SON DAKİKA
Hava Durumu

#Laiklik

Porsuk Haber Ajansı - Laiklik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Laiklik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt ve CHP'li Meclis Üyeleri Partiden Ayrıldı Haber

Kazım Kurt ve CHP'li Meclis Üyeleri Partiden Ayrıldı

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 40 yıldır bünyesinde yer aldığı Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı. Başkan Kurt ile birlikte Odunpazarı Belediyesi CHP'li meclis üyelerinin de partiden ayrıldığı duyuruldu. ​Odunpazarı Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Başkan Kurt, bu kararın Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde yeni bir dönemin kapısını araladığını vurguladı. ​"Miras Bizdedir, Yetki Bizdedir" ​İstifa kararını kamuoyuyla paylaşan Kazım Kurt, siyasi yaşamı boyunca makam için değil, ilkeler ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda hareket ettiğini belirtti. Seçilmiş il başkanı, ilçe başkanları, meclis üyeleri ve yol arkadaşlarıyla birlikte il binasından ayrıldıklarını ifade eden Kurt, şu açıklamalarda bulundu: ​"Bugün, 40 yıldır mensubu olduğum Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden; benimle birlikte bu mücadeleyi omuz omuza yürüten Odunpazarı Belediyesi CHP'li Meclis Üyelerimizle birlikte istifa ettiğimizi kamuoyuyla paylaşıyorum. Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." ​Yeni Siyasi Zemin ve Özgür Özel Vurgusu ​Demokrasi, laiklik, hukukun üstünlüğü ve adalet değerlerine daha güçlü sahip çıkmak adına yeni bir yola çıktıklarını belirten Kazım Kurt, önümüzdeki süreçte atılacak siyasi adımlara da değindi. ​Özgür Özel ile birlikte yürümeye devam edeceklerini açıklayan Kurt, "Önümüzdeki süreçte kurulacak partide, Türkiye'nin demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesine katkı sunmaya devam edeceğiz. Benim için değişen yalnızca siyasi adres olacaktır. Değişmeyen ise halkın yanında durma kararlılığımdır" dedi. ​Odunpazarı ve Eskişehir'e Hizmet Sürecek ​Açıklamasının sonunda Odunpazarı halkına seslenen Kazım Kurt, şehre hizmet sorumluluğunu aynı kararlılıkla sürdüreceğinin altını çizdi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yalnızca halka hesap vereceğini belirten Kurt, sözlerini şu şekilde tamamladı: ​"Odunpazarı'na ve Eskişehir'e hizmet etme sorumluluğumu aynı inançla sürdüreceğim." ​"Çünkü isimler değişebilir, tabelalar değişebilir." ​"Ama demokrasiye olan inanç değişmez, Cumhuriyet'e olan bağlılık değişmez." ​"Yolumuz demokrasi, pusulamız Cumhuriyet, gücümüz halk olacaktır."

Cumhuriyetimize ve Demokrasimize Kararlılıkla Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz Haber

Cumhuriyetimize ve Demokrasimize Kararlılıkla Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik hukuk düzenini ve millet iradesini hedef aldığını belirtti. Darbelerin hiçbir koşulda kabul edilemeyeceğini vurgulayan Başkan Kurt, Türkiye’nin bir daha benzer karanlık süreçler yaşamaması için Cumhuriyet’in temel değerlerine, laikliğe, hukukun üstünlüğüne ve Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Başkan Kurt, mesajında şu görüşlere yer verdi: “15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe girişimi, Cumhuriyetimize, demokrasimize ve millet iradesine yöneltilmiş karanlık bir saldırıdır. Anayasal düzeni ortadan kaldırmayı hedefleyen bu girişim, demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak yerini almıştır. Bu saldırı karşısında toplumun farklı kesimlerinin ve tüm demokratik kurumların ortaya koyduğu ortak irade, milletimizin Cumhuriyet’e ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığı sayesinde darbe girişimi başarısızlığa uğratılmıştır. O gece hayatını kaybeden vatandaşlarımızı ve güvenlik güçlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet duygularımı ifade ediyorum. 15 Temmuz, bizlere bir kez daha göstermiştir ki; demokrasiyi korumanın yolu hukukun üstünlüğünden, laik Cumhuriyet’ten, kuvvetler ayrılığından ve Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden ayrılmamaktan geçmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözü, yalnızca bir ilke değil, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin en güçlü teminatıdır. Bir daha benzer acıların yaşanmaması için başta laiklik olmak üzere bilimsel ve çağdaş eğitime, Atatürk ilke ve devrimlerine ve Cumhuriyet’in temel kazanımlarına her zamankinden daha güçlü sahip çıkmalıyız. Demokrasiyi yalnızca tehdit altına girdiğinde değil, her gün hukukla, adaletle ve özgürlüklerle güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. 15 Temmuz’da demokrasiye ve millet iradesine kasteden hain darbe girişimini ve bu girişimin sorumlusu FETÖ terör örgütünü bir kez daha lanetliyorum. Demokrasi uğruna yaşamını yitiren şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizi, demokrasimizi ve laik hukuk devletini sonsuza kadar yaşatmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”

"Unutursak Kül Oluruz" Etkinliğine Yoğun Katılım Haber

"Unutursak Kül Oluruz" Etkinliğine Yoğun Katılım

Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve iki otel çalışanı, katliamın 33. yıl dönümünde Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen programla anıldı. "Unutursak Kül Oluruz" başlığıyla gerçekleştirilen anma etkinliği, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi'nde yoğun katılımla düzenlendi. Odunpazarı Belediyesi'nin, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ile Eskişehir Hacı Bektaş Veli Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde düzenlediği programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Duygusal anların yaşandığı programda, Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenlerin anıları müzik dinletileri ve görsel sunumlarla yaşatıldı. Katılımcılar, katliamda yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunurken salonda hüzün hâkim oldu. Anma programında sahne alan Manidar Grubu, seslendirdiği deyiş ve türkülerle Madımak'ta yitirilen canları andı. Eserlere salondakiler de zaman zaman eşlik ederken, birçok katılımcı gözyaşlarını tutamadı. Duygusal atmosferin hâkim olduğu gecede, "Unutursak Kül Oluruz" mesajı sık sık alkışlarla desteklendi. Programın sonunda protokol üyeleri katılımcılara hitap etti. "SİVAS'IN HESABI SORULMADAN YENİ ACILARIN ÖNÜNE GEÇEMEYİZ" Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivas Katliamı'nın yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olay olmadığını, Türkiye'nin demokrasi, laiklik ve birlikte yaşama kültürü açısından hâlâ yüzleşmesi gereken derin bir yara olduğunu söyledi. Aradan 33 yıl geçmesine rağmen acının ilk günkü kadar taze olduğunu belirten Başkan Kurt, "33 yıl önce insanları yakanlar bugün çok rahat bir biçimde halkın içinde geziyor. 33 yıl önce bu katliamı önleyemeyenler, belki de huzur içinde televizyonlardan olup biteni seyrediyor. Ancak insanlık suçlarında zaman aşımı olmayacağını bir kez daha özellikle vurgulamak istiyorum. Hiç kimse bu işin hesabını vermeden ölemez, ölmemelidir" dedi. Sivas Katliamı'nın hesabının hâlâ sorulamadığını ifade eden Başkan Kurt, şunları söyledi: "Türkiye'de ne yazık ki Sivas'ın hesabı henüz görülemedi. Önümüzdeki süreçte neler yapılacağına bakmak gerekiyor. Öncelikle dik durmak gerekiyor. Hukukun, adaletin ve demokrasinin tüm Türkiye'ye yerleşebilmesi için birlikteliğimizi bozmamalıyız. Şu anda iktidar olmaya en yakın olduğumuz dönemde, partimiz üzerinde de hain tuzaklar ve tezgâhlar kuruluyor. Bu tezgâhları bozarak iktidar olmalı ve Sivas'ın hesabını sormalıyız. Başka türlü yeni Sivasların önünü kesemeyiz. Maraş'ın, Çorum'un ve Sivas'ın hesabını sormadığımız sürece yenileri gelir. Çünkü karşımızda gerçekten yobaz, tutucu ve gerici bir zihniyet var. Bunu aşmak zorundayız. Bunun yolu aydınlanmadan geçiyor. İşte o aydınlarımızı yaktılar. Yeni aydınlarımızı yetiştirmek ve onlarla aynı yolda yürümek zorundayız. Bu noktada Eskişehir'in örnek olması, Eskişehir'deki insanlarımızın Türkiye'nin geleceğine damga vurması gerekiyor. Sivas'ta hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet diliyor, katillerden hesap soracağımız günlerin yakın olduğunu vurgulamak istiyorum." CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar da yaptıkları konuşmalarda, Madımak Katliamı'nın insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek toplumsal barışın, laikliğin, hukukun ve demokrasinin korunmasının önemine dikkat çekti. Konuşmacılar, katliamda yaşamını yitirenleri saygı ve özlemle anarken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumsal hafızanın canlı tutulması ve adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Eskişehir’de Madımak Katliamı Anması: “Unutmadık, Unutturmayacağız!” Haber

Eskişehir’de Madımak Katliamı Anması: “Unutmadık, Unutturmayacağız!”

Sivas Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993 tarihinde katledilen 33 sanatçı, aydın ve 2 otel çalışanının anısına Eskişehir’de düzenlenen anma töreni, geniş bir katılımla gerçekleşti. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, katılımcılar sessiz bir yürüyüşle Vilayet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na ulaştı. ​2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan katliamın 33. yıl dönümünde Eskişehir; demokrasi, adalet ve laiklik vurgusuyla bir kez daha bir araya geldi. Anma törenine CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vakıf Başkanı Ufuk Uysal: “Yaramız Adaletsizlikle Büyüyor” ​Anma töreninde konuşan Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Madımak Katliamı’nın sadece geçmişte kalmış bir olay değil, günümüz toplumsal vicdanını her an kanatan bir yara olduğunu vurguladı. Uysal; ​"2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde, 33 aydın sanatçı ve 2 emekçi otel çalışanı canımız diri diri yakılmıştır. Bu bir katliamdır. Bu saldırı; bağnaz, gerici, laiklik ve Cumhuriyet düşmanları tarafından kardeşliğe, insanlığa ve düşünce özgürlüğüne yapılmış karanlık bir saldırıdır. O gün Madımak Oteli’nde sadece ozanlarımız, şairlerimiz, sanatçılarımız ve aydınlık gençlerimiz değil; bu toprakların hoşgörü kültürü, kardeşliği ve bir arada yaşama iradesi de yakılmak istendi. Devleti yönetenler acziyet içerisinde buna engel olmamışlardır ya da olamamışlardır. Sonrasında ise adalet yerini bulmamıştır." Uysal, inanç değerlerine ve Anadolu’nun kadim mirasına dikkat çekerek; ​"Bizim inancımızda 'İnsan kutsaldır.' Yolumuzda 'Eline, beline, diline sahip çıkmak' esastır. Bizler, 'Gelin canlar bir olalım' diyen Pir Sultan’ın, 'Sevelim sevilelim' diyen Yunus Emre’nin evlatlarıyız. Sivas’ta hedef alınan tam da Anadolu’nun bu aydınlık ruhuydu. Ateş sadece düştüğü yeri yakmadı, hepimizin yüreğini yaktı. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, o ateşin dumanı adaletin üzerinde tüttüğü sürece bu yara kapanmayacaktır. Bizim yasımız sadece kaybettiklerimize değil, aynı zamanda eksik kalan adaletedir." ​Uysal, anmanın bir direniş günü olduğunu belirterek; "Bizler bu anmayı sadece bir yas günü olarak değil; karanlığa karşı aydınlığı, nefrete karşı sevgiyi, zulme karşı adaleti haykırdığımız bir direnç günü olarak görüyoruz. Nesimi Çimen’in sazı susmadı. Hasret Gültekin’in deyişleri hala dillerimizde, Metin Altıok’un şiirleri hala rehberimizdir. Toplumsal hafızamızı diri tutmak, bu acıların bir daha yaşanmaması için en büyük güvencemizdir," diyerek sözlerini noktaladı. Milletvekili İbrahim Arslan: “Toplumun Aklı ve Vicdanı Yakıldı” ​CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, konuşmasında katliamın hukuksal boyutuna ve toplumsal tahribatına dikkat çekti: ​"33 yıl önce 33 canımız yandı, ancak bununla birlikte bu toplumun aklı, vicdanı, düşünce ve inanç özgürlüğü, Cumhuriyetin aydınlanma birikimleri yakıldı. Aradan geçen yıllarda firariler, affedilen sanıklar ve zaman aşımına uğratılan davalar acımızı katladı. Madımak Oteli bir utanç müzesine dönüştürülmelidir. Madımak’ın karanlığı ne yazık ki nefret diliyle, ötekileştirmeyle hâlâ hâkim kılınmaya çalışılıyor. Biz Alevi-Bektaşi toplumu olarak anayasal eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Cemevlerimiz ibadethanemizdir. Tüm bunların güvencesi ise laik, demokratik Cumhuriyettir." dedi. ​Başkan Ayşe Ünlüce: “Barış Dilini Haykırıyoruz” ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, toplumsal uzlaşı ve tahammül kültürünün önemine vurgu yaparak şunları ifade etti: ​"Bugün 33 yıl önce Sivas’ta büyük bir nefret ve tahammülsüzlükle katledilen aydınlarımızı anmak için buradayız. Biz bugün sadece bir anma için değil; bu topraklarda bir daha aynı acılar yaşanmasın, hep barış dili konuşulsun diye bir aradayız. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin 'İncinsen de incitme' düsturu hayatımızın rehberi olmalı. Kadim uygarlıklara ev sahipliği yapmış, barış içinde yaşamayı bilen Eskişehir'den bir kez daha haykırıyoruz: 2 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız." ​Başkan Kazım Kurt: “İnsanlık Suçunda Zaman Aşımı Olmaz” ​Odunpazoni Belediye Başkanı Kazım Kurt, davanın hukuki sürecindeki aksaklıkları eleştirerek hesap sorma kararlılığını yineledi: ​"33 yıl geçti, yargılamalar yapıldı ancak Sivas’ın gerçek nedeni maalesef aydınlatılamadı. Bugün o dönemin sorumlularının birçoğu devletin kademelerinde görev alabiliyor. Bu bir insanlık suçudur ve insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Bunu herkes böyle bilmelidir. Biz 'unutmadık, unutturmayacağız' derken, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağına olan inancımızı yineliyoruz. Bu katliamın hesabı mutlaka sorulmalıdır." Sessiz Yürüyüş ve Çelenk Sunumu ​Konuşmaların ardından katılımcılar, ellerinde "Sivas’ı Unutma, Unutturma" yazılı dövizler ve pankartla sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünden Vilayet Meydanı'na kadar süren yürüyüş, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması ve saygı duruşu ile nihayete erdi. Anma törenine destek veren ADD, ÇYDD, EĞİTİM-İŞ, Kent Konseyleri, Köy Dernekleri ve HABED temsilcilerine, Vakıf Başkanı Ufuk Uysal tarafından teşekkür edildi.

Kazım Kurt: ''Madımak'ı Yakan Zihniyetle Hesaplaşmadan Adalet Sağlanamaz'' Haber

Kazım Kurt: ''Madımak'ı Yakan Zihniyetle Hesaplaşmadan Adalet Sağlanamaz''

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2 Temmuz 1993 yılında yaşanan Sivas Katliamı ile ilgili bir mesaj yayınladı. 33 yıl önce yaşanan Sivas Katliamı'nı lanetlediğini ve kınadığını belirten Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivas Katliamı'nın, Türkiye tarihinde acıyla ve utançla anılan bir olay olarak durduğunu hatırlattı. 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nde insanlığın ateşe verildiğini söyleyen Başkan Kurt, “Aralarında aydınların, sanatçıların, ozanların ve gençlerin bulunduğu 33 can, göz göre göre yakılarak katledildi. Bu katliam, Cumhuriyet'e, laikliğe, aydınlanmaya ve bir arada yaşama iradesine yöneltilmiş organize bir karanlık saldırıdır” dedi. Aradan 33 yıl geçtiğinin altını çizen Başkan Kurt, bu 33 yılda ne acının dindiğini ne de adaletin tam anlamıyla yerini bulduğunu vurguladı. Başkan Kurt mesajına şu sözlerle devam etti: “Çünkü Madımak'ı yalnızca o gün otelin önünde toplanan kalabalıklar yakmadı; seyredenler, önlem almayanlar, sorumluluklarını yerine getirmeyenler ve sonrasında gerçek bir yüzleşmeden kaçınan siyasal anlayış da bu utancın ortağı oldu. Bugün hâlâ toplumu inanç, yaşam biçimi ve kimlik üzerinden ayrıştıran siyaset dili kullanılıyorsa, nefret söylemi sıradanlaştırılıyorsa, laik Cumhuriyet'in temel değerleri hedef alınıyorsa, Madımak'ı doğuran zihniyetle hesaplaşmanın tamamlanmadığı ortadadır. Ne yazık ki yıllardır bu ülkeyi yöneten siyasi iktidar, toplumsal barışı güçlendirecek adımlar atmak yerine kutuplaşmayı derinleştiren bir anlayışı tercih etmiştir. Farklı düşünenleri ötekileştiren, eleştiriyi düşmanlık olarak gören, liyakat yerine sadakati esas alan bu siyaset anlayışı, demokrasiye de ortak geleceğimize de zarar vermektedir. Biz biliyoruz ki laiklik yalnızca bir yönetim biçimi değil, birlikte yaşamanın güvencesidir. Cumhuriyet yalnızca bir rejim değil, bu topraklarda eşit yurttaş olmanın teminatıdır. Madımak'ta hedef alınan da tam olarak bu değerlerdir. Madımak'ı unutmak, karanlığa teslim olmaktır. Bizler ne unuturuz ne de unuttururuz. Çünkü hafızasını kaybeden toplumlar, aynı acıları yeniden yaşamaya mahkûm edilir. Adaletin geciktiği her gün, Madımak'ın ateşi vicdanlarda yanmaya devam etmektedir. Gerçek bir yüzleşme sağlanmadan, nefret suçlarına karşı kararlı bir duruş sergilenmeden ve laik Cumhuriyet'in değerleri tavizsiz biçimde savunulmadan bu yara kapanmayacaktır. 2 Temmuz'un 33. yılında Madımak'ta yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla, özlemle ve mücadele sözümüzü yineleyerek anıyorum. Unutmadık, affetmedik ve unutturmayacağız.”

Başkan Ataç: ''Sevgiyi ve Kardeşliği Biz Büyüteceğiz'' Haber

Başkan Ataç: ''Sevgiyi ve Kardeşliği Biz Büyüteceğiz''

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan katliamın yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, laiklik, demokrasi, adalet ve yaşam hakkını savunmanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 2 Temmuz Madımak Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Başkan Ataç mesajında, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde aydınların, sanatçıların ve gençlerin hoşgörüsüzlüğün, gericiliğin ve örgütlü nefretin hedefi olduğunu belirtti. Madımak’ta yalnızca bir binanın değil; düşünce özgürlüğünün, insanlık onurunun ve bir arada yaşama iradesinin de hedef alındığını ifade eden Başkan Ataç, katliamın aradan geçen yıllara rağmen toplumun vicdanında kapanmayan derin bir yara olmaya devam ettiğini kaydetti. “Ortak sorumluluğumuzdur” Madımak Katliamı’nın unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Başkan Ataç, mesajında şu ifadelere yer verdi: “2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde aydınlarımız, sanatçılarımız ve gençlerimiz; hoşgörüsüzlüğün, gericiliğin ve örgütlü nefretin hedefi oldu. O gün yakılan yalnızca bir bina değil; düşünce özgürlüğü, insanlık onuru ve bir arada yaşama iradesiydi. Madımak Katliamı, aradan geçen yıllara rağmen toplumumuzun vicdanında kapanmayan derin bir yaradır. Bu acının unutulmaması, benzer karanlıkların bir daha yaşanmaması için laikliği, demokrasiyi, adaleti ve yaşam hakkını kararlılıkla savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” “Unutmadık, unutmayacağız” İnsanları inançları, kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştıran her türlü anlayışın karşısında durmaya devam edeceklerini belirten Başkan Ataç, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizler; insanı inancına, kimliğine ve düşüncesine göre ayıran her anlayışın karşısında durmaya, sevgiyi, kardeşliği ve barışı büyütmeye devam edeceğiz. Madımak’ta katledilen canlarımızı saygı, özlem ve rahmetle anıyorum. Anıları mücadelemize yol göstermeyi sürdürecektir. Unutmadık, unutturmayacağız.”

Milletin İstiklalini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır Haber

Milletin İstiklalini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, Amasya Genelgesi'nin 107. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyetin kurucu değerlerine bağlılığın altını çizdi. Avcı, "Bağımsız, demokratik, laik ve çağdaş Türkiye mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz" dedi. ​Amasya Genelgesi’nin 107. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, kurtuluş mücadelesinin en kritik belgelerinden biri olan Amasya Genelgesi'nin ruhuna dikkat çekti. Avcı, genelgenin sadece tarihsel bir belge olmadığını, aynı zamanda ulusal egemenliğin ve halk iradesinin sarsılmaz bir ilanı olduğunu vurguladı. ​"Cumhuriyet, Kulluğun Değil Yurttaşlığın Rejimdir" ​Açıklamasında güncel siyasi ve toplumsal gelişmelere değinen Mehmet Avcı, hukukun üstünlüğü ve laiklik ilkelerinin önemine dikkat çekti. Avcı, şu ifadeleri kullandı: ​"Bugün, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinin çeşitli şekillerde aşındırılmaya çalışıldığı; hukukun üstünlüğü, laiklik, demokrasi ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin tartışmaya açıldığı bir dönemde bulunuyoruz. 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' sözü, hiçbir kişi, makam veya siyasi anlayışın millet iradesinin üzerinde olamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Cumhuriyet; ayrıcalıkların değil yurttaşların eşitliğinin, biatın değil özgür düşüncenin, kulluğun değil yurttaşlığın rejimidir." ​"Çağdaş Uygarlık Hedefinden Taviz Yok" ​Türkiye'nin içinde bulunduğu süreçte Atatürk ilke ve devrimlerine olan ihtiyacın her zamankinden daha fazla olduğuna dikkat çeken ADD Eskişehir Şube Başkanı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: ​"Türkiye'nin ihtiyacı; Cumhuriyetin temel niteliklerinden uzaklaşmak değil, Atatürk'ün akıl ve bilim yolunda gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine kararlılıkla yürümektir. Ulusal egemenliğin, laik Cumhuriyetin ve demokratik hukuk devletinin tavizsiz savunulması bugün her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır." ​"Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz" ​Açıklamasının sonunda ADD Eskişehir Şubesi olarak kararlılık mesajı veren Avcı, "Amasya Genelgesi'nin 107. yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin kurucu felsefesine ve Atatürk ilke ve devrimlerine olan bağlılığımızı bir kez daha vurguluyor; bağımsız, demokratik, laik ve çağdaş Türkiye mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" ifadelerini kullandı.

Kazım Kurt: ''Laiklik ve Cumhuriyet, Geleceğimizin Teminatıdır'' Haber

Kazım Kurt: ''Laiklik ve Cumhuriyet, Geleceğimizin Teminatıdır''

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda laiklik, millet egemenliği ve cumhuriyet vurgusu yaptı. Kazım Kurt, “Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; özgür, eşit ve adil bir Türkiye’dir” dedi. Mesajında 23 Nisan’ın yalnızca bir çocuk bayramı olmadığını vurgulayan Başkan Kurt,23 Nisan’ın aynı zamanda millet iradesinin hiçbir gücün üstünde olmadığının tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır olduğunun altını çizdi. 1920 yılında açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun en somut ifadesi olduğunu vurgulayan Başkan Kurt, “Bu Meclis, bağımsızlık mücadelemizin kalbi haline gelmiştir” dedi. Başkan Kurt mesajına şu sözlerle devam etti: “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, millet egemenliğini ilan ettiği ve geleceğimizi emanet ettiği çocuklara bayram olarak armağan ettiği 23 Nisan, sadece bir bayram değil; bağımsızlık, laiklik ve cumhuriyet yolunda atılmış en büyük adımlardan biridir. Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, milletin iradesini esas alan bir yönetim anlayışının ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı, halkın iradesidir. Bu değerleri korumak, geliştirmek ve geleceğe taşımak hepimizin görevidir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, geleceğimizi emanet ettiğimiz kuşaklara duyduğumuz güvenin de bir göstergesidir. Çocuklarımızın özgür, eşit ve adil bir ülkede büyümesi; demokratik değerlerin, hukukun üstünlüğünün ve laik Cumhuriyet’in korunmasıyla mümkündür. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyetimizin temel kazanımlarına sahip çıkmak, milli iradeyi her koşulda savunmak ve demokrasiyi güçlendirmektir. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir gelecek, ancak halkın söz sahibi olduğu, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla inşa edilebilir. Ulusal egemenliğin anlamını ve değerini her geçen gün daha iyi kavradığımız bu süreçte; farklılıklarımızı zenginlik olarak gören, ortak aklı önceleyen ve toplumsal dayanışmayı büyüten bir anlayışla hareket etmek zorundayız. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; düşüncelerini özgürce ifade edebildikleri, hak ve fırsat eşitliğinin sağlandığı, barış ve kardeşlik içinde bir ülkedir. Bu sorumlulukla, yarınlarımızı birlikte inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta çocuklarımız olmak üzere tüm yurttaşlarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor; ulusal egemenliğin ışığında daha aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğimize inanıyorum.”

23 Nisan, Egemenliğin Saraydan Alınıp Millete Verildiği Tarihi Dönüm Noktasıdır Haber

23 Nisan, Egemenliğin Saraydan Alınıp Millete Verildiği Tarihi Dönüm Noktasıdır

Memleket Sevdalıları Derneği Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, halk iradesinin önemine vurgu yaparak; "Egemenliğimiz, çocuklarımızın aydınlık yarınlarının en güçlü teminatıdır" dedi. ​Memleket Sevdalıları Derneği Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Şube Başkanı Yılmaz, 23 Nisan'ın sadece bir bayram değil, bir milletin kendi kaderini tayin etme iradesi olduğunu vurguladı. ​"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" ​Açıklamasında 23 Nisan 1920 tarihinin önemine değinen Güler Yılmaz, bu tarihin Türk siyasi hayatında büyük bir dönüşümü simgelediğini belirtti. Yılmaz, mesajında şu ifadelere yer verdi: ​"Bugün, milletimizin kaderini kendi ellerine aldığı, halk iradesinin temellerinin atıldığı tarihi bir günü kutluyoruz. 23 Nisan 1920; egemenliğin saraydan alınıp millete verildiği, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesinin hayata geçtiği bir dönüm noktasıdır." ​Atatürk İlke ve Devrimlerine Vurgu ​Güler Yılmaz, Cumhuriyetin temellerinin Atatürk ilke ve devrimleriyle atıldığını hatırlatarak, bu değerlerin toplumsal yapının en güçlü dayanakları olduğunu ifade etti. Laiklik, halkçılık ve cumhuriyetçilik gibi ilkelerin, özgür bireylerin yetişmesi için elzem olduğunu belirten Yılmaz, bu sürecin sadece siyasal değil; eğitimden hukuka kadar her alanı kapsayan bir dönüşüm olduğunu kaydetti. ​"Geleceğin Teminatı: Sorgulayan ve Bilimle Donanmış Nesiller" ​Atatürk'ün bu bayramı çocuklara armağan etmesinin derin bir anlam taşıdığını söyleyen Yılmaz, şunları ekledi: "Sorgulayan, düşünen ve bilimle donanmış nesillerle mümkündür. Atatürk ilke ve devrimleri, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli hazinedir. Bu değerleri korumak ve gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarmak en büyük sorumluluğumuzdur." dedi. ​Saygı ve Minnetle Anıyoruz ​Başkan Güler Yılmaz, açıklamasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak sonlandırdı: "Milletimizin ve tüm dünya çocuklarının bayramını kutluyor; bağımsızlık uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Egemenliğimiz, aydınlık yarınlarımızın teminatıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.