SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık Bakanlığı

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Algı Operasyonu Gerçeklere Çarpacak" Haber

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Algı Operasyonu Gerçeklere Çarpacak"

​AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz planlamasıyla ilgili Eskişehir’de yükselen iddialara sert yanıt verdi. Albayrak, konunun saptırıldığını belirterek, "Bu bir kayıp değil, sağlıkta yeni yatırımların finansmanıdır" dedi. ​"71 Taşınmazı Kapsayan Genel Bir Planlama" ​Gürhan Albayrak, yayımlanan kararın sadece Eskişehir’e özgü olmadığını, Türkiye genelindeki 71 farklı taşınmazı kapsayan genel bir planlama olduğunu vurguladı. Yapılan eleştirilerin art niyetli olduğunu savunan Albayrak, şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye genelindeki planlamayı bağlamından kopararak sanki yalnızca Eskişehir’e özgü bir kararmış gibi sunmak, yönetim zafiyetlerini örtbas etme çabasıdır." ​Gelirler Sağlık Yatırımlarına Aktarılacak ​Kararın 4. maddesine dikkat çeken Albayrak, elde edilecek tüm gelirin Sağlık Bakanlığı’nın yeni tesis ve yenileme projelerinde kullanılacağını belirtti. Bu sürecin Eskişehir’i sağlık alanında bir üst lige taşıyacağını ifade eden İl Başkanı, "satış" iddialarının asılsız olduğunu dile getirdi. ​"Hava Hastanesi ve İlçe Tesislerinde Mağduriyet Yok" ​Kamuoyunda merak edilen tesislerin durumuna da açıklık getiren Albayrak, Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde; Hava Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerindeki tesislerde herhangi bir aksaklık veya mağduriyet yaşanmayacağını kesin bir dille ifade etti. ​CHP Belediyeciliğine Eleştiri: "200 Metrelik Yolu Yapamayanlar..." ​Eskişehir’e kazandırılan Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi gibi yatırımları hatırlatan Albayrak, yerel yönetimi şu sözlerle eleştirdi: "Şehir Hastanesi’nin 200 metrelik bağlantı yolunu dahi yapamayan CHP zihniyetinin bu konularda yorum yapması ironiktir. ESKİ’deki sahte evrak skandalını ve meclis kararlarını hiçe sayanları hemşehrilerimiz yakından takip ediyor." ​"Eskişehir'in Sağlık Geleceği Emin Ellerde" ​Haberin detaylarında Eskişehir halkına seslenen Albayrak, sürecin şeffaflık ve kamu yararı esasıyla yürütüldüğünü söyledi. "Cambaza bak" siyasetine Eskişehirlilerin karnının tok olduğunu belirten Albayrak, şehre değer katmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini noktaladı: "Kıymetli hemşehrilerimiz müsterih olsun; Eskişehir’in sağlık geleceği emin ellerdedir."

Anadolu Üniversitesi’nden Yemek Üretiminde Örnek Model Haber

Anadolu Üniversitesi’nden Yemek Üretiminde Örnek Model

Anadolu Üniversitesi Yemek Üretim Tesisi, düzenlenen basın buluşmasıyla tanıtıldı. Etkinliğe Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Barış Kılınç ve Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Şafak, Yemekhane İdare Şube Müdürü Ozan Sezgin ve Eskişehir basını katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “En kaliteli hizmeti sunmak bizim temel gayemizdir” Basın buluşmasında konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin öğrencilere sunduğu yemek hizmetlerinin kalitesine ve üretim kapasitesine dikkat çekerek şunları söyledi: “Değerli arkadaşlarımız, hepiniz hoş geldiniz. Sizlere en hijyenik yemek üretim tesislerimizden birinde en kaliteli hizmeti sunmak bizim temel gayemizdir. Porselen tabaklarda sunduğumuz 35 TL’lik 4 çeşit yemek, diğer üniversite fiyatlarının oldukça altındadır. Hatta ödeme gücü olmayan yaklaşık 2 bin 600 öğrencimiz bu hizmetten tamamen ücretsiz yararlanıyor. Öğrencilerimiz ve akademik personelimiz aynı mutfaktan çıkan aynı menüyü paylaşıyor. Kendimizin tercih etmediği hiçbir sofraya öğrencilerimizi oturtmuyoruz. Özel gereksinimli, çölyak hastası veya vejetaryen öğrencilerimiz için özel menüler çıkarıyoruz. Aynı anda 2 bin 500 kişiye hizmet verebiliyoruz. Burası bir ticarethane değil, bir kamu üniversitesidir. Bu yüzden sınav dönemlerinde ücretsiz ikramlar sunuyor ve fiyatları olabilecek en düşük seviyede tutuyoruz. Bakanlık denetimlerinin yanı sıra, bir rektör olarak benim de habersiz ziyaret ettiğim tesislerimiz, öğrencilerimizin denetimine de her an açıktır.” Yemekhane İdare Şube Müdürü Sezgin: “Sağlık Bakanlığı rehberine uygun şekilde öğünler hazırlıyoruz” Yemekhane İdare Şube Müdürü Ozan Sezgin ise üretim süreci ve hijyen standartlarına değinerek konuşmasında şunları aktardı: “2002 yılından beri Anadolu Üniversitesi yemekhanesinde görev yapıyorum. Aynı zamanda gıda yüksek mühendisiyim. Yemekhanemizde herhangi bir hizmet alımı yapmadan tüm üretimi kendi personelimizin marifetiyle gerçekleştirerek öğrencilerimize günde 2 öğün yemek sunuyoruz. Beslenme ile fiziksel aktiviteyi birbirini tamamlayan unsurlar olarak gördüğümüz üniversitemizde, bugün de olduğu gibi her ay 1 gün öğrencilerimizin seçtiği menüleri servis ediyoruz. Sağlık Bakanlığının Sağlıklı Yemek ve Fiziksel Aktivite Piramidine uygun şekilde, besin öğeleri açısından yeterli ve dengeli, işçiliği zor olsa da daima taze salata içeren sağlıklı öğünler hazırlıyoruz. Pandemi döneminin zorlu şartlarında 2021 yılında tamamladığımız ve Türkiye’deki diğer kurumlara model olan modern tesisimizde; 500 paletlik kuru gıda depolama alanı, 950 m²lik 14 ayrı bölümden oluşan dondurulmuş ve soğuk depolama alanı, ikiz ray sistemi içeren et işleme bölümü, sebze işleme ve sıcak mutfak alanlarının yanı sıra, ayrı bir üretim tesisinde kendi personelimizle yaptığımız tatlı üretimiyle en üst standartlarda hizmet vermeye devam ediyoruz.” Konuşmaların ardından katılımcılar yemek üretim tesisini gezerek yerinde incelemelerde bulundu. Program, tesis bünyesinde hazırlanan yemeklerin tadımıyla sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Hastane Arsasının Özelleştirilmesinde Hiçbir Kamu Yararı Yok! Haber

Hastane Arsasının Özelleştirilmesinde Hiçbir Kamu Yararı Yok!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, yıkılan Eski Eskişehir Devlet Hastanesi’nin arsasının özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Yıktıkları Hastane Yerine “Yenisi Yapacağız” Sözü Unutuldu Süllü, 47 yıl boyunca kente hizmet veren Eskişehir Devlet Hastanesi’nin 2018 yılında Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla boşaltıldığını ve “depreme dayanıksız” olduğu gerekçesiyle yıkıldığını hatırlattı. Süreç boyunca hem Sağlık Bakanlığı’nın soru önergelerine yanıtlarında hem de Adalet ve Kalkınma Partisi Eskişehir İl Başkanlarının açıklamalarında aynı alana yeni bir devlet hastanesi yapılacağı yönünde sözler verildiğini ifade etti. Hastane İhtiyacı Yok Sayıldı Beklentinin yeni bir sağlık yatırımı olduğunu vurgulayan Süllü, bir gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle söz konusu arazinin özelleştirme kapsamına alındığını öğrendiklerini belirtti. Arazinin rayiç değerinin 1 trilyonu aştığını dile getiren Süllü, bu kararın kamu yararıyla bağdaşmadığını söyledi. Eskişehir’de sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Süllü, şehir hastanesinde randevu ve yatak bulmanın zorlaştığını, ayrıca ulaşımın da vatandaşlar için ayrı bir sorun haline geldiğini ifade etti. Bu koşullarda yeni hastane ihtiyacının açık olduğunu vurguladı. “Bütçe Açığı İçin Satışa Rıza Göstermeyiz” Süllü, “Şehir hastaneleri nedeniyle ortaya çıkan bütçe açıklarını kapatmak uğruna Eskişehirlilerin sağlık hakkının göz ardı edilmesine asla rızamız yoktur” diyerek karara karşı net tutumlarını ortaya koydu. “Kararname Geri Çekilsin, Hastane Yapılsın” Eskişehir halkının beklentisinin açık olduğunu belirten Süllü, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin acilen geri çekilmesini ve söz verildiği üzere alanda yeni hastane inşaatına başlanmasını talep etti.

Tarama ve Koruyucu Sağlık İstasyonu Kuruldu Haber

Tarama ve Koruyucu Sağlık İstasyonu Kuruldu

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı koordinesinde ÇEKÜS Birimi ile Kanser Birimi tarafından vatandaşların yoğun olarak bulunduğu alanda “Tarama ve Koruyucu Sağlık İstasyonu” kurularak bilgilendirme standı açıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak, koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik farkındalığı güçlendirmek ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yürütülen “Ramazanda Sağlık Programı” kapsamında Eskişehir’de çeşitli bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilmeye devam ediyor. Kurulan stantta görevli sağlık personelleri tarafından vatandaşlara kanser taramalarının önemi hakkında bilgilendirme yapılırken, özellikle meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanser taramaları hakkında detaylı bilgiler verildi. Uygun yaş grubunda bulunan vatandaşlar Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM)’e yönlendirilerek ücretsiz tarama hizmetlerinden faydalanmaları konusunda teşvik edildi. Açılan stantta ayrıca anne adayları ve kadın sağlığına yönelik hizmetler hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen “Annelik Yolculuğu Mobil Uygulaması” tanıtılarak uygulamanın gebelik sürecinde anne adaylarına sunduğu bilgilendirme ve takip imkânları anlatıldı. Kadınlara yönelik Gebe Okulu ve Sağlıklı Menopoz Okulu programları hakkında bilgi verilirken bu eğitimlere katılmak isteyen vatandaşlara kayıt ve yönlendirme desteği sağlandı. Gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetlerinde evlilik öncesi tarama programları hakkında da vatandaşlara bilgi verilerek, evlilik öncesinde yapılması gereken sağlık taramalarının önemi anlatıldı. Bununla birlikte yenidoğan, bebeklik ve çocukluk çağı tarama programları hakkında bilgilendirme yapılarak erken tanının çocuk sağlığı üzerindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Ramazan ayı boyunca sürdürülen bu tür bilgilendirme çalışmaları ile vatandaşların koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilinçlendirilmesi, erken tanı ve tarama programlarına katılımın artırılması hedefleniyor. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen faaliyetlerle toplumun her kesimine ulaşılması ve sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Eskişehir Bölgesinde Güçlü Bir Sağlık Merkezi Haline Geldi Haber

Eskişehir Bölgesinde Güçlü Bir Sağlık Merkezi Haline Geldi

Sağlık Bakanlığı tarafından Eskişehir’e tahsis edilen 10 yeni Acil Yardım Ambulansı, 1 UMKE aracı ve 1 Mobil Komuta Kontrol Merkezi için bir teslim töreni düzenlendi. Eskişehir’de düzenlenen ambulans ve acil müdahale araçları teslim töreninde konuşan Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan şu ifadelere yer verdi; "Aziz hemşehrilerim, Saygıdeğer Valimiz, İl Sağlık camiamızın kıymetli yöneticileri, Fedakârca görev yapan 112 Acil Sağlık personelimiz, UMKE ekiplerimiz, Basınımızın değerli temsilcileri ve sevgili Eskişehirliler; Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada Eskişehir’imizin sağlık altyapısına güç katacak, insan hayatına doğrudan dokunacak çok anlamlı bir tören vesilesiyle bir aradayız. Teslimini gerçekleştirdiğimiz ambulanslarımızın, hizmet araçlarımızın ve mobil komuta merkezimizin şehrimize, vatandaşlarımıza ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Bugünün tarihi ayrıca bizler için ayrı bir anlam taşımaktadır. 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, “asrın felaketi” olarak hafızalarımıza kazınan o büyük afetlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha sabır diliyorum. O zor günlerde millet olarak nasıl kenetlendiğimizi, devletimizin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu hep birlikte gördük. Sağlık çalışanlarımızın, UMKE ekiplerimizin, ambulans personelimizin gösterdiği fedakârlık asla unutulmayacaktır. Kıymetli hemşehrilerim, Bugün bu güçlü sağlık altyapısına sahip olmamız bir tesadüf değildir. Bu tablo, 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın somut bir sonucudur. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır. 2002 öncesini hatırlıyoruz: Hastane kapılarında kuyruklar, ilaç bulamayan hastalar, hijyenden uzak sağlık tesisleri, acil servislerde yetersiz imkânlar, ambulans hizmetlerinin sınırlı olduğu bir Türkiye… Bakınız bugün Türkiye, toplam 1539 sağlık kuruluşu, 270 binin üzerinde yatak kapasitesi ve 49 bine yaklaşan yoğun bakım yatağıyla vatandaşına kesintisiz sağlık hizmeti sunan bir ülkedir. Modern şehir hastaneleri, yaygın aile hekimliği sistemi, güçlü acil sağlık ağı, teknolojik donanımı yüksek hastaneler, hızlı ve erişilebilir sağlık hizmeti… Ambulans ağımızdan acil çağrı sistemine, hastane kapasitesinden nitelikli sağlık personeline kadar her alanda Türkiye çağ atlamıştır. Pandemi sürecinde ve 6 Şubat depremlerinde bu güçlü altyapının ne kadar hayati olduğunu tüm dünya görmüştür. Bu büyük dönüşümün mimarı olan Sayın Cumhurbaşkanımıza, sağlık alanında attığı kararlı adımlar için şükranlarımı sunuyorum. Değerli hemşehrilerim, Bu başarı hikâyesinin Eskişehir’de de çok güçlü bir karşılığı bulunmaktadır. Bugün Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimliğimiz; ilimiz genelinde 44 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile, 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunmaktadır. Eskişehir’de toplam 75 ambulans aktif olarak görev yapmaktadır. Bu rakamlar sadece sayıdan ibaret değildir; bu rakamlar zamanla yarışan bir hayat mücadelesinin güvencesidir. 2.141 yatak kapasitesiyle hastanelerimiz 2025 yılı itibarıyla Eskişehir’de: Acil servislerimizde 750 bin vatandaşımıza, Polikliniklerimizde ise 5,5 milyon vatandaşımıza muayene hizmeti sunmuştur. Bu rakamlar, Eskişehir’in bölgesinde güçlü bir sağlık merkezi haline geldiğini açıkça göstermektedir. Değerli misafirler, Bizim anlayışımızda hizmet bir defalık değildir. Her yeni yatırım, bir başlangıçtır. Eskişehir genelinde: sağlık tesislerimizi modernize etmeye, kapasiteyi artırmaya, teknolojik altyapıyı güçlendirmeye, vatandaş memnuniyetini yükseltmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Şehrimizin büyüyen nüfusuna ve artan ihtiyaçlarına uygun yeni projeleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Sağlıkta kaliteyi yükseltirken, erişilebilirliği daha da artıracağız. Kıymetli hemşehrilerim, Bu büyük sistemin kalbinde insan var. Ambulans direksiyonunda görev yapan şoföründen, acil müdahaleyi yapan sağlık personeline, hekimlerimizden hemşirelerimize, UMKE ekiplerimizden yöneticilerimize kadar. Gece gündüz demeden, bayramda seyranda, afette felakette görev yapan tüm sağlık çalışanlarımız milletimizin gururudur. Sizler sadece bir meslek icra etmiyorsunuz; sizler hayat kurtarıyorsunuz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, emekleriniz için minnettar olduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün teslim aldığımız ambulanslar, mobil komuta merkezleri ve hizmet araçları; sadece günlük sağlık hizmetleri için değil, olası afetlerde hızlı ve etkili müdahale için de hayati öneme sahiptir. 6 Şubat depremleri bize bir kez daha gösterdi ki; güçlü devlet, güçlü sağlık sistemiyle ayakta kalır. O günlerde ambulanslarımız gece gündüz demeden çalıştı, sağlık personelimiz insanüstü bir gayret gösterdi. Bugün yapılan her yatırım, yarın bir canın kurtulmasına vesile olacaktır. Aziz Eskişehirliler, Bugün teslimini gerçekleştirdiğimiz bu ambulansların ve araçların; şehrimize, sağlık camiamıza ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımların hayata geçmesinde emeği olan Sağlık Bakanlığımıza, İl Sağlık Müdürlüğümüze, Valiliğimize ve tüm katkı sunan kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; sağlıkta güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin. Sağlık çalışanlarımıza güç kuvvet versin. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Eskişehir'in Sağlık Filosuna Takviye Haber

Eskişehir'in Sağlık Filosuna Takviye

Eskişehir’de acil sağlık hizmetlerini daha ileriye taşıyacak olan 10 yeni ambulans, 1 UMKE aracı ve modernize edilen Mobil Komuta Kontrol Merkezi, düzenlenen törenle hizmete alındı. ​Eskişehir’de sağlık altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen tam donanımlı araçlar için teslim töreni düzenlendi. Törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan ve il protokolü katıldı. ​"Saniyelerin Hayati Olduğu Anlarda Büyük Güvence" ​Törende konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, sağlık alanındaki yatırımların acil durumlardaki kritik rolüne dikkat çekti. Yeni araçların şehrin acil sağlık kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirten Vali Yılmaz, şunları söyledi: ​"Saniyelerin hayati önem taşıdığı anlarda bu tam donanımlı araçlar halkımız için büyük bir güvencedir. Ancak asıl başarı, bu teknolojik imkanları fedakarca kullanan sağlık personelimizindir. Pandemi ve afet dönemlerinde gösterdikleri kahramanlık asla unutulmayacaktır." ​6 Şubat Depremleri ve Dayanışma Vurgusu ​6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne de değinen Vali Yılmaz, Eskişehir’in deprem bölgesine sunduğu destekleri hatırlatarak, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Yapılan yatırımların deprem ve pandemi gibi süreçlerde ne kadar isabetli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını ifade etti. ​Sağlık Filosunda Yeni Dönem ​Tören kapsamında hizmete alınan araçlar şu şekilde açıklandı: 10 Adet Tam Donanımlı Acil Yardım Ambulansı​1 Adet Yeni Nesil UMKE Aracı​1 Adet Revizyonu Tamamlanan Mobil Komuta Kontrol Merkezi ​Protokolden İnceleme ​Konuşmaların ardından Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, protokol üyeleriyle birlikte açılış kurdelesini kesti. Araçların anahtarlarını görevlilere teslim eden heyet, özellikle afet durumlarında kritik rol oynayan Mobil Komuta Kontrol Merkezi’ni inceleyerek teknik personelden bilgi aldı. ​Vali Yılmaz, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sağlık Bakanlığı ve emeği geçen tüm milletvekillerine teşekkür ederek, yeni araçların Eskişehir’e hayırlı olmasını diledi.

Lütfü Yüksel Bakım Merkezi'nde Doktor Eksikliği Kabul Edilemez! Haber

Lütfü Yüksel Bakım Merkezi'nde Doktor Eksikliği Kabul Edilemez!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından, Odunpazarı Belediyesi Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi'nde yaşanan doktor eksikliği ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. "Odunpazarı Belediyesi, Lütfü Yüksel Bakım Merkezi’nde doktor eksikliği kabul edilemez!" diyerek açıklama yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak, Eskişehir’de kamu hizmeti veren Lütfü Yüksel Bakım Merkezi’nde yaşanan ciddi doktor eksikliğini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Bugün bu merkezde toplam 105 vatandaşımız barınmakta, bunların 60’ı yatalak ve yoğun bakım ihtiyacı olan bakım yaşlısı, 45’i ise sağlıklı yaşlı statüsünde yaşamını sürdürmektedir. Böylesine hayati bir kamu kurumunda iki doktor kadrosunun boş bırakılması, yalnızca bir idari eksiklik değil; açıkça bir kamu ihmali ve sağlık hakkının yok sayılmasıdır. Üstelik bu sorun yeni değildir. Merkez yönetimi tarafından 2024, 2025 ve 2026 yıllarında üç doktor talebiyle resmi yazışmalar yapılmış, ancak Sağlık Bakanlığı bu çağrılara hiçbir yanıt vermemiştir. Yıllardır cevapsız bırakılan bu talepler, hem vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini geciktirmekte hem de devletin kendi kurumlarına karşı sorumluluğunu yerine getirmediğini açıkça göstermektedir. Yakın zamanda hizmete açılması planlanan ve binanın arka kısmında yer alan 120 kapasiteli Alzheimer Merkezi ile birlikte doktor ihtiyacı daha da artacaktır. Bu merkezde kalacak yurttaşlarımızın tamamı ağır bakım gerektiren hastalardan oluşacaktır. Talep ettiğimiz üç doktor ataması yalnızca mevcut bakım merkezine değil, aynı zamanda bu Alzheimer Merkezi’ne de hizmet verecek şekilde planlanmıştır. Ancak bugünden gerekli adımlar atılmazsa, ilerleyen süreçte çok daha büyük bir sağlık krizinin yaşanması kaçınılmazdır. Lütfü Yüksel Bakım Merkezi, yalnızca bir bina değil; devletin sosyal sorumluluğunu yerine getirdiği, toplumun en kırılgan kesimine hizmet sunan bir kamu kuruluşudur. Bu kurum devletin yükünü hafifletirken, Sağlık Bakanlığı’nın gerekli personeli sağlamaması hem can sıkıcı hem de vicdanları yaralayan bir sorumsuzluktur. Buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça soruyoruz: 60 yatalak hastanın bulunduğu bir bakım merkezinde doktor olmadan sağlık hizmeti nasıl sürdürülecektir? Alzheimer Merkezi açıldığında bu ihtiyaç nasıl karşılanacaktır? Yıllardır yapılan resmi yazışmalara neden cevap verilmemektedir? Çağrımız açık ve nettir: Odunpazarı Belediyesi, Lütfü Yüksel Bakım Merkezi’ne ve hizmete girecek Alzheimer Merkezi’ne derhal üç doktor ataması yapılmalıdır. Bu gecikmenin her günü, insan hayatını tehlikeye atan bir ihmaldir. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak bu konunun takipçisi olacağız. Kamu hizmeti ihmal edilemez, insan hayatı tasarruf kalemi değildir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Bireyleri Hastalıktan Korumak Yerine Hastane Açan Sağlık Bakanı İstemiyoruz Haber

Bireyleri Hastalıktan Korumak Yerine Hastane Açan Sağlık Bakanı İstemiyoruz

Eskişehir - Bilecik Tabip Odası tarafından Rahim Ağzı Kanseri aşısı ve Grip aşısı ile ilgili yaşanan sıkıntıları dile getirildi. EBTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nazan Aksaray düzenlediği basın toplantısında aşı tedarikleri ile ilgili olarak şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Emekçileri, Değerli Kamuoyu, Her fırsatta dile getirmeye çalışıyoruz. Ülkemizde maalesef sağlık yönetilemiyor. Sağlık ortamı Sağlık Bakanlığı’nın eliyle sorunlar yumağına dönmüş durumdadır. Hastalarımız randevu bulamıyor, hekimlere “Hastalara 3-5 dakikada bakacaksın.” diye emredilen kabul edilemez sistemde gereken hizmeti alamıyor, ilaç bulamıyor, aşı bulamıyor, hastane yatağı bulamıyor, kısaca halkımız sağlığa erişemiyor. Sistem hastaları kamudan özel hastanelere yönlendiriyor ancak, açlıkla boğuşan milyonlarca insanımızın özel sektöre başvurmalarının olanaksız olduğu açık bir gerçektir. Değerli Basın Emekçileri, Bu ay “Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı”. Sağlık Bakanlığı bu nedenle bu ayın başlarında yaptığı paylaşımda rahim ağzı kanserinin erken tanısı için tarama yaptırmayı öneriyor. Elbette bu çok önemlidir. Ancak ondan daha önemlisi hiç hasta olmamanın sağlanması, yani kişilerin bu hastalığa neden olan virüse karşı aşılanmalarıdır. Rahim ağzı kanserinden korunmak için dünyada kabul görmüş ve 100’den fazla ülkede ücretsiz olarak uygulanan HPV aşısı maalesef ülkemizde rutin aşılama programında bulunmamaktadır. Bir kişi için aşılama maliyeti yaklaşık 14000 TL olan bu aşıyı yoksul halkın alabilmesi ise mümkün değildir. Bu haliyle de bu kötü sağlık sistemi yoksullara hastalığı hatta, ölümü reva görmektedir. Aşıyı ödemeyen Bakanlık, hastalık ortaya çıkınca, elbette hasta hekime ve tedaviye ulaşabilirse, tetkikleri, tedaviyi, ameliyatı, gerekirse yoğun bakım ücretini ödemeyi kabul etmektedir. Bakanlık halkı aşıyla hasta olmaktan korumak yerine tercihini, toplumun hastalanmasından yana yapmaktadır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanlığı 2023 yılından bu yana toplumun baskısı ile adeta çocuk kandırır gibi, HPV aşısının aşılama programına alınacağını söylemektedir. Sayın Bakan’ın 2025 yılı sonuna dek bu aşının aşılama programına alınacağını söylediğini ayrıca kendilerine hatırlatmak isteriz. Değerli Basın Emekçileri, Yaşanan bir diğer önemli sorun grip aşılarına ilişkindir. Sizlerin de yakından takip ettiğiniz gibi grip olgularının sayısı ülkemizde ve şehrimizde giderek artıyor. Biz hekimler elbette herkesin gripten korunmasını istiyoruz. Ancak özellikle gripten korunması gereken, 65 yaşın üzerindeki bireylerin, kalp, akciğer hastalığı veya bağışıklık sisteminde herhangi bir nedenle bozukluğu olan hastalarımızın, gebeliğin ilk 3 ayından sonraki döneminde olan kadınların, devamlı aspirin kullanmak zorunda olan 6 ay-18 yaş arasındaki çocukların her yıl Eylül ayının ortalarından itibaren aşı olmalarını öneriyoruz. SGK grip aşılarını bu grup hastalara reçete edilmesi halinde 1 Şubat’a dek ödüyor-du. -du diyoruz çünkü bu yıl grip aşısı da yok maalesef. Grip aşısı Aralık ayının ortalarına dek eczanelere aralıklı olarak, az sayıda gelebildi ve geçtiğimiz yıllara göre ancak çok az sayıda hastamız aşı olabildi. Pek çok hastamız hala aşı olmak için bekliyor ve maalesef SGK’nın geri ödeme süresi 1 Şubat’ta sona eriyor. Biz hekimler korunabilir bir hastalık nedeniyle hastalarımızı yoğun bakımlara yatırmak zorunda kalıyoruz ve maalesef bazen tüm çabalarımıza karşın kaybediyoruz. Bu arada Sağlık Bakanı ne yapıyor? Hastane açıyor, hastane inşaatlarını ziyaret ediyor. Biz bir hastanın 12.2 kez sağlık kurumuna başvurması ile övünen, bireyleri hastalıktan korumak yerine hastaneler açan bir sağlık bakanı istemiyoruz, halkımızın hasta olmamasını, hastanelere de, yoğun bakımlara da ihtiyacın azalmasını istiyoruz. Değerli basın emekçileri, burada önemli bir sorunu da dile getirmek isteriz. Bakanlık, ilaç ve aşı tedarikinde, ilgili firmalar için sabit ve düşük kur politikası uygulamaktadır. Bu nedenle aralarında kanser ilaçlarının da olduğu pek çok ilaç gibi, grip aşıları da bulunamamaktadır. Mevcut hükümetin stratejik önemi olan ilaç ve aşı üretimine dair bir politikasının olmaması çok önemli bir sorundur. Oysa bu topraklarda 1700’lü yıllarda geleneksel yollarla, 1800’lerin son dönemlerinde ise bilimsel yöntemlerle aşı üretilmiş, genç Cumhuriyetin en önemli kurumlarından olan Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü 1928 yılında kurulmuş ve 1931 yılından itibaren üretimin durdurulduğu 2004 yılına dek ülkemizin ihtiyacı olan aşıları olanakları ölçüsünde üretmiştir. Cumhuriyet’in büyük yokluklarla kurduğu Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı maalesef 2011 yılında kapatılmıştır. Yurt dışına aşı ihraç eden bir ülke iken, bugün gelinen noktada, uygulanan yanlış ve kötü politikalarla maalesef aşısını üretemeyen, halkımızın uluslararası endüstriye ve aşısızlığa mecbur bırakıldığı bir ülke durumundayız. Aşı gibi stratejik bir üründe dışa bağımlılığı asla kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanına sesleniyoruz. Önceliğiniz koruyucu sağlık olmalıdır. Aşı olamadığı için yurttaşlarımızın hastalanmalarını, vefat etmelerini istemiyoruz. Ödeme politikanızı düzenleyin ve bir an önce aşıların tedarikini sağlayın. Grip aşısının SGK tarafınca karşılanma süresini uzatın. Aşı üretimini dışa bağımlılıktan bir an önce kurtarın. Tüm bu taleplerimiz bulunamayan ilaçlar için de geçerlidir. Ancak bizler, bu taleplerimizin, basit bir aşı tedarikini sağlayamayan mevcut sağlık yönetimi anlayışı ile mümkün olmayacağını gayet iyi biliyoruz. Bu nedenle Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Saygılarımızla."

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu? Haber

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu?

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Sağlık Bakanı Prof.Dr Kemal Memişoğlu’na gıda zehirlenmeleri ve Zoonotik hastalıklara yönelik bir dizi sorular yöneltti. Gürer “Gıda güvenliği, pestisit–aflatoksin sağlığa etkileri, ambalajlı su içeriği, GDO’lu yemler, halk sağlığına etkileri, nişasta bazlı şuruplar, baz istasyonları ve çevresel risklerden personel yetersizliğine kadar pek çok kritik alanda Bakanlığa sorular yöneltti. “NİŞASTA BAZLI ŞURUPLAR, PESTİSİT, AFLATOKSİN: ETKİLER ARAŞTIRILIYOR MU?” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, halkın her gün tükettiği ürünlerdeki risklerin bilimsel olarak araştırılmadığını belirterek, “Nişasta bazlı şurupların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Pestisit ve aflatoksin kalıntılarının hastanelere yansıyan sonuçları var mı? İçme sularında arsenik, demir, klor gibi maddeler için uzman takibi yapılıyor mu? Bu alanda ihtisaslaşmış kaç doktor var?” GÜNEŞ ÇARPMASI, GIDA ZEHİRLENMELERİ, BULAŞICI HAYVAN HASTALIKLARI… CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlık sisteminin parçalı yapısının vatandaşı mağdur ettiğini belirterek: “Bu alanlarda Bakanlığın bütüncül bir çalışması var mı? Yoksa her kurum ayrı yönlere mi çekiyor?” AMBALAJLI SUYUN DAMACANA KULLANIM SAYISI Ambalajlı suların denetim sürecine değinen Ömer Fethi Gürer şu soruları sıraladı: “Radyasyon dahil ambalajların güneşte bekleme süresine kadar inceleme yapılıyor mu? Damacanalar kaç kez kullanılıyor? Bu konuda şeffaf bir denetim var mı?” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, YENİ HASTALIKLAR VE ZOONOTİK RİSKLER İÇİN HAZIRLIĞINIZ VAR MI? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer geleceğe dönük riskleri de değindi, iklim değişikliği kaynaklı yeni hastalık tiplerine karşı Bakanlığın hazırlığının olup olmadığını sordu: “Gıda zehirlenmeleri artıyor, zoonotik hastalıklar yaygınlaşıyor. Bu alanlarda sağlık eğitiminde yeni düzenlemeler yapılacak mı? Tıp eğitiminde gıda ve zoonotik hastalıklar için özel bir branş düşünülüyor mu?” “ŞAP, ŞARBON, BRUSELLA… HAYVAN HASTALIKLARININ İNSANA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zoonotik hastalıklara dair verilerin şeffaf olmadığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığı ‘biz bakıyoruz’ diyor ama Sağlık Bakanlığı verisi yok. 2025 yılında kaç zoonotik vaka saptandı? Kaç zehirlenme, kaç ölüm yaşandı? GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Bu konular halk sağlığı için kritik” diye konuştu. “BAZ İSTASYONLARININ, YÜKSEK ENERJİ HATLARININ İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” Ömer Fethi Gürer, çevresel risklere ilişkin sorular yöneltti: “Baz istasyonlarının, yüksek enerji hatlarının insan sağlığına etkisine ilişkin bilimsel bir izleme yapılıyor mu? Bu konuda veri paylaşacak mısınız?” “VETERİNER HEKİMLER HASTANELERDE GÖREVLENDİRİLECEK Mİ?” Zoonotik hastalık yükünün arttığını belirten Ömer Fethi Gürer: “Hayvan hastalıklarının insana geçişi olası ise , veteriner hekimlerin hastanelerde görev alması düşünülüyor mu?” “HİZMET ALIMINDAKİ ÇALIŞANLAR VE 39 BRANŞTA ATANAMAYAN MEZUNLAR KADRO BEKLİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanlığında hizmet alımı ile çalışan personelin de büyük mağduriyet yaşadığını belirterek, “Hastane bilgi işlemciler, görüntüleme merkezi çalışanları, yemekhane çalışanları, güvenlik, şoför… Hizmet alım sözleşmesine takılan binlerce kişi kadro bekliyor. 39 farklı sağlık branşında atanamayan on binlerce mezun var. Örneğin, 10 yılda 50 bin fizik tedavi mezunu verilmiş, Bakanlık sadece 1.651 kişiyi atamış. Tıbbi sekreterinden paramediğine kadar her gün bize mail geliyor; hastanelerde eleman açığı ciddi boyutlarda,” dedi. “SURİYELİDEN İLAÇ KATKI PAYI ALINMIYOR, EMEKLİDEN NEDEN ALINIYOR?” Ömer Fethi Gürer, sağlıkta adaletsizlik olduğunu ifade ederek şu soruyu yöneltti: “Suriyeliden ilaç katkı payı alınmazken emekliden neden alınıyor? Bu ayrımcılıktır.” “KAPATILAN SAĞLIK OCAKLARI ÇÜRÜYOR” Niğde’de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları bulunduğunu hatırlatan Gürer: “AKP iktidarı bu sağlık ocaklarını kapattı, binalar çürümeye terk edildi. Aile hekimliği sistemi doktor yetersizliği nedeniyle köylerde işlemiyor. Halk ulaşılabilir sağlık hizmeti bekliyor ama bulamıyor.” FİZİK TEDAVİ HASTANESİ ÇUKUR OLARAK KALDI BOR FİZİK TEDAVİ HASTANESİ NE ZAMAN YAPILACAK? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Bor ilçesi Fizik Tedavi Merkezi Hastanesi depremden sonra kullanılamaz raporuyla yıkıldı. Devlet hastanesinin yanında yeni hastane için çukur açıldı, Şubat 2025'te hastane yapımının biteceği duyuruldu; temel çukur olarak kaldı, müteahhit işi bıraktı, gitti, daha da temel atılmadı. Çukur açılan yerden fay hattı geçtiği gerekçesiyle başka bir yere inşaatın yapılacağı söyleniyor. Nasıl bir fay hattıysa, 100 metre yakınındaki devlet hastanesi için risk değil de yapılacak hastane için risk oluşturuyor. Fizik tedavi hastanesi ne zaman, nerede yapılacak, 2026 yılı programında var mı? Bor merkezde eski devlet hastanesi de yıkıldı "Bu alanda sağlık bilimleriyle ilgili bir yatırım olacak." denildi; tabela var, arsa olarak kaldı. Niğde'de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları vardı, hepsi kapatıldı, binalar çürümeye terk edildi,” dedi. “NİĞDE’DE ONKOLOJİ ENDOKRİNOLOJİ NEFROLOJİ DOKTORU YOK…” Niğde’de doktor eksikleri bulunduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle kritik branşlarda yurttaşların mağdur olduğunu belirterek, “Niğde’de onkoloji, gastroenteroloji, nefroloji, göğüs hastalıkları, endokrinoloji, çocuk endokrinolojisi doktoru yok. İlçelerde de doktor yetersizliği var. Kemoterapi gören hastalar haftada beş gün, beş dakikalık ışın tedavisi için başka illere gidiyor; otel parası, yol masrafı, moral bozukluğu… Bu nasıl bir sağlık hizmetidir? Niğde’ye ışın tedavi merkezi ne zaman kurulacak?” “MESLEK HASTALIKLARI, YANIK TEDAVİLERİ, BAĞIMLILIK MERKEZLERİ… VERİLER NEREDE?” Gürer, “2024–2025 yıllarında kaç kişi meslek hastalığı nedeniyle tedavi gördü? Kaç kişi sağlık raporuyla zorunlu emekli edildi? Son iki yılda kaç yanık vakası oldu, kaç hastanede yanık ünitesi var? Kaç ilde madde bağımlılığı ile mücadele merkezi var? Sigara kadar madde bağımlılığına karşı neden mücadele edilmiyor? Mevcut merkezler yeterli mi?” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.