SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kitap

Porsuk Haber Ajansı - Kitap haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kitap haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üreten Kadınlar Kitap Kulübünde Buluştu Haber

Üreten Kadınlar Kitap Kulübünde Buluştu

Bilecik Belediyesi ve Bilecik Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi üyeleri işbirliğinde ‘Yerel Yönetimlerde Demokrasi’ etkinliği düzenlendi. Kent Konseyi toplantı salonunda gerçekleştirilen buluşmada, Avrupa Yerel Demokrasi Haftası kapsamında katılımcılara bilgiler aktarıldı. Yerel demokrasinin güçlendirilmesi, toplumsal katılımın artırılması ve kırılgan gruplara erişimin sağlanması amacıyla hayata geçirilen etkinlik ile kadınların okuma alışkanlıklarının desteklenmesi, düşünsel ve kültürel paylaşım alanlarının oluşturulması ve sosyalleşmelerinin teşvik edilmesi hedefleniyor. FARKLI YAŞ VE SOSYO EKONOMİK GRUPLARDAN KATILIMCI YER ALDI Farklı yaş ve sosyo-ekonomik gruplardan kadınların katılım sağladığı kitap kulübü buluşmalarıyla ayrıca kapsayıcı ve erişilebilir bir ortam sunulması ve yerel düzeyde aktif yurttaşlık bilincinin gelişimi amaçlanıyor. Bu kapsamda düzenlenen faaliyet ile ayrıca toplumsal hayata katılımı sınırlı olan kırılgan gruplara ulaşmayı, kadınların kendilerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar oluşturmayı ve yerel yönetişim süreçlerine dolaylı katılımlarını desteklemeyi amaçlıyor. Yerel yönetimde katılımcılık, kapsayıcılık ve yerel ortaklıkların güçlendirilmesi ilkeleriyle uyumlu olup, iyi uygulama örnekleri arasında yer alan etkinliğin önümüzdeki dönemlerde tekrar gerçekleştirileceği belirtildi.

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek'' Haber

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek''

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Tepebaşı- Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği başladı. Açılış töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Bu hafta sonu sanat dolu geçecek” dedi. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Sanat ve Kitap Şenliği Özdilek Sanat Merkezi’nde başladı. Sergi, imza günü ve söyleşilerin yer aldığı etkinlik, iki gün boyunca Eskişehirlileri sanat ve edebiyatla buluşturuyor. Etkinliğin açılış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, yazarlar Mehmet Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Güven Baykan, Celal Binzet, ressam Nilüfer Atalay ve Eskişehirli sanatseverler katıldı “14 yazarımız Eskişehirlilerle buluşacak” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Cumhuriyet Kitapları ile iş birliği yapmak son derece keyifli. Sevgili Işık Kansu’nun teklifiyle bu etkinliği kararlaştırdık. Etkinlikle, çok değerli 14 yazarımızı Eskişehirlilerle buluşturacağız. Tepebaşı, Odunpazarı ve Büyükşehir belediyelerimiz yaklaşık son 25 yılda Eskişehir’de çok önemli sanat etkinlikleri yapıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak yılda uluslararası ölçekte 3 tane önemli etkinlik yapıyoruz. Bunlardan birincisi Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ilk 2001 yılında başlamıştık. Bu yıl 17’ncisini yaptık. Yaklaşık 250 civarında envanterimizde heykel var. İkincisi ise Sanat Çalıştayı. 2010 yılında başladık ve elimizde yaklaşık 450 tane resim var. Üçüncüsü ise Şiir Buluşmaları. Onu da 2011 yılında düzenlemeye başladık. Hakikatten son derece güzel etkinlikler oluyor. Bu hafta sonu da sanat dolu geçecek. Biliyorsunuz Cumhuriyet Gazetesi farklı bir gazete. Gazete 1924’te kuruldu ve bu yıl 101’nci yılını kutluyor. Atatürk Cumhuriyeti ilan ediyor, CHP yine bu savaşlar eşiğinde kuruluyor üçüncüsü de Cumhuriyet Gazetesi o yıllardan bugüne kadar gelen gazete. Yıllarca birtakım sıkıntılar yaşandı. Ama milletin sevgisiyle bugünlere kadar geldi. Bugünlerden de diğer hem CHP’nin hem laik Cumhuriyetimizin hem de Cumhuriyet Gazetesinin yaşamasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir” Etkinlikte konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da, “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir. Her alanda her mahallede bir sanat etkinliği sürdürüyoruz. Bugün de Tepebaşı Belediyemiz ile Cumhuriyet Kitaplarının birlikte düzenlediği bu etkinliği kutluyorum. Başarılar diliyorum ve bugün ve yarın yazarlarımızı dinleyeceğiz. Çok iyi bir hafta sonu olacağını düşünüyorum” dedi. “Resim ve edebiyat birbirini besliyor” Açılışın ardından ise ressam Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” adlı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Atalay, hazırladığı sergi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Atalay, “Bu portreleri 10 yıl önce yapmaya başladım. Edebiyat tarihine damgasını vurmuş çok değerli şair ve yazarların portrelerini yaparken çok büyük heyecan duydum. Onlar bizim için çok değerliler. Benim için resim ve edebiyat birbirini besleyen şeyler. Ben bu sanatçıların unutmasını istemiyorum. O nedenle portrelerini yaptım ve sizlerin beğenisine sunuyorum” diye konuştu. “Toplumca edebiyatın iyice bittiği yılları yaşıyoruz” Serginin incelenmesinden sonra söyleşi ve imza etkinliklerine geçildi. İlk olarak Mehmet S. Aman ve Hürriyet Yaşar tarafından “Öykü Dünyası” isimli söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Mehmet S. Aman, “Tepebaşı Belediyesi’ne hem kendi adıma hem gazetem adına hem de kıymetli yol arkadaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Pandemiden sonra hepimizin hayatı çok değişti. Okuma alışkanlıklarımız değişti, izleme alışkanlıklarımız değişti, yazma alışkanlıklarımız değişti. Herkes bir şeyler yazmaya başladı. Şunu çok açık bir şekilde gördük ki pandemi döneminde yayınevlerinin en çok yöneldikleri kitaplar öykü oldu. Çünkü herkes öykü yazmaya başladı. Bu biraz içinde bulunduğumuz edebiyat dünyasında hem çok sert bir şekilde nereye gidildikleri belli olmayan bir kavram olarak önüne çıktı. Bazı kesimler de insanlar ne güzel öykü yazıyor. Bırakın yazsınlar. Cümlelerini duymamıza neden oldu. Fakat o kadar ürünle haşır neşir olmaya başladık ki öykünün temel niteliklerinin olmadığı öyküleri okumaya başladık. Anı formunda yazılan metinlere öykü dendiğini ve bu kitaplara ödül verildiğini gördük. Bizim bir edebiyat kalıbımız var. Bu sınırları belli olmayan yazı türlerinin iyi bir metin olduğunu söyleyegeldiler. Pandemide de bunu çok gördük. Toplumca edebiyatın iyice bittiği son 5 yılı yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Pandemiden sonra süre gelen öykü yazma ve öykü okuma alışkanlıklarımızın aslında belirsiz bir hal aldığını gözlemlemek mümkün. Neye öykü diyoruz, neye öykü demeliyiz. Bu sorular eleştirmenler arasında sorulan sorular” diye konuştu. “Öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmedi” Hürriyet Yaşar ise şöyle konuştu: 1980’leirn ortalarında hatta 1990’ların sonuna kadar emperyalizm kaynaklı, iş birlikçi kapitalizm kaynaklı bir yönlendirmenin içinde bulduk kendimizi. O duman altı yıllarında geçti benim yazmayı öğrenme yıllarım. Bu duman altı ortamı kırılmamış olarak hala sürüyor. 12 Eylül siyasal kırılmasının ardından sanatta yaşatılanlar, sanatta siyasal, toplumsal güncel konunun sanatlaştırılmasının unutturulması oldu. Öykücü güncel, sanatsal, toplumsal konuyu nasıl öyküleştireceğini unuttu. Hatta 12 Eylülden önce bunu çok iyi bilen sanatçı bile unuttu. Onlar da kötü yazmaya başladılar. Bu durumda biz yeni yazıyorduk. Biz o günlerden 1990’ların ortalarına kadar bir kötüleme, gözden düşürme ve parlatma gibi bir duman altı ortamında yaşadık. Ben öykü yazmayı son 15 yılda öğrendim. Benim iç direncim hiçbir zaman duman altı ortamına inanmamı sağlamadı. 1980 öncesinde öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmemişti. Söyleşinin ardından ise Yazarlar Aman ve Yaşar, kitaplarını okuyucuları için imzaladı. “Tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız” İmza töreninin ardından ise Yıldırım Koç’un konuşmacı olduğu “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi” konulu söyleşiye geçildi. Burada konuşan Koç, “Türkiye tarihinde işçi sınıfı hareketi açısından çok ilginç bir sürecin henüz başındayız. Türkiye’de yüzde 80 oranında işgücünü satarak gelirini sağlayan insanlar var. Türkiye tarihinde ilk kez böyle oluyor. Türkiye tarihinde de ilk kez, Türkiye’de emeği ile geçinen insanların çok hızlı bir şekilde yoksullaştığı koşullarda iktidarda Cumhuriyete ve Atatürk’e dostça bakmayan bir kesim var. Laikliğe karşı olan bir kesim var. Bu tarihimizde ilk kez oluyor. Bizim insanımız bu konularda son derece duyarlıdır. Türkiye tarihinde işçiler lehine en fazla kanunun ve yönetmeliğin çıkarıldığı, işçi ücretlerinin arttığı en iyi dönem 1950-60 arasıdır ve herkes Demokrat Parti’yi desteklemiştir. Demirel döneminde yeni iş yerleri açıldı, iş imkanları çoğaldı, gelirler arttı, kıdem tazminatları konusunda emeklilik konusunda başka ülkelerde olmayan haklar verildi. İşçiler o zaman Adalet Partisini destekledi. Özal döneminde hak kayıpları var. Sonra geri alındı. Adalet ve Kalkınma Parti’sinin iktidarlığında da belli dönemlerde haklar aldı. Ama şimdi tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız. Bu yaşadığımız süreç tarihte ilk defa başımıza geliyor. İşçi hareketinin tarihini bilmeden bugünü anlamak mümkün değil” diyerek öngörülerini anlattı. Koç, söyleşinin ardından okuyucuları için kitaplarını imzaladı. Sanat ve sanatçılar konuşuldu Güven Baykan ve A. Celal Binzet’in konuşmacı olarak yer aldığı “Sanat ve Sanatçılar” konulu söyleşi ile etkinliğin ilk günü tamamlandı. Söyleşinin ardından Baykan ve Binzet kitaplarını okuyucuları için imzaladı. Etkinliğin ikinci günü olan 20 Aralık Cumartesi günü ise saat 13.00’te başlayacak söyleşi programıyla devam edecek. Gün boyunca Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, Halil Özcan, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Eren Aysan, Güven Baykan ve Zeynep Oral çeşitli başlıklarda söyleşiler gerçekleştirecek. Atatürk’ün kültür politikalarından günümüzün düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içeriğin yer aldığı etkinlik ücretsiz olarak düzenleniyor.

Tat Gıda'dan 2025 Aile Yılına Özel Huzur Dolu Hediye Haber

Tat Gıda'dan 2025 Aile Yılına Özel Huzur Dolu Hediye

Türkiye’nin gıda devi Tat Gıda, 2025 Aile Yılı Yaklaşımı ve Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında Memişoğlu Tarım Ürünleri ve Tat Bakliyat firmalarının kurucusu merhum Şerafettin Memiş hatırasına ithafen “Aile Huzurunun İnşası: Sonsuz Senfoni” isimli kitabı 3 bini aşkın aileye hediye etti. Yazar-Avukat Abdurrahim Dede’nin kaleme aldığı, aile birliğinin güçlendirilmesine yönelik derinlikli yaklaşımıyla dikkat çeken kitap, Tat Gıda çalışanlarına ulaştırıldı. Aile kurumunun toplumun ve iş hayatının temelini oluşturduğunu vurgulayan bütüncül ve değer odaklı bir yaklaşım sunan 208 sayfalık eserde aile içi huzurun; sağlıklı iletişim, merhamet, iç denge ve sabır gibi insani ilkelerle inşa edilebileceği anlatılıyor. Kitapta yer alan “Aile Huzurunun 6 Altın Kuralı”, bireyin önce kendi iç dünyasında barışı sağlaması, ardından aile ilişkilerinde empati ve anlayışı öncelemesi gerektiğini hatırlatıyor. Aile Huzurunun 6 Altın Kuralı, hem ev hem iş yaşamı için ilham verici ilkeler içeriyor. 3 Kasım 2024 tarihinde 63 yaşında hayata gözlerine yuman Merhum Şerafettin Memiş’in yaşam boyu savunduğu güçlü aile bağları anlayışıyla örtüşen altın kuralların ana başlıklarını “Anlaşamamakta Anlaşmak”, “Zanlarla Değil Basiretli Hüküm Vermek”, “Gönül ile Aklın İzdivacı”, “Kendine Savcı Ailene Avukat Ol”, “Ailenin Ontolojik Önceliği”, “Sayılı Günler Bilinci” oluşturuyor. “İşimiz gıda üretmenin yanında aile sofralarına huzur, bereket ve birlik taşımaktır” Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, “2025 Aile Yılı” yaklaşımını kalıcı değer üreten anlamlı bir eserle taçlandırdıklarını vurgulayarak, edebiyatın dönüştürücü gücü aracılığıyla aile kavramının insan hayatındaki merkezi rolünü yeniden düşünmeye ve hatırlamaya davet ettiklerini ifade etti. Babası Şerafettin Memiş’i rahmet ve minnetle anan Veysel Memiş, “Aile, insanın hayata tutunduğu ilk dal, nefes aldığı ilk huzur ve karakterinin şekillendiği ilk mekândır. Tat Gıda olarak işimizin sadece gıda üretmek olmadığını, aynı zamanda aile sofralarına huzur, bereket ve birlik taşımak olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Kitabın merkezinde yer alan aile huzurunun altın kurallarının hem ev hem iş hayatında yol gösterici olduğunun altını çizen Veysel Memiş, “Bu ilkelerin hayatımıza yansıması; evde huzuru çoğaltacak, iş yerinde iletişimi kolaylaştıracak ve toplumda iyiliği katlayacaktır. Tat Gıda olarak, güçlü ailelerin olduğu bir ülkede işlerin de bereketli olacağına inanıyoruz.” diye konuştu. “Tat Gıda’nın hediyesi, gönüllere dokunan, anlamı derin bir davranış” Hukuk, edebiyat, tarih, felsefe ve benzeri alanlarda 90’ın üzerinde eser kaleme alan ve çalışmalarında özellikle kadın hakları, aile bütünlüğü, toplumsal huzur ve adalet gibi temalara sıkça yer veren yazar Abdurrahim Dede, merhum Şerafettin Memiş’in hem aileye verdiği değer hem de toplumsal sorumluluk anlayışıyla, yaşamı boyunca örnek bir şahsiyet olduğunu, kitabının duayen iş insanının anısına hediye edilmesinin kendisi için derin anlamlar taşıdığını söyledi. Eserinin binlerce aileye ulaşmasını sağlayan Veysel Memiş’e teşekkür eden Abdurrahim Dede, “Merhum Şerafettin Memiş anısına kitabımın hediye edilmesi, gönüllere dokunan ve anlamı son derece derin bir davranıştır. Her sayfası aileye, sevgiye ve toplumsal huzura dair mesajlar taşıyan bu eser, akran zorbalığını, sokak magandalığını, kadın cinayetlerini ve boşanmaları azaltmaya yönelik küçük ama etkisi güçlü adımlar sunuyor. Bu anlamlı jest aynı zamanda okuma alışkanlığının yaygınlaşmasına da çok değerli katkılar sağlıyor. Çünkü kitap, ömürlük, eskimez ve tükenmez bir hediyedir; insanın gönlünde yeri olan bir armağandır. Toplumun değerlerine, insan ilişkilerine ve geleceğe duyulan inancı güçlendiren bu içten ve ilham verici eylemin başka şirketlere de örnek olması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Sanat ve Kitap Şenliği Başlıyor Haber

Sanat ve Kitap Şenliği Başlıyor

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenecek olan Tepebaşı-Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği 19-20 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle 19-20 Aralık tarihlerinde düzenlenecek olan Sanat ve Kitap Şenliği, Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlikte söyleşiler, imza günleri ve sergiler yer alacak. Şenliğin açılışı 19 Aralık Cuma günü saat 13.00’te yapılacak. Etkinlikte ilk olarak Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” başlıklı resim sergisi sanatseverlerle buluşacak. Gün boyunca Mehmet S. Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Orhan Tüleylioğlu, Güven Baykan ve A. Celal Binzet gibi birçok isim söyleşi ve imza programlarıyla okurlarla bir araya gelecek. 20 Aralık Cumartesi günü ise Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, İsmet Toto, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Güven Baykan, Eren Aysan ve Zeynep Oral gibi önemli yazar ve gazeteciler çeşitli söyleşiler gerçekleştirecek. Etkinlikte Atatürk’ün kültür politikalarından çağın düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere kadar geniş bir içerik ziyaretçilere sunulacak. İki gün boyunca sürecek şenlikte kitap tutkunları hem sevilen yazarlarla buluşma fırsatı yakalayacak hem de imza günleri, sergi ve söyleşilerle dolu iki gün yaşayacak. Tepebaşı Belediyesi, tüm Eskişehirlileri ücretsiz olarak düzenlenecek Sanat ve Kitap Şenliği’ne davet etti.

Özgür Özel: "Buğra Gökçe Bizi İktidara Hazırlayan Ekibin İçindedir" Haber

Özgür Özel: "Buğra Gökçe Bizi İktidara Hazırlayan Ekibin İçindedir"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökce'nin kaleme aldığı "22 Metrekare Gökyüzü" kitabı için düzenlenen imza gününe katıldı. CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Değerli arkadaşlar, değerli basın mensupları, kıymetli Ankaralılar. Bugün 19 Mart darbesinin üzerinden yaklaşık dokuz ay geçti. Arkadaşlarımız dokuz aydır içerideler, tutuklular. Başta Millete Emanet kitabı olmak üzere; önsözünü benim, son sözünü Ekrem Başkan’ın yazdığı, bu tüm darbe dönemleri ve arkasından verilen mücadeleler, çekilen acıların konu olduğu önemli bir külliyat oluşuyor. Sayın Balbay’ın çok sayıda kitabı var ve hazırlanmakta olan çok kitap var. Öncelikle biz Millete Emanet kitabını altını çizerek bir kez daha millete emanet ediyoruz. Çünkü o kitabın bütün geliri Aile Dayanışma Ağı’na, yani 19 Mart darbesinden zarar gören herkese, yurdundan çıkarılan öğrencilere, bursu kesilen öğrencilere, 19 Mart darbesinden sonra önemli ekonomik sıkıntılar yaşayan herkese çok önemli bir katkı sağlıyor” dedi. Özel, şöyle devam etti: “BİR AN ÖNCE BUĞRA’YA KAVUŞMAYI İSTİYORUZ” “Bugün ise Buğra Gökce'nin, çok önemli bir bilim insanı, düşün insanı olan, bizim yakın çalıştığımız bir arkadaşımız olan, geçmiş dönemlerde Çankaya Belediyesi’nde Başkan Yardımcılığı, sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreterlik, İstanbul Planlama Ajansı Başkanlığı gibi çok kritik görevlerde bulunmuş olan bir yol arkadaşımız. Maalesef Silivri’de. Bugün o 22 Metrekare Gökyüzü adlı kitabını yazdı. Bugün yanımda Filiz Hanım var, değerli eşleri. Buğra Gökce tutuklandığında Filiz Hanım’la evli değildi. Mayıs ayı içinde, Mayıs sonu Haziran başına bir evlilik planları vardı. Ben de onların nikah şahidi olacaktım. Ama darbe bu evliliğe de engel olmaya çalıştı. Filiz’le Buğra bu evliliği darbeye ve darbecilere rağmen Silivri’de gerçekleştirdiler. Ben de orada nikah şahitleri oldum. Ama maalesef size gösterebileceğimiz bir nikah fotoğrafımız yok. Var, ama ona da darbe tarafından el konuldu. İnsanların bu en özel anı, hayatlarını birleştirdikleri o anın fotoğrafları şu anda Silivri cezaevinin müdüründe duruyor. Biz o fotoğrafları görmedik. O fotoğrafları cezaevi müdürüne sorduğumuzda; önce baskıda, sonra izinde, bir ara yandı falan dediler. Dijital fotoğraf yanar mı? Sonra dediler ki ‘Buradan çıkarken vereceğiz.’ Biz tabii fotoğraflara kavuşmayı değil, Buğra’ya kavuşmayı bir an önce istiyoruz. Sevgili annesi öyle istiyor, kız kardeşi öyle istiyor, ağabeyi öyle istiyor, eşi şöyle istiyor. Bütün sevenleri ve arkadaşları öyle istiyoruz.” “REJİM, BUĞRA GÖKCE’DEN KORKMAKTADIR” “Biz bu zulüm döneminin bir an önce bitmesini, artık ne toplanacaksa toplandı, iddianame yazıldı, iddianamede Buğra Gökce’yi içeride tutacak en ufak kanıt yok. Buğra Gökce niye içeride? Bir büyük husumetten dolayı içeride. Çünkü Buğra Gökce Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı yolculuğunun yol arkadaşıdır. Buğra Gökce Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yolculuğuna kilometre taşları diken birisidir. Bizi iktidara hazırlayan ekibin içindedir. Tek silahı kalemidir. Bütün gücü zihnindedir. Ama maalesef şu anda Silivri cezaevindedir. Rejim, Buğra Gökce’den korkmaktadır. Rejim, Ekrem İmamoğlu’ndan korkmaktadır. Rejim, bizimle rekabetten korkmaktadır. Siyasi rekabet yapamayanlar kurdukları bir yapı üzerinden birilerinin elindeki yargı gücünü orantısız kullanarak, kadın kolları, gençlik kolları gibi yargı kolları başkanlığı oluşturarak iktidarımızı engellemeye çalışmaktalar. Ama Buğra Gökce’nin kalemine, zihnine, yüreğine, Ekrem İmamoğlu ve tüm arkadaşlarımızın yüreğine yenilecekler. O gün Silivri’de de söylemiştim. Gelin Hanım’ın gözyaşlarına yenilecekler. Gelin Hanım’ın gözyaşları, küçücük çocukların çizdiği kalpler ve hepimizin inancı, bu ceberrut rejimi yenecek ve halkın iktidarını hep beraber kuracağız.” “KİTABI, GÖKCE’YE VEKALETEN İMZALIYORUZ” “Biz bugün bu kitabı Buğra Gökce çıkıp kendisi imzalayana kadar ona vekaleten imzalıyoruz. Bu kitap benim ve burada çok kıymetli Yüksek Disiplin Kurulu üyemiz, Genel Başkan Yardımcılarımız, Milletvekillerimiz, Parti Meclisi üyelerimiz var. Her birisi bu kitabı Buğra Gökce’nin yerine imzalıyor. Halen daha Mustafa Balbay anlatır. Diyor ki ‘Genel Başkanım halen daha senin imzaladığın kitaplarımı imzalıyorum’ diyor. Ben bundan 12 yıl önce Mustafa Balbay’ın yazdığı kitabı yine böyle bir kitapçıda, ‘O çıkıp kendi imzasını atana kadar ona vekaleten imzalıyorum’ deyip, onun da ismine açtığım kitaplar halen daha Mustafa Balbay’ın önüne gidiyor. Mustafa Balbay tarafından halen daha imzalanıyor. Biz Veli Ağbaba, ben, Nurettin Demir bir gün sabahtan akşama o kitapları imzalamıştık. Şimdi bu kitabı da ilk kimin adına imzalıyorum? Sedef Çevik hanımefendi için imzalıyorum. Sedef Çevik Buğra Gökce çıkınca gidip onu bulacak, bir imza da ondan alacak. Hepinize teşekkür ederiz arkadaşlar.”

Engin Ataç Kitapseverlerle Buluştu Haber

Engin Ataç Kitapseverlerle Buluştu

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi ve kitap imza etkinliğinde Anadolu Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç, kitapseverlerle bir araya geldi Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen kitap imza ve söyleşi etkinlikleri devam ediyor. Bu doğrultuda Anadolu Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç’ın hayatını ve bilime katkılarının anlatıldığı “Aklın ve Bilimin Işığında Bir Ömür” isimli kitap için imza günü düzenlendi. Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleşen söyleşi ve imza gününe Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Eskişehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan’ın yanı sıra birçok kitapsever katıldı. Kemal Sezer’in kaleme aldığı “Aklın ve Bilimin Işığında Bir Ömür” kitabının söyleşi ve imza günü etkinliğinde konuşan Tepebaşı Belediye Dt. Başkanı Ahmet Ataç, “Ağabeyim bizim hep rehberimiz oldu. Ağabeyim de ben de kentimize hizmet ettik, ediyoruz. Bu şehre abi kardeş olarak hizmet etmek büyük mutluluk veriyor.” dedi. Kendi hayatının ve bilime katkılarının anlatıldığı kitabın imza ve söyleşi gününde konuşan Engin Ataç, “Baktığım zaman bu kitapta hayatımın birçok evresini görüyorum. Çok güzel bir kitap oldu. Katkısı bulunan herkese ve bu söyleşiye gelen siz değerli kitapseverlere çok teşekkür ediyorum dedi.” Anadolu Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç’ın hayatını ve bilime katkılarının anlatıldığı “Aklın ve Bilimin Işığında Bir Ömür” isimli kitabın tüm gelirleri, Tepebaşı Belediyesi bünyesinde bulunan Alzheimer Konukevlerindeki hastalara aktarılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.