SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şef

Porsuk Haber Ajansı - Şef haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şef haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarsus Gastronomisi Büyükşehir İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Tarsus Gastronomisi Büyükşehir İle Geleceğe Taşınıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) üyeleri, geçmişi geleceğe taşıyan çalışmalarını sürdürüyor. TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu, eşsiz ve köklü bir tarihe sahip olan Tarsus’a özgü yemeklerin, belli tarifler içerisinde yapılması ve gelecek nesillere aktarılması adına başlattığı ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesini devam ettiriyor. Daha önce analı-kızlı, lahana sarması, vardabit, humus, kokulu çörek gibi birçok yöresel lezzetin belli tariflerde yapıldığı programlar gerçekleştiren TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu, şimdi de Tarsus gastronomisinin önemli bir parçası olan ve tescillenen ürünü fındık lahmacun ile yine yöresel içecekler arasında yer alan ve yeni doğanı tebrik etmek için eve gelen konuklara ikram edilen kaynar içeceğini usta ellere yaptırdı. TADEKA’nın tarihi özelliklere sahip hizmet binasının bahçesinde gerçekleşen programda, Tarsus fındık lahmacunun tanıtımında büyük emeği olan Murat Gül ile tarihi Kırkkaşık Bedesteni’nde 15 yıldır baharatlarla yapılan kaynar içeceğinin tanıtılmasında önemli pay sahibi olan Serpil Demir hünerlerini sergilediler. Murat Gül, hamur ve lahmacun içinin hazırlanmasının her aşamasını uygulamalı olarak tek tek anlattı. Ardından kendisine ait olan fırına giderek, tepsilere dizilen lahmacunları pişirdi. Serpil Demir ise 7 çeşit baharattan oluşan kaynar içeceğini, bölge kültüründe aldığı yer ile birlikte anlatarak hazırladı ve bu işlemlerin tamamı kayıt altına alındı. Topçuoğlu: “Tarsus’un kendine özgü gastronomisini gün yüzüne çıkartmak istiyoruz” TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Sözcüsü Murat Topçuoğlu, yöresel lezzetleri ileriye taşımak adına başlattıkları projenin oldukça verimli şekilde ilerlediğini kaydederek, “Bu hafta ‘Yöresel Yemek Hikayeleri’ projemizde kaynar ve Tarsus fındık lahmacununu ele aldık. Daha önce analı-kızlı, Çamalan çöreği ve humus yapmıştık” dedi. Farklı yemeklerle projeyi devam ettireceklerini kaydeden Topçuoğlu, “Tarsus, medeniyetlere 10 bin yıldır şahitlik etmiş bir şehir. Bu şehrin kendine özgü bir de gastronomisi var. Biz bunu gün yüzüne çıkartmak istiyoruz. Buraya gelenler, buranın gastronomisini de merak ediyor. Bu bizim için çok önemli. Çünkü bir şehrin devamlılığında gastronominin ayrı bir yeri var” ifadelerini kullandı. Hatay, Antep, Adana gastronomisinin de önemli olduğunu, ama bunların yanında Tarsus’un da başlı başına, çeşitli yemeklerden oluşan, tarihten kök alan bir gastronomisi olduğunu vurgulayan Topçuoğlu, “Amacımız bu gastronomiyi tüm Türkiye’ye, hatta dünyaya tanıtmak ve duyurmak. Ben bu konuda başta Başkanımız Vahap Seçer olmak üzere, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Gül: “Tanıtımlar sayesinde bizim de müşteri portföyümüz genişliyor” Baba mesleği olan fırıncılık kapsamında 30 yıldır fındık lahmacun yapan Murat Gül, “Böyle şeylerden çok memnun oluyorum. Tarsus’un tanıtımına da bir katkısı oluyor. Tanıtımlar sayesinde bizim her sene müşteri portföyümüz genişliyor. Bu sayede dükkanlarımızı büyütüyoruz. Tarsus’a ait coğrafi işaretli ürünler olsun, Tarsus’un diğer ürünleri olsun hepsinin tanıtımı yapılıyor” dedi. Demir: “Unutulmaya yüz tutmuş kaynar içeceğini, yaşatmaya karar verdim” Kaynar içeceğinin şifa kaynağı olduğunu belirten Serpil Demir ise, bu içeceğin kaybolmaması adına çaba sarf ettiğine dikkat çekerek, “Kaynar yöresel bir damak tadı. Ama artık unutulmaya yüz tutmuştu. İşte unutulmaya yüz tutmuş bu damak tadını, ben yaşatmaya karar verdim. 15 yıldır kaynar yapıyorum. Kaynar aslında bir doğum şerbetidir. Gastronomi Kurulu olarak, eskiden yapılan yöresel damak tatlarını yaşatmaya karar verdiğimiz için, burada kaynar yapımını da kayıt altına aldık” ifadelerini kullandı.

Japon Şefler Türk Yemeklerini Öğrenerek Mezun Olacak Haber

Japon Şefler Türk Yemeklerini Öğrenerek Mezun Olacak

Türkiye’nin Japonya’ya yaptığı gıda ihracatının yüzde 35’ine imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türk mutfağının Japonya’da Otsuma Women’s Üniversitesi’nde ders müfredatına girmesi için büyük bir adım attı. Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu, Otsuma Women’s Üniversitesi’nde öğrenciler ve akademisyenlere 3 seansta Türk mutfağını anlattı. Türk mutfağının lezzetlerinden menüler hazırladı, Japon öğrencilerin ve akademisyenler Türk menülerine hayran kaldı. Şef Osman Serdaroğlu, Türk orkinosu, zeytinyağı, kuru meyve, baharat, bulgur, nar ekşisi gibi öne çıkan ürünlerimizin kullanıldığı menüleri öğrencilere sundu. Ayrıca bakır cezve ve çaydanlıkla hazırlanan Türk çayı ve Türk kahvesi seremonisi de programa ayrı bir zenginlik kattı. Türk mutfağının önümüzdeki süreçte Otsuma Women’s Üniversitesi ders programına girmesi için Ege İhracatçı Birlikleri ve Üniversite Yönetimi arasındaki görüşmeler olumlu bir zeminde ilerliyor. Uçak: “Japonya’ya gıda ihracatında hedefimiz 1 milyar dolar” Türk gıda ihracatçıları olarak Japonya’ya son 5 yılda ihracatlarını yüzde 75’lik artışla 209 milyon dolardan 367 milyon dolara çıkardıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle yapılan iş birliği sayesinde Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yeni bir atılım göstermesini beklediklerini belirtti. “Türkiye dünyanın gıda ambarı” diyen Uçak, “Japonya’ya meyve sebzeler ve meyve sebze mamullerinden su ürünlerine, kuru meyvelerden hububat bakliyat yağlı tohumlara, odun dışı orman ürünlerinden zeytin ve zeytinyağına geniş bir ürün gamında lezzetler sunuyoruz. Otsuma Women’s Üniversitesi’nde gastronomi okuyan şef adayları bu projeyle Türk mutfağını öğrenerek mezun olacaklar. Türk lezzetlerine profesyonel kariyerlerinde yer verecekler. Ege Bölgesi’nden Japonya’ya 2024 yılında ihracatımız yüzde 42’lik artışla 89 milyon dolardan 126 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatını orta vadede 1 milyar dolara çıkaracak güzel bir iş birliğini başlattık” diye konuştu. Işık: “Turkish Tastes’te ikinci durak Japonya olacak” Japonya’nın yıllık 80 milyar dolar gıda ürünleri ithal ettiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlileri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle iş birliğinin tohumlarının 11-14 Mart 2025 tarihleri arasında düzenlenen Foodex Fuarı’nda atıldığını kaydetti. Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 6 gıda birliğinin ABD pazarında başarıyla sürdürdüğü Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi’nde 6. Yıla girdikleri bilgisini veren Işık şöyle devam etti: “Turkish Tastes Projesi’nde başarının altında yatan etkenlerden birisi ABD’li şeflerle ve üniversitelerle yürüttüğümüz ortak projeler oldu. Japonya pazarında da yürüteceğimiz TURQUALITY Projesini sağlam zemine inşa ediyoruz. Japonya’da tek kişilik yaşam ve çalışan çiftlerdeki artış nedeniyle hazır yemeklere yöneliş var. Bu da işlenmiş ve dondurulmuş sebzelere olan talepleri artıyor. Türkiye bu noktada güçlü üreticilere sahip. Ege Bölgesi’nden Japonya’ya ihracatta 2024 yılında kuru meyve sektörümüz 42 milyon dolarlık performansla lider oldu. Hedefimiz Japonya’ya kuru meyve ihracatını orta vadede 100 milyon dolara çıkarmak.” Girit: “Foodex Fuarına 25 yıldır katılıyoruz” Uzakdoğu’nun en büyük gıda fuarı olan Japan Foodex Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 25 yıldır Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, her yıl 40’ın üzerinde gıda ihracatçısı Türk firmasının Foodex Fuarı’na katıldığını, Japon tüketicilerin beklentilerine göre üretim kültürünün Türk gıda sektöründe yerleştiğini ifade etti. Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının Japonya’ya 2024 yılında yüzde 121’lik artışla 53 milyon dolardan 118 milyon dolara çıktığını dillendiren Girit, “Japonların milli yiyeceği suşi Türkiye’den ihraç edilen orkinoslarla yapılıyor. Etkinlik süresince Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu, Türk orkinosundan menüler hazırladı. Bu iş birliğinin meyvelerini önümüzdeki yıllarda yiyeceğiz” ifadelerini kullandı. Öztürk: “Japonlar Türk makarnasına hayran” Japon tüketicilerin öncelikli talebinin kaliteli ve sağlıklı gıda olduğunun altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Japon tüketicilerin kaliteli ve sağlıklı gıdaya hak ettiği fiyatı ödediğine vurgu yaptı. Japonların Türk makarnasına yoğun ilgi gösterdiğini paylaşan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Japonya’da 2024 yılında 72 milyon dolarlık makarna ihraç ettik. Makarna ihracatında Japonya ikinci büyük pazarımız oldu. Bitkisel yağlar, baharatlar, şekerleme ürünleriyle Japonya’ya 2024 yılında ihracatımızı yüzde 11’lik artışla 95 milyon dolardan 107 milyon dolara yükselttik. Japonya’ya gıda ihracatımızı 1 milyar dolara taşırken, 250 milyon dolarının bizim sektörümüzden olması için çaba göstereceğiz.” Uygun: “Japonya ikinci büyük ihraç pazarımız oldu” Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü olarak üretici olmayan pazarlara odaklandıklarına değinen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Japonya’nın stratejilerinin merkezindeki ülkelerden birisi olduğunu, Japonya’da 90’lı yıllarda 5 bin ton seviyesinde olan zeytinyağı tüketiminin günümüzde 50 bin tona ulaştığını dile getirdi. ABD’de sürdürdükleri Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi sonrasında Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında ABD’nin payının yüzde 46’ya yükseldiğini söyleyen Uygun, “ABD pazarındaki benzer bir başarıyı Japonya’da tekrarlamak istiyoruz. Japonya mevcut ihracat rakamıyla bizleri umutlandırıyor. Türkiye olarak, 2024/25 sezonunu 50 bin 713 tonluk zeytinyağı ihracatıyla geride bıraktık. Bu ihracatta ABD’den sonra ikinci sırada 22 milyon 511 bin dolarla Japonya yer aldı. Amacımız Japonya’ya zeytinyağı ihracatında yüzde 10 pazar payına ulaşmak” dedi. Gürle: “Baharatlar tüm yemeklere lezzet katıyor” Japon mutfağında baharatların yoğun kullanıldığını ifade eden Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’den baharat ürünleri ihracatında Japonya’nın 4,8 milyon dolarla ön sıralarda yer aldığını, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle yapılan iş birliğinin Türk baharatlarının Japon mutfağındaki temsiliyetini artıracağını vurguladı. Defne ve kekikte Türkiye’nin dünya birincisi olduğunu paylaşan Gürle şöyle konuştu: “Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu etkinlik kapsamında Türk mutfağının ve baharatlarının kültürel zenginliğini, pişirme tekniklerini ve gastronomik mirası üniversitenin akademisyen ve öğrencilerine kapsamlı bir şekilde aktardı. Programa Tokyo Ticaret Başmüşavirlerimiz Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, Müşavirliğimiz Uzmanı Mehmet Ayaz katılım sağladı ve bize büyük destek verdiler. Etkinlik boyunca toplamda yaklaşık 80 öğrenci, Türk mutfağını hem teorik hem de uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılardan “Türk mutfağının dünya mutfakları arasındaki güçlü konumunu yeniden fark ettim” ve “Türkiye’yi ziyaret ederek yemekleri yerinde tatmak istiyorum” gibi olumlu geri bildirimler aldık. Türk mutfağına yönelik ilginin belirgin şekilde arttığı gözlemledik.”

Kızılinler Bal Kabağı Sofralarda Daha Çok Yer Alacak Haber

Kızılinler Bal Kabağı Sofralarda Daha Çok Yer Alacak

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek. Panayır öncesinde ise Kızılinler Mahallesi’ndeki kadınlara, Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde bal kabağı ile yapılabilecek farklı lezzetlerin anlatıldığı eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Tepebaşı Belediyesi tarafından Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumu ile yetiştirilen bal kabağının tanınırlığının artırılması amacıyla düzenlenen Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nın bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek. Coğrafi işaretli ürünler arasına giren Kızılinler bal kabağının gastronomideki yerini vurgulamak, markalaştırmak, yaygınlaştırmak amacıyla Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde eğitim ve uygulama atölyesi düzenlendi. Eskişehir Aşçılar Derneği iş birliği ile düzenlenen etkinliğe Kızılinler Mahallesi’nde ata tohumundan bal kabağı üretimi yapan 11 kadın, şefler; Kemal Kaya, Eyüp Köse, Mehmet Akbaba, Fatih Akbaba, Fatih Önpeker, Ziya Demir, Fatmagül Sağlısal, Ahmet Turan Etli, akademisyenlerden Dr. Emel Akay ve Öğretim Görevlisi Burcu Yılmaz katıldı. Panayırda vatandaşlara sunacaklar Kırsal kalkınmanın gelişimi açısından önemli bir iş birliğine sahne olan etkinlikte; Eskişehir Aşçılar Derneği, Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü gerçekleştirdikleri ortak çalışma ile katma değerli ürün yaratma ve ürün çeşitliğinin arttırılması ve gastronomik değerlerin korunması açısından önemli konular işlendi. Atölyeye katılan kadınlar, bal kabağının gastronomideki yeri, farklı uygulama teknikleri ve lezzet çeşitliliğin arttırılması açısından şeflerden önemli bilgiler ve tüyolar aldı. Üretici kadınlar, bal kabağının ekiminden hasadına, tarladan sofraya sürecine kadar takip ettikleri ürünleri Mutfak Atölyesi’nde lezzetli ürünlere dönüştürdü. Kadınlar, atölyede öğrendikleri bilgiler ile yapacakları lezzetleri 26 Ekim Pazar günü gerçekleşecek 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’nda vatandaşlara sunma imkanı bulacak. “Şeflerimize ve mahalle sakinlerine teşekkür ederim” Verilen eğitim ve uygulama atölyesi ile ilgili konuşan Eskişehir Aşçılar Derneği Başkan Vekili Ahmet Turan Etli: “Sevgili Tepebaşı Belediye başkanımız Ahmet Ataç önderliğinde bal kabağını tarladan ekip soframıza kadar gastronomimize neler kazandırdığını burada anlattık. Kızılinler’den gelen ablalarımıza, kardeşlerimize güzel bir çorba ikram ettik. Şeflerimize ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyoruz. Coğrafi işaret alan bal kabağını tanıtmak adına projelerimiz var. Bal kabağı ile yapılacak 7 çeşit ürün üzerinde çalışıyoruz. Bunu ileriki günlerde yapacağımız lansmanda tanıtacağız. Kızılinler bal kabağını öne çıkarmak için çalışmalar yapacağız.” ifadelerini kullandı. “Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz” Şef Mehmet Akbaba: “Yöresel ürünleri faydalı mutfak olarak taşımak istiyoruz. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ne de teşekkür ediyorum. Yöresel olan bal kabağımızı faydalı mutfak tarzında yöresinde çıkan alıç meyvesiyle birlikte eşleştirerek çorba yaptık. Kabağı bir humus misali bir ezme misali ürünlere başlangıç olarak tasarlamak istiyoruz. Yerel yetiştiricilerimize de bunu aktarmak istiyoruz. Bal kabağı ile sadece çorba yapılamaz. Tadımlık ürünler yapabiliriz. Bir steak etin altına kullanabiliriz. Bir vegan yemeği olarak ana yemek, ara sıcak olarak tasarlanabilir. ” diye konuştu. “Güzel bir etkinlik oldu” Misafir Şef Sevilay Akbaba: “Eskişehir’de doğrum büyüdüm. Antalya’ya gittim ve tekrar memleketime döndüm. Eşimle beraber kadınlara meslek adına olabilecek yenilikleri, farklılıkları o yörelerden bu yörelere taşımak istedik. Kadınlara neleri yapabileceklerini göstermek adına güzel bir etkinlik oldu.” dedi. “Daha fazla çeşitlendirilebilinir” Eğitmen Şef Eyüp Köse, katılımcılara bal kabağı ile bir kurabiye tarifi verdiğini anlatarak: “Burada Tepebaşı öncülüğünde Tepebaşı Mutfak Atölyesi’nde bal kabağı temalı ürünler yaptık. Şekli ile bal kabağına benzeyen bir kurabiye yaptık. Yanında şifa dolu bir çorba yaptık. Emekçi kadınlarımızla buluştuk, istişare yaptık. Onların ne kadar değerli bir iş yaptığının farkına vardık. Çok keyifli bir gündü, emeği geçenlere teşekkür ederiz. Bal kabağından sadece tatlı değil tuzlu ürünler de yapılabilir. Bal kabağının kabuğunu ve çekirdeğini de es geçmemek gerekiyor. Eskişehir’in köylerinde bal kabağından gözleme bile yapılıyor. Bal kabağından şurup yapılabilir. Bunu daha da fazla çeşitlendirebiliriz. “Bizim için önemli bir eğitim oldu” Mahalle sakinlerinden Fatma Sena Demircan: “Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen atölyede şeflerimizle birlikte bal kabağını nerelerde kullanırız, nelere dikkat etmeliyiz, püf noktalar nelerdir bunları öğrendik. Gerçekten bizim için önemli bir eğitim oldu. Şeflerimizin verdiği bilgiler için çok teşekkür ederiz.” dedi. “Nasıl çeşitlendirebileceğimizi öğrendik” Yurdanur Tuna: “Tepebaşı Belediyesi’ne bize verdiği bu güzel etkinlik için teşekkür ederiz. Mahallemizin bal kabağı ile neler yapılabilir, daha güzel nasıl değerlendirilebilir bunu öğrendik.” diye konuştu. Müzeyyen Akkaş: “Yetiştirdiğimiz bal kabağını nasıl çeşitlendirebiliriz onları gördük. Bu etkinlik için Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ederiz.” dedi. “Kendimi şanslı hissediyorum” Hayriye Can: “Bu etkinliğe yetiştirdiğimiz bal kabağı ile neler yapabilirizi öğrenmek, kendimize bir şeyler katabilmek için geldik. Şeflerimiz bize çorba ve kurabiye tariflerini gösterdiler. Kendimi şanslı hissediyorum. Kabağın daha çok tatlılarla çeşit olacağını düşünüyordum. Ama farklı ürünlerle birleştirilerek tuzlu çeşitleri de yapılabilirmiş bunu öğrendim. Kabağın çok ince detayları varmış. Bunları öğrenmiş olmak çeşitliliğimizi artırmak adına büyük bir katkı sağladı.” ifadelerini kullandı. “Coğrafi işareti aldığımız için çok memnunuz” Nezire Can: “Bal kabağını doğduğumdan beri üretiyoruz. Babalarımızdan, dedelerimizden ata tohumundan bal kabağı üretiyoruz. Toptan satış yapıyoruz. Bal kabağının coğrafi işaret almasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu düzenlenen etkinlikten dolayı da Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” diye konuştu. Beyhan Akıncı: “Gelin olarak geldim ve 30 senedir bal kabağı yetiştiriyorum. Coğrafi işareti aldığımız için çok memnunuz. Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkür ederim” dedi. Kızılinler mahallesi sakinleri kadınları 26 Ekim Pazar günü 12.00-16.00 saatleri arasında düzenlenecek 3. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’na tüm Eskişehirlileri davet etti.

Çocuk Üniversitesi Programları Mutfak Atölyesi İle Devam Ediyor Haber

Çocuk Üniversitesi Programları Mutfak Atölyesi İle Devam Ediyor

Anadolu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (Çocuk Üniversitesi), 2025 yaz döneminde çocukların gelişimini destekleyen birbirinden renkli ve yaratıcı programlarla dolu dolu bir yaz sunmaya devam ediyor. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulunda gerçekleştirilen “Eğlenceli ve Uygulamalı Mutfak Atölyesi” kapsamında miniklerin mutfak becerilerinin ve beslenme farkındalıklarının arttırılması hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi EMYO mutfağında düzenlenen program Öğr. Gör. Şafak Yüksel Vural yürütücülüğünde ve Öğr. Gör. Dr. Emrah Yıldız eğitmenliğinde gerçekleştiriliyor. 8–13 yaş arası çocuklara yönelik olarak tasarlanan atölye programında çocuklar, kendi tatlı ve tuzlu tariflerini oluşturarak hem özgüven kazanıyor hem de mutfakla olan bağlarını güçlendiriyor. Malzemeleri hazırlayıp şekillendirme sürecinde çocukların motor becerileri, el-göz koordinasyonu ve dikkatleri gelişiyor. Ayrıca sağlıklı malzemelerle yapılan yemekler sayesinde doğru beslenme alışkanlıkları da kazanıyorlar. Günlük iki grup halinde beş gün süren bu programda çocuklar, gerçek mutfak ortamında tarif hazırlıyor, pişirme tekniklerini öğreniyor ve hijyen kurallarıyla tanışıyor. Bu yönüyle atölye, sadece bir yemek etkinliği değil; aynı zamanda bir yaşam becerisi eğitimi niteliği taşıyor. Eğlenceli ve Uygulamalı Mutfak Atölyesi, Çocuk Üniversitesi’nin disiplinler arası yaklaşımını mutfakla buluşturarak, çocuklara hem lezzetli hem de öğretici bir yaz deneyimi sunuyor. Bu keyifli atölye, küçük şeflerin becerilerini geliştirmesine olanak tanıyor. Programın yürütücüsü Öğr. Gör. Şafak Yüksel Vural atölyeyle ilgili olarak şunları söyledi: “Amacımız çocukların erken yaşta mutfakla barışmaları, üretkenliklerini artırmaları ve sağlıklı beslenmeye dair farkındalık kazanmaları. Her gün farklı bir tarif hazırlıyorlar ve mutfağı eğlenceli bir keşif alanı olarak deneyimliyorlar. Gözlemlediğimiz kadarıyla çocuklar büyük bir heyecanla öğreniyor ve tarifleri evde aileleriyle de tekrar etmek istiyor.” “Eğlenceli ve Uygulamalı Mutfak Atölyesi” eğitmeni Öğr. Gör. Dr. Emrah Yıldız ise mutfak atölyesinin eğitsel yönünü vurgulayarak “Bu tür etkinlikler çocukların sadece fiziksel değil; sosyal ve bilişsel gelişimleri açısından da çok kıymetli. Mutfakta ekip çalışması yapıyorlar, sırayla görev alıyorlar, malzeme ölçüyor ve planlama yapıyorlar. Tüm bu süreçler çocuğun gelişimine çok boyutlu katkılar sunuyor.” ifadelerini kullandı. Çocuk Üniversitesine dair detaylı bilgi ve diğer yaz programları için cocuk.anadolu.edu.tr adresi ziyaret edebilir.

Bursa’nın Gastronomi Haritası Oluşturuluyor Haber

Bursa’nın Gastronomi Haritası Oluşturuluyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin sahip olduğu zengin kültürel mirası ve eşsiz lezzetleri dünyaya tanıtmak, turizmden hak ettiği payı alabilmesini sağlamak amacıyla ‘Bursa Gastronomi Haritası’ çalışmaları başlatıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan ‘Bursa Gastronomi Haritası’ projesi kapsamında tüm paydaşların yer aldığı bir kurul oluşturuldu. Kurul, ‘Bursa’da ne, en güzel nerede yenir’ sloganıyla hareket edecek. Projeyle, kentin özgün lezzetlerini sunan işletmelerin belirli kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sertifikalandırılması amaçlanıyor. Kente özgü birçok lezzeti standartlarına uygun şekilde üreten ve bu ürünlerin marka değerini yükseltebilecek işletmelere güvenirlik sertifikası verilmesi ve bir lezzet haritası oluşturulması da planlanıyor. Çalışmalar kapsamında Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda düzenlenen istişare toplantısına, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Pınar Işıkyıldız, kamu kurumlarının, üniversitelerin, esnaf ve ticaret odalarının, meslek odalarının ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Bursa’nın gastronomi turizminde hak ettiği yere gelmesini önemsediğini belirtti. Kentin gastronomisini güncellemeyi ve daha etkin bir şekilde hayata geçirmeyi amaçladıklarını ifade eden Mehmet Yıldız, geçen sene düzenlenen Gastronomi Festivali’ni 500-600 bine yakın kişinin ziyaret ettiğini hatırlattı. Bu potansiyeli turizme entegre etmeyi ve konaklama gün sayısını artırmayı hedeflediklerini anlatan Yıldız, “Bursa’nın unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini daha görünür platformda sergilemek istiyoruz. İnsanlar Bursa’ya geldiğinde burada köklü bir yemek kültürünün olduğunu biliyor. İşletmelerin özgün tarifleri öne çıkartmasını, yerel ekipmanlar kullanmasını ve mutfağı turistik nitelikte bir vitrine taşımasını arzuluyoruz. Her ürünün bir hikâyesi olmalıdır. Tüm bunları el ele vererek ortak bir akılla gerçekleştirebiliriz. Bursa Gastronomi Haritası’nı oluşturarak işaretli ya da belgeli işletmelerin diğer işletmelere örnek olacağına inanıyoruz. Bu çalışmalarla Bursa’nın lezzetlerini, bereketli topraklarından çıkan ürünlerini, Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak istiyoruz” dedi. Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Pınar Işıkyıldız, yapılan anketlere paralel olarak bir yol haritası belirlediklerini ifade etti. Kültürel yemekleri ortaya çıkartırken yenilikçi tarifleri de kitapçık olarak yayınlayacaklarını anlatan Işıkyıldız, Bursa Gastronomi sayfası oluşturarak web sitesinde işletmecileri tanıtacaklarını açıkladı. Bursa’ya özgü ürünlerin servis edileceği Gastronomi Merkezi’nin de hayata geçirileceğini söyleyen Işıkyıldız, “Coğrafi işaret çalışmalarımız kapsamında ilgili kuruluşlarla yaptığımız istişareler sonucunda 35 yeni ürün tespit ettik. Bu ürünlerle ilgili başvuru yapmayı planlıyoruz. Bursa lezzetleri ve ürünlerinin olması gerektiği kalitede sunulmasını sağlayacağız. Özgün gastronomi ürünlerini tanıtan bir lezzet haritası oluşturacağız ve şehrimizdeki tüm ürünleri kalitesine uygun üretenleri tespit edip bu harita ile sunacağız” diye konuştu.

Türk Gıda Ürünleri Japonya’da Tanıtıldı Haber

Türk Gıda Ürünleri Japonya’da Tanıtıldı

Uzakdoğu’nun en büyük gıda fuarı olan Foodex Japan2025 Fuarı, 11-14 Mart 2025 tarihleri arasında Türk gıda ürünlerinin şovuna sahne oldu. Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’de gıda sektöründe başarılı 42 firmanın katılımıyla Foodex Fuarı’na 25. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu gerçekleştirirken, Japonya’nın 70 milyar dolarlık gıda ithalatından Türkiye’nin daha fazla pay alması için 42 Türk firmasının 150 Japon ithalatçı firmayla 500’ün üzerinde ikili görüşme yapmasına olanak sağladı. Türk mutfağı Otsuma Kadın Üniversitesi müfredatına girecek ABD pazarında Türk gıda ürünlerinin ihracatını ikiye katlayan Ticaret Bakanlığı destekli Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi Japonya’da hayat bulacak. Türk mutfağı Japonya’da Otsuma Kadın Üniversitesi’nde ders olarak okutulacak. Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanları, Foodex Japan Fuarı için gittikleri Japonya’dan heybelerinde yeni bir TURQUALITY Projesi’yle yurda döndü. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türk gıda ürünlerinin Amerika Birleşik Devletleri’nde bilinirliğini ve tüketimini artırmak için 2019 yılında hayata geçirdiği ve Türk gıda ürünlerinin ABD’ye ihracatını 5 yılda 750 milyon dolardan 1,6 milyar dolara çıkaran Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi, Türkiye’nin Japonya’ya 370 milyon dolar olan ihracatını 1 milyar dolara çıkarmak için Türk gıda ürünlerini Japonya’da tanıtacak. Japonya’nın en büyük gıda fuarı Foodex Japan Fuarı’na 42 Türk gıda ihracatçısıyla çıkarma yapan Ege İhracatçı Birlikleri Başkanları, Otsuma Kadın Üniversitesi ziyaretinde Türk mutfağının Otsuma Kadın Üniversitesi müfredatına girmesi konusunda mutabakata vardı. Girit: “Japonya’ya yeni bir Turkish Tastes Projesi’nin tohumlarını attık” Türkiye ile Japonya arasında Ertuğrul Fırkateyni ile başlayan dostluk ve iş birliğinin her geçen yıl büyük bir gelişim gösterdiğini dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Foodex Japan 2025’te ortak projelere bir yenisini ekleyerek Türkiye’ye dönmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti. Türkiye’nin gıda ürünlerinde kg başı ortalama ihraç fiyatının 1,3 dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Girit, “Japonya’ya gıda ürünleri ihracatımızda ortalama ihraç fiyatımız 2,6 dolara ulaşıyor. Günümüzde Japonya ekonomisi yüksek enflasyon ve dolar karşısında değeri düşen yenden dolayı kan kaybediyor gözükse de orta ve uzun vadede bizim için önemli bir ihraç pazarı konumunu sürdürecek. ABD’de başarıyla uyguladığımız Turkish Tastes projemizden edindiğimiz tecrübeyle Japonya’da başarılı bir TURQUALITY Projesini, Ticaret Bakanlığımızın desteği ve Otsuma Kadın Üniversitesi partnerliğinde başarıyla uygulayıp Japonya’ya gıda ihracatımızı 1 milyar dolara taşımak istiyoruz. Öte yandan Türkiye ile Japonya arasında devam eden Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinin bir an önce sonuçlanmasını bekliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri Japonya’ya sıfır gümrük vergisiyle gıda ürünleri ihraç ederken, bizim gümrük vergisi ödeyerek ihracat yapması rekabetçiliğimizi olumsuz etkiliyor. Foodex Fuarı’nda Türk somonu ve Orkinosu ile suşi tadım etkinliğimizi Japonlar çok beğendi” şeklinde konuştu. Öztürk: “Japonya’ya ikinci TURQUALITY Projemiz olacak” Türk gıda ürünlerinin marka değerini artırmak için Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle 2015-20 yılları arasında Japonya ve Güney Kore’yi kapsayan bir TURQUALITY Projesi yürüttükleri bilgisini veren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, ilk TURQUALITY Projesinin başladığı 2015 yılında Japonya’ya 145 milyon dolar olan gıda ihracatlarının 2020 yılında 211 milyon dolara çıktığını sonraki yıllarda ihracatlarının TURQUALITY Projesi’nin itici gücüyle 370 milyon dolara ulaştığını, 10 yılda Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yüzde 155 arttığını ifade etti. Türkiye’den Japonya’ya gıda ürünleri ihracatında Ege İhracatçı Birlikleri’nin lider konumda olduğuna vurgu yapan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Dost iki ülke arasındaki iş birliğini artırmak için sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettik. En verimli görüşmeyi de Otsuma Kadın Üniversitesiyle gerçekleştirdik. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün makarna ağırlıklı olmak üzere Japonya’ya 2024 yılında ihracatını yüzde 12’lik artışla 106 milyon dolara çıkardı. Japonya’ya gıda ihracatımızın yüzde 29’unu sektörümüz yapıyor. Makarna ihracatımız 73 milyon dolar olurken, çikolatalı ürünler 12,4 milyon dolar, bitkisel yağlar 4,5 milyon dolar oldu. Otsuma Kadın Üniversitesi müfredatına Türk mutfağı girdiğinde Japon damak tadına göre Türk gıda ürünleriyle menü hazırlayacak şefler yetişecek. Gıda sektörlerimizin Japonya’ya ihracatı ABD’de olduğu gibi katlanarak artacak” dedi. Uygun: “Japonya’nın zeytinyağı ithalatı yüzde 60 düştü” Japon halkının sağlıklı ve kaliteli gıda tükettiğine vurgu yapan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Japonya’daki enflasyon rakamlarının son yıllarda yükselmesi, Japon yeninin dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle Japon halkının son dönemde tüketimde fren yaptığını 2024 yılında zeytinyağı ithalatlarının yüzde 60 düştüğünü kaydetti. “Japonya güçlü bir ekonomi ve önlem almayı çok iyi biliyorlar. Pandemi sonrası sarsılan ekonomilerini kısa sürede toparlayacaklarına inanıyorlar” diyen Başkan Uygun şöyle devam etti. “Tabii ki tüm dünyada olduğu gibi Japonya’nın da Trump döneminin dinamiklerini takip etmeleri gerekiyor. Türkiye açısından olumsuz durum Japonya gibi fiyat baskısını en az yaşadığımız pazarda bile artan maliyetlerimiz nedeniyle malesef rakip ülkeler İspanya ve Tunus’la rekabet edemiyoruz. İhracatlarımız kan kaybetmeye, ihracatçımız ve üreticiler de güç kaybetmeye devam edecekler gibi gözüküyor. Türk zeytinyağı ve diğer tarım/gıda ürünü ihracatçıları kendi sektörlerindeki rakip ülkeler karşısında fiyat avantajını kaybetmiş durumda. Japonya pazarındaki daralmanın uzun soluklu olmayacağına inandığımız için Foodex Fuarı’na 12 zeytin ve zeytinyağı firması katılarak Türk zeytin ve zeytinyağımızı tanıttık. Japon Sommelier ile zeytinyağı semineri organize ettik. 2024/25 sezonunda 475 bin ton zeytinyağı rekoltesiyle dünya ikincisi konuma geldik. Bu rekoltemizi katma değerli bir şekilde pazarlayabileceğimiz öncelikli pazarlardan birisi Japonya olacak. Japonya’ya yönelik gerçekleştirilecek TURQUALITY Projesi de Türk gıda ürünlerinin Japon pazarında bilinirliğine büyük katkı sağlayacak” Birol Celep: “Türkiye pahalı değil çok çok pahalı bir ülke” Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, Japonya’da uzun yıllardır sıfır seviyesinde olan enflasyonun 2024 yılında yüzde 4’e çıktığını, yüksek enflasyon nedeniyle Japonların şimdilik tüketimde frene bastıklarını, Türkiye’de uygulanan ekonomik program sonrasında doların Türk lirası karşısında çok değer kaybetmesi nedeniyle Türk ürünlerinin Japonlar için çok çok pahalı hale geldiğini, Foodex Japan Fuarı’nda sert bir şekilde hissettiklerini dile getirdi. 2025 yılının ocak – şubat döneminde Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatının yüzde 53’lük düşüş yaşadığı bilgisini veren Celep, “Japonya’ya gıda ürünleri ihracatımız 2024 yılının ilk iki ayında 98 milyon dolar iken, 2025 yılının ocak-şubat döneminde 46 milyon dolara indi. Japonlar bugün fedakârlık yapıyorlar. Türkiye günümüzde uygulanan ekonomik program nedeniyle çok çok pahalı bir ülke. 2025 yılında Japonya’ya ihracatta kan kaybı yaşayacağımızın sinyallerini ilk iki ayda gördük. Türkiye’nin ekonomi politikası böyle devam ettiği takdirde 2025 yılında Japonya’ya ihracatımız eksi yazacak. Bu süreçte bizim ana temamız Türk mutfağını tanıtmak olmalı. Yeni TURQUALITY Projesi çok kıymetli. İtalyan, İspanyol ürünlerinin bilinirliği yanına Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini hayata geçirmemiz lazım. Japonya pazarında başarılı olmak için yılda bir kez ziyaret yetmez, uzakları yakınlaştırmamız lazım. Fuarlar, Ticaret Heyetleri, Alım Heyetlerine ağırlık vermemiz lazım” diyerek sözlerini noktaladı. Türkiye standında 42 firma Türk gıda ürünlerini tanıtırken, Michelin yıldızlı şef Osman Serdaroğlu, Türk ürünlerini Japon damak tadına uyarladığı özel menüleri Foodex Japan2025 Fuarına katılan 72 bin profesyonel ziyaretçinin beğenisine sundu. Türkiye standını ziyaret eden isimler arasında Türkiye'nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul’da yer alırken, Fuarda Ege İhracatçı Birlikleri’ni Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Hububat, Bakliyatları Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri heyeti, Japonya Ulusal Tarım Kooperatifleri Federasyonu (JA National Federation of Agricultural Cooperative Associations),  Otsuma Kadın Üniversitesi (Otsuma Women’s University), Japonya Balıkçılık/Su Ürünleri Birliği (Japan Fisheries Association), Zenkaisui Japonya Balık Çiftliği Birliği (Zenkaisui Japan Fish Farming Association), Japonya Bal Kooperatifleri Birliği (Japan Honey Cooperative Association), Japonya Yağ İthalatçıları ve İhracatçıları Birliği (The Japan Oil & Fat Importers & Exporters Association(JOFIEA) ile karşılıklı iş birliklerimizi güçlendirme yönünde adımlar attı.

Anadolu Üniversitesi'nin Farklı Kültürlere Açılan Kapısı Haber

Anadolu Üniversitesi'nin Farklı Kültürlere Açılan Kapısı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü uluslararası alanda rekabet edebilecek bilgi ve becerilerle donatılmış; ulusal ve uluslararası mutfak kültürü konusunda uzman personel ve yönetici şefler yetiştiriyor. Türk Mutfak Kültürü ve Uluslararası Mutfak Kültürü alanında çalışmalar yapan bölüm, Türk Mutfağının Uluslararası Mutfaklar içerisinde yer almasını hedefliyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hilmi Rafet Yüncü bölümün öğrencilerine sunduğu olanaklardan bahsetti.  “Öğrencilerimiz ile sürekli olarak iletişim halinde olmaya özen gösteriyoruz” Öğrencilerine her açıdan kapsamlı bir eğitim verebildiklerini belirten Prof. Dr. Hilmi Rafet Yüncü şunları söyledi: “Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi olarak yapmış olduğumuz çeşitli protokoller kapsamında öğrencilerimize Türkiye’deki belirli otellerde staj imkanları sağlayabiliyoruz. Bunun yanında Erasmus Staj ve Öğrenci Değişimi programları ile öğrencilerimizin hem eğitim hem de iş imkânları bakımından Çekya, Polonya, İspanya, Portekiz gibi ülkelerle iş birliklerimiz mevcut. Fakülte olarak her yıl düzenlediğimiz ‘Kariyer Günleri’ etkinliği ile de sektörde yer alan otuza yakın turizm paydaşımızı okulumuzda ağırlıyoruz. Bu kurumlar öğrencilerimize staj imkânı sağlıyorlar. Ayrıca fakülte olarak derslik ve uygulamalı dersler için mutfak ve laboratuvar imkanlarımızı öğrencilerimizle paylaşıyoruz. Eksikliklerimizi tamamlamak ve öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için bu süreçte onlarla sürekli olarak iletişim halinde olmaya özen gösteriyoruz. Bu sayede çok daha hızlı ve etkin yol alabiliyoruz. Fakülte olarak öğrencilerimize sağlayacağımız imkanlarımızı sürekli geliştirmek ve yenilemek önceliğimiz oldu ve olmaya da devam ediyor.” “Ders çeşitliliğimizi fazla tutmaya özen gösteriyoruz” Prof. Dr. Yüncü ayrıca, “Öğrencilerimizin fikirleri ve tavsiyeleri bizim için çok değerli” diyerek “Derslerimizde öğretim elemanları olarak öğrencilerimiz ile sürekli açık iletişimdeyiz. Bu sayede hem biz öğrencilerimize yeni bilgiler ve teknikler öğretiyoruz hem de onlar sayesinde bizler de gelişmeye, ders içeriklerimizi şekillendirmeye devam ediyoruz. Bölüm olarak öğrencilerimizin temellerinin sağlam olması için ders çeşitliliğimizi fazla tutmaya özen gösteriyoruz. Türk ve dünya mutfağı dersleri, içecek ve tatlı dersleri gibi birçok alanda öğrencilerimize bilgi ve teknik katmaya çalışıyoruz. Farklı alanlarda uzman kişileri öğrencilerimiz ile tanıştırarak onların tecrübelerinden ve tavsiyelerinden yararlanmalarını sağlıyoruz. Ders içeriklerimizin öğrencilerimize anlaşılır biçimde aktarılması için teorik ve uygulamalı derslerimizi işlerken öğrencilerimizin sürekli olarak işin içinde olmasına önem veriyor ve öğrencilerimizin tecrübe kazanmasını ön planda tutuyoruz.”  ifadelerini kullandı. “Mutfak televizyonlarda yansıtıldığı gibi olmayabiliyor” Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünü seçmek isteyen öğrencilerin buradaki işleyişi ve gösterilmesi gereken çabayı bilerek bu bölümü seçmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Yüncü öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Mutfak televizyonlarda farklı yansıtılabiliyor ve bazı öğrencilerimiz bu görüntülerin etkisi ile tercihlerini gerçekleştirip bölüme başladıklarında şaşırabiliyorlar. Öğrencilerimiz aldıkları teorik ve uygulamalı dersler ile gerçek eğitimi tecrübe ediyorlar. Bu sebeple gastronomi ve mutfak sanatları bölümünü tercih etmek isteyen öğrencilerin bölümün işleyişini araştırıp kendilerine uygunluğunu tartmalarını tavsiye ederim. Mutfak, çalışanların sürekli keskin aletlerle ve ateşle bir arada olduğu ve uzun saatler çalıştıkları bir ortam. Bunun için öğrencilerimiz tercihlerini yaparken mutfağın getirilerini düşünmeli ve işlerini severek yapabilmeleri için araştırmalarını gerçekleştirmeli.” Gastronomi alanında Türkiye’de ve dünyada; bilimsel yönü gelişmiş, yenilikleri takip eden, belirli bir ekol çerçevesinde ve evrensel etik ilkelerine saygılı yetişen bireyleri ile Türk mutfağının geliştirilmesinde öncü ve yenilikler getiren tanınırlığı yüksek bir bölüm olmak Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünün temel amaçları arasında yer alıyor.

Unesco Tescilli Afyonkarahisar'da Lezzet Şöleni Başladı Haber

Unesco Tescilli Afyonkarahisar'da Lezzet Şöleni Başladı

Afyonkarahisar, 6. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali’ne ev sahipliği yaparak gastronomi dünyasının dikkatini bir kez daha üzerine çekiyor. UNESCO tarafından tescillenen zengin mutfağı ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin gastronomi haritasındaki yerini güçlendiren Afyonkarahisar, üç gün boyunca boyunca hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen konuklarını ağırlıyor. Festivalin açılışına, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı ve Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ev sahipliğinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Afyonkarahisar Milletvekilleri, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. AFYONKARAHİSAR’IN EŞSİZ LEZZETLERİ ZİYARETÇİLERLE BULUŞUYOR Bu yıl altıncısı düzenlenen GastroAfyon Festivali, birbirinden değerli şeflerin ve gastronomi tutkunlarının katılımıyla renkli bir başlangıç yaptı. Festival kapsamında Afyonkarahisar’ın meşhur kaymağı, sucuğu, haşhaşı ve Afyon lokumu gibi tatların yanı sıra coğrafi işaretli yöresel yemekler de katılımcılarla buluşuyor. Ziyaretçiler, şehre özgü bu lezzetleri özel olarak hazırlanan stantlarda tatma ve workshop etkinlikleri ile yakından tanıma fırsatı buluyor. “AFYONKARAHİSAR MUTFAĞI RUHLARA DA DOKUNAN HİKÂYELER BARINDIRIR” Belediye Başkanı Burcu Köksal, törende yaptığı konuşmada, Afyonkarahisar mutfağının, yiyeceklerin ötesinde, derinlerde bir yerde ruhlara dokunan hikayeler barındırdığını belirterek, şunları kaydetti: “Afyonkarahisar’ın her köşesine işlenmiş olan bu zengin kültürü, sevgiyle harmanlanmış lezzetleri sizlerle paylaşmak benim için tarifsiz bir mutluluk kaynağı. Bu toprakların yalnızca doğal zenginlikleri değil, aynı zamanda her lokmasında hissettiğimiz sıcaklığı da unutulmazdır. Çünkü biz biliyoruz ki, Afyonkarahisar’ın lezzetleri yalnızca damakları değil, ruhları da doyurur.” LEZZET ŞÖLENİ VE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM BİR ARADA Festival, sadece lezzetleri keşfetmek için değil, aynı zamanda kültürel etkileşim ve şehrin tanıtımı açısından da büyük önem taşıyor. Başkan Burcu Köksal, bu etkinliklerin şehrin tanıtımına ve gastronomi turizmine büyük katkı sağladığını belirterek, Afyonkarahisar’ın geçmişi ve geleceğini mutfak kültürü ile birleştirerek önemli bir başarıya imza attıklarını söyledi. GUİNNESS REKORLAR KİTABI’NA GİRDİ Bu yıl festivalde bir de Guinness Rekoru kırıldığını hatırlatan Başkan Köksal, “Afyonkarahisar’ın dillere destan lokumu, Cumhuriyetimizin 101. Yılında, 114 metre uzunluğunda üretilerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.” dedi. Başkan Burcu Köksal, rekorun tüm Afyonkarahisar halkının ortak gururu olduğunu belirtti. AFYONKARAHİSAR MUTFAĞI DÜNYA İLE BULUŞUYOR Afyonkarahisar’ın gastronomi şehri olma unvanını, hem lezzetleri hem de kültürel mirasıyla hak ettiğini vurgulayan Belediye Başkanı Burcu Köksal, şehrin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması için bu tür etkinliklerin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Başkan Köksal konuşmasında, Afyonkarahisar mutfağının sadece yemek tarifleri olmadığını, her bir tarifin tarihin bir parçası olduğunu belirterek, “Bu şehirde doğan her tarif, aslında tarihin ta kendisi. Coğrafyamızın bereketiyle, geçmişin mücadelesiyle, umut dolu yarınlarımızla şekillenmiş ve bizlere miras bırakılmıştır.” dedi. AFYONKARAHİSAR’IN LEZZETLERİ VE KÜLTÜREL ZENGİNLİKLERİ TANITILIYOR Afyonkarahisar, UNESCO tescilli mutfağıyla sadece bir lezzet şehri olmanın ötesinde, tarihin, kültürün, mücadelenin ve sevginin harmanlandığı bir medeniyet hazinesi olarak dünya ile buluşuyor. Başkan Burcu Köksal, bu zenginliği hep birlikte kutlamanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Afyonkarahisar mutfağını dünya çapında tanıtan hemşehrilerine de teşekkür eden Belediye Başkanı Burcu Köksal, şeflerin şehrin kültürünü ve lezzetlerini dünyanın dört bir yanına taşıyan gönül elçileri olduğunu vurguladı. Başkan Köksal, “Sizlerin sayesinde Afyonkarahisar’ın mutfağı sadece bu topraklarla sınırlı kalmıyor, farklı ülkelerde de yankı buluyor.” diye konuştu.. 27-29 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek festivalde atölye çalışmaları, yarışmalar ve tadım etkinlikleriyle ziyaretçiler, Afyonkarahisar mutfağını yakından tanıma fırsatı bulacak.  

Türkiye'den Yurtdışına Aşçı İhraç Ediyoruz Haber

Türkiye'den Yurtdışına Aşçı İhraç Ediyoruz

Eskişehir Gastronomi Derneği Başkanı Murat Arnik meslek trendlerinin 2024 yılı itibarı ile değiştiğini vurgulayarak profesyonel  aşçılığın en  çok kazandıran meslekler listesinde yer aldığını belirtti. ESGASTRODER Başkanı Murat Arnik yaptığı açıklamada; "Çok kazandıran mesleklerde taşlar yerinden oynamaya başladı. Artık yüksek maaş alan doktor ve beyaz yaka yöneticilerin yerini mutfakta iyi eğitim almış el becericisi üstün olan aynı zamanda kendini sosyal becerileri yetişmiş gastronomi alanındaki  profesyonel şef aşçı ustalarımız yer almaktadır." dedi. Eskişehir'in zengin mutfak kültürünü korumak ve tanıtmak amacıyla yakın zamanda kurulan Eskişehir Gastronomi Derneği, sektördeki bütün paydaşlarını bir araya getirdiğini ve gastronomi sektörünü tek çatı altında topladığını belirterek yurt içi ve yurt dışından gelen yoğun aşçı taleplerine yetişemiyoruz dedi. "Her gün televizyon ekranlarda arz-ı endam eden programlar sayesinde aşçılık mesleği popülaritesini arttırdı" diyen Başkan Arnik; "Türkiye'den Avrupa'ya ve Ortadoğu ülkelerinden gelen talepleri göz önüne aldığımızda gastronomi sektörümüzden yurtdışına nitelikli  aşçı ihraç ediyoruz." ifadelerini kullandı. GASTRONOMİ BÖLÜMLERİ  REVAÇTA Dernek Başkanı Arnik; "Bilişim, halkla ilişkiler ve reklam sektörünün hızlı bir dönem yaşadığı günümüzde yeni trend mesleklerin revaşta olmasını fark eden  Milli Eğitim ve Üniversiteler Gastronomi alanlarında her geçen gün daha fazla yatırım yaparak yeni  bölümler açmaya devam ediyor."dedi. Aşçılar çalıştıkları otellerde genel müdürlerden sonra en yüksek ücreti alıyor. Usta şeflerin milyon dolar kazandıklarını ve Türkiye'den yurtdışına aşçı gönderildiğini belirten Arnik, şu ifadelerle açıklamasına devam etti; "Aşçılık, anne mesleği olmaktan çoktan çıktı. Artık usta şefler birer darphane gibi para basıyor. Dünyanın en ünlü mutfak sanatçıları sadece yemek yaparak yılda milyonlarca dolar kazanıyor. Mutfakta iyi eğitim almış el becericisi üstün olan aynı zamanda kendini sosyal becerileri yetişmiş gastronomi ustalarımız artık dünyanın her yerinde ülkemizi temsil ediyor. Türkiye'den Avrupa'ya ve Ortadoğu ülkelerine aşçı ihraç ediyoruz. Otellerde ya da restoranlarda farkına bile varmadığımız bu profesyonel şeflerimiz ortalama  60 bin TL - 175 bin TL, Almanya'da aşçı maaşları ortalama 2000 Euro-3000 Euro, Amerika'da aşçı maaşları 2500 Dolar-3500 Dolar, Dubai'de aşçı maaşları ise 5000 AED-15000 AED arasında değişiyor." dedi. Eskişehir Gastronomi Derneği Başkanı Murat Arnik, aşçı maaşlarının doktor maaşlarını geçtiğini ve genç neslin mutfak sektörüne kaydığını belirterek; "Artık aşçılar, çalıştıkları otellerde genel müdürlerden sonra en yüksek ücreti alıyor. Son yıllarda gençlerin de popüler meslek seçimlerinden biri. İyi bir şef ve aşçı olmak isteyen gençler, üniversitelerin ‘gastronomi’ bölümlerinde eğitim görmek için birbirleriyle yarışıyorlar." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.