SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kamu Yararı

Porsuk Haber Ajansı - Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADD Şube Başkanı Mehmet Avci: "Atatürk’ün Adı Reklam Değildir" Haber

ADD Şube Başkanı Mehmet Avci: "Atatürk’ün Adı Reklam Değildir"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Kaymaz Mahallesi'ndeki madencilik faaliyetleri ve bu süreçte yürütülen iletişim çalışmaları üzerine bir açıklama yaptı. Bir maden şirketinin halkı bilgilendirme toplantısında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinin reklam ve propaganda malzemesi olarak kullanılmasını kınayan Avci, bu duruma tepki gösterdi. ​"Atatürk’ün Sözlerini Pankarta Yazmak, Düşüncesini Anlamak Değildir" ​Açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1936 tarihli TBMM V. Dönem 2. Yasama Yılı açılış konuşmasında yer alan "Madenlerimiz bizim başlıca döviz kaynağımız olduğu için de yüksek dikkatinizi celbe değerlidir" sözünün hedef alındığını belirten Mehmet Avci, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Atatürk’ün bu sözünü anlamak için yalnızca bir cümleyi pankarta yazmak yetmez. O sözün arkasındaki millî ekonomi anlayışını, devletçilik ilkesini, sanayileşme hedefini ve doğal kaynakların milletin ekonomik bağımsızlığına hizmet etmesi gerektiği anlayışını da anlamak gerekir. Madenleri yalnızca yerin altından çıkarılıp ticari kazanca dönüştürülecek bir meta olarak görmemiştir." ​Kaymaz’da yaşayan yurttaşların su, toprak, tarım, hayvancılık ve çevre konularındaki kaygılarının Atatürk’ün bir sözüyle bastırılamayacağının altını çizen Avci, bir yurttaşın madencilik projesini sorgulamasının kalkınma karşıtlığı değil, aksine Cumhuriyet yurttaşlığının bir gereği olduğunu ifade etti. ​Şirkete Yöneltilen Kritik Sorular ​Proje kapsamında kapasite artışı, açık ocağın genişletilmesi ve ilave zenginleştirme faaliyetleri planlandığını hatırlatan ADD Eskişehir Şube Başkanı, tartışmaların sadece madenin varlığı üzerinden değil, kamu yararı ekseninde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Şirket yetkililerine şu kritik sorular yöneltildi: ​Suyun güvenliği nasıl sağlanacaktır? ​Toprağın ve tarımsal üretimin geleceği nasıl korunacaktır? ​Atık depolama alanlarının çevresel etkileri nasıl denetlenecektir? ​Kapasite artışının bölgenin yaşam alanlarına etkisi nedir? ​Kaymaz halkının kaygıları hangi bilimsel verilerle giderilecektir? ​Ortaya çıkacak ekonomik değerden bölge halkı şeffaf biçimde yararlanacak mıdır? ​"Atatürk'ün Adı Şirketlerin Meşruiyet Aracı Olamaz" ​Atatürk sevgisinin bu milletin en güçlü ortak değerlerinden biri olduğunu belirten Mehmet Avci, hiç kimsenin bu sevgiyi ticari veya kurumsal bir meşruiyet aracına dönüştürmeye hakkı olmadığını vurguladı. Açıklamasını şu kararlı sözlerle tamamladı: ​"Atatürk’ün adı bir şirketin faaliyetini sorgulanamaz hâle getiren bir kalkan değildir. Şirket yetkililerini ve bu propagandayı hazırlayanları, Atatürk’ün sözlerini bağlamından koparmak yerine Kaymaz halkının sorularına bilimsel, şeffaf ve ikna edici cevaplar vermeye çağırıyoruz. Atatürk’ün adı reklam değildir, sözü propaganda malzemesi değildir. Kamu yararını, hukuku, bilimi ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini savunmaya devam edeceğiz."

YENİ Parti'li İbrahim Arslan: "Bürokrat Hatası Kimin?" Haber

YENİ Parti'li İbrahim Arslan: "Bürokrat Hatası Kimin?"

YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki dört sağlık taşınmazının özelleştirme sürecini iki yeni yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sürecin nasıl yürütüldüğünü, “bürokrat hatası” açıklamasını, 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını ve dört taşınmazın mevcut hukuki statüsünü soran Arslan, “Bu dosya, Türkiye’nin nasıl yönetilemediğinin ve kamu yönetiminin nasıl savrulduğunun somut bir örneğidir” dedi. Arslan; eski Devlet Hastanesi alanı, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası, Mihalıççık Gün Sazak Devlet Hastanesi ve Sivrihisar Aile Sağlığı Merkezi hakkında iki ayrı yeni yazılı soru önergesi verdi. Sürecin 17 Mart’ta eski Devlet Hastanesi alanının, 24 Nisan’da ise diğer üç sağlık taşınmazının Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla başladığını hatırlatan Arslan, mart ayından bu yana konuyu TBMM gündeminde tuttuklarını belirtti. Hazine ve Maliye Bakanlığının daha önceki soru önergelerine verdiği yanıtlarda taşınmazların Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığını ve işlemlerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü bildirdiğini belirten Arslan, Sağlık Bakanlığının ise aynı sağlık alanlarına ilişkin daha önce verilen yazılı soru önergelerini yanıtlamadığına dikkat çekti. “AKTİF SAĞLIK TESİSLERİ LİSTEYE NASIL GİRDİ?” Sağlık Bakanlığının özelleştirme işlemlerinin fiilen kullanılmayan veya işlevini yitirmiş taşınmazlara yönelik olduğunu ve aktif sağlık tesislerinin elden çıkarılmasının söz konusu olmadığını açıkladığını hatırlatan Arslan, buna rağmen 24 Nisan tarihli kararla Eskişehir’de sağlık hizmeti sunulan üç taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığını belirtti. AK Parti Eskişehir Milletvekili ve MKYK Üyesi Nebi Hatipoğlu’nun eski Hava Hastanesinin özelleştirme kapsamına alınmasını “teknik bir hata” ve “bir bürokratın hatası” olarak açıklamasına da dikkat çeken Arslan şöyle konuştu: Sağlık hizmeti verilen bu tesisler hangi bilgiyle özelleştirme listesine girdi? Listeyi kim hazırladı, kim kontrol etti ve Cumhurbaşkanının önüne kadar nasıl ulaştı? Eğer böylesine önemli bir işlem gerçekten ‘bir bürokratın hatası’ ise, bunu söyleyip geçmek mümkün değildir. Kim bu bürokrat? Hata tam olarak nedir, hangi kurumda ve hangi aşamada yapılmıştır? İdari kontrollerden geçerek Cumhurbaşkanının önüne kadar nasıl ulaşmıştır? İddia doğruysa sorumlu veya sorumlular hakkında inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır, herhangi bir idari işlem yapılmış mıdır? İki yeni soru önergemizle bu soruların cevabını Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten istiyoruz.” Arslan, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binasının bugün de sağlık hizmetlerinin sürdüğü, Havacılık Tıp Merkezinin faaliyet gösterdiği ve Koruma Kurulu kayıtlarında tescilli yapıların bulunduğu özel nitelikte bir yerleşke olduğuna da dikkat çekti. “11722 SAYILI KARARIN BELGESİ KAMUOYUYLA PAYLAŞILSIN” Arslan, dört sağlık alanının özelleştirme kapsamından çıkarılacağı yönündeki açıklamaların ardından yaklaşık dört ay geçtiğini, 1 Eylül’de ise bu alanların 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığının kamuoyuna duyurulduğunu hatırlattı. Aradan geçen süreye rağmen söz konusu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmadığını belirten Arslan, son olarak kararın Resmî Gazete’de yayımlanmayacağının ve Cumhurbaşkanı imzalı bir yazının valiliklere gönderildiğinin açıklandığını ifade etti. Arslan şöyle devam etti: “11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının varlığı ve dört sağlık alanının bu kararla özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığı kamuoyuna açıklandı. O halde 11722 sayılı kararın ya da kapsamdan çıkarma işlemini tesis eden resmî belgenin kendisi kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Dört taşınmazı özelleştirme kapsam ve programına alan Cumhurbaşkanı kararları Resmî Gazete’de yayımlandı. Kapsamdan çıkarma kararının Resmî Gazete’de yayımlanmayacağı belirtiliyorsa, bunun hukuki ve mevzuata dayalı gerekçesi açıklanmalıdır. Soru önergelerimizde bunun da cevabını istiyoruz: 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının tarihi nedir? İlgili bakanlıklara ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ne zaman ulaşmıştır? Resmî Gazete’de neden yayımlanmamıştır ve yayımlanmamasının hukuki dayanağı nedir? Hepsinden önemlisi; bu dört taşınmaz bugün itibarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kayıtlarında hangi hukuki statüdedir? Özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmış mıdır? Bunun cevabı siyasi açıklamalarla değil, devletin resmî kayıt ve belgeleriyle verilmelidir.” “TÜRKİYE’NİN NASIL YÖNETİLEMEDİĞİNİN FOTOĞRAFIDIR” Arslan, yaşanan sürecin yalnızca dört taşınmaz üzerinden yürütülen bir özelleştirme tartışması olarak görülemeyeceğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı: “Sağlık hizmeti verilen tesislerin özelleştirme listesine nasıl girdiği açıklanamıyor. ‘Bürokrat hatası’ deniliyor, hatanın kimden ve nasıl kaynaklandığı açıklanmıyor. Kapsamdan çıkarıldığı söyleniyor, dayanak gösterilen belge kamuoyuyla paylaşılmıyor. Dört taşınmazın bugünkü hukuki statüsüne ilişkin açık ve belgeli bir bilgi ortaya konulmuyor. Bu dosya, Türkiye’nin nasıl yönetilemediğinin ve kamu yönetiminin nasıl savrulduğunun somut bir örneğidir. Mesele polemik değil; devlet yönetiminde sorumluluk, şeffaflık ve hukuki güvenlik meselesidir. Verdiğimiz iki yeni soru önergesiyle yaşanan bu sürecin bütün yönleriyle açıklanmasını, sorumlulukların ortaya konulmasını ve dört sağlık alanının mevcut hukuki statüsünün hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz. Söz değil belge; belirsizlik değil hukuki güvence. “Eskişehir’in sağlık alanlarının kamu yararı doğrultusunda korunması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Başkan Ataç’tan Esence Madenine Karşı Net Mesaj Haber

Başkan Ataç’tan Esence Madenine Karşı Net Mesaj

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Alpu’da yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi’ne karşı düzenlenen halk buluşmasında, “Biz madenciliğe değil; doğayı, su kaynaklarını ve verimli tarım arazilerini yok eden vahşi madenciliğe karşıyız. Çocuklarımızın geleceği için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Alpu’da yapılması planlanan Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi hakkında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu temsilcilerinin de katıldığı toplantıya Alpulu yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi. Projenin bölgenin tarımsal üretimine, hayvancılığına, su kaynaklarına ve ekolojik yapısına verebileceği zararların ele alındığı toplantıda Başkan Ataç, vahşi madenciliğe karşı ortak ve kararlı bir mücadele çağrısında bulundu. “Kişisel değil, ortak bir mücadele” Sıcak bir pazar gününde gerçekleştirilen buluşmaya gösterilen yoğun katılımın önemine dikkat çeken Başkan Ataç, burada verilen mücadelenin hiçbir kişisel çıkara dayanmadığını söyledi. Ataç, “Burada bulunan hiç kimsenin kişisel bir menfaati yok. Ancak hepimizin ortak bir menfaati var: Toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi korumak. Öncelikle bu bölgede yaşayan yurttaşlarımızın meselenin önemine inanması gerekiyor. Burada dile getirilen bütün kaygıların sonuna kadar arkasındayım” dedi. “Madenciliğe değil, vahşi madenciliğe karşıyız” Doğal kaynakların kamu yararı gözetilerek, bilimsel yöntemlerle ve çevresel değerler korunarak kullanılabileceğini ifade eden Ataç, karşı çıktıkları anlayışın doğayı ve insan yaşamını hiçe sayan vahşi madencilik olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Biz madenciliğe karşı değiliz. Biz; toprağı zehirleyen, su kaynaklarını tüketen, tarımsal üretimi sona erdiren ve bölge halkını kendi yaşam alanlarından koparan vahşi madenciliğe karşıyız. Verimli tarım arazilerinin geri dönülemez biçimde yok edilmesine sessiz kalamayız” ifadelerini kullandı. “Bu topraklarda üretim devam etmeli” Alpu’nun geleceğinin tarım ve hayvancılıkta olduğuna dikkat çeken Ataç, bölge halkının toprağından koparılmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir yıkım yaratacağını belirtti. Madencilik şirketlerinin önce bölgedeki arazileri satın aldığını, ardından üretim imkânlarını ortadan kaldırdığını kaydeden Ataç, şöyle konuştu: “Bugün burada tarımsal ve hayvansal üretim yapılmazsa insanlar başka ne yapacak? Bu şirketler önce bölgede yaşayan insanların tarlalarını satın alıyor. Ardından insanları kendi topraklarında üretim yapamaz ve geleceklerini kuramaz hâle getiriyor. Toprağını satan yurttaşlarımız, bir süre sonra başkalarının yanında asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyor. Oysa bu topraklar korunur ve üretim desteklenirse Alpu’nun tarımsal ve hayvansal kalkınması çok daha ileriye taşınabilir.” Alpu Termik Santrali mücadelesini hatırlattı Başkan Ataç, Alpu Ovası’nda kurulmak istenen termik santrale karşı yürütülen mücadeleyi de hatırlatarak örgütlü ve kararlı bir halk mücadelesinin sonuç alabileceğini söyledi. Alpu Ovası’nın “Büyük Ova” statüsünde bulunduğunu belirten Ataç, “Büyük ovalarda tarım yapılır, üretim desteklenir ve ekolojik yapı korunur. Buna rağmen Alpu Ovası’na termik santral yapmak istediler. Bölge halkı projenin kendi geleceğine zarar vereceğini gördü ve hep birlikte hareket etti. Sonunda hukuk mücadelesi kazanıldı ve proje durduruldu” dedi. Termik santralin bölgenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Ataç, o dönemde çiftçilerin traktörleriyle verdiği desteğin mücadelenin simgelerinden biri hâline geldiğini söyledi.

Tepebaşı Belediyesi Soruşturmasında Son Durum: Başkan Ataç Konuştu Haber

Tepebaşı Belediyesi Soruşturmasında Son Durum: Başkan Ataç Konuştu

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından, Belediye Başkanı Ahmet Ataç bir açıklama yaptı. ​"Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik İlkelerimizden Taviz Vermedik" ​Başkan Ahmet Ataç, soruşturma sürecini yakından takip ettiklerini belirterek, belediyenin çalışma prensiplerine dikkat çekti. Ataç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin iddialar tarafımızca dikkatle takip edilmektedir. Tepebaşı Belediyesi’nin tüm faaliyetleri yürürlükteki mevzuat çerçevesinde şeffaflık, hesap verilebilirlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda sürdürülegelmiştir." ​İtibar Vurgusu: "Kesinleşmemiş İddialara Dikkat" ​Soruşturma sürecinde ortaya atılan iddiaların belediye çalışanlarını ve kurum itibarını hedef almaması gerektiğini hatırlatan Ataç, kamuoyunu sağduyuya davet etti. Kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan yapılan değerlendirmelerin zarar verici olduğunu belirten Başkan Ataç, açıklamasını şöyle sürdürdü: ​"Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, kesinleşmemiş iddialar üzerinden belediyemizin ve çalışanlarımızın itibarını zedelemeye yönelik değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini önemle hatırlatırız." ​"Hizmet Sorumluluğumuz Devam Ediyor" ​Yaşanan hukuki sürece rağmen belediye hizmetlerinin aksamadan devam edeceğinin altını çizen Ataç, Tepebaşı halkına şu sözlerle seslendi:​"Tepebaşı Belediyesi olarak Tepebaşı halkına hizmet etme sorumluluğumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

İnşaat Malzemecilerinden Başkan Ataç’a Yer Tahsisi Ziyareti Haber

İnşaat Malzemecilerinden Başkan Ataç’a Yer Tahsisi Ziyareti

Eskişehir İnşaat Malzemeleri Tedarikçileri Grubu, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ı ziyaret ederek sektör firmaları için ortak, düzenli ve modern bir alan oluşturulması talebini iletti. Başkan Ataç, “Bu şehirde iş yapan, üreten, istihdam sağlayan insanların yanında olmak bizim görevimiz. Bizim açımızdan bir engel yok, yeter ki süreç kamu yararı doğrultusunda ilerlesin” dedi. Eskişehir İnşaat Malzemeleri Tedarikçileri Grubu, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ı ziyaret etti. Tepebaşı Belediyesi Encümen Salonu’nda geniş katılımla gerçekleşen toplantıda, inşaat malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren firmaların yer tahsisi, şehir içinde kalan işletmelerin yaşadığı sorunlar ve modern bir ticaret alanı oluşturulması konuları ele alındı. Grup adına konuşan Mustafa Sivri, sektör temsilcilerinin ortak hareket ettiğini belirterek, “Buradaki arkadaşlarımız yalnızca Tepebaşı’nda değil, Odunpazarı’nda da faaliyet gösteriyor. Hepimiz birlikteyiz. Eskişehir’de 25 yıllık, 30 yıllık, hatta 50 yıllık firmalar var. Bu insanların hepsi bu işin emektarı” dedi. Şehir içinde kalan işletmelerin ciddi zorluklar yaşadığını ifade eden Sivri, “Kepçeyi çalıştırıyoruz, şikâyet geliyor. Tır geliyor, ‘yolu kapatıyorsunuz’ deniliyor. Artık şehir içinde bu işler yapılamıyor. Bu mesele yalnızca ticaret meselesi değil; güvenli çalışma, sürdürülebilirlik ve Eskişehir’e katma değer sağlama meselesidir” diye konuştu. “Amacımız Eskişehir’deki bu sıkıntıyı çözmek” Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise belediyenin kapısının her zaman açık olduğunu vurgulayarak, sektör temsilcilerinin talebine olumlu yaklaştıklarını söyledi. Ataç, “Burada amaç Eskişehir’deki bu sıkıntıyı çözmek. Biz başından beri bu konunun yanındayız. Çünkü bu şehirde iş yapan, üreten, istihdam sağlayan insanlar destek bekliyor. Bu talep kişisel ya da dar bir talep değil; Eskişehir’in üretim düzeni, ticaret yaşamı ve kent planlaması açısından değerlendirilmesi gereken bir ihtiyaçtır” dedi. “Bütünlüklü bir yaşam ve ticaret merkezi düşünülmeli” Yapılacak çalışmanın yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan olarak düşünülmemesi gerektiğini belirten Ataç, “Altyapısı tamamlanmış, kafeteryası, restoranı, belki sağlık birimi olan bütünlüklü bir yaşam ve ticaret merkezi planlanmalı. Eskişehir için faydalı, düzenli ve sağlıklı işleyen bir merkez oluşturmak istiyoruz” diye konuştu. “Bakanlığın da olumlu yaklaşması gerekiyor” Sürecin bazı kamu kurumlarıyla ilgili boyutları bulunduğunu belirten Ataç, özellikle Tarım Bakanlığı sürecine dikkat çekerek, “Bizim açımızdan bir engel yok. Ancak bazı konuların ilgili kurumlar nezdinde çözülmesi gerekiyor. Bakanlığın da bu ihtiyacı olumlu karşılaması lazım. Bu siyaset üstü bir konudur. Önemli olan Eskişehir’in yararına, sektörün ihtiyacına ve kentin geleceğine uygun bir çözüm üretmektir” ifadelerini kullandı. Başkan Ataç, Tepebaşı’nda bugüne kadar yapılan çalışmaların nitelikli ve bütünlüklü bir anlayışla hayata geçirildiğini belirterek, “Tepebaşı kendi küllerinden yeniden doğmuş bir bölge. Bu, 25 yılın emeği. Elbette eksiklerimiz var. Bu konu da eksik kalan alanlardan biri. Biz meseleye yalnızca bugünü kurtarmak için değil, geleceği planlamak için bakıyoruz. Yapılacaksa düzenli, altyapısı güçlü, kente değer katacak bir çalışma yapılmalı” diye konuştu. Toplantıda, sektör temsilcilerinin taleplerinin teknik ekiplerle değerlendirilmesi, ihtiyaçların sözcü grubu aracılığıyla netleştirilmesi ve sürecin ilgili kurumlarla görüşülerek ilerletilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Algı Operasyonu Gerçeklere Çarpacak" Haber

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Algı Operasyonu Gerçeklere Çarpacak"

​AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz planlamasıyla ilgili Eskişehir’de yükselen iddialara sert yanıt verdi. Albayrak, konunun saptırıldığını belirterek, "Bu bir kayıp değil, sağlıkta yeni yatırımların finansmanıdır" dedi. ​"71 Taşınmazı Kapsayan Genel Bir Planlama" ​Gürhan Albayrak, yayımlanan kararın sadece Eskişehir’e özgü olmadığını, Türkiye genelindeki 71 farklı taşınmazı kapsayan genel bir planlama olduğunu vurguladı. Yapılan eleştirilerin art niyetli olduğunu savunan Albayrak, şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye genelindeki planlamayı bağlamından kopararak sanki yalnızca Eskişehir’e özgü bir kararmış gibi sunmak, yönetim zafiyetlerini örtbas etme çabasıdır." ​Gelirler Sağlık Yatırımlarına Aktarılacak ​Kararın 4. maddesine dikkat çeken Albayrak, elde edilecek tüm gelirin Sağlık Bakanlığı’nın yeni tesis ve yenileme projelerinde kullanılacağını belirtti. Bu sürecin Eskişehir’i sağlık alanında bir üst lige taşıyacağını ifade eden İl Başkanı, "satış" iddialarının asılsız olduğunu dile getirdi. ​"Hava Hastanesi ve İlçe Tesislerinde Mağduriyet Yok" ​Kamuoyunda merak edilen tesislerin durumuna da açıklık getiren Albayrak, Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde; Hava Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerindeki tesislerde herhangi bir aksaklık veya mağduriyet yaşanmayacağını kesin bir dille ifade etti. ​CHP Belediyeciliğine Eleştiri: "200 Metrelik Yolu Yapamayanlar..." ​Eskişehir’e kazandırılan Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi gibi yatırımları hatırlatan Albayrak, yerel yönetimi şu sözlerle eleştirdi: "Şehir Hastanesi’nin 200 metrelik bağlantı yolunu dahi yapamayan CHP zihniyetinin bu konularda yorum yapması ironiktir. ESKİ’deki sahte evrak skandalını ve meclis kararlarını hiçe sayanları hemşehrilerimiz yakından takip ediyor." ​"Eskişehir'in Sağlık Geleceği Emin Ellerde" ​Haberin detaylarında Eskişehir halkına seslenen Albayrak, sürecin şeffaflık ve kamu yararı esasıyla yürütüldüğünü söyledi. "Cambaza bak" siyasetine Eskişehirlilerin karnının tok olduğunu belirten Albayrak, şehre değer katmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini noktaladı: "Kıymetli hemşehrilerimiz müsterih olsun; Eskişehir’in sağlık geleceği emin ellerdedir."

CHP İl Başkanı Yalaz: "Alpagut’u Verirsek Eskişehir’i Teslim Etmiş Oluruz" Haber

CHP İl Başkanı Yalaz: "Alpagut’u Verirsek Eskişehir’i Teslim Etmiş Oluruz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, Alpagut-Atalan bölgesinde yapılması planlanan siyanürlü altın ve gümüş madeni projesine karşı açılan bilgilendirme standını ziyaret etti. Projenin yaratacağı doğa tahribatına dikkat çeken Yalaz, tüm Eskişehirlileri 20 Nisan’da yapılacak bilirkişi keşfine davet etti. ​"Hiçbir Maden Doğamızdan Daha Değerli Değildir" ​Konuşmasına doğanın korunmasının öncelikli olduğunu vurgulayarak başlayan Talat Yalaz, Alpagut-Atalan projesinin sadece bir çevre meselesi değil, bir yaşam hakkı mücadelesi olduğunu belirtti. Yalaz, "Cengiz Holding tarafından yürütülen bu girişim, rant odaklı ve insanı yok sayan ekonomik anlayışın devamıdır. Kamu yararı adı altında halkın yaşam alanlarının sermayeye açılmasına itiraz ediyoruz" dedi. ​"Türkiye’nin Sebze İhtiyacının Yüzde 18’i Bu Topraklardan Sağlanıyor" ​Bölgenin tarımsal verimliliğine ve tarihi dokusuna vurgu yapan Yalaz, projenin yaratacağı ekonomik ve kültürel yıkımı şu sözlerle özetledi: ​"Sakarıılıca, Türkiye’nin en verimli tarım bölgelerinden biridir. Ülkemizin sebze ihtiyacının yaklaşık %18’ini karşılayan bu toprakları zehirlemek; sofralarımıza gelen gıdayı ve kırsal yaşamı yok etmektir. Ayrıca bu alan, 1. derece arkeolojik sit alanıdır. Doğayı ve tarihi birlikte yok eden bu anlayış, geleceğe bırakılacak mirası da katletmektedir." ​"İliç Felaketini Unutmadık" ​Proje alanının büyüklüğüne ve siyanür tehlikesine dikkat çeken CHP İl Başkanı, İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlattı. Yaklaşık 2450 futbol sahası büyüklüğündeki bir alanda siyanür kullanılmasının büyük bir risk olduğunu ifade eden Yalaz, "Bilimden, akıldan ve kamu vicdanından kopan bu projede olası bir sızıntının bedeli ağır olur" uyarısında bulundu. ​20 Nisan’da Bilirkişi Keşfi Yapılacak ​Eskişehir’in genelinin maden sahası olarak ilan edildiğini hatırlatan Talat Yalaz, Alpagut’taki mücadelenin tüm şehir için kritik olduğunu söyledi. 20 Nisan’daki bilirkişi keşfinde sahada olacaklarını ilan eden Yalaz: ​"Alpagut’u tek başına değerlendirmemeliyiz. Alpagut’u verirsek Eskişehir’i de teslim etmiş oluruz. 20 Nisan’da orada olacağız. Sadece itiraz eden değil, haklarını savunan yurttaşlar olarak toprağımıza, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkacağız" dedi.

Kamu Alanı Olarak Kalmalı! Haber

Kamu Alanı Olarak Kalmalı!

Odunpazarı Kent Konseyi, Yenidoğan Mahallesi’ndeki Eski Devlet Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Başkan İsmail Kumru, "Bu alan ticari rant anlayışıyla değil, kamu yararı gözetilerek sağlık tesisi olarak değerlendirilmelidir" dedi. ​Eski Devlet Hastanesi Arazisi Özelleştiriliyor mu? ​Eskişehir’in kent hafızasında derin izler bırakan Odunpazarı Eski Devlet Hastanesi arazisinin, Cumhurbaşkanlığı kararıyla özelleştirme kapsamına alınması şehirde tartışma yarattı. Resmî Gazete’de yayımlanan karar sonrası alanın satış, kiralama veya işletme hakkı devri gibi yöntemlerle özelleştirilebilmesinin önü açıldı. ​Konuyla ilgili açıklama yapan Odunpazarı Kent Konseyi, bölge halkının yıllardır bu alanın yeniden bir devlet hastanesi veya modern bir sağlık tesisi olmasını beklediğini hatırlattı. ​"Kent Hafızası Ranta Kurban Edilmemeli" ​Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, alanın sadece ekonomik bir değer olmadığını, aynı zamanda binlerce Eskişehirlinin anılarını barındıran bir "kent hakkı" konusu olduğunu vurguladı. Kumru, açıklamasında şu noktaların altını çizdi: ​"Eski Devlet Hastanesi yalnızca bir yapı değil; kuşakların sağlık hizmeti aldığı, sosyal yaşamı şekillendiren kamusal bir mekândır. Bu alanın geleceği; kent hakkı, kamu yararı ve şehir planlama vizyonu açısından değerlendirilmelidir." ​Odunpazarı Kent Konseyi’nin 4 Temel Talebi ​Kent Konseyi, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek yetkililere şu somut talepleri iletti: ​Kamusal Koruma: Alanın öncelikle kamusal kullanım amacıyla korunması. ​Sağlık Hizmeti: Bölgenin ihtiyacı doğrultusunda kamuya ait bir sağlık tesisi olarak planlanması. ​Şeffaflık: Karar süreçlerinin şeffaf yürütülmesi ve yerel paydaşların görüşlerinin alınması. ​Rant Karşıtlığı: Ticari rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması. ​Yetkililere Çağrı: "Halkın Beklentilerini Dikkate Alın" ​"Eskişehir’de Yaşamak" kültürünün kamusal alanların korunmasıyla mümkün olduğunu ifade eden konsey, merkezi idareyi ve yerel yetkilileri planlama yaklaşımını yeniden gözden geçirmeye davet etti. ​Haberin sonunda, Odunpazarı Kent Konseyi’nin Eskişehir’in ortak değerlerini savunmaya devam edeceği ve sürecin her aşamasını yakından takip edeceği kamuoyuna saygıyla duyuruldu.

Belediyenin Arsası Belediyede Kalmalıdır! Haber

Belediyenin Arsası Belediyede Kalmalıdır!

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma, Odunpazarı Belediye Meclisi'nde gündeme gelen arsa satışı ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Odunpazarı Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan ve geçmişte vatandaşlarımızdan belediye hizmet binası yapılacağı gerekçesiyle kamulaştırılan arsanın yarısının, kat karşılığı bir modelle özel bir firmaya devredilerek hizmet binası yaptırılması yönündeki girişimi kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Öncelikle şunun altını çizmek isteriz: Bu arsa sıradan bir taşınmaz değildir. Bu arsa, yıllar önce “Odunpazarı’na hizmet edecek bir belediye hizmet binası yapılacak” denilerek kamulaştırılmıştır. Dahası, aynı gerekçeyle parsel bazlı kat artışı sağlanmış, yani imar düzenlemeleri de bu amaç doğrultusunda yapılmıştır. Bugün gelinen noktada ise belediyenin kendi mülkiyetindeki bu değerli arsanın yarısının özel bir mülkiyete devredilmesi planlanmaktadır. Bu yaklaşım, hem kamu yararı açısından hem de şehir planlama anlayışı bakımından doğru değildir. Çünkü Odunpazarı büyüyen bir ilçedir. Nüfusu artmakta, hizmet alanları genişlemekte ve belediyenin kurumsal kapasitesi her geçen yıl daha fazla mekânsal ihtiyacı beraberinde getirmektedir. Böylesi bir tabloda, uzun vadede belediyenin hizmet binasına olan ihtiyacının artacağı açıkken, belediyeye ait bir arsanın yarısının kalıcı şekilde elden çıkarılması geleceğe yönelik ciddi bir planlama hatası olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki; Vatandaşlardan “kamu hizmeti” gerekçesiyle alınmış bir arsanın daha sonra ticari bir ortaklık modeliyle kısmen özel mülkiyete devredilmesi, kamu vicdanını rahatsız eden bir durumdur. Kamu adına alınan bir mülkün yine kamu adına korunması esastır. Kamulaştırmanın amacı bağlayıcıdır. Kamulaştırma işlemi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında yapılır ve her kamulaştırmada bir kamu yararı vardır. Örneğin: - Belediye hizmet binası - Sosyal tesis - Park ya da yol Eğer kamulaştırma belediye hizmet alanı amacıyla yapılmışsa, idarenin bu alanı başka bir ticari amaca çevirmesi hukuken de tartışmalı hale gelir. Eski Maliklerin Hakkı Doğabilir: Kamulaştırılan alan amacına uygun kullanılmazsa eski maliklerin geri alma hakkı doğabilir. Bu hak yine 2942 sayılı kamulaştırma kanunu içinde düzenlenmiştir. Eski malikler “kamulaştırma amacı ortadan kalktı” diyerek dava açabilir. Bizim itirazımız sadece eleştirmek için değildir. Aynı zamanda daha doğru ve sürdürülebilir çözümler öneriyoruz: • Belediye hizmet binası arsa devri yapılmadan, farklı finansman modelleriyle yapılabilir. • Gerekirse proje etap etap gerçekleştirilebilir. • Belediyenin diğer mülkiyetleri satılarak veya yatırım bütçeleri planlanarak arsa kaybı yaşanmadan bir hizmet binası inşa edilebilir. • Merkezi idare destekleri ve uygun finansman kaynakları değerlendirilerek kamu mülkiyeti korunabilir. Odunpazarı’nın geleceği açısından doğru olan; belediyeye ait kıymetli arsaları azaltmak değil, kamu varlıklarını koruyarak çoğaltmaktır. Bizler, Odunpazarı’nın ortak değerlerinin korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle söz konusu planın yeniden değerlendirilmesini, kamu yararı gözetilerek belediyeye ait arsanın devredilmeden hizmet binası yapılacak şekilde yeni bir çözüm üretilmesini bekliyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.