SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık Bakanlığı

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Bölgesinde Güçlü Bir Sağlık Merkezi Haline Geldi Haber

Eskişehir Bölgesinde Güçlü Bir Sağlık Merkezi Haline Geldi

Sağlık Bakanlığı tarafından Eskişehir’e tahsis edilen 10 yeni Acil Yardım Ambulansı, 1 UMKE aracı ve 1 Mobil Komuta Kontrol Merkezi için bir teslim töreni düzenlendi. Eskişehir’de düzenlenen ambulans ve acil müdahale araçları teslim töreninde konuşan Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan şu ifadelere yer verdi; "Aziz hemşehrilerim, Saygıdeğer Valimiz, İl Sağlık camiamızın kıymetli yöneticileri, Fedakârca görev yapan 112 Acil Sağlık personelimiz, UMKE ekiplerimiz, Basınımızın değerli temsilcileri ve sevgili Eskişehirliler; Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada Eskişehir’imizin sağlık altyapısına güç katacak, insan hayatına doğrudan dokunacak çok anlamlı bir tören vesilesiyle bir aradayız. Teslimini gerçekleştirdiğimiz ambulanslarımızın, hizmet araçlarımızın ve mobil komuta merkezimizin şehrimize, vatandaşlarımıza ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Bugünün tarihi ayrıca bizler için ayrı bir anlam taşımaktadır. 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, “asrın felaketi” olarak hafızalarımıza kazınan o büyük afetlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha sabır diliyorum. O zor günlerde millet olarak nasıl kenetlendiğimizi, devletimizin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu hep birlikte gördük. Sağlık çalışanlarımızın, UMKE ekiplerimizin, ambulans personelimizin gösterdiği fedakârlık asla unutulmayacaktır. Kıymetli hemşehrilerim, Bugün bu güçlü sağlık altyapısına sahip olmamız bir tesadüf değildir. Bu tablo, 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın somut bir sonucudur. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır. 2002 öncesini hatırlıyoruz: Hastane kapılarında kuyruklar, ilaç bulamayan hastalar, hijyenden uzak sağlık tesisleri, acil servislerde yetersiz imkânlar, ambulans hizmetlerinin sınırlı olduğu bir Türkiye… Bakınız bugün Türkiye, toplam 1539 sağlık kuruluşu, 270 binin üzerinde yatak kapasitesi ve 49 bine yaklaşan yoğun bakım yatağıyla vatandaşına kesintisiz sağlık hizmeti sunan bir ülkedir. Modern şehir hastaneleri, yaygın aile hekimliği sistemi, güçlü acil sağlık ağı, teknolojik donanımı yüksek hastaneler, hızlı ve erişilebilir sağlık hizmeti… Ambulans ağımızdan acil çağrı sistemine, hastane kapasitesinden nitelikli sağlık personeline kadar her alanda Türkiye çağ atlamıştır. Pandemi sürecinde ve 6 Şubat depremlerinde bu güçlü altyapının ne kadar hayati olduğunu tüm dünya görmüştür. Bu büyük dönüşümün mimarı olan Sayın Cumhurbaşkanımıza, sağlık alanında attığı kararlı adımlar için şükranlarımı sunuyorum. Değerli hemşehrilerim, Bu başarı hikâyesinin Eskişehir’de de çok güçlü bir karşılığı bulunmaktadır. Bugün Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimliğimiz; ilimiz genelinde 44 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile, 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunmaktadır. Eskişehir’de toplam 75 ambulans aktif olarak görev yapmaktadır. Bu rakamlar sadece sayıdan ibaret değildir; bu rakamlar zamanla yarışan bir hayat mücadelesinin güvencesidir. 2.141 yatak kapasitesiyle hastanelerimiz 2025 yılı itibarıyla Eskişehir’de: Acil servislerimizde 750 bin vatandaşımıza, Polikliniklerimizde ise 5,5 milyon vatandaşımıza muayene hizmeti sunmuştur. Bu rakamlar, Eskişehir’in bölgesinde güçlü bir sağlık merkezi haline geldiğini açıkça göstermektedir. Değerli misafirler, Bizim anlayışımızda hizmet bir defalık değildir. Her yeni yatırım, bir başlangıçtır. Eskişehir genelinde: sağlık tesislerimizi modernize etmeye, kapasiteyi artırmaya, teknolojik altyapıyı güçlendirmeye, vatandaş memnuniyetini yükseltmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Şehrimizin büyüyen nüfusuna ve artan ihtiyaçlarına uygun yeni projeleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Sağlıkta kaliteyi yükseltirken, erişilebilirliği daha da artıracağız. Kıymetli hemşehrilerim, Bu büyük sistemin kalbinde insan var. Ambulans direksiyonunda görev yapan şoföründen, acil müdahaleyi yapan sağlık personeline, hekimlerimizden hemşirelerimize, UMKE ekiplerimizden yöneticilerimize kadar. Gece gündüz demeden, bayramda seyranda, afette felakette görev yapan tüm sağlık çalışanlarımız milletimizin gururudur. Sizler sadece bir meslek icra etmiyorsunuz; sizler hayat kurtarıyorsunuz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, emekleriniz için minnettar olduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün teslim aldığımız ambulanslar, mobil komuta merkezleri ve hizmet araçları; sadece günlük sağlık hizmetleri için değil, olası afetlerde hızlı ve etkili müdahale için de hayati öneme sahiptir. 6 Şubat depremleri bize bir kez daha gösterdi ki; güçlü devlet, güçlü sağlık sistemiyle ayakta kalır. O günlerde ambulanslarımız gece gündüz demeden çalıştı, sağlık personelimiz insanüstü bir gayret gösterdi. Bugün yapılan her yatırım, yarın bir canın kurtulmasına vesile olacaktır. Aziz Eskişehirliler, Bugün teslimini gerçekleştirdiğimiz bu ambulansların ve araçların; şehrimize, sağlık camiamıza ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımların hayata geçmesinde emeği olan Sağlık Bakanlığımıza, İl Sağlık Müdürlüğümüze, Valiliğimize ve tüm katkı sunan kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; sağlıkta güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin. Sağlık çalışanlarımıza güç kuvvet versin. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Eskişehir'in Sağlık Filosuna Takviye Haber

Eskişehir'in Sağlık Filosuna Takviye

Eskişehir’de acil sağlık hizmetlerini daha ileriye taşıyacak olan 10 yeni ambulans, 1 UMKE aracı ve modernize edilen Mobil Komuta Kontrol Merkezi, düzenlenen törenle hizmete alındı. ​Eskişehir’de sağlık altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen tam donanımlı araçlar için teslim töreni düzenlendi. Törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan ve il protokolü katıldı. ​"Saniyelerin Hayati Olduğu Anlarda Büyük Güvence" ​Törende konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, sağlık alanındaki yatırımların acil durumlardaki kritik rolüne dikkat çekti. Yeni araçların şehrin acil sağlık kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirten Vali Yılmaz, şunları söyledi: ​"Saniyelerin hayati önem taşıdığı anlarda bu tam donanımlı araçlar halkımız için büyük bir güvencedir. Ancak asıl başarı, bu teknolojik imkanları fedakarca kullanan sağlık personelimizindir. Pandemi ve afet dönemlerinde gösterdikleri kahramanlık asla unutulmayacaktır." ​6 Şubat Depremleri ve Dayanışma Vurgusu ​6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne de değinen Vali Yılmaz, Eskişehir’in deprem bölgesine sunduğu destekleri hatırlatarak, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Yapılan yatırımların deprem ve pandemi gibi süreçlerde ne kadar isabetli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını ifade etti. ​Sağlık Filosunda Yeni Dönem ​Tören kapsamında hizmete alınan araçlar şu şekilde açıklandı: 10 Adet Tam Donanımlı Acil Yardım Ambulansı​1 Adet Yeni Nesil UMKE Aracı​1 Adet Revizyonu Tamamlanan Mobil Komuta Kontrol Merkezi ​Protokolden İnceleme ​Konuşmaların ardından Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, protokol üyeleriyle birlikte açılış kurdelesini kesti. Araçların anahtarlarını görevlilere teslim eden heyet, özellikle afet durumlarında kritik rol oynayan Mobil Komuta Kontrol Merkezi’ni inceleyerek teknik personelden bilgi aldı. ​Vali Yılmaz, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sağlık Bakanlığı ve emeği geçen tüm milletvekillerine teşekkür ederek, yeni araçların Eskişehir’e hayırlı olmasını diledi.

Lütfü Yüksel Bakım Merkezi'nde Doktor Eksikliği Kabul Edilemez! Haber

Lütfü Yüksel Bakım Merkezi'nde Doktor Eksikliği Kabul Edilemez!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından, Odunpazarı Belediyesi Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi'nde yaşanan doktor eksikliği ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. "Odunpazarı Belediyesi, Lütfü Yüksel Bakım Merkezi’nde doktor eksikliği kabul edilemez!" diyerek açıklama yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak, Eskişehir’de kamu hizmeti veren Lütfü Yüksel Bakım Merkezi’nde yaşanan ciddi doktor eksikliğini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Bugün bu merkezde toplam 105 vatandaşımız barınmakta, bunların 60’ı yatalak ve yoğun bakım ihtiyacı olan bakım yaşlısı, 45’i ise sağlıklı yaşlı statüsünde yaşamını sürdürmektedir. Böylesine hayati bir kamu kurumunda iki doktor kadrosunun boş bırakılması, yalnızca bir idari eksiklik değil; açıkça bir kamu ihmali ve sağlık hakkının yok sayılmasıdır. Üstelik bu sorun yeni değildir. Merkez yönetimi tarafından 2024, 2025 ve 2026 yıllarında üç doktor talebiyle resmi yazışmalar yapılmış, ancak Sağlık Bakanlığı bu çağrılara hiçbir yanıt vermemiştir. Yıllardır cevapsız bırakılan bu talepler, hem vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini geciktirmekte hem de devletin kendi kurumlarına karşı sorumluluğunu yerine getirmediğini açıkça göstermektedir. Yakın zamanda hizmete açılması planlanan ve binanın arka kısmında yer alan 120 kapasiteli Alzheimer Merkezi ile birlikte doktor ihtiyacı daha da artacaktır. Bu merkezde kalacak yurttaşlarımızın tamamı ağır bakım gerektiren hastalardan oluşacaktır. Talep ettiğimiz üç doktor ataması yalnızca mevcut bakım merkezine değil, aynı zamanda bu Alzheimer Merkezi’ne de hizmet verecek şekilde planlanmıştır. Ancak bugünden gerekli adımlar atılmazsa, ilerleyen süreçte çok daha büyük bir sağlık krizinin yaşanması kaçınılmazdır. Lütfü Yüksel Bakım Merkezi, yalnızca bir bina değil; devletin sosyal sorumluluğunu yerine getirdiği, toplumun en kırılgan kesimine hizmet sunan bir kamu kuruluşudur. Bu kurum devletin yükünü hafifletirken, Sağlık Bakanlığı’nın gerekli personeli sağlamaması hem can sıkıcı hem de vicdanları yaralayan bir sorumsuzluktur. Buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça soruyoruz: 60 yatalak hastanın bulunduğu bir bakım merkezinde doktor olmadan sağlık hizmeti nasıl sürdürülecektir? Alzheimer Merkezi açıldığında bu ihtiyaç nasıl karşılanacaktır? Yıllardır yapılan resmi yazışmalara neden cevap verilmemektedir? Çağrımız açık ve nettir: Odunpazarı Belediyesi, Lütfü Yüksel Bakım Merkezi’ne ve hizmete girecek Alzheimer Merkezi’ne derhal üç doktor ataması yapılmalıdır. Bu gecikmenin her günü, insan hayatını tehlikeye atan bir ihmaldir. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak bu konunun takipçisi olacağız. Kamu hizmeti ihmal edilemez, insan hayatı tasarruf kalemi değildir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Bireyleri Hastalıktan Korumak Yerine Hastane Açan Sağlık Bakanı İstemiyoruz Haber

Bireyleri Hastalıktan Korumak Yerine Hastane Açan Sağlık Bakanı İstemiyoruz

Eskişehir - Bilecik Tabip Odası tarafından Rahim Ağzı Kanseri aşısı ve Grip aşısı ile ilgili yaşanan sıkıntıları dile getirildi. EBTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nazan Aksaray düzenlediği basın toplantısında aşı tedarikleri ile ilgili olarak şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Emekçileri, Değerli Kamuoyu, Her fırsatta dile getirmeye çalışıyoruz. Ülkemizde maalesef sağlık yönetilemiyor. Sağlık ortamı Sağlık Bakanlığı’nın eliyle sorunlar yumağına dönmüş durumdadır. Hastalarımız randevu bulamıyor, hekimlere “Hastalara 3-5 dakikada bakacaksın.” diye emredilen kabul edilemez sistemde gereken hizmeti alamıyor, ilaç bulamıyor, aşı bulamıyor, hastane yatağı bulamıyor, kısaca halkımız sağlığa erişemiyor. Sistem hastaları kamudan özel hastanelere yönlendiriyor ancak, açlıkla boğuşan milyonlarca insanımızın özel sektöre başvurmalarının olanaksız olduğu açık bir gerçektir. Değerli Basın Emekçileri, Bu ay “Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı”. Sağlık Bakanlığı bu nedenle bu ayın başlarında yaptığı paylaşımda rahim ağzı kanserinin erken tanısı için tarama yaptırmayı öneriyor. Elbette bu çok önemlidir. Ancak ondan daha önemlisi hiç hasta olmamanın sağlanması, yani kişilerin bu hastalığa neden olan virüse karşı aşılanmalarıdır. Rahim ağzı kanserinden korunmak için dünyada kabul görmüş ve 100’den fazla ülkede ücretsiz olarak uygulanan HPV aşısı maalesef ülkemizde rutin aşılama programında bulunmamaktadır. Bir kişi için aşılama maliyeti yaklaşık 14000 TL olan bu aşıyı yoksul halkın alabilmesi ise mümkün değildir. Bu haliyle de bu kötü sağlık sistemi yoksullara hastalığı hatta, ölümü reva görmektedir. Aşıyı ödemeyen Bakanlık, hastalık ortaya çıkınca, elbette hasta hekime ve tedaviye ulaşabilirse, tetkikleri, tedaviyi, ameliyatı, gerekirse yoğun bakım ücretini ödemeyi kabul etmektedir. Bakanlık halkı aşıyla hasta olmaktan korumak yerine tercihini, toplumun hastalanmasından yana yapmaktadır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanlığı 2023 yılından bu yana toplumun baskısı ile adeta çocuk kandırır gibi, HPV aşısının aşılama programına alınacağını söylemektedir. Sayın Bakan’ın 2025 yılı sonuna dek bu aşının aşılama programına alınacağını söylediğini ayrıca kendilerine hatırlatmak isteriz. Değerli Basın Emekçileri, Yaşanan bir diğer önemli sorun grip aşılarına ilişkindir. Sizlerin de yakından takip ettiğiniz gibi grip olgularının sayısı ülkemizde ve şehrimizde giderek artıyor. Biz hekimler elbette herkesin gripten korunmasını istiyoruz. Ancak özellikle gripten korunması gereken, 65 yaşın üzerindeki bireylerin, kalp, akciğer hastalığı veya bağışıklık sisteminde herhangi bir nedenle bozukluğu olan hastalarımızın, gebeliğin ilk 3 ayından sonraki döneminde olan kadınların, devamlı aspirin kullanmak zorunda olan 6 ay-18 yaş arasındaki çocukların her yıl Eylül ayının ortalarından itibaren aşı olmalarını öneriyoruz. SGK grip aşılarını bu grup hastalara reçete edilmesi halinde 1 Şubat’a dek ödüyor-du. -du diyoruz çünkü bu yıl grip aşısı da yok maalesef. Grip aşısı Aralık ayının ortalarına dek eczanelere aralıklı olarak, az sayıda gelebildi ve geçtiğimiz yıllara göre ancak çok az sayıda hastamız aşı olabildi. Pek çok hastamız hala aşı olmak için bekliyor ve maalesef SGK’nın geri ödeme süresi 1 Şubat’ta sona eriyor. Biz hekimler korunabilir bir hastalık nedeniyle hastalarımızı yoğun bakımlara yatırmak zorunda kalıyoruz ve maalesef bazen tüm çabalarımıza karşın kaybediyoruz. Bu arada Sağlık Bakanı ne yapıyor? Hastane açıyor, hastane inşaatlarını ziyaret ediyor. Biz bir hastanın 12.2 kez sağlık kurumuna başvurması ile övünen, bireyleri hastalıktan korumak yerine hastaneler açan bir sağlık bakanı istemiyoruz, halkımızın hasta olmamasını, hastanelere de, yoğun bakımlara da ihtiyacın azalmasını istiyoruz. Değerli basın emekçileri, burada önemli bir sorunu da dile getirmek isteriz. Bakanlık, ilaç ve aşı tedarikinde, ilgili firmalar için sabit ve düşük kur politikası uygulamaktadır. Bu nedenle aralarında kanser ilaçlarının da olduğu pek çok ilaç gibi, grip aşıları da bulunamamaktadır. Mevcut hükümetin stratejik önemi olan ilaç ve aşı üretimine dair bir politikasının olmaması çok önemli bir sorundur. Oysa bu topraklarda 1700’lü yıllarda geleneksel yollarla, 1800’lerin son dönemlerinde ise bilimsel yöntemlerle aşı üretilmiş, genç Cumhuriyetin en önemli kurumlarından olan Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü 1928 yılında kurulmuş ve 1931 yılından itibaren üretimin durdurulduğu 2004 yılına dek ülkemizin ihtiyacı olan aşıları olanakları ölçüsünde üretmiştir. Cumhuriyet’in büyük yokluklarla kurduğu Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı maalesef 2011 yılında kapatılmıştır. Yurt dışına aşı ihraç eden bir ülke iken, bugün gelinen noktada, uygulanan yanlış ve kötü politikalarla maalesef aşısını üretemeyen, halkımızın uluslararası endüstriye ve aşısızlığa mecbur bırakıldığı bir ülke durumundayız. Aşı gibi stratejik bir üründe dışa bağımlılığı asla kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanına sesleniyoruz. Önceliğiniz koruyucu sağlık olmalıdır. Aşı olamadığı için yurttaşlarımızın hastalanmalarını, vefat etmelerini istemiyoruz. Ödeme politikanızı düzenleyin ve bir an önce aşıların tedarikini sağlayın. Grip aşısının SGK tarafınca karşılanma süresini uzatın. Aşı üretimini dışa bağımlılıktan bir an önce kurtarın. Tüm bu taleplerimiz bulunamayan ilaçlar için de geçerlidir. Ancak bizler, bu taleplerimizin, basit bir aşı tedarikini sağlayamayan mevcut sağlık yönetimi anlayışı ile mümkün olmayacağını gayet iyi biliyoruz. Bu nedenle Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Saygılarımızla."

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu? Haber

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu?

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Sağlık Bakanı Prof.Dr Kemal Memişoğlu’na gıda zehirlenmeleri ve Zoonotik hastalıklara yönelik bir dizi sorular yöneltti. Gürer “Gıda güvenliği, pestisit–aflatoksin sağlığa etkileri, ambalajlı su içeriği, GDO’lu yemler, halk sağlığına etkileri, nişasta bazlı şuruplar, baz istasyonları ve çevresel risklerden personel yetersizliğine kadar pek çok kritik alanda Bakanlığa sorular yöneltti. “NİŞASTA BAZLI ŞURUPLAR, PESTİSİT, AFLATOKSİN: ETKİLER ARAŞTIRILIYOR MU?” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, halkın her gün tükettiği ürünlerdeki risklerin bilimsel olarak araştırılmadığını belirterek, “Nişasta bazlı şurupların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Pestisit ve aflatoksin kalıntılarının hastanelere yansıyan sonuçları var mı? İçme sularında arsenik, demir, klor gibi maddeler için uzman takibi yapılıyor mu? Bu alanda ihtisaslaşmış kaç doktor var?” GÜNEŞ ÇARPMASI, GIDA ZEHİRLENMELERİ, BULAŞICI HAYVAN HASTALIKLARI… CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlık sisteminin parçalı yapısının vatandaşı mağdur ettiğini belirterek: “Bu alanlarda Bakanlığın bütüncül bir çalışması var mı? Yoksa her kurum ayrı yönlere mi çekiyor?” AMBALAJLI SUYUN DAMACANA KULLANIM SAYISI Ambalajlı suların denetim sürecine değinen Ömer Fethi Gürer şu soruları sıraladı: “Radyasyon dahil ambalajların güneşte bekleme süresine kadar inceleme yapılıyor mu? Damacanalar kaç kez kullanılıyor? Bu konuda şeffaf bir denetim var mı?” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, YENİ HASTALIKLAR VE ZOONOTİK RİSKLER İÇİN HAZIRLIĞINIZ VAR MI? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer geleceğe dönük riskleri de değindi, iklim değişikliği kaynaklı yeni hastalık tiplerine karşı Bakanlığın hazırlığının olup olmadığını sordu: “Gıda zehirlenmeleri artıyor, zoonotik hastalıklar yaygınlaşıyor. Bu alanlarda sağlık eğitiminde yeni düzenlemeler yapılacak mı? Tıp eğitiminde gıda ve zoonotik hastalıklar için özel bir branş düşünülüyor mu?” “ŞAP, ŞARBON, BRUSELLA… HAYVAN HASTALIKLARININ İNSANA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zoonotik hastalıklara dair verilerin şeffaf olmadığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığı ‘biz bakıyoruz’ diyor ama Sağlık Bakanlığı verisi yok. 2025 yılında kaç zoonotik vaka saptandı? Kaç zehirlenme, kaç ölüm yaşandı? GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Bu konular halk sağlığı için kritik” diye konuştu. “BAZ İSTASYONLARININ, YÜKSEK ENERJİ HATLARININ İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” Ömer Fethi Gürer, çevresel risklere ilişkin sorular yöneltti: “Baz istasyonlarının, yüksek enerji hatlarının insan sağlığına etkisine ilişkin bilimsel bir izleme yapılıyor mu? Bu konuda veri paylaşacak mısınız?” “VETERİNER HEKİMLER HASTANELERDE GÖREVLENDİRİLECEK Mİ?” Zoonotik hastalık yükünün arttığını belirten Ömer Fethi Gürer: “Hayvan hastalıklarının insana geçişi olası ise , veteriner hekimlerin hastanelerde görev alması düşünülüyor mu?” “HİZMET ALIMINDAKİ ÇALIŞANLAR VE 39 BRANŞTA ATANAMAYAN MEZUNLAR KADRO BEKLİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanlığında hizmet alımı ile çalışan personelin de büyük mağduriyet yaşadığını belirterek, “Hastane bilgi işlemciler, görüntüleme merkezi çalışanları, yemekhane çalışanları, güvenlik, şoför… Hizmet alım sözleşmesine takılan binlerce kişi kadro bekliyor. 39 farklı sağlık branşında atanamayan on binlerce mezun var. Örneğin, 10 yılda 50 bin fizik tedavi mezunu verilmiş, Bakanlık sadece 1.651 kişiyi atamış. Tıbbi sekreterinden paramediğine kadar her gün bize mail geliyor; hastanelerde eleman açığı ciddi boyutlarda,” dedi. “SURİYELİDEN İLAÇ KATKI PAYI ALINMIYOR, EMEKLİDEN NEDEN ALINIYOR?” Ömer Fethi Gürer, sağlıkta adaletsizlik olduğunu ifade ederek şu soruyu yöneltti: “Suriyeliden ilaç katkı payı alınmazken emekliden neden alınıyor? Bu ayrımcılıktır.” “KAPATILAN SAĞLIK OCAKLARI ÇÜRÜYOR” Niğde’de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları bulunduğunu hatırlatan Gürer: “AKP iktidarı bu sağlık ocaklarını kapattı, binalar çürümeye terk edildi. Aile hekimliği sistemi doktor yetersizliği nedeniyle köylerde işlemiyor. Halk ulaşılabilir sağlık hizmeti bekliyor ama bulamıyor.” FİZİK TEDAVİ HASTANESİ ÇUKUR OLARAK KALDI BOR FİZİK TEDAVİ HASTANESİ NE ZAMAN YAPILACAK? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Bor ilçesi Fizik Tedavi Merkezi Hastanesi depremden sonra kullanılamaz raporuyla yıkıldı. Devlet hastanesinin yanında yeni hastane için çukur açıldı, Şubat 2025'te hastane yapımının biteceği duyuruldu; temel çukur olarak kaldı, müteahhit işi bıraktı, gitti, daha da temel atılmadı. Çukur açılan yerden fay hattı geçtiği gerekçesiyle başka bir yere inşaatın yapılacağı söyleniyor. Nasıl bir fay hattıysa, 100 metre yakınındaki devlet hastanesi için risk değil de yapılacak hastane için risk oluşturuyor. Fizik tedavi hastanesi ne zaman, nerede yapılacak, 2026 yılı programında var mı? Bor merkezde eski devlet hastanesi de yıkıldı "Bu alanda sağlık bilimleriyle ilgili bir yatırım olacak." denildi; tabela var, arsa olarak kaldı. Niğde'de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları vardı, hepsi kapatıldı, binalar çürümeye terk edildi,” dedi. “NİĞDE’DE ONKOLOJİ ENDOKRİNOLOJİ NEFROLOJİ DOKTORU YOK…” Niğde’de doktor eksikleri bulunduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle kritik branşlarda yurttaşların mağdur olduğunu belirterek, “Niğde’de onkoloji, gastroenteroloji, nefroloji, göğüs hastalıkları, endokrinoloji, çocuk endokrinolojisi doktoru yok. İlçelerde de doktor yetersizliği var. Kemoterapi gören hastalar haftada beş gün, beş dakikalık ışın tedavisi için başka illere gidiyor; otel parası, yol masrafı, moral bozukluğu… Bu nasıl bir sağlık hizmetidir? Niğde’ye ışın tedavi merkezi ne zaman kurulacak?” “MESLEK HASTALIKLARI, YANIK TEDAVİLERİ, BAĞIMLILIK MERKEZLERİ… VERİLER NEREDE?” Gürer, “2024–2025 yıllarında kaç kişi meslek hastalığı nedeniyle tedavi gördü? Kaç kişi sağlık raporuyla zorunlu emekli edildi? Son iki yılda kaç yanık vakası oldu, kaç hastanede yanık ünitesi var? Kaç ilde madde bağımlılığı ile mücadele merkezi var? Sigara kadar madde bağımlılığına karşı neden mücadele edilmiyor? Mevcut merkezler yeterli mi?” dedi.

İlaç Yokluğu Derinleşiyor, Halkın Sağlığı Tehlikede! Haber

İlaç Yokluğu Derinleşiyor, Halkın Sağlığı Tehlikede!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye’de ilaç tedarik zincirinde yaşanan kriz ve eczacılık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesine ilişkin iki ayrı yazılı soru önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Arslan, biri Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na, diğeri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a yöneltilen önergelerinde, ilaç yokluğu, sabit euro kuru, kamu kurum iskontosu (KKİ) krizi ve halkın ilaca erişimindeki zorlukları gündeme taşıdı. “Halk ilaca ulaşamıyor, eczacılar ayakta kalamıyor” Sağlık Bakanı’na yönelttiği önergesinde ilaç tedarik zincirindeki kırılmanın artık toplumsal bir krize dönüştüğünü vurgulayan Arslan, “İlaç fiyatlandırmasında kullanılan sabit avro değeri 21,67 TL iken, piyasa kuru 48 TL’nin üzerinde. Bu makas, ithal ilaçların ülkeye girmesini imkânsız hale getirdi. Kanser ve kronik hastalıkların tedavisi aksıyor, halkın yaşam hakkı tehlikede” dedi. Arslan, eczanelerin de artan kira, enerji, personel ve vergi yükleri altında ezildiğini belirterek, “Eczacılar bıçak kemiğe dayandı diyor; hem ekonomik olarak tükenmiş durumdalar hem de halkın öfkesine maruz kalıyorlar. Sağlık Bakanlığı artık geçici değil, kalıcı ve öngörülebilir çözümler üretmelidir” ifadelerini kullandı. “Bazı ilaç firmaları devleti ve vatandaşı zarara uğratıyor” CHP’li Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yönelttiği diğer soru önergesinde ise Kamu Kurum İskontosu (KKİ) sistemindeki suistimalleri gündeme taşıdı. Türk Eczacıları Birliği’nin Nisan 2025 raporuna atıfta bulunan Arslan, en az 22 firmanın 60’tan fazla ilaçta KKİ uygulamadığını veya eksik uyguladığını belirterek şunları söyledi: “Bazı firmalar SGK ile yaptıkları anlaşmaları hiçe sayıyor; iskontoyu uygulamıyor, fark vatandaşın cebinden çıkıyor. Bu durum hem ekonomik hem de etik bir sorumsuzluktur. SGK bu firmalar hakkında hangi denetimi yaptı, hangi yaptırımı uyguladı, kamuoyuna açıklansın.” Arslan ayrıca, “Eşdeğeri olmayan ilaçlarda KKİ uygulamayan firmalar pazar hâkimiyetlerini kötüye kullanıyor. Bu keyfî tutum hem rekabet hukukuna aykırıdır hem de halkın ilaca erişimini engellemektedir.” sözleriyle tepkisini dile getirdi. “Sağlık hakkı pazarlık konusu olamaz” CHP’li İbrahim Arslan, ilaç fiyatlandırması, sabit kur politikası ve KKİ uygulamalarındaki aksaklıkların Anayasa’nın 56’ncı maddesiyle güvence altına alınan sağlık hakkını fiilen ihlal ettiğini belirterek, şu çağrıyı yaptı: “Sağlık bir hak, ilaç temel bir ihtiyaçtır. Yurttaşlarımızın ilaca ulaşamadığı, eczanelerin kapı kapı ilaç aradığı bir sistem kabul edilemez. Devlet, halkın sağlığını piyasanın insafına bırakamaz. İlaç fiyatlandırma politikaları, katkı payı oranları ve kamu kurum iskontosu sistemi, halkın lehine yeniden düzenlenmelidir.” Milletvekili Arslan, önergelerinin yalnızca eczacılarla ilgili değil, doğrudan halkın yaşam hakkına ilişkin olduğunu vurgulayarak, “Hedefimiz, halkın ilaca kolay eriştiği, eczacının emeğinin karşılığını aldığı, sürdürülebilir bir sağlık sistemi kurulmasıdır” dedi.

CHP’li Arslan’dan Sağlık Raporu Ücretine Tepki! Haber

CHP’li Arslan’dan Sağlık Raporu Ücretine Tepki!

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi sürecinde Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) alınmaya başlanan sağlık raporu ücretlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, kamuoyuna açıklama yapılmadan uygulamaya konan 250 TL’lik ücretin gerekçesini ve yasal dayanağını sordu. 31 Temmuz 2025 itibarıyla eski tip ehliyetlerin geçerliliğini yitireceğini hatırlatan Arslan, yaklaşık 5 milyon yurttaşın sürücü belgesini yenilemek için sağlık raporu almaya çalıştığını belirtti. Daha önce ücretsiz olarak verilen bu raporlar için son günlerde ücret alınmasının vatandaşlar açısından hem sürpriz hem de yük olduğunu ifade etti. “Zamanlama tartışmalı, kamu bilgilendirmesi yok” Arslan, uygulamanın hem zamanlamasının tartışmalı olduğunu hem de herhangi bir kamu bilgilendirmesi yapılmadan başlatılmasının ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. “Vatandaşlarımızı doğrudan etkileyen bu kararın ne zaman, nasıl ve hangi mevzuata dayanılarak alındığı açıklanmalıdır,” diyen Arslan, şu sorulara yanıt aradığını kaydetti: •Sağlık raporu ücretinin gerekçesi nedir? •Sağlık kuruluşlarına bu uygulama ne zaman ve hangi yöntemle bildirildi? •Kamuoyuna bilgilendirme yapıldı mı, yapıldıysa hangi tarihte? •Bu ücret hangi mevzuat veya tarifeye dayanıyor? •2024 ve 2025’te bu hizmetten elde edilen toplam gelir ne kadardır, nereye aktarılmaktadır? •Ücretin sembolik tutulması ya da kaldırılması yönünde bir plan var mı? “Zorunlu hizmeti paralı hale getirmek sosyal devlete aykırıdır” Arslan, kamusal bir hak olan sağlık hizmetinin, zorunlu işlemler üzerinden paralı hale getirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. “Bu uygulama sosyal devlet ilkesiyle çelişiyor. Bakanlığın bu konuda kamuoyuna açık, şeffaf bir açıklama yapması ve uygulamadan derhal geri adım atması gerekiyor,” dedi.

Sağlık Bakanlığı Bizleri Yok Saymaya, İtirazlarımızı Sindirmeye Çalışıyor! Haber

Sağlık Bakanlığı Bizleri Yok Saymaya, İtirazlarımızı Sindirmeye Çalışıyor!

Aile Hekimleri, aile sağlığı merkezlerinde çalışan hemşire ve ebeler ve sağlık emekçileri devam eden iş bırakma eylemi ile ilgili olarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.  Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eskişehir Şubesi, Bilecik Aile Hekimleri Derneği, Birlik-Dayanışma Sendikası Eskişehir Temsilciliği, Genel Sağlık İş Sendikası Eskişehir ve Bilecik Temsilcilikleri, Hekim-Birliği Sendikası Eskişehir Şubesi ESOGÜ Mermer Salon önünde bir basın açıklamsı yaptı. Açıklmaya CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan'da katılarak destek verdi. Aile Hekimleri ve sağlık emekçileri adına bir açıklama yapan EBTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nazan Aksaray şu ifadeleri kullandı; ''Değerli Basın Emekçileri, Değerli Halkımız,  Sizleri Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eskişehir Şubesi, Bilecik Aile Hekimleri Derneği, Birlik-Dayanışma Sendikası Eskişehir Temsilciliği, Genel Sağlık İş Sendikası Eskişehir ve Bilecik Temsilcilikleri ve Hekim-Birliği Sendikası Eskişehir Şubesi adına selamlıyoruz. Bizler, emek ve meslek örgütlerimizin çağrısıyla, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak için bugün ülkemizin dört bir yanında bir araya gelen sağlık çalışanlarıyız. Her gün yüzbinlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi saymakla bitmeyecek sorunlarla boğuşuyoruz. Tüm bu sorunların çözümü için görev alması gereken kamu otoritesini ise yanımızda değil her seferinde karşımızda buluyoruz. Sağlık Bakanlığı, toplumun ve sağlık çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmek için bizlerin görüş ve önerilerini dikkate almak yerine; otoriter yönetimi yerleşik hale getirerek bizleri yok saymaya, itirazlarımızı sindirmeye çalışıyor. Bizler buna asla izin vermeyeceğiz! Hepinizin bildiği gibi, aile hekimleri ve aile sağlığı merkezlerinde çalışan hemşire ve ebeler olarak, değersizleştirmenin, onur kırıcılığının gelebileceği son nokta olan aile hekimliği yönetmeliğinin geri çekilmesi için Kasım ayında 3 gün, Aralık ayında 5 gün süreyle iş bırakmıştık. Pazartesi gününden bu yana 5 gün süre ile yine iş bırakıyoruz ve mücadelemizi sonuna dek kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün ise ülkemizin dört bir yanında tüm sağlık kurumlarında sağlık alanında bize ve halkımıza yaşatılan tüm kötülükler için itirazlarımızı dile getirmek için buluştuk. Değerli Basın Emekçileri, Değerli Halkımız, Uzun yıllardır, çalışma şartlarımızın bilinçli ve programlı olarak kötüleştirilmesi meslek onurumuzu, toplum sağlığını ve hepimizin geleceğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Her fırsatta yüksek sesle bu gidişe son verin diyerek, adeta haykırıyoruz! Sağlık Bakanı’na buradan bir kez daha sesleniyoruz! Halkın sağlığını korumak ve geliştirmek istiyor musunuz? Sağlık çalışanlarının sorunlarını çözmek istiyor musunuz? Bu çığlık tüm basamaklarda sağlık hizmeti üreten, yüzbinlerce hastayı sağlığına kavuşturmak ve hasta olmalarını engellemek için çalışan hekimlerin, sağlık çalışanlarının sesidir. Bunu duymak zorundasınız! Sayın Bakan,  dünyanın sağlık sistemimize gıpta ettiğini söylüyorsunuz. Biz hiç aynı kanıda değiliz. Sağlık sistemimiz sayenizde bozuktur ve giderek daha da bozulmaktadır. Yapılan tetkik sayısının ve başvuru sayısının fazla olmasıyla övünüyorsunuz. Bu toplumun daha çok hasta olduğunun göstergesidir. Bir bakan bununla asla övünmemeli, nerede hata yapıyoruz,  insanlarımız neden daha çok hastalanıyor, neden onları hastalıklardan koruyamıyoruz diye sormalıdır. Bu noktada isteklerimizi bir kez daha dile getiriyoruz! Tüm kurumların bilimsel, çağdaş, demokratik, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesini istiyoruz. Bunun için hangi seviyede olursa olsun yöneticilerin liyakat sahibi olmasını istiyoruz. Baskıyı, mobbingi, her ne şekilde olursa olsun tehditi reddediyoruz! Haksız, hukuksuz geçici görevlendirmeleri, yer değişikliklerini kabul etmiyoruz. Genç meslektaşlarımızın etik değerleri temel alan, nitelikli bir eğitim alabilmeleri için çağdaş, özerk, gerçek anlamda bilimsel bir üniversite ortamı istiyoruz. Alt yapısı olmadan, piyasaya ucuz iş gücü için açılan dört duvardan ibaret tıp fakültelerine son verilmesini istiyoruz. Akademik kadroların ve ünvanların sadece hak edenlere verilmesini istiyoruz. Halkımızın, eşit, nitelikli, erişilebilir ve kamusal sağlık hizmeti almasını istiyoruz. Toplumun hasta olmamasını, birinci basamak başta olmak üzere, koruyucu sağlık hizmetinin öncelikli olmasını istiyoruz. Temel görevi koruyucu sağlık olan güçlü bir birinci basamak hizmeti istiyoruz. Hasta olanlara, hangi kurumda olursak olalım çağdaş, bilimsel, nitelikli sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Hastalarımıza, 3-5 dakika gibi kabul edilemez, adeta bizlerle ve hastalarımızla alay ettiğiniz sürelerde değil, mesleğimizin gereklerine göre zaman ayırmak istiyoruz. Gereksiz tetkik istemek, ilaç yazmak istemiyoruz. Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil, şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirleri almanızı, etkili şiddet yasasını çıkartmanızı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlamanızı istiyoruz. Güvenceli ve kadrolu çalışmak istiyoruz. Performans, teşvik, hak ediş gibi ödeme yolları değil, hak ettiğimiz, emekliliğe yansıyacak ve tek kalemde maaş istiyoruz. Bizleri adeta açlığa mahkum eden sözde maaş artışlarınızı kabul etmemiz mümkün değildir. Acilen emeğimize yakışır ek zam artışı istiyoruz. Özel sektörde görev yapan hekimlerin, sağlık çalışanlarının geleceklerinin patronların iki dudakları arasında değil, güvence altında olmasını istiyoruz. Sağlık hizmetlerinin, bizlerin emeklerinin, patronların insafına terk edilmesini kabul etmiyoruz. Kapatılan devlet hastanelerimizin açılmasını ve vergilerimizin şirketlere oluk oluk aktarıldığı şehir hastanelerinin sözleşmelerinin sonlandırılmasını istiyoruz. Bu hafta vergide adalet eylemlerimizin 44. haftası. Gelirde ve vergide adalet istiyoruz. Kamu emekçilerinin vergi diliminin  %15’te sabitlenmesini istiyoruz. Eğer bunları gerçekleştiremeyecekseniz istifa etmenizi istiyoruz! Son sözümüz her zaman olduğu gibi, sevgili halkımıza olsun. Sizler her şeyi tüm açıklığıyla görüyorsunuz, yaşıyorsunuz. Randevu bulunmuyor, hastanelerde yatak yok, ilaç bulunmuyor, bulunursa ilaçlar için büyük katkı payları isteniyor. Şehir hastanelerine ulaşmak çok zor, adeta imkansız. Ulaşılsa da bu kez içinde sağlık hizmetine ulaşmak neredeyse mümkün değil. Bizler bu eylemlerle meslek onurumuza sahip çıkarken sağlıkta çeteleşmeye imkan vermeyecek toplumcu bir sağlık sistemini ve halkımızın sağlık hakkını savunuyoruz ve sizlerin bugün de olduğu gibi, tüm eylemlerimizde yanımızda olduğunu biliyoruz. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyoruz. Sağlıklı bir toplum için bu kötü sisteme hep birlikte dur diyeceğiz ve iyi çalışan bir sağlık sistemini birlikte inşa edeceğiz. Açıklamamıza destek veren siyasi parti ve demokratik kitle örgütü yöneticilerine ve temsilcilerine ayrıca teşekkür ederiz. Son olarak bir de duyurumuz olacak sizlere. 6-10 Ocak 2025 iş bırakma eylemimizin son günü olan 10 Ocak 2025 günü saat 11.00’de tüm sağlık çalışanlarını Tabip Odası’nda buluşmaya davet ediyoruz. 12.15’te halkımızla birlikte Odamızın önünden İl Sağlık Müdürlüğü’ne ( Eski Hava Hastanesi) yürüyeceğiz ve 12.30’da orada basın açıklaması yapacağız.''

İl Sağlık Müdürü Bildirici 2024 Sağlık Hizmetlerini Değerlendirdi Haber

İl Sağlık Müdürü Bildirici 2024 Sağlık Hizmetlerini Değerlendirdi

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici 2024 sağlık hizmetleri faaliyetlerini değerlendirdi Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 2024 yılı boyunca Eskişehir’de sağlık alanında gerçekleştirilen çalışmalar ve sağlanan hizmetlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. İl Müdürü Bildirici, sağlık hizmetlerinin Türkiye Yüzyılı hedeflerine uygun bir şekilde ilerletilmesi için tüm sağlık çalışanlarının özveriyle çalıştığını belirtti. 2024 yılı boyunca gerçekleştirilen sağlık hizmetlerine dair öne çıkan başlıklar şu şekilde gerçekleştirildi; Toplam muayene 5.303.856 Acil Muayene Sayısı: 1.107.451 Aile Hekimliği Muayene Sayısı: 6.888.041 Ağız ve Diş Sağlığı Muayene Sayısı: 529.228 Açılan MHRS Kapasitesi: 3.712.000 MHRS Üzerinden Yapılan Muayene Sayısı: 3.015.000 Yapılan Ameliyat Sayısı (A+B+C Grubu): 113.212 Yatarak Tedavi Alan Hasta Sayısı: 91.607 Evde Sağlık Ekipleri Hasta Ziyareti: 42.822 YAŞAM’a Kayıtlı Hasta Sayısı: 8.949 Gerçekleşen Doğum Sayısı: 5.055 (3.100’ü normal doğum) Sigara Bırakma Polikliniğine Başvuru Sayısı: 3.102 Gebe Okulundan Eğitim Alan Anne Sayısı: 9.632 Gezici Sağlık Hizmeti ile Ulaşılan Hasta Sayısı: 23.858 Toplam Aşılama Oranı: %96,5 Evlilik Öncesi SMA Genetik Testi Sayısı: 5.888 Yenidoğan Bebeklere SMA Taraması: 9.165 Kanser Taramaları (Meme: 45.558, Serviks: 63.649, Kolon: 49.380) Obezite Danışmanlık Hizmeti Sayısı: 10.145 Taşınan Acil Vaka Sayısı: 64.704 Helikopter Ambulans ile Nakledilen Hasta Sayısı: 1 Motosiklet Ambulans ile Müdahale Edilen Hasta Sayısı: 309 Organ Bağışçı Sayısı: 232 Organ Nakli ile Hayata Tutunan Hasta Sayısı: 11 Özel Sağlık Kuruluşlarına Yapılan Denetimler: 744 Kadın Sağlığı Eğitim Projesi ile Ulaşılan Kişi Sayısı: 266.484 Göçmen Sağlığı Hizmeti Alan Kişi Sayısı: 4.820 Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 2024 yılında Eskişehir’de hayata geçirilen sağlık yatırımlarını ise şu şekilde sıraladı: Alanönü Aile Sağlığı Merkezi (ASM), Deliklitaş ASM, Şirintepe ASM, Şarhöyük ASM, Han Toplum Sağlığı Merkezi (TSM), Ertuğrulgazi ASM, AMATEM Binası, Sivrihisar Devlet Hastanesi Ek Bina, Turkuaz Semt Polikliniği,Seyitgazi-Kırka Entegre Sağlık Merkezi, Mihalgazi 9 Mayıs 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu, Sarıkaya Entegre Sağlık Merkezi Doç. Dr. Bildirici, Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nün 9.429 kişilik büyük bir aile olduğunu vurgularken, 2024 yılında 915 yeni çalışma arkadaşının ekibe katıldığını belirtti. “Sağlıkta güçlü adımlarla ilerlemeye devam ederek vatandaşlarımıza daha nitelikli hizmetler sunmayı hedefliyoruz. Yeni yılın herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyoruz,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.