Zor olan; yolu güvenli hâle getirmek, vatandaşı kurala uymaya ikna etmektir ama siz zor olanı değil, kolay olanı seçiyorsunuz” dedi.
“Bu psikoloji güvenlik değil, panik üretir”
Vatandaşın artık kural ihlalinden çok cezayı ödeyememekten korkar hale geldiğini söyleyen Kış, ağır cezaların toplumda güvenlik değil panik duygusu yarattığını ifade etti. “Bir anlık hata aylarca sürecek borca dönüşüyor, ehliyet kaybı iş kaybına, ceza aile bütçesinin çökmesine yol açıyor. Bu psikoloji adalete olan güveni zedeliyor” diye konuştu.
Meclisin yalnızca yasa yapan değil, aynı zamanda vicdanın kürsüsü olduğunu vurgulayan Kış, “Trafik cezası yüzünden bir ailenin hayatını kilitlemek mi güvenlik? Ehliyetine el koyup bir insanı işsiz bırakmak mı düzen?” sorularını yöneltti.
“Vatandaş gelir kapısı değildir”
Konuşmasının sonunda CHP’nin tutumunun açık olduğunu belirten Gülcan Kış, “Önce insan, önce can, önce yaşam hakkı diyoruz. Ceza en son gelir; ölçülü, orantılı ve ödenebilir olur. Direksiyon başındaki yurttaş ekonomik krizin faturasını ödeyecek bir tahsilat kalemi değildir” dedi.
Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu gerekçelerle Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’ne “hayır” dediklerini ifade ederek, “Trafik güvenliği ceza sopasıyla değil; adaletle, eğitimle ve hakkaniyetle sağlanır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
En Çok Okunan Haberler