SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tahliye

Porsuk Haber Ajansı - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: "Büyük Hukuksuzluk Bitmeli! NATO Tutukluları Özgür Kalmalı" Haber

Çakırözer: "Büyük Hukuksuzluk Bitmeli! NATO Tutukluları Özgür Kalmalı"

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenen NATO zirvesi üzerinden bir hafta geçti. Zirve bahanesiyle ülke genelinde yapılan şafak operasyonlarında gözaltına alınan ve tutuklanan çok sayıda yurttaş hala cezaevinde. CHP’li Utku Çakırözer’in Sincan Cezaevi’nde görüştüğü TEMA gönüllüleri 3 haftadır cezaevinde tutulmalarına isyan etti. 6’sı kadın 4’ü erkek TEMA gönüllüleri, “25 Haziran’dan bu yana cezaevindeyiz. Evlatlarımız, bakmak zorunda olduğumuz anne babalarımız hala cezaevinde olduğumuzu bilmiyor. Kimimiz yerde, kimimiz tek kişilik yatakta iki kişi uyuyoruz. Mide kanaması, ağır enfeksiyon, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon yaşayan arkadaşlarımız var. Bizim siyasetle hiçbir ilgimiz yok! Biz vatanımızı seven, milletimizi seven insanlarız. 35 yıllık TEMA vakfının terörle hiçbir alakası yoktur, olamaz! Terörle, ismini dahi okuyamadığımız terör örgütleriyle suçlanmayı hiçbirimiz hak etmiyoruz. Bir an önce ailelerimize, sevdiklerimize, işimize ve özgürlüğümüze kavuşmayı istiyoruz” dedi. Çakırözer’in görüştüğü Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi Aslıhan Özden ise, “Kızımla birlikte cezaevindeyiz. Şafak operasyonuyla ters kelepçe gözaltına aldılar. Saatlerce giyinmemize dahi izin vermediler. ‘1 Mayıs’a neden katıldın? Doruk Madencilik işçilerini niye ziyaret ettin?’ diye sordular. Slogan attık diye cezaevinde dahi disiplin soruşturması açtılar” dedi. NATO zirvesi bahanesiyle tutuklanan yurttaşlar için bir an önce özgürlük isteyen Çakırözer, “Bu insanların zirve bahanesiyle tutuklanması büyük hukuksuzluktu! Zirve bitmesine rağmen hala zindanda tutuluyor olmaları bu hukuksuzluğu daha da büyüttü! Onlara yaşatılanlar en ağır insan hakkı ihlallelidir. Bu insanların bir an önce tahliyeleri sağlanmalı” çağırını yaptı. TEMA GÖNÜLLÜLERİ ÜÇ HAFTADIR ZİNDANDA Ankara’da düzenlenen NATO zirvesi öncesinde yüzlerce yurttaş şafak operasyonlarıyla gözaltına alındı, tutuklandı. Yapılan operasyonlarda kapılar kırıldı, ters kelepçe uygulandı, avukata erişim kısıtlandı. Zirve 8 Temmuz’da sona ererken, aralarında TEMA gönüllüleri ile akademisyen, gazeteci, hukukçu, öğrenci, siyasetçi, sivil toplum örgütü temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda yurttaş hala cezaevinde. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO zirvesi gerekçesiyle tutuklanan TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer ve TEMA gönüllüleri ile Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi Av. Kürşat Bafra, SES üyesi Aslıhan Özden ile marangoz işçisi Murat Özer’i Sincan Cezaevi’nde ziyaret ederek, mesajlarını kamuoyu ile paylaştı. “AİLELERİMİZE, EVLATLARIMIZA HASRETİZ” 25 Haziran’dan bu yana Sincan Cezaevi’nde tutulan 6’sı kadın, 4’ü erkek TEMA gönüllüleri kendilerine büyük bir hukuksuzluk yaşatıldığını belirterek, bir an önce özgürlük istedi. TEMA gönüllüleri Çakırözer aracılığıyla gönderdikleri mesajda şunları söyledi: “Üç haftadır cezaevindeyiz. Bizim tek yaptığımız doğa gezisi. Bu yüzden haftalardır ailelerimizden, işimizden, özgürlüğümüzden mahrumuz! Evlatlarımıza, ailelerimize hasretiz. Burada kimimiz yerde kimimiz tek kişilik yatakta iki kişi kalıyoruz. Mide kanaması, ağır enfeksiyon, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon yaşayan arkadaşlarımız var. Ayağı kırılanlar, gözünde kist oluşanlar var. Kimimiz reklamcı, kimimiz öğretmen, kimimiz kentsel tasarımcı, profesyonel işlerde çalışıyoruz. İşlerimiz var, çalışmamız gerekiyor. Evlatlarımız cezaevinde olduğumuzu bilmiyor. Anne, babalarımız hasta, cezaevinde olduğumuzu onların bilmesini istemiyoruz.” “BİR AN ÖNCE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ İSTİYORUZ” “Biz doğayı, çevreyi, memleketi seven insanlarız. Biz vatanımıza, toprağımıza, bayrağımıza bağlıyız! NATO zirvesi ile hiçbir ilişkimiz, protestomuz olmadı. Siyasetle hiçbir ilgimiz yok. 35 yıllık TEMA vakfının terörle hiçbir alakası yoktur, olamaz! Bir an önce bu adaletsizliğin, hukuksuzluğun bitmesini istiyoruz. Suçsuz kimse gözaltına alınmasın, tutuklanmasın bizi de bıraksınlar! Ailelerimize, sevdiklerimize, işimize ve özgürlüğümüze kavuşalım.” CEZAEVİNDE BİLE NATO SORUŞTURMASI CHP’li Çakırözer’in cezaevinde görüştüğü SES üyesi Aslıhan Özden ise, kızı Şevin Özden ile cezaevinde tutulduğunu belirterek, “Cezaevinde 18. günümüz. Şafak operasyonuyla ters kelepçe ile gözaltına aldılar. ‘1 Mayıs’a neden katıldın? Doruk Madencilik işçilerini niye ziyaret ettin?’ diye sordular. Kızımı SGDF, beni MLKP ile suçlayıp tutukladılar. 2 Temmuz’da Madımak anması için slogan attık koğuşta. 7-8 Temmuz’da zirve sırasında da NATO karşıtı slogan attık. NATO’yu protesto eden slogan attık diye hakkımızda disiplin soruşturması açıldı. Koğuştaki herkesten savunma istiyorlar. Zirve bitti hala özgürlüğümüze kavuşturulamadık. Bir an önce özgürlüğümüze kavuşmamızı istiyoruz” diye yaşadıklarını anlattı. “HAK İHLALİ, BÜYÜK HUKUKSUZLUK” TEMA gönüllüleri ile NATO zirvesi gerekçesiyle tutuklanan yurttaşların bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulunan CHP’li Çakırözer, “Zirve bitti, zirve bahanesiyle tutukladıkları yurttaşları hala zindanda tutuyorlar. Protesto hakkı anayasal hak olduğu halde bu hakkı kullanmak isteyen yurttaşlarımız gözaltına alınıp serbest bırakıldılar. Ama protestolarla dahi hiçbir ilgisi olmayan insanların ‘önleyici tutukluluk’ ile cezaevinde tutuluyor olmaları kabul edilemez. Bu insanları zindana koymak bir büyük hukuksuzluktu. Onları hala cezaevinde tutuyor olmak bir başka insan hakkı ihlalidir. Hukuksuzluktur. Bu insanların bir an önce tahliyeleri sağlanmalı” çağrısını yaptı.

5 Ayda 193 Yeni Yağmur Suyu Izgarası Yapıldı Haber

5 Ayda 193 Yeni Yağmur Suyu Izgarası Yapıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), iklim değişikliğinin etkisiyle artan ani ve yoğun yağışlara karşı kent altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kent genelinde sürdürülen çalışmalar kapsamında 2026 yılının ilk beş ayında 193 yeni yağmur suyu ızgarasının yapımı tamamlandı. Şehrin farklı noktalarında gerçekleştirilen çalışmalarla yağmur sularının güvenli ve kontrollü şekilde tahliye edilmesi sağlanırken, su birikintileri ve taşkın risklerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. ESKİ ekipleri ayrıca mevcut sistemlerin verimliliğini korumak amacıyla 47 yağmur suyu ızgarasında bakım ve onarım çalışması gerçekleştirdi. Çalışmalar kapsamında son olarak Odunpazarı ilçesi Alanönü Mahallesi Kolbaşı Sokak’ta yeni yağmur suyu ızgarası imalatı yapılarak bölgenin yağışlara karşı altyapı kapasitesi artırıldı. Kentin farklı bölgelerinde planlı şekilde sürdürülen çalışmalarla yağmur suyu altyapısını güçlendiren ESKİ, olası olumsuzlukları önceden önlemeyi ve vatandaşların günlük yaşamını daha güvenli hale getirmeyi amaçlıyor. ESKİ Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin iklim değişikliğine uyumlu ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir kent altyapısı oluşturma vizyonu doğrultusunda yatırımların kent genelinde devam edeceğini ifade etti.

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı" Haber

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı"

Gazetecilere yönelik baskı, sansür ve engellemeler devam ederken, aralarında Merdan Yanardağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da olduğu onlarca gazeteci bu bayrama da cezaevinde girdi. Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıklayan CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “1 Mayıs ve Kurban Bayramı nedeniyle adliyelerin tam kapasite çalışmadığı bu kısa ayda bile gazeteciler en az 40 kez adliyelerde haber ve paylaşımlarını savunmak zorunda kaldı. Gazeteciler bir bayramı daha ailelerinden, sevdiklerinden uzakta zindanda geçirdi. Ailesine bayram ziyaretinde gözaltına alınan Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı tam 73 gündür haksız hukuksuz zindanda. Tutuklu gazetecilere her ay bir yenisi ekleniyor. Gazeteciler haber takibinde gözaltına alınıyor, engelleniyor. Söylediğimiz tek bir şey var: gazetecilik suç değildir! İsmail Arı cuma günü hakim karşısına çıkacak. Hem ona hem da haksız hukuksuz zindanda tutulan tüm gazetecilere derhal özgürlük istiyoruz” dedi. EN AZ 40 KEZ YARGILANDILAR CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı rapora göre, gazetecilerin en az 40 kez hakim karşısına çıktığı mayıs ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler mayıs ayında en az 40 kez yargılandı. Casusluk Davasından tutuklu TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın ilk duruşmasında tutukluluğunun devamına karar verilirken, aralarında İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da bulunduğu onlarca gazeteci bayrama cezaevinde girdi. Gazeteci Yeliz Ayaz AKP Aydın milletvekilinin oğlunun okula bıçak ve silahla gittiği iddialarına ilişkin yaptığı haber nedeniyle tutuklandı. Hakkında tahliye kararı verilen Şanlıurfalı gazeteci Mehmet Yetim savcılığın aynı gün karara itirazı sonrası tutukluluğun devamına karar verildi. Yetim bir hafta sonra tahliye edildi. Evrensel Gazetesi yazarı Ceren Sözeri “AKP’ye kim oy kaybettirdi” başlıklı yazısı nedeniyle Turkuvaz Medya Grubu tarafından açılan davada tazminata mahkum edildi. ERDOĞAN’SIZ KARİKATÜRE HAKARET DAVASI Afyon Kocatepe gazetesi sahibi Sezer Küçükkurt hakkında CHP'den AKP'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ı eleştiren karikatür gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile soruşturma açıldı. Açılan soruşturmada Sezer Küçükkurt ifade verdi. TRT Ana Haber sunucusu Işıl Açıkkar, 10 Mayıs Anneler Günü yayınının sonunda “Ben de bir patili annesiyim” ifadeleri nedeniyle görevden alındı. Gazeteci Şule Aydın hakkında bir kişinin 81 ilin emniyet müdürlüğüne gönderdiği e-posta ihbarı üzerine ‘casusluk’ ‘ajanlık’ suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Aydın başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürleri ile Yeni Yaşam gazetesi Yazı İşleri Müdürü hakkında haberleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. HABER TAKİBİNDE GÖZALTI, ENGEL, HEDEF GÖSTERME Gazeteci Yusuf Çelik, İstanbul’daki 1 Mayıs yürüyüşüne polis müdahalesinde haber takibinde gözaltına alındı. Aydın’da yerel bir haber sitesinin sahibi Süleyman Topbaş saldırıya uğradı. BirGün muhabiri Sarya Toprak Gülistan Doku cinayeti haberleri nedeniyle, ailesiyle Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. Hedef göstermelerin ardından Toprak’ın babası kamu emekçisi Hasan Toprak görevinden uzaklaştırıldı. İBB davasını izleyen gazeteciler birçok kısıtlama ile karşılaşırken, iktidara yakın gazeteci Ferhat Murat’ın, Silivri’de savcı ve hâkimlerin kullandığı koridora rahatlıkla girebilmesi tartışmalara sebep oldu. Murat’a soru soran basın mensupları Ferhat Murat’ın koruma polisi tarafından engellendi. İBB davasını takip eden onlarca gazeteci ile basın kuruluşları Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. TMSF’ye devredilen kanallar arasında yer alan Flash Haber TV'de tüm canlı yayın faaliyetleri sona erdi. Maaşları ödenmediği için iş bırakan ve hak arayan KRT eski çalışanları hakkında kanalın patronu tarafından “tehdit, iftira ve tahrik” iddialarıyla suç duyurusunda bulunuldu. VERGİ ADALETSİZLİKLERİNİN YAYINLANDIĞI SİTEYE DE ENGEL Basın özgürlüğü alanındaki engellerden biri olarak karşımıza çıkan erişim engelleri mayıs ayında da devam etti. CHP’nin vergi adaletsizliklerini vurgulamak için kurduğu akpden.com sitesi; İBB’nin AKP yönetimindeyken ihalelerde kamu zararı oluştuğu iddiası hakkındaki haberler, TV100 sahibi hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi hastanesindeki rüşvet operasyonu haberleri mayıs ayında erişime engellendi.

Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yapılan Müdahaleye Eskişehir'den Tepki Haber

Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yapılan Müdahaleye Eskişehir'den Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin tahliye edilmesi ve partiye yönelik "mutlak butlan" kararı, Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde düzenlenen kitlesel bir yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edildi. ​Köprübaşı’ndan başlayarak CHP Eskişehir İl Binası önüne kadar süren yürüyüşe çok sayıda partili, belediye başkanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Yapılan açıklamada, alınan kararların hukuki değil siyasi olduğu vurgulanarak, demokratik hakların savunulacağına dair güçlü mesajlar verildi. Rahmi Çınar: "Sizleri Sandıkta Yendik, Yine Yeneceğiz" ​CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasına parti örgütlerini selamlayarak başladı. Mutlak butlan kararının İstanbul seçimlerindeki yenilginin rövanşı olduğunu belirten Çınar, şunları kaydetti: ​"Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu siyasi bir kararla mahpushaneye gönderdiler. Bugün genel merkezimizde direnç gösteren başta Genel Başkanımız Özgür Özel olmak üzere tüm yöneticilerimizi ve partililerimizi kutluyorum. Biz sizleri İstanbul'da yendik, yerel seçimlerde yendik, yarın yine yeneceğiz. O Babaocağı'nı, büyük seçimi kazanarak geri alacağız. Asla geri adım atmayacağız." ​Anıl Yüksel: "CHP Tarihinde Baskılara Boyun Eğmedi" ​CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, milli irade vurgusu yaparak başladığı konuşmasında, İl Başkanı Talat Yalaz'ın Ankara'daki mücadeleye bizzat katıldığını hatırlattı: ​"Cumhuriyet Halk Partisi bugün siyasi tarihimizin en ağır saldırılarından biriyle karşı karşıyadır. Ancak herkes şunu bilsin ki, bu parti geçmişte de kapatıldı ama boyun eğmedi, genel başkanları siyasi yasaklı kılındı ama teslim olmadı. Bugün de aynı kararlılıkla dimdik ayaktayız. Eskişehir'de gösterdiğiniz bu dayanışma, sadece bir partiye değil, Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmaktır." ​Tevfik Yıldırım: "Seçilmişler Olarak Geri Döneceğiz" ​Ankara'dan yeni geldiğini belirten Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, genel merkez çevresindeki durumu bizzat gözlemlediğini aktardı: ​"Ankara'da halkın önüne set kurdular, genel merkezi anti-demokratik yollarla zapt ettiler. Özgür Başkanımızın açıkladığı üzere, genel merkezimizi geçici olarak terk etmiş olsak da elbet bir gün oraya geri döneceğiz. Hem de seçilmişler olarak geri döneceğiz." ​Kazım Kurt: "Halk İradesini Hiçbir Yargı Kararı Engelleyemez" ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, müdahaleyi "çok partili demokratik yaşama yapılan bir darbe" olarak tanımladı: "Bu darbe sadece CHP'ye değil, emekçinin, emeklinin ve ezilenlerin iradesine yapılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara yürüdüğü için bu saldırıyla karşılaştı. Hiç kimse, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yargı kolları kararıyla CHP koltuğunda oturamaz. Oturursa da oradan indirmesini biliriz. Mücadeleyi binalarda yaptırmazlarsa sokaklarda yapacağız." ​Ayşe Ünlüce: "Demokrasi Geleneğimize Yapılan Bir Zulüm" ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yaşananları "kadim demokrasi geleneğimize yapılan bir zulüm" olarak nitelendirdi ve erken seçim çağrısını yineledi: ​"Vicdanı sızlayan her vatandaşımız, sadece partililerimiz değil, bu zulmü gözyaşlarıyla izledi. Eğer bugün ses çıkarmazsak, yapılan bu uygulama yarın başka partilere de yapılacaktır. İlk talebimiz kurultayın bir an önce toplanması, ardından erken seçimin yapılmasıdır. 2024 seçimlerinde umudunu bize bağlayan halkımızla beraber bu mücadeleyi büyüteceğiz. Çaresi yok, biz kazanacağız." ​Miting, "Ya hep beraber, ya hiçbirimiz" sloganları ve demokrasi vurgusuyla sona erdi.

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi? Haber

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki okul, pansiyon ve öğretmenevi binalarının deprem güvenliğiyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. “Bu risk ne zamandır biliniyor?” Arslan, verdiği önergelerde şu soruların açık ve net biçimde yanıtlanmasını istedi: Eskişehir’de hangi okul ve kurum binaları için deprem performans analizi yapıldı? Bu analizler hangi tarihlerde hazırlandı? Riskli olduğu değerlendirilen binalar hangileri? Riskli olduğu iddia edilen yapılarda hizmet neden sürdürüldü? “Eğer risk tespiti yapılmışsa, bu durum ne zamandır biliniyordu?” diye soran Arslan, sürecin zaman çizelgesinin açıklanmasını istedi. “Neden eğitim-öğretim başlamadan önlem alınmadı?” Arslan, güçlendirme, tahliye ve yıkım süreçlerinin neden eğitim-öğretim dönemleri başlamadan tamamlanmadığını da sorguladı. “Planlama neden zamanında yapılmadı? Neden son dakika kararlarıyla öğrenciler ve veliler belirsizlik içinde bırakıldı?” “Can güvenliği konusunda ihmale izin verilemez” Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve kamu çalışanlarımızın can güvenliği konusunda en küçük bir ihmal dahi kabul edilemez. Risk varsa gereği derhal yapılmalıydı. Gecikmenin sorumluluğu açıklığa kavuşturulmalıdır.” “İki Bakanlık da açıklama yapmak zorundadır” Konunun hem Milli Eğitim Bakanlığı’nı hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Arslan, şu çağrıyı yaptı: “Bu süreç tüm yönleriyle ortaya konulmalıdır. Risk tespit tarihi ile alınan kararlar arasındaki süre kamuoyuna açıklanmalıdır.” Arslan, Eskişehir’deki tüm eğitim yapılarının güvenliği sağlanana kadar süreci Meclis zemininde takip edeceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.