SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretici

Porsuk Haber Ajansı - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ZMO Eskişehir Şube Başkanı Güder: "Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Çok Altında" Haber

ZMO Eskişehir Şube Başkanı Güder: "Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Çok Altında"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Başkanı Selma Güder, tarımsal desteklerin yasal hedefin çok altında kaldığını belirterek, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinin uygulanması ve tarımsal desteklerin gayrisafi millî hasılanın en az yüzde 1’i düzeyine çıkarılması çağrısında bulundu. Açıklamada, üreticilerin artan maliyetlerle mücadele ettiği, genç çiftçi oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğu vurgulandı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, tarımsal desteklerin yasal hedefin altında kalmasına ilişkin açıklama yaptı. Şube Yönetim Kurulu adına açıklamada bulunan Başkan Selma Güder, tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini belirterek üreticinin desteklenmesinin ülkenin geleceğine yatırım olduğunu ifade etti. Açıklamada, 2006 yılında yürürlüğe giren 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın (GSMH) yüzde 1’inden az olamayacağının hükme bağlandığı hatırlatıldı. Buna karşın, 2026 yılı bütçesinde tarımsal destekleme programları için 168 milyar TL kaynak ayrıldığına dikkat çekildi. Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Çok Altında Açıklamada, 2016 yılında GSYİH’nin yaklaşık yüzde 0,44’ü düzeyinde olan tarımsal desteklerin 2024 yılında yüzde 0,21’e kadar gerilediği, 2026 yılı bütçe ödeneği üzerinden yapılan hesaplamada ise binde 2,2 seviyesinde kaldığı belirtildi. 2026 yılı için yaklaşık 77 trilyon TL düzeyindeki gayrisafi yurt içi hasıla tahmini üzerinden yapılan karşılaştırmada, yüzde 1’lik ölçütün 770 milyar TL’ye karşılık geldiği ifade edildi. Bu hesaplamaya göre bütçeye ayrılan tarımsal destekleme ödeneğinin söz konusu tutarın beşte biri düzeyinde kaldığı vurgulandı. GSMH ve GSYH’nin farklı göstergeler olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ortaya çıkan tablonun tarımsal desteklerin yasal hedeften ne kadar uzak olduğunu gösterdiği kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu tablo, yalnızca bütçedeki bir eksiklik değildir; üreticinin üretime devam etme gücünü ve ülkemizin gıda güvencesini doğrudan ilgilendiren yapısal bir sorundur. Üreticilerimiz artan mazot, gübre, tohum, yem, enerji, sulama ve işçilik maliyetleriyle mücadele etmektedir. İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetler de üretim risklerini artırmaktadır. Ürününü hangi maliyetle üreteceğini, hasat döneminde hangi fiyattan satacağını öngöremeyen üretici, giderek daha fazla borçlanmakta; bazı üreticiler üretimden çekilme noktasına gelmektedir. Üreticiden daha fazla üretmesi beklenirken, üretimin temel girdileri karşısında yetersiz kalan desteklerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak mümkün değildir. Üreticinin üretimden uzaklaşması, yalnızca çiftçinin gelir kaybı anlamına gelmez. Bu durum; kırsal nüfusun azalması, tarımsal istihdamın daralması, üretim kapasitesinin zayıflaması ve tüketicinin daha pahalı gıdaya erişmesi gibi sonuçları da beraberinde getirir.” “Tarımsal Destekler Bir Lütuf Değil” Tarımsal desteklerin üretimin devamlılığı için gerekli bir kamu politikası aracı olduğunun altı çizilen açıklamada, desteklerin miktarının yanı sıra zamanında ödenmesi, öngörülebilir olması, üretim maliyetlerini dikkate alması ve gerçek üreticinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: “Tarımsal destekler bir lütuf değil, üretimin devamlılığı için gerekli bir kamu politikası aracıdır. Doğru tasarlanmış destekler; üreticinin gelirini korur, üretim planlamasını güçlendirir, kırsal kalkınmaya katkı sağlar ve ülkenin dışa bağımlılığını azaltır. Ancak desteklerin yalnızca miktarı değil, zamanında ödenmesi, öngörülebilir olması, üretim maliyetlerini dikkate alması ve gerçek üreticinin ihtiyacına göre düzenlenmesi de önemlidir. Tarımsal destekleme politikası, üreticiyi ayakta tutan ve ülkenin üretim kapasitesini koruyan bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır.” Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Tarımsal Destekler İçin 6 Talep TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması için taleplerini şöyle sıraladı: 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmalı; tarımsal desteklere ayrılan kaynak yasal hedef doğrultusunda artırılmalıdır. Destekler, üreticinin artan girdi maliyetlerini ve enflasyon karşısındaki kayıplarını dikkate alacak biçimde düzenlenmelidir. Destekleme ödemeleri üretim takvimine uygun, zamanında ve öngörülebilir biçimde yapılmalıdır. Küçük ve orta ölçekli üreticiler, genç çiftçiler ve kırsalda üretimi sürdürmeye çalışan kesimler özel olarak desteklenmelidir. İklim krizine uyum, su ve toprak kaynaklarının korunması, sürdürülebilir üretim ve tarımsal araştırma-yayım faaliyetleri destekleme politikasının temel unsurları olmalıdır. Üretim planlaması, tarımsal desteklerin planlanması ve uygulanmasında bilimsel veriler, meslek odaları, üretici örgütleri ve kooperatiflerin görüşleri dikkate alınmalıdır. “Tarımın Geleceği Bitiyor” Açıklamada, Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalamasına ve genç üreticilerin oranına da dikkat çekildi. Çiftçilerin yaş ortalamasının erkeklerde 58, kadınlarda ise 61 olduğu belirtilerek üreticilerin yüzde 35’inin 50-64 yaş aralığında bulunduğu, 18-32 yaş arasındaki genç çiftçilerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğu ifade edildi. Açıklamada bu tablonun tarımın geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Ülkemizde çiftçilerimizin yaş ortalaması erkeklerde 58, kadınlarda 61. Daha çarpıcı olan ise şu: Üreticilerin %35’i 50-64 yaş arası, 18-32 yaş arası genç çiftçi oranı sadece %5. Bu ne demek? Tarımın geleceği bitiyor! Köyden şehre göçün önlenmesi şarttır. İstihdam, iskân, eğitim, alt yapı hizmetleri gibi imkanların seferber edilmesi gerekliliği, tarımsal desteklerle birlikte bütünsel çalışması önemlidir.” “Üreticiyi Desteklemek, Ülkenin Geleceğine Yatırımdır” Tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca üreticileri değil, toplumun tamamını etkilediği vurgulanan açıklamada, üretimin gerilemesinin gıda fiyatlarından beslenme koşullarına kadar pek çok alanda sonuç doğurduğu ifade edildi. Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Unutulmamalıdır ki tarımda yaşanan sorunların bedelini yalnızca üretici ödememektedir. Üretimin gerilemesi, gıda fiyatlarından beslenme koşullarına kadar toplumun tamamını etkilemektedir. Bu nedenle tarımsal desteklere ayrılan kaynak, yalnızca bir harcama kalemi olarak değil, toplumun bugünü ve geleceği için yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmelidir. Üreticiyi desteklemek, üretimi desteklemektir. Üretimi desteklemek, gıda güvencesini ve toplumsal refahı korumaktır. Yetkilileri, tarımsal destekleri yasal hedefe uygun düzeye çıkaracak somut adımları atmaya; üreticiyi borç ve maliyet baskısı altında yalnız bırakmamaya çağırıyoruz. Ülkemizin tarımsal potansiyelini korumak, üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve gelecek kuşakların gıdaya erişimini güvence altına almak için tarımsal desteklerde yasal hedefin gereği yerine getirilmelidir."

İYİ Parti Odunpazarı’ndan Yol Düzenlemesi Çağrısı Haber

İYİ Parti Odunpazarı’ndan Yol Düzenlemesi Çağrısı

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir-Alpu yolu üzerinde Ağapınar Kırsal Mahallesi çıkışında bulunan ağır tonaj kantarına giriş ve çıkış için düzenleme yapılmasını istedi. Mevcut projede kantara doğrudan erişim sağlayacak bir düzenlemenin bulunmadığını belirten Yer, üretici, yetiştirici ve nakliyecilerin fazladan kilometrelerce yol gitmek zorunda kalacağını söyledi. Yer, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları yetkililerine çağrıda bulundu. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir’in kırsal mahallelerini ve tarımsal üretim yapan vatandaşları yakından ilgilendiren yol düzenlemesi talebini gündeme taşıdı. Ağapınar Kırsal Mahallesi’nin Alpu yönündeki çıkışında bulunan ağır tonaj kantarına ulaşımın kolaylaştırılması gerektiğini belirten Yer, devam eden yol çalışmaları sırasında projeye yeni bir dönüş cebi veya göbek eklenmesini talep etti. Eskişehir’de uzun yıllardır gündemde olan ilçe yollarındaki çalışmaların başlamasını ve devam etmesini olumlu bulduklarını ifade eden Yer, uygulama sırasında bölge halkının günlük yaşamını kolaylaştıracak düzenlemelerin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ağapınar’daki kantarın geniş bir bölgedeki üretici, yetiştirici ve nakliyecilere hizmet verdiğini belirten Yer, mevcut projede kantara her iki yönden de kolay giriş ve çıkış sağlayacak bir düzenlemenin bulunmamasının önemli bir mağduriyet oluşturacağını savundu. Ağapınar’daki Kantar İçin Dönüş Cebi Talebi İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, yol çalışmasının Ağapınar Kırsal Mahallesi’nde devam ettiğini belirterek, projenin ilerlemesiyle birlikte kantar bölgesine ulaşımın daha da önemli hâle geleceğini söyledi. Söz konusu kantarın yalnızca Ağapınar’a değil, Odunpazarı ilçesine bağlı Kireç, Karaçay ve Karahüyük kırsal mahalleleri ile Alpu ilçesine bağlı Osmaniye, Karakamış ve Bahçecik mahallelerinin arazilerinde faaliyet gösteren üretici ve nakliyecilere de hizmet verdiğini ifade eden Yer, bu nedenle talebin bireysel değil, geniş bir kesimi ilgilendiren ortak bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Yer, kantara her iki yönden de güvenli ve kolay erişim sağlanabilmesi için yol projesinde gerekli düzenlemenin yapılmasını istedi. Üretici ve Nakliyeciler Fazladan Kilometrelerce Yol Gidecek Mevcut projede kantara doğrudan dönüş imkânı bulunmamasının özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlara ek maliyet getireceğini belirten Gürol Yer, Eskişehir ve Alpu yönlerinden gelen araçların karşılaşacağı güzergâh sorununa dikkat çekti. Yer’in verdiği bilgilere göre, Eskişehir yönünden gelen üretici, yetiştirici ve nakliyeciler tonaj tespiti yaptırabilmek için yaklaşık 6 kilometre ilerleyerek Karahüyük göbeğinden dönüş yapmak zorunda kalacak. Kantar işleminin ardından Ağapınar göbeğine doğru yaklaşık 2 kilometre daha ilerleyip yeniden geri dönmeleri gerekecek. Alpu yönünden gelen araçlar ise kantarda tonaj tespiti yaptırdıktan sonra Ağapınar’a doğru yaklaşık 2 kilometre devam ederek dönüş yapmak ve Karahüyük göbeğine kadar yaklaşık 8 kilometrelik ek güzergâhı kullanmak zorunda kalacak. Bu durumun gereksiz zaman kaybına ve daha fazla yakıt tüketimine yol açacağını belirten Yer, özellikle tarımsal üretim ve nakliye faaliyetlerinde bulunan vatandaşların maliyetlerinin arttığı bir dönemde söz konusu sorunun çözülmesinin önem taşıdığını ifade etti. “Projenin Bozulamayacağı Söylendi” Kantar bağlantısı için gerekli düzenlemenin yapılması amacıyla konunun yol yapımını üstlenen şirkete ve yetkililere iletildiğini belirten Gürol Yer, kendilerine projenin değiştirilemeyeceği veya projeye ekleme yapılması konusunda yetkilerinin bulunmadığı yönünde yanıt verildiğini söyledi. Yer, projenin sahibi ve uygulamadan sorumlu kurum olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Karayolları yetkililerinin devreye girmesi gerektiğini savundu. Yol çalışmaları devam ederken gerekli düzenlemenin yapılmasının ilerleyen dönemde yaşanabilecek ulaşım sorunlarının önüne geçebileceğini belirten Yer, talebin ilgili kurumlar tarafından yerinde incelenmesini istedi. “Siyasi ve Bürokratik Yetkililerden Yanıt Alamıyoruz” Konuya ilişkin daha önce de basın yoluyla açıklamalar yaptıklarını, randevu taleplerinde bulunduklarını ve bireysel girişimlerle çözüm aradıklarını ifade eden Yer, buna rağmen siyasi ve bürokratik yetkililerden herhangi bir geri dönüş alamadıklarını öne sürdü. Sorunun yalnızca bir yol bağlantısından ibaret olmadığını belirten Yer, bölgedeki tarımsal üretim, hayvancılık ve nakliye faaliyetlerinin doğrudan etkilendiğini söyledi. Yer, yetkililerin sorunu yerinde incelemesi ve bölge halkının taleplerini dinlemesi gerektiğini vurgulayarak, çözüm için ilgili kurumların harekete geçmesini istedi. İYİ Parti’den Bakanlığa ve Karayollarına Çağrı İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, açıklamasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına, Karayolları yetkililerine, Eskişehir’in üç iktidar milletvekiline ve iktidar partisinin il başkanına seslendi. Bölgedeki mağduriyetin giderilmesi için yetkililerin soruna duyarsız kalmaması gerektiğini belirten Yer, vatandaşların Ankara’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisine veya Eskişehir’deki parti binalarına çağrılmak yerine yetkililerin doğrudan bölgeye giderek inceleme yapmasını istedi. Yer, açıklamasında şu çağrıda bulundu: “Bu geniş alanlı mağduriyet için lütfen duyarsız kalmayın. İnsanları Ankara’ya, Meclise ya da Eskişehir’de parti binasına çağırmayın. Gidin, yerinde görün, konuşun, tespit yapın ve bakanlık nezdinde çözüm için gereğini yapın.” İYİ Parti Sürecin Takipçisi Olacak İYİ Parti olarak Ağapınar’daki kantara ulaşım sorununu gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Gürol Yer, konuyla ilgili Genel Merkeze bilgi notu iletileceğini, CİMER üzerinden başvuru yapılacağını ve kamuoyu bilgilendirmesinin sürdürüleceğini ifade etti. Yer, ilgili kurumların gerekli incelemeleri yaparak yol projesinde kantara erişimi kolaylaştıracak bir düzenlemeyi hayata geçirmesini beklediklerini belirtti. Ağapınar Kırsal Mahallesi çıkışındaki ağır tonaj kantarı için dönüş cebi veya göbek yapılması talebi, bölgedeki üretici, yetiştirici ve nakliyecilerin ulaşım maliyetlerinin azaltılması ve yol çalışmalarının ihtiyaçlara uygun şekilde tamamlanması açısından önem taşıyor. Gözler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları yetkililerinin konuya ilişkin atacağı adımlara çevrildi.

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki! Haber

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki!

Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklanmasına tepki gösterdi. Geçen yılki fiyatın yüzde 20 artırıldığını, ancak bu artışın enflasyonun ve üretim maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını belirten Arslan, pancar alım fiyatının yeniden belirlenmesini istedi. Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerini karşılamadığını ve çiftçinin artan maliyetler karşısında zor durumda bırakıldığını savundu. Eskişehirli pancar üreticilerinin ton başına en az 4 bin 500 TL fiyat talep ettiğini hatırlatan Arslan, açıklanan 3 bin 720 TL’lik fiyatın üreticinin beklentisinin 780 TL altında kaldığına dikkat çekti. 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatını değerlendiren Arslan, geçen yıl kota tamamlama primi dahil 3 bin 100 TL olan fiyatın bu yıl 3 bin 720 TL’ye yükseltildiğini belirtti. Fiyat artışının yüzde 20 ile sınırlı kaldığını ifade eden Arslan, aynı dönemde enflasyonun ve tarımsal üretim maliyetlerinin çok daha yüksek oranlarda arttığını dile getirdi. Arslan, açıklanan fiyat artışının çiftçinin ekonomik koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, “Üretici en az 4 bin 500 TL istedi. Geçen yıla göre artış ise yalnızca yüzde 20. Kendi açıkladıkları enflasyon kadar artışı bile çiftçiye çok gördüler” ifadelerini kullandı. “Pancar Alım Fiyatındaki Artış Enflasyonun Gerisinde Kaldı” Şeker pancarı üretiminde kullanılan temel girdilerdeki fiyat artışlarına dikkat çeken İbrahim Arslan, mazot, gübre ve elektrik maliyetlerinin üreticinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını söyledi. Arslan'ın açıklamasına göre, TÜİK'in yıllık enflasyon oranı yüzde 29,73 seviyesindeyken şeker pancarı alım fiyatındaki artış yüzde 20'de kaldı. Son bir yılda mazot fiyatlarının yüzde 70'in üzerinde, birçok gübre çeşidinin yüzde 35 ila 69 arasında, elektrik fiyatlarının ise yüzde 25'in üzerinde arttığını belirten Arslan, üreticinin gelirindeki artışın giderlerindeki yükselişi karşılamadığını savundu. Üretim maliyetlerindeki artış ile açıklanan alım fiyatı arasındaki farkın çiftçinin kazancını erittiğini ifade eden Arslan, fiyat artışının gerçek anlamda bir iyileştirme sağlamadığını belirterek, “Bunun adı zam değil, reel fiyat indirimidir” dedi. Pancar üreticisinin yalnızca tarladaki emeğinin karşılığını almak istediğini vurgulayan Arslan, üretim sürecinde kullanılan mazot, gübre, elektrik, sulama, tohum ve işçilik giderlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eskişehirli Çiftçinin Talebi Ton Başına 4 Bin 500 TL Eskişehir'deki pancar üreticilerinin maliyetlerinin ton başına 4 bin TL'yi aştığını belirten Arslan, çiftçilerin en az 4 bin 500 TL alım fiyatı talep ettiğini hatırlattı. Üreticilerin fiyat beklentisinin gerçek maliyet hesaplarına dayandığını ifade eden Arslan, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentisinin ton başına 780 TL altında kalmasının üretim faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiftçinin her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Arslan, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üreticilerin pancar ekiminden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu. Arslan, “Çiftçi hayalî bir rakam istemedi; mazotu, gübreyi, elektriği, sulamayı, tohumu ve işçiliği hesapladı. Açıklanan fiyat üreticinin talebinin ton başına 780 TL altında. Bu fiyat çiftçiyi üretimden uzaklaştırır” diye konuştu. Pancar Fiyatı 25 Gün Sonra Açıklandı Şeker pancarı alım fiyatının açıklanma zamanlamasını da eleştiren İbrahim Arslan, Eskişehir'de pancar alım kampanyasının 18 Eylül'de başladığını, alım fiyatının ise 13 Ekim'de duyurulduğunu belirtti. Üreticilerin pancar sökümüne başladığı ve ürünlerini fabrikaya teslim ettiği bir dönemde fiyatın açıklanmasının belirsizliğe neden olduğunu savunan Arslan, çiftçilerin ürettikleri ürünün hangi bedel üzerinden alınacağını ancak 25 gün sonra öğrenebildiğine dikkat çekti. Tarımda planlama ve öngörülebilirliğin önemini vurgulayan Arslan, üreticilerin ekim döneminden hasat dönemine kadar maliyetlerini ve gelirlerini hesaplayabilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, fiyatların üretim sürecinin başında ve zamanında açıklanmasının çiftçinin ekonomik planlaması açısından önemli olduğunu belirterek, “Çiftçi pancarını söktü, fabrikaya teslim etmeye başladı; ürününün kaça alınacağını ancak 25 gün sonra öğrendi. Tarım böyle yönetilmez” ifadelerini kullandı. Nakliyecilerin Artan Maliyetleri de Gündemde Şeker pancarı üretiminde yalnızca çiftçilerin değil, ürünü fabrikaya taşıyan nakliyecilerin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arslan, Eskişehir Şeker Fabrikası'na pancar taşıyan nakliyecilerin artan giderler nedeniyle kontak kapattığını hatırlattı. Mazot fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra araç bakım ve işletme giderlerinin de nakliyecilerin maliyetlerini artırdığını kaydeden Arslan, taşımacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için nakliye maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Nakliye giderlerinden kaynaklanan maliyet açığının çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, pancar üretiminden fabrikaya teslimata kadar uzanan sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını istedi. Üretici ile nakliyecinin aynı ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Arslan, hem tarımsal üretimin hem de pancar taşımacılığının devamlılığı için kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan: “Bu Düzende Kim Kazanıyor?” Açıklamasının sonunda tarım sektöründeki ekonomik sorunlara dikkat çeken İbrahim Arslan, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, nakliyecinin artan giderler nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı ve tüketicinin de geçim sıkıntısı yaşadığı bir tablo ortaya çıktığını savundu. Arslan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ortada çok açık bir tablo var: Üreten kazanamıyor. Taşıyan kazanamıyor. Tüketen geçinemiyor. O halde soruyoruz: Bu düzende kim kazanıyor?” Açıklanan ton başına 3 bin 720 TL'lik şeker pancarı alım fiyatının kabul edilebilir olmadığını belirten Arslan, fiyatın üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği gözetilerek yeniden belirlenmesini istedi. Nakliye sorununun da üreticinin sırtına yüklenmeden çözülmesi gerektiğini vurguladı. Üreticinin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gelir ve gider dengesinin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, pancar fiyatlarının maliyetler karşısında yetersiz kalmasının uzun vadede üretimi ve kırsal ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi toprağa küstüren, taşıyanı kontak kapatmaya mecbur bırakan, tüketicinin sofrasını küçülten bu düzen sürdürülemez.”

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce: “Çiftçi Üretimden Vazgeçmemeli” Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce: “Çiftçi Üretimden Vazgeçmemeli”

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerini karşılamadığını belirterek fiyatların yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Ölce, artan tarımsal girdi maliyetlerinin çiftçileri zor durumda bıraktığını ve üretimin sürdürülebilirliği için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, şeker pancarı alım fiyatları ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan fiyatların çiftçilerin beklentilerini karşılamadığını ifade eden Ölce, mevcut koşulların üreticilerin gelecek yıllara yönelik kaygılarını artırdığını dile getirdi. Gübre, mazot, tohum, sulama ve işçilik başta olmak üzere tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Ölce, çiftçilerin emeklerinin karşılığını almakta zorlandığını belirtti. Üreticilerin her geçen yıl tarımdan uzaklaşmasının önemli bir sorun hâline geldiğini vurgulayan Ölce, gerekli önlemler alınmadığı takdirde üretici sayısındaki azalmanın devam edebileceğini kaydetti. “Çiftçinin Pancar Ekme İsteğini Kaybetmesi Ciddi Bir Sorun” Eskişehirli çiftçilerin açıklanan pancar alım fiyatlarının ardından pancar ekmeyi düşünmediklerine ilişkin haberlerin kendilerini üzdüğünü belirten Çağlar Ölce, çiftçinin üretimden vazgeçmesinin yalnızca tarım sektörünü değil, ekonominin farklı alanlarını da olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Ölce, üretimin azalmasının tarıma bağlı sanayiyi ve kırsal ekonomiyi de zayıflatacağına dikkat çekerek gıda üretiminde yaşanabilecek sorunların önüne geçilmesi için üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir’de Şeker Pancarı Üretimi İçin Fiyat Çağrısı Eskişehir’in tarımsal üretim açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Ölce, şeker pancarının hem çiftçilerin geçim kaynağı hem de şeker sanayisinin temel ham maddelerinden biri olduğunu hatırlattı. Pancar alım fiyatları belirlenirken yalnızca açıklanan rakamın değil, üretim için yapılan harcamaların, çiftçinin emeğinin ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Ölce, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Ölce, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini ve üreticilerin maliyetleriyle beklentileri dikkate alınarak revize edilmesini istedi. “Çiftçi Emeğinin Karşılığını Almalı” Tarım politikalarında kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini belirten Çağlar Ölce, çiftçilerin üretim planlamasını güvenle yapabilmesinin önemine değindi. Pancar alım fiyatları belirlenirken üretici temsilcilerinin görüşlerinin alınması, gerçek üretim maliyetlerinin şeffaf biçimde ortaya konulması ve çiftçiye makul kazanç sağlayacak bir fiyat politikasının uygulanması gerektiğini ifade eden Ölce, tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması çağrısında bulundu. Anahtar Parti’den Tarımsal Üretimin Sürdürülmesi Çağrısı Çiftçilerin üretimden çekilmesinin önlenmesi gerektiğini vurgulayan Ölce, hedeflerinin üreticilerin gelecek yıllarda daha fazla üretim yapabilecek ekonomik koşullara kavuşması olduğunu belirtti. Üretimin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Çağlar Ölce, Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak çiftçilerin sorunlarını gündeme getirmeye, taleplerini dile getirmeye ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini savunmaya devam edeceklerini ifade etti. Ölce, şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi ve çiftçilerin üretimden uzaklaşmasını önleyecek somut adımların gecikmeden atılması gerektiğini kaydetti.

Odunpazarı Ziraat Odası’ndan Sert Tepki: "Artık Pancar Ekmeyeceğiz!" Haber

Odunpazarı Ziraat Odası’ndan Sert Tepki: "Artık Pancar Ekmeyeceğiz!"

Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının üreticide büyük bir düş kırıklığı yarattığını belirterek, “Çiftçinin dayanacak gücü kalmadı. Gelecek yıl pancar ekmeyeceğiz, varsın devlet şekeri de küspeyi de dışarıdan getirsin” dedi. Açıklanan şeker pancarı taban fiyatı tarım sektöründe geniş yankı buldu. Eskişehir Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, açıklanan rakamların üreticinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak olduğunu ifade ederek tarımda yaşanan maliyet artışlarına ve üreticinin içinde bulunduğu zor duruma dikkat çekti. "Çiftçinin Tek Umudu Hüsranla Sonuçlandı" Açıklanan fiyatın beklentileri boşa çıkardığını vurgulayan Burhan Çelikoğlu, sürecin tebliğ ediliş şeklini de eleştirdi: “Açıklanan pancar alım fiyatları bizim için yine çok büyük bir hayal kırıklığı, yine büyük bir hüsran oldu. Bu yıl çiftçinin tek umudu, pancar taban fiyatının üreticiyi tatmin edecek seviyede açıklanmasıydı. Zaten çok iyi bir fiyat açıklanmış olsaydı, televizyonlarda bangır bangır duyurulurdu. Ancak fiyat, Şeker Enstitüsünün yayımladığı bir yazıyla üreticiye tebliğ edildi.” "Girdi Maliyetleri Katlandı, Pancar Bedeli Şubat’ta Ödenecek" Gübrenin, mazotun ve nakliye giderlerinin astronomik seviyelere ulaştığına dikkat çeken Çelikoğlu, maliyet hesaplamasını şu sözlerle gözler önüne serdi: "Geçen yıl 35 liraya aldığımız DAP gübresi bugün 51-52 lira bandında. 53 liraya aldığımız mazot ise bugün 100 lira seviyesine geldi. Üstelik biz pancarın parasını şubat ayında alacağız. Şubat ayına kadar gübre ve mazotun kaç lira olacağını bilmiyoruz. Bir tır pancar yaklaşık 27-28 ton geliyor. Nakliyeciye ekstra fark ödemediğimiz durumda bile bir tır dolusu pancarın karşılığında ancak 1 ton mazot ya da 2 ton DAP gübresi alabiliyoruz. Bu çiftçiye hak mı, reva mı?" "Pancar Üretici Sayısı 140 Binden 75 Bini Düştü" Şeker pancarının sadece bir gıda maddesi değil; küspe, melas ve şilempe gibi yan ürünleriyle sanayinin ve hayvancılığın da lokomotifi olduğunu hatırlatan Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı, üretici sayısındaki dramatik düşüşe işaret etti: 2012: 140 bin pancar üreticisi, 2025: 75 bin pancar üreticisi Gelecek Yıl Öngörüsü: 25 bin üreticiye kadar gerileme tehlikesi Eskişehir özelinde polar oranlarının düşük kalmasının kazancı daha da erittiğini belirten Çelikoğlu; "Kota tamamlama primi dahil 3 bin 720 lira olarak duyurulan fiyattan kota tamamlayamayanlar 3 bin 500 liradan ödeme alacak. Düşen her polar oranında 150-200 liralık ek kaybımız oluyor" dedi. Üreticilere Çağrı: "Gelecek Yıl Pancar Ekmeyelim" Telefonlarının dünden beri susmadığını ve Eskişehir'deki üreticilerin ekim yapmaktan vazgeçtiğini aktaran Burhan Çelikoğlu, kendisinin de yıllık 1.000 ila 2.000 ton arasındaki üretimini durduracağını ilan ederek tüm çiftçilere şu çağrıda bulundu: “Biz Eskişehir çiftçileri ve ziraat odaları olarak daha sonra kapsamlı bir açıklama yapacağız. Ancak şunu açıkça söylüyoruz: Biz bundan sonra pancar ekmeyeceğiz. Devlet şekeri bir şekilde dışarıdan getirebilir. Ama hayvancılıkta kullanılan küspeyi, melası ve şilempeyi nereden temin edecekse etsin. Pancar ekim alanları boş kalır; biz gider arpamızı, buğdayımızı ekeriz. Ondan sonra devlet düşünsün bu millete şekeri nereden getireceğini, alkolü nasıl üreteceğini.”

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Yer: "Üretici ve Nakliyecinin Sesi Duyulsun" Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Yer: "Üretici ve Nakliyecinin Sesi Duyulsun"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası önündeki üretici ve nakliyeci eylemlerine destek vererek güncel şeker pancarı alım fiyatının 4.500 TL olarak açıklanmasını talep etti. Fabrikanın olası taşınma tartışmalarına da değinen Yer, "Şekerin kokusu bize güzel geliyor" dedi. ​Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası kantar bölgesinde geçtiğimiz hafta şeker pancarı üreticileri ve nakliyecilerinin gerçekleştirdiği eylemin yankıları sürerken, konuya ilişkin İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından bir basın toplantısı düzenlendi. İlçe Başkanı Gürol Yer, parti binasında düzenlediği basın toplantısıyla sektörün yaşadığı krizleri, artan maliyetleri ve nakliyecilerin kontak kapatma eylemini detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaştı. ​"178 Bin Dekar Alanda Üretim Yapılıyor, Gözler Ankara'da" ​Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası'nın Türkiye’nin en büyük şeker fabrikalarından biri olduğunu hatırlatan Gürol Yer, bölgedeki tarımsal potansiyele dikkat çekti. Şehrin bu alandaki stratejik önemini şu sözlerle vurguladı: ​"Eskişehir’e ürün yetiştiren 169 köyümüzde 2 bin 620 aile, 178 bin dekar alanda şeker pancarı tarımı yapmaktadır. Yıllık yaklaşık 1 milyon ton üretim ile Eskişehir, Konya ve Yozgat ile birlikte ülkemizin en geniş üretim alanına sahip illerinden biridir." ​Şeker pancarının stratejik bir ürün olduğunu ancak ekim kotaları, girdi maliyetleri ile alım fiyatları arasındaki dengesizlikler nedeniyle üreticinin her geçen yıl daha büyük zorluklarla karşılaştığını belirten Yer, 2024 yılında ton başına 2.375 TL, 2025 yılında ise 3.100 TL olan alım fiyatlarının ardından bu yılki beklentinin çok daha yüksek olduğunu ifade etti. 10 Eylül’de başlayan 2026-2027 kampanya dönemine rağmen henüz alım fiyatının açıklanmadığını belirten Yer, üretici ve piyasanın beklentisinin 4.500 TL olduğunu açıkladı. ​Nakliyeciler Kontak Kapattı, Ürün Tarlada Bekliyor ​Türkşeker tarafından belirlenen nakliye ücret oranlarına itiraz eden nakliyecilerin iki haftadır seslerini duyurmaya çalıştığını ve büyük oranda kontak kapattığını hatırlatan Gürol Yer, hasat döneminde yaşanan bu tıkanıklığa dikkat çekti. Yer; "Söküm ve kesim sonrası fabrikaya nakledilmesi gereken şeker pancarları, nakliyecilerin haklı tepkisi nedeniyle tarlalarda bekliyor. Yaşanan bu krize rağmen yetkili mercilerden herhangi bir çözüm adımı veya açıklama gelmedi. Muhatap ziraat odaları ve birliklerin ortada olmadığını belirten Yer, "Üyeleri olan insanımız derdini anlatmaya çalışırken sorumluluk sahiplerinin sessiz kalması büyük bir ayıptır" dedi. ​"Fabrikanın Yeri İştah mı Kabartıyor?" Taşınma Tartışmalarına Net Tepki ​Açıklamasının sonunda Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası'nın şehir içinde kalması ve zaman zaman gündeme gelen "şehir dışına taşınması veya özelleştirilmesi" yönündeki söylemlere sert çıkışan Gürol Yer, şu ifadeleri kullandı: ​"Bazı çevrelerin 'Şeker fabrikası şehir içinde kaldı, kokusu rahatsızlık veriyor' söylemlerinin samimiyetine güvenmiyoruz. Bu söylemlerin varacağı noktada fabrikanın devasa alanı acaba iştah mı kabartıyor diye aklımıza geliyor. Böyle bir duruma ancak Eskişehirliler karar verir ve olası bir özelleştirmeye karşı olurlar. Fabrikanın kokusu bizim için bu şehrin sevgisinden dolayı katlanılır bir kokudur. Bu şehrin uçak sesi, Kalabak anonsu, şekerin kokusu bize güzel geliyor." ​İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Yer; alım fiyatının üreticiyi kurtaracak seviyede açıklanmasını, nakliyeci ile üreticinin karşı karşıya bırakılmamasını ve Cumhuriyet emaneti olan fabrikanın korunmasını talep etti.

Pancar Üreticileri ve Nakliyecilerinden Ortak Eylem Haber

Pancar Üreticileri ve Nakliyecilerinden Ortak Eylem

Eskişehir'de tarım ve lojistik sektörünün kilit taşları olan pancar üreticileri ile nakliyeciler, yaşadıkları ekonomik çıkmazı gözler önüne sermek amacıyla fabrika önünde bir araya geldi. Eskişehir'de şeker pancarı üreticileri ve nakliyeciler, artan maliyetler, belirsiz taban fiyatlar ve yetersiz nakliye ücretleri nedeniyle Kazım Taşkent Şeker Fabrikası önünde ortak bir basın açıklaması düzenleyerek ses yükseltti. ​Eskişehir'de tarım ve lojistik sektörünün kilit taşları olan pancar üreticileri ile nakliyeciler, yaşadıkları ekonomik çıkmazı gözler önüne sermek amacıyla fabrika önünde bir araya geldi. Sezon başlamasına rağmen pancar alım fiyatlarının hâlâ açıklanmamış olması, gübre desteklerinin kesilmesi ve mazot fiyatlarının 100 liraya dayanması protestoların odak noktasını oluşturdu. Yapılan protestoya; YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda çiftçi ve nakliyeci katıldı. ​Açılış konuşmasını gerçekleştiren Alpulu çiftçi, üretici ve nakliyeci Süleyman Yıldız, Türk Şeker ve fabrika yönetiminin politikalarını sert bir dille eleştirdi. Yıllardır emeklerinin çalındığını belirten Yıldız, "Sezon gelmiş, ektiğim pancarın kaç para olduğundan haberim yok. Dünyada böyle bir örnek var mı? Bu sistem kölelik düzenidir, hiçbir söz hakkımız yok" diyerek isyan etti. Gübre paralarının ve küspe avanslarının %20'den %12-15 seviyelerine düşürüldüğünü vurgulayan Yıldız, mazotun 100 liraya dayandığı bir dönemde nakliyeye yalnızca %20'lik komik bir fark verildiğini ifade etti. Fabrika müdürü ve ziraat müdürlerinin sorunlarla ilgilenmediğini, yöneticilerin 3 ay boyunca lokalde bile görünmediğini söyleyen Yıldız, ropacı fiyatlarının yandaşlarla birlikte 5 dakikada belirlendiğini ancak nakliyeciye verilen 12 liralık farkın bir tabak yemek bile alamayacak düzeyde olduğunu belirtti. "Ya bugün burada öleceğiz ya da istediğimizi alacağız" diyen Yıldız, bu iş çözülene kadar sonuna kadar birlikte direneceklerini vurguladı. ​Yıldız'ın ardından söz alan Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, üretici ve nakliyecinin birbirinin düşmanı değil, birbirine kopmaz bağlarla bağlı iki zincir halkası olduğunu kaydetti. Mazot, lastik ve personel giderlerinin %100 oranında artmasına karşın nakliyeciye verilen %30'luk farkın yetersiz kaldığını belirten Kuşan, üreticinin cebinde de bu ek farkı verecek para bulunmadığına dikkat çekti. Kuşan, üretici ile nakliyecinin karşı karşıya getirilmek istendiğini, oysa asıl amaçlarının ortak bir çözüm yolu bularak talepleri yukarıdaki mercilere sunmak olduğunu dile getirdi. ​Eyleme destek veren YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de yaşanan krizin temel sebebinin iktidarın üreticiyi ve nakliyeciyi yok sayan politikaları olduğunu belirtti. Mazot litresinin 100 liraya ulaştığı noktada nakliyecinin de üreticinin de çaresiz kaldığını vurgulayan Çakırözer, "İktidar beceremeyince işte böyle nakliyeciye 'sen git üreticiden al' deniyor. Bir de üstüne üstlük bunları birbirine kırdıran bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. Tarımın ve esnafın bitme noktasına geldiğini ifade eden Çakırözer, çözümün tarafları birbirine düşürmek değil, her iki kesimin de alın terinin karşılığını vermek olduğunu belirterek haklı mücadelenin sonuna kadar yanında olduklarını sözlerine ekledi. ​Fabrika önünde birleşen üretici ve nakliyeciler, haklı talepleri karşılanana ve adil bir fiyatlandırma yapılana kadar eylemlerini sürdirmekte kararlı olduklarını tüm kamuoyuna duyurdu.

Arslan: “Siyaseti Milletimizle Göz Hizasında Yapıyoruz” Haber

Arslan: “Siyaseti Milletimizle Göz Hizasında Yapıyoruz”

YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Genel Merkezin görevlendirmesiyle Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ile birlikte Afyonkarahisar’da iki gün süren saha çalışması gerçekleştirdi. Esnaf, üretici, sanayici, nakliyeci ve yurttaşlarla bir araya gelen Arslan, “Sorunları yerinde dinlemek, yaşananları doğrudan görmek ve çözüm yollarını birlikte konuşmak için sahadayız” dedi. Afyonkarahisar İl Başkanlığı ziyareti ve basın açıklamasıyla başlayan program; meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf ziyaretleriyle devam etti. İkinci gün ise Şuhut’tan Sandıklı’ya uzanan ilçe ve belde ziyaretlerinde örgütler, belediyeler, esnaf ve yurttaşlarla bir araya gelindi. “BURADA DİNLEDİKLERİMİZİ BURADA BIRAKMAYACAĞIZ” Sahada iletilen sorun, talep ve önerilerin takipçisi olacaklarını belirten Arslan, “Bir sorunu doğru anlamanın yolu, onu yaşayan insanlarla yan yana gelmekten geçiyor. Burada dinlediklerimizi burada bırakmayacağız. Bize iletilen konuları ilgili kurumlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışmalarımıza taşıyacağız” ifadelerini kullandı. “AFYONKARAHİSAR’DAN ÇOK KIYMETLİ NOTLARLA AYRILIYORUZ” Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz başta olmak üzere örgütlere, belediye başkanlarına ve yurttaşlara teşekkür eden Arslan, “Afyonkarahisar’dan çok kıymetli notlarla ayrılıyoruz. Çarşıda, pazarda, dükkânda ve sokakta kurduğumuz doğrudan temas bizim için çok değerli. Siyaseti hayatın içinde, vatandaşımızı dinleyerek yapmaya devam edeceğiz” dedi.

YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz: "Esnaf ve Yurttaşın Gündemi Geçim Sıkıntısı" Haber

YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz: "Esnaf ve Yurttaşın Gündemi Geçim Sıkıntısı"

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve yönetim kurulu üyeleri, vatandaşların ve esnafın sorunlarını yerinde dinlemek amacıyla sürdürdükleri semt pazarı ziyaretlerine devam ediyor. Son olarak Kırmızıtoprak Mahallesi’nde kurulan Cuma Pazarı'nı ziyaret eden Yalaz, artan hayat pahalılığının ve yüksek maliyetlerin hem esnafı hem de tüketiciyi zora soktuğunu belirtti. ​Kırmızıtoprak Cuma Pazarı'nda Saha İncelemesi ​Eskişehir’in hareketli noktalarından biri olan Kırmızıtoprak Cuma Pazarı'nda tezgahları tek tek gezen YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz, pazarcı esnafı ve alışveriş yapan vatandaşlarla bir araya geldi. Yalaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Kırmızıtoprak Cuma Pazarını ziyaret ederek pazarcı esnafımızla ve hemşehrilerimizle bir araya geldik. Pazarın nabzını tuttuk, esnafımızın ve yurttaşlarımızın ekonomik koşullar karşısındaki sorunlarını ve beklentilerini dinledik. Pazarda karşılaştığımız tablo, hayat pahalılığının toplumun her kesimini nasıl etkilediğini bir kez daha ortaya koyuyor. Motorinin litresinin 100 TL’yi aştığı bir dönemde üreticinin tarlasından çıkan ürünün maliyeti artıyor, pazarcı esnafının giderleri yükseliyor, yurttaşımızın ise aynı gelirle filesini doldurması her geçen gün zorlaşıyor. Üretici yüksek maliyetlerle üretim yapıyor, pazarcı sattığı üründen yeterli kazancı elde edemiyor, vatandaş ise artan fiyatlar karşısında ihtiyacı olan ürünleri almakta zorlanıyor. Ortaya çıkan bu tablo, yalnızca bir pazar yerindeki sorun değil; üretimden tüketime kadar uzanan ekonomik düzenin yarattığı kapsamlı bir geçim meselesidir. Pazarcı esnafımızın en büyük şikâyeti; ürünlerin satılmaması. Vatandaşlarımız ise fiyatların yüksekliğinden ve gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesinden yakınıyor. Bir yanda satamadığı ürünün endişesini yaşayan esnafımız, diğer yanda ihtiyaçları doğrultusunda alışveriş yapamayan yurttaşımız var. Halk Pazarları, vatandaşın mutfağındaki gerçek tabloyu görebileceğimiz en önemli alanlardır. Burada karşılaştığımız her yurttaşın, her esnafın anlattığı sorun; doğrudan hayatın kendisidir. Üreticinin desteklendiği, pazarcı esnafının üzerindeki maliyetlerin azaltıldığı ve yurttaşın temel gıda ürünlerine uygun fiyatlarla ulaşabildiği bir ekonomik düzenin oluşturulması gerekiyor. Bunun yolu ise üretimi güçlendiren, emeği koruyan ve vatandaşın alım gücünü artıran politikaları hayata geçirmekten geçiyor. Kırmızıtoprak Cuma Pazarı’nda bizleri samimiyetle karşılayan tüm pazarcı esnafımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. Esnafımızın da yurttaşımızın da sesini dinlemeye, sorunları yerinde görmeye ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.