SON DAKİKA
Hava Durumu

#Süt

Porsuk Haber Ajansı - Süt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sütün Kaymağını Üreten de Tüketen de Yiyemiyor! Haber

Sütün Kaymağını Üreten de Tüketen de Yiyemiyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiğ süt alım fiyatı ile raf fiyatları arasındaki değişkenliğe dikkat çekerek, “Beş yılda süt ve sütten mamul ürünlerde market rafları yüzde 600 ila yüzde 1200 arasında fiyat artışı yaşanırken, inek besleyip çiğ sütü satan maliyetleri karşılamada zorlanır duruma geldi. Ulusal Süt Konseyinin tavsiye fiyatına üreticiden aracı süt almayıp alım fiyatı baskılarken üretici, ürettiği sütü aracının belirlediği fiyata satmak zorunda kalıyor. 1 litre çiğ süt satıp 1,5 kg yem alamadığı için de zarar edip ineğini satıyor. Ulusal Süt Konseyi yeni çiğ süt fiyatı süt inekçiliği yapanı mutlu etmezse inek satışları artar. İktidar süt inekçiliği yapanın yanında olmalıdır.” dedi. RAF FİYATLARI UÇTU Market rafında 1 litre süt, 2020 Aralık’ta 7,5 TL iken 2025 Aralık ayında 50 TL’ye çıktığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020-2025 arasında sütten mamul ürün fiyat artışına dikkat çekti. 2020 yılından 2025 yılına tereyağı 1 kg 40 TL’den 380 TL’ye çıkmış, %850 artış oluşmuştur. Bu fiyatın üzerinde fiyatlar da vardır. 2020 yılından 2025 yılına beş yılda peynir kilosu 50 TL’den 650 TL’ye çıkmış ve %1200 artış meydana gelmiştir. Üretim şekline göre bu fiyatı da geçen rafta ürün vardır. Ayranda ise 2020 yılı ile 2025 yılları arasında 1 litre 6 TL’den 50 TL’ye çıkmış ve ayranda da fiyat %733 artış gerçekleşmiştir. Bölge, semt market fiyatlarında değişkenlik de mevcuttur. Üretim şekline göre daha yüksek fiyatlara ürün varken kaşar fiyatlarına emekli, dar gelirli bakıp geçmekte, alamamaktadır.” dedi. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, süt inekçiliği yapan düşük süt alım fiyatı ile bu iş sürdürülemez derken, tüketici süt ve sütten mamul ürün fiyat artışından dert yanıyor. Sanayici ise ürün toplama ve dağıtım giderleri artışının fiyatlara yansıdığını belirtiyor ve işçilik, nakliye, faiz, ambalaj giderlerinin işlenmiş süt fiyatında artışa neden olduğunu belirtiyor. Üretende, toplayanda, işleyende, satanda, alanda şikâyetçi ise orada sorumluluğu olan iktidarın çözümcü bir yaklaşımla sorunlara bakmamasının da bir etkisi var.” dedi. SÜT İNEĞİ BESLEYEN KAZANAMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2020’de üretici 2,30 TL’ye süt sattığında markette sütün fiyatı 7,5 TL idi. Aradaki fark 3 kat bile değildi. Fark en az beş kata çıktı. Hâlen Ulusal Süt Konseyi tavsiye fiyatı 19,60 TL’dir. Bu ay yeni fiyat belirlenecek ancak küçük aile tipi işletmelerden çiğ sütü toplayıcıların daha düşük fiyattan alım yapması besiciyi zora sokuyor. Süt inekçiliği yapan kazanamıyor. Çiğ süt işlenip market rafında en az litresi 50 liradan satılıyor. Jersey ineği sütü daha yüksek fiyatla tüketiciye sunuluyor. Burada bir dengesizlik var. İktidar bu sürecin doğru oluşmasını sağlayacak önlemler almalıdır.” şeklinde konuştu. “SÜT İNEKÇİLİĞİ GİDEREK ZORLAŞIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında birçok üreticinin son yıllarda süt ineklerini satmak zorunda kaldığını belirterek, “İnek satılması yanında şap hastalığı da süt verimi düşmesine neden oldu, rafta süt ve sütten mamul ürün fiyat artışı emekli ve dar gelirli başta tüm tüketiciyi olumsuz etkiliyor.” dedi. Gürer çözüm için, “Çiğ süt referans fiyatı 3 aylık maliyet odaklı güncellenmeli ve alım fiyatı değil taban fiyat olarak USK’nin açıkladığı fiyat uygulanmalıdır. Üreticiye yem–mazot destekleri artırılmalı ve yem sübvanse edilmelidir. Ahır giderleri düşürülmelidir. İthal yem yerine yerli üretim artırılmalı ve yem sübvanse edilmelidir. Desteklerin artırılması, hastalıklarla ciddi mücadele edilmesi şarttır. Bu yıl şap, 81 ilde hayvan pazarlarını kapattırdı. Bu süreçte süt verimi düştü. İnek sütçülüğü yapanın zararı dahi görmezden gelindi. Bu süreç et ve süt mamullerinde fiyat artışına yol açtı. Et ve süt mamulleri sofradan eksildi. Mutlaka süt inekçiliği için de planlı, mera hayvancılığını da geliştirecek, kooperatifleri güçlendirecek çalışmalara ihtiyaç vardır.” dedi. SÜT VERİLERİ DEĞİŞİYOR Ülkemizde süt ineği varlığı 6,5 milyon civarında. Farklı Avrupa ülkelerinde ülkemizden daha az hayvan varlığı olan yerlerde çiğ süt üretimi daha çok sağlanıyor diyen Gürer, çiğ süt verimliliğinin düşük olduğunu, mevcut hayvan varlığından daha çok süt elde etmemiz gerektiğini söyledi. Doğrudan süt inekçiliği yapana yem desteği sağlanmadı ve bakım tekniğinin geliştirilmesi de süt verimini artırıp fiyatı düşürecek etki yaratır. TÜİK’in açıkladığı verilere göre ticari süt işletmelerince 895 bin 834 ton inek sütü toplandı. TÜİK Ekim 2025 yılı verilerine göre ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2 azalırken, içme sütü üretimi %6,4 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,8 azaldı. Ulusal Süt Konseyi 15 Aralık’ta yeni çiğ süt alım fiyatı açıklaması bekleniyor. Fiyat süt inekçiliği yapanı tatmin etmezse süt inekçiliği yapanın hayvanını satmasına yol açacaktır.” dedi.

Toplanan İnek Sütü Miktarı Azalıyor Haber

Toplanan İnek Sütü Miktarı Azalıyor

Türkiye İstatistik Kurumu Ekim ayı Süt ve Süt Ürünleri Üretim verilerini açıkladı. TÜİK'ten yapılan açıklamada, ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarının düşüş gösterdiği belirtildi. Yapılan açıklamada; ''Ticari süt işletmelerince 895 bin 834 ton inek sütü toplandı Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2 azaldı, Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre önemli bir değişiklik göstermedi. Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %0,8 arttı, ayran ve kefir üretimi %8,4 arttı, yoğurt üretimi %5,8 arttı, içme sütü üretimi %6,4 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,8 azaldı. Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi %1,5 arttı, ayran ve kefir üretimi %8,8 arttı, yoğurt üretimi %5,0 arttı, içme sütü üretimi %5,9 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %7,9 arttı. Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Ekim 2025 (Ton) Ekim Ocak-Ekim 2024 2025 Değişim (%) 2024 2025 Değişim (%) Toplanan inek sütü 925 266 895 834 -3,2 9 440 234 9 437 922 0,0 İçme sütü 145 007 135 746 -6,4 1 289 062 1 364 954 5,9 Yoğurt 113 976 120 623 5,8 1 121 397 1 177 233 5,0 Ayran ve kefir 87 377 94 742 8,4 803 647 874 481 8,8 İnek peyniri 71 053 71 594 0,8 685 109 695 679 1,5 Tereyağı ve sadeyağ 8 330 8 260 -0,8 84 799 91 473 7,9 Bir önceki ay 138 bin 726 ton olan içme sütü üretimi Ekim ayında %2,1 oranında azalarak 135 bin 746 ton olarak gerçekleşti. Bir önceki ay 892 bin 886 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ekim ayında %0,3 oranında artarak 895 bin 834 ton oldu.''

Bir Litre Süt Satıp Bir Buçuk Kilo Yem Alamayan Ülke! Haber

Bir Litre Süt Satıp Bir Buçuk Kilo Yem Alamayan Ülke!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe yaşanan derin krizin her geçen gün ağırlaştığını, özellikle küçük aile tipi işletmelerin hızla üretimden çekildiğini belirterek mevcut destekleme modelinin üreticiyi ayakta tutmak bir yana daha da zorladığını söyledi. Gürer, yaptığı açıklamada yem fiyatlarındaki artıştan, çiğ süt desteklemelerindeki düşüşe, TARSİM poliçesi zorunluluğundan şap hastalığı nedeniyle yaşanan kayıplara kadar sektörün tüm sorunlarını tek tek anlattı. Gürer, “Besiciler yem maliyetlerinin yükselmesinden şikâyetçi. Küçük aile tipi işletmeler ise bir litre süt satıp bir buçuk kilo yem alamadıkları için hayvanlarını satmak zorunda kalıyor. Bu durum üretimin sürdürülebilirliğini ortadan kaldırıyor,” dedi. YENİ DESTEKLEME MODELİ ÜRETİCİYİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, süt desteklemelerinin üreticinin yükünü hafifletmek bir yana artırdığını belirterek, 2024’ten bu yana uygulanan sistemde çiğ sütten destek alabilmek için üreticilerin bir işletme tesisiyle sözleşme imzalamasının ve TARSİM poliçesi yaptırmasının zorunlu hâle getirildiğini hatırlattı. Gürer, “Zaten zor durumda olan üreticiler, destek alabilmek uğruna sigorta poliçesi yaptırmaya mecbur bırakılıyor. Geçmiş yıllarda litre başına 1 TL’ye kadar çıkan süt desteklemesi, 2025 yılında uygulamaya giren yeni modelle 20 kuruşa kadar düşüyor,” diye konuştu. Üstelik poliçe süresi dolan üreticilerin destekten tamamen mahrum bırakıldığını vurgulayan Gürer, “Bu durum üreticiyi birliklere, kooperatiflere ve devlete karşı kırgın hâle getiriyor. Aidatını sorguluyor, hatta istifa ediyor,” ifadelerini kullandı. ŞAP SALGINI TÜM ÜLKEYİ ETKİLEDİ AMA TARSİM KARŞILAMADI Hayvancılıkta bu yıl ülke genelinde ciddi bir şap hastalığı salgını yaşandığını hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Hakkâri’den İzmir’e kadar yayılan hastalığın verim kaybına ve hayvan ölümlerine yol açtığını ancak TARSİM poliçelerinin bu durumu teminat altına almadığını vurguladı. “Doğal afetler, grev, terör, kargaşa gibi geniş kapsamlı konular poliçe kapsamında ama üreticiyi doğrudan etkileyen şap hastalığı kapsam dışı. Bu nasıl bir mantıktır?” diye sordu. Gürer, üreticinin süt desteklemesi için ödediği poliçe masraflarının dahi karşılanamadığını belirterek, “Attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmiyor. Üretici bu yüzden destekten kaçıyor,” dedi. “DELİ DUMRUL DÜZENİ OLMAZ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, poliçe zorunluluğunun kaldırılmasını isteyerek, “Üreticinin üzerinde adeta Deli Dumrul’un köprüsünden geçenden beş, geçmeyenden on akçe alan sistemin bir benzeri kurulmuş. Bu zorunluluk olmaz. Sigorta yaptırmak isteyen üreticiye ek destek verilerek teşvik edilir; destek almak için mecbur bırakılmaz,” şeklinde konuştu. HAYVANCILIKTA MALİYETLER KATLANIYOR, ÜRETİCİ TÜKENİYOR Yem fiyatlarındaki artış, ahır giderlerinin yükselmesi, veteriner ve aşı masraflarının ağırlaşması, beklenmeyen hastalıklar nedeniyle yaşanan kayıpların üreticiyi hayvancılıktan soğuttuğunu belirten CHP’li Gürer, “Hayvancılık zor bir iştir, 24 saat emek ister. Çiftçi destek beklerken köstek olan bir siyasi iktidar ile karşı karşıyadır. Bu durum üreticinin hayvancılığı sürdürme arzusunu kırmaktadır,” dedi. “DESTEK DOĞRUDAN ÜRETİCİYE VERİLMELİ, ERİŞİM KOLAYLAŞMALI” Ömer Fethi Gürer, hayvancılık yapanlar ve süt üreticilerinin desteklere doğrudan erişebilmesi gerektiğini, bürokratik engellerin kaldırılmasının şart olduğunu söyledi. TARSİM’in üreticinin yaşadığı her türlü zararda yanında olacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Gürer, aksi hâlde çiğ süt krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu. “Bugün süt tozu ithal eden bir ülkeyiz. Küçük aile tipi işletmeler çökerse bu tablo daha da ağırlaşır,” diyen Gürer, özellikle çiğ sütü sağar sağmaz aracıya vermek zorunda kalan küçük işletmelerin desteklenmesinin zorunlu olduğunu belirtti. “KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ SÜT ÜRETİMİNİN TEMİNATIDIR” CHP’li Gürer açıklamasını, “Küçük aile tipi işletmeler hem üretimin devamı hem de kırsalın yaşaması için şarttır. Bu işletmeler aracılık sistemiyle baskılanmakta, ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kalmaktadır. Raf fiyatları ise katlanarak artıyor. Üretimin sürdürülebilmesi doğru, adil ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir,” sözleriyle tamamladı.

Yörükkırka'da Süt Hijyeni Eğitimi Düzenlendi Haber

Yörükkırka'da Süt Hijyeni Eğitimi Düzenlendi

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şubesi tarafından 10–15 Kasım 2025 tarihleri arasında Odunpazarı ilçesine bağlı Yörükkırka Mahallesi’nde Süt Sağım/Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Eğitimi düzenlendi. Yörukkırka Mahallesi'nde düzenlenen eğitime 18’i kadın, 8’i erkek olmak üzere toplam 26 yetiştirici katıldı. Eğitim kapsamında yetiştiricilere: Süt sığırcılığında Meme sağlığı kontrolü ve ön muayene, Sağım öncesi ve sonrası hijyen uygulamaları, Sağım makinesinin doğru kullanımı ve bakımı, Mastitis gibi hastalıkların erken fark edilmesi, Hijyenik ve sürdürülebilir bir sağım rutini geliştirmek için dikkat edilecek hususlar detaylı şekilde anlatıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, doğru sağım tekniklerinin hem hayvan refahını artırdığına hem de işletmelerdeki ekonomik kayıpları önemli ölçüde azalttığına dikkat çekti. Eğitim sonunda İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil’in katılımıyla düzenlenen törende katılımcılara katılım sertifikası, birer adet buzağı biberonu, sağım öncesi ve sonrası daldırma kapları, meme dezenfektanı ve 25 adetlik mastit test kartından oluşan sağım hijyen seti takdim edildi. İl Müdürü Yüksel Çil, törende yaptığı konuşmada, eğitimde edinilen bilgilerin günlük rutine uygulanması halinde, işletmelerde hem hayvan sağlığı hem de süt veriminde belirgin bir iyileşme görüleceğini, süt kalitesindeki artışın ise üreticilerin ekonomik kazancına ve müşteri memnuniyetine olumlu yansıyacağını vurguladı.

Natamisin Kullanılan 6 Üründe Ciddi Risk! Haber

Natamisin Kullanılan 6 Üründe Ciddi Risk!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Türkiye’de son 6 ayda yapılan denetimler sonucu gıda güvenliğinde oluşan verilerle yeni önlemlerin gerektiğini söyledi. Gürer, “2012 yılından başlayarak taklit ve tağşiş ürünleri üretenler önce yıllık açıklandı.2025’de ise denetim yapıldıkça açıklama ile toplumun hileli gıda için uyarıcı çalışmalara geçildi. Sofralara giren süt, peynir, yoğurt, et ve et ürünleri yanısıra bitkisel yağdan bala kadar çok taklit tağşiş ürün teşhiri yapıldı. “NATAMİSİN”: 6 ÜRÜNDE CİDDİ RİSK “Son 6 ayda yapılan denetimlerde süt ve süt ürünlerinde 6 farklı üründe natamisin kullanıldığı belirlendiğinin saptandığına dikkat çeken Gürer, “Bu madde, gıda ürünlerinde kullanımına sınırlı şekilde izin verilmesine rağmen yanlış ve yoğun kullanımda riskleri oluşturuyor. İşini doğru ve kontrollü sürdüren binlerce süt üretici içinde sınırlı da olsa bu tür yanlış uygulamalar da rastlanıyor ve denetimlerde tespit ediliyor” dedi. 20 ÜRÜNDE TEK TIRNAKLI VE DOMUZ ETİ Et ve et ürünleri kategorisinde yapılan son incelemelerde 20 üründe tek tırnaklı eti ve domuz eti tespit edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emekli, dar ve sabit geliri et ve süt ile mamul ürünleri zor koşullarda alırken birde fiyatı uygun diye hileli ürün alıp sağlığından da oluyor “ diyerek yaşanan durumu eleştirdi. TAKLİT VE TAĞŞİŞ SIKI DENETİM ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlığın denetiminde Süt ve süt ürünlerinde 56 üründe bitkisel yağ kullanımı ortaya çıkarıldı. Peynir, tereyağı ve kaymak gibi ürünlerde hayvansal yağ yerine ucuz bitkisel yağlar kullanıldığı saptanmış” dedi. Gürer, et ve et ürünlerinde ise “121 üründe taklit ve tağşiş tespit edildi. Bu ürünlerde çoğunlukla kanatlı eti karıştırıp, böylece tüketiciyi yanıltılıyor” diye konuştu. ÜRÜN HİLELİ Süt ve süt ürünlerinde 128 üründe ürün özelliklerinin değiştirildiği de belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, bu ürünlerde özellikle yağ oranlarının ciddi şekilde düşürüldüğünü, böylece ürünün hem kalitesinin hem de besin değerinin bozulduğunu ifade etti. “DENETİM VAR AMA YETERSİZ: VATANDAŞIN SOFRASI DENEY LABORATUVARINA DÖNÜŞTÜ” Gürer, verilerin gıda güvenliğinde derin bir sorun yaşandığını kanıtladığını belirtti. Gürer, “Gıda denetimlerin 750 bini bulan işletmelerde 7500 bakanlık görevlisi ile yapılıyor. Kayıt dışını sa buna eklediğimizde personel denetim yetersizliği ve yaptırım eksikliği yüzünden vatandaşın sofrası adeta bir deney laboratuvarına dönmüş durumda. İşini doğru yapan çoğunluğun yanında taklit tağşişe yönelen sınırlı azınlık gıda sektöründen uzaklaştırılmalıdır.” Diye konuştu. HALK NE YİYOR? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denetimlerin artırılması, cezaların caydırıcı hale getirilmesi ve tüketicinin korunması önemli, bunun yanında taklit ve tağşişe yönelen gıdadan da ayıklanmalı. İnsan sağlığı hiçe Sayan en ağır cezaları almalı. Gıda Mühendisi daha çok istihdam edilmeli” çağrısı yaptı.

Tencerede Et Yok, Bu Gidişle Bardakta da Süt Olmayacak! Haber

Tencerede Et Yok, Bu Gidişle Bardakta da Süt Olmayacak!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, üretim maliyetlerinin bile altında kalan çiğ süt fiyatlarına dikkat çekti. Başevirgen, “Bir litre sütü üretmenin maliyeti 22 lirayı geçti. Devletin belirlediği fiyat ise 19,60 TL. Besici her litre sütte zarar ediyor. Bu gidişle ülke kendi sütünü bile üretemez hale gelecek. Tarım politikalarındaki plansızlık, küçük üreticiyi adeta sektörden siliyor, hayvanlar kesime gidiyor. Tenceresine et koymaya gücü yetmeyen vatandaş, çiğ süt üretimindeki düşüşle birlikte bardağa da süt koyamayacak” dedi. CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen, çiğ süt fiyatlarının düşük kalmasından dolayı besicilerin hayvanlarını kesime gönderdiklerine dikkat çekti. Çiğ süt fiyatlarının, üreticilerin maliyetlerini bile karşılamadığını belirten Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “SÜT FİYATI ÜRETİM MALİYETLERİNİ BİLE KARŞILAMIYOR” Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörlerinin alarm verdiğine dikkat çeken Başevirgen, “Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) 1 Ekim itibarıyla çiğ süt litre fiyatını 19,60 TL olarak belirlemesi, üreticilerin sorunlarını her geçen gün daha da derinleştiriyor. Artan yem, elektrik, mazot ve veterinerlik giderleriyle baş edemeyen çiftçiler, bu fiyatla üretim maliyetlerini bile karşılayamıyor” dedi. “BESİCİ HER LİTRE SÜTTE ZARAR EDİYOR” Bir litre sütü üretmenin maliyetinin 22 lirayı geçtiğini belirten Başevirgen, “Devletin belirlediği fiyat ise 19,60 TL. Besici her litre sütte zarar ediyor. Hayvanı besleyemeyen çiftçi ya ineğini kesime gönderiyor ya da üretimi bırakıyor. Bu gidişle ülke kendi sütünü bile üretemez hale gelecek. Tarım politikalarındaki plansızlık, küçük üreticiyi adeta sektörden siliyor. Büyük süt sanayicileri ve zincir marketler ise düşük üretici fiyatlarından faydalanarak kârını artırıyor. Ancak zincir bu şekilde kırıldığında hem üretici hem tüketici kaybediyor” diye konuştu. “TENCEREDE ET YOK, BU GİDİŞLE BARDAKTA DA SÜT OLMAYACAK” Çiğ süt fiyatlarının bir litre su almaya bile yetmediğine dikkat çeken Başevirgen, “Tenceresine et koymaya gücü yetmeyen vatandaş, çiğ süt üretimindeki düşüşle birlikte bardağa da süt koyamayacak. Su içmek çiğ sütten pahalı hale geldi. Üretici bir litre süt satıp bir bardak çay içemiyor, bir şişe su alamıyor. Bir litre çiğ sütün fiyatı 19,60 lirayken, bir litrelik şişe su 20–25 TL, bir kutu meşrubat 25–30 TL, bir litre mazotun fiyatı 56 lirayı geçmiş durumda. Üreticinin 19,60 liradan sattığı sütün fiyatı, ambalajlanıp market raflarına geldiğinde ise ortalama 50 lirayı buluyor. Yine kazanan, en büyük emeği sarf eden emekçiler, üreticiler değil” ifadelerini kullandı. “KÖYDE ÜRETİM BİTİYOR, GENÇLER HAYVANCILIKTAN KAÇIYOR, HAYVANLAR İSE KESİME GÖNDERİLİYOR” 23 yıllık AKP iktidarının çiftçiliği bitirdiği gibi besiciliği de bitirdiğini sözlerine ekleyen Başevirgen, “Köyde üretim bitiyor, gençler hayvancılıktan kaçıyor. Hayvanlar ise kesime gönderiliyor. Bugün süt üreticisini korumazsanız, yarın süt tozu ve tereyağını ithal etmek zorunda kalırsınız. Üreticiye yeterli destek verilmezse, birkaç yıl içinde çiğ süt üretiminde ciddi düşüş yaşanacak. Bu sadece ekonomik değil, gıda güvenliği açısından da bir krizdir” dedi.

Nijer Heyeti Eskişehir’de Teknik İncelemelerde Bulundu Haber

Nijer Heyeti Eskişehir’de Teknik İncelemelerde Bulundu

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İSEDAK (İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi) işbirliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında Eskişehir'e gelen Nijer heyetini misafir ederek süt ve süt ürünleri üreten büyük ölçekli firmalara teknik gezi düzenledi. Nijer Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında görevli teknik personel ve tercümanlardan oluşan heyeti Beylikova ilçesinde karşılayan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil ve beraberindeki teknik ekip, fabrika sorumlu müdürü Servet Oktay Akdoğan'ın ev sahipliğinde Tarım Kredi Kooperatifine ait süt fabrikasını ziyaret etti. Fabrikada gerçekleştirilen toplantıda İl Müdürü Çil, Türkiye'de ve Eskişehir'de hayvancılık ile süt üretimi hakkında açıklamalarda bulundu. Fabrika Müdürü Akdoğan ise fabrikadaki üretim çeşitliliği ve kapasite konularındaki teknik detaylar hakkında bilgilendirme yaparak gezi ekibine tesisi gezdirdi. Gezinin öğleden sonraki bölümünde ise Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde, 1996 yılından beri faaliyet gösteren ve yurt çapında yüksek üretim kapasitesine sahip bir süt firmasının tesisleri ziyaret edildi. Burada fabrika direktörü Erdi Eren, imalat müdürü Eldem Gölpek ve kalite müdürü Aybala Sezgin heyeti karşılayarak firmayla ilgili genel bilgilendirme yaptı. Nijer'in ülkedeki süt üretim miktarları ve kalite seviyelerine ulaşabilmesi için öncelikle yapması gerekenler ve oluşturulması gereken tarım politikaları konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Fabrikanın işletme kısmının ziyareti, heyetin yoğun ilgisi ve karşılıklı soru-cevaplarla tamamlandı. Günün sonunda İl Müdürü Çil, heyeti makamında ağırladı ve gün içinde gerçekleştirilen teknik gezinin genel bir değerlendirmesini yaptı. Oldukça verimli geçen teknik gezi sonrasında, ilgi ve misafirperverlikleri için İl Müdürü Çil ve teknik ekibe teşekkürlerini ileten Nijer heyeti, Ankara'ya iyi dilek ve temennilerle uğurlandı.

Süt Üretimini de Tüketimini de Destekliyoruz Haber

Süt Üretimini de Tüketimini de Destekliyoruz

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ataç, “Süt üretimini de tüketimini de destekliyoruz” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 1 Haziran Dünya Süt Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, süt tüketimi ile birlikte üretimin önemine ve üreticinin desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Başkan Ataç mesajında, “Sağlıklı nesiller yetiştirebilmemiz için büyük önem taşıyan süt, üretim sektörü açısından da kritik bir yere sahiptir. Ancak geldiğimiz noktada ülkemizde süt üreticilerine desteklerin yetersiz olması üreticileri zor durumda bırakıyor. Yeteri kadar devlet desteği alamayan üretici, maliyetlerin altında eziliyor. Ürün fiyatlarının maliyeti karşılayamaması nedeniyle de üretici üretmekten vazgeçip ya ineğini satıyor ya da kesiyor. Tüketici ise alım gücünün düşmesi nedeniyle yüksek fiyatlı süt ve süt ürünleri alamıyor. Dünyadaki tüm gelişmiş ülkeler, sütün faydalarının kavranması, süt tüketiminin daha da artırılması için çalışmalar yapmaktadır. Tepebaşı Belediyesi olarak biz de süt üreticilerini elimizden geldiği ölçüde destekliyoruz. Kavacık, Uludere ve Atalantekke mahallelerinde desteklerimiz ile hayata geçirilen süt toplama merkezlerinde, süt işleniyor ve üreticimizin emeği, kazanca dönüşüyor. Tepebaşı Belediyesi olarak her zaman olduğu gibi yine üreticilerimizin yanında olmaya onları desteklemeye devam edeceğiz. Süt tüketiminin de üretim kadar desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda aşevinde görevli personellerimiz tarafından ihtiyaç sahiplerine süt teslimi yapıyoruz. Sütün daha iyi değerlendirilmesine yönelik de çalışmalar gerçekleştiriyoruz. “Her Ev Bir Mandıra” Projesi başlattık. Şehirde yaşayan vatandaşlarımızın süt alarak kendi yoğurtlarını, peynirlerini, tereyağlarını yapmalarını teşvik edeceğiz. Öte yandan üreticilerimizin sütlerini ürüne dönüştürerek, tek elden satmalarının yararlı olacağını düşünüyorum. Bu duygu ve düşünceler ile süt tüketiminin çok önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor, üreticilerimizin yeteri kadar desteklendiği sağlıklı günler diliyorum” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Destekledi Üretici Kazandı! Haber

Büyükşehir Destekledi Üretici Kazandı!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz yıl İnönü ilçesinde manda yetiştiricilerine süt sağım makinesi desteği verdi. 12’si kadın 41 manda yetiştiricisine verilen süt sağım makineleri sayesinde üreticiler verimli süt elde etti. Kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaların artarak devam edeceğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Kırsalda kalkınmanın yolu, yerel üreticimizin yanında olmaktan geçiyor. Bu anlayışla, yalnızca bugün değil, yarın da üreticimizin yanında olacağız. Hep birlikle daha güçlü, daha üretken, daha umut dolu bir Eskişehir için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje ile Eskişehir İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği üyelerine sağlanan süt sağım makineleri ve sağım sonrası daldırma solüsyonu sayesinde küçük aile işletmelerinde süt kalitesinde önemli bir artış yaşandı. Verimli ve hijyenik süt elde edilmesini sağlayan bu ekipmanlarla birlikte üreticiler, hem zamandan tasarruf etti hem de ürün verimliliğini artırdı. Özellikle kadın üreticilerin bu destekten yararlanması, kırsalda kadın emeğinin güçlendirilmesine katkı sağladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaların artarak devam edeceğini belirterek, yerel üreticilerin yanında olacaklarını söyledi. Kırsalda kadın gücünün önemine değinen Başkan Ünlüce, “Tarım ve hayvancılıkta verimlilik ve hijyenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımız aracılığıyla hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde, hem süt kalitesinde ciddi bir artış sağladık hem de üreticilerimizin iş gücünü azaltarak, zamandan ve emekten tasarruf etmelerine katkıda bulunduk. En çok da kadın üreticilerimizin bu destekten yararlanmış olması bizler için ayrı bir gurur kaynağı. Kadın emeğini kırsalda güçlendirmek, toplumsal kalkınmanın temel taşlarından biridir. Bu doğrultuda attığımız her adımda kadınların yanında olmaya, onların üretim sürecindeki rollerini daha görünür ve güçlü kılmaya devam edeceğiz. Kırsalda kalkınmanın yolu, yerel üreticimizin yanında olmaktan geçiyor. Bu anlayışla, yalnızca bugün değil, yarın da üreticimizin yanında olacağız. Sadece makine, ekipman değil; bilgiyle, eğitimle ve projelerle desteklemeye kararlıyız. Hep birlikle daha güçlü, daha üretken, daha umut dolu bir Eskişehir için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Büyükşehir Belediyesi ile iş birliğinin önemine dikkat çeken Eskişehir Damızlık Manda Yetiştiriciliği İş Birliği Başkanı Ali Rıza Sarıkaya, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile her zaman uyumlu bir şekilde çalıştık. Vermiş olduğu desteklerden dolayı Ayşe Başkan'a çok teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı. Süt sağım makineleri ile üreticilerin kaliteli süt elde ettiklerini söyleyen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hekimi Eşref Genç, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak yerel üreticimizin yanında olmak sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir mirası da korumak anlamına geliyor. Manda sütü zengin protein ve yağ içeriği, yüksek kalsiyum oranı ve geleneksel ürünlerdeki eşsiz lezzetiyle hem sağlık hem de bölge ekonomisi açısından büyük değer taşıyor. Saha ziyaretlerimizde görüyoruz ki dağıttığımız sağım makineleri sayesinde üretim kolaylaşmış, zamandan tasarruf sağlanmış ve birçok üreticimiz süt kalitesinde artış gözlemlemiş. Bu da bizleri son derece mutlu ediyor” dedi. Çiftçilerin her zaman desteklenmesi gerektiğini söyleyen manda yetiştiricisi Zöhre Kara, “Geçen sene makinelerimizi Büyükşehir Belediyesi sağladı. Yeni makine, daha iyi ve daha temiz çalışıyor; üstelik yeni teknoloji kullanıyoruz. Sağ olsunlar, destek eksik olmayınca işlerimiz de daha iyi gidiyor. Çiftçiye verilen her destek çok kıymetli. Böylece çiftçi, yanında birilerinin olduğunu hissediyor. Yaptığınız bu iyilikler için teşekkür Sayın Başkanımıza teşekkür ediyor, devamını da bekliyoruz.” diye konuştu. Ferihan Sözsoy, “Büyükşehir Belediyesi’nin vermiş olduğu makinelerden daha hijyenik, daha sağlıklı, daha iyi süt üretimini gerçekleştiriyoruz. Destekleri için Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diyerek süt kalitesinin arttığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.