SON DAKİKA
Hava Durumu

#Insanca Yaşam

Porsuk Haber Ajansı - Insanca Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insanca Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜED Şube Başkanı Muhsin Dilbaz: "Emeklinin Geliri de İyileştirilmeli" Haber

TÜED Şube Başkanı Muhsin Dilbaz: "Emeklinin Geliri de İyileştirilmeli"

Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, ESKİ Genel Müdürlüğü ve Belediye-İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesini değerlendirdi. Sözleşmeyle 3 bin 13 çalışanın ücret ve sosyal haklarında yüzde 26 oranında iyileştirme yapılmasını olumlu karşıladıklarını belirten Dilbaz, en düşük ücretin 61 bin 863 TL olarak açıklanmasının emeklilerin yaşadığı gelir kaybını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. “Alın terinin karşılığı verilmelidir” Belediye çalışanlarının ücretlerinde yapılan iyileştirmeyi desteklediklerini belirten Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, emeğin karşılığının verilmesinin sosyal adalet açısından önemli olduğunu vurguladı. Dilbaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Eskişehir'de 3 bin 13 çalışanımızı kapsayan toplu iş sözleşmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Çalışan kardeşlerimizin daha iyi ücret ve sosyal haklara kavuşması hepimiz için sevindiricidir. Alın terinin karşılığı verilmelidir. Ancak çalışanların gelirlerinde iyileştirme yapılırken yıllarca çalışıp ülkemize hizmet etmiş emeklilerimizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar da görmezden gelinmemelidir.” En düşük ücret 61 bin 863 TL, emekliler geçim sıkıntısı yaşıyor Toplu iş sözleşmesi kapsamında açıklanan en düşük ücretin 61 bin 863 TL olduğunu hatırlatan Dilbaz, emekli aylıklarının da insanca yaşam koşullarına uygun seviyeye yükseltilmesi gerektiğini belirtti. Dilbaz, çalışanların daha iyi ücret almasına karşı olmadıklarını, asıl sorunun emekli gelirlerinin hayat pahalılığı karşısında erimesi olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Bugün bir belediye çalışanımız için açıklanan en düşük ücret 61 bin 863 liraya ulaşırken birçok emeklimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Elbette çalışanlarımız daha iyi kazansın, buna itirazımız yok. Bizim itirazımız, emeklinin gelirinin hayat pahalılığı karşısında erimesinedir. Yıllarca prim ödeyen, üretime katkı sunan insanlar emekli olduklarında yoksullukla mücadele etmek zorunda bırakılmamalıdır.” “Emekli aylıkları için kalıcı düzenlemeler yapılmalı” Emeklilerin alım gücündeki kaybın yalnızca dönemsel zamlarla giderilemeyeceğini vurgulayan Dilbaz, aylık bağlama sistemi ve gelir adaleti konusunda kalıcı düzenlemeler yapılması gerektiğini dile getirdi. Emekli aylıkları belirlenirken yalnızca açıklanan enflasyon oranlarının dikkate alınmasının yeterli olmadığını belirten Dilbaz, kira, gıda, elektrik ve doğal gaz gibi temel giderlerin emeklilerin gerçek yaşam koşullarını ortaya koyduğunu söyledi. Dilbaz, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Emekli aylıkları belirlenirken yalnızca açıklanan enflasyon oranlarına bakılması yeterli değildir. Pazardaki fiyatlar, kira giderleri, elektrik ve doğal gaz faturaları emeklimizin gerçek yaşam koşullarını ortaya koyuyor. Emeklilerimizin millî gelirden aldığı pay artırılmalı, aylıklar arasındaki adaletsizlikler giderilmelidir. Sosyal devlet anlayışı, çalışanını da emeklisini de korumayı gerektirir.” “Bugünün çalışanı, yarının emeklisidir” Çalışanların elde ettiği kazanımların emekliler açısından gelir adaleti tartışmalarını da güçlendirmesi gerektiğini belirten Muhsin Dilbaz, çalışanlarla emeklilerin karşı karşıya getirilmesine karşı olduklarını ifade etti. Mevcut sistemde emeklilik döneminde yaşanabilecek gelir kaybına dikkat çeken Dilbaz, şu ifadeleri kullandı: “Biz çalışanlarla emeklileri karşı karşıya getiren bir anlayışı kabul etmiyoruz. Bugünün çalışanı yarının emeklisidir. Çalışma hayatında elde edilen hakların emeklilik döneminde de insan onuruna yakışır bir yaşam sağlaması gerekir. Bu günün çalışanı yarın Emekli olduğunda %27 maaş bağlanması ile karşı karşıya kalacak. Aldığı maaş ile şoka uğrayacak. Bugün en düşük emekliden daha düşük kök maaşı alacak.” “Sistem mutlaka değiştirilmeli” Eskişehir’de imzalanan toplu iş sözleşmesinin çalışanlara hayırlı olmasını dileyen Dilbaz, emeklilerin gelirlerinin iyileştirilmesi konusunda da aynı hassasiyetin gösterilmesini beklediklerini belirtti. Mevcut sistemi kabul etmediklerini ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Dilbaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Böyle bir sistemi asla kabul etmiyoruz. Sistem mutlaka değiştirilmelidir. Emeklimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz.” Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, çalışanların ücret ve sosyal haklarında sağlanan iyileştirmenin yanı sıra emekli aylıklarının da insanca yaşam koşullarına uygun seviyeye yükseltilmesi ve gelir adaletinin sağlanması çağrısında bulundu.

Dev Emekli-Sen: "Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz!" Haber

Dev Emekli-Sen: "Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz!"

Devrimci Emekliler Sendikası (Dev Emekli-Sen), Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı basın açıklamaları düzenleyerek derinleşen ekonomik krize, eriyen maaşlara ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarına karşı meydanlara indi. ​Eskişehir SGK İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen ortak basın açıklamasını, Dev Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç okudu. Emeklilerin onurlu bir yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Kılıç, iktidara ve yetkililere sert tepki gösterdi; Devrimci Emekliler Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç şu ifadeleri kullandı; “Emeğimizi, onurumuzu çaldırmayacağız. Bizler, bu ülkenin yıllarca alın teri döken, üreten, çalışan ve bugün emekli olan milyonlarıyız. Ömrümüzü fabrikalarda, tarlalarda, iş yerlerinde, kamu kurumlarında, sokaklarda bu ülkenin geleceği için harcadık. Bugün bizlere reva görülen ise insanca bir yaşam değil, her geçen gün biraz daha ağırlaşan yoksulluk, açlık ve güvencesizliktir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Emeğimizi de onurumuzu da çaldırmayacağız. Yıllarca çalıştık, prim ödedik. Emeklilik hakkımızı bir lütuf olarak değil, alın terimizin karşılığı olarak kazandık. Ancak bugün milyonlarca emekli, aldığı maaşla ayın sonunu getiremiyor; temel gıda maddelerine, kiraya, elektriğe, doğal gaza ve sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlanıyor. Emeklinin sofrasındaki ekmek küçülürken yaşam maliyeti büyüyor. Biz yoksulluğa mahkûm edilmeyi kabul etmiyoruz. Emeklilik, insanın hayatının son döneminde huzur ve güven içinde yaşaması gereken bir dönemdir. Emeklileri çocuklarının yardımına, borca, krediye ve sadakaya muhtaç bırakmak sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Biz sadaka istemiyoruz. Biz hakkımızı istiyoruz. Yıllarca ödediğimiz primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır ücret, insanca yaşam koşulları ve adil bir emeklilik sistemi istiyoruz. Emekli maaşlarının gerçek enflasyon karşısında erimesine seyirci kalmayacağız. Seyyanen zam talebimizden vazgeçmeyeceğiz. En düşük emekli aylığının insan onuruna yaraşır seviyeye çıkarılması için mücadele edeceğiz. Sağlık hakkının paralı hâle getirilmesine, katkı ve katılım paylarıyla emeklilerin sağlık hizmetlerine erişiminin zorlaştırılmasına karşı çıkacağız. Emeklinin barınma, beslenme, ulaşım ve sağlık hakkını güvence altına alan sosyal politikalar için mücadele edeceğiz. Çünkü biliyoruz: Hak verilmez, mücadeleyle kazanılır. Bizleri yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan anlayışlara da açıkça söylüyoruz: Emekliler artık susmayacak. Emekliler artık beklemeyecek. Emekliler artık kendi kaderlerini başkalarının insafına bırakmayacak. Bizler örgütlenecek, yan yana gelecek ve hakkımızı birlikte savunacağız. Çünkü bugün emeklinin yaşadığı sorun yalnızca emeklinin sorunu değildir. Bugün emeklinin sofrasındaki ekmeğe uzanan el, yarının çalışanının ve genç kuşakların geleceğine de uzanmaktadır. Emeğe sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır. Emekliye sahip çıkmak, insan onuruna sahip çıkmaktır. Buradan tüm emeklilere çağrımızdır: Yan yana gelelim. Örgütlenelim. Haklarımız için birlikte mücadele edelim. Bizler Devrimci Emekliler Sendikası olarak biliyoruz ki hiçbir hak mücadele edilmeden kalıcı hâle gelmez. Sokaklarda, meydanlarda, iş yerlerinde ve hayatın her alanında hakkımızı savunacağız. Emeğimizi çaldırmayacağız. Onurumuzu çaldırmayacağız. Geleceğimizi çaldırmayacağız. Ve bir kez daha haykırıyoruz: Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Emeğimizi, onurumuzu çaldırmayacağız. Yaşasın emeklilerin örgütlü mücadelesi.” ​Basın açıklaması, tüm emeklilere "Yan yana gelelim, örgütlenelim, haklarımız için birlikte mücadele edelim" çağrısıyla sona erdi.

TMMOB Eskişehir’den Temmuz Zammı Tepkisi: "İnsanca Yaşamak İstiyoruz!" Haber

TMMOB Eskişehir’den Temmuz Zammı Tepkisi: "İnsanca Yaşamak İstiyoruz!"

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu, Temmuz ayında kamu emekçileri ve emeklileri için açıklanan yüzde 13,51’lik zam oranını kabul etmediklerini belirterek, gerçek hayat pahalılığının esas alındığı adil bir ücret düzenlemesi talep etti. ​"Gerçek Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Görmezden Geliniyor" Son yıllarda uygulanan ekonomi politikaları sonucu ücretlerin yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini ve yurttaşların alım gücünün düştüğünü ifade eden Kurul, açıklanan resmi enflasyon rakamları ile market ve çarşıdaki gerçek hayat pahalılığı arasındaki makasın giderek açıldığını vurguladı. Özellikle kamuda görev yapan mühendis, mimar ve şehir plancılarının yıllardır sistematik olarak ekonomik ve sosyal hak kayıplarına uğratıldığına dikkat çeken TMMOB, bu meslek grubunun sahip olduğu eğitim, uzmanlık ve üstlendiği hukuki sorumluluklarla kıyaslanamayacak kadar düşük ücretlerle çalıştırıldığını belirtti. Kamuda Teknik Personel "Göç" Ediyor Kamuda görev yapan teknik personelin ekonomik nedenlerle mesleğini bırakmak, başka sektörlere yönelmek veya yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ifade eden Kurul, yetişmiş insan gücü kaybının ülkenin geleceği açısından ciddi bir sorun olduğunu hatırlattı. Nitelikli kamusal hizmetin, ancak nitelikli teknik personelin insanca yaşayabileceği koşullarda mümkün olabileceğini belirten TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu, Temmuz ayında yapılacak maaş artışlarının gerçek yaşam maliyetlerine göre belirlenmesi ve tüm kamu çalışanlarına en az yüzde 35 oranında ek zam yapılarak yıllardır süregelen gelir kayıplarının telafi edilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca teknik sorumlulukların karşılığı olan ücret ve tazminatların güncellenmesi, ek ödemelerin tamamının emekliliğe yansıtılması ve TMMOB'nin uzun yıllardır dile getirdiği Mühendislik Meslek Kanunu’nun bir an önce çıkarılması gerektiği belirtildi. ​"İnsanca Yaşam Bir Ayrıcalık Değil, Temel Haktır" Vergide adaletin sağlanması, gelir vergisi dilimlerinin çalışanları yoksullaştıran bir araç olmaktan çıkarılması ve temel kamusal hizmetlerin piyasa koşullarına terk edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurul, mühendis, mimar ve şehir plancılarının emeğinin değersizleştirilmesinin güvenli yapılar, sürdürülebilir altyapı ve nitelikli kamu hizmetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu, insanca yaşayacak ücret ve adil bir gelir dağılımı için mücadeleyi büyütmeye ve tüm emekçilerle dayanışma içinde bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini yineledi.

Çakırözer: ''Öğretmenleri Susturmak Yerine Sorunlarını Çözün!'' Haber

Çakırözer: ''Öğretmenleri Susturmak Yerine Sorunlarını Çözün!''

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Ankara’da hakları için açlık grevine başlayan mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerinin eylemine destek verdi. Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası önünde eylemlerini sürdüren öğretmenleri ziyaret eden Çakırözer, öğretmenlerin taleplerini Meclis gündemine taşıdı. Çakırözer, “Öğretmenlerin sesini bastırmak yerine sorunlarını çözün, mülakat sistemini kaldırın, özel sektör öğretmenlerine güvenceli çalışma ve insanca yaşam koşulları sağlayın. Öğretmenlerimiz lütuf değil, hakkı olanı istiyor. Onların haklı direnişlerinin sonuna kadar yanındayız” dedi. TBMM’DE ÖĞRETMENLER İÇİN ÇAĞRI Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’na bağlı öğretmenler ile mülakat mağduru eğitimciler eylemlerini sürdürüyor. Eskişehir ve diğer şehirlerde sendikalar, emekçiler öğretmenlere desteğini sürdürürken, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de sendika binası önünde açlık grevini sürdüren eğitim emekçilerini ziyaret ederek destek verdi. Ziyaret sonrasında öğretmenlerin taleplerini Meclis gündemine taşıyan Çakırözer, CHP olarak mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerinin haklı taleplerinin yanında olduklarını söyledi. “ÖĞRETMENLERİ SUSUTURMAK YERİNE SORUNLARINI ÇÖZÜN!” TBMM’de konuşan Çakırözer, şu çağrıyı yaptı: “Dün bu yüce Meclisin hemen önünde yalnızca emeğine, mesleğine ve geleceğine sahip çıkmak isteyen öğretmenlerimiz gözaltına alındı, tartaklandı. Haklarını arayan öğretmenlerimize yönelik bu zulmü, vicdansızlığı kınıyorum. Bu insanlar kim? KPSS'de yüksek puan alıp haksız mülakatlarla elenen mülakat mağduru öğretmenlerimiz, patronların insafına terk edilen özel sektör öğretmenlerimiz ve dört gündür açlık grevindeler. On binlerce eğitim emekçimizin taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları ve insanca yaşam talepleri görmezden gelinemez. Öğretmenlerin sesini bastırmak yerine sorunlarını çözün, mülakat sistemini kaldırın, özel sektör öğretmenlerine güvenceli çalışma ve insanca yaşam koşulları sağlayın. Öğretmenlerimiz lütuf değil, hakkı olanı istiyor. Onların haklı direnişlerinin sonuna kadar yanındayız.”

Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'ndan Ankara'daki Gözaltılara Tepki Haber

Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'ndan Ankara'daki Gözaltılara Tepki

Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eskişehir Temsilciliği, Ankara'da özel sektör öğretmenlerine ve mülakat mağduru eğitimcilere yönelik gerçekleştirilen polis müdahaleleri, gözaltılar ve baskı politikalarına karşı ortak bir basın açıklaması düzenledi. Eskişehir'de gerçekleştirilen açıklamada, öğretmenlerin taleplerinin görmezden gelinmesi ve demokratik haklarını kullanırken karşılaştıkları şiddet sert bir dille eleştirildi. ​"Öğretmenlerin Hak Arama Mücadelesi Gözaltılarla Engellenemez" ​Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol tarafından yapılan açıklamada, Ankara’daki eylemlerin meşruiyetine vurgu yapıldı. Demirkol, özel sektörde güvenceli çalışma ve taban maaş hakkı talep eden öğretmenler ile atama sürecinde mülakat mağduriyeti yaşayan eğitimcilerin yanında olduklarını belirtti. ​Demirkol, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler günlerdir Ankara’da haklı ve meşru taleplerini dile getirmek için bir araya gelmektedir. Özel sektörde çalışan öğretmenler güvenceli çalışma, insanca yaşayacak ücret, taban maaş ve özlük hakları için; mülakat mağduru öğretmenler ise yıllardır emek vererek kazandıkları haklarının teslim edilmesi için seslerini duyurmaya çalışmaktadır. Ancak öğretmenlerin taleplerine yanıt vermesi gerekenler, bir kez daha çözüm yerine polis barikatını, müzakere yerine gözaltını, hak arama özgürlüğü yerine baskıyı tercih etmiştir. Ankara’da gerçekleştirilen eylemlere yönelik polis müdahalesinde çok sayıda öğretmen gözaltına alınmış; öğretmenler darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka ile karşı karşıya bırakılmıştır. Eğitim Sen Genel Başkanımız Kemal Irmak ve Genel TİS-Hukuk Sekreterimiz Özlem Tolu da dayanışma için bulundukları alanda gözaltına alınmış, daha sonra serbest bırakılmıştır. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkûm edilmesine, mülakat adı altında yaratılan adaletsizliğe karşı mücadele etmek suç değildir. Suç olan, öğretmenlerin haklı taleplerine kulak tıkamak; anayasal ve demokratik haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin karşısına polis gücüyle çıkmaktır. Bugün Türkiye’de eğitim alanında yaşanan sorunlar münferit değildir. Kamusal eğitimin tasfiyesi, özel okullarda kuralsız ve güvencesiz çalışma düzeninin yaygınlaştırılması, atama bekleyen öğretmenlerin mülakatla elenmesi, ücretli öğretmenlik uygulamaları ve eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanması aynı politik hattın sonucudur. Öğretmenler susturuldukça eğitim sistemi düzelmez; öğretmenlerin emeği değersizleştirildikçe çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkı güvence altına alınamaz. Eğitim Sen olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın ve mülakat mağduru öğretmenlerin haklı mücadelesinin yanındayız. Tüm gözaltı ve baskı uygulamalarını kınıyoruz. Öğretmenlerin, sendikaların ve emek örgütlerinin demokratik haklarını kullanmasının engellenmesine derhal son verilmelidir. Taleplerimiz açıktır: Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı güvence altına alınmalıdır. Eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma ve insanca yaşam talepleri karşılanmalıdır. Hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalıdır. Sendikal faaliyetlerin engellenmesine yönelik tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir. Öğretmenlerin karşısına barikat değil çözüm iradesi konulmalıdır. Eğitim emekçilerinin emeği, mesleği ve geleceği polis müdahalesiyle bastırılamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir. Mülakat mağduru meslektaşlarımızın yanındayız. Sendikal mücadele suç değildir." ​"Mücadele Dersini Öğretmenler Veriyor" ​Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Özgür Cihan Tıknazoğlu ise, özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı ağır çalışma koşullarına ve verilen sözlerin tutulmamasına dikkat çekti. ​Tıknazoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Mücadele dersini öğretmenler veriyor! Bizler özel sektörde çalışan öğretmenleriz. Sendikamız kurulduğu günden bu yana özel sektörde çalışan öğretmenlerin özlük haklarını iyileştirmek için mücadele ediyor. 2014 yılında elimizden alınan bir taban maaş hakkımız var. Öncelikli olarak bu hakkı tekrar kazanmak için çalışıyoruz. Arkadaşlarımız güvencesiz koşullarda çalışıyorlar, çok zor koşullarda çalışıyorlar. Primleri eksik yatıyor, çoğu işsizlik tehdidi ile karşı karşıya. Buna karşı mücadele ediyoruz. Arkadaşlarımıza verilen bir sürü söz var sendikanın kurulduğu günden bu yana. Özellikle Milli Eğitim Komisyonu Üyesi Ayşen Gürcan'ın, komisyon üyeliğine seçildiği günden sonra bize verdiği ciddi sözler var. Bu işi çözeceğiz, bu işin muhatapları olan patronları, sizleri ve yasa koyucuları bir araya getirip aynı masada toplayacağız, taleplerinizde haklısınız, bunu çözeceğiz diye sözünü vermişti bize. Bu sözü vermesinin üzerinden aylar geçti ama defalarca randevu talep etmemize rağmen Ayşen Gürcan'dan hiçbir haber alamadık. Buradan tekrar, sizin huzurunuzda tekrar seslenmek istiyorum kendisine, acilen görevini yerine getirmeli. Bugün Türkiye'nin her yerinde, Ankara'da yaşanan olaylara karşı, özel sektör öğretmenlerine yapılan müdahaleye karşı toplandık. Bize destek veren, Eğitim-Sen başta olmak üzere, tüm dost kurumlara teşekkür ederiz.”

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır Haber

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala emeklinin bayram ikramiyesine yapılacak zam da gündem oldu. AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler’in yüksek enflasyon ve hayat pahalılığıyla boğuşan emekliye bayram ikramiyesi için 'kaynak yok' diyerek kapıyı kapatması tepkilere neden oldu. TBMM’de çağrıda bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok! Emeklimize bayramda bir asgari ücret ikramiye haktır! Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz getirin sandığı milletin önüne yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin” dedi. “KAYNAK YOK” ÇIKIŞINA TEPKİ CHP’nin vaadi olarak ilk kez 2018 yılında hayata geçen bayram ikramiyesi, her yıl belirli oranda arttırılırken, AKP’nin ‘kaynak yok’ diyerek emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmayacağını açıklaması milyonlarca emekliyi hüsrana uğrattı. Türkiye genelinde emekliler meydanlarda hakkını isterken, muhalefet milletvekilleri emeklinin bayram ikramiyesi zammı için TBMM’de çağrıda bulunuyor. AKP’li Abdullah Güler’in emeklinin bayram ikramiyesi için ‘kaynak yok’ açıklamasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de söz alarak bayram ikramiyelerinin en az asgari ücret tutarına çıkarılması çağrısını yaptı. “YANDAŞA, ŞATAFATA VAR, EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE YOK” “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok” diye Çakırözer şunları söyledi: “Sözde yüksek gelirli ülke olmuşuz ama hazine tamtakır. Emeklinin bayram ikramiyesine zam verecek bir kuruş yok. 17 milyon emekli geçinemiyor. İnsanca yaşam için meydanlarda, 81 ilde yüzbinlerce imza toplandı ama bu sorumsuz iktidar emeklinin çığlığını duymuyor. Bu ülkenin her karışında alın teri olan emeklilerimiz için Cumhuriyet Halk Partisi olarak talebimiz net: Emeklimize bayramda 1 asgari ücret ikramiye haktır. Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz bırakın. Getirin sandığı milletin önüne, getirin ki yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.