SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yılmaz Büyükerşen

Porsuk Haber Ajansı - Yılmaz Büyükerşen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yılmaz Büyükerşen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EGC'nin Yaşam Boyu Onur Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

EGC'nin Yaşam Boyu Onur Ödülleri Sahiplerini Buldu

Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti (EGC) tarafından Cemiyetin 75. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla verilen “Yaşam Boyu Onur Ödülleri” sahiplerini buldu. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti tarafından Eskişehir’e ve ülkeye yaptıkları katkılardan dolayı Anadolu Üniversitesi rektörlüğü, 25 yıl boyunca Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile çok çeşitli görevlerde bulunarak, Eskişehir ve Türk Eğitim hayatına, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Eskişehir ve Türkiye yerel yönetimlerine yaptığı katkılar için Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e, uzun yıllar Eskişehir Sanayi Odası Başkanlığı ile Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı yaparak sanayici kimliği ile de Eskişehir ve Türk Sanayine yaptığı katkılar için Savaş Özaydemir’e ve Eskişehir Halk Eğitim Merkezi Koro Şefliği, Türk Sanat Müziğine koro şefi, bestekarlık ve müzisyen olarak yüzlerce müzisyen yetiştiren ve yaptığı katkılar için Hüseyin Erbay’a “Yaşam Boyu Onur Ödülü” verilmesi kararlaştırıldı. Ödüller geçtiğimiz hafta sonunda Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen Gala Yemeğinde kendilerine takdim edildi. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in ödülünü Eskişehir milletvekili Jale Nur Süllü, Savaş Özaydemir’in ödülünü Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Hüseyin Erbay’ın ödülünü de Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen verdi. Her üç değer de Onur Ödülü almaktan büyük bir gurur duyduklarını ve bu ödüle kendilerini layık gören Eskişehirli gazetecilere teşekkür etti.

EGC’nin 75’inci Yılına Muhteşem Kutlama Haber

EGC’nin 75’inci Yılına Muhteşem Kutlama

Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin (EGC) 75’inci kuruluş yılı, Anemon Otel’de düzenlenen muhteşem gala gecesi ile kutlandı. Geniş katılımın olduğu gecede, cemiyetin köklü geçmişine vurgu yapıldı. Türkiye Gazeteciler Federasyonu’na bağlı cemiyetlerin 71 il, KKTC ve Almanya’dan temsilcilerin davetli olduğu geceye eski Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, siyasi parti temsilcileri, gazete ve televizyon imtiyaz sahipleri, gazeteciler ve çok sayıda davetli katıldı. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75’inci yılının kutlandığı gecede bir konuşma yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca, cemiyetin köklü tarihi hakkında kısa bilgi verdi. Gazetelerin içinde bulunduğu tabloya dair de konuşan Karaca, gazete ve gazetecilerin hem ekonomik hem de siyasi zorluklarla karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Gecede, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti tarafından alınan karar gereği Yılmaz Büyükerşen, Savaş Özaydemir ve Hüseyin Erbay’a verilen “Yaşam Boyu Onur Ödülleri” takdim edildi. Türk Sanat Müziğine ve Eskişehir’de yaptığı çalışmalar nedeniyle ödül verilen bestekar, koru şefi ve müzisyen Hüseyin Erbay’a ödülünü Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen verdi. Savaş Özaydemir’e ödülünü takdim eden Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti'nin 75. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen gala gecesinde ülkemizin farklı şehirlerinden gelen kıymetli basın mensuplarıyla buluştuk. Bu anlamlı gecede, şehrimizin değerli iş insanlarından, Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, değerli dostum Savaş Özaydemir'e Yaşam Boyu Onur Ödülü'nü takdim etmek benim için büyük bir mutluluktu. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca'yı ve 75 yıllık bu köklü geçmişte emek veren tüm gazetecileri kutluyor; hür ve aydınlık nice seneler diliyorum” dedi. Yaşam Boyu Onur Ödülü alan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e ise ödülünü Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü verdi. Süllü, “Çok saygı duyduğum Yılmaz hocama ödül vermek beni onurlandırdı” dedi. Hem ödül alan hem de ödül takdim eden isimlerden Yılmaz Büyükerşen de konuşmasında, gazeteciliğin önemine dikkat çekti, cemiyetin 75’inci yılını kutladı. Gecede ayrıca, meslekte 50 yıl ve üzerini dolduran gazeteciler Hüsnü Arslan, Suat Topateş, Erdoğan Kahya, Yılmaz Karaca, Coşkun Kartal, İbrahim Akkaya, Avni Gelendost, Bülent Özyazıcı, İbrahim Yüksel, Mehmet Çil ve Sadi Seda’ya plaketleri Türkiye’nin dört bir yanından gelen Gazeteciler Cemiyetleri Başkanları tarafından verildi. Meslekte 68 yılını dolduran Rıdvan Uysal geceye katılamadığından belgesinin kendisine ulaştırılacağı belirtildi. Ayrıca, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’ne yeni üye olan genç gazetecilere de cemiyetin yönetim kurulu üyeleri tarafından rozet takıldı. Cemiyet yönetimi kurucu üyeleri de unutmadı. Kurucu üyelerden Abdülkadir Gürol’un oğlu Emekli Albay Hakan Gürol’a anı plaketi taktim edildi. Kurucu Başkan Abdurrahman Ünügür’ün torunu Sakarya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Üstüner Ünügür’e ise bir başka ildeki basın kuruluşu toplantısına katılması nedeniyle plaketi daha sonra ulaştırılacak. 75’inci yıl pastasının da kesildiği geceye Ali Rıza Saltık da şarkıları ile damga vurdu.

Nebi Hatipoğlu’ndan Eskişehir’de ‘Balmumu Müzesi’ Çıkışı: "360 Milyon TL Nerede?" Haber

Nebi Hatipoğlu’ndan Eskişehir’de ‘Balmumu Müzesi’ Çıkışı: "360 Milyon TL Nerede?"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyet ve gelir yapısına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Hatipoğlu, "Müzenin geliri belediye kasasında mı, yoksa bir vakıfta mı?" diyerek şeffaflık çağrısı yaptı. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’in en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Balmumu Heykeller Müzesi hakkında gündemi sarsacak sorular sordu. Yazılı bir açıklama yapan Hatipoğlu, müzenin yönetim anlayışının şeffaflıktan uzak olduğunu iddia ederek, elde edilen devasa gelirin akıbetini sorguladı. "Müzenin Gerçek Sahibi Kim?" Hatipoğlu, müzenin mülkiyet yapısındaki belirsizliğe dikkat çekerek şu soruları yöneltti: "Eskişehir’in göbeğinde yükselen bu yapı bir 'sır' gibi saklanıyor. Bu müzenin gerçek sahibi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır? Eğer bir vakfa aitse, belediye personeli ve imkanları neden özel bir yapı için seferber ediliyor?" "360 Milyon TL’lik Dev Gelir Kamuoyundan Saklanıyor mu?" Müzenin ziyaretçi sayıları üzerinden çarpıcı bir hesaplama yapan Hatipoğlu, yaklaşık 360 Milyon TL’lik bir kaynağın belirsizliğini vurguladı: "Belediye verilerine göre müze bugüne kadar 3 milyon ziyaretçi ağırladı. Basit bir hesapla 360 Milyon TL’lik bir gelir söz konusu. Bu para belediye bütçesinde mi? Eğer değilse, bu parayı kim topluyor ve kim yönetiyor?" "Vakıf Maskesi Altında Yönetim İddiası" Eskişehir’de kamu kaynaklarının vakıflar üzerinden ailevi kazanca dönüştürüldüğüne dair ciddi iddialar olduğunu savunan Hatipoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Eski Büyükşehir Belediye Başkanı’nın vakıf kurma ve yönetme konusundaki maharetini tüm Türkiye biliyor. 'Burs veriliyor' denilerek bu paraların hesabı verilmekten kaçılamaz. Hangi öğrencilere, ne kadar burs verildiği belgeleriyle açıklanmalıdır." "Eskişehir Sahipsiz Değildir" Son dönemde Bursa ve Bolu gibi CHP’li belediyelerde yürütülen soruşturmaları hatırlatan Hatipoğlu, Eskişehir halkının hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti: "Şeffaflıktan kaçılan her nokta yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Bu soruların cevabı netleşene kadar konunun takipçisi olacağız."

CHP’li Yalaz’dan Hatipoğlu’na: "Siz Bıkarsınız Ama Eskişehirliler Bıkmaz!" Haber

CHP’li Yalaz’dan Hatipoğlu’na: "Siz Bıkarsınız Ama Eskişehirliler Bıkmaz!"

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen hakkındaki eleştirilerine sert tepki gösterdi. Yalaz, "Yılmaz Hoca şehri ranta peşkeş çekmediği için bıkarsınız; bıktınız, bıkmaya da devam edeceksiniz!" dedi. ​Eskişehir siyasetinde sular durulmuyor. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen için sarf ettiği "Bıktık, usandık" sözlerine CHP cephesinden yanıt gecikmedi. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, yaptığı yazılı açıklamada Hatipoğlu’na yüklenerek, Büyükerşen’in şehre kattığı değerleri savundu. ​"Ranta Peşkeş Çekmediği İçin Bıkarsınız" ​İl Başkanı Talat Yalaz, Hatipoğlu’nun "bıktık" ifadesine atıfta bulunarak, bu bıkkınlığın nedeninin Eskişehir’in korunması olduğunu iddia etti. Yalaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Elbette bıkarsınız Nebi Bey! Yılmaz Hoca, bu şehri ranta, yandaşa peşkeş çekmediği için bıkarsınız! Talana açmadığı için bıkarsınız! Betona boğmadığı için bıkarsınız!" ​"Bozkırın Ortasında Bir Vaha" ​Eskişehir’in bir "yaşam markası" haline geldiğini vurgulayan Yalaz, kentin kültürel ve sanatsal kimliğinin birilerini rahatsız ettiğini savundu. Eskişehir’in Türkiye’ye örnek bir kent olduğunu belirten Yalaz, "Yediden yetmişe herkesin imrenerek baktığı; bozkırın ortasında bir vaha oluşturduğu için bıkarsınız! Eskişehir bugün kültürüyle, sanatıyla, yaşam kalitesiyle örnek bir kent. Tabii bıkarsınız!" dedi. ​"Eskişehirliler Bıkmaz!" ​Açıklamasının sonunda Hatipoğlu’na seslenen Yalaz, halkın Büyükerşen’e ve yapılan hizmetlere olan desteğinin sürdüğünü ifade etti. Yalaz, "Ancak siz bıkarsınız Nebi Bey, Eskişehirliler bıkmaz, usanmaz! Bıktınız, bıkıyorsunuz, bıkmaya da devam edeceksiniz!" sözleriyle açıklamasını noktaladı.

Nebi Hatipoğlu’ndan Yılmaz Büyükerşen’e: "Senden Artık Bıktık!" Haber

Nebi Hatipoğlu’ndan Yılmaz Büyükerşen’e: "Senden Artık Bıktık!"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in sanayicilere yönelik eleştirilerine sosyal medya üzerinden çok sert bir yanıt verdi. Hatipoğlu, Büyükerşen’in tavrını "nobran" olarak nitelendirerek, Eskişehir’in ekonomik gücünün sanayiciler tarafından inşa edildiğini vurguladı. ​"Eskişehir'i Sanayiciler ve Tüccarlar İnşa Etti" ​Nebi Hatipoğlu, Büyükerşen’in yerel bir gazeteye verdiği röportajda iş dünyasını hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi Hatipoğlu yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"İç Anadolu’nun bozkırında, Eskişehir gibi bir vahayı, bugün dil uzattığın o sanayiciler ve tüccarlar inşa etti. 2025 yılında o beğenmediğin müteşebbisler 4.8 milyar doları aşan ihracatla bu şehrin iktisadi yükünü omuzladılar." ​"Çeyrek Asırdan Kalan: Üç Beş Park ve Soğuk Heykeller" ​Büyükerşen’in 25 yıllık görev süresini eleştiren Hatipoğlu, mevcut belediye yönetimini de hedef aldı. Şehrin geleceğine dair kalıcı bir eser bırakılmadığını savunan Milletvekili, "Senin çeyrek asırlık hükmünden bu kente kalan; üç beş park ve sayısız soğuk heykelden ibaret. Ne temele dokundun ne de geleceği inşa ettin. Halefin ise sokakları dubalarla kuşatmak dışında bir maharet göstermiyor," dedi. ​Vakıf Kaynakları ve "200 Milyon Dolarlık" İddia ​Hatipoğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çekici kısımlardan biri de Büyükerşen’e yönelik vakıf ve mal varlığı suçlamaları oldu. Hatipoğlu, üniversite kaynaklarıyla kurulan vakıf üzerinden sert bir soru yöneltti: ​"Üniversite kaynaklarıyla hayat bulan vakfın, 200 milyon dolarlık okullarını ve otellerini kendi hanene dahil etmenden hiç söz etmiyorsun." ​"İstanbul'daki Kalemşör Dostlarına Sığın" ​Açıklamasının sonunda Büyükerşen’in medya ilişkilerine de değinen Hatipoğlu, "Şimdi koş ve o İstanbul'daki kalemşör dostlarına yeniden sığın. Belki bir kol saatimi daha çekip, saygınlığı sıfır manşetlerine koyarlar," diyerek tepkisini noktaladı

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde Haldun Dormen'e Vefa Haber

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde Haldun Dormen'e Vefa

Türk müzikali klasiği “Lüküs Hayat”, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, tiyatromuzun ölümsüz ismi Haldun Dormen anısına sahnelendi. 25. yaşını kutlayan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sahneye koyduğu oyunun, Dormen anısına gerçekleşen temsiline Ömer Dormen-Ayşe Arman ve Mustafa Alabora gibi isimler katıldı. Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen gecede Türk tiyatrosunun usta isminin yaşamı ve sanatı kutlanırken duygu dolu anlar yaşandı. Aynı gün oyun öncesinde ise Haller Gençlik Merkezi’nde yer alan Haldun Dormen Sahnesi’nin ve usta sanatçının büstünün açılışı gerçekleştirildi. Usta sanatçının ailesi ve yakın dostları Ömer Dormen, gazeteci Ayşe Arman, Doğan Akgül, Osman Yılmaz, Banu Zeytinoğlu ve oyuncu Mustafa Alabora, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi ziyaret etti. Gerçekleşen buluşmada, Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna kazandırdığı değerler ve sanat yolculuğu üzerine sohbetler yapıldı. Ziyaretin ardından, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında Haller Gençlik Merkezi’nde yer alan “Haldun Dormen Sahnesi” ile usta sanatçının büstünün açılışı gerçekleştirildi. Sanatın kalbinin attığı mekânlardan biri olan merkezde düzenlenen törende, tiyatroseverler ve sanatçılar bir araya gelerek Dormen’i alkışlarla andı. Sahnenin açılışına Dormen’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursen Yavaş, Şükran Kütükçü ve Şehir Tiyatrosu sanatçıları katıldı. Haldun Dormen’in anısına hazırlanan kısa film gösterimi yapılarak sahneye taşıdığı eserler, yetiştirdiği sanatçılar ve Türk tiyatrosuna kattığı vizyon bir kez daha hatırlatıldı. Kısa filmin ardından sahneye çıkan oyuncu ve Dormen’in yakın dostu Mustafa Alabora, “Dostum Haldun Dormen üniversiteden mezun olduktan sonra, bu şehrin yetiştirdiği değerli isimlerden Mümtaz Zeytinoğlu ile tanıştık ve birlikte tiyatro yapmaya başladık. Çeşitli tiyatroların kurulmasında Mümtaz Bey’in hem maddi hem de manevi olarak çok büyük katkıları oldu. Onu 62 yıldır tanıyorum; ancak son 50 yılda dostluğumuz çok daha derin bir hâl aldı. Bir söyleşisinde ‘Benim en iyi dostum Mustafa’dır’ demesi beni son derece onurlandırmıştı. Ben de buradan bir kez daha ifade etmek isterim; Ömercim babasını kaybetti, ben en yakın dostumu kaybettim. Sizler ise usta bir tiyatrocuyu, gerçek bir İstanbul beyefendisini kaybettiniz. Hepinize teşekkür ederim.” dedi. Daha sonra sahneye çıkan Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen de, “Öncelikle Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyorum. Böyle anlamlı bir günde, babam adına açılacak bir salon için burada bulunmak bizim için büyük bir gurur ve derin bir minnet duygusu. Başta Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere emeği geçen herkese ve Sayın Yener Büyükerşen’e şükranlarımı sunuyorum. Babam için Eskişehir çok özel bir şehirdi; kalbinde ayrı bir yeri vardı. Özellikle son 25 yılda, Yılmaz Büyükerşen’in öncülüğünde gerçekleşen kültürel dönüşümü büyük bir hayranlıkla anlatır, her fırsatta buraya gelmek isterdi. Böyle bir günde, onun adına bir tiyatro salonunun açılması bizim için son derece anlamlı. Bu anlamlı jest için hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Babam tiyatroya her şeyini verdi, tüm imkânlarını seferber etti. Onu kaybettiğimizde çok şey yitirdiğimizi düşündüm; ancak zamanla aslında çok daha büyük bir değer kazandığımızı anladım. Parayla satın alınamayacak bir itibar ve saygı bıraktı geride. Bizlere de son derece kıymetli bir miras emanet etti. Ahde vefanın kaybolduğu söylenir; ancak bugün burada bir kez daha görüyoruz ki bu değer hâlâ yaşıyor. Sizlerin sayesinde bu vefayı derinden hissediyoruz.” şeklinde konuştu. Haller Gençlik Merkezi içinde bulunan sahnenin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ilk sahne olduğunu hatırlatan Başkan Ayşe Ünlüce de, “Bu sahne, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ilk sahnesidir. Sayın Yılmaz Büyükerşen göreve geldiği andan itibaren attığı ilk adımlardan biri, Şehir Tiyatroları’nı ve Senfoni Orkestrası’nı kurmak olmuştur. 2001 yılında sahnemiz açılmış, ardından ilk seçmeler başlamıştır. Bu sürecin başında Ergin Orbey yer alırken, jüri üyelerinden biri de Haldun Dormen olmuştur. Eskişehir Şehir Tiyatroları’na o günden bugüne büyük bir ilgi vardır. Haldun Dormen’in seçtiği oyuncular bugün sahnede birbirinden başarılı, nitelikli oyunlara imza atmaktadır. Kendisinin yönetmenliğini üstlendiği ‘Lüküs Hayat’ gibi önemli eserlerle de bu sahneye büyük katkılar sunmuştur. Eskişehir’den hiçbir zaman elini eteğini çekmemiş, bu şehre olan ilgisini ve sevgisini her zaman sürdürmüştür. Ben hâlâ onun Eskişehir hakkında söylediği güzel sözleri okudukça daha çok çalışma azmi buluyorum. Bugün sahnelerimizin sayısı sekize ulaştıysa, biletlerimiz satışa çıkar çıkmaz tükeniyorsa, sanat sokaklarında onun drama eğitimlerinin izleri varsa; bunda Haldun Dormen’in büyük bir payı vardır. İyi ki doğmuş, iyi ki var olmuş. Ne mutlu ki adı bu sahnede uzun yıllar yaşayacak ve Eskişehirliler onu her zaman sevgi ve saygıyla anacaktır. Biz de buradan kendisine en güzel dileklerimizi gönderiyoruz. Eğer bizi bir yerden izliyorsa; sahne ışığının ve sahne tozunun hiç eksik olmayacağını söylemek istiyoruz. İyi ki yolu Eskişehir’den geçmiş.” diye konuştu. Konuşmaların ardından Ömer Dormen, Başkan Ayşe Ünlüce’ye çok anlamlı bir armağan vererek, “Babamın evinde, toplantılarını yaptığı özel bir odası vardı; o odada çok sevdiği yeşil bir koltuğu ve yanında maskelerden oluşan özel bir koleksiyonu bulunurdu. Bugün o koleksiyondan bir maskeyi sizlere sunuyorum. Ayrıca giyimine büyük özen gösterirdi; onun çok sevdiği fularlarından birini de bu anlamlı güne hatıra olarak takdim etmek isterim.” diye konuştu. Başkan Ünlüce de Ömer Dormen ve Mustafa Alabora’ya Haldun Dormen adına hazırlanan özel bir albümü takdim etti. Sahne açılışının ardından Başkan Ünlüce beraberindekilerle birlikte Odunpazarı Bölgesi’ndeki müzeleri ziyaret etti. AKM’DE LÜKÜS HAYAT SAHNELENDİ Akşam ise Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde 25. yaşını kutlayan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna kazandırdığı en önemli müzikallerden “Lüküs Hayat” ile kutladı. Dormen’in sahneye koyduğu ve yıllar boyunca sayısız kez yorumladığı eser, bu özel günde onun anısına yeniden hayat buldu. Dormen’in Türk sahne sanatlarına bıraktığı mirasın bir kez daha hatırlandığı gecenin sonunda sanatçı uzun süre ayakta alkışlandı.

Biz Adil Yargılanmanın Peşindeyiz Haber

Biz Adil Yargılanmanın Peşindeyiz

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir programı kapsamında CHP İl Başkanlığını ziyaret ederek karşılama için gelen vatandaşlara hitap etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir İl Başkanlığı'nda kendisini karşılayan vatandaşlara hitap etti. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel parti binası önünde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; “Değerli Eskişehirliler, değerli Cumhuriyet Halk Partililer, bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Öncelikle hem burada görevini yapan kadın basın mensupları başta olmak üzere kadın partililerimizin, tüm kadınların Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız. Sabahleyin Sivrihisar’da belediyeye uğradık. Buraya gelirken Yılmaz Büyükerşen Hocamızı ziyaret ettik, Seyhan Hanım’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü evlerinde kutladık. Şimdi baba ocağına uğrayıp buradan gün içindeki diğer açılış programımıza ve panel programımıza gidecek; ardından akşam bir iftar sofrasında sizlerle birlikte olacağız. Programın bu kısmına bir konuşma, basın açıklaması yok ama sizlerin yoğun ilgisiyle buraya kadar gelmişken bir - iki kelime size seslenmek, ‘merhaba’ demek önemli. Eskişehir’in çok güçlü bir yerel basını var, çok değerli yayınlar yapıyorlar. Ben de yerel basınları takip etmeye çalışıyorum” dedi. Özel, şöyle devam etti: “8 MART’TA BURADA OLMAK EN DOĞRU TERCİHTİ” “Eskişehir’de niye 8 Mart’ı seçtik? Kadın Kolları Genel Başkanımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin Büyükşehir Belediye Başkanının kadın olduğu, Sayın Ayşe Ünlüce’nin ve Yılmaz Büyükerşen gibi bir efsaneden sonra doğru, zamanında ve çok kıymetli bir bayrak değişiminin ve aynı başarının Yılmaz Hocamızın da varlığında, gözetiminde, takdirleriyle sürüyor olduğu bu ilde, hem belediyeciliğimizin, hem kadın siyasetine verdiğimiz önemin, kadın bir milletvekilimizin olduğu bir il aynı zamanda burası. O yüzden Eskişehir’de olmak en doğru tercihti.” “‘UĞRAYALIM’ DEDİK, YÜZLERCE KİŞİ GELDİNİZ” “Eskişehir bizim baharı müjdeleyen, mart ayının başında güneşli, güzel bir günde karşıladı. Burada normal şartlarda kendi kendimize İl Başkanlığımıza uğrayalım derken böyle yüzlerce kişi geldiniz, tezahürat ettiniz, sevginizi gösterdiniz. Çok teşekkür ediyoruz. Bu gösterdiğiniz ilgiyi, sevgiyi, şahsımdan çok Cumhuriyet tarihindeki en büyük saldırı altında olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine sahip çıkmak olarak görüyorum. Birbirimizi gördüğümüzde iki farklı iki partinin birbirini görmese, bir partinin genel başkanına saygı, sevgi göstermesinin ötesinde; çok büyük zorluklar ve acılar içindeki bir kardeşin bir kardeşe sarılması, güç vermesi, dayanışması ve ona gelecekteki güzel günler için umut vermesi olarak da değerlendiriyorum.” “NE KADAR KRİMİNAL TİP VAR, BULUP YALAN ATTIRIYORLAR” “Yarın 9 Mart. Bugüne kadar girdiği hiçbir seçimde Tayyip Erdoğan’a yenilmemiş, onun gösterdiği adaylara yenilmemiş, önce Beylikdüzü’nü Adalet ve Kalkınma Partisi’nden kazanmış sonra da üç kez, biri iptal edilen seçim olmak üzere üç kez İstanbul’u kazanmış, bütün anketlerde, bütün yapılan kamuoyu yoklamalarında memnuniyet oranı yüzde 60’ların üzerine çıkmış olan ve bu yüzden cezalandırılan Ekrem İmamoğlu’nun yarın duruşması başlayacak. Onunla birlikte çok sayıda belediye başkanımız yargılanıyor. ‘Melih Gökçek’in yargılanmadığı yerde bir belediye başkanı nasıl yargılanır’ sözü benim sözüm değil. Bu söz AK Partililerin sözü. AK Parti’de Başbakan Yardımcılığı yapmış olanların sözü. Bizim alnımız açık, başımız dik. Yaz boyunca, kış boyunca atılan iftiraların teker teker çürüdüğü, hiçbirinin iddianamede bulunamadığı, hiçbir iddianın kanıtlanamadığı, dünün sözde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, özde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Yargı Kolları Başkanı, bugünün AK Partili Adalet Bakanının söylediği üzere, ‘Dosyamızın temel dayanağı gizli tanıklardır’ diyor. Ekrem Başkan bir yıl önce ‘Gizli tanık Meşe’nin itiraflarına ne diyorsun?’ diye sorgulanmıştı. Meşe bütün ifadelerinden vazgeçmiş ve gizli tanıklıktan çekilmiş. Onun yerine aynı ifadeleri İlke diye bir gizli tanığa verdirmişler. Düşünün ki iki kişinin arasındaki bir olayı ‘Gördüm’ diyen üçüncü bir kişi var. Onun söylediği ile tutukluyorsun, sonra o ‘Ben görmedim vazgeçtim’ diyor. Başkasını getirip gizli tanık yapıyorsun. Oyuncu değişikliği sinemada olur, aktörle anlaşamazsın o bırakır başkası gelir. Tiyatroda olur, hastalanır yerine rolü başkası oynar. Futbolda olur, sakatlanır yerine başkası girer. Tanığın ya, şahidin yedeği olur mu? Şahit değişikliği olur mu? ‘Bu olayı ben gördüm’ deyip, iftira atıyor adam. Sonra ‘Görmedim’ diyor yerine başka birini getiriyorlar ‘Ben gördüm’ diyor. Aynı kelimelerle, noktasıyla, virgülüyle. O yüzden o kadar emin, o kadar ilk günden beri kendimizden emindik ki zaten bu millet doğru söyleyenle yalan söyleyeni ayrılır. Bir kişiye aynı anda hem diploma sahtecisi hem rüşvetçi, hem ihaleye fesatçı, hem ajan, hem işte yok uçaklar rezaletler. Hepsi birden bir kişiye bunlar söylenip de hepsi yalan çıkarsa, millet de der ki ‘Demek ki bu adama bir suç bulamıyorlar, ama bu adamı indirmek istiyorlar. Adamın suçu iktidara yürüyen partinin Cumhurbaşkanı adayı olmak.’ O yüzden şimdi artık yargılanmak değil yargılamak üzere Silivri’ye gidiyoruz. İddianame çıkana kadar demiştik, ‘Bu iddianame bizi mahcup etmeyecek. Yalan söyleyenleri mahcup edecek.’ Çok yakın takip ettiniz. ‘560 milyar lira yolsuzluk’ dediler, 560 kuruşunu ispat edemediler. ‘Valizlerde para var’ dediler, içinden jammer çıktı. ‘İmamoğlu’nun lüks araçları’ dediler, MHP’li milletvekilinin çıktı. ‘Parkenin altında milyon euro para bulduk’ dediler, bir kuruş euro bile bulamadıkları ortaya çıktı. ‘Görüntü var’ dediler, görüntü olmadığı ortaya çıktı. ‘Gizli şahit var’ dediler, tanık var. Gizli tanığın vazgeçtiği ortaya çıktı. Yalan söylediği, kendisine yalan söylediği ortaya çıktı. Yeni bir gizli tanık bulunduğu ortaya çıktı. Buldukları gizli tanıkların hepsinin geçmişinde ya çocuk istismarı var, ya hırsızlık var, ya taciz var, tecavüz… Böyle ne kadar kriminal tip var bulup ona bir yalan attırıyorlar, onun üzerine kurguluyorlar. O yüzden ben bugün burada bu güzel programdan, bu güzel şehirden sonra alnım açık, başım dik Silivri’ye gidiyorum ve bir yalanın nasıl çöktüğünü izlemeye milletimizi de davet ediyorum.” “BİZ ADİL YARGILANMANIN PEŞİNDEYİZ” “Açıkça söyleyeceğim şudur, bunlar bütün yalanlar atılırken ve bütün televizyonlardan gecede dört saat ve beş saat, beş-altı kişiyle bu iftiraları köpürtürken biz kendimizden emindik. O günlerde bunlar o kadar özgüvenli davrandılar ki, Sayın Bahçeli de dedi ki ‘O zaman canlı yayın istiyor madem Özgür Bey. Canlı yayınlansın, millet her şeyi görsün.’ Tayyip Bey’e sordular, ‘Devlet Bey öyle dediyse bir bildiği vardır. Olur, molur’ dedi. İddianame çıktı, canlı yayın teklif ettiğimiz kanunumuzu kabul etmediler. Neden etmiyorlar? İddianamede bizi mahcup edip, bizim yüzümüzü öne düşürecek, hesabını veremeyeceğimiz bir şey olmadığı gibi millet ‘Bu mu ya? Bu mu sizin kanıt dediğiniz?’ diyecek diye korkuyorlar ve kıyıda, köşede, kenarda olsun istiyorlar. Şimdi dünya kadar tedbir almışlar. ‘Efendim Silivri’de bir ay boyunca bir kilometre yarıçapında o yasak, bu yasak, şu yasak.’ Aman Allah bu ne korku? Biz Silivri’de zaten varıp da bir olay çıkarmanın falan değil, biz yargılanmanın, adil bir yargılanmanın peşindeyiz. Ama şu kadarını söyleyeyim. Ramazan, mübarek günde söylüyorum. Olmayacak bir işe kalkıştılar, millet ne kadar duydu ve ne kadar fark etti bilmiyoruz. Bir yıldır bu davanın 40’ıncı Ağır Ceza’da görüleceği söyleniyordu. Hepimiz biliyoruz, ‘Ya bir ya da 40’ diyorlardı. Beşiktaş’ı bire, 40’ı buraya. 40’ıncı Ağır Ceza, Akın Gürlek’in hemşerisi, çok yakın görüştüğü birisi, başkan. İki de üye var. O iki üyenin ne yapacağı belli olmaz. Tam emin olamamışlar. Bu mahkemeye bir başkan, iki üye daha yolladılar. Yeni iki üye, dışardan yollanan iki üye Akın Gürlek’in çok sevdiği başkanın yanına kondu ve üçte üç yaptılar kendi hesaplarına göre. Davayı da bu heyete verdiler. Öbür iki, kendince adil karar verebilecek bir üyenin başına da dışarıdan başkan getirdiler, o da diğer davalara bakacak. Yarın diyelim ki bir maça çıkıyoruz. Hakem rakip takımın formasını giymiş arkadaşlar. ” “HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞECEK BİR ŞEY YAPMAYACAĞIZ” “Biz bu kadar büyük bir haksızlık varken sakın ha sakın sözüme değer veren herkese söylüyorum. İsteyen buyursun gelsin. Ekrem Başkan’ın duruşmasının gününe 81 il başkanımız, 81 ilden arkadaşlarımız gelecek. Buyursun. Ama haklılığımızı gölgeleyecek hiçbir şey istemiyorum ben orada. Aman ha aman. Jandarma kardeşimin omzunu iter birisi, haklıyken haksız duruma düşeriz. Karşımızda maalesef eskiden devletimize karşı provokasyonlar olurdu. Şimdi devleti eline geçirenler milletimize karşı provokasyon yapıyorlar. O açıkladıkları yasak genelgesi… Sen geçen sene 19 Mart’ta da açıkladın onu. Ona göre gençleri tutukladın, izinsiz gösteriye katılmaktan. Hepsi beraat etti. Hakim nal gibi yazmış; ‘Gençlerin 19 Mart protestosuna katılması suç değildir, çünkü anayasal haktır. Bunları yasaklamak suçtur, anayasaya aykırıdır’ diyor. Ama şimdi yine yapayım, bir sene sonra yine karar çıksın. Çok titizleneceğiz. Elbette kalabalığız, elbette güçlüyüz, elbette öfkeliyiz ama öfkemize hakim olacağız. Haklıyken haksız duruma düşecek hiçbir şey yapmayacağız. Ben şimdi gidiyorum. Düşünün ki bir hakim der ki ‘Ben şöyle bir yargılama yapacağım.’ Bir karar verecek, çok basit. Elbette önce tuttukları dinleyecek ki tutukluluk konusunda bir ara karar kuracak. Bunu yaparken en az ceza istenenden başlayıp en çoğa doğru gitmek de bir usul. En çok istenenden başlayıp en aza doğru gitmek de bir usul. Bunu nasıl yapacağını söyleyecek. Daha düşünün Beşiktaş Mahkemesi’nde Aziz İhsan Aktaş’ta dediler ki ‘Küçükten büyüğe gideceğiz. Adıyaman’dan başlıyoruz.’ Bunu bile söylemiyor ve avukatlara randevu vermiyor, kapısından kabul etmiyor. Ki bilmeyelim; Ekrem Başkan ifadesini… Kimlik tespitleri diyelim ki bir gün sürdü. Salı mı yapacak, yoksa 1,5 ay sonra mı yapacak? Bunu yarın öğrenebileceğiz ancak. Onun için ben üç gün boyunca İstanbul’dayım. Ekrem Başkan ifade verdiğinde de orada olacağım, hep birlikte orada olacağız. Ama bunu gizliyor ki 1,5 ay sonraysa başka. ‘Öyle mi olsun, böyle mi olsun?’” “MİLLETİN GÖNLÜNDE İFTİRACI OLANLAR, MAHKUM OLACAKLAR” “İstedikleri kadar uğraşsınlar. Bu millet haklıyı biliyor, masumu biliyor, zulmü görüyor. Sen mahkeme bu kadar zulmet, bir yıl içeride tut, mahkemenin başkanına iki tane takviye ile ayrı heyet yap, üçte üç Akın Gürlek tasarımı bir heyet oluştur. Orada bir karar verecek. Öncesinde de bizi tahrik ediyor ki kavga olsun, dövüş olsun. Biz bu milletin gönlüne girmişiz. Siz de bu milletin gönlünde rezil bir yere sürüklenmişsiniz. Bunu değiştirecek hiçbir hatanın içinde olmayacağız. Karanlıkla aydınlık gibiyiz, kötülükle iyilik gibiyiz, cesaretle korkaklık gibiyiz. Tam zıttız ve biz milletin gönlünde en iyi yerdeyiz. Milletin gönlünde iftiracı olanlar, hakaret atanlar, yalancı şahit bulanlar, yalancı şahit değişikliği gibi dünyanın en utanmaz işine kalkışanlar bu işin sonunda mahkum olacaklar. Özel heyetin mahkemede ne karar vereceğini hep birlikte göreceğiz. Önemli olan milletin vicdanındaki mahkemededir. Biz orada beraat ettik, haklı pozisyonumuzu da sürdüreceğiz sonuna kadar. Buraya bu kadar geldiniz, normalde bir açıklama yoktu. Eskişehir basını da her zaman baş tacımız, bize hep güzel ev sahipliği yapıyor. Mahkemeyle ilgili bir genel değerlendirme yarın sabahtan yapacaktık, onu bugün buradan yaptık. Buradan bütün Türkiye’ye bu Ramazan, mübarek günde birincisi, Filistin ve İran başta olmak üzere bütün dünyada başta çocuklara ve kadınlara iyi gelecek barış temenni ediyoruz. Türkiye’mize de siyasete ve arkadaşlarımıza da adalet temenni ediyoruz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.