SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zafer Partisi

Porsuk Haber Ajansı - Zafer Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Vatandaşın Belini Masraflar Büküyor" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Vatandaşın Belini Masraflar Büküyor"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Gökmeydan Mahallesi'nde kurulmuş olan semt pazarını ziyaret etti. Esnafın ve vatandaşın sorunlarını dinleyen Demir, ekonomik sıkıntılara ve düşen alım gücüne dikkat çekti. ​Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, saha çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Gökmeydan Mahallesinde kurulan cuma pazarını ziyaret eden Demir; pazarcı esnafının ve alışveriş yapmaya çalışan vatandaşların dertlerini dinledi. ​"Pazar Fiyatları Uygun Ama Bütçe Yok" ​Ziyaret sonrasında değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Hasan Demir, pazar yerindeki hareketliliğe rağmen vatandaşın alım gücünün ciddi oranda düştüğünü belirtti. Saat 16.00 olmasına rağmen esnafın tezgahlarını boşaltmakta zorlandığını vurgulayan Demir, şu ifadeleri kullandı: ​"İnsanlar tezgahlarını boşaltamamış, satmakta zorlanıyor. Allah tüm milletin yardımcısı olsun. Pazar fiyatları çok değil, rakamlar uygun ama insanlar alışveriş yapacak bütçeyi kenara ayıramıyorlar. Niye? Çünkü diğer ihtiyaçlar hat safhada. Kirası, elektriği, suyu, doğalgazı; kış geldi ne olacak, herkes bunun telaşında." ​"Yaşam Standartları Gün Geçtikçe Aşağı Çekiliyor" ​Yüksek enflasyon ve temel giderlerin halkın belini büktüğünü ifade eden Demir, vatandaşların ekonomik tablonun farkında olduğunu belirtti. Açıklamasına şu sözlerle devam etti: ​"Pazarımız çok hareketli ama insanlar alım gücünden dolayı istediği ürünlere ulaşamıyorlar. Çünkü diğer masraflar insanların belini büküyor ve bu yaşam standartları gün geçtikçe aşağıya çekiliyor. Herkes farkında, kendi cebinden alınanların, çalınanların farkında ve biz bunu farkındalığı arttırarak çalışmalara devam edeceğiz." ​"Bu Memleket Türk Milletinin Malıdır" ​Mücadele kararlılığını yineleyen Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, "Netice bu memleket birilerinin tapulu malı değil, Türk milletinin malı ve Türk milletine iade etmek için tüm mücadelemizi yılmadan devam edeceğiz. Bir sonraki pazar ziyaretlerimizde görüşmek üzere" diyerek sözlerini noktaladı.

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Fon Vurgunu Aydınlatılmalı Haber

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Fon Vurgunu Aydınlatılmalı

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında şehir ve ülke gündemlerini değerlendirdi.Okullardaki güvenlik uygulamalarından son dönemde tartışılan fon vurgununa, emekli polislerin trajik eylemlerinden terör politikalarına kadar birçok başlıkta sert eleştiriler yönelten Demir, "Artık silkinip kendimize gelmek zorundayız" çağrısında bulundu. ​Zafer Partisi Eskişehir İl teşkilatında gerçekleştirilen basın toplantısında ülke gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Hasan Demir, artan toplumsal ve ekonomik sorunlara dikkat çekti. ​"Milli Eğitim'de Güvenlik Zafiyeti: Şiddete 'Gel Gel' Deniliyor" ​Eğitim-öğretim yılının üçüncü haftasına girilirken okullardaki güvenlik tedbirlerinin zayıflatıldığını savunan Hasan Demir, Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikalarını şu sözlerle eleştirdi: ​"Geçen sene okul içi şiddeti önlemek adına birtakım önlemler alınmaya çalışılmıştı. Bu senenin başında ise ne hikmetse tam tersi uygulamaları Eskişehir’de ve 81 vilayette net olarak görüyoruz. Resmi kıyafetli özel güvenlik görevlilerinin istihdamı talimatla ortadan kaldırıldı; yerine güvenlik sertifikalı, sivil kıyafetli bahçe görevlisi uygulaması getirildi. Eğitimdeki şiddet gün geçtikçe artıyor, resmen şiddete 'gel gel' denilen bir süreçten geçiyoruz. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve idarecilerin can güvenliği devletin garantisinde olmak zorundadır." ​"Ekonomik Denge Bozuldu, Vatandaş Fakruzaruret İçinde" ​Anayasa Mahkemesi önünde "Geçinemiyorum" diyerek hayatına son veren emekli bir polis memurunun trajik olayını hatırlatan Demir, ülkedeki gelir adaletsizliğine ve çelişkilere dikkat çekti. Bir tarafta onuruyla geçinmeye çalışan emekliler ve işçiler bulunurken, diğer tarafta fon vurgunlarıyla servetlerine servet katan odakların yer aldığını belirten Demir, şunları kaydetti: ​"Böyle bir sahne dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun tüm halkı ayaklandırırdı. Millet gerçekten fakruzaruret içinde harap düşmüş durumda ama birileri kara paraları istediği gibi oynatıyor. Emeğinin karşılığını almaya çalışan işçinin, madencinin hak arayışları ile ülkeyi sömüren çetelerin bize yaşattıkları ortadadır. Bu tablo Türk toplumunun canını yakıyor." ​"Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Fon Vurgunu Aydınlatılmalı" ​Kamu varlıklarının özelleştirilmesine ve son günlerde tartışılan devasa fon vurgununa da değinen Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı, yaklaşık 500 bin vatandaşın birikiminin tehlikeye atıldığını vurguladı: ​"13 otoyol ve çevre yolumuzun, 2 köprümüzün 30 yıllığına işletme hakkı yaklaşık 4 milyar dolarlık bir rakama tekabül ederken; Cumhuriyet tarihinin en büyük fon vurgununda 20 milyar doların üzerinde bir rakamdan ve 500 bin vatandaşın mağduriyetinden bahsediyoruz. 'Fon Fatma' olarak değerlendirdiğimiz geçmiş dönem bakanlık yapmış bir vatandaşın milyarlık kazançları ve paraların iade edildiği süreçler gözler önündedir. Ülke yangın yeriyken milyarlarca dolarımız hiç ediliyor." ​"Türk Milliyetçileri Olarak Sessiz Kalmayacağız" ​Sözlerini Atatürkçülerin ve Türk milliyetçilerinin duruşunu hatırlatarak tamamlayan Hasan Demir, milletin artık sessizliği bozması gerektiğinin altını çizdi. Toplantının sonunda merhum Ozan Arif’in dizgelerine atıfta bulunan Demir, şu ifadelerle çağrısını yeniledi: ​"Biz Atatürkçüler, Türk milliyetçileri olarak sesleniyoruz: Sessiz bir çoğunluğuz, onurumuzla, namusumuzla hayatımızı idame etmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız tabloların hiçbirini hak etmiyoruz. Rahmetli Ozan Arif’in dediği gibi: 'Şimdi beni Saray’da buluşanlar dinlesin, kapı kapı Saray’a çalışanlar dinlesin. Türkiye Yüzyılı dedikleri, planmış muhteremler; baştan başa palavra, yalanmış muhteremler.'"

Zafer Partisi Lideri Özdağ "Atatürk'ün Kızları Buluşuyor" Etkinliğine Katıldı Haber

Zafer Partisi Lideri Özdağ "Atatürk'ün Kızları Buluşuyor" Etkinliğine Katıldı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Eskişehir İl Başkanlığı tarafından hayata geçirilen "Atatürk’ün Kızları Buluşuyor" programının dördüncüsüne katılmak üzere Eskişehir’e geldi. Yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlikte; kadın hakları, bağımlılıkla mücadele, sığınmacı sorunu ve ekonomik kriz başlıklarında önemli mesajlar veren Genel Başkan Özdağ, Türk kadınlarının güven ve huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye hayal ettiklerini vurguladı. ​Eskişehir'de Yoğun İlgi ve Geniş Katılım ​Eskişehir programı kapsamında ilk olarak şehir merkezinde esnaf ziyareti gerçekleştiren Prof. Dr. Ümit Özdağ, vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti ve hatıra fotoğrafları çektirdi. ​Eskişehir İl Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe; Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, ​İl Başkanı Hasan Demir, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Kent Konseyi Başkanı İnci Ülüğ, Belediye meclis üyeleri ile sivil toplum kuruluşları ve odaların kadın temsilcileri katıldı. ​Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, yapılan açılış konuşmaları, Atatürk'ün sevdiği türkülerin seslendirilmesi ve tiyatro gösterisinin ardından sona erdi. ​Eskişehir'deki katılımcılara hitap eden Ümit Özdağ, kadınların yaşadığı sorunların en yakın tanıklarının yine kadınlar olduğunu belirterek, Zafer Partisi'nin çözüm önerilerini şu ana başlıklar altında paylaştı: Bağımlılıkla Mücadele ve "Tertemiz Türkiye" Projesi ​Türkiye'nin en temel sosyal sorunlarından birinin milyonlarca uyuşturucu ve sanal kumar bağımlısı olduğunu ifade eden Özdağ, bu yükün en çok anneler tarafından omuzlandığını belirtti. Zafer Partisi iktidarında bağımlılık tedavisinin zorunlu hale getirileceğini vurgulayarak, "Bağımlı olan bütün yurttaşları tam anlamıyla arınana kadar zorunlu bir tedavi protokolü süreci içerisine alacağız. Sokaklarda çeteler değil, Türk devleti hâkim olacak" dedi. ​Kadına Yönelik Şiddet ve Yasal Düzenlemeler ​Kadın cinayetleri ve şiddet olaylarının katliam boyutuna ulaştığına dikkat çeken Özdağ, cezaların artırılmasının tek başına yetmeyeceğini, eğitimin ortaokul kademesinden itibaren yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Özdağ, yasal alanda atacakları adımları şu şekilde sıraladı: ​İyi hal indirimi kaldırılacak: Kadın katillerine uygulanan kravat ve iyi hal indirimleri yasadan çıkarılacak. ​Cezalar sertleştirilecek: Uzaklaştırma ve elektronik kelepçe kararlarını ihlal edenlere hapis cezası getirilecek. ​Hızlı yargılama: Yıllarca süren boşanma davaları şiddetin zeminini hazırladığı için, davaların 6 aylık süre içinde sonuçlandırılması sağlanacak. ​Demografik İşgal ve Sığınmacı Politikası ​Sığınmacı ve kaçak göç dalgasının Türkiye'yi Ortadoğululaştırdığını ve sokakları güvensiz hale getirdiğini belirten Özdağ, Eskişehir'de yaşanan eski bir olayı hatırlattı. Ümit Özdağ, "Bu demografik işgali, bu kültürel Ortadoğululaşmayı sona erdirecek ve yasa dışı vatandaşlık verilenler dahil bütün sığınmacı ve kaçakları devletler hukukuna uygun bir şekilde vatanlarına yollayacağız" dedi. ​Ekonomik Şiddet ve Hayat Pahalılığı ​Kadınların mutfakta yaşadığı ekonomik sıkıntıları "ekonomik şiddet" olarak nitelendiren Özdağ, mutfak tüpünden alınan Özel Tüketim Vergisi'ne (ÖTV) tepki gösterdi. Pazar alışverişindeki yüksek enflasyona değinen Özdağ, kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulanması gerektiğini belirterek, saraylar yerine fabrikaların, laboratuvarların ve öğrencilere tek kişilik odalar sunan yurtların inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. ​"Bir Rüyamız Var: Güvenli Sokaklar" ​Konuşmasını Martin Luther King’in ünlü "Bir rüyam var" söylemine atıfta bulunarak sonlandıran Özdağ, kadınların geleceğe umutla bakması gerektiğinin altını çizdi: ​"Bizim de Zafer Partililer olarak bir rüyamız var. Gece saat 12'de İstiklal Caddesi'nde tek başına yürüyen bir kadın, karşıdan gelen 10 kişilik bir erkek grubuyla karşılaştığı zaman hiç korkmayacak. Çünkü o grup sadece 'İyi gecere hanımefendi' demeyi düşünecek. Bu ülkenin kadınları yabancılardan, eşlerinden, hiç kimseden korkmadan yaşayabilecekler. Bu mümkün, bunu hep birlikte gerçekleştireceğiz." ​Etkinlik, katılımcıların büyük beğenisini toplarken, milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti değerlerinin korunması yönündeki kararlılık mesajlarıyla tamamlandı.

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor'' Haber

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor''

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikalarına, özelleştirme kararlarına ve ekonomik verilere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Son yayımlanan kararname ile 13 otoyol ve 2 köprünün özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren Demir, kamu varlıklarının ve milli değerlerin korunması amacıyla Türkiye genelinde imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin daha önce otoyol ve köprü özelleştirmelerine ilişkin iddiaları yalanladığını hatırlatan Hasan Demir, gelinen noktada bu kamu varlıklarının 30 yıllığına devredilmesinin önünün açıldığını vurguladı.İl Başkanı Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bir haberle ilgili müdahalesi olmuştu. O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı. Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda. Şuradaki tabloyu göstermek istiyorum. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor. Biz bu tabloyu 2007'den bu yana Türk milleti olarak yaşıyoruz. Hatırlarsınız, kamu iktisadi teşekküllerinin peyderpey özelleştirilmeye başlandığı dönemde de itirazlarımızı toplumla paylaşmıştık. O zaman da şunu söylemiştik: Kamu iktisadi teşekkülleri, bu ülkenin kuruluşundan itibaren atalarımızın büyük fedakârlıklarla meydana getirdiği kuruluşlardır. Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir. Maalesef bunları çok düşük rakamlarla elden çıkardık. Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz. Bugün "Elde avuçta ne kaldı?" diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz. Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar. Biz bu sürecin önüne geçmek ve Türk toplumuna ait olan her unsuru yeniden Türk toplumuna kazandırmak zorundayız. Geleceğimizi doğru şekillendirmek ve Türk toplumunun yaşam kalitesini yükseltmek istiyorsak bunu yapmakla mükellefiz. Şimdi sizinle bir tablo daha paylaşacağım. Bu tabloda an itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bulunuyor ancak mesele yalnızca Mehmet Şimşek meselesi değildir. Burada Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor. Tabloda da görüyorsunuz. Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 20 lira 96 kuruş seviyesindeymiş. Şu anda 48 lira 49 kuruş. Yani üç yıl içerisinde döviz kurunda yüzde 131'lik bir artışla karşı karşıyayız. Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262'lik bir artış olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde asgari ücretteki artış ise yüzde 230 seviyesinde. Peki bütün bunlar yaşanırken Türk toplumunun çalıştığından ve kazandığından ne kadar vergi çıktı? Bunu da aynı tabloda görüyoruz. Üç yıllık süre içerisinde Türk toplumunun cebinden 29,34 trilyon lira vergi toplandı. Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı. Buna karşılık yaşadığımız ekonomik değişim de biraz önce gösterdiğim tabloda açıkça görülüyor. Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor. Üç yıldır Mehmet Şimşek yönetimindeki maliye politikaları kapsamında esnaf üzerinde ciddi bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Kuruşun dahi kaçmaması anlayışıyla hesaplar bloke ediliyor ve esnafın çalışma imkânları sınırlandırılıyor. Zaman zaman birtakım kolaylıklar getiriliyor ve bunlar "af" olarak kamuoyuna sunuluyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafımızın, çalışanımızın, emeklimizin ve hemen hemen bütün sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşlarımızın büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Biz ilk günden beri bunu söylüyoruz. 2001 ekonomik krizinin ardından, 2002 yılında yaşanan hükümet değişikliğinden bugüne geçen 24 yıllık süreçte mevcut iktidarın Türk toplumunu üretimden giderek uzaklaştırdığını düşünüyoruz. Türkiye'nin üretimden uzaklaştırılması, ülkemizi dışarıya daha bağımlı hale getiriyor. Toplumun yaşam kalitesi her geçen gün biraz daha aşağıya çekiliyor. İnsanlar artık zorunlu ihtiyaçları dışında harcama yapmamak için hayatlarını yeniden şekillendirmek zorunda kalıyor. Buradan bir kez daha hükümetimize ve devletimize sesleniyoruz: Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz. Bugün ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade ediyoruz. Ortaya çıkan tablo, giderek sosyal yardımlara bağımlı hale getirilen bir toplum yapısını beraberinde getiriyor. Biz Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Eskişehir'de de yaklaşık iki ay önce yine özelleştirme kapsamında bazı sağlık kuruluşlarına ait araziler gündeme gelmişti. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından bu özelleştirme kararları iptal edildi. Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar. Biz aynı sonucu biraz önce paylaştığım tabloda yer alan kamu varlıkları konusunda da görmek istiyoruz. Çünkü bu tabloda ülkenin geleceği açısından doğru bir sonuç görmüyoruz. Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor. Buna müsaade etmemek adına Zafer Partisi İl Başkanlığı olarak tüm Türk milletini sağduyuya ve harekete davet ediyoruz. Bu kapsamda Zafer Partisi olarak imza kampanyamızı başlattık. Kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması amacıyla bir çalışma yürüteceğiz. Topladığımız imzaları başta valilerimize, ardından devletimizin ilgili makamlarına sunacağız. Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor. Ancak 24 yıldır yaşananların sonucunda, tabiri caizse, emdiğimiz süt burnumuzdan geliyor. Artık yeter. Toplumun da yaşananları gördüğünü düşünüyoruz. Önümüze konulacak ilk sandıkta bunun sonucunun açık bir şekilde görüleceğine inanıyoruz. Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz. Kurulacak ilk millî hükümette Zafer Partisi, liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden tesis edilmesi için üzerine düşeni yapacak ve Cumhuriyetin yeniden Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi için mücadele edecektir."

Zafer Partisi İl Başkan Yardımcısı Bal: "Laik ve Bilimsel Eğitim Şart" Haber

Zafer Partisi İl Başkan Yardımcısı Bal: "Laik ve Bilimsel Eğitim Şart"

Zafer Partisi Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı İbrahim Bal tarafından yapılan basın açıklamasında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamaları ve eğitim sistemindeki güncel sorunlar eleştirildi. İl Başkan Yardımcısı Bal tarafından yapılan açıklamada, Bakan Tekin’in geçmiş dönemde kız okullarının açılabileceğine yönelik sözleri, laiklik karşıtı olduğu ifade edilen açıklamaları ve mülakat sistemine dair değerlendirmelerini hatırlatarak bu yaklaşımların toplumsal hassasiyetleri zedelediğini savundu. ​İbrahim Bal, öğretmen alımlarında uygulanan mülakat sisteminin genç öğretmen adaylarını mağdur ettiğini vurgulayarak, özel sektörde çalışan öğretmenlerin düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalıştırıldığını belirtti. Okullarda dini etkinlik baskısının artması sonucunda çocukların deizme yöneldiği iddiasına yer verilen açıklamada, laikliğin ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerinin korunmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Ayrıca yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesinin kullanılmasının tarihsel gerçekliğe ve kurucu değerlere aykırı olduğu kaydedildi. ​Yeni eğitim ve öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte okulların temizlik, güvenlik ve araç gereç gibi kronik sorunlarının yine çözümsüz bırakıldığına dikkat çeken Bal, her yıl sürekli müfredat değiştirmek yerine üniversitelerdeki akademik kaynaklardan bilimsel metotlarla faydalanılması gerektiğini belirtti. Zafer Partisi olarak eğitime dair hedeflerini sıralayan Bal, eğitimin tamamen parasız olması, devlet okullarının kalitesinin yükseltilmesi, geniş çaplı öğretmen atamaları yapılması, ezbere dayalı sistem yerine liyakatli ve teknoloji odaklı bir akademik yapının kurulması ve mesleki eğitimin geliştirilmesi gerektiğine inandıklarını, tüm bu adımların Zafer Partisi iktidarında atılacağını vurguladı.

MHP İl Başkan Yardımcısı Yumrukaya: "Liderimizi Ağzınıza Alırken Uzun Uzun Düşünün!" Haber

MHP İl Başkan Yardımcısı Yumrukaya: "Liderimizi Ağzınıza Alırken Uzun Uzun Düşünün!"

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, Zafer Partisi İl Başkanı’nın açıklamalarına yönelik yazılı bir basın açıklaması yayımladı. MHP Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Yasin Yumrukaya yaptığı açıklamada, parti kadrolarının ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin duruşuna vurgu yaptı. Yumrukaya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Milliyetçi Ülkücü hareket kadim geleneklerimizin derin ve şanlı tarihimizin içinden süzüle süzüle gelen kendini büyük Türk milletinin kalp atışlarında bulan Sur'a üfürüp dünya hayatının son bulacağı ana dek peygamberimizin emrine istinaden elindeki son fidanı dahi bu topraklara dikme kararlılığı ve azmin dedir. Bu fidanlar bizim milletimizin devletimizin geleceği olan gençlerimizdir. Gündem konumuza gelirsek tarlada birden bire biten ayrık otu gibi kendini nimetten Sayan devlet terbiyesinden yoksun üslup ve duruş fukarası, muhatap almaya nefes tüketmeye değer mi değmez mi diye bizi düşündüren ama büyüklük bizde kalsın diye ilk ve son kez uyarmak istediğimiz Zafer Partisi il başkanına sesleniyoruz yaşamı boyunca hiç dikkatli olmadığı kadar büyük bir dikkatle bizi dinlemesini tavsiye ediyoruz Miliiyetçi Ülkücü Hareket ve onun Bilge Lideri Devlet Bahçeli Oğuz Kağan'dan, Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi'ye oradan günümüze kadar oluşan, biriken devlet ve millet hafızası ile hareket etmektedir liderimiz ve onun evlatlarını ağzınıza alırken uzun uzun düşünmenizi tavsiye ederiz. Bizim yolumuz Sırat köprüsüne benzer kıldan ince kılıçtan keskindir. Bizim milliyetçiliğimiz Yüce dinimiz İslam'dan arındırılmış değil tam manasıyla İslam'la bütünleşmiş bir milliyetçiliktir Devletimizin kurucusu ortak değerimiz aynı zamanda bir deha olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ileri görüşlülüğü vatan sevgisi hasret ve faziletleri sizler gibi sığ düşünceye sahip bir gün sonrasını bile göremeyenlere maalesef fazladır umarız onu siz de tam manasıyla anlayabilirsiniz bizler Türk milletine, Ebed Müddet Devlet ülkümüze diz bağlarımız çözülene dek hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu topraklarda 1000 yıllık kardeşliğimizi mutlak surette koruyacağız. Emperyalist siyonist ve kapitalist güç odaklarının oyunlarına hiçbir kardeşimizi kurban ettirmeyeceğiz milli birlik ve beraberlik içinde ülkemizi muhasır medeniyetler üzerine çıkarıp hep birlikte tam bağımsız, lider ülke Türkiye'yi inşa etmeye devam edeceğiz. Liderimiz Devlet Bahçeli'nin bir sözüyle tamamlamak istiyorum "Birileri çıkmış yapamazlar diyor, öbürü çıkmış yıkarım diyor, bana da kalan yakarım oluyor "Allah Türk milletini korusun ve yüceltsin."

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!” Haber

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!”

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti standında yaptığı basın açıklamasında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin içinden geçtiği hassas süreçlere dikkat çeken Demir, deprem riskinden son dönemde mecliste görüşülen yasalara ve siyasi gelişmeler kapsamındaki eleştirilerine kadar pek çok konuda sert mesajlar verdi. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın mensupları, kıymetli Eskişehir halkı, mensubiyetinden onur duyduğumuz Yüce Türk milleti. Tarih 17 Ağustos 2026. Düzce, Gölcük depreminin üzerinden tam 27 yıl geçti; ama velakin hâlihazırda basın açıklamamızı yaptığımız alanlar dâhil olmak üzere şehrimizin birçok alanı deprem riskiyle karşı karşıya. O açıdan kentsel dönüşümün bir an önce şehrimizde uygulanmasını ve bu konuda kıymetli yöneticilerimizin, vatandaşın canına, malına mâl olacak deprem gerçeğiyle yüzleşmelerini tekrar dillendiriyor; depremde kaybettiğimiz canlar için tekrar Tanrı'dan rahmet, Türk milletine başsağlığı diliyoruz. Evet, gelelim basın açıklamamızın ana konusuna. Bu vatan toprağın kara bağrında, sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir. Evet, bu dizeler bedava yazılmadı. Bu dizelerin yazılmasına sebep olan İstiklal Harbi mücadelesi bedava verilmedi. Evet, 10 Ağustos 1920'de Türk milletine dayatılan, Anadolu'nun lime lime bölünmesini, emperyalist güçlerin elinde oyuncak olmasını arzulayan Sevr paçavrasının 106. yıl dönümünde; yani geçen hafta pazartesi, 10 Ağustos 2026'da, tüm imkânsızlıklara rağmen verilen şanlı İstiklal Harbi sonucunda kurduğumuz millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni lağvetme altyapısı mahiyetinde olan Çerçeve Yasa oylaması Gazi Meclisimizde yapılmış; "Ya istiklal ya ölüm!" diyen Türk milletinin sözde temsilcileri tarafından maalesef kabul edilmiştir. "Ya istiklal ya ölüm" düsturuyla İstiklal Harbi'ni veren milletin sözde temsilcileri, geçen hafta yapılan Çerçeve Yasa oylamasında maalesef kabul oyu vermiştir. Neden "sözde temsilcileri" diyoruz? Çünkü Türk milletinden aldıkları geçici vekâletlerle, Türk milletinin yatırdığı vergilerle aldıkları ballı maaş ve sürdürdükleri şatafatlı hayatlarla zamanlarını sürdüren; mali ve hukuki baskılara rağmen hayatından bezdirilmiş Türk milletinin dertlerine derman arayışında olmamalarından dolayı… Geçici vekillerinden bahsediyoruz. Milletin daha fazla fakirleştiği, zenginin daha fazla zenginleştiği sürece ortak oldukları için onlara bu sıfatı yakıştırıyoruz. Enflasyona ezilen, yaşam kalitesi çalınan Türk milletinin haykırışlarını duyduğumuz için onlara geçici vekiller diyoruz. Doğasına, madenine, emekçi madencisine sahip çıkmamaları sebebiyle onlara bu şekilde sesleniyoruz. Ve son olarak Türk milletine sormadan kabul ettikleri teröre teslimiyet imzalarından dolayı bu ithamda bulunuyoruz. Evet, 2023 seçimleri üzerinden uzun zaman geçmedi. Malumunuz, karşı bloku terörist unsurlarla bir olma iddiasıyla suçlayan, aradan geçen kısa zaman zarfında neler yaptığı net olarak bilinen bir ittifakla karşı karşıyayız. Adı Cumhur İttifakı ancak cumhurun geleceğini tayin etmekten maalesef bîhaber. Kötü ekonomiye, kötüye hızla giden her şeye rağmen terör propagandasına istinaden milletin duygularını sömüren ve seçimleri kazanan yapı, patronlarından aldığı talimatla Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı vazifesini sürdürmekte ve ülkenin temellerine dinamit döşemeye devam etmektedirler. Biz buradan; Zafer Partililer, Türk milliyetçileri, Atatürkçüler olarak tekrar sesleniyoruz: Ektiğiniz nifak tohumları tarafımızdan kurutulacak ve kanımızın son damlasına kadar millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacağız. MHP Genel Başkanı Bahçeli ve avanesi de iyi dinlesin. İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur; bu bedeli kanun önünde hepinize teker teker ödetecek büyük Türk milleti! Eskişehir'de malum oylamaya oy veren, başta transfer vekil olmak üzere AKP vekillerini hafızalarımıza kaydettiğimizi ve günü geldiğinde gerekli hesabın sorulacağını da buradan tekrar tekrar beyan etmek istiyorum. Yıllardır "Su uyur, düşman uyumaz" diye bağırıyoruz. Yıllardır bizim coğrafyamızın ne kadar çetin olduğunu anlatıyoruz. Romantik söylemlerle ülke geleceği tesis edilemez diyoruz. Buna rağmen, sureti muhalefetten görünüp mevcut yapıların memleketi sömürdüğü düzenin bir aparatı hâline gelenlere de elbette iki laf etmemiz icap eder, iki çift sözümüz var. Bir umutla, milletin teveccühüyle kurduğunuz, milletin dilinden düşürmediğiniz Atatürk ve Cumhuriyet kavramları vasıtasıyla siyasette edindiğiniz yer, ilk dönemeçte gayrimillî düzeneğin temeli niteliğindeki Çerçeve Yasa oylamasında göstermiştir ki hepiniz gayrimillîsiniz. "Tavşana kaç, tazıya tut" mantığıyla üst yönetiminiz "yetmez ama evet" oyu verdi. Tüm teşkilatlarınıza da mevcut süreç hakkında açıklama dahi yapmama talimatı gönderdiniz. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan daha mı değersiz? Türk milletini yanlış anladınız ya da anlamadınız. Bu millet sizin uğradığınız haksızlıklar dolayısıyla, demokrasi aşkıyla milyonlarla sokağa çıktı 19 Mart sabahı sonrası. Siz onları yanlış anladınız. Bunu da buradan net olarak görmüş olduk. Siyasette yeni ivme yakalama arzusunda olan kıymetli muhalif liderlere soruyoruz: Şu an sergilediğiniz tavırlar mevcut anayasanın değişmesinin altyapısı iken, ne hakla, ne hukukla millete sormadan anayasal kavramı ortadan kaldıracak düzeneğe "evet" diyorsunuz? Bu hakkı kendinizde nasıl buluyorsunuz? Buradan onlara tekraren soruyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği yoğun mücadele sonucu kurulan millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasında hangi etnik kimlik, hangi şekilde baskılanıyor? Ne gibi baskılara maruz kalıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana hangi etnik kimlik istediğini elde edemiyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde aynı haklardan istifade edemiyor? Evet, görüyoruz ki bu oyun çok büyük bir oyun ve bu oyunun ciddi aparatları var. Ve Türk milletine tekraren haykırıyoruz: Bu aparatların hiçbirisine prim vermeyin! Türk milleti bir olduğu takdirde her engeli birlikte aştı, bunu da birlikte aşacağımıza eminiz. Buradan mevkidaşım Talat Yalaz'a da bir soru iletmek istiyorum. Türk milletinin hassasiyetleri mi daha önemli, yoksa genel merkezlerin verdiği talimatlar mı daha önemli? Eskişehir halkına çıkalım, beraber sokaklarda soralım. Mevcut "Teröristleri Affetme Yasası", Eskişehir halkı tarafından nasıl karşılanıyor? Biz biliyoruz; Eskişehir halkı şehidine, gazisine, verdiği mücadeleye sonuna kadar sahip çıkıyor ve mevcut yasayı çok ciddi bir oranla reddediyor. Gelin, Eskişehir halkının, Türk milletinin hassasiyetlerini sokakta, salonda, her alanda doğru şekilde yansıtalım. Ne genel merkezler ne siyasi parti önderleri bu milletin birliğine, bütünlüğüne asla engel olamayacak ve bizler de bu uğurda gerekirse canımızı, kanımızı her fırsatta vermeye hazır olduğumuzu tekrar beyan ediyoruz. Evet, millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin savunucusu olduğunu iddia eden Eskişehir vekillerine tekrar sesleniyorum. Başta Utku Çakırözer'e sesleniyorum. Verdiği "evet" oyu tarih sayfalarına kara liste olarak net olarak not edilmiştir ve tarih bunun elbet bir gün karşılığını verecektir. Millet fakruzaruret içerisinde harap ve bîtap düşmüşken sizler talimatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten mi, yoksa emperyalist güçlerin maşalarından mı alıyorsunuz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten talimatı alan herkes biliyor ki ülkenin geleceğini tayin edecek Türk milletidir; hiçbir odak, hiçbir mihrak bu geleceği bu tip karanlık tablolara sevk edemez. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden itibaren her türlü olumsuz koşula, baskılara ve yaptırımlara rağmen inancından ve ideallerinden zerre taviz vermeden Atatürk Cumhuriyetini tekrar tesis etmek amacıyla gece gündüz demeden çalışmaya devam etmektedir. Bu vesileyle vatansever Türk milletini Zafer Partisi çatısı altında millî mücadeleye tekrar davet ediyorum. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak, 30 Ağustos 1922'de Atatürk'ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'un zaferinin yıl dönümünde, Eskişehir halkını saat 16.00'da Ulus Anıtı'nda bekliyoruz. Bayraklarımızla, haykırışlarımızla, teröre karşı duruşumuzla birlikte hareket edeceğiz, ülkeyi böldürmeyeceğiz. Millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olması için tüm gücümüzle birlikte çalışacağız. Gelin, Türk milletinin zaferini birlikte inşa edelim. Hepinize teşekkür ediyorum."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’deki açıklamalarına ve gündemdeki yeni süreç tartışmalarına sert tepki gösterdi. Özgür Özel’i ve parti yönetimini eleştiren Demir, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerinin siyasi süreçlere alet edildiğini savunarak Kuvâ-yi Milliye ruhuna sahip tüm yurttaşları Zafer Partisi çatısı altında mücadeleye davet etti. "Atatürk ve Cumhuriyet Değerleri Tezgahlatılamaz" Açıklamasında Özgür Özel’in tutumunu eleştiren Hasan Demir, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün tehlikede olduğunu iddia etti. Gazi Meclis kürsüsünden yapılan açıklamaları hedef alan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 'Yetmez ama evet' furyasının son maşası olduğunu, Gazi Meclis'ten, üstelik bir kez daha Atatürk ve Cumhuriyet'i alet ederek resmen ilan etmiştir. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne; milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne ilan edilen bu süreçte cephesini tayin etmiş, partisini de bu tezgâha alet etmiştir. Bu yapı Türk milletinin değil; emperyalizmin ve onun yerli işbirlikçilerinin umudu haline gelmiştir." "Türk Milletinden Yana Olan Herkesi Mücadeleye Çağırıyoruz" Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın vizyonu doğrultusunda çağrıda bulunan İl Başkanı Demir, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlı yurttaşlara seslendi: ''İç baskılara rağmen milli duruşunu koruyan tüm teşkilat mensupları ve gönüllüler vatan mücadelesinde birleşmelidir. Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi değerleriyle sorunu olmayan herkes vatanı ve ailemizi savunmak üzere davetlidir. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden bu yana üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olmaya devam edecektir. "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!" Cumhuriyetin temel nitelikleriyle sorunu olanlara karşı tavırlarının net olduğunu belirten Hasan Demir, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı: "Bizim ilkelerimizle sorunu olanlara ve onlarla bir arada duranlara açıkça tekrarlıyoruz: Biz sizinle ancak mücadele ederiz! Zafer Partisi olarak vatanımızı, geleceğimizi ve ailemizi sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.