SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yemek

Porsuk Haber Ajansı - Yemek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yemek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Subaşı Aşevinde Hazırlanan Yemekleri Teslim Etti Haber

Başkan Subaşı Aşevinde Hazırlanan Yemekleri Teslim Etti

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı ziyaret ettiği vatandaşlara, Bilecik Belediyesi aşevinde hazırlanan yemekleri ikram ederek, sohbet etti. Vatandaşların talep ve görüşlerini de dinleyen Başkan Subaşı, yemeklerin lezzetli olup olmadığını sordu, diğer isteklerini dinledi. Bilecik Belediyesi’nin her zaman başta yaşlılar ve ihtiyaç sahibi olmak üzere herkesin yanında olduğunu hatırlatan Başkan Subaşı, sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sergilemeye devam edeceklerini söyledi. BELEDİYE BAŞKANI MELEK MIZRAK SUBAŞI: ‘’SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN GÜZEL HİZMETLERİNİ VATANDAŞLARIMIZLA BULUŞTURUYORUZ’’ Bilecik Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri tarafından hazırlanan yüzlerce kişilik sıcak yemeğin ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine teslim edildiğini hatırlatan Başkan Subaşı: ’’Arkadaşlarımız günlük çalışmaları kapsamında hazırlanan sıcak yemekleri adreslerindeki vatandaşlarımıza teslim ediyor. Bu kez bizler bu görevi üstlendik ve vatandaşlarımızı ziyaret ederek, sohbet etmek, güzel dualarını almak istedik. Ayrıca bizlerden isteklerinin olup olmadığını kendilerinden dinledik’’ ifadelerini kullandı. ‘’ÖĞRENCİLER İÇİN ‘BESLENME ÇANTASI’ PROJEMİZ DE DEVAM EDİYOR’’ Bilecik Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıllardan bu yana öğrenciler için kahvaltılık içeren beslenme çantası projesinin de sürdüğünü kaydeden Başkan Subaşı, ‘’Bilecik Belediyesi olarak geçtiğimiz yıllardan bu yana Beslenme Çantası projemizi de öğrencilerimizle buluşturmaya devam ediyoruz. Bu projemiz kapsamında da 100’e yakın öğrencimize hazırlanan beslenme çantalarını da arkadaşlarımız her gün evlerine teslim ediyor. Özellikle kış mevsiminde vatandaşlarımızı yalnız bırakmamak onların yanında olmak bizleri ayrıca mutlu ediyor.’’ İfadelerini kullandı.

Aşevi Sadece Yemek Değil, Dayanışma Sağlıyor Haber

Aşevi Sadece Yemek Değil, Dayanışma Sağlıyor

Derinleşen ekonomik kriz, dar gelirli vatandaşların temel gıdaya erişimini her geçen gün zorlaştırırken; Odunpazarı Belediyesi Aşevi son iki yılda yaklaşık 1 milyon porsiyon sıcak yemeği ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Rakamlar, krizin mutfaktaki karşılığını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Ekonomik Kriz Sofraya Yansıdı Türkiye genelinde artan enflasyon, yükselen gıda fiyatları ve hayat pahalılığı, sosyal desteklere olan ihtiyacı her geçen yıl daha da artırıyor. Bu sürecin en somut göstergelerinden biri ise Odunpazarı Belediyesi Aşevi’nin son iki yıla ait hizmet verileri oldu. İki Yılda Yaklaşık 1 Milyon Porsiyon Sıcak Yemek Odunpazarı Belediyesi Aşevi tarafından yürütülen hizmet kapsamında; 2024 yılında 3 çeşit yemekten oluşan 460 bin porsiyon sıcak yemek, 2025 yılında ise iki öğün üzerinden 540 bin porsiyon sıcak yemek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Toplamda 1 milyona yaklaşan porsiyon sayısı, ekonomik daralmanın özellikle dar gelirli kesimler üzerindeki etkisini açık biçimde gözler önüne serdi. Aşevi Sadece Yemek Değil, Dayanışma Sağlıyor Artan başvuru ve talebe rağmen hizmetlerini aksatmadan sürdüren Odunpazarı Belediyesi Aşevi, yalnızca sıcak yemek sunan bir hizmet noktası olmanın ötesine geçti. Aşevi, kriz dönemlerinde dayanışmanın, paylaşmanın ve sosyal belediyecilik anlayışının sahadaki en güçlü örneklerinden biri haline geldi. Odunpazarı Belediyesi yetkilileri, ekonomik koşullar iyileşene kadar ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceklerini vurgularken, aşevinin mevcut kapasitesini koruyarak daha fazla vatandaşa ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Kazım Kurt: “Bu Rakamlar Ülkenin Ekonomik Gerçeğidir” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, aşevine olan talepteki artışın ülkenin içinde bulunduğu ekonomik tabloyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Her geçen gün geçim şartları biraz daha zorlaşıyor. Enflasyon, artan gıda fiyatları ve hayat pahalılığı, dar gelirli vatandaşlarımızı çok daha kırılgan bir noktaya taşıyor. Aşevimizden çıkan yemek sayıları, ülkenin ekonomik gerçeklerinin en somut göstergelerinden biridir.” Sosyal belediyeciliğin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dağıtılan her sıcak yemek, sadece bir öğün değil; dayanışmanın ve sosyal adalet anlayışımızın bir parçasıdır. Ekonomik krizin yükünü vatandaşlarımızın omuzlarına bırakamayız. İmkânlarımız ölçüsünde ihtiyaç sahibi herkese ulaşmaya devam edeceğiz.”

Tarsus Gastronomisi Büyükşehir İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Tarsus Gastronomisi Büyükşehir İle Geleceğe Taşınıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) üyeleri, geçmişi geleceğe taşıyan çalışmalarını sürdürüyor. TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu, eşsiz ve köklü bir tarihe sahip olan Tarsus’a özgü yemeklerin, belli tarifler içerisinde yapılması ve gelecek nesillere aktarılması adına başlattığı ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesini devam ettiriyor. Daha önce analı-kızlı, lahana sarması, vardabit, humus, kokulu çörek gibi birçok yöresel lezzetin belli tariflerde yapıldığı programlar gerçekleştiren TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu, şimdi de Tarsus gastronomisinin önemli bir parçası olan ve tescillenen ürünü fındık lahmacun ile yine yöresel içecekler arasında yer alan ve yeni doğanı tebrik etmek için eve gelen konuklara ikram edilen kaynar içeceğini usta ellere yaptırdı. TADEKA’nın tarihi özelliklere sahip hizmet binasının bahçesinde gerçekleşen programda, Tarsus fındık lahmacunun tanıtımında büyük emeği olan Murat Gül ile tarihi Kırkkaşık Bedesteni’nde 15 yıldır baharatlarla yapılan kaynar içeceğinin tanıtılmasında önemli pay sahibi olan Serpil Demir hünerlerini sergilediler. Murat Gül, hamur ve lahmacun içinin hazırlanmasının her aşamasını uygulamalı olarak tek tek anlattı. Ardından kendisine ait olan fırına giderek, tepsilere dizilen lahmacunları pişirdi. Serpil Demir ise 7 çeşit baharattan oluşan kaynar içeceğini, bölge kültüründe aldığı yer ile birlikte anlatarak hazırladı ve bu işlemlerin tamamı kayıt altına alındı. Topçuoğlu: “Tarsus’un kendine özgü gastronomisini gün yüzüne çıkartmak istiyoruz” TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Sözcüsü Murat Topçuoğlu, yöresel lezzetleri ileriye taşımak adına başlattıkları projenin oldukça verimli şekilde ilerlediğini kaydederek, “Bu hafta ‘Yöresel Yemek Hikayeleri’ projemizde kaynar ve Tarsus fındık lahmacununu ele aldık. Daha önce analı-kızlı, Çamalan çöreği ve humus yapmıştık” dedi. Farklı yemeklerle projeyi devam ettireceklerini kaydeden Topçuoğlu, “Tarsus, medeniyetlere 10 bin yıldır şahitlik etmiş bir şehir. Bu şehrin kendine özgü bir de gastronomisi var. Biz bunu gün yüzüne çıkartmak istiyoruz. Buraya gelenler, buranın gastronomisini de merak ediyor. Bu bizim için çok önemli. Çünkü bir şehrin devamlılığında gastronominin ayrı bir yeri var” ifadelerini kullandı. Hatay, Antep, Adana gastronomisinin de önemli olduğunu, ama bunların yanında Tarsus’un da başlı başına, çeşitli yemeklerden oluşan, tarihten kök alan bir gastronomisi olduğunu vurgulayan Topçuoğlu, “Amacımız bu gastronomiyi tüm Türkiye’ye, hatta dünyaya tanıtmak ve duyurmak. Ben bu konuda başta Başkanımız Vahap Seçer olmak üzere, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Gül: “Tanıtımlar sayesinde bizim de müşteri portföyümüz genişliyor” Baba mesleği olan fırıncılık kapsamında 30 yıldır fındık lahmacun yapan Murat Gül, “Böyle şeylerden çok memnun oluyorum. Tarsus’un tanıtımına da bir katkısı oluyor. Tanıtımlar sayesinde bizim her sene müşteri portföyümüz genişliyor. Bu sayede dükkanlarımızı büyütüyoruz. Tarsus’a ait coğrafi işaretli ürünler olsun, Tarsus’un diğer ürünleri olsun hepsinin tanıtımı yapılıyor” dedi. Demir: “Unutulmaya yüz tutmuş kaynar içeceğini, yaşatmaya karar verdim” Kaynar içeceğinin şifa kaynağı olduğunu belirten Serpil Demir ise, bu içeceğin kaybolmaması adına çaba sarf ettiğine dikkat çekerek, “Kaynar yöresel bir damak tadı. Ama artık unutulmaya yüz tutmuştu. İşte unutulmaya yüz tutmuş bu damak tadını, ben yaşatmaya karar verdim. 15 yıldır kaynar yapıyorum. Kaynar aslında bir doğum şerbetidir. Gastronomi Kurulu olarak, eskiden yapılan yöresel damak tatlarını yaşatmaya karar verdiğimiz için, burada kaynar yapımını da kayıt altına aldık” ifadelerini kullandı.

Öğrenciler Arası Yemek Hakkı Paylaşımı Artık Mümkün Haber

Öğrenciler Arası Yemek Hakkı Paylaşımı Artık Mümkün

Anadolu Üniversitesi, öğrenci odaklı hizmetlerine bir yenisini daha ekleyerek yemekhane sistemine “öğrenciler arası yemek hakkı paylaşımı” özelliğini kazandırdı. Bu yenilik sayesinde yemekhanede yemek yiyemeyecek öğrenciler, o güne ait yemek haklarını önceden belirledikleri arkadaşlarına kolayca aktarabiliyor. Yeni sistem, öğrenciler arasında dayanışmayı güçlendirirken; özellikle yoğun akademik dönemlerde, sınav haftalarında ya da şehir dışına çıkılması gereken günlerde yemek hakkının boşa gitmesini önleyerek öğrenci bütçesine önemli bir katkı sağlıyor. Online devir özelliği sayesinde öğrenciler, diledikleri günün yemek hakkını tek tıkla arkadaşlarıyla paylaşabiliyor. Yemek hakkı paylaşımı, Yemekhane Bilgi Sistemi üzerinden kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Yeni uygulama kapsamında öğrenciler, belirledikleri beş arkadaşından herhangi biriyle yemek haklarını paylaşma imkânına sahip. Rektör Adıgüzel: “Öğrenci dostu yeniliklerle kampüs yaşamını kolaylaştırıyoruz” Öğrenciler arası yemek hakkı paylaşımı uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin tüm hizmetlerini öğrenci ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Üniversitesi olarak tüm hizmetlerimizi öğrencilerimizin ihtiyaçlarına göre güncelliyor, kampüs yaşamını kolaylaştıracak yenilikleri hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. İçinde bulunduğumuz Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı, bize yalnızca akademik bir çerçeve sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Yunus Emre’nin insanı merkeze alan, birlik, gönülden verme ve kardeşlik üzerine kurulu değerlerini kampüs yaşamına yansıtma sorumluluğunu da hatırlatıyor. Bu doğrultuda sosyal destek alanlarını genişleterek 2.600 öğrencimize yemek bursu imkânı sağladık. Ayrıca kampüsümüze kazandırdığımız Öğrenci Lokali ile öğrencilerimize hem bütçe dostu hem de sosyal açıdan zengin bir yaşam alanı sunuyoruz. Bunun yanında üniversite olarak Türkiye’nin en uygun fiyatlı öğrenci yemekhanesi konumumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Yemekhane sistemine eklediğimiz öğrenciler arası yemek hakkı paylaşımı özelliği de bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Öğrencilerimizin herhangi bir nedenle yemekhaneye gelemediği günlerde yemek haklarının ziyan olmadan arkadaşlarına kolayca aktarılabilmesi, kampüsümüzde dayanışmayı, paylaşmayı ve öğrenciler arasındaki güçlü bağları destekleyen bir uygulama olacak. Anadolu Üniversitesi olarak, öğrenci dostu yaklaşımımızı güçlendiren tüm bu yeniliklerle kampüs yaşamını daha nitelikli, daha destekleyici ve daha kapsayıcı hâle getirmeye devam edeceğiz.” Anadolu Üniversitesi modern yemekhaneleriyle örnek uygulamalarını sürdürüyor Öğrenci yemekhaneleri, yıl boyunca kaliteli ve hijyenik bir hizmet anlayışıyla faaliyet gösteriyor. Üretim ve servis aşamalarının tamamında uluslararası temizlik ve hijyen standartlarına uyulması, yemekhane hizmetlerinin temel öncelikleri arasında bulunuyor. Tüm çalışanlar üretimden sunuma kadar süreci yüksek titizlikle yürütüyor. Anadolu Üniversitesi, yemekhane hizmetiyle öğrencilerin uygun fiyatla sağlıklı beslenmesine katkı sağlıyor. Öğle ve akşam yemeklerinde sunulan menüler, kaliteli ürünlerden ödün verilmeksizin hazırlanıyor. Deneyimli aşçı kadrosunun hazırladığı yemekler her gün binlerce öğrenci ile buluşurken, üniversitenin yemek hizmetlerindeki başarısını da pekiştiriyor. Vejetaryenler ve çölyak hastaları için özel menüler Modern tesislerinde uluslararası hijyen standartlarına uygun şekilde üretim yapan merkezde menüler, Sağlık Bakanlığı’nın sağlıklı beslenme piramidine göre besleyici değeri yüksek içeriklerle oluşturuluyor. Merkezdeki tüm üretim süreçleri, gıda üretim mühendisleri tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor. Anadolu Üniversitesi yemekhaneleri, farklı beslenme tercihi ve ihtiyaçlarını da dikkate alıyor. Vejetaryen bireyler için öğle menülerinde ayrı seçenekler sunulurken, glüten hassasiyeti bulunan çölyak hastaları ise yemekhane müdürlüğüne başvuruda bulunarak kendilerine özel hazırlanmış glütensiz menülerden faydalanabiliyor. Kaynak: AnaHaber

Kızılinler Bal Kabağı İle Yapılan Yemekler Tadıldı Haber

Kızılinler Bal Kabağı İle Yapılan Yemekler Tadıldı

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl üçüncüsü düzenlenecek. Panayır öncesinde ise coğrafi işaretli Kızılinler bal kabağının tarladan sofraya yolculuğunun anlatıldığı yemek sunumu gerçekleştirildi. Coğrafi işaretli ürünler arasına giren Kızılinler bal kabağının gastronomideki yerini vurgulamak, markalaştırmak, yaygınlaştırmak amacıyla Tepebaşı Belediyesi ile Eskişehir Aşçılar Derneği iş birliğiyle Tepebaşı Belediyesi Gökkuşağı Kafe’de Kızılinler bal kabağının tarladan sofraya yolculuğunun anlatıldığı yemek sunumu gerçekleştirildi. Yemek sunum etkinliğine Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ekrem Birsen, ESOGÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Sedat İpar, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Selma Güder, Eskişehir Açılar Derneği Başkanı Kemal Kaya, Pazarcılar Odası Başkanı Mehmet Çiçek, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca, Çağdaş Gazeteciler Derneği Şube Başkanı Ali Baş, Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yönetim kurulu üyesi Bülent Özyazıcı, Kızılinler Muhtarı Halil İbrahim Can, Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu Başkanı Mehmet Kızılinler, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, Skal Eskişehir Kulübü Başkanı Hakkı Gök, Eskişehir Ticaret Odası Yönetim kurulu Üyesi Ahmet Oğuz ve şefler katıldı. “Eskişehir bir kez daha tarımsal kalitede öncü olduğunu gösterdi” Alınan coğrafi işaretin ne anlam ifade ettiğini de anlatan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan: “Kızılinler bal kabağının yolunu açan Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Onun açtığı yolda Kızılinler bal kabağının coğrafi işaretini hepimizin gayretiyle almış bulunuyoruz. Coğrafi işaret bir ürünün sadece adı değil. Onun toprağının, ikliminin, insan emeğinin ve kültürünün bir resmi uluslararası bir belgesidir. Bugün bu ürün sadece bir gıda değil, bir yöre kimliği, bir kültür mirası haline gelmiştir. Kızılinler bal kabağının tohumunu başka yerde ektiğinizde aynı kalitede üretemiyorsunuz. Ayrıca coğrafi işaret tescili ile birlikte Kızılinler bal kabağını da koruma altına almış olduk. Böylece bu isim herkesin rastgele kullanabileceği bir marka değil. Yani herhangi bir yerin bal kabağını Kızılinler bal kabağı diye satmaları mümkün değil, kanunen de yasak. Bu tescil üreticilerimizin emeğini korur, ürünümüzün değerini artırır ve Eskişehir’i tarımsal markalaşma yolunda bir adım daha ileriye taşır. Eskişehir’de faaliyet gösteren ulusal ve yerel marketler belli bir oranda raflarında bu ürünü satmak için yer açmak zorundalar. Yerel üreticinin, kırsal kalkınmanın, gastronominin ve kültür mirasının tescilidir aynı zamanda. Kızılinler bal kabağı coğrafi işareti ile birlikte Eskişehir artık sadece sanayi ve eğitimde değil tarımsal kalitede de özgün, üretimde de öncü bir şehir olduğunu bir kez daha göstermiş oluyor. İlklerden biridir bu tescil. Hep birlikte bu toprakların değerlerine sahip çıkmaya, tohumdan sofraya sofradan markaya uzanan yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bu işaretin diğer üreticilere de mesaj olmasını diliyorum. Tepebaşı Belediyesi’ne de çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “Markalaşma yolundaki çalışmaların içerisinde olacağız” Eskişehir Aşçılar Derneği Başkanı Kemal Kaya: “Eskişehir’imizin çok önemli bir ürünün coğrafi işaretinin alınmasının ardından biz de Eskişehir’deki aşçılar olarak bu serüvene katkıda bulunmak istiyoruz. Topraktan tabağa bal kabağı serüveninin yol hikayesinin başlığı sayın başkanımız öncülüğünde atıldı. Biz de bunun altını doldurmak, markalaşma yönündeki ilerlemesi ve endüstriyel boyuta taşınmasındaki en büyük çalışmaların içerisinde olacağız. Arkadaşlarım adına da çok teşekkür ediyorum.” dedi. “Eskişehir’in çok ciddi bir değeri” Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu Başkanı Mehmet Kızılinler: “Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği Kızılinler Bal Kabağı Panayırı her yıl üzerine bir şeyler katarak devam etti. İkinci panayırdan sonra da coğrafi işaretle ilgili konuşmaya başladık. İki ya da üç yıl süren coğrafi işaretle ilgili süreç çok ciddi takiple 8 aylık bir dönemde alındı. Bu Eskişehir’in çok ciddi bir değeridir. Buna sahip çıkmak için de çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. “Katma değeri her yere yayılacak” Kızılinler Mahalle Muhtarı Halil İbrahim Can ise, “Bugün çok mutlu oldum. Kızılinler bal kabağını çok güzel yetiştirir ama katma değeri sağlayamamıştı. Bugünden itibaren de coğrafi işaretini almış olmasıyla katma değeri her yere yayılacak ve her yerde tanınacak. Coğrafi işaret alınmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Özel bireyler servis yaptı yemekler tadıldı Konuşmaların ardından ise şeflerin ata tohumundan üretilen ve coğrafi işaretli olan Kızılinler bal kabağından yapmış oldukları, bal kabağı büyüsü çorbası, bal kabağı buketi isminin verildiği kabak içinde yapılan tavuk baget, cheesecake, bal kabağının çekirdekleriyle süslenmiş kıtır halka, bal kabağı tatlısı, bal kabağı kurabiyesinin tadımına geçildi. Yemeklerin servisini ise Gökkuşağı Kafede istihdam edilen özel bireyler tarafından yapıldı. Ayrıca Kızılinler bal kabağından hazırlanan ürünler Gökkuşağı Kafe’nin menüsünde yer almaya devam edecek. Katılımcılar, bal kabağından yapılan ürünleri tadarak daha da çeşitlendirilmesi için çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurguladı. “Tarladan sofraya her aşamada ürünümüzde değer katıyoruz” Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Kızılinler Bal Kabağı Panayırı ile ilgili genel bir değerlendirmede bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç: “2023 yılında ilkini düzenlediğimiz panayırımız, her sene yenilikler katarak büyüttüğümüz bir etkinliğimiz oldu. Biz her projemizde olduğu gibi yaptığımız işin en iyisini, en faydalısını yapmak üzere kendimizle yarışıyoruz. Düzenlediğimiz panayır ile canlanan Kızılinler bal kabağında bugün ise geldiğimiz noktada Eskişehir Ticaret Borsamız aracılığıyla alınan bir coğrafi işaretimiz var ve Aşçılar Derneğimizle Kızılinler bal kabağımızın gastronomimizdeki yerini ve potansiyelini konuşur durumdayız. Kırsal kalkınmanın yaygınlaşması adına önemli bir örnek sunduğumuz projemiz ile tarladan sofraya her aşamada ürünümüzde değer katıyoruz. Ekiminden üretimine tarlada her aşamasını takip ediyoruz. Bu sene ilk kez ekimine başladığımız tarlamızdan çıkan ürünlerle bal kabağından hazırlanan alternatif gıda ürünleri yelpazesini geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bal kabağı birleştiricidir, kavuşturucudur, dayanıklıdır, bereketlidir. Ben tüm Eskişehirli hemşehrilerimizi 25 Ekim Cumartesi günü 12.00-16.00 saatleri arasında bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceğimiz Kızılinler Bal Kabağı Panayırımıza davet ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

Kızılinler Bal Kabağı Sofralarda Daha Çok Yer Alacak Haber

Kızılinler Bal Kabağı Sofralarda Daha Çok Yer Alacak

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek. Panayır öncesinde ise Kızılinler Mahallesi’ndeki kadınlara, Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde bal kabağı ile yapılabilecek farklı lezzetlerin anlatıldığı eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Tepebaşı Belediyesi tarafından Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumu ile yetiştirilen bal kabağının tanınırlığının artırılması amacıyla düzenlenen Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek. Coğrafi işaretli ürünler arasına giren Kızılinler bal kabağının gastronomideki yerini vurgulamak, markalaştırmak, yaygınlaştırmak amacıyla Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Eskişehir Aşçılar Derneği iş birliği ile düzenlenen etkinliğe Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumundan bal kabağı üretimi yapan 11 kadın, şefler; Kemal Kaya, Eyüp Köse, Mehmet Akbaba, Fatih Akbaba, Fatih Önpeker, Ziya Demir, Fatmagül Sağlısal, Ahmet Turan Etli, akademisyenlerden Dr. Emel Akay ve Öğretim Görevlisi Burcu Yılmaz katıldı. Panayırda vatandaşlara sunacaklar Kırsal kalkınmanın gelişimi açısından önemli bir iş birliğine sahne olan etkinlikte; Eskişehir Aşçılar Derneği, Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü gerçekleştirdikleri ortak çalışma ile katma değerli ürün yaratma ve ürün çeşitliğinin arttırılması ve gastronomik değerlerin korunması açısından önemli konular işlendi. Atölyeye katılan kadınlar, bal kabağının gastronomideki yeri, farklı uygulama teknikleri ve lezzet çeşitliliğin arttırılması açısından şeflerden önemli bilgiler ve tüyolar aldı. Üretici kadınlar, bal kabağının ekiminden hasadına, tarladan sofraya sürecine kadar takip ettikleri ürünleri Mutfak Atölyesi’nde lezzetli ürünlere dönüştürdü. Kadınlar, atölyede öğrendikleri bilgiler ile yapacakları lezzetleri 26 Ekim Pazar günü gerçekleşecek 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nda vatandaşlara sunma imkanı bulacak. “Şeflerimize ve mahalle sakinlerine teşekkür ederim” Verilen eğitim ve uygulama atölyesi ile ilgili konuşan Eskişehir Aşçılar Derneği Başkan Vekili Ahmet Turan Etli: “Sevgili Tepebaşı Belediye başkanımız Ahmet Ataç önderliğinde bal kabağını tarladan ekip soframıza kadar gastronomimize neler kazandırdığını burada anlattık. Kızılinler’den gelen ablalarımıza, kardeşlerimize güzel bir çorba ikram ettik. Şeflerimize ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyoruz. Coğrafi işaret alan bal kabağını tanıtmak adına projelerimiz var. Bal kabağı ile yapılacak 7 çeşit ürün üzerinde çalışıyoruz. Bunu ileriki günlerde yapacağımız lansmanda tanıtacağız. Kızılinler bal kabağını öne çıkarmak için çalışmalar yapacağız.” ifadelerini kullandı. “Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz” Şef Mehmet Akbaba: “Yöresel ürünleri faydalı mutfak olarak taşımak istiyoruz. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ne de teşekkür ediyorum. Yöresel olan bal kabağımızı faydalı mutfak tarzında yöresinde çıkan alıç meyvesiyle birlikte eşleştirerek çorba yaptık. Kabağı bir humus misali bir ezme misali ürünlere başlangıç olarak tasarlamak istiyoruz. Yerel yetiştiricilerimize de bunu aktarmak istiyoruz. Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz. Tadımlık ürünler yapabiliriz. Bir steak etin altına kullanabiliriz. Bir vegan yemeği olarak ana yemek, ara sıcak olarak tasarlanabilir. ” diye konuştu. “Güzel bir etkinlik oldu” Misafir Şef Sevilay Akbaba: “Eskişehir’de doğrum büyüdüm. Antalya’ya gittim ve tekrar memleketime döndüm. Eşimle beraber kadınlara meslek adına olabilecek yenilikleri, farklılıkları o yörelerden bu yörelere taşımak istedik. Kadınlara neleri yapabileceklerini göstermek adına güzel bir etkinlik oldu.” dedi. “Daha fazla çeşitlendirilebilinir” Eğitmen Şef Eyüp Köse, katılımcılara bal kabağı ile bir kurabiye tarifi verdiğini anlatarak: “Burada Tepebaşı öncülüğünde Tepebaşı Mutfak Atölyesi’nde bal kabağı temalı ürünler yaptık. Şekli ile bal kabağına benzeyen bir kurabiye yaptık. Yanında şifa dolu bir çorba yaptık. Emekçi kadınlarımızla buluştuk, istişare yaptık. Onların ne kadar değerli bir iş yaptığının farkına vardık. Çok keyifli bir gündü, emeği geçenlere teşekkür ederiz. Bal kabağından sadece tatlı değil tuzlu ürünler de yapılabilir. Bal kabağının kabuğunu ve çekirdeğini de es geçmemek gerekiyor. Eskişehir’in köylerinde bal kabağından gözleme bile yapılıyor. Bal kabağından şurup yapılabilir. Bunu daha da fazla çeşitlendirebiliriz. “Bizim için önemli bir eğitim oldu” Mahalle sakinlerinden Fatma Sena Demircan: “Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen atölyede şeflerimizle birlikte bal kabağını nerelerde kullanırız, nelere dikkat etmeliyiz, püf noktalar nelerdir bunları öğrendik. Gerçekten bizim için önemli bir eğitim oldu. Şeflerimizin verdiği bilgiler için çok teşekkür ederiz.” dedi. “Nasıl çeşitlendirebileceğimizi öğrendik” Yurdanur Tuna: “Tepebaşı Belediyesi’ne bize verdiği bu güzel etkinlik için teşekkür ederiz. Mahallemizin bal kabağı ile neler yapılabilir, daha güzel nasıl değerlendirilebilir bunu öğrendik.” diye konuştu. Müzeyyen Akkaş: “Yetiştirdiğimiz bal kabağını nasıl çeşitlendirebiliriz onları gördük. Bu etkinlik için Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ederiz.” dedi. “Kendimi şanslı hissediyorum” Hayriye Can: “Bu etkinliğe yetiştirdiğimiz bal kabağı ile neler yapabilirizi öğrenmek, kendimize bir şeyler katabilmek için geldik. Şeflerimiz bize çorba ve kurabiye tariflerini gösterdiler. Kendimi şanslı hissediyorum. Kabağın daha çok tatlılarla çeşit olacağını düşünüyordum. Ama farklı ürünlerle birleştirilerek tuzlu çeşitleri de yapılabilirmiş bunu öğrendim. Kabağın çok ince detayları varmış. Bunları öğrenmiş olmak çeşitliliğimizi artırmak adına büyük bir katkı sağladı.” ifadelerini kullandı. “Coğrafi işareti aldığımız için çok memnunuz” Nezire Can: “Bal kabağını doğduğumdan beri üretiyoruz. Babalarımızdan, dedelerimizden ata tohumundan bal kabağı üretiyoruz. Toptan satış yapıyoruz. Bal kabağının coğrafi işaret almasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu düzenlenen etkinlikten dolayı da Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” diye konuştu. Beyhan Akıncı: “Gelin olarak geldim ve 30 senedir bal kabağı yetiştiriyorum. Coğrafi işareti aldığımız için çok memnunuz. Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ederim” dedi. Kızılinler mahallesi sakinleri kadınları 26 Ekim Pazar günü 12.00-16.00 saatleri arasında düzenlenecek 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’na tüm Eskişehirlileri davet etti.

12 Bin Genç Ücretsiz Yemek Desteğinden Faydalandı Haber

12 Bin Genç Ücretsiz Yemek Desteğinden Faydalandı

Tepebaşı Belediyesi’nin 3 Ocak 2022’de üniversite öğrencileri için hayata geçirdiği ücretsiz yemek desteği 2024-2025 eğitim öğretim yılının tamamlanmasıyla sona erdi. Yemek desteğinden bu yıl 12 bin 136 öğrenci faydalandı. Tepebaşı Belediyesi’nin, kentteki üniversite öğrencileri için “Gel beraber olsun” sloganı ile başlattığı ücretsiz yemek hizmeti 2024-2025 eğitim öğretim yılının tamamlanmasıyla sona erdi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın talimatı ile 3 Ocak 2022’de başlayan ücretsiz yemek hizmeti, gençlerden büyük ilgi ve beğeni topladı. “Gel Beraber Olsun” sloganıyla 2022 yılında başlayan ücretsiz yemek desteğinden bugüne kadar 59 bin 456 öğrenci yararlandı. Geçen ay sona eren eğitim öğretim yılında ise 12 bin 136 öğrenci ücretsiz yemek desteğinden faydalandı. Başkan Ataç: Gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz Başkan Ataç da öğrencilere sunulan ücretsiz yemek hizmetinin, ağırlaşan ekonomik kriz ortamında büyük önem taşıdığını belirterek “Hayat pahalılığı yediden yetmişe herkesi derinden etkiliyor. Biz de ülkemizin geleceği olan gençlerimize katkı sunabilmek adına tüm olanaklarımızı seferber ediyoruz. 2022 yılında başladığımız ve 59 bin 456 gencimizin faydalandığı bu güzel proje üniversiteliler tarafından çok sevildi. Yeni dönemde de gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kent Lokantası Yeni Adresine Taşınıyor Haber

Kent Lokantası Yeni Adresine Taşınıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce tarafından Eskişehirlilerin hizmetine sunulan Taşbaşı Kent Lokantası, yeni adresine taşınıyor. Açıldığı ilk günden bu yana 195 bin 649 öğün yemek servis eden Kent Lokantaları yeni yerinde de vatandaşların kaliteli ve hijyenik yemekle buluşmasını sağlamaya devam edecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce tarafından Eylül 2024’te Eskişehirlilerin hizmetine açılan Taşbaşı Kent Lokantası, binada yapılacak güçlendirme ve yenileme çalışmaları nedeniyle taşınıyor. Kent Lokantası 30 Haziran’dan itibaren Hacı Ali Bey Mahallesi Çelikel Sokak’ta hizmet verecek. Kent Lokantası, 30 Haziran 2025 Pazartesi gününden itibaren Hacı Ali Bey Mahallesi Çelikel Sokak No: 3 Tepebaşı (Sakarya Caddesi girişi, Yıldız Durağı otopark altı) adresinde hizmet vermeye başlayacak. Bugüne kadar Taşbaşı ve Kentpark Kent Lokantası’nda 195 bin 649 öğün yemek servis edildi. Uygun fiyatlı ve kaliteli yemekleriyle vatandaşlardan büyük ilgi gören lokantada, yemek servisi hafta içi 5 gün 12.00 ile 15.00 saatleri arasında yapılacak. Bir öğün yemeğin 65 TL’ye sunulacağı Kent Lokantası’nda sosyal dayanışma anlayışıyla “Askıda Yemek” uygulaması da devam edecek. Bu uygulama sayesinde, isteyen vatandaşlar ihtiyaç sahiplerinin yemek bedelini karşılayabilecek. Ayrıca Kentpark içinde bulunan Kent Lokantası da 12.00 ve 15.00 saatleri arasında yemek hizmeti sunmanın yanı sıra haftanın 7 günü 10.00 ve 18.00 saatleri arasında kafe hizmetini vermeye devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kent lokantaları ile hem ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşlara destek olmayı hem de toplumsal dayanışma kültürünü güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bursa’nın Gastronomi Haritası Oluşturuluyor Haber

Bursa’nın Gastronomi Haritası Oluşturuluyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin sahip olduğu zengin kültürel mirası ve eşsiz lezzetleri dünyaya tanıtmak, turizmden hak ettiği payı alabilmesini sağlamak amacıyla ‘Bursa Gastronomi Haritası’ çalışmaları başlatıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan ‘Bursa Gastronomi Haritası’ projesi kapsamında tüm paydaşların yer aldığı bir kurul oluşturuldu. Kurul, ‘Bursa’da ne, en güzel nerede yenir’ sloganıyla hareket edecek. Projeyle, kentin özgün lezzetlerini sunan işletmelerin belirli kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sertifikalandırılması amaçlanıyor. Kente özgü birçok lezzeti standartlarına uygun şekilde üreten ve bu ürünlerin marka değerini yükseltebilecek işletmelere güvenirlik sertifikası verilmesi ve bir lezzet haritası oluşturulması da planlanıyor. Çalışmalar kapsamında Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda düzenlenen istişare toplantısına, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Pınar Işıkyıldız, kamu kurumlarının, üniversitelerin, esnaf ve ticaret odalarının, meslek odalarının ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Bursa’nın gastronomi turizminde hak ettiği yere gelmesini önemsediğini belirtti. Kentin gastronomisini güncellemeyi ve daha etkin bir şekilde hayata geçirmeyi amaçladıklarını ifade eden Mehmet Yıldız, geçen sene düzenlenen Gastronomi Festivali’ni 500-600 bine yakın kişinin ziyaret ettiğini hatırlattı. Bu potansiyeli turizme entegre etmeyi ve konaklama gün sayısını artırmayı hedeflediklerini anlatan Yıldız, “Bursa’nın unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini daha görünür platformda sergilemek istiyoruz. İnsanlar Bursa’ya geldiğinde burada köklü bir yemek kültürünün olduğunu biliyor. İşletmelerin özgün tarifleri öne çıkartmasını, yerel ekipmanlar kullanmasını ve mutfağı turistik nitelikte bir vitrine taşımasını arzuluyoruz. Her ürünün bir hikâyesi olmalıdır. Tüm bunları el ele vererek ortak bir akılla gerçekleştirebiliriz. Bursa Gastronomi Haritası’nı oluşturarak işaretli ya da belgeli işletmelerin diğer işletmelere örnek olacağına inanıyoruz. Bu çalışmalarla Bursa’nın lezzetlerini, bereketli topraklarından çıkan ürünlerini, Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak istiyoruz” dedi. Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Pınar Işıkyıldız, yapılan anketlere paralel olarak bir yol haritası belirlediklerini ifade etti. Kültürel yemekleri ortaya çıkartırken yenilikçi tarifleri de kitapçık olarak yayınlayacaklarını anlatan Işıkyıldız, Bursa Gastronomi sayfası oluşturarak web sitesinde işletmecileri tanıtacaklarını açıkladı. Bursa’ya özgü ürünlerin servis edileceği Gastronomi Merkezi’nin de hayata geçirileceğini söyleyen Işıkyıldız, “Coğrafi işaret çalışmalarımız kapsamında ilgili kuruluşlarla yaptığımız istişareler sonucunda 35 yeni ürün tespit ettik. Bu ürünlerle ilgili başvuru yapmayı planlıyoruz. Bursa lezzetleri ve ürünlerinin olması gerektiği kalitede sunulmasını sağlayacağız. Özgün gastronomi ürünlerini tanıtan bir lezzet haritası oluşturacağız ve şehrimizdeki tüm ürünleri kalitesine uygun üretenleri tespit edip bu harita ile sunacağız” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.