SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zafer Partisi

Porsuk Haber Ajansı - Zafer Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Heyeti Eskişehir'de Ziyaretlerde Bulundu Haber

Zafer Partisi Heyeti Eskişehir'de Ziyaretlerde Bulundu

Zafer Partisi Genel Merkezi tarafından Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla Eskişehir’de kapsamlı bir buluşma ve ziyaret programı gerçekleştirildi. Kent genelinde sürdürülen temasların ardından düzenlenen anma ve rozet takma töreninde dikkat çekici mesajlar verildi. ​Eskişehir’de Kapsamlı Kurum ve Esnaf Ziyaretleri ​Zafer Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri Uğur Batur, Dr. Gökhan Şahin, Dr. Ülkü Özkaya, Genel Başkan Başdanışmanı Dr. Pınar Telli Celtemen, İl Başkanı Hasan Demir ve beraberindeki heyet, Eskişehir’de bir dizi temaslarda bulundu. ​Program kapsamında Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), şehitlik, Muharip Gaziler Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, Eskişehir Bilecik Tabip Odası ve bölge esnafı ziyaret edildi. Gerçekleştirilen görüşmelerde kentin ekonomik ve sosyal gündemi ele alındı. ​Yeni Üyelere Rozet Takdim Edildi ​Ziyaretlerin ardından Kıbrıs Barış Harekâtı Anma ve Yeni Üyelere Rozet Takma Programı, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Dinçer Çolak’ın katılımıyla yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Programda parti saflarına katılan yeni üyelere rozetleri takdim edildi. ​İl Başkanı Hasan Demir’den Sert ve Kapsamlı Değerlendirmeler ​Törende bir konuşma yapan Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Türk milletinin kritik ve karanlık süreçlerden geçtiğini belirterek ülkenin içinden geçtiği döneme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında geçmişten günümüze yaşanan pek çok siyasi, ekonomik ve toplumsal meseleye değinen Demir, şu ifadeleri kullandı: ​"Türk milleti olarak aydınlanması zaruri, çok karanlık dönemlerden geçiyoruz. Ergenekon ve Balyoz operasyonları, TSK'nın tasfiyesi, Muhsin Yazıcıoğlu, Kâşif Kozinoğlu gibi önemli vatansever evlatların suikastlerle yitirilmesi... 'Analar ağlamasın' politikasıyla mahallelerimizin terörist unsurlara teslim edildiği, hainler, ihanetler, bürokratlara verilen talimatlar... 15 Temmuz hain darbe girişiminin altyapısını oluşturan etmenler... Kamu-özel işbirliği safsatalarıyla her dakika sömürülen Türk milleti, pandemide, depremde yaşadıklarımız, bakanlıklarda dönen tezgahlar, cemaat ve tarikat yapılarının devlet yönetimine el koyması... Yenidoğan Çetesi... Yakılan ormanlarımız, tedbirsizlikten yitirdiğimiz canlar, vahşi madenciliğe feda edilen su kaynaklarımız, doğamız... Millet fakru zaruret içinde, harap ve bitap düşürülmek isteniyor ama Zafer Partililer tüm oyunları görerek, bu oyunları başlarına yıkacak yegane siyasi oluşumdur." ​Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın öncülüğünde yürütülen siyasi mücadelenin önemine vurgu yapan İl Başkanı Hasan Demir, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Bu mücadele hedefine ulaşana kadar, yani müreffeh ve coğrafyasında lider Türkiye'yi inşa edene kadar yılmadan, yorulmadan, gerekirse uyumadan çalışmaya var mısınız? Bu alandaki insanlar istediği takdirde bu ülke tekrar rayına dönecektir. O zaman önümüze konulan tüm engeller aşılacak, tüm imkansızlıklar birlikte ortadan kaldırılacak, Türk milleti tarih sahnesine, atalarına yaraşır bir şekilde tekrar girecektir." ​Program, yeni üyelere rozet takılması, mücadelede birlik ve beraberlik vurgusu yapmasıyla sona erdi.

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "İstibdat Dönemi İliklerimize Kadar İşledi" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "İstibdat Dönemi İliklerimize Kadar İşledi"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında hem ülke hem de Eskişehir gündemine dair açıklamalarda bulundu. Demir, "İstibdat dönemi iliklerimize kadar işlemiş durumda" ifadesini kullandı. ​MEB’in “Kurtuluş Savaşı” Kararına Sert Tepki ​Hasan Demir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesinin kullanılacağı yönündeki söylemlerini "millilikten uzaklaşma" olarak değerlendirdi. Demir, Bakan Tekin’in "Neyden kurtuluyoruz?" sorusuna bir tarihçi kimliğiyle yanıt verdi: ​"1918 yılında Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, Sevr Antlaşması ile Anadolu toprakları işgal edilmiştir. Türk milleti, Kuvayımilliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile bu esareti yırtıp atmış ve 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bakanın bu söylemi, eğitim sisteminde sahnelenen tahribat oyununun sadece bir ayağıdır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir buçuk yıl sonra bu millet sandıkta gerekli cevabı verecektir." ​Hukuksuzluk Sarmalı ve Sencer Solakoğlu Örneği ​Muhalefete uygulanan baskı politikalarını "düşman ceza hukuku" olarak tanımlayan İl Başkanı Demir, Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın tutuklanmasından CHP’ye yönelik başlatılan "mutlak butlan" sürecine kadar birçok noktaya değindi. ​Bursa’da faaliyet gösteren ve tarım sektöründe örnek gösterilen işletmeci Sencer Solakoğlu’nun ruhsatının iptal edilmesini siyasi bir intikam olarak nitelendiren Demir, "Dünyanın parmakla gösterdiği bir tesisi siyasi hesaplarla hedef almak, istibdat döneminin geldiği boyutu göstermektedir. 13 tavuk üreticisine kayyum atanması da bu baskı silsilesinin bir parçasıdır," dedi. ​Ekonomik Çöküş: “Emekli 23 Bin Liraya Mahkûm Edilemez” ​Temmuz ayı maaş zammı düzenlemelerini "gerçeklikten kopuk" olarak yorumlayan Demir, veriler üzerinden şu tabloyu paylaştı: ​Açlık Sınırı: 4 kişilik bir aile için 35.759 TL. ​En Düşük Emekli Maaşı: Açıklanan 23.552 TL. ​Yoksulluk Sınırı: 116.478 TL. ​Demir, "Emeklimiz, sadece karnını doyurmak için gereken rakamın dahi çok altında yaşam mücadelesi veriyor. 'Uçan Türkiye' masalları, sokaktaki gerçeklikle örtüşmüyor. Kaynaklar adil yönetilseydi, bu yoksulluk tablosu yaşanmazdı," ifadelerini kullandı. ​Eskişehir’in Trafik ve Yol Çilesi ​Konuşmasında Eskişehir’in yerel yönetimine de uyarıda bulunan Demir, özellikle trafik ışıklarında dilendirilen çocukların durumuna ve kentin altyapı sorunlarına dikkat çekti: ​"Eskişehir’de yollar tarlaya dönmüş durumda. Trafik çizgilerinin bile bulunmadığı, düzensiz bir görüntü içindeyiz. Festivallere, eğlenceye bütçe ayıran belediyeler, görevlerinin temelinin 'halka hizmet' olduğunu unutmamalı. Şehrin trafik ve yol sorunu, modern bir şehre yakışmıyor. Halkımız, laf yerine hizmet bekliyor." ​“İkinci İhanet Süreci” Uyarısı: CIA Raporlarına İşaret Etti ​Basın toplantısının en dikkat çekici bölümünü "ikinci ihanet süreci" iddiaları oluşturdu. İçişleri Bakanlığı’nın Doğu ve Güneydoğu’daki 2 bin 763 kontrol noktasını kaldırma kararını "tehlikeli bir adım" olarak yorumlayan Demir, geçmişteki ABD büyükelçilerinin kitaplarını görsel kanıt olarak sundu. ​Graham Fuller - Siyasal İslam’ın Geleceği: "Siyasal değişim ve reformlar üzerinden toplumsal mühendislik." ​Henri Barkey & Graham Fuller - Türkiye’nin Kürt Meselesi: "28 yıl önce kurgulanan ve bugün sahnede gördüğümüz süreçlerin planı." ​Demir konuşmasını, "Dün hendek operasyonlarında 793 vatan evladını şehit verdik. Bugün ise terörle müzakere masaları kurulmaya çalışılıyor. Biz Zafer Partililer ve Türk milliyetçileri olarak terörle müzakereye değil, sadece mücadeleye inanıyoruz ve bu konuda asla taviz vermeyeceğiz," diyerek noktaladı.

Selçuk Geçer Eskişehir’den Sordu: "Motoru Olmayan Arabaya Vites Koysan Ne Olur?" Haber

Selçuk Geçer Eskişehir’den Sordu: "Motoru Olmayan Arabaya Vites Koysan Ne Olur?"

Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve ünlü ekonomist Selçuk Geçer, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Ekonomik Çöküşten Çıkış: Millî Kalkınma" konferansında Eskişehirlilerle buluştu. Türkiye ekonomisinin dününe ve bugününe ışık tutan Geçer; üretimden sığınmacı krizine, bankacılık sisteminden emekli maaşlarına kadar çok konuşulacak açıklamalara imza attı. "Para Politikaları Motoru Olmayan Arabanın Direksiyonu Gibidir" Mevcut ekonomi yönetiminin para ve faiz politikalarını sert bir dille eleştiren Selçuk Geçer, sistemi çarpıcı bir otomobil benzetmesiyle açıkladı: "Önce güçlü bir ekonomik sisteminiz olacak. Onun üzerine para ve faiz politikalarını koyacaksınız. Bunu bir araba örneğiyle açıklayalım: Önce arabanızın motoru olacak; sonra gazla, frenle, debriyajla, vitesle ve direksiyonla arabanızı yöneteceksiniz. Para ve faiz politikaları sadece arabayı yönetmek için kullanılır. Motoru olmayan bir arabada bunları kullanamazsınız, olduğunuz yerde beklemeye devam edersiniz." "Sömürge Ekonomisinin Tohumları Kemal Derviş’le Atıldı" Türkiye'nin üretim gücünün planlı bir şekilde zayıflatıldığını iddia eden Geçer, ekonomik bağımsızlığın kaybedilme sürecine değindi. Sürecin 2001 yılında başladığını belirten Ekonomist Geçer, şu ifadeleri kullandı: "Bu işin tohumu 2001 yılında Kemal Derviş döneminde atıldı. Uygulanan politikalarla Türkiye ne yazık ki tekrar bir sömürge ülkesi hâline getirildi. AKP döneminde ise bunlar artarak ve iyice rayından çıkarak sürdürüldü. TEKEL kapatıldı, şeker fabrikaları satıldı, tarım bitirildi. Bankacılık sistemimizin yüzde 70-80'i yabancıların eline geçti. Bizdeki durum istihdam yaratan yabancı sermaye değil, tamamen bir sömürü düzenidir." "Atatürk’ün Taviz Vermediği Tek Konu Kapitülasyonlardı" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomi vizyonunun bugün için en büyük rehber olduğunu vurgulayan Geçer, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki şahlanışa dikkat çekti. Atatürk'ün öğrencilik yıllarından itibaren bir ekonomi gazetecisi gibi çalıştığını belirten Başdanışman Geçer, "Atatürk’ün o zorlu koşullarda bile taviz vermediği tek konu kapitülasyonlardı. Çünkü kapitülasyon sömürge demektir. O, üretim ekonomisi olmadan enflasyonun düşmeyeceğini biliyordu. Bu yüzden daha Cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresi'ni topladı, ardından liberalizmin tıkanacağını görerek 'Planlı Karma Ekonomi' ile 46’dan fazla dev tesis kurdu" dedi. "Gerçek Açlık Sınırı 57 Bin TL'dir" Güncel ekonomik verilere ve emeklilerin durumuna da değinen Selçuk Geçer, TÜRK-İŞ'in açıkladığı rakamların ötesinde bir tablo çizdi. Geçer, "Bugün emeklilerimiz 20.000 TL gibi rakamlara mahkûm ediliyor. TÜRK-İŞ açlık sınırını 35.000 TL olarak açıklıyor ancak benim yaptığım detaylı hesaplamalara göre, 4 kişilik bir ailenin sadece gıda ihtiyacını karşılayabilmesi için gerçek açlık sınırı 57.000 TL'dir. Rakamları düşük açıklıyorlar çünkü gerçeği söylerlerse yaptıkları asgari ücret ve emekli zamlarının yetersizliğini izah edemezler" şeklinde konuştu. "Her Şeyi Çin’den Getirip Burada Birleştirmek Millî Ekonomi Değildir" Günümüzdeki "yerli ve millî" söylemlerini eleştiren Geçer, Türkiye’nin sığınmacılar eliyle bir tampon bölgeye çevrildiğini savundu. Tüm kaynakların sığınmacılara aktarılması yüzünden ev fiyatlarının ve kiraların fırladığını söyleyen Geçer, parçası Çin'den, tohumu İsrail'den, know-how'ı Avrupa'dan gelen hiçbir yapının millî sayılamayacağını ifade etti. Tek Çıkış Yolu: "Sürdürülebilir Planlı Ekonomi" Konferansın sonunda kurtuluş reçetesini açıklayan Selçuk Geçer, Türkiye'nin hızla kuruluş ayarlarına dönmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Vatandaşımızı açlığa ve çaresizliğe mahkûm ediyorlar. Aşırı fakirleşmiş insanların kaybedecek hiçbir şeyi kalmaz ve bu durum hepimizin güvenliğini tehdit eder. Türkiye'nin kalkınması için kuruluş ayarlarımıza, yani 'Sürdürülebilir Planlı Ekonomi'ye geri dönmemiz kaçınılmazdır. Devletin de işin içinde olduğu, özel sektörün önünün açıldığı, üretim odaklı bir sistem inşa etmeliyiz. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, çocuklarımızın geleceği için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Hukuk, Üstünlerin Hukukuna Teslim Edildi" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Hukuk, Üstünlerin Hukukuna Teslim Edildi"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında Türkiye ve Eskişehir gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu. İl Başkanı Demir, mevcut iktidarı ve muhalefet içindeki gelişmeleri sert bir dille eleştirdi. ​"Demokrasi, Adalet ve Liyakat Esas Olmalı" ​Konuşmasına Türkiye’nin temel değerlerine vurgu yaparak başlayan Hasan Demir, bir ülkenin kalkınmasının demokrasi, adalet ve liyakat ilkelerine bağlı olduğunu belirtti. Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin yerini "üstünlerin hukukuna" bıraktığını savunan Demir şu ifadelere yer verdi; "Basın açıklamamı, Türk milletinin yaşam kalitesini arttırmak için ne gibi unsurlara dört elle sarılmak gerektiğini beyan ederek başlamak istiyorum. Bir ülkenin ekonomisi, kültürü, birçok dokusu öncelikle demokrasi, daha sonra adalet ve liyakat ilkelerine bağlıdır. Evet, demokrasi, adalet ve liyakat. Başta Zafer Partisi lideri Profesör Doktor Ümit Özdağ olmak üzere muhalif partilere ve kadrolara yapılanlar bize net olarak göstermektedir ki hukukun üstünlüğü ilkesi yerini üstünlerin hukukuna bırakmış durumdadır. Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1923 yılında kurulduğu zaman diliminde hukukun üstünlüğünü her daim şiar edinmiş bir devletken maalesef son süreçler bize net olarak göstermektedir ki üstünlerin hukuku anitibarıyla ülkemizde hızlı bir ilerleme katetmiş ve hukuk gerçekten rafa kaldırılmış durumda. Bu hadiseyi ne zaman yaşamaya başladık? Son 3 sene içerisinde, Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. turu sonrası Sayın Bahçeli'nin "Her şey değişecek, umarız Türkiye değişmez." söylemleri sonrası görmeye başladık. Bir süreç başladı 2024 Ekim'de ve bu süreç terörü yasallaştırma, terörist başına da statü sahibi etme üzerine tayin edilmeye çalışıldı ve devam ediyor. İran Savaşı her ne kadar baskılamış olsa da belli unsurlar bu konuda çalışmalarını yapmaya devam ediyor. Beraberinde özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası söylediğim gibi muhalif kadrolara ve sivil inisiyatife sürekli bir operasyon, sürekli anlamsız sıkıntılarla hemhal olmak zorunda bırakılıyor. Bugün, tarihsel bir demokrasi rezilliğinin yaşandığı günlerden birisi. Cumhuriyet Halk Partisinin biliyorsunuz anitibarıyla kanunen bir ama görünen 2 tane genel başkanı var. Kanunen kabul edilmiş, YSK tarafından kabul edilmiş genel başkanı Özgür Özel ortadan kaldırılıp yerine ikame bir genel başkan arayışı ve arzusuyla Kemal Kılıçdaroğlu konuşlandırılmak isteniyor. Türk demokrasisi çok ciddi sınavlardan, geçmişte beyan ettiğimiz gibi çok ciddi sınavlardan geçiyor. Bu sınavlardan geçerken Türk milleti ne gibi sorunlar yaşıyor? Bunları da kesinlikle es geçmeden anlatmak zorundayız. Türk milleti yoğun bir ekonomik krizin altında ezilme eşiğinde. Memuruyla, emeklisiyle, çiftçisiyle, hayvancısıyla, esnafıyla herkes bu krizin altında ezilme ve hayatını idame etmede sorunlar yaşamakta. Geçen hafta belirlenen özellikle tarımsal faaliyet yapan çiftçimizin taban fiyat denkleminde yaşadığı hadiselerde gösteriyor ki çiftçimiz de unutulmuş durumda ve tarım, bir şekilde mevcut hükûmetin plansız planları üzerinden maalesef zora sokulmaya çalışılmakta. Hayvancılık aynı şekilde, et ve süt ürünleri artık ulaşılamaz hal almaya başlarken maalesef üretici, aracı ve tüketici, herkes muzdarip. İnsanlar gıdaya erişmekte gerçekten zorlanır hal almış durumda. İnsanlar yaşayamıyor. Mutluluk, doğru yaşam kalitesine entegre bir kavramdır. Maalesef mutluluğumuzu her gün mevcut süreçlerin bize yaşattıkları vasıtasıyla kaybeder bir toplum haline gelmeye başladık. Özellikle son dönemlerde üstüne basa basa Türk milletini bir, bütün, beraber olma noktasında sevk ettiğimiz her arayış, birtakım mihraklar ve odaklar tarafından bölünme noktasına sevk edilmeye çalışılıyor. Son dönemlerde yaşadığımız olayları da en son sunumumda belli örneklerle sizlerle paylaşacağım. Eskişehir'de bu esnada neler yaşanıyor? Eskişehir'de gariptir ki hafta sonu bir sendika seçiminde transfer vekil bir cümle sarf etti. Dedi ki: "Ben olduğum sürece, kendisi olduğu sürece sağlık sektöründeki kamu arazileri hiçbir şart altında özelleştirilemeyecekmiş." Neymiş efendim? Kendisi olduğu sürece. Yani kendisi olmadığı zaman bu ülkede neler yaşanacağını hiç kimse zihninde canlandıramayacak bu ülkede. Cumhuriyet bu değil, demokrasi bu değil, adalet bu değil. Sayın vekile buradan Zafer Partisi İl Başkanı olarak sesleniyorum. Senin varlığın 86 milyonu ne kadar etkileyebilir? Yokluğun ne kadar etkileyebilir? Sen ancak kendi alanında ufak oyunlarınla hemhal ol. Türk milletinin derdiyle hemhal olsaydın zaten göstermiş olduğun tavrı göstermez, muhaliflerin oylarına sahip çıkar, muhalefet partinizde milletvekilliğine devam ederdin. Amma velakin 80.000'in üzerindeki oyu hükûmete resmen peşkeş çektin ve utanmadan kalkıyorsun, "Ben olduğum sürece bu arsalar devletin olmaya devam edecek." diyorsun. Hadi canım sen de. Şatafattan, saray yaşantısından hiçbir tasarruf sağlamayan hükümet, Türk milletine hizmet odaklı kurulan, başta postaneler olmak üzere birçok alanda maalesef tasarrufu öngördü. Geçen hafta standart yaptığımız mahalle ziyaretleri esnasında Orhangazi Mahallemizde gördük ki haftanın 2 gününe açılması, 2 gününe planlanan PTT şubesi, orada yaşayan binlerce insanı mağdur ediyor. Bu uygulama Türkiye'nin, pardon Eskişehir'in her mahallesinde net olarak görünüyor. Tasarruf tedbirlerini halka hizmet üzerine şekillendiren ama kendi şatafatlı hayatlarına hiçbir tasarruf getirmeyen hükümet, zaten o yüzden mevcut süreçleri örseliyor, baltalıyor ve sandığı önümüze getirme cesaretini sergileyemiyor. Ve beraberinde başka bir konumuz var Eskişehir özelinde. Devlet Demiryollarına ait atıl bölgelerin Eskişehir halkının hizmetine sunulması arzusu. Evet, 4 Haziran'da gerçekleşmesi planlanan, AKP İl Başkanı tarafından beyan edilen, milyonlarca liranın müteşebbis tarafından yatırılacağı beyan edilen bir ihale vardı 4 Haziran'da. Bildiğimiz kadarıyla ayın 22'sine ertelendi ve bu ihale neticesinde Eskişehir halkının kazanacağı ne var sorularını da buradan Sayın Başkana net olarak sormak istiyorum. Bu alanlar, bir an önce Eskişehir halkının sosyal hayatına dahil edilmesi gereken alanlar. Eskişehir, Türkiye'deki standartların üzerinde yeşil alana sahip bir şehir olsa da merkezi sıkışmış durumda. Hoşnudiye Mahallesi'nde insanlar nefes alacak yer arıyor ve bu yerler maalesef şu an atıl vaziyette duruyor. Evet, gelelim son hadiseye. Türk milletini böldürmeyeceğiz. Bütünlüğü asla ve asla ortadan kaldırtmayacağız. Hangi odak, hangi sistem bunu arzu ederse etsin Zafer Partisi, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçileri hiçbir şartta Türk milletini böldürmeyecek. Bir Suriye, bir Irak buradan çıkartmayacak. Bununla beraber 3 tane görselle sizin, bir paylaşım yapmak istiyorum. Şu an elimde gördüğünüz 1. görsel. Bu görselde bir yayınevinin genel yayın yönetmeni olduğunu bildiğimiz bir zatımuhterem, Türk milletinin, Türk toplumunun ayrılmaz parçası olan Çerkezlere yönelik sosyal medyasında yaptığı iğrenç paylaşımı görüyorsunuz. Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Çerkezlere yaptığı iğrenç bir paylaşım. Bu paylaşımı kendisine Zafer Partisi İl Başkanı olarak iade ediyorum. İkincisi, burada gördüğünüz görsel yine Türk milletini bölmek, parçalamak adına tayin edilmiş Samsun'un Terme ilçesinde hükümetin belediye meclis üyesi Rümeysa Eker tarafından sosyal medyada yayınlanmış bir paylaşım. Türkiye Cumhuriyeti'ğinin kurucu felsefesine hakaret üstüne hakaret yağdıran bir paylaşım. Aynı şekilde Türk milletini bölüp parçalama üzerine tayin ediliyor. Ve son olarak, bununla alakalı onlarca örnek var ama son bir hafta yaşadığımız 3. örnek. Evet, bu da Rahmi Koç. Rahmi Koç ne yaptı. Kendisi meşhur Koç ailesinin onursal başkanı. Ne yaptı. Bir sağlık kuruluşu açılışında bir kelam sarf etti, iğrenç bir kelam. Yine Türk milletini bölecek, parçalayacak, değerlerini yok edecek bir kelam. Biz buna müsaade etmeyeceğiz ama şu altta gördüğünüz görselde 32 dişi görünen dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım'a da buradan sormak istiyorum. Bu iğrenç hikaye anlatılırken kahkahalar içerisinde gülecek ne gördünüz. Bu toplumu neden birbirinden ayrıştırma arzusundasınız. Neden bu ülkeyi Suriye gibi, Irak gibi parça parça hale getirmeye çalışıyorsunuz. Biz İstiklal Harbi'ni vermiş yüce Türk milletinin evlatları olarak tekrar tekrar beyan ediyoruz. Bu oyunlara, bu tuzaklara 86 milyon Türk vatandaşı düşmeyecek ve biz bunun için kanımızın son damlasına kadar net olarak mücadele edeceğiz."

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Türkiye'yi Kuruluş İlkelerine Taşıyacağız" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir: "Türkiye'yi Kuruluş İlkelerine Taşıyacağız"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ülke ve şehir gündemlerini değerlendirerek, partilerinin "ilk milli iktidar" hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni kuruluş ilkelerine döndüreceğini vurguladı. İl Başkanı Hasan Demir, Türkiye'nin ciddi bir demokrasi sınavından geçtiğini belirtti. Demokrasinin sadece belirli kişi veya gruplar için değil, tüm vatandaşlar için elzem olduğunu vurgulayan Hasan Demir, "Zafer Partisi, milli, üniter ve laik cumhuriyetin ilelebet payidar kalması için mücadelenin merkezindedir," ifadelerini kullandı. Demir yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı: "Malumunuz sıkıntılı süreçlerden geçen ülke ve 20 yıldır uğradığımız garabet düzen. Gerçekten kelime tam anlamıyla budur: Garabet düzen ve bu düzenin başlangıcının ilk noktaları ve bugüne geliş macerası, hikayesi. Evet, 2007 yılında başlayan Ergenekon davaları hepimiz hatırlıyoruz. 2009 yılının sonunda gerçekleşen kozmik oda rezaleti, yani haremiismetimize girilmesi, devlet sırlarının ifşası. 2010 yılında başlayan Balyoz davaları. 2010 yılı CHP kaset operasyonu. 2011 yılı MHP kaset operasyonları. 2013 yılında yaşanılan Gezi olayları. Yine 2013 yılında 17-25 Aralık operasyonları ve rezillikleri. 2013-2015 yılları arasında sözde analar ağlamasın, özünde 1. ihanet süreci olarak değerlendirdiğimiz, 793 vatan evladını toprağa verdiğimiz, şehit verdiğimiz, binlerce gazinin gazi olduğu, mahallelerimizi terör örgütünden almak için mücadele ettiğimiz o kötü süreç. 7 Haziran 2015 seçimleri ve Bahçeli'nin AKP'yi yeniden iktidar yapmak salvoları sonrası patlayan bombalar, ölen canlar, güvenlik zafiyetleri varmışçasına halkı korkutan yapılar ve 1 Kasım seçimleri, seçimlerin sonuçları. Evet, 2016 15 Mayıs'ında ve 19 Haziran'ında Milliyetçi Hareket Partisi'nin engellenen kongreleri. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi, beslenen, büyütülen vatan hainlerinin darbe girişimi. Evet, ne istediniz de vermedik diyenlerin memleketin başına ördüğü çorapların 15 Temmuz 2016 günü ülkeye açtığı yaralar. 2017 16 Nisan'da yapılan kirli referandum ve yaklaşık 2,5 milyon mühürsüz oyun, 2,5 milyon mühürsüz oyun YSK tarafından geçerli sayılması ve sonrasında halihazırda yaşadığımız rejim değişikliği, başkanlık sistemine geçiş. 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçiminin ilkinin iptal edilmesi, zarfa giren 4 tane oyun 3'ünün geçerli, 1'inin geçersiz sayılması ve seçimlerin tekrarlanması. 14.000 olan farkın Türk milletinin hassasiyetiyle 800.000'e çıkması. Ve hızlı devam etmek istiyorum. 2024 Ekim'de başlayan ve hala devam eden sözde barış ve demokrasi, özünde 2. ihanet süreci. Halihazırda yaşıyoruz. Mecliste alkışlanan önder, terörist başı önder tayin edilen terörist başı ve avanesinin şu an statü arayışı. Birileri tarafından statü aranması. 21 Ocak 2025'te Sayın Genel Başkanımız Profesör Doktor Ümit Özdağ'ın haksız, hukuksuz bir vaziyette düşman ceza hukukuyla tutuklanması, 5 ay Silivri Cezaevi'nde rehin tutulması. 2025 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu operasyonu, akabinde gerçekleştirilen CHP'li belediyelere yapılan operasyonlar ve tutuklamalar. Son haftaya baktığımızda, 22 Mayıs 2026 tarihinde YSK'nın tanıdığı fakat Ankara'da, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından iptal edilen Cumhuriyet Halk Partisi Kongresi ve tayin edilen mutlak butlan. Ve dün yaşanan rezil tablo. 24 Mayıs 2026 tarihinde CHP Genel Merkezi'sine polis müdahalesi ve yaşanan onlarca rezillik. Evet, 20 seneyi 20 başlıkla hemen hızlı bir şekilde anlatmak istedim. Hafızalarımızı tekrar canlandırmak istedim. Evet, Türk milleti ciddi bir demokrasi sınavından geçiyor. Bu demokrasi sadece Hasan'a, Hüseyin'e, sadece Zafer Partisi'ne, Ümit Özdağ'a, sadece herhangi birisine lazım değil. Bu demokrasi hepimize lazım. Bu inançla Zafer Partisi'ni 2021 26 Ağustos'ta Zafer Haftası'nda kurduk ve o gün bugündür demokrasi için, milli, üniter, laik cumhuriyetin yaşaması ve yaşatılması için ilelebet payidar kalması için mücadelenin içerisindeyiz. Bu hadiseler bürokraside ve siyasette yaşanırken Türk toplumu ne gibi sorunlarla karşı karşıya hepiniz biliyorsunuz. Emekli, asgari ücretli, çalışan, çiftçi, herhangi sektörde faaliyet gösteren kim varsa bırakın geleceğe yatırım yapmayı günü kurtarmakta zorlanıyor. Dün gerçekleşen, bir önceki gün gerçekleşen operasyonlarda milyarlarca dolarımız maalesef tekrar borsa vasıtasıyla elimizden uçtu gitti. Evet, ülke çok ciddi karanlıklara sevk olunuyor ama ve lakin birileri sadece makamını muhafaza etmek için, birileri birilerinin söylemlerini tekrar hayata geçirmek için, yani ülkeye monarşiyi tekrar getirmek için, demokrasiden uzaklaşmak için her imkanı kullanıyor ve tabiri caizse bütün tuşlara basıyor. Ve bizler, Zafer Partisi teşkilatları başta genel merkezimiz olmak üzere bu yapıların net olarak farkındayız ve yapılanların net olarak farkındayız ve bunlara alternatif doğru stratejiyle ülkeyi gerçekten doğru ellere teslim etmenin, doğru ellerle yönetmenin hesabını yapıyoruz. Bu minvalde çalışmalarımız hızla devam ediyor ve Zafer Partisi, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, oluşturulacak ilk milli iktidarda, tekrar üzerine basarak söylüyor, oluşturulacak ilk milli iktidarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tekrar kuruluş ilkelerine taşıyacak ve cumhuriyeti olması gereken düzeye sevk edecek ciddi oluşumların olduğu yegane partidir ve bu parti, Zafer Partisi yarınlar için umut, gençlik için umut, yaşayan her Türk vatandaşı için umut olmak zorundadır. Biz bu süreçlerde hiçbir zaman avucumuzu sıvazlayıp bize ne düşer diye bakmadık. Biz ülkenin geleceğini, milli, üniter, laik yapısını tekrar tesis etmek için tüm mücadeleyi sahada sarf ettik, sarf etmeye devam ediyoruz. Bu haykırışlarımızı Türk milleti dinliyor, kulak veriyor ve bize destek veriyor. Bu minvalde Eskişehir teşkilatımız olarak 1,5 senedir üzerine yüklendiğimiz vazifeyi de en iyi şekilde ifa etmek adına mücadelenin içerisindeyiz ve bu mücadeleye peyderpey alanlarda hakimiyeti doğru tesis eden ciddi insanlar dahil oluyor. Bugün de Zafer Partisi Eskişehir Teşkilatı'na bizimle beraber olmak kaidesiyle geçmiş dönemde ciddi faaliyetlerde bulunmuş, gerek siyasette gerek bürokraside birçok belediyede belediye başkan yardımcılığı ve kuruculuk yapmış, birçok siyasi partide, özellikle merkez sağda çok önemli alan kapatmış Tekin Emre Öztürk Beyefendi'yi aramıza katmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kendisi, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği kavramına dört elle sarılan ve bu şekilde siyaseti Zafer Partisi'nde, ülkenin geleceğini Zafer Partisi'nde gören kıymetli bir büyüğümüz. Aynı şekilde geçmiş dönemde Emre Bey'le de birçok siyasi ortamda faaliyet gösteren Berrin Ayas Hanımefendi'yi partimize katmakla mutluluk duyuyoruz. Zafer Partisi salonlarda, sokaklarda, her alanda Türk milletini temsil kabiliyetine her dakika ulaşma noktasında ciddi adımlar atıyor. Ve bu minvalde çalışmalar yapıyor. Birçok projemizi halkımızla buluşturarak gerçekten yaşanılabilir bir Türkiye'nin tesisinin imkansız olmadığını ve bunu birlikte başaracağımızı tekrar beyan ediyorum."

Zafer Partisi'nden 19 Mayıs Kutlaması ve Lokma İkramı Haber

Zafer Partisi'nden 19 Mayıs Kutlaması ve Lokma İkramı

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında İsmet İnönü Caddesi üzerinde stant açıldı ve şehitler için lokma ikramında bulunuldu. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz yüce Türk milletinin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için yine halkımızla birlikte sokaklardayız. ​Bugün İstiklal Harbi şehitlerimiz için lokma ikramında bulunuyoruz. Şanlı Türk bayrağımızı milletimizle buluşturup ikram olarak sunuyoruz. Bileklikler yaptık. Hanımlarımızın el emeği, onları Türk milletiyle paylaşıyoruz. Ve Cumhuriyet'in temelinin atıldığı 19 Mayıs'ı yaşatmak adına bütün eforumuzu Zafer Partisi, yani Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak sarf ediyoruz. ​Evet, 19 Mayıs Türk milleti için çok kutlu bir tarihin başlangıcı; İstiklal Harbi'nin startı. 19 Mayıs öncesi yaşananları herkes biliyor. Evet, Osmanlı zapt edilmiş ve Mondros Mütarekesi imzalanmış, akabinde 16 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Paşa Bandırma Vapuru'yla Samsun'a yola çıkmıştı, 19 Mayıs'ta Samsun limanına varmıştı. Biz hâlâ Türk milliyetçileri olarak, Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak Bandırma Vapuru'nda olduğumuzu tekrar ve tekrar ilan ediyor, beyan ediyoruz. ​Bugünler gerçekten geçmişte olduğu gibi şanla, şerefle kutlanması gereken günler ancak maalesef son 24 yıldır salonlara sıkıştırılmak istenen bir kutlama mantığı var. Biz de bunun karşısında durmaya devam edecek, Türk milletiyle beraber şanlı bayramlarımızı, milli bayramlarımızı kutlamaya devam edeceğiz." dedi.

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir'den Ayşe Ünlüce’ye Destek Haber

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir'den Ayşe Ünlüce’ye Destek

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, son günlerde ESKİ üzerinden hedef alınan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye yönelik eleştirilere yanıt verdi. Demir, yaşananları "yargısız infaz" olarak nitelendirerek, "Ayşe Ünlüce’yi size yem etmeyeceğiz" dedi. ​"Çamur At İzi Kalsın Politikası İşliyor" ​Hasan Demir, yayımladığı mesajda belli odakların seçimlerde elde edemedikleri başarıyı algı operasyonlarıyla kazanmaya çalıştığını savundu. ESKİ üzerinden yürütülen tartışmaların iyi niyetli olmadığını belirten Demir, şu ifadeleri kullandı: ​"Belli odaklar seçimler üzerinden yapamadıklarını aleni olarak 'çamur at izi kalsın' politikasıyla, manipülatif algılarla gerçekleştirmeye çalışıyor. Yapılan hatanın düzeltilmesi yerine mal bulmuş mağribi gibi saldıranların niyeti halis değildir." ​"Hata Kabul Edildi, Muhatabı Görevi Bıraktı" ​ESKİ’de yaşanan krizle ilgili sorumluluğun alındığını ve çözüm yollarının arandığını hatırlatan Demir, muhalif grubun tutumunu "koltuk hıncı" olarak tanımladı. Demir, açıklamasında şunları kaydetti: ​"Evet bir hata yapılmış ve karşılığında ana muhatap görevini bırakmış, hata kabul edilmiş ve çözüm yolları aranmaya başlanmış; ama ne hazindir ki malum cenah bu hatayı, elde edemedikleri koltukların hıncını alırcasına ve düşman edasıyla kullanıyor. Buradan size mama çıkmaz efendiler!" ​"Eskişehir’de Partizanlık Değil Vicdan Galip Gelir" ​Demir, Eskişehir halkının vicdanına güvendiklerini belirterek, yapılacak ilk seçimlerde bu "siyasi saldırıların" karşılığının sandıkta verileceğini vurguladı. Mesajını sert bir uyarıyla tamamlayan Demir, "Bu şehir Eskişehir; burada partizanlık değil vicdan muhasebesi galip gelir. Yine yenileceksiniz, ama bu sefer tam anlamıyla sandıklara gömüleceksiniz!" dedi. ​Açıklama, "Yaşasın Milli Üniter Laik Türkiye Cumhuriyeti" vurgusuyla sona erdi.

Okullarda Can Güvenliği Kalmadı, Milli Yas İlan Edilsin! Haber

Okullarda Can Güvenliği Kalmadı, Milli Yas İlan Edilsin!

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar ve can kayıpları üzerine bir açıklama yaptı. Hükümeti ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı sert bir dille eleştiren Demir, "1 günlük milli yas" ve "okulların hafta sonuna kadar tatil edilmesi" çağrısında bulundu. ​"Bu Bir Psikolojik Buhran Değil, Sistemin İflasıdır" ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta yaşanan, 36 vatandaşın yaralandığı ve can kayıplarının olduğu olayları "katliam" olarak nitelendiren Hasan Demir, bu şiddet sarmalının münferit bir olay olmadığını savundu. Demir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Karşı karşıya olduğumuz tablo; adaletsizliğin sıradanlaştığı, suçluların sokaklarda gezdiği tek adama dayalı Saray Rejimi’nin iflasıdır. Gelecek umudunu yitiren, uyuşturucu ve kumar batağına itilen gençler üzerinden okullara sıçrayan bu şiddet, göz göre göre gelmiştir." ​Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e İstifa Çağrısı ​Eğitim sistemindeki güvenlik zafiyetine dikkat çeken Demir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef aldı. Medyanın saldırganları değil, sorumluları haber yapması gerektiğini vurgulayan İl Başkanı Demir: "Okulların kapısından giren canların güvenliğini sağlayamayan Bakan derhal istifa etmelidir. Hak arayan öğretmen polis şiddetiyle bastırılırken, okullarda can güvenliği kalmamıştır. Saldırganların yöntemlerini ifşa ederek yeni trajedileri tetiklemeyin. ​İl Başkanı Hasan Demir, yaşanan toplumsal travmanın atlatılması ve şiddet dalgasının durdurulması için acil eylem planı açıkladı. Zafer Partisi'nin talepleri şunlar: Tüm yurtta 1 günlük milli yas ilan edilmelidir.​ Güvenlik tedbirlerinin gözden geçirilmesi için okullar hafta sonuna kadar tatil edilmelidir.​ Tüm okullarda profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Gençleri hedef alan zehirli ekosistemle kökten mücadele edilmelidir.​ "Vatanımızı ve Ailemizi Birlikte Savunacağız" ​Açıklamasını Atatürk çizgisindeki milliyetçilik vurgusuyla bitiren Hasan Demir, Türk gençliğinin ve öğretmeninin sahipsiz olmadığını belirtti. Demir, "Bu çürümüş düzende ihmali olan tüm yetkililerden hesap sorulana dek sürecin takipçisi olacağız" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.