SON DAKİKA
Hava Durumu

#Süt

Porsuk Haber Ajansı - Süt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüketicilerimiz Ramazan Alışverişlerini Yaparken Dikkatli Olmalı Haber

Tüketicilerimiz Ramazan Alışverişlerini Yaparken Dikkatli Olmalı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

Millet Borç Batağında, Siz Masal Anlatıyorsunuz! Haber

Millet Borç Batağında, Siz Masal Anlatıyorsunuz!

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye’de kişi başına düşen borç miktarındaki devasa artışa rağmen TÜİK’in “yaşam memnuniyeti arttı” verilerini eleştirdi. Dinçer, “Borç gırtlağa dayanmışken, vatandaşın önüne pembe tablolar koymak halkın aklıyla alay etmektir” dedi. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları ile derinleşen ekonomik krizi kıyaslayan bir açıklama yayımladı. Dinçer, sokağın gerçeği ile kurumun verileri arasındaki uçurumu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Borç Yükü 5 Asgari Ücreti Aştı Dinçer, Türkiye’de kişi başına düşen ortalama borcun son bir yılda yüzde 42,5 oranında arttığına dikkat çekerek, borç miktarının 95 bin liradan 135 bin 500 liraya yükseldiğini vurguladı. Bu rakamın yaklaşık 5 asgari ücrete denk geldiğini belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşı beş asgari ücret tutarında borç batağına mahkûm eden AKP iktidarı, halkın mutfağındaki yangını istatistik oyunlarıyla bastıramaz. Sizin ''istatistik'' dediğiniz o rakamlar, kirasını ödeyemeyen vatandaşın, çocuğuna süt alamayan anne babaların, borcunu borçla kapatmaya çalışan esnafın derdini gizleyemez.” TÜİK Masal Okuyor, OECD Gerçeği Söylüyor TÜİK’in 2024’te yüzde 49,6 olan mutlu olduğunu beyan edenlerin oranını 2025’te yüzde 53,3 olarak açıklamasını “hayal ürünü” olarak nitelendiren Dinçer, uluslararası verileri hatırlattı. Eurostat ve OECD verilerine göre Türkiye’nin yaşam memnuniyetinde 31 ülke arasında sonuncu olduğunun altını çizen Dinçer, açıklamasına şöyle devam etti: “Türkiye OECD ülkeleri arasında yaşam memnuniyetinde en mutsuz ülke konumundayken, TÜİK eliyle mutluluk masalları anlatmak halkı kandırmaktan başka bir şey değildir. Ekonomik krizi TÜİK’in pembe tablolarıyla gizleyemezsiniz.” İyimserlik Çöktü, Kötümserlik Patladı Dinçer, TÜİK’in 2003 yılından bugüne kadar olan ''gelecek beklentisi'' verilerini karşılaştırarak acı tabloyu gözler önüne serdi: “2003 yılında bu ülkede ‘bir yıl sonrası daha iyi olacak’ diyenlerin oranı yüzde 44,6 idi. Bugün bu oran yüzde 25,2’ye kadar geriledi. Buna karşın ‘daha kötü olacak’ diyenlerin oranı yüzde 9,2’den yüzde 25,3’e fırladı. Yani halkın geleceğe dair umudu yarı yarıya azalırken, karamsarlığı üç kat artmış. Şimdi soruyorum: Geleceğinden bu kadar kaygılı olan bir millet, nasıl oluyor da aynı TÜİK’in anketinde yüzde 53,3 oranında ''mutlu'' çıkabiliyor? Bu hangi kitabın matematiğidir?”

Sütün Kaymağını Üreten de Tüketen de Yiyemiyor! Haber

Sütün Kaymağını Üreten de Tüketen de Yiyemiyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiğ süt alım fiyatı ile raf fiyatları arasındaki değişkenliğe dikkat çekerek, “Beş yılda süt ve sütten mamul ürünlerde market rafları yüzde 600 ila yüzde 1200 arasında fiyat artışı yaşanırken, inek besleyip çiğ sütü satan maliyetleri karşılamada zorlanır duruma geldi. Ulusal Süt Konseyinin tavsiye fiyatına üreticiden aracı süt almayıp alım fiyatı baskılarken üretici, ürettiği sütü aracının belirlediği fiyata satmak zorunda kalıyor. 1 litre çiğ süt satıp 1,5 kg yem alamadığı için de zarar edip ineğini satıyor. Ulusal Süt Konseyi yeni çiğ süt fiyatı süt inekçiliği yapanı mutlu etmezse inek satışları artar. İktidar süt inekçiliği yapanın yanında olmalıdır.” dedi. RAF FİYATLARI UÇTU Market rafında 1 litre süt, 2020 Aralık’ta 7,5 TL iken 2025 Aralık ayında 50 TL’ye çıktığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020-2025 arasında sütten mamul ürün fiyat artışına dikkat çekti. 2020 yılından 2025 yılına tereyağı 1 kg 40 TL’den 380 TL’ye çıkmış, %850 artış oluşmuştur. Bu fiyatın üzerinde fiyatlar da vardır. 2020 yılından 2025 yılına beş yılda peynir kilosu 50 TL’den 650 TL’ye çıkmış ve %1200 artış meydana gelmiştir. Üretim şekline göre bu fiyatı da geçen rafta ürün vardır. Ayranda ise 2020 yılı ile 2025 yılları arasında 1 litre 6 TL’den 50 TL’ye çıkmış ve ayranda da fiyat %733 artış gerçekleşmiştir. Bölge, semt market fiyatlarında değişkenlik de mevcuttur. Üretim şekline göre daha yüksek fiyatlara ürün varken kaşar fiyatlarına emekli, dar gelirli bakıp geçmekte, alamamaktadır.” dedi. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, süt inekçiliği yapan düşük süt alım fiyatı ile bu iş sürdürülemez derken, tüketici süt ve sütten mamul ürün fiyat artışından dert yanıyor. Sanayici ise ürün toplama ve dağıtım giderleri artışının fiyatlara yansıdığını belirtiyor ve işçilik, nakliye, faiz, ambalaj giderlerinin işlenmiş süt fiyatında artışa neden olduğunu belirtiyor. Üretende, toplayanda, işleyende, satanda, alanda şikâyetçi ise orada sorumluluğu olan iktidarın çözümcü bir yaklaşımla sorunlara bakmamasının da bir etkisi var.” dedi. SÜT İNEĞİ BESLEYEN KAZANAMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2020’de üretici 2,30 TL’ye süt sattığında markette sütün fiyatı 7,5 TL idi. Aradaki fark 3 kat bile değildi. Fark en az beş kata çıktı. Hâlen Ulusal Süt Konseyi tavsiye fiyatı 19,60 TL’dir. Bu ay yeni fiyat belirlenecek ancak küçük aile tipi işletmelerden çiğ sütü toplayıcıların daha düşük fiyattan alım yapması besiciyi zora sokuyor. Süt inekçiliği yapan kazanamıyor. Çiğ süt işlenip market rafında en az litresi 50 liradan satılıyor. Jersey ineği sütü daha yüksek fiyatla tüketiciye sunuluyor. Burada bir dengesizlik var. İktidar bu sürecin doğru oluşmasını sağlayacak önlemler almalıdır.” şeklinde konuştu. “SÜT İNEKÇİLİĞİ GİDEREK ZORLAŞIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında birçok üreticinin son yıllarda süt ineklerini satmak zorunda kaldığını belirterek, “İnek satılması yanında şap hastalığı da süt verimi düşmesine neden oldu, rafta süt ve sütten mamul ürün fiyat artışı emekli ve dar gelirli başta tüm tüketiciyi olumsuz etkiliyor.” dedi. Gürer çözüm için, “Çiğ süt referans fiyatı 3 aylık maliyet odaklı güncellenmeli ve alım fiyatı değil taban fiyat olarak USK’nin açıkladığı fiyat uygulanmalıdır. Üreticiye yem–mazot destekleri artırılmalı ve yem sübvanse edilmelidir. Ahır giderleri düşürülmelidir. İthal yem yerine yerli üretim artırılmalı ve yem sübvanse edilmelidir. Desteklerin artırılması, hastalıklarla ciddi mücadele edilmesi şarttır. Bu yıl şap, 81 ilde hayvan pazarlarını kapattırdı. Bu süreçte süt verimi düştü. İnek sütçülüğü yapanın zararı dahi görmezden gelindi. Bu süreç et ve süt mamullerinde fiyat artışına yol açtı. Et ve süt mamulleri sofradan eksildi. Mutlaka süt inekçiliği için de planlı, mera hayvancılığını da geliştirecek, kooperatifleri güçlendirecek çalışmalara ihtiyaç vardır.” dedi. SÜT VERİLERİ DEĞİŞİYOR Ülkemizde süt ineği varlığı 6,5 milyon civarında. Farklı Avrupa ülkelerinde ülkemizden daha az hayvan varlığı olan yerlerde çiğ süt üretimi daha çok sağlanıyor diyen Gürer, çiğ süt verimliliğinin düşük olduğunu, mevcut hayvan varlığından daha çok süt elde etmemiz gerektiğini söyledi. Doğrudan süt inekçiliği yapana yem desteği sağlanmadı ve bakım tekniğinin geliştirilmesi de süt verimini artırıp fiyatı düşürecek etki yaratır. TÜİK’in açıkladığı verilere göre ticari süt işletmelerince 895 bin 834 ton inek sütü toplandı. TÜİK Ekim 2025 yılı verilerine göre ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2 azalırken, içme sütü üretimi %6,4 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,8 azaldı. Ulusal Süt Konseyi 15 Aralık’ta yeni çiğ süt alım fiyatı açıklaması bekleniyor. Fiyat süt inekçiliği yapanı tatmin etmezse süt inekçiliği yapanın hayvanını satmasına yol açacaktır.” dedi.

Toplanan İnek Sütü Miktarı Azalıyor Haber

Toplanan İnek Sütü Miktarı Azalıyor

Türkiye İstatistik Kurumu Ekim ayı Süt ve Süt Ürünleri Üretim verilerini açıkladı. TÜİK'ten yapılan açıklamada, ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarının düşüş gösterdiği belirtildi. Yapılan açıklamada; ''Ticari süt işletmelerince 895 bin 834 ton inek sütü toplandı Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2 azaldı, Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre önemli bir değişiklik göstermedi. Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %0,8 arttı, ayran ve kefir üretimi %8,4 arttı, yoğurt üretimi %5,8 arttı, içme sütü üretimi %6,4 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,8 azaldı. Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi %1,5 arttı, ayran ve kefir üretimi %8,8 arttı, yoğurt üretimi %5,0 arttı, içme sütü üretimi %5,9 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %7,9 arttı. Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Ekim 2025 (Ton) Ekim Ocak-Ekim 2024 2025 Değişim (%) 2024 2025 Değişim (%) Toplanan inek sütü 925 266 895 834 -3,2 9 440 234 9 437 922 0,0 İçme sütü 145 007 135 746 -6,4 1 289 062 1 364 954 5,9 Yoğurt 113 976 120 623 5,8 1 121 397 1 177 233 5,0 Ayran ve kefir 87 377 94 742 8,4 803 647 874 481 8,8 İnek peyniri 71 053 71 594 0,8 685 109 695 679 1,5 Tereyağı ve sadeyağ 8 330 8 260 -0,8 84 799 91 473 7,9 Bir önceki ay 138 bin 726 ton olan içme sütü üretimi Ekim ayında %2,1 oranında azalarak 135 bin 746 ton olarak gerçekleşti. Bir önceki ay 892 bin 886 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ekim ayında %0,3 oranında artarak 895 bin 834 ton oldu.''

Bir Litre Süt Satıp Bir Buçuk Kilo Yem Alamayan Ülke! Haber

Bir Litre Süt Satıp Bir Buçuk Kilo Yem Alamayan Ülke!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe yaşanan derin krizin her geçen gün ağırlaştığını, özellikle küçük aile tipi işletmelerin hızla üretimden çekildiğini belirterek mevcut destekleme modelinin üreticiyi ayakta tutmak bir yana daha da zorladığını söyledi. Gürer, yaptığı açıklamada yem fiyatlarındaki artıştan, çiğ süt desteklemelerindeki düşüşe, TARSİM poliçesi zorunluluğundan şap hastalığı nedeniyle yaşanan kayıplara kadar sektörün tüm sorunlarını tek tek anlattı. Gürer, “Besiciler yem maliyetlerinin yükselmesinden şikâyetçi. Küçük aile tipi işletmeler ise bir litre süt satıp bir buçuk kilo yem alamadıkları için hayvanlarını satmak zorunda kalıyor. Bu durum üretimin sürdürülebilirliğini ortadan kaldırıyor,” dedi. YENİ DESTEKLEME MODELİ ÜRETİCİYİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, süt desteklemelerinin üreticinin yükünü hafifletmek bir yana artırdığını belirterek, 2024’ten bu yana uygulanan sistemde çiğ sütten destek alabilmek için üreticilerin bir işletme tesisiyle sözleşme imzalamasının ve TARSİM poliçesi yaptırmasının zorunlu hâle getirildiğini hatırlattı. Gürer, “Zaten zor durumda olan üreticiler, destek alabilmek uğruna sigorta poliçesi yaptırmaya mecbur bırakılıyor. Geçmiş yıllarda litre başına 1 TL’ye kadar çıkan süt desteklemesi, 2025 yılında uygulamaya giren yeni modelle 20 kuruşa kadar düşüyor,” diye konuştu. Üstelik poliçe süresi dolan üreticilerin destekten tamamen mahrum bırakıldığını vurgulayan Gürer, “Bu durum üreticiyi birliklere, kooperatiflere ve devlete karşı kırgın hâle getiriyor. Aidatını sorguluyor, hatta istifa ediyor,” ifadelerini kullandı. ŞAP SALGINI TÜM ÜLKEYİ ETKİLEDİ AMA TARSİM KARŞILAMADI Hayvancılıkta bu yıl ülke genelinde ciddi bir şap hastalığı salgını yaşandığını hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Hakkâri’den İzmir’e kadar yayılan hastalığın verim kaybına ve hayvan ölümlerine yol açtığını ancak TARSİM poliçelerinin bu durumu teminat altına almadığını vurguladı. “Doğal afetler, grev, terör, kargaşa gibi geniş kapsamlı konular poliçe kapsamında ama üreticiyi doğrudan etkileyen şap hastalığı kapsam dışı. Bu nasıl bir mantıktır?” diye sordu. Gürer, üreticinin süt desteklemesi için ödediği poliçe masraflarının dahi karşılanamadığını belirterek, “Attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmiyor. Üretici bu yüzden destekten kaçıyor,” dedi. “DELİ DUMRUL DÜZENİ OLMAZ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, poliçe zorunluluğunun kaldırılmasını isteyerek, “Üreticinin üzerinde adeta Deli Dumrul’un köprüsünden geçenden beş, geçmeyenden on akçe alan sistemin bir benzeri kurulmuş. Bu zorunluluk olmaz. Sigorta yaptırmak isteyen üreticiye ek destek verilerek teşvik edilir; destek almak için mecbur bırakılmaz,” şeklinde konuştu. HAYVANCILIKTA MALİYETLER KATLANIYOR, ÜRETİCİ TÜKENİYOR Yem fiyatlarındaki artış, ahır giderlerinin yükselmesi, veteriner ve aşı masraflarının ağırlaşması, beklenmeyen hastalıklar nedeniyle yaşanan kayıpların üreticiyi hayvancılıktan soğuttuğunu belirten CHP’li Gürer, “Hayvancılık zor bir iştir, 24 saat emek ister. Çiftçi destek beklerken köstek olan bir siyasi iktidar ile karşı karşıyadır. Bu durum üreticinin hayvancılığı sürdürme arzusunu kırmaktadır,” dedi. “DESTEK DOĞRUDAN ÜRETİCİYE VERİLMELİ, ERİŞİM KOLAYLAŞMALI” Ömer Fethi Gürer, hayvancılık yapanlar ve süt üreticilerinin desteklere doğrudan erişebilmesi gerektiğini, bürokratik engellerin kaldırılmasının şart olduğunu söyledi. TARSİM’in üreticinin yaşadığı her türlü zararda yanında olacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Gürer, aksi hâlde çiğ süt krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu. “Bugün süt tozu ithal eden bir ülkeyiz. Küçük aile tipi işletmeler çökerse bu tablo daha da ağırlaşır,” diyen Gürer, özellikle çiğ sütü sağar sağmaz aracıya vermek zorunda kalan küçük işletmelerin desteklenmesinin zorunlu olduğunu belirtti. “KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ SÜT ÜRETİMİNİN TEMİNATIDIR” CHP’li Gürer açıklamasını, “Küçük aile tipi işletmeler hem üretimin devamı hem de kırsalın yaşaması için şarttır. Bu işletmeler aracılık sistemiyle baskılanmakta, ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kalmaktadır. Raf fiyatları ise katlanarak artıyor. Üretimin sürdürülebilmesi doğru, adil ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir,” sözleriyle tamamladı.

Yörükkırka'da Süt Hijyeni Eğitimi Düzenlendi Haber

Yörükkırka'da Süt Hijyeni Eğitimi Düzenlendi

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şubesi tarafından 10–15 Kasım 2025 tarihleri arasında Odunpazarı ilçesine bağlı Yörükkırka Mahallesi’nde Süt Sağım/Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Eğitimi düzenlendi. Yörukkırka Mahallesi'nde düzenlenen eğitime 18’i kadın, 8’i erkek olmak üzere toplam 26 yetiştirici katıldı. Eğitim kapsamında yetiştiricilere: Süt sığırcılığında Meme sağlığı kontrolü ve ön muayene, Sağım öncesi ve sonrası hijyen uygulamaları, Sağım makinesinin doğru kullanımı ve bakımı, Mastitis gibi hastalıkların erken fark edilmesi, Hijyenik ve sürdürülebilir bir sağım rutini geliştirmek için dikkat edilecek hususlar detaylı şekilde anlatıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, doğru sağım tekniklerinin hem hayvan refahını artırdığına hem de işletmelerdeki ekonomik kayıpları önemli ölçüde azalttığına dikkat çekti. Eğitim sonunda İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil’in katılımıyla düzenlenen törende katılımcılara katılım sertifikası, birer adet buzağı biberonu, sağım öncesi ve sonrası daldırma kapları, meme dezenfektanı ve 25 adetlik mastit test kartından oluşan sağım hijyen seti takdim edildi. İl Müdürü Yüksel Çil, törende yaptığı konuşmada, eğitimde edinilen bilgilerin günlük rutine uygulanması halinde, işletmelerde hem hayvan sağlığı hem de süt veriminde belirgin bir iyileşme görüleceğini, süt kalitesindeki artışın ise üreticilerin ekonomik kazancına ve müşteri memnuniyetine olumlu yansıyacağını vurguladı.

Natamisin Kullanılan 6 Üründe Ciddi Risk! Haber

Natamisin Kullanılan 6 Üründe Ciddi Risk!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Türkiye’de son 6 ayda yapılan denetimler sonucu gıda güvenliğinde oluşan verilerle yeni önlemlerin gerektiğini söyledi. Gürer, “2012 yılından başlayarak taklit ve tağşiş ürünleri üretenler önce yıllık açıklandı.2025’de ise denetim yapıldıkça açıklama ile toplumun hileli gıda için uyarıcı çalışmalara geçildi. Sofralara giren süt, peynir, yoğurt, et ve et ürünleri yanısıra bitkisel yağdan bala kadar çok taklit tağşiş ürün teşhiri yapıldı. “NATAMİSİN”: 6 ÜRÜNDE CİDDİ RİSK “Son 6 ayda yapılan denetimlerde süt ve süt ürünlerinde 6 farklı üründe natamisin kullanıldığı belirlendiğinin saptandığına dikkat çeken Gürer, “Bu madde, gıda ürünlerinde kullanımına sınırlı şekilde izin verilmesine rağmen yanlış ve yoğun kullanımda riskleri oluşturuyor. İşini doğru ve kontrollü sürdüren binlerce süt üretici içinde sınırlı da olsa bu tür yanlış uygulamalar da rastlanıyor ve denetimlerde tespit ediliyor” dedi. 20 ÜRÜNDE TEK TIRNAKLI VE DOMUZ ETİ Et ve et ürünleri kategorisinde yapılan son incelemelerde 20 üründe tek tırnaklı eti ve domuz eti tespit edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emekli, dar ve sabit geliri et ve süt ile mamul ürünleri zor koşullarda alırken birde fiyatı uygun diye hileli ürün alıp sağlığından da oluyor “ diyerek yaşanan durumu eleştirdi. TAKLİT VE TAĞŞİŞ SIKI DENETİM ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlığın denetiminde Süt ve süt ürünlerinde 56 üründe bitkisel yağ kullanımı ortaya çıkarıldı. Peynir, tereyağı ve kaymak gibi ürünlerde hayvansal yağ yerine ucuz bitkisel yağlar kullanıldığı saptanmış” dedi. Gürer, et ve et ürünlerinde ise “121 üründe taklit ve tağşiş tespit edildi. Bu ürünlerde çoğunlukla kanatlı eti karıştırıp, böylece tüketiciyi yanıltılıyor” diye konuştu. ÜRÜN HİLELİ Süt ve süt ürünlerinde 128 üründe ürün özelliklerinin değiştirildiği de belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, bu ürünlerde özellikle yağ oranlarının ciddi şekilde düşürüldüğünü, böylece ürünün hem kalitesinin hem de besin değerinin bozulduğunu ifade etti. “DENETİM VAR AMA YETERSİZ: VATANDAŞIN SOFRASI DENEY LABORATUVARINA DÖNÜŞTÜ” Gürer, verilerin gıda güvenliğinde derin bir sorun yaşandığını kanıtladığını belirtti. Gürer, “Gıda denetimlerin 750 bini bulan işletmelerde 7500 bakanlık görevlisi ile yapılıyor. Kayıt dışını sa buna eklediğimizde personel denetim yetersizliği ve yaptırım eksikliği yüzünden vatandaşın sofrası adeta bir deney laboratuvarına dönmüş durumda. İşini doğru yapan çoğunluğun yanında taklit tağşişe yönelen sınırlı azınlık gıda sektöründen uzaklaştırılmalıdır.” Diye konuştu. HALK NE YİYOR? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denetimlerin artırılması, cezaların caydırıcı hale getirilmesi ve tüketicinin korunması önemli, bunun yanında taklit ve tağşişe yönelen gıdadan da ayıklanmalı. İnsan sağlığı hiçe Sayan en ağır cezaları almalı. Gıda Mühendisi daha çok istihdam edilmeli” çağrısı yaptı.

Tencerede Et Yok, Bu Gidişle Bardakta da Süt Olmayacak! Haber

Tencerede Et Yok, Bu Gidişle Bardakta da Süt Olmayacak!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, üretim maliyetlerinin bile altında kalan çiğ süt fiyatlarına dikkat çekti. Başevirgen, “Bir litre sütü üretmenin maliyeti 22 lirayı geçti. Devletin belirlediği fiyat ise 19,60 TL. Besici her litre sütte zarar ediyor. Bu gidişle ülke kendi sütünü bile üretemez hale gelecek. Tarım politikalarındaki plansızlık, küçük üreticiyi adeta sektörden siliyor, hayvanlar kesime gidiyor. Tenceresine et koymaya gücü yetmeyen vatandaş, çiğ süt üretimindeki düşüşle birlikte bardağa da süt koyamayacak” dedi. CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen, çiğ süt fiyatlarının düşük kalmasından dolayı besicilerin hayvanlarını kesime gönderdiklerine dikkat çekti. Çiğ süt fiyatlarının, üreticilerin maliyetlerini bile karşılamadığını belirten Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “SÜT FİYATI ÜRETİM MALİYETLERİNİ BİLE KARŞILAMIYOR” Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörlerinin alarm verdiğine dikkat çeken Başevirgen, “Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) 1 Ekim itibarıyla çiğ süt litre fiyatını 19,60 TL olarak belirlemesi, üreticilerin sorunlarını her geçen gün daha da derinleştiriyor. Artan yem, elektrik, mazot ve veterinerlik giderleriyle baş edemeyen çiftçiler, bu fiyatla üretim maliyetlerini bile karşılayamıyor” dedi. “BESİCİ HER LİTRE SÜTTE ZARAR EDİYOR” Bir litre sütü üretmenin maliyetinin 22 lirayı geçtiğini belirten Başevirgen, “Devletin belirlediği fiyat ise 19,60 TL. Besici her litre sütte zarar ediyor. Hayvanı besleyemeyen çiftçi ya ineğini kesime gönderiyor ya da üretimi bırakıyor. Bu gidişle ülke kendi sütünü bile üretemez hale gelecek. Tarım politikalarındaki plansızlık, küçük üreticiyi adeta sektörden siliyor. Büyük süt sanayicileri ve zincir marketler ise düşük üretici fiyatlarından faydalanarak kârını artırıyor. Ancak zincir bu şekilde kırıldığında hem üretici hem tüketici kaybediyor” diye konuştu. “TENCEREDE ET YOK, BU GİDİŞLE BARDAKTA DA SÜT OLMAYACAK” Çiğ süt fiyatlarının bir litre su almaya bile yetmediğine dikkat çeken Başevirgen, “Tenceresine et koymaya gücü yetmeyen vatandaş, çiğ süt üretimindeki düşüşle birlikte bardağa da süt koyamayacak. Su içmek çiğ sütten pahalı hale geldi. Üretici bir litre süt satıp bir bardak çay içemiyor, bir şişe su alamıyor. Bir litre çiğ sütün fiyatı 19,60 lirayken, bir litrelik şişe su 20–25 TL, bir kutu meşrubat 25–30 TL, bir litre mazotun fiyatı 56 lirayı geçmiş durumda. Üreticinin 19,60 liradan sattığı sütün fiyatı, ambalajlanıp market raflarına geldiğinde ise ortalama 50 lirayı buluyor. Yine kazanan, en büyük emeği sarf eden emekçiler, üreticiler değil” ifadelerini kullandı. “KÖYDE ÜRETİM BİTİYOR, GENÇLER HAYVANCILIKTAN KAÇIYOR, HAYVANLAR İSE KESİME GÖNDERİLİYOR” 23 yıllık AKP iktidarının çiftçiliği bitirdiği gibi besiciliği de bitirdiğini sözlerine ekleyen Başevirgen, “Köyde üretim bitiyor, gençler hayvancılıktan kaçıyor. Hayvanlar ise kesime gönderiliyor. Bugün süt üreticisini korumazsanız, yarın süt tozu ve tereyağını ithal etmek zorunda kalırsınız. Üreticiye yeterli destek verilmezse, birkaç yıl içinde çiğ süt üretiminde ciddi düşüş yaşanacak. Bu sadece ekonomik değil, gıda güvenliği açısından da bir krizdir” dedi.

Nijer Heyeti Eskişehir’de Teknik İncelemelerde Bulundu Haber

Nijer Heyeti Eskişehir’de Teknik İncelemelerde Bulundu

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İSEDAK (İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi) işbirliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında Eskişehir'e gelen Nijer heyetini misafir ederek süt ve süt ürünleri üreten büyük ölçekli firmalara teknik gezi düzenledi. Nijer Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında görevli teknik personel ve tercümanlardan oluşan heyeti Beylikova ilçesinde karşılayan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil ve beraberindeki teknik ekip, fabrika sorumlu müdürü Servet Oktay Akdoğan'ın ev sahipliğinde Tarım Kredi Kooperatifine ait süt fabrikasını ziyaret etti. Fabrikada gerçekleştirilen toplantıda İl Müdürü Çil, Türkiye'de ve Eskişehir'de hayvancılık ile süt üretimi hakkında açıklamalarda bulundu. Fabrika Müdürü Akdoğan ise fabrikadaki üretim çeşitliliği ve kapasite konularındaki teknik detaylar hakkında bilgilendirme yaparak gezi ekibine tesisi gezdirdi. Gezinin öğleden sonraki bölümünde ise Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde, 1996 yılından beri faaliyet gösteren ve yurt çapında yüksek üretim kapasitesine sahip bir süt firmasının tesisleri ziyaret edildi. Burada fabrika direktörü Erdi Eren, imalat müdürü Eldem Gölpek ve kalite müdürü Aybala Sezgin heyeti karşılayarak firmayla ilgili genel bilgilendirme yaptı. Nijer'in ülkedeki süt üretim miktarları ve kalite seviyelerine ulaşabilmesi için öncelikle yapması gerekenler ve oluşturulması gereken tarım politikaları konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Fabrikanın işletme kısmının ziyareti, heyetin yoğun ilgisi ve karşılıklı soru-cevaplarla tamamlandı. Günün sonunda İl Müdürü Çil, heyeti makamında ağırladı ve gün içinde gerçekleştirilen teknik gezinin genel bir değerlendirmesini yaptı. Oldukça verimli geçen teknik gezi sonrasında, ilgi ve misafirperverlikleri için İl Müdürü Çil ve teknik ekibe teşekkürlerini ileten Nijer heyeti, Ankara'ya iyi dilek ve temennilerle uğurlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.