SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mücahit Ateş

Porsuk Haber Ajansı - Mücahit Ateş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücahit Ateş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi Eskişehir Gençlik Kollarından Hükümete Asayiş ve Ekonomi Çağrısı Haber

Saadet Partisi Eskişehir Gençlik Kollarından Hükümete Asayiş ve Ekonomi Çağrısı

Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş, haftalık basın açıklamasında Türkiye’nin ve Eskişehir’in içinde bulunduğu asayiş, güvenlik ve ekonomik krizleri masaya yatırdı. Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın "Türkiye yönetilemiyor" sözlerine atıfta bulunan Ateş, ahlaki ve toplumsal yozlaşmaya dikkat çekti. Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, haftalık olağan basın açıklamasını gerçekleştirdi. İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş tarafından yapılan açıklamada, ülke genelinde ve Eskişehir yerelinde yaşanan son gelişmeler sert bir dille eleştirildi. Sözlerine Mihalıççık ilçesinde şehit düşen Uzman Çavuş Mehmet Demirbaş’a rahmet dileyerek başlayan Ateş, güvenlik güçlerinin dahi can emniyetinin tehlikede olduğunu vurguladı. Eskişehir Haberleri ve Sokaktaki Güvenlik Krizinin Boyutu Güvenlik güçlerine yönelik saldırıların ve sokaklardaki asayiş problemlerinin bir kriz boyutuna ulaştığını belirten Mücahit Ateş, “Güvenlik güçlerimizin dahi can emniyetinin sağlanamadığı, sokakların adeta suç mahalline döndüğü bu acı tablo, ülkemizin sürüklendiği asayiş ve güvenlik krizini en net şekilde göstermektedir” dedi. Toplumda tırmanan şiddet sarmalına değinen Ateş, komşu kavgalarından çocuk parklarındaki vandalizme kadar birçok konuya dikkat çekti. Eskişehir genelinde yaşanan ahlaki çöküşün somut örneklerini paylaşan Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı, bir cami şadırvanında uyuşturucu etkisinde baygın bulunan genç bir vatandaşın durumunun toplumsal yarayı gözler önüne serdiğini ifade etti. Gençlerin umutsuzluğa ve zehir tacirlerinin kucağına itildiğini söyleyen Ateş, mevcut sistemin derhal değişmesi gerektiğini savundu. Mahmut Arıkan: “Her Bir Mesele Ayrı Bir Krize Teslim” Konuşmasında Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın bu haftaki açıklamalarına da yer veren Mücahit Ateş, yönetim krizinin ülkeyi derin bir buhrana sürüklediğini belirtti. Genel Başkan Arıkan’ın tespitlerini aktaran Ateş, şu ifadeleri paylaştı: “Adaletten ekonomiye, eğitimden dış politikaya nereye bakarsak bakalım maalesef Türkiye yönetilemiyor. Her bir mesele, ayrı bir krize teslim edilmiş vaziyette. Güçlü devlet, vatandaşına yük olan değildir; güçlü devlet, vatandaşına yol açandır.” Deprem bağışlarının "ahbap çavuş" ilişkileriyle istismar edilmesini ve devlet kurumlarına olan güvenin zedelenmesini de eleştiren Ateş, liyakat ve şeffaflığın devlet yönetiminde en elzem unsurlar olduğunu ifade etti. Saadet Partisi ve Milli Görüş kadrolarının kriz üreten değil, krizleri kökten çözen bir sistem kurmaya talip olduğunu sözlerine ekledi. “86 Milyon İnsanımızla Derinden Bir 'Oh Bee!' Diyeceğiz” Açıklamasının son bölümünde vatandaşlara umutsuzluğa kapılmama çağrısında bulunan Mücahit Ateş, Milli Görüş hareketinin yarım asırlık “Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturuyla hareket ettiğini hatırlattı. Gençleri uyuşturucu batağından kurtaracak, mahallelerde huzur ve suhuleti yeniden tesis edecek iradeye sahip olduklarını belirten Ateş, açıklamayı şu sözlerle tamamladı: “Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın da müjdelediği gibi; 86 milyon insanımızın huzurla, derinden ‘Oh bee!’ diyeceği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Basın toplantımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan dolayı hepinize teşekkür ediyor, hayırlı günler diliyorum.”

Toplumsal Bir Çöküşün Alarm Zilleri Çalıyor Haber

Toplumsal Bir Çöküşün Alarm Zilleri Çalıyor

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında ülke gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Saadet Partisi İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Hemşehrilerimiz, Bugün burada hem milli onurumuzu hem de toplumsal huzurumuzu derinden sarsan iki önemli meseleyi Saadet Partimizin "Önce Ahlak ve Maneviyat" düsturuyla değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Şanlı Bayrağımıza Uzanan Kirli Eller ve Geopolitik Gerçekler Geçtiğimiz günlerde Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırı, sadece bir bez parçasına değil, bir milletin bağımsızlığına ve şehitlerimizin aziz hatırasına yapılmış bir provokasyondur. Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın da ifade ettiği üzere, bu olay basit bir sınır tacizi değildir. "Suriye’nin kuzeyinde Türk bayrağı indirilirken, Suriye’nin güneyinde İsrail bayrağı dikiliyor." Bu tablo, bölgedeki asıl tehlikenin ve "Büyük İsrail Projesi"nin (BOP) sinsi adımlarının bir göstergesidir. Bayrağımıza uzanan elleri lanetliyor; bu provokasyonların asıl amacının Türkiye'nin enerjisini içe hapsetmek ve sınır güvenliğimizi tartışmaya açmak olduğunun altını çiziyoruz. Saadet Partisi olarak devletimizin bu saldırıya en sert ve caydırıcı cevabı hukuk çerçevesinde vermesini bekliyoruz. Atlas Çağlayan Cinayeti: Bir Toplumun Vicdan Yarası Milli sınırlarımızı korumak kadar, o sınırların içindeki evlatlarımızı korumak da beka meselesidir. İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan evladımızın, "yan bakma" gibi sudan bir sebeple, henüz 15 yaşında bir çocuk tarafından hayattan koparılması, toplumsal bir çöküşün alarm zilleridir. Bu cinayet, sadece bir asayiş olayı değil; eğitimin, adaletin ve aile yapısının içine düştüğü derin krizin bir sonucudur. Suça sürüklenen çocuklar ve sokakları saran şiddet sarmalı, Saadet Partisi’nin yıllardır uyardığı manevi tahribatın somut bir yansımasıdır. Saadet Partisi’nin Misyonu ve Çözüm Yolları Biz Saadet Partisi olarak, bu acı olayları sadece kınamakla yetinmiyoruz. Milli Görüş vizyonuyla çözüm yollarımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz: Manevi Kalkınma Hamlesi: "Önce Ahlak ve Maneviyat" bir slogan değil, bir devlet politikası olmalıdır. Gençlerimize şiddeti bir çözüm yolu olarak gösteren dizi, film ve sosyal medya içerikleri denetlenmeli; eğitim sistemi sınav odaklı değil, insan ve karakter odaklı hale getirilmelidir. Caydırıcı Adalet Reformu: Suçlunun yanına kar kaldığı bir düzen, yeni suçların davetiyesidir. Atlas’ın ailesine yapılan tehditler göstermektedir ki, suçlular adaletten korkmamaktadır. Cezalar ıslah edici olduğu kadar, suça niyetlenenleri vazgeçirecek kadar ağır ve tavizsiz olmalıdır. Güvenli Sokaklar: Mahalle kültürü ve bekçilik sistemi sadece birer kavram olarak kalmamalı; gençlerimizin, çocuklarımızın kafelerde veya sokaklarda güvenle oturabileceği bir huzur ortamı yeniden tesis edilmelidir. Aile Kurumunun Korunması: Ekonomik buhranların ve sosyal yozlaşmanın yıprattığı aile kurumunu güçlendirecek "Aile Destek Programları" hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki; aile güçlüyse toplum güçlüdür. Sonuç olarak; Ne bayrağımızın yere düşmesine ne de tek bir evladımızın daha feda edilmesine tahammülümüz vardır. Saadet Partisi olarak, hem sınır hattındaki provokasyonların hem de sokaktaki şiddet sarmalının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki Yaşanabilir Bir Türkiye ve Yeniden Büyük Türkiye, ancak adaletin ve ahlakın hâkim olduğu bir nizamla mümkündür. Bu nizam da ancak ve ancak Saadet Partisi sayesinde olur. Basın toplantımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan dolayı hepinize teşekkür ediyor, hayırlı günler diliyorum."

Bizler İçin Gerçeklik Ekonomik Buhrandır Haber

Bizler İçin Gerçeklik Ekonomik Buhrandır

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık basın toplantısında yeni Anayasa tartışmaları ve ekonomi gündemleri değerlendirildi. Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş tarafından düzenlenen basın toplantısında şu ifadelere yer verildi; "Eskişehir halkına sesimizi duyuracak siz değerli basın mensubu arkadaşlar, basın toplantımıza gösterdiğiniz ilgi için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Gündem çok hızlı değişiyor ancak ben burada bazılarına değineceğim. “Yeni Anayasa” yine gündemde. Çok net şu soruları sormak istiyoruz: Siz bu “Yeni Anayasayı” niçin istiyorsunuz? Demokratik bir Türkiye için mi, yoksa kendi Otokratik rejiminize zemin hazırlamak için mi? Biz; Sivil, dili ve içeriğiyle bugünü ve yarını kucaklayan, en önemlisi - 86 milyonun tamamının “İşte benim anayasam” diyerek sahipleneceği, baş tacı edeceği bir Anayasanın en büyük destekçisi oluruz. Ancak, önce; mevcut anayasaya uyulmasını bunun neticesinde ortaya çıkan eksiklerin tartışılmasını bekleriz. Eski Anayasa, hukuka uymamak için bir bahane; yeni Anayasa'da iç politikayı dizayn edecek bir malzeme olmamalıdır! Bu yeni anayasa ve demokratikleşme konusunda epey bir açıklama yapan ve Cumhurbaşkanı danışmanı olduğunu bildiğimiz bir zat, her pazar günü Meclis'e ve Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na rol biçip yön vermeye kalkıyor. Bu arkadaş komisyonun başına atanmış bir “kayyum” gibi davranıyor.Süreçte; ne konuşulacak, ne konuşulmayacak, bununla ilgili kendini yetki sahibi sanıyor. Arkadaşlar, şunu bir netleştirelim: Kimse, meclis iradesinin üzerinde değildir. Kimse meclise yön veremez, çerçeve çizemez, ne yapacağını söyleyemez. Yeni Anayasa’dan bahsedenler, önce bu kayyum zihniyetinde bir çıksınlar! Bakın biz en başından beri şunu söyledik: İhtiyacımız olanı; “Terörsüz Türkiye” tabiri ifade etmeye yetmiyor, Bizim ihtiyacımız olan “Yaşanabilir Türkiye” ifadesidir dedik. Toplumsal barış ve huzuru “bir örgütün silah bırakmasına” indirgemenin çıkmaz yol olduğunu söyledik. Ancak gördüğümüz o ki; kendini kayyum sanan arkadaş toplumun farklı kesimlerinin hak ve özgürlüklere dair taleplerini dile getirmesini istemiyor. Komisyonun bu konulara giremeyeceğini iddia ediyor. İşte tam da bu anlayış, bu ülkeyi yaşanabilir olmaktan çıkarıyor. Kalıcı ve kapsayıcı bir çözüm: Tutuklu Başkanlardan, Kayyım atanmış belediyelere; Tutuklu gazetecilerden, Adalet arayışında olan KHK’lılara; Ev kirasını ödeyemeyen asgari ücretlilerden, atama bekleyen öğretmenlere; AVM'lerin kuşatması altında can çekişen esnaftan, her sezonu daha büyük zararla kapatan çiftçilere; Engelsiz şehirler isteyen engelli vatandaşlarımızdan, şiddet görme endişesi taşıyan kadınlara; adalet arayışında olan herkesi sürecin dışında değil tam merkezinde konumlandırmakla mümkündür. Örgütün silah bırakması konusunda, kimsenin itirazı olmaz, olamaz da! Bununla birlikte hiç kimse bizden keyfiliğin, kayırmacılığın ve hukuksuzluğun dayatılmasına da rıza göstermemizi beklemesin. Değerli arkadaşlar; Türkiye’de; sosyal medya kahramanlarının, televizyon yorumcularının “gündem budur” dediği şeylerin dışında bir gerçeklik var. Bizler için gerçeklik; tüm kaynaklarımızı yok eden ekonomik buhrandır! Vergi, Enflasyon ve Faiz ile yönetilmeye çalışılan ekonomidir. Bakınız, bu milletten, bu yıl sonuna kadar 12 trilyon 651 milyar vergi toplanacak. Bu verginin de %85’ini dar gelirliler ödeyecek. Geçtiğimiz günlerde Hazine ve maliye bakanımız vergi konusunda çıktı; “Az kazanandan az, çok kazanandan çok alacağız” dedi. -Üzülerek söylüyorum- Bu açıklama, bugüne kadar “Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi” alındığının itirafıdır. Bakınız geçtiğimiz hafta sonu, Evini kiraya verenlere %20 stopaj uygulanacağına dair bir düzenleme gündeme geldi. Sonra Hazine ve Maliye bakanlığı hemen yalanladı. Biz aynı senaryoyu, yurt dışı çıkış harcında da yaşamıştık. Sonra birden harçların yükseldiğini gördük. Umarız, bu konuda da bir benzeri yaşanmaz.Çünkü evini kiraya verenlerden %20 stopaj demek, direk kiraların yüzde 20 artması demektir. Ev sahibine getirilen, her yeni vergininkonut ve kira fiyatlarını yükselteceğini bilmek için Takdir edersiniz ki ekonomi bakanı olmaya gerek yok! İsrafla, yandaşla, faizle delinen bütçe Vergiyle, yeni vergiyle, cezayla, yeni cezayla doldurulmaya çalışılıyor! Bakınız, çarpıcı bir rakamı sizinle paylaşmak istiyorum 2025 bütçesinde vatandaşa kesilecek cezalardan elde edilmesi öngörülen toplam gelir 245 milyar 413 milyon lira olarak belirlenmişti. Peki, yılın ilk 6 ayında kesilen para cezalarının toplam tutarı Ne kadar biliyor musunuz? 921 milyar lira! Öngörülenin yaklaşık 4 katı! (3,75) 2 yıldır enflasyon hedefini tutturamayan iktidar, 2 yıldır faizi düşüremeyen iktidar İş vatandaşa kesilecek cezaya gelince hedefi 6 ayda tutturmakla kalmıyor, 4 katına çıkarıyor!"

Trafik Sorunu Her Geçen Gün Artmaya Devam Ediyor Haber

Trafik Sorunu Her Geçen Gün Artmaya Devam Ediyor

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında ülke ve şehir gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş tarafından düzenlenen basın toplantısında şu ifadelere yer verildi; ''Öncelikle, geçtiğimiz hafta trafik kazası geçiren Adalet ve Kalkınma Partisi Eskişehir Milletvekili Sayın Ayşen Gürcan Hanımefendi’ye ve Adalet ve Kalkınma Partisi Eskişehir İl Başkanı Sayın Gürhan Albayrak Beyefendi’ye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ise sabır diliyorum. Bilindiği üzere, Gazze’ye insani yardım götürmek isteyen SUMUD Filosu, terör devleti İsrail tarafından durdurulmuştur. Her ne kadar alıkonulan vatandaşlarımız memleketimize geri dönmüş olsa da, bu müdahale bir kez daha göstermiştir ki, terör devleti siyonist çete için hangi milletten olduğunuzun, hangi devlete mensup bulunduğunuzun, ideolojinizin veya inancınızın hiçbir önemi yoktur. Gazze’nin yanında olan her vicdan sahibi, bu terörist çete tarafından “terörist” ilan edilmeye mahkûmdur. İsrail durdurulmalıdır. Devletlerin müdahalesi dışında tüm yollar tükenmiştir. İsrail’i koruyan sözde barış antlaşmalarına uyması dahi şüphelidir. Herkes tarafından bilinmelidir ki, İsrail ancak güçten anlar. Yağmurlu günler ve soğuk hava yaklaşıyor. Şehrimizde yağmurlu günlerde sıkça karşılaşılan olumsuz manzaraların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemler vakit kaybetmeden alınmalıdır. Zira bu manzaralar şehrimize hiç ama hiç yakışmıyor. Trafik sorunu her geçen gün artmaya devam ediyor. Alınan veya alındığı sanılan tedbirler, ne yazık ki sorunları çözmediği gibi daha da artırmaktadır. UKOME ve belediye yetkilileri bu aksaklıkları görmelidir. “Ben yaptım, oldu” anlayışı şehrimiz için son derece sakıncalıdır; bu anlayış şehrimizi ileriye taşımaz. Üniversite öğrenimi için şehrimize gelen öğrenci kardeşlerimize “hoş geldiniz” diyorum. Öğrencilerimizin çeşitli sorunları bulunmaktadır. Elbette hepimizin ortak sorunu ekonomi, ancak bunun yanında verilen eğitimin kalitesinde yaşanan düşüş, ulaşımda görülen aksaklıklar ve barınma sorunları da öğrencilerimizin hedeflerine ulaşmalarına engel olmaktadır. Bu vesileyle, bu akşam Uşakspor ile karşılaşacak olan Eskişehirspor’umuza da şampiyonluk yolunda üstün başarılar diliyorum. Şehrimizin takımı Eskişehirspor’un, taraftarının desteğiyle yeniden hak ettiği günlere kavuşacağına yürekten inanıyorum. Basın toplantımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan dolayı hepinize teşekkür ediyor, sizlere hayırlı günler diliyorum.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.