SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rehabilitasyon

Porsuk Haber Ajansı - Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehirspor’da Ahmet Dereli Sezonu Kapattı! Haber

Eskişehirspor’da Ahmet Dereli Sezonu Kapattı!

Eskişehirspor’un forvet oyuncusu Ahmet Dereli, Bursa Yıldırımspor maçında yaşadığı sakatlık nedeniyle sezonu kapattı. Sağ aşil tendonunda kopma tespit edilen deneyimli futbolcu, başarılı bir ameliyat geçirdi. TFF Nesine 3. Lig’in 8. haftasında Eskişehirspor’un sahasında Bursa Yıldırımspor ile oynadığı karşılaşmada sakatlanan Ahmet Dereli’den kötü haber geldi. Mücadelenin ikinci yarısında oyuna dahil olan tecrübeli forvet, yaşadığı sakatlık nedeniyle oyuna devam edememişti. Ahmet Dereli’nin Aşil Tendonu Koptu Eskişehirspor Kulübü tarafından yapılan açıklamada, Ahmet Dereli’nin karşılaşma sırasında yaşadığı sakatlık sonrası gerçekleştirilen tetkiklerde sağ aşil tendonunda kopma tespit edildiği bildirildi. Başarılı bir ameliyat geçirdiği belirtilen futbolcunun tedavi ve rehabilitasyon sürecinin kulübün sağlık heyeti tarafından titizlikle takip edileceği ifade edildi. Eskişehirspor’dan Geçmiş Olsun Mesajı Eskişehirspor Kulübü açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Futbolcumuz Ahmet Dereli’nin karşılaşma esnasında yaşadığı sakatlık sonrası yapılan tetkiklerde, sağ aşil tendonunda kopma tespit edilmiştir.Futbolcumuz bugün başarılı bir ameliyat geçirmiş olup, tedavi ve rehabilitasyon süreci sağlık heyetimiz tarafından titizlikle takip edilecektir. Oyuncumuza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz.” Yaşadığı ciddi sakatlık nedeniyle sezonu kapattığı belirtilen Ahmet Dereli’nin yokluğu, Eskişehirspor’un hücum hattında önemli bir eksiklik oluşturacak.

BAHAR Merkezi Hizmete Açıldı Haber

BAHAR Merkezi Hizmete Açıldı

Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde, bağımlılıkla mücadelede yeni bir dönemi başlatacak Bağımlı Hastalar Ayaktan Rehabilitasyon (BAHAR) Merkezi, düzenlenen törenle resmen kapılarını açtı. Merkez, tedavi sürecini tamamlayan bireylerin yeniden topluma kazandırılması için kapsamlı bir destek sunacak. ​Eskişehir’de sağlık altyapısını güçlendirecek çok önemli bir merkez daha hizmete girdi. Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan Bağımlı Hastalar Ayaktan Rehabilitasyon (BAHAR) Merkezi, protokol üyeleri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen törenle açıldı. ​Geniş Katılımlı Açılış Töreni ​Açılış programına; Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Milletvekili, Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Gamze Akın Mumcu, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda sağlık çalışanı ve vatandaş katıldı. ​Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, protokol konuşmaları, dualar ve açılış kurdelesinin kesilmesiyle devam etti. Açılışın ardından protokol üyeleri merkezi gezerek yürütülecek çalışmalar hakkında uzmanlardan bilgi aldı. ​"Hiçbir Hayat Kaybedilmiş Değildir" ​Açılış töreninde konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bir sağlık meselesi olmadığını vurguladı. Sorunun bireyin sağlığının yanı sıra ailesini, sosyal çevresini, iş hayatını ve geleceğe dair umutlarını da etkileyen çok yönlü bir yapıya sahip olduğunu belirten Vali Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: ​"Hiçbir hayat kaybedilmiş değildir. Hiçbir insan umutsuz değildir. Hiçbir mücadele, yeniden başlamak için geç değildir. BAHAR Merkezi; vatandaşlarımızın hayatlarını yeniden kurmalarına, aileleriyle bağlarını güçlendirmelerine, üretmelerine ve geleceğe umutla bakmalarına destek olacak. Yalnız değilsiniz, devletimizin bütün kurumlarıyla yanınızdayız." ​Vali Yılmaz, merkezin adının taşıdığı derin anlamaya da dikkat çekerek, baharın kışın ardından yeniden doğan hayatı, solmuş bir dalın yeniden yeşermesini ve bitmek üzere olduğu düşünülen bir hikâyenin yeniden başlamasını simgelediğini dile getirdi. ​Başhekim Dr. Gamze Akın Mumcu: "Sürecin Devamı Olarak Hizmete Açıyoruz" ​Törende konuşan Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, merkez kuruluşuyla ilgili şu bilgileri paylaştı: ​"Yaklaşık 1,5 yıl önce bağımlı bireylerin yatarak tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini yürütmek amacıyla Erişkin Arındırma Merkezi AMATEM Merkezimizi hizmete açmıştık. Bugün ise bu sürecin devamı olarak Bahar Merkezimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bahar Merkezimizde bireylerin tedavi sonrasında iyileşme süreçlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak, yeniden bağımlılığa yönelme riskini azaltmak ve sosyal hayata uyumlarını desteklemek amacıyla ayaktan rehabilitasyon hizmeti sunacağız. Biliyoruz ki bağımlılıkla mücadele yalnızca tedavi ile sınırlı değildir; bireyin yeniden hayata tutunmasını ve toplum içerisinde sağlıklı, üretken bir yaşam sürdürebilmesini destekleyen uzun soluklu bir süreçtir." ​İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici: "Batı Anadolu İçin Bir Şifa ve Umut Merkezi" ​Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise konuşmasında merkezin bölgesel önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: ​"20 bin metrekare arazi üzerine, 6 bin metrekare kapalı alanı olan, erişkin madde ve alkol bağımlılarının tedavi merkezi olarak konumlandırılmış bu bina, bir yıl önce Sayın Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun teşrifleriyle hizmete açılmıştır. Yaklaşık 50 yatağa sahip olan hastanemiz, Batı Anadolu’nun madde ve alkol bağımlıları için ciddi bir şifa merkezidir. Ancak biliyoruz ki bağımlılıkta asıl merhale tedavi sonrası rehabilitasyondur. Bu projede İŞKUR’dan Yeşilay’a, üniversitemizden organize sanayi bölgelerine kadar birçok kurumun desteğine ihtiyacımız olacak. BAHAR Merkezi’nin tüm Batı Anadolu için yeniden yeşermenin ve umudun bir başlangıcı olmasını diliyorum." ​Prof. Dr. Ayşen Gürcan: "İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın" ​Açılışta konuşan AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan ise bağımlılığın dünyada ve ülkemizde mücadele edilen en ciddi tehditlerden biri olduğuna işaret etti. BAHAR Merkezi'nin tedavi sonrasındaki kritik sürece odaklandığını belirten Gürcan, şunları kaydetti: ​"Tedavi önemli, arındırma önemli. Ama asıl büyük mücadele, insanımızın yeniden hayata tutunduğu süreçte başlıyor. BAHAR Merkezi tam da bu noktada çok önemli bir vazife üstleniyor. Buraya gelen kardeşlerimiz; psikiyatri uzmanlarımız, psikologlarımız, sosyal çalışmacılarımız ve hemşirelerimizin desteğiyle 9 ila 12 aya yayılan yapılandırılmış bir programla takip ediliyor. Bireysel görüşmeler, grup terapileri, sanat ve iş-uğraş atölyelerinin yanı sıra meslek edindirme kurslarıyla hayatın içerisinde yeni alanlar açılıyor." ​"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Prof. Dr. Gürcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık alanında kurulan güçlü altyapının bu tür sosyal rehabilitasyon merkezleriyle daha da ileriye taşındığını vurguladı. Ailelerin bu süreçteki hayati rolüne de değinen Gürcan, sabırla ve sevgiyle çocuklarının yanında duran ailelerin devletin sunduğu profesyonel destekle birlikte en büyük güç olduğunu ifade etti. ​AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın: "Türkiye İnsanlarını En İyi Formunda Kazandıran Bir Konumda" ​Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın ise sağlık yatırımlarının önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: ​"Sağlık hizmetleri dünyada hükümetlerin en fazla belini büken harcamaların başında gelir. Biz bu hizmetleri maliyetine hiç bakmadan vatandaşımızın doğrudan faydasına sunmak için her türlü yatırımı yapıyoruz. Eskiden hastane kuyruklarında bekleyen insanlarımız, bugün otel konforunda hizmet alıyor. Bugün burada açılan birim, sadece insanların bağımlılığını tedavi etmek değil, o tedaviyi gerçekleştirdikten sonra sağlıklı ve sosyal bireyler olarak topluma yeniden kazandırılmalarını sağlayacak bir hizmettir. Artık insanlarını tedavi etmekte bile güçlük çeken bir Türkiye’den, insanlarını tedavi ettikten sonra topluma en iyi formunda kazandıran bir Türkiye’ye doğru ilerliyoruz."

Odunpazarı’nda Engelsiz Eğitim Haber

Odunpazarı’nda Engelsiz Eğitim

Odunpazarı Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve toplumsal yaşama daha aktif katılımlarını desteklemek amacıyla yeni bir iş birliğine imza attı. Odunpazarı Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi ile Özel Alfabe Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında özel gereksinimli bireylere yönelik dil, konuşma ve alternatif iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve terapi hizmetleri, Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde ücretsiz olarak sunulacak. HAFTADA 4 SAAT ÜCRETSİZ EĞİTİM VE TERAPİ Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı Figen Engin ile Özel Alfabe Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi yetkililerinin katılımıyla imzalanan protokol doğrultusunda, rehabilitasyon merkezinin alanında uzman özel eğitim ve dil terapistleri haftada 4 saat Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde hizmet verecek. Bir yıl süreyle geçerli olacak iş birliği kapsamında özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına yönelik farklı alanlarda çalışmalar gerçekleştirilecek. Bu kapsamda dil ve konuşma becerilerinin geliştirilmesinin yanı sıra alternatif iletişim becerileri üzerinde de çalışılacak. Bireylerin alıcı ve ifade edici dil becerilerini güçlendirmeye yönelik eğitimlerin yanı sıra dil ve söz dönemi çalışmaları, dil ve oyun becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve terapiler de gerçekleştirilecek. “ENGELSİZ BİR ODUNPAZARI İÇİN DAYANIŞMAYI BÜYÜTÜYORUZ” İş birliğinin, özel gereksinimli bireylerin iletişim becerilerini güçlendirmeleri ve toplumsal hayata daha aktif katılmalarına katkı sunması hedefleniyor. Protokolün, kamu kurumları ile özel eğitim alanında hizmet veren kuruluşlar arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından da önemli olduğunu belirten Odunpazarı Belediyesi yetkilileri, özel gereksinimli bireylerin sosyal yaşamın her alanında daha fazla yer alabilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı. Belediye yetkilileri, “Engelsiz bir Odunpazarı için dayanışmayı büyütüyoruz” dedi. Ücretsiz eğitim ve terapi hizmetlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, Yenikent Mahallesi Seramik Park içinde bulunan Odunpazarı Belediyesi Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’ne başvurarak detaylı bilgi alabilecek.

Kara Akbabanın Yaşam Alanları Uyduyla İzlenecek Haber

Kara Akbabanın Yaşam Alanları Uyduyla İzlenecek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, nesli tehdit altında bulunan 4 akbaba türünün korunmasına yönelik bilimsel çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce küçük akbabaları uydu vericileriyle takip eden Hayvanat Bahçesi, şimdi de tedavi edilip rehabilitasyon süreci tamamlanan bir kara akbabaya uydu vericisi takarak, kuşu Muttalip’te doğaya bıraktı. Kara akbabanın hareketleri, beslenme ve dinlenme alanları ile kullandığı yaşam alanları uydu üzerinden takip edilecek. Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Hayvanat Bahçesi, yaban hayatının korunmasına yönelik bilimsel izleme çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Akbaba türlerinin yaşam alanlarının ve hareketlerinin belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, bu kez bir kara akbabaya uydu vericisi takıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, Kuzey Doğa Derneği, Koç Üniversitesi ve ABD’deki Utah Üniversitesinin iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında küçük akbabalardan sonra ilk kez bir kara akbabasına uydu takip cihazı takıldı. Uzmanlarca yeniden doğaya bırakılan kuş, Türkiye'deki üreme alanlarından Eskişehir'de takip edilecek. KARA AKBABANIN HAREKETLERİ UYDU ÜZERİNDEN İZLENECEK Doğaya bırakılan kara akbabanın üzerine yerleştirilen uydu vericisi sayesinde kuşun hareketleri ve kullandığı alanlar düzenli olarak takip edilecek. Verici Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü uzman personelleri tarafından uygun yöntemle takıldı. Çalışmadan elde edilecek verilerle kara akbabanın gün içerisinde kullandığı alanların yanı sıra üreme, beslenme ve dinlenme bölgelerinin belirlenmesi, hareket alanının ortaya çıkarılması ve göç dönemlerindeki güzergâhlarının takip edilmesi hedefleniyor. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvanat Bahçesi tarafından daha önce gerçekleştirilen çalışmalarda küçük akbabalara da uydu vericileri takılarak türün hareketleri ve göç güzergâhları izlenmişti. Kara akbabanın da çalışmaya dâhil edilmesiyle Eskişehir’de akbaba türlerine yönelik bilimsel izleme faaliyetlerinin kapsamının genişletilmesi amaçlanıyor. AKBABALAR EKOLOJİK DENGENİN ÖNEMLİ PARÇASI Doğal yaşamın önemli unsurlarından olan akbabalar, doğada bulunan hayvan leşlerini tüketerek hastalıkların yayılmasının önlenmesine ve ekosistemin doğal temizliğinin sağlanmasına katkıda bulunuyor. Bu nedenle akbaba popülasyonlarının izlenmesi, üremeleri, yaşam alanlarının belirlenmesi ve karşı karşıya oldukları tehditlerin ortaya çıkarılması, türlerin korunması açısından büyük önem taşıyor. Uydu takip çalışmasıyla elde edilecek bilimsel verilerin, kara akbabanın yaşam alanlarının daha iyi anlaşılmasına ve türün korunmasına yönelik çalışmalara katkı sağlaması bekleniyor. BİLİMSEL VERİLER DOĞA KORUMA ÇALIŞMALARINA KATKI SAĞLAYACAK Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, gerçekleştirdiği çalışmalarla yalnızca hayvanların bakım ve rehabilitasyonuna değil, aynı zamanda yaban hayatının izlenmesi ve korunmasına yönelik bilimsel çalışmalara da katkı sunuyor. Kara akbabanın uydu vericisiyle takip edilmesiyle elde edilecek verilerin, türün hareketleri ve yaşam alanları hakkında önemli bilgiler ortaya koyması ve akbabaların korunmasına yönelik çalışmalara bilimsel kaynak oluşturması hedefleniyor.

Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, Danışanların Hayata Yeniden Katılımını Destekliyor Haber

Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, Danışanların Hayata Yeniden Katılımını Destekliyor

Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRM), ağır ve kronik ruhsal hastalıklarla yaşayan bireylerin yalnızca tedavi süreçlerine değil; sosyal yaşamdan iş hayatına kadar hayatın her alanına yeniden kazandırılması için aralıksız çalışıyor. Merkezde psikiyatri, psikoloji ve sosyal hizmet alanlarındaki profesyonel desteğin yanı sıra çok yönlü eğitimler, atölyeler ve sosyal faaliyetlerle danışanların yaşam kalitesi zirveye taşınıyor. ​Merkezde görev yapan Uz. Dr. Ceyda Deniz Semiz, temel amaçlarının şizofreni, bipolar duygulanım bozukluğu ve şizoaffektif bozukluk gibi kronik ruhsal rahatsızlıklarla yaşayan bireylere kapsamlı bir kalkan sunmak olduğunu belirtti. İyileşmenin sadece tıbbi belirtilerin azalmasından ibaret olmadığını vurgulayan Semiz; kişinin işlevselliğini artırmasının, toplumda yeniden yer edinmesinin ve kendi değerini yeniden hissetmesinin bu sürecin en kritik parçaları olduğunu ifade etti. ​"Amacımız Bireylerin Yeniden Hayata Katılımını Sağlamak" ​Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2011 yılından bu yana hizmet veren Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri, yürütülen rehabilitasyon çalışmalarıyla danışanların eski becerilerini geri kazanmasını sağlıyor. ​Uygulanan bu modelin hastaneye yatış sayı ve sürelerinde yaklaşık yüzde 70'e varan azalma sağladığını belirten Uz. Dr. Ceyda Deniz Semiz, bunun hem danışanlar hem de aileleri için devasa bir kazanım olduğunun altını çizdi. ​Merkezde danışanlara sunulan başlıca imkânlar arasında şunlar yer alıyor: ​Uzman Sağlık Desteği: Ücretsiz psikiyatri uzmanı görüşmeleri ve bireysel takip. ​Sosyal ve Sanatsal Atölyeler: El sanatları, resim, spor, drama ve Fransızca dersleri. ​Kariyer ve Eğitim: EKPSS hazırlık kursları. ​Öz Bakım ve Sağlık: Haftalık kuaför hizmeti ve ayda iki kez diyetisyen eşliğinde metabolik sağlık danışmanlığı. ​Günlük İhtiyaçlar: Danışanlara sunulan ücretsiz öğle yemeği imkânı. ​Ev Ziyaretleri ve Üretim Odaklı Atölyeler ile Yalnız Değiller ​Merkez ekibi, ailelerin onayıyla periyodik ev ziyaretleri gerçekleştirerek danışanların ev ortamındaki durumlarını yakından takip ediyor. Güne "Günaydın" toplantılarıyla başlayan merkezde, iletişim ve yaşam becerilerini geliştiren grup çalışmalarına yer veriliyor. ​Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde düzenlenen kursların yanı sıra, merkezin bahçesinde kurulan sera ve meyve ağaçları sayesinde danışanların üretim sürecine aktif katılımı sağlanıyor. Doğa ile bağ kuran bireyler; piknik, gezi ve doğum günü kutlamaları gibi etkinliklerle sosyal hayata güvenle adapte oluyor. ​Psikolojik Destek ve Sosyal Haklara Erişim Rehberliği ​Merkezde görev yapan Psikolog Şehriban Bağdat, stres yönetimi, öfke kontrolü, iletişim becerileri ve problem çözme konularında bireysel ve grup terapileri uygulayarak danışanların günlük yaşam zorluklarıyla baş etmelerini kolaylaştırdıklarını belirtti. ​Sosyal Hizmet Uzmanı Fadime Kınık ise danışanların engelli kimlik kartı, engelli aylığı, istihdam olanakları ve malulen emeklilik gibi sosyal haklara erişim süreçlerinde aktif rol oynadıklarını ifade etti. ​Eskişehir TRM'ye Nasıl Başvurulur? ​Merkezden destek almak isteyenler için başvuru kanalları oldukça esnek: ​Aile hekimleri, ​Hastanelerin psikiyatri poliklinikleri, ​Sosyal bakım kurumlarının yönlendirmeleriyle başvuru yapılabileceği gibi, bireyler ve aileleri doğrudan başvurma imkânına da sahip. ​Uz. Dr. Ceyda Deniz Semiz, ruhsal rahatsızlıkların bireyi tek başına tanımlayamayacağını vurgulayarak şu anlamlı mesajı paylaştı: ​"Yardım istemek bir teslimiyet değil, kişinin kendisine sahip çıkmasıdır. Bizler yardım için buradayız, sizleri bekliyoruz."

13 Mustelus Mustelus Yavrusu Doğaya Salındı Haber

13 Mustelus Mustelus Yavrusu Doğaya Salındı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi Sualtı Dünyası Akvaryumu’nda dünyaya gelen 13 Mustelus mustelus (köpek balığı) yavrusu, bilimsel çalışmalar kapsamında markalanarak Balıkesir’in Altınoluk kıyılarındaki doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan çalışma kapsamında, akvaryum ortamında dünyaya gelen canlılar bilimsel yöntemlerle markalanarak deniz ekosistemine kazandırıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi Sualtı Dünyası Akvaryumu’nda koruma, eğitim ve sergileme amacıyla yetiştirilen Mustelus mustelus türüne ait 13 yavru, titiz bakım, besleme ve rehabilitasyon süreçlerinin ardından denizle buluşturuldu. Ortalama 30 santimetre boyunda ve 60 gram ağırlığındaki yavrular, doğaya salınmadan önce bilimsel takip amacıyla markalandı. IUCN Kırmızı Listesi’nde “Tehlike Altında (Endangered-EN)” kategorisinde yer alan türün korunmasına katkı sağlamayı amaçlayan çalışma, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izin ve koordinasyonunda gerçekleştirildi. Markalama işlemleri, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi ile İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi akademisyenleri ve Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) iş birliğinde, Prof. Dr. Bayram Öztürk ve Doç. Dr. Onur Gönülal’ın katkılarıyla gerçekleştirildi. BİLİMSEL OLARAK TAKİP EDİLECEKLER Eskişehir’den yola çıkarılan yavrular, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelinin koordinasyonunda, Altınoluk kıyılarında insan etkinliğinin düşük olduğu ve doğal yaşam alanlarına uygun bölgelerde denize bırakıldı. Gerçekleştirilen çalışma, Türkiye’de akvaryum ortamında dünyaya gelen canlıların bilimsel amaçlarla markalanarak doğal yaşam alanlarına bırakılması açısından bir ilk olma özelliği taşıyor. Özel markalarla işaretlenen yavruların, doğaya salımlarının ardından doğal ortamlarındaki durumlarının bilimsel yöntemlerle takip edilmesi planlanıyor. Elde edilecek verilerin, Mustelus mustelus türünün korunmasına ve denizel biyoçeşitliliğin desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Hayvanat Bahçesi Şube Müdürü Özkan Tarkan ve proje ekibi, çalışma ile akvaryumda dünyaya gelen yavruların doğal yaşamlarına dönmelerini sağlarken, nesli tehlike altında bulunan türlerin korunmasına yönelik bilimsel çalışmalara da katkı sunmayı amaçladıklarını belirtti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi tarafından gerçekleştirilen bu çalışma ile yalnızca nesli tehlike altında bulunan bir türün doğal yaşamına katkı sağlanması değil, aynı zamanda bilimsel izleme ve kurumlar arası iş birliği yoluyla denizel biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalara destek olunması hedefleniyor.

Baro Başkanı Günaydın: “Yeni Yasa Çocukları Korumak Yerine Cezalandırmayı Hedefliyor” Haber

Baro Başkanı Günaydın: “Yeni Yasa Çocukları Korumak Yerine Cezalandırmayı Hedefliyor”

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, 14 Temmuz 2026 tarihli "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne karşı çıkarak, düzenlemenin çocuk adalet sistemini cezalandırıcı bir yapıya sürüklediğini belirtti. ​Eskişehir Barosu, TBMM gündemine gelen ve çocukların hukuki statüsünü kökten değiştirmeyi hedefleyen yeni kanun teklifini sert bir dille eleştirdi. Baro Başkanı Barış Günaydın yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "14 Temmuz 2026 tarihli "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", çocuk adalet sisteminde rehabilitasyon odaklı yaklaşımdan uzaklaşarak güvenlikçi ve cezalandırıcı bir modele geçiş öngörmektedir. Teklifin 6. ve 7. maddeleri, çocukların eğimevleri yerine doğrudan kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu durum, uluslararası hukukun en temel prensiplerinden biri olan "özgürlükten yoksun bırakmanın son çare olması" ilkesiyle doğrudan çatışmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin kararlarında vurgulandığı üzere, çocuklar hakkında tutuklama ve hapis gibi özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ancak en son başvurulacak yol olmalı ve mümkün olan en kısa sürede sonlandırılmalıdır. Teklifin bu yaklaşımı, "çocuğun üstün yararı" ilkesini zedelemektedir. Teklifin 2. maddesiyle TCK 31. maddesinde yapılan değişiklikler, 15-18 yaş grubu çocuklar için yaş küçüklüğü indiriminin kaldırılabilmesine imkân tanımaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında; çocuk hukukunun temel amacının bozulan kamu düzeninden ziyade çocuğun topluma kazandırılması olduğunu belirtmiştir. Yaş indiriminin kaldırılması, çocuğun kusur yeteneğinin henüz tam gelişmediği yönündeki geleneksel ceza hukuku doktriniyle ve Ceza Genel Kurulu'nun "15-18 yaş grubunun yetişkinlerden farklı değerlendirilmesi gerektiği" yönündeki yerleşik içtihadıyla çelişmektedir. "Suça sürüklenen çocuk" ibaresinin "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirilmesi, çocuğun edilgen konumunu ve korunma ihtiyacını gölgelemektedir. Çocuğun gelişimsel özelliklerinin ve sosyal çevresinin gözetilmesi bir zorunluluktur. Bu terminolojik değişiklik, çocuğu korunması gereken bir özneden ziyade bir güvenlik tehdidi olarak kodlama riski taşımaktadır. Teklifin cezalandırmayı önceleyen yapısı, devletin çocuk üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğüyle çelişmektedir. Devletin çocuklar üzerinde bir "emanet (güven) sorumluluğu" olduğunu ve çocukların güvenliğinin sağlanmasının temel bir ödev olduğunu belirtmiştir. Çocukların rehabilitasyon merkezleri yerine kapalı kurumlara yönlendirilmesi, bu emanet sorumluluğunun ihlali niteliğindedir. Kanun teklifi, çocuk adaletinin temel felsefesi olan "topluma kazandırma" ve "rehabilitasyon" ilkelerinden saparak, çocukları yetişkin ceza rejimine yaklaştıran riskli bir yapı arz etmektedir. Bu durum, hem Anayasa'nın 41. maddesi hem de Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Pekin Kuralları ile ciddi uyumsuzluklar barındırmaktadır. Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığımız üzere, kanun teklifi hem ulusal hem de tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırılık taşımakta, çocuğun ıslahından ve toplum refahından ziyade cezalandırma gayesi taşımaktadır. Eskişehir Barosu olarak, çocuğun üstün yararının hiçe sayıldığı düzenlemeleri desteklemediğimizi ve çocuğun suça sürüklenmesini önlemeye yönelik çalışmalara yön verilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz."

Başkan Ataç: "Sizlerin Desteğiyle Tepebaşı'nı Birlikte Geliştirdik" Haber

Başkan Ataç: "Sizlerin Desteğiyle Tepebaşı'nı Birlikte Geliştirdik"

Tepebaşı Belediyesi Belde Evlerinde eğitim alan kadınlar, yıl boyunca büyük emekle hazırladıkları el işi ürünlerini düzenlenen sergilerle vatandaşların beğenisine sundu. Muttalıp, Zincirlikuyu, Aşağısöğütönü ve Yukarısöğütönü Belde Evlerinde eğitim gören toplam 202 kursiyerin hazırladığı eserler yoğun ilgi görürken, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da sergileri ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi. Tepebaşı Belediyesi, kadınların sosyal yaşamın içinde daha güçlü yer almasını sağlamak, üretime katılımlarını desteklemek ve yaşam boyu öğrenme anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla sürdürdüğü belde evleri çalışmalarıyla binlerce kadının hayatına dokunmaya devam ediyor. Yıl boyunca farklı branşlarda eğitim alan kursiyerler, ortaya koydukları birbirinden özel ürünlerle emeklerini sergiler aracılığıyla taçlandırdı. Muttalıp, Zincirlikuyu, Aşağısöğütönü ve Yukarısöğütönü Belde Evlerinde eğitim gören 202 kursiyerin hazırladığı sergilerde; kadife işlemeciliği, örgü, giyim, takı tasarımı, dekoratif el sanatları, kırk yama, kağıt rölyef, ev mefruşatı, makrome ve tutkal hamuru şekillendirme branşlarında hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Her biri sabır, emek ve yaratıcılıkla hazırlanan ürünler, kursiyerlerin yıl boyunca edindikleri bilgi ve becerilerin somut bir yansıması oldu. Sergileri ziyaret eden Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, stantları tek tek gezerek kursiyerlerden ürünler hakkında bilgi aldı, kadınlarla sohbet etti ve ortaya çıkan çalışmaları tek tek inceleyerek emeklerinden dolayı kendilerini kutladı. “Ben her zaman sizlerle birlikte olacağım, sizleri desteklemeyi sürdüreceğim” Başkan Ataç, belde evlerinin yalnızca kurs verilen merkezler olmadığını, aynı zamanda kadınların dayanışma kurduğu, sosyalleştiği ve kendilerini geliştirdiği önemli yaşam alanları haline geldiğini belirterek şunları söyledi: "Bu binalarda gerçekten çok güzel günler yaşıyoruz. Kadınlarımız belde evlerini çok sevdi ve sunulan fırsatları en iyi şekilde değerlendiriyor. Burada el sanatlarını öğrenmenin yanında birlikte olmayı, paylaşmayı ve dayanışmayı da yaşıyorlar. En önemlisi ise adeta rehabilitasyon niteliğinde bir süreç geçiriyor, ardından da böylesine güzel eserleri ortaya çıkarıyorlar. Ben her zaman sizlerle birlikte olacağım, sizleri desteklemeyi sürdüreceğim. Hepinizin yüzünün güldüğünü görmek bana büyük mutluluk veriyor. Hep daha güzel işler yapmak istiyoruz. 1999 yılında Tepebaşı'nın haliyle bugünü kıyasladığımızda ortaya çıkan değişim hepimizin ortak başarısıdır. Sizlerin desteğiyle Tepebaşı'nı birlikte geliştirdik. Belde Evlerimiz de 24 yıldır büyüyerek yoluna devam ediyor." Kadın kursiyerler ise belde evlerinin yaşamlarında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, burada hem yeni beceriler kazandıklarını hem de güçlü dostluklar kurduklarını dile getirdi. Eğitmenlerin özverili çalışmalarına teşekkür eden kursiyerler, "Burada olmaktan çok mutluyuz. Eğitmenlerimiz çok kıymetli. Bizlere kattıkları için kendilerine ve Tepebaşı Belediyesine teşekkür ediyoruz." dedi. Tepebaşı Belediyesi Belde Evleri, meslek ve hobi eğitimlerinin yanı sıra kadınların üretime katıldığı, sosyalleştiği ve dayanışma kültürünü güçlendirdiği örnek merkezler olmayı sürdürürken, yılsonu sergileri de kadın emeğinin görünür kılındığı, üretimin ve paylaşmanın en güzel örneklerinden biri olarak büyük beğeni topladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.