SON DAKİKA
Hava Durumu

#Soruşturma

Porsuk Haber Ajansı - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor Haber

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor

Çifteler Belediyesi tarafından, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Çifteler ziyaretinde Sakaryabaşı ile ilgili olarak belediyeye yönelik açıklamalarına yanıt verildi. Çifteler Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Kıymetli hemşehrilerimiz; Son günlerde, bazı basın organlarında, bazı sosyal medya paylaşımlarında, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı'nın açıklamalarından bir cümlenin cımbız ile seçilmiş gibi servis edildiğini görüyoruz. Bakan Yumaklı'nın, Sakaryabaşı ziyaretinde sarf ettiği "Çifteler Belediyesi ile ilgili hukuki süreç başlatılmıştır." ifadesi kasıtlı olarak ön plana çıkarılmaktadır. Bu ziyaret programına Belediye Başkanımız Zehra Konakcı'nın, Çifteler'i temsil eden, seçilmiş bir başkan olarak davet edilmemesi de yaklaşımın ne denli ayrıştırıcı ve siyasi olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. Belediyemiz hakkında yürütüldüğü söylenen bir soruşturma üzerinden, kamuoyunu yanıltıcı değerlendirmelerin yapıldığını üzülerek takip etmekteyiz. Belediyemize soruşturma açılmasının nedeninin tamamen siyasi olduğunu belirtmek ve soruşturma detaylarına geçmeden önce şunun bilinmesini isteriz ki; Çifteler Belediyesi’nin gerçekleştirdiği tüm çalışmaların temel amacı, Sakaryabaşı ve o bölgenin korunması, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı şekilde vatandaşların kullanımına sunulmasıdır. Belediyemize karşı yürütülen soruşturmada, doğal sit alanı ilan edilen Sakaryabaşı bölgesinde, rekreasyon havuzları etrafına konumlanan 4 adet çeşmenin, bu havuzlardaki suya pis su karıştırdığı ve bu nedenle doğal sit alanına zarar verildiği iddia edilmiştir. Oysa Sakaryabaşı rekreasyon havuzları etrafındaki çeşmeler, 2012 yılında, dönemin AK Parti belediyesi tarafından yapılmıştır. Bizim dönemimizde bir çeşme dahi yapılmamıştır. Geçmişte yapılan çeşmelerin de arızalı olduğu ve kullanılmadığı bilinmektedir. Soruşturma kapsamında bir diğer hususta ise belediyemizin alandaki peyzaj çalışmaları için, Sakaryabaşı kaynağından, sulama motoru ile şu alması ve peyzaj sulaması yapması vardır. Bu işlem de tamamen çevrenin güzelleştirilmesi için yapılmış olup, sarf edilen su ilçemizde kullanılan şebeke suyu ile sulanan park ve bahçelerden farksızdır. Bu işlem de tıpkı temizlik çalışmaları gibi geçmiş dönemlerden bu yana devam etmektedir. Ortada infiale yol açacak bir durum yoktur. Soruşturma kapsamında yer almayan ancak sürekli, suyun kaybına yol açtığı iddiasıyla öne sürülen bir diğer konu ise, Sakaryabaşı rekreasyon alanı havuzlarının suyun sorumlusu olan DSİ'den izin alınmadan temizlik çalışmalarına tabi tutulmasıdır. Bu işlem geçmiş tüm dönemler dahil her yıl düzenli olarak yapılmaktadır. Geçmiş dönemlerde de DSİ'den alınmış herhangi bir resmi izin yoktur. Belediyemiz buna istinaden üzerine düşeni yaparak havuzlarda rutin çalışmalarını 2024 yılı yaz aylarında tamamlamış, bu çalışmalar esnasında havuzlarda taban kaçakları olduğu ve suyun kaynağında bir azalma olduğu fark edilmiştir. "Çifteler Belediyesi 2024 yazında, havuz kapaklarını açtı ve bu yüzden su kaçtı, geri gelmedi." gibi iddialar asla ve asla gerçeği yansıtmamaktadır. Belediyemizi havuzların temizliğini yapması, bölgede temizlik ve peyzaj çalışmalarına önem vererek vatandaşlarımıza daha güzel bir Sakaryabaşı sunma çabası nedeniyle yaptırım uygulanma arzusu, belediyemizden ziyade Çifteler halkını cezalandırnaktır. Nitekim su azalması ve havuzlarda kuraklığın baş göstermesi sürecinin başından bu yana belediye olarak, söz konusu havuzların tadilatının yapılmasını ve DSİ’nin sorumluluk alanına giren bu bölgede gerekli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirilmesini talep ettiğimizi de özellikle ifade etmek isteriz. Ayrıca tekrar ifade etmek isteriz ki; Belediyemiz tarafından yapılan çalışma, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yeni bir müdahale değil; her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen dip temizliği ile rekreasyon alanlarının bakım ve temizlik çalışmalarından ibarettir. Bu çalışmalar; bölgenin temizliği, güvenliği ve doğal yapısının korunması amacıyla rutin olarak yapılmaktadır. Yoğun farkındalık çabalarımız ve yoğun siyasi temaslarımız sonucunda, bölgede inceleme yapmaya ikna olan Devlet Su İşleri (DSİ) ekiplerinin havuzlarda tespit ettiği su kaçaklarına müdahale etmesi, yaşanan sorunun belediyemizin yaptığı çalışmalarla değil, havuzlardaki kaçaklardan kaynaklandığını açıkça ortaya koymaktadır. Basına ve sosyal medyaya servis edilen görüntülerde de DSİ 3. Bölge Müdürü Kaan Şan'ın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya havuzlardaki kaçak onarımı ve yapılan tadilatları anlattığı açıkça görülmektedir. Bu da havuzlardaki kuraklığın belediyemiz ile ilgisi olmadığını, sorunun tamamen havuzlardaki kaçaklardan ve kaynaklardaki suyun geçmiş zamanlara göre azalmsından kaynaklandığını net şekilde ortaya koymaktadır. Henüz herhangi bir yargı süreci sonuçlanmadan, konunun siyasi polemik haline getirilmesi ve belediyemizin açık hedef gösterilmesi hiçbir şekilde doğru ve nezaket çerçevesinde bir yaklaşım değildir. Doğal alanların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle yapılacak her türlü inceleme ve teknik değerlendirmeye Çifteler Belediyesi olarak açık olduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız. Kamu yararına hizmet üreten bir belediyenin, kesinleşmemiş iddialar üzerinden yıpratılmaya çalışılmasını ve soruşturmanın bu iddialar ile etki altında bırakılmasını doğru bulmadığımızı özellikle ifade etmek isteriz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve vatandaşlarımız Çifteler Belediyesi'nin, Çifteler'in en önemli güzelliği olan Sakaryabaşı'nın kurtulması için nasıl bir mücadele verdiğini bir kez daha anlayacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Utanç Verici Çirkin Saldırıyı Kınıyoruz! Haber

Utanç Verici Çirkin Saldırıyı Kınıyoruz!

Eğitim Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi'nde bir öğretmenin müdür yardımcısına saldırısı ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. Eğitim Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı ve Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı üyemiz Serkan Keskinbaş'a yönelik utanç verici çirkin saldırıyı kınıyoruz. Serkan Keskinbaş odasında çalışırken aynı okulda görev yapan T.G. isimli öğretmen odaya girip görmeden sinsice arkasından yaklaşıp korkutmak için lakayt ve nahoş bir el şakası yapmıştır. Bunun üzerine ansızın korkup irkilen müdür yardımcısı arkadaşımız bunu neden yapıyorsun diyerek bu kişiye tepki göstermiştir. Tepkinin ardından öğretmen elinde bulunan sıcak çay dolu bardağı Serkan Keskinbaş'ın yüzüne ve alnına gelecek şekilde karşıdan dökmüştür. Sonrasında olay odanın dışına taşmış sesleri duyarak olay yerine gelen diğer okul çalışanı ve öğretmenler araya girerek ayırmışlar. Bu kişinin geçmişte de buna benzer nahoş sözlü ve fiili el şakalarını başkalarına da yaptığı bilgisini aldık. Ayrıca geçmişte Serkan bey bu öğretmeni sözlü ve fiziki şakalarından rahatsız olduğu için uyarmış, bu şikayetini okul müdürüne de dile getirmiş ve okul müdürü tarafından bu kişi bu davranışları sebebiyle sözlü olarak uyarılmıştır. Öğretmenlik mesleği herşeyden önce bir ciddiyet ister. Okuttuğu öğrencilerine rol model olmayı gerektirir. Çalışma ortamı birlikte çalıştığınız kişilere karşı sizin nazik ve saygılı olmanızı gerektirir. Devlet memuru olan kişi temsil ettiği makamın ve görevin vakarını ve saygınlığını korumakla sorumludur. Maalesef karşısındaki kişiye sözlü ve fiili şakayı yapmayı kendince normal gören, tepki görünce de elindeki sıcak çayı karşısındakinin yüzüne döküp kişiyi haşlamaya çalışan biri bunların hiçbirinin farkında değil demek ki! Bu kendini bilmezin arkadaşımızın yüzüne kezzap dökmediğine nerdeyse şükrediyoruz! Olayın asıl bizi üzen tarafı bu sorumluluk ve nezaket kurallarının farkında olmayan bu kişinin bir öğretmen olmasıdır. Üstelik bu kişi okulun rehber öğretmeni! Bu yaşanan vahim olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Odasında işinin başında görevi esnasında bu şekilde utanç verici bir fiziki müdahale ve sonrasında saldırıya uğrayan üyemiz Serkan Keskinbaş'a geçmiş olsun dileklerimizi sunarız. Eğitim-Bir-Sen olarak üyemizin sonuna kadar yanındayız, hukuki olarak konunun takipçisiyiz.”

Eskişehir'i bir Bardak Suya Muhtaç Ettiniz Haber

Eskişehir'i bir Bardak Suya Muhtaç Ettiniz

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, kentte yaşanan su kesintileri ve altyapı yetersizliklerine sert tepki gösterdi. Belediyeyi "mış gibi belediyecilik" yapmakla suçlayan Albayrak, sorumluları istifaya davet etti. ​Eskişehir’de son dönemde art arda yaşanan su kesintileri ve sağanak yağış sonrası oluşan sel manzaraları siyasetin gündemine oturdu. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, düzenlediği basın toplantısında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ESKİ Genel Müdürlüğü’nü yaylım ateşine tuttu. ​"Dışarıda Yağmur Var, Evde Su Yok!" ​Şehirdeki çelişkili tabloya dikkat çeken Albayrak, plansızlık ve öngörüsüzlüğün kenti kaosa sürüklediğini belirtti. Albayrak, "En ufak bir yağmurda sokaklarımız göle dönüyor, evlerimizde musluklardan su akmıyor. Dün akşam bunun en çarpıcı örneğini yaşadık. Şehir sel görüntüleriyle boğuşurken, aynı saatlerde Eskişehirli evinde elini yıkayacak suyu bulamadı. Bu çelişkinin adı 'mış gibi belediyeciliktir'" dedi. ​"ESKİ’nin Bütçesi Nereye Harcanıyor?" ​Albayrak, su krizinin perde arkasında yönetimsel zafiyetler olduğunu iddia ederek şu soruları yöneltti: ​"30 Ocak’ta DSİ’den baraj kapaklarının kısılmasını isterken, halkın susuz kalacağını nasıl öngöremezsiniz?"​"ESKİ’nin bütçesi neden su güvenliği yerine belediyenin başka harcama kalemlerine aktarılmaktadır? "​Ayşe Ünlüce’ye "Musluk" Göndermesi ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin geçmişteki açıklamalarını hatırlatan Albayrak, "Sayın Ünlüce, 'Devlet yapamıyorsa bize devredin, biz yaparız' diyordu. Buyurun işte sonuç! Daha elinizdeki musluğu yönetemiyorsunuz, devleti yönetmeye talip oluyorsunuz. Eskişehirliyi bir bardak suya muhtaç ettiniz," ifadelerini kullandı. ​"Sorumlular İstifa Etmeli" ​Yaşananları "fiyasko" olarak nitelendiren AK Parti İl Başkanı, çözüm için istifa ve soruşturma çağrısında bulundu: ​"Bu rezaletin bahanesi olamaz. Koskoca şehri susuzluğa mahkum eden tüm sorumlular için artık tek bir yol vardır: İstifa! Ayrıca sorumlular hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır. Eskişehir sahipsiz değildir."

Hayvanlar Burada Sevgiyle Yaşatılsın Diye Emanet Edildi! Haber

Hayvanlar Burada Sevgiyle Yaşatılsın Diye Emanet Edildi!

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Alanı'nda meydana gelen ve kamuoyunda tepkilere neden olan görüntülerle ilgili bir açıklama yaptı. Sarısungur Mahallesi'nde bulunan Doğal Yaşam Alanı önünde bir basın açıklaması yapan İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadelere yer verdi; ''Biz bu alanı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis ederken, buranın yalnızca hayvanların toplandığı bir yer değil; merhametin, sorumluluğun ve birlikte yaşama kültürünün bir sembolü olmasını istedik. Hayvanlar burada sevgiyle yaşatılsın diye emanet edildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, açlıktan birbirine saldırmak zorunda kalan hayvanların görüntüleriyle karşı karşıyayız. Bu tablo; sadece içimizi acıtan bir görüntü değil, ağır bir ihmalin ve açık bir yönetim zafiyetinin belgesidir. “2026 Eskişehir Yılı” denildi, projeler açıklandı, afişler asıldı. Biz de ilk kez şehir adına proje konuşuluyor diye umutlandık. Ne yazık ki bugün görüyoruz ki bu gidişle 2026, Eskişehir için projelerin değil skandalların yılı olacaktır. 2026 Eskişehir Yılı olacak sandık. Hayvanların unutulmayacağını sandık. Yanıldık. Öte yandan, şehir genelinde billboardlarda sürekli hayvanlar için bağış çağrısı yapan reklamlar yayınlanmaktadır. Buradan açıkça soruyoruz: Bugüne kadar ne kadar bağış toplanmıştır? Bu bağışlar hangi kalemlerde, nerelere harcanmıştır? Toplanan onca bağışa rağmen, hayvanlara mama dahi verilemeyecek bir noktaya nasıl gelinmiştir? Bu mesele birkaç cümlelik “soruşturma” açıklamalarıyla geçiştirilemez. Sorumlular ortaya çıkana, gerekli idari ve hukuki işlemler yapılana kadar bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''

Anadolu Üniversitesi'nde Öğrenciler Hedefte! Haber

Anadolu Üniversitesi'nde Öğrenciler Hedefte!

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Anadolu Üniversitesi’nde barışçıl protestolara katıldıkları gerekçesiyle çok sayıda üniversite öğrencisine yönelik başlatılan disiplin soruşturmalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, konuya ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi sundu. Barışçıl Eylemlere Toplu Soruşturma 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından, Anadolu Üniversitesi’nde başlayan barışçıl protestolara katılan üniversite öğrencilerine karşı disiplin süreçleri başlatıldı. Öğrencilere yöneltilen suçlamalar arasında; halay çekmek, slogan atmak, afiş taşımak, Atatürk posteri asmak gibi Anayasa çerçevesinde meşru olan eylemler yer aldı. “Savunma Hakkı Yok Sayılıyor.” Milletvekili Arslan, yürütülen disiplin soruşturmalarında öğrencilerin bireysel davranışları yerine aynı içerikte ‘kopyala-yapıştır’ metinlerle suçlama yapıldığına dikkat çekti. Savunma hakkının, tarafsızlık ilkesinin ve suçun şahsiliğinin ihlal edildiğine yönelik güçlü iddiaların kamuoyunda dile getirildiğini vurgulayan Arslan, “Üniversiteler özgür düşüncenin, akademik ifadenin ve bilimsel gelişimin merkezi olması gerekirken, ceza alanlarına dönüştürülmemelidir” dedi. “Atatürk’e Sahip Çıkmak Soruşturma Konusu Yapılamaz” 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesine denk gelen bu soruşturmaların, sadece gençlerin demokratik tepkilerini değil, Atatürk’ün manevi mirasına sahip çıkma iradelerini de cezalandırma niteliği taşıdığına dikkat çeken Arslan, öğrencilerin kendi imkânlarıyla astığı Atatürk posterlerinin dahi disiplin sürecine gerekçe yapılmasının Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine aykırı olduğunu ifade etti. Soru Önergesinde Neler Soruldu? Milletvekili İbrahim Arslan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti: • 19 Mart 2025 sonrası düzenlenen eylemler nedeniyle kaç öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır? • Afiş taşımak, halay çekmek, slogan atmak ve Atatürk posteri asmak disiplin suçu olarak mı görülmektedir? • Bu eylemler sırasında kamu düzenini bozacak veya mülke zarar verecek herhangi bir somut olay tespit edilmiş midir? • Disiplin süreçlerinde savunma hakkı, tarafsızlık ve suçun şahsiliği ilkesi gözetilmiş midir? • Atatürk posteri asan öğrencilere soruşturma açılması, Atatürk’e sahip çıkmanın cezalandırılması anlamına gelmiyor mu? • Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu soruşturmalar hakkında herhangi bir inceleme başlatmış mıdır? • Anayasal hakları güvence altına almak için üniversitelerde yeni bir düzenleme ya da genelge planlanmakta mıdır?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.