SON DAKİKA
Hava Durumu

#İtiraz

Porsuk Haber Ajansı - İtiraz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtiraz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de 10 Günlük Eylem Yasağına Tepki Haber

Eskişehir’de 10 Günlük Eylem Yasağına Tepki

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Eskişehir Valiliği tarafından alınan 10 günlük yasak kararı, kentteki sivil toplum kuruluşlarını ayağa kaldırdı. ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bu karara karşı ortak bir açıklama yayımladı. ​Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, Eskişehir’den yükselen yasak kararı tepki çekti. Eskişehir Valiliği, kamu düzenini koruma gerekçesiyle 1-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında kent genelinde her türlü toplantı, gösteri, yürüyüş, miting, basın açıklaması ve imza kampanyasını yasakladı. ​“Yasak Kararı Kabul Edilemez” ​Yasak kararına tepki gösteren Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Eskişehir Şubeleri, ortak bir basın açıklaması ile karara itiraz etti. ​ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı tarafından kamuoyuna duyurulan açıklamada, Türkiye genelinde sadece belirli illerde uygulanan bu tür kapsamlı yasakların düşündürücü olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanlarının katılacağı zirve nedeniyle güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılmış durumda. Gelinen noktada özellikle başkent Ankara’da yaşamın normal akışını etkileyen ve ulaşımdan sağlığa temel kamu hizmetlerini aksatacak seviyede uygulanan güvenlik önlemleri adeta olağanüstü hal koşullarını yaşatıyor. Diğer yandan NATO toplantısı Ankara’da yapılacak olmasına karşın Eskişehir Valiliği’nin kamu düzeninin korunması gerekçesiyle kent genelinde yapılacak etkinliklerle ilgili yasak kararı alması duyarlı kesimlerde büyük bir tepkiye neden oldu. Eskişehir Valiliği’nin aldığı karara göre 1-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında kentimizde her türlü toplantı, gösteri, yürüyüş, miting, basın açıklaması, imza kampanyası gibi eylem ve etkinliklere yasak getirildi. Türkiye genelinde Eskişehir’in de dahil olduğu çok az sayıda ilde böylesine kapsamlı yasak kararlarının alınması çok düşündürücüdür. Anayasal bir hak olan ifade ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyen bu kararı kabul etmiyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir Şubeleri olarak NATO toplantısı gerekçesiyle kent genelinde uygulanacak olan eylem yasağı kararına itiraz ediyoruz. Bu vesileyle ifade ediyoruz ki, ülkemizi emperyalist güçlerin parçası haline getiren NATO’ya karşıyız! NATO’ya Hayır! Yasaklara Hayır! Diyoruz. Bizler “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” diyen büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürümeye devam edeceğiz. Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatmak için mücadelemizi sürdüreceğiz."

Cumhuriyeti ve Değerlerini Hedef Alan Hiçbir Söylemi Kabul Etmiyoruz Haber

Cumhuriyeti ve Değerlerini Hedef Alan Hiçbir Söylemi Kabul Etmiyoruz

Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın yaptığı açıklamaya sert tepki gösterdi. Şube Başkanı Fadime Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ali Yalçın tarafından dile getirilen “100 yıllık narkoz” ifadesi cumhuriyetin tarihsel kazanımlarını yok sayan, toplumsal hafızayı hedef alan asla kabul edilemez bir söylemdir. Türkiye Cumhuriyeti bir “narkoz” değil; emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin, halk egemenliğinin ve çağdaşlaşma iradesinin somutlaşmış halidir. Cumhuriyet kulluktan yurttaşlığa geçişin, aklın ve bilimin rehberliğinde kurulan aydınlık bir geleceğin adıdır. Bu ülkenin eğitim sistemi laik, bilimsel ve kamusal niteliğiyle cumhuriyetin en temel kazanımlarından biridir. Bu kazanımları değersizleştiren her yaklaşım, yalnızca geçmişe değil; çocuklarımızın geleceğine de zarar vermektedir. Toplumu ayrıştıran, farklı yaşam biçimlerini hedef gösteren, yurttaşları ötekileştiren bir dil ne sendikal sorumlulukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşır. Eğitim emekçilerinin temsil iddiasında olanların görevi ayrıştırmak değil birleştirmek, ideolojik kutuplaşma yaratmak değil, eğitimin niteliğini yükseltmektir. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti, farklı kimlik ve yaşam biçimlerine sahip yurttaşların eşitliği üzerine kuruludur. Bu eşitlik, demokratik ve laik yapının temelidir. Buradan o sendikaya üye eğitim emekçilerine de açık bir çağrımız var: Cumhuriyetin kazanımlarını hedef alan, toplumu ayrıştıran bu dile sessiz kalmayın. Sendikal aidiyet, hiçbir zaman aklın, bilimin ve laik eğitimin önüne geçmemelidir. Mesleki onurunuz ve öğrencilerimizin geleceği için bu anlayışa itiraz edin. Eğitim İş olarak altını çiziyoruz: Gerçek uyanış geçmişi inkâr etmek değil; onu anlayıp daha ileriye taşımaktır. Bu topraklarda uyanış 100 yıl önce başlamış ve aynı kararlılıkla sürmektedir. Cumhuriyeti ve onun aydınlık değerlerini hedef alan hiçbir söylemi kabul etmiyoruz. Bilimin, aklın ve laik eğitimin ışığında eşitlikten, laiklikten, demokrasiden ve emekten yana mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.