SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lise

Porsuk Haber Ajansı - Lise haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lise haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürol Yer: "Okul Kayıtları Kredi Kartına Taksit Yapılacak Günler Yakın" Haber

Gürol Yer: "Okul Kayıtları Kredi Kartına Taksit Yapılacak Günler Yakın"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, her eğitim-öğretim dönemi başında gündeme gelen devlet okullarındaki kayıt parası uygulamaları ve bağış iddiaları hakkında açıklamalarda bulundu. Eskişehir’deki bazı okulların "rant okulu" haline geldiğini savunan Yer, okul aile birlikleri eliyle alınan ücretlerin çığırından çıktığını belirtti. ​Odunpazarı'nda bulunan Hicri Sezen Meydanı'nda bir basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Her yıl bu zamanlara denk gelen, çok klasik olmuş bir konu bu hafta yine gündemimiz. Devlet okulları kayıt parası, beraberinde oluşturulan kayıt borsası ve buna bile isteye göz yuman, çözmeyen sorumsuz sorumluları vasıtanızla değerlendireceğiz. Şehrimizde, özellikle merkezde veya merkeze yakın okul öncesi, ilk ve ortaokullarda mevcut sistemin sebep olduğu kayıt parası borsası almış başını gitmekte, gerçekliği aleniyetle yaşanmaktadır. Konu paydaşı eğitimcilerin sendikalarının açıklamalarına bakarsak; bir taraf vahametten bahsederken, bir taraf ise şehir efsanesi demekte, diğer bir taraf ise duymazdan gelip evsel ve iş yeri katı atık vergilerini belediyeler niye alıyor demektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, 40 sayfalık bir genelge yayımlayarak zinhar böyle bir şey olamaz, var ise hem MEB üzerinden hem CİMER üzerinden şikâyetlerinizi bildirin demektedir. Adrese dayalı kayıt sisteminde, kim nereye çıktıysa kayıt oraya yapılacak diye açıklamalar yıllık klasik söylem olmuşken, konumuz olan okul aile birliği bağışları sebebiyle alan dışı kayıtların bazı okullarda son sürat devam ettiği görülmekte, söylenmekte. Yeter ki bağış miktarı yüksek olsun. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesinde, ilk eğitim ücretsiz ve zorunludur. Kimse okuma, öğrenme hakkından mahrum bırakılamaz emri orta yerde dururken, gerçekte normal kayıt hakkı elde edilmiş okullarda bile okul aile birlikleri eliyle bağış adı altında kayıt parası hem de çatır çatır alınmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşmede belirlenen miktarın ikiye bölündüğünü duyduk, senet alındığını duyduk ancak henüz daha kredi kartı kullanıldığını duymadık. Söylenen rakamların yüksekliğine bakılırsa iş ona doğru gitmektedir diye düşünüyoruz. Okul kayıt paraları kredi kartına taksit ya da mail order yapılacak günler yakındır diyoruz. Eskişehir'de bir tane bile sorumlu muhatap çıkıp yok böyle bir şey diyememektedir. Şehrimizde özellikle bazı okullar rant okul olmuş durumdadır. Kantin kira gelirleri, servis gelirleri ve velilerden alınan Deli Dumrul gelirleriyle Eskişehir'de belirli okullar borsaya başvursalar kabul görecek durumdadırlar. Nasılsa veli garantili bir sistem oluşturulmuş. Mevcut hayırseverlerin yapıp donatıp Millî Eğitime teslim ettiği, Millî Eğitimin öğretmen ve yardımcı personeli yerleştirdiği okullar maalesef geldiğimiz günde aynen bu ticari durumu almışlardır. Bu noktada bir detayı belirtelim: Uygulanan mevcut yönetmeliğe göre tüm okulların kantin kira gelirlerinden il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri yüzde 10 pay almaktadırlar. Yani durumdan bu işin sorumlusu olması gerekenler de fayda sağlamaktadırlar. Bu durumun kamuoyunca bilinmesi gerekir. Değerli katılımcılar, yine bir ağlanacak hâlimize gülelim konusundayız. Oluşan ortamı herkes, her makam ve her mevki biliyor ama kimse bir şey yapmıyor. Nasılsa konuşulur, unutulur ve her yıl aynı döngü yaşanır gider düşüncesi hayat bulmuş durumda. Veli, çocuğum iyi bir eğitim alsın derdinde, sesim çıkarsa şansımı kaybederim duygusunda. Okul idarecileri, gelen yıllık ödenek yetmiyor, ben mecburum diyor. Bunun yanında oluşan bütçeyi yönetmenin verdiği hissiyatı yaşıyorlar. Üst kademe, yerelden genele yöneticiler, sistem böyle diyor ve hayat yaşanmaya devam ediyor. Sonra süslü laflar ve algı devreye giriyor: Eğitimde fırsat eşitliği, nesillerimizi geleceğe hazırlıyoruz falan filan. Gerçekten ama gerçekten nasıl bir sistem, nasıl bir düzen, anlamak mümkün değil. Yasa, kanun ne yazıyorsa tam tersi ama her şey kitabına uygun ve yatkın devam ediyor, kabul görüyor, onay veriliyor. Eskişehir'de, şehrimizde bu anlamda onlarca eylem ve söylem, iddia varken bir tane bile sorumlu çıkıp böyle bir şey yok ya da söz konusu demedi, diyemedi. Biz bunu duymadık. Yani sözün özü, devran dönüyor, günler geçiyor ama kader aynı kader, keder aynı keder. Ne diyelim, gerçekten bilemiyoruz. Değerli katılımcılar, Eskişehir demişken ilçemizin ve şehrimizin en büyük mahallesi Emek Mahallesi'nde on yıllardır olmayan lise sanırım bu eğitim döneminde açılacak. Ermek görmek nasip olsun diyelim. Bu büyük kazanım bakalım nasıl bir tanıtım ve siyaset ile anlatılacak, göreceğiz. Merakla bekliyoruz. Devamında, şu an bulunduğumuz tarihi bölge için defalarca dile getirdiğimiz okul öncesi, ilk ve ortaokul konusu yine es geçildi. Bölgede mevcut iki okul daha önce kapatılmıştı. Biri Turan İlkokulu, başka amaç için kullanılıyor. Diğeri Tarihi Malhatun İlkokulu ise yıkılıp yeniden yapıldı. Malhatun İlkokulu binasının kültür merkezi olarak kullanılacağı söylenmekte. Yaklaşık 12 bin nüfusa hitap eden tarihi bölge için sakinler, muhtarlar okul talebinde bulunuyor ama başta İl Millî Eğitim Müdürü olmak üzere yetkililer, istatistik rakamlarıyla gerek yok diyerek konuya mesafe koyuyorlar. Burada bizim anlamadığımız ve anlatamadığımız şu: 11 mahalleye hitap edecek 12 bin nüfus içinde hiç mi okul çağında çocuğumuz yok? Bunun açıklanmasını bekliyoruz. Talep yok savunmasına ise “Okulu açtınız da gelen olmadı mı?” diye soruyoruz."

"Suyu Nasıl Koruruz?" Resim Yarışması Sonuçlandı Haber

"Suyu Nasıl Koruruz?" Resim Yarışması Sonuçlandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) ile Kirli Önlük Sanat Evi iş birliğinde, su kaynaklarının korunmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik “Suyu Nasıl Koruruz?” temalı Resim Yarışması sonuçlandı. Suyun yaşam için vazgeçilmez bir değer olduğu bilincinin güçlendirilmesi, günlük yaşamda su tasarrufu alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir su yönetimi anlayışının öğrencilerin hayal gücüyle güçlü bir mesaja dönüştürülmesi hedefiyle gerçekleştirilen yarışmaya, her iki kategoride toplam 100 eser katıldı. Ortaokul ve lise kategorilerinde yapılan ve ESKİ Genel Müdür Yrd. Öznur OĞUZOĞLU, Anadolu Ünv. GSF Grafik Sanatlar Bölüm Bşk. Dr. Öğr. Üyesi Mehtap UYGUNGÖZ, Anadolu Ünv. GSF Grafik Sanatlar Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Fethiye Gonca İLBEYİ DEMİR, ESKİ Strateji Geliştirme Dairesi Bşk. Didem AYDINMAKİNA TEZİÇ, Eskişehir Ziraat Mühendisleri Odası Bşk. Selma GÜDER, ESKİ Basın Yayın Halkla İlişkiler Md. Uğurcan USGÜL’den oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda her iki kategoride ilk üç derece belirlenirken, bir eser mansiyon ödülüne layık görüldü. Toplam 26 eser sergilenmeye değer bulundu. 26 Nisan 2026 Pazar günü 17.00’da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hamam Müzesi’nde gerçekleştirilecek törenle ödüller sahiplerini bulacak, aynı zamanda sergi açılışı da yapılacak. Ödül almaya ve sergilenmeye hak kazanan öğrenciler ise şu şekildedir: Ortaokul Kategorisi: 1. Çınar UYAR, 2.Yaren ÖZDEMİR, 3. Öykü YERLİKAYA Lise Kategorisi: 1. Şara Nehir GÜRLER, 2.Canseli ŞAYLAN, 3. Nisa BEHİRE Mansiyon Ödülü: İhsan Emir İNAN Sergilenmeye Hak Kazanan Öğrenciler: Yaren YILDIZ, Duru ÖZKARDEŞ, Mertay TOPÇINAR, Zeynep Tuğba UZUNPINAR, Esila OYGÜR, Aylin ŞEN, Nisa AKKURT, Gökçe EDİZ, Selin ATAN, Eda KOCA, Bade ALTINTAŞ, Selman GÜNAYDI, Yağmur AYDIN, Noar KAMBERİ, Yaren SALİM, Alyanur Kuğu MUTLU, Ela YILDIZ, Şevval DEĞERLİ, Buğra EKREM

Zorunlu Eğitim Süresi Kimleri Rahatsız Ediyor? Haber

Zorunlu Eğitim Süresi Kimleri Rahatsız Ediyor?

Eğitim - Sen Eskişehir Şubesi tarafından ortaöğretimde eğitim süresinin kısaltılacağı yönünde ki tartışmalarla ilgili olarak bir açıklama yapıldı. Eğitim - Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Son bir yıldır çeşitli çevrelerce söylenen ve milli eğitim bakanının da bazı platformlarda dile getirdiği zorunlu eğitimin kısaltılması ile ilgili kafalarda kurgulanan sistemlerin son şekillerinin deklere edilmeye başlandığını görüyoruz. En son sayın bakan belirli bir model yok dese de lise eğitimi üzerinde 2+2 şeklinde bir düzenlemenin cumhurbaşkanlığına sunulduğu ve kabinede görüşüleceği ile ilgili basında çokça haber yapılıyor. Buradan merak ediyoruz zorunlu eğitim süresi kimleri rahatsız etmiştir? Sürenin uzun olduğu ve kısaltılması gerektiği hangi bilimsel gerçekliklere dayandırılmaktadır? Yoksa STK olarak adlandırılan vakıf, dernek ve bazı dini çevreler ile patronlar kulübü olarak görülen oluşumların istek ve taleplerine göre mi şekillendirilmeye çalışılmaktadır? Unutulmamalıdır ki uluslararası sözleşmelerle de belirlenen duruma göre 0 -18 yaş aralığında bulunan tüm bireyler çocuk sayılmaktadır. Bu nedenle yapılacak düzenleme ve atılacak adımlar çocuğun üstün yararına, eğitim hakkına ve pedagojik gelişimlerine göre atılmalıdır. Çocukların erken meslek edinmeleri kılıfıyla çocuk işçiliğinin ve emek sömürücülüğünün önünün açıldığı aşikârdır. Bir başka boyut OECD ülkeleri arasında en düşük zorunlu eğitim süresi 11 yıl ve ortalama eğitim süresi 14 yıl arasındadır. Yolu bir şekilde bu ülkelerle kesişebilecek gençlerimizin denklik ve eğitim süreleri ile ilgili yaşayabilecekleri sorun ve keşmekeşe yol açabilecek düzenlemeler onların geleceğini karartmamalıdır. Eğitim Sen olarak uyarıyoruz çocukların geleceklerini ilgilendiren düzenlemeler, pedagojik gelişimleri, eğitim hakkı, bilimsel temeller gözetilerek; eğitim bilimi bileşenleri, üniversiteler, çocukların eğitim hakkını savunan eğitim sendikaların görüşleri de alınarak yapılmak zorundadır. Son yayınlanan raporlara göre eğitim dışına çıkan çocuk sayısının gün geçtikçe arttığı ve 640.000 civarındaki çocuğun eğitim hayatından koptuğu görülmektedir. Okul dışında ucuz iş gücü olarak çalıştırıldıları gerçeği ortadayken, yapılması gereken çocukların derin yoksulluklar sonucu eğitim hayatından kopmalarına neden olan durumlara karşı önlem almaktır Eğitime yön verenler unutmamalıdır ki kendi çocuklarını özel okullara gönderip, emekçi halk çocukları ile ilgili düzenlemeler düşünürken, kamusal, bilimsel, laik ve pedagojik gerçeklikleri göz önünde bulundurarak adım atmak zorundadırlar."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.