SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tutuklama

Porsuk Haber Ajansı - Tutuklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutuklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Gazetecilik Suç Değildir! Haber

Gazetecilik Suç Değildir!

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanmasına tepki olarak bir basın açıklaması yapıldı. Emek ve Demokrasi Platformu adına Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos tarafından yapılan açıklamalarda şu ifadelere yer verildi; TGS Eskişehir İl Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım; "Bugün burada yalnızca bir meslektaşımız için değil, gazeteciliğin onuru ve halkın haber alma hakkı için bir aradayız. Gazeteci Alican Uludağ, yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. 18 yıldır adliye muhabirliği yapan, kürsünün önünü de arkasını da iyi bilen, yargı süreçlerini kamuoyuna aktaran ve bugün DW Türkçe muhabiri olarak görevini sürdüren bir gazetecidir. Biz meslek örgütleri olarak biliyoruz ve açıkça söylüyoruz: Alican Uludağ gazetecidir. Geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamış bir gazetecinin evine onlarca polisle gidilmesi, çocuklarının gözü önünde yapılan uygulamalar ve kamuoyuna “kaçıyormuş” algısı yaratacak açıklamalar kabul edilemez. Uludağ mahkemedeki savunmasında şöyle diyor: “18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum, alanım adliye muhabirliğidir, kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim. Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım.” Biz bir meslektaşımızın çocuklarının gözyaşını geride bırakarak savunma yapmak zorunda kalmasını kabul etmiyoruz. Biz gazeteciliğin bedel ödenmek zorunda kalınan bir meslek olmasını istemiyoruz. Gazetecilik; gerçeği yazmanın, kamuyu bilgilendirmenin, topluma karşı sorumluluğun adıdır. Suç değildir. Bizim başımıza gelmiyor diye yapılan haksızlığa sessiz kalıp izlemeyeceğiz. Çünkü bu yalnızca bir kişiye değil, doğrudan gazetecilik mesleğine yapılan bir haksızlıktır. Bugün birimize yapılan yarın hepimize yapılacaktır. Her keyfi gözaltı ve tutuklama halkın haber alma hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Basın özgürlüğü susturulursa toplum karanlıkta kalır. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Gazeteciliği kriminalize etmekten vazgeçin. Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan vazgeçin. Meslektaşımız Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır. Bizler yanındayız. Gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz. Ve söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz: Gazetecilik suç değildir! Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün burada, meslektaşımız gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Bir gazetecinin görevi; halkın haber alma hakkını savunmak, gerçeği ortaya çıkarmak ve kamu adına soru sormaktır. Gazetecilik suç değildir. Kalem susturularak gerçekler ortadan kaldırılamaz. Tam tersine, baskılar gerçeğin daha güçlü yankılanmasına neden olur. Bizler Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi olarak; düşünce ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki özgür basın yoksa demokrasi de yoktur. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Gazetecilik suç değildir ve yargılanamaz. Gazeteciler susturulamaz. Alican Uludağ yalnız değildir. Ve biliyoruz ki; Dayanışma yaşatır. Hakikat kazanacak."

Gazeteciler 2026’ya Soruşturma, Gözaltı ve Engellemelerle Başladı Haber

Gazeteciler 2026’ya Soruşturma, Gözaltı ve Engellemelerle Başladı

Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü alanındaki ihlallere her geçen gün yenileri eklenirken, gazeteciler 2026’ya da gözaltı, tutuklama ve engellemelerle başladı. Ocak ayında gazeteciler mahkemelerde 60 kez haber, yazı ve sosyal medya paylaşımlarını savunmak zorunda kalırken, gözaltına alınan 11 gazeteciden Nedim Oruç tutuklandı. Gazetecilerin adliyelerde haber takibi engellenirken, Suriye’de merkezi hükümet ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sırasında gazeteciler, siyasetçiler ve haber ajanslarının da bulunduğu çok sayıda X hesabı ile haber içeriği erişime engellendi. GAZETECİLER 6O KEZ HAKİM KARŞISINDA CHP’nin gazeteci kökenli milletvekillerinden Utku Çakırözer, 2026 yılının ilk ayını kapsayan Ocak ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre, ocak ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Ocak ayında aralarında Zafer Arapkirli, Timur Soykan, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Can Uğur, İsmail Arı ve Can Öztürk’ün de bulunduğu gazeteciler en az 60 kez hakim karşısında haberlerini savunmak zorunda bırakıldı. Barış Terkoğlu bir yazısı nedeniyle 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Perihan Kaya da yeniden yargılandığı davada 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Zafer Arapkirli yorumları nedeniyle hem ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ hem de ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamalarından hakim karşısına çıktı. 11 GAZATECİYE GÖZALTI Haber ve yorumları nedeniyle gözaltına alınan 11 gazeteciden Furkan Karabay ev hapsiyle; Sedef Kabaş ve Fatih Ergin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bursa Muhalif Haber Müdürü Uğur Ökdemir, “Milli Eğitim Bakanlığı'na iftira” iddiasıyla gözaltına alındı. Eskişehir’de Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam katıldığı bir televizyon programı çıkışında iki kişinin yumruklu saldırısına uğradı. SURİYE PROTESTOLARINDA GAZETECİLER HEDEFTE Suriye’de hükümet ile SDG arasındaki çatışmalar sırasında Türkiye’deki eylem ve protestoları takip eden gazeteciler gözaltına alınarak haber yapmaları engellendi. Cizre’de Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç’un polisler tarafından zorla zırhlı araca konularak gözaltına alınmasına ilişkin görüntüler büyük tepki çekerken, Nedim Oruç tutuklandı. Nusaybin’deki protestoları takip eden Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Kesira Önel ve 4 gazeteci gözaltına alındı. İstanbul Sancaktepe’de DEM Parti’nin protesto eylemini takip eden Fransız gazeteci Raphaël Boukandoura gözaltına alındı. Urfa Suruç’ta ANKA muhabiri Ahmet Ün’e gaz fişeği isabet ederken, gazeteci Metin Yoksu başına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı. RTÜK’TEN SIFIRLI KARNEYE CEZA RTÜK SZC TV sunucusu Ekrem Açıkel’in, “Hükümete bir karne verelim mi?” başlığı altında bakanların performansını değerlendirdiği yayın için idari para cezası kesti. DURUŞMALAR KAMUYA AÇIK AMA GAZETECİYE YASAK Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Nurettin Yıldız protestosu nedeniyle 14 öğrenci ile T24 muhabiri Can Öztürk’ün yargılandığı davada gazeteciler, sanık yakınları ve gözlemciler ‘yer yok’ gerekçesiyle salona alınmadı. Başta Çağlayan olmak üzere İstanbul adliyelerinde son dönemde yapılan birçok yargılamada basın kartı olmayan gazetecilerin duruşmaları izlemesi engellendi. SANSÜR ve ERİŞİM ENGELLERİ TAM GAZ Haber ve sosyal medya paylaşımları ile X hesaplarına getirilen erişim engelleri de ocak ayına damgasını vurdu. Suriye’deki gelişmelerin protesto edildiği dönemde aralarında gazeteciler, eski milletvekili ve haber ajanslarının da bulunduğu çok sayıda X hesabı “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle Türkiye’den erişime kapatıldı. Sadece ocak ayının son haftasında BTK, 32 yayıncı tarafından kullanılan ve toplam takipçisi 640 bin olan 39 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Basın meslek örgütleri, gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik artan sansür ve sosyal medya engellemelerine ortak açıklama ile tepki gösterdi. Ocak ayında erişim engeli getirilen hesaplar ve haber içerikleri şunlar oldu : “Eğitim-İş, Arşiv Unutmaz, Jin News, Mezopotamya Haber Ajansı, Alınteri Gazetesi, Çark Dergisi, Halkevleri, ajans muhbir X hesabı; Mersin’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sevgi Evlerinde kimsesiz çocuklara yönelik darp ve kötü muamele haberleri, Bursa’da konut projelerinde mağduriyet yaşayanların eylemi hakkındaki haberler, İstanbul Üniversitesi Rektörü hakkındaki soruşturma haberleri, terör gazisinin kumar borcu nedeniyle yaşamına son vermesi ile ilgili haberler, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in Ekol TV soruşturması hakkında hakkındaki açıklama ve paylaşımları, CHP milletvekillerinin Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bir bölümünün AKP’nin eski sağlık bakanı Fahrettin Koca’nın vakfına verildiğine ilişkin açıklamalarıyla ilgili haberler ile Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in kızının istisnai kadrodan memur olması hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.